SAĞLIK
19 Mart 2026 Perşembe - 16:05 Antalya’da kadavradan organ bağışı emekli öğretmene bayram sevinci yaşattı Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde kadavradan böbrek nakli yapılan emekli Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Muharrem Yeğenoğlu, 10 yıl süren bekleyişin ardından sağlığına kavuştu. Yeğenoğlu, "Bu Allah’ın bir lütfu. Herkese organ bağışında bulunmalarını tavsiye ediyorum" diyerek yaşadığı mutluluğu paylaştı. Afyonkarahisar’ın Şuhut ilçesinde yaşayan 67 yaşındaki emekli Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Muharrem Yeğenoğlu, 10 yıldır mücadele ettiği böbrek yetmezliği hastalığından Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Merkezi’nde gerçekleştirilen nakil ile kurtuldu. Yaklaşık 9 yıldır organ nakli bekleme listesinde bulunan Yeğenoğlu’na Ramazan Bayramı öncesinde uygun kadavradan böbrek bulundu. Başarılı geçen operasyonun ardından sağlığına kavuşan Yeğenoğlu, Ramazan Bayramı öncesi gelen nakille bayram sevincini ikiye katladı. "10 yıldır nakil bekliyordum" Organ nakli sürecini paylaşan Yeğenoğlu, "Kadavradan nakil oldum ve şu anda taburcu oldum. Sıhhat, sağlığım iyi. Bu sıhhat sağlığımın iyiliğinde emeği geçen bütün hocalarıma teşekkür ediyorum. Ben 10 yıldır nakil bekliyordum, diyalize giriyordum. Diyaliz kolay bir şey değil. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeniyim. Şimdi ben önce böbreğini bana veren kardeşimin ahirete intikal ettiğini biliyorum. O aileye büyük bir sabır diliyorum. İnşallah böbreğini veren kardeşim de ahirette bunun sevabını bol bol alacak. Çünkü bir cana can kattı. Hayatta en güzel şey bu" dedi. "Organ nakli caiz" Organ naklinin caiz olduğunun altını çizen Yeğenoğlu, "Organ nakli yapılıyor, caiz. Çünkü insan vefat ettiği zaman ruh Allah’a gidiyor. Beden çürüyor toprakta. Onun için insanlarımız biraz korku içerisindeler. Hiç korkuya gerek yok. Rahat rahat organlarını bağışlayabilirler. Vatandaş zannediyor ki organlarımı ölmeden alıyorlar. Hayır, öyle bir şey yok. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra bütün doktorlarımız bunun üzerinde duruyorlar. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra artık organ nakli yapılıyor. Kadavra bu şekilde yapılıyor. Onun için korkuya gerek yok" diye konuştu. "Yeniden doğdum" Nakil sonrası adeta yeniden doğduğuna vurgu yapan Yeğenoğlu, "Bir cana can katmak kadar hayatta en sevimli olan nedir ki acaba? Değil mi? Bir insana en büyük iyiliklerin iyiliği yani. Ben bundan dolayı kardeşlerime, ülkemizdeki bütün vatandaşlara hiç çekinmeden, rahatlıkla sıkıntıda olan kardeşlerine yardım edebilmeleri için organ bağışında bulunmalarını tavsiye ediyorum. Çünkü biz 10 yıldır böbrek bekliyorduk. Şimdi ben yeniden doğdum. Yeniden bir hayata kavuştum. Dünyada en büyük iyilik bu. Çekinmeden kardeşlerimiz rahatlıkla organ nakli yapabilirler. Zaten hocalarımız bunu televizyonlarda anlatıyorlar. Diyanet İşleri Başkanlığı hutbelerinde, vaazlarında organ bağışının caiz olduğunu ve iyi bir şey olduğunu, cana can kattığını, yeniden bir hayata kavuşturduklarını kürsülerde söylüyorlar. Vatandaşımızı bilgilendirmeye çalışıyorlar" dedi. "Yaşantım sınırlıydı" Organ nakli öncesinde yaşantısının sınırlı olduğunu söyleyen Yeğenoğlu, "Yaşantımız sınırlıydı. Ama şimdi biraz daha rahatlayacağız. Çok diyet yapıyordum, yemem içmem azdı. Tuzsuz yiyorduk. Şimdi daha rahat hareket edeceğim. İnsanlarla daha iyi bir diyalog kuracağım. İç içe olacağız. Bu şekilde dediğim gibi ikinci bir hayatım olmaya başladı. Çok memnunum, çok huzurluyum. Allah razı olsun hepinizden" şeklinde konuştu. "Büyük bir bayram hediyesi oldu" Bağışlanan böbreğin kendisi için büyük bir bayram hediyesi olduğuna değinen Yeğenoğlu, "Ben diyorum ki bu Allah’ın bir lütfu. Allah’ın bana verdiği bir lütuf, bereket. Onun için bütün kardeşlerime organ naklinde bulunmalarını tavsiye ediyorum. Bundan büyük mutluluk olmaz diyorum. Korkmasınlar. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra hocalarımız karar veriyor. Öyle halkın anlattığı efsanelere bakmayalım. Gerçekten bu benim için büyük bir bayram hediyesi oldu. Şimdi böbreği bana nasip olan kardeşimi bilmiyorum, görmedim, tanımadım ama bana bir hayat verdi. Bundan daha büyük sevap olur mu? Onun için insanlarımız dünyada sevap kazanmak istiyorsa, kendisinden sonraki insanlara faydalı olmak ve onun da sevabını kazanmak istiyorlarsa lütfen organlarını bağışlasınlar" ifadelerini kullandı.
Okul kantinlerinde denetim
10 Aralık 2025 Çarşamba - 16:32 Okul kantinlerinde denetim Menteşe Belediyesi Zabıta ekipleri, Menteşe İlçe Sağlık Müdürlüğü, Menteşe İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Menteşe İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nden oluşan komisyon ile birlikte okul kantinlerinde denetim yaptı. Komisyon tarafından gerçekleştirilen denetimlerde; Menteşe ilçesinde bulunan okul kantinlerinde işyeri açma ve çalıştırma ruhsatları, odalardan alınmış fiyat listeleri, ürünlerin fiyat etiketleri, genel ve gıda hijyeni, işletme kayıt belgeleri, ürünlerin son kullanma tarihleri, satılan gıdaların mevzuata uygunluğu ile güvenlik ekipmanları titizlikle kontrol edildi. Menteşe Belediyesi Zabıta ekipleri geçtiğimiz günlerde fırınlarda ekmek gramajı ve hijyen denetimleri, zincir marketlerde fiyat uyum denetimleri ve kasaplarda ürün güvenliği kontrolleri yapmıştı. Zabıta ekipleri, en son sosyo-kültürel alana kurulan pazar yerinde etiket kontrolü gerçekleştirerek, etiket uygunluğu bulunmayan ürünler için pazarcıları uyarmış ve düzen sağlamıştı. Bu kapsamlı denetimlerin devamı olarak, Belediye ekipleri bugün İlçe Sağlık Müdürlüğü, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile birlikte okul kantinlerini denetledi. Başkan Köksal Aras, "Eğitim yuvası okullarımızda beslenme de güvenli olmalı" Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, denetimlerle ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Çocuklarımızın sağlığı bizim için her şeyden önce gelir. Okullar eğitim yuvaların olmalarının yanı sıra, aynı zamanda günlük beslenmenin gerçekleştiği güvenli alanlardır. Kantinlerimizin temiz, hijyenik, kurallara uygun ve sağlıklı gıda satışının gerçekleştiği yerler olması, çocuklarımızın gelişimi açısından hayati önem taşıyor. Çocuklarımızın sağlığını korumak, hepimizin ortak sorumluluğudur." Denetimlerin belirli periyotlarla devam edeceğini ifade eden Başkan Köksal Aras, "Tüketicinin güvenliği, işletmelerin sorumluluklarını yerine getirmesi ve gıda güvenliğinin sağlanması konusunda kararlıyız" dedi.
Prof. Dr. Karalezli: "Gençlerde diz ağrısı önemlidir""
10 Aralık 2025 Çarşamba - 15:25 Prof. Dr. Karalezli: "Gençlerde diz ağrısı önemlidir"" Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Nazım Karalezli, kas iskelet sistemi tümörlerini anlattı. Kemik tümörlerinin çeşitlerini, bulgularını ve tedavi seçeneklerini paylaşan Dr. Karalezli, özellikle gençlerde diz ve omuz çevresi ağrılarına vurgu yaparak "10-20 yaş arasındaki gençlerde diz ve omuz ağrısı önemlidir" ifadelerini kullandı. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Nazım Karalezli, kas-iskelet sistemi tümörlerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Kemir tümörleri Tümörlerin her zaman kötü huylu olmadığına dikkat çeken Karalezli, "Kemik tümörleri kabaca ikiye ayrılır. İyi huylu tümörler ve kötü huylu tümörler yani kanserler" ifadelerini kullanarak, kötü huylu tümörlerin hem kemiğin kendi kanserlerinden hem de vücudun başka yerlerinden sıçrayan tümörlerden kaynaklanabileceğini söyledi. Kemik tümörleri arasında en sık metastatik tümörlerin görüldüğünü aktaran Karalezli, "Aslında en çok görülen kemik tümörleri metastatik tümörlerdir. Yani vücutta herhangi bir yerdeki tümörün kemiğe sıçraması ile olan tümörlerdir. Kemiğe en çok metastaz yapan kanserler akciğer, meme, böbrek, troid ve prostat kanserleridir" dedi. Belirtilerin hastalığın türüne göre değiştiğini belirten Prof. Dr. Karalezli, "Metastatik tümörlerin bulguları asıl tümörün olduğu yere göre değişir. Örneğin akciğer kanserinin bulgusu ile böbrek kanserininki farklıdır. Ama genel olarak halsizlik, bulantı, kilo kaybı ve ateş gibi bulgular görülebilir. Metastatik tümörlerde ve kemiğin kendi tümöründe asıl semptom ağrıdır" dedi. "Ağrı vücudun savunma ve uyarı mekanizmasıdır" Ağrıların özelliklerine dikkat çeken Karalezli, "Ağrının dinlenme sırasında ve gece ağrıları şeklinde olması önemlidir" diyerek geçmeyen kemik ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Karalezli, "Ağrı vücudun savunma ve uyarı mekanizmasıdır" ifadeleriyle uzun süren, gittikçe artan ve ilaçlara yanıt vermeyen ağrıların araştırılması gerektiğini belirtti. "Metastatik tümörleri 50 yaştan sonra görülür" Yaş gruplarına göre risk dağılımına da değinen Karalezli, "İstatistiksel olarak primer kemik tümörleri en çok 10-20 yaş arasında, metastatik tümörleri de 50 yaştan sonra görülürler" dedi. Tümörlerin en sık görüldüğü bölgelerin de yaşa göre değiştiğini söyleyerek, "En çok diz çevresi. Daha sonra omuz çevresi. Metastatik tümörler ise omurga ve kalça çevresinde sıktır" ifadelerini kullandı. "Kesin tanı ise biyopsi ile konulur" Tanıda kan testlerinin sınırlı olduğunu belirten Karalezli, "Genel olarak spesifik bir test yoktur. Kemik tümörlerinde görüntüleme yöntemleri daha çok işe yararlar" diyerek röntgen, tomografi, MR ve sintigrafinin en çok kullanılan yöntemler olduğunu söyledi. "Kesin tanı ise biyopsi ile konulur" diye ekledi. Tedavi seçeneklerine ilişkin konuşan Karalezli, "Kemik tümörlerinde bazen hiçbir şey yapmayız ve takip ederiz. Tabii ki bu iyi huylu olduğu kesin olan tümörlerde uygulanan bir yöntemdir" dedi. İyi huylu olsa bile bazı durumlarda cerrahiye ihtiyaç duyulabileceğini belirterek, "Kırık riski varsa, sinire baskı yapıyorsa veya kemikte deformiteye neden oluyorsa iyi huylu da olsa cerrahi tedavi öneririz" ifadelerini kullandı. Kötü huylu tümörlerde cerrahinin temel tedavi olduğunu belirten Karalezli, "Cerrahi tedavide tümörü çıkartabildiğimiz gibi ampütasyon dediğimiz kolu veya bacağı alma şeklinde çok istemediğimiz tedavi şeklini de yapabiliriz" dedi. Son yıllarda uzvu koruyucu yöntemlerin geliştiğini vurguladı ve bazı durumlarda kemoterapi ile cerrahinin birlikte uygulandığını söyledi. Karalezli, patolojik kırıklara ilişkin olarak, "Normalde kemiğin kırılmasına neden olmayacak enerjideki bir travma ile kemikte kırık olması patolojik kırıktır" diyerek bunun ekseriyetle kemik erimesi veya tümör gibi altta yatan nedenlerden kaynaklandığını ifade etti. Toplumda yaygın olan yanlış inanışlara da değinen Karalezli, "Tümöre neşter vurulursa azar", " Bu çok genel ve yanlış bir inanıştır" sözleriyle cerrahiden kaçınmanın doğru olmadığını belirtti. Yanlış tedavi edilen kötü huylu tümörlerin tekrar edebileceğini söyleyerek, "Bu nedenle hastaların da patoloji sonuçlarını takip etmeleri gerekli ve önemlidir" ifadelerini kullandı.
KETEM tırı Oltu’da tarama yapıyor
10 Aralık 2025 Çarşamba - 12:57 KETEM tırı Oltu’da tarama yapıyor Erzurum’un Oltu ilçesinde KETEM tırı 3 gün boyunca ücretsiz kanser taraması yapacak. Oltu Devlet Hastanesi bahçesine gelen KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi) Tırı, 10-11-12 Aralık tarihlerinde vatandaşlara ücretsiz kanser tarama hizmeti sunacak. Mobil sağlık biriminde meme, bağırsak ve rahim ağzı kanserlerine yönelik taramalar yapılırken, amaç erken tanı ile hastalıkların daha kolay ve etkili şekilde tedavi edilmesini sağlamak olarak ifade ediliyor. Hastanenin ek binası yanında hizmet veren KETEM Tırı’nda: Meme kanseri taraması (mamografi - 40-69 yaş), rahim ağzı kanseri taraması (HPV örneği - 30-65 yaş), bağırsak kanseri taraması (GGK testi - 50-70 yaş) ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor. Sağlık yetkilileri, "Benim bir belirtim yok, gelmeme gerek var mı?" diyen vatandaşlara önemli bir hatırlatma yaparak, bu kanser türlerinin çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini vurguladı. Semptomların ortaya çıktığında hastalığın ileri evreye geçmiş olabileceğine dikkat çeken uzmanlar, erken tanının tedaviyi hem kolaylaştırdığını hem de başarı şansını büyük ölçüde artırdığını dile getirdi. Erken evrede tespit edilen vakalarda: Tedavi süreçlerinin daha kısa ve daha az yıpratıcı olduğu, tedavi maliyetlerinin önemli ölçüde düştüğü, hastaların yaşam kalitesi ve yaşam süresinin belirgin şekilde arttığı ifade ediliyor. Yetkililer, "Bu taramalar tamamen ücretsiz, hızlı ve pratik. Herkesi bu 3 günlük fırsattan yararlanmaya davet ediyoruz." açıklamasında bulundu. KETEM Tırı, 10-11-12 Aralık tarihleri boyunca Oltu Devlet Hastanesi bahçesinde tüm vatandaşlara hizmet vermeye devam edecek.
Ambulansta doğum yapan anne bebeğine sağlık personelinin adını verdi
10 Aralık 2025 Çarşamba - 12:45 Ambulansta doğum yapan anne bebeğine sağlık personelinin adını verdi Şanlıurfa’da 112 Acil Sağlık ekibi, evden aldıkları gebenin doğumunun başlaması sonucu hastaneye yetiştiremeden ambulansta doğumunu gerçekleştirdi, anne sağlıklı doğan bebeğine doğumunu gerçekleştiren sağlık personelinin adını verdi. Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesinde 112 Acil Sağlık ekibi evinden aldıkları gebe kadının doğumunun hızlanması sonucu doğumu ambulansta gerçekleştirdi. Akçakale 3 Nolu 112 Sağlık ekibi kırsal Günören Mahallesinden aldıkları gebe kadını hastaneye nakletmek üzere yola çıktı. Ancak doğum eyleminin hızlanmasıyla birlikte doğum ambulansta gerçekleştirildi. Ambulansta görev yapan 112 Sağlık personeli Birkan Dağaşan ve Melek Gez, başarılı ve sağlıklı bir doğum süreci gerçekleştirdi. Yenidoğan Canlandırma Programı (NRP) ve Hastane Öncesi Obstetrik Aciller Eğitimi almış olan ekip, doğumu güvenli bir şekilde gerçekleştirerek anne ve bebeğin sağlık durumunu kontrol altında tuttu. Doğumun ardından anne ve 2 kilo 700 gram ağırlığında ve 52 santim boyundaki erkek bebek, sağlık kontrolleri için hızlıca Akçakale Devlet Hastanesi’ne nakledildi. Aile büyük mutluluk duydukları bu olayın ardından bebeklerine doğumu gerçekleştiren acil tıp teknisyeni Birkan Dağaşan’ın adını verdi. Duygularını ve yaşadıklarını anlatan Dağaşan, "Güzel bir duygu. Bu bizim ilk doğumumuz değil ancak ekip olarak çok başarılı bir doğum eylemi gerçekleştirdik. Tüm arkadaşlarımız bu konuda eğitimli. Aldığımız eğitimler sayesinde zor bir anı başarıyla atlattık. Bizim için heyecan verici bir tecrübe oldu" dedi.
Sağlık-Sen Karabük Şubesi’nden kritik uyarı: "Artan vakalara karşı yeni 112 istasyonları şart"
10 Aralık 2025 Çarşamba - 12:41 Sağlık-Sen Karabük Şubesi’nden kritik uyarı: "Artan vakalara karşı yeni 112 istasyonları şart" Sağlık-Sen Karabük Şube Başkanı Sezgin Aydoğmuş, kentte son dönemde artan vaka sayıları ile ELS sisteminin devreye girmesiyle oluşan yeni iş yüküne dikkat çekerek önemli bir çağrıda bulundu. Aydoğmuş, Karabük’te mevcut 112 acil sağlık istasyonlarının nüfus artışı ve vaka yoğunluğu karşısında yetersiz kaldığını belirtti. Aydoğmuş özellikle 5000 Evler Kanyon Bölgesi, Şirinevler Mahallesi ve Eskipazar ilçesinde acil sağlık hizmetlerinin daha etkin yürütülebilmesi için yeni 112 istasyonlarının kurulmasını talep ettiklerini, ayrıca Eflani ilçesine acil nakil birimi açılması yönündeki talepler, Karabük İl Sağlık Müdürlüğü’ne sunulan resmi dilekçeyle ilettiklerini de kaydetti. Aydoğmuş, acil sağlık hizmetlerinde yaşanan yoğunluğun artık kritik seviyeye ulaştığını belirterek şunları söyledi: "Artan nüfus, genişleyen yerleşim alanları ve yükselen vaka sayıları karşısında mevcut 112 istasyonlarının yükü alarm veriyor. Vatandaşın acil sağlık hizmetine hızlı ulaşabilmesi için yeni istasyonların kurulması aciliyet taşımaktadır." Sağlık-Sen Karabük Şubesi tarafından hazırlanan dilekçede, bölgenin acil sağlık hizmetlerine yönelik ihtiyaçlarının somut verilerle ortaya konduğu ve planlama çalışmalarının bir an önce hayata geçirilmesinin önemine vurgu yapıldı.
Karabük’te Hematoloji hizmeti 1. yılını tamamlıyor
10 Aralık 2025 Çarşamba - 12:27 Karabük’te Hematoloji hizmeti 1. yılını tamamlıyor Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde hizmet veren Hematoloji Polikliniği, kan hastalıklarının tanı ve tedavisinde sunduğu kesintisiz ve nitelikli sağlık hizmetinde birinci yılını dolduruyor. Sağlık Bakanlığı tarafından 31 Ekim 2024’te gerçekleştirilen 119. Dönem Devlet Hizmet Yükümlülüğü Kurası ile Karabük’e atanan ve 17 Aralık 2024’te hasta kabulüne başlayan Hematoloji Uzmanı Uzm. Dr. Mahmut Savanoğlu, bir yıldır görevini başarıyla sürdürüyor. "İl Müdürü Kara ve Başhekim Doğan’dan Ziyaret" Hizmetin birinci yılı dolayısıyla Karabük İl Sağlık Müdürü Op. Dr. İsmail Kara ve Hastane Başhekimi Doç. Dr. Erkan Doğan, Hematoloji Polikliniği’ni ziyaret etti. Ziyarette Uzm. Dr. Mahmut Savanoğlu ile bir araya gelen yöneticiler, hekimimize bir yıl boyunca gösterdiği özverili çalışmalar nedeniyle teşekkür ederek başarılarının devamını diledi. Poliklinikte tedavi gören hastaları da ziyaret eden Kara ve Doğan, geçmiş olsun dileklerini iletip tüm çalışanlara kolaylıklar diledi. Uzm. Dr. Savanoğlu’nun göreve başlamasıyla birlikte hematolojik rahatsızlıkların tanı, takip ve tedavileri Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştiriliyor. Böylece hastalar, başka illere sevk edilmeden kendi şehirlerinde daha konforlu şekilde tedavi olma imkânına kavuştu. Poliklinik hizmetlerine ilişkin bir yıllık veriler kapsamında toplam 6 bin 244 kişi muayene olurken, bu hastalardan 177’si yatarak, 2 bin 476’sı günübirlik yatan hasta olurkne, yapılan biyopsi sayısı ise 144 kişi olarak gerçekleşti. Öte yandan vatandaşlardan gelen talepler doğrultusunda Hematoloji Polikliniği’nde randevu bekleme süresi bulunmuyor. Hastalar, MHRS veya 182 üzerinden kolaylıkla randevu alarak beklemeden muayene olabiliyor. Karabük İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, özellikli sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi ve vatandaşların sağlık hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması noktasındaki destekleri için başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere, Karabük Valisi Mustafa Yavuz, Milletvekili Cem Şahin ve Milletvekili D. Ali Keskinkılıç’a teşekkür edildi. Ayrıca, hizmetlerin etkin yürütülmesine katkılarından dolayı Hastane Başhekimi Doç. Dr. Erkan Doğan ile Hematoloji Uzmanı Uzm. Dr. Mahmut Savanoğlu’na teşekkür edildi.