Son Dakika
|
İzmir’de genç doktorun hayatını kaybettiği kazanın görüntüleri ortaya çıktı
İstanbul için şiddetli yağış uyarısı
Ankara’da boya fabrikasında çıkan yangında 1 işçi hayatını kaybetti
Erbaa’da öğrenci servisi ile otomobil çarpıştı: 10 öğrenci yaralandı
Bulgaristan’da seçimin galibi eski Cumhurbaşkanı Radev’in partisi oldu
Japonya'da 7,5 büyüklüğünde deprem: Tsunami uyarısı yapıldı
İran Dışişleri Bakanlığı: "ABD ile bir sonraki müzakere turu için planımız yok"
Eyüpsultan’da İETT otobüsünde korkutan yangın
Eşme Belediye Başkanı Tozan ve 5 şüpheli adliyeye sevk edildi
Uşak Belediyesi’ne ikinci dalga operasyonda gözaltı sayısı 28’e yükseldi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Venezuelalılar ABD yaptırımlarının kaldırılması için yürüyüş başlattı
Netanyahu Macaristan’ı ziyaret etmesi halinde tutuklanabilir
Süper Lig’de 30. hafta görünümü
Bulgaristan’da mecliste 5 parti yer alacak
Trump: "İran’la yapmakta olduğumuz anlaşma, JCPOA’dan çok daha iyi olacak"
Bakan Kacır: "Girişimcilerimize 2 milyon liraya kadar destek sunuyoruz"
Mardin’de okulda mahsur kalan 75 öğrenci tahliye edildi
SAĞLIK
Sakarya’da Modern Diş Sağlığı Ünitesi hizmete girdi
20 Nisan 2026 Pazartesi - 20:25:28
Sakarya’nın Serdivan ilçesinde faaliyet gösteren Ada Tıp Hastanesi’nin yenilenen Ağız ve Diş Sağlığı Ünitesi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Sakarya Valisi Rahmi Doğan ve Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın katıldığı törende, Türkiye’nin sağlık turizmindeki başarısı ve yerel sağlık yatırımlarının önemi vurgulandı. Serdivan ilçesinde düzenlenen açılış programına Sakarya Valisi Rahmi Doğan, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar ve AK Parti Sakarya Milletvekili Murat Kaya katıldı. Protokol üyeleri, yenilenen teknolojik altyapıya sahip diş sağlığı ünitesini gezerek yetkililerden bilgi aldı. "Türkiye sağlık sektöründe parmakla gösteriliyor" Açılış töreninde konuşan Vali Doğan, Türkiye’nin sağlık alanındaki küresel başarısına dikkat çekerek, "Sağlık sektöründe hem kamu olarak hem de özel sektör olarak gelmiş olduğumuz nokta parmakla gösterilecek seviyede. Kamu olarak hastanelerimizdeki hizmetimize baktığınızda, özel sektördeki hastanelerimizin hizmetine baktığınızda gerçekten bütün dünyanın gözü burada. Bir sağlık turizmi başladı biliyorsunuz. Bu çerçevede ülkemize gelen binlerce insan burada tedavi oluyorlar ve tedavilerini sürdürüyorlar. Geçen hafta içerisinde Sapanca’da yapılan bir program vardı. Programa Bakan Mehmet Şimşek geldi. Sunumunun bir yerine saç ekilmiş bir Shakespeare fotoğrafı koymuştu. O da Türkiye’ye gelip saç ektirdi diye. Bugün geldiğimiz noktada gerçekten sağlık sektöründeki başarılar hem donanım anlamında hem de personel anlamındaki bu başarılar parmakla gösteriliyor. Yeni açılacak Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’ni ben test ettim. İlk hastalarından birisi benim. İlk tedaviyi bende yaptılar, çok konforlu ve ilimize yaraşır bir vaziyette. Hayırlı uğurlu olsun temennilerimi iletiyorum" dedi. "Deprem sonrası Sakarya’ya umut oldu" Serdivan’ın gelişiminde sağlık kurumlarının rolüne vurgu yapan Sakarya Büyükşehir Belediyesi Başkanı Yusuf Alemdar, "Serdivan’ın bugünkü gelişimi ve bugün başta Sakarya’mız olmak üzere bölge illere hizmet veren bu kurumumuz Serdivan’ın gelişimindeki en önemli taşlardan biri olduğuna ben şahidim. Deprem sonrasında yıkılmış bir şehrin insanlarının yeniden hayata tutunabilmesi, yeniden ufuklarının yeşermesi için Serdivan bölgesinde kurulmuş olan Ada Tıp Hastanesi bu bölgede bu insanlara umut oldu. Başta sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere emeği geçen, bizleri yalnız bırakmayan milletvekillerimize, bürokratlarımıza, iş adamlarımıza teşekkür ediyoruz" diye konuştu. "Dünyada başka böyle bir sağlık sistemi yok" AK Parti Sakarya Milletvekili Murat Kaya ise, "Tabii sağlık sektöründe güzel hizmetler yapılıyor Sakarya’da gördüğümüz kadarıyla, bildiğimiz kadarıyla da en iyisi Ada Tıp. Gittiğimiz programlarda görüyoruz ki dünyada başka böyle bir sağlık sistemi yok. Böyle güzel sağlık sistemini bize kazandıran Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Sağlık hizmetinin böyle verildiği başka ülke yok. Biz memnunuz bu sistemden. İnşallah sistemi de bu şekilde götürmeye de devam edeceğimizi ifade ediyorum" şeklinde konuştu.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 16:29
Eskişehirli uzmanlara "Psikolojik İlk Yardım ve Yas Süreci" eğitimi
Eskişehir Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, şehit yakınları ve gazilere yönelik hizmet kalitesini artırmak amacıyla personeline yönelik kapsamlı bir eğitim programı düzenledi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleştirilen eğitim, iki gün sürdü. İl müdürlüğü bünyesinde görev yapan mesleki personele yönelik hazırlanan programda, "Psikolojik İlk Yardım" ve "Yas Süreci" konuları derinlemesine ele alındı. Eğitim boyunca uzmanlar, özellikle kriz anlarında bireylere yaklaşım yöntemleri, psikolojik destek süreçlerinin yönetimi ve yas tutan bireylerle kurulacak sağlıklı iletişim teknikleri üzerine eğitim verdi. İki gün süren yoğun programın ardından eğitimi başarıyla tamamlayan personelin, sahada şehit yakınları ve gazilere çok daha donanımlı bir şekilde hizmet vermesi hedefleniyor.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 16:17
Eskişehir’de Mart ayında 7 bin 368 eve sağlık ziyareti yapıldı
Eskişehir’de Evde Sağlık Hizmetleri kapsamında 7 bin 368 ziyaret hane yetkililerce ziyaret edildi. Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 18 araç ve 18 ekip ile yürütülen Evde Sağlık Hizmetleri kapsamında, Mart ayında toplam 7 bin 368 ziyaret gerçekleştirildi. İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici, evde sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekerek, "Evde sağlık hizmetleri; kronik hastalığı nedeniyle yatağa, cihaza ya da eve bağımlı olan ve yaşlılık sebebiyle sağlık hizmetine ulaşmakta güçlük yaşayan bireyler için büyük bir kolaylık sağlamaktadır. Gerçekleştirilen ziyaretlerden 149’una diyetisyen, 248’ine eczacı, 146’sına ise psikolog eşlik etmiştir. Bu sayede hastalarımıza daha kapsamlı bir sağlık hizmeti sunmaktayız. Evde sağlık hizmetleri kapsamında muayene, takip, pansuman, kan alma ve tetkik işlemleri ile sağlık kurulu hizmetlerini bütüncül bir yaklaşımla sunuyoruz. Amacımız, sağlık hizmetlerini bireylerimizin yaşam alanlarına taşıyarak konforlarını ve tedavi süreçlerini desteklemektir" diye konuştu. "479 ziyaret gerçekleştirdik" Evde Sağlık Hizmetleri’nin Evde Sağlık Koordinasyon Merkezi (ESKOM) bünyesinde 18 araç ve 18 ekip ile sürdürüldüğünü belirten Bildirici, vatandaşların 444 38 33 (444 EV DE) numaralı Ulusal Çağrı Merkezi üzerinden hizmete başvurabileceklerini ifade etti. 80 yaş üzeri bireylere yönelik yürütülen Sağlıklı Yaş Alma Merkezi (YAŞAM) hizmetlerine de değinen İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici, "Aile hekimliği birimlerimizden elde edilen veriler doğrultusunda belirlenen vatandaşlarımız; evlerinde ziyaret edilmekte, hastanelerimizde oluşturulan YAŞAM polikliniklerinde hizmet almakta veya gerekli durumlarda uzaktan sağlık hizmetlerinden faydalanmaktadır.2026 yılı Mart ayında 80 yaş üzeri vatandaşlarımıza YAŞAM hizmetleri kapsamında toplam 479 ziyaret gerçekleştirdik" diyerek sözlerini tamamladı.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 16:13
Mobil sağlık hizmetleri alay kasabasında vatandaşlara sağlık hizmeti verecek
Niğde İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı mobil sağlık timleri, 22 Nisan Çarşamba günü Alay Kasabası’nda vatandaşlarla buluşacak. Toplum Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde sunulan birinci basamak sağlık hizmetleri kapsamında, kent merkezine uzak kasaba ve köylerde yaşayan vatandaşlara yerinde ve ücretsiz sağlık hizmeti ulaştırılmaya devam ediliyor. Bu kapsamda sahaya çıkan Mobil Sağlıklı Hayat Ekibi, sağlık hizmetlerine erişimde güçlük yaşayan vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlıyor. Niğde İl Sağlık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada; "Gerçekleştirilecek çalışmalar kapsamında vatandaşlara mobil sigara bırakma polikliniği hizmeti sunulacak, uzman doktor tarafından sigara bırakma danışmanlığı verilecek. Ayrıca 2-6 yaş grubundaki çocukların büyüme ve gelişim değerlendirmeleri yapılırken, ailelere bilgilendirme sağlanacak. Program çerçevesinde Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi tarafından rahim ağzı ve kolorektal kanser taramaları gerçekleştirilecek. Bunun yanı sıra diyetisyen eşliğinde sağlıklı beslenme ve obezite ile mücadele konusunda danışmanlık hizmeti verilecek, koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetleri sunulacak" ifadelerine yer verildi. Mobil ekip ayrıca evde sağlık hizmeti alan hasta ve yaşlı bireylerin sağlık durumlarını da yerinde değerlendirerek gerekli yönlendirmelerde bulunacak.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
20 Nisan 2026 Pazartesi- 09:57
Türkiye glutensiz yaşamda stratejik bir üst haline geldi
2
20 Nisan 2026 Pazartesi- 10:04
Sağlıklıysanız az su içtim diye endişelenmeyin
3
19 Nisan 2026 Pazar- 13:17
’’Okullardaki şiddetin çözümü sorumluluğu paylaşmaktan geçiyor’’
4
20 Nisan 2026 Pazartesi- 11:33
İş kazalarında erken müdahale uzvun durumunu belirliyor
5
20 Nisan 2026 Pazartesi- 09:39
Güncel gelişmelere bağlı depresyon ruh sağlığını tehdit ediyor
23 Eylül 2025 Salı - 10:47
Uzm. Dr. Özkapu: "Cilt check-up’ınızı ertelemeyin"
Uzm. Dr. Tuğçe Özkapu, özellikle yaz sonrası dönemde cildin hassaslaştığını ve yılda en az bir kez check-up yapılması gerektiğini söyledi. Uzm. Dr. Özkapu, "Cilt check-up’ınızı ertelemeyin" dedi. İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Medical Point Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Tuğçe Özkapu, cilt check-up’ı hakkında bilgi vererek, cilt check-up’ının sağlıklı bir yaşam için büyük önem taşıdığını vurguladı. Uzm. Dr. Tuğçe Özkapu, "Cilt check-up, cildin mevcut durumunu kapsamlı olarak değerlendirmemizi sağlayan özel bir muayenedir. Çoğu zaman aynaya baktığımızda yeni çıkan bir ben ya da renginde değişiklik olan küçük bir leke görürüz ve bunu önemsiz sanırız. Oysa bu küçük ayrıntılar, bazen çok önemli bir uyarı olabilir. Cilt, vücudumuzun en büyük organıdır ve sağlıkla ilgili pek çok ipucunu bize ilk o verir" diye konuştu. Özkapu, yaz aylarının ardından sonbaharın cilt sağlığı için kritik bir dönem olduğuna dikkat çekerek şöyle devam etti: "Güneş ışınlarının cilt üzerinde bıraktığı izler sadece lekelerden ibaret değildir; kırışıklıklardan kansere kadar birçok riski beraberinde getirir. Yaz boyunca yorulan ve kuruyan cildin, sonbaharda hassaslaştığını biliyoruz. Bu nedenle tam da bu dönemde yapılacak bir cilt check-up, hem güneşin ciltte bıraktığı etkileri görmek hem de kış aylarına daha sağlıklı bir ciltle girmek için çok önemlidir." "Altı ayda bir" Cilt check-up’ta neler yapıldığını da aktaran Özkapu, "Muayene sırasında benler ve şüpheli lekeler dermatoskopla incelenir, gerekirse dijital dermatoskopiyle kaydedilir ve ilerleyen süreçte takip edilir. Bu işlem tamamen ağrısızdır. Yalnızca cilt kanseri açısından değil, yaşlanma belirtileri, nem kaybı, leke oluşumu ve kronik cilt hastalıkları açısından da büyük avantaj sağlar. Sağlıklı bireylerde yılda bir kez, risk grubundakilerde ise 6 ayda bir yapılmasını öneriyoruz. Yeni çıkan, hızla büyüyen, rengi değişen ya da kanayan benler ise vakit kaybetmeden kontrol edilmelidir" ifadelerini kullandı. Uzm. Dr. Tuğçe Özkapu, "Cilt check-up yalnızca bir muayene değildir; aslında geleceğe yapılmış bir yatırımdır. Kalp sağlığımız için nasıl check-up yaptırıyorsak, cildimiz de aynı özeni hak ediyor. Cildinizdeki her değişiklik size bir mesaj veriyor olabilir. Ertelemeyin, cilt check-up ile hem sağlığınızı hem de yaşam kalitenizi koruyun." tavsİyesinde bulundu.
23 Eylül 2025 Salı - 10:44
50 yaş üzerindeki erkeklere PSA testi uyarısı
Prostat Kanseri Farkındalık Haftası kapsamında konuşan Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Çetinkaya, 50 yaş üzerindeki erkeklere her yıl düzenli olarak PSA testi yaptırmaları çağrısında bulundu. Çetinkaya, "Erken tanı hayat kurtarır, prostat spesifik antijen (PSA) testi bu süreçte kritik bir adımdır" dedi. "Belirti vermeden ilerleyebilir" Prostat kanserinin erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biri olduğuna dikkat çeken VM Medical Park Samsun Hastanesi Üroloji Kliniğinden Doç. Dr. Çetinkaya, hastalığın genellikle yavaş ilerlediğini ancak erken teşhis edilmediğinde hayati risk oluşturduğunu söyledi. Erken evrelerde belirti vermeyebileceğini kaydeden Çetinkaya, ilerleyen dönemde görülebilecek yakınmaları şöyle sıraladı: "Geceleri sık idrara çıkma, idrar yaparken zorlanma veya kesik kesik idrar, idrarda kan görülmesi, bel, kalça ve kemiklerde ağrı." Bu şikâyetlerin her zaman kansere işaret etmediğini belirten Çetinkaya, mutlaka üroloji uzmanına başvurulması gerektiğini vurguladı. "PSA testi basit ama hayati" PSA’nın (prostat spesifik antijen) prostat bezinden salgılanan bir protein olduğunu anlatan Çetinkaya, "Kanda PSA değerinin yüksek olması prostatta sorun olduğuna işaret edebilir. Her yüksek PSA kanser demek değildir ama prostat kanserinin erken tanısında en önemli belirteçtir" diye konuştu. Ailesinde prostat kanseri öyküsü olanların ise taramaya 45 yaşından itibaren başlaması gerektiğini ifade etti. "Kesin tanı biyopsi ile konur" PSA yüksekliğinin veya parmakla muayene bulgularının yalnızca şüphe uyandırdığını kaydeden Çetinkaya, "Prostat kanserinin kesin tanısı biyopsi ile konur. Mikroskop altında kanser hücrelerinin görülmesi şarttır" şeklinde konuştu. Risk faktörlerine dikkat çekti Doç. Dr. Çetinkaya, prostat kanserinin risk faktörlerini yaş, aile öyküsü, genetik faktörler ve yaşam tarzı olarak sıralayarak sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmanın prostat sağlığını desteklediğini dile getirdi. "Ancak en önemli adım, düzenli PSA testi ve ürolojik muayenedir" diyen Çetinkaya, "Erken tanı, tedavi başarısını artırır, yaşam kalitesini korur. Bu hafta kendiniz ve sevdikleriniz için bir adım atın; PSA testinizi yaptırın" ifadeleriyle açıklamalarını tamamladı.
23 Eylül 2025 Salı - 10:33
Çivril Belediyesi öğrencilerin sağlığını korumak için kantin denetimlerini sürdürüyor
Çivril Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ve Veteriner işleri Müdürlüğü ekipleri 2025-2026 eğitim-öğretim yılının başlamasının ardından Çivril’deki okulların kantinlerini denetledi. Yapılan denetimlerde hijyen şartları, ruhsat belgeleri, ürün etiketleri ve ürünlerin son kullanma tarihleri titizlikle kontrol edildi. Çivril Belediyesi halk sağlığı konusunda yaptığı çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Bu kapsamda 2025-2026 eğitim-öğretim yılının başlaması ile birlikte Çivril’deki okulların kantinleri denetlendi. Çivril Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ve "Veteriner İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirilen denetimlerde sağlığa uygunluk ve temizlik konusunda kantin işletme yerleri uyarıldı. Ayrıca okul kantinlerinde bulunan gıda maddelerini inceleyen belediye ekipleri; işyeri açma çalışma ruhsatı, gıda maddesi ürünlerinin hazırlanması, çalışma ortamı, çöp kovaları ve ürünlerin son kullanma tarihleri konusunda denetim gerçekleştirdi. . Düzenli aralıklarla yapılan denetimlerde öğrencilerin daha hijyenik ve daha sağlıklı ortamlarda hizmet alması hedefleniyor. İlçede eğitim hayatını sürdüren öğrencilerin sağlığı için okul kantini denetimlerinin devam edeceğini belirten Çivril Belediye Başkanı Semih Dere; "2025-2026 eğitim- öğretim yılının başlaması ile birlikte zabıta ve veteriner işleri ekiplerimiz okullarımızdaki kantinlerinin denetimi gerçekleştiriyor. İlçemizde yaşayan öğrencilerimizin sağlığı bizim için çok önemli. Onların sağlıklı ve hijyenik ortamda alışveriş yapmasını sağlamak istiyoruz. Bunun için öğrencilerimizin sağlıklı şartlarda alışveriş yapabilmesi için yıl boyunca denetimlerimizi sürdüreceğiz" dedi. Yapılan bu denetimlerle öğrencilerin kantinlerden gönül rahatlığı ile alışveriş yapmaları sağlanacak ve muhtemel sağlık risklerini önüne geçilmiş olacak.
23 Eylül 2025 Salı - 10:22
Prof. Dr. Yalnız, "Bitkisel ürünlerin kullanımında doz çok önemlidir"
Bitkisel ürünlerin kullanımında dozun çok önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Yalnız, "Etkisi bilinmeyen hiçbir ürünün kullanılmaması gerekiyor. Gerekli onayları almış ve bilinen marka ürünleri dozunda kullanılması gerekiyor" dedi. Fırat Üniversitesi Hastanesi Gastroenteroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Yalnız, bitkisel çay ve bitkisel ürünlerin kullanımında dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Gelişen çağla birlikte önemli sağlık sorunlarının ortaya çıktığını aktaran Prof. Dr. Yalnız, "Bu sorunlardan birde de obezitedir. Türkiye obezite açısından Avrupa’da birinci sırada. Hareketsiz yaşam tarzı ve sağlıksız beslenme alışkanlıkları; baş ağrısı, kilo verememe, şişkinlik ve kabızlık gibi şikayetleri artırdı. Bu durum yaşam kalitesini olumsuz etkiledi. İnsanlar, bu şikayetlerden kurtulmak için farklı arayışlara girdi. İnsanlar zaman zaman tıbbın dışına çıkarak detoks diyetleri, zayıflama kürleri ve bitkisel ürünler kullanmaya başladı. Burada en önemli konu ülkeler arasındaki uygulama farklılıklarıdır. Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelerde bitkisel ürünler, yeterli analizler yapılmadan satışına izin verilmiyor. Ancak Avrupa ülkeleri ve Türkiye’de bu kontroller yeterince sıkı yapılmıyor" diye konuştu. Yalnız, "Bitkisel ürünlerde doz konusunun önemine dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Yalnız, "İlaçlar hazırlanırken belirli bir doz ayarlaması yapılır. Örneğin reçeteyle verilen bir ilaçta günde üç defa 100 miligram gibi net bir kullanım tarifi vardır. Ancak bitkisel ürünlerde bu tür bir doz ayarlaması genellikle yapılmıyor. Bitkisel de olsa, doz doğru ayarlanmadığında kaş yapayım derken göz çıkarabilinir. Bize başvuran bazı hastalar, bitkisel ürün kullandıktan sonra karaciğer yetmezliği gibi ciddi sağlık sorunları yaşıyor. Bitkisel çay ya da kahve gibi ürünler mutlaka bilinen ve güvenilir markalardan alınması gerekiyor. Bitkisel ürünlerin kullanımında doz çok önemlidir. Etkisi bilinmeyen hiçbir ürünün kullanılmaması gerekiyor. Gerekli onayları almış ve bilinen marka ürünleri dozunda kullanılması gerekiyor. Aksi takdirde masum görünen bir maydanoz kürü ya da yeşil çay bile zararlı olabilir. Ayrıca kullanılan ürün saf olması ve başka maddelerle karıştırılmadığından emin olunması gerekiyor" şeklinde konuştu.
23 Eylül 2025 Salı - 10:18
Grip aşısı zamanı geldi: Kimler ne zaman ve neden yaptırmalı
DENİZLİ (İHA) – Grip ve influenza vakalarında artışların başladığı son günlerde grip aşısı uyarısı yapan Denizli Özel Egekent Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ramazan Kenan Arıcan, "Erken aşılama ile mevsimsel dalgaya karşı güçlü bir kalkan oluşturabiliriz" dedi. Denizli Özel Egekent Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ramazan Kenan Arıcan, grip aşısı hakkında bilgilendirme yaptı. Sonbaharın serin rüzgarlarıyla birlikte influenza vakalarında artış gözlendiğini belirten Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ramazan Kenan Arıcan, "Grip vakaları her yıl Eylül sonundan itibaren yükselmeye başlıyor, en yoğun dönemimiz ise Kasım – Ocak ayları arası oluyor. Hastalık özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olanlarda ağır seyredebiliyor. Erken aşılama ile mevsimsel dalgaya karşı güçlü bir kalkan oluşturabiliriz" diye konuştu. Risk grubundaki kişileri tek tek sıralayan Uzm. Dr. Ramazan Kenan Arıcan, "65 yaş üstü bireyler, diyabet, kalp ve akciğer hastaları, hamileler ile sağlık çalışanları mutlaka aşılanmalı. Aşının ideal olarak Ekim ayı sonuna kadar tamamlanması öneriliyor. Bağışıklık sisteminin koruyucu düzeye ulaşması için uygulamadan sonraki iki hafta kritik. Bu dönemi kaçıranların ise Aralık sonuna dek aşılanmaya devam edilebilecektir" ifadelerini kullandı. Toplum bağışıklığının güçlenmesine dikkat çeken Uzm. Dr. Ramazan Kenan Arıcan, şu uyarılarda bulundu: "Grip aşısı sadece bireysel değil toplumsal bir koruma sağlıyor. Aşılanma oranı arttıkça hastaneye yatış ve ağır komplikasyon riski dramatik biçimde azalıyor. Bu nedenle herkesin, özellikle risk altındaki yakınlarının sağlığı için kış gelmeden aşı randevusunu alması gerekiyor"
23 Eylül 2025 Salı - 10:08
Kanseri dört kez yenen oyuncu Açelya Elmas: Gülümseyerek iyileşin
Altın Eylül: Çocukluk Çağı Kanser Farkındalık Ayı dolayısıyla düzenlenen etkinlikte konuşma yapan Prof. Dr. Gülyüz Öztürk, çocuklarda 10 günden uzun süren ateşin dikkate alınması gerektiğini vurguladı. 4 kez kanseri yenen ünlü oyuncu Açelya Elmas ise etkinlikte çocuklarla bir araya gelerek moral verdi.
23 Eylül 2025 Salı - 10:06
’Geçer’ diye düşünülen adet sancısı hastalık belirtisi sayılabilir
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Talip Karaçor, her adet döneminde tekrarlayan, ağrı kesicilere yanıt vermeyen ve günlük yaşamı olumsuz etkileyen sancıların normal kabul edilmemesi gerektiğini belirterek, "Bu tür şiddetli ağrılar, endometriozisin en önemli belirtilerinden biridir" dedi. VM Medical Park Gebze Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Talip Karaçor, adet sancısının kadınlarda sık görülen bir durum olduğunu ancak şiddetli ve sürekli ağrıların altta yatan başka bir hastalığın habercisi olabileceğini ifade etti. "Bu ağrılar normal değildir" Normal kabul edilen adet ağrılarının özelliklerine değinen Karaçor, "Bazı kadınlar hiç adet ağrısı yaşamazken, çoğunda hafif ya da orta düzeyde ağrılar olur. Adetten 1-2 gün önce başlayan, adet bitimiyle geçen, kasık ve bel bölgesinde kramp tarzında hissedilen ve ağrı kesicilerle hafifleyen ağrılar normal kabul edilir. Ancak adet bitiminden sonra da devam eden, ağrı kesicilere cevap vermeyen ve kişinin iş, okul ve sosyal hayatını olumsuz etkileyen ağrılar normal değildir" dedi. "Bağırsak düzeninde bozulmalara da yol açabilir" Şiddetli adet sancısının endometriozis ile yakından ilişkili olduğuna dikkati çeken Doç. Dr. Karaçor, şu bilgileri verdi: "Endometriozis hormon bağımlı bir hastalıktır. Bu nedenle adet dönemindeki hormonal değişiklikle birlikte ağrı şiddetlenir. Her adet döneminde tekrar eden ve giderek artan sancılar endometriozisin en sık görülen bulgularındandır. Ayrıca cinsel ilişki sırasında ağrıya ve bağırsak düzeninde bozulmalara da yol açabilir. Adet sancısı genellikle kasık ve bel bölgesinde sınırlıdır, adet bitiminde sona erer ve ağrı kesicilerle hafifler. Endometriozis ağrısı ise adetten önce başlar, adet bitiminden sonra da devam edebilir. Kasık ve bel dışında makata, bacaklara ve karın bölgesine yayılabilir. Çoğu zaman ağrı kesicilerle de geçmez." "Aile öyküsü risk faktörüdür" Endometriozisin üreme çağındaki kadınlarda, özellikle 18-50 yaş arasında sık görüldüğünü aktaran Talip Karaçor, "Aile öyküsü de önemli bir risk faktörüdür. Özellikle annesinde, kardeşinde veya teyze, hala gibi yakın akrabalarında endometriozis öyküsü bulunan kadınlar daha yüksek risk altındadır" diye konuştu. Tanıda gecikmeler yaşanabildiğini, çünkü şiddetli ağrıların normal adet sancısı olarak düşünüldüğünü dile getiren Karaçor, hastanın öyküsü, jinekolojik muayene, ultrason ve MR gibi yöntemlerin ardından kesin tanının laparoskopi (kapalı ameliyat) ile konulduğunu belirtti. "Mutlaka jinekoloji uzmanı tarafından değerlendirilmelidir" Tedavinin hastanın yaşına, çocuk isteğine ve şikayetlerine göre planlandığını kaydeden Doç. Dr. Karaçor, sözlerini şöyle tamamladı: "İlaç tedavisiyle birçok hastada ağrılar azalır, yaşam kalitesi artar. Ancak, çikolata kisti gibi durumlarda cerrahi tedaviye ihtiyaç duyulabilir. Kapalı yöntem laparoskopi ile endometriozis odakları çıkarılır ve yapışıklıklar açılır. Ağrı kesicilere yanıt vermeyen şiddetli sancılar, yoğun pıhtılı kanamalar ve sosyal yaşamı olumsuz etkileyen durumlar mutlaka jinekoloji uzmanı tarafından değerlendirilmelidir"
23 Eylül 2025 Salı - 09:48
Uzmanı uyardı: "Cilde uygulanacak ürünler mutlaka doktor kontrolünde alınmalı"
Cildiye Uzmanı Nalan Kükürt, "İnternetten alınan, eczanelerden alınmayan birçok üründe çeşitli kimyasal maddeler, kanserojen, toksit, alerjen maddeler olabiliyor. Bunlar kullanıldığında şiddetli alerjik reaksiyonlar gelişebiliyor. Bu ürünler mutlaka doktor kontrolünde alınmalı" dedi. Adana’da bir vatandaş internetten aldığı saç siyahlaştırıcı şampuanı kullandıktan sonra yüzünde ve kafasında şişlikler oluşması !alerjik reaksiyonları’ gündeme getirdi. Özel Medline Adana Hastanesi Cildiye Uzmanı Nalan Kükürt’te konuyla ilgili vatandaşları bilgilendi. Kükürt, "İnternetten alınan, eczanelerden alınmayan birçok üründe çeşitli kimyasal maddeler, kanserojen, toksit, alerjen maddeler olabiliyor. Bunlar kullanıldığında şiddetli alerjik reaksiyonlar gelişebiliyor. Kızarıklık, kaşıntı, şişlik, özellikle yüz çevresinde, göz kapağı ve dudakta ödem, hatta nefes darlığına kadar gidebilen alerjik reaksiyonlar görebiliyoruz" diye konuştu. "Eczanelerden orijinal ürünler alınmalı" Kükürt, özelikle cilde uygulanacak ürünlerin mutlaka doktor önerisiyle alınması gerektiğine dikkat çekerek şöyle devam etti: "Eczanelerden, yetkili bayilerden orijinal ürün seçilmeli, bakanlık onaylı ürünleri kullanmaya özen göstermeliyiz. Piyasada şampuan gibi ürünler var ama birçok kimyasal içerdiği için alerji riski yüksek. Bunları mutlaka doktor kontrolünde ve öneriyle, eczane ürünlerini tercih ederek kullanmak en önemlisi. Alerjik reaksiyon her şeye karşı olabilir. Eğer ürünün içindeki herhangi bir kimyasala alerjiniz varsa, ürün orijinal bile olsa alerji görülebilir. Bunun için alerji testleri uygulanmakta, herhangi bir kimyasala alerjiniz olup olmadığı önceden tesit edilebiliniyor." Kükürt, alerji dışında bu ürünlerin kalıcı lekelere, saç dökülmelerine, izlere de sebep olabileceğini sözlerine ekledi.
23 Eylül 2025 Salı - 09:36
Denizin ortasından kıyıya umut taşıyorlar
Türkiye'nin denizlerle çevrili coğrafyasında, deniz ambulansları kritik bir sağlık hizmeti sunarak her yıl yüzlerce insanın hayatını kurtarıyor. 112 Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü koordinasyonunda görev yapan deniz ambulansları, hem kıyılarda hem de adalarda kesintisiz hizmet veriyor.
23 Eylül 2025 Salı - 09:33
Kansersin, astımsın dediler: Akciğerinden kabak çekirdeği çıktı
Malatya’da bir buçuk yıldır geçmeyen öksürük şikayetiyle birçok hastaneye başvuran hastanın, akciğerinde kabak çekirdeği olduğu ortaya çıktı. Bronkoskopiyle çıkarılan çekirdek sonrası hasta sağlığına kavuştu. Malatya’da yaşayan 50 yaşındaki Aysel Türkeş, yaklaşık 1,5 yıldır geçmeyen kuru öksürük şikayeti nedeniyle hastane hastane dolaştı. İlk başta astım, bronşit hatta kanser teşhisi konulan Türkeş’in, Battalgazi Devlet Hastanesi’nde yapılan tetkikler sonucunda akciğerine kabak çekirdeği kaçtığı tespit edildi. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Ömer Emre Aşkın tarafından yapılan bronkoskopi işleminde, hastanın akciğerinde kabak çekirdeği bulundu. "Kendimi yeni doğmuş gibi hissediyorum" Yaşadığı süreci anlatan Aysel Türkeş, "Astım şikayetiyle hastaneye gittim. Buhar tedavisi verdiler ama geçmedi. Gece uyuyamıyordum, öksürükten ağzımdan kan geliyordu. Çok doktora gittim, kanserden bile şüphelendiler. Sonunda Dr. Ömer Emre Aşkın’a yönlendirildim. Bronkoskopi yapıldı, meğer kabak çekirdeği kaçmış ciğerime. Onu çıkardılar. Şimdi çok şükür iyiyim, öksürüğüm kalmadı. Kendimi yeni doğmuş gibi hissediyorum" dedi. "Tedaviye yanıt vermeyen öksürük şüphe uyandırdı" Hastanın tedavi süreci hakkında bilgi veren Dr. Ömer Emre Aşkın ise "Yaklaşık 1,5 yıldır geçmeyen öksürük şikayetiyle başvurdu. Daha önce birçok kez farklı tedaviler almış ancak geçmemiş. Çekilen tomografide akciğerde şüpheli bir alan gördük ve yabancı cisim olabileceğini düşündük. Bronkoskopi ile hava yollarına girerek kabak çekirdeği olduğunu tespit ettik ve çıkardık. Hastamız işlem sonrası rahatladı, takip süreci devam edecek" diye konuştu. Dr. Aşkın, uzun süre geçmeyen öksürüklerde her zaman bronkoskopi gerekmediğini ancak bu vakada tomografi bulgularının yönlendirici olduğunu söyledi.
23 Eylül 2025 Salı - 09:08
Doğu Karadeniz bölgesinde kanser türleri cinsiyete göre değişiyor
Doğu Karadeniz Bölgesi’nde kanser türleri cinsiyete göre farklılık gösteriyor. Erkeklerde akciğer ve bronş kanseri, kadınlarda ise meme kanseri en yaygın görülen kanser türü olarak öne çıktığı belirtildi. İHA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Doğu Karadeniz illerinde yapılan değerlendirmelerde, erkeklerde akciğer ve bronş kanseri yaklaşık yüzde 27,4 oranla ilk sırada yer alıyor. Bu türü yüzde 9,3 ile mide kanseri, yüzde 8,6 ile prostat kanseri, yüzde 6,9 ile mesane kanseri ve yüzde 6,2 ile kolorektal (kalın bağırsak) kanserleri takip ediyor. Kadınlarda ise en sık görülen kanser türü yaklaşık yüzde 18 oranla meme kanseri oldu. Onu yüzde 10,4 ile mide kanseri, yüzde 8 ile kolon kanseri, yüzde 6 ile kemik iliği (lenfoma vb.) kanserleri ve yüzde 4,6 ile tiroit kanseri izliyor. Akciğer-bronş kanserleri ise kadınlarda yaklaşık yüzde 4,4 oranında görülüyor. Türkiye genel verileri ile kıyaslandığında, Karadeniz Bölgesi’nde erkeklerde en yaygın üç kanser türü; akciğer, prostat ve kolorektal kanserler olarak sıralanırken, kadınlarda meme, kolorektal ve mide kanserleri öne çıkıyor. Tiroit kanseri bölgede daha sık görülüyor Özellikle Doğu Karadeniz’e özgü bazı kanser türlerinde dikkat çekici artışlar gözleniyor. Tiroit kanseri, Karadeniz Bölgesi’nin tamamında Türkiye ortalamasına kıyasla daha yüksek oranlarda görülüyor. Uzmanlar bu durumu genetik yatkınlık, bölgedeki iyot eksikliği bağlıyor. Trabzon gibi illerde ise tiroit ve kemik iliği kanserlerinin diğer bölgelere göre daha dikkat çekici oranlara ulaştığı bildiriliyor.
23 Eylül 2025 Salı - 02:44
Yenidoğan hasta için helikopter ambulans havalandı
Muş’ta yenidoğan asfiksi tanısı konulan Bebek Çiftçi, 3. basamak yoğun bakım ihtiyacı nedeniyle helikopter ambulansla Van’a sevk edildi. Muş’ta Bebek Çiftçi isimli yenidoğan hastaya yenidoğan asfiksi tanısı konuldu. Durumunun acil olması ve 3. basamak yoğun bakım ihtiyacı nedeniyle minik hasta, Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Sevkin hızlı şekilde gerçekleşmesi amacıyla helikopter ambulans devreye alındı. Sağlık ekiplerinin koordineli çalışmasıyla bebek, güvenli bir şekilde Van’a ulaştırılmak üzere yola çıkarıldı. Sağlık yetkilileri, kritik süreçte görev alan ekiplere teşekkür ederek, bebeğe acil şifalar diledi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder