Son Dakika
|
MİT ve Suriye istihbaratından ortak operasyon: Firari casus yakalandı
Vedat Muriç: "Hepsi benim arkadaşım ama yarınki maç bambaşka"
Kosova Teknik Direktörü Foda: "Şansımız yüzde 50"
İsrail’de Bazan petrol rafinerisi vuruldu
Ekrem İmamoğlu, hakkında "hakaret ve tehdit" suçlarından soruşturma başlatıldı
Gemlik ve Kumla’yı lodos vurdu, çok sayıda tekne battı
Diyarbakır’da okul servisi kaza yaptı: 13’ü öğrenci 15 yaralı
Böcek’in başdanışmanı Cem Oğuz gözaltına alındı
Etimesgut Belediyesinde zimmet soruşturması: 4 şüpheli gözaltında
Uşak Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması: 4 kişi daha gözaltına alındı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Bursa’da tarım arazileri sular altında kaldı
54 milyon değerinde uyuşturucu ele geçirildi
ABD ve İsrail saldırıları İran’da şiddetli patlamalara yol açtı
ABD basını: "Trump, Hürmüz Boğazı kapalı kalsa bile İran harekatını sona erdirmeye hazır"
İsrail Meclisi, Filistinliler için idam yasasını onayladı
Sular altında kalan bağ evinde mahsur kalan iki köpeği belediye ekipleri kurtardı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, IKBY Başbakanı Barzani ile telefonda görüştü
SAĞLIK
Trabzon’da 112 camiasını üzen ölüm
31 Mart 2026 Salı - 10:55:24
Trabzon’da 112 Acil Sağlık Hizmetleri Helikopter Ambulans Bakım Birimi’nde görev yapan Şükür Erbay görevi başında geçirdiği beyin kanaması sonucu tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Alınan bilgiye göre, Trabzon 112 Acil Sağlık Hizmetleri Helikopter Ambulans Bakım Birimi’nde görev yapan 35 yaşındaki Şükür Erbay, görevi sırasında beyin kanaması geçirdi. Yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi’ne kaldırılan Erbay, burada 2 gün süren yaşam mücadelesinin ardından hayatını kaybetti. Şükür Erbay, Araklı ilçesi Merkezköy Mahallesi’nde bugün toprağa verilecek.
31 Mart 2026 Salı - 10:45
Bayburt’ta Dünya Bipolar Günü dolayısıyla etkinlik düzenlendi
Bayburt’ta Dünya Bipolar Günü dolasıyla kahvaltı programı düzenlenerek, sosyal desteğin önemine dikkat çekildi. Toplum Ruh Sağlığı Merkezi tarafından Bamsı Beyrek Seyir Terası’nda gerçekleştirilen programda, merkezden hizmet alan bireylerle bir araya gelindi. Etkinlikte, tedavi sürecinde ilaç kullanımının yanı sıra psikososyal desteğin de önemli yer tuttuğu belirtildi. Program, ruh sağlığı alanındaki farkındalığın artırılması ve hizmet alan bireylerin sosyal yaşama katılımının desteklenmesi amacıyla düzenlendi.
31 Mart 2026 Salı - 10:30
Vertigoya dikkat: "Son dönemde daha sık karşılaşmaya başlandı"
Toplumda çok sayıda kişiyi etkileyen vertigoya karşı uyaran uzmanlar, "Hastalar genellikle etrafın dönmesi ya da kendilerinin döndüğü şeklinde tanımlıyorlar. Son dönemde daha sık karşılaşmaya başlandı, en önemli sebebi, insanların daha hareketsiz olması. Yarım saatte de bir olsa hareket etmelerini öneriyoruz. Günümüzde plaza çalışanlarında çok sık benign vertigoyu görmeye başladık" dedi. Vertigo, genellikle kişinin kendisinin ya da etrafının döndüğünü hissettiği bir durum olarak ifade edilirken baş ağrısı, kulak çınlaması, denge kaybı, mide bulantısı ve kusma, kulakta dolgunluk hissi gibi belirtiler görülebiliyor. Medicana Zincirlikuyu Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Doç. Dr. Süleyman Yılmaz ve Medical Park Bahçelievler Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı Dr. Hıkmat Abbaszade de vertigo hakkında bilgi verirken önemli uyarılarda bulundu. Doç. Dr. Yılmaz, günümüzde hareketsizliğinde etkisiyle plaza çalışanlarında sık karşılaştıklarını belirtirken tedavi seçeneklerine yönelik konuştu. "Mutlaka hekime başvurmaları gerekiyor" ‘Hastalar genellikle etrafın dönmesi ya da kendilerinin döndüğü şeklinde tanımlıyorlar’ diyerek sözlerine başlayan Doç. Dr. Süleyman Yılmaz, "Vertigo çok sık karşılaştığımız şikayetlerden bir tanesidir. Dengesizlik, yerin ayaklarının altından kayması, bayılma hissi şeklinde de tanımlayabiliyorlar. En sık gördüğümüz, benign pozisyonel vertigo dediğimiz baş dönmesidir. Bu baş dönmesi otolit dediğimiz kristallerin yarım daire kanallarına düşmesi sonrası oluşuyor. Bu hastalar genellikle yatarken sağa sola döndükleri zaman baş dönmesi tarifliyorlar. Çok ani hareketlerde başlarını kaldırdıkları zaman kısa süren dengesizlik ve baş dönmesi tarifliyorlar. Kadın ve erkeklerde eşit bir şekilde görülebiliyor. Bu tarz baş dönmesi, dengesizlik şikayeti olanların öncelikle dikkat etmesi gereken, baş dönmesiyle birlikte bulantı, kusmaları, baş ağrıları, kollarda, ayaklarda güçsüzlük var mı? Bunlar nörolojik olabileceğini, santral nedenlerden dolayı vertigo olabileceğini düşündürür, mutlaka hekime başvurmaları gerekiyor" dedi. "Plaza çalışanlarında benin vertigoyu çok sık görmeye başladık" Doç. Dr. Yılmaz, "Hallpike testi ve benzer manevralarla hem tanıyı hem tedaviyi kolaylıkla yapabiliyoruz. Özellikle uyurken kristallerin kendiliğinden bazen yerine oturması gibi durumlar da olabiliyor. Esas tedavi manevradır, manevra ile kristallerin yerine oturmasıyla hastalarımızı tedavi ediyoruz. Hastaların kendilerinin yapabileceği egzersizler vardır. Başları döndüğü zaman hastalarımıza sağa, sola çevirme ya da kendi başlarına manevra yapmalarını hiçbir zaman tavsiye etmiyoruz. Mutlaka hekim kontrolünde yapılması gerekir. Böyle bir şey olduğu zaman baş hareketlerini kısıtlamaları, ani hareket yapmamaları, en kısa sürede de bir kulak burun boğaz hekimine başvurmalarını öneririm. Son dönemde daha sık karşılaşmaya başlandı, en önemli sebebi de insanların daha hareketsiz olması. Masa başında uzun süre zaman geçirmelerinden dolayı benign vertigo artmaya başladı. İnsanların çok uzun süre bir pozisyonda kalmamaları, yarım saatte de bir olsa hareket etmelerini öneriyoruz. Günümüzde plaza çalışanlarında çok sık benin vertigoyu görmeye başladık" ifadelerini kullandı. "Polikliniklere sık başvuru nedeni’ ‘Vertigo hem kulak burun boğaz hem nöroloji polikliniklerine sıkça başvuru nedeni’ diyerek sözlerine başlayan Uzm. Dr. Hıkmat Abbaszade, "Hem merkezi sinir hem de periferik sinir sistemi ve iç kulakla alakalı birçok hastalık vertigoya neden olabilir. Tedavi tamamen nedene bağlıdır. Örneğin; hemen müdahale etmek hatta yatış endikasyonu gerektirecek vertigolar. Bazı vertigolar ayaktan tedavi edilebilir, ilaçlarla manevralarla, fizik tedavi desteğiyle tedavi edilebilir. Pozisyonel denge egzersizleri, bunların da basit ve sofistike metotları var. Vertigoya neden olan, altta yatan hastalık teşhis edildikten sonra ona yönelik spesifik tedavi yöntemi seçilebilir. Bazı hastalarda vertigo çok şiddetli olabiliyor. Özellikle hastayı düşürecek kadar bulantı, kusmaların eşlik ettiği bir durum olabilir. Amacımız, merkezi sinir sistemiyle alakalı olan ve altında ciddi hastalıklar yatabilecek olan vertigoyu zamanında teşhis edebilmek. Kulak burun boğaz hekimleriyle nörologların ortak yaptığı teşhis amaçlı testler vardır. Genelde bize hastalar kulak burun boğaz polikliniğinden yönlendirilir" şeklinde konuştu. "Vertigo bitebilir, yeter ki doğru tanı alıp müdahale doğru olsun" ‘Her vertigo hastasında aynı bulgular olmuyor’ diyen Uzm. Dr. Abbaszade, "Bazen beyin kan akışını rahatlatıcı ilaçlar, invaziv girişimsel işlemler, denge testleri, müdahaleleri, postür egzersizleri, kafa hareketleriyle yapılan egzersizler gibi bir sürü tedavi metoduyla müdahale ediliyor. Bazen vertigo çok dirençli olabiliyor. Hastanın ilk vertigo atağıysa hasta belirli bir yaş üzerindeyse, ek hastalıkları varsa, tansiyon, şeker, yüksek kolesterol veya genetik risk faktörleri de varsa mutlaka tedbirli olunması, muayeneye erken gelmesini öneririm. Çünkü bazı durumlara ne kadar erken müdahale edersek hasta için o kadar karlı oluyor. Bir manevrayla bitirebilir mesela ama bazı vertigolar vardır, bunlar en az 2-3 ay, aylarca sürebiliyor. Vertigo bitebilir, yeter ki doğru tanı alıp, teşhis doğru olsun ve teşhisten sonra da müdahale doğru olsun" diye konuştu.
31 Mart 2026 Salı - 10:27
Kronik ağrı ve spastisite tedavisinde güncel yaklaşımlar
Günümüzde medikal tedavilere dirençli birçok hastalıkta yaşam kalitesini düşüren ağrı ve kas sertliklerinin modern yöntemlerle kontrol altına alınabildiğini belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Enes Kara, "Artık kronik ağrı ve spastisiteye bağlı şikâyetlerde hastaların yaşam kalitesini artırmak mümkün" dedi. Liv Hospital Gaziantep Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Enes Kara, kronik ağrı ve spastisite tedavisinde uygulanan ileri yöntemlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Günümüzde medikal tedavilere dirençli birçok hastalıkta, yaşam kalitesini düşüren ağrı ve kas sertliklerinin modern yöntemlerle kontrol altına alınabildiğini belirten Op. Dr. Kara, "Artık kronik ağrı ve spastisiteye bağlı şikâyetlerde hastaların yaşam kalitesini artırmak mümkün" şeklinde konuştu. "Spastisite günlük yaşamı zorlaştırıyor" Spastisitenin beyin veya omurilik kaynaklı sinir hasarlarına bağlı olarak kasların istemsiz kasılı kalmasıyla ortaya çıktığını ifade eden Op. Dr. Kara, "Bu durum hastalarda hareket kısıtlılığına, ağrıya ve günlük yaşam aktivitelerinde ciddi zorluklara yol açar" diye konuştu. Spastisitenin inme, omurilik yaralanmaları, serebral palsi, multipl skleroz ve travmatik beyin hasarı sonrası gelişebildiğini belirten Op. Dr. Kara, "Tedavi mutlaka kişiye özel planlanmalıdır. Amacımız sadece kas sertliğini azaltmak değil, hastanın bağımsızlığını artırmaktır" ifadelerini kullandı. "Baklofen pompası ile daha etkili sonuç" İleri düzey spastisite hastalarında baklofen pompası uyguladıklarını söyleyen Op. Dr. Kara, "Bu yöntemle kas gevşetici ilaç doğrudan omurilik çevresine verilir. Böylece daha düşük dozlarla daha güçlü etki elde edilir" dedi. Ağızdan alınan ilaçların yüksek dozlarda yan etkilere yol açabildiğini vurgulayan Op. Dr. Kara, "Baklofen pompası sayesinde hem etki artar hem de yan etkiler minimuma iner" diye konuştu. Pompa sisteminin cerrahi olarak yerleştirildiğini dile getiren Op. Dr. Kara, "İlaç gün boyunca kontrollü şekilde verilir. Bu sayede hastalarda kas sertliği azalır, hareket kabiliyeti artar ve bakım süreçleri kolaylaşır" dedi. "Kemik tutulumu olan kronik kanser ağrısında morfin pompası etkilidir" Şiddetli ve uzun süreli ağrılarda morfin pompasının önemli bir seçenek olduğunu belirten Kara, "Klasik tedavilerle kontrol altına alınamayan ağrılarda bu yöntem etkili sonuçlar sağlar. İlaç doğrudan sinir sistemi üzerinden verilir. Daha düşük dozlarla daha güçlü ve uzun süreli ağrı kontrolü sağlanır. Bu yöntem sayesinde hastaların uyku düzeni, beslenmesi ve günlük aktivitelerinde iyileşme görülür. Ağızdan alınan ilaçlara bağlı yan etkiler de azalabilir" açıklamasında bulundu. "Her bel ve boyun ağrısı ameliyat gerektirmez" Ameliyatsız tedavi yöntemlerinin de uygulandığına değinen Op. Dr. Kara, "Bel ve boyun ağrılarında epidural enjeksiyonlar, sinir blokları ve radyofrekans gibi yöntemlerden faydalanıyoruz. Toplumda sık görülen bel ve boyun ağrıları her zaman cerrahi gerektirmez. Doğru tanı ile birçok hastayı ameliyatsız tedavi edebiliyoruz. Bu işlemler kısa sürede uygulanır ve hastalar aynı gün günlük yaşamlarına dönebilir" ifadelerini kullandı. "Tedavi sürecinde doğru hasta seçimi önemli" Spastisite ve kronik ağrı tedavisinde multidisipliner yaklaşımın önemine dikkat çeken Op. Dr. Kara, "Nöroloji, fizik tedavi ve beyin cerrahisi uzmanlarının birlikte değerlendirme yaptığı hastalarda başarı oranı artar. Her hasta detaylı şekilde değerlendirilir. Uyguladığımız yöntemler her hasta için uygun olmayabilir. Bu nedenle en doğru tedavi planını hastaya özel olarak belirliyoruz" dedi. Açıklamasının sonunda önemli bir mesaj veren Op. Dr. Kara, "Günümüzde ağrı ve spastisite tedavisinde çok önemli gelişmeler var. Doğru hastaya, doğru zamanda uygulanan tedavilerle yaşam kalitesi artırılabilir" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
28 Mart 2026 Cumartesi- 10:10
Uzmanlardan gençlerde artan kolon kanserine karşı tarama testi çağrısı
2
30 Mart 2026 Pazartesi- 14:53
Algoloji uzmanları İzmir’de buluştu; ağrı pili uygulamasını akıllı gözlükle anlık olarak izledi
3
30 Mart 2026 Pazartesi- 10:16
Sağlık çalışanları koro oluşturdu, Türk halk müzikleri seslendirildi
4
30 Mart 2026 Pazartesi- 11:32
Geçmeyen öksürüğe dikkat: Soğuk havalarla virüsler artışta
5
25 Mart 2026 Çarşamba- 12:16
Annesini kanserden kaybeden lise öğrencisi, kanseri teşhis eden yapay zeka destekli proje geliştirdi
31 Ekim 2025 Cuma - 11:31
Tırnak kabusu 1 saatlik ameliyat ile sona erdi
Afyonkarahisar Şuhut Devlet Hastanesi’nde tırnak batması nedeniyle ağrı ve kızarıklık şikayetiyle başvuran bir hastaya başarılı bir operasyon gerçekleştirildi. Hastanın muayenesi sonrası Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Emre Bozdemir ve ekibi tarafından, ağrıyı en aza indirmek amacıyla hafif anestezi (sedasyon) yöntemiyle kısmi tırnak çekimi ameliyatı yapıldı. Yaklaşık bir saatlik servis takibi sürecinde herhangi bir komplikasyon gelişmeyen hasta, aynı gün sağlığına kavuşarak şifa ile taburcu edildi. Şuhut Devlet Hastanesi yetkilileri, gerçekleştirilen operasyonun ardından vatandaşlara sundukları sağlık hizmetlerinin kalitesine dikkat çekerek, "Hastalarımızın tedavi süreçlerinde hem konforu hem de güvenliği ön planda tutuyoruz. Her geçen gün daha donanımlı bir sağlık hizmeti sunmak için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Bozdemir, basit gibi görünen tırnak batması vakalarının zamanında ve doğru şekilde tedavi edilmesinin önemine değinerek, "Erken müdahale, ilerleyen enfeksiyonların ve kalıcı hasarların önüne geçer. Ekip olarak hastalarımızın sağlığı için titizlikle çalışıyoruz" dedi.
31 Ekim 2025 Cuma - 11:05
Mobil kanser tarama aracı köylere kadar ulaştı: Tarama sayısında yüzde 148’lik artış yaşandı
Sivas Valiliği himayesinde, İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde hizmet vermeye başlayan mobil mamografi aracıyla birlikte kadınlarda sıklıkla görülen meme kanseri taramalarında rekor artış yaşandı. Tarama sayısında yüzde 148’lik bir artışın yaşandığı kentte 9 bin 450 kişiye kanser taraması yapıldı. Sivas Valiliği, kadınlarda sıklıkla görülen meme kanserinde erken teşhis amacıyla kente mobil mamografi cihazı kazandırdı. Şifa Projesi çerçevesinde kazandırılan araç ile kent merkezinin yanı sıra ilçeler ve köylerde yaşayan kadınlara meme kanseri taraması yapıldı. 2023 yılında 3 bin 280 olan tarama sayısı, 2024 Kasım ayında hizmet vermeye başlayan Mobil Kanser Tarama Aracı ile birlikte 7 bin 404’e ulaştı. 2025 yılında 9 bin 450 tarama sayısına ulaşılan kentte, 384 kişinin meme kanseri taraması pozitif sonuçlandı. Tarama sonucu pozitif çıkan kadınlar, Numune Hastanesi Tarama Sonrası Teşhis Merkezi’ne yönlendirmeleri yapıldı. Kanser teşhisi konulan 28 hasta, mobil tarama aracı sayesinde erken tedaviye başladı. Mobil tarama aracı, Meme Kanseri Farkındalık Ayı çerçevesinde Sivas Devlet Hastanesi önüne konuşlanarak tarama yapmaya başladı. Aracı ziyaret eden Sivas Valisi Dr. Yılmaz Şimşek, görevli sağlık personeli ve vatandaşlarla bir araya gelerek sohbet etti. "Amacımız, meme kanseri konusunda toplumda bir farkındalık oluşturmak" Mobil tarama aracıyla ilgili açıklamalarda bulunan Vali Yılmaz Şimşek, "Bildiğiniz üzere ekim ayı, Meme Farkındalık Ayı. Bu amaç doğrultusunda ilimizde birçok etkinlik gerçekleştiriyoruz. Amacımız, meme kanseri konusunda toplumda bir farkındalık oluşturmak. Kadınlarımızı bu konuda bilgilendirmek, bilinçlendirmek ve özellikle de erken tanı konusunda onları uyarmak. Dünya Sağlık Örgütü verilerinde her yıl yaklaşık 20 milyon kişinin kansere yakalandığını görüyoruz. İlk sırada akciğer kanseri yer alıyor, ikinci sırada ise meme kanseri yer alıyor. Biz de bu gerçek ışığında ilimizde Şifa Projesi’ni başlattık. Öncelikle hayırseverimizin desteğiyle aracı temin ettik. İçine son teknoloji ile donatılmış mamografi cihazını yerleştirdik. Bunun akabinde taramalara başladık" dedi. "Tarama sayısında yüzde 148’lik bir artış söz konusu" Sivas’ın coğrafyasının oldukça geniş olduğuna dikkat çeken Vali Şimşek, "Bin 234 köyümüz var. Kırsal kesimde yaşayan vatandaşlarımız, merkezde yaşayan vatandaşlarımız kadar şanslı değil. Bizim amacımız, kırsal kesimde yaşayan vatandaşlarımızın ayağına bu tarama hizmetini götürmekti, onları da bu koruyucu sağlık hizmetine kavuşturmaktı. Çok şükür ki çok olumlu sonuçlar aldık. Bu projeye bir yıl önce başlamıştık. Geldiğimiz noktada tarama sayılarımızda ciddi bir artış görüyoruz. Tarama sayısında yüzde 148’lik bir artış söz konusu. Kadınlarımız erken teşhis sayesinde kanser hastalığı ilerlemeden tedavisine başlamış oluyor. Bu projeye destek veren sağlık yöneticilerimize, milletvekillerimize, fedakarca görev yapan sağlık çalışanlarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi. Aracın içerisinde incelemelerde bulunan Vali Yılmaz Şimşek, sağlık çalışanları ve vatandaşlarla birlikte havaya 58 pembe balon bıraktı.
31 Ekim 2025 Cuma - 11:03
Mobil kanser tarama aracı köylere kadar ulaştı, tarama sayısında yüzde 148’lik artış yaşandı - Sivas Valiliği himayesinde kente kazandırılan Mobil Kanser Tarama Aracı sayesinde 9 bin 450 kadına meme kanseri taraması yapıldı
Sivas Valiliği himayesinde, İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde hizmet vermeye başlayan mobil mamografi aracı ile birlikte kadınlarda sıklıkla görülen meme kanseri taramalarında rekor artış yaşandı. Tarama sayısında yüzde 148’lik bir artışın yaşandığı kentte 9 bin 450 kişiye kanser taraması yapıldı. Sivas Valiliği, kadınlarda sıklıkla görülen meme kanserinde erken teşhis amacıyla kente mobil mamografi cihazı kazandırdı. Şifa Projesi çerçevesinde kazandırılan araç ile kent merkezinin yanı sıra ilçeler ve köylerde yaşayan kadınlara meme kanseri taraması yapıldı. 2023 yılında 3 bin 280 olan tarama sayısı, 2024 Kasım ayında hizmet vermeye başlayan Mobil Kanser Tarama Aracı ile birlikte 7 bin 404’e ulaştı. 2025 yılında 9 bin 450 tarama sayısına ulaşılan kentte 384 kişinin meme kanseri taraması pozitif sonuçlandı. Tarama sonucu pozitif çıkan kadınlar, Numune Hastanesi Tarama Sonrası Teşhis Merkezine yönlendirmeleri yapıldı. Kanser teşhisi konulan 28 hasta, mobil tarama aracı sayesinde erken tedaviye başladı. Mobil tarama aracı, Meme Kanseri Farkındalık Ayı çerçevesinde Sivas Devlet Hastanesi önüne konuşlanarak tarama yapmaya başladı. Aracı ziyaret eden Sivas Valisi Dr. Yılmaz Şimşek, görevli sağlık personeli ve vatandaşlarla bir araya gelerek sohbet etti. "Amacımız; meme kanseri konusunda toplumda bir farkındalık oluşturmak" Mobil tarama aracı ile ilgili İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulunan Vali Yılmaz Şimşek, "Bildiğiniz üzere ekim ayı, Meme Farkındalık Ayı. Bu amaç doğrultusunda ilimizde birçok etkinlik gerçekleştiriyoruz. Amacımız; meme kanseri konusunda toplumda bir farkındalık oluşturmak. Kadınlarımız bu konuda bilgilendirmek, bilinçlendirmek ve özellikle de erken tanı konusunda onları uyarmak. Dünya Sağlık Örgütü verilerinde her yıl yaklaşık 20 milyon kişinin kansere yakalandığını görüyoruz. İlk sırada akciğer kanseri yer alıyor, ikinci sırada ise meme kanseri yer alıyor. Biz de bu gerçek ışığında ilimizde Şifa Projesini başlattık. Öncelikle hayırseverimizin desteği ile aracı temin ettik. İçine son teknoloji ile donatılmış mamografi cihazını yerleştirdik. Bunun akabinde taramalara başladık" dedi. "Tarama sayısında yüzde 148’lik bir artış söz konusu" Sivas’ın coğrafyasının oldukça geniş olduğuna dikkat çeken Vali Şimşek, "Bin 234 köyümüz var. Kırsal kesimde yaşayan vatandaşlarımız, merkezde yaşayan vatandaşlarımız kadar şanslı değil. Bizim amacımız; kırsal kesimde yaşayan vatandaşlarımızın ayağına bu tarama hizmetini götürmekti, onları da bu koruyucu sağlık hizmetine kavuşturmaktı. Çok şükür ki çok olumlu sonuçlar aldık. Bu projeye bir yıl önce başlamıştık. Geldiğimiz noktada tarama sayılarımızda ciddi bir artış görüyoruz. Tarama sayısında yüzde 148’lik bir artış söz konusu. Kadınlarımız erken teşhis sayesinde kanser hastalığı ilerlemeden tedavisine başlamış oluyor. Bu projeye destek veren sağlık yöneticilerimize, milletvekillerimize, fedakarca görev yapan sağlık çalışanlarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi. Aracın içerisinde incelemelerde bulunan Vali Yılmaz Şimşek, sağlık çalışanları ve vatandaşlar ile birlikte havaya 58 pembe balon bıraktı. (RM-
31 Ekim 2025 Cuma - 10:23
Antibiyotik direnci tehlikesine dikkat
Antibiyotiklerin, bakterilerin neden olduğu hastalıkları iyileştiren çok önemli ilaçlar olduğunu ancak her hastalığın antibiyotikle düzelmediğini söyleyen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı Karakullukçu Çebi, "Örneğin, nezle, grip, öksürük gibi pek çok hastalık virüslerle oluşur ve bu hastalıklarda antibiyotik işe yaramaz. Yani antibiyotikler sadece doğru zamanda ve doğru hastalıkta kullanıldığında faydalıdır" dedi. Toplumda antibiyotik direnci tehlikesinin giderek arttığını belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı Karakullukçu Çebi, dikkat edilmesi gerekenler hakkında açıklamalarda bulundu. Antibiyotik direncinin tanımını yapan Liv Hospital Samsun’dan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı Karakullukçu Çebi, "Antibiyotikleri gereksiz kullandığımızda bakteriler bu ilaçlara alışabiliyor ve artık etkilenmemeye başlıyor. Buna ‘antibiyotik direnci’ denir. Böyle durumlarda basit bir hastalık bile daha uzun sürebilir ve tedavisi zorlaşabilir. Yani antibiyotikleri gereksiz kullanmak, sadece bugünümüzü değil geleceğimizi de etkiler" diye konuştu. "Gereksiz antibiyotik yerine vücudunuza destek olun" Çocukların en çok karşılaştığı hastalıkların çoğu virüs kaynaklı olduğunu ve vücudumuzun savunma sisteminin zamanla bu mikroplarla savaşmayı öğrendiğinin altını çizen Uzm. Dr. Çebi, "Bol su içmek, iyi beslenmek, uyku düzenine dikkat etmek ve doktorun önerdiği doğru tedaviyi uygulamak çoğu zaman iyileşmek için yeterlidir. Gereksiz antibiyotik almak yerine vücudumuza destek olmak en doğru yoldur" ifadelerini kullandı. "Anne babalar doktor önerisi olmadan çocuklarına antibiyotik vermemeli" Anne babaların doktor önerisi olmadan antibiyotik kullanmaması çok önemli olduğunu işaret eden Uzm. Dr. Çebi, "Her ateş, her öksürük antibiyotik gerektirmez. Hep birlikte bilinçli davranarak çocuklarımızın sağlığını koruyabilir, gelecekte güçlü ve etkili tedavi seçeneklerine sahip olmaya devam edebiliriz" şeklinde konuştu.
31 Ekim 2025 Cuma - 10:18
Medical Point, sağlıkta Türkiye’nin ’Altın Markası’
İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi, Ekonomiye Fayda Endeksi (EFE) sonuçlarına göre, özel hastane sektöründe Türkiye’nin "Altın Markası" unvanını kazandı. Türkiye İtibar Akademisi ve İstanbul Kent Üniversitesi iş birliğiyle bu yıl yedincisi düzenlenen Ekonomiye Fayda Endeksi (EFE) sonuçları açıklandı. Türkiye genelinde 26 bölge ve 72 ilde gerçekleştirilen araştırma kapsamında, kamuoyu nezdinde kurumların yönetim performansı, ürün ve hizmet kalitesi ile topluma sağladıkları sosyal fayda ölçümlendi. Yaklaşık 14 bin kişiyle Bilgisayar Destekli Telefon Görüşmesi (CATI) yöntemiyle yapılan araştırma sonucunda markalar, elde ettikleri puanlara göre Elmas, Platin ve Altın olmak üzere üç farklı ligde derecelendirildi. Türkiye’nin önde gelen markalarının yer aldığı listede İEÜ Medical Point, sağlık hizmetlerinde kalite, güven ve topluma katkı sağlayan çalışmalarıyla Altın Lig’de yer aldı. Bu kapsamda yapılan değerlendirmeler sonucunda İEÜ Medical Point Hastanesi, özel hastane sektöründe Türkiye’nin "Altın Markası" unvanına layık görüldü. İEÜ Medical Point Hastanesinden yapılan açıklamada, "Türkiye genelinde yapılan bu prestijli araştırmada ‘Altın Marka’ olarak yer almak bizim için büyük bir gurur kaynağı. Bu başarı; hasta memnuniyetini, etik değerleri ve topluma fayda sağlamayı esas alan tüm ekibimizin özverili çalışmalarının bir yansımasıdır. Sağlıkta kalite ve güven anlayışımızla insanımıza hizmet etmeye devam edeceğiz." denildi.
31 Ekim 2025 Cuma - 10:18
Bayburt’ta vatandaşlar ‘Erken Teşhis Hayat Kurtarır’ standında bilgilendiriliyor
Bayburt İl Sağlık Müdürlüğü tarafından ‘Kanserde Erken Teşhis Hayat Kurtarır’ sloganıyla Cumhuriyet Caddesi’nde bilgilendirme standı açıldı. Stantta, vatandaşlar kanser türleri ve erken teşhis hakkında bilgilendiriliyor. Kanser farkındalığını artırmak amacıyla açılan stantta, vatandaşlara meme, rahim ve bağırsak kanseri gibi çeşitli kanser türleri hakkında bilgi verildi. Stantta, bilgilendirici broşürler de dağıtılarak, erken teşhisin önemine dikkat çekildi. Sindirim sisteminde gizli bir kanamanın varlığını tespit etmeye yarayan önemli bir tarama yöntemi olan Dışkıda Gizli Kan Testi (GGK) vatandaşlara verilerek, gaita kitinin nasıl kullanılacağı anlatıldı. İl Sağlık Müdürlüğü personelleri, vatandaşları kanser taramaları için Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi’ne (KETEM) yönlendirerek, taramaların ücretsiz bir şekilde yapıldığını hatırlattı. Stantta ayrıca, erken teşhisin kanserle mücadelede hayat kurtarıcı bir rol oynadığına vurgu yapıldı.
31 Ekim 2025 Cuma - 09:55
Kışla birlikte gelen göz enfeksiyonlarına dikkat
Kış aylarında gribal enfeksiyonların artmasına paralel olarak göz hastalıklarında da artış görülürken, uzmanlar vatandaşları bu konuda dikkatli olma konusunda uyarıyor. Kış aylarında sık karşılaşılan göz problemleri konusunda bilgi veren Medicana Sağlık Grubu Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Hastalarımıza kış aylarında rahatsızlık veren sorunlardan biri de göz kuruluğudur. Kışın havalar yağışlı ve karlı geçmesine rağmen nem oranı düşük olduğundan hava oldukça kurudur. Ayrıca kış boyunca yanan kaloriferler, çalışan klimalar yeterince havalandırılmayan kapalı ortamlar bu etkilerin daha da artmasına yol açar. Özellikle uzun süre bilgisayar karşısında çalışan meslek grupları kuru göz rahatsızlığı açısından risk altındadırlar. Çünkü uzun süreli konsantrasyon gerektiren durumlarda insanlardaki mevcut göz kırpma sayısı azalmakta ve gözler daha çabuk kurumaktadır. Gözlerde batma, sulanma ve kızarıklık şeklinde kendini gösteren göz kuruluğunda, hastalara önerilerimiz, çalışılan ortamın nemlendirilmesi, bilgisayar karşısında daha sık göz kırpma ve göz hekiminin önereceği gözyaşı damlalarının kullanılması şeklindedir" dedi. Bir diğer problemin de gözde sulanma, kızarıklık, çapaklanma ile başlayan konjonktivitler olarak adlandırılan sorun olduğunu ifade eden İpçioğlu, "Kış aylarında virüslere bağlı hastalıkların artmasına paralel olarak özellikle gribal enfeksiyonların artış gösterdiği dönemlerde viralkonjonktivitin görülme sıklığı artmaktadır. Toplu yaşam alanları bu açıdan risk altındadır. Hastalık gözde kızarıklık, sulanma, çapaklanma ve ışığa karşı hassasiyet artışı şeklinde şikayetlere neden olur. Genellikle tek gözde başlayıp daha sonra diğer gözde de şikayetler ortaya çıkar. Gözün kornea dediğimiz saydam tabakasını tutarak görme azalması yapabileceğinden en kısa zamanda bir göz hekimine başvurmak gerekir. Hastalıktan korunmak için özellikle gözlerin çok ovulup kaşınmamasına, başkasına ait havlu, makyaj malzemesi ve benzeri şahsi eşyaların kullanılmamasına, bu tür hastalık belirtileri olan kişilerle yakın temastan kaçınılmasına ve el hijyenine dikkat edilmesi gerekir" diye konuştu. Ultraviyole ışınlarının da göz açısından riskleri olduğunu belirten Medicana Bursa Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Kış aylarında sıcaklığın az olması, ultraviyole ışınlarının zararlı etkilerinin de daha az olduğu anlamına gelmiyor. Kışın karların oluşturduğu parlama ve yansımalar bu etkileri daha da arttırmaktadır. Bu nedenle dışarıda uzun süre vakit harcama eğiliminde olan çocuklar, açık havada çalışan işçiler ve kar sporu yapanlar risk altındadır. Yaşa bağlı katarakt, yaşa bağlı makula dejeneresansı, pterjium, ve göz çevresi cilt kanserleri güneş ışığına bağlı göz hastalıklarından bazılarıdır" diye konuştu.
31 Ekim 2025 Cuma - 09:52
Akdeniz Belediyesinden ’meme kanseri farkındalığı’ için pembe kurdele
Mersin’in merkez ilçe Akdeniz Belediyesi ile İlçe Sağlık Müdürlüğü iş birliğinde, ’1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı’ kapsamında Mersin’in en yoğun noktalarından Kuvayi Milliye ve İstiklal Caddelerinde farkındalık stantları kuruldu. Etkinliklerde vatandaşlara bilgilendirici broşürler dağıtılırken, meme kanserine dikkat çekmek amacıyla pembe kurdele ve balonlar verildi. Meme kanserinde erken teşhis ve düzenli kontrollerin önemine vurgu yapmak amacıyla düzenlenen etkinlikte, Akdeniz Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü ile İlçe Sağlık Müdürlüğü personelleri vatandaşlarla birebir iletişim kurdu. Uzman ekipler, hastalığın belirtileri, tarama yöntemleri ve erken teşhisin sağ kalımdaki kritik rolü hakkında bilgi paylaşarak yönlendirmelerde bulundu. Etkinliğe katılan Akdeniz İlçe Sağlık Müdürü Ayşe Arslan, stantları ziyaret ederek vatandaşlarla sohbet etti ve farkındalık mesajları verdi. Arslan, meme kanserinde erken tanının hayat kurtardığını vurgulayarak tüm kadınları düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemeye çağırdı.
31 Ekim 2025 Cuma - 09:30
Prof. Dr. Figen Ayhan: "Meme kanseri tedavisi alan her 5 kadından birinde lenfödem gelişme riski vardır"
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Figen Ayhan, "Meme kanseri tedavisi alan her 5 kadından birinde lenfödem gelişme riski vardır. Fazla kilolu, koltuk altından lenf cerrahisi geçiren ve/veya ışın tedavisi alan, aynı taraf kol veya memeden enfeksiyon geçiren ve bazı kemoterapileri alan hastalar yüksek risk grubundadır" dedi. Meme kanseri kadınlarda yaygın bir kanser türü olmaya devam ediyor. Meme kanseri cerrahisi geçiren, kemoterapi ve ışın tedavisi alan her 5 kadından 1’inde yıllar sonra bile sıklıkla kolda ve elde görülen ani şişliklerin ise lenfödem belirtisi olabileceği belirtildi. Medicana Sağlık Grubu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. F. Figen Ayhan, lenfödem erken teşhis edilmezse fonksiyon kaybına kadar gidebileceğini belirterek, hastalara bedenlerini izleme çağrısında bulundu. Prof. Dr. Ayhan ayrıca, erken teşhisin lenfödemiden korunmanın en etkili yolu olduğunu vurguladı. "Erken tanı ve tedavi almayan lenfödem kronik bir hastalığa dönüşür" Erken tanının her hastalıkta olduğu gibi lenfödemde de önemli bir yere sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Ayhan, "Meme kanseri tedavisi alan her 5 kadından birisinde lenfödem gelişme riski vardır. Fazla kilolu, koltuk altından lenf cerrahisi geçiren ve/veya ışın tedavisi alan, aynı taraf kol veya memeden enfeksiyon geçiren ve bazı kemoterapileri alan hastalar yüksek risk grubundadır ve yakın takip edilmelidir. Beden dikkatle izlenmeli, erkenden teşhis edilmelidir. Lenfödemden korunma ve erken tanı ile tedavisi mümkündür. Erken tanı ve tedavi almayan lenfödem kronik bir hastalığa dönüşür, önemli fonksiyon kayıpları meydana gelebilir. Bu hastalar da tam teşekküllü hastanelerin uzman lenfödem kliniklerinde yaşam boyu sağlıklı diyet, cilt bakımı, manuel lenfatik drenaj masajı, bandaj, gündüz veya gece giysileri ile egzersiz programı almalıdır" dedi. "Meme ameliyatı sonrası egzersizlere başlanmalıdır" Prof. Dr. F. Figen Ayhan, meme kanseri hastalarına özel lenfödem tedavisine ilişkin şöyle konuştu: "Tedavide ödem düzeyini mümkün olabildiğince azaltmak veya gidermek, enfeksiyon riskini azaltmak, lenfödemli bölgelerin fonksiyonel kapasitesini en üst düzeye çıkarmak ve kozmetik görünümü olabildiğince düzeltmek amaçlanır. Meme ameliyatı sonrası erken dönemde omuzun tam eklem açıklığını kazanmaya yönelik egzersizlere başlanmalıdır. Ameliyat ve ışın tedavisi sonrası erken dönemde ödemi artırabilecekleri için dirençli egzersizlerden kaçınılmalıdır. Daha sonraki dönemde kompleks dekonjestif tedavinin bir parçası olarak çok katlı bandajlama veya basınç giysisi kullanılarak eklem hareket açıklığı egzersizleri, germe egzersizleri, kademeli olarak direncin artırıldığı güçlendirme egzersizleri ve kardiyo egzersizleri olarak da bilinen kondisyon artırmaya yönelik aerobik egzersizler ile devam edilmelidir. Hem lenf hem de toplardamar (venöz) dolaşımdaki akımı bozarak lenfödemi arttırmaları nedeniyle eklem hareketi yapılmadan kas kasılmaları ile güçlendirmenin sağlandığı izometrik egzersizlerden kaçınılmalıdır. Meme kanseri ile ilişkili lenfödem risk grubunda olan kadınlar yılda bir kez lenfödem uzmanına başvurmalı ve kolunda şişlik hisseden her meme kanseri tanılı kadın da aynı uzmandan lenfödem tedavisini almalıdır."
31 Ekim 2025 Cuma - 09:03
Çukurca’da katarak ameliyatı yapıldı
Hakkari’nin Çukurca Devlet Hastanesinde ilk kez katarakt ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi. Uzman hekimler tarafından yapılan operasyon sayesinde, vatandaşların ileri düzey göz sağlığı hizmetlerine artık ilçe sınırları içinde ulaşabileceği bildirildi. Hastanın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, ameliyatın başarılı geçmesi ilçede büyük memnuniyet oluşturdu. Sağlık yetkilileri, bu tür operasyonların artık Çukurca’da da yapılabileceğini belirterek, emeği geçen tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etti.
30 Ekim 2025 Perşembe - 18:51
Minik tadımcılara zeytinyağı eğitimi
Muğla Büyükşehir Belediyesi, Duyusal Analiz Laboratuvarı Sürekli Eğitim Merkezi’nde "Geleceğin Tadımcılarını Yetiştiriyoruz" projesiyle ilköğretim öğrencilerine zeytinyağı bilinci kazandırıyor. Proje kapsamında çocuklara doğru zeytinyağı üretimi, kaliteli zeytinyağının sağlık üzerindeki etkileri ve kaliteli ile kalitesiz zeytinyağının nasıl ayırt edilebileceği anlatılıyor. Büyükşehir Belediyesi’nin doğaya duyarlı ve bilinçli nesiller yetiştirme hedefiyle hayata geçirdiği proje, Kavaklıdere Çayboyu Mehmet Koçer İlkokulu ve Yeşilyurt İlkokulu öğrencileriyle buluştu. Eğitimlerde öğrencilere zeytin ağacının doğadaki ve kültürümüzdeki önemi, zeytinyağı üretim süreci, duyusal analiz yöntemiyle kalite farkları ve sağlıklı tüketim alışkanlıkları uygulamalı olarak aktarıldı. Program sonunda öğrencilere katılım belgeleri takdim edildi. Ahmet Aras: "Zeytin ağacını tanıyan çocuk, doğaya da barış getirir" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, projenin çocuklara sadece zeytinyağını değil, aynı zamanda doğayı sevme ve koruma bilincini de kazandırdığını vurguladı: "Muğla, zeytinin ve zeytinyağının anavatanlarından biri. Biz istiyoruz ki çocuklarımız bu toprakların değerini bilsin, üretimi ve emeği tanısın. Zeytin ağacını tanıyan bir çocuk, doğaya da insana da barış getirir. Duyusal Analiz Laboratuvarımız aracılığıyla geleceğin tadımcılarını, yani doğayla dost, bilinçli bir nesli yetiştiriyoruz. Çünkü doğru üretim ve doğru tüketim alışkanlığı, geleceğe bırakılacak en büyük mirastır"
30 Ekim 2025 Perşembe - 18:50
Türkiye-Sudan sağlık diplomasisinde yeni dönem
Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay ve heyeti, Sudan Büyükelçisi Nader Youssef Al-Tayeb ve Sudan Sağlık Müsteşarı’nı Ankara’daki merkezinde ağırladı. Görüşmede, iki ülke arasında sağlık, bitkisel tıp, eğitim ve yatırım alanlarında ortak çalışma fırsatları ele alındı. Toplantıda Sudan’ın geleneksel tıpta önemli yere sahip Arap zamkı, acı kayısı çekirdeği ve baobab meyvesi gibi bitkisel ürünlerin, Türkiye’deki modern tıbbi araştırmalarla birleştirilerek ortak projeler geliştirilmesi kararlaştırıldı. Ortak bir tanıtım programı üzerine görüşmeler ilerletilecek olarak görüşüldü. Sudan’da kurulacak sağlık merkezleri için Türk-Sudan ortak hastane yatırımları, Sağlık Bakanlığı akreditasyon süreçleri, hasta transferi ve VIP ulaşım altyapısı, kültürel ziyaret ve eğitim değişim programları görüşüldü. Tıp fakültesi öğrencileri ve akademisyenler için öğrenci değişim programları planlanırken, cerrahi simülasyon, bitkisel ilaç yönetimi ve ilaç protokolleri konularında ortak eğitim modelleri de gündeme geldi. Sudan Sağlık Müsteşarı, bu görüşmenin "iki ülke arasında sağlık alanında uzun vadeli bir stratejik iş birliği süreci için çok verimli olduğunu" vurguladı. SATKOF Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay ise, "Sudan ile sağlık ve bitkisel ilaç alanındaki iş birliği, hem ekonomik hem de kültürel olarak Osmanlı Dönemine uzanan dostluk köprülerimizi geliştirecektir" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder