SAĞLIK
Tepecik Hastanesinde 100’üncü kapalı kalp ameliyatı
10 Ekim 2025 Cuma - 15:34 Tepecik Hastanesinde 100’üncü kapalı kalp ameliyatı İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği, minimal invazif cerrahide 100. vakasını tamamladı. Klinik, MİECC sistemiyle kapalı koroner bypass ameliyatını Türkiye’de ilk kez uygulayan merkez oldu. İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği, 2018 yılında aort kapağı değişimiyle başladığı minimal invazif kalp cerrahisinde (halk arasında "kapalı kalp ameliyatı" olarak bilinen) önemli bir tecrübe eşiğini geride bıraktı. Kliniğin uzmanlık alanı, sadece kapak değişimleriyle sınırlı kalmadı. Bu yedi yıllık süreçte ekip, tecrübesini hızla genişleterek; kapalı mitral kapak, çoklu kapak, asendan aort, kalpte delik ve kalp kapak enfeksiyonu gibi komplike ameliyatları da minimal invazif yöntemle başarıyla gerçekleştirdi. Son olarak da bir yıl önce kapalı koroner arter bypass ameliyatları eklendi. Bu serinin en son ve en önemli adımı ise, Prof Dr Burçin Abud ve Doç Dr Kemal Karaarslan tarafından 100. hastaya uygulanan kapalı koroner arter bypass ameliyatı oldu. 100. vaka, kliniğin sadece sayısal değil, teknolojik olarak da öncü olduğunu kanıtladı. Bypass uygulanan hastada, Avrupa’da en son teknoloji ürünü olan MİECC (Minimal İnvazif Vücut Dışı Dolaşım) sistemi kullanıldı. Yapılan detaylı araştırmalar sonucunda, Tepecik Hastanesi’nin kapalı kalp ameliyatını MİECC sistemiyle birlikte kullanan Türkiye’deki ilk merkez olduğu belirlendi. SIRS’a karşı güçlü kalkan: MİECC’nin farkı MİECC sistemi, cerrahi esnasında hayati bir fark oluşturuyor. Normalde açık kalp ameliyatlarında uygulanan yüksek düzeydeki kan sulandırma ihtiyacı ortadan kaldırıyor. En önemlisi, kullanılan küçük vücut dışı dolaşım (perfüzyon), hastanın normal fizyolojik dolaşımına en yakın bir akış sağlıyor. Bu teknolojik üstünlük, hastanın kanı ve bileşenleri üzerindeki travmayı azaltarak, ameliyat sonrası en büyük risklerden biri olan SIRS (Sistemik İnflamatuar Yanıt Sendromu) riskini minimuma indiriyor. SIRS, açık kalp ameliyatları sonrası erken dönemde meydana gelebilen ve hastanın akciğer, karaciğer ve böbrek gibi kritik organlarında sorunlara yol açabilen ciddi bir durumdur. MİECC sistemi sayesinde organ hasarı riski azalıyor, böylece hastaların ameliyat sonrası süreçleri daha konforlu ve hızlı ilerliyor. Duruma göre hoşnutsuz sonuçlar doğurabilen bu zorlu sürece karşı önemli bir koruma sağlanmış oluyor. Başhekim Yakan: "İnsan odaklı sağlık hizmeti" İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Savaş Yakan, elde edilen bu başarının, kamu hastanesinin misyonunu yansıttığını belirtti. Prof. Dr. Yakan, "İzmir’deki bir kamu hastanesi olarak, 100. minimal invazif kalp ameliyatımızı en ileri teknoloji olan MİECC ile gerçekleştirmek, gurur verici. Bu başarı, ekibimizin tecrübesinin ve teknolojiye yatırımımızın bir sonucudur. Hedefimiz, daima hastalarımıza daha güvenli, daha az travmatik ve daha kısa iyileşme süreli, yani insan odaklı bir sağlık hizmeti sunmaktır. Bu alanda öncü olmaya devam edeceğiz." diye konuştu.
Düzce’de 400 yataklı hastane 360 günde inşa edilecek
10 Ekim 2025 Cuma - 14:37 Düzce’de 400 yataklı hastane 360 günde inşa edilecek Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü’nün girişimleriyle Sağlık Bakanlığı’na tahsis edilen Aziziye Mahallesi’ndeki arazide inşa edilecek 400 yataklı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin proje hazırlama ve inşa süreci başlıyor. Özlü, toplamda 750 yatak kapasitesine ulaşacak hastanede tüm sağlık altyapısının olacağını ve hastanenin 360 günde tamamlanacağını ifade etti. Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü, İl Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, AK Parti Düzce İl Yönetim Kurulu üyeleri Sinan Aydın, Yunus Emre Gülay ve ihaleyi alan firmanın sahibi Mimar Evren Başbuğ basın mensuplarıyla bir araya geldi. Basın toplantısında Aziziye Mahallesi’ndeki Atatürk Devlet Hastanesi yanında bulunan 37 dönüm arazi üzerine inşa edilmesi planlanan 400 yataklı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin projesinin detayları kamuoyu ile paylaşıldı. "Hastane kapasitesini bin yatağa tamamlayacağız" Yaklaşık 80 bin metrekare kapalı alana sahip olacak yeni hastane binasında Düzce’nin sağlık alanında ihtiyacı olan bütün bölümlerin olacağını ve proje uygulamalarının ardından yeni hastanenin inşaat çalışmalarına hızla başlanacağını belirten Belediye Başkanı Faruk Özlü, şunları söyledi: "Bu proje daha önce Tarım ve Orman Bakanlığı’na ait fidan bölgesinin Sağlık Bakanlığı’na tahsisi çalışmalarıyla başlayan bir iştir. Biz bu şehri planlıyoruz, bu bölgede bir sağlık kampüsü olmasını sağlamaya yönelik attığımız adımlardan birisidir. Şehrin önümüzdeki yıllarda gelişim akslarını planlıyoruz. Bizim istediğimiz Düzce’nin bir sağlık kampüsü olsun, insanlar geldikleri zaman bütün tedavilerini o kampüste olabilsinler. Bu maksatla devlet hastanesinin olduğu bölgeyi tercih ettik. Projeler tamamlandığında toplamda bin yataklı bir hastane olacak. Bu alanın kapasitesini artıracak şekilde planlanmasını istiyoruz. Biz de belediye olarak işin tamamen arkasındayız ve takipçisiyiz. Bu şehrin bir hastaneye ihtiyacı var. Sağlık Bakanı’mız bu hastanenin yerini görmek ve hastane yapılacağı sözünü vermek için Düzce’ye geldi. Ben bu vesileyle Sağlık Bakanı’mız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na ve Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum. Onların onayı ve gayretleri ile Düzce çok güzel bir eser kazanacak." Sismik izolatörlü temel üzerine inşa edilecek Düzce İl Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, daha önce proje tanıtımının yapıldığı yatırımda proje hazırlama sürecinin başladığına işaret ederek, "Sağlık Bakanlığı’na tahsisinde büyük emekleri olan bakanımız ile proje hazırlanması için yer teslimini yaptık. Yer tesliminden itibaren yaklaşık bir yıl süresi var. Teknik süreçleri belediyemiz ile birlikte yürüteceğiz. Bugünden itibaren inşaat süreci başlayacak. Sağlık hizmetlerinde yapılması gereken tüm altyapıyı bu hastanede vatandaşlarımıza kazandıracağımızı söylemiştik. Bugün proje firmasıyla bir aradayız. Depreme dayanıklı sismik izolatörlü bir yapı olacak, kendisi de ayrıntıları anlatacaktır zaten. Şu an hizmet veren hastanenin ön kısmında bulunan 37 dönümlük alanda inşaat yapılacak. İki bina birbirine bağlantılı şekilde olacak" dedi. Toplantı Proje Mimarı Evren Başbuğ’un sahibi olduğu firmanın geçmişi ve proje hazırlama süreci hakkında teknik detayları aktarmasının ardından sona erdi.
Düzce’de yapılacak 400 yataklı hastanenin projesi 360 günde tamamlanacak
10 Ekim 2025 Cuma - 14:35 Düzce’de yapılacak 400 yataklı hastanenin projesi 360 günde tamamlanacak Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’nün girişimleriyle Sağlık Bakanlığı’na tahsis edilen Aziziye Mahallesi’ndeki arazide inşa edilecek 400 yataklı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin proje hazırlama ve inşa süreci başlıyor. Özlü, toplamda 750 yatak kapasitesine ulaşacak hastanede tüm sağlık altyapısının olacağını ifade etti. Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, Düzce İl Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, AK Parti Düzce il yönetim kurulu üyeleri Sinan Aydın, Yunus Emre Gülay ve ihaleyi alan firmanın sahibi Mimar Evren Başbuğ Düzce basını ile bir araya geldi. Aziziye mahallesindeki Atatürk Devlet Hastanesi yanında bulunan 37 dönüm arazi üzerine inşa edilmesi planlanan 400 yataklı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin projesinin detayları kamuoyu ile paylaşıldı. "Hastane kapasitesini 1000 yatağa tamamlayacağız" Yaklaşık 80 bin metrekare kapalı alana sahip olacak yeni hastane binasında Düzce’nin sağlık alanında ihtiyacı olan bütün bölümlerin olacağını ve proje uygulamalarının ardından yeni hastanenin inşaat çalışmalarına hızla başlanacağını belirten Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, konuşmasında şunları söyledi: "Bu proje daha önce Tarım ve Orman Bakanlığı’na ait fidan bölgesinin Sağlık Bakanlığı’na tahsisi çalışmalarıyla başlayan bir iştir. Biz bu şehri planlıyoruz, bu bölgede bir sağlık kampüsü olmasını sağlamaya yönelik attığımız adımlardan birisidir. Şehrin önümüzdeki yıllarda gelişim akslarını planlıyoruz. Bizim istediğimiz Düzce’nin bir sağlık kampüsü olsun, insanlar geldikleri zaman bütün tedavilerini o kampüste olabilsinler. Bu maksatla devlet hastanesinin olduğu bölgeyi tercih ettik. Projeler tamamlandığında toplamda bin yataklı bir hastane olacak. Bu alanın kapasitesini artıracak şekilde planlanmasını istiyoruz. Biz de belediye olarak işin tamamen arkasındayız ve takipçisiyiz. Bu şehrin bir hastaneye ihtiyacı var. Sağlık Bakanımız bu hastanenin yerini görmek ve hastane yapılacağı sözünü vermek için Düzce’ye geldi. Ben bu vesileyle Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na ve Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum. Onların onayı ve gayretleri ile Düzce çok güzel bir eser kazanacak." Sismik izolatörlü temel üzerine inşa edilecek Basın toplantısında konuşan Düzce İl Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz da daha önce proje tanıtımının yapıldığı yatırımda proje hazırlama sürecinin başladığına işaret ederek şu ifadeleri kullandı: "Sağlık Bakanlığı’na tahsisinde büyük emekleri olan sayın bakanımız ile proje hazırlanması için yer teslimini yaptık. Yer tesliminden itibaren yaklaşık bir yıl süresi var. Teknik süreçleri belediyemiz ile birlikte yürüteceğiz. Bugünden itibaren inşaat süreci başlayacak. Sağlık hizmetlerinde yapılması gereken tüm altyapıyı bu hastanede vatandaşlarımıza kazandıracağımızı söylemiştik. Bugün proje firması ile bir aradayız. Depreme dayanıklı sismik izolatörlü bir yapı olacak, kendisi de ayrıntıları anlatacaktır zaten. Şu an hizmet veren hastanenin ön kısmında bulunan 37 dönümlük alanda inşaat yapılacak. İki bina birbirine bağlantılı şekilde olacak." Toplantı Proje Mimarı Evren Başbuğ’un sahibi olduğu firmanın geçmişi ve proje hazırlama süreci hakkında teknik detayları aktarmasının ardından sona erdi.
Glütensiz yaşama destek için Niğmek Glütensiz Büfe açıldı
10 Ekim 2025 Cuma - 14:24 Glütensiz yaşama destek için Niğmek Glütensiz Büfe açıldı Niğde Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışının bir ürünü olan NİĞMEK Modern Ekmek Tesisi Projesi kapsamında kurulan Glütensiz Büfe, kentteki çölyak hastaları ve glütensiz beslenmeyi tercih edenler için önemli bir ihtiyacı giderecek. Niğde’nin sosyal ve ekonomik hayatına katkı sunan NİĞMEK Glütensiz Büfe’nin açılışı, düzenlenen basın açıklamasıyla duyuruldu. Basın açıklamasında konuşma yapan Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir, projelerinin sağlık, istihdam ve sosyal sorumluluk olmak üzere üç temel direk üzerine kurulu olduğunu vurguladı. Çölyak hastaları ve glütensiz beslenen vatandaşların ürün bulma zorluğuna dikkat çeken Başkan Özdemir, bu ihtiyaca kayıtsız kalmadıklarını belirtti. NİĞMEK Modern Ekmek Tesisi’nde yüksek hijyen standartlarında üretilen glütensiz ürünlerin, artık bu büfe aracılığıyla doğrudan vatandaşlara ulaştırılacağını ifade etti. Ürün yelpazesi oldukça zengin olan büfede, sadece glütensiz ekmek değil simit, poğaça, tuzlu kurabiye, hamburger ve tost ekmeği, atıştırmalıklar, hatta karabuğday ve mısır ekmeği gibi pek çok farklı lezzet glütensiz olarak sunuluyor. Ayrıca, kendi mutfağında glütensiz lezzetler hazırlamak isteyenler için de bir çözüm getirildi. Büfede, glütensiz un çeşitlerinin tamamı satışa sunularak, Niğde’de glütensiz yaşam kalitesi bir adım daha yukarı taşınıyor. Niğde halkına maliyetine hizmet Açılışın duyurusunu yapmak üzere basın mensuplarıyla bir araya gelen Niğde Belediye Başkanı, büfenin hayata geçiş sürecini detaylıca anlattı. Başkan Özdemir konuşmasında; "İlimizde binin üzerinde neredeyse çölyak ailesi var. Onlar bana ilk geldiğim zaman glütensiz ekmeği Niğde’de bulamadıklarını ve dışarıdan maalesef kargoyla getirmek zorunda kaldıklarını söylemişlerdi. Biz bu işe ilk olarak Niğde Belediyesi Modern Ekmek Tesisi’nde glütensiz ekmek üretmekle başladık. Yoğun ilgi gördü" dedi. Talebin sadece ekmekle sınırlı kalmadığını belirten Başkan Emrah Özdemir, ailelerin diğer glütensiz ürünlere çok yüksek fiyatlardan ulaşabildiklerini iletmesi üzerine, belediyenin şirketi NİBTAŞ aracılığıyla bu çalışmayı başlattıklarını ifade etti. Özdemir; "Şu an otuzun üzerinde ürün var. Kendi ürettiğimiz poğaça, simit, unlu kurabiyemiz, tuzlu kurabiyemiz, susamlı çubuklarımız ve susamlı kurabiyemiz olmak üzere 7-8 çeşit üretimimiz başladı. Tabii bunların devamı gelecektir. Sadece Çölyak hastaları değil, sağlığına dikkat eden ve glütensiz ürüne ihtiyacı olan birçok hemşehrimiz de buradan faydalanacaktır. Burada Niğde Belediyesi olarak herhangi bir kâr gütmüyoruz. Bütün ürünler neredeyse maliyetine vatandaşımıza sunulacak. Başta çölyak hastalarımız olmak üzere, glütensiz ürün tüketmek zorunda kalan hemşehrilerimize en uygun fiyatlı, belki de Türkiye’de en uygununu inşallah Niğde’mizde bu glütensiz büfemizde temin etmiş olacağız" ifadelerine yer verdi.
Alkol bağımlılığını yendi, şimdi diğer gençlere umut oluyor
10 Ekim 2025 Cuma - 14:13 Alkol bağımlılığını yendi, şimdi diğer gençlere umut oluyor Bolu’da yaşadığı zorluklar sonrası başladığı alkol bağımlılığından Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) desteğiyle kurtulan ve 1 yıldır temiz bir yaşam süren genç, "Ben bıraktıysam herkes bırakabilir" diyerek bağımlılara umut aşıladı. Genç yaşta ailevi sorunlar yaşayan ve en yakın arkadaşını trafik kazasında kaybeden genç, küçük yaşta alkol kullanmaya başladı. 4 yıl süren bağımlılık sürecinin ardından hayatının kontrolünü kaybeden genç, önce Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi ve Araştırma Merkezi’ne (AMATEM) başvurdu. Burada gördüğü tedavi sırasında Yeşilay’ın broşürlerini gören danışan, daha sonra Bolu YEDAM’a yöneldi. Yaklaşık 1,5 yıl süren terapi ve rehabilitasyon süreciyle bağımlılığından kurtulan genç, Bolu YEDAM’da sanat atölyelerine katıldı ve Yeşilay’ın Diyarbakır’daki rehabilitasyon merkezinde de destek aldı. "Bir yıl önce konuşamıyordum" Alkol bağımlılığından dolayı konuşamadığını ifade eden danışan, "Bir yıldır temizim. Önceden güven problemi yaşıyordum, eve gitmiyordum. AMATEM’de YEDAM’ın broşürünü gördüm, ‘Bir deneyelim’ dedim. Belki faydası olur. Bırakmak için her yolu denemeye razıydım. Arkadaşlarımla birlikte buraya geldim. Bir yıl önce konuşamıyordum, kendimi toparlayamıyordum. Hep huzursuzdum, tedirgindim. Şimdi rahatım, konuşabiliyorum, sosyalleşebiliyorum" dedi. "Ben bıraktıysam herkes bırakabilir" YEDAM’daki rehabilitasyon sürecine değinen genç, "Hiç boşluk yok. Maddeyi düşündürecek bir an bile bırakmıyorlar. Her şey planlı, saatli. Sürekli atölye ve etkinliklerle dolu bir program. Uzak dursunlar, ama en azından bir kere bile olsa gelip destek alsınlar. Burada onlara yardım edecek çok kişi var. ‘Ben bırakamam’ diye bir şey yok. Ben bıraktıysam herkes bırakabilir" diye konuştu.
Doç. Dr. Aytaç, burun estetiği hakkında bilgiler verdi
10 Ekim 2025 Cuma - 12:48 Doç. Dr. Aytaç, burun estetiği hakkında bilgiler verdi Modern burun estetiğinde yeni bir dönem başlatan Medical Point Gaziantep Hastanesi KBB Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. İsmail Aytaç, doğal görünümü ön planda tutan rinoplasti yaklaşımıyla hem estetik hem de sağlık açısından hastalarının yüzünü güldürüyor. Modern burun estetiğinde yeni bir dönem başlatan Medical Point Gaziantep Hastanesi KBB Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. İsmail Aytaç, hastalarının hem estetik beklentilerine hem de fonksiyonel ihtiyaçlarına aynı anda çözüm sunan yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Doç. Dr. Aytaç, Burun estetiğinin sadece dış görünüm değil, aynı zamanda özgüven ve yaşam kalitesiyle de doğrudan ilişkili olduğunu söyledi. Başarılı bir burun estetiğinin, ilk bakışta fark edilmeyen, kişinin yüzüyle bütünleşen, doğallığı bozmayan sonuçlar sunması gerektiğini ve son yıllarda "kişiye özel burun tasarımı" anlayışının öne çıktığını belirten Doç. Dr. Aytaç, "Amacımız, her hastanın yüz yapısına uygun, doğal ve fonksiyonel bir burun oluşturmak. Artık ‘estetikli gibi duran’ burunlar yerine, kişinin yüz hatlarına uyum sağlayan, nefes alma fonksiyonunu koruyan ya da iyileştiren ameliyatlar tercih ediliyor" dedi. Burun estetiği denince akla ilk gelen şeyin dış görünüm olduğunu ve bu operasyonun aynı zamanda solunum fonksiyonlarıyla da yakından ilişkili olduğunu vurgulayan Doç. Dr. İsmail Aytaç, kıkırdak eğrilikleri (deviasyon), burun eti büyümeleri (konka hipertrofisi) gibi yapısal sorunların da rinoplasti ile birlikte giderilmesi gerektiğini vurguladı. Fonksiyonel rinoplastinin önemine dikkat çeken Aytaç, "Burun estetiği sadece estetik değil, aynı zamanda medikal bir müdahaledir. Hasta güzel bir buruna sahip olurken, aynı zamanda daha sağlıklı nefes almalıdır. Bu dengeyi kurmak uzmanlık ve tecrübe ister" ifadelerini kullandı. Burun estetiği yaptırmayı düşünen kişilere önerilerde bulunan Doç. Dr. Aytaç "Doğru hekim seçimi, tecrübe, doğal ve sağlıklı sonuçların anahtarıdır. Gerçekçi beklentiler, her yüz farklıdır, hedef, yüzle uyumlu ve doğal bir burun olmalıdır. İyileşme süreci, rinoplasti sonrası sonuçlar zamanla oturur, sabırlı olmak gerekir. Fonksiyonel bütünlük, nefes alma kalitesi asla ihmal edilmemelidir" şeklinde konuştu. Estetiğin, güzellikten çok insanın kendini iyi hissetmesi ve yaşam kalitesinin artması anlamına geldiğini söyleyen Medical Point Gaziantep Hastanesi KBB Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. İsmail Aytaç, "Bir burun estetiği ameliyatı, yalnızca aynadaki yansımanızı değil, hayata bakışınızı da değiştirir. Bizim amacımız doğallığını kaybetmemiş, yüzün karakterine uyum sağlayan, aynı zamanda hastanın daha sağlıklı nefes almasını sağlayan kalıcı ve tatmin edici sonuçlar elde etmektir. Çünkü estetik güzellikten çok, insanın kendini iyi hissetmesi ve yaşam kalitesinin artmasıdır" diye konuştu.
"Ruh sağlığını korumak, hayatı korumaktır"
10 Ekim 2025 Cuma - 12:39 "Ruh sağlığını korumak, hayatı korumaktır" Ruh sağlığının en az beden sağlığı kadar önemli olduğunu belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Mehmet Çevik, "Ruhsal sorunlar utanılacak değil, paylaşılması ve destek alınması gereken durumlardır. Toplum olarak birbirimize kulak vermeli ve gerektiğinde profesyonel yardım almaktan çekinmemeliyiz" dedi. Liv Hospital Samsun Psikiyatri Uzmanı Dr. Mehmet Çevik, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü dolayısıyla ruh sağlığını korumanın yolları hakkında açıklamalarda bulundu. "Modern yaşam, ruh sağlığı üzerindeki baskıyı artırıyor" Uzmanlara göre, modern yaşamın getirdiği stres, kaygı, yalnızlık ve belirsizlik duyguları, ruh sağlığını doğrudan etkiliyor. Uzm. Dr. Çevik, ruh sağlığını korumanın yalnızca bireysel bir sorumluluk değil, aynı zamanda toplumsal bir dayanışma konusu olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: "Ruhsal sorunlar utanılacak değil, paylaşılması ve destek alınması gereken durumlardır. Erken dönemde fark edilip desteklenen kişiler, hem kendi yaşam kalitelerini artırır hem de çevresine daha sağlıklı katkı sunar." "Sağlıklı yaşam alışkanlıkları ruhsal dengeyi destekliyor" Ruh sağlığını korumanın, bedensel sağlık kadar önem taşıdığını vurgulayan Uzm. Dr. Çevik, düzenli uyku, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve sosyal ilişkilerin ruhsal denge üzerindeki olumlu etkilerine değindi. Uzm. Dr. Çevik, "Günlük yaşamın koşuşturmacasında çoğu zaman duygusal ihtiyaçlarımızı görmezden geliyoruz. Oysa ruhsal dayanıklılık, tıpkı kas gücü gibi; ilgi, bakım ve süreklilik ister. Özellikle çocuk ve gençlerin ruhsal gelişimlerinin desteklenmesi, geleceğin sağlıklı toplumlarını oluşturmak açısından büyük önem taşır" açıklamasında bulundu. "Ruhsal farkındalık, toplumsal güçtür" Dünya Ruh Sağlığı Günü dolayısıyla herkesi daha duyarlı, önyargısız ve destekleyici olmaya çağıran Uzm. Dr. Çevik, sözlerini şu şekilde tamamladı: "Ruh sağlığı, yaşam kalitemizin temelidir. Her birey kendi sınırlarını, duygularını ve ihtiyaçlarını tanımalı. Yardım istemek bir zayıflık değil, iyileşme cesaretidir. Birlikte daha güçlü ve sağlıklı bir toplum inşa etmek elimizde."
Gripte hemen doktora başvurmayın
10 Ekim 2025 Cuma - 12:30 Gripte hemen doktora başvurmayın Kayseri Devlet Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Selma Erşangur, bazı hastalıklara sahip olanların ve belirli meslek gruplarının grip aşısını öncelikli olarak yaptırması gerektiğini söyleyerek, "3 günden fazla dirençli ateş varsa doktora başvurulmalıdır" dedi. Özellikle kronik hastaların, hamilelerin ve belirli işlerde çalışanların grip aşısını öncelikli olarak yaptırması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Erşangur, "Grip aşısı, 70 yıllık tecrübesi olan bir aşıdır. Ülkemizde de Eylül-Ekim aylarında sağlık ocaklarında Sağlık Bakanlığı tarafından düzenli yapılan bir aşıdır. Öncelikli olarak kimlere yapılacak dersek; 6 aydan büyük 5 yaştan küçük çocukların kreş yaşı oluyor bu çocuklar. Aynı zamanda 65 yaş üstü, kronik hastalığı olanlar, KOAH, astım, bronşit, kalp hastalığı, böbrek yetmezliği olan insanlara öncelik verilir. Aynı zamanda hamilelere ilk 3 ayda mutlaka yaptırılmalıdır ve sağlık personelleri, bakım merkezlerinde çalışanlar ve orada yatanlar, toplu taşıma yapan şoförler gibi işlerde olanların öncelikli olarak aşıları yaptırmaları gerekmektedir. Özellikle grip olduğumuzda hemen ateşimiz çıktığında doktora başvurulması istemiyoruz. Çünkü hastanelerde kalabalık ortamlar olduğu için başka bir nedenden hastaneye gelen insanlar birbirlerine yine üst solunum yolu ve alt solunum yolu enfeksiyonu geçirmektedir. O yüzden ateş 3 günden fazla dirençli ise çocuklarda 38’i geçiyor erişkinlerde 38 buçuğu 39’a kadar veriyorsa ve dirençli ise başvurmaları gerekiyor. Nefes darlığı, morarma, bayılma, yaşlılarda uykuya meylin artması ya da yaşlılarda çok alert durumların karşılaşması, şuur bulanıklığı, derinden ciğerden gelen öksürük, sırta vuran öksürük olduğu durumlarda başvurulmalıdır. Hemen hafif bir burun akıntısı olduğunda, kemiklerimiz ağrıdığında doktora başvurulmamalıdır" dedi. Dr. Erşangur, evlerde havayı nemli tutmak gibi yöntemlerin de tedaviyi hızlandıracağını söyleyerek, "Kendi içlerinde tedavi yöntemlerine başvurulabilir evlerde. Bunlara da kısaca temas etmek gerekirse özellikle havayı nemli tutmaları gerekiyor evlerde. Gerek cihazlarla gerek su kaynatarak. Aynı zamanda odaların, toplu yaşanan yerlerin havalandırılması gerekmektedir. Beslenmelerine çok dikkat etmeleri lazım. Özellikle C vitamini, demir, çinko bulunan yiyeceklerle beslenmeleri gerekmektedir. Çocuklar için çocukların aktivitelerini artırmaları, ekran sürelerinin kısaltılması gerekmektedir. Diğer erişkinlerin de vücut aktiviteleri artırmaları immün sistemlerine daha iyi gelecektir. Aynı zamanda dinlenme, uyku düzeninin düzenlenmesi öncelikle bunlar yapılmalıdır. Bol su içilmelidir. Soğuk havalar da su oranı içme oranı azalmaktadır, mutlaka artırmalıyız ama ateşiniz çıktı ağrı kesicilere rağmen düşmüyor, birkaç gün geçti diyelim mutlaka doktora başvurulmalıdır. Doktor önerisi olmadan kesinlikle antibiyotik kullanılmamalıdır. Çünkü kış enfeksiyonlarının çoğu viral enfeksiyonlardır ve antibiyotik değil anti virallerle iyileşirler. O yüzden doktor önerisi olmadan antibiyotik hatta gerekiyorsa çocuklara ağrı kesici bile kullanmamaları gerekmektedir" ifadelerini kullandı.
Gripte hemen doktora başvurmayın
10 Ekim 2025 Cuma - 12:26 Gripte hemen doktora başvurmayın Kayseri Devlet Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Selma Erşangur; bazı hastalıklara sahip olanların ve belirli meslek gruplarının grip aşısını öncelikli olarak vurulması gerektiğini söyleyerek, "3 günden fazla dirençli ateş varsa doktora başvurulmalıdır" dedi. Özellikle kronik hastaların, hamilelerin ve belirli işlerde çalışanların grip aşısını öncelikli olarak vurulması gerektiğini söyleyen Selma Erşangur; "Grip aşısı, 70 yıllık tecrübesi olan bir aşıdır. Ülkemizde de Eylül-Ekim aylarında sağlık ocaklarında Sağlık Bakanlığı tarafından düzenli yapılan bir aşıdır. Öncelikli olarak kimlere yapılacak dersek; 6 aydan büyük 5 yaştan küçük çocukların kreş yaşı oluyor bu çocuklar. Aynı zamanda 65 yaş üstü, kronik hastalığı olanlar, KOAH, astım, bronşit, kalp hastalığı, böbrek yetmezliği olan insanlara öncelik verilir. Aynı zamanda hamilelere ilk 3 ayda mutlaka yaptırılmalıdır ve sağlık personelleri, bakım merkezlerinde çalışanlar ve orada yatanlar, toplu taşıma yapan şoförler gibi işlerde olanların öncelikli olarak aşıları yaptırmaları gerekmektedir. Özellikle grip olduğumuzda hemen ateşimiz çıktığında doktora başvurulması istemiyoruz. Çünkü hastanelerde kalabalık ortamlar olduğu için başka bir nedenden hastaneye gelen insanlar birbirlerine yine üst solunum yolu ve alt solunum yolu enfeksiyonu geçirmektedir. O yüzden ateş 3 günden fazla dirençli ise çocuklarda 38’i geçiyor erişkinlerde 38 buçuğu 39’a kadar veriyorsa ve dirençli ise başvurmaları gerekiyor. Nefes darlığı, morarma, bayılma, yaşlılarda uykuya meylin artması ya da yaşlılarda çok alert durumların karşılaşması, şuur bulanıklığı, derinden ciğerden gelen öksürük, sırta vuran öksürük olduğu durumlarda başvurulmalıdır. Hemen hafif bir durum akıntısı olduğunda, hemen kemiklerimiz ağrıdığında doktora başvurulmalıdır" dedi. Erşangur, evlerde havayı nemli tutmak gibi tedavi yöntemlerinin de gripte kullanılabileceğini söyleyerek; "Kendi içlerinde tedavi yöntemlerine başvurulabilir evlerde. Bunlara da kısaca temas etmek gerekirse özellikle havayı nemli tutmaları gerekiyor evlerde. Gerek cihazlarla gerek su kaynatarak. Aynı zamanda odaların, toplu yaşanan yerlerin havalandırılması gerekmektedir. Beslenmelerine çok dikkat etmeleri lazım. Özellikle C vitamini alınan demir, çinko alınan yiyeceklerle beslenmeleri gerekmektedir. Çocuklar için çocukların aktivitelerini artırmaları, ekran sürelerinin kısaltılması gerekmektedir. Diğer erişkinlerin de vücut aktiviteleri artırmaları immün sistemlerine daha iyi gelecektir. Aynı zamanda dinlenme, uyku düzeninin düzenlenmesi öncelikle bunlar yapılmalıdır. Bol su içilmelidir. Soğuk havalar da su oranı içme oranı azalmaktadır, mutlaka artırmalıyız ama ateşiniz çıktı ağrı kesicilere rağmen düşmüyor. Birkaç gün geçti diyelim. Mutlaka doktora başvurulmalıdır. Doktor önerisi olmadan kesinlikle antibiyotik kullanılmamalıdır. Çünkü kış enfeksiyonlarının çoğu viral enfeksiyonlardır ve antibiyotik değil anti virallerle iyileşirler. O yüzden doktor önerisi olmadan antibiyotik hatta gerekiyorsa çocuklara ağrı kesici bile kullanmamaları gerekmektedir" ifadelerini kullandı. (EK-TB-