Son Dakika
|
MHP lideri Bahçeli: "Terörsüz Türkiye, Türkiye'nin ortak mesajı olmalıdır"
Çığ altında kalan çobanın cansız bedenine 125 gün sonra ulaşıldı
Karaçi’de son 8 yılın sıcaklık rekoru: 16 ölü
Beyaz Saray yakınlarında güvenlik güçlerine saldırı
Çin'de havai fişek fabrikasında patlama: 26 ölü, 61 yaralı
Trump: "(İran) Onlar için olabilecek en iyi şey, bizim ateşkesi yürürlükte tutmamızdır"
Trump, "İran'ı yeryüzünden silmekle" tehdit etti
Zuhal Böcek’in ifadeleri ortaya çıktı
Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET’e operasyonda 14 şüpheli tutuklandı
Başakşehir’de akaryakıt istasyonunda tekmeli yumruklu kavga
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Athletic Bilbao’yu yeni sezonda Edin Terzic çalıştıracak
17 yıl önceki cinayetle ilgili kritik gelişme
Karaçi’de son 8 yılın sıcaklık rekoru: 16 ölü
Beyaz Saray yakınlarında güvenlik güçlerine saldırı
Çin'de havai fişek fabrikasında patlama: 26 ölü, 61 yaralı
Tunceli’ye bahar ortasında kar sürprizi
Bingöl’de sel sularına kapılan at ölümden döndü
SAĞLIK
Hastane koridorlarında sergilenen ürünler umut oldu
05 Mayıs 2026 Salı - 13:40:13
Manisa’nın Alaşehir ilçesinde, Alaşehir Devlet Hastanesi koridorunda düzenlenen el sanatları sergi ve satış etkinliği, ziyaretçilere duygu dolu anlar yaşattı. Yıl boyunca danışanların hazırladığı el emeği ürünler sergilenerek satışa sunuldu. Sergiden elde edilecek gelir yine danışanların üretimine destek amacıyla kullanılacak. Alaşehir Devlet Hastanesi ile Halk Eğitimi Merkezi iş birliğinde gerçekleştirilen etkinliğin açılışına Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, Manisa İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Uzman Dr. Metin Gümüş, Alaşehir Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Ahmet Sancar Topal, iş insanı Ali Uçak, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, kurum amirleri ve vatandaşlar katıldı. Etkinlikte hastane personelleri tarafından hazırlanan pasta, börek ve çörek gibi ikramlar da yer alırken, Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ile Halk Eğitimi Merkezi iş birliğinde açılan kurslarda danışanların yıl boyunca hazırladığı el emeği ürünler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Alaşehir Devlet Hastanesi bünyesinde, iş insanı Ali Uçak tarafından yaptırılan Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nde müzik, nakış, çini, ebru, drama, okuma-yazma ve resim kursları düzenlendiği kurslarda üretilen ürünlerin sergide yer aldığı belirtildi. Bir yıl süren eğitimlerin Halk Eğitimi Merkezi öğretmenleri tarafından verildiği kaydedildi. Sergiyi gezen vatandaşlardan İrfan Çardak gördüğü manzara karşısında duygulandığını ifade ederek, "Alaşehir Devlet Hastanesi’ne gelmiştim çok şaşırdım ve çok da mutlu oldum. Gördüğüm manzara resmen gözlerimi yaşarttı. Alaşehir Devlet Hastanesi’nin personellerinin hazırlamış oldukları ikramlar pasta börek çörek gibi hizmetleri ile vermiş oldukları destekler Toplum Ruh Sağlığı Merkezi danışanlarının da yapmış oldukları el emeği göz nuru eserlerini satışa çıkarmışlar. Emeği geçen hepsini kutluyor. Elimizden geleni desteği gösteriyoruz." diye konuştu. Alaşehir Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Ahmet Sancar Topal da etkinliğin geleneksel hale geldiğini vurgulayarak, "Bu yıl üçüncüsünü düzenlediğimiz etkinlik bizim için çok kıymetli. Toplum Ruh Sağlığı Merkezimizin kurulmasına katkı sağlayan Ali Uçak’a teşekkür ediyoruz" dedi. Çalışmalar hakkında bilgi veren Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzman Doktoru Burçin Güler Uslu, "Uçak Kardeşler Toplum Ruh Sağlığı Merkezimizin Alaşehir Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü iş birliği ile düzenlemiş olduğu kursumuzda yıl boyunca el emeği göz nuru eserler üretildi. Bu gün açılan sergimiz de yıl boyunca danışanlarımızın aktif olarak katıldığı el emeği ürünleri sergilemiş oldu. Bu şekilde danışanlarımızın motive olması ve burada bulunması bizim için çok gurur verici ve onların onura olması bizleri çok mutlu etti. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz. Yaklaşık 250 danışanımız var. Danışanlarımızın ve ailelerinin de yaşam kalitelerinin arttığını toplum içinde iletişimlerinin daha kolay sağlanabildiğini görüyoruz. Bunlar da bizi çok mutlu ediyor. Bu da tabii ki özverili bir çalışma gerektiriyor. Ben burada çalışan ve destek veren herkese teşekkür ediyorum." dedi. İş insanı Ali Uçak ise merkezin ailesi adına yaptırıldığını belirterek, "Bu binanın yapılmasına sebep olanlara çok teşekkür ediyorum. Rahmetli annem ve babam adına yaptırmıştık, böyle güzel bir hizmet yapılması ve bunun karşılığında da bu tür güzel çalışmaların olması bizleri daha da mutlu etti. Hepimiz ölümlü dünyada yaşıyoruz, insanın arkasında ne bıraktığı önemli. Herkes maddi imkanları ölçüsünde Alaşehir’e yapılması gereken hayır işlerini hep birlikte yapmamız ve katkı sağlamamız gerekiyor. Taşın altına elimizi koymamız gerekiyor. Yaptığımız hayır sonucu böyle güzel eserleri topluma kazandırmak çok güzel bir şey. Bu arada tedavi gören benim evladım da olabilir kardeşim olabilir. Hepimizin bir yakını da olabilir. Böyle hayırlı işleri Alaşehir olarak elbirliğiyle yapmamız gerekiyor. Böyle bir esere vesile olduğumuz için çok mutluyum rahmetli annem ve babama okunan bir dua dünyalara bedel" dedi. Etkinlikten elde edilecek gelirin, Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nde hizmet alan danışanların el emeği çalışmalarında kullanılacak araç ve gereçlerin temininde kullanılacağı bildirildi.
05 Mayıs 2026 Salı - 13:15
Sağlık ekipleri okul okul gezip hijyeni anlattı
Sinop’un Durağan ilçesinde, "Dünya El Hijyeni Günü" dolayısıyla düzenlenen etkinliklerde, sağlık ekipleri okulları dolaşarak öğrencilere hijyen eğitimi verdi. Durağan İlçe Toplum Sağlığı Merkezi, 5 Mayıs Dünya El Hijyeni Günü kapsamında bulaşıcı hastalıklarla mücadele ve farkındalık oluşturma amacıyla kapsamlı bir eğitim programı gerçekleştirdi. Bulaşıcı Hastalıklar Birimi tarafından organize edilen etkinliklerde, ilçedeki çok sayıda okul ziyaret edilerek öğrencilere doğru el yıkama teknikleri ve hijyenin önemi anlatıldı. Sağlık ekipleri, 75. Yıl YİBO, METEM, Mehmet Akif İlkokulu, Şehit Kadirler Ortaokulu ve Çerçiler köyü İlkokulu’nda öğrencilerle bir araya geldi. Eğitimlerde, ellerin günlük yaşamda hastalıkların taşınmasındaki rolüne dikkat çekilirken, bulaşıcı hastalıklardan korunmanın en temel yolunun el hijyeni olduğu vurgulandı. Uygulamalı gösterimlerle desteklenen eğitimlerde öğrencilere sabun kullanımı ve yıkama süresi gibi kritik bilgiler aktarıldı. Eğitimlerin, ilçedeki diğer eğitim kurumlarında da farkındalık oluşturacak faaliyetlerle devam edeceği bildirildi.
05 Mayıs 2026 Salı - 12:44
Rektör Özkan "Bu ayın sonunda CAR-T hücreleri ile lösemi ve lenfoma tedavilerine başlayacağız"
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Kemer ilçesinde bir dizi resmi ziyaret ve inceleme programı gerçekleştirdi. Ziyaretlerinde üniversite bünyesinde yürütülen CAR-T Cell’e de (Hücresel Tedavi Merkezi) değinen Rektör Özkan, "Merkezimizin ruhsatı geçen hafta alındı; muhtemelen bu ayın sonunda CAR-T hücreleri ile lösemi ve lenfoma tedavilerine başlayacağız. Hedefimiz bu çalışmaları diğer kanser türlerine de yaygınlaştırmak" dedi. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, beraberinde Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükrü Özen ve Genel Sekreter Dr. Ali Evren İmre ile Kemer’de ziyaretlerde bulundu. İlk ziyaretini Kemer Adliyesi Cumhuriyet Başsavcısı Gamze Almalı’ya yapan Rektör Özkan, Antalya Cumhuriyet Başsavcı Vekili olarak yeni görevine atanması nedeniyle Başsavcı Gamze Almalı’ya hayırlı olsun dileklerini iletti. Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu’nu da makamında ziyaret eden Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, üniversite-şehir iş birliğinin güçlü bir örneği olarak Kemer’e kazandırılan Denizcilik Fakültesi ile 300 kişi kapasiteli öğrenci yurdu projesinin mevcut durumunu ve ilerleyen süreçlerini görüştü. Rektör Özkan ve beraberindeki heyet Kemer Kaymakamı Ahmet Solmaz’ı da makamında ziyaret ederek bir süre görüştü. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, güçlendirme ve tadilat çalışmaları devam eden Kemer Uygulama Oteli inşaatını yerinde inceledi. Öğrencilerin sahada deneyim kazanabileceği, turizm ve hizmet sektörüne yönelik sertifikalı eğitimlerin verileceği nitelikli bir uygulama alanı olarak planlanan binada projelendirme çalışmalarının tamamlandığı açıklandı. Kemer Göynük Mutfak Sanatları Meslek Yüksekokulunu da ziyaret eden Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, akademisyenlerle ve öğrencilerle sohbet ederek çalışmalarında başarılar diledi. Rektör Özkan, Aşçılık Programının aldığı tam akreditasyon nedeniyle Doç. Dr. Adem Arman’ı, akademisyenleri ve öğrencileri tebrik etti. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Kemer Göynük Fen Lisesi’ni ziyaret ederek öğrencilerle sohbet etti. Kemer Göynük Fen Lisesi’ni ziyaret eden Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’ı, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Erkan Ergen, Göynük Fen Lisesi Müdürü Ali Yıldırım, müdür yardımcıları, öğretmenler ve öğrenciler karşıladı. Göynük Fen Lisesi Konferans Salonu’nda öğrencilerle bir araya gelen Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, kendi eğitim hayatından plastik cerrahi alanındaki dünyaca ünlü başarılara kadar pek çok konuya değinerek tıp eğitimi ve üniversite tercihleri konusunda öğrencilere tavsiyelerde bulundu. "Fen liseleri bilim dünyası için önemli" Konuşmasına fen lisesi mezunu bir aileden geldiğini belirterek başlayan Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, fen liselerinin bilim dünyası için taşıdığı kritik öneme dikkat çekerek "Çok güzel bir okulda okuyorsunuz, okulunuzun kıymetini bilin. Üç yıl çok çabuk gelip geçiyor. Burada hem eğlenin hem kendinizi donatın hem de üç yılın sonunda ne yapacağınıza en başta karar verirseniz, işiniz çok daha kolay." tavsiyelerinde bulundu. "Tıp okumak sabır ve çalışma gerektirir" Öğrencilerin tıp fakültesi eğitimi hakkındaki sorularını yanıtlayan Rektör Özkan, tıp okumanın zorlu ancak tatmin edici bir süreç olduğunu vurguladı. Başarının anahtarının çalışmak olduğunu ifade eden Rektör Özkan, "Çalışmadan bir yere geleni hiç görmedim. Geliyorsa da o çok uzun kalmıyor. Tıp fakültesi eğitimi 6 yıl ve zor bir eğitim. Bir insanla ilgili birçok şeyi hâlâ bilmiyoruz. Ama bir iş ne kadar zorsa ve siz onda ne kadar iyiyseniz, o kadar vazgeçilmez olursunuz." dedi. "Seçeceğiniz mesleği yakından tanıyın" Tıp eğitiminin sadece hasta tedavi etmekten ibaret olmadığını, sağlık yönetimi, farmakoloji ve moleküler biyoloji gibi geniş bir yelpazeye yayıldığını belirten Rektör Özkan, öğrencilere önce meslek seçimi yapmalarını önererek, "Size tavsiyem önce çok istediğiniz mesleği tanıyın. Belki yaz dönemlerinde o mesleğin erbabının yanına giderseniz size çok yardımcı olacaktır." tavsiyesinde bulundu. "CAR-T Merkezi dünyadaki sekizinci merkez" Üniversite bünyesinde yürütülen yeni çalışmalara da değinerek CAR-T Cell (Hücresel Tedavi Merkezi) hakkında bilgiler aktaran Rektör Özkan, "Bildiğiniz üzere vücudumuzda T hücreleri, B hücreleri, nötrofiller ve lenfositler gibi bağışıklık sistemi hücreleri bulunmaktadır. Şu an dünyada sadece 5-6 noktada uygulanan bu tedavi yönteminin sekizinci merkezi biz olacağız. Bize en yakın merkez İsrail’de bulunuyor ve bu tedaviler yaklaşık 1 milyon dolar gibi yüksek maliyetlerle uygulanıyor. Şu an için bu yöntem yalnızca lenfoma ve lösemi vakalarında kullanılabiliyor. Tedavi sürecinde hastadan kan alıyor, içindeki T hücrelerini ayrıştırıyor ve bu hücreleri söz konusu lösemi veya lenfoma türüne karşı laboratuvar ortamında adeta silahlandırıyoruz. Bu hücrelerin hem sayısını hem de etkisini artırdıktan sonra hastaya geri enjekte ediyoruz. Böylece bu modifiye edilmiş T hücreleri, vücutta doğrudan gidip sadece kanserli hücrelerle savaşıyor" dedi. "CAR-T merkezi çok yönlü bir merkez" CAR-T hücre tedavisi tamamen kişiye özel olduğunu ifade eden Rektör Özkan, "Hastanın kendi hücresi kullanıldığı için hem çok daha seçici hem de hedef odaklı bir hücresel tedavidir. İnanıyorum ki 20 yıl sonra artık klasik tedavileri değil, bu tür hücresel tedavileri konuşuyor olacağız. Merkezimizin ruhsatı geçen hafta alındı; muhtemelen bu ayın sonunda CAR-T hücreleri ile lösemi ve lenfoma tedavilerine başlayacağız. Hedefimiz bu çalışmaları diğer kanser türlerine de yaygınlaştırmak. Bu kapsamda dünyada çok az sayıda bulunan öncü merkezlerden biri olacağız. Şu an odaklandığımız merkezimiz sadece kanserle değil, aynı zamanda yapay doku çalışmalarıyla da ilgilenen çok yönlü bir yapıya sahip" dedi. "Üniversite tercihi ve şehir avantajı" Akdeniz Üniversitesi’nin uluslararası sıralamalarda Türkiye’nin önde gelen kurumları arasında olduğunu hatırlatan Rektör Özkan, tıp ve mühendislik gibi yoğun mesai gerektiren bölümlerde aile yanında okumanın lojistik ve psikolojik avantajlarına vurgu yaptı. "Merak eden öğrenci benim için çok kıymetlidir" Akdeniz Üniversitesi ile Göynük Fen Lisesi arasında yapılan protokolün öğrencilere ne gibi bir yararı olacağı sorusu üzerine Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Üniversitemizin sunduğu laboratuvar imkânları ve öğretim üyelerimizin desteği çok kıymetli. Bir araştırma yapmak istediğinizde, lisenizdeki laboratuvar imkanlarının ötesinde daha derinlemesine analizlere ihtiyaç duyarsanız, üniversitemizin tüm kapıları sizlere sonuna kadar açıktır. Yeter ki isteyin; hiçbir öğrenciye hayır denmez. Eğer olur da bir engel ile karşılaşırsanız lütfen beni bulun. Merak eden öğrenci benim için çok kıymetlidir ve o merakı her zaman ateşlemek gerekir. Bizim size bu protokolle sunduğumuz en büyük katkıların başında yabancı dil desteği ve gelişmiş laboratuvar imkanları geliyor. Ancak bizim asıl kazanımımız, sizlerin mutluluğu ve başarılarıdır. Sizler güzel işler çıkardıkça biz de mutlu oluyoruz. Belki bir-iki sene sonra üniversitemizde benim öğrencim olacaksınız; sizin gibi başarılı ve meraklı öğrencilerin bizi tercih etmesi bizim için en büyük kazanımdır" dedi. Kemer İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Erkan Ergen ise yaptığı konuşmada Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’ı Göynük Fen Lisesi’nde misafir etmekten mutluluk duyduklarını ifade etti. Ergen geçtiğimiz haftalarda Göynük Fen Lisesi ile Akdeniz Üniversitesi arasında imzalanan protokol içinde Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’a teşekkür etti. Söyleşi sonunda Rektör Özkan’a günün anlam ve önemine binaen İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Erkan Ergen ve Göynük Fen Lisesi Müdürü Ali Yıldırım tarafından plaket takdim edildi.
05 Mayıs 2026 Salı - 12:42
Kütahya’da "Her Gebeye Bir Ebe" programıyla evde sağlık hizmeti
Kütahya İl Sağlık Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen "Her Gebeye Bir Ebe" programı kapsamında önemli bir çalışmayı sürdürüyor. Programla birlikte özellikle riskli grupta yer alan gebelere birebir ulaşım sağlanarak sağlık hizmetleri ev ortamına taşınıyor. Ekipler, gebelerin evlerine misafir olarak hem sağlık kontrollerini gerçekleştiriyor hem de süreci yakından takip ediyor. Yapılan ziyaretlerde bebeğin kalp atışlarının dinlenmesinden tansiyon ölçümüne kadar birçok rutin kontrol yerinde yapılabiliyor. Ayrıca ihtiyaç duyulması halinde doktor randevuları hızlı bir şekilde organize edilerek gerekli yönlendirmeler sağlanıyor. Böylece anne adaylarının sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırılırken, doğum sürecinin daha güvenli ilerlemesi hedefleniyor. Yetkililer, program kapsamında gebelik sürecinin her aşamasında anne adaylarının yanında olduklarını vurgulayarak, sağlıklı bir doğum için kesintisiz destek sunmaya devam edeceklerini belirtti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
30 Nisan 2026 Perşembe- 10:11
Grip olduğunu düşündü doktora gitmedi: Hayatının şokunu yaşadı
2
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 14:27
Cilt kanserinde 5 işaret: ABCDE kuralı ile erken tanı
3
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 14:03
Muğla Büyükşehir sosyal hizmetler için sahaya iniyor
4
03 Mayıs 2026 Pazar- 19:03
Üniversiteli sağlık öğrencilerinden köyde sağlık taraması
5
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 12:59
Karadeniz Ereğli’de kardiyoloji ve ortopedi uzmanları göreve başladı
04 Mart 2026 Çarşamba - 10:35
Diyetisyen Göllü: "Türkiye’de her üç kişiden biri obez"
Malatya Battalgazi Sağlıklı Hayat Merkezi Diyetisyeni Reyyan Yüce Göllü obezitenin yalnızca kilo sorunu değil metabolik ve hormonal dengeleri bozan ciddi bir hastalık olduğunu belirterek, Türkiye’de her üç kişiden birinin obez olduğunu söyledi. Diyetisyen Reyyan Yüce Göllü Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Türkiye’de 18 yaş üstü yetişkinlerde obezite oranının yaklaşık yüzde 32 olduğunu belirterek bu oranın Avrupa’da ilk sırada yer aldığını kaydetti. Obezitenin vücutta sağlığı bozacak ölçüde anormal veya aşırı yağ birikimi olarak tanımlandığını aktaran Göllü, beden kütle indeksinin (BKİ) 30’un üzerinde olmasının obezite olarak sınıflandırıldığını bel çevresinin ise kadınlarda 88 santimetre, erkeklerde 102 santimetrenin üzerinde olmasının risk oluşturduğunu söyledi. Fazla kiloluluk ve obezitenin hipertansiyon tip 2 diyabet, hiperlipidemi, kalp-damar hastalıkları, inme ve bazı kanser türleri için önemli bir risk faktörü olduğunu kaydeden Göllü, obezitenin temel nedeninin tüketilen kalori ile harcanan kalori arasındaki dengesizlik olduğunu ifade etti. Yüksek şekerli ve işlenmiş gıda tüketimi, büyüyen porsiyonlar ve fiziksel aktivite eksikliğinin obeziteyi artırdığını belirten Göllü, toplumda yaygın olan öğün atlama ve gece yeme alışkanlıklarının da kilo artışını tetiklediğini belirtti. Çocukluk çağı obezitesine de dikkat çeken Göllü, "Çocuklukta kazanılan sağlıklı beslenme alışkanlıkları yetişkin obezitesini önlemede kritik rol oynar. Ailelerin bilinçlenmesi çok önemli" dedi. Obezite tedavisinde tıbbi beslenme (diyet) tedavisi, egzersiz, davranış değişikliği, ilaç ve cerrahi yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Göllü, diyet tedavisi, artmış fiziksel aktivite ve davranış terapisinin ağırlık kaybının üç temel bileşeni olduğunu kaydetti. Uyku ve stres yönetiminin de başarıda önemli rol oynadığını ifade etti. Diyetlerin kısa süreli değil, sürdürülebilir değişim odaklı olması gerektiğini ifade eden Göllü, pratik önerilerini şöyle sıraladı: "Tabağımızın yarısı sebze, dörtte biri protein ve dörtte biri tam tahıl olsun. Şekerli içecekleri ve hazır gıdaları sınırlayalım. Gece yeme, öğün atlama ve aşırı porsiyonlardan kaçınalım. Küçük ama sürekli değişimler metabolizmayı iyileştirir ve uzun vadede kilo kontrolünü sağlar." Yetişkin bireylerde haftada en az 150-300 dakika orta şiddetli fiziksel aktivite, çocuk ve ergenlerde ise günde en az 60 dakika orta ve yüksek şiddetli fiziksel aktivite önerildiğini hatırlatan Göllü, ilaç ve cerrahi tedavinin ise mutlaka uzman hekim kontrolünde planlanması gerektiğini söyledi.
04 Mart 2026 Çarşamba - 10:33
Sivrihisar’da yeni sağlık merkezlerinin yapımı sürüyor
Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, Sivrihisar İlçesi’nde açılması planlanan Toplum Sağlığı Merkezi ile 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu alanında incelemelerde bulundu. Ziyaret kapsamında yürütülen çalışmalar yerinde değerlendirilirken, fiziki altyapı, donanım süreci ve planlanan hizmet kapasitesi hakkında yetkililerden detaylı bilgi alındı. İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, özellikle birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesinin ve acil sağlık hizmetlerine erişimin hızlandırılmasının önemine dikkat çekerek, vatandaşların nitelikli ve zamanında sağlık hizmetine ulaşmasının temel öncelik olduğunu vurguladı. İncelemelerin ardından 112 istasyonunda görev yapan sağlık personeli ile bir araya gelen Bildirici, yürütülen çalışmalar hakkında görüş alışverişinde bulundu. İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici’ye Destek Hizmetleri Başkanı Erol Yılmaz ve İl Ambulans Servisi Başhekimi Uzm. Dr. Erkan Duman eşlik etti.
04 Mart 2026 Çarşamba - 10:25
SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde atama
SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde, SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ünal Sarıkabadayı Başhekim olarak atandı. SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ataman Gönel’in ise SANKO Üniversitesi Hastanesi Başhekim Yardımcısı olarak atandı. Prof. Dr. Ünal Sarıkabadayı Prof. Dr. Ünal Sarıkabadayı, 1977 yılında Kahramanmaraş’ta doğdu. 1994 yılında Mersin Fen Lisesi’ni bitirdi. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki eğitimini 2001 yılında tamamladı. Uzmanlık eğitimini 2007 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’nda tamamladıktan sonra askerlik hizmetini yerine getirdi. 2008 - 2011 yılları arasında Zekai Tahir Eğitim Araştırma Hastanesi’nde Neonatoloji Yan Dal eğitimi sonrası Gaziantep Çocuk Hastanesi’nde zorunlu hizmet görevini yaptı. 2013 yılından bu yana SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde Neonatoloji Uzmanı, 2014-2025 yılları arasında SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nda öğretim görevlisi, 2025 yılından bu yana ise SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı olarak görevini sürdürmektedir. SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin akreditasyon çalışmalarında Özdeğerlendirme Komisyon Başkanlığı da yapan Prof. Dr. Sarıkabadayı, SANKO Üniversitesi Yönetim Kurulu üyesidir. SANKO Üniversitesi Hastanesi Başhekimi olarak atanan Prof. Dr. Sarıkabadayı, Türk Neonatoloji Derneği’nde de Yönetim Kurulu üyesidir. Evli ve 2 çocuk babasıdır. Prof. Dr. Ataman Gönel Prof. Dr. Ataman Gönel, 1979 yılında Denizli’de doğdu. 2004 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. 2009 yılında İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Tıbbi Biyokimya uzmanlığını aldı. 2009-2016 yılları arasında Kamu Hastaneler Birliği’nde koordinatör ve farklı devlet hastaneleri bünyesinde uzman doktor olarak çalıştı. Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 2016-2021 yılları arasında öğretim üyeliği, bölüm başkanlığı, başhekim yardımcılığı ve döner sermaye işletme müdürlüğü görevlerinde bulundu. 2021-2024 yılları arasında özel bir üniversitede öğretim üyeliği ve özel bir hastanede başhekim yardımcılığı yaptı. Ulusal ve uluslararası birçok makale ve bildirisi bulunan Prof. Dr. Gönel, Şubat 2024’ten bu yana SANKO Üniversitesi Hastanesi Merkez Laboratuvarı Tıbbi Biyokimya Bölümü’nde sorumlu uzman doktor, Eylül 2024’ten bu yana ise SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. SANKO Üniversitesi Hastanesi’ne Başhekim Yardımcısı olarak atanan Prof. Dr. Gönel, evli ve üç çocuk babasıdır.
04 Mart 2026 Çarşamba - 10:12
Nazilli’de Ramazan’da sağlıklı olmaya dikkat çekildi
Aydın’ın Nazilli ilçesinde "Ramazanda Sağlık Programı" ve 1-31 Mart Kolorektal Farkındalık Ayı etkinlikleri kapsamında Nazilli Devlet Hastanesi’nde bilgilendirme standı kuruldu. Hastane girişinde açılan stantta vatandaşlara sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve kanser taramaları konusunda bilgi verildi. İlçede hizmet veren Zafer ve Cumhuriyet Sağlıklı Hayat Merkezlerinde sunulan beslenme danışmanlığı, fiziksel aktivite danışmanlığı, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) danışmanlığı, ruh sağlığı danışmanlığı, çocuk ve ergen sağlığı danışmanlığı ile tütün ve madde bağımlılığı danışmanlığı hizmetleri tanıtıldı. Ayrıca vatandaşlara Sağlıklı Hayat Merkezlerinden, aile hekimlerinden ve ALO 182 ile MHRS sistemi üzerinden nasıl randevu alınabileceği konusunda bilgilendirme yapıldı. Mart ayının Kolorektal Farkındalık Ayı olması dolayısıyla yaş aralığında bulunan vatandaşlar kanser taramalarını yaptırmaları için KETEM’e davet edildi. Tarama programı kapsamında 40-69 yaş arası kadınlara iki yılda bir mamografi ile meme kanseri taraması, 30-65 yaş arası kadınlara beş yılda bir HPV-DNA testi ile rahim ağzı kanseri taraması ve 50-70 yaş arası kadın ve erkeklere iki yılda bir gaitada gizli kan testi ile kolorektal kanser taraması yapıldığı hatırlatıldı. Nazilli İlçe Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, erken teşhisin hayat kurtardığını vurgulayarak vatandaşları ücretsiz sunulan kanser taramalarından yararlanmaya davet etti.
04 Mart 2026 Çarşamba - 09:40
Aydıntepe’de 2026 ilkbahar şap aşılama kampanyası tamamlandı
Aydıntepe İlçe Tarım Müdürlüğü, 2026 yılı ilkbahar dönemi büyükbaş hayvan şap aşılama ve buzağı küpeleme çalışmalarını başarıyla tamamladı. İlçe Müdürlüğü veteriner hekimleri tarafından sahada titizlikle yürütülen çalışmalara, İbrahim Köksal de katıldı. Kampanya kapsamında Çatıksu, Aşağıkırzı ve Akbulut köylerinin yanı sıra il merkezine bağlı Göloba ve Armutlu köylerinde çalışmalar yürütüldü. Kampanyanın amaçları arasında hayvan sağlığının korunması, bulaşıcı hastalıkların yayılmasının önlenmesi ve üreticilerin ekonomik kayıplarının azaltılması yer alıyor. İlçe Tarım Müdürlüğü, üreticilerin aktif katılımının sürülerde hastalık riskini düşürmek ve bölgede hayvancılığın sürdürülebilirliğini sağlamak açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
04 Mart 2026 Çarşamba - 09:35
Uzmanından açıklama: "Obezite bir irade sorunu değil, kronik hastalıktır"
Medicana Sağlık Grubu Genel Cerrahi ve Gastroenteroloji Cerrahi Uzmanı Dr. Özgür Sevim, her geçen gün artan obezite sorununa ilişkin, "Obezite bir irade sorunu değil, kronik bir hastalıktır. Bugünün fazla kilolu çocuğu da yarının kronik hastası olacaktır" dedi. Medicana International Ankara Hastanesi Genel Cerrahi ve Gastroenteroloji Cerrahi Uzmanı Dr. Özgür Sevim, 4 Mart Dünya Obezite Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Obezitenin yalnızca estetik kaygılarla ilişkilendirilebilecek bir durum olmadığını, metabolizmayı, hormon sistemini ve bağışıklık mekanizmalarını etkileyen çok faktörlü ve kronik bir hastalık olduğunu belirten Sevim, "Son yıllarda hem dünyada hem de Türkiye’de artan obezite oranları, toplum sağlığını tehdit eden en önemli risk faktörlerinden biri haline gelmiştir. Obezite, kalp-damar hastalıkları, tip 2 diyabet, hipertansiyon ve bazı kanser türleriyle doğrudan ilişkilidir. Ayrıca son araştırmalar, obez bireylerin enfeksiyonlara karşı daha yüksek risk altında olduğunu da göstermektedir. Ne yazık ki Türkiye Avrupa’nın en kilolu ülkesi ve dünyada da 3. sırada yer almaktadır. Her geçen gün salgın gibi artan bu soruna karşı cerrahi operasyon en etkin tedavi yöntemidir. Toplumda hala bu ameliyatlara karşı estetik beklenti anlayışı hakimken, obezitenin kronik hastalık riskleri beraberinde getirdiği unutulmamalıdır. Obezite bir irade sorunu değil, kronik bir hastalıktır" dedi. "Bugünün fazla kilolu çocuğu yarının kronik hastasıdır" Yetişkinlerde yükselen oranların çocukluk çağı obezitesinin hızlı artışıyla paralel olarak daha ciddi sağlık problemleri riskini beraberinde getirdiğine dikkati çeken Sevim, çocukluk çağı obezitesiyle ilgili, "Bugünün fazla kilolu çocuğu, yarının kronik hastası olacaktır. Çocukluk çağında başlayan obezite, erişkin dönemde daha ağır metabolik sorunlara yol açar. Bu nedenle erken tanı ve bütüncül yaklaşım büyük önem taşır. Çocuklarımızın kilo kontrollerini büyük bir ciddiyetle takip etmeliyiz. Eğer diyet ve egzersiz yöntemleri ile çözülemeyen çocukluk çağı obezitelerinde 14 yaşını aşkın vücut kitle indeksi 35’in üzerinde olan çocuklar için cerrahi operasyon önerebilmekteyiz" diye konuştu. Diyet listesi değil sağlıklı yaşam öğretisi Modern yaşamın obeziteyi tetikleyen unsurlarına dikkat çeken Medicana International Ankara Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Gülşah Erhan ise şu ifadeleri kullandı: "Ultra işlenmiş gıdaların artışı, hareketsiz şehir yaşamı, ekran süresinin yükselmesi ve sağlıklı gıdaya erişimde sosyoekonomik eşitsizlikler, her yaş grubunu etkisi altına alan bir sorundur. Bu başlıkların her geçen gün artmasıyla obezite, geleceğin en önemli sağlık sorunlarından biri haline gelmiştir. Beslenme ve yaşam alışkanlıklarının değiştirilmesi, bazı bireyler için obezite ile mücadelede, bazıları için de mide ameliyatları sonrası verilen kilonun korunmasında hayati öneme sahiptir. Bu nedenle katı diyetler değil, bireye sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazandıracak planlı yaklaşımlar üzerinde çalışılmalıdır. Toplum olarak iyi ve sağlıklı yaşamı öğrenmeli, uygulamalı ve gelecek kuşaklara da örnek olmalıyız. Toplumsal farkındalığı yükseltmeli, obezite ile 7’den 70 mücadele etmeliyiz."
04 Mart 2026 Çarşamba - 09:19
Risk grubundakiler gıda zehirlenmelerini hafife almamalı
Özel Denizli Tekden Hastanesi Acil Servisi Uzman Doktoru Gökay Önder, gıda zehirlenmesinin hafife alınmaması gerektiğini belirterek, özellikle risk grubundaki kişilerin dikkatli olması konusunda uyardı. Özel Denizli Tekden Hastanesi Acil Servisi Uzman Doktoru Gökay Önder, gıda zehirlenmelerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Her gıda zehirlenmesinin tehlikeli olmadığını belirten Önder, özellikle risk grubundaki kişilerin belirtiler konusunda bilinçli olması gerektiğini vurguladı. Gıda zehirlenmesinin; bozulmuş yiyecekler veya bakterilerle kontamine olmuş gıdaların tüketilmesi sonucu ortaya çıktığını ifade eden Önder, en sık etkenlerin Salmonella, Escherichia coli (E. coli) ve Staphylococcus aureus gibi bakteriler olduğunu söyledi. Klinik belirtilerin çoğunlukla bulantı, kusma, ishal ve karın ağrısı şeklinde görüldüğünü belirten Uzman Doktor Önder, "Vakaların büyük kısmında semptomlar 72 saat içinde kendiliğinden geriler. Bu nedenle her gıda zehirlenmesi vakası ağır seyretmez" dedi. Ancak bazı belirtilerin ciddi risk taşıdığına dikkat çeken Dr. Önder, 37.5 derecenin üzerinde yüksek ateş, kanlı ishal, 24 saat boyunca geçmeyen, dirençli kusma, idrar miktarında belirgin azalma ve bilinç değişikliği gibi durumlarda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ifade etti. Özellikle bebekler, yaşlılar, gebeler ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde gıda zehirlenmelerinin daha ağır seyredebileceğini belirten Önder, bu grupların daha dikkatli olması gerektiğini söyledi. Uzman Doktor Gökay Önder, "Her gıda zehirlenmesi tehlikeli değildir ancak tehlikeli olabilecek semptomları bilmek ve gerektiğinde sağlık kuruluşuna başvurmak hayati önem taşır" ifadelerini kullandı.
04 Mart 2026 Çarşamba - 07:44
Mengücek Gazi Hastanesi’nde iftar programı düzenlendi
Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından Ramazan ayı dolayısıyla iftar programı gerçekleştirildi. Programa Başhekim Prof. Dr. Ufuk Kuyrukluyıldız’ın yanı sıra İl Sağlık Müdürlüğü personeli ile hastane yönetimi ve çalışanlar katıldı. Programda konuşan Başhekim Prof. Dr. Ufuk Kuyrukluyıldız, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma duygularını pekiştirdiğini belirterek sağlık hizmetlerinin ekip ruhu ve özveriyle sürdürüldüğünü ifade etti. Aynı çatı altında görev yapan personelin bir araya gelmesinin anlamlı olduğunu vurgulayan Kuyrukluyıldız, sağlık hizmet sunumunda ekip anlayışı ve birlikte görev bilincinin önemine dikkat çekti. Program, yapılan konuşmaların ardından sona erdi.
03 Mart 2026 Salı - 15:49
Kahta Devlet Hastanesi’nde lazer ile varis tedavisi başarıyla uygulandı
Adıyaman’ın Kahta Devlet Hastanesi’nde bir ilk daha başarıyla gerçekleştirildi. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Hüseyin Erdinç tarafından, kronik venöz yetmezliği bulunan bir hastaya ultrason eşliğinde radyofrekans kateter ile ablasyon işlemi uygulandı. Kesi gerektirmeyen modern tedavi yöntemi sayesinde işlem başarıyla tamamlanırken, hasta aynı gün sağlıklı ve konforlu bir şekilde taburcu edildi. Minimal invaziv yöntem olarak bilinen radyofrekans ablasyon tekniği, varis tedavisinde hızlı iyileşme süreci ve düşük komplikasyon riski ile dikkat çekiyor. Hastanede yeni ve modern tedavi yöntemlerini uygulamaya devam ettiklerini belirten Kahta Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Mustafa Akel, "Hastanemizde ilk kez gerçekleştirilen lazer (radyofrekans) ile varis tedavisi başarıyla tamamlanmıştır. Bu önemli uygulamayı gerçekleştiren hekimimiz Op. Dr. Hüseyin Erdinç başta olmak üzere anestezi ekibimize ve emeği geçen tüm sağlık personelimize teşekkür ediyorum. Vatandaşlarımıza yerinde ve nitelikli sağlık hizmeti sunmaya devam edeceğiz" dedi. Başhekim Akel, teknolojik altyapı ve uzman kadroyu güçlendirmeye yönelik çalışmaların sürdüğünü sözlerine ekledi.
03 Mart 2026 Salı - 15:20
Dünya Obezite Günü kapsamında bilgilendirme yapıldı
Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Birimi tarafından "Ramazan’da Sağlıklı Beslenme ve 4 Mart Dünya Obezite Günü" kapsamında bilgilendirme ve farkındalık etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlikte, Ramazan’da yeterli ve dengeli beslenme, öğün planlaması, porsiyon kontrolü, sıvı tüketimi ve fiziksel aktivitenin önemi hakkında bilimsel bilgiler paylaşıldı. 4 Mart Dünya Obezite Günü dolayısıyla obezitenin artan yaygınlığı, risk faktörleri ve korunma yaklaşımları ele alındı. 2026 yılı teması "Obeziteye Karşı Harekete Geçmek İçin 8 Milyar Neden?" çerçevesinde, obezitenin çok boyutlu bir halk sağlığı sorunu olduğu vurgulandı.
03 Mart 2026 Salı - 14:57
İşitme kaybı okul başarısını olumsuz etkiliyor
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı Başkanı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mansur Doğan, 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. İşitmenin 5 duyu organından biri olup sesin kulak tarafından alınması ve beyinde bu dalgaların anlamlandırılması süreci olduğunu ifade eden Doğan, "Kulak hem işitmede hem de dengede oldukça etkili bir organdır. İşitme duyusu daha anne karnında iken bebek 6 aylık olduğunda başlar. İnsanların iletişimde kullandığı en önemli araç konuşmadır. Konuşmayı öğrenmek için yapabileceğimiz en önemli şey sesleri duymaktır. Konuşma işitme ile başlar. Önce sesleri duyarız, tanımlarını öğreniriz; sonra bu öğrendiklerimizi kelimelere dökerek konuşmaya başlarız. İşitme kaybınız varsa konuşmanızı geliştirme şansınız olmayacaktır. İşitme kaybı tanısı ne kadar erken konursa ve tedavisi ne kadar erken sağlanırsa bireyin zeka ve sosyal gelişimi o kadar iyi olacaktır" dedi. Doğan, "İşitme kaybının erken tanısı önemlidir. Çünkü çocuğun işitme kaybı zeka gelişimini, okul başarısını ve sosyal iletişimini olumsuz etkiler. İşitme kaybı çocuğun içine kapanık olmasına, anlamadığı ve derdini anlatamadığı için daha hırçın olmasına, konuşma bozukluklarına, okul başarısının düşmesine neden olur" diye konuştu. Türkiye’de yenidoğan işitme tarama testinin 2014 yılında uygulamaya başladığını belirten Doğan, "Bebek doğar doğmaz tüm Türkiye’de olduğu gibi bizim hastanemizde de yenidoğan taraması yapılmakta. Bu sayede işitme kayıplı bebekler erkenden tespit edilerek tedavileri erkenden yapılmaktadır" diye konuştu. İşitme engelliliğinin en sık görülen engellilik durumlarından biri olduğunu vurgulayan Doğan, dünyada 32 milyondan fazla, ülkemizde ise 2 milyonu aşkın kişinin işitme engelli olduğunun altını çizerek "İşitme kaybını sadece çocukların yaşadığı bir problem olarak görmemek gerekir. 65 yaşını geçen bireylerin yaklaşık üçte birinde de yaşa bağlı işitme problemleri ortaya çıkmaktadır. Sadece yaşlılarda değil aynı zamanda yüksek sese uzun süre maruz kalan işçilerde, dış kulak yolunu tamamen kapatan kulaklıklarla uzun süreli yüksek sese maruz kalan genç bireylerde de da işitme kayıpları izlenmektedir. Kısacası işitme kaybı her yaşta karşımıza çıkabilmektedir. Bu nedenle işitme kaybı hisseden bireylerin en kısa süre de bir kulak burun boğaz hekimine başvurmaları erken tanı ve tedavi açısından önemlidir" ifadelerine yer verdi.
03 Mart 2026 Salı - 13:48
Yeşilay’dan Uşak’ta farkındalık yürüyüşü
Yeşilay tarafından Uşak’ta farkındalık yürüyüşü düzenlendi. Uşak Belediyesi Yöresel Ürünler Çarşısı önünden başlayan yürüyüş, 15 Temmuz Şehitler Meydanı’nda sona erdi. Programa Uşak Vali Yardımcısı Barış Demirtaş, İl Milli Eğitim Müdürü ve Yeşilay Uşak Şube Başkanı Halil Yücel, kurum müdürleri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Yürüyüş boyunca katılımcılar, "Sağlıklı nesiller bağımsız gelecek", "Beynini kullan uyuşturma", "Bağımlı olma hayatta kal", "Sağlıklı bir hayat sizin elinizde", "Bağımlı tek renk bağımsız rengarenk", "Temiz zihin güçlü gelecek" ve "Sigarayı söndür hayatını sürdür" yazılı dövizler taşıdı. 15 Temmuz Şehitler Meydanı’nda sona eren programda öğrenciler tarafından halk oyunları gösterisi sunuldu. Programda konuşan İl Milli Eğitim Müdürü ve Yeşilay Uşak Şube Başkanı Halil Yücel; Yeşilay Danışmanlık Merkezi bağımlılık sorunu yaşayan vatandaşlarımıza ve ailelerine ücretsiz, gizlilik esasına dayalı psikolojik ve sosyal destek sunarak yeniden hayata tutunmalarına rehberlik etmektedir. Ancak biliyoruz ki bu mücadelede başarı, yalnızca kurumların değil, devletimizin güçlü desteği, yerel yönetimlerimizin katkısı ve toplumun tüm kesimlerinin ortak iradesiyle mümkündür." dedi. Konuşmanın ardından, vatandaşlar Yeşilay Uşak Şubesi tarafından açılan stanttan bilgi aldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder