Son Dakika
|
ABD Başkan Yardımcısı Vance: "İran’la anlaşmaya varamadık"
Öğretmen Fatma Nur Çelik’i öldüren sanığın 126 yıla kadar hapsi istendi
Aslı Baş’ın ölümünde Yargıtay’ın kararı bozması sonrası yeni gelişme
AB’nin Giriş-Çıkış Sistemi Schengen bölgesinin tamamında uygulamaya girdi
Pezeşkiyan: "Türkiye'nin tutumunu takdir ediyoruz"
Küçükçekmece’de İETT otobüsünden inen yolcuya motosiklet çarptı
Mersin’in Yenişehir Belediyesi’ne yolsuzluk operasyonu:
Mazota Cuma sabahı 13 TL indirim geliyor
İzmir’deki polis merkezi saldırısı davasında ara karar açıklandı
Pezeşkiyan: "Lübnan'a yönelik saldırı, ateşkes anlaşmasının açık bir ihlalidir"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Khartoum’s Marina Park Reopens After Years of War
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a atfedilen sözlere yalanlama
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: "ABD dayatmadan vazgeçerse anlaşma mümkün"
Trump: "NATO’yu yeniden değerlendirmemiz gerekiyor"
İran heyeti Pakistan’dan ayrıldı
Bakan Gürlek: "2025 yılında arabuluculuk yöntemiyle uyuşmazlıkların yüzde 54'ünde anlaşma sağlandı"
Kartal’da kaybolan balıkçı 15 gündür aranıyor: Arkadaşları denize açıldı
Peskov: "NATO, ABD’nin memnuniyetsizliği nedeniyle çökmeyecektir"
SAĞLIK
Atakum’da ücretsiz sağlık taramasına vatandaşlardan yoğun ilgi
12 Nisan 2026 Pazar - 15:18:53
Samsun’un Atakum Belediyesi ile Ondokuz Mayıs Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen ücretsiz sağlık tarama hizmeti vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Atakum Belediyesi ile Ondokuz Mayıs Üniversitesi Hemşirelik Bölümü iş birliğinde yürütülen sağlık tarama programı, ilk olarak Özgecan Kadın Danışma Merkezi’nde başlatılırken, Şehit Ömer Halisdemir Tesisinde devam etti. Sağlıklı yaşam konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlenen program, vatandaşların buluşma noktası oldu. Program kapsamında uzman sağlık personeli tarafından 18 yaş üstü kadınlar ve 50 yaş üstü erkeklere yönelik çeşitli sağlık hizmetleri sunuldu. Vatandaşlar tansiyon ve şeker ölçümü yaptırırken, kalp, böbrek, üreme sağlığı ve aile planlaması konularında da bilgilendirildi. Etkinlikte kanserde erken tanının önemine dikkat çekilirken, katılımcılar çeşitli tarama testlerinden geçirildi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Halk Sağlığı Hemşirelik Bölümü 4. sınıf öğrencileri tarafından kurulan stantlarda ise idrar kaçırma, aile planlaması, diyabet, menopoz, kalp sağlığı ve kanser taramaları hakkında bilgilendirme yapıldı. Öğrenciler, etkinliğin temel amacının toplumda sağlık bilincini artırmak ve hastalıklar ortaya çıkmadan önlem alınmasını sağlamak olduğunu belirtti. Programa katılan vatandaşlar da hizmetten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Sağlık taramasına katılan bir vatandaş, düzenli kontroller yaptırdığını belirterek verilen bilgilerin faydalı olduğunu ifade etti. Bir diğer katılımcı ise hizmetin özellikle ileri yaş grubundaki vatandaşlar için önemli olduğunu vurgulayarak, toplumun sağlık konusunda daha bilinçli olması gerektiğini söyledi.
12 Nisan 2026 Pazar - 14:51
Hastanın parmağına sıkışan yüzüğü itfaiye ekipleri çıkardı
Kahramanmaraş’ta bir hastanın parmağına sıkışan yüzük, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle çıkarıldı. Edinilen bilgiye göre, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin Cerrahi Servisi’nde tedavi gören bir hastanın parmağına yüzük sıkıştı. Vakanın bildirilmesi üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri tarafından parmağa sıkışan yüzük çıkarıldı. Herhangi bir olumsuzluk yaşanmazken, çıkarılan yüzük hastanın refakatçisine teslim edildi.
12 Nisan 2026 Pazar - 13:41
Genç neslin yeni tehdidi: Elektronik sigara alışkanlığı kalp krizini tetikliyor
Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği’nden Doç. Dr. Zekeriya Doğan, genç yaşta kalp krizi görülme oranlarının arttığını vurgulayarak önemli uyarılarda bulundu. Özellikle yeni nesilde artış gösteren sigara ve elektronik tütün ürünleri kullanımıyla birlikte obezite ve modern yaşamın getirdiği psikolojik faktörlerin gençleri ciddi şekilde tehdit ettiğini belirten Doğan, "Ben gencim, kalp krizi geçirmem" algısının yanlış olduğuna dikkat çekti. Kardiyovasküler hastalıklara bağlı can kayıpları dünya genelinde ilk sırada yer almaya devam ederken, kalp krizinin "yaşlı hastalığı" olduğu algısı her geçen gün değişmeye devam ediyor. Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği’nden Doç. Dr. Zekeriya Doğan, özellikle gençlerde artan kalp krizi vakalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Özellikle sigara, elektronik tütün ürünleri ve hareketsiz yaşamın yanı sıra psikolojik faktörlerin de büyük bir tehdit oluşturduğunu belirten Doğan; yaşam tarzı değişikliğinin hayati önem taşıdığını ifade etti. "Genç nesilde kalp krizinin artmasının en önemli nedenleri sigara ve elektronik tütün ürünlerinin kullanılması" Son dönemde modern yaşamın getirmiş olduğu olumsuzlukların yanı sıra geleneksel risk faktörlerinin de kalp kirizine olan etkisinin sürdüğünü ifade eden Doç. Dr. Zekeriya Doğan, şunları söyledi: "Ülkemizde ve dünya genelinde kardiyovasküler sistemden ölüm maalesef en önemli nedenler arasında ve artış hala devam etmekte. Özellikle genç hasta grubunda kalp krizi vakalarının artmasının en önemli nedenleri arasında sigara ve elektronik tütün ürünlerinin kullanılması, obezite, modern yaşamın getirmiş olduğu yalnızlık ve kaygının tetiklediği depresyon yer alıyor. Tabii ki geleneksel risk faktörleri olan diyabet, tansiyon, obezite, hareketsiz bir yaşam ve sigara kadar geleneksel olmayan risk faktörleri de kalp krizinin önemli nedenleri haline gelmiş durumda." "Kalp krizi önceden sinyal verir ve önlenebilir" Kalp krizinin çoğu zaman öncesinde belirti verdiğine dikkat çeken Doç. Dr. Doğan, "Kalp krizi önceden sinyal verir ve önlenebilir. ’Ben gencim, bana bir şey olmaz, 60 yaş üstünün hastalığıdır’ diye yaklaşmamak lazım. Göğüste ağrı, sıkışma, nefes darlığı, sol kola, sağ kola ya da çeneye vuran ağrı tipik semptomlar olmakla beraber kadın hastalarda, şeker hastalarında ve yaşlı hastalarda nefes darlığı, yorgunluk ve baş dönmesi gibi klasik olmayan semptomlar da belirti gösterebilir. Ülkemizde de dünyada olduğu gibi genç yaşta kalp krizi vakalarının arttığı bir gerçek. Özellikle modern yaşamın getirdiği izolasyon, depresyon ve kaygı bozukluğu maalesef genç yaşta kalp krizlerinin görülme oranını artırmaktadır. Bununla birlikte özellikle elektronik sigara alışkanlığının da genç yaş grubunda sık olması da yine başlıca nedenler arasında" şeklinde konuştu. "Şüphe varsa hemen 112 aranmalı" Doç. Dr. Doğan kalp krizi belirtilerinin ciddiye alınması gerektiğini vurgulayarak, "Göğüste herhangi bir ağrı, sıkışma, kola ya da çeneye yayılan ağrı, bulantı, kusma, baş dönmesi ve nefes darlığı gibi belirtilerden herhangi biri olduğunda ‘şüphe varsa şüphe yoktur’ yaklaşımıyla 112 acilen aranmalıdır. Asla kişi kendi imkanlarıyla arabasına binip hastaneye gitmeye çalışmamalı ve mümkün mertebe yüksek riskli bir hastaysanız bunlar olmadan önce gereken önlemler alınmalıdır" dedi. "Kendiniz ve sevdikleriniz için kalbinizi koruyun" Kalp krizinden korunmanın mümkün olduğunu belirten ve dikkat edilmesi gerekenleri aktaran Doç. Dr. Doğan, şu ifadelere yer verdi: "Sigara kesinlikle bırakılmalı, ’Ben gencim, kalp krizi geçirmem’ anlayışından uzak durulmalı ve risk sınıfı iyi belirlenmelidir. Bununla ilgili olarak diyabet, hipertansiyon, obezitenin önüne geçmek için yaşam tarzı değişikliklerini kesinlikle hayatımıza katmalı ve hastalarımızın varsa mevcut kullandığı ilaçlara düzenli ve kontrollü bir şekilde devam etmesidir. Özetle ’Sigarayı bırak, hareket et ve yaşam tarzı değişikliklerini mutlaka olumlu bir şekilde hayatına kat. Kendiniz ve sevdikleriniz için kalbinizi koruyun ve kalbinizin size söylediklerine kulak verin’."
12 Nisan 2026 Pazar - 13:12
Uzmanından dünyada en çok öldüren 4’üncü hastalık için uyarı: "KOAH’ı sigarayı bırakmak, zatürreyi aşı durdurur"
Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Kliniği’nden Prof. Dr. Sait Karakurt, toplumda sık görülen Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) ve zatürre hakkında önemli uyarılarda bulundu. KOAH’ın ölümcül hastalıklar listesinde üst sırada yer alan ve toplumda sık görülen bir rahatsızlık olduğunu dile getiren Karakurt, "Vakaların yaklaşık yüzde 85’i sigara kullanımına bağlı" dedi. Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi uzmanlarından Prof. Dr. Sait Karakurt, dünya genelinde can kayıplarına neden olan hastalıklar arasında 4’üncü sırada yer alan KOAH ve beraberinde getirdiği zatürre riskine karşı önemli açıklamalarda bulundu. Vakaların yüzde 85’inin sigara kullanımı kaynaklı olduğunu vurgulayan Karakurt, KOAH’ın önlenebilir bir hastalık olduğunun altını çizerken; özellikle 65 yaş üstü ve risk grubundaki bireylerin zatürreye karşı aşılama ve erken teşhis konusunda hassas olmaları gerektiğini belirtti. "KOAH önlenebilir bir rahatsızlıktır; sigaranın bırakılmasıyla birlikte tamamen ortadan kalkacaktır" KOAH’ın en büyük sebebinin sigara kullanımı olduğunu dile getiren Prof. Dr. Sait Karakurt, hastalığın ciddiyetini ve önlenebilmesi için yapılması gerekenleri şu şekilde aktardı: "KOAH toplumda sık görülen bir hastalıktır ve yaklaşık toplumda bunu yüzde 10 civarında görüyoruz. KOAH, zararlı maddelerin akciğeri parçalamasıyla oluşan bir rahatsızlık ve bunun da en önemli nedeni sigara. Vakaların aşağı yukarı yüzde 85’i sigara kullanımından kaynaklıdır. Bunun dışında hava kirliliği, iş yerlerinde kimyasal maddelere maruz kalma ve enfeksiyonlar da yine KOAH’ın nedenleri arasındadır. KOAH’ın önemi şu; bugün Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) dünyada insanları öldüren hastalıklar listesinde ilk 10’da 4’üncü sırada yer alıyor. KOAH önlenebilir bir rahatsızlıktır; sigaranın bırakılmasıyla birlikte tamamen ortadan kalkacaktır." "Akciğer dokusunun tahrip olduğu her durumda hastaların enfeksiyona karşı eğilimi artar" KOAH’ın akciğer dokusunu tahrip eden bir hastalık olduğunu ve bu nedenle de hastaların enfeksiyona açık hale geldiğine dikkat çeken Karakurt, "Akciğer dokusunun tahrip olduğu her durumda hastaların enfeksiyona karşı eğilimi artar ve enfeksiyona yakalandıkları zaman bunun geçmesi güç olur. KOAH’lı hastalar zatürre geçirdikleri zaman öksürük ve balgam artışı gibi bir takım belirtiler gelişir. Ayrıca ateşin 38,5 derecenin üstüne çıkması, nefes darlığının artması, titremeyle birlikte ateşin yükselmesi ve bir takım bilinç bozukluğu gibi belirtiler hastanın zatürre olduğunu gösterebilir. Bu nedenle hastaların erkenden doktora başvurmaları önemlidir" şeklinde konuştu. "Bronşitten ölüm pek görülmez ama zatürre tehlikelidir" Hastalarda bronşit ve zatürrenin ayırt edebilmesi için belirtilerin doğru tespit edilmesi gerektiğini vurgulayan Karakurt, "Hem zatürrede hem de bronşitte hastalarda öksürük, balgam ve ateş görülür ama burada ikisini ayırt etmek lazım. Bronşit daha çok hava yollarının yani bronşların iltihaplanmasıdır. Zatürre ise hava yollarının uçlarında bulunan ve karbondioksit değişimini sağlayan alveollerin yani hava keselerinin iltihaplanmasıdır. Bronşitten ölüm pek görülmez ama zatürre tehlikelidir; aşağı yukarı yüzde 10 gibi bir ölüm oranıyla seyreder ve bu ölüm oranı yaş arttıkça artar. Ayrım için ateşin yüksek olup olmamasına ve hastada bilinç bozukluğu, solunum sayısının artması ve morarma gibi belirtiler görüldüğü takdirde zatürre olabileceğini düşündürür. Bu gibi durumlarda en kısa zamanda bir sağlık kuruluşuna başvurmak gereklidir" ifadelerini kullandı. "Aşı olmak ve yaşam şartlarını düzeltmek zatürreden korunmak açısından önemlidir" Son olarak zatürrenin önlenebilir bir rahatsızlık olduğunu ifade eden Prof. Dr. Karakurt, "Zatürrenin aşısı var ve bunu mutlaka olmak gerekir. Zatürre riski genelde 5 yaş altı çocuklarda ve 65 yaş üstü bireylerde artar. Ayrıca hastalarda bilinçle alakalı sıkıntılar varsa örneğin felç gibi, ya da yutmayla alakalı sıkıntılar varsa çeşitli kas hastalıkları gibi zatürre de sıklıkla artar. Bir de daha sıkışık yaşamdan dolayı zatürre genelde kış aylarında daha çok gördüğümüz bir rahatsızlıktır. Bunun dışında okullar, kreşler, cezaevleri ve kışlalar gibi sıkışık yaşam şartlarında ve ekonomik düzeyin düşük olduğu durumlarda zatürrenin arttığını biliyoruz. Burada olabildiği kadar bu faktörleri düzeltmek ve aşı olmak zatürreden korunmak açısından önemlidir" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
11 Nisan 2026 Cumartesi- 09:18
Keçiören’de glütensiz kafe hizmete açıldı
2
12 Nisan 2026 Pazar- 09:41
Kanserde kişiselleştirilmiş tedavi dönemi
3
12 Nisan 2026 Pazar- 10:06
Kardiyoloji Uzmanı Demirkıran: "Sağlıklı bir kalp için sigara ve alkolden uzak durmak büyük önem taşır"
4
11 Nisan 2026 Cumartesi- 11:07
Psikofarmakologlar 15-18 Nisan’da Antalya’da toplanıyor
5
11 Nisan 2026 Cumartesi- 09:59
Uzmanı uyardı: "Dil ve konuşma problemlerinde erken müdahale çok önemli"
05 Ekim 2025 Pazar - 14:15
İdrar yolu enfeksiyonları çocukların böbrek sağlığını tehdit ediyor
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. İlke Beyitler, çocuklarda sık görülen idrar yolu enfeksiyonlarının zamanında tedavi edilmemesi durumunda böbrek yetmezliği, hipertansiyon ve gebelik sorunları gibi ciddi sağlık problemlerine yol açabileceği uyarısında bulundu. Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonları, özellikle erken yaşlarda oldukça yaygın görülen ve zamanında tedavi edilmediğinde ciddi sonuçlara yol açabilen önemli bir sağlık sorunu. Henüz gelişim aşamasında olan böbrekler, bu tür enfeksiyonlardan kolayca etkilenebiliyor. Bu nedenle hastalığın erken fark edilmesi ve uygun şekilde tedavi edilmesi, çocukların böbrek sağlığının korunması açısından büyük önem taşıyor. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. İlke Beyitler, çocuklarda görülen idrar yolu enfeksiyonlarının zamanında tespit edilerek gerekli tedavinin yapılması gerektiğini belirtti. Muhtemel ihmallerin gelecekte böbrek yetmezliği, hipertansiyon ve gebelik problemleri gibi riskli durumlara neden olabileceği uyarısında bulunan Doç. Dr. Beyitler, bol su tüketilerek, yeterli sıklıkta ve miktarda idrar yapılarak bu durumun önüne geçilebileceğini ifade etti. İhmal, en büyük risk Çocuklarda en sık görülen enfeksiyonların başında gelen idrar yolları enfeksiyonlarının, özellikle küçük yaştaki çocuklar için risk oluşturduğunu kaydeden Doç. Dr. Beyitler, bu durumun henüz gelişmekte olan böbrekler için tehlikeli sonuçlara neden olabileceğini söyledi. Doç. Dr. Beyitler, "Tedavisi kolay olmasına rağmen çoğu kişi tarafından ihmal edilen bu rahatsızlık, çocuklarda ileride daha büyük sorunlara yer açabilir" dedi. İdrar yolu enfeksiyonlarının oluşmasına neden olan etkenlere de değinen Doç. Dr. İlke Beyitler, şöyle devam etti: "Küçük çocuklardaki tuvalet eğitimi zorlu ve uzun bir süreç. Bu süre içerisinde anne babaların ciddi bir mesai harcamaları gerekiyor. Yuva ya da anaokulu çağındaki çocuklar birçok nedenle tuvalete gitmeye çekiniyor ve idrarını tutuyor. Bu da başlı başına idrar yolu enfeksiyonlarına yol açan bir sebep. İdrarın mesanede uzun süre kalması, orada hastalık yapan bakterilerin artmasına ve böylece koruyucu hücrelerin bozularak idrar yolu enfeksiyonu oluşmasına yol açıyor. En sık görülen belirtileri ise, kabızlık, iştahsızlık, bulantı, kusma, kilo alamama şikayetleri oluyor." Enfeksiyona dair bulgulara değinen Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. İlke Beyitler, küçük çocuklarda bu durumun "çocukların idrarını kesik kesik yapması, huzursuzluk ve ateşlenme" ile kendini gösterdiğini kaydetti. Okul çağındaki çocukların ise kendini ifade edebildiği için "sırt ya da bel ağrısı, idrar yaparken canının acıması" gibi ifadelerle bunu anlatabildiğine vurgu yaptı. Son dönemlerde sık karşılaşılan bir durum haline gelen idrar yolu enfeksiyonunun, ilk bir yaşa kadar erkek çocuklarında sık görüldüğünü anlatan Doç. Dr. Beyitler, kız çocuklarında ise bu sorunun bir yaşından sonra daha yaygın olarak ortaya çıktığını söyledi. Hijyen ve bol su tüketimi önemli Bu enfeksiyonlarla mücadelede en önemli ve faydalı direnç mekanizmasının "yeterli sıklıkta, yeterli miktarda idrar yapılması ile bol su tüketilmesi" olduğuna söyleyen Doç. Dr. Beyitler, enfeksiyonların bazı nedenlerini ise şöyle sıraladı: "Genital bölgenin çok sık olarak sabun veya şampuanlı suyla yıkanması, mesanenin yetersiz boşalması, böbrek taşı hastalığı, sünnetsiz olma ve mesane dissinerjisi gibi nedenler enfeksiyona sebep olabiliyor. Ancak genel olarak bu enfeksiyon, bağırsak bakterilerinin idrar yoluna ulaşmasıyla meydana geliyor. Kız çocuklarında yüzde 3 oranında görülen idrar yolu enfeksiyonları erkek çocuklarında yüzde 1 oranında görülüyor. Bunun nedeni, mesaneye ilerleyen bakterilerin kız çocuklarda mesaneye daha hızlı ulaşabilmesi. Gereksiz antibiyotik kullanımı, kötü hijyen gibi faktörler de genital bölgenin doğal ortamını bozuyor. Böylece çocukların idrar yolu enfeksiyonundan korunmada direnci azalıyor." Nasıl tedavi edilir? İdrar yolu enfeksiyonunun normal şartlarda 5-10 gün süre içerisinde uygun antibiyotikle tedavi edilebildiğini anlatan Doç. Dr. Beyitler, buna karşın daha ciddi enfeksiyonlarda tedavi süresinin 14 güne kadar uzayabileceğini söyledi. Enfeksiyonun şiddetine göre antibiyotiklerin damar yolu ile veya enjeksiyon yapılarak uygulanmasının da gerekebileceği bilgisini veren Doç. Dr. Beyitler, "Çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu tedavisinin yanı sıra riskli hastaların belirli görüntüleme yöntemleri ile incelenmesi ve yeni enfeksiyon gelişiminin önlenmesi için oldukça önemlidir. Bu amaçla en sık kullanılan yöntem ise üriner sistem ultrasonografisidir" dedi.
05 Ekim 2025 Pazar - 13:22
Tıp öğrencileri Başkent Hastanesinde klinik eğitimi almaya başladı
Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi, Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (CIU) Tıp Fakültesi öğrencilerini klinik eğitim programı kapsamında ağırlamaya başladı. Öğrenciler eğitim yılı boyunca merkezdeki farklı bölümlerde staj yaparak teorik bilgilerini pratiğe dönüştürme ve mesleki becerilerini geliştirme fırsatı bulacak. Tanıtım toplantısında tıp mesleğinin en önemli simgelerinden biri olan beyaz önlüklerini giyen ve stetoskoplarını alan öğrenciler hem eğitimin kalitesi hem de kurumun sıcak karşılamasından duydukları memnuniyeti dile getirdiler. Toplantıda yapılan konuşmalar genç hekim adaylarına hem moral hem de rehberlik sundu. Dönem 4 Koordinatörü Prof. Dr. İlknur Kozanoğlu; "Beyaz önlüğü giymek bir ayrıcalık olduğu kadar ciddi bir sorumluluktur. Onu taşırken her zaman bilimin ilkelerini savunmalısınız" dedi. Başkent Üniversitesi Adana Hastanesi’nin modern altyapısına, gelişmiş ameliyathanelerine, yoğun bakım ünitelerine ve son teknoloji laboratuvarlarına değinen Kozanoğlu, burada geçirilen her günün öğrencilerin yalnızca bilgi ve beceri kazanmasına değil, aynı zamanda sorumluluk gerektiren rollere hazırlanmasına katkı sağlayacağını ifade etti. Konuşmasını, "Bugün sizler de bu büyük ailenin bir parçası oluyor, kurumumuza adım atıyorsunuz. Emin olun, bu süreçte değişecek, gelişecek ve her adımda rehberlik göreceksiniz" sözleriyle tamamladı. Dönem 5 Başkanı Prof. Dr. Emrah Koçer genç meslektaşlarına ilham vermek için ünlü İngiliz Cerrah Sir William Osler’in sözlerini hatırlatarak şöyle devam etti: "Kitapsız çalışmak, denize hiç açılmamak; yalnızca kitap okuyup pratik yapmamak ise, denize açılmadan kıyıda kalmaktır." Bu sözlerle bilgi ve pratiğin birlikte kullanılmasının önemini vurgulayan Koçer, "Burada, bilimin ve tıp sanatının tüm yönlerini keşfetme ayrıcalığına sahip olacaksınız." Konuşmasında ayrıca Başkent Üniversitesi’nin kurucusu Prof. Dr. Mehmet Haberal’a teşekkür ederek, akademik kadronun koşulsuz desteğine değindi Prof. Dr. Özgür Özyılkan, genç hekim adaylarını Türkiye’de ve Adana’da görmekten duyduğu mutluluğu ifade etti. Öğrencilere seslenirken, doktorluğun yalnızca bir meslek değil aynı zamanda onur ve güven kaynağı bir yaşam biçimi olduğunu vurguladı. "Doktor olmak çok önemli ve değerli bir meslektir. İnsanlara anlamlı ve önemli bir şekilde yardımcı olmak, toplumda güven ve onur kazanmak bu mesleğin en kıymetli yönlerindendir" diyen Özyılkan, öğrencilerin burada geçirecekleri zamanda çok şey öğreneceklerini belirtti. Ayrıca üniversitenin kurucusu Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın Türk tıbbına yaptığı katkılardan söz ederek, onun yalnızca bir akademisyen değil, aynı zamanda Türk tıbbının öncülerinden biri olduğunu dile getirdi. Başkent Üniversitesi’nin İngiltere ve Almanya’daki ofisleriyle uluslararası bir vizyon sunduğunu hatırlatan Özyılkan, Adana Hastanesi’nin üniversitenin en büyük ve en önemli merkezlerinden biri olduğunu vurguladı. Başhekim Prof. Dr. Ferhat Kılınç ise, "Bizim için de ilk olan bu programın heyecanı içindeyiz. Karşılaşacağınız sorunlar mutlaka olacaktır, ancak endişelenmeyin; hastane ekibimiz her zaman yanınızda olacak. Başhekim Yardımcılarımız Dr. Hasan Yeşilağaç, Dr. Cevahir Özer ve Dr. Gürhan Poçan, Başhemşiremiz Demet Bakay ve Hastane Müdürümüz Seyit Ali Gül sizlere destek olmak için burada. Bu eğitimin yalnızca teknik bilgi aktarımıyla sınırlı olmadığını belirten Kılınç, "Amacımız, sizleri hem bilgi hem de etik donanım açısından güçlü hekimler olarak yetiştirmektir" ifadeleriyle konuşmasını sonlandırdı. Program süresince öğrenciler aile hekimliği, dahiliye, cerrahi, pediatri, kadın hastalıkları ve doğum gibi birçok klinik branşta rotasyon yapacak. Modern sağlık hizmetleriyle donatılmış merkezde, yalnızca klinik bilgi ve becerilerini geliştirmekle kalmayacak, aynı zamanda hasta güvenliği ve etik değerler çerçevesinde hekimlik mesleğini deneyimleyecekler. Bu süreç, onların yalnızca doktor değil, aynı zamanda toplumlarına güven ve umut veren bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlayacak. Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi, güçlü akademik kadrosu, modern tıbbi altyapısı ve uluslararası bağlantılarıyla öğrencilere dünya standartlarında bir eğitim sunmayı amaçlıyor.
05 Ekim 2025 Pazar - 12:59
Osmangazi’de çocuklar oyunlar oynayarak sağlıklı beslenmeyi öğreniyor
Osmangazi Belediyesi, hayata geçirdiği atölye çalışmasıyla çocuklara oyunlar oynatarak sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırıyor. Osmangazi İlçesi’ndeki çocukların sağlıklı şekilde büyümesi için çeşitli çalışmalar yapan Osmangazi Belediyesi, yeni başlattığı ‘Hayalimdeki Sağlık Kahramanı Atölyesi, ile sağlıklı ve sağlıksız yiyeceklerin ne anlam ifade ettiğini çocuklara detaylı şekilde anlatıp oyunlar oynayarak öğretiyor. Ayrıca atölye çalışmasına katılan çocuklara meyve ve sebzelerin hangi organlara daha iyi geldiği, sağlıkları için ne kadar tüketilmesi gerektiği en ince ayrıntısına kadar anlatılıyor. Osmangazi Belediyesi olarak çocukların sağlıklı beslenmesi için çalışmalar yaptıklarını ifade eden Atölye Eğitmeni ve Diyetisyen Simge Demir, ‘Hayalimdeki Sağlık Kahramanı Atölyesi’ ile çocukların sağlık profilini çizgi film karakterleriyle ve sanatla beraber bağdaştırarak meyve ve sebzelere karşı sempati kazanmalarını sağlamayı amaçlıyoruz. Çocukların sağlıklı ve sağlıksız yiyeceklerin ne anlam ifade ettiğini onlara anlatarak gösterip öğretiyoruz. Sanat ve sağlığın bir arada olduğu bir atölye çalışması yaptık. Atölye çalışması 3 hafta sürecek ilk haftası devam ediyor. İkinci ve üçüncü haftalarda meyve sebzelerin hangi organlara daha iyi geldiğini, sağlıkları için ne kadar tüketmesi gerektiğini çocuklara anlatacağız. Çocuklar etkinliğin ilk haftasında kahramanlarını belirliyorlar sonrasında bu kahramanların sağlık özellikleri belirliyorlar, sevdikleri yiyecek, sebze ve meyveleri paylaşıyorlar. Onlara süper güçler atfediyorlar. Bu kahramanlarla özdeşleştiklerinde kahramanlar 3 hafta boyunca çocukların yol arkadaşı oluyor. Bu yol arkadaşlarıyla beraber sağlıklı besinleri beraber öğrendikleri çeşitli oyunlar oynayacaklar. Sanatsal resim etkinlikleriyle beraber atölyelerimizi tamamlamış olacağız" dedi. Hayalimdeki Sağlık Kahramanı Atölye çalışmasına katılan çocuklar böyle faydalı ve eğlenceli atölye çalışması düzenlediği için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür etti.
05 Ekim 2025 Pazar - 12:13
Radyofrekans zayıflatıyor
Diyetisyen Deniz Türkaslan, radyofrekansın; zayıflama, ağrıların azaltılması, kan dolaşımının iyileştirilmesinde olumlu sonuçlar verdiğini söyleyerek, danışanlara daha kaliteli bir hayat sunduğunu söyledi. Radyofrekans ile vücuttaki ağrıların azaltılması, kan dolaşımının iyileştirilmesi ve uyku problemlerinin giderilmesi gibi olumlu sonuçlar alındığını söyleyen Diyetisyen Deniz Türkaslan, "FMS cihazımızı özellikle zayıflama ve ağırlık kontrolü üzerine kullanıyoruz. İnsan vücuduna radyofrekans veriyoruz. Bunun yanı sıra titreşim gücünden yararlanıyoruz. Bunları yaparken de yanı sıra sırt bölümünde masaj aparatı ile vücudumuzu dinlendiriyoruz. Bu cihazımız; vücuda gerekli kanıtlanmış radyo frekansı vererek gerek zayıflama, gerek ağrıların azaltılması, kan dolaşımının iyileştirilmesi ve uykunun düzenlenmesi gibi olumlu sonuçlar almamıza yarıyor" şeklinde konuştu. "Nöral terapi uyguladığımız cihazda birçok fayda aldığımız programlar mevcut" Nöral terapi ile vücudun kendini iyileştirme sürecini sinir sistemi üzerinden düzenlemeye yönelik bir tedavi yöntemi kullanıyor. Sinir tedavisi uygulayan cihaz vücuttaki gereksiz hücre dışı sıvıları, varis problemlerini azaltıp daha dinç ve kaliteli bir yaşam öne sürüyor. FMS cihazıyla birçok probleme olumlu sonuç alınabildiğini belirten Diyetisyen Deniz Türkaslan, "Cihazımızda kullandığımız bir diğer program ise, ödem atmak üzerine olmakta olup vücudun rahatlamasını sağlıyor, gereksiz hücre dışı sıvılardan kurtuluyoruz, vücudu rahatlatıyoruz. Masaj etkisi alarak, vücudun dinlenmesini ve daha dinç uyanmayı sağlıyoruz. Nöral terapi uyguladığımız cihazda birçok fayda aldığımız programlar mevcut. Bunlardan en çok kullandığımız varis problemleri, dolaşım problemleri, sinir sistemi üzerinden yaptığımız uygulama ve buna bağlı problemler, bel ve boyun fıtığı ağrılarını azaltmak için kullanıyoruz. Daha dinç bir yaşam, daha kaliteli bir hayat sürmeyi planlıyoruz" ifadelerini kullandı.
05 Ekim 2025 Pazar - 10:36
Bilecik heyeti tamamlayıcı Tıp Kongresi’nde
Bilecik İl Sağlık Müdürü ve hastane başhekimleri, İstanbul’da düzenlenen önemli sağlık kongresine katılarak bütüncül tıp vizyonunu değerlendirdi. İstanbul’da gerçekleştirilen 3. Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kongresi, "Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık Modeli" ile Sağlıklı Türkiye Yüzyılında Bütüncül Tıp Vizyonu’nu masaya yatırdı. Kongreye Bilecik İl Sağlık Müdürü Dr. Ferhat Damkacı ile Bilecik’teki hastanelerin başhekimleri katılım sağladı. Etkinlikte, modern tıp uygulamaları ile geleneksel tıp yöntemlerinin entegrasyonu ve sağlık hizmetlerinde bütüncül yaklaşımların önemi üzerinde duruldu. Sağlık profesyonelleri, yeni sağlık modellerinin geliştirilmesi ve Türkiye’de bütüncül sağlık anlayışının yaygınlaştırılması için fikir alışverişinde bulundu. Dr. Ferhat Damkacı, kongrede yaptığı açıklamada, "Yeni bir vizyonla yeni bir dönem başlatıyoruz. Bütüncül tıp, hem bireylerin hem de toplumun sağlığını korumada büyük rol oynayacaktır" dedi.
05 Ekim 2025 Pazar - 09:41
Erzurum’da sağlıklı yaşam mesajı
Erzurum Sağlık İl Müdürlüğü geniş katılımlı bir yürüyüşle Dünya Yürüyüş Günü’nde fiziksel aktivite ve sağlıklı beslenmeye dikkat çekti. Sağlık İl Müdürü Dr. Gürsel Bedir "Sağlıklı bir yaşam için fiziksel aktivite ve sağlıklı beslenme büyük bir öneme sahiptir. Bugün hepimiz sağlığa bir adım atalım ve yürüyüş yapalım" dedi. Bu arada İl Müdürlüğü yaptığı bir paylaşımda ise "Erzurum sigaraya savaş açtı. Erzurumlu hekimler hafta sonu "Tütün Bağımlılığı Tedavisi ve Eğitimi" ile tütünle mücadelesine güç kattı. Sen yeter ki sigarayı bırakma iste! Biz senin için buradayız" ifadelerini kullandı.
05 Ekim 2025 Pazar - 09:11
RSV’den aşı ile korunmak mümkün
Dr. Başak Burgazlıoğlu, "RSV, sadece çocukları değil, yaşlıları da tehdit ediyor. Aşı ile ciddi komplikasyonların önüne geçmek mümkün" diye konuştu. Sonbahar ve kış aylarında sıkça görülen solunum yolu enfeksiyonlarından biri olan RSV (Respiratuvar Sinsityal Virüs), özellikle bebekler, ileri yaş grupları ve kronik hastalığı bulunan bireyler için hayati riskler taşıyor. Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Başak Burgazlıoğlu, RSV’ye karşı geliştirilen yeni nesil aşıların önemine dikkat çekerek, risk gruplarındaki bireylerin korunması gerektiğini vurguladı. "Rsv, sadece çocukların değil, yaşlıların da tehdidi" Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Burgazlıoğlu, RSV’nin yalnızca çocukluk çağı hastalığı gibi algılanmasının yanlış olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "RSV, her yaş grubunu etkileyebilir. Ancak en büyük risk, 65 yaş üzerindeki bireylerde, kronik kalp ve akciğer hastalıkları olanlarda ve bağışıklığı baskılanmış kişilerde ortaya çıkıyor. Ayrıca, erken doğan bebeklerde ve ilk 2 yaş altındaki çocuklarda da ağır tablolara yol açabiliyor. RSV aşısı, özellikle belirli risk gruplarına öneriliyor. 65 yaş ve üzerindeki bireyler, kronik kalp veya akciğer hastalığı olanlar, bağışıklık sistemi baskılanmış bireyler, hamile kadınlar (özellikle 32-36. gebelik haftaları arasında)." "Hamile kadınlara uygulanan RSV aşısı, doğacak bebeği ilk altı ay boyunca RSV enfeksiyonlarına karşı koruma altına alabiliyor, diyen Dr. Burgazlıoğlu, aşının sonbaharda RSV sezonu başlamadan önce, yapılmasının önemini vurguladı. Yapılan bilimsel çalışmalar, RSV aşılarının oldukça etkili olduğunu gösterdiğini belirten Dr. Burgazlıoğlu, "RSV aşıları, 65 yaş üzeri bireylerde yüzde 70’e kadar koruyuculuk sağlıyor. Bu, yoğun bakıma yatış ve zatürre gibi ciddi komplikasyonların önlenmesinde çok değerli bir katkı sunuyor. İnfluenza (grip) aşısı gibi her yıl tekrar edilmesi zorunlu olmayan RSV aşısı, tek doz ile en az bir RSV sezonu boyunca etkili koruma sağlayabiliyor. Aşı uzun vadeli koruyuculuğuna ilişkin çalışmaların sürüyor. Aşı şimdilik yılda bir kez uygulanıyor. Fakat bireylerin kendi risk profiline göre, hekime danışarak düzenli kontrol ve takip yaptırması çok önemli" dedi. Dr. Burgazlıoğlu, RSV’nin bireysel sağlık kadar toplum sağlığı açısından da tehdit oluşturduğunu vurgularken, özellikle risk gruplarının aşı konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini söyledi: "RSV enfeksiyonu hastaneye yatışı, solunum desteği ihtiyacını ve ölüm riskini artırabiliyor. Geliştirilen aşılar sayesinde artık bu riski önemli ölçüde azaltmak mümkün. Hedef gruptaki bireylerin, gecikmeden hekimlerine başvurarak aşı planlamalarını yaptırmaları büyük önem taşıyor."
05 Ekim 2025 Pazar - 08:33
Sağlıklı ve dengeli bir yaşam standı açıldı
DÜZCE (İHA) – Düzce İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri vatandaşların dengeli, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam oluşturmaları için Çilimli’de tanıtım standı açtı. Düzce’de çeşitli çalışmalar gerçekleştirerek vatandaşlara bilgilendirmelerine devam eden Düzce İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri Çilimli Toplum Sağlığı merkezinde farkındalık ve tanıtım standı açtı. Bu çerçevede şeker tüketimini sınırlandırmak, sağlıklı, dengeli ve kaliteli bir yaşamın en temel adımlarını aktaran İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri tanıtım standı ile yüzlerce Çilimlili vatandaşa ulaşarak bilgilendirmelerde bulundu.
04 Ekim 2025 Cumartesi - 19:23
DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus, 3. Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kongresi’ne video mesajla katıldı
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, Sağlıklı Türkiye Yüzyılı’nda Bütüncül Tıp temasıyla düzenlenen "3. Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kongresi"ne video mesajla katıldı. DSÖ Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, mesajında, geleneksel tıp alanındaki vizyoner liderliği için Emine Erdoğan’ı tebrik etti, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na da Türkiye’nin geleneksel bilgi ile sağlık inovasyonuna olan güçlü bağlılığını ortaya koyan çalışmalarından dolayı teşekkür etti. Türkiye’nin, Anadolu’nun zengin kültürel mirasından beslenen köklü bir geleneksel tıp geçmişine sahip olduğunu vurgulayan Dr. Tedros, son yıllarda hacamat ve sülük tedavisi gibi uygulamaların sertifikalandırılarak modern sağlık hizmetlerine entegre edilmesinin önemli bir adım olduğunu kaydetti. Dr. Tedros, Türkiye’nin bu süreçte, geleneksel bilgiyi koruma iradesini güvenlik, kalite ve modern sağlık hizmeti sunumuyla birleştirme kararlılığını açıkça ortaya koyduğunu dile getirdi.
04 Ekim 2025 Cumartesi - 19:00
Teknede yaralanan vatandaşa Sahil Güvenlik’ten tıbbi tahliye
Muğla’nın Marmaris ilçesi açıklarında seyreden özel teknede yaralanan vatandaşa tıbbi tahliye gerçekleştirildi. Marmaris açıklarında seyreden özel teknede yaralanan vatandaş için yardım çağrısı yapıldı. Yapılan yardım çağrısı üzerine yönlendirilen Sahil Güvenlik ekipleri yaralanan çocuğu bota alarak 112 ambulans ekiplerine teslim etti.
04 Ekim 2025 Cumartesi - 15:35
Op. Dr. Ersin Işıldı’dan Acil Sağlık İstasyonları’na ziyaret
Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü Acil Sağlık Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Ersin Işıldı, 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonları’na yönelik saha ziyaretlerine devam ediyor. Acil Sağlık Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Ersin Işldı, kentteki 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonları’nın çalışmalarını yerinde incelemek üzere saha ziyaretlerini aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda Odunpazarı ilçesi sınırları içerisinde hizmet veren 2 Nolu ve 9 Nolu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonları incelendi. Ersin Işıldı’nın, istasyonların fiziki koşullarını, personel durumlarını ve sunulan acil sağlık hizmetlerinin etkinliğini değerlendirmek üzere istasyon yetkililerinden bilgi aldığı öğrenildi.
04 Ekim 2025 Cumartesi - 15:10
Beyşehir’de bebek dostu hastanede anne sütünün önemi anlatıldı
Konya’nın Beyşehir ilçesinde bebek dostu tescili olan devlet hastanesinde düzenlenen programla anne sütünün önemi anlatıldı. Beyşehir Devlet Hastanesinde 1-7 Ekim Emzirme Haftası dolayısıyla stant oluşturuldu. Başhekim Yardımcısı Dr. Kutay Güven, açılan stantı ziyaret eden vatandaşlarla bir araya geldi. Emzirme Polikliniği Sorumlu Hemşiresi Müyesser Başer öncülüğünde ve Beyşehir İlçe Sağlık Müdürlüğü işbirliğinde hazırlanan stantta, hastaneye başvuran anne, gebe ve diğer hastalara anne sütünün önemi anlatıldı. Broşür ve magnetlerin de stanta gelen ziyaretçilere verildiği programda, katılımcılara anne ve bebek için vazgeçilmez olan anne sütünün önemi vurgulandı, toplumsal farkındalık oluşturulmaya çalışıldı. Hastanede, 1-7 Ekim Emzirme Haftası, Hastane Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Gülşen Parlakkaya, Müdür Yardımcısı İlknur Gülol, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanları Dr. Deniz Bütün Özdamar, Dr. Celal Özdamar, Dr. Gülüzar Gürhan ve Dr. Zahide Nur Taşdemir ile birlikte çalışanların da katılımıyla kutlandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder