Son Dakika
|
Türkiye’nin konuştuğu olayda sanık İzzet Kalyon yaşananları anlattı
Sedef Güler cinayeti davasında karar!
İzmir Büyükşehir iştiraklerine yönelik operasyonda flaş gelişme
Silahlı saldırganı etkisiz hale getiren cesur taksici o anları anlattı
Rehin alınan taksicinin cesur müdahalesi kamerada
Kene nedeniyle hayatını kaybetti
Ekrem İmamoğlu ve diğer 3 sanığın ‘siyasal casusluk’ suçundan yargılanmasına başlandı
Muhittin Böcek ve oğlunun ifadesi 8,5 saat sürdü
La Liga’da şampiyon Barcelona
İran basını ABD’nin teklifinin kabul edilmediğini duyurdu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
TFF’den A Milli Takım aday kadrosu haberlerine yalanlama
Aziz Yıldırım’dan birleşme manifestosu
Genelkurmay Başkanı Bayraktaroğlu, Belçikalı mevkidaşı ile görüştü
Albayrak: "Uluslararası sistemin meşruiyetini yitirdiğinin en büyük kanıtı Gazze’dir"
Bakan Güler: "TSK’nın disiplin anlayışı doğrudan milletimize aktarılacak"
Seyir halindeki araç alev aldı
Akıntıya kapılarak kaybolan 9 yaşındaki Mendul’dan kötü haber
POLİTİKA
MHP’li Özdemir: "Gabar’dan çıkarılan petrolün arttırılması ve sabit nakil hatlarıyla rafineye taşınması için sağlıklı bir yönetim anlayışını ortaya koymak milli çıkarlarımız için şarttır"
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 21:48:01
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, "Gabar’dan çıkarılan petrolün arttırılması ve sabit nakil hatlarıyla rafineye taşınması için sağlıklı bir yönetim anlayışını ortaya koymak milli çıkarlarımız için şarttır" dedi. Özdemir, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Gabar dağından çıkardığımız petrolün günlük miktarı 81 bin varil düzeyinde. 2023 yılında ilan edilen 100 bin varil seviyesine çıkarılması hedefi ise ne yazık ki henüz gerçekleştirilemedi. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilimlerle artan petrol fiyatı küresel seviyede fiyatlanmada dalgalanmayı beslerken, petrolde kaynak çeşitliliği sağlamak elbette önemlidir. Ancak kaynak çeşitliliği sağlamak bahanesiyle dışa bağımlılığı arttıracak girişimlere karşı mutlaka dikkatli olunmalıdır. Bu gelişmelerden daha önemlisi kendi rezervlerimizden elde ettiğimiz petrol üretim miktarını arttırabilmektir. İyi bir enerji yönetimiyle de bu mümkündür. Aynı sebeple, Gabar’dan çıkarılan petrol miktarının arttırılması, dahası karayoluyla değil, sabit nakil hatlarıyla rafineye taşınması için sağlıklı bir yönetim anlayışını ortaya koymak milli çıkarlarımız için şarttır. Benzer bir durum Karadeniz’de keşfettiğimiz Doğalgazın çıkarılması, miktarının arttırılması ve işlenmesi için de söz konusudur. Dahası Hürmüz krizi gübre fiyatlarını yukarı yönlü çıkarmışken, ülkemizin doğalgazdan kendi gübresini üretmesine yönelik çok önceden yapılan planlamaların hayata geçirilmesi de elzemdir. Türkiye, enerjide yaşanan kriz ve kaosu kendi imkanlarıyla aşabilecek potansiyel ve kaynaklara sahipken, bu durum milli akıl, milli vicdan ve milli tavır ile fırsata dönüştürülebilir."
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 21:29
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: "İki ülke arasındaki ticaret hacmi oldukça dengeli bir seviyede ilerliyor"
Belçika Kraliçesi Mathilde’nin ziyareti çerçevesinde İstanbul’da düzenlenen programda Belçikalı ve Türk firmalar arasında çeşitli alanlarda iş birliği protokolleri imzalandı. Törene katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, iki ülke arasındaki ticaret hacminin oldukça dengeli bir seviyede ilerlediğini belirterek, "Sadece ticaret değil aynı zamanda akademik seviyede de pek çok anlaşma imzalandı" dedi. Beşiktaş’taki bir otelde düzenlenen programda Belçikalı ve Türk firmalar arasında çeşitli alanlarda iş birliği anlaşmaları imzalandı. Programa Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Belçika Kraliçesi Mathilde de katıldı. 11 firma arasında iş birliği anlaşması imzalanırken, beş stratejik sektörde yaklaşık 35 faaliyetin gerçekleştirileceği belirtildi. "Sadece ticaret değil aynı zamanda akademik seviyede de pek çok anlaşma imzalandı" Yapılan işbirliği anlaşmalarının ardından değerlendirmelerde bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, "Şu anda ülkemizde 450’ye yakın büyük bir heyetle katılım var ve üst düzeydeki her türlü yatırımcının bulunduğu kapsamlı bir ziyaret gerçekleştirdik. Sadece savunma sanayi alanında 80’den fazla heyet üyeleri bulunmakta. Savunma bakanı, başbakan yardımcısı, aynı zamanda dışişleri bakanı da heyette. Üç bölge başbakanı ve özellikle yerel düzeydeki ticaret başkanları ve özellikle federasyonlar, iş dünyasının çok geniş temsilcileri var. Sadece ticaret değil, aynı zamanda akademik seviyede de pek çok anlaşma imzalandı. Bunun önümüzdeki süreçlerde aslında Belçika ve Türkiye arasındaki ilişkilerin çok daha ileriye taşınabilecek noktaya geleceğine inanıyoruz. İş dünyasının farklı temsilcileriyle Kraliçe bir araya geldi, Cumhurbaşkanımız tarafından kabul edildi. Hanımefendi ile beraber Dolmabahçe’de bir ziyaret gerçekleşti. Baykar’a bir ziyaret gerçekleştirdik. Savunma sanayii alanında Türkiye’nin geldiği noktadan duydukları büyük memnuniyeti ve bu konudaki iş birliğine yönelik pek çok konuya değinildi" diye konuştu. "Belçika, Türkiye’nin en büyük sekizinci yatırımcısı" Belçika’nın Türkiye’nin en büyük sekizinci yatırımcısı olduğunu belirten Bakan Göktaş, "Heyet bugün de yine çalışmalarına devam edecek. Yarın yine çok yoğun bir programla beraber Kraliçe’nin başkanlığında Ekonomik Kraliyet Misyonu çalışmalarını sürdürecek. Çarşamba günü de heyetin büyük bir kısmı Ankara’da özellikle savunma sanayii ve dış politika alanında çeşitli temaslarda bulunacak. Hem bugün için hem yarın için orada da farklı anlaşmaların olduğunu biliyoruz. Özellikle savunma sanayii alanında, lojistik alanında, enerji alanında pek çok sektörün ilgi duyduğunu ve ikili iş birliğinin giderek arttığını çok iyi biliyoruz. Belçika, Türkiye’nin en büyük sekizinci yatırımcısı. İki ülke arasındaki ticaret hacmi oldukça dengeli bir seviyede ilerliyor. Bu görüşmelerin önümüzdeki süreçte özellikle ticari anlamda ama aynı zamanda hem NATO kapsamında hem de dış politika kapsamında, Gümrük Birliği kapsamında da çeşitli iş birliğinin yeni perspektifler açacağına inanıyoruz. İki ülke için de hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 20:25
Genelkurmay Başkanı Bayraktaroğlu, Belçikalı mevkidaşı ile görüştü
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Belçika Genelkurmay Başkanı Orgeneral Frederik Vansina ile İstanbul’da görüştü.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 19:11
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: "Türkiye olarak son 24 yılda kadınların sosyal ve ekonomik hayattaki konumunu güçlendirmek için önemli adımlar attık"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Kadınların bu ekosistemdeki varlığı her geçen yıl daha da artıyor. Ar-Ge ve tasarım merkezleri ile teknoparklarda çalışan kadın Ar-Ge personeli sayısı son 10 yılda yaklaşık sekiz kat artarak, 61 binin üzerine çıkmıştır. Bunun yanı sıra Türkiye, uluslararası patent başvurularında yüzde 26’yı aşan kadın buluşçu oranıyla dünyada ilk sırada yer almaktadır" dedi. Belçika Ekonomik Misyonu’nun ziyareti kapsamında İstanbul Ticaret Odası (İSO) ev sahipliğinde ‘Kadınların Ekonomik Katılımı ve İş Dünyasında Kadın Hakları Paneli’ düzenlendi. İSO’da yapılan panele Belçika Kraliçesi Mathilde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Belçika heyeti ve çok sayıda davetli katıldı. Panelin açılış konuşmasını İSO Başkanı Bahçıvan yaptı. "Dünya ekonomisi dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yapay zeka, yeni üretim teknolojileri ve küresel tedarik zincirlerindeki değişimlerle yeniden şekilleniyor" Dünya ekonomisinin dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yapay zeka, yeni üretim teknolojileri ve küresel tedarik zincirlerindeki değişimlerle yeniden şekillendiğini söyleyen Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, "Bugün ele aldığımız konu, sadece kadınların iş hayatındaki temsiliyle sınırlı değildir. Bu mesele kalkınmanın yönü, üretimin niteliği, toplumsal refahın derinliği ve gelecek nesillere bırakacağımız ekonomik düzenle doğrudan ilgilidir. Dünya ekonomisi dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yapay zeka, yeni üretim teknolojileri ve küresel tedarik zincirlerindeki değişimlerle yeniden şekilleniyor. Bu yeni dönemde ülkelerin gücü, sermaye birikimi, pazar büyüklüğü ya da doğal kaynaklarla sınırlı kalmayacak. Asıl belirleyici olan insan kaynağını harekete geçirme, bilgiyi değere dönüştürme ve fırsatları toplumun tüm kesimlerine açma kabiliyeti olacak" dedi. "Kadınların bu ekosistemdeki varlığı her geçen yıl daha da artıyor" Kadınların ekosistemdeki varlığının her geçen yıl daha da artığını ifade eden Bakan Göktaş, "Türkiye olarak son 24 yılda kadınların sosyal ve ekonomik hayattaki konumunu güçlendirmek için önemli adımlar attık. Kadınlara eğitim, dijital beceri, teknolojiye erişim, mentorluk, pazara açılma, finansmana erişim imkanları sunuyoruz. Güvenli çalışma koşullarını güçlendiriyor, karar alma süreçlerinde daha fazla temsil edilmelerini destekliyoruz. Geçtiğimiz yıl başlattığımız ‘Yükselen Kadınlar, Kendi İşim, Benim İzim’ programıyla girişimcilik desteklerini yerelden ulusala uzanan güçlü bir ekosisteme dönüştürüyoruz. Bugün ülkemiz, küresel ölçekte rekabet eden dinamik girişimcilik ekosistemiyle kadın girişimcilere güçlü üretim ve inovasyon fırsatları sunuyor. Kadınların bu ekosistemdeki varlığı her geçen yıl daha da artıyor. Ar-Ge ve tasarım merkezleri ile teknoparklarda çalışan kadın Ar-Ge personeli sayısı son 10 yılda yaklaşık sekiz kat artarak 61 binin üzerine çıkmıştır. Bunun yanı sıra Türkiye, uluslararası patent başvurularında yüzde 26’yı aşan kadın buluşçu oranıyla dünyada ilk sırada yer almaktadır. Bu başarı, kadınların bilim, teknoloji ve inovasyon alanlarındaki güçlü potansiyelini ortaya koymaktadır. Diğer yandan Türkiye’de kadınlar, yazılımdan yapay zekaya, savunma sanayiinden temiz teknolojilere, ileri üretimden dijitale kadar pek çok stratejik alanda başarı hikayeleri yazıyor. Belçika Kraliyet Ekonomik Misyonu’nun Türkiye ziyareti, ülkelerimiz arasında ticaret, yatırım, teknoloji ve inovasyon alanlarında yeni temaslara kapı aralıyor. Bugünkü panelin de bu temaslara stratejik bir boyut kazandıracağına inanıyorum. Şunu özellikle vurgulamak isterim ki, kadınların iş dünyasında güçlenmesi, sadece ulusal politikalarla sınırlı kalamayacak kadar büyük bir meseledir. Türkiye olarak, kadınların üretimde, girişimcilikte, teknolojide ve liderlikte daha etkin yer almasını sağlayacak her ortak çabaya katkı sunmaya hazırız" şeklinde konuştu. "Çalışma hayatında kadının güçlenmesi; güvenli, saygın ve onurlu çalışma ortamlarından ayrı düşünülemez" Çalışma hayatında kadının güçlenmesi, güvenli, saygın ve onurlu çalışma ortamlarından ayrı düşünülemeyeceğine değinen Belçika Kraliçesi Mathilde, "Belçika deneyimine dayanan üç düşüncemi sizlerle paylaşmama izin verin: Birincisi, kadınların ekonomik ve siyasi karar alma süreçlerine eşit ve anlamlı katılımı; kapsayıcı ekonomik büyüme, inovasyon ve toplumsal direnç için bir ön koşuldur. Belçika’nın deneyimi, eşitliğin tesadüfen değil, bilinçli ve yapısal seçimlerle elde edildiğini göstermektedir. Geleceği şekillendirmek istiyorsak şimdi harekete geçmeliyiz. İlerleme, ücret şeffaflığı ve sosyal diyalog girişimleri ve ayrıca erişilebilir, yüksek kaliteli çocuk bakımına yönelik sürdürülebilir yatırımlar gerektirir. Aynı zamanda, eğitimde, mentorlukta ve mesleki ağlarda gerçek eşitlik, kadınları ve kız çocuklarını güçlendirmek için gerekli olsa da bu yeterli değildir; buna ayrımcılık ve stereo tipleştirme gibi kalıcı engelleri ortadan kaldırma çabaları da eşlik etmelidir. İkincisi, çalışma hayatında kadının güçlenmesi; güvenli, saygın ve onurlu çalışma ortamlarından ayrı düşünülemez" ifadelerini kullandı. Bugün kadınlara ve kız çocuklarına bilinçli bir şekilde yatırım yaparak, sadece daha adil değil, aynı zamanda gelecek için daha donanımlı bir işgücü piyasası inşa ettiklerini belirten Kraliçe Mathilde, "Belçika, kapsamlı bir yasal ve politika çerçevesi aracılığıyla önleme, koruma ve hesap verebilirliği birleştiren entegre bir yaklaşım benimsemektedir. Mevzuatı; işverenler için önleyici yükümlülükler, gizli danışmanlık mekanizmaları, misillemelere karşı korumalı resmi şikayet prosedürleri, gayri resmi uyuşmazlık çözüm prosedürleri ve son olarak gerektiğinde iş müfettişlerine ve mahkemelere erişim gibi stratejiler sunar. Uygulamada, gizli ve gayri resmi mekanizmalar hayati bir rol oynamaktadır: Belçika’daki iş yeri vakalarının yüzde yetmişinden fazlası, sesini çıkarmakta tereddüt edebilecek mağdurlar için güvenli alanların önemini yansıtacak şekilde arabuluculuk veya gayri resmi prosedürler yoluyla çözülmektedir. Uluslararası düzeyde Belçika, iş yerinde şiddet veya tacizin önlenmesini güçlendiren ve mağdurları koruyan mekanizmaları güçlü bir şekilde desteklemektedir. Bu hedefleri teşvik ederek ve en iyi uygulamaları paylaşarak, dünya çapında daha güvenli ve daha kapsayıcı iş yerlerine doğru ilerleme kaydedeceğiz. Bu sadece kadınlara değil, bir bütün olarak topluma fayda sağlayacaktır. Bugün kadınlara ve kız çocuklarına bilinçli bir şekilde yatırım yaparak, sadece daha adil değil, aynı zamanda gelecek için daha donanımlı bir işgücü piyasası inşa ediyoruz" diye konuştu. Konuşmaların ardından panele geçildi. Etkinlikte kadınların ekonomik yaşama tam katılımı, iş dünyasında fırsat eşitliği, girişimcilik ve kadın haklarının ekonomik alanda desteklenmesine ilişkin konular ele alındı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 09:42
Muhittin Böcek ve oğlunun ifadesi 8,5 saat sürdü
2
08 Mayıs 2026 Cuma- 13:48
CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanları Balıkesir’de buluştu
3
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 12:43
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Belçika Kraliçesi Mathilde’i kabul etti
4
10 Mayıs 2026 Pazar- 16:41
Sokaklardaki annelere karanfil dağıttılar
5
10 Mayıs 2026 Pazar- 18:30
Emine Erdoğan, Belçika Kraliçesi Mathilde ile bir araya geldi
07 Eylül 2025 Pazar - 22:44
CHP İstanbul İl Başkanlığı çevresinde güvenlik önlemi
Gürsel Tekin’in yarın CHP il binası önüne gelmesi ihtimaline karşı CHP’li milletvekilleri ve vatandaşlar bina önünde toplandı. İl başkanlığı çevresinde polis ekipleri güvenlik önlemi aldı. Vatandaşlar bariyerleri aşmak isteyince gergin anlar yaşandı. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in mahkeme kararıyla görevden uzaklaştırılmasının ardından yerine Gürsel Tekin kayyum olarak atandı. Gürsel Tekin’nin yarın CHP il binasına gelme ihtimaline karşı akşam saatlerinden itibaren CHP’li milletvekilleri ve kalabalık grup bina önü ve içerisini kapattı. Çok sayıda çevik kuvvet ekibi, il başkanlığı binasının çevresi ve önünde güvenlik önlemi aldı. İstanbul Valiliği’nin kararıyla bazı yollar polis tarafından kapatıldı. Vatandaşlar bariyerleri aşmak isteyince gergin anlar yaşandı. Özgür Çelik de binadan çıkarak eylem yapanlara destek verdi. CHP’li milletvekilleri ve kalabalık grubun bekleyişi devam ediyor.
07 Eylül 2025 Pazar - 22:15
CHP Genel Başkanı Özel, CHP’nin 102’nci Yıl Dayanışma Konseri’ne katıldı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin 102’nci yılı için düzenlenen konsere katıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin 102’nci Yıl Dayanışma Konserine katıldı. Özel, yaptığı konuşmada, "Aslında saat 19.30 gibi konser alanına gelip, burada bu muhteşem geceyi takip etmek, türkülere eşlik etmek ve sizlerle birlikte dayanışmayı büyütmek, huzurlu bir geceyi, akşamı paylaşmak arzusundaydım. Ancak bu partinin nasıl bir parti olduğunu bilmeyenler, bu partiyi plazalarda, avukat bürolarında kurulmuş partilerle karıştıranlar; bu partinin Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinin birleşmesiyle savaş meydanında, Kurtuluş Savaşı’nda kurulduğunu bilmeyenler saldırılarına devam ediyorlar" dedi. İstanbul İl Başkanlığında yaşanan olaylar hakkında konuşan Özel, "İstanbul İl Başkanlığı, ki partimizin İstanbul’daki baba evidir. O baba evi ki tapusu ne bana, ne Özgür Çelik’e, ne bir başkasına; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e aittir. Şunu bilsinler ki Cumhuriyet Halk Partisi’ni savunmak, Cumhuriyet’i savunmaktır. Cumhuriyet Halk Partisi’ne saldırmak, Cumhuriyet’e saldırmaktır" ifadelerini kullandı. "102 yıl önceki, 105 yıl önceki azim ve kararlılıkla duracağız" Özel, "Cumhuriyet’e saldıranların karşısında bizler çelik gibi irademizle korkusuzca, 102 yıl önceki, 105 yıl önceki azim ve kararlılıkla duracağız. Korkmuyoruz, teslim olmuyoruz, olmayacağız. ‘Bekle kar altında kalmış buğday tanesi, yine onun sularıyla yeşereceksin. Ağlama boşuna, umudu büyüt, elbet sonunda sen kazanacaksın. Dik durdukça, eğme başını, dik durdukça mutlaka baş vereceksin.’ Bu mücadeleyi eninde sonunda sen kazanacaksın. Buradan İstanbul İl Başkanlığımızı savunan milletvekillerimizi, İl Başkanımız Özgür Çelik’i ve tüm Cumhuriyet Halk Partilileri saygı ile selamlıyoruz. Direnmeye, mücadele etmeye devam edeceğiz. Asla ve asla bizi bir başkaları gibi bu rejimin rahatsızlık duymayacağı bir muhalefet partisine çeviremeyecekler" diye konuştu. "Bütün partilileri İstanbul’daki baba ocağına sahip çıkmaya davet ediyorum" Özel, "Rahatsız oluyorlar, korkuyorlar, korkmaya devam edecekler. Biz haklıyız, biz güçlüyüz, biz kazanacağız. Ahlaki üstünlük bizdedir, psikolojik üstünlük bizdedir, çoğunluk enerjisi bizdedir. Millet bizledir, halk bizledir. Biz kazanacağız. Buradan sözümün, sesimin eriştiği bütün demokratları, bütün Cumhuriyet Halk Partilileri İstanbul’daki baba ocağına, Atatürk’ün evine sahip çıkmaya davet ediyorum" dedi.
07 Eylül 2025 Pazar - 20:09
Başkan Doğan: "Kentsel dönüşümde vatandaşla güçlü köprü kuracağız"
Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından dönüşüm sürecinin şeffaf ve planlı yürütülmesi amacıyla kurulan Kentsel Dönüşüm Ofisleri, açılış için gün sayıyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Kentsel Dönüşüm Ofislerimiz, hemşehrilerimiz ile belediyemiz arasında güçlü bir köprü kuracak" dedi. Samsun Büyükşehir Belediyesi, sağlıksız kent dokularını modern, güvenli ve yaşanabilir alanlara dönüştürmek amacıyla sürdürdüğü kentsel dönüşüm projelerinde önemli bir adım daha atıyor. Vatandaşların sürece doğrudan katılımını sağlamak ve bilgi akışını hızlandırmak için kurulan Kentsel Dönüşüm Ofisleri kısa süre içinde hizmete açılacak. Kadıköy, Anadolu, Zeytinlik ve Kökçüoğlu Mahallelerinde gerçekleşecek dönüşüm için Barış Bulvarı üzerinde, Gülsan Sanayi dönüşüm projesi için Piazza AVM yanında, Atakum’daki dönüşüm için ise ilçede ayrı bir ofis kuruluyor. Modern altyapılarıyla her türlü bilgi paylaşımına cevap verecek şekilde tasarlanan ofislerde vatandaşlar, sürece ilişkin gelişmeleri yakından takip edebilecek. Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, kentsel dönüşümün Samsun’un geleceğini yeniden şekillendirecek en önemli projelerden biri olduğunu vurgulayarak, "Şehrimizin geleceğini yeniden şekillendirecek dönüşüm projeleri kapsamında önemli bir görev üstlenecek olan Kentsel Dönüşüm Ofislerimiz, hemşehrilerimiz ile belediyemiz arasında güçlü bir köprü kuracak. Biz vatandaşlarımızın isteğiyle zaman kaybetmeden gerçekleşen bir dönüşüm süreci olsun, daha sağlıklı ve modern kent dokularına kavuşalım istiyoruz. Bu nedenle hemşehrilerimiz dönüşüm sürecine dair tüm gelişmeleri doğrudan bu merkezlerden takip edebilsin diye kentsel dönüşüm ofislerimizi hayata geçirdik. Dönüşüm ofislerimiz son hazırlıklarımızın tamamlanmasının ardından hizmet vermeye başlayacak" diye konuştu.
07 Eylül 2025 Pazar - 19:38
Bakan Işıkhan: "‘Türkiye bu badireyi asla atlatamaz’ diyenlere inat her seferinde küllerimizden yeniden doğmasını bildik"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Ülkemizin içerisinden geçtiği en zor zamanlarda ellerini ovuşturarak yıkılmamızı bekleyenlere, karşılaştığımız her engelde, ‘Türkiye bu badireyi asla atlatamaz’ diyenlere inat her seferinde küllerimizden yeniden doğmasını bildik" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, bir dizi programa katılmak için Kastamonu’yu ziyaret etti. Bakan Işıkhan temasları çerçevesinde, MHP Kastamonu İl Başkanlığını ziyaret etti. Ziyaretin ardından Kastamonu İl Afet Ve Acil Durum Müdürlüğü’nde düzenlenen STK ve İş İnsanları ile İstişare Toplantısı’na katılan Bakan Işıkhan, sektör ve STK temsilcileri ve iş insanlarıyla bir araya geldi. Bakan Işıkhan, toplantıda katılımcıların talep ve çözüm önerilerini dinledi. "‘Türkiye bu badireyi asla atlatamaz’ diyenlere inat her seferinde küllerimizden yeniden doğmasını bildik" Toplantıda konuşan Işıkhan, "Biliyorsunuz, göreve geldiğimiz günden bu yana, ülkemizi Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın vizyonu olan Türkiye Yüzyılı’na hazırlama hedefiyle, çalışma hayatı paydaşlarıyla, sizlerle bir arada olmaya devam ediyoruz. Bakanlık olarak sahadaki icra noktasında çalışma hayatının temel unsurları olarak gördüğümüz, özellikle yerelde faaliyet gösteren, şehrin kalkınmasına katkıda bulunan meslek kuruluşlarıyla, odalarla ve derneklerle bir araya gelmeyi, daima dirsek teması içerisinde olmayı çok önemsiyoruz. Çalışma hayatının, istişarenin ve ortak hareket kültürünün en yoğun yaşandığı alanlardan bir tanesi olması hasebiyle, paydaşlar olarak bizler birbirimizin sözlerine ne kadar kulak verirsek bu büyük mekanizmayı da o derece başarıyla işletmiş oluruz. Katılımcı sosyal devlet anlayışımızın gerektirdiği şekilde bizler bugüne kadar milletimizden gelen talep ve istekleri hiçbir kulak arkası etmedik. Çalışanlarımıza, işverenlerimize, sendikalarımıza, sivil toplum kuruluşlarımıza hiçbir zaman kapımızı kapatmadık. Gerek yapısal, gerekse geçici sorunlarımızın ortak akıl ve istişare ile çözüleceğine inandık. Gerek yapısal gerek geçici sorunlarımızın ortak akıl ve istişare ile çözüleceğine yürekten inandık. İşçimizden işverenimize kadar yediden yetmişe her bir vatandaşımızın yaşam standartlarını, çalışma koşullarını ve sosyal güvenlik geleceğini teminat altına almak için, atılabilecek her türlü adımı, tüm riskleri göze alarak attık, atmaya da devam ediyoruz. Ülkemizin içerisinden geçtiği en zor zamanlarda ellerini ovuşturarak yıkılmamızı bekleyenlere, karşılaştığımız her engelde, ‘Türkiye bu badireyi asla atlatamaz’ diyenlere inat her seferinde küllerimizden yeniden doğmasını bildik. Afetler, salgınlar, darbeler gördük, yine de pes etmedik, eskisinden daha güçlü bir şekilde ayağa kalktık. Bu bağlamda, Türkiye’nin son 23 yılı, hep daha iyisini, hep daha ilerisini hedefleyerek ve hamdolsun ki bu hedefleri de bir bir gerçekleştirerek geçti. Yer altı ve yer üstü kaynaklarımızın faaliyete geçirilmesiyle, savunma sanayi başta olmak üzere yerli ve milli üretim gücümüzün artmasıyla her geçen gün daha da ivme kazanan kalkınma sürecimiz çalışma hayatına da olumlu şekilde yansımaya devam ediyor. Bu anlamda Türkiye yatırım, istihdam, üretim ve ihracat ekseninde yükselişini kesintisiz bir şekilde sürdürüyor" dedi. "İhracat rakamlarımız, dünyada ve bölgemizde maruz kaldığımız tüm risklere rağmen tarihi bir seviyeye ulaşmış durumdadır" Türkiye yüzyılı şehirlerini hep birlikte el ele vererek inşa edeceklerini ifade eden Işıkhan, "Son açıklananan güncel verilere göre; ekonomimiz yılın ikinci çeyreğinde yüde 4,8 büyümüş durumda. Yani 20 çeyrektir, kesintisiz, istikrarlı bir şekilde büyüyoruz. Enflasyon karşısında verdiğimiz yoğun mücadeleler sayesinde, yıllık enflasyon Temmuz ayında, geçtiğimiz yılın Mayıs ayına oranla yaklaşık 42 puan azalmış durumdadır. Tabii bu rakamlar çalışma hayatında da olumlu etkisini gösteriyor. Orta Vadeli Programımız ve çalışma hayatını geliştirmeye yönelik politikalarımızın etkisiyle yüzde 8’e gerileyen işsizlik oranı, 27 aydır tekli hanelerde seyretmeye devam ediyor. Aynı şekilde ihracat rakamlarımız, dünyada ve bölgemizde maruz kaldığımız tüm risklere rağmen tarihi bir seviyeye ulaşmış durumdadır. Attığımız kararlı, makul ve emin adımlarımız sayesinde önümüzdeki yıllarda bu rakamların çok daha iyi seviyelere ulaşacağına inanıyorum. Ekonomimiz güçlendikçe, istihdamımız ve üretimimiz arttıkça, ulusal ve uluslararası yatırımlarımız çoğaldıkça, elde edilen bu refahı nüfusumuzun tamamına yaymak için daha kapsamlı politikalar üretmeye devam edeceğiz. Hiç kuşkusuz, ülkemizin geldiği bu noktayı 23 yıllık başarılarla dolu büyüme yolculuğumuzun mihmandarı ve bugün Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun da mimarı olan Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, millete hizmet sevdalısı kadrolarımıza ve elbette her şartta ve zorlukta milli bir duruş sergileyerek desteklerini esirgemeyen iş dünyamızın emektarlarına borçluyuz. Biz bu yolculukta siz değerli yatırımcılarımızı, işverenlerimizi, esnaflarımızı, sanayicilerimizi de sadık birer yol arkadaşı olarak görüyor, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra ki Türkiye Yüzyılı hedelerimize de yine birlikte yürümeyi arzu ediyoruz. Gelecek hedefilerimiz istikametinde Türkiye Yüzyılı şehirlerini el ele verip birlikte inşa ederken, inanıyorum ki her ilimiz gibi Kastamonu da kendi tüm potansiyeliyle bu yürüyüşe ortak olacaktır" diye konuştu. "İş arayan, çalışmak isteyen Kastamonulu hemşehrilerimiz 4 bin 355 açık iş için İŞKUR’a başvurabilirler" Kastamonu’daki destek ve yatırımlara değinen Işıkhan, "Sadece çalışma hayatı kapsamında yaptığımız yatırımla birlikte şehrimizin aktif sigortalı sayısı yüzde 85’lere yükselmiştir. Kastamonu, Çankırı ve Sinop illerini kapsayan TR82 Bölgesinde İstihdam oranı yüzde 51,3, İşsizlik oranı yüzde 4,6, işgücüne katılım oranı yüzde 53,7 olmuştur. İŞKUR aracılığıyla 2002’de Kastamonu’da toplam sadece bin 270 vatandaşımızı işe yerleştirmişken 2025 yılında toplam 4 bin 996 kişiyi işe yerleştirdik. 2002 yılından günümüze kadar ise toplam 62 bin 254 vatandaşımızın İŞKUR aracılığıyla Kastamonu’da işe yerleşmesine aracılık ettik. Biliyorsunuz, işverenlerimizin, yatırımcılarımızın çalışan ihtiyacı için başvurdukları kurumların başında istihdam kurumumuz İŞKUR gelmektedir. Bugün itibariyle Kastamonu’da İŞKUR’a 4 bin 355 açık iş talebi var. İş arayan, çalışmak isteyen hemşehrilerimiz bu 4 bin 355 açık iş için İŞKUR’a başvurabilirler. Kastamonu’da 2002’den günümüze kadar toplam 23 bin 236 vatandaşımızın mesleki eğitim kursları, iş eğitim programları ve girişimcilik eğitim programlarından yararlanmasını sağladık. Yeni meslekler edinmek isteyen vatandaşlarımıza yönelik mesleki eğitim kurslarından bugüne kadar 9 bin 490 vatandaşımız yararlanmıştır. İş verenlerimizin nitelikli iş gücü ihtiyacını karşılamak için düzenlediğimiz İşbaşı Eğitim Programlarımızından bugüne kadar 12 bin 180 vatandaşımız faydalanmıştır. İstihdamı arttırmak için yaptığımız bu çalışmalarla, 2002 yılında Kastamonu’da aktif sigortalı sayısı 56 bin 619’ken, bugün itibarıyla 103 bin 552 olmuştur. Aktif sigortalı sayısı son 23 yılda yüzde 83 seviyesinde artmıştır. Kastamonu’da bugüne kadar 30 bin 573 iş yerine teşvikler verdik. Ödenen toplam teşvik tutarı ise 2,4 milyar lirayı aşmış durumdadır. İnşallah, önümüzdeki yıllarda yapacağımız yeni yatırımlarla ve hayata geçirdiğimiz yeni istihdam projeleriyle birlikte bu sayılar daha da artacaktır. Kastamonu başta olmak üzere tüm şehirlerimizin çalışma hayatını hiç bir sorun kalmayana kadar geliştirmeye, iyileştirmeye devam edeceğiz. Şehirlerimizin kalkınması için, her daim sahada olan iş dünyamızın temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarımız, belediyelerimiz ve kamu kurumlarımızla birlikte ihtiyaç ve talepleri almaya, vatandaşlarımızın sorunlarını çözmeye devam edeceğiz. Sizler, Kastamonu’nun ve ülkemizin geleceğine, kalkınmasına sahip çıkıyorsunuz, yatırım yapıyorsunuz. Bizler de elimizden gelen her türlü desteği sizlere vermeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Kastamonu Valisi Meftun Dallı da, "Kastamonu’nun ekonomik potansiyeline ve iş dünyamızın önündeki fırsatları değerlendirmek, sorunlarını ve çözüm önerilerini paylaşmak amacıyla Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı Buluşmaları Programı çerçevesinde bir araya gelmiş bulunmaktayız. Bu toplantının hem Kastamonumuzun kalkınmasına hem de ülkemizin üretim ve istihdam gücüne önemli katkılar sağlayacağına yürekten inanıyorum. Köklü tarihi, eşsiz kültürel mirası, doğal güzellikleri ve üretken insan kaynağıyla Kastamonu ülkemizin önemli şehirlerinden biridir. Özellikle ahşap işçiliğinden el sanatlarına, tarım ürünlerinden sanayiye kadar pek çok alanda önemli bir potansiyele sahiptir. Orman ürünleri, tarım, hayvancılık ve turizm alanlarında da her geçen gün daha ileri gitmektedir. İlimiz doğal zengillikleri ve yöresel ürünleriyle Türkiye’de haklı bir üne sahiptir. Coğrafi tescilleri ve markalaşma yolunda atılan adımlar Kastamonu’nun önemli ekonomik değerlerini güçlendirmektedir. Kastamonu iş dünyası, çalışkanlığı, fedakarlığı ve üretime olan katkısıyla daima ülkemizin kalkınma hedeflerine destek olmuştur" ifadelerini kullandı.
07 Eylül 2025 Pazar - 18:37
Ulaştırma Bakanı Uraloğlu: "2025 yılının ilk 8 ayında 26 bin 264 gemi trafiği gerçekleşti"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "2002 yılında dünyada 17’nci sırada yer alan Türk sahipli filomuz, 2024 yılı sonu itibarıyla 11’inci sıraya yükseldi. İlk 10’daki yerimizi almak için durmaksızın çalışıyoruz" dedi. Kadıköy’de yapımı tamamlanan "Kaptan Fahrettin Aksu Kılavuzluk İstasyonu" yeni hizmet binası Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katılımıyla açılışı gerçekleştirildi. Tören saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından konuşan Bakan Uraloğlu, "Bugün açılışını yaptığımız bu modern hizmet binası, kılavuz kaptanlarımıza konforlu ve teknolojik bir çalışma ortamı sunarak, onların zorlu görevlerini daha etkin bir şekilde yerine getirmelerine katkı sağlayacak. İnci Burnundaki konumuyla İstanbul Boğazı’nın güvenliğinin kilit noktalarından biri olan bu istasyon, Mavi Vatan’ımızın emniyetini daha da güçlendirecektir. Dünyanın en önemli boğazları arasında bulunan İstanbul ve Çanakkale Boğazları’nın kontrolünü elinde tutan ülkemiz, Akdeniz ve Karadeniz Havzasındaki ülkelerin deniz ulaşımı ve uluslararası ticaret faaliyetleri açısından anahtar konumdadır. Boğazlarımız, sadece ülkemiz için değil, Karadeniz ve Akdeniz ekonomik havzaları başta olmak üzere tüm dünya için stratejik bir suyolu ve enerji geçiş koridorudur" dedi. "2002 yılında dünyada 17. sırada yer alan Türk sahipli filomuz, 2024 yılı sonu itibarıyla 11’inci sıraya yükseldi" Uraloğlu, 2002 yılında dünyada 17’inci sırada yer alan Türk sahipli filomuzun, 2024 yılı sonu itibarıyla 11’inci sıraya yükseldiğini ifade ederek, "Bugün, Ülkemizin dış ticaret taşımalarının yüzde 86’sı denizyolu ile gerçekleşiyor. 2002 yılında dünyada 17’inci sırada yer alan Türk sahipli filomuz, 2024 yılı sonu itibarıyla 11’inci sıraya yükseldi. İlk 10’daki yerimizi almak için durmaksızın çalışıyoruz. 2002 yılından bu yana limanlarımızda elleçlenen yük miktarı yüzde 180, konteyner miktarı ise yüzde 443 arttı. 2024 yılında limanlarımızda elleçlenen yük miktarı yaklaşık 532 tona, konteyner miktarı ise 13 milyon 529 bin 729 TEU’ya ulaştı" diye konuştu. "Limanlarımızda elleçlenen yük miktarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3 arttı" Bu yılın Ocak-Ağustos döneminde; limanlarımızda elleçlenen yük miktarının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,0 artarak 366 milyon 799 bin 327 tona ulaştığını söyleyen Bakan Uraloğlu, "Ambarlı, Kocaeli, Tekirdağ, Mersin ve bu yıl ilk kez listeye giren Aliağa limanlarımız, dünyanın en fazla konteyner elleçleyen 100 limanı arasında yer alarak ülkemizin gücünü küresel arenada tescil etti. 2024 yılında bu beş limanımız, yaklaşık 11,4 milyon TEU ile ülkemizdeki toplam konteyner elleçlemesinin yüzde 84,1’ini gerçekleştirdi. Aliağa limanımız listeye 91’inci sıradan giriş yaparken; Ambarlı 72’incı, Kocaeli 86’ıncı, Tekirdağ 94’üncü ve Mersin 98’inci sırada yer aldı. İlk 100’de yer alan 5 limanımız deniz ticaretindeki yükselişimizi bir kez daha ortaya koydu. Bu yılın Ocak-Ağustos döneminde de; limanlarımızda elleçlenen yük miktarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,0 artarak 366 milyon 799 bin 327 tona ulaştı. Elleçlenen konteyner miktarı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,5 artarak 9 milyon 381 bin 358 TEU oldu" şeklinde konuştu. "2025 yılının ilk 8 ayında da 26 bin 264 gemi trafiği gerçekleşti" 2025 yılının ilk 8 ayında da 26 bin 264 gemi trafiğinin gerçekleştiğine değinen Uraloğlu, "Denizlerimizi; COSPAS-SARSAT uydu yardımlı arama kurtarma sistemi ve gelişmiş haberleşme sistemleri ile dinliyoruz, otomatik tanımlama sistemlerimiz ile izliyoruz, gemi trafik hizmetleri merkezlerimizle yönetiyoruz. Gemi Trafik Hizmetleri Merkezlerimizi ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğümüzü geliştirecek ve güçlendirecek yatırımları daha da arttırıyoruz. 2009 yılında geçirdiği bir iş kazasında görev şehidi olan kaptanımız Fahrettin Aksu’nun adını alan "Kaptan Fahrettin Aksu Kılavuzluk İstasyonu’nun yeni hizmet binası da bu anlayışımızın somut bir göstergesidir. Burada yeri gelmişken önemli bir hususa da dikkat çekmek istiyorum. Son beş yıllık süreçte gemi boy gruplarında özellikle 250 metreden büyük gemilerin sayısında istikrarlı bir artış görüyoruz. Ayrıca 2024 yılında İstanbul Boğazı’ndan 41 bin 363 geminin geçtiğini düşünürsek ne kadar yoğun bir gemi trafiği olduğu ortadadır. 2025 yılının ilk 8 ayında da 26 bin 264 gemi trafiği gerçekleşti" ifadelerini kullandı. "Türk Boğazlarında 2017 yılında bin 422 gemiye römorkör refakat hizmeti verildi" Bakan Uraloğlu, " Sadece 2024 yılında, İstanbul Boğazı’ndan geçen 41 bin 363 geminin 25 bin 327’sine kılavuz kaptan hizmeti sunduk. 2025 yılının ilk 8 ayında ise 15.975 kılavuz kaptan hizmeti sağladık. Yine, aynı dönemde, 120 can kurtarma operasyonuyla 351 kişiyi kurtardık ve 15 gemi kurtarma operasyonunu başarıyla gerçekleştirdik. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğümüz, denizlerimizde seyir, can, mal ve çevre emniyetini artırmak için filosunu ve sistemlerini güçlendirmeye ve teknolojisini millileştirmeye de kararlılıkla devam ediyor. Son 5 yılda filomuza 10 acil müdahale römorkörü, 15 rib bot ve 6 kılavuzluk hizmet botu kazandırdık. Böylece, son 5 yılda kurtarma römorkörü filomuzu 2 katına çıkarmış olduk. Bu sayede Türk Boğazlarında 2017 yılında bin 422 gemiye römorkör refakat hizmeti verilmiş iken, 2024 yılı itibariyle 7 kattan fazla artarak 10 bin 543 gemiye römorkör refakat hizmeti verdik. 2 Acil Müdahale Römorkörü ve 6 Kılavuz Hizmet Botu da önümüzdeki ayın sonu itibariyle filomuza katılacak. Ayrıca 2 Acil Müdahale Römorkörü, 6 Kılavuz Hizmet Botu ve 16 adet Çok Maksatlı Hızlı Can Kurtarma Botunu da önümüzdeki yıl filomuza ekleyeceğiz inşallah" dedi. "2027 yılına kadar 8 radar sistemimizi yenileyerek millileştirmiş olacağız" Bu yaptıklarımızın yanı sıra teknolojik yatırımlarımız da hız kesmiyor" diyen Bakan Uraloğlu, "Aselsan tarafından geliştirilen yerli ve milli Serdar-7m radarlarıyla; İstanbul, Çanakkale, İzmir, İzmit ve Mersin’de konuşlu gemi trafik hizmetleri sistemlerimizde kullanılan yabancı menşeli radarları tamamen millileştiriyoruz. Bu radarlar, sadece donanımsal olarak değil, mevcut yazılımlara entegre edilerek bakım, onarım ve yedek parça süreçlerinde de zaman ve maliyet tasarrufu sağlayacak. Bu proje, deniz trafiği güvenliğimizi ve siber egemenliğimizi teminat altına alırken, dışa bağımlılığı önemli ölçüde azaltacak. Zaten son 2 yılda, 3 adet millî radar sistemimizi faaliyete aldık. 2027 yılına kadar üç yıl içinde bu merkezlerimizdeki 8 radar sistemimizi yenileyerek millileştirmiş olacağız. Gemi trafik hizmetlerimize ait trafik gözetleme istasyonlarında bulunan diğer radarları da peyderpey yenileyeceğiz. Türkiye yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda, Mavi Vatan’ımızın her köşesinde yerli ve milli hamlelerimiz artarak devam edecek. Dünyanın incisi İstanbul Boğazı’nın güvenliğini sağlayan kılavuz kaptanlarımıza daha modern bir çalışma ortamı sunacak bu yeni hizmet binasının, Mavi Vatan’ımızın emniyetine katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum" diye konuştu. Açılışın ardından Kıyı Emniyeti Genel Müdürü Mustafa Bankaoğlu, Bakan Uraloğlu’na tablo hediye etti. Açılışı yapılan Kaptan Fahrettin Aksu Kılavuzluk İstasyonu’nu gezen Bakan Uraloğlu, kıyı emniyeti personelleri tarafından yapılan gösteriyi izledi.
07 Eylül 2025 Pazar - 17:05
Ömer Çelik’ten CHP’ye: "Neredeyse ’gelin siz yönetin’ diyecekler"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a dönük ifadelerine tepki gösteren AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Şimdiki Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminde ve Özgür Özel’de çok ciddi bir siyasi navigasyon problemi var" dedi. Çelik, Özel’in partisindeki sorunları çözmesi gerektiğini ifade ederek, "CHP’deki gelişmelere hakim olmaktaki cari açığı, Cumhurbaşkanımıza ve Cumhur İttifakı’na saldırılarak kapatılamaz. Bu cari açık giderek büyümektedir. Dolayısıyla bunu yönetmesi gereken Cumhuriyet Halk Partisi yönetimidir. Yani neredeyse ’gelin bu meseleleri yönetin’ diye bize çağrı yapacaklar" ifadelerini kullandı. Kocaeli’de "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları"na katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İl Başkanlığı’nda açıklamalarda bulundu. En önemli gündem maddelerden birinin, "Terörsüz Türkiye süreci" olduğuna dikkati çeken Çelik, hem "Terörsüz Türkiye" hem de "Terörsüz Bölge" hedefine ulaşmak için yapılması gereken çalışmaları vatandaşlara anlattıklarını ifade etti. Vatandaşların kaygı ve sorularına cevap verdiklerini belirten Çelik, bu konuda tüm partililerin sahada ortak şekilde çalışma yürüttüğü bilgisini verdi. "Türkiye büyük bir başarıya imza attı ve atmaya devam ediyor" Konuşmasının devamında, deprem konutlarına değinen Çelik, "Dün Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi, depremle ilgili olarak önümüze gelen tablo neredeyse bir ülke büyüklüğünde alanı sarsan ve yerle bir eden bir felaketti. Dünyada da ‘yüzyılın depremi’ olarak değerlendirildi. ’Böyle bir afetten sonra hiçbir hükümet kısa sürede konut teslim edemez’ denirken, Türkiye büyük bir başarıya imza attı ve atmaya devam ediyor. Cumhurbaşkanımız, her toplantıda bize deprem bölgesinin asla ihmal edilmemesi gerektiğini hatırlatmıştır. MKYK’nın açılışında, Bakanlar Kurulu toplantılarında sürekli olarak bu hassasiyet dile getirilmiştir. Türkiye, hangi yarayı alırsa alsın, hangi bedeli öderse ödesin ayağa kalkabileceğini bir kez daha bütün dünyaya göstermiştir" dedi. "Terörsüz Türkiye bir devlet politikası haline gelmiştir" Çelik, Türkiye’nin gündeminden terörün çıkarılması için Cumhur İttifakı’nın güçlü bir irade ortaya koyduğunu anlatarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın devlet kurumlarına verdiği talimatla birlikte "Terörsüz Türkiye"nin bir devlet politikası haline geldiğini söyledi. Çelik, ülke gündeminden terörün çıkarılmasının, aynı zamanda yakın bölgeler için de bir ilham kaynağı olacağını ifade ederek, "Terörsüz Türkiye süreci, Terörsüz Bölge sürecinin de referansı haline gelecektir" diye konuştu. "Terörsüz Türkiye süreci stratejik bir adımdır" Türkiye’nin terörle mücadele kapasitesinin artırılması için büyük adımlar atıldığını ve bunların her birine ulaşıldığını belirten AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sözlerine şöyle devam etti: "Terörle mücadele eden güvenlik güçlerimizin bu yöndeki kapasitesi imkan ve kabiliyetleri de katbekat artırıldı ama aynı zamanda devletler ’hard power’ dediğimiz sert güçlerini kullanırken, terörle mücadele konusunda yumuşak güçlerini de kullanırlar. Terör örgütü mensuplarının teslim olması, örgütlerin silah bırakması, feshedilmesiyle ilgili geçmişten itibaren yapılan hukuki düzenlemeler çeşitli çalışmalar söz konusudur. Bu çerçevede bakıldığında etrafımızdaki gelişmelere, dünyadaki gelişmelere bakıldığında esasında Terörsüz Türkiye süreci, Türkiye için son derece zamanlaması, mekanı, referansları doğru stratejik bir adımdır" "Türkiye’de ikinci sınıf vatandaş yoktur, Türkiye’de herkes ev sahibidir" Dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, şehit ailelerini ve gazileri incitecek hiçbir adımın atılmayacağının mesajını verdiğini aktaran Çelik, "Bize her toplantıda talimatları da budur. Öteden beri de söyledik. Devletin niteliği konusunda ve milletin değerleri konusunda herhangi bir pazarlık söz konusu değildir. Aynı şekilde bütün bu süreçler tek devlet, tek millet, tek bayrak, tek vatan ilkesi çerçevesinde gerçekleşecektir. Bu esasında herkesin faydasına olan bir şeydir. Yakın bölgemizde görüyoruz ki Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı aynı şekilde Alevi’yi, Sünni’yi, Şii’yi birbirine düşürmeye çalışanlar, aslında bu bölgelere sadece sömürge gözüyle bakanlardır. Biz ise bölgedeki bütün etnik unsurlara bütün mezhebi unsurlara kardeşlik gözüyle bakıyoruz. Türkiye’nin içerisinde sık sık söylediğimiz şey şudur. Hepimizin adları farklı olabilir ama hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti’dir. Türkiye’de ikinci sınıf vatandaş yoktur, Türkiye’de herkes ev sahibidir, birinci sınıf vatandaştır. Tabii ki demokrasimizi, cumhuriyetimizi, hukuk devletimizi hedef alanlara karşı her zaman güvenlik güçlerimiz teyakkuz halindedir" ifadelerini kullandı. "Bütün bu sabotajlara karşı geçmişten itibaren son derece idmanlıyız" Ömer Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bugün net bir şekilde görüyoruz ki, her kim Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge sürecine ulaşılmasının önüne geçmek için silah bırakma konusunda ve fesih konusunda bir geciktirme mesajı veriyor ya da silah bırakma ve fesih sürecini sulandırmaya ve ertelemeye çalışıyorsa; aslında görüyoruz ki emperyalizm, siyonizm dediğimiz bu odaklarla yanaşık düzen içerisinde duruyor. Bunların güya sürece gövdeden karşı değilmiş gibi bir üslup kullansa da, esasında süreci enfekte etmeye çalışan bir takım tutumlar içerisinde olduğunu görüyoruz. O sebeple bütün bu sabotajlara karşı geçmişten itibaren son derece idmanlıyız. Bu konularda büyük bir tecrübemiz var. Bu sabotajları yapmaya çalışanların niyetlerini, amaçlarını görüyoruz. Biz her ne olursa olsun hem ülkemizde hem yakın bölgemizde ’kardeşlik’ diyeceğiz, ’duygudaşlık’ diyeceğiz ve geleceğe bu şekilde bakmaya devam edeceğiz." "Eninde sonunda terörsüz bir Türkiye ve terörsüz bölge hedefine ulaşacağız" AK Parti Sözcüsü Çelik, Suriye’yi istikrarsızlaştırmak isteyen dış güçlerin, bölgeyi etnik ve mezhebi fay hatları temelinde bölmeye çalıştığını belirterek; bazı odakların, bölgedeki belli gruplara "özerklik" vaadiyle yaklaştığını ancak asıl amaçlarının o grupların iyiliği olmadığını ifade etti. Çelik, "Onlar böyle yaparak esasında daha büyük bir fitne çıkarmaya ve kendi çıkarlarını tahakkuk ettirmeye çalışıyorlar" dedi. Bazı Avrupa devletlerinin istihbarat servislerinin bilgisi dahilinde, kimi şirketlerin birden çok terör örgütüne karargah hazırlayıp lojistik destek verdiğinin görüldüğünü vurgulayan Çelik, "Vatandaşlarımız bu konuda müsterih olsunlar, çok boyutlu bir şekilde yürütüyoruz. Terörsüz Türkiye sürecini, bahsettiğim ilkeler çerçevesinde sonuca ulaştırmakta kararlıyız. Buna dönük her türlü sabotajla mücadele edebilecek kapasitemiz vardır. Eninde sonunda terörsüz bir Türkiye ve terörsüz bölge hedefine ulaşacağız. Bu ülkemize ve bölgemize dönük, kötü niyet besleyenlere, kötü niyetli projeleri tahkim etmek isteyenlere vereceğimiz en güçlü cevap olacak" şeklinde konuştu. "Cumhuriyet Halk Partisi gibi köklü bir parti, bu skandalların içine nasıl düşmüştür?" Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in son birkaç haftadır Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik söylemlerini de eleştiren Çelik, "Biz, Özgür Özel’in birinci meselesinin kendi partisiyle uğraşmak olması gerektiğini değerlendiriyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi gibi köklü bir parti, bu skandalların içine nasıl düşmüştür? Cumhuriyet Halk Partisi gibi köklü bir partinin her tarafından bu kadar skandallar patlarken, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi yönetimi neyle meşgul? Esasında ilgilenmesi gereken konu budur" ifadelerine yer verdi. "Konunun bizimle bir ilgisi yok" Bu hukuki süreçlerin, CHP’li isimlerin birbirleri hakkındaki şikayetleri üzerine başladığını hatırlatan Çelik, şöyle konuştu: "Aslında tabloya baktığınızda herhangi bir şekilde konunun bizimle bir ilgisi yok. Birtakım Cumhuriyet Halk Partililer, yargıya birtakım Cumhuriyet Halk Partilileri şikayet etmişler. Bu Cumhuriyet Halk Partililerin diğer Cumhuriyet Halk Partilileri şikayetlerinin içerisinde geçen rüşvet, şantaj, diğer birtakım skandallar meselesi yargı tarafından gündeme alınmış. Şikayet zaten Cumhuriyet Halk Partililerden gelmiş. Bunlar gizli de olmadı. Bütün o süreçlerde basına yansıyarak bunların hepsi söz konusu oldu" dedi. "Neredeyse gelin bu meseleleri yönetin diye bize çağrı yapacaklar" CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, partisindeki sorunları çözmek yerine gündemi değiştirmeye çalıştığını ifade eden Çelik, eleştirilerini şöyle sürdürdü: "Şimdiki Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminde ve Özgür Özel’de çok ciddi bir siyasi navigasyon problemi var. Çok ciddi bir siyasi pusula meselesi var. Yani navigasyona herhangi bir şey yüklediğinde Cumhuriyet Halk Partisi’ne söylemesi gereken sözü AK Parti’ye söylüyor. Aynaya bakarak yüzleşmesi gereken meselelerde Cumhurbaşkanımıza karşı haksız ifadeler kullanıyorlar. Özgür Özel’in Cumhuriyet Halk Partisi’ni yönetmekte gösterdiği zaaf ve Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminin Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki gelişmelere hakim olmaktaki cari açığı, Cumhurbaşkanımıza ve Cumhur İttifakı’na saldırılarak kapatılamaz. Bu cari açık giderek büyümektedir. Bu cari açık artık Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül vermiş vatandaşlarımızı da inciten, onların hak etmediği, milletimizin hak etmediği, siyaset hayatımızın hak etmediği bir noktaya gelmiştir. Dolayısıyla bunu yönetmesi gereken Cumhuriyet Halk Partisi yönetimi. Yani neredeyse ’Gelin bu meseleleri yönetin’ diye bize çağrı yapacaklar. Bu konunun bizimle hiçbir ilgisi yok. Bütün teşkilatlarımızla birlikte söylüyoruz. Cumhurbaşkanımız kırmızı çizgimizdir. Bu haksız ifadelerle hukuk ve siyaset alanında sonuna kadar mücadele ederiz. Ama şunun da bilinmesi gerekir ki, problemleri bizimle değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin problemi Cumhuriyet Halk Partisi’yledir. Dolayısıyla bu Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül vermiş vatandaşlarımızın da hak etmediği bir meseledir. Onu çözmeleri gerekir." "Cumhuriyet tarihinde ilk defa bir devlet başkanı Filistin davasını, milli davamız olarak tanımlamıştır" Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Gazze konusundaki hassasiyetini sorgulayan eleştirilere de tepki gösterdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Filistin davasını yıllardır her platformda en güçlü şekilde savunduğunu belirten Çelik, "O gün de mecliste söyledi; ’Erdoğan’ın Gazze’yi turistik bölge yapacağız diyenlere karşı bir sözü yok. İsteyen Google’a girsin baksın’ diye. Girip baktı herkes. Cumhurbaşkanımızın onlarca sözü var. Daha hiç kimse bunları dillendirmezken, İsrail’in işgal haritasını gösterip yıllardır Birleşmiş Milletler’de bunu dile getiren Cumhurbaşkanımızdır. Yine ifade ettik, bugün Abbas yönetimine ve Filistinlilere vizenin koyulması aslında Filistinlilerin sesini kısmak anlamına geliyor ama hiç kimse Filistinlilerin sesini kısamaz. Niye? Cumhurbaşkanımız var. Recep Tayyip Erdoğan var. Bir kere daha göreceğiz ki, eylülde yapılacak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Filistin davasının en gür sesi Cumhurbaşkanımız olacaktır. Onun tarafından ilan edilecektir. Cumhuriyet tarihinde ilk defa bir devlet başkanı Filistin davasını, milli davamız olarak tanımlamıştır. O da Cumhurbaşkanımızdır. Dolayısıyla çok basit bir test öneriyorum Özgür Özel’e. Cumhurbaşkanımızın Gazze konusundaki, Filistin konusundaki hassasiyetini sorgulaması son derece yanlış bir şey. Ama bununla ilgili olarak kimin ne düşündüğünü öğrenmek istiyorsa Gazzeli bir kardeşimize, Filistinli bir kardeşimize bunları söylesin. Bakalım ne cevap alıyor" dedi.
07 Eylül 2025 Pazar - 16:57
Başkan Balaban Akgedik’te vatandaşları dinledi
Her fırsatta halkla iç içe olmaya devam eden Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, bu kez de Akgedik TOKİ’de yaşayan vatandaşlarla bir araya gelerek talep ve önerilerini dinledi. Göreve geldiği günden bu yana vatandaşların sorunlarını yerinde tespit ederek imkanlar dahilinde çözüme kavuşturmaya çalışan Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban bu kez de Akgedik TOKİ sakini vatandaşlarla buluştu. Ziyarette Başkan Balaban’a Başkan Yardımcısı Haydar İzci eşlik etti. Mahalle sakinlerinin talep ve önerilerini dinleyen Başkan Balaban, sorunların çözümü için mahallelilerle fikir alışverişinde bulundu. Mahallede incelemelerde bulunan Başkan Balaban, çözüm odaklı bir anlayışla hizmet ürettiklerini söyledi. Belediye Başkanı Balaban’ı mahallelerinde gördüklerinden dolayı memnuniyetlerini dile getiren mahalle sakinleri ise, talep ve önerilerini dinleyen Başkan Balaban’a teşekkür etti.
07 Eylül 2025 Pazar - 16:06
Devlet Bahçeli Eskişehir’e geliyor
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli bir takım ziyaretler amaçlı Eskişehir’e geliyor. ’Asırlık Birlik Sonsuz Kardeşlik’ programı adı altında Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli Eskişehir’inde arasında olduğu bir çok şehire ziyaret düzenliyor. 13 Eylül Cumartesi gerçekleşecek olan ziyaret saat 13:00’da Eskişehir Vehbi Koç Kongre Merkezi’nde düzenlenecek. Eskişehir’den sonra ise Afyonkarahisar, Balıkesir, Bilecik, Bolu, Bursa, Konya, Kütahya ve Yalova olmak üzere ziyaretlere devam edilecek.
07 Eylül 2025 Pazar - 14:03
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan:
Kastamonu’da konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, "Türkiye Yüzyılı’nda hem büyümede hem istihdamda yeni rekorlara ulaşacağımıza inancım tamdır. Tüm bunların yanı sıra, altyapı, ulaşım ve çevre yatırımlarıyla Türkiye ve Kastamonu Türkiye Yüzyılına yakışır büyük değişimleri de yaşamaya devam edecektir" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, bir dizi programa katılmak için Kastamonu’yu ziyaret etti. Bakan Işıkhan il merkezindeki programları çerçevesinde ilk olarak Kastamonu Valiliğini ziyaret etti. AK Parti Kastamonu milletvekilleri Fatma Serap Ekmekci ve Halil Uşuay’ın da hazır bulunduğu ziyarette Vali Meftun Dallı’yı makamında ziyaret eden Bakan Işıkhan, kentte süren yatırımlarla ilgili bilgiler aldı. Bakan Işıkhan daha sonra AK Parti İl Başkanlığı Kastamonu 3 Kademe Teşkilat Toplantısı ve Vefa Buluşmasında partililerle bir araya geldi. "23 yıl boyunca, aziz milletimize verdiğimiz tüm sözleri bir bir yerine getirdik" Buluşmada partililere seslenen Bakan Işıkhan, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve sizlerle yol yürümekten büyük bir bahtiyarlık duyduğumu ifade etmek istiyorum. AK Parti olarak çeyrek asra yaklaşan millete hizmet yolculuğumuzda ülkemizin ve milletimizin geleceğine dair birçok hedefi birlikte gerçekleştirdik, birçok projeyi, icraatı birlikte hayata geçirdik. Hamdolsun, sizler sahada, bizlerse Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde icra makamlarında birlikte mücadele verdik, ülkemizi bugünlere taşıdık. AK Parti olarak yola çıktığımız ilk günden itibaren, 23 yıl boyunca, aziz milletimize verdiğimiz tüm sözleri bir bir yerine getirdik, getirmek için de durmaksızın çalışmaya devam ediyoruz. AK Parti olarak ‘gün gelecek kendi savunma sanayimizi geliştireceğiz’ dedik, geliştirdik. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan ticarete, teknolojiden çalışma hayatına kadar her alanda yerli ve milli kalkınma hamlelerimizi tereddütsüz hayata geçirdik. Bu süreçte, darbe girişimleri, doğal afetler, iç ve dış müdahaleler, terörle mücadele gibi hayati birçok konunun üstesinden geldik. Sağlam tarihi köklere ve devlet geleneğine sahip olmayan hiçbir ülkenin kolay kolay altından kalkamayacağı sayısız badireyi, Allah’ın yardımı, milletimizin duası ve dayanışma gücüyle hamdolsun, aştık. Bugüne kadar ülkece, 2023 hedefleri gibi birçok gelecek vizyonumuzu hayata geçirdik. Ancak elbette, tüm bunlara rağmen geldiğimiz noktayı, kadim mevcudiyetimiz için yeterli görmüyor, gerek ulusal gerek uluslararası ölçekte daha büyük hedefler belirlemeye devam ediyoruz. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına yaraşır şekilde, önümüzdeki yüzyıla damgasını vuracak büyük adımlar için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonu, işte tam olarak böyle bir gayretin tezahürüdür. Türkiye Yüzyılı hedefimiz istikametinde Türkiye Yüzyılı şehirlerini inşa ederken, inanıyorum ki her ilimizde olduğu gibi Kastamonu da kendi meşalesini yakarak bu yürüyüşe katılacaktır" dedi. "Kastamonu’da bugüne kadar 2,4 milyar lira teşvik verilmiştir" Kastamonu’ya yaptıkları yatırımlarla ilgili de bilgi veren Işıkhan, "23 yılda yaptığımız milyarlarca liralık şehir yatırımlarımızla birlikte Kastamonu’da nelerin değiştiğini, nelerin geliştiğini en iyi sizler biliyorsunuz.Kastamonu, Çankırı ve Sinop illerini kapsayan TR82 Bölgesinde, istihdam oranı yüzde 51, işsizlik oranı yüzde 4,6,işgücüne katılım oranı yüzde 53,7 olmuştur. İŞKUR aracılığıyla 2002’den günümüze kadar toplam 62 bin 254 vatandaşımızın Kastamonu’da işe yerleşmesine aracılık ettik. 2002 yılından günümüze kadar toplam 23 bin 236 vatandaşımızın mesleki eğitim kursları, işbaşı eğitim programları ve girişimcilik eğitim programlarından yararlanmasını sağladık. Gençlerimiz başta olmak tüm katılımcıların mesleki tecrübe kazanarak işgücü piyasasına girişlerini kolaylaştırmak ve işverenlerimizin nitelikli işgücü ihtiyacını karşılamak maksadıyla düzenlediğimiz İşbaşı Eğitim Programlarımızdan 2009 yılından günümüze kadar 12 bin 180 vatandaşımız yararlanmıştır. Aktif sigortalı sayısı son 23 yılda Kastamonu’da yüzde 82,9 seviyesine ulaşmıştır. Kastamonu’da bugüne kadar 2,4 milyar lira teşvik verilmiş ve bu teşviklerden 30 bin 573 işyeri yararlanmıştır" diye konuştu. "Türkiye Yüzyılı’nda hem büyümede hem istihdamda yeni rekorlara ulaşacağımıza inancım tamdır" Türkiye’nin Türkiye Yüzyılına yakışır şekilde büyümesi için çalıştıklarını ifade eden Işıkhan, "Hafta başında açıklanan Türkiye ekonomisinin yılı ikinci çeyreğinde yüzde 4.8 oranında büyüdüğünü göstermiştir. Böylelikle 20 çeyrektir kesintisiz büyüme sürecimiz devam ediyor. Bu istikrar, milletimizin üretkenliği ve devletimizin kararlı politikalarının somut bir yansımasıdır. Ekonomideki bu güçlü gidişat, işgücü piyasasına da olumlu şekilde değerlendiriliyor. 2025 yılı Temmuz ayında işsiz sayısı, bir önceki aya göre 164 bin kişi azalarak 2 milyon 828 bine geriledi. Böylece işsizlik oranı 0,4 puan düşerek yüzde 8 seviyesine inmiş durumda. İAynı dönemde istihdam edilenlerin sayısı 18 bin kişi artarak 32 milyon 582 bine ulaştı. İstihdam oranımız ise yüzde 49,1 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı da 0,3 puanlık gerilemeyle yüzde 53,3 seviyesinde gerçekleşmiş durumda. Özellikle gençlerimizin durumuna bakacak olursak, 15-24 yaş grubunda işsizlik oranı bir ayda 0,9 puanlık düşüşle yüzde 15’e geriledi. Allah’ın izniyle, ortaya koyduğumuz vizyoner projeler, hayata geçirdiğimiz programlar ve yaptığımız icraatlar sayesinde bu olumlu tabloyu daha da ileriye taşıyacağız. Türkiye Yüzyılı’nda hem büyümede hem istihdamda yeni rekorlara ulaşacağımıza inancım tamdır. Tüm bunların yanı sıra, altyapı, ulaşım ve çevre yatırımlarıyla Türkiye ve Kastamonu Türkiye Yüzyılına yakışır büyük değişimleri de yaşamaya devam edecektir" şeklinde konuştu. "Sürekli gelişim ve değişim şuuru AK Parti’nin kuruluş ilkelerinden birisidir" AK Parti’nin sürekli daha iyi hizmet vermek için projeler ürettiğini dile getiren Bakan Işıkhan, "Kastamonu başta olmak üzere tüm şehirlerimizin çalışma hayatını hiç bir yapısal ve güncel sorunlarını çözerek şehirlerimizi geliştirmeye, iyileştirmeye, büyütmeye devam edeceğiz. Çünkü sürekli ilerleme ve sürekli gelişim ve değişim şuuru AK Parti’nin kuruluş ilkelerinden birisidir. AK Parti 23 yıllık halka hizmet süreci boyunca geldiği noktayı yeterli bulmamış hep daha iyisi için var gücüyle çalışmıştır. Bunu en iyi, sürekli sahada olan teşkilat mensuplarımız bilir. Bu vesileyle, gece gündüz demeden koşturan Kastamonu teşkilatımızın fedakar mensuplarına, gençlik kollarımıza, kadın kollarımıza, mahalle teşkilatlarımızdan ana kademe yönetimimize kadar, bu davaya gönül ve emek veren tüm kardeşlerimize teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. "Bugün Türkiye dünyanın barış adası olarak görülüyorsa, sınırlarımızda ve sınır ötesinde kahramanlık destanları yazmaya devam edebiliyorsa, Gazze başta olmak üzere, tüm mazlum ve mağdur coğrafyalardaki kardeşlerimizin hala umudu olabiliyorsa, hiç kuşkusuz bunda en büyük pay, Sayın Cumhurbaşkanımızın emekleri, cesareti ve dik duruşunundur" ifadelerine yer veren Işıkhan, "Ben de şahsım adına böyle bir liderle ve sizler gibi millete sevdalı kadrolarla yol yürüdüğüm için gururluyum. Daha müreffeh bir Türkiye için, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde aziz milletimizin destekleri ve dualarıyla yediden yetmişe el ele verip daha ileriye yürümeye devam edeceğiz. Ekonomide, çalışma hayatında, savunmada, terörle mücadelede bir ve beraber olduğumuzda neler yapabildiğimizi tüm dünyaya kanıtlamaya devam edeceğiz. Bilhassa gerek sınırlarımız içerisinde gerekse sınır ötesinde terörle mücadelemizi büyük bir kararlılıkla devam edeceğiz. Terörsüz Türkiye adımımızı da bu birlik ve beraberlik ruhuyla başarıya ulaştıracağımıza yürekten inanıyorum" ifadelerini kullandı. Kastamonu’ya bereketli geldiklerini ifade eden Bakan Işıkhan, "İş Gücü Uyum Programı kapsamında Kastamonuza 500 kontenjan ayırdık. Bu kontenjanlar dolduktan sonra tekrar taktir ettiğiniz de tekrar vermeye devam edeceğiz" dedi.
07 Eylül 2025 Pazar - 13:01
Başkan Er’den ilköğretim Haftası Mesajı
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, 2025-2026 yeni eğitim ve öğretim yılının başlaması dolayısıyla yayınladığı mesajda, öğretmen ve öğrenciler başta olmak üzere tüm eğitim camiasına başarılar diledi. Başkan Er, mesajında şu görüşlere yer verdi; "Yeni bir eğitim öğretim yılının daha başlamasının heyecan ve mutluluğunu yaşıyoruz. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın bilgiyle, sevgiyle ve milli-manevi değerlerle donanması; güçlü bir toplumun en temel yapı taşıdır. İlköğretim dönemi, çocuklarımızın hayatları boyunca sürecek öğrenme yolculuğunun en önemli basamağıdır. Bu süreçte öğrencilerimize rehberlik eden, onları sadece akademik değil, aynı zamanda ahlaki yönden de geliştiren fedakâr öğretmenlerimize şükranlarımı sunuyorum. Çağdaş eğitim sistemi ile birlikte çağın gerektirdiği donanımlara sahip, okuyan, araştıran, sorgulayan, milli ve manevi değerlere bağlı bireylerin yetişmesi ülkemizin geleceği açısından ayrı bir önem taşımaktadır. Ülkemizin muasır medeniyetler seviyesinin de üzerine çıkarma noktasında geleceğimiz olan gençlerimizin kendilerini her alanda geliştirmelerini, bilgi edinme noktasında daha çok okumalarını ve gayret göstermelerini bekliyorum. Gelecek bilgiyi elinde bulunduran ülkelerin olacaktır. Bu vesileyle, 2025-2026 eğitim-öğretim yılının tüm öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve velilerimize sağlık, mutluluk ve başarı getirmesini temenni ediyor; İlköğretim Haftası’nı en içten duygularımla kutluyorum."
07 Eylül 2025 Pazar - 12:57
Özgür Özel, CHP 102’nci Yıl Koşusu’na katıldı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Eymir Gölü’nde düzenlenen CHP 102’nci Yıl Koşusu’na katıldı. Özgür Özel, Ankara Eymir Gölü’nde düzenlenen Cumhuriyet Halk Partisi 102’nci Yıl Koşusu’na katıldı. Koşuyu tamamlamasının ardından yaptığı açıklamada, geçen yıl yapılan tüzük değişikliğinde 4-9 Eylül arasının kuruluş haftası olarak kutlanmasına karar verildiğini hatırlatan Özel, bilimsel, kültürel, sanat ve siyaset olarak yoğun bir hafta geçirdiklerini dile getirdi. Koşunun tamamlanmasının ardından ödül olarak ‘İmamoğlu’na özgürlük’ temalı tişört verildiğini söyleyen Özel, "Ben de bütün arkadaşları tebrik ediyorum. Yol boyunca koştuk, finişi de sembolik olarak öndeki beş-altı kişi el ele geçtik ama bugün bu yarışı tamamlayan herkes maratonun birincisi" diye konuştu. "Diğer koşuyu nasılsa tamamlarız" Özel, açıklamaların ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bir gazeteci tarafından 21 Eylül tarihinde yapılacak olağanüstü kurultayın sorulması üzerine Özel, "Bugün maraton günü, siz yine engelli koşuya getirdiniz. Kadıköy maratonunu 59 dakikada bitirmiştik, yaklaşık 6 tempoyla; 5,9. Burada hesapladılar, benim saat de öyle gösteriyor; 5,55 ile koştuk. Yani 56 dakikada falan bitirmiş oluyoruz koşuyu. Her kilometreyi ortalama 5 dakika olmak üzere 56 dakikada tamamladık koşuyu. Öbür koşuyu nasılsa tamamlarız" dedi. Genel Başkan Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisine yönelik ifadelerine ise şu cevabı verdi: "Çok sağ olsun. Keşke bugün basının takip ettiği pikaba koysaydık veya kendisi uzaktan değil, yakından gelse. Öyle 10 kilometre değil, 100 metreyi birlikte koşalım bir bakalım. Öyle uzaktan nasıl görünüyor, yakından nasıl görünüyor bir görsün."
07 Eylül 2025 Pazar - 12:50
İçişleri Bakanı Yerlikaya: "Balıkesir Sındırgı’da 4,9 büyüklüğünde bir deprem meydan gelmiştir.
İçişleri Bakanı Yerlikaya: "Balıkesir Sındırgı’da 4,9 büyüklüğünde bir deprem meydan gelmiştir.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder