Son Dakika
|
Beşiktaş, Kasımpaşa’ya karşı galibiyet hasretini bitirdi
Suudi Arabistan'dan İran'a: "Sabrımız sınırsız değil"
Okan Buruk: "Böyle bir mağlubiyet aldığımız için üzgünüm"
Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atama kararları Resmi Gazete’de
UEFA Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finalistler belli oldu
Galatasaray'dan Avrupa'ya buruk veda
Cinayete kurban giden taksicinin acılı kardeşi konuştu!
İran’da dünyanın en büyük doğal gaz sahasındaki rafinerilere saldırı
İstanbul Havalimanı’nda Ramazan Bayramı yoğunluğu
İsrail'in Lübnan saldırısında can kaybı 12'ye yükseldi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Sergen Yalçın, Emre Belözoğlu’na karşı ilk galibiyetini aldı
İran Devrim Muhafızları Ordusu: "ABD'ye ait F-35 vuruldu, ciddi hasar aldı"
Çatalca’da kıyıya vuran füze başlığı imha edildi
Büyükçekmece’de işçi servisi devrildi: 1 ölü, 9 yaralı
Pentagon'un İran savaşı için 200 milyar dolar ek bütçe talep edeceğini doğrulandı
Arakçi: "Altyapımız yeniden hedef alınırsa (saldırılarda) hiçbir kısıtlama olmayacak"
Usta sanatçı Orhan Gencebay tedavisinin ardından taburcu edildi
SAĞLIK
Usta sanatçı Orhan Gencebay tedavisinin ardından taburcu edildi
19 Mart 2026 Perşembe - 16:57:01
Geçtiğimiz günlerde yüksek ateş şikayetiyle hastaneye başvuran usta sanatçı Orhan Gencebay tedavisinin ardından taburcu edildi.
19 Mart 2026 Perşembe - 16:05
Antalya’da kadavradan organ bağışı emekli öğretmene bayram sevinci yaşattı
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde kadavradan böbrek nakli yapılan emekli Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Muharrem Yeğenoğlu, 10 yıl süren bekleyişin ardından sağlığına kavuştu. Yeğenoğlu, "Bu Allah’ın bir lütfu. Herkese organ bağışında bulunmalarını tavsiye ediyorum" diyerek yaşadığı mutluluğu paylaştı. Afyonkarahisar’ın Şuhut ilçesinde yaşayan 67 yaşındaki emekli Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Muharrem Yeğenoğlu, 10 yıldır mücadele ettiği böbrek yetmezliği hastalığından Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Merkezi’nde gerçekleştirilen nakil ile kurtuldu. Yaklaşık 9 yıldır organ nakli bekleme listesinde bulunan Yeğenoğlu’na Ramazan Bayramı öncesinde uygun kadavradan böbrek bulundu. Başarılı geçen operasyonun ardından sağlığına kavuşan Yeğenoğlu, Ramazan Bayramı öncesi gelen nakille bayram sevincini ikiye katladı. "10 yıldır nakil bekliyordum" Organ nakli sürecini paylaşan Yeğenoğlu, "Kadavradan nakil oldum ve şu anda taburcu oldum. Sıhhat, sağlığım iyi. Bu sıhhat sağlığımın iyiliğinde emeği geçen bütün hocalarıma teşekkür ediyorum. Ben 10 yıldır nakil bekliyordum, diyalize giriyordum. Diyaliz kolay bir şey değil. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeniyim. Şimdi ben önce böbreğini bana veren kardeşimin ahirete intikal ettiğini biliyorum. O aileye büyük bir sabır diliyorum. İnşallah böbreğini veren kardeşim de ahirette bunun sevabını bol bol alacak. Çünkü bir cana can kattı. Hayatta en güzel şey bu" dedi. "Organ nakli caiz" Organ naklinin caiz olduğunun altını çizen Yeğenoğlu, "Organ nakli yapılıyor, caiz. Çünkü insan vefat ettiği zaman ruh Allah’a gidiyor. Beden çürüyor toprakta. Onun için insanlarımız biraz korku içerisindeler. Hiç korkuya gerek yok. Rahat rahat organlarını bağışlayabilirler. Vatandaş zannediyor ki organlarımı ölmeden alıyorlar. Hayır, öyle bir şey yok. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra bütün doktorlarımız bunun üzerinde duruyorlar. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra artık organ nakli yapılıyor. Kadavra bu şekilde yapılıyor. Onun için korkuya gerek yok" diye konuştu. "Yeniden doğdum" Nakil sonrası adeta yeniden doğduğuna vurgu yapan Yeğenoğlu, "Bir cana can katmak kadar hayatta en sevimli olan nedir ki acaba? Değil mi? Bir insana en büyük iyiliklerin iyiliği yani. Ben bundan dolayı kardeşlerime, ülkemizdeki bütün vatandaşlara hiç çekinmeden, rahatlıkla sıkıntıda olan kardeşlerine yardım edebilmeleri için organ bağışında bulunmalarını tavsiye ediyorum. Çünkü biz 10 yıldır böbrek bekliyorduk. Şimdi ben yeniden doğdum. Yeniden bir hayata kavuştum. Dünyada en büyük iyilik bu. Çekinmeden kardeşlerimiz rahatlıkla organ nakli yapabilirler. Zaten hocalarımız bunu televizyonlarda anlatıyorlar. Diyanet İşleri Başkanlığı hutbelerinde, vaazlarında organ bağışının caiz olduğunu ve iyi bir şey olduğunu, cana can kattığını, yeniden bir hayata kavuşturduklarını kürsülerde söylüyorlar. Vatandaşımızı bilgilendirmeye çalışıyorlar" dedi. "Yaşantım sınırlıydı" Organ nakli öncesinde yaşantısının sınırlı olduğunu söyleyen Yeğenoğlu, "Yaşantımız sınırlıydı. Ama şimdi biraz daha rahatlayacağız. Çok diyet yapıyordum, yemem içmem azdı. Tuzsuz yiyorduk. Şimdi daha rahat hareket edeceğim. İnsanlarla daha iyi bir diyalog kuracağım. İç içe olacağız. Bu şekilde dediğim gibi ikinci bir hayatım olmaya başladı. Çok memnunum, çok huzurluyum. Allah razı olsun hepinizden" şeklinde konuştu. "Büyük bir bayram hediyesi oldu" Bağışlanan böbreğin kendisi için büyük bir bayram hediyesi olduğuna değinen Yeğenoğlu, "Ben diyorum ki bu Allah’ın bir lütfu. Allah’ın bana verdiği bir lütuf, bereket. Onun için bütün kardeşlerime organ naklinde bulunmalarını tavsiye ediyorum. Bundan büyük mutluluk olmaz diyorum. Korkmasınlar. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra hocalarımız karar veriyor. Öyle halkın anlattığı efsanelere bakmayalım. Gerçekten bu benim için büyük bir bayram hediyesi oldu. Şimdi böbreği bana nasip olan kardeşimi bilmiyorum, görmedim, tanımadım ama bana bir hayat verdi. Bundan daha büyük sevap olur mu? Onun için insanlarımız dünyada sevap kazanmak istiyorsa, kendisinden sonraki insanlara faydalı olmak ve onun da sevabını kazanmak istiyorlarsa lütfen organlarını bağışlasınlar" ifadelerini kullandı.
19 Mart 2026 Perşembe - 15:31
MUSKİ, Kötekli 261. sokaktaki su basınç sorununu giderdi
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin yer içinde yer alan Menteşe Kötekli Mahallesi 261 sokaktaki dairelerin üst katlarında yaşanan su sıkıntısı Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü ekiplerinin çalışması ile giderildiği açıklandı. MUSKİ Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada, "Menteşe ilçemizin Kötekli Mahallesi 261. sokakta başlattığımız çalışma ile bölgedeki basınç problemini giderdik. Vatandaşların sorunsuz bir Bayram tatili geçirmeleri için başlattığımız bu çalışma kapsamında özellikle üst katlarda yaşanan su basıncı problemini ortadan kaldırarak bölge halkı için kalıcı bir çözüm ürettik. Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’ın özellikle üzerinde durduğu gibi Ramazan Bayramı boyunca vatandaşlarımıza kesintisiz su ulaştırmak amacıyla 7 gün 24 saat esasına göre sahada görevimizin başında olacağız" denildi.
19 Mart 2026 Perşembe - 14:50
Özel İmperial Hastanesi’nde bayramlaşma
Ramazan Bayramı dolayısıyla Özel İmperial Hastanesi’nde bayramlaşma töreni gerçekleştirildi. Hastane yönetimi, hekimler ve sağlık çalışanlarının katıldığı törende bayram coşkusu birlikte yaşandı. Gerçekleştirilen törende konuşan Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Mesul Müdür Op. Dr. Ekrem Sağlam, başta hastaneden hizmet alan hastalar olmak üzere tüm sağlık çalışanlarının ve vatandaşların Ramazan Bayramı’nı kutladı. Özel İmperial Hastanesi Yönetim Kurulu Üyesi Hamdi Doğan ise yaptığı konuşmada, tüm İslam âleminin bayramını tebrik ederek, sağlıklı, huzurlu ve mutlu nice bayramlar temennisinde bulundu. Bayramlaşma töreni, toplu fotoğraf çekimi ile birlik ve beraberlik mesajlarının verilmesinin ardından sona erdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
18 Mart 2026 Çarşamba- 18:43
Giresun’da trafikte ambulans duyarlılığı
2
18 Mart 2026 Çarşamba- 10:48
Uzmanından bayram için ’2 dilim’ uyarısı
3
17 Mart 2026 Salı- 12:25
Uzmandan bayram öncesi diş sağlığı uyarısı
4
17 Mart 2026 Salı- 10:14
34 yaşındayken bayram arifesinde kanser olduğunu öğrendi, robotik cerrahiyle sağlığına kavuştu
5
19 Mart 2026 Perşembe- 11:00
Uzmanından bayramda beslenme uyarısı: "Ani yüklenme sağlığı tehdit ediyor"
10 Aralık 2025 Çarşamba - 12:19
‘Burun estetiğinde altın oran, kişiye özel belirlenmeli’
Burun estetiğinde tercih edilen güncel yaklaşımlardan bahseden Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Nuh Evin, "Cerrahi yaklaşımın seçimi hastanın kemik yapısı, cilt kalınlığı ve fonksiyonel ihtiyaçlarına göre belirlenir. Her teknik bilimsel olarak farklı katkı sağlar ve bu nedenle analiz aşaması ameliyatın en kritik bölümüdür" dedi. Medical Park Ordu Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Nuh Evin, burun estetiğinde (rinoplasti) kullanılan ‘altın oran’ kavramının güncel cerrahi pratikte yalnızca estetik bir referans değil, yüz analizinde kullanılan bilimsel bir ölçüm aracı olduğunu açıkladı. Doç. Dr. Evin’e göre altın oran, yüzün yatay ve dikey boyutlarının matematiksel uyumunu tanımlarken, modern rinoplasti planlamasında anatomik bütünlük, fonksiyonel gereklilikler ve yumuşak doku dinamikleri ile birlikte değerlendirilebileceğini söyledi. "Hastaya özel planlama şart" Doç. Dr. Nuh Evin, burun estetiğinde standart bir oran yaklaşımının bilimsel olarak artık geçerli olmadığını ifade edere, "Hastanın nazal kemik yapısı, kıkırdak hacmi, deri kalınlığı, septum desteği ve yüz açılarının tamamı bireysel olarak değerlendirilmelidir. Altın oran, bu değerlendirmelerde bir çerçeve sunar ancak cerrahi kararlar tamamen kişiye özel anatomik gerekliliklere göre verilir" ifadelerine yer verdi. Burnun estetik açıdan ideal kabul edilen açılarının bilimsel karşılıklarına da dikkat çeken Doç. Dr. Evin, örneğin nazolabial açı, dorsal estetik çizgiler ve tip projeksiyonu gibi parametrelerin her hastada farklı olması gerektiğini vurguladı. Bu amaçla ameliyat öncesi hastanın fotoğrafları üzerinde yapılan sanal planlama ile ideale yakın bir burun görüntüsü elde edildiğini dile getiren Doç. Dr. Evin, böylece hastanın burun algısı ve beklentileriyle tıbbi normların sentez edilerek en doğru sonucun hedeflendiğini belirtti. "Fonksiyonel rinoplastide yeni yaklaşımlar" Doç. Dr. Evin, özellikle fonksiyonel burun cerrahisinin estetik operasyonlarla entegre yapılmasının güncel standart haline geldiğini söyleyerek, "Septum deviasyonu, burun içi valv darlıkları, konka hipertrofisi gibi fonksiyonel problemler, estetik rinoplasti ile eş zamanlı olarak düzeltilmelidir. Rinoplastide burunda estetik bir iyileşme sağlarken aynı anda solunum kapasitesini artırmak, cerrahinin başarısı için kritik bir adımdır. Nazal valv açıları ve hava akımı ölçümleri artık cerrahi planlamanın önemli bir parçasıdır" şeklinde konuştu. "Cerrahi teknikler" Gelişmiş cerrahi altyapılarla hastalara modern yaklaşımlar sunduklarını belirten Doç. Dr. Evin, özellikle yapısal (structural) rinoplasti ve koruyucu (preservation) rinoplasti tekniklerine öyle dikkat çekti: "Yapısal Rinoplasti: Burun ucu ve dorsumun özel kıkırdak greftleriyle güçlendirilmesi, uzun dönem stabil sonuçlar sağlar. Koruyucu Rinoplasti: Burnun doğal anatomisinin mümkün olduğunca korunması, daha hızlı iyileşme ve daha doğal bir görünüm sunar." Cerrahi yaklaşımın seçimi hastanın kemik yapısı, cilt kalınlığı ve fonksiyonel ihtiyaçlarına göre belirlendiğine dikkat çeken Doç. Dr. Evin, "Her tekniğin bilimsel olarak farklı avantajları vardır, bu nedenle analiz aşaması ameliyatın en kritik bölümüdür. Estetik ve fonksiyonel burun ameliyatları öncesi fizik muayene, sanal planlama, radyolojik görüntüleme ve endoskopik burun içi değerlendirmesi kullanılarak kişiye özel en doğal sonuçlar hedeflenmektedir" ifadelerini kullandı.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 12:17
Karatay’da sağlık yatırımları devam ediyor
Konya’nın merkez Karatay ilçe Belediyesi, ilçeye yeni bir sağlık merkezi daha kazandırıyor. Yediler Mahallesi’ne hizmet verecek Şerife-Hasan Kurşunel Aile Sağlığı Merkezi’nin protokolü Konya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz, Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca ve hayırsever iş insanı Hasan Kurşunel’in katıldığı törenle imzalandı. Yediler Mahallesi’nde hayata geçirilecek olan merkez, 8 birimden oluşacak ve bölge halkına nitelikli birinci basamak sağlık hizmeti sunacak. Böylece Karatay Belediyesi, sağlık alanında kamu hizmetlerini güçlendiren yatırımlarına bir yenisini daha ekleyecek. Yediler Mahallesinde yeni aile sağlığı merkezi ile vatandaşlara modern ve erişilebilir sağlık hizmeti sunulması hedefleniyor. Karatay’ın sağlık vizyonu büyüyor Karatay Belediyesi’nde gerçekleştirilen protokol imza töreninde konuşan Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, ilçeye kazandırılan her yeni yatırımın Karataylıların yaşam kalitesini yükseltecek çalışmalar olduğunu vurguladı. İlçenin sağlık vizyonunun giderek geliştiğini ifade eden Başkan Kılca, "Sağlık yatırımlarına sağlık müdürlüğümüzle ve hayırseverlerimizle birlikte destek vermeye devam ediyoruz. Konya’mızda, Karatay’ımızda sağlık altyapısı her geçen gün güçlenmeye devam ediyor. Bugün de Yediler Mahallemize yeni bir Aile Sağlığı Merkezi kazandırmak için hayırseverimizle ve müdürlüğümüzle bir araya geldik. Arsasını temin ettiğimiz bir sağlık tesisini inşallah hayırseverimiz Hasan Kurşunel ilçemize kazandıracak. Hayırseverimize ve desteklerinden ötürü il müdürümüze şahsım ve hemşehrilerim adına kalbi şükranlarımı sunuyorum" dedi. Birinci basamak sağlık ünitelerinin sağlık hizmeti noktasında çok önemli olduğuna dikkat çeken Başkan Kılca, "Aile Sağlığı Merkezleri ile büyük hastanelere gitmeden sağlık tesisleri vatandaşların ayaklarına kadar gelmiş oluyor. Mahalleler yürüme mesafesinde sağlık tesislerine kavuşmuş oluyorlar. İnşallah bu sadaka-i cariye olarak da yıllar boyu devam edecek bir hayır hizmeti olacak. Şimdiden hayırlı mübarek olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Karatay sağlık yatırımlarında örnek bir ilçe Konya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz, ilçede Karatay Belediyesi ve hayırseverler öncülüğünde önemli sağlık yatırımlarının gerçekleştirildiğini belirterek, "Türkiye’de Konya’mız sağlık alanında çok ileride, iyi bir konumda bulunuyor. Hastanelerimizde birçok kişiyi tedavi ettiğimiz gibi ikinci basamakta da çok iyi işler yapıyoruz. Bu dönemde Cumhurbaşkanımızın ve Bakanımızın takdiriyle insanlarımızı hasta olmadan önce koruma yönünde aile sağlığı merkezlerimizin önemi bir kez daha ortaya çıktı. Konya çok özel, farklı bir il. Bunu geldiğimizden beri gördük. Burada Karatay Belediyesi’ne, özellikle Hasan Başkanımız ve hayırseverimize teşekkür ediyorum. Belediyemiz ve hayırseverimizin öncülüğünde çok güzel işler yapılıyor. Hayırseverimize ve Karatay Belediye Başkanımız Hasan Kılca’ya yanımızda olduğu için teşekkür ediyorum. Böyle yatırımların devamını diliyoruz" dedi. Hayırsever Hasan Kurşunel de, yapılacak aile sağlığı merkezinin Karatay’a ve mahalle sakinlerine hayırlar getirmesi temennisinde bulunarak, desteklerinden ötürü Karatay Belediyesi Hasan Kılca ve İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz’a teşekkür etti. İlçede yapılacak sağlık yatırımının bir parçası olduğu için duyduğu mutluluğu dile getiren Kurşunel, "Belediye başkanımıza ve il sağlık müdürümüze bana bu fırsatı verdikleri için çok teşekkür ediyorum. İnşallah kısa süre içerisinde bitirip hizmete açacağız. Bu vesileyle bu hizmetin hayata geçmesinde katkıları ve destekleri olan Karatay Belediye Başkanımız Sayın Hasan Kılca ve Konya İl Sağlık Müdürümüz Sayın Doç. Dr. Yusuf Yavuz hocamıza çok teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. İmzalanan protokolle program sona erdi.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 12:02
Karaman’da kontrol merkezi çalışanlarına "Tıbbi acil çağrı yönetimi eğitimi" verildi
Karaman’da İl Ambulans Servisi Başhekimliği tarafından acil sağlık komuta kontrol merkezi çalışanlarına "Tıbbi acil çağrı yönetimi eğitimi" verildi. Başhekimlik eğitim salonunda biri koordinatör olmak üzere beş eğitmence verilen eğitimler 4 gün sürdü. Verilen eğitimde, acil sağlık hizmetlerinde görev yapan personelin vaka çağrılarını doğru ve hızlı şekilde yönetebilmesine yönelik bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi hedeflendi. Eğitim süresince eğitime katılan 22 personele çağrı karşılama, vaka değerlendirme, yönlendirme ve koordinasyon süreçlerine ilişkin teorik anlatımların yanı sıra uygulamalı senaryo çalışmaları da yapıldı. "Çağrı yönetimi doğru analiz ve etkili iletişim gerektiriyor" Verilen eğitimle ilgili konuşan İl Ambulans Servisi Başhekimliği Eğitim Birimi Koordinatörü Acil Tıp Teknisyeni Gülay Erden Ertürk, tıbbi acil çağrı yönetiminin yalnızca bilgi değil, güçlü refleks, doğru analiz ve etkili iletişim gerektiriyor. Eğitim programı kapsamında simülasyonlar da katılımcıların olayları değerlendirme ve doğru yönlendirme becerilerindeki gelişimi gözlemledik" dedi. Eğitimin kazanımlarını değerlendiren Komuta Kontrol Merkezi Sorumlu Hekimi Dr. Harun Giraz ise, "Eğitim, hastayı görmeden olay yerini zihinde canlandırarak müdahale etmeyi öğretti. Ayrıca hasta yakınlarına klinik durumu anlaşılır bir dille aktarabilme konusunda önemli katkı sağladı" diye konuştu.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 12:00
Edremit Devlet Hastanesi’nde diyabet eğitimi programı tamamlandı
Edremit Devlet Hastanesi tarafından diyabet hastalığında farkındalığı artırmak ve doğru bilgiye ulaşımı güçlendirmek amacıyla düzenlenen aralık ayı Diyabet Eğitimi programı tamamlandı. Edinilen bilgiye göre, Edremit Devlet Hastanesi Eğitim Salonu’nda İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Kayhan Sevgi önderliğinde gerçekleştirilen eğitimde; insülin çeşitleri ve kullanımı, oral antidiyabetiklerin doğru kullanımı, kan şekeri takibi, egzersizin diyabetteki yeri ve önemi, beslenme ilkeleri ve diyabet diyeti, diyabette psikolojik sürecin yönetimi gibi birçok konu ayrıntılı şekilde ele alındı. Eğitim sürecinde hastalara, fizyoterapist, diyetisyen ve diyabet hemşiresi tarafından bireysel ve grup bilgilendirmeleri yapılarak diyabet yönetiminde doğru alışkanlıkların kazanılması hedeflendi. Edremit Devlet Hastanesi tarafından yapılan açıklamada, diyabetle ilgili bilinçlenmek, hastalığını daha iyi yönetmek ve yaşam kalitesini artırmak isteyen tüm vatandaşlar Diyabet Okulu’nda düzenlenen aylık eğitimlere katılmaya davet edildi. Başvuru için Diyabet Okulu’na müracaat edilebileceği belirtildi.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 11:55
Çocukluk çağında görülen kan hastalıklarında erken tanı uyarısı
Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde çocukluk çağında görülen kan hastalıklarına ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Ekrem Ünal, ailelerin erken belirtiyi fark etmesinin tedavi başarısını büyük ölçüde artırdığını vurguladı. Çocuklarda en sık rastlanan kan hastalıklarının kansızlık (anemi), lösemi, pıhtılaşma bozuklukları ve talasemi olduğunu ve erken tanının tedavi başarısını arttırdığını belirten Prof. Dr. Ünal, özellikle son yıllarda farkındalığın artmasıyla birlikte hastaneye başvuruların erken dönemde gerçekleştiğini ifade etti. Doğuştan bağışıklık sistemi zayıf olan çocuklarda vücudun bağışıklığını tamamen yeniden kurmak için en etkili yöntemin kök hücre nakli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ünal, "Doğuştan bağışıklık sistemi zayıf olan bazı çocuklar, mikroplarla savaşmakta zorlanır ve sık sık ağır enfeksiyonlar geçirir. İşte bu durumda, vücudun savunma sistemini tamamen yeniden kurmamızı sağlayan en etkili yöntem kök hücre naklidir. Aileleri belirtiler konusunda bilgilendiren Prof. Dr. Ünal, "Belirtilerde dikkatli olunması gerekenler ise, sürekli yorgunluk ve solukluk, iştahsızlık, morarma eğilimi, sık enfeksiyon geçirme, uzun süren ateş, kemik ve eklem ağrıları" dedi. Bu tür belirtilerin hafife alınmaması gerektiğini belirten Ünal, erken dönemde yapılan kan tahlillerinin ciddi hastalıkların önüne geçebildiğini belirtti. Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde gelişmiş tanı ve tedavi Hastane bünyesinde çocuk hematolojisi ve onkolojisi alanında kapsamlı tarama, kemik iliği nakli ve akıllı ilaçlar dahil olmak üzere tüm tedavi yöntemleri uyguladıklarını aktaran Prof. Dr. Ünal, multidisipliner yaklaşımla birçok hastalığın başarıyla yönetildiğini ifade etti. Ailelere düzenli sağlık kontrollerini aksatmamaları çağrısında bulunan Ünal, "Çocukluk çağı kan hastalıkları ve bağışıklık sistemi hastalıklarında, doğru zamanda müdahale edildiğinde büyük oranda kontrol altına alınabilen rahatsızlıklardır" diye konuştu.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 11:47
Kışın bu gıdaları yiyin rahat uyuyun
Acıbadem Kayseri Hastanesi Diyetisyeni Burcu Akbeyaz Özger, kışın melatonin içeren gıdaların uykuya yardımcı olacağını söyleyerek, "Bunlara örnek verecek olursak vişne veya vişne suyu. Bunlar melatonin en yüksek olan meyvelerden birisidir. Bir diğeri ceviz melatonin içeriği bilinen nadir kuruyemişlerden birisidir. Yine yulaf, pirinç, mısır, arpa gibi tam tahıllar. Domates, brokoli gibi salatalık gibi sebzeler, muz, ananas gibi tropikal meyveler ve son olarak da yumurta. Bu besinler melatonin seviyesinin destekleyerek sakin bir uykuya hazırlık sağlamış olur" dedi. Uykusuzluğun dünya çapında yaygın bir problem olduğuna dikkat çeken Özger, "Uykusuzluk genel nüfusumuzun problemlerinden biri aslında. Yaklaşık üçte birini etkiliyor dünya çapında ciddi bir sağlık problemi tehdidi altında bulunuyor. Melatoninin uyku verimini artırdığı biliniyor ve bununla birlikte de melatonin içeren gıdaların aynı şekilde uykuya yardımcı olacağı da yapılan çalışmalar sonucunda bulunmuştur" ifadelerini kullandı. Melatoninin bağışıklık sistemi ve metabolizma üzerindeki etkilerine değinen Burcu Akbeyaz Özger, "Bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı oluyor. Yine vücudu antioksidan etkilere karşı destekliyor, jet lag etkisini azaltıyor, endokrin sisteme karşı etkili. Leptin ve insülin duyarlılığını düzenlemeye katkı sağlıyor, stres ve kortizon hormonlarının dengesine katkı sağlar ve son olarak da kanser araştırmalarında da bir yeri bulunuyor melatonin hormonunun" dedi. "En fazla melatonin içeriğine sahip gıdalar hayvansal gıdalar, bitkiler ve mantarlar" Özger, melatoninin ana kaynağının insan vücudu olduğunu fakat besinlerle de desteklenebileceğini belirterek, "Bunlara örnek verecek olursak vişne veya vişne suyu. Bunlar melatonin en yüksek olan meyvelerden birisidir. Bir diğeri ceviz melatonin içeriği bilinen nadir kuruyemişlerden birisidir. Yine yulaf, pirinç, mısır, arpa gibi tam tahıllar. Domates, brokoli gibi salatalık gibi sebzeler, muz, ananas gibi tropikal meyveler ve son olarak da yumurta. Bu besinler melatonin seviyesinin destekleyerek sakin bir uykuya hazırlık sağlamış olur" ifadelerine yer verdi. Burcu Akbeyaz Özger, melatonin üretimini dolaylı artıran triptofan kaynaklarına da değinerek, "Melatonin sentezi triptofandan başladığı için aslında bu besinler dolaylı olarak melatonin üretimini destekliyor. En önemlileri arasında süt ve süt ürünleri, hindi eti, balık, kabak çekirdeği, tahin, susam, fındık ve badem bulunuyor. Triptofanın aslında serotonin ve melatonin döngüsünü güçlendirerek uyku düzenine olumlu katkı sağladığı bilinmektedir" diye konuştu. Çalışmalarda besinlerdeki melatonin miktarlarının incelendiğini belirten Özger, "Hayvansal gıdalara detaylı olarak inceleme yapıldığında kırmızı et, balık ve yumurta birlikte bakıldığında balık ve yumurtanın melatonin içeriğinin kırmızı ete göre daha yüksek olduğu bulunmuştur" ifadelerini kullandı. "Akşam sağılan sütle sabahki sağılan sütün içerisindeki melatonin miktarı aynı değil" Anne sütü ile ilgili araştırmaları da paylaşan Özger, "Yapılan diğer çalışmalarda anne sütünün içerisinde de yine melatonin hormonu ile karşılaşılmıştır. Biz özellikle emziren annelere şunu söylüyoruz; emzirirken sağdığımız sütlerin mutlaka üzerine tarihlerini yazalım. Bununla birlikte hangi saatte sağdığımızı da mutlaka yazalım. Çünkü biliyoruz ki akşam sağılan sütle sabahki sağılan sütün içerisindeki melatonin miktarı aynı değil. Sabah ve akşam yaklaşık 10 kat melatonin seviyesi olarak değişkenlik gösteriyor" dedi. Özger, yanlış zamanlı sütün bebekte huzursuzluk oluşturabileceğini belirterek, "Bu nedenle bebeklere melatonin içeriği yüksek olan sütü sabah verdiğimizde bebekler günü daha uyku halinde geçirirken tam tersi sabah sağdığımız sütü de akşam bebeklere verdiğimizde bir uykusuzluk veya huzursuzluk seyredebilir. O yüzden de mutlaka sütlerimizin üzerine tarihleriyle beraber yazalım" ifadelerini kullandı.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 11:37
Kapalıçarşı’daki işletmelere dumansız hava sahası bilgilendirmesi
Sağlık Bakanlığı tarafından ülke genelinde kararlılıkla yürütülen Dumansız Hava Sahası çalışmaları kapsamında Bursa’da kapalı çarşı esnafına yönelik önce bilgilendirme toplantısı ardından yerinde ziyaretler yapıldı. İşletmelerde tütün ihlallerine geçit vermemek ve vatandaşları tütün dumanı maruziyetinden korumak amacıyla denetimlerini aralıksız sürdüren Bursa İl Sağlık Müdürlüğü; Bursa Valiliği ve Osmangazi Kaymakamlığı’nın desteğiyle Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği Derneği üyelerine yönelik bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdi. İç Koza Han’da düzenlenen toplantıya Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, Osmangazi Kaymakamı Ali Partal, İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. İrfan Oğuz ve Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği Derneği üyeleri katıldı. Toplantıda, 4207 sayılı Kanun’un kapsamı, işletmelerin hukuki yükümlülükleri ve denetim süreçleri detaylı bir sunumla ele alındı. Özellikle kapalı alanlarda tütün ürünü kullanımının kesin olarak yasak olduğu vurgulanırken, pasif etkilenimin toplumsal zararları, tütün ürünlerinin insan sağlığı üzerindeki etkileri ve sigara bırakma polikliniği hizmetleri hakkında da bilgilendirmeler yapıldı. Toplantıda konuşan Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, tütünle mücadelenin halk sağlığının korunması ve temiz hava hakkının güvence altına alınması açısından taşıdığı büyük öneme değinerek, "Tütünle mücadele, bugün için değil; geleceğimiz için yapılan bir yatırımdır. Kurumlarımızla iş birliği içinde, denetim süreçlerini kesintisiz ve etkin şekilde sürdüreceğiz. Toplum sağlığını korumak hepimizin ortak görevidir." şeklinde konuştu. Amaç halk sağlığını korumak Osmangazi Kaymakamı Ali Partal ise tütünle mücadelenin sadece cezai bir süreç değil, bilinçlendirme ve halk sağlığı temelli bir çalışma olduğuna dikkat çekti. Sağlık Bakanlığı’nın öncülüğünde yürütülen tütünle mücadele çalışmalarına güçlü bir katkı sunduklarını vurgulayan Partal, "İşletmelerimizin desteği ve halkımızın farkındalığıyla dumansız yaşam alanlarını yaygınlaştırmaya devam edeceğiz. Hem bilgilendirme hem de denetim faaliyetlerini kesintisiz sürdüreceğiz." diye konuştu. İşletmeler ziyaret edildi Toplantı sonrasında esnaf ziyareti gerçekleştirilerek 4207 Sayılı Kanun hakkında bilgilendirme ve denetim gerçekleştirildi. Tütün denetim ekipleri tarafından, işletme sahipleri ve çalışanlarına Nefeste Karbonmonoksit Testi yapıldı. Test sonuçları yüksek çıkan vatandaşlar, sigara bırakma polikliniklerine yönlendirildi. Denetimler aralıksız sürecek Ziyaret sonunda halk sağlığının korunması için kurumlar arası işbirliğinin artırılması gerektiği vurgulanırken, dumansız yaşam alanlarının yaygınlaştırılması için bilgilendirme, farkındalık ve saha çalışmalarının daha da güçlendirilerek devam edeceği belirtildi. Ayrıca Bursa Valiliği himayesinde görevini sürdüren 26 tütün denetim ekibi ile denetimlerin aralıksız sürdürüleceği kaydedildi.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 11:34
Kışın bu gıdaları yiyin rahat uyuyun
Acıbadem Kayseri Hastanesi Diyetisyeni Burcu Akbeyaz Özger, kışın melatonin içeren gıdaların uykuya yardımcı olacağını söyleyerek, "Melatonin hormonu öncelikle halk arasında uyku hormonu olarak da biliniyor. Beyinde epifiz bezi tarafından salgılanan bu hormon, hem günün kararması ile birlikte artmaya başlıyor ve vücudumuzda aslında artık dinlenme zamanının geldiğinin sinyalini vermiş oluyor. Kısacası melatonin biyolojik saatimizi yöneten temel hormonlardan sadece birisidir" dedi. Uykusuzluğun dünya çapında yaygın bir problem olduğuna dikkat çeken Özger, "Uykusuzluk genel nüfusumuzun problemlerinden biri aslında. Yaklaşık üçte birini etkiliyor dünya çapında ciddi bir sağlık problemi tehdidi altında bulunuyor. Melatoninin uyku verimini artırdığı biliniyor ve bununla birlikte de melatonin içeren gıdaların aynı şekilde uykuya yardımcı olacağı da yapılan çalışmalar sonucunda bulunmuştur" ifadelerini kullandı. Melatoninin bağışıklık sistemi ve metabolizma üzerindeki etkilerine değinen Burcu Akbeyaz Özger, "Bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı oluyor. Yine vücudu antioksidan etkilere karşı destekliyor, jet lag etkisini azaltıyor, endokrin sisteme karşı etkili. Leptin ve insülin duyarlılığını düzenlemeye katkı sağlıyor, stres ve kortizon hormonlarının dengesine katkı sağlar ve son olarak da kanser araştırmalarında da bir yeri bulunuyor melatonin hormonunun" dedi. "En fazla melatonin içeriğine sahip gıdalar hayvansal gıdalar, bitkiler ve mantarlar" Özger, melatoninin ana kaynağının insan vücudu olduğunu fakat besinlerle de desteklenebileceğini belirterek, "Bunlara örnek verecek olursak vişne veya vişne suyu. Bunlar melatonin en yüksek olan meyvelerden birisidir. Bir diğeri ceviz melatonin içeriği bilinen nadir kuruyemişlerden birisidir. Yine yulaf, pirinç, mısır, arpa gibi tam tahıllar. Domates, brokoli gibi salatalık gibi sebzeler, muz, ananas gibi tropikal meyveler ve son olarak da yumurta. Bu besinler melatonin seviyesinin destekleyerek sakin bir uykuya hazırlık sağlamış olur" dedi. Burcu Akbeyaz Özger, melatonin üretimini dolaylı artıran triptofan kaynaklarına da değinerek, "Melatonin sentezi triptofandan başladığı için aslında bu besinler dolaylı olarak melatonin üretimini destekliyor. En önemlileri arasında süt ve süt ürünleri, hindi eti, balık, kabak çekirdeği, tahin, susam, fındık ve badem bulunuyor. Triptofanın aslında serotonin ve melatonin döngüsünü güçlendirerek uyku düzenine olumlu katkı sağladığı bilinmektedir" diye konuştu. Çalışmalarda besinlerdeki melatonin miktarlarının incelendiğini belirten Özger, "Hayvansal gıdalara detaylı olarak inceleme yapıldığında kırmızı et, balık ve yumurta birlikte bakıldığında balık ve yumurtanın melatonin içeriğinin kırmızı ete göre daha yüksek olduğu bulunmuştur" ifadelerini kullandı. "Akşam sağılan sütle sabahki sağılan sütün içerisindeki melatonin miktarı aynı değil" Anne sütü ile ilgili araştırmaları da paylaşan Özger, "Yapılan diğer çalışmalarda anne sütünün içerisinde de yine melatonin hormonu ile karşılaşılmıştır. Biz özellikle emziren annelere şunu söylüyoruz; emzirirken sağdığımız sütlerin mutlaka üzerine tarihlerini yazalım. Bununla birlikte hangi saatte sağdığımızı da mutlaka yazalım. Çünkü biliyoruz ki akşam sağılan sütle sabahki sağılan sütün içerisindeki melatonin miktarı aynı değil. Sabah ve akşam yaklaşık 10 kat melatonin seviyesi olarak değişkenlik gösteriyor" dedi. Özger, yanlış zamanlı sütün bebekte huzursuzluk oluşturabileceğini belirterek, "Bu nedenle bebeklere melatonin içeriği yüksek olan sütü sabah verdiğimizde bebekler günü daha uyku halinde geçirirken tam tersi sabah sağdığımız sütü de akşam bebeklere verdiğimizde bir uykusuzluk veya huzursuzluk seyredebilir. O yüzden de mutlaka sütlerimizin üzerine tarihleriyle beraber yazalım" dedi. (EK
10 Aralık 2025 Çarşamba - 11:32
Malatya’da aort yırtığı kapalı yöntemle onarıldı
Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesine yüksekten düşme sonucu getirilen 66 yaşındaki Celal Akbaşlı’nın aort damarında oluşan yırtık, hastanede ilk kez uygulanan endovasküler stent greft yöntemiyle kapalı olarak başarıyla onarıldı. Malatya’da yüksekten düşen Celal Akbaşlı (66), ağır yaralı olarak Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Yapılan ilk değerlendirmelerde hastanın vücudunda çok sayıda kemik kırığı ve çatlak bulunduğu tespit edildi. İleri incelemelerde ise kalpten çıkan ana damar olan aortta, sırta bakan bölümde ciddi bir yırtık olduğu ortaya çıktı. Hastayı takip eden Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı ve Malatya Turgut Özal Üniversitesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nurkay Katrancıoğlu, aort yırtığının hayati risk taşıdığını belirterek, "Hastamız ağır travmayla başvurdu. Çok sayıda kırık ve çatlağın yanı sıra aortta ciddi bir yırtık vardı. Bu tür yaralanmalarda birçok hasta hastaneye ulaşamadan hayatını kaybediyor" dedi. Aort yırtığının anatomik konumu nedeniyle açık ameliyatın uygun olmadığını ifade eden Prof. Dr. Katrancıoğlu, hastanede ilk kez yapılan kapalı yöntemle müdahalenin gerçekleştirildiğini belirtti. Katrancıoğlu, "Sol ve sağ kasık damarlarından girerek anjiyografi eşliğinde yırtık bölgeye stent greft yerleştirdik. Böylece yırtık alanı kapatıp kanama riskini kontrol altına aldık" ifadelerini kullandı Başarılı geçen operasyonun ardından hasta yoğun bakıma alındı ve kısa sürede servise çıkarıldı. Prof. Dr. Katrancıoğlu, hastanın durumunun iyi olduğunu ve birkaç gün içinde taburcu edilmesinin planlandığını söyledi. Tedavi sürecini anlatan Celal Akbaşlı ise, "Yüksekten düştüm, hastaneye getirdiler. Aort damarımda yırtık olduğunu söylediler. Ameliyat oldum, bir gece yoğun bakımda kaldım. Ertesi gün ayağa kalktım, yürüdüm. Şimdi çok iyiyim. Allah hocalarımızdan razı olsun" diye konuştu.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 11:25
Solunum yolu enfeksiyonu zatürre gelişimine neden olabiliyor
Denizli Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Mine Altun Dikici, bir açıklamada bulunarak, kış aylarında artan solunum yolu enfeksiyonlarına karşı alınması gereken önlemler ve hastalık belirtilerine dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. Havaların soğumasıyla birlikte solunum yolu enfeksiyonlarının arttığını belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Mine Altun Dikici, bazı kişilerde enfeksiyonun ilerleyerek zatürreye neden olabildiğini söyledi. Dikici; "Kış aylarının gelmesiyle birlikte solunum yolu enfeksiyonlarında belirgin bir artış görüyoruz. Hastalığı çoğu kişi hafif üst solunum yolu rahatsızlığı ile atlatırken, bazı kişilerde enfeksiyon, alt solunum yollarına, hatta akciğere ilerleyerek zatürreye, yani akciğer dokusunun iltihaplanmasına neden olabiliyor. Akciğer enfeksiyonları açısından şu kişiler daha fazla risk altındadır; Özellikle 65 yaş üzeri bireyler, astım ve KOAH gibi kronik akciğer hastalığı olanlar, sigara içenler, kalp-damar hastalığı, diyabet, böbrek veya karaciğer hastalığı bulunanlar ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde hastalık daha ağır seyredebiliyor ve zatürre gelişimi daha sık görülüyor" diye konuştu. Ne zaman göğüs hastalıkları uzmanına başvurmak gerekir? Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Mine Altun Dikici, 3 günden uzun süren ateş, nefes darlığı, göğüs ağrısı, koyu renkli veya kanlı balgam olması durumunda bir göğüs hastalıkları uzmanına mutlaka başvurmak gerektiğine dikkati çekti ve şöyle konuştu: "Ancak ileri yaşta hastalık her zaman ateş ve öksürükle ortaya çıkmayabilir. Bunun yerine halsizlik, iştahsızlık, bilinç değişikliği veya genel durumda bozulma görülebilir. Bu açıdan dikkatli olunmalıdır. Risk grubundaki kişilerin daha erken dönemde hastaneye başvurması ve değerlendirilmesi gerekir" dedi. Hastalıktan korunmada bunlara dikkat edilmeli Risk altındaki kişileri korumanın en etkili yollarından birinin aşılama olduğunu ifade eden Dikici, aşı dışında hijyen ve kalabalıkta maske kullanmak, iyi beslenme ve bol sıvı tüketmek gibi önerilerde de bulundu. Dikici; "Kış aylarında grip aşısı ve zatürre aşısı yaptırılabilir. Aşılama dışında da ellerin sık yıkanması, kalabalık ve kapalı ortamlarda maske kullanmak, hasta kişilerle yakınlaşmaktan kaçınmak, odaları düzenli havalandırmak, sigaradan uzak durmak, bol sıvı tüketmek ve düzenli uyku-beslenme alışkanlıklarına sahip olmak, solunum yolu enfeksiyonu riskini belirgin şekilde azaltır" şeklinde konuştu.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 11:09
Günde yarım paketten fazla sigara içenlere çok önemli uyarı
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları ve Baş-Boyun Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Gökhan Kutlar, gırtlak kanserinde erken tanının yaşam süresini doğrudan etkilediğini vurgulayarak, günde yarım paketten fazla sigara içenlerin yılda iki kez KBB muayenesi ile endoskopik ses teli kontrolünü ihmal etmemesi gerektiğini söyledi. Büyük Anadolu Samsun Hastanesi doktorlarından KBB Hastalıkları ve Baş-Boyun Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Gökhan Kutlar, sigaranın gırtlak kanserinin en önemli risk faktörü olduğunu belirterek, günde yarım paketten fazla sigara içenlerin yılda iki kez KBB muayenesi ve endoskopik ses teli kontrolü yaptırmasını tavsiye etti. Opr. Dr. Gökhan, "Gırtlak kanseri, ses telleri ve çevresindeki dokularda gelişen kötü huylu tümörlerle ortaya çıkan bir hastalıktır. En önemli risk faktörü sigaradır. Günde yarım paket ve üzeri sigara içen kişilerde hastalığın görülme ihtimali belirgin şekilde artmaktadır. Gırtlak kanseri genellikle ses kısıklığı, boğazda takılma hissi, yutkunma güçlüğü ve uzun süre geçmeyen boğaz ağrısı gibi belirtilerle kendini gösterir. Bu şikâyetlerin özellikle sigara kullanan bireylerde dikkate alınması büyük önem taşır. Erken evrede fark edilen gırtlak kanseri, lazer tedavisiyle yüzde 90’ın üzerinde başarıyla tedavi edilebilmektedir. Ancak bunun için hastalığın erken teşhis edilmesi şarttır. Düzenli muayene, tedavi başarısının en kritik unsurudur. 40 yaş üzerinde olup günde yarım paketten fazla sigara içen kişilerin yılda en az iki kez kulak burun boğaz muayenesi ve endoskopik ses teli kontrolü yaptırmaları gerekir. Unutmayın ki; erken teşhis, hayat kurtarır" dedi.
10 Aralık 2025 Çarşamba - 11:04
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi yeni binası için ilk adım atıldı
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Dünya Bankası Fonu ile yerinde yeniden inşa edilecek. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde proje süreçlerini değerlendirmek üzere; EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Ersan, Prof. Dr. İlkin Şengün, Prof. Dr. Devrim Bozkurt, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdür Yardımcısı Namık Güver, Uluslararası Finans Kaynaklı Sismik Güçlendirme Daire Başkanı Önder Yurdakul, EÜ Tıp Fakültesi Dekanlık ve Başhekimlik yönetimi ve anabilim dalı başkanlarının katılımıyla bir toplantı gerçekleştirildi. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, "Üniversitemizin toplumla en yoğun buluştuğu birimlerin başında Tıp Fakültesi Hastanemiz geliyor. Hastanemiz, başta ilimiz ve bölgemiz olmak üzere ülkemiz ve komşu ülkelerden hastalara hizmet veriyor. EÜ üst yönetimi olarak kaliteli sağlık hizmeti sunmak hedefiyle Tıp Fakültemizin alt yapısını, donanımını çağın koşulları doğrultusunda sürekli güncelleyerek son teknolojik cihazlarla donatıyoruz. Bu kapsamda yeni bir adım daha atarak yeni bir Çocuk Hastanesi binası inşa edeceğiz. Yeniden inşa edeceğimiz Çocuk Hastanemiz bir yandan sağlık ve tıp eğitimi altyapımızı güçlendirirken diğer yandan da bölgemiz sağlık hizmetlerinde önemli rol üstlenecek. Binanın planlarını, sağlık hizmeti veren Anabilim Dalları ve Bilim Dallarında görevli akademisyenlerimizin görüşleri doğrultusunda oluşturmaya özel gösteriyoruz. Üniversitemize bölgemize ülkemize modern ve yüksek kapasiteli donanımlı bir çocuk hastanesi kazandıracağız. Yeni binamız hem depreme dayanıklı olacak hem de fiziki alt yapımızı daha konforlu ve ferah bir boyuta taşıyacak. Bölgemize A Plus standartlarında sağlık hizmeti sunan Tıp Fakültesi Hastanemizin yenilenmesine yönelik güçlü ve kararlı adımlarımızı devletimizin desteğiyle sürdürmeye devam edeceğiz. Çocuk Hastanemizin yerinde yenilenmesine yönelik verdikleri kıymetli destek için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum’a teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu. "Akıllı ameliyathaneler ile cerrahi işlemler öğrencilere izletilecek" İnşa edilecek yeni hastanenin detaylarını paylaşan Prof. Dr. Budak, Hastanemiz, 7 bin 779 metrekare oturum alanına sahip, Acil Servis, Radyoloji, Ameliyathane, Yoğun Bakım gibi tüm işlevleri kendi bünyesinde barındıran 321 yatak kapasitesi ile Ege Bölgesine hizmet verebilecek bağımsız bir yapı olarak tasarlandı. Hastane; 231 servis yatağı, 30 yoğun bakım yatağı, 60 neonatoloji kuvöz kapasitesine sahip olacak. Hastane bünyesinde teknolojinin en üst düzeyde kullanıldığı ve giderek yaygınlaşan ‘Akıllı Ameliyathane’ sistemleri planlandı. Akıllı ameliyathane sistemlerinde; bir ameliyathanede birbiriyle entegre olmuş hastane bilgi sistemi, laboratuvar bilgi sistemi, Görüntü Arşivleme ve İletişim Sistemleri (PACs), kameralar ve monitörler olacak. Cerrahi işlem gerçek zamanlı olarak ameliyathane dışındaki bölümlere görüntü aktarımı yöntemi ile aktarılarak diğer cerrah ve öğrencilerin izlemesi sağlanacak ve akıllı ameliyathane sistemleri aynı zamanda bir eğitim aracı olarak kullanılmış olacak." diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder