POLİTİKA
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: "Türkiye olarak son 24 yılda kadınların sosyal ve ekonomik hayattaki konumunu güçlendirmek için önemli adımlar attık" 11 Mayıs 2026 Pazartesi - 19:11:22 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Kadınların bu ekosistemdeki varlığı her geçen yıl daha da artıyor. Ar-Ge ve tasarım merkezleri ile teknoparklarda çalışan kadın Ar-Ge personeli sayısı son 10 yılda yaklaşık sekiz kat artarak, 61 binin üzerine çıkmıştır. Bunun yanı sıra Türkiye, uluslararası patent başvurularında yüzde 26’yı aşan kadın buluşçu oranıyla dünyada ilk sırada yer almaktadır" dedi. Belçika Ekonomik Misyonu’nun ziyareti kapsamında İstanbul Ticaret Odası (İSO) ev sahipliğinde ‘Kadınların Ekonomik Katılımı ve İş Dünyasında Kadın Hakları Paneli’ düzenlendi. İSO’da yapılan panele Belçika Kraliçesi Mathilde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Belçika heyeti ve çok sayıda davetli katıldı. Panelin açılış konuşmasını İSO Başkanı Bahçıvan yaptı. "Dünya ekonomisi dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yapay zeka, yeni üretim teknolojileri ve küresel tedarik zincirlerindeki değişimlerle yeniden şekilleniyor" Dünya ekonomisinin dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yapay zeka, yeni üretim teknolojileri ve küresel tedarik zincirlerindeki değişimlerle yeniden şekillendiğini söyleyen Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, "Bugün ele aldığımız konu, sadece kadınların iş hayatındaki temsiliyle sınırlı değildir. Bu mesele kalkınmanın yönü, üretimin niteliği, toplumsal refahın derinliği ve gelecek nesillere bırakacağımız ekonomik düzenle doğrudan ilgilidir. Dünya ekonomisi dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yapay zeka, yeni üretim teknolojileri ve küresel tedarik zincirlerindeki değişimlerle yeniden şekilleniyor. Bu yeni dönemde ülkelerin gücü, sermaye birikimi, pazar büyüklüğü ya da doğal kaynaklarla sınırlı kalmayacak. Asıl belirleyici olan insan kaynağını harekete geçirme, bilgiyi değere dönüştürme ve fırsatları toplumun tüm kesimlerine açma kabiliyeti olacak" dedi. "Kadınların bu ekosistemdeki varlığı her geçen yıl daha da artıyor" Kadınların ekosistemdeki varlığının her geçen yıl daha da artığını ifade eden Bakan Göktaş, "Türkiye olarak son 24 yılda kadınların sosyal ve ekonomik hayattaki konumunu güçlendirmek için önemli adımlar attık. Kadınlara eğitim, dijital beceri, teknolojiye erişim, mentorluk, pazara açılma, finansmana erişim imkanları sunuyoruz. Güvenli çalışma koşullarını güçlendiriyor, karar alma süreçlerinde daha fazla temsil edilmelerini destekliyoruz. Geçtiğimiz yıl başlattığımız ‘Yükselen Kadınlar, Kendi İşim, Benim İzim’ programıyla girişimcilik desteklerini yerelden ulusala uzanan güçlü bir ekosisteme dönüştürüyoruz. Bugün ülkemiz, küresel ölçekte rekabet eden dinamik girişimcilik ekosistemiyle kadın girişimcilere güçlü üretim ve inovasyon fırsatları sunuyor. Kadınların bu ekosistemdeki varlığı her geçen yıl daha da artıyor. Ar-Ge ve tasarım merkezleri ile teknoparklarda çalışan kadın Ar-Ge personeli sayısı son 10 yılda yaklaşık sekiz kat artarak 61 binin üzerine çıkmıştır. Bunun yanı sıra Türkiye, uluslararası patent başvurularında yüzde 26’yı aşan kadın buluşçu oranıyla dünyada ilk sırada yer almaktadır. Bu başarı, kadınların bilim, teknoloji ve inovasyon alanlarındaki güçlü potansiyelini ortaya koymaktadır. Diğer yandan Türkiye’de kadınlar, yazılımdan yapay zekaya, savunma sanayiinden temiz teknolojilere, ileri üretimden dijitale kadar pek çok stratejik alanda başarı hikayeleri yazıyor. Belçika Kraliyet Ekonomik Misyonu’nun Türkiye ziyareti, ülkelerimiz arasında ticaret, yatırım, teknoloji ve inovasyon alanlarında yeni temaslara kapı aralıyor. Bugünkü panelin de bu temaslara stratejik bir boyut kazandıracağına inanıyorum. Şunu özellikle vurgulamak isterim ki, kadınların iş dünyasında güçlenmesi, sadece ulusal politikalarla sınırlı kalamayacak kadar büyük bir meseledir. Türkiye olarak, kadınların üretimde, girişimcilikte, teknolojide ve liderlikte daha etkin yer almasını sağlayacak her ortak çabaya katkı sunmaya hazırız" şeklinde konuştu. "Çalışma hayatında kadının güçlenmesi; güvenli, saygın ve onurlu çalışma ortamlarından ayrı düşünülemez" Çalışma hayatında kadının güçlenmesi, güvenli, saygın ve onurlu çalışma ortamlarından ayrı düşünülemeyeceğine değinen Belçika Kraliçesi Mathilde, "Belçika deneyimine dayanan üç düşüncemi sizlerle paylaşmama izin verin: Birincisi, kadınların ekonomik ve siyasi karar alma süreçlerine eşit ve anlamlı katılımı; kapsayıcı ekonomik büyüme, inovasyon ve toplumsal direnç için bir ön koşuldur. Belçika’nın deneyimi, eşitliğin tesadüfen değil, bilinçli ve yapısal seçimlerle elde edildiğini göstermektedir. Geleceği şekillendirmek istiyorsak şimdi harekete geçmeliyiz. İlerleme, ücret şeffaflığı ve sosyal diyalog girişimleri ve ayrıca erişilebilir, yüksek kaliteli çocuk bakımına yönelik sürdürülebilir yatırımlar gerektirir. Aynı zamanda, eğitimde, mentorlukta ve mesleki ağlarda gerçek eşitlik, kadınları ve kız çocuklarını güçlendirmek için gerekli olsa da bu yeterli değildir; buna ayrımcılık ve stereo tipleştirme gibi kalıcı engelleri ortadan kaldırma çabaları da eşlik etmelidir. İkincisi, çalışma hayatında kadının güçlenmesi; güvenli, saygın ve onurlu çalışma ortamlarından ayrı düşünülemez" ifadelerini kullandı. Bugün kadınlara ve kız çocuklarına bilinçli bir şekilde yatırım yaparak, sadece daha adil değil, aynı zamanda gelecek için daha donanımlı bir işgücü piyasası inşa ettiklerini belirten Kraliçe Mathilde, "Belçika, kapsamlı bir yasal ve politika çerçevesi aracılığıyla önleme, koruma ve hesap verebilirliği birleştiren entegre bir yaklaşım benimsemektedir. Mevzuatı; işverenler için önleyici yükümlülükler, gizli danışmanlık mekanizmaları, misillemelere karşı korumalı resmi şikayet prosedürleri, gayri resmi uyuşmazlık çözüm prosedürleri ve son olarak gerektiğinde iş müfettişlerine ve mahkemelere erişim gibi stratejiler sunar. Uygulamada, gizli ve gayri resmi mekanizmalar hayati bir rol oynamaktadır: Belçika’daki iş yeri vakalarının yüzde yetmişinden fazlası, sesini çıkarmakta tereddüt edebilecek mağdurlar için güvenli alanların önemini yansıtacak şekilde arabuluculuk veya gayri resmi prosedürler yoluyla çözülmektedir. Uluslararası düzeyde Belçika, iş yerinde şiddet veya tacizin önlenmesini güçlendiren ve mağdurları koruyan mekanizmaları güçlü bir şekilde desteklemektedir. Bu hedefleri teşvik ederek ve en iyi uygulamaları paylaşarak, dünya çapında daha güvenli ve daha kapsayıcı iş yerlerine doğru ilerleme kaydedeceğiz. Bu sadece kadınlara değil, bir bütün olarak topluma fayda sağlayacaktır. Bugün kadınlara ve kız çocuklarına bilinçli bir şekilde yatırım yaparak, sadece daha adil değil, aynı zamanda gelecek için daha donanımlı bir işgücü piyasası inşa ediyoruz" diye konuştu. Konuşmaların ardından panele geçildi. Etkinlikte kadınların ekonomik yaşama tam katılımı, iş dünyasında fırsat eşitliği, girişimcilik ve kadın haklarının ekonomik alanda desteklenmesine ilişkin konular ele alındı.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:49 Bakan Bak: "Konya’mızın 2026 yılı İİT Gençlik Başkenti unvanını büyük bir gururla taşıyacağına inanıyorum" Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, genç nüfusu ve dinamik yapısıyla ev sahipliği yaptığı birbirinden önemli büyük organizasyonlarla öne çıkan Konya’nın "2026 yılı İİT Gençlik Başkenti" unvanını büyük bir gururla taşıyacağına inandığını söyledi. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Gençlik Forumu tarafından 2026 İslam İşbirliği Gençlik Başkenti ilan edilen Konya’nın ev sahipliğinde Konya İİT Gençlik Başkenti 2026 açılış töreni gerçekleştirildi. Selçuklu Kongre Merkezi’ndeki programda konuşan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, programı Gazze’den başlayarak bölgede yaşanan savaşların gölgesinde gerçekleştiriyor olmanın burukluğunu yaşadığını belirterek, "İsrail’in masum sivillerin hayatını hiçe sayan ve bölgeyi daha büyük bir çatışma sarmalına sürükleyen uluslararası hukuku tanımayan bu saldırılarını şiddetle kınıyorum. Komşumuz İran’a yapılan saldırılarla başlayan ve ardından bölgemizdeki diğer kardeş ülkelerimizin de sürüklendiği savaş hepimizi derinden üzmüştür. Savaşın güvenlik, enerji ve ekonomi üzerindeki bölgesel ve küresel etkilerine maalesef hep birlikte şahitlik ettik, etmeye devam ediyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın gayretleriyle Türkiye olarak en başından itibaren, uluslararası hukuka aykırı her türlü saldırıyı ve özellikle insancıl hukuk ihlallerini kınadık. Gençlerin eğitim gördüğü okullar, üniversiteler ve ayrıca hastaneler, ibadethaneler ve sivil halkın kullandığı su kaynakları gibi kritik altyapının hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu her fırsatta dile getirdik. Gerek İran’a gerek bölge ülkelerine yapılan saldırıları, gerekçesi ne olursa olsun tasvip etmediğimizi vurguladık. Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan ve Mısır’ın beraberce başlattığı girişimler, ateşkesin tesisinde önemli rol oynamıştır. Ateşkesin uzatılmasını memnuniyetle karşılıyor, kalıcı bir barışa dönüşmesini temenni ediyoruz" dedi. "Ortaya konan bu güçlü iş birliği İslam dünyası gençliği adına umut vericidir" Bakan Osman Aşkın Bak, Konya’nın asırlardır ilmin, irfanın ve maneviyatın merkezi olduğunu. Selçuklu’nun mirasını bugüne taşıyan müstesna bir şehir olduğunu ifade etti. Bakan Bak, "Bu topraklar, sadece tarihi eserleriyle değil. aynı zamanda taşıdığı değerler, kardeşlik ve barış ruhu ve gönül dünyasıyla da hepimize ilham vermektedir. Konya’nın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde 2022 yılında ’Birlik Güçtür’ temasıyla 5. İslami Dayanışma Oyunları’na yaptığı başarılı ev sahipliği, bu şehrin uluslararası organizasyonlardaki tecrübesini ve misafirperverliğini tüm dünyaya göstermiştir. İslami Dayanışma Oyunları, spor diplomasisinin örnek bir çıktısı olarak ülkelerimiz arasında yeni ilişkilerin ve işbirliği fırsatlarının geliştirilmesine vesile olmuştur. Yine aynı yıl Konya’mız, "İslam Dünyasının Spor Başkenti" unvanını da taşımaya hak kazanmış ve düzenlediği etkinliklerle dayanışmamızı daha da artırmıştır. Bunların yanında Konya, Avrupa Spor Şehirleri ve Başkentleri Federasyonu tarafından 2023 yılında Dünya Spor Başkenti, 2026 yılında da Avrupa Bisiklet Başkenti ilan edilmiştir. İnanıyorum ki Konya, Gençlik Başkenti sürecinde de aynı başarıyı sergileyerek, İslam dünyasının birlikte neleri başarabileceğini bir kez daha kanıtlayacaktır. Bu anlamlı organizasyonun hayata geçirilmesinde emeği geçen Konya Büyükşehir Belediyemize ve İslam İşbirliği Gençlik Forumu’na teşekkür ediyorum. Bakanlığımız da gençlik merkezlerimiz, kamplarımız, tesislerimiz ve bütün imkanlarımızla Konya Gençlik Başkenti faaliyetlerini desteklemeye hazırız. Ortaya konan bu güçlü iş birliği, İslam dünyası gençliği adına umut vericidir" dedi. "Konya’mızın 2026 yılı İİT Gençlik Başkenti unvanını büyük bir gururla taşıyacağına inanıyorum" Gençlerin kültür, spor, bilim, girişimcilik ve gönüllülük başta olmak üzere çeşitli alanlarda kendilerini geliştirmelerini desteklediklerini, İslam dünyası gençliği arasında da kalıcı bağlar kurduklarını belirten Bakan Bak, "2024 yılında Gençlik Başkenti Şuşaydı, geçtiğimiz sene de Marakeş olmuştu. Müslüman gençliğin gelişimine yönelik düzenledikleri başarılı etkinliklerle çıtayı daha da yükselten ve aramızda bulunan Azerbaycan ve Fas’taki gençlikten sorumlu bakanlık yetkililerini tebrik ediyorum. Genç nüfusu ve dinamik yapısıyla ev sahipliği yaptığı birbirinden önemli büyük organizasyonla öne çıkan Konya’mızın da 2026 yılı İİT Gençlik Başkenti unvanını büyük bir gururla taşıyacağına inanıyorum. 2026 yılında Konya’da gerçekleştirilecek etkinliklerin halklarımız ve gençlerimiz arasında kurulu bağların daha da güçlenmesine, yeni ortak projelerin geliştirilmesine ve İslam dünyasında daha güçlü bir dayanışma ruhunun oluşmasına katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum" şeklinde konuştu. "Konya olarak bu ünvanı taşıyacak olmanın gururunu yaşıyoruz" Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da, "2026 İİT Gençlik Başkenti ünvanıyla Konya; geçmişten aldığı gücü geleceğin umudu olan gençlerle buluşturmakta, başkentlik ruhunu bu kez İslam dünyasının ortak yarınlarına taşımaktadır. Bu doğrultuda bugün İslam dünyasının gençlerini, medeniyetimizin bu kadim başkentinde ağırlıyor olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Bildiğiniz gibi, İİT Gençlik Başkenti ünvanını geçtiğimiz yıl Fas’ın tarihi şehirlerinden biri olan Marakeş taşımıştı. Bu yıl ise Konya olarak bu ünvanı taşıyacak olmanın gururunu yaşıyoruz. Bizler bu ünvanı, şehrimiz için büyük bir onur olduğu kadar, aynı zamanda büyük bir sorumluluk olarak görmekteyiz. Bu sorumluluk; gençlerimizi ortak değerlerimiz etrafında buluşturmayı, İslam coğrafyasının farklı ülkeleri arasında güçlü dostluk köprüleri kurmayı ve gençliğin geleceğe dair sözünü Konya’dan bütün dünyaya duyurmayı gerektirmektedir. İnşallah Konya’mız, bu önemli unvanı yalnızca bir takvim yılıyla sınırlı bırakmayacak, gençlerimizin hafızasında kardeşliğin, dostluğun, ilmin ve irfanın başkenti olarak kalıcı bir iz bırakacaktır" ifadelerini kullandı. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Gençlik Forumu Başkanı Taha Ayhan ise, "Bugün burada dünyanın her tarafından genç kardeşlerimizle beraberiz. Umuyoruz ki konu başlığımız olarak da seçtiğimiz bu yıl boyunca yapacağımız etkinliklerde de temel temamız olan daha adil bir dünya için diplomasi temasını genç kardeşlerimiz buraya geldiklerinde Konya’mızın ruhuyla öğrenecekler, işleyecekler, dinleyecekler ve Gençlik Başkent’teki amacımız olan Konya’nın mesajının, Türkiye’mizin mesajının dünyaya yayılmasını onlar eliyle daha rahat yapacağız" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Genel Merkez Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, "İnanıyorum ki, bu Gençlik Başkenti sürecinde de Konya’nın medeniyet birikiminden aldığımız ilhamı İslam dünyasının dört bir yanında baş etmekte olduğumuz sorunlarla mücadele ettiğimiz meydan okumalara karşı gençliğin vereceği emeğe, gayrete Konya’nın ilham olmaya devam edeceğini düşünüyorum. Ve bu Gençlik Başkenti programının özellikle daha adil bir dünya için diplomasi temasıyla düzenlenmesini de ayrıca kayda değer buluyorum. Bugün insanlığın karşılaştığı sorunlar ve meydana gelen adeta zulüm esasına dayalı bu kurulmak istenen düzene karşı İslam dünyasından en güçlü iradeyle yarınları inşa etmeye cesaret ederek gençlik olarak çok güçlü bir cevap vermek omuzlarımızdaki mesuliyetlerin başında geliyor" diye konuştu. Konya Valisi İbrahim Akın da, Konya’nın 2026 İİT Gençlik Başkenti olmasının hayırlara vesile olmasını diledi. Programa Bangladeş Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı Aminul Haque, yabancı konuklar, protokol mensupları, çok sayıda davetli ve gençler katıldı.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:41 Belçika Dışişleri Bakanı Prevot: "Türkiye Avrupa kıtasının güneydoğu kanadının koruyucusu" Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, Türkiye’nin Avrupa’nın güneydoğu kanadının koruyucusu olduğunu belirterek, "Türkiye’yi NATO içerisindeki ikinci en büyük orduya sahip ülke olarak gerçekten stratejik bir ortak olarak görüyoruz. Siz Avrupa kıtasının güneydoğu kanadının koruyucususunuz ve bunun anlamı çok büyük" dedi. Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, İstanbul Beşiktaş’ta bir otelde basın toplantısı gerçekleştirdi. NATO, Avrupa güvenliği, ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığı, Türkiye-AB ilişkileri ve Gümrük Birliği’ne ilişkin açıklamalarda bulunan Prevot, Türkiye’nin NATO içerisindeki stratejik konumuna vurgu yaptı. Bakan Prevot, Türkiye’nin savunma yatırımlarına değinerek, "NATO içerisindeki ikinci en büyük orduya sahip ülke olarak gerçekten stratejik bir ortak olarak görüyoruz. Bu sadece bir NATO müttefiki olmanızdan kaynaklanmıyor, aynı zamanda coğrafi olarak çok özel ve stratejik bir konumda bulunmanızdan da kaynaklanıyor. Siz Avrupa kıtasının güneydoğu kanadının koruyucususunuz ve bunun anlamı çok büyük. Savunma Bakanı olan meslektaşım da Türkiye’nin yaptığı yatırımların örnek niteliğindeki rolünden söz etti. Son on yılda savunma harcamalarınızı yüzde 300 artırdınız. Bu oldukça önemli. Askeri harcamalar konusunda bir harcama rotası belirledik ve NATO içinde güvenilir bir ortak olmaya devam etmek istediğimiz için artırmaya devam edeceğiz" diye konuştu. ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığına ilişkin soruyu da yanıtlayan Prevot, "ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını yeniden organize etme ihtimalini biliyoruz. Ancak Belçika olarak şu an için özel bir endişemiz yok" yanıtını verdi. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gerektiğini söyleyen Prevot, "1996’dan bu yana değişen ekonomik koşullar nedeniyle Gümrük Birliği’nin gözden geçirilmesi gerekiyor. Gümrük Birliği’nin karşılıklı faydalarını en iyi şekilde değerlendirmek için doğru yöntem değil. Bu hem Türkiye hem de AB için büyük bir avantaj. Bu yüzden Gümrük Birliği’ni gözden geçirmek için daha hızlı ve daha ileri gitmemizin harika olacağını düşünüyorum. Elbette süreci yeniden başlatabilmek için oy birliği ve uzlaşı gerektiğini biliyoruz. Bu da Türkiye ile Kıbrıs arasındaki sorunları doğru şekilde yönetmemiz gerektiği anlamına geliyor. Bu nedenle Türkiye’nin bu konuya dikkat etmeye devam etmesini ve diğer ülkelerle yapıcı şekilde angaje olmasını önemli buluyorum. Elbette diğer ülkelerin de buna olumlu yanıt vermesi gerekiyor. Sonunda bir anlaşmaya varabilmek ve yeni bir Gümrük Birliği’nden mümkün olan en iyi karşılıklı faydayı sağlayabilmek için birlikte ve pozitif bir yaklaşımla yönetmemiz gereken bir konu" ifadelerini kullandı. Prevot ayrıca, sürecin ilerleyebilmesi için Türkiye ile AB ülkeleri arasında yapıcı bir diyalog gerektiğini vurguladı.
CHP lideri Özel: "Çalışmalarımızı katılımcı, kapsayıcı, dinamik bir süreçle yürüttük"
08 Eylül 2025 Pazartesi - 13:00 CHP lideri Özel: "Çalışmalarımızı katılımcı, kapsayıcı, dinamik bir süreçle yürüttük" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Çalışmalarımızı katılımcı, kapsayıcı, dinamik bir süreçle yürüttük" dedi. CHP Genel Başkanı Özel, parti Genel merkez binasında düzenlenen Örgüt Temsilcileri Meclisi Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Özel, CHP’nin bir program partisi olduğunu ifade ederek, "Partimiz, değişimin, yeniliğin partisidir. 2 yıldır programlarımızda ortaya konulan vizyon, Türkiye’yi dönüştüren eylemlere taşınmıştır. Programlarımız, kuruluşumuzdan bugüne demokratikleşme, kalkınma, adalet, sosyal devlet vizyonlarını hep içermiştir. Kalkınmacı anlayışımız, hamlelerimiz, ‘kimsesizlerin kimsesi’ olan güçlü sosyal devlet arzumuz, adaleti tesis etmek için kararlılığımız, demokrasiyi inşa hedefimiz tüm programlarımızın temelini oluşturmuştur. Kuşkusuz bundan sonra da böyle olmaya devam edecektir" ifadelerini kullandı. "Çalışmalarımızı katılımcı, kapsayıcı, dinamik bir süreçle yürüttük" Parti program güncelleme çalışmalarının 1 yıldır devam ettiğini ifade eden CHP Genel Başkanı Özel, "Türkiye’yi gelecek 10 yıllara hazırlayacak olan da budur. Atatürk devrimleri ve altı okumuz üzerine inşa edilmiş, temel ilke ve değerleri içeren kapsamlı bir vizyon hedefi oluşturma metninde son noktaya gelmiş durumdayız. Çalışmalarımızı katılımcı, kapsayıcı, dinamik bir süreçle yürüttük. Partimizin her kademesine uzanan sivil topluma, uzmanlara, akademisyenlere ve yurttaşlara açılan hummalı bir çalışmayı son aşamaya getirdik. Cumhuriyet Halk Partisi, ülkemizde ve dünyada yaşanan gelişmeleri takip eden, yeni ve en geçerli fikirleri eyleme döken partidir. Kurtuluş mücadelesinde, kuruluş dönemindeki siyasi ve ekonomik hamlelerde, 70’lerdeki emek mücadelesinde de hep böyle olmuştur. Şimdi de yeni bir dönemdeyiz. Son 23 yılında ağır bir tahribat yaşayan cumhuriyetimizin sorunlarını doğru tespit eden, dünyadaki gelişmeleri iyi okuyan bir yaklaşımla yeniye uygun bir çalışma yürütüyoruz" diye konuştu. "Türkiye’de artık Erdoğan’ın çıkarları ile milletin çıkarları birbirine karşıt hale gelmiştir" Parti programının krizlerin bitmesi, milleti demokrasiye, adalete ve refaha kavuşması amacıyla hazırladıklarını dile getiren Özel, "Bir yanda bunları yapmaya çalışan bir Cumhuriyet Halk Partisi var. Diğer yanda milletin huzurunu bozan, ekmeğini küçülten, kutuplaştırmadan siyaset uman kötücül bir akılla karşı karşıyayız. Karşımızda yaşlanmış, yorulmuş, aciz, millete umut olamayan, köşeye sıkıştıkça tırmalayan, hırsından aklını kaybetmiş bir iktidar var. Bu iktidarın Türkiye’ye verebileceği hiçbir şey kalmamıştır. Bu ülkeden çok şey aldılar, çok şey çaldılar. Ama bu ülkeye hiçbir şey vermediler, bundan sonra da verebilecekleri hiçbir şey kalmamıştır. Kendi nefsinin esiri olanlar, bu milletin dostu değildir. Türkiye’de artık Erdoğan’ın çıkarları ile milletin çıkarları birbirinden ayrışmış, birbirine karşıt hale gelmiştir" ifadelerine yer verdi. Özel, sözlerine şöyle devam etti: "Cumhurbaşkanı Adayımız ve arkadaşlarımız hapiste. Her yalanı ve iftirayı attılar ama milleti buna inandıramadılar. Halen her dört kişiden üçü, bunu siyasete müdahale, siyasete yargı eliyle müdahale olarak görmektedir. Erdoğan’ın tezlerine inananların sayısı dört kişiden birini, yüzde 22’leri-23’leri asla geçmemektedir. Şimdi bu yüzden bugün de partimize saldırıyorlar. İstanbul il kongremizi iptal ediyorlar. Utanmadan kayyım atıyorlar. İl başkanlığımızın önüne polis gönderiyorlar. CHP’lileri baba evlerine almayıp, evimize, hanemize tecavüz ediyorlar. Hapiste canımıza, dışarıda evimize saldırıyorlar. Erdoğan’a sesleniyorum; değer mi? Kendi çıkarın için milleti ateşe atıyorsun. Değer mi? Türkiye’yi geriye götürüyorsun, milleti fakirleştiriyorsun. Değer mi? Bu ülkede yıllarca iktidarda kalmış biri olarak anılmak varken, ileride ders kitaplarına darbeci olarak geçeceksin. Değer mi? Cumhurbaşkanlığı unvanı üzerindeyken, bu unvanla siyaseti tamamlamak varken cunta başkanı olmaya değer mi? Ne yaparsanız yapın başaramayacaksınız. Enerjimizi bitiremeyeceksiniz. Çelikten irademizi bükemeyeceksiniz. Yürekli insanlarımızı korkutamayacaksınız." Kılıçdaroğlu, toplantıya katılmadı CHP Genel merkez binasında düzenlenen Örgüt Temsilcileri Meclisi Toplantısı’na Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da davet edildi. Kılıçdaroğlu için CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in oturacağı koltuğun yanına isminin yer aldığı bir koltuk ayrıldı ancak Kılıçdaroğlu, toplantıya katılmadı.
Başkan Pütün; "Belediye Başkanlığı koltuğu parti sempatizanlığı yeri değildir"
08 Eylül 2025 Pazartesi - 09:36 Başkan Pütün; "Belediye Başkanlığı koltuğu parti sempatizanlığı yeri değildir" DENİZLİ (İHA) – Denizli’nin Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün, 1,5 yılda söz verdiği icraatların yüzde 30’unu tamamladığını belirterek, "Belediye Başkanlığı koltuğu parti sempatizanlığı yeri değildir" dedi. Beyağaç İlçe Merkezine yapılmakta olan Çarşı Camisinin yakın zamanda açılacağı söyleyen Başkan Pütün, "Bizler seçimlerde Beyağaç halkının önüne çıkarken onlara güler yüzlü bir Beyağaç sözü verdik. Yapacağımız icraatları ilçenin öncelikli ihtiyaçlarını belirleyerek söz verdik. Bir buçuk yıllık hizmetimizde verdiğimiz sözlerin yüzde 30’unu gerçekleştirdik. 2019 yılında ilçemizde yıkılan bir Merkez Camisi vardı. Uzun yıllar yapımı tamamlanamadı. Hizmete geldiğimizden bugüne cami inşaatın yüzde 95‘ini tamamladık ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramında da açılışını yapmayı planlıyoruz" diye konuştu. "Belediye Başkanlığı koltuğu parti sempatizanlığı yeri değildir" Parti ayrımı yapmadan her kesime eşit yaklaşmak için seçildiği gün parti rozetini çıkarttığını ifade eden Başkan Pütün, "Bizler burada particilik yapmıyoruz. Göreve geldiğimizde parti rozetimizi çıkarttık. Tüm Beyağaç bizim gözümüzde aynı. Belediye Başkanlığı koltuğu parti sempatizanlığı yeri değildir. Bizler herkesin, her mahallenin sorununu gidermekle sorunluyuz. Çevremizdeki ilçe belediyeler ve Büyükşehir Belediyesi bizden farklı partiden seçildiler. Hatta Ege’de Yeniden Refah Partisinden Belediye Başkanı seçilen tek belediye biziz. Ama hiçbir belediye bizlere farklı partiden seçilmiş gözüyle bakmıyor bizler de onlara o gözle bakmıyoruz ve ikili ilişkilerimizi sıcak tutuyoruz. Bu duruşumuzla da diğer belediyelerle birlik ve beraberlik içerisinde yardımlaşma sağlıyoruz. Bir şeye ihtiyacımız olduğunda Denizli Büyükşehir Belediye Başkanımız Bülent Nuri Çavuşoğlu, Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık ve diğer komşu ilçelerimizden destek istiyoruz. Onların ihtiyaçları olduğunda elimizden geldiğince bizlerde onlara destek olmaya çalışıyoruz" dedi.
RTÜK Başkanı Şahin: "Halkı sokağa çağırmak gibi çok ağır sonuçları olacak olan yayınlara hiçbir şekilde izin verilmeyecektir"
08 Eylül 2025 Pazartesi - 01:56 RTÜK Başkanı Şahin: "Halkı sokağa çağırmak gibi çok ağır sonuçları olacak olan yayınlara hiçbir şekilde izin verilmeyecektir" Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin, kamu düzenini tehdit eden, kitleleri tahrik edebilecek ve halkı sokağa çağıran yayınlara izin verilmeyeceğini açıkladı. RTÜK Başkanı Şahin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Kamu düzenini tehdit eden, şiddeti özendiren, toplumsal hassasiyetleri istismar eden veya kitleleri tahrik edebilecek hele hele halkı sokağa çağırmak gibi çok ağır sonuçları olacak olan yayınlara hiçbir şekilde izin verilmeyecektir. Özellikle emniyet mensuplarını, idari amirleri veya görevi başındaki kamu görevlileri ile yargı mensuplarını hedef gösteren yayıncılık anlayışı, açıkça mevzuat ihlalidir ve ağır yaptırımla karşılaşacaktır. Canlı yayınlarda doğruluğu teyit edilmemiş bilgilerin aktarılması, toplumda paniğe ve bilgi kirliliğine yol açacak bir sorumsuzluk örneğidir. Yayıncılarımızın yayın setinde belirlenen etik kurallardan sapmamaları, haber ve yorum arasındaki sınırları korumaları hukuken zorunludur. Toplumsal barışa ve kamu güvenliğine zarar verecek yayınlara dün olduğu gibi bugün de müsamaha gösterilmeyecek, bu şekilde yayın yapan kuruluşlar hakkında idari para cezaları, yayın durdurma ve en nihayetinde lisans iptali de dahil olmak üzere gerekli tüm yaptırımlar uygulanacaktır" dedi.
Bülent Arınç: "Türkiye ne gördüyse AK Parti sayesinde gördü"
07 Eylül 2025 Pazar - 22:47 Bülent Arınç: "Türkiye ne gördüyse AK Parti sayesinde gördü" Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, "Türkiye ne gördüyse AK Parti sayesinde gördü. Bu yollarımız AK Parti sayesinde oldu. Bu hastanelerimiz AK Parti sayesinde oldu. Bu barajlarımız, göletlerimiz, enerjimiz AK Parti sayesinde oldu" dedi. Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, AK Parti Şehzadeler İlçe Başkanlığı tarafından Yunusemre ilçesindeki bi otelde düzenlenen "Soframız Bir Davamız Bir" programında partililere hitap etti. Programa AK Parti MKYK Üyesi ve Manisa Milletvekili Ahmet Mücahit Arınç ile AK Parti Şehzadeler İlçe Başkanı Ahmet Nalband da katıldı. Siyasi hayatına Milli Selamet Partisi ile başladığını hatırlatan Bülent Arınç, Refah ve Fazilet Partilerinde iki dönem milletvekilliği yaptığını, AK Parti’nin kuruluşunda yer aldığını ve üç dönem Manisa Milletvekili olarak görev yaptığını belirtti. Arınç, bugün aynı görevi oğlu Ahmet Mücahit Arınç’ın sürdürmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Elimizden ne geliyorsa eksiği olmadan fazlasıyla çalışmalıyız ki AK Parti’nin 22-23 yıllık iktidarını devam ettirelim" dedi. AK Parti iktidarının Türkiye’ye kazandırdığı hizmetlere dikkat çeken Arınç, "Türkiye ne gördüyse Allah için ben içinizde bunu çok fazla yaşamış bir kardeşinizim. AK Parti sayesinde gördü. Bu yollarımız AK Parti sayesinde oldu. Bu hastanelerimiz AK Parti sayesinde oldu. Bu barajlarımız, göletlerimiz, enerjimiz AK Parti sayesinde oldu. Bizzat içinde bulunduğum için söylüyorum. Hepsi bunlardan dolayı milletimizden hem dua aldık, hem oy aldık" diye konuştu. "Bal gibi olur" AK Parti’nin 23 yıldan beridir iktidarının devam ettiğini vurgulayan Arınç, "2017’ye kadar seçimlere girerdik. Parlamenter sistem vardı. 1. parti olurduk. Yüzde 34,5’la başladık 2002’de. Yüzde 41’lere, 45’lere geldik. Yüzde 49,5, yüzde 50’lere geldik. Değişen oranlarda biz hep iktidar olduk. Çünkü 1. partiyiz. Meclisin neredeyse üçte ikisi bizim oluyordu. Şimdi ittifak sistemi var. Yine ittifak sisteminde en çok milletvekili bizim. Ama yanımızda bir veya birkaç partide ortak bu işi devam ettiriyoruz. Bugün Sayın Cumhurbaşkanımızın da bizim de gönülden bir hedefimiz var. Yüzde 35-40’ta kalan oyumuz şimdi yüzde 50 olur mu? Bal gibi olur. Sizler bizim için çok kıymetlisiniz. İnşallah bu beraberliğimizi devam ettirelim. Cumhurbaşkanımızın da hepimizin de hedefi tekrar yüzde 50’leri alacak bir AK Parti’yi ortaya çıkaracağız. Sizi, bu çalışmalarınızla millet tekrar başa getirecek. Ben bundan eminim. Çünkü yaşı 23-24 olanlar biz geldiğimiz gün doğanlar bugün bu yaşta ne gördülerse bizim sayemizde gördüler. Sayemizde derken küçümsemek için söylemiyorum. Geçmişte bizim yaşımızda olanlar ne yol gördü, ne baraj gördü, ne gölet gördü. Çok şükür bunları biz yaptık, sizden aldığımız güçle yaptık. Düşünebiliyor musun? tek başına iktidar. Ben 1950’den itibaren yakın siyasi hayatı takip ediyorum. 1970’den itibaren de içindeyim. 3’lü koalisyonlar, 4’lü koalisyonlar ömürleri bir yılı geçmiyor. Biz geldik 60. hükümeti kurduk. 60. hükümete kadar hükümetlerin ortalamasını çıkardık. Bir yıl iki ay çıktı. Bunların içerisinde 5 ay süren de var, iki sene süren de var. Bizden önce MHP, ANAP koalisyonu vardı. 3 yılı zor buldular. Sonunda bize teslim edip gittiler. Çok şükür millet bize güvendi ve biz de o güveni hiçbir zaman boşa çıkarmadık." dedi. "CHP birbirini yemeye başladı" Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Son yıllarda tabii Türkiye’nin başından çok işler geçti. Bütçe imkanlarımız farklılaştı ve bazı hizmet aksamaları oldu. Bir taraftan enflasyon, bir taraftan maaşlardaki erime falan. Bunlar bir ülkenin doğal akışı içerisinde yaşayacağı imtihanlardır. Bu imtihanlardan da başarıyla geçeceğiz. Biraz sabrederek, biraz da gayret ederek, bu yolda çabalayarak. O yüzden halkımız geçmişte yaptığımız hizmetlerimiz ve bugün devam eden çabalarımız sebebiyle hala gözünü AK Parti’den ayırmıyor. Bunu bir nimet olarak düşünelim. Bu bizim büyük bir kazancımızdır. İkincisi de bizden başka gidecek bir parti de yok ki. İşte mahalli seçimlerde başarılı olduğu görülen Cumhuriyet Halk Partisinin bugün içine düştüğü hal. Birbirlerini yiyorlar. Birbirleri aleyhinde tanıklık yapıyorlar. ’Sen az yedin, ben çok yedim’ kavgasına giriyorlar. Onları Allah korusun. Yani neden biz geçen seçim Cumhurbaşkanlığı seçimini ikinci turda bile olsa yüzde 52 ile kazandık? Çünkü vatandaş bakıyor. Burada bir Tayyip Erdoğan var. Bu sözünün eri bir adam. Akşam söylediğini sabah yapan bir insan. Peki bunun rakibi kim? İşte Kılıçdaroğlu diye birisi. Peki ne yapacaktı Türkiye’yi yönetecek? Yanına 8 tane yardımcı alacakmış. Bir değil, iki değil, üç değil, dört değil, beş değil. Saymakla yoruluyor insan. Altı tanesi genel başkan, iki tanesi de belediye başkanı. Bu adam akşamdan sabaha bir iş yapıyor da, bu adam nasıl yapacak? Gidecek diyelim ki Davutoğlu Babacan’a, ’ben bir düşünmem lazım. Benim de teklifim olacak. Babacan’a gidecek, Gültekin’e gidecek, ona gidecek, buna gidecek. 8 kişiye 8 ay verdikten sonra hangi işini yapabilirsin? Hangi işte başarılı olabilirsin? Vatandaş bunu düşünür. Vatandaşımız bizim ariftir. Ne zaman, nasıl, kimin için oy kullanacağını bilir. Ben 1999 seçimlerine milletvekili adayı olarak katıldım. O zaman mahalli seçimlerde birleşti. 1999 Nisan ayında. Belki o günleri hatırlayanlarınız vardır. Tam 6 tane, 7 tane sandık yan yana koydu. Millet de bu işin keyfini çıkarmasını biliyor. Belediye başkanlığı da farklı kullandı. Meclis üyeliğinde farklı kullandı. İl genel meclis üyelerinde farklı kullandı. Ortaya yeni bir tablo çıktı. Yani mahalli seçimlerde genel seçimlerin birbirinden farklı olduğunu bilmemiz mahalli seçimlerde adayın şahsı önemli olduğu kadar milletvekili seçimlerinde ve cumhurbaşkanı seçimlerinde hem parti hem de o şahıslar çok önemli. O yüzden bugün Manisa’da belediyeler Cumhuriyet Halk Partisi’ne geçti. Bu vesileyle Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’i rahmetle anıyorum. Allah rahmet eylesin. Manisa’mızın seçtiği güzel bir insandır. Kaderi böyle olmuş. Mecliste yaptığı konuşmayı hala unutmuyoruz. Biz insanımıza saygı duyuyoruz. İstiyoruz ki Manisa için faydalı işler yapsınlar. Partizanlık yapmasınlar. Manisa’nın neye ihtiyacı varsa bunu yerine getirsinler. Çok şükür bu noktada biz böyle düşünürken onlar birbirleriyle kavga ederlerse, onlar partizanlık yaparlarsa, onlar menfaati ön planda tutarlarsa, inanın Manisalı bunu sonuna kadar hazmedemez, sabredemez. Önümüzdeki dönem bunun cezasını keser. Biz de kaybettiğimiz yerlerde bazen tekrar kazanamıyoruz. Bu da vardır. Ama biz önümüzdeki seçimlerde hem cumhurbaşkanlığı seçimini, hem milletvekili seçimlerini, hem de bir Manisalı hemşehrimiz olarak Manisa’yı dikkate alarak hiç eksiksiz çalışmalarımıza devam edeceğiz. Eşlerimiz bazen beraber, bazen kadın kollarımızla birlikte ki o da çok gayretli kardeşimiz, mutlaka birebir ziyaretlerle, komşuları toplayarak, arkadaşlık çevresini genişleterek AK Parti’nin Türkiye için ne kadar lüzumlu ve önemli olduğunu her zaman anlatmalıyız. Bunu anlatırsak insanlar zaten gönlü bizde." "Türkiye’deki her 100 kişiden 78’ AK Parti’ye oy vermiştir" "Türkiye’de 100 kişiden 78’i bu süreç içerisinde en az bir defa AK Parti’ye oy vermiş insandır" diyen Arınç, "Bu başka insanlar için başka partiler için yok. Vatandaş bizlere oylarını ya mahalli seçimde vermiştir, ya referandumda vermiştir, ya milletvekili seçiminde vermiştir. Bizim de böyle bir akrabalığı olan insanın en azından bir defa iki defa el sıkıştığımız bir insanın bize ters dönmesi mümkün değil. Yeter ki bizden bir yanlışlık görmesin. Onların dezavantajı bizim avantajımız bu. Biz herkesin yüzüne bakmışız. Herkese bir selam vermişiz. Herkes de bize bir defa, iki defa oy vermiş. Şimdi bu aradaki soğukluğu giderecek, ülkenin şartlarında her gün yeni, olumlu işler yaparak bu da Ankara’nın işi. İnşallah tekrar halkımıza kucaklaşacağız, barışacağız ve yeniden çok güçlü bir şekilde hizmet kervanı devam edecek. Türkiye’deki istikrar AK Parti’nin iş yapan bir parti olduğunu gösterdiği içindir. Bizim millet öyle lafa çok bakmaz. Yani lafı söyleyeni de beğenir, sever ama iş yapan insanı da unutmaz" şeklinde konuştu. AK Parti Şehzadeler İlçe Başkanı Ahmet Nalband da, birlik ve beraberliğin önemine vurgu yaparak, "Bu güzel akşamda ilçe yönetim kurulumuz ve kıymetli eşleriyle gönül soframızda buluşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bizim için bu akşamı daha da anlamlı kılan çok değerli konuklarımız var. Türk siyasetinde bir ekol haline gelmiş, devlet adamlığını vakar ve tevazu ile birleştirmiş, gönüllerde müstesna bir yer edinmiş 22. Dönem TBMM Başkanımız Sayın Bülent Arınç’a teşekkür ediyorum" dedi. Ahmet Mücahit Arınç’a da değinen Nalband, "Manisa’mızın her meselesine sahip çıkan, sorunları çözüme kavuşturmak için gece gündüz çalışan bir kardeşimizdir. Meclis kürsüsünde Manisa’yı temsil ederken, sokakta vatandaşın yanında bulunurken aynı samimiyet ve tevazu ile hareket etmesi bizleri gururlandırmaktadır" diye konuştu. AK Parti MKYK Üyesi ve Manisa Milletvekili Ahmet Mücahit Arınç ise yaptığı konuşmada, teşkilatlarla bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, birlik ve beraberliğin AK Parti’nin en büyük gücü olduğunu söyledi. Program, katılımcıların aileleriyle birlikte buluştuğu samimi bir ortamda devam etti.
CHP Genel Başkanı Özel, CHP’nin 102’nci Yıl Dayanışma Konseri’ne katıldı
07 Eylül 2025 Pazar - 22:15 CHP Genel Başkanı Özel, CHP’nin 102’nci Yıl Dayanışma Konseri’ne katıldı Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin 102’nci yılı için düzenlenen konsere katıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin 102’nci Yıl Dayanışma Konserine katıldı. Özel, yaptığı konuşmada, "Aslında saat 19.30 gibi konser alanına gelip, burada bu muhteşem geceyi takip etmek, türkülere eşlik etmek ve sizlerle birlikte dayanışmayı büyütmek, huzurlu bir geceyi, akşamı paylaşmak arzusundaydım. Ancak bu partinin nasıl bir parti olduğunu bilmeyenler, bu partiyi plazalarda, avukat bürolarında kurulmuş partilerle karıştıranlar; bu partinin Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinin birleşmesiyle savaş meydanında, Kurtuluş Savaşı’nda kurulduğunu bilmeyenler saldırılarına devam ediyorlar" dedi. İstanbul İl Başkanlığında yaşanan olaylar hakkında konuşan Özel, "İstanbul İl Başkanlığı, ki partimizin İstanbul’daki baba evidir. O baba evi ki tapusu ne bana, ne Özgür Çelik’e, ne bir başkasına; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e aittir. Şunu bilsinler ki Cumhuriyet Halk Partisi’ni savunmak, Cumhuriyet’i savunmaktır. Cumhuriyet Halk Partisi’ne saldırmak, Cumhuriyet’e saldırmaktır" ifadelerini kullandı. "102 yıl önceki, 105 yıl önceki azim ve kararlılıkla duracağız" Özel, "Cumhuriyet’e saldıranların karşısında bizler çelik gibi irademizle korkusuzca, 102 yıl önceki, 105 yıl önceki azim ve kararlılıkla duracağız. Korkmuyoruz, teslim olmuyoruz, olmayacağız. ‘Bekle kar altında kalmış buğday tanesi, yine onun sularıyla yeşereceksin. Ağlama boşuna, umudu büyüt, elbet sonunda sen kazanacaksın. Dik durdukça, eğme başını, dik durdukça mutlaka baş vereceksin.’ Bu mücadeleyi eninde sonunda sen kazanacaksın. Buradan İstanbul İl Başkanlığımızı savunan milletvekillerimizi, İl Başkanımız Özgür Çelik’i ve tüm Cumhuriyet Halk Partilileri saygı ile selamlıyoruz. Direnmeye, mücadele etmeye devam edeceğiz. Asla ve asla bizi bir başkaları gibi bu rejimin rahatsızlık duymayacağı bir muhalefet partisine çeviremeyecekler" diye konuştu. "Bütün partilileri İstanbul’daki baba ocağına sahip çıkmaya davet ediyorum" Özel, "Rahatsız oluyorlar, korkuyorlar, korkmaya devam edecekler. Biz haklıyız, biz güçlüyüz, biz kazanacağız. Ahlaki üstünlük bizdedir, psikolojik üstünlük bizdedir, çoğunluk enerjisi bizdedir. Millet bizledir, halk bizledir. Biz kazanacağız. Buradan sözümün, sesimin eriştiği bütün demokratları, bütün Cumhuriyet Halk Partilileri İstanbul’daki baba ocağına, Atatürk’ün evine sahip çıkmaya davet ediyorum" dedi.
Başkan Doğan: "Kentsel dönüşümde vatandaşla güçlü köprü kuracağız"
07 Eylül 2025 Pazar - 20:09 Başkan Doğan: "Kentsel dönüşümde vatandaşla güçlü köprü kuracağız" Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından dönüşüm sürecinin şeffaf ve planlı yürütülmesi amacıyla kurulan Kentsel Dönüşüm Ofisleri, açılış için gün sayıyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Kentsel Dönüşüm Ofislerimiz, hemşehrilerimiz ile belediyemiz arasında güçlü bir köprü kuracak" dedi. Samsun Büyükşehir Belediyesi, sağlıksız kent dokularını modern, güvenli ve yaşanabilir alanlara dönüştürmek amacıyla sürdürdüğü kentsel dönüşüm projelerinde önemli bir adım daha atıyor. Vatandaşların sürece doğrudan katılımını sağlamak ve bilgi akışını hızlandırmak için kurulan Kentsel Dönüşüm Ofisleri kısa süre içinde hizmete açılacak. Kadıköy, Anadolu, Zeytinlik ve Kökçüoğlu Mahallelerinde gerçekleşecek dönüşüm için Barış Bulvarı üzerinde, Gülsan Sanayi dönüşüm projesi için Piazza AVM yanında, Atakum’daki dönüşüm için ise ilçede ayrı bir ofis kuruluyor. Modern altyapılarıyla her türlü bilgi paylaşımına cevap verecek şekilde tasarlanan ofislerde vatandaşlar, sürece ilişkin gelişmeleri yakından takip edebilecek. Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, kentsel dönüşümün Samsun’un geleceğini yeniden şekillendirecek en önemli projelerden biri olduğunu vurgulayarak, "Şehrimizin geleceğini yeniden şekillendirecek dönüşüm projeleri kapsamında önemli bir görev üstlenecek olan Kentsel Dönüşüm Ofislerimiz, hemşehrilerimiz ile belediyemiz arasında güçlü bir köprü kuracak. Biz vatandaşlarımızın isteğiyle zaman kaybetmeden gerçekleşen bir dönüşüm süreci olsun, daha sağlıklı ve modern kent dokularına kavuşalım istiyoruz. Bu nedenle hemşehrilerimiz dönüşüm sürecine dair tüm gelişmeleri doğrudan bu merkezlerden takip edebilsin diye kentsel dönüşüm ofislerimizi hayata geçirdik. Dönüşüm ofislerimiz son hazırlıklarımızın tamamlanmasının ardından hizmet vermeye başlayacak" diye konuştu.