Son Dakika
|
Vedat Muriç: "Hepsi benim arkadaşım ama yarınki maç bambaşka"
Kosova Teknik Direktörü Foda: "Şansımız yüzde 50"
İsrail’de Bazan petrol rafinerisi vuruldu
Ekrem İmamoğlu, hakkında "hakaret ve tehdit" suçlarından soruşturma başlatıldı
Gemlik ve Kumla’yı lodos vurdu, çok sayıda tekne battı
Diyarbakır’da okul servisi kaza yaptı: 13’ü öğrenci 15 yaralı
Böcek’in başdanışmanı Cem Oğuz gözaltına alındı
Etimesgut Belediyesinde zimmet soruşturması: 4 şüpheli gözaltında
Uşak Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması: 4 kişi daha gözaltına alındı
Uşak Belediye Başkanı Yalım adliyeye sevk edildi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Kosova Teknik Direktörü Foda: "Şansımız yüzde 50"
Bursa’da aşırı yağışlar köprüyü trafiğe kapattı
İsrail’de Bazan petrol rafinerisi vuruldu
Kartal’da denize açılan balıkçı kayboldu: Teknesi bulundu, kendisi yok
Alperen Şengün, hem Houston Rockets hem de NBA tarihine geçti
İstanbul Valisi Davut Gül, yaralı polis memurlarını ziyaret etti
Gemlik ve Kumla’yı lodos vurdu, çok sayıda tekne battı
SAĞLIK
Bu belirtiler varsa spora devam etmeyin uyarısı
30 Mart 2026 Pazartesi - 15:52:47
Acıbadem Eskişehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Recep Kurnaz, diz ekleminde en sık görülen spor yaralanmalarından birinin menisküs yırtığı olduğunu belirterek, "Menisküsler diz sağlığı açısından kritik yapılardır. Bu nedenle oluşabilecek bir hasar, yalnızca ağrıya değil uzun vadede eklem problemlerine de neden olabilir" uyarısında bulundu. Menisküslerin diz eklemi içinde uyluk kemiği ile kaval kemiği arasında yer alan ve adeta bir "yastık" görevi gören yapılar olduğunu belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Kurnaz, "Bu yapılar yük dağılımını dengeler, darbe emilimini sağlar ve eklem stabilitesine katkıda bulunur. Menisküste en sık ani dönme hareketleri, çömelme, sıçrama sonrası yanlış basma veya dize aşırı yük binmesi sonucu yırtıklar oluşabilir. Futbol, basketbol, voleybol ve kayak gibi sporlarda risk yüksek olsa da sporcu olmayan kişilerde de menisküs yırtığı gelişebilir. Ayrıca yaş ilerledikçe menisküs dokusu zayıflar ve daha basit hareketlerle dahi yırtık oluşabilir" dedi. Dizde kilitlenme ve takılma hissine dikkat Menisküs yırtıklarında en sık görülen belirtilerin dizde ağrı, şişlik, takılma hissi, kilitlenme ve hareket kısıtlılığı olduğunu belirten Kurnaz, "Özellikle merdiven çıkarken veya çömelirken ağrının artar. Bazı hastalarda dizde boşalma hissi de görülebilir. Yırtığın yerine ve büyüklüğüne bağlı olarak kişi dizini tam açıp kapatmakta zorlanabilir. Bu durumda spora devam etmek ya da dizi zorlamak, yırtığın büyümesine neden olabilir" diye konuştu. İlk aşamada istirahat önemli Şikâyetler başladığında yapılması gereken en doğru yaklaşımın dizin zorlanmasını önlemek olduğunu belirten Kurnaz, "İlk aşamada istirahat, buz uygulaması ve elastik bandaj kullanımının fayda sağlayabilir. Ancak bu yöntem geçici rahatlama sağlar. Bu nedenle altta yatan sorun mutlaka bir ortopedi uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Yırtığın tipi ve boyutu net olarak belirlendiğinde doğru tedavi planı oluşturulabilir. Erken tanı kıkırdak hasarı ve diz kireçlenmesi gibi ileri sorunların önüne geçilmesinde kritik rol oynar" ifadelerini kullandı. Kas güçlendirme egzersizlerinin diz çevresini desteklediğini belirten Kurnaz, "Ancak büyük, kilitlenmeye neden olan veya tedaviye yanıt vermeyen yırtıklarda artroskopik cerrahi gerekebilir" diye kaydetti. Basit önlemlerle korunmak mümkün Menisküs yaralanmalarını önlemek için spor öncesi ısınmanın büyük önem taşıdığını belirten Kurnaz, "Diz çevresi kaslarını güçlendiren egzersizlerin yaralanma riskini azaltır. Doğru teknikle spor yapmak, uygun ayakkabı seçimi ve ani, kontrolsüz hareketlerden kaçınmak da koruyucudur. Dizde ağrı, takılma veya hareket kısıtlılığı gibi belirtiler hafife alınmamalı. Erken dönemde uzman desteği almak, ileride oluşabilecek daha ciddi sorunların önüne geçer ve kişinin aktif yaşamını korumasını sağlar" ifadelerini kullandı.
30 Mart 2026 Pazartesi - 14:53
Algoloji uzmanları İzmir’de buluştu; ağrı pili uygulamasını akıllı gözlükle anlık olarak izledi
Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Algoloji Kliniği öncülüğünde düzenlenen bilimsel etkinlikte, spinal kord stimülatörünün (ağrı pili) horizontal teknikle dorsal root ganglion (DRG) bölgesine yerleştirilmesine yönelik canlı vaka uygulaması başarıyla gerçekleştirildi. Türk Algoloji Ağrı Derneği ve Ege Ağrı Platformu iş birliğiyle düzenlenen bilimsel etkinlikte Türkiye’de bir ilke imza atıldı. Etkinlik kapsamında, kronik ağrı tedavisinde kullanılan ağrı pilinin omurilikteki ilgili sinir bölgesine Doç. Dr. Edip Gönüllü’nün geliştirdiği yeni bir yöntemle yerleştirilmesi, canlı ameliyat eşliğinde uygulamalı olarak gösterildi. İleri teknoloji kullanılarak yapılan canlı vaka sunumu, akıllı gözlük teknolojisi aracılığıyla katılımcılara anlık olarak aktarıldı. Bu sayede programa katılan hekimler, uygulamayı detaylı şekilde izleme ve interaktif öğrenme imkânı buldu. Programın dikkat çeken başlıklarından birini ise Boston Scientific tarafından geliştirilen ve Türkiye’de ilk kez tanıtımı yapılan spinal kord stimülatör simülatörü oluşturdu. Daha önce Amerika ve Avrupa’daki eğitimlerde kullanılan simülatör ile katılımcılar, uygulama maketi üzerinde pratik eğitim alma fırsatı yakaladı. Yaklaşık 50 algoloji uzmanının katıldığı etkinlik, ağrı tedavisi alanında önemli bir eğitim platformu sunarak Türkiye’deki uygulamaların gelişimine katkı sağladı. Programa; İzmir Bakırçay Üniversitesi Rektörlüğü ve Tıp Fakültesi Dekanlığı, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, hastane yöneticileri ile dernek yönetim kurulu üyeleri katıldı. Sempozyum başkanlığını yürüten Doç. Dr. Edip Gönüllü, uluslararası literatüre dayanan geniş vaka serilerine ilişkin bilimsel çalışmalarını ekibiyle birlikte katılımcılarla paylaştı.
30 Mart 2026 Pazartesi - 12:31
Uzm. Dr. Baver Demir: "Ateş, öksürük, döküntü çocuklarda her belirti neden ciddiye alınmalı"
Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Dr. Baver Demir, çocukluk döneminde sık görülen belirtiler hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Çocukluk döneminin, bağışıklık sisteminin henüz gelişim aşamasında olduğu hassas bir süreç olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Baver Demir, bu dönemde ortaya çıkan ateş, öksürük ve döküntü gibi belirtilerin her zaman dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. "Ateş tek başına bir hastalık değil, vücudun bir tepkisidir" diyen Demir, özellikle uzun süren, düşmeyen ya da sık tekrarlayan ateşin mutlaka uzman kontrolünde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Demir, bu durumun basit enfeksiyonlardan daha ciddi sağlık sorunlarına kadar farklı nedenlere bağlı olabileceğini ifade etti. Öksürüğün çoğu zaman üst solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı geliştiğini belirten Uzm. Dr. Baver Demir, "Ancak uzun süre geçmeyen, gece artan ya da nefes darlığı ile birlikte görülen öksürükler, alerjik hastalıkların veya alt solunum yolu enfeksiyonlarının habercisi olabilir. Bu nedenle ailelerin bu belirtileri yakından takip etmesi gerekir" dedi. Deri döküntülerinin de ebeveynlerde sık endişe oluşturan belirtiler arasında yer aldığını söyleyen Demir, bazı döküntülerin basit viral enfeksiyonlarla ilişkili olabileceğini, ancak ateş, halsizlik, iştahsızlık ya da hızlı yayılım gibi görülen döküntülerin daha ciddi hastalıkların işareti olabileceğini kaydetti. Erken teşhisin çocuk sağlığında hayati önem taşıdığına dikkat çeken Uzm. Dr. Baver Demir, "Çocuklarda görülen hiçbir belirti ‘nasıl olsa geçer’ düşüncesiyle göz ardı edilmemelidir. Özellikle küçük yaş grubunda hastalıklar hızlı ilerleyebilir. Şüpheli durumlarda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" diye konuştu. Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Baver Demir ebeveynlerin bilinçli ve dikkatli yaklaşımının, çocuklarda ihtimal ciddi hastalıkların erken teşhis ve tedavisinde kritik rol oynadığını vurguladı.
30 Mart 2026 Pazartesi - 11:32
Geçmeyen öksürüğe dikkat: Soğuk havalarla virüsler artışta
Son dönemde artan, geçmeyen öksürük şikâyetlerine dikkat çeken Prof. Dr. Ahmet İlvan, hava sıcaklıklarının düşmesiyle viral enfeksiyonların yaygınlaştığını belirtti. İlvan, özellikle uzun süren öksürüklerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Soğuk hava şartlarının, solunum yolu enfeksiyonları için uygun bir zemin oluşturduğunu ifade eden Arel Üniversitesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet İlvan, "Bu dönemde virüsler daha kolay yayılıyor. Bağışıklık sisteminin zayıflamasıyla birlikte üst solunum yolu enfeksiyonları ve buna bağlı öksürük şikâyetleri artıyor" dedi. "3 haftayı aşan öksürükte mutlaka uzman görüşü alınmalı" Öksürüğün genellikle basit bir enfeksiyon belirtisi olarak görülse de bazı durumlarda daha ciddi hastalıkların habercisi olabileceğini belirten İlvan, "Eğer öksürük 3 haftadan uzun sürüyorsa, altta yatan neden mutlaka araştırılmalıdır. Astım, kronik bronşit, reflü ya da daha ciddi akciğer hastalıkları bu şikâyetin nedeni olabilir" uyarısında bulundu. Korunmak için basit önlemler etkili Prof. Dr. İlvan, hastalıklardan korunmak için alınabilecek önlemleri ise şöyle sıraladı: Kapalı ve kalabalık ortamlardan mümkün olduğunca kaçınılmalı. Ellerin sık sık yıkanması ihmal edilmemeli. Bağışıklık sistemini güçlendiren dengeli beslenmeye dikkat edilmeli. Gerektiğinde maske kullanımı tercih edilmeli." Uzmanlar, özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan bireylerin bu dönemde daha dikkatli olması gerektiğini belirtiyor. Geçmeyen öksürük şikâyeti olan kişilerin vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması öneriliyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
28 Mart 2026 Cumartesi- 10:10
Uzmanlardan gençlerde artan kolon kanserine karşı tarama testi çağrısı
2
27 Mart 2026 Cuma- 12:50
Gıda etiketlemesinde yeni dönem: Menüde içerik ve kalori zorunlu olacak
3
26 Mart 2026 Perşembe- 17:04
Defne Devlet Hastanesi Fizik Tedavi Ünitesi 300 bin seans gerçekleştirdi
4
29 Mart 2026 Pazar- 11:32
Ani baş dönmesi Vertigo habercisi olabilir
5
25 Mart 2026 Çarşamba- 12:16
Annesini kanserden kaybeden lise öğrencisi, kanseri teşhis eden yapay zeka destekli proje geliştirdi
02 Kasım 2025 Pazar - 10:04
Uzmanlardan grip uyarısı: "Maske, solunum yoluyla bulaşan enfeksiyonlara karşı yaklaşık yüzde 70 koruyuculuk sağlıyor"
Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Azize Yetişgen kış aylarıyla birlikte grip vakalarında artış yaşanabileceğini belirterek vatandaşları önlem almaları konusunda uyardı. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Azize Yetişgen influenza virüsünün özellikle A ve B tiplerinin insanlarda hastalık oluşturduğunu belirtti. A tipinin sık mutasyon geçirdiğini ve bu nedenle her yıl tekrar ortaya çıkabildiğini kaydeden Yetişken, havaların soğumasıyla birlikte solunum yoluyla bulaşan hastalıkların arttığını söyledi. Grip aşısı ile ilgili de bilgi veren Yetişgen, "Dünya Sağlık Örgütü her yıl dolaşımda olan virüs tiplerini takip edip bir sonraki yıl için aşı hazırlıyor. Türkiye’de ise Eylül ayından itibaren grip aşısı sezonu başlıyor ve amacımız insanları korumak" dedi. Grip belirtilerine de değinen Yetişgen boğaz ağrısı, baş ağrısı, kas ağrıları, öksürük ve balgamın sık görülen semptomlar olduğunu ifade etti. Yetişgen korunma yollarıyla ilgili olarak da, "Ellerimizi sık sık yıkamalı kalabalık ortamlardan mümkün olduğunca uzak durmalı düzenli uyumalı ve dengeli beslenmeliyiz. Grip olduğumuzda ise diğer insanlardan uzak durmalı izolasyon kurallarına uymalı ve maske kullanmalıyız. Maske, solunum yoluyla bulaşan enfeksiyonlara karşı yaklaşık yüzde 70 koruyuculuk sağlıyor" diye konuştu. Dr. Yetişgen son olarak vatandaşların hem kişisel hijyene dikkat etmeleri hem de grip aşısı ile korunma sağlamalarının önemine dikkat çekti.
02 Kasım 2025 Pazar - 09:46
Enfeksiyon vakalarında hareketlilik yaşanırken uzmanlar uyardı: "Lütfen hastane dışında damardan takviye kullanmayalım"
Son zamanlarda üst solunum yolu enfeksiyonlarındaki hareketlilik yaşandığı belirtilirken uzmanlar, ölüm iddialarıyla gündeme gelen halk arasında "atom" veya "sarı serum" olarak ifade edilen serumlara karşı uyarılarını yineledi. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Hülya Kuşoğlu, "Solunum yolları enfeksiyonlarında artış gözlemliyoruz, beklenen bir artış. Vitaminlerin gıdalarla alınmasını tercih ediyoruz. ‘Damardan vitamin takviyesi yapınca hemen ayağa kalkacağız’ gibi yanlış bir inanış var, aklım almış değil, böyle bir durum yok. Bilinçsiz uygulamalarda insanlar hastanelik olabiliyor hatta hayatını kaybedebiliyor. Lütfen, hekim kontrolü olmadan, evde, hastane ortamı dışında damardan vitamin takviyeleri yapmayalım" dedi. Son zamanlarda üst solunum yolu enfeksiyonlarında hareketlilik olduğunu söyleyen uzmanlar uyarıyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Hülya Kuşoğlu da bu sürece ilişkin bilgi verdi. Kuşoğlu, ölüm iddialarıyla gündeme gelen doktor kontrolü ve hastane ortamı olmadan takılan halk arasında "atom" veya "sarı serum" olarak ifade edilen serumlara karşı uyarılarını da yineledi. "İnfluenza muhtemelen birkaç hafta sonra daha da artış halinde olacak" "Mevsimin de gelmesiyle beraber solunum yolları enfeksiyonlarında artış gözlemliyoruz, beklenen bir artış" diyerek sözlerine başlayan Uzm. Dr. Hülya Kuşoğlu, "Salgın olarak değil ama beklenen düzeyde bir hastalık artışı gerçekten görüyoruz. Okulların açılması, havaların soğuması ve insanların kapalı ortamda; daha kalabalık bir yerde, daha sıkışık zaman geçirmesi sebebiyle yayılım da daha kolay oluyor. O nedenle bu mevsimde beklediğimiz artışı görüyoruz, hem çocuklarda hem erişkinlerde beklediğimiz bir solunum yolu enfeksiyonu dönemi. Acile de başvurular oluyor, hastalarımızın ateşi de yükselince, solunum sıkıntısı olunca ilk aklına acil servisler geliyor. Enfeksiyon, iç hastalıkları, göğüs, kulak burun boğaz hastalıkları polikliniklerinde de hastalarımızın sayısında artış var. Pek çok solunum yolu virüsü gündemde, nezle virüsleri de dahil bunlar; Rinovirüsler olabilir, Covid; son 5 yılda her zaman listenin içinde, bu aralar da covid sayısında da artış var. İnfluenza virüsü de yavaş yavaş görünmeye başlandı, muhtemelen birkaç hafta sonra daha da artış halinde olacak. En fazla nezle virüsleri, Rinovirüs başta geliyor, covid ardından influenza virüslerini görüyoruz. Bazı virüsler daha ağır seyirli bir klinik tabloda oluyor. İnfluenza mesela çok yüksek ateş, kas ağrısı, belirgin bir şekilde hastayı perişan edecek, ‘Hiç halim yok’ diyecek şekilde hastaneye başvurmasına sebep olabiliyor. Covid’de de ciddi bir boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı, bu aralar bazen nefes darlığı da olabiliyor, ağırlıklı bunlar. Genel olarak solunum yolları virüsleri benzer yakınmalarla seyrediyor. Ayrımını yapmak sadece muayene ve hastanın şikayetiyle çok kolay olmayabiliyor. Mikrobiyoloji testlerinden destek alırsak doğru tanıya da ulaşmış oluyoruz" dedi. "65 yaş üzeri ve yeni doğmuş bebekler biraz daha riskli" Risk gruplarından bahsederek uyarılarını sıralayan Kuşoğlu, "İki enfeksiyonu aynı anda geçirmek tam bir talihsizlik olabilir, olmaz diye bir şey yok, genellikle tek olanı görüyoruz. Bağışıklık sistemi o dönemde biraz daha yavaşladığı veya yorulduğu için etrafındaki diğer virüsü de kolaylıkla alabiliyor. Solunum yolu enfeksiyonları 7 ila 10 gün süreli bir seyirde gözlemleriz, bağışıklık sistemi biraz daha zayıf olan kişilerde 2 haftaya kadar yayılabilir. Bünyeden bünyeye değişebilir; bazı kişilerin önceden de faranjiti vardır, öksürük daha fazla sürebilir. Bağışıklık sistemi daha yavaş çalışan insanlar, kronik hastalığı olanlar; kalp hastalığı, akciğer, karaciğer, böbrek, diyabet hastalığı olanlar, belki onkolojik tedavi gören veya immün sistemi baskılayıcı ilaç tedavisi gören kişiler, biraz daha yatkın olacaklardır. 65 yaş üzeri ve yeni doğmuş bebekler biraz daha maruziyet anlamında daha riskli. İnfluenza aşısı özellikle risk grubundakilerin, hasta olmak istemeyen tüm toplumdaki kişilerin olabileceği, kolay da ulaşabileceği bir aşı, olmalarını tavsiye ediyorum. Üst solunum yolu enfeksiyonu olarak başlayıp kendimize iyi bakamazsak, dinlenmezsek uygun tedaviyi almazsak ve de kronik hastalığımız olup yatkınlığımız varsa alt solunum yollarına da inebilir. Bu biraz daha kritik bir durum oluyor. Hastaneye yatışlar ve daha ciddi tedaviler de gerekebilir. Kronik hastalığı olmayan sağlıklı bir kişide istirahat, kendini izole ederek belki ateşi çıkınca alması gereken ilaçları alarak, iyi beslenmesine, uykusuna dikkat ederek çok ağır klinik tablolara geçmesini beklemeyiz. İnsanlar hasta olduğunda kendini izole ederse, okula, işe gitmezse, çevresindeki arkadaşlarını enfekte etmezse bu sayı daha az olacaktır. Gitmek durumunda kalırsa da maske takarak, mesafeye, el hijyenine dikkat ederek etrafındaki kişileri de korumuş olur. Özellikle maske takılması konusunda tavsiyelerim olacak, kalabalık ortamlarda örneğin; toplu taşımada ya da asansör gibi sıkışık bir ortam varsa, kalabalık bir yere gideceksek maske takarak kendimizi korumuş oluruz. El hijyeni oldukça önemli bir de mesafeye dikkat etmek gerekiyor" şeklinde konuştu. "Damardan bilinçsiz uygulamalarla kişiler hayatını kaybedebiliyor" Beslenme süreçlerine yönelik bilgi veren Kuşoğlu, "Sıvı, ılık çay, ılık şeyler içmek iyi gelecektir, sağlıklı beslenme, günlük almamız gereken sebze ve meyve porsiyonlarını tamamlamak. Mümkünse biz vitaminlerin gıdalarla alınmasını tercih ediyoruz. Vitaminleri de sonuçta uygun kullanmak gerekiyor. Kişinin eksikliği varsa onunla ilgili bir tedavi planı zaten yapılacaktır ama bir kişi ‘Solunum yolu enfeksiyonu geçiriyorum’ diye kendisine ekstradan takviye alacaksa B, C veya diğer multivitaminler çok da faydasını görmeyecektir. Bir şekilde böyle bir yanlış inanış var; ‘Damardan vitamin takviyesi yapınca hemen ayağa kalkacağız, hastalık çabuk iyileşecek’ gibi aslında böyle bir durum yok. Hatta damardan yapılan vitamin uygulamaları alerjen olduğu için kişi farkında olmadan alerjiktir. Bunu evde yapınca, kontrollü bir ortamda yapmayınca da hayatını riske atacak şekilde bir alerjik reaksiyon verebilir. Bazen haberlerde de çıkıyor, böyle evde yapılan bilinçsiz uygulamalarda insanlar hastanelik olabiliyor hatta daha ileri aşamalarda hayatını da kaybedebiliyor. Lütfen, hekim kontrolü olmadan, hastane ortamı dışında, bu şekilde damardan vitamin takviyeleri de yapmayalım. Sonuçta hastane ortamında bir problem yaşanacaksa hızlı müdahale edilip gerekli önlemler alınacaktır ama hastane dışındaki bir ortamda yapılamayacağı için kişinin hayatını riske atacaktır. Getireceği fayda da olmayacağı için böyle bir yaklaşım niye var, çok da aklım almış değil. Hastane dışında evde bu tarz damardan uygulamalar lütfen yapmayalım" dedi.
02 Kasım 2025 Pazar - 09:27
Prof. Dr. Özkan’dan uyarı: "Yanlış masseter botoksu, yüzünüzü tanınmaz hale getirebilir"
Uzman Diş Hekimi ve Ağız Diş Çene cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, "Bu masum görünen estetik uygulama, dişlerinizin sallanmasına, çene kemiğinizin erimesine ve yüzünüzün tanınmaz hale gelmesine neden olabilir. Ciddi riskler taşıyor" dedi Son yılların popüler estetik trendi ’masseter botoksu’, beklenmedik sağlık riskleriyle gündemde. Özkan, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, masseter kasının sadece estetik değil, çiğneme ve diş sağlığı için de hayati öneme sahip olduğunu söyleyerek, "Masseter botoksu, kasın aşırı çalışmasını engellemek amacıyla yapılıyor. Ancak, yanlış ellerde bu uygulama, çiğneme fonksiyonunuzu tamamen kaybetmenize ve dişlerinizin sağlığını tehlikeye atmanıza neden olabilir!" uyarısında bulundu. Bilimsel çalışmalar, masseter kasına yapılan botulinum toksini uygulamalarının, çiğneme kuvvetinde yüzde 20’ye varan azalmalara yol açabileceğini ve bu durumun uzun vadede diş problemlerine zemin hazırlayabileceğini gösteriyor" diye konuştu. "Çene kemiğinizdeki denge bozulabilir, dişleriniz sallanmaya başlayabilir" Yanlış uygulamaların çene kemiği ve diş sağlığı üzerindeki potansiyel tehlikelerine dikkat çeken Özkan, şu ifadelere yer verdi: "Masseter botoksu, çene kemiğinizdeki kas dengesini bozarak dişlerinize binen dengeli yükün değişmesine neden olabilir. Bu durum, çene eklemlerinde hasara, ağzınızı açamamaya, dişlerde sallanmaya, diş eti problemlerine ve hatta diş kaybına kadar gidebilir. Çene kemiğinizdeki dengenin bozulmasıyla birlikte, dişlerinizin sağlığı da tehlikeye girer." "Yüzünüzde yumru gibi şişlik, çene hattınız kaybolabilir" Yanlış masseter botoksu uygulamalarının sadece fonksiyonel değil, estetik açıdan da korkunç sonuçlara yol açabileceğini belirten Özkan, "Yanlış enjeksiyonlar, yüzünüzde yumru gibi şişliklere, ’yüz çökmesi’ olarak bilinen deformasyonlara ve çene hattınızın kaybolmasına neden olabilir. Kasın tamamen etkisiz hale gelmesi, çenede şiddetli ağrılara ve yüzünüzde tanınmaz bir görünüme yol açabilir. Aynaya baktığınızda kendinizi bambaşka biri olarak görebilirsiniz" dedi. "Çene cerrahları ve diş hekimleri neden güvenli?" Özkan, çene cerrahları ve diş hekimlerinin bu konuda neden yetkin olduğunu şu sözlerle açıkladı: "Çene cerrahları ve diş hekimleri, yüz anatomisi, çene kemiği, çene kasları, yüz sinirleri ve diş sağlığı konusunda uzmanlaşmış hekimlerdir. Masseter kasının nereden geçtiğini, hangi sinir ve damarlarla komşu olduğunu, dişlerle ve çene kemiğiyle olan ilişkisini en iyi onlar bilir. Bu sayede, enjeksiyonu doğru noktalara yaparak komplikasyon riskini en aza indirirler." "Araştırmalar tehlikeye işaret ediyor" Özkan, 2024-2025 yıllarında yapılan son araştırmalarda, masseter botoks uygulamalarının riskler içerdiğinin ortaya konduğunu belirterek, "Masseter botoksu uygulamalarından sonra çiğneme kuvvetinde yüzde 20’ye varan azalmalar görülebilir. Yanlış enjeksiyonlar sonucu yüzde yumru şeklinde şişlikler ve çökme gibi deformasyonlar meydana gelebilir. Tekrarlayan uygulamalar, çene kemiği kalınlığında azalmaya neden olabilir" şeklinde konuştu. "Güzellik uğruna dişlerinizi ve çene kemiğinizi tehlikeye atmayın" Özkan, masseter botoksu yaptırmak isteyenlere şu hayati uyarıları yaptı: "Bu işlemi sadece estetik bir heves olarak görmeyin. Diş ve çene sağlığınızla birlikte tüm sağlığınızla oynadığınızı unutmayın. Ucuz ve merdiven altı uygulamalardan kaçının. Güzellik uğruna dişlerinizi ve çene kemiğinizi tehlikeye atmayın. Sağlığınız her şeyden önemli." Özkan, masseter botoksu uygulamalarının mutlaka bilinçli ve uzman ellerde yapılması gerektiğini vurgulayarak, aksi takdirde geri dönüşü olmayan ciddi hasarlara yol açabileceği sözlerine ekledi.
02 Kasım 2025 Pazar - 07:34
Trafik kazasında yaralanan şahıs ambulans helikopter ile Van’a getirildi
Van’ın Bahçesaray ilçesinde trafik kazası sonrası yaralanan vatandaş, ambulans helikopter ile Van’a getirildi. Trafik kazası sonrası yaralanan bir vatandaşın tedavi gördüğü Bahçesaray Devlet Hastanesi’nden ileri tetkik ve tedavisi için SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevki kararlaştırıldı. Van İl Sağlık Müdürlüğü ile iletişime geçilerek helikopter ambulans talep edildi. Kısa sürede Bahçesaray’a giden helikopter ambulans hastayı alarak Van’a nakli sağlandı.
01 Kasım 2025 Cumartesi - 18:29
Sağlık-Sen Şube Başkanı’ndan Kızılay Haftası’nda kan bağışı çağrısı
Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Sağlık-Sen) Şırnak Şube Başkanı Sabgatullah Anmal, Kızılay Haftası’nda kan bağışında bulundu. Cizre’de Orhan Doğan Caddesi Hükümet Konağı önünde kurulan Kızılay kan bağış aracına gelen Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanı Sabgatullah Anmal ve sendika üyeleri, bu önemli kampanyaya destek vererek önemli farkındalığa öncü oldu. Kızılay Haftası dolayısı ile Kızılay Merkez Şube başkanlığını ziyaret ettikten sonra Cizre Kızılay kan bağış noktasına gidip kan bağışında bulunan Anmal, "Vatandaşlarımızın endişeleri olabilir. Bu endişeleri yıkmak, kan vermenin hiçbir sıkıntısı olmadığını göstermek için sağlıkçılar olarak bizler buradayız" dedi.
01 Kasım 2025 Cumartesi - 16:41
Mardin’de Kızılay Haftasında farkındalık etkinliği düzenlendi
Mardin’de Kızılay Haftası kapsamında Türk Kızılay Artuklu Şubesi ve Mardin Gençlik Merkezi iş birliğiyle "İyilik Haftası" etkinliği düzenlendi. Mardian Mall’da gerçekleştirilen etkinlik, vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Vali Yardımcısı İbrahim Engin Şenay burada yaptığı konuşmada, "Öncelikle Valimiz Tuncay Akkoyun Beyefendinin tüm hemşehrilerimize selamları var. Kızılay Haftası tüm Mardinli hemşehrilerimize hayırlı olsun. Ülkemizde ciddi kan ihtiyacı bulunuyor. Bu konuda insanlara katkı sunabilirsek ne mutlu bizlere. Organizasyonda emeği geçen tüm Kızılay paydaşlarına, gönüllülerine ve çalışanlarına teşekkür ediyorum" dedi. Kızılay Mardin İl Başkanı Abdülmelik Şahin ise etkinlikle farkındalık oluşturmayı hedeflediklerini belirterek, "Tüm vatandaşlarımızın duyarlı olmasını istiyoruz. Kızılay Haftası münasebetiyle böyle bir etkinlik düzenledik, inşallah faydalı olur" ifadelerini kullandı. Kızılay Artuklu Şube Başkanı Şehmus Arı, iyiliğin nesilden nesle aktarıldığını vurgulayarak, "Bu iyiliği büyütmek için sahada olmak lazım. Nesiller değişse de Hilal’e adanmış kişiler değişmiyor. 157 yıldır bu iyilik devam ediyor. Bugün de Mardin’de ilk kez düzenlediğimiz bu etkinliklerle Kızılay Haftası’na dikkat çekeceğiz. Afet, sağlıklı beslenme ve kan bağışı Kızılay’ın vazgeçilmezidir. Bizler de burada hem okullara hem ana sınıflarına hem de herkese ulaşmaya çalışıp yeni nesilleri yetiştirmeye ve herkesi bu farkındalığı oluşturmaya çalışacağız" dedi. Etkinlik kapsamında gönüllülere Kızılay’ın çalışmaları hakkında bilgi verildi. Programa, Mardin Vali Yardımcısı İbrahim Engin Şenay, Türk Kızılay Artuklu Şube Başkanı Şehmus Arı, Türk Kızılay Mardin İl Başkanı Abdülmelik Şahin, Mardin Gençlik Merkezi Müdürü Yusuf Dağ ve kurum temsilcileri katıldı.
01 Kasım 2025 Cumartesi - 16:29
Kızılay Haftası Mardian Mall’da kutlandı
Mardin’de Kızılay Haftası kapsamında Türk Kızılay Artuklu Şubesi ve Mardin Gençlik Merkezi iş birliğiyle düzenlenen "İyilik Haftası" etkinlikleri, Mardian Mall ev sahipliğinde geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Etkinliğe Mardin Vali Yardımcısı İbrahim Zengin Şenay, Artuklu Kaymakamı Muhammed Öztabak, Türk Kızılay Artuklu Şube Başkanı Şehmus Ar, Mardin Gençlik Merkezi Müdürü Yusuf Dağ ve çeşitli kurum yetkilileri de katılım sağladı. Toplumsal dayanışma, yardımlaşma ve gönüllülük bilincini artırmak amacıyla düzenlenen etkinliklerde ziyaretçiler, kan bağışı yaparak hayat kurtarmanın gururunu yaşarken; matrak, mini golf ve çeşitli sosyal aktivitelerle keyifli vakit geçirdi. Program sonunda, Mardian Mall tarafından hazırlanan Kızılay temalı yaş pasta, Türk Kızılay Artuklu Şube Başkanı, Mardin Gençlik Merkezi temsilcileri, protokol üyeleri ve gönüllülerle birlikte kesilerek Kızılay Haftası coşkuyla kutlandı. Mardian Mall AVM Müdürü Mahmut Yıldızhan, etkinlik sonrası yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Kızılay, iyiliğin ve insanlık değerlerinin en güçlü sembollerinden biridir. Biz de Mardian Mall olarak bu anlamlı haftada Türk Kızılay Artuklu Şubesi ve Mardin Gençlik Merkezi ile bir araya gelmekten büyük mutluluk duyduk. Toplum yararına yapılan her çalışma, dayanışma ruhunu güçlendiriyor. Kan bağışı kampanyamıza destek veren tüm gönüllülere, gençlik merkezi ekibine ve Kızılay ailesine teşekkür ediyorum." Etkinlik, gönüllülere teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi. Gün boyunca Mardian Mall ziyaretçileri, iyiliğin birleştirici gücünü bir kez daha hissetti.
01 Kasım 2025 Cumartesi - 15:17
Bir ayağınızın numarası diğerinden büyükse dikkat
Özellikle yaz aylarında dikkat çeken tek ayak ya da tek eldeki şişlikler lenfödem habercisi olabilir. Tedavi edilmezse yoğun bakım gerektirecek hastalıklara yol açan lenfödem, fil bacak olarak da biliniyor. Genelde tek bacak ya da tek kolda yavaş yavaş artan bir şişlikle kendini ifade eden lenfödem hastanın geçirdiği bir ameliyat, burkulma, ayak parmaklarına mantar ya da enfeksiyon sonrasında ortaya çıkabilir. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Cafer Abbasoğlu, "Ayakkabı-çizme bir ayağa dar geliyorsa, pantolon bir bacağı sıkıyorsa, aynı yüzük bir ele olurken diğerine olmuyorsa hastalar mutlaka bir kalp damar uzmanına başvurmalıdır" dedi. Vücut direncinin düşmesinin önemli bir etken olduğunu belirten Abbasoğlu, "Enfeksiyon ya da travma sonucu lenf düğümlerinin zedelenmesi ve doku içinde lenf sıvısının birikmesiyle ortaya çıkan şişlik aynı zamanda bu bölgeyi enfeksiyonlara hassas hale de getirir. Doppler ultrason ile yaptığımız muayenelerde lenf yollarındaki genişlemeyi kolaylıkla görüyoruz. Özellikle vücut direnci düşük hastalarda, ayak parmaklarının terlemesi, kaşınması sonrası bölgeye enfeksiyon ya da mantar yerleşebilir. Lenf yollarını daraltan bu enfeksiyon hastaların 40 derece ateş ve hayati tehlikeyle hastaneye yatmalarına da yol açabilir" dedi. Belirtilere dikkat Özellikle kalp hastalarının ayak bileklerini çalıştıracak hareket ya da yürüyüşleri ihmal etmemesi gerektiğinin altını çizen Cafer Abbasoğlu, "Meme kanseri ameliyatları sonrasında koltuk altındaki lenf bezleri de alındığı için kollarda şişme ortaya çıkabilir. Bu da lenfödemdir ve tedavi edilmelidir. Yaz mevsiminde şişlikler daha da artabilir. Bu hastalar, parmak aralarının terlemesi ya da ıslak kalması, ayakkabı vurması, sinek-böcek ısırıkları, ayakta kesiklerin oluşması gibi durumlara karşı dikkatli olmalıdır. Bu durum lenf yollarında enfeksiyona yol açabilir. Kızarıklık ve şişlik daha artar. Piknik ya da tatilde ayaklarınızı vurulma, çizilme ya da ıslak kalmaya karşı koruyun" dedi. Lenfödemde yeni umut Hastaların konforunu bozmadan düşük enerjili laser- oksijen tedavisi ile sonuç aldıklarını belirten Abbasoğlu, "Bu tedavi, hücrelerin enerji üretim merkezleri olan mitokondrilerde oksijen kullanımını artırarak doku onarımını ve iyileşmeyi destekler. Böylece ödemli bölgelerde hücre yenilenmesi ve iyileşme süreçleri hızlanır. 6 farklı renkteki düşük enerjili laser uygulaması ile hastanın düzgün çalışmayan lenf düğümleri ve tıkanmış lenf yolları genişletilirken buradaki lenf akışı normale döndürülüyor. Mikrosirkülasyonu iyileştirerek dokulara daha fazla oksijen ulaşmasını sağlar ve ağrıyı hafifletir. Bu sayede hastalar hem fiziksel rahatlama yaşar hem de günlük aktivitelerinde daha aktif hale gelir. Hasta arka arkaya gerçekleşen 10 günlük tedavide daha seanslar devam ederken bile şişliğin indiğini görüyor. Son zamanlarda dünyada hızla yaygınlaşan bu tedavinin herhangi bir yan etkisi yok. Her yaştan herkese uygulanabilir. Her mevsimde yapılabilir. Tedavisi olmadığı söylenmiş, sadece çorap verilip gönderilmiş ancak çözüm bulamamış hastalar da bu yöntemle ayaklarını, kollarını rahatlıkla eskisi gibi kullanabilir. Hemen tedavi sonrasında şiş bacakta 2 cm’e varan incelme görüyoruz. Sonrasında hareketli olur, çoraplarını giymeye devam ederse incelme de devam eder. Tedavinin çalışma prensibinde Laser ışınları kana emdirilerek kan hücrelerini etkilemesi sağlanıyor. Yani seanslar bitse de aslında iyileşme ve koruma süreci sürüyor. Bu arada hasta tansiyon ya da şeker hastası ise tedavi sonrasında bu hastalıkların oluşturabileceği olumsuzluklardan da korunması gerekir. Yani tansiyonunu ve şekerini kontrol altında tutmalıdır. Eğer sürece dikkat ederlerse hastalık tekrar etmeyecektir" dedi.
01 Kasım 2025 Cumartesi - 14:44
Kanserde erken teşhis hayat kurtarıyor
Gaziantep Özel ANKA Hastanesi, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında vatandaşları bilinçlendirmek amacıyla bilgilendirme standı açtı. Hastane girişinde kurulan stantta, kadınlara erken tanının önemi anlatılırken, kendi kendine meme muayenesi konusunda da uygulamalı bilgilendirme yapıldı. ANKA Hastanesi uzman hekimleri ve hemşireleri, standı ziyaret eden vatandaşlara meme kanserinde risk faktörleri, tarama yöntemleri ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları hakkında bilgi verdi. Ayrıca katılımcılara pembe kurdele takdim edilerek farkındalık mesajı verildi. Gaziantep Özel ANKA Hastanesi Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Koç, "Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri. Ancak erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı oldukça yüksek. Biz de ANKA Hastanesi olarak farkındalık oluşturmak, kadınlarımızı bilinçlendirmek ve erken teşhisi teşvik etmek için bu etkinliği düzenledik" dedi. Etkinlik boyunca hastane personeli ve ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiği stantta, kadınların kendi sağlıklarını koruma bilincinin artırılması hedeflendi. ANKA Hastanesi yetkilileri, toplum sağlığına yönelik bu tür farkındalık çalışmalarının yıl boyunca devam edeceğini belirtti.
01 Kasım 2025 Cumartesi - 14:36
Salihli’den Kızılay’a rekor kan bağışı
Türk Kızılay Kan Bağış Merkezi tarafından Salihli Kaymakamlığı koordinesinde düzenlenen "Salihli Sana Kanım Feda" kampanyası büyük ilgi gördü. İlçe genelinde oluşturulan 15 farklı kan alma noktasında gün boyu süren ve gece geç saatlere kadar devam eden kampanyada 2 bin 413 ünite kan bağışı toplanarak, Türkiye genelinde ilçe bazında rekor bağış yapıldı. Salihlili vatandaşların yoğun ilgisiyle gerçekleşen etkinlik, hem Kızılay hem de ilçe yöneticileri tarafından büyük takdir topladı. Salihli Kaymakamı Ali Güldoğan, kampanyaya destek veren herkese teşekkür ederek, "Çağrılarımıza gönülden destek veren tüm vatandaşlarımıza, öğrencilerimize, eğitim camiamıza, canla başla çalışan Kızılay personeline ve emeği geçen tüm gönüllülere teşekkür ediyoruz. Bir damla kan, üç fidan demektir" dedi.
01 Kasım 2025 Cumartesi - 13:58
Dr. Erşan’dan akciğer kanseri uyarısı; "Sigara sadece içeni değil, çevresindekileri de zehirler"
’Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı’ dolayısıyla açıklamalarda bulunan Kayseri İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan; akciğer sağlığının korunmasının toplum sağlığı açısından hayati öneme sahip olduğunu belirterek önemli uyarılarda bulundu. Dr. Erşan; akciğer kanserinin hem dünyada hem de ülkemizde en sık görülen kanser türlerinden biri olduğunu hatırlatarak erken tanının önemine dikkat çekerek. "Akciğer kanseri çoğu zaman sessiz ilerleyen bir hastalıktır. Uzun süren öksürük, nefes darlığı, göğüs ağrısı, balgamda kan ya da açıklanamayan kilo kaybı gibi belirtiler ortaya çıktığında zaman kaybetmeden bir hekime başvurmak gerekir" dedi. Akciğer kanserinin büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olduğunu vurgulayan Dr. Erşan; en önemli risk faktörünün sigara olduğuna dikkat çekerek; "Akciğer kanserlerinin yaklaşık yüzde 90’ı sigara kullanımına bağlı gelişiyor. Her bir sigara, akciğer dokusuna mikroskobik düzeyde zarar verir ve bu hasar zamanla geri dönülmez hale gelir. Üstelik yalnızca içen kişi değil, pasif içiciler de aynı riski taşır. Bu nedenle hem kendi sağlığımız hem de sevdiklerimizin sağlığı için tütünden uzak durmak zorundayız" ifadelerini kullandı. Sigara bırakmak isteyen vatandaşlara da çağrıda bulunan Erşan, şunları kaydetti; "Bırakmak isteyen hiç kimse yalnız değil. Aile hekimlerimiz, Sağlıklı Hayat Merkezleri bünyesinde hizmet sunan sigara bırakma polikliniklerimiz ve ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı vatandaşlarımıza ücretsiz destek sunuyor. Karar vermek ilk adım, biz her zaman vatandaşımızın yanında olmaya devam edeceğiz." "Akciğer sağlığı yaşam tarzı ile yakından ilgilidir" Dr. Erşan, akciğer kanserinin yalnızca tütünle değil, çevresel ve yaşam tarzı faktörleriyle de ilişkili olduğunu belirterek; ""Temiz hava, akciğerin en doğal ilacıdır. Özellikle kış aylarında evlerin iyi havalandırılması, soba ve bacaların düzenli kontrol edilmesi gerekir. Hava kirliliği yüksek günlerde dışarıda uzun süre kalmaktan kaçınmak, düzenli yürüyüş yapmak ve sağlıklı beslenmek akciğerleri güçlendirir. Ayrıca grip ve zatürre aşıları, akciğerleri enfeksiyonlara karşı korumada önemli rol oynar" ifadelerini kullandı. Dr. Erşan açıklamasını şu sözlerle tamamladı; "Akciğer kanseri, geç fark edildiğinde ölümcül olabilir; ancak erken yakalandığında tedavi edilebilir bir hastalıktır. Her birey kendi bedeninin ilk gözlemcisidir. Uzun süren öksürük, göğüs ağrısı veya nefes darlığı gibi belirtiler ‘geçer’ denilerek ertelenmemelidir. Unutulmamalıdır ki kanserde erken tanı hayat kurtarır."
01 Kasım 2025 Cumartesi - 13:09
Sağlık Bakanlığı’ndan Gaziantep’e 16 yeni ambulans
Sağlık Bakanlığı tarafından Gaziantep’e 16 adet tam donanımlı acil yardım ambulansı tahsis edildi. Sağlık Bakanlığı, Gaziantep’in acil sağlık hizmetleri filosu güçlendirerek 16 adet tam donanımlı acil yardım ambulansı tahsis etti. Yeni ambulanslar, kent genelinde acil sağlık hizmetlerinin kalitesini yükseltmeyi ve vatandaşlara daha hızlı ulaşmayı hedefliyor. Yeni ambulanslar sayesinde şehir merkezi ve ilçelerdeki acil sağlık hizmetlerinin etkinliğinin artması beklenirken vakalara müdahale sürelerinin de kısalması amaçlanıyor. Araçlar, ileri teknoloji tıbbi donanımlarla hasta taşıma ve müdahale ekipmanları tam donanımlı şekilde hizmet verecek. "Gaziantep’in sağlık kapasitesini sürekli artırıyoruz" İl Sağlık Müdürü Dr. Beytullah Şahin, ambulansların Gaziantep’e kazandırılmasının kentte sunulan acil sağlık hizmetlerini önemli ölçüde güçlendireceğini belirterek, "Gaziantep’in sağlık kapasitesini her alanda artırmak için yoğun şekilde çalışıyoruz. Sağlık Bakanlığımızın hedefi ve desteğiyle yürüttüğümüz girişimler sonucunda, 16 yeni tam donanımlı ambulansı ilimize kazandırmanın gururunu yaşıyoruz. Bu araçlar, vatandaşlarımızın sağlık hizmetine daha hızlı ve güvenli şekilde ulaşmasına katkı sağlayacaktır" dedi. "Hedefimiz her vatandaşa en hızlı şekilde ulaşmak" Dr. Şahin, Gaziantep’in güçlü bir sağlık altyapısına sahip olması için çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü vurgulayarak, "Sağlık hizmetlerimizin kalitesini yükseltmek, her vatandaşımıza en kısa sürede ulaşmak temel hedefimizdir. Bu yatırımlar, ekiplerimizin özverili çalışmalarıyla birlikte büyük bir sinerji oluşturacaktır" diye konuştu. İl genelinde hizmet verecek olan 16 yeni ambulansın kısa süre içinde göreve başlamasıyla, acil vakalara müdahale hızının artması ve vatandaşların sağlık hizmetine erişiminin kolaylaşması bekleniyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder