SAĞLIK
Sağlık Bakanı Memişoğlu, İstanbul’da yeni yılın ilk bebeklerini ziyaret etti 01 Ocak 2026 Perşembe - 01:03:44 Sarıyer’de bulunan Şişli Etfal Hastanesi’nde 2026 yılının ilk bebekleri dünyaya geldi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile İstanbul Valisi Davut Gül, aileleri ziyaret ederek, anne ve babaları tebrik etti. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile İstanbul Valisi Davut Gül, Sarıyer’de bulunan Şişli Etfal Hastanesi Çayırbaşı Ek Hizmet Binası’nda 2026 yılının ilk bebekleri dünyaya geldi. Aileleri ziyaret öncesi Memişoğlu, hastane personelleriyle tek tek selamlaştı, yeni yılını kutladı, yenidoğan bebekler hakkında da doktorlardan bilgi aldı. Sonrasında, aileleri ziyaret eden Memişoğlu, bebekleri kucağına aldı, anneleri tebrik etti. "Milletimize huzurlar, mutluluklar diliyorum" Doğan bebekler arasında yer alan Arya isimli bebek, 3 kilo 895 gram olarak doğdu. Anne Aysel Kızıltaş, bebeğini yeni yılın ilk dakikalarında kucağına aldı. Aileyi, ziyaret eden Bakan Memişoğlu, bebeğin sağlık durumuyla da ilgili bilgi aldı. Memişoğlu, "Ne güzel isim koymuşsunuz, Allah iyi nesillerle karşılaştırsın. Tebrik ediyorum sizi" dedi. Ardından bebeği kucağına alan Memişoğlu, "Allah seni iyilerle karşılaştırsın. Hayatı hep iyi olsun, mutlu olsun. Güzel kız maşallah, sanatçı olur muhtemelen. 2026’nın ilk prensesi" diye konuştu. Anneye hediye taktim eden Memişoğlu, "Normal doğumla 4’ünücü doğum. Annesi sağlıklı, baba da huzurlu mutlu. Allah bağışlasın. Vatanımıza, milletimize huzurlar, mutluluklar diliyorum. 2026 daha iyi olsun inşallah. Ebelerimizle, doktorlarımızla, bütün Hamidiye Etfal ekibine, Sarıyer’deki hastanemizde ki tüm ekibimize teşekkür ediyoruz, mutlu seneler" şeklinde konuştu. "Tüm doktorlara da teşekkür ediyorum" Bebeğini kucağına almanın heyecanını yaşayan Aysel Kızıltaş da, "Çok mutluyum, şaşkınım da. Tüm doktorlara da teşekkür ediyorum. Çok yardımcı oldular bana. Sevinçliyim" dedi. Hümeyra isimli bebeği de ziyaret etti Bakan Memişoğlu, aynı hastanede, yeni yılın ilk bebeklerinden olan Hümeyra isimli bebeği ve ailesini de ziyaret etti. Bebeği kucağına alan Bakan, bebek için aileye sağlık başta olmak üzere iyi dileklerini iletti. Annenin sağlık durumu hakkında da bilgi alan Memişoğlu, aile ile sohbet etti. Bakan Kemal Memişoğlu, ziyaretler sonrası hastane personelleriyle hatıra fotoğrafı çektirmesinin ardından, hastaneden ayrıldı.
31 Aralık 2025 Çarşamba - 22:18 Sağlık çalışanları yeni yıla şifa dağıtarak giriyor Adana’da sağlık çalışanları, yeni yıla saatler kala hastanelerde görevlerini sürdürerek şifa dağıttı. Ülke genelinde olduğu gibi Adana’da 2026 yılının ilk saatlerine mesai başında girecek olan hekimler, acil serviste hastalarını tedavi ederek şifa dağıttı. Kozan Devlet Hastanesi’nde yılın son saatlerini ve ilk günü hastanede olan sağlık çalışanlarından doktordan hemşireye kadar yoğun mesai yapıyor. Yeni yıla görev başında girmenin yoğun ama anlamlı olduğunu belirten acil servis doktoru Tuba Belek, "Yeni yılda da hastalarımızın sağlıklarına kavuşması için işimizin başındayız. Mesaimizde en çok çocuk hastalarımızın teşekkür etmesi bizleri mutlu ediyor. İlçede artan çocuk hasta sayısı nedeniyle acil serviste yoğunluk yaşanıyor. Onların iyileşip hastaneden sağlıklı ve mutlu ayrılması bizler için en büyük mutluluk. Tüm hastalarımıza şifa diliyoruz. Herkese sağlıklı, huzurlu bir yıl temenni ediyorum. Özellikle sağlıkta şiddetin olmadığı bir yıl olmasını diliyoruz" dedi. Karın ağrısı şikayetiyle ailesiyle birlikte hastaneye gelen 6 yaşındaki Arda Keskin ise doktorları çok sevdiğini söyleyerek teşekkür etti. Keskin’in anneannesi Semiha Baysu da, "Çocuklarla çok güzel ilgileniyorlar. Allah hepsinden razı olsun. Onlara da aileleriyle birlikte sağlıklı ve huzurlu bir yıl diliyorum" ifadelerini kullandı. Hastane güvenlik görevlisi Oğuzhan Avşar ise hastanede yoğun bir gece yaşandığını belirterek, "Hekimlerimiz, hemşirelerimiz ve tüm sağlık çalışanlarımız bu gece mesaide. Hekimlerimizin hastalardan aldığı teşekkürler, bizleri de mutlu ediyor" diye konuştu.
Artritte erken tanı çok önemli
13 Ekim 2025 Pazartesi - 19:09 Artritte erken tanı çok önemli Eklemlerin iltihaplanması (artrit) hakkında bilgiler veren İç Hastalıkları ve Romatoloji Uzmanı Şule Ketenci Ertaş, "Brusella, tüberküloz gibi mikroorganizmalar sonrasında da artrit gelişebilir" dedi. Acıbadem Kayseri Hastanesi İç Hastalıkları ve Romatoloji Uzmanı Şule Ketenci Ertaş, artrit hastalığının erken tanı ile eklemlerde kalıcı hasar bırakmadan tedavi edilebileceğini söyledi. Yaş gruplarına ve ek hastalıkların durumuna göre kişiye özel tedavi planı hazırlandığını belirten Ertaş, "Artrit hastalığı, eklemlerin iltihaplanmasıdır. Bizim alanımıza giren kısım, çoğunlukla bağışıklık sistemine bağlı eklem iltihaplarıdır. Ancak brusella, tüberküloz gibi mikroorganizmalar sonrasında da artrit gelişebilir. Bizim daha çok polikliniğimizi oluşturan kısım mikroorganizma dışı, iltihabi ve bağışıklık sistemi sorunlarından kaynaklanan artritlerdir. Bunların içerisinde romatoid artrit, ankilozan spondilit ya da gut artrit gelmektedir. Bu noktada bize düşen kısım bu artritleri tanımak, onlar arasındaki ayırıcı tanıyı yapabilmek ve tedavi etmektir. Bizler, yaş grubu ya da ek hastalıkların durumuna göre tanı koyma yoluna gitmeye çalışıyoruz. Kronik artritlerde erken tanı oldukça önemli" dedi. "Tedavi aslında kişiye özel" Ertaş, kalıcı hasarın önlenmesi ve hastalığın ilerlemesinin durdurulabilmesi için erken tanının büyük önem taşıdığını belirtti. Artrit tanısı konulan bireylerde bulunan diğer hastalıkların da dikkate alınarak tedavi planının oluşturulduğuna dikkat çeken Ertaş, "Hastalığın ilerlememesi için erken tanı, hastanın yaşam kalitesi için oldukça önemli. Bu iş gücü kaybı, öğrenciler için okuldan uzak kalma ya da günlük hayatın fonksiyonlarını yerine getirememe durumuna neden olur. Bu nedenle biz 12 Ekim gününü Dünya Artrit Günü olarak farkındalığı artırmak amacıyla 1996 yılından beri toplumu bilgilendirerek, farkındalık çalışmalarıyla bu hastalığa dikkati çekmek istiyoruz. Romatolojik hastalıklarda tanı konduktan sonra hastaya uygun tedaviyi seçmeliyiz. Kortizon gibi steroid temelli ilaçları kullanabildiğimiz gibi, kortizon içermeyen ağrı kesiciler verebiliriz. Hastalığı modifiye eden, durduran, ilerlemesini engelleyen ilaçlar kullanıyoruz. Zaman zaman organ tutulumu olduğunda beyin, akciğer ya da böbrek tutulumu durumlarında daha komplike ve bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar kullanıyoruz. Tedavi aslında kişiye özel. Hastalığın başlarında verdiğimiz ilaçlar ile daha geç evrelerde verdiğimiz ilaçlar farklıdır. Gebe hastalara, kalp hastası, böbrek hastalığı olan hastalarımıza verdiğimiz ilaçlar farklıdır. Aslında tedavi, her hastaya özel olarak verilen bir durumdur. En az yan etki ile en kısa sürede etki gösterecek şekilde hastaların tedavilerini düzenliyoruz" şeklinde konuştu.
Annesini organ yetmezliğinden kaybetmişti, ablasının 3 organını bağışladı
13 Ekim 2025 Pazartesi - 16:55 Annesini organ yetmezliğinden kaybetmişti, ablasının 3 organını bağışladı Düzce’de beyin ölümü gerçekleşen 62 yaşındaki kadının organları, İstanbul ve Ankara’da bulunan 3 hastaya şifa oldu. 1995 yılında annesini organ yetmezliğinden kaybeden ve ablasının beyin ölümünün ardından organlarını bağışlayan Hüsnü Başoğlu, ablasının organlarının 3 hastaya gitmesinden dolayı mutlu olduğunu belirtti. Yaklaşık 10 gün önce 62 yaşında ki Ayşe Gül, beyin kanaması teşhisiyle Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne başvurdu. Yoğun bakıma alınan hastanın beyin ölümü gerçekleşince, hastanenin Yoğun Bakım Uzmanı ve Organ Nakli Koordinatörü Uzm. Dr. Zehra Mermi Bal, aile üyeleriyle irtibata geçti. Organlarının nakil bekleyen hastalara şifa olabileceğinin belirtilmesi üzerine Ayşe Gül’ün kardeşi Hüsnü Başoğlu, ablasının organlarının nakil olmasına onay verdi. Ankara’dan gelen doktorların ameliyatlarıyla birlikte beyin ölümü gerçekleşen Gül’den alınan 3 organ, Ankara ve İstanbul’da nakil bekleyen hastalara gönderildi. Başoğlu ise ablasının cansız bedenini defnetti. "Annemi organ yetmezliğinden kaybettim" Ablasının organlarını bağışladığı için mutlu olduğunu ve annesini de organ yetmezliğinden kaybettiğini belirten Hüsnü Başoğlu: "Ablamın böbreklerinin başka insanlarda yaşadığına seviniyorum. Annemin böbrek yetmezliği hastalığı vardı. Biz de 3-4 sene uygun organ aradık. Ama annemin ömrü yetmedi. 1995 yılında hayatını kaybetti. Bu durum sonrasında başka hastalara da faydamız olsun diye ablamın organlarının alınmasına izin verdim. Organ bağışlamada bir sakınca yok bence daha çok yayılması lazım. Organlar toprağın altında çürüyeceğini bir insana faydalı olması daha güzel. O insana da bir hayır sağlamış olunuyor" dedi. "Türkiye’de 35 bin hasta organ bağışı bekliyor" Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Yoğun Bakım Uzmanı ve Organ Nakli Koordinatörü Uzm. Dr. Zehra Mermi Bal ise, "Hastamız Ayşe Gül’ü 10 gün önce geçirdiği rahatsızlık sonrası yoğun bakımda izlemeye aldık. Yaptığımız tedavilere hastamız yanıt vermedi ve beyin ölümü tanısı koyduk. Hasta yakınlarıyla yaptığımız organ bağışı görüşmemiz olumlu geçti ve organ bağışında bulundular. Organ nakli konusunda ülkemiz canlıdan canlıya nakillerde neredeyse ilk sıralarda yer alıyor. Bu da bizim toplumumuzda aile bağlarımızın güçlü olmasına dayanıyor diyebiliriz. Aileden doku bulamayan veya uygunluk bulamayan hastaların tek şansı kadavradan alınan nakillere bağlı ve ne yazık ki aynı fedakarlığı bu durumda göremiyoruz. Kadavradan organ bağışı verileri çok düşük. Ülkemizde organ bağışı bekleyen 35 bin hasta mevcut. Bu hastalara her gün bir yenisi ekleniyor. Bazı hastalar ise bu şansı elde edemedikleri için hayatlarını kaybediyorlar" şeklinde konuştu. "Duyarlılığın daha çok artması lazım" Atatürk Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. Milas Mafizer, "Organ bağışının kritikliği ihtiyaç sahibi aileler tarafından daha çok ciddiye alınmakta. Maalesef ülkemizde bu oranlar çok düşük. Ülkemizde daha çok nakiller aile bağlarından dolayı canlıdan canlıya yapılıyor. Beyin ölümü olmuş hastalardan nakil oranları çok düşük seviyede. Toplumda duyarlılığı arttırmak için bu konuda daha fazla çalışma yapılmalı" ifadelerini kullandı.
Marmaris Devlet Hastanesi’nde MR cihazı hizmete girdi
13 Ekim 2025 Pazartesi - 16:10 Marmaris Devlet Hastanesi’nde MR cihazı hizmete girdi Muğla’nın Marmaris ilçesinde geçtiğimiz yıl yeni binasında hizmet vermeye başlayan Marmaris Devlet Hastanesi’nde, Muğla’nın en yeni ve en kısa sürede görüntüleme alabilen MR cihazı bugün itibarıyla hizmete girdi. Özellikle yaz aylarında nüfusu beş katına çıkan ve motosiklet kazalarının en sık yaşandığı ilçelerden biri olan Marmaris’te, uzun süredir beklenen MR cihazının faaliyete geçmesiyle önemli bir eksiklik giderilmiş oldu. Cihazın hizmete alınması dolayısıyla düzenlenen programa Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya, Hastane Başhekimi Uzm. Dr. Oğuzhan Erciyes, Muğla İl Sağlık Müdürlüğü Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Esin Balaban ve yardımcısı Uzm. Dr. Hurşide Uslu, İlçe Sağlık Müdürü Dr. İmran İnce, hastane idari kadrosu katıldı. Radyo dalgaları ve manyetik alan yardımıyla vücuttaki iç yapıların net görüntülenmesini sağlayan MR cihazı, birçok hastalığın teşhis ve takibinde önemli rol oynuyor. "Yeni cihazımız yapay zeka teknolojisiyle entegre çalışıyor" Açılışta konuşan Marmaris Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Oğuzhan Erciyes, cihazın uzun süredir beklenen bir hizmet olduğunu belirterek "Bugün burada, uzun süredir hizmete kazandırmak için yoğun çaba sarf ettiğimiz MR cihazımızın açılışını gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Sağlık Bakanlığımızın, İl Sağlık Müdürlüğümüzün, Kamu Hastaneleri Başkanlığımızın ve sayın vekilimizin destekleriyle MR hizmetini artık Marmaris Devlet Hastanesi’nde vatandaşlarımızın hizmetine sunmuş bulunuyoruz.Yeni cihazımız, en son teknolojiye sahip yeni nesil bir MR cihazıdır. Eski nesil cihazlara göre çekim süresi yaklaşık yüzde 50 daha kısadır. Ayrıca yapay zeka teknolojisiyle entegre çalışan ilk cihazlardan biridir. Bu cihaz, Türkiye’nin birçok noktasında kurulma aşamasında olup, bugünden itibaren Marmaris Devlet Hastanesi’nde vatandaşlarımızın hizmetinde olacaktır. Muğla’nın en yeni ve en kısa sürede görüntüleme alabilen cihazı olan MR cihazımızın ilçemize ve vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum" şeklinde konuşarak cihazın Muğla’nın en yeni ve en hızlı görüntü alabilen cihazı olduğunu kaydetti. Başhekim Oğuzhan Erciyes, cihazın hızlı çalışması ile birlikte Muğla ve civar ilçelerdeki MR randevularındaki sıkışmalarında önüne geçeceklerini ifade ederek ’ Marmaris devlet hastanesi olarak diğer ilçelerdeki MR çekimleri hususunda yardımcı olacağız’ dedi. "Vatandaşlarımızın memnuniyeti en büyük kazancımız" Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya da, ilçede sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi adına önemli bir adım atıldığını belirterek ‘’Başhekimimiz de belirttiği gibi, Sağlık Bakanlığımızın titizlikle yürüttüğü sürecin bugün taçlandığı bir gündeyiz. MR cihazımızın hizmete girmesiyle hastanemizdeki önemli bir eksikliğimizi gidermiş olduk. Başta Cumhurbaşkanımıza, Sağlık Bakanımıza, Kamu Hastaneleri Birliği’ne, başhekimliğimize ve tüm sağlık personelimize teşekkür ediyorum. Bizler için en büyük kazanç vatandaşlarımızın memnuniyetidir. Onların hayır dualarını almak en büyük mutluluğumuzdur. İhtiyacımız olmasın ama eksikliğini de yaşamayalım. Hizmetimizin ilçemize hayırlı olmasını diliyorum" şeklinde konuştu.
Mersin’de sağlık teknolojileri güçleniyor
13 Ekim 2025 Pazartesi - 15:54 Mersin’de sağlık teknolojileri güçleniyor Mersin İl Sağlık Müdürü Mustafa Ekici, kentteki sağlık yatırımları kapsamında yeni görüntüleme cihazlarının hizmete alındığını açıkladı. Ekici, yaptığı yazılı açıklamada, Mersin Şehir Hastanesi’ne üçüncü MR cihazının kurulduğunu, Toros Devlet Hastanesi’ne yapay zeka destekli MR ve 128 kesitli Bilgisayarlı Tomografi (BT) cihazının kurulma aşamasında olduğunu, Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’ne ise son teknoloji dental tomografi cihazı kazandırıldığını belirtti. "Tanı süreci hızlanacak, bekleme süresi azalacak" Ekici, Sağlık Bakanlığı’nın kalite politikaları çerçevesinde yapılan yatırımlarla sağlık hizmetlerinde erişilebilirlik ve kaliteyi artırmayı hedeflediklerini söyledi. Ekici, "Şehir Hastanemize üçüncü MR cihazını kurarak hizmete aldık. Bu cihazlarla birlikte tanı süreçleri hızlanacak, vatandaşlarımızın bekleme süreleri önemli ölçüde azalacaktır" dedi. Toros Devlet Hastanesi’nde eski MR cihazının yerine yapay zeka destekli yeni nesil MR cihazının kurulumunun başladığını ifade eden Ekici, "Ayrıca 16 kesitli BT cihazı yerine 128 kesitli yeni bir cihazı da hizmete alıyoruz. Bu sayede görüntü kalitesi, çekim hızı ve tanı kapasitesi artacak" diye konuştu. Dental tomografi cihazında son aşama Mersin Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi için de yeni bir dental tomografi cihazı temin edildiğini belirten İl Sağlık Müdürü Ekici, "Cihazın kurulumunda son aşamaya gelmiş bulunuyoruz. Mersin’imize ve vatandaşlarımıza hayırlı olsun" dedi. Ekici, açıklamasını "Tüm gayemiz iyi olanı daha iyi hale getirmek. Sağlıkta dijital dönüşüm ve teknolojik gelişmeleri kentimize kazandırmaya devam edeceğiz" diyerek tamamladı.
Su buharı ile 10 dakikada prostat ameliyatı dönemi başladı
13 Ekim 2025 Pazartesi - 15:06 Su buharı ile 10 dakikada prostat ameliyatı dönemi başladı Üroloji Uzmanı Op. Dr. Tuncay Şafak, prostat hastalıklarının tedavisinde devrim niteliğinde olan rezum (su buharı ile prostat ameliyatı) yöntemi hakkında bilgi verdi. Şafak, sadece 10 dakika süren bu işlemin özellikle cerrahi risk taşıyan hastalar için önemli bir alternatif sunduğunu belirtti. Genellikle 50 yaş üzerindeki erkeklerde sık görülen prostat hastalığı hakkında konuşan Op. Dr. Tuncay Şafak, yeni nesil tedavi yöntemlerine dikkat çekti. ‘Rezum’ tedavisinin minimal invaziv prostat ameliyatı olarak adlandırıldığını ifade eden Şafak, su buharının özel bir cihazla prostat içerisine, içinde mikro delikleri olan ve nanoteknolojiyle üretilmiş bir iğneyle verildiğini söyledi. 10 dakika gibi kısa bir sürede ameliyatın yapıldığını belirten Op. Dr. Şafak sözlerine şu şekilde devam etti: "Rezum yöntemiyle yapılan prostat ameliyatları 10 dakika gibi kısa bir sürede gerçekleştirilmektedir. Bu ameliyatın özelliği ameliyatların yan etkilerinden korkan, impotans yani iktidarsızlık ya da idrar kaçırma riskinden çekinen hastalar için alternatif bir tedavi yöntemi olmasıdır. Rezum yani su buharı ile ameliyat yöntemi bu tür riskleri bertaraf etmektedir. Kısa bir ameliyat süresi haricinde iyileşme dönemi de hızlı olmaktadır. Özellikle anestezi alamayacak kadar yaşlı hastalarda, lokal anesteziyle dahi uygulayabildiğimiz bir yöntemdir." "Kesi yok, iğne deliği ile yapılıyor" Prostat ameliyatından korkan insanlar üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, hastaların en fazla tedirgin oldukları şeyin kanama riski ve idrar kaçırma olduğunu söyleyen Op. Dr. Tuncay Şafak, "Rezum tekniğinde kanama riski yok. Ayrıca bu tekniğin 10 dakikada uygulanması, hastanın çabuk taburcu olması ve hayati bir risk oluşmaması tercih sebebidir. Hastalarımız prostat tedavisinde genellikle ilaç kullanırlar. Tabii bu ilaç tedavilerinin uzun süre sonunda bir takım yan etkileri olmaktadır. Bu yan etkilerin içinde iktidarsızlık yer almaktadır. Hatta bazı hastalarımız tansiyon düşmesi, baş dönmesi gibi şikayetlerle ilaç kullanmaktan vazgeçebiliyorlar. Rezum ameliyatları bu konuda da alternatif olmaktadır. Bunun haricinde hastalarımızın en çok korktukları şey ise özellikle genç erkeklerde iktidarsızlık sorunudur. Rezum ameliyatının böyle bir riski yok. Ayrıca hasta çabuk taburcu olmakta ve hem iş hem sosyal hayatına hızla dönmektedir" diye konuştu.