Son Dakika
|
Bingöl’de kayıp emekli öğretmen derede ölü bulundu
Endonezya’da yolcu otobüsü ile akaryakıt tankeri çarpıştı: 16 ölü, 4 yaralı
Cinayete kurban giden Kübra Yapıcı’nın ailesi: "10 kez müebbet alsınlar"
Kübra Yapıcı cinayetinde kan donduran detaylar
TCG Anadolu ve denizaltı SAHA EXPO kapsamında İstanbul’da
Bayraktar Kızılelma Endonezya yolcusu
BioNTech, Covid-19 aşısının üretimini durduruyor
Borsa İstanbul’da yeni rekor
CHP Kurultayı davası 1 Temmuz’a ertelendi
Artvin’de Sarp Sınır Kapısı yolunda heyelan
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
İsrail, Beyrut’u vurdu: 2 ölü, 7 yaralı
Aracın hurdaya döndüğü kazayı burnu bile kanamadan atlattı
İlkay Akkaya konserinde bayraklı protestoda bulunan öğrencilere saldırı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun’u karşıladı
İçişleri Bakanı Çiftçi, subay ve astsubay adaylarıyla bir araya geldi
İran Meclis Başkanı Galibaf’tan halka birlik çağrısı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Ferhan’ı kabul etti
SAĞLIK
Dünyada bir ilk: Güven Hastanesi yapay zeka destekli mobil MR sistemini ameliyatta kullanıma sundu
07 Mayıs 2026 Perşembe - 13:13:52
Güven Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hakan Emmez, mobil MR (manyetik rezonans görüntüleme) sisteminin dünyada ilk kez ameliyatlarda kendi merkezlerinde kullanıldığını belirterek, bu yöntem sayesinde ameliyat güvenliğinin önemli ölçüde arttığını söyledi. Güven Hastanesi, yapay zeka destekli görüntüleme altyapısı ve ultra düşük manyetik alan teknolojisini bir araya getiren mobil MR sistemini dünyada ilk kez klinik uygulamada kullanıma sundu. Prof. Dr. Hakan Emmez, mobil MR sisteminin ameliyat süreçlerine ve hasta sağlığına sağladığı avantajlar ve cihaz hakkında açıklamalarda bulundu. Yoğun bakımda bulunan çocuk hastaların ve durumu kritik olan bazı hastaların standart MR cihazlarına taşınmasının her zaman mümkün olmadığını belirten Emmez, "Bu cihazın asıl geliştirilme sebebi ise MR’a taşıyamadığımız hastanın yanına MR’ı götürmek. İkinci problem de standart MR’larda yüksek manyetik alan varken, bu cihazlarda çok düşük manyetik alan kullanılıyor. Bu sayede mobilize etme şansımız oluyor. Birçok hastada implantlar yüzünden MR çekemiyoruz. Düşük manyetik alan sayesinde bu implantlı hastalar gibi MR’a uyumlu olmayan hastaların hepsini MR’a alma şansımız var. Yüksek manyetik alan bize çok iyi görüntü sağlıyor. Düşük manyetik alanın bu handikabını yapay zeka özelliği sayesinde görüntü kalitesini artırıyoruz. Bir standart MR kalitesinde görüntü kalitesi elde etmem mümkün değil, ancak son derece güvenli ve yeterli bilgi verecek düzeyde MR görüntüsü elde etmek mümkün oluyor" ifadelerini kullandı. "Dünyada ilk defa 30’a yakın hastanın beyin ameliyatlarında mobil MR’ı kullanmaya başladık" İlk kez klinik uygulamalarda kullandıkları mobil MR sistemi ile 30’a yakın hastanın beyin ameliyatını gerçekleştirdiklerini dile getiren Emmez, "Sonuçlar son derece iyi. İlk olarak bu cihaz ameliyatın güvenliğini artırıyor. İkinci olarak ise hastanın güvenliğini ve ameliyatın kalitesini artırıyor. Bazı beyin ameliyatlarında bazı tümörlerin kritik bölgeye yakınlığını mikroskop görüntüleriyle saptamakta zorluklar yaşıyorsunuz. Dünyada birçok firma da bu handikapı ortadan kaldıracak teknolojiler üzerinde çalışıyor. Biz hasta henüz ameliyatı sonlandırmadan MR’ı hastanın başına getiriyoruz ve MR’a alıyoruz. Ameliyat sırasında görüntülerimizi alıyoruz ve gözle göremediğimiz herhangi bir alanda sorun olup olmadığını saptayıp, ona göre ameliyatı sonlandırıyoruz ya da devam ediyoruz. Şu anda biz bu cihazı ameliyat amacıyla dünyada kullanan ilk merkeziz diyebilirim" dedi. "Sonuçları üretici firma ile paylaştık, onlar için de şaşırtıcı oldu" Emmez, Amerika Birleşik Devletleri’nde üretilen mobil MR sisteminin ameliyatlarda kullanılmasının üretici firmanın da dikkatini çektiğini söyleyerek, "Biz sonuçları onlarla da paylaştık. Onlar için de şaşırtıcı oldu. Şimdi ortak çalışmalarla bu yöntemi daha ileriye nasıl götürebiliriz diye planlamaları yapıyoruz. Yapay zeka burada çok kıymetli. Yapay zekanın da en önemli özelliği veri. Siz veri girdikçe elinizdeki sonuçları daha başarılı hale getiriyorsunuz. Dolayısıyla bu sistemin bu günden daha iyiye gideceği çok aşikar "ifadelerini kullandı. Kapalı alan fobisi yaşayan hastalar için de avantaj sağlıyor Mobil MR cihazının kapalı alan fobisi yaşayan hastalar için de avantaj sağladığını dile getiren Emmez, "Kapalı, büyük bir tünel gibi bir şeye girmiyorsunuz. Bunu sadece kafanızın içine girdiği küçük bir kutu gibi düşünün. Tekrar söylüyorum; bu bir ayırıcı tanı da değil ama beynin içinde bir sorun olup olmadığını bize tomografiden daha iyi ama standart MR’dan biraz daha alt kalitede gösteren bir sistem. Bu anlamda da birçok hastaya fayda sağlayacağını düşünüyoruz" ifadelerine yer verdi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 13:04
Elazığ’da ’Her Gebeye Bir Ebe’ uygulaması
Elazığ’da ’Her Gebeye Bir Ebe’ uygulaması kapsamında gebe kadınlar ebeler tarafından ziyaret edilerek bilgiler verdi. Sağlık Bakanlığı’nın anne ve bebek ölümlerini azaltmak amacıyla ülke genelinde başlatmış olduğu "Her Gebeye Bir Ebe" uygulaması kapsamında Elazığ İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gebelere yönelik ev ziyaretleri uygulaması başlatıldı. Toplum Sağlığı Merkezlerinde görevli koordinatör ebeler tarafından gerçekleştirilen ev ziyaretler sırasında özellikle ilk gebeliğini yaşayan ve gebeliğinin son üç ayında olan gebelere doğum öncesi, sırası ve sonrasındaki tüm süreçlerde gebelere birebir rehberlik edilerek destek sağlanıyor. İl Sağlık Müdürlüğü tarafından konuyla ilgili yapılan açıklama, "Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun talimatları doğrultusunda İlimiz genelinde başlatılan uygulama kapsamında riskli ve çoğul gebelikler yakından izlenirken, anne adaylarının genel sağlık durumları değerlendirilmekte ve gebelik sürecinin sağlıklı bir şekilde tamamlanması için gerekli danışmanlık hizmetleri sunulmaktadır. Bununla birlikte gebe vatandaşlarımızın gebelik süreçlerini daha bilinçli takip etmeleri için ’Annelik Yolculuğu’ mobil uygulaması hakkında bilgilendirmede bulunuyoruz. Bu sayede gebelikten doğuma ve doğum sonrası sürece kadar güvenilir sağlık bilgilerine kolay erişim sağlanması amaçlanmaktadır. Ziyaretlerimiz sırasında uzman ebelerimiz tarafından ilimizdeki gebe okullarına yönlendirilen anne adaylarına; gebelikte beslenme, düzenli fiziksel aktivite, güvenli ilaç kullanımı, ağrıyla baş etme yöntemleri, masaj, pilates, nefes egzersizi ve doğuma hazırlık süreci yanında doğum çantasının hazırlanması, doğum sonrası anne ve bebek bakımı, emzirme ve bebeğin altını değiştirmeye kadar uygulamalı pratikler gösterilmektedir. Doğal Olan Normal Doğum Eylem Planı çerçevesinde yürütülen ’Her Gebeye Bir Ebe’ projesindeki amacımız; anne adaylarının sürece dair kaygılarını azaltmak ve bilinçli bir gebelik dönemi geçirmelerini sağlamakla birlikte anne adayına ihtiyaç duyduğu her an sağlık personeli ile iletişim kurabileceği hatırlatılmaktadır" denildi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 12:54
Hani Devlet Hastanesi hizmete açıldı
Diyarbakır’ın Hani ilçesinde yapımı tamamlanan Devlet Hastanesi hizmete açıldı. Modern mimarisi, güçlü teknik altyapısı ve geniş hizmet kapasitesiyle dikkat çeken hastane, bölge halkına daha erişilebilir ve nitelikli sağlık hizmeti sunacak. Toplam 10 bin 750 metrekare kapalı alana sahip hastane, 35 yatak kapasitesiyle hizmet vermeye başladı. İhtiyaç halinde kapasitesi 64 yatağa kadar artırılabilecek şekilde planlanan hastane, polikliniklerden ameliyathanelere, yoğun bakım ünitelerinden hemodiyaliz hizmetlerine kadar birçok alanda kapsamlı sağlık hizmeti sunuyor. Hastanede 12 poliklinik odası, 3 ünitli ağız ve diş sağlığı polikliniği, gebe okulu ve ebe polikliniği, 2 ameliyathane, yoğun bakım üniteleri, 8 yataklı hemodiyaliz ünitesi ile evde sağlık hizmetleri birimi yer alıyor. Anne ve bebek dostu yaklaşımıyla öne çıkan hastanede ayrıca, anne adaylarının doğum süreçlerini daha konforlu geçirebilmesi amacıyla modern TDL (Travay, Doğum, Lohusa) odaları da hizmete sunuldu. Acil servis bölümü ise erkek, kadın ve çocuk müşahade alanları, travma ve müdahale odaları, canlandırma ünitesi ile kapsamlı bir yapıda planlandı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, sağlık yatırımlarının vatandaşların sağlık hizmetine erişimini güçlendirdiğini belirterek, "Hani Devlet Hastanemiz, yalnızca bir sağlık tesisi değil; vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine daha hızlı, güvenli ve modern şartlarda ulaşabilmesi adına önemli bir yatırımdır. Modern altyapısı, donanımlı birimleri ve güçlü sağlık kadrosuyla İlçemize uzun yıllar hizmet verecek önemli bir sağlık kompleksini vatandaşlarımızın hizmetine sunmuş bulunuyoruz. Sağlık Bakanlığımızın destekleriyle İlimizin sağlık altyapısını güçlendirmeye ve vatandaşlarımıza daha kaliteli sağlık hizmeti sunmaya devam edeceğiz’’ dedi. Hani Devlet Hastanesinin, ilçe merkeziyle birlikte çevre mahalleler ve kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşlara da 7 gün 24 saat kesintisiz sağlık hizmeti sunacağı belirtildi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 12:51
Niğde’de öğrencilere güvenlik eğitimi, vatandaşlara dolandırıcılık uyarısı yapıldı
Niğde İl Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları gerçekleştirildi. Emniyet Genel Müdürlüğü’nce onaylanan, Asayiş Daire Başkanlığı koordinesinde Niğde Emniyet Müdürlüğü tarafından uygulamaya konulan ’Birlikte Her Şey Mümkün’ isimli Çocuk ve Gençler Sosyal Koruma ve Destek Programı (ÇOGEP) kapsamında, Niğde merkezde bulunan 5 Şubat Anaokulu öğrencilerine yönelik temel güvenlik ve trafik kuralları hakkında eğitim verildi. Çalışmalar kapsamında ayrıca semt pazarları, parklar, cadde ve sokaklarda vatandaşlara yönelik bilgilendirme faaliyetleri de yürütüldü. Polis ekipleri tarafından vatandaşlara iletişim yoluyla dolandırıcılık, mal varlığına karşı işlenen suçlar, sosyal medya üzerinden yatırım dolandırıcılığı, araç kiralama dolandırıcılığı, sosyal medya alışveriş dolandırıcılığı ve IBAN numarası kiralamanın suç olduğu konularında uyarılarda bulunuldu. Ekipler; vatandaşlardan tanımadıkları numaralardan gelen çağrı ve mesajları dikkate almamalarını isterken, polis, jandarma, savcı veya herhangi bir kamu görevlisinin kesinlikle para talep etmeyeceğini hatırlattı. Bilgilendirme çalışmaları kapsamında broşür dağıtımı da yapıldı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 09:16
Diş eti hastalıkları Alzheimer’a neden olabiliyor
2
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 10:21
Opr. Dr. Zaim: "Bahar aylarında göz şikayetleri artabilir"
3
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 14:37
Van’da gebe anneye aynı anda hem sezaryen hem beyin ameliyatı yapıldı
4
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 13:44
Dr. Kilim: "Çocuklarda demir eksikliği sessiz bir tehdit"
5
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 09:46
Diyarbakır’da "Her Gebeye Bir Ebe" uygulamasıyla anne adaylarına birebir destek
10 Temmuz 2025 Perşembe - 11:48
Şanlıurfa’da 53 yaşındaki kadın ikiz bebek dünyaya getirdi
Şanlıurfa'nın Birecik ilçesinde 53 yaşındaki bir kadın ikiz bebek dünyaya getirdi.
10 Temmuz 2025 Perşembe - 11:12
Ebelik mesleği yeniden yükselişte
Ebelik, uzun yıllar geçmişte kalmış bir meslek gibi algılansa da, yenilenen yetkiler, artış gösteren talepler ve güçlü eğitim programlarıyla Türkiye’de yeniden gözde meslekler arasında yerini aldı. Hem istihdam garantisi hem de bağımsız çalışabilme imkanı sunan ebelik, gençlerin en çok tercih ettiği sağlık mesleklerinden biri haline geldi. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi (KOSTÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yurdanur Dikmen yeni nesil ebeliğin yükselişini anlattı.
10 Temmuz 2025 Perşembe - 11:10
4 ilden 125 personelin katılımıyla enkazda arama kurtarma tatbikatı
Van’ın Muradiye ilçesinde, Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) koordinasyonunda 4 ilden 125 personelin katılımıyla düzenlenen eğitim kampı kapsamında enkazda arama kurtarma tatbikatı gerçekleştirildi. Van İl Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen eğitim kampı çerçevesinde Muradiye ilçesine bağlı Ünseli Mahallesi’ndeki metruk binalarda tatbikat yapıldı. Van, Bitlis, Ağrı ve Hakkari’den gelen toplam 125 UMKE personelinin katıldığı tatbikatta, senaryo gereği ilçede 7.6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Deprem senaryosu sonrası olay yerine intikal eden UMKE ekipleri, yıkılan binaların enkazında kalan yaralıları kurtararak Acil Müdahale Çadırı’na ulaştırdı. Burada ilk müdahaleleri yapılan yaralılar, ambulanslarla hastanelere sevk edildi. Tatbikat ile ilgili İHA muhabirine konuşan Van İl Sağlık Müdürlüğü Afetlerde Sağlık Hizmetleri Sorumlusu Paramedik Levent Bayram, 2025 yılı bölge tatbikatının bugün itibariyle başladığını belirterek, "Ağrı, Bitlis, Hakkari ve Van illerinden toplam 125 personelin katılımıyla planladığımız tatbikatın startını verdik. Şu anda depremde arama kurtarma etabını tamamladık. Senaryo gereği 10 yaralı enkazdan çıkarıldı. Tüm müdahaleleri yapıldıktan sonra Acil Müdahale Çadırı’na taşındı. Burada ileri tetkik ve tedavileri yapıldıktan sonra hastanelere sevk edildi" dedi. Bayram, bu tür tatbikatların toplumda farkındalık oluşturmayı ve UMKE gönüllülerinin profesyonel yeterliliklerini artırmayı amaçladığını da sözlerine ekledi. Tatbikat kapsamında bugün ayrıca suda ve doğada kayıp arama, trafik ve helikopter kazalarında yaralı kurtarma uygulamaları da yapılacak.
10 Temmuz 2025 Perşembe - 11:00
İzmir’de Özel Karataş Hastanesinde yoğun bakım skandalı: Minik Vedat 1 yıldır komada
İzmir’de Özel Karataş Hastanesinde dünyaya gözlerini açan Vedat Eymen bebek, sağlıklı şekilde doğmasına rağmen akciğerlerinde sıvı olduğu gerekçesiyle yenidoğan yoğun bakıma alındı. Yoğun bakımın 6. gününde mama aspirasyonu sonucu kalbi ve solunumu duran bebek entübe edildi ve o günden bu yana komada. Aile, sağlıklı doğan çocuklarının ihmal sonucu engelli kaldığını iddia ederek sorumluların yargılanmasını istiyor. İzmir’de 5 Temmuz 2024 tarihinde Özel Karataş Hastanesi’nde sezaryenle dünyaya gelen Vedat Eymen Dağlı isimli bebek, doğumunun hemen ardından akciğerlerinde sıvı olduğu gerekçesiyle yenidoğan yoğun bakım ünitesine alındı. Sağlıklı ve hareketli bir şekilde doğan bebeğin burada tedavi süreci başladı. Anne Esra Dağlı ve baba Mustafa Dağlı’ya doktorlar, sürecin 7 gün süreceğini iletti. Ancak tedavinin 6. gününde hastane tarafından aileye, çocuğun mama aspirasyonu yaşadığı, ardından kalp ve solunumunun durduğu ve entübe edildiği bildirildi. Ailenin iddiasına göre, yoğun bakıma sağlıklı giren çocuk, oksijensiz kaldığı süre nedeniyle ağır beyin hasarı aldı ve bir yıldır komada. Dış dünyaya tepki vermeyen çocuk artık ağır engelli durumda ve her geçen gün ailesiyle birlikte hayatta kalma mücadelesi veriyor. "Peşini Bırakmayacağız" 1 yıldır koma halinde yaşayan çocuğunun hastane ihmali yüzünden engelli kaldığını söyleyen anne Esra Dağlı, "5 Temmuz 2024 yılında Özel Karataş Hastanesinde sağlıklı bir şekilde sezaryenle doğum yaptım. Eymen’in doktor muayenesinde ciğerinde su olduğunu ama ağlayarak kendi kendine ciğerindeki suyu atacağını söyleyerek bebeğimi yoğun bakıma aldılar. Her şey iyi gidiyordu ama 6. gün sabaha karşı bize bir telefon geldi. Bebeğin kustuğunu, kusmuğunu yuttuğunu solunumun ve kalbinin durduğunu, entüübe edildiğini söylüyorlar. Bebeğe 1 dakika içerisinde müdahale edildiğini söylüyorlar. Hastaneye gittiğimizde çocuğumuzun o halini gördük ve yıkıldık. Çocuğumu tam teşekküllü bir hastaneye götürmemizi söylediler ve buraya geldik. Burada da çocuğumuzun durumunun hiç iyi olmadığını söylediler. Şimdi Eymen tam 1 yaşında ve o günden beri koma halinde. Hiç bir şeye tepki vermeden böyle duruyor. Hareketleri yok, solunum cihazına bağlı olarak nefes alıp verebiliyor, beslenmesini de boru yardımıyla sağlıyoruz. Hastane ve yetkililer hakında davacı ve şikayetçi olduk. İlk başta bize bebeğe 1 dakika içinde müdahale ettiklerini söylediler ancak gerçek, biz kamera kayıtlarını izleyince ortaya çıktı. Bebeğime müdahale edilmemiş. Biz tüm yetkililerden yardım bekliyoruz. Davamızda haklıyız ve peşini bırakmayacağız" dedi.
10 Temmuz 2025 Perşembe - 10:29
Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik Resmi Gazete’de
"Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik" Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Resmi Gazete’de yayımlanan ‘Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik’ yürürlüğe girdi. Düzenleme ile hasta takibine esas olan altı aylık süre, daha sık izlenmesi gereken gruplar hariç olmak üzere, bir yıla çıkartıldı. Aile hekiminin hizmet verdiği nüfus yapısı değerlendirme kriterleri arasında yerini alırken; akılcı ilaç kullanımının teşviki ve kronik hastalık taramalarını artırmaya yönelik de önemli adımlar atıldı. Hizmet takibinde 6 aylık süre 1 yıla çıkarıldı Yapılan düzenlemeyle, aile hekimliği birimlerine yapılan başvuruların takibine esas süre uzatıldı. Son altı ayda aile hekimliğine başvurmama kriteri bir yıla çıkarıldı. 15-49 yaş arası kadınlar veya kronik hastalığı olan kişiler gibi daha sık izlenmesi gereken gruplar için ise mevcut hizmet süreleri korunarak sistemin hassasiyeti devam ettirilecek. Aile hekiminin hizmet sunduğu nüfus yapısı değerlendirmeye alındı Yeni düzenlemeyle, aile hekimliği birimlerinin hizmet sunduğu nüfusun yapısı da değerlendirmeye alındı. Özellikle gebe, bebek, çocuk, yaşlı gibi daha sık izlenen ve kapsamlı hizmet sunulan kişilerin bulunduğu veya bu oranların düşük olduğu bölgelerdeki farklı iş yükleri dikkate alınarak parametreler güncellendi. Yeni düzenlemeyle, nüfusu yüksek fakat özellikli gruptaki kişi sayısının az olduğu aile sağlığı birimlerinin iş yükü de dikkate alınarak nüfus sayısı karşılığı oluşan puan sınırı 3 bine kadar yükseltildi. Akılcı ilaç kullanımında kriterler genişletildi Akılcı ilaç kullanımı kapsamında yapılan değerlendirmelerde geçerli olan kriter sayısı artırıldı. Bundan böyle sadece il ortalaması değil; Türkiye ortalaması, geçmiş dönem performansı ve uluslararası karşılaştırmalar gibi farklı ölçütler de değerlendirmeye dâhil edilecek. Böylece bu alandaki kriter sayısı birden dörde çıkartılmış oldu. Bu değişiklikle, akılcı ilaç kullanımının teşvik edilmesi ve toplum sağlığının korunması hedefleniyor. Muayene hesaplamalarında kişi sayısı dikkate alınacak Günlük muayene sayısı ve hedef muayene sayısı hesaplama usulleri düzenlendi. Bu hesaplamalar artık doğrudan kişi sayıları üzerinden yapılacak. Ayrıca kronik hastalık taramaları ve muayene oranlarına ilişkin süreçlerde; aile sağlığı çalışanlarını teşvik etmeye yönelik adımlar atıldı.
10 Temmuz 2025 Perşembe - 09:55
Midyat Devlet Hastanesi Başhekimliğine Peköz atandı
Mardin’in Midyat İlçe Devlet Hastanesi Başhekimliğine, Acil Tıp Uzmanı Mehmet Burak Peköz atandı. Pratisyen hekim olarak Bitlis 112 komuta kontrol merkezinde göreve başlayan Peköz, 1 yıla yakın görev yaptıktan sonra Başhekim yardımcısı olarak atandı. Vatani görevini yaptıktan sonra Acil Tıp Uzmanlığı eğitimini Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi’nde bitiren Peköz, Şırnak Şehit Aydoğan Aydın Devlet Hastanesinde mecburi görevini tamamladıktan sonra Midyat Devlet Hastanesi Başhekimliğine atandı.
10 Temmuz 2025 Perşembe - 09:54
Hemoroit tedavisinde lazer dönemi
Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Özlem Karaca Ocak, hemoroit (basur) tedavisinde lazer teknolojisinin başarılı sonuçlar verdiğini söyledi. Ocak, kısa sürede ve ağrısız şekilde uygulanan lazer yönteminin, hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırdığını vurguladı. Toplumda oldukça yaygın görülen hemoroit hastalığının makat bölgesinde ele gelen şişlik, sarkma ve kanama gibi şikâyetlerle kendini gösterdiğini ifade eden Medicana International Samsun Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Özlem Karaca Ocak, "Hem erkeklerde hem kadınlarda sık rastlanan bu sağlık sorunu, artık lazerle çok daha kolay şekilde tedavi edilebiliyor. Uzun süren ağrılı iyileşme süreçleri tarihe karışıyor" dedi. 10 dakikada tedavi, aynı gün taburcu Lazerle hemoroit tedavisinin sadece 10 dakika sürdüğünü belirten Dr. Karaca Ocak, işlemin hastaneye yatış gerektirmediğine dikkat çekerek, "Günübirlik bir işlem olarak uygulanan lazer yöntemi, hemoroit nedeniyle yıllarca sıkıntı çeken hastalar için konforlu bir alternatif sunuyor. Uygun teknikle yapılan tedavilerde aynı bölgede yeniden şikâyet oluşması da beklenmez" diye konuştu. "Uygun tedavi edilmezse tekrarlayabilir" Tedavinin başarıya ulaşması için uzman hekim tarafından planlanması gerektiğini belirten Dr. Karaca Ocak, "Her hemoroit vakası lazer için uygun değildir. Doğru hasta seçimi ve uygun yöntemle yapılan tedavilerde başarı oranı oldukça yüksektir. Ancak tedavi edilmediği takdirde bu rahatsızlık ilerleyebilir ve tekrar edebilir" uyarısında bulundu.
10 Temmuz 2025 Perşembe - 09:48
Çocuklarda dijital bağımlılığı önlemenin pratik yolları
Günümüzde hem sosyal çevrenin etkisi hem de teknolojik aletlere rahatça ulaşılması çocuklarda da ekran maruziyetini artırıyor. "Bu durum çocuklarda bazı sorunlara neden olabiliyor" diyen Uzm. Klinik Psikolog Tuğçe Çolakoğlu, uzun süreli ekran kullanımının çocuklara etkileri hakkında uyarılarda bulundu. Yaş ve gelişim düzeyine uygun süre ve içeriklerle geçen ekran sürelerinin pozitif etkileri çocuklarda görülürken; uygun sürede kullanılmayan ekranın birçok negatif etkisi olabiliyor. Medicana International İstanbul Hastanesi’nden Uzm. Klinik Psikolog Tuğçe Çolakoğlu, "Bu negatif etkiler, çocukların farklı yaş gruplarında dijital bağımlılık geliştirmesine sebep olabilir. Dijital bağımlılık çocukların sosyal olarak soyutlama, dikkat ve odaklanma sorunları, duygu düzenleme sorunları (yüksek düzeyde öfke ve gerginlik gibi), uyku ve beslenme sorunları yaşamasına sebep olabilir" açıklaması yaptı. 2 yaş öncesinde çocuklara ekran kullandırılmamalı Öncelikle teknoloji kullanımını tamamen kısıtlamanın günümüz dünyasında gerçekçi ve işlevsel olmadığını belirten Uzm. Klinik Psikolog Tuğçe Çolakoğlu, "Dolayısıyla teknolojinin olumlu yönlerinden çocuklarımızın faydalanması belirli sınırlandırmalarla sağlanabilir. Bu bağlamda sınırlar değerlendirildiğinde, 2 yaşından önce çocukların ekran kullanımını onaylamamalıyız. Bu yaş çocukların oyunlarla, iletişimle gelişimlerinin desteklenmesi gereken çok önemli bir dönem. 2-6 yaş arasında ise ekran kullanımını belirli sınırlar içerisinde onaylayabiliriz. Bu dönemde çocukların ekran kullanım süresinin günde 1 saati geçmediğinden emin olmak önemlidir" dedi. Yemek esnasında ekran kullanımı yapılmamalı 2-6 yaş döneminde çocuğun kendine ait bir tablet/telefon/bilgisayarı olmasından ziyade ortak kullanılan bir cihaz ile ekran kullanımını gerçekleştirmesi gerektiğine değinen Uzm. Klinik Psikolog Tuğçe Çolakoğlu şunları söyledi: "Ebeveyn gözetiminde ekran kullanımı sağlanmalıdır. Kullanım yeri olarak hem ekran bağımlılığı riskini azaltmak hem de içerik kontrolünü sağlayabilmek için çocukların bu cihazları odalarında değil, oturma odası gibi ailecek vakit geçirilen yerlerde kullanılması, yemek eşliğinde ise kullanılmaması önerilebilir. Ek olarak, çocuklarla evde oynadığımız diğer oyunlar esnasında televizyonun açık olmaması, çocuğun odasında bir televizyonun bulunmaması ekran süresini kısıtlayabilmek için önemli adımlardır. 6 yaşın üzerindeki çocuklar için ekran süresine sınırlandırma getirirken bir "Aile medya planlaması" programı yapmak faydalı olabilir. Bu yaş grubu çocukların gün içerisinde ihtiyacı olan uyku saati, okulda geçirdiği saat, okul sonrası aile zamanı, ödev, kişisel bakım, hobi vb. Saatleri belirleyip geriye kalan süre içerisinde yaşına uygun bir şekilde günlük ekran süresi belirlemek hem çocuğun kendi günü içerisindeki kontrolünü kendisine verebilmek açısından hem de oradaki sınırlandırmayı beraber yapabilmek açısından kolaylaştırıcı bir yol olabilir." Teknoloji kullanımında çocuklarınızla ortak kararlar alın Uzm. Klinik Psikolog Tuğçe Çolakoğlu, şunları söyledi: "Tüm bu süreçler içerisinde, teknoloji kullanımı başladığı andan itibaren çocuğu yaşına uygun bir biçimde gizlilik ve kendini koruma konusunda bilinçlendirerek; koruyarak gözetimde tutmak önemlidir. Ekran kullanım süresinde de maruz kalınan içerik konusunda da anne - babaların ortak tutumları çocukların teknolojiyle olan ilişkilerinde özellikle ilk adımlarını daha sağlıklı atabilmesini sağlayabilir. Dolayısıyla ebeveynler olarak ortak bir tutum içerisinde ve çocuğun isteklerini, ihtiyaçlarını da görerek, çocuğu da dâhil ederek ortak kararlarla bu ilk adımlar atılabilir." Çocuğunuza ‘yasak’ kelimesini kullanmayın Çocukların içerik izleyebileceği yaygın kullanılan platformlarda yaş sınırlaması konulması gerektiğine dikkat çeken Uzm. Klinik Psikolog Tuğçe Çolakoğlu, "Bazen çocuklar o dönemde çok popüler olan dizi, film veya oyunları yaşına uygun olmamasına rağmen duyup merak edebilirler. Bu durumda eğer ki henüz izlemediyse, bunun yaşına uygun olmadığını ona açıklamak gerekir. Her zaman çocuğa bir şeyi neden yapmaması gerektiğini açıklamak kolay olmayabilir. Bu noktada ‘Yasak’ kelimesi kullanmadan, ona rol model olarak ve izlememesinin gerekçesini yaşına uygun bir şekilde açıklayarak bu içerikleri izlemesini önleyebiliriz. Yanlarında bu tarz içerikleri izlememek, oynamamak ve şiddet içeren içeriklere karşı net bir duruş sergilemek bu noktada önemlidir. Eğer çocuğunuzun yaşına uygun olmayan, şiddet vb. içerikli oyunları oynadığını gördüyseniz bu konuyu, ‘Şöyle bir oyun duydum, bazı çocuklar oynuyormuş. Sen de bunu oynadın mı? Gördün mü? Benim gördüğüm kadarıyla oyunda bir yaş sınırı var, o yüzden senin güvenliğin konusunda endişelendim. Biliyorsun, online oyun bile olsa kimsenin kimseye şiddet uygulamaya hakkı yoktur’ gibi bilgilendirici bir konuşmayla çocuğun size açılmasını teşvik ederken iletişiminizi de güçlendirebilirsiniz" diye konuştu.
10 Temmuz 2025 Perşembe - 09:46
Yürüteçle bile yürüyemiyordu ameliyat oldu yürümeye başladı
Hatay’da yürüteçle bile yürümekte zorlanan bir kişi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen’in uyguladığı ilaç tedavisi ameliyat ile yürüteci atıp normal insanlar gibi yürümeye başladı. Hatay’da yaşayan 66 yaşındaki Recai Köylü, bel ağrısı şikayetiyle bir çok doktor ve hastaneye gitmesine rağmen ağrı kesici verilerek geri gönderildi. Köylü bu süreçte yürüme yetisini kaybetti. Yürüteç ile bile güçlükle yürümeye başladı. Köylü, hastalığının ilerlemesi üzerine Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen’i bularak muayeneye geldi. Şen, yaptığı muayene de bacaklarında güç kaybı olduğunu belirleyip önce bir ay ilaç tedavisi uygulayıp daha sonrada ameliyat etti. Hasta ameliyat sonrası yürüteci atıp normal insanlar gibi yürümeye başladı. Köylü, "Bir sürü hocalara, doktorlara gittim. İğne ve ağrı kesici verip geçiştirdiler. Bana herkes bel ağrın var derken ben 1 ay önce Orhan hocaya geldim. Ayaklarımın felç olduğunu söyledi. 2 büklüm geldim, çok şükür ameliyat oldum ve artık çok rahatım" dedi. Şen, "Hastamız bize 1 ay önce geldiğinde 4 ayaklı yürüteç ile birlikte bile yürümekte zorluk çekiyordu. Farklı yerleri gezmiş ama sürekli ilaç tedavisi ve fizik tedaviye yönlendirilmiş. Ben muayene esnasında ayaklarındaki ve dizlerindeki güçlük kaybını fark ettim. Bana geldiğinde hastamız hep bel ağrısından vazgeçti ama asıl sorun ayaklardaki kuvvet kaybıydı. Hastamızın gerekli ilaç tedavisinin ardından 1 ay önce belde dar kanal ameliyatını yaptık. Sonuç hastamız yürümeye başladı. Hiçbirimiz kardiyoloji ve anestezinin görüşünü almadan hastaya ’Masada kalırsın’ dememeliyiz. Biz gerekli kontrolleri yaptıktan sonra hastamızı ameliyat ettik ve sonuç çok iyi oldu" diye konuştu.
10 Temmuz 2025 Perşembe - 09:45
Yürüteçle bile yürüyemiyordu ameliyat oldu yürümeye başladı
Hatay’da yürüteçle bile yürümekte zorlanan bir kişi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen’in uyguladığı ilaç tedavisi ameliyat ile yürüteci atıp normal insanlar gibi yürümeye başladı. Hatay’da yaşayan 66 yaşındaki Recai Köylü, bel ağrısı şikayetiyle bir çok doktor ve hastaneye gitmesine rağmen ağrı kesici verilerek geri gönderildi. Köylü bu süreçte yürüme yetisini kaybetti. Yürüteç ile bile güçlükle yürümeye başladı. Köylü, hastalığının ilerlemesi üzerine Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen’i bularak muayeneye geldi. Şen, yaptığı muayene de bacaklarında güç kaybı olduğunu belirleyip önce bir ay ilaç tedavisi uygulayıp daha sonrada ameliyat etti. Hasta ameliyat sonrası yürüteci atıp normal insanlar gibi yürümeye başladı. Köylü, "Bir sürü hocalara, doktorlara gittim. İğne ve ağrı kesici verip geçiştirdiler. Bana herkes bel ağrın var derken ben 1 ay önce orhan hocaya geldim. Ayaklarımın felç olduğunu söyledi. 2 büklüm geldim, çok şükür ameliyat oldum ve artık çok rahatım" dedi. Şen, "Hastamız bize 1 ay önce geldiğinde 4 ayaklı yürüteç ile birlikte bile yürümekte zorluk çekiyordu. Farklı yerleri gezmiş ama sürekli ilaç tedavisi ve fizik tedaviye yönlendirilmiş. Ben muayene esnasında ayaklarındaki ve dizlerindeki güçlük kaybını fark ettim. Bana geldiğinde hastamız hep bel ağrısından vazgeçti ama asıl sorun ayaklardaki kuvvet kaybıydı. Hastamızın gerekli ilaç tedavisinin ardından 1 ay önce belde dar kanal ameliyatını yaptık. Sonuç hastamız yürümeye başladı. Hiçbirimiz kardiyoloji ve anestezinin görüşünü almadan hastaya ’Masada kalırsın’ dememeliyiz. Biz gerekli kontrolleri yaptıktan sonra hastamızı ameliyat ettik ve sonuç çok iyi oldu" diye konuştu.
10 Temmuz 2025 Perşembe - 09:40
Erenler’e yeni sağlık kompleksi yapılıyor
Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürü Dr. Hakkı Öztürk, hayırsever Resul Araç tarafından yaptırılan ve Erenler Mahallesi’nde hem Aile Sağlığı Merkezi (ASM) hem de Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu (ASHİ) olarak hizmet verecek sağlık kompleksi inşası devam ediyor. Ziyarette Sağlık Müdürü Öztürk’e, Destek Hizmetleri Başkanı Ahmet Uyan ve Resul Araç da eşlik etti. Bina hakkında detaylı bilgi alan ve süreçle ilgili değerlendirmelerde bulunan Öztürk, bölge halkına önemli katkılar sunacak bu yatırımın örnek bir hayır hizmeti olduğunu vurguladı. Modern altyapı ve donanımıyla dikkat çeken sağlık kompleksinin, önümüzdeki günlerde hizmet vermeye başlaması planlanıyor. 4 hekimli olarak planlanan Aile Sağlığı Merkezi’nin yanı sıra Halil Araç 112 ASHİ’de UMKE ekipleri de görev yapacak.
10 Temmuz 2025 Perşembe - 09:20
Antioksidan zengini böğürtlen vitamin ve mineral kaynağı
Prof. Dr. Turan Karadeniz, kansere karşı böğürtlen tüketilmesinin faydalı olacağını belirterek, "Yapılan araştırmalar böğürtlenin kanser ve tümör hücrelerinin büyümesini engellediğini ortaya koymuştur" dedi. Böğürtlende ‘ellagic asit’ bulunduğunu, yapılan araştırmaların bu asidin kanser ve tümör hücrelerinin büyümesini engellediğini ortaya koyduğunu anlatan Prof. Dr. Karadeniz, "Laboratuvar ortamlarında yapılan çalışmalarda, kanserin başlangıcını ellagic asidin engellediği görülmüştür. İçeriğinde bol miktarda ellagic asit bulunan böğürtlen, bu nedenle kansere karşı birebir yararlıdır. Kanser ve tümör hücrelerinin büyümesini engellediği araştırmalarla ortaya konulan böğürtlenin kansere karşı tüketilmesi faydalı olacaktır" diye konuştu. Böğürtlenin sağlık açısından sunduğu önemli faydalar şunlardır: Antioksidan zengini Böğürtlen, yüksek miktarda antioksidan içerir. Antioksidanlar, serbest radikallerin neden olduğu hücre hasarını önleyerek kanser gibi kronik hastalıkların riskini azaltır. Vitamin ve mineral kaynağı Böğürtlen, C vitamini, K vitamini, E vitamini, folat ve manganez gibi önemli vitaminler ve mineraller açısından zengindir. C vitamini bağışıklık sistemini güçlendirirken, K vitamini kemik sağlığı için gereklidir. Yüksek lif içeriği Böğürtlen, yüksek lif içeriği ile sindirim sistemine yardımcı olur. Lif, bağırsak hareketlerini düzenler ve kabızlığı önler. Ayrıca, lif tüketimi kalp sağlığını da destekler. Kalp sağlığını destekler Böğürtlende bulunan antosiyaninler ve diğer flavonoidler, kalp sağlığını korur. Bu bileşikler, kan basıncını düşürmeye, kolesterol seviyelerini dengelemeye ve damarların sağlığını korumaya yardımcı olabilir. Kan şekerini düzenler Böğürtlen, düşük glisemik indeksi sayesinde kan şekerini düzenlemeye yardımcı olabilir, bu da diyabet hastaları için faydalıdır. Beyin sağlığına faydaları Böğürtlende bulunan polifenoller, beyin sağlığını koruyarak yaşa bağlı bilişsel gerilemeyi yavaşlatabilir. Bu bileşikler, hafızayı ve öğrenme yeteneklerini destekler. Cilt sağlığını destekler Böğürtlenin içeriğindeki C vitamini ve antioksidanlar, cilt sağlığını korur. C vitamini, kollajen üretimini destekleyerek cildin elastikiyetini artırır ve yaşlanma belirtilerini azaltır.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder