Son Dakika
|
İstanbul’da polisevinde yangın paniği
Tuzla’da işçi konteynerlerinde yangın: 7 yaralı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''İlahilerden rahatsız olunmamalı''
Şehit Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat’ın görüntüsü ortaya çıktı!
Galatasaray Başkanı Dursun Özbek PFDK’ya sevk edildi
Trump'tan İran'a: "Nükleer silaha sahip olmalarına izin vermeyeceğim"
F-16 uçağının düştüğü bölgede çalışmalar sabahın ilk ışıklarıyla devam ediyor
Balıkesir’de F-16 uçağı düştü: Pilot şehit oldu
Bursa’da film gibi cinayet davasında karar!
MHP lideri Bahçeli: ''MEB'in ramazan genelgesini sonuna kadar destekliyorum''
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Ecuador Prison Crisis and the Rise of Criminal Control
Hollanda Kraliyet Havayolları Amsterdam-Tel Aviv uçuşlarını geçici olarak askıya aldı
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Hem savaşa hem de barışa hazırız"
ABD’li Özel Temsilci Barrack, Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ile görüştü
Uludağ’daki uluslararası kayak organizasyonlarının lansmanı Bursa’da yapıldı
Bakan Güler, şehit aileleri ve gazilerle iftarda bir araya geldi
TİKA’dan Astana’da 500 kişilik iftar programı
Bakan Fidan, İİT üyesi ve gözlemcisi ülkelerin büyükelçileriyle iftarda bir araya geldi
SAĞLIK
Bolu’da kendini odaya kilitleyen şizofreni hastası kadını polis ikna etti: Tedaviyi kabul etti
26 Şubat 2026 Perşembe - 00:53:04
Bolu’da’da sinir krizi geçirip kendini odasına kilitleyen 25 yaşındaki şizofreni hastası kadın, polis ekiplerinin çabaları sonucu ikna edilerek hastanede tedavi olmayı kabul etti. Olay, Alpağutbey Mahallesi Seyrani Sokak üzerinde bulunan bir apartmanda meydana geldi. İddiaya göre, bir süredir hastaneye yatırılarak tedavi görmeyi reddettiği öğrenilen şizofreni hastası 25 yaşındaki kadın, evinde sinir krizi geçirdi. Ailesinin sakinleştirme çabaları sonuç vermeyince, genç kadın kendisini odasına kilitledi. Durumdan endişelenen ailesinin ihbarı üzerine adrese polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Muhtemel bir kilit kırma işlemine karşı itfaiye ekipleri hazır bekletilirken, polis ekipleri kapı arkasından kadınla iletişim kurdu. İtfaiyenin müdahalesine gerek kalmadan, polis ekiplerinin uzun süren ikna çalışmaları sonuç verdi. Kapıyı açan genç kadın, sağlık ekiplerine teslim edilerek tedavi edilmek üzere hastaneye götürüldü.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 19:04
Hemşirelere yönelik hizmet içi eğitim programı tamamlandı
Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde hemşirelere yönelik planlanan hizmet içi eğitim programı tamamlandı. Sağlık hizmet sunumunda kalite standartlarının korunması, hasta güvenliğinin güçlendirilmesi ve bakım süreçlerinde güncel yaklaşımların benimsenmesi amacıyla düzenlenen program kapsamında, hemşirelerin mesleki sorumluluk alanları ile bakım hizmetlerine ilişkin temel ilke ve uygulamalar kapsamlı şekilde ele alındı. Eğitim programına katılan Başhekim Ufuk Kuyrukluyıldız, hizmet içi eğitimlerin kurumsal gelişim açısından önemine dikkati çekerek, sağlık hizmetlerinde kalite ve sürdürülebilirliğin ancak sürekli eğitim anlayışıyla mümkün olabileceğini ifade etti. Program sonunda eğitimi gerçekleştiren hemşirelere teşekkür belgeleri Başhekim Kuyrukluyıldız tarafından takdim edildi. Yetkililer, gerçekleştirilen hizmet içi eğitim programının mesleki bilgi düzeyinin artırılması ve kurumsal farkındalığın güçlendirilmesi açısından önemli katkı sağladığını belirterek, eğitim faaliyetlerinin planlı ve düzenli şekilde sürdürüleceğini kaydetti.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 15:56
Bodrum’un su isale hatları yenileme çalışmaları devam ediyor
Bodrum’da sık sık patlayan su isale hatlarında yapılacak yenileme çalışmaları devam ediyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (MUSKİ) tarafından sürdürülen çalışmaları MUSKİ Genel Müdür Yardımcısı Nuri Kali ve MUSKİ teknik ekibi yerinde inceledi. MUSKİ Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada, "Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’ın hassasiyetleri doğrultusunda Bodrum’un içme ve kullanma suyu ihtiyacını kesintisiz ve sağlıklı şekilde karşılamak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu kapsamda Genel Müdür Yardımcımız Nuri Kali ve teknik ekiplerimiz Bodrum genelinde devam eden içme suyu altyapı çalışmalarını yerinde inceledi. Güney ve Kuzey isale hatlarının değişimi kapsamında Gümbet, Yahşi, Akçaalan, Geriş ve Torba mahallelerindeki duktil hat imalatlarını; İslamhaneleri Mahallesi’nde tamamlanan çalışmalar sonrası asfalt kaplamalarını kontrol edilirken, Pirenburnu kuyularının bağlantıları ve Turgutreis Reverse Osmoz Tesisi kapsamında Bahçelievler Mahallesi’nde süren imalatları denetlendi. Çalışmaların uygunluğu, dolgu ve sıkıştırma işlemleri ile iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini titizlikle kontrol edilirken projelerin en kısa sürede tamamlanması adına istişarelerde bulunuldu" denildi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 14:42
Tunceli’de "Menopoz Okulu" hizmete başladı
Tunceli’de kadınlara ücretsiz tarama, eğitim ve danışmanlık hizmeti sunulan "Menopoz Okulu" hizmete başladı. Tunceli’de menopoz dönemindeki kadınların bu süreci daha sağlıklı, bilinçli ve konforlu geçirmelerini sağlamak amacıyla "Menopoz Okulu" hizmete başladı. Tunceli İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde yürütülen program kapsamında vatandaşlar kurum araçlarıyla ikametgahlarından alınarak merkeze ulaştırılıyor, burada gerekli sağlık taramaları yapıldıktan sonra dört oturumdan oluşan eğitim programına katılıyor. Ovacık ilçesinden davet edilen kadınların da taramaları tamamlanarak eğitim süreci başlatıldı. Program; SHM Sorumlu Hekimi Dr. Adar Bulut, Diyetisyen Ezgi Böler, Psikolog Ebru Murat ve Fizyoterapist Sami Yıldırım eşliğinde yürütülüyor. Eğitimlerde menopozun fizyolojisi, sık görülen semptomlar, kemik sağlığı, kardiyovasküler riskler, beslenme, fiziksel aktivite, ruh sağlığı ve gerektiğinde tedavi seçenekleri ele alınıyor. Menopozun yalnızca hormonal değişimlerden ibaret olmadığını belirten SHM Sorumlu Hekimi Dr. Adar Bulut, "Menopoz, kadın yaşamının doğal ve fizyolojik bir dönemidir. Ancak bu süreç yalnızca hormonal değişimlerden ibaret değildir; fiziksel, psikolojik ve sosyal boyutlarıyla bütüncül bir yaklaşım gerektirir. Bu noktada Sağlıklı Hayat Merkezi olarak her zaman yanınızdayız" şeklinde konuştu. Tunceli İl Sağlık Müdürü Dr. Muhammed Duran ise yaptığı değerlendirmede, "Koruyucu sağlık hizmetlerimizi güçlendirmek ve vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artırmak amacıyla Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde birçok alanda ücretsiz danışmanlık ve eğitim hizmeti sunuyoruz. Tüm vatandaşlarımızı düzenli taramalarını yaptırmak ve sağlıklı yaşam danışmanlığı almak üzere Sağlıklı Hayat Merkezlerimize davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
19 Haziran 2025 Perşembe- 15:07
İstanbul Koşuyolu Hastanesi tarihinde bir ilk: Aynı gün akciğer ve karaciğer nakli yapıldı
2
24 Şubat 2026 Salı- 10:35
Uzmanından ’’İftar yemeğini ikiye bölün’’ önerisi
3
25 Şubat 2026 Çarşamba- 10:55
86 milyonluk Türkiye’de yapılan muayene sayısı 1.5 milyar oldu
4
25 Şubat 2026 Çarşamba- 10:46
Kadın doğum ve çocuk klinikleri 2 Mart’ta Samsun Şehir Hastanesi’nde
5
25 Şubat 2026 Çarşamba- 09:43
Çocuklarda nadir görülen diyafram fıtığı Samsun’da ilk kez tedavi edildi
24 Şubat 2026 Salı - 10:16
Uzmanından uyarı: "Boy uzatma ameliyatı, doğru hastada uygulanması gereken ciddi bir ortopedik tedavidir"
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Zafer Atbaşı, boy uzatma ameliyatının estetik bir müdahale olarak bilinse de kapsamlı bir ortopedik tedavi yöntemi olduğunu belirterek, "Boy uzatma ameliyatı, doğru hasta grubunda uygulanması gereken ciddi bir ortopedik tedavidir" dedi. Güven Çayyolu Tıp Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Zafer Atbaşı, boy uzatma ameliyatının belirli tıbbi ve fonksiyonel gereklilikler doğrultusunda değerlendirildiğini söyledi. Atbaşı, "Bu ameliyat en sık iki bacak arasında belirgin uzunluk farkı bulunan kişilerde; doğuştan ya da sonradan gelişen iskelet sistemi bozukluklarında ve çocukluk çağında geçirilen hastalıklar veya travmalar sonrası oluşan kısalıklarda gündeme gelir. Ayrıca ciddi boy kısalığına bağlı olarak yürüme bozukluğu ile bel, kalça veya diz ağrıları gelişen hastalarda da tedavi seçeneği olarak değerlendirilebilir. Bazı hastalarda ise fiziksel kısalığın yol açtığı psikolojik etkiler sosyal yaşamı ve özgüveni olumsuz yönde etkileyebilir" açıklamalarında bulundu. "Radyolojik görüntüleme ile ihtiyaç netleşiyor" Teşhis sürecinde hastanın kemik yapısı, eklem durumu, kas dengesi ve genel sağlık durumunun ayrıntılı şekilde incelendiğini belirten Doç. Dr. Atbaşı, "Radyolojik görüntüleme ve ölçüm analizleriyle boy uzatmaya gerçekten ihtiyaç olup olmadığı netleştirilir. Uygun hastalarda tedavi, kemiğin kontrollü şekilde uzatılması ve vücudun yeni kemik dokusu oluşturmasının sağlanması prensibine dayanır" diye konuştu. "Boy uzatma ameliyatı, doğru hastada uygulanması gereken ciddi bir ortopedik tedavidir" Doç. Dr. Atbaşı, boy uzatma ameliyatında estetik kaygılardan ziyade fonksiyonel dengeyi sağlamayı ve hastanın yaşam kalitesini artırmayı hedeflediklerini belirterek, şunları söyledi: "Boy uzatma ameliyatı, doğru hasta grubunda uygulanması gereken ciddi bir ortopedik tedavidir. Erken teşhis ve doğru zamanda planlanan tedavi, sürecin daha konforlu ilerlemesine ve elde edilen sonucun daha sağlıklı ve kalıcı olmasına katkı sağlar."
24 Şubat 2026 Salı - 10:10
Mis kokulu nergis bilime de ilham kaynağı oluyor
İzmir’in Bayındır ilçesinde yetişen nergis, yalnızca eşsiz kokusuyla değil bilim dünyasındaki önemiyle de dikkat çekiyor. Ege Üniversitesi Bayındır Meslek Yüksekokulu Öğr. Gör. Dr. Meltem Yağmur Wallace, yerli nergis türünün hem tarımsal hem de farmakolojik açıdan büyük bir değere sahip olduğunu vurguladı. Bayındır’da özellikle Turan Mahallesi’nde yetiştirilen nergis türü, bilimsel adıyla Narcissus tazetta, soğanlı ve çok yıllık bir bitki. Yaz aylarını toprak altında uyku halinde geçiren bitki, sonbaharla birlikte filizleniyor ve kış ortasında çiçek açıyor. Ege Üniversitesi Bayındır Meslek Yüksekokulu Öğr. Gör. Dr. Meltem Yağmur Dr. Wallace, "Doğanın dinlenme döneminde böylesine güçlü bir koku ve estetik çiçek sunması, bu türü hem ekonomik hem de bilimsel açıdan özel kılıyor" ifadelerini kullandı. Bilim dünyasında nergis: Alzheimer tedavisinde kritik madde Bayındır nergisini bilimsel açıdan öne çıkaran en önemli unsur ise içerdiği galantamin adlı alkaloid. Bu madde, Alzheimer hastalığının tedavisinde kullanılan önemli etken maddelerden biri olarak biliniyor. Dr. Wallace, "Galantamin bitkiden elde edilebiliyor ancak çok sayıda bitkinin kullanılması gerektiği için günümüzde kimyasal sentez yöntemleri tercih ediliyor. Yine de bu tür, farmakoloji açısından stratejik bir öneme sahip." dedi. Yaklaşık 100 metre rakıma sahip bölgede üretim yapan yetiştiriciler, nesillerdir bu çiçeği kesme çiçek sektörüne kazandırıyor. Böylece Bayındır nergisi, hem kültürel miras hem de ekonomik değer taşıyor. Yerelden küresele bilimsel değer Bayındır’da yetişen nergis, yalnızca hoş kokulu bir süs bitkisi değil; aynı zamanda tarım, biyoloji ve farmakoloji alanlarında araştırmalara konu olan değerli bir tür. Uzmanlara göre, doğru koruma ve sürdürülebilir üretim politikalarıyla Bayındır nergisi hem yerel kalkınmaya katkı sunabilir hem de bilimsel çalışmalar açısından Türkiye’nin önemli bitkisel kaynakları arasında yer alabilir.
24 Şubat 2026 Salı - 09:50
Yeni bir dil öğrenmek demans riskini yüzde 40 azaltabilir
Neurology dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, okuma, yazma ve özellikle yeni bir yabancı dil öğrenme gibi zihinsel olarak uyarıcı aktivitelerin demans riskini yaklaşık yüzde 38-40 oranında azaltabileceğini ortaya koydu. Araştırmayı değerlendiren Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Talip Asil, "Beyni aktif tutmak demansa karşı en güçlü koruyucu adımlardan biridir" dedi. Chicago’daki Rush Üniversitesi Tıp Merkezi araştırmacıları tarafından yürütülen çalışmada, başlangıçta demans tanısı bulunmayan ve ortalama yaşı 80 olan bin 939 kişi sekiz yıl boyunca takip edildi. Yaşam boyu bilişsel olarak daha aktif olan bireylerde Alzheimer hastalığının hem daha düşük oranda görüldüğü hem de daha ileri yaşta ortaya çıktığı belirlendi. Bilişsel zenginleşme düzeyi en yüksek grupta Alzheimer görülme oranı yüzde 21 olurken, en düşük grupta bu oran yüzde 34 olarak saptandı. Ayrıca zihinsel olarak daha aktif bireylerde hastalık başlangıcının ortalama 5 yıl geciktiği bildirildi. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Talip Asil, zihinsel aktivitenin beyin sağlığı üzerindeki koruyucu etkisine dikkati çekti. "Beynin aktif tutulması bilişsel rezervi artırıyor" Demansın ileri yaşta görülen ve hafıza başta olmak üzere bilişsel fonksiyonlarda kayıpla seyreden bir hastalık grubu olduğunu belirten Asil, "Beynin aktif tutulması bilişsel rezervi artırıyor. Yeni bir dil öğrenmek; hafıza, dikkat ve yürütücü işlevleri aynı anda devreye sokarak beyin hücreleri arasındaki bağlantıları güçlendiriyor. Bu da demans riskini azaltmada önemli bir koruyucu etki sağlayabiliyor" ifadelerini kullandı. Zihinsel olarak en aktif grupta yer alan bireylerde Alzheimer gelişme riskinin daha düşük olduğunu vurgulayan Asil, "Bu tür aktiviteleri sürdüren kişilerde hastalığın başlangıcının birkaç yıl gecikebildiğini görüyoruz. Bu gecikme hem bireysel yaşam kalitesi hem de toplum sağlığı açısından önemli bir kazanım anlamına geliyor" dedi. "Uzun vadede beyin sağlığımız için önemli bir yatırım olabilir" Prof. Dr. Asil, zihinsel aktivitelerin tek başına yeterli olmadığını, sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite, kaliteli uyku ve kronik hastalıkların kontrolüyle birlikte değerlendirildiğinde daha güçlü bir koruyucu etki oluşturduğunu belirtti. Asil, "Yeni bir dil öğrenmek ya da düzenli kitap okumak gibi alışkanlıklar, uzun vadede beyin sağlığımız için önemli bir yatırım olabilir" değerlendirmesinde bulundu.
24 Şubat 2026 Salı - 09:45
İlaç yazdırmaya gitti, kendisini ameliyat masasında buldu
İzmir’in Foça ilçesinde yaşayan 61 yaşındaki emekli Ali Toker, eşine ilaç yazdırmak için gittikleri hastanede sağ yan ağrısından söz edince hayatını kurtaran teşhis konuldu. Yapılan tetkiklerde karın aort damarında 6,5 santim çapında anevrizma (aort balonlaşması) tespit edilen Toker’in, yapılan kalp anjiyosunda ise kalbinde üç damarının tıkalı olduğu belirlendi. Toker, Doç. Dr. Cüneyt Narin tarafından kapalı yöntemle gerçekleştirilen iki aşamalı ameliyat sürecinin ardından sağlığına kavuştu. Doç. Dr. Narin, "Hastamız çok şanslıymış. Ameliyat sınırı 5.5 cm. olan olan anevrizma 6.5 cm. idi, yırtılmadan müdahale edildi." dedi. İki çocuk babası Ali Toker, eşi Filiz Toker’e ilaç yazdırmak için gittikleri doktorda sağ yan ağrısı şikayetini dile getirdi. Doktorun yaptığı ultrason incelemesinde aort damarında 6,5 santimlik anevrizma tespit edildi. Bunun üzerine kalp cerrahına yönlendirilen Toker’e yapılan anjiyoda üç damarının tıkalı olduğu ve damar yapısında bozulma bulunduğu söylendi. Hastaya önce anevrizma operasyonu, ardından bypass ameliyatı önerildi. Açık kalp ameliyatından çekinen Toker, yaptığı araştırmalar sonucunda Acıbadem Kent Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahı Doç. Dr. Cüneyt Narin’e başvurdu. 26 Aralık’ta hastaneye yatan Toker, 27 Aralık’ta küçük kesi yöntemiyle, meme altı kesisiyle bypass ameliyatına alındı. Tıkalı kalp damarları açılan Toker, bir aylık dinlenme sürecinin ardından 3 Şubat’ta bu kez kapalı yöntemle aort anevrizması ameliyatı oldu. "Bu rahatsızlıklar hiçbir belirti vermedi" Sağ tarafındaki ağrı dışında herhangi bir ciddi şikayeti olmadığını belirten Ali Toker, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Eşime ilaç yazdırmaya gitmiştik. Ben de doktora sağ yan ağrısı çektiğimi söyledim. Ultrason tetkiklerinde aort anevrizmasını tespit etti ve çok acil müdahale gerektiğini söyledi. Şeker hastası değilim, tansiyonum normal. Bu ağrının safra kesesi taşı olabileceğini düşünmüştüm. Kalp damar rahatsızlıklarım hiçbir belirti vermedi. Ne bir sancı ne bir ağrı. Son zamanlarda göz kararması ve baş dönmesi yaşıyordum ama kalbe yormadım. Sonunda hayatıma mal olabilecek iki büyük sorundan iki operasyonla kurtuldum. Kendimi çok iyi ve dingin hissediyorum. Çok şanslı bir hastaymışım. Tesadüfler ve doktorlarım hayatımı kurtardı." "6 santimin üzerindeki anevrizmalarda yırtılma riski çok yüksek" Ameliyat süreci hakkında bilgi veren Acıbadem Kent Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahı Doç. Dr. Cüneyt Narin, hastada hem ciddi koroner damar hastalığı hem de büyük çaplı aort anevrizması bulunduğunu söyledi. Bu tür hastaların çoğu zaman ameliyat riskinden çekinerek tedaviyi ertelediğini belirten Narin, "Hastamızda üç damar tıkanıklığı vardı. Aynı zamanda 6,5 santim çapında aort anevrizması mevcuttu. Sigara kullanımı, fazla kilo ve KOAH tedavisi alması da riski artırıyordu. Radyoloji ve kardiyoloji ekipleriyle birlikte özel bir strateji planladık. Normalde kasıktan girmemiz gerekiyorken karnı etkilememek için strateji değiştirdik, koldan girerek önce küçük kesi yöntemiyle bypass ameliyatını gerçekleştirdik. Bir ay sonra da kapalı yöntemle anevrizma ameliyatını yaptık. Hastamız da sürece çok iyi uyum sağladı, kilo verdi ve sigarayı bıraktı. Şifayla taburcu ettik" dedi. Ailesinde anevrizma öyküsü bulunanlar dikkat Anevrizma konusunda uyarılarda da bulunan Narin, 5,5 santimin ameliyat sınırı kabul edildiğini, 6-6,5 santimin üzerindeki anevrizmalarda patlama riskinin çok yüksek olduğunu vurguladı. Anevrizmanın yırtılması halinde karın içine kanama olduğunu ve bunun ölümcül sonuçlar doğurabildiğini belirten Narin, 6 santimin üzerindeki aort anevrizmalarında yıllık yırtılma riskinin yüzde 14, kadınlarda ise yüzde 22’ye kadar çıktığını ifade etti. Aort yırtılması durumunda hastaların yaklaşık yüzde 50’sinin hastaneye ulaşamadan hayatını kaybettiğine dikkat çekti. Narin ayrıca, ailesinde anevrizma öyküsü bulunanlar, yüksek tansiyon hastaları ve sigara içenlerin risk grubunda olduğunu belirterek, bu kişilerin düzenli tetkik yaptırmasının hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.
24 Şubat 2026 Salı - 09:35
Nadir görülen pombe hastası Samsun’da ilk kez tedavi edildi
Samsun’da ilk kez bir yetişkine, pompe (kas hastalığı) tanısı konuldu ve yine ilk kez tedavisine başlandı. Tedavi ile 55 yaşındaki hastanın kas kaybının durması ve solunumuna devam etmesi amaçlanıyor. Pompe gibi nadir kas hastalıklarında erken tanı ve zamanında tedavi, hastalığın ilerleyişini yavaşlatmak açısından kritik öneme sahip. Samsun Şehir Hastanesi Eğitim ve Araştırma Ek Hizmet Binası Nöroloji Kliniği, nöromüsküler ve genetik kas hastalıklarının tanı ve tedavisinde ileri tanı yöntemleri ve güncel tedavi protokolleri ile hizmet vermeye devam ediyor. Bu kapsamda hastanede multidisipliner ekip yaklaşımı ile ilk infüzyon güvenli şekilde gerçekleştirildi. Nöroloji Kliniği’nde, nadir görülen kalıtsal bir kas hastalığı olan pompe hastalığının (glikojen depo hastalığı tip 2) tedavisi ilk kez başarıyla gerçekleştirildi. Tanının ardından ilk ilaç 55 yaşındaki emekli Murat İşi’ye doktorlar tarafından başarıyla uygulandı. "Bu tedaviyi Samsun’da ilk kez uyguladık" Söz konusu hastalığın yetişkin düzeydeki ilk örneğine rastladıklarının altını çizen Nöroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mehlika Berra Özberk, "Pompe hastalığı tanısı konulan hastamız, erişkin başlangıçlı pompe hastalığı olup oldukça nadir görülen bir hastalık. Kas yıkımı ve solunum tutulumu ile ilerleyen bir hastalık. Tedavi olarak tek seçenek enzim replasman tedavisi olup tek tedavi seçeneği olarak yer alıyor. Nöromüsküler Hastalıklar Birimimizin multidisipliner yaklaşımı sayesinde hastalığın tanısını koyduk ve bugün de ilk tedaviyi başarıyla uyguladık. Erişkin başlangıçlı pompe hastalığı sinsi seyirli, solunum tutulumlu ve kas yıkımıyla giden bir hastalık. Nadir bir hastalık olduğu için de gözden kaçabilme ihtimali var. Bu nedenle farkındalığa sahip olmak gerekir. Nöromüsküler Hastalıklar Birimi olarak hastanın pompe tanısını genetik olarak da doğruladık. Samsun’da erişkin başlangıçlı tedavi alan başka hasta yok. Çocukluk çağı başlangıçlı olan hastalarımız mutlaka var. Erişkin başlangıçlı hastalık olarak Samsun’da ilk kez bu tedaviyi uyguladık" dedi. "Amacımız, kas yıkımını durdurmak, solunumun kötüleşmesinin önüne geçmek" Tedavi ile amaçlarının hastanın kötüye gitmesini engellemek olduğuna da dikkat çeken Özberk, "Hastamız, daha önce hastanemize başvurmadan önce miyopati (kas hastalığı) tanısı ile takip edilen bir hastaydı. Solunumsal tutulum ve başka belirtilerinin olması üzerine yaptığımız detaylı incelemede pompe tanısını doğruladık. Bu, tedavisi olan metabolik miyopatilerden bir tanesi. O yüzden bizim için çok değerli nadir hastalıklardan biri. Tedavisi olan hastalıklardan biri olduğu için de kas yıkımını durdurmak, solunum fonksiyonlarının kötüleşmesini önlemek ve hastalığın gidişatını yavaşlatmak için enzim replasman tedavisini uygulamaya devam ediyoruz. Tedavi 14 günde bir uygulanacak çünkü pompe hastalığında bu enzimin eksikliği olması nedeniyle metabolik miyopati ortaya çıkıyor. Bu yüzden enzim replasman tedavisi düzenli olarak verilmesi gereken bir tedavidir" diye konuştu. Özberk ayrıca yaklaşan Nadir Hastalıklar Farkındalık Günü’ne dikkat çekerek, hastaların her zaman yanlarında olduklarını sözlerine ekledi.
24 Şubat 2026 Salı - 09:31
Uzmanlar uyardı: Ramazan’da ani ve aşırı yüklenmelerden kaçının
Erzurum Şehir Hastanesi diyetisyenlerinden Rümeysa Yayan Çakır, Ramazan’da değişen beslenme düzenine uyum sağlamak için en önemli noktanın, ani ve aşırı yüklenmelerden kaçınmak olduğunu ifade etti Erzurum Şehir Hastanesi sosyal medya hesabında yapılan paylaşımda, Diyetisyen Rümeysa Yayan Çakır, uzun süren açlığın ardından iftarda hızlı ve fazla yemek yemek sindirim problemlerine ve kan şekeri dalgalanmalarına neden olabileceğini vurgulayarak, "Bu yüzden orucunuzu hafif bir başlangıçla açın, kısa bir ara verin ve ana yemeğe kontrollü geçin. Tatlı konusuna gelirsek; Ramazan’da en sık yapılan hata her gün şerbetli tatlı tüketmektir. Tatlıyı haftada 1-2 kezle sınırlandırmak ve mümkünse sütlü ya da meyveli alternatifleri tercih etmek daha dengeli bir yaklaşım olur. Porsiyon kontrolü de çok önemli; küçük bir porsiyon yeterlidir. Unutmayın, Ramazan denge ayıdır. Ölçülü ve bilinçli tercihlerle hem sağlığınızı koruyabilir hem de keyifle bir ay geçirebilirsiniz" dedi.
24 Şubat 2026 Salı - 00:24
Bartın’da Menopoz Merkezleri hayata geçirildi
Bartın’da kadınların yaşamlarının parçası olan menopoz ile ilgili çalışmalar yapılıyor. Bu kapsamda ilde menopoz eğitim merkezleri faaliyete geçirildi. Kadınların ortalama 45-55 yaşları arasında gerek fiziksel gerek ruhsal durumlarını etkileyen menopoza verilen önem gün geçtikçe artıyor. Bu konuyla ilgili Bartın’da yaşayan kadınların bilinçlendirilmesi amacıyla "Menopoz Eğitimleri" hayata geçirildi. İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Sağlıklı Hayat Merkezleri’nde konuya ilişkin program ve eğitimler verilmeye başlandı. Dr. Doğa Hızoğlu Karaköy Sağlık Merkezi’ne bilgi almak isteyen kadınlara menopoz sürecine ilişkin ayrıntıları anlattı. İl Sağlık Müdürlüğü kadınlar eğitime davet etti. Müdürlük tarafından yapılan davette, "Yaşamın doğal süreci olan menopozun daha sağlıklı ve konforlu geçirmek isteyen tüm kadınları Menopoz Okulları’mıza davet ediyoruz" ifadesi kullanıldı.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 18:39
Balıkçı teknesinde rahatsızlanan vatandaşa tıbbi tahliye
Muğla’nın Milas ilçesinde balıkçı teknesinde rahatsızlanan vatandaş Sahil Güvenlik ekipleri tarafından tıbbi tahliyesi gerçekleştirildi. Milas Güllük açıklarında seyreden balıkçı teknesinde bulunan vatandaş rahatsızlanması üzerine yardım çağrısı yapıldı. Yapılan yardım çağrısı üzerine bölgeye yönlendirilen Sahil Güvenlik ekipleri rahatsızlanan vatandaşı bota alarak kıyıda bekleyen 112 ambulans ekiplerine teslim etti.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 15:39
Mardin’de 12 yaşındaki çocuk kapalı böbrek ameliyatı ile sağlığına kavuştu
Şırnak’ta yaşayan 12 yaşındaki Mehmet Nurullah Aslan, Mardin’de gerçekleştirilen laparoskopik böbrek ameliyatı sonrası sağlığına kavuştu. Uzun süredir sağ yan ağrısı olan Aslan, Şırnak’ta yapılan ilk değerlendirmelerin ardından tedavi için Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesine yönlendirildi. Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniğinde yapılan tetkik ve görüntülemeler sonucunda Aslan’ın böbrek çıkış kanalında darlık olduğu tespit edildi. Değerlendirmenin ardından çocuk hastalarda görülen üreteropelvik bileşke (UPJ) darlığının tedavisine yönelik laparoskopik piyeloplasti ameliyatı, Mardin’de ilk kez başarılı bir şekilde uygulandı. Ameliyatı gerçekleştiren üroloji uzmanı Op. Dr. Berkay Eren, yaptığı açıklamada, "Sintigrafi incelemesinde idrarın böbrekten çıkışında gecikme olduğunu gördük. Ayrıca böbreğin önünden geçen bir damarın idrar kanalına baskı yaptığını belirledik. Bu sorunu çözmek amacıyla kapalı yöntem olarak bilinen laparoskopik cerrahi ile tedavi uyguladık. Daralmış bölgenin onarımını başarıyla gerçekleştirerek idrar kanalını yeniden sağlıklı hale getirdik. Bu ameliyatın laparoskopik, yani kapalı yöntemle Mardin’de ilk kez gerçekleştirilmesi bizim için ayrıca önemlidir. Laparoskopik cerrahinin açık ameliyatlara göre daha küçük kesilerle yapılması, ameliyat sırasında daha az kanama olması, ameliyat sonrası ağrının daha az hissedilmesi ve hastanın günlük yaşamına daha kısa sürede dönebilmesi gibi önemli avantajları bulunmaktadır. Artık çevre illerde yaşayan hastalarımızın daha uzak merkezlere gitmeden ilimizde modern cerrahi yöntemlerle tedavi olabilmesi mümkündür" dedi. Sağlığına kavuşan Mehmet Nurullah Aslan ise kendisini iyi hissettiğini belirterek sağlık çalışanlarına teşekkür etti.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 15:34
Tunceli’de mobil sağlık hizmeti ve bilgilendirme çalışması
Tunceli’nin Pertek ilçesinde mobil sağlık hizmeti ve bilgilendirme çalışmaları yapıldı. Tunceli Pertek Toplum Sağlığı Merkezi ekipleri, Dorutay, Çakırbahçe, Geçityaka ve Korluca köylerine saha ziyareti gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen ziyaretler kapsamında hem sağlık hizmetlerinin denetimi yapıldı hem de vatandaşlara yönelik bilgilendirme faaliyetleri yürütüldü. Program çerçevesinde aile hekimliği hizmetlerine yönelik denetimler gerçekleştirilirken, mobil sağlık hizmeti sunularak köy halkının sağlık kontrolleri yapıldı. Ayrıca hane ziyaretleri kapsamında vatandaşlarla birebir görüşmeler yapıldı. Ziyaretlerde özellikle kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda bilgilendirme çalışmaları yapılarak farkındalık oluşturulması hedeflendi.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 15:32
Tunceli’de kadınlara yönelik kanser taraması ve menopoz eğitimi
Tunceli’de kadın sağlığını desteklemeye yönelik çalışmalar çerçevesinde, kanser taraması ve menopoz eğitimi verildi. Tunceli’de kadın sağlığını desteklemeye yönelik çalışmalar çerçevesinde kent ve ilçeler genelinde planlama yapıldı. Ardından kurum araçlarıyla Tunceli Merkez Sağlıklı Hayat Merkezi’ne ulaşımları sağlanan kadınların kanser taramaları gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen taramaların ardından katılımcılara, dört oturumdan oluşan Menopoz Okulu Eğitimi verildi. Eğitim programı; Dr. Adar Bulut, Psikolog Ebru Murat, Diyetisyen Ezgi Böler ve Fizyoterapist Sami Yıldırım tarafından yürütüldü.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 14:51
Beyin ölümü gerçekleşen baba 5 hayata umut oldu
Manisa’nın Alaşehir ilçesinde yaşayan ve beyin kanaması nedeniyle hafta sonu Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesine sevk edilen Mustafa Özer’in (70), yoğun bakımda yapılan tüm müdahalelere rağmen beyin ölümü gerçekleşti. Ailesi tarafından alınan örnek bir kararla Özer’in organları bağışlandı. Yoğun bakım sürecinde yapılan tetkikler sonucunda beyin ölümü gerçekleştiği tespit edilen 3 çocuk ve 5 torun sahibi Mustafa Özer’in karaciğeri, iki böbreği ve korneaları, hastaneye gelen iki ayrı ekip tarafından alındı. Organlar, nakil bekleyen hastalara ulaştırılmak üzere ambulanslarla İzmir ve Denizli’ye gönderildi. Aile olarak bağışlama kararı alındı Babasının yoğun bakımda tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığını belirten Ramazan Özer, organ bağışı kararının ailece alındığını ifade etti. Özer, "Benim sonradan haberim oldu. Annem onay vermiş, kardeşlerim de onay vermiş. Beni aradılar, sen de onaylıyor musun dediler. Siz onay verdiyseniz benim için problem değil dedim" şeklinde konuştu. "Organları 5 hastaya umut olacak" Manisa CBÜ Hafsa Sultan Hastanesi Organ Nakli Koordinatörü Prof. Dr. Gönül Tezcan Keleş, hafta sonu gerçekleşen organ bağışının büyük önem taşıdığını belirterek, "Hastamız Mustafa Özer, yaygın beyin kanaması nedeniyle cumartesi sabah hastanemize getirilmişti. Yapılan tüm tetkikler maalesef beyin ölümünü kanıtlar düzeydeydi. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra hastanın yaşama şansı hiçbir zaman olmuyor. Ancak diğer organlar sağlıklı çalıştığı için bunu organ nakli olarak değerlendirmek çok kıymetli bir basamak. Ülkemizde organ nakline çok ihtiyaç var." dedi. Hastanın karaciğeri, iki böbreği ve kornealarının 5 hastaya nakledileceğini belirten Keleş, "Kaybından dolayı çok üzgünüz ancak ailesinin özellikle Ramazan ayı içerisinde böyle manevi bir karar alması hepimizi duygulandırdı. 5 kişiye can olacak bu bağış için aileye teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Organ bağışı bekleyen çok hasta var" Organ bağışının hem Türkiye’de hem de dünyada büyük önem taşıdığına dikkat çeken Keleş, "Beyin ölümü gerçekleşen hastalarımızın sağlam organlarını, organ bekleyen vatandaşlarımız için değerlendirmek istiyoruz. Bu hem dini hem de tıbbi açıdan çok kıymetli bir durum. Tüm vatandaşlarımızı organ bağışı konusunda duyarlı olmaya davet ediyoruz" diye konuştu. Başhekim aileye teşekkür etti Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İsmet Topçu da organ bağışında bulunan aileye başsağlığı dileyerek, "Mustafa Özer, organlarını bağışlayarak nakil bekleyen hastalara umut oldu. Bu duyarlılığınız için sizlere teşekkür ediyorum. Organ bekleyen çok sayıda hastamız var. Gösterdiğiniz hassasiyet son derece kıymetli" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder