Son Dakika
|
e-Devlet'i kopyalayıp TOKİ vurgu yaptılar
Uşak Belediyesi’ne operasyon: Belediye başkanı ile birlikte 11 kişi gözaltına alındı
Galatasaray - Fenerbahçe derbisinin tarihi belli oldu
İstanbul'da 4 cezaevi aracı kaza yaptı
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Minab'daki okul saldırısı savaş suçudur"
Üç kişinin öldüğü bar saldırısının dehşet anları
İran Devrim Muhafızları: "Hürmüz Boğazı kapalıdır, her türlü gemi geçişi sert karşılık bulacaktır"
Uşak Belediyesi’ne rüşvet operasyonu: Başkan da dahil 11 gözaltı
Trump: "İran, benimle anlaşma yapmak için yalvarıyor"
İran, ABD'nin 15 maddelik teklifine resmen yanıt verdi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
İran Meclis Başkanı Galibaf'tan ABD'deki "Krallara Hayır" protestolarına destek
ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği: "Irak’taki üniversitelerimiz hedef alınabilir"
Bakan Kurum: "Daha adil bir dünya sıfır atık ile mümkün"
Pakistan Dışişleri Bakanı Dar, Mısırlı mevkidaşı Abdelatty'i karşılarken dengesini kaybetti
Ermenistan Başbakanı Paşinyan’a kilisede saldırı teşebbüsü
Bakan Fidan, Mısırlı mevkidaşı Abdelatty ve Pakistan Başbakanı Şerif ile bir araya geldi
İran Hükümet Sözcüsü Muhacerani: "Sürdürülebilir barışa hazırız"
SAĞLIK
Eskişehirli acil sağlık ekibi Türkiye kongresine damga vurdu
29 Mart 2026 Pazar - 14:33:33
Türkiye Acil Tıp Derneği organizasyonunda Ankara Etlik Şehir Hastanesi Konferans Merkezi’nde düzenlenen "2. Acil Sağlık Hizmetleri Kongresi", Türkiye’nin dört bir yanından gelen acil sağlık profesyonellerini buluşturdu. 26-28 Mart 2026 tarihleri arasında gerçekleşen kongrede Eskişehir ekibi hem bilimsel katkılarıyla hem de kazandığı başarıyla dikkat çekti. "Doğru zaman, doğru yer, doğru müdahale" temasıyla gerçekleştirilen kongre; Sağlık Bakanlığı acil sağlık hizmetleri yöneticilerini, akademisyenleri ve sahada görev yapan çalışanları bir araya getirdi. Kongrenin düzenleme kurulunda Eskişehir’den Paramedik Harun Özkan yer alırken, bilimsel oturumlarda Eskişehir İl Ambulans Servisi Başhekimi Uzm. Dr. Erkan Duman, Paramedik Avukat Bahadır Erbözü ve Paramedik Kadir Çekiç konuşmacı olarak tecrübelerini paylaştı. Eskişehirli doktordan oryantiring birinciliği Bilimsel programın yanı sıra sosyal etkinliklerin de yer aldığı kongrede düzenlenen oryantiring yarışması büyük heyecana sahne oldu. Yarışma sonucunda Eskişehir ekibinden Dr. Mehmet Kurt, rakiplerini geride bırakarak birincilik kürsüsüne çıktı. Eskişehir’in acil sağlık hizmetlerindeki tecrübesinin ve yetkinliğinin ulusal düzeydeki bu önemli platformda sergilenmesi, katılımcılardan tam not aldı.
29 Mart 2026 Pazar - 14:22
Atakum’da vatandaşlara genel sağlık taraması gerçekleştirildi
Samsun’un Atakum ilçesinde, 18 yaş üstü kadınlar ve 50 yaş üstü erkeklere yönelik genel sağlık taraması yapıldı. Sağlıklı hayat konusunda vatandaşları bilgilendirmek için düzenlenen program yoğun ilgi gördü. Atakum Belediyesi, Samsun İl Sağlık Müdürlüğü ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) işbirliğinde düzenlenen ‘Kadın Sağlığını Geliştirme Programı’ kapsamında Özgecan Kadın Danışma Merkezi’nde vatandaşlara yönelik genel sağlık taraması gerçekleştirildi. Program, toplum sağlığını koruma, güçlendirme çalışmaları kapsamında 18 yaş üstü kadınlar ve 50 yaş üstü erkeklere yönelik düzenlendi. Uzman sağlık personeli eşliğinde kanser taramasına katılan vatandaşlar tansiyon, şeker ölçümü gibi hizmetlerden faydalanmanın yanı sıra kalp, böbrek, üreme sağlığı ve aile planlaması hakkında önemli bilgiler aldı. Kadınlar, programda rahim ağzı taramasına katılarak mobil kanser tarama aracında HPV ve DNA testi verdi. Kanserde erken tanı ve tedavi sürecine dikkat çekilen organizasyon, vatandaşlar tarafından büyük ilgi gördü. Programda konuşan OMÜ Halk Sağlığı Hemşireliği Ana Bilim Dalında görevli Dr. Öğretim Üyesi Figen Çavuşoğlu, "Bu program öncelikle, 35-70 yaş aralığındaki tüm kadınların ve 50-70 yaş aralığındaki tüm erkeklerin, ulusal kanser tarama programı çerçevesinde erken tanı ve tarama programına katılımlarını desteklemek için düzenlendi. Aynı zamanda cinsel sağlık ve üreme sağlığı kapsamında aile planlaması, menopoz ve menopoza uyum, kalp sağlığını koruma, diyabetle yaşam gibi başlıklar altında hakkında kadınlarımızı bilinçlendirmek ve kadın sağlığını güçlendirmek için buradayız. Stantlar açtık ve sağlık uygulamaları yapıyoruz. Sağlık İl Müdürlüğünün mobil kanser tarama aracı var. Bu aracın içerisinde rahim ağzı kanserine yönelik HPV ve DNA testi için tarama yapılıyor. Bugünkü programımızın yanı sıra 10 Nisan’da Ömer Halisdemir Parkı’nda ve 24 Nisan’da da Çakırlar Korusunda olacağız, tüm Atakumluları etkinliklere bekliyoruz" dedi. Sağlık taramaları devam edecek Atakum Belediye Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Şafak Ari Emir, programa yoğun katılım olmasından duydukları memnuniyeti ifade ederek "Burada kadın sağlığını güçlendirme başlığı altında OMÜ Halk Sağlığı ve Hemşirelik Bölümü öğrencileri ve İl Sağlık Müdürlüğü ile bir tarama programı gerçekleştirdik. Sağlık tarama programına, kadınların yoğun ilgisi oldu. Nisan ayı içerisinde 10 Nisan ve 24 Nisan tarihlerinde iki sağlık tarama faaliyeti gerçekleştireceğiz" diye konuştu. Sunulan sağlık tarama hizmetinden yararlanan vatandaşlar ise bu etkinliklerin kadın sağlığı ve kadının gelişimi açısından olumlu bulduklarını belirtti. Etkinliklerin devamını beklediklerini söyleyen vatandaşlar, "Her bilgiye her zaman, her yerde ulaşamıyoruz. Ayağımıza gelen böyle bir hizmet için üniversitemize, Atakum Belediyesi’ne ve İl Sağlık Müdürlüğü’ne çok teşekkür ediyoruz" ifadelerine yer verdiler.
29 Mart 2026 Pazar - 12:52
Hatay’dan Gaziantep’e sağlık yolculuğu
Hatay’dan Gaziantep’e tedavi için gelen 38 yaşındaki Kemal Aslan’a, Gaziantep Anka Hastanesi’nde mitral kapak yetmezliği tanısı sonrası cerrahi müdahale uygulandı. Nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayetleri ile Anka Hastanesi’ne başvuran hasta, Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Gökaslan tarafından değerlendirildi. Yapılan muayene ve tetkikler sonrası ileri düzey mitral kapak yetmezliği bulunan hastaya, minimal invaziv (kapalı) yöntemle mitral kapak ameliyatı gerçekleştirildi. Yaklaşık 3 cm kesi ile yapılan operasyonun ardından hastanın takip ve tedavi süreci hastanede sürdürüldü. Operasyon süreci, Anka Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Gökaslan, Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Altunbaş ve Kalp ve Damar Cerrahisi Koordinatörü Mustafa Artar’ın yer aldığı ekip tarafından yürütüldü. Kemal Aslan, ameliyat sonrası sürece ilişkin yaptığı açıklamada, ikinci günden itibaren günlük aktivitelerine dönebildiğini, dördüncü günde ise taburcu edildiğini ifade ederek, "Sağlığıma kavuştuğum için mutluyum" dedi.
29 Mart 2026 Pazar - 11:32
Ani baş dönmesi Vertigo habercisi olabilir
Baş hareketiyle aniden ortaya çıkan baş dönmesi; vertigonun ilk belirtisi olabileceğini belirten Eskişehir Özel Ümit Hastanesi KBB Uzmanı Nargız Salahova, özellikle şiddetli baş dönmesi, denge kaybı ve çift görme gibi belirtilerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden uzmana başvurulması gerektiğini söyledi. Vertigo, kişinin kendisinin ya da çevresinin dönüyor, sallanıyor veya hareket ediyormuş gibi hissettiği bir baş dönmesi türü olarak tanımlanıyor. Bu durum çoğu zaman denge kaybı, mide bulantısı ve günlük aktiviteleri sürdürmede zorluk gibi şikâyetlerle birlikte görülüyor. Vertigo şikâyeti ile başvuran hastalarda ilk adımın ayrıntılı değerlendirme olduğunu belirten Salahova, "Baş dönmesi şikâyeti ile gelen hastalarımızın öncelikle detaylı hikâyesini alıyoruz. Baş dönmesinin nasıl başladığını, ne kadar sürdüğünü ve beraberinde başka şikâyetlerin olup olmadığını sorguluyoruz. Ardından muayene ile vertigonun kaynağını ayırt etmeye çalışıyoruz" dedi. Santral ve kulak kaynaklı vertigo ayrımı Vertigo farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabildiğini aktaran Dr. Salahova, bazı durumlarda sorunun beyinden kaynaklanabildiğini, bu durumlarda; şiddetli baş dönmesi, yürüme güçlüğü ve belirgin dengesizlik ve çift görme gibi nörolojik belirtiler görülebildiğini söyledi. Bu tür durumlarda hastaların nöroloji uzmanına yönlendirildiğini ifade eden Salahova, "KBB alanında ise vertigonun en sık görülen nedeni kulak içindeki denge organıyla ilgili sorunlar. Bu hastalıkların başında halk arasında ‘kulak kristallerinin oynaması’ olarak bilinen Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo geliyor. Kısaca BPPV olarak tanımlanan bu rahatsızlık, adından da anlaşılacağı gibi iyi huylu, kısa süreli ataklar halinde ortaya çıkan ve başın belirli pozisyonlarıyla tetiklenen bir vertigo türüdür." İfadelerini kullandı. Hastalığın; özellikle 50 yaş sonrası bireylerde ve kadınlarda daha sık görüldüğünü belirten Salahova, BPPV’nin genellikle şu hareketlerle ortaya çıktığını söyledi: Yatağa uzanma veya yatakta dönme, başın yukarı ya da aşağı hareket ettirilmesi, ani baş hareketleri gibidir." Tanı ve tedavide manevralar kullanılıyor Salahova, "BPPV’nin tanı ve tedavisinde özel manevralar uygulanıyor. Bu manevralarla kulak içindeki denge kristallerinin doğru konuma yönlendirilmesi ve baş dönmesinin ortadan kaldırılması hedefleniyor"dedi. Bazı hastalarda vertigo rehabilitasyonuna da ihtiyaç duyulduğunu belirten Salahova, "Sık tekrarlayan vertigo ataklarında dengeyi güçlendiren egzersizler uyguluyoruz. Stabiliteyi artıran egzersizler, proprioseptif çalışmalar ve gövde stabilizasyonu bu tedavinin bir parçası" diye konuştu. Hareketsizlik vertigoyu artırabilir Vertigo yaşayan birçok kişinin baş dönmesinin tekrar etmesinden korktuğu için hareket etmekten kaçındığını belirten Dr. Salahova, bunun yanlış bir yaklaşım olduğuna dikkat çekti ve tedavinin önemli bir parçasının hastayı yeniden hareket etmeye teşvik etmek ve hareketsizliğin önüne geçmek olduğunu vurguladı. Ne zaman doktora başvurulmalı Baş dönmesi kısa süreli ve hafif olsa bile bazı durumlarda mutlaka uzman değerlendirmesi gerektiğine dikkat çeken KBB Uzmanı Nargız Salahova, özellikle şu belirtiler varsa gecikmeden doktora başvurulmasını önerdi: Şiddetli ve uzun süren baş dönmesi, yürüme güçlüğü, çift görme veya konuşma bozukluğu ve şiddetli dengesizlik."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
28 Mart 2026 Cumartesi- 10:10
Uzmanlardan gençlerde artan kolon kanserine karşı tarama testi çağrısı
2
27 Mart 2026 Cuma- 12:50
Gıda etiketlemesinde yeni dönem: Menüde içerik ve kalori zorunlu olacak
3
26 Mart 2026 Perşembe- 17:04
Defne Devlet Hastanesi Fizik Tedavi Ünitesi 300 bin seans gerçekleştirdi
4
25 Mart 2026 Çarşamba- 12:16
Annesini kanserden kaybeden lise öğrencisi, kanseri teşhis eden yapay zeka destekli proje geliştirdi
5
29 Mart 2026 Pazar- 09:43
Doç. Dr. Murat Köken: "Omuz ağrısı sessizce ilerleyerek günlük hayatı zorlaştırabilir"
03 Kasım 2025 Pazartesi - 15:39
Uzmanından kış mevsimi öncesinde çocuk ve yaşlılar için beslenme uyarısı
Kış mevsimi yaklaşırken bağışıklık sistemini güçlendirmek için sağlıklı beslenmenin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Uzman Diyetisyen Çağla Begüm Yıldırım, tüm yaş gruplarına yönelik dengeli beslenme önerilerini paylaştı. Özellikle çocuklardan yaşlılara kadar risk grubundakilerin dikkat etmesi gereken noktalara değinen Uzman Diyetisyen Çağla Begüm Yıldırım, "Bağışıklık sistemimizi korumak için yiyecek gruplarını dengeli tüketmek şart" dedi. Yıldırım, kış mevsiminin getirdiği soğuk algınlığı ve enfeksiyon riskine karşı, karbonhidrat, protein ve yağlar gibi temel besin gruplarının yanı sıra vitamin ve mineral eksikliklerini giderecek bir beslenme düzeninin şart olduğunu belirtti. Yıldırım açıklamasında, "Bütün yiyecek gruplarından özenle beslenmeliyiz. Özellikle meyve ve sebze tüketimini artırmak, bağışıklık hücrelerini destekler. Meyvelerde de aşırıya kaçmamak gerekiyor, günlük 2-3 porsiyon yeterli olur" diye konuştu. Yaşlılar, gençler ve kronik rahatsızlığı olan risk gruplarının da bu kurallara uyması gerektiğini ifade eden Yıldırım, "Yeterli meyve-sebze alımının yanı sıra düzenli spor ve uyku düzeni ihmal edilmemeli. Tempolu yürüyüş ve gecelik 7-8 saat uyku, bağışıklık kalkanımızı güçlendirir. Kışa hazırlık için erken önlem almak, hastalıkları önlemenin en etkili yoludur" ifadelerini kullandı.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 14:46
"Yemekten sonra gelen titreme, reaktif hipoglisemi habercisi olabilir"
İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Manolya Gökrem, "Özellikle şekerli gıdalar tüketildikten sonra ortaya çıkan reaktif hipoglisemi, diyabetin erken bir sinyali olabilir" dedi. Toplumda sıkça karşılaşılan ancak genellikle göz ardı edilen, özellikle yemeklerden sonra ortaya çıkan ani halsizlik, terleme, titreme ve açlık hissi gibi belirtiler, "reaktif hipoglisemi" adı verilen bir sağlık sorununun habercisi olabilir. Liv Hospital Samsun İç Hastalıkları Kliniği’nden Uzm. Dr. Manolya Gökrem, diyabeti olmayan kişilerde bile görülebilen bu durumun, kan şekerinin yemekten 2-4 saat sonra normalin altına düşmesiyle karakterize olduğunu belirtti. Uzm. Dr. Gökrem, hastalıkla ilgili dikkat edilmesi gerekenler hakkında uyarılarda bulundu. "Belirtiler genellikle ağır karbonhidrat yükünden sonra ortaya çıkıyor" Reaktif hipogliseminin, vücudun alınan gıdalara, özellikle de yüksek karbonhidratlı ve basit şeker içeren yiyeceklere karşı aşırı insülin salgılamasıyla tetiklendiğini ifade eden Uzm. Dr. Manolya Gökrem, "Pankreasın bu aşırı tepkisi, kan şekerinin hızla düşmesine neden olur. Bu durum, ’prediyabet’ olarak adlandırılan gizli şekerin veya diyabetin erken bir belirtisi olabileceği gibi, mide ameliyatı geçirmiş kişilerde de görülebilir" dedi. Uzm. Dr. Gökrem, hastaların genellikle "tatlı krizleri" olarak adlandırdığı bu ataklar sırasında yaşadığı yaygın belirtileri şöyle sıraladı: "Ani acıkma hissi, terleme, ellerde titreme, baş dönmesi, bulanık görme, çarpıntı ve konsantrasyon güçlüğü en sık rastlanan şikayetlerdir. Bu belirtiler, kan şekerinin düşmesine vücudun verdiği bir tepkidir." "Altın kural: Yaşam tarzı değişikliği" Reaktif hipoglisemi tanısı konan kişiler için tedavinin temel taşının "yaşam tarzı değişikliği" olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Gökrem, beslenme alışkanlıklarında yapılacak basit ama etkili değişikliklerle bu durumun büyük ölçüde kontrol altına alınabileceğini belirtti. Uzm. Dr. Manolya Gökrem, reaktif hipoglisemi yönetimindeki "altın kuralı" şöyle açıkladı: "Tedavideki altın kuralımız; sık aralıklarla, küçük porsiyonlar halinde beslenmektir. Ana öğünler arasında mutlaka ara öğünler olmalı, mide uzun süre boş bırakılmamalıdır. Basit şeker içeren paketli gıdalar, şekerli içecekler ve beyaz unlu mamuller yerine, kan şekerini yavaş yükselten kompleks karbonhidratlar ve yüksek lifli gıdalar tercih edilmelidir. Her öğünde protein, yağ ve karbonhidrat dengesinin sağlanması, insülin salınımını dengeleyerek ani düşüşleri engelleyecektir." Uzm. Dr. Gökrem, bu belirtilerin sık ve şiddetli yaşanması durumunda, altta yatan başka bir nedenin araştırılması ve doğru tanının konulması için mutlaka bir iç hastalıkları uzmanına başvurulması gerektiğini sözlerine ekledi.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 14:37
Manisa Şehir Hastanesi 7 yılda 9 milyon poliklinik hastasına hizmet verdi
Manisalı vatandaşları modern tıbbın imkanlarıyla buluşturan Manisa Şehir Hastanesi kapılarını açtığı 2018’den bu yana 9 milyon 635 bin 411 poliklinik hastasına hizmet verdi. Kurulduğu günden bu yana modern tıbbın tüm imkânlarını Manisa halkıyla buluşturan Manisa Şehir Hastanesi, hasta güvenliği, erişilebilirlik ve kalite odaklı hizmet anlayışıyla 7. yılını gururla kutluyor. 2018 yılında kapılarını açtığı ilk günden bu yana yalnızca bir hastane değil; bilimin ışığında, insanın merkezinde ve güvenin rehberliğinde ilerleyen bir sağlık yuvası haline geldi. 2018 yılında 558 yatak kapasitesiyle hizmete başlayan Manisa Şehir Hastanesi, kısa sürede fiziki ve hizmet kapasitesini artırarak 585 yatağa ulaştı. Bugün yaklaşık 2 bin 475 çalışanı ile Manisa ve çevre illere güvenli, nitelikli ve ulaşılabilir sağlık hizmeti sunmaya devam ediyor. Manisa Şehir Hastanesi, yalnızca bir sağlık kurumu değil; bölgesel bir sağlık üssü, güvenin ve şifanın merkezi haline geldi. Türkiye’nin sayılı akredite kamu hastanelerinden biri Kalite yolculuğunda örnek gösterilen kurum olan Manisa Şehir Hastanesi, Türkiye Sağlıkta Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü tarafından akredite edilen Türkiye’nin 5. kamu hastanesi unvanını alarak, sağlıkta kaliteyi uluslararası düzeyde tescilledi. Bu belge, hastanenin hasta güvenliği, hizmet kalitesi ve etik değerlere verdiği önemin en somut göstergesi oldu. Manisa Şehir Hastanesi böylece, hem çalışanlarına hem de hastalarına daha güvenli, daha etkin ve sürdürülebilir bir sağlık ortamı sunduğunu belgeledi. 255 bin 934 yatan hastanın tedavisi başarıyla tamamlandı Geçen 7 yıl içinde Manisa Şehir Hastanesi milyonlarca hastaya şifa ve umut oldu. 9 milyon 635 bin 411 poliklinik hastasına hizmet verilirken, 2 milyon 305 bin 430 acil servis başvurusuna hızlı ve etkin müdahale sağlandı, 255 bin 934 yatan hastanın tedavisi başarıyla tamamlandı, 149 bin 863 ameliyat gerçekleştirildi, 1.433 kalp bypass ve 28.899 anjiyo işlemiyle binlerce hastaya yaşam umudu olundu. İnme Merkezi 7 yılda 82 hastaya zamanında ve etkili müdahaleyle hayat kazandırırken, 104 bin 209 kemoterapi ve 253 bin 391 radyoterapi seansı başarıyla tamamlandı. 66 bin 355 diyaliz seansı ile böbrek hastalarına yaşam desteği sağlanırken, 48 bin 861 endoskopi-kolonoskopi işlemi gerçekleştirildi. 31 bin 588 doğumla yeni hayatların ilk nefeslerine tanıklık edilirken, 13 bin 77 evde sağlık hizmetiyle sağlık evlere taşındı. Obezite Merkezi’ne 16 bin 998, Diyabet Okulu’na 17 bin 45, Gebe Okulu’na bin 876, Ebe Polikliniği’ne 5 bin 915, Yara Bakım Polikliniği’ne 4 bin 757, Yaşam Birimi’ne 274 başvuru gerçekleşti. Ayrıca Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) uygulamalarıyla 600 hastaya tedavi hizmeti sunuldu ve hizmete yeni açılan ERCP Ünitesi’nde 44 ileri endoskopik işlem başarıyla gerçekleştirildi. Manisa Şehir Hastanesi, birçok alanda olduğu gibi nörolojik acillerde de fark oluşturuyor. İnme Merkezi, zamanında tanı ve hızlı tedaviyle beyin damar hastalıklarında yaşam kurtaran uygulamaları hayata geçiriyor. Ayrıca ERCP Ünitesi, ileri endoskopik işlemlerle özellikle safra yolu ve pankreas hastalıklarında yüksek başarı oranlarına ulaşarak Ege Bölgesi’nin referans merkezlerinden biri haline geldi. Bu birimler, yalnızca Manisa’ya değil; çevre illerden gelen hastalara da ileri düzey tanı ve tedavi imkanları sunuyor. 7 yılda altyapı, teknoloji ve insan gücü yatırımlarını sürdüren Manisa Şehir Hastanesi, çok sayıda yeniliğe imza attı. GETAT Merkezi, bilimsel temelli tamamlayıcı tıp uygulamalarıyla alternatif tedavi olanağı sunarken; kemoterapi ünitesi, mevcut güçlü altyapısına ek olarak tam otomatik ilaç hazırlama sistemiyle hizmet kalitesini bir adım daha ileriye taşıdı. Obezite Merkezi, Diyabet ve Gebe Okulları, Yara Bakım ve Yaşam Birimleri ile tedavinin ötesinde koruyucu sağlık hizmetleri anlayışını da ön plana çıkardı. Üçüncü basamak sağlık hizmeti veren yapısıyla Manisa Şehir Hastanesi, ileri seviye tedavi gerektiren vakalarda referans kurum konumuna ulaştı. Manisa Şehir Hastanesi, gelecekte de yenilikçi sağlık projeleriyle öncü rolünü sürdürmeyi hedefliyor. Dijital Hastane Dönüşümü Projesi kapsamında yapay zekâ destekli sistemlere geçiş, sağlık turizmi alanında uluslararası hasta kabulü, ayrıca Tüp Bebek Merkezi ve Uyku Merkezi projeleriyle yeni hizmet alanlarının kazandırılması planlanıyor. Bu vizyon, hastanenin yalnızca bugünün değil, geleceğin sağlık ihtiyaçlarına da yanıt verebilecek altyapıya ulaşmasını sağlayacak. "Güven veren, umut aşılayan bir kurum olmayı başardık" Manisa Şehir Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Serkan Saka, kurumun 7. yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada "Manisa Şehir Hastanesi olarak 7 yıldır büyük bir özveriyle, insanı merkeze alan bir anlayışla hizmet veriyoruz. Türkiye’nin 5. akredite kamu hastanesi olmanın gururunu yaşıyoruz. Bu başarı; hekiminden hemşiresine, teknik personelinden idari ekibine kadar tüm çalışanlarımızın ortak emeği, gayreti ve inancının sonucudur. Sağlıkta kaliteyi sürdürülebilir kılmak ve her geçen gün bir adım daha ileriye taşımak en büyük hedefimizdir. Emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. Manisa Şehir Hastanesi, 7 yıldır yalnızca tedavi eden değil, güven veren, umut aşılayan bir kurum olmayı başardı. Bugün ulaştığı her başarı, yarının daha sağlıklı bir Türkiye’sine giden yolda önemli bir basamaktır" ifadelerini kullandı.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 14:29
Kalp krizi yaşı düşüyor: Genç kalpleri korumak için gerçekçi adımlar
Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Oğuzhan Yücel, kalp krizinin artık sadece ileri yaşların değil, gençlerin de ciddi bir sağlık tehdidi haline geldiğini belirterek, yaşam tarzına yönelik önemli uyarılarda bulundu. Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de ilk kalp krizi yaşı Avrupa ortalamasına göre daha düşük. Bu da "Ben gencim, bana bir şey olmaz" anlayışının geçerliliğini yitirdiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, genç yaşta kalp krizlerinin artışında stres, sigara kullanımı, hareketsiz yaşam, kötü beslenme ve uyku düzensizliğinin etkili olduğuna dikkat çekiyor. Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Oğuzhan Yücel, kardiyoloji polikliniğinde 20’li ve 30’lu yaşlarda kalp krizi geçiren hastalarla giderek daha sık karşılaştıklarını belirterek, "Bu tablo kader değil, değiştirilebilir alışkanlıkların bir sonucu. Gençlerin kalp sağlığını koruması için öncelikle sigara, düzensiz uyku ve kötü beslenme alışkanlıklarından uzak durması gerekiyor" dedi. Türkiye’de kalp krizi Avrupa’dan daha genç yaşta görülüyor Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Oğuzhan Yücel sözlerine şöyle devam etti: "Araştırmalar, Türkiye’de ilk kalp krizinin Avrupa ortalamasına göre daha erken yaşta görüldüğünü ortaya koyuyor. Bu durumun temelinde hareketsizlik, sağlıksız beslenme, tütün ürünleri kullanımı, stres, uykusuzluk ve genetik yatkınlık gibi faktörler yer alıyor. Otuz yaşında kalp krizi olur mu? Evet, oluyor. Polikliniğimde artık 30’lu, hatta 20’li yaşlarda kalp krizi geçiren hastalarla daha sık karşılaşıyorum. Bu cümleyi korkutmak için kurmuyorum; tam tersine, kontrolün büyük ölçüde elimizde olduğunu hatırlatmak için kuruyorum. Çünkü kalp krizlerinin önemli bir kısmı, doğru adımlarla önlenebilir. Günümüzde masa başı işler, ekran karşısında geçirilen uzun saatler ve hareketsiz yaşam tarzı, kalp sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Buna bir de fast food alışkanlığı, sigara, nargile ve elektronik sigara gibi zararlı alışkanlıklar eklendiğinde, genç yaşta damar tıkanıklığı kaçınılmaz hale geliyor. Özellikle pandemi sonrası değişen yaşam biçimlerinin de bu tabloyu ağırlaştırmaktadır." Kalp krizini önlemek mümkün: Küçük adımlar, büyük etki Doç. Dr. Oğuzhan Yücel, "Kalp krizleri bu uyarıları dikkate alanlarda büyük ölçüde önlenebilir. Sigarayı bırakın: Kalp sağlığı için atılacak en etkili adım. Hareketi artırın: Günde 30–40 dakikalık tempolu yürüyüş, asansör yerine merdiven kullanımı gibi basit değişiklikler bile fark oluşturuyor. Beslenmenizi sadeleştirin: Akdeniz tipi beslenme-sebze, meyve, tam tahıl, zeytinyağı ve balık-kalbin dostu. Stresi yönetin, uykuyu düzene sokun: Nefes egzersizleri, hobiler ve düzenli uyku kalp ritmini korur. Enerji içeceklerinden uzak durun: Özellikle spor öncesi yüksek kafein alımı risklidir. Kontrolleri ihmal etmeyin: Tansiyon, kolesterol ve kan şekeri değerlerinizi bilin; aile öykünüz varsa erken tarama yaptırın" tavsiyelerinde bulundu. "Belirtileri tanıyın, dakikaları kaybetmeyin" Yücel, "Kalp krizinin sessizce ilerleyebilir özellikle, göğüs ortasında baskı veya yanma, sol kola, sırta ya da çeneye yayılan ağrı, ani terleme, mide bulantısı ve nefes darlığı gibi belirtiler varsa zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurun. Unutmayın ki Kalp krizinde her dakika, kalp kası demektir. Kalp sağlığı bir ömürlük maratondur. Avrupa’ya göre daha genç yaşta kalp kriziyle karşılaşıyor olmamız bir kader değil. Bugün sigarayı bırakmak, akşam yürüyüşüne çıkmak ya da bir saat erken uyumak, yarının büyük farkını oluşturabilir" diyerek sözlerine son verdi.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 14:20
ESOGÜ Hastanesi’nde Organ Bağışı Standı kuruldu
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde 3-9 Kasım "Organ Bağışı Haftası" dolayısıyla, ESOGÜ Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Transplantasyon Ünitesi tarafından bilgilendirme standı kuruldu. Etkinliğe Hastane Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Yıldız, Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri Prof. Dr. Murat Ulaş, Prof. Dr. Mehmet Kılıç, Doç. Dr. Akile Zengin, Dr. Öğr. Üyesi Arda Şakir Yılmaz, Dr. Öğr. Üyesi Yavuz Selim Angın, Uzm. Dr. Ahmet Ümit Cebeci, Hastane Başmüdürü Ayşe Kırcı, Hastane Halkla İlişkiler Sorumlusu Esin Gökalp ve organ nakil koordinatörleri Tarık Uca ile Elif Hiçyılmaz katılarak hastanede yapılan nakiller hakkında bilgi verdiler. Stantta broşür dağıtımının yanı sıra hastalar ve hasta yakınlarına organ bağışı hakkında bilgilendirme yapıldı. Aynı zamanda, organ bağışı yapmak isteyen vatandaşların form doldurmaları sağlandı. Yapılan açıklamada ESOGÜ Hastanesi’nde 2017 yılından bu yana karaciğer ve böbrek nakillerinin gerçekleştiğine dikkat çekilerek, hastaların şifa ile taburcu edildiği ve kontrollerinin düzenli olarak yapıldığı belirtildi. Açıklamada ayrıca organ bağışı konusunda toplumsal bilinçlenmenin önemine dikkat çekilirken, her geçen gün daha fazla bağış beklendiği ve bir organın bir hayat olduğu ifade edildi.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 14:02
KBB Uzmanı Op. Dr. Evrim Balbalıoğlu görevine geri döndü
Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde Kulak Burun Boğaz Hastalıkları ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Evrim Balbalıoğlu, Özel Anadolu Hastanesi kadrosunda yeniden göreve başlayacak. Ereğli’de bir süredir farklı bir sağlık kuruluşunda görev yapan Dr. Balbalıoğlu, yaptığı açıklamada, "Uzun yıllar emek verdiğim, güçlü sağlık ekibi ve modern altyapısıyla bölge halkına kaliteli hizmet sunan Özel Anadolu Hastanesi’ne yeniden dönmekten büyük mutluluk duyuyorum" dedi. Anadolu Hastanesi yönetimi de, deneyimli bir hekimin yeniden aralarına katılmasından duydukları memnuniyeti dile getirerek, Ereğli halkına sağlık alanında hizmet kalitesini daha da yükseltme hedefinde olduklarını belirtti. Dr. Balbalıoğlu, bundan böyle Anadolu Hastanesi çatısı altında Ereğli halkına sağlık hizmeti vermeyedevamedecek.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 13:44
Çocuk bağışıklığı takviyelerle değil, sağlıklı beslenmeyle güçleniyor
Kış aylarında çocuklarda sık görülen hastalıklar, aileleri çözüm arayışına itiyor. Medicana Sağlık Grubu Çocuk Alerjisi Bölümü’nden Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, çocukların bağışıklığını artırmak için vitamin ve mineral takviyelerine yönelmenin tek başına yeterli olmadığını belirterek, sağlıklı ve dengeli beslenmenin önemine dikkat çekti. Kış mevsiminin güzel yanları olduğu kadar, hastalık gibi bir gerçeği de var. Bu nedenle özellikle okul çağında çocuğu olan ebeveynler, çocuklarının hastalıklara karşı daha dirençli olması adına bu mevsimde çeşitli takviyelere yönelebiliyor. Söz konusu vitamin ve mineral takviyelerinin uzman kontrolü olmadan alınmasının doğru olmadığını dile getiren Medicana International İzmir Hastanesi Çocuk Alerjisi Uzmanı Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, ebeveynlere uyarılarda bulundu. Çocuklarda güçlü bağışıklık için sürdürülebilir yöntemlere başvurulmasında fayda olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, bu konuda en doğru yöntemin sağlıklı beslenmek olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Sözmen, "Gelir geçer şeylerden fayda beklemek yerine, çocukların mevsim meyve ve sebzelerini tüketmeleri sağlanabilir. Ayrıca Akdeniz diyetine uygun beslenmek bağışıklığa katkı sunabilir. Bunun yanında haftada 3 gün balık tüketiminin de bağışıklığa olumlu etki ettiği biliniyor. Özetle birkaç kez alınmış takviyelerden ve farklı gıdalardan fayda beklemek yerine düzenli ve sağlıklı beslenmek, çocuk sağlığı açısından daha faydalı olacaktır. Tüm bunların yanında çocukların büyüme ve gelişimine fayda sağlayan vitamin ve minerallerin de bir uzman kontrolünde alınması destekleyici olabilir" açıklamasını yaptı. Çok sık hastalanıyorsa bir alerji testi yaptırın Üst solunum yollarından çok sık hastalanan ve de hastalığın iyileşme süresi uzayan çocuklar için bir alerji testi yapılmasında yarar olduğunu aktaran Sözmen, alerji belirtilerinin grip gibi viral enfeksiyon belirtileri ile karıştırılabildiğinden çoğu çocuğa yanlış tedavi uygulanabildiğini ifade etti. Prof. Dr. Sözmen, "Mesela bir virüsün başlattığı burun tıkanıklığı, alerjisi olmayan bir çocukta 3-5 günde geçebilirken, temelde bir alerjisi olan bir çocukta basit bir üst solunum enfeksiyonu haftalarca sürebilecek burun tıkanıklığına ya da öksürüğe neden olabilir. O nedenle çocuklara, mevsimsel alerjik rinit tanısının konulması sadece o mevsimde yaşam kalitesini yüksek geçirmesini sağlamaz, aynı zamanda bu tanı konulduğu için çocuk kışı daha rahat geçirebilir" ifadelerini kullandı. Son olarak çocuklarda grip aşısı hakkında bilgi veren Prof. Dr. Şule Çağlayan Sözmen, çocuklarda grip aşısının önerildiğini özellikle de alerjisi olan çocuklara grip aşısını her yıl yaptırılmasının tavsiye edildiğini belirtti.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 13:41
Kocaeli’deki sağlık odalarından "Tek Dünya Sağlık" günü mesajı
Kocaeli’de, 3 Kasım Dünya Tek Sağlık Günü dolayısıyla sağlık meslek odaları ortak basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, hayvan ve çevre sağlığının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı. Kocaeli Diş Hekimleri Odası Başkanı Meltem Çağın Alkan Yıldırım, Kocaeli Eczacı Odası Başkanı Mustafa Ezer, Kocaeli Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Mehmet Bostancı ve Kocaeli Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ülkü Başdaş’ın bir araya geldiği açıklamada, çevreyi korumanın aynı zamanda halk sağlığını korumak anlamına geldiği vurgulandı. Ayrıca, "Tek Sağlık" yaklaşımının, sağlığın yalnızca insanla sınırlı olmadığı, doğanın ve hayvanların da bu bütünün ayrılmaz parçası olduğu belirtildi. "Önemli bir farkındalık günüdür" Diş Hekimleri Birliği Başkanı Meltem Çağın Alkan Yıldırım, dünya genelinde artan salgın hastalıkların, iklim değişikliği, gıda güvenliği sorunları ve çevresel tehditlerin; insan, hayvan ve çevre sağlığının birbirinden ayrı değerlendirilmeyeceğini gösterdiğine dikkati çekti. Yıldırım, "Bu nedenle 3 Kasım Dünya Tek Sağlık Günü, sağlık alanındaki tüm disiplinlerin birlikte hareket etmesi gerektiğini hatırlatan önemli bir farkındalık günüdür. Tek Sağlık yaklaşımı, insan sağlığını, hayvan sağlığını ve çevre sağlığını bir bütünün ayrılmaz parçaları olarak kabul eder. Günümüzde ortaya çıkan enfeksiyon hastalıklarının önemli bir bölümünün hayvanlardan insanlara bulaşabilen zoonotik hastalıklar olduğu gerçeği, bu yaklaşımın önemini artırmaktadır" dedi. "Bilimsel temelden sapılmamalı" Salgın, gıda güvenliği ve ekosistem bozulmasının çözümünün, tüm sağlık mesleklerinin birlikte ve bilimsel temelde çalışmasından geçtiğini ifade eden Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "Koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, antimikrobiyal dirençle mücadele stratejilerinin uygulanması ve çevresel sürdürülebilirliğin tüm politikalarda önceliklendirilmesi gerekmektedir. Ancak bu bilimsel gereklilikler ışığında, sağlık hizmetlerinin niteliğini zayıflatabilecek yasal düzenlemelerden de kaçınılmalıdır. 17 Ekim 2025 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan ‘Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı KHK’da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nde yer alan ve sağlık mesleklerinin yetki ve görev alanlarını olumsuz etkileyebilecek düzenlemeleri kaygıyla takip ediyoruz. Sağlık hizmetleri; sorumluluğu yüksek, uzmanlık gerektiren alanlardır. Bu alanlarda yapılacak her değişiklik, bilimsel temele, meslek örgütlerinin görüşlerine ve halk sağlığının üstün yararına dayanmalıdır. Sağlık mesleklerinin yetkilerinin zayıflatılması, sadece meslek mensuplarını değil, doğrudan toplum sağlığını riske atmaktadır." "Tek Sağlık anlayışının kurumsal olarak güçlendirilmesi için beraber çalışmaya devam edeceğiz" Tek Sağlık yaklaşıma değinen Yıldırım, "Toplum sağlığını güçlendirecek politika ve düzenlemeler üretmek yerine, sağlık mesleklerinin değerini azaltacak ve işleyişi zorlaştıracak girişimler, Tek Sağlık hedefine zarar vermektedir. Bizler, Kocaeli’de görev yapan hekimlerin, diş hekimlerinin, eczacıların ve veteriner hekimlerin temsilcileri olarak, Tek Sağlık anlayışının kurumsal olarak güçlendirilmesi, sağlık hizmetlerinin niteliğinin korunması ve geliştirilmesi için birlikte çalışmaya devam edeceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz" diye konuştu.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 12:58
Bayburt Devlet Hastanesine Ekim ayında 46 bin 89 kişi başvurdu
Bayburt Devlet Hastanesi, Ekim ayına ilişkin hasta sayısını açıkladı. Açıklanan verilere göre, Ekim ayında toplam 46 bin 89 hasta muayene edildi. Geçen ay hastanede 45 bin 55 kişi muayene edilmişti. Bu ay ise bir önceki aya göre hasta sayısında artış yaşandı. Poliklinik bazında en fazla başvuru geçen ay olduğu gibi yine iç hastalıkları polikliniğine yapıldı. Bu polikliniği, ortopedi ve çocuk poliklinikleri takip etti. 01-31 Ekim tarihleri arasında yapılan muayene sayıları şu şekilde; Uzman Aile Hekimliği: Bin 451 Anestezi Polikliniği: 254 Beyin Cerrahi: Bin 600 Cildiye Polikliniği: 568 Çocuk Cerrahisi: 191 Çocuk Polikliniği: 2 bin 656 Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı: 346 Enfeksiyon Hastalıkları: 514 Fizik Tedavi Polikliniği: Bin 873 Genel Cerrahi Polikliniği: Bin 935 Göğüs Cerrahisi Polikliniği: 141 Göğüs Hastalıkları: Bin 268 Göz Hastalıkları Polikliniği: 2 bin 533 İç Hastalıkları Polikliniği: 3 bin 795 Kadın Hastalıkları Polikliniği: 2 bin 386 Kalp Damar Cerrahisi: 385 Kardiyoloji Polikliniği: 2 bin 50 Kulak Burun Boğaz Polikliniği: Bin 314 Nöroloji Polikliniği: Bin 188 Ortopedi Polikliniği: 2 bin 998 Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniği: 806 Üroloji Polikliniği: Bin 47 Acil servis hastası: 14 bin 172 Yapılan Ameliyat Sayısı: 233 Yapılan Lokal Ameliyat Sayısı: 66 Yapılan Endoskopi Sayısı: 130 Yapılan Kolonoskopi Sayısı: 28 Yapılan Bronkoskopi Sayısı: 6 Yapılan Anjiyo Sayısı: 73 Gebe Okulu Danışanı Sayısı: 21 Toplamda; Acil Servis: 14 bin 172 Toplam Ayaktan Bakılan Hasta Sayısı: 46 bin 89 MHRS randevulu hasta sayısı 11 bin 972, MHRS dışı ayaktan hasta sayısı ise 19 bin 945 olarak açıklandı. Acil servis başvurularıyla birlikte toplam ayaktan bakılan hasta sayısı 46 bin 89’a ulaştı.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 12:58
Türkiye’deki hastalıkların yüzde 61’i hayvanlardan insanlara geçen hastalıklar
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Veteriner Fakültesi tarafından düzenlenen "Dünya Tek Sağlık Sempozyumu" kapsamında Samsun’da bulunan Kıbrıs Batı Üniversitesi Rektörü Veteriner Hekim Prof. Dr. Canan Hecer, Türkiye’deki hastalıkların yüzde 61’inin hayvanlardan insanlara geçen hastalıklar olduğuna dikkat çekerek, zoonotik hastalıklarla mücadelenin çok önemli bir konu olduğuna dikkat çekti. İnsan, hayvan ve çevre sağlığının birbirinden ayrılmaz bir bütün olduğu gerçeğinden hareketle geliştirilen "tek sağlık" yaklaşımı, halk sağlığının korunması ve geliştirilmesi için farklı bilim dallarının ve meslek gruplarının ortak çalışmasını öngören önemli bir kavram olarak öne çıkıyor. Bu kapsamda OMÜ Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde, OMÜ Veteriner Fakültesi tarafından düzenlenen "Dünya Tek Sağlık Sempozyumu"nda; insan, hayvan ve çevre ilişkileri bağlamında gelişen sağlık tehditlerine karşı farkındalık oluşturmak amaçlandı. Sempozyumda; gıda güvenliği, zoonotik hastalıkların kontrolü, laboratuvar hizmetleri, tropikal hastalıklar, çevre sağlığı ve antimikrobiyal direnç konuları tek sağlık yaklaşımı çerçevesinde ele alındı. Sempozyumun açılışında konuşan OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz, "Sağlık; temel felsefesine baktığımız zaman ekosistem, yaşam, hava, su, yediğiniz gıdalardan, tükettiğiniz hayvansal gıdalara kadar geniş bir yelpaze söz konusu. Bu yelpazede sürdürülebilirlik kavramı çok önemli ve kıymetli bizler için. Bu ifadenin altının doldurulabilmesi için eğitimde sürdürülebilirlik, tarımda sürdürülebilirlik, gıdada sürdürülebilirlik, hayvansal anlamda sürdürülebilirlik, yaban hayatında sürdürülebilirlik çok önemli. Bunlar açısından OMÜ, farklı alanlarda üzerine düşen bütün sorumlulukları yerine getirmektedir ve bunun için gayret göstermektedir. Yaban Hayatı Enstitümüz ile birlikte, Veterinerlik Fakültemizle birlikte, Ziraat Fakültemizle birlikte, Tıp Fakültemizle birlikte, aslında bütün paydaşlarla birlikte daha iyisini yapabilmek adına, topluma hizmet sunabilmek adına var gücümüzle çalıştığımızı ifade etmek istiyorum" dedi. Prof. Dr. Hecer: "Türkiye’deki hatalıkların yüzde 61’i hayvanlardan insanlara geçen hastalıklar" Zoonotik hastalıklarla mücadelenin insan sağlığı açısından önemine değinen Kıbrıs Batı Üniversitesi Rektörü Veteriner Hekim Prof. Dr. Canan Hecer, "Tek Sağlık Sempozyumuna katılmaktan çok mutluluk duydum. Tek sağlık, veteriner hekimliğin içinde olduğu multidispliner bir yaklaşım ve bizler buna çok önem veriyoruz. Zoonoz hastalıklar konusu önemli. Bugün Türkiye’de hastalıkların yüzde 61’i zoonoz hastalıklardır. Yani hayvandan insana geçen hastalıklardır. Şap gibi zoonotik hastalıklar, sığır vebası gibi hastalıklar. Bu hastalıklar maalesef insanlar için de büyük tehlikedir. Bu yüzden veteriner hekimlere bu konuda çok büyük görevler düşüyor. Bu sadece veteriner hekimin hem kapsam alanı içerisinde hem de sahada çalışan veteriner hekim sayısının sahada daha fazla olmasıyla aşılabilecek bir sorun. Çeşitli devlet politikaları yürütülüyor. Bizlerin görevi sadece öğrenciyi yetiştirmek, doğru kanallarda yetiştirmektir. Ama çok büyük bir sorun olduğunu her zaman savunuyoruz. Bakın en basit bir kovid-19 vakasıyla bile nasıl kapandık? Kovid-19 bugün viral bir hastalıktır. O bile veteriner hekimlerin desteği sayesinde bugün kontrol altına alınmış durumdadır. O yüzden zoonotik hastalıklarla mücadeleye önem veriyoruz" diye konuştu. Sempozyumda Samsun Tabip Odası Başkanı Hasibe Canan Seren, Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Dr. Ali Eroğlu, OMÜ Veteriner Fakültesi Prof. Dr. Mehmet Tütüncü de açılış konuşması gerçekleştirerek tek sağlık konusundaki düşüncelerini dile getirdiler. Açılış konuşmalarının ardından OMÜ Ali Fuad Başgil Hukuk Fakültesi Dekanı ve Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Tahsin Keçeligil, OMÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Pınar Kaya Sökülmez ve Rektör Prof. Dr. Canan Hecer de sempozyumda konuşma gerçekleştirdiler.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 12:52
MATSO Başkan Güngör, vatandaşları düzenli kan bağışına davet etti
Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Seydi Tahsin Güngör, MATSO tarafından Manavgat’a kazandırılan Türk Kızılay Manavgat Kan Bağış Birimi’ni ziyaret etti. Başkan Güngör, "Vatandaşlarımızı da bu anlamlı iyiliğe ortak olmaya, düzenli olarak kan bağışında bulunmaya davet ediyorum" dedi. Kızılay Haftası ve birimin açılış yıl dönümü dolayısıyla gerçekleştirilen ziyarette Başkan Güngör’ü, Türk Kızılay Manavgat Şube Başkanı Pınar Kapukaya, yönetim kurulu üyeleri ve kan alma birimi görevlileri karşıladı. Başkan Güngör, Türk Kızılay’ın yürüttüğü insani yardım faaliyetlerinin ve kan bağışı hizmetlerinin toplumsal dayanışmanın en güzel örneklerinden biri olduğunu belirterek, Kızılay yetkililerine ve çalışanlara özverili çalışmaları için teşekkür etti. "Vatandaşlarımızı düzenli olarak kan bağışında bulunmaya davet ediyorum" Herkesi düzenli bir şekilde kan bağışında bulunmaya davet eden Başkan Güngör, "Vatandaşlarımızı da bu anlamlı iyiliğe ortak olmaya, düzenli olarak kan bağışında bulunmaya davet ediyorum. Unutmayalım ki bir ünite kan, üç cana umut oluyor. Her sağlıklı bireyin, ihtiyaç anında bir başka insanın hayatını kurtarabileceğini bilerek bu konuda duyarlı davranması büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı. Kızılay Manavgat Şube Başkanı Kapukaya ise ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirerek, MATSO’nun birimin kuruluşundan itibaren verdiği desteklerin kendileri için büyük önem taşıdığını ifade etti. Ziyaretin sonunda Başkan Güngör, Kızılay çalışanlarıyla sohbet ederek kan bağışının sürekliliğinin önemine dikkat çekti.
03 Kasım 2025 Pazartesi - 12:49
Karabük Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesine "Engelli Diş Tedavi Ünitesi" tescili
Karabük Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi, engelli bireylerin ağız ve diş sağlığı hizmetlerine erişimini artırmak amacıyla yürüttüğü çalışmalar sonucunda Sağlık Bakanlığı tarafından "Engelli Diş Tedavi Ünitesi" olarak tescillendi. Hastane, alınan bu tescil ile birlikte lokal kliniklerde ve 5 yataklı genel anestezi ünitesinde engelli yetişkin ve çocuk hastalara yönelik diş tedavilerini alanında uzman diş hekimleri ve sağlık personeli eşliğinde sürdürüyor. Engelli bireylerin eşit ve güvenli sağlık hizmetine erişiminin öncelikleri arasında yer aldığını vurgulayan hastane yönetimi, bu gelişmenin bölgedeki önemli bir ihtiyacı karşıladığını ifade etti. Başhekim Prof. Dr. Ahmet Taylan Çebi, birim tescil sürecine destek olan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na, Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Dr. Hakan Usta’ya ve Karabük İl Sağlık Müdürü Op. Dr. İsmail Kara’ya teşekkür ederek şunları söyledi: "Karabük ADSEAH olarak engelli bireylerimizin ve tüm vatandaşlarımızın ağız ve diş sağlığı ihtiyaçlarını en yüksek kalite standartlarında karşılamak için çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Hizmet çıtamızı yükselterek daha etkin, erişilebilir ve nitelikli sağlık hizmeti sunmayı sürdüreceğiz."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder