Son Dakika
|
Suudi Arabistan'dan İran'a: "Sabrımız sınırsız değil"
Okan Buruk: "Böyle bir mağlubiyet aldığımız için üzgünüm"
Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atama kararları Resmi Gazete’de
UEFA Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finalistler belli oldu
Galatasaray'dan Avrupa'ya buruk veda
Cinayete kurban giden taksicinin acılı kardeşi konuştu!
İran’da dünyanın en büyük doğal gaz sahasındaki rafinerilere saldırı
İstanbul Havalimanı’nda Ramazan Bayramı yoğunluğu
İsrail'in Lübnan saldırısında can kaybı 12'ye yükseldi
MSB açıkladı! Adana'ya yeni Patriot sistemi konuşlandırıldı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
İsrail: "Hamas’ın istihbarat komutanı Ebu Şaleh öldürüldü"
İran ve Hizbullah’ın İsrail saldırılarında can kaybı 17’ye yükseldi
Beykoz’da İETT otobüsü kaldırıma çarptı: 4 yaralı
Trump’tan İran’a Güney Pars doğalgaz sahası uyarısı
İşgal altındaki Batı Şeria’ya füze saldırısı: 3 ölü, 13 yaralı
İsrail’e balistik füze saldırısı: 1 ölü
Okan Buruk: "Böyle bir mağlubiyet aldığımız için üzgünüm"
SAĞLIK
Özel İmperial Hastanesi’nde bayramlaşma
19 Mart 2026 Perşembe - 14:50:31
Ramazan Bayramı dolayısıyla Özel İmperial Hastanesi’nde bayramlaşma töreni gerçekleştirildi. Hastane yönetimi, hekimler ve sağlık çalışanlarının katıldığı törende bayram coşkusu birlikte yaşandı. Gerçekleştirilen törende konuşan Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Mesul Müdür Op. Dr. Ekrem Sağlam, başta hastaneden hizmet alan hastalar olmak üzere tüm sağlık çalışanlarının ve vatandaşların Ramazan Bayramı’nı kutladı. Özel İmperial Hastanesi Yönetim Kurulu Üyesi Hamdi Doğan ise yaptığı konuşmada, tüm İslam âleminin bayramını tebrik ederek, sağlıklı, huzurlu ve mutlu nice bayramlar temennisinde bulundu. Bayramlaşma töreni, toplu fotoğraf çekimi ile birlik ve beraberlik mesajlarının verilmesinin ardından sona erdi.
19 Mart 2026 Perşembe - 14:30
Erzurum’da 321 işletmeye denetim
Erzurum’da 321 işletmeye yönelik denetim yapıldı. Erzurum’da yem, gıda ve gıda ile temas eden madde ve malzeme üreten işletmelere yönelik 13 Mart-18 Mart 2026 tarihleri arasında yoğun denetim çalışmaları gerçekleştirildi. Yapılan çalışmalar kapsamında toplam 321 denetim gerçekleştirildi. Denetimler neticesinde, mevzuata aykırı faaliyet gösterdiği tespit edilen işletmelere yönelik gerekli işlemler uygulanmış olup 1 işletme hakkında idari yaptırım kararı verildi. Öte yandan, tüketicilerin her an ulaşabildiği Alo 174 Gıda Hattı üzerinden iletilen başvurular da titizlikle incelenmiş, bu kapsamda gelen 8 başvuru değerlendirilerek gerekli işlemler yapıldı.
19 Mart 2026 Perşembe - 13:53
Van’da 36 yaşındaki hasta başarılı kalp ameliyatıyla sağlığına kavuştu
Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp Merkezi’ne ciddi nefes darlığı şikayetiyle başvuran 36 yaşındaki kadın hasta, gerçekleştirilen başarılı mitral kapak değişimi operasyonunun ardından sağlığına kavuştu. Van’da yaşayan 2 çocuk annesi 36 yaşındaki Özlem Savaş, nefes darlığı şikayetinin artması üzerine Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine başvurdu. Burada yapılan ilk müdahale ve tetkiklerin ardından durumu kritik değerlendirilen genç anne, ileri tetkik ve tedavi amacıyla hastanenin kalp merkezinde müşahede altına alındı. Burada hastanenin kardiyoloji, kalp damar cerrahisi ve enfeksiyon hastalıkları birimlerinin ortak değerlendirmesi sonucu, hastanın kalp kapakçığında ciddi hasar ve enfeksiyon tespit edilerek acil operasyon kararı verildi. Yaklaşık 4 saat süren başarılı bir cerrahi müdahaleyle kalp kapakçığı değiştirilen hasta, bir aylık yoğun bakım ve servis takibinin ardından taburcu aşamasına geldi. "Hastamızı acil bir şekilde operasyona aldık" Konuya ilişkin konuşan Kalp Damar Cerrahi Op. Dr. Tahir Olgaç, hastanın acil servise ciddi bir nefes darlığı şikâyetiyle başvurduğunu hatırlattı. Op. Dr. Olgaç, "Burada yapılan incelemelerde; hastanın kalp kapakçığında ciddi bir kaçırma mevcut olduğu, ’korda rüptürü’ dediğimiz olayın gerçekleştiği ve vejetasyonların görüldüğü tespit edilmiştir. Kardiyoloji ekibi tarafından hemen yatışı verilip, ileri tetkik amaçlı yoğun bakımda takip edilmekteydi. Hastamızın genel durumu kötüleşmeye başlayınca; kalp damar cerrahisi, kardiyoloji ve enfeksiyon bölümlerinin ortak kararıyla acil kapak ameliyatına alınmasına karar verdik. Ertesi gün ameliyat hazırlıklarını tamamlayıp, hastamızı acil bir şekilde operasyona aldık. Çok şükür ameliyatı başarılı geçti ve kapağını değiştik" dedi. "Bir aydır servisimizde antibiyotik tedavisi görmekteydi" Hastanın geçmişi şikayetleri konusunda da bilgi veren Olgaç, "Hastamızın kapağının bu hale gelmesinin nedeni; yaklaşık 12 yıldır endokardit dediğimiz kalp kapakçığı enfeksiyonu sebebiyle antibiyotik profilaksisi yapılan bir hasta olmasıdır. Aynı zamanda bu hastamızda, yakın zamanda tedavisini almış olmasına rağmen gelişen bir Brucella endokarditi öyküsü de mevcuttur. Bu sebeple ameliyatını gerçekleştirmiş bulunmaktayız. Şu an için her şey yolunda. Kendisi yaklaşık bir aydır servisimizde antibiyotik tedavisi görmekteydi. Tedavisini tamamlamış bulunmaktayız; bugün de bayram öncesi kendisini evine göndermeyi planlıyoruz" diye konuştu. Yaklaşık bir aylık ameliyat sonrası takibin ardından, şu an sağlığına kavuşmuş bir şekilde hastayı taburcu edeceklerini ifade eden Kalp Damar Cerrahi Op. Dr. Uğur Postal da "Ameliyatımız yaklaşık 4 saat sürmüştü. Ameliyat esnasında herhangi bir komplikasyon gerçekleşmedi. Planladığımız şekilde, hızlı ve başarılı bir operasyonla hastamızın kapağını değiştirdik ve kendisini postoperatif yoğun bakıma aldık. Daha sonraki takibinde hastamızı servise naklettik; şu anda da taburcu olmasını planlamaktayız" şeklinde konuştu. Ameliyat sonrası sağlığına kavuştuğunu dile getiren Özlem Savaş isimli hasta da başarılı ameliyatı gerçekleştiren doktorlara teşekkür etti.
19 Mart 2026 Perşembe - 13:17
Hastalanmamak için bayram ikramlarına dikkat
DÜZCE(İHA) – Düzce Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, "Bayram ziyaretlerinde sunulan ikramlara dikkat edilmeli, aşırıya kaçılmamalı, yeterli ve dengeli beslenme ilkeleri unutulmamalıdır" uyarısında bulundu. Dr. Yasin Yılmaz, Ramazan Bayramı’nda beslenme konusunda uyarılarda bulundu. Ramazan ayında öğün sayısının azalması ve bayram günlerinde öğün sayısının artması ve fazla yemek yeme istediğinden ötürü kişiler bazı sindirim sistemi rahatsızlıkları ile karşılaşabilirler uyarısı yapan Dr. Yılmaz "Geleneksel olarak bayramda ikram edilen şeker, çikolata, hamur işleri (baklava, börek vb.) gibi gıdalar kan şekerini hızla yükselten ve enerji içeriği yüksek gıdalardır. Bu gıdaları bayramda sık tüketmek sindirim sistemi problemlerine ve kan şekerinin hızlı yükselmesine sebep olarak çeşitli rahatsızlıklara yol açabilir. Bu nedenle bayram ziyaretlerinde sunulan ikramlara dikkat edilmeli, aşırıya kaçılmamalı, yeterli ve dengeli beslenme ilkeleri unutulmamalıdır" dedi. Bayram ve bayram sonrası sağlıklı beslenme önerilerinde bulunan Dr. Yasin Yılmaz, "Bayram günleri de olsa tek çeşit besinlere ağırlık vermek yerine öğünlerde beş besin grubundan besinlerin tüketilmesi sağlıklı ve dengeli seçimler için gereklidir. Bu besin grupları; süt ve süt ürünleri grubu, et-yumurta-kuru baklagiller (nohut, mercimek, fasulye) ile yağlı tohumlar (ceviz, fındık, badem), sebze, meyve, ekmek ve tahıllar (makarna, pirinç) grubudur. Anadolu coğrafyasının tanıdığı imkanlar sayesinde hiçbir mutfakta görülmeyecek kadar çeşitlilik göstermekte olan mutfağımızdan bayram günlerinde de bu çeşitlilikten yararlanmalı sebze ve meyve dahil olmak üzere besin çeşitliliğine önem verilmelidir. Ramazan ayının sonlanması ile tüketilecek yiyeceklerin miktarı aniden arttırılmamalıdır. Öğün araları en az 2 en fazla 4-5 saat olacak şekilde düzenlemelidir. Gerektiğinde ara öğünlerde taze meyveler ya da az şekerli hoşaf/kompostolar, ayran gibi içecekler beslenme düzenine eklenebilir" ifadelerinde bulundu. "Hafif kahvaltı ile güne başlayın" Dr. Yılmaz, bayram sabahı hafif bir kahvaltı ile güne başlanılması gerektiğini belirterek "Kahvaltıda kızartma, kavurma yöntemleriyle pişirilmiş besinler yenmemelidir. Bayram ziyaretlerinde bayramlarımızın en güzel geleneklerinden olup bu ziyaretlerde tatlı ikramı olacağından kahvaltıda şeker, bal gibi tatlı besinlerin bulundurulmaması yararlı olacaktır. Kahvaltıda bol yeşillik, söğüş sebze tüketilmeli, az tuzlu peynir tercih edilmelidir. Sucuk, salam, sosis vb. yağlı besinlerden, ağır hamur işi gıdalardan kaçınılmalıdır. Ekmek olarak tam tahıl ekmeklerinin tercih edilmesi kan şekerini kontrol altında tutar ve tokluk hissi verir. Besinler iyi çiğnenmeli, yemekler hızlı yenmemelidir. Özellikle bayramda tatlı tercihimizi hamurlu, şerbetli tatlılar yerine küçük porsiyonlar halinde sütlü tatlılar, taze veya az miktarda kuru meyveler; şerbetler yerine şekersiz veya az şekerli komposto/hoşaf suları, az şekerli limonata, ayran gibi içeceklerden yana kullanmalıyız. Sindirim sisteminin düzenli çalışması ve kabızlıktan korunmak için lif (posa) içeriği yüksek olan sebze, meyve ve kurubaklagiller tüketilmelidir. Yetişkin bireyler imkanlar dahilinde günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve tüketmelidirler. Lif (posa) içeriği yüksek bu besinler aynı zamanda kan şekerinin de hızla yükselmesini engellerler" dedi. "Diyete devam" "Diyabet, kalp-damar hastalıkları, yüksek tansiyon gibi kronik hastalığı olanlar uyguladıkları diyete bayram süresince de uymaya özen göstermelidirler" diyen Yasin Yılmaz açıklamasına şöyle devam etti; "Sıvı ihtiyacının karşılanmasında suyun önemi büyüktür. Sıvı ihtiyacının karşılanmasında su ilk tercih olmalıdır. Günlük su ihtiyacı 35 mL x vücut ağırlığı (kg) şeklinde hesaplanabilir. Tüm bireyler özellikle de yaşlı ve tansiyon hastası olanlar çay, kahve gibi kafein içeriği yüksek içecekleri gün boyu fazla miktarda tüketmemelidirler. Ramazan ayı boyunca enerji harcamamak için azaltılan fiziksel aktivitenin bu dönemin sonlanmasıyla birlikte arttırılması oldukça önemlidir. Fiziksel aktivitenin kan şekeri ve kolesterolü azaltmaya, kilo kaybetmeye ve bağırsak hareketlerini arttırmaya yardımcı olduğu unutulmamalıdır. Başta sağlık çalışanları olmak üzere tüm vatandaşlarımızın Ramazan Bayramı’nı kutlar hastalarımıza acil şifalar dilerim."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
18 Mart 2026 Çarşamba- 18:43
Giresun’da trafikte ambulans duyarlılığı
2
18 Mart 2026 Çarşamba- 10:48
Uzmanından bayram için ’2 dilim’ uyarısı
3
17 Mart 2026 Salı- 12:25
Uzmandan bayram öncesi diş sağlığı uyarısı
4
17 Mart 2026 Salı- 10:14
34 yaşındayken bayram arifesinde kanser olduğunu öğrendi, robotik cerrahiyle sağlığına kavuştu
5
14 Mart 2026 Cumartesi- 13:54
Maçta kaleciyle çarpışan genç futbolcunun böbreği parçalandı, ameliyatla hayatı kurtuldu
11 Aralık 2025 Perşembe - 11:47
Muratpaşa’da "Unutkanlık, Demans ve Alzheimer" konferansı
Muratpaşa Belediyesi, toplumda giderek yaygınlaşan alzaymır ve demanstan korunma yollarına dikkat çekmek amacıyla "Unutkanlık, Demans ve Alzaymır" başlıklı konferansa ev sahipliği yaptı. Uluslararası Tüm Engelliler Yaşlılar Kimsesizler Federasyonu (UTEF) ve Leman Gizli Tüm Engelli Yaşlı ve Kimsesizlere Umut Işığı Derneği iş birliğiyle Muratpaşa Belediyesi Kültür Salonu’nda düzenlenen konferansta konuşmacı olarak Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kaynak Selekler yer aldı. Prof. Dr. Selekler, halk arasında sıklıkla karıştırılan unutkanlık, demans ve alzaymır hastalıklarının birbirine benzeyen etkiler göstermesine rağmen aslında tamamen birbirinden farklı rahatsızlıklar olduğuna dikkat çekti. Bu hastalıkların tanı süreçleri, erken belirtileri ve korunma yöntemleri hakkında kapsamlı bilgiler paylaşan Selekler, erken teşhisin hastalıkların seyrini yavaşlatmada büyük önem taşıdığını vurguladı. Kent sakinlerinin yoğun ilgi gösterdiği programın sonunda gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde ise katılımcılar, Prof. Dr. Selekler’e merak ettikleri konular hakkında sorular yönelterek, nörolojik rahatsızlıklar hakkında daha ayrıntılı bilgi alma imkanı buldu.
11 Aralık 2025 Perşembe - 11:33
Antalya’da evde diyaliz uygulaması
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından hayata geçirilen Evde Diyaliz Projesi ile kronik böbrek yetmezliği bulunan hastalar, hemodiyaliz tedavisini kendi evlerinde görebiliyor. Projenin ilk adımı çerçevesinde 12 hastaya toplam 149 seans ev hemodiyalizi başarıyla uygulandı. Mobil diyaliz eğitim ekibi tarafından verilen eğitimler sayesinde hasta ve hasta yakınları, evde tedavilerini güvenli ve etkin şekilde sürdürebilecek yeterliliğe ulaşıldı. Projenin ikinci aşamasında ise ilk kez Antalya’da hayata geçirilen model ile yatağa bağımlı ya da hastaneye ulaşımda güçlük yaşayan hastalara profesyonel mobil sağlık ekipleri tarafından ev ortamında diyaliz hizmeti sunulmaya başlandı. Bu çerçevede ilk hastaya evde diyaliz uygulaması başarıyla uygulandı. Proje çerçevesinde bugün Antalya İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Behzat Özkan ve mobil sağlık ekibi, evde diyaliz gören hastayı ziyaret etti. "Sağlık personeli evime kadar gelip tedavimi yapıyorlar" 12 yıldır diyaliz tedavisi gören ve evde diyaliz hizmetinden yararlanan 52 yaşındaki hasta, "Tedavimi olmak için hastaneye gitmekte çok zorlanıyordum. Ne arabamız vardı ne de düzenli bir ulaşım imkanımız. Diyalize gidemediğim günler oluyordu ve bu beni çok üzüyordu. Evde diyaliz uygulaması benim için adeta bir umut oldu. Sağlık personeli evime kadar gelip tedavimi yapıyorlar. Kendi evimde, güvenli ve rahat bir ortamda tedavi almak bana büyük güç veriyor. Mutluluğumu ve memnuniyetimi kelimelerle anlatmam mümkün değil. Bu imkanı sağlayan devletimize yürekten teşekkür ediyorum" dedi. Evde diyaliz uygulaması sayesinde hastaların yaşam kalitesinin arttığı, ulaşım ihtiyacının azaldığı ve maddi yükün düştüğü, iş gücü kaybının en aza indiği belirtildi. Projenin temel amacının hastaların tedavi süreçlerini daha konforlu hale getirmek, yaşam kalitelerini artırmak ve hasta odaklı sağlık hizmetlerini daha yaygın hale getirmek olduğu kaydedildi.
11 Aralık 2025 Perşembe - 11:10
Uzmanından uyar: "Erteleme özgüveninizi tüketiyor, 5 dakika kuralıyla döngüyü kırın"
Güven Çayyolu Tıp Merkezi’nden Uzman Klinik Psikolog Hilal Savaş, erteleme sebebiyle ortaya çıkan sorunlara dair uyarılarda bulunarak 5 dakika kuralıyla döngünün kırılacağını açıkladı. Uzman Klinik Psikolog Hilal Savaş, zamanla gelişen yetersizlik, uykusuzluk, yorgunluk ve motivasyon kaybının sebebinin ‘ertelemek’ olduğu ile ilgili uyarılarda bulundu. Savaş, ertelemenin yalnızca zamanı değil, özgüveni de tüketebildiğini belirterek; stres, kaygı ve mükemmeliyetçilikle bağlantılı bu alışkanlığın, küçük adımlar ve ‘5 dakika kuralı’ ile değiştirilebileceğini, kronikleşen durumlarda ise profesyonel destek alınmasının önem taşıdığını vurguladı. Uzman Klinik Psikolog Savaş, herkesin zaman zaman sorumluluk alması gereken konularda erteleme davranışına başvurduğunu ifade etti. "Psikolojide erteleme, kaçınma davranışı olarak görülür" Hilal Savaş, aynı zamanda şu ifadelere yer verdi: "Psikolojide erteleme, aslında bir tür kaçınma davranışı olarak görülür. Zor, sıkıcı ya da kaygı uyandıran bir işe başlamak yerine başka bir şeyle meşgul oluruz. O anda kendimizi daha rahat hissetsek de bu durum beynimizde kısa süreli ödül sistemini harekete geçirir. Sonuç olarak iş tamamlanmaz, biz de sürekli arka planda ‘yapmam lazım’ düşüncesini taşırız. Bu da zihinsel yükümüzü ve stresimizi artırır." "Mükemmeliyet yerine ‘yeterince iyiyi’ hedeflemek kaygıyı azaltacaktır" Erteledikçe kaygının büyüdüğünü, bu kaygının uyku problemlerine, yorgunluğa ve motivasyon kaybına yol açtığını belirten Savaş, "Ayrıca kişi kendine kızmaya başladığında ‘yetersizlik’ duyguları devreye girer. Yani erteleme sadece zamanı değil, özgüvenimizi de tüketebilir. Çoğunlukla mükemmeliyetçilik, başlama güçlüğü, zamanı yanlış algılama ya da duygulardan kaçma nedeniyle erteleriz. Bir işi kusursuz yapamayacağımızı düşündüğümüzde başlamak zorlaşır. Halbuki mükemmeliyet yerine ‘yeterince iyiyi’ hedeflemek kaygıyı azaltacaktır" diye konuştu. "Erteleme bir zayıflık değil, öğrenilmiş bir davranıştır" Büyük görevleri küçük adımlara bölmek gerektiğini dile getiren Savaş, "5 dakika kuralı dediğimiz yöntemle, sadece birkaç dakika başlamaya niyet etmek bile çoğu zaman devamını getirmemizi sağlayabilir. Gün içinde zaman blokları ayırmak ve küçük ilerlemeleri kutlamak motivasyonu artırabilir ve en önemlisi, ertelemenin tembellik değil; stresle başa çıkmak için geliştirilmiş bir strateji olduğunu fark etmektir. Bu farkındalık, kendimize daha şefkatle yaklaşmamızı sağlayacaktır. Unutmayın; erteleme bir zayıflık değil, öğrenilmiş bir davranıştır. Küçük adımlarla bunu değiştirmek ise oldukça mümkün" dedi. Savaş, erteleme davranışının kronikleşmesi durumunda profesyonel destek alınmasının önemine de dikkati çekti.
11 Aralık 2025 Perşembe - 11:02
Midyat Devlet Hastanesinden anlamlı proje: ’’Gülümse Midyat, Umut Çocuklarda’’
Mardin’deki Midyat Devlet Hastanesi, çocuk hastalara moral ve motivasyon kazandırmak amacıyla "Gülümse Midyat, Umut Çocuklarda" adlı sosyal sorumluluk projesini hayata geçirdi. "Gülümse Midyat, Umut Çocuklarda" adıyla başlatılan proje, hastanede tedavi gören çocukların psikolojik iyilik haline katkı sunmayı hedefliyor. Yapılan etkinliğe İlçe Emniyet Müdürü Mehmet Baykara, İlçe Jandarma Komutanı Jandarma Binbaşı Mustafa Deniz, Midyat Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Mehmet Burak Peköz, Midyat Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Başhekimi Başhekimi Dt. Yunus Deniz katıldı. Etkinlikte çocuk servisinde yatan hastalar ziyaret edilerek, hediyeler verildi. Başhekim Uzm. Dr. Mehmet Burak Peköz, ’’Gülümse Midyat Umut Çocuklarda projesinin ikinci aşamasını gerçekleştirdik. Amacımız hastanede yatan çocukları mutlu etmek, yüzlerinin gülmesini sağlamak. Burada bize destek olan, emek sarf eden herkese teşekkür ederim. Bizim burada depresyona girebiliyorlar, moralleri bozulabiliyor. Amacımız bir nebze olsun onların yüzünü güldürebilmek’’ dedi.
11 Aralık 2025 Perşembe - 10:56
Göz muayenesi nörolojik hastalıkların tanısında büyük önem taşıyor
Gözün, sinir sistemi ile doğrudan bağlantısı olan tek organ olduğunu, bu nedenle çoğu zaman beynin dışardan görülebilen parçası olarak tanımlandığını belirten Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Bölümü doktorlarından Uzman Dr. Hatice Şap, bu nedenle yapılacak bir göz muayenesinin, yalnızca görme sağlığı açısından değil, aynı zamanda beyin fonksiyonlarının değerlendirilmesi açısından da büyük önem taşıdığını belirtti. Vücuttaki özel konumu nedeniyle göz, yalnızca görme organı değil, aynı zamanda beynin dışarıdan görülebilen tek parçası olma özelliği taşıyor. Embriyonik dönemde gözün ön beyin (diensefalon) yapısından geliştiğini belirten Medicana Konya Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Hatice Şap, bu nedenle gözdeki sinir dokusunun ’beynin bir uzantısı’ niteliğinde olduğunu hatırlattı. Uzm. Dr. Hatice Şap, bu yapısal özellik nedeniyle nörolojik hastalıkların değerlendirilmesinde göz muayenesinin önemli bir konuma sahip olduğunu vurguladı. Göz muayenesi beyin hastalıklarına nasıl ışık tutar Göz dibi muayenesinin, nörologların beyinle ilgili birçok hastalık hakkında erken ve değerli bilgiler edinebildiği en önemli tanısal yöntemlerden biri olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Hatice Şap, gözün beynin dışarıdan görülebilen tek parçası olması nedeniyle bu muayenenin nörolojide vazgeçilmez bir yer tuttuğunu vurguladı. Diyabet hastalığının uzun yıllar devam ettiği kişilerde retinada ’atılmış pamuk görünümü’ olarak adlandırılan küçük damar hasarlanması görülebildiğini kaydeden Uzm. Dr. Hatice Şap, "Gözde tespit edilen bu bulgu, beyinde de sessiz ve yaygın damarsal hasarların oluşmuş olabileceğini düşündürüyor. Benzer şekilde, beyinde yer kaplayarak basınç artışına neden olan kitleler veya farklı patolojiler görme sinirinde ödem oluşturabiliyor. Bu durum da hastalarda baş ağrısı ve bulanık görme gibi yakınmalarla kendini gösteriyor. Göz dibinde optik sinir ödeminin tespiti, nörolojik açıdan son derece kritik kabul ediliyor" dedi. Uzm. Dr. Şap, kafa içi basınç artışının da göz muayenesiyle anlaşılabileceğini belirterek, "Nasıl kolumuzdan ölçtüğümüz tansiyon bize bir değer veriyorsa, kafa içi basıncını da görme sinirindeki ödem, solukluk gibi bulgularla değerlendirebiliriz. Bu bulguların ardından hastaya beyin görüntülemesi yapılarak basınç artışının nedeni araştırılır. Eğer yapısal bir sebep bulunamaz ise ’intrakraniyal hipertansiyon’ tanısı konulur ve tedavi süreci başlatılır. Tedavinin etkinliği ise yine göz dibindeki bulguların takibiyle yakından izlenir’’ şeklinde konuştu. Göz hareketlerindeki bozuklukların, göz kaslarını yöneten beyin sinirlerinin etkilenmiş olabileceğine işaret edebileceğini kaydeden Uzm. Dr. Hatice Şap, bu bulguların beynin hangi bölgesinde sorun olabileceğine dair yönlendirici bilgiler sağladığını kaydetti. Göz tarama teknikleri Alzheimer için umut vaat ediyor Güncel araştırmaların Alzheimer hastalığının henüz bilişsel yakınmalar başlamadan önce retinadan yapılacak özel görüntülemelerle tespit edilebileceğini ortaya koyduğunu ifade eden Nöroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Hatice Şap, retina üzerinden elde edilecek bu erken bulguların hastalığın seyrini değiştirebilecek kadar değerli olduğunu ve bilim dünyasında büyük ilgi uyandırdığını belirtti. Uzm. Dr. Hatice Şap, nörolojik değerlendirmenin daima bütüncül bir yaklaşım gerektirdiğini ancak gözün beyne olan anatomik yakınlığı ve yapısal bağlantıları nedeniyle muayenede ayrı bir yeri olduğunu vurgulayarak, "Göz, beynin bize açılan penceresidir. Bu nedenle nörolojik değerlendirmede en değerli ve vazgeçilmez muayene alanlarımızdan biridir" diye konuştu.
11 Aralık 2025 Perşembe - 10:55
Yerli ortopedik protez geliştirme projesi destek almaya hak kazandı
Atatürk Üniversitesi, üniversite-sanayi iş birliğini güçlendiren nitelikli bir projeye daha imza attı. Prof. Dr. Ayhan Çelik yürütücülüğünde hazırlanan ve "Ön Kol Radius Kemiğinin Proksimal ve Distal Uçları İçin Yerli Protez Geliştirilmesi" başlığını taşıyan 52500092 numaralı proje, TÜBİTAK 1505-Üniversite-Sanayi İşbirliği Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje, ön kol radius kemiğinin her iki ucu için biyomekanik uyumlu, modüler yapıda ve tamamen yerli üretim imkânlarıyla geliştirilecek bir ortopedik protez sisteminin tasarımını ve doğrulamasını hedefliyor. Titanyum alaşım malzemeden üretilecek iki farklı protez bileşeninin kemikle dokunan yüzeylerine biyoseramik esaslı kaplama uygulanarak dayanım, uyumluluk ve uzun ömürlülük artırılacak. CAD/CAE tabanlı tasarım süreçlerinin yanı sıra sonlu elemanlar analizi (FEA), talaşlı imalat teknikleri, yüzey modifikasyonları ve kapsamlı mekanik testlerle doğrulanacak olan protezler, humerus ve bilek kemikleri ile uyumlu olacak şekilde anatomik veriler doğrultusunda optimize edilecek. Proje sonunda uluslararası standartlarda, maliyet açısından rekabetçi ve ithal ürünlere alternatif oluşturabilecek yenilikçi bir yerli protez ürün ailesi geliştirilmiş olacak. Elde edilen bu önemli başarı dolayısıyla Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Çavuşoğlu, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İhsan Efeoğlu ve Proje Geliştirme ve Koordinasyon Ofisi Koordinatörü Prof. Dr. Serdar Burmaoğlu, proje yürütücüsü Prof. Dr. Ayhan Çelik’i ziyaret ederek Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun tebriklerini ilettiler.
11 Aralık 2025 Perşembe - 10:50
Mide kanamalarından erken gastroskopiye dikkat
Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Sami Evirgen, toplumda yaygın görülen mide kanamalarında erken tanı ve tedavinin vazgeçilmez aracı olan gastroskopiye dikkat çekti. Üst gastrointestinal sistemde meydana gelen kanamaların hızlı müdahale gerektirdiğini vurgulayan Hayat Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Sami Evirgen, gastroskopinin hem tanı hem de tedavi açısından kritik bir rol üstlendiğini belirtti. Mide kanamalarının çoğu zaman ülser, gastrit, mide tümörleri veya yemek borusu damar genişlemeleri gibi ciddi hastalıkların ilk habercisi olabileceğini ifade eden Uzm. Dr. Evirgen, "Gastroskopi, kanamanın kaynağını doğrudan görmemizi sağlayan, hızlı, güvenilir ve aynı anda tedaviye imkân tanıyan bir yöntemdir. Erken yapılması hem hastanın hayatını kurtarabilir hem de daha ileri müdahalelere duyulan ihtiyacı azaltır" dedi. Mide kanaması yaşayan hastalarda kusma, siyah renkli dışkılama, tansiyon düşüklüğü ve çarpıntı gibi belirtilerin ortaya çıkabileceğini hatırlatan Uzm. Dr. Evirgen, bu durumda beklemenin büyük risk oluşturduğunu vurguladı. Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Sami Evirgen, gastroskopinin yalnızca tanı koymakla kalmayıp aynı zamanda tedavi edici özellik taşıdığını belirterek, işlem sırasında kanayan damarın kapatılabildiğini, ülserlerin tedavi edilebildiğini ve kritik bölgelerin kontrol altına alınabildiğini aktardı. Güncel gastroskopi cihazları sayesinde işlemin oldukça güvenli hale geldiğini söyleyen Dr. Sami Evirgen, hastaların genelinin kısa süreli sedasyonla konforlu bir süreç geçirdiğini ifade ederken, "Mide kanamasının kendi kendine geçmesini beklemek çok tehlikeli bir yanılgıdır. Gastroskopi, hastalığın ciddiyetini net biçimde ortaya koyarak en doğru tedavi planının yapılmasını sağlar" şeklinde konuştu. Mide kanamalarının bazen sinsi ilerleyebildiğini ve erken belirtilerin kolaylıkla göz ardı edilebildiğini belirten Uzm. Dr. Evirgen, özellikle uzun süreli ağrı kesici kullananların, mide hastalığı öyküsü bulunanların ve ileri yaş grubundaki bireylerin daha yüksek risk altında olduğuna dikkat çekti. Toplumda mide kanamaları ile ilgili farkındalığın arttırılması gerektiğini belirten Dr. Evirgen, "Mide kanaması şüphesi taşıyan herkes, vakit kaybetmeden gastroskopi yapılabilecek bir sağlık merkezine başvurmalıdır. Erken teşhis hayat kurtarır" diyerek tamamladı.
11 Aralık 2025 Perşembe - 10:34
Tunceli’de 10 yıl sonra ilk kez tiroit ameliyatı yapıldı
Tunceli Devlet Hastanesi’nde yaklaşık 10 yıl sonra ilk defa tiroit ameliyatı yapıldı. Tunceli Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği’nde yaklaşık 10 yıl sonra ilk kez uygulanan tiroit (guatr) operasyonu başarıyla tamamlandı. Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Baran Demir’in takibinde olan 53 yaşındaki Fadime Genç’in ameliyatı, hastanenin ameliyathanesinde gerçekleştirildi. Operasyonda, hastanın tedavisini sürdüren Op. Dr. Demir’e, Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gülberk Uslu da eşlik etti. İki uzman hekimin yer aldığı cerrahi müdahale, ameliyathane ekibinin koordineli çalışmasıyla sorunsuz şekilde tamamlandı. Operasyon sonrası servise alınan hastanın genel durumunun iyi olduğu ve tedavisinin planlandığı şekilde devam ettiği bildirildi. Tiroit cerrahisinin uzun bir aradan sonra yeniden uygulanmaya başlanmasıyla vatandaşların bu tedavi için çevre illere gitme gerekliliğinin azalacağı ifade edildi. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Baran Demir, "2 hastamıza troit cerrahisi uyguladık. Her iki hastamızın da patolojisi temizdi. Bir hastamızda sadece troidin sol lobunu aldık, diğer hastamızın troit bezinin tamamını aldık. Hastalarımızın bugünkü kontrollerinde herhangi bir problemimiz yok. Troit cerrahisi ile ilgili bizim çekindiğimiz sorun, hastalarımızın da en büyük korkuları ses telleriyle ilgili sorun oluşması. Bunun için de ameliyat sırasında ses tellerini kontrol eden sinirleri bize sinyal aracılığıyla gösteren monitörizasyon kullanıyoruz. 2 hastamızın da genel durumu iyi, inşallah yarın taburcu edeceğiz. Troit cerrahisi Tunceli Devlet Hastanesinde uzun süredir yapılmıyordu. Bu vesileyle biz gerçekleştirmiş olduk" dedi.
11 Aralık 2025 Perşembe - 10:28
Dr. Bihter Gürsel Al: "Çocuklarda grip hızla ilerleyebilir, erken müdahale hayati önem taşır."
Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Bihter Gürsel Al, bağışıklık sistemi yetişkinlere göre daha zayıf olan çocuklarda gribin hızlı ilerleyerek bronşit ve zatürre gibi ciddi tablolara dönüşebildiğini belirterek, korunma yolları ve tedavi süreci hakkında önemli bilgiler paylaştı. Dr. Bihter Gürsel Al, "Kış mevsimine girdiğimiz bu günlerde influenza (grip), özellikle çocuklarda ve bebeklerde en sık karşılaşılan enfeksiyonlardan biri haline geliyor" dedi. Dr. Bihter Gürsel Al, gribin bulaştırıcılığının genellikle ilk 24-72 saat içinde en yüksek seviyede olduğunu belirterek, "İnfluenza, aniden başlayan yüksek ateş, kuru öksürük, halsizlik, iştahsızlık ve vücut ağrılarıyla kendini gösterir. Küçük çocuklarda belirtiler daha ağır seyredebileceği için ailelerin dikkatli olması büyük önem taşır. Grip enfeksiyonu bazı durumlarda hızlı ilerleyebilir ve çocukların günlük yaşamını, uyku düzenini, hatta beslenmesini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle yüksek ateşin uzun sürmesi, öksürüğün artması veya çocuğun belirgin şekilde halsiz düşmesi durumlarında vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır. Çocuklarımızın sağlığı her şeyden önemli. Kış aylarında artan grip vakalarında hızlı değerlendirme ve doktor kontrolü hayati rol oynar" ifadelerini kullandı. "Gripten korunmak için küçük önlemler büyük fark oluşturur" Dr. Gürsel Al, "Kreş, okul ve diğer kalabalık alanların düzenli havalandırıldığından emin olun. Çocuğunuza öksürürken veya hapşırırken ağzını kapatmayı öğretin. Elleri sık sık sabunla yıkaması için teşvik edin. Grip sezonunda mümkün olduğunca kalabalık ortamlardan uzak tutun. Bağışıklığı güçlendirmek için C vitamini açısından zengin meyve ve sebzelerin tüketimini artırın. Gün içinde açık havada zaman geçirmesine özen gösterin" şeklinde konuştu. "Bebeklerde grip daha ciddi seyredebilir" Dr. Gürsel Al, özellikle 2 yaşından küçük bebeklerde influenza enfeksiyonunun daha ciddi komplikasyonlara yol açabileceğini vurgulayarak, "Bebeklerde görülen grip, bazı durumlarda zatürre gibi ağır hastalıklara dönüşebilir. Bebekte hırıltılı solunum, göğüste çekilme, nefes almada güçlük veya düşmeyen ateş varsa mutlaka vakit kaybetmeden uzman bir doktora başvurulmalıdır. Erken tanı ve doğru tedavi, ciddi hastalıkların önüne geçmede kritik önem taşır" diye konuştu.
11 Aralık 2025 Perşembe - 10:27
Tunceli’de 10 yıl sonra ilk kez tiroid ameliyatı yapıldı
Tunceli Devlet Hastanesi’nde yaklaşık 10 yıl sonra ilk defa tiroid ameliyatı yapıldı. Tunceli Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği’nde yaklaşık 10 yıl sonra ilk kez uygulanan tiroid (guatr) operasyonu başarıyla tamamlandı. Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Baran Demir’in takibinde olan 53 yaşındaki Fadime Genç’in ameliyatı, hastanenin ameliyathanesinde gerçekleştirildi. Operasyonda, hastanın tedavisini sürdüren Op. Dr. Demir’e, Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gülberk Uslu da eşlik etti. İki uzman hekimin yer aldığı cerrahi müdahale, ameliyathane ekibinin koordineli çalışmasıyla sorunsuz şekilde tamamlandı. Operasyon sonrası servise alınan hastanın genel durumunun iyi olduğu ve tedavisinin planlandığı şekilde devam ettiği bildirildi. Tiroid cerrahisinin uzun bir aradan sonra yeniden uygulanmaya başlanmasıyla birlikte, vatandaşların bu tedavi için çevre illere gitme gerekliliğinin azalacağı ifade edildi. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Baran Demir, "2 hastamıza troid cerrahisi uyguladık. Her iki hastamızın da patolojisi temizdi. Bir hastamızda sadece troidin sol lobunu aldık, diğer hastamızın troid bezinin tamamını aldık. Hastalarımızın bugünkü kontrollerinde herhangi bir problemimiz yok. Troid cerrahisi ile ilgili bizim çekindiğimiz sorun, hastalarımızın da en büyük korkuları ses telleriyle ilgili sorun oluşması. Bunun için de ameliyat sırasında ses tellerini kontrol eden sinirleri bize sinyal aracılığıyla gösteren monitörizasyon kullanıyoruz. 2 hastamızın da genel durumu iyi, inşallah yarın taburcu edeceğiz. Troid cerrahisi Tunceli Devlet Hastanesinde uzun süredir yapılmıyordu. Bu vesileyle biz gerçekleştirmiş olduk" dedi. (FD-CK-
11 Aralık 2025 Perşembe - 10:11
Bulaşıcı hastalıklardan korunmanın yeni kuralı: Telefonunu temiz tut
İletişimden bilgiye erişime kadar hayatın her anını kolaylaştıran cep telefonları, sağladıkları konforun arka planında ciddi bir hijyen sorunu barındırıyor. Uzm. Dr. Özge Yurtseven, gün boyu elle ve yüzle temas eden cep telefonlarının düzenli temizlenmemesi durumunda bulaşıcı hastalıklara zemin hazırladığını bildirdi. Gün boyu elden düşmeyen, yemek masalarından toplu taşıma araçlarına kadar her ortama giren ve en kirli yüzeylerle temas eden bu cihazların, düzenli temizlenmediği takdirde adeta bir "mikrop yuvasına" dönüştüğü belirtiliyor. Uzmanlar, gün içinde yüzlerce kez dokunulan ve konuşurken yüz ile doğrudan temas eden telefonların, en az el yıkama alışkanlığı kadar sıkı bir hijyen rutinine dahil edilmesi gerektiğine dikkati çekiyor. "Cep telefonları mikrop yuvası" Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven, cep telefonlarının bulaşıcı hastalıklar açısından risk taşıdığını vurguladı. Yurtseven, "Cep telefonları kesinlikle mikrop yuvasıdır çünkü 7/24 hep yanımıza. Ellerimizi eve girince, yemeklerden önce ve sonra yıkıyoruz. Hiç telefonlarımızı siliyor muyuz? Tabii ki de hayır. O nedenle telefon temizliğine dikkat çekmek istiyorum. Hep elimizde ve ellerimizi temizken de kirliyken de dokunuyoruz. Masaüstlerine bırakıyoruz, rastgele yerlere koyuyoruz. Haliyle de çok da temiz olmuyor" dedi. "Alkol bazlı ürünlerle silinmeli" Dr. Yurtseven, bulaşıcı hastalıklardan korunmak için telefonların ve koruyucu kılıfların düzenli dezenfekte edilmesi gerektiğini belirterek, "Alkol oranı yüksek dezenfektan ve kolonyalarla dışını silebiliriz. Ayrıca o kılıfları çok uzun süreli kullanmamak gerekiyor. Ellerimiz kirliyken telefona dokunmamaya dikkat etmemiz lazım" diye konuştu.
11 Aralık 2025 Perşembe - 10:01
"İğneyle" tümör tedavisine uluslararası ilgi: Canlı canlı izlediler
Karaciğer, böbrek ve tiroit tümörlerinde ameliyatsız çözüm sunan ve hastaların aynı gün taburcu olabildiği "iğne ile yakma" (termal ablasyon) tedavisi, Kocaeli Üniversitesinde düzenlenen uluslararası workshop ile yabancı hekimlere tanıtıldı. Canlı cerrahi eşliğinde gerçekleşen eğitimde, tümörlerin iğne ile yakılması işlemi uygulamalı olarak gösterildi. Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi, tümörlerin ameliyatsız tedavisini sağlayan "termal ablasyon" yöntemini yabancı hekimlere uygulamalı olarak anlattı. Prof. Dr. Ercüment Çiftçi’nin de aralarında bulunduğu 5 öğretim üyesinin görev yaptığı Girişimsel Radyoloji Bilim Dalınca düzenlenen "Termal Ablasyon Workshop"una, Irak, Suudi Arabistan, Kazakistan ve Çin’den doktorlar katıldı. Girişimsel Radyoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsa Çam koordinesinde gerçekleşen etkinlik kapsamında, karaciğer, böbrek, tiroit ve paratiroit tümörlerinde uygulanan ve halk arasında "iğne ile yakma" olarak bilinen tedavi yöntemi, canlı vakalar eşliğinde katılımcılara gösterildi. Yaklaşık yarım saat süren operasyonla tümörün iğne deliğinden girilerek yakılması işlemi, yabancı hekimler tarafından ilgiyle takip edildi. "İğne deliğinden ameliyat" Doç. Dr. İsa Çam, görüntüleme yöntemleri eşliğinde yaptıkları işlemleri "iğne deliğinden ameliyat" olarak tanımlayarak, şunları kaydetti: "Beyin baloncuklarını kapatabiliyor, tıkanmış şah damarlarını açabiliyor, tümörleri ince iğneyle yakabiliyoruz. Kasıktan yapılan girişimlerle tümörlerin damarlarını kapatabiliyor, kanayan damarları durdurabiliyoruz. Bacak damarlarındaki tıkanıklıkları stent ve balonla açıyoruz." "Bölüm olarak oldukça tecrübeliyiz" Artan talepler üzerine iki günlük workshop düzenlediklerini belirten Çam, "Workshopun ana amacı karaciğer, böbrek, tiroit ve paratiroit tümörlerinde ameliyatsız termal ablasyon yöntemlerini canlı vakalar eşliğinde göstermek. Bu kapsamda katılımcı hekimlere tiroit termal ablasyon işlemlerinin canlı uygulamasını gösterdik. Bölüm olarak oldukça tecrübeliyiz. Son iki yılda 500-600 vaka gerçekleştirdik. Bu bilindiği için hekimler eğitim talep ediyor. Üniversite yönetiminden ve hastalarımızdan izinleri alarak bu organizasyonu yaptık, geri dönüşler çok olumlu" dedi. "Kocaeli Üniversitesi’nin eğitim merkezi olmasını istiyoruz" Irak, Suudi Arabistan, Kazakistan ve Çin’den gelen doktorlara canlı vakalar eşliğinde eğitim verdiklerini ifade eden İsa Çam, "Uluslararası ilgi giderek artıyor. Farklı ülkelerden hekimleri kabul etmeyi sürdüreceğiz. Amacımız, girişimsel radyoloji alanında Kocaeli Üniversitesi’ni bir eğitim merkezi haline getirmek" diye konuştu. "Hastalar aynı gün taburcu olabiliyor" Doç. Dr. İsa Çam, girişimsel radyolojinin hızlı bir gelişim gösterdiğini ve işlemlerin büyük kısmının lokal anesteziyle yapılabildiğini de vurgulayarak, "Büyük ameliyat olmadığı için çoğu hastayı aynı gün taburcu ediyoruz. Hastayla konuşarak işlemi tamamlayabiliyoruz. Hastalar çok memnun. Kocaeli halkına bu tedavileri sunmaktan mutluyuz. Türkiye’nin birçok ilinden de hasta kabul ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder