SAĞLIK
07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:55 Denizli’de ücretsiz HPV aşı uygulaması başladı Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin ekonomik sıkıntılar nedeniyle sağlık hizmetlerine erişmekte zorluk çeken ailelere yönelik hayata geçirdiği ücretsiz HPV aşı uygulaması başladı. Kansere karşı büyük bir farkındalık oluşturulan aşılama programına erkeklerin de dahil edilmesi fark oluşturdu. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin toplum sağlığını korumak ve sağlıkta fırsat eşitliği sağlamak amacıyla yüksek maliyetli sağlık hizmetlerine erişmekte zorluk çeken vatandaşlara yönelik başlattığı HPV aşı desteği fiilen uygulamaya geçti. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın yürüttüğü proje kapsamında ilk ziyaretler yapıldı. Evde Bakım ve Sağlık Hizmetleri Şube Müdürlüğü’nde görevli sağlıkçıların ilk doz HPV aşısını uyguladığı programa Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Veysel Danacıoğlu da eşlik etti. Aşılama programına katılan vatandaşlar bu maliyetli ve hayati derecede önemli aşıya ücretsiz ulaşabilmenin kendileri için büyük bir destek olduğunu belirterek sağlanan imkan dolayısıyla Başkan Çavuşoğlu’na teşekkürlerini iletti. Aşılama hizmeti vatandaşın ayağına götürülüyor Halkın yoğun ilgisiyle büyüyen projenin sağlık desteği olmanın ötesine geçerek kent genelinde bilinçlenme seferberliğine dönüştüğü belirtildi. Randevu sistemiyle hak sahiplerinin adreslerine gidilerek yerinde uygulanan aşılama programına erkek çocuk ve gençlerin de dahil edilmesi ise kanserle mücadelede bir fark oluşturdu. Söz konusu uygulamanın virüsün bulaş zincirini kırmak ve toplum bağışıklığını sağlamak adına büyük önemi olduğu belirtilirken, aşıların muhafazasından taşınmasına kadar tüm süreçlerin ‘soğuk zincir’ kurallarına uygun olarak yürütüldüğü kaydedildi. Proje kapsamda, Dünya Sağlık Örgütü önerilerine göre, 9-14 yaş arası kız ve erkek çocuklarına 2 doz, 15-30 yaş arası kadınlara 3 doz ve 15-21 yaş arası erkeklere 3 doz dokuz valanlı HPV aşısı yapılacak. Sağlıklı bir gelecek için Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, HPV aşısının henüz Sağlık Bakanlığı’nın rutin aşı uygulaması içerisinde yer almadığına dikkati çekerek, bugünün ekonomik şartlarında bu hizmete ulaşmanın pek çok aile için mümkün olmadığını söyledi. Hem sağlıkta adaletsizliği gidermeye katkı koymak hem de kansere karşı bir farkındalık oluşturmak için hayata geçirdikleri projenin amacına ulaştığını vurgulayan Başkan Çavuşoğlu, "Projemize gösterilen yoğun ilgi, ne kadar doğru bir iş yaptığımızı bizlere bir kez daha gösterdi. Şehrimizde sağlıklı bir gelecek inşa etmek için tüm imkanlarımızı seferber etmeye devam edeceğiz" dedi. HPV aşısı neden önemli? Genital siğil, prekanseröz genital lezyonlar (servikal, vajinal, vulvar, anal) ile serviks, vajinal, vulvar, anal, penil ve baş-boyun kanserleri gibi birçok kanser türüne karşı koruyucu özelliği kanıtlanmış olan HPV aşısı, modern tıbbın kanserle mücadelesindeki en güçlü silahı olarak kabul ediliyor. Türkiye’de rutin aşılama takviminde olmadığı için eczanelerden ücretli olarak temin edilebilen aşı özellikle 9-14 yaş arasında uygulandığında bağışıklık sistemini güçlendirerek en yüksek korumayı sağlıyor.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 15:52 Uzm. Psikoloğu Turan: "Çocukların sağlıklı gelişimi, yalnızca bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur" SANKO Üniversitesi Hastanesi Uzm. Psikoloğu Gizem Başkılıç Turan, "Çocukların sağlıklı gelişimi, yalnızca bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur" dedi. ‘Riskli çocuk’ kavramının, çoğu zaman yanlış yorumlandığını söyleyen Uzm. Psikolog Turan, "Riskli çocuk, doğuştan tehlikeli olan değil; gelişim sürecinde çeşitli biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin etkisiyle duygusal ve davranışsal zorluklar yaşama ihtimali artmış çocuğu ifade eder" ifadelerini kullandı. Riskli çocukların toplumda farklı şekillerde karşımıza çıkabildiğini belirten Uzm. Psikolog Turan, "Bazı çocuklar aşırı öfkeli, saldırgan ya da kurallara karşı gelme eğiliminde olabilirken; bazıları da içe kapanık, kaygılı, yalnız ve görünmez kalmayı tercih edebilir. Bu çocukların ortak noktası, duygularını düzenlemekte zorlanmaları, yaşadıkları zorluklar karşısında esnek davranamaması ve sağlıklı baş etme becerilerinin yeterince gelişmemiş olmasıdır" dedi. Anne-baba ve öğretmenler için erken farkındalığın oldukça önemli olduğuna vurgu yapan Uzm. Psikolog Turan, "Çocukta hızlı ve anlamsız davranış değişiklikleri, yoğun öfke patlamaları, arkadaş ilişkilerinde bozulma, okuldan kaçınma, akademik başarıda düşüş, kuralları sürekli ihlal etme ya da aşırı içe kapanma gibi belirtiler dikkatle izlenmelidir. Özellikle şiddet içerikli konuşmalar, kendine veya başkalarına zarar verme ifadeleri mutlaka ciddiye alınmalıdır. Bu durumların ortaya çıkmasında tek bir neden yoktur. Aile içi çatışmalar, ihmal ya da tutarsız ebeveyn tutumları, travmatik yaşantılar, akran zorbalığı, dijital içeriklere kontrolsüz maruz kalma ve bazı nörogelişimsel ya da psikiyatrik yatkınlıklar bu süreci etkileyebilir. Yani çocuk davranışı, çoğu zaman çevresel ve duygusal birikimlerin bir yansımasıdır" ifadelerini kullandı. Riskli çocuklarda görülebilecek belirtiler Riskli olarak değerlendirilen çocuklarda sıklıkla görülebilecek belirtilerin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), davranış bozukluğu, zıt olma-karşı gelme bozukluğu ya da travma sonrası stres olduğunu kaydeden Uzm. Psikolog Turan, "Ancak burada önemli olan, çocuğu bir tanıya göre değil de bütüncül bir değerlendirme yapmaktır. Bu süreçte bir çocuk ve ergen psikiyatristi ile birlikte kapsamlı bir değerlendirme yapılması önemlidir" ifadelerine yer verdi. Riskli çocukların tedavi ve destek süreci Riskli çocuklarda tedavi ve destek sürecinin çocuğun ihtiyacına göre planlandığını kaydeden Uzm. Psikolog Turan, "Psikoeğitim, oyun terapisi, aile danışmanlığı ve gerektiğinde çocuk psikiyatrik değerlendirme süreci, müdahalenin temel yapı taşlarını oluşturur. Aileyle iş birliği içinde ilerlemek, en güçlü koruyucu faktörlerden biridir. Çünkü çocuk, değişimi en çok güvenli ve destekleyici ilişkiler içinde öğrenir" dedi. Uzm. Psikolog Turan, riski çocuklara yardımcı olmak için yapılabileceklerle ilgili olarak ise, "Öncelikle yargılamak yerine anlamaya çalışmak gerekir. ‘Neden böyle davranıyor?’ sorusu yerine ‘Bu çocuk ne yaşıyor?’ sorusunu sormak çok daha kapsayıcıdır. Sınır koyarken aynı zamanda duygusal destek sunmak, tutarlı ve güvenli bir ilişki kurmak ve çocuğun kendini ifade edebileceği alanlar oluşturmak büyük önem taşır. Destek almak için rehberlik servisleri, çocuk psikologları, çocuk ve ergen psikiyatrisi birimleri ve aile danışmanlık merkezlerine başvurulabilir. Erken müdahale, riskli davranışların kalıcı hale gelmesini önlemede kritik rol oynar. Unutulmamalıdır ki her çocuk anlaşılmaya, görülmeye ve doğru destekle yeniden yön bulmaya ihtiyaç duyar. Riskli çocukları dışlamak değil, onlara ulaşmak toplum olarak en büyük sorumluluğumuzdur" diye konuştu.
Boşananlar estetik operasyonlara yöneliyor
05 Temmuz 2025 Cumartesi - 14:15 Boşananlar estetik operasyonlara yöneliyor SAMSUN (İHA) – Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Akbaş, boşanma sonrası estetik operasyonlara yönelimin arttığını belirterek, "Boşanan kadın ve erkeklerde yüz germe ameliyatları, normal popülasyona göre daha fazla yapılmaktadır" dedi. Dünyada ve Türkiye’de boşanma oranlarının her geçen gün arttığını ifade eden FBM Tıp Merkezi’nden Prof. Dr. Hayati Akbaş, boşanmanın ardından estetik ameliyat taleplerinde artış yaşandığını söyledi. Boşanma süreci yaşayan bireylerin, yaşadıkları olumsuzlukları geride bırakmak ve yeni bir başlangıç yapmak için estetik cerrahiye başvurduğunu belirten Akbaş, bu kişilerin özellikle yüz germe ameliyatlarına ilgi gösterdiğini vurguladı. Boşanan bireylerin yeniden kendilerini iyi hissetme isteğiyle estetik cerrahiye yöneldiğini aktaran Prof. Dr. Akbaş, yaşadığı dikkat çekici bazı vakaları da paylaştı. "Boşanma sonrası yeni bir başlangıç isteği" Akbaş, "50 yaşlarında bir erkek hastam geldi. Yüz gençleştirme ameliyatı olmak istediğini söyledi. Nedenini sorduğumda ‘Eşim benden boşandı ve giderken yaşlandığımı, güzel olmadığımı söyledi. Bu sözler zihnimde yer etti’ dedi. Ameliyatını gerçekleştirdik. Bir başka kadın hasta ise yurt dışından geldi. Yüz germe ameliyatı sonrası uyanırken, ‘Seni boşayacağım’ diye bağırdı. Sebebini sorduğumda, ‘Eşim bana yıllarca sen kadın mısın? Çok yaşlısın’ diyerek hakaret ediyordu. Bu nedenle yıllar sonra estetik ameliyat olmaya karar verdim’ dedi. Bu tür nedenlerden dolayı yüz germe ameliyatı olmak istiyorlar" diye konuştu. "Yeni bir hayata yeni bir yüzle başlamak istiyorlar" Boşanma sonrası estetik operasyonların psikolojik bir ihtiyaç haline geldiğini ifade eden Prof. Dr. Akbaş, "İnsanlar eskiyi unutmak, yeni bir sayfa açmak ve aynaya baktıklarında kendilerini daha genç ve iyi hissetmek istiyorlar. Bu nedenle boşanan kadın ve erkeklerde yüz germe ameliyatları daha sık yapılmaktadır. Ancak evli çiftler de zaman zaman bu operasyonlar için başvurmaktadır" şeklinde konuştu.
Gaziantep’te binlerce kişiye Heimlich manevrası eğitimi verildi
05 Temmuz 2025 Cumartesi - 12:10 Gaziantep’te binlerce kişiye Heimlich manevrası eğitimi verildi Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde görev yapan yaklaşık 23 ilk yardım eğitmeni, 2024 ve 2025 yıllarında gerçekleştirdiği eğitim faaliyetleriyle binlerce kişiye ulaştı. Son dönemlerde başta okullar olmak üzere birçok alanda artan boğulma vakalarında hayati öneme sahip olan Heimlich manevrası için harekete geçen ve bu kapsamda sağlık çalışanları başta olmak üzere emniyet, jandarma ve okullarda görev yapan öğretmenlere, idarecilere ve personellere İl Sağlık Müdürlüğü bünyesindeki uzman yardım eğitmenleri tarafından eğitim veriliyor. Eğitim veren uzmanlar, ilk yardım eğitiminin yanında heimlich manevrası eğitimi de veriyor. 1,5 yılda kamu kurumlarında çalışan 1500 kişiye temel yaşam desteği, heimlich manevrası ve yaralanma gibi olaylara müdahale edebilmeleri amacıyla verilen eğitimler başarılı geçti. Bireysel başvuru yapan vatandaşlara da eğitim veriliyor 2024 yılında 802 kişiye ilk yardım sertifikası verilirken, 702 kişiye de farkındalık eğitimi düzenlendi. 2025 yılı itibarıyla ise 376 sertifikalı eğitim ve 355 farkındalık eğitimi tamamlandı. Eğitimler, kamu kurumları, ilkokul ve ortaokul öğrencileri ile bireysel başvuru yapan vatandaşlara yönelik olarak da düzenleniyor. Eğitimlerde özellikle temel yaşam desteği ve heimlich manevrası gibi hayati müdahaleler öncelikli konular arasında yer alıyor. Acil Sağlık Hizmetleri Birimi koordinasyonunda haftada iki gün, 21 kişilik gruplar halinde iki sınıf şeklinde devam eden eğitimlerde, katılımcılara teorik bilginin yanı sıra uygulamalı eğitim de veriliyor. Heimlich manevrası hayat kurtarıyor Son zamanlarda sosyal medyada sıkça yer alan boğulma vakaları ve yabancı cisim tıkanmaları, ilk yardım bilincinin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Boğazına yabancı cisim kaçan bir kişiye doğru müdahale edilmediğinde beynin oksijensiz kalma süresi olan 4-6 dakika içinde kalıcı hasar ya da ölüm riski ortaya çıkabiliyor. Heimlich manevrasının bebek, çocuk ve yetişkinlerde farklı şekillerde uygulanması gerektiğini belirten uzmanlar, ilk yardım bilgisi olmayan kişilerin müdahalede bulunmasının ciddi riskler doğurabileceğini vurguluyor. Özellikle kısmi tıkanmalarda hastanın sırtına vurmak ya da yeme içmeye teşvik etmek gibi bilinçsiz müdahalelerin kişiyi daha da kötüleştirebildiği ifade ediliyor. İlk yardım bilgisi olmayanların hayati risk taşıyan durumlarda gelişigüzel müdahalelerde bulunmak yerine, acil sağlık ekiplerinden profesyonel destek alması gerektiği de önemle vurgulanıyor. Bilinçli müdahale hayat kurtarır Gaziantep İl Sağlık Müdürü Dr. Beytullah Şahin, ilk yardım eğitimlerinin yaygınlaştırılmasıyla toplumun bilinç düzeyinin artmasını ve acil durumlara doğru müdahale edebilme kapasitesinin güçlenmesini hedeflediklerini söyledi. "20 kişilik gruplar halinde eğitimlere devam ediyoruz" İlk yardım eğitiminin hayatının her alanında gerektiğinin altını çizen Şahin, "Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü olarak ilk yardım eğitimlerimiz devam ediyor. Geçen yıl olduğu gibi bu yılda ilk yardım eğitimlerimize hızla devam ediyoruz. Bu manada hem kendi çalışan personellerimize farkındalık eğitimi vererek bu konuda yetiştirme, geliştirme ve güncellemeye devam ederken, aynı zamanda diğer kurumlarımızda işbirliği içerisinde hareket ediyoruz. Diğer kurumlarımızdaki 20 kişilik gruplar halinde eğitimlere devam ediyoruz. Bu eğitimlerin bir kısmı sertifikasyon eğitimi oluyor. Aynı zamanda arkadaşlarımıza sertifika da veriyoruz. Bizim asıl amacımız ne kadar çok sayıda vatandaşımıza ulaşırsak o kadar başarılı olacağımıza, ilk yardım müdahalede hız kazanacağımızı ve hayat kurtaracağımızı biliyoruz. İlk yardım eğitimlerin ne kadar önemli olduğunu zaman zaman basına yansıyan haberlerde görüyoruz. Aslında çok basit hareketlerle ve müdahalelerle ciddi manada hayat kurtardığımızı, bu eğitimlerin ve müdahalelerin de önemli bir katkı olduğunu biliyoruz" dedi. Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü Acil Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. Mehmet Akhan da geçen yıl ve bu yıl binlerce kamu personeline ilk yardım yönetmeliği kapsamında eğitimler verildiğini söyledi. Emniyet, jandarma ve İl Milli Eğitim personelleri başta olmak üzere binlerce kamu personeline ilk yardım eğitimi verdiklerini ifade eden Akhan, farkındalık eğitimlerini mahalle mahalle ve tesis tesis yaygınlaştıracaklarını belirtti. "Geçen yıl 1500 kişiye bu sertifikalı eğitimi verdik" "Doğru bilgi, doğru müdahale ve sağlıklı yaşam" anlayışıyla sürdürülen eğitimlerin yıl boyunca devam edeceğini bildiren Akhan, "Bu eğitimleri sadece kendi çalışanlarımıza değil Gaziantep’teki resmi kurum ve kuruluşların, bize başvuran ve başvurmayan herkese bizde ulaşarak bu eğitimi veriyoruz. Geçen yıl 1500 kişiye bu sertifikalı eğitimi verdik. Bu yılda bin kişiye bu eğitimi verdik. Bu eğitim sayısını sürekli arttırarak doğru müdahale, doğru bilgi ile insanlarımızı sağlık ekipleri gelinceye kadar doğru yardımı yapabilecek seviyeye getirmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. İlk yardım eğitimi alan sağlık çalışanları ise hayat kurtaran eğitimlerin önemli olduğunu, eğitimlerin kendileri için çok iyi geçtiğini ve eğitimler sayesinde bilgi sahibi olduklarını dile getirdiler.
Köy ve mahalle muhtarlarına ilkyardım eğitimi verildi
05 Temmuz 2025 Cumartesi - 10:34 Köy ve mahalle muhtarlarına ilkyardım eğitimi verildi Bartın’ın Ulus ilçesindeki köy ve mahalle muhtarlarına ilk yardım konusunda bilinçlendirme eğitimi verildi. Ulus ilçesindeki 69 köy ve mahalle muhtarına Türk Kızılay Genel Müdürlüğü ile Sosyal Hizmetler Direktörlüğü Acil Sağlık Yardımları Müdürlüğü tarafından İlkyardım Bilinçlendirme eğitimi verildi. 75’nci yıl Cumhuriyet Ortaokulu konferans salonunda, gerçekleştirilen eğitimde semineri, Türk Kızılayı Acil Sağlık Yardımları Müdürü ve Eğitmen Elif Taşkın Aytekin, uzman personeller Göktan Çetin, Derya Derin ve Seher Altuğ tarafından, acil durumlara anında müdahalenin önemi, muhtarlara düşen görevleri ve ilk yardım gibi konularda bilgiler verildi. Toplantıya muhtarların yanı sıra Kaymakam Fırat Kadiroğlu, Belediye Başkanı H. Hüseyin Uzun, Kızılay Bartın Şube Başkanı Nihat Yalçın, daire amirleri ve kaymakamlık personeli de katıldı. Programda konuşan Kaymakam Kadiroğlu, ilk yardım konusunun önemine dikkat çekerek, kaymakamlık çalışanları ve muhtarlara daha kapsamlı bir eğitim almaları konusunda İl Sağlık Müdürlüğü ile görüşüleceğini belirtti. Türk Kızılayı ve Sosyal Hizmetler Direktörlüğü Acil Sağlık Yardımları Müdürlüğü’nün gerçekleştirdiği seminerler, Bartın Valiliği Kültür merkezinde ve Ulus’un Abdipaşa Beldesindeki Ulucami’de, yaz kuran kursu öğrencilerine de verildi.
Yara tedavisiyle ayağının kesilmesinden kurtuldu
05 Temmuz 2025 Cumartesi - 10:23 Yara tedavisiyle ayağının kesilmesinden kurtuldu Diyabet hastalığıyla 14 yıldır mücadele eden Mehmet Evci’nin kesilme ihtimali olan ayağı, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde gördüğü yara tedavisi ile kurtarıldı. Yozgat’ta yaşayan 44 yaşındaki Mehmet Evci’ye, 2011 yılında diyabet teşhisi konuldu. 14 yıldır kullandığı ilaçlarla hastalığını kontrol altına almaya çalışan Evci, yaklaşık 5-6 ay önce ayağında küçük bir yara fark etti. İlk başta durumu önemsemeyen Evci, ayağında morarmaların da başlamasıyla Yozgat’ta birden fazla hastaneye başvurdu. Burada yapılan tetkikler sonucu Evci’ye ampütasyon önerildi. Durumu kabullenmeyen Evci, daha sonra ise Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’ne başvurdu. Bilkent Şehir Hastanesi’ndeki ilk muayenede ayağında ciddi yara ve enfeksiyon olduğunu fark eden doktorlar, hemen tedaviye başladı. Şekeri kontrol altına alınan ve anjiyo ile tıkalı damarları açılan Evci, negatif basınçlı yara kapama tedavisi ve yara iyileşmesini artıran değişik uygulamalar sayesinde ampütasyondan kurtuldu. "Ayağımın kesileceğini kabullenemedim" Evci, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, yaklaşık 5-6 ay önce ayağında küçük bir yara fark ettiğini ve daha sonra morarmaların başladığını ifade ederek, "Morarmalar başlayınca haliyle hemen Yozgat’taki hastanelere başvurdum. Birkaçına gittiğim zaman ayağımın kesileceğini söylediler. Ben bunu kabullenemedim, bu kolay bir şey değil. Orada birkaç doktorla görüştüğümde Ankara Bilkent Şehir Hastanesine gitmemi söyledi. Ben de hızlı bir şekilde Ankara’ya geldim. Serap Hocamla tanıştık ve sigara kullanıp kullanmadığımı sordu. Kullanıyordum ve hemen bıraktım. Daha sonra hemen tedavimize başladılar. Şekerim çok yüksekti. Tedaviyle şekerimi kontrol altına aldılar. Daha sonra ayağımda yapılan tetkikler sonucu damarımın kapalı olduğu tespit edildi. Hemen anjiyo ile damarlarımı açtılar. Çok şükür şu anda iyiyim, ayağımı kesilmekten kurtardım. Sağ olsunlar hocalarımın 24 saat gözetimi altındayım. Sürekli her şeyimizle ilgileniyorlar. Adeta bir bebek gibi bize bakıyorlar" dedi. Bazen günde bir paket bazen ise günde bir paketten fazla olmak kaydıyla 25 senedir sigara kullandığına dikkati çeken Evci, kendisi gibi diyabet hastalarına mutlaka sigarayı bırakmalarını tavsiye etti. "Bize geldiğinde ampütasyon ihtimali yüzde 50’inin üzerindeydi" Ankara Bilkent Şehir Hastanesine başvurduğu esnada ayağında ciddi yara ve enfeksiyon olduğunu belirten Bilkent Şehir Hastanesi Kronik Yara Bakım Ünitesi Sorumlu Hekimi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Serap Ulusoy ise şu ifadeleri kullandı: "Hastamızın şekeri çok yüksekti ve hakikaten ayağını kaybetme riski vardı. Çok hızlı şekilde bir şekilde geldiği gün kliniğimize yatışını sağladık. Hızla şekerini düşürdük ve seri ameliyatlara başladık. Yara temizleme yöntemiyle yarasını temizledik ve farklı tedaviler uyguladık. Negatif basınçlı yara kapama tedavisi, farklı yara bakım ürünleri ve yara iyileşmesini artıran değişik uygulamalarla hastanın ayağı şu an için kurtulmuş durumda. Şu anda herhangi bir ampütasyon düşünülmüyor. Bize geldiğinde ampütasyon ihtimali yüzde 50’inin üzerindeydi. Damarları da tıkalı idi. Damarı açmakta yaptığımız önemli aşamalardan bir tanesi. Şu an bütün enfeksiyonu gerilemiş durumda. Yara alttan küçülmeye başladı."
Orta yaş demansına dikkat
05 Temmuz 2025 Cumartesi - 10:12 Orta yaş demansına dikkat Orta yaşta demans (bunama) hastalığı riskinin arttığını belirten Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Talip Asil, yaşam tarzı değişiklikleri yapılarak vakaların yüzde 40’ına kadarının tamamen önlenebileceği söyledi. 40’lı yaşlarda yapılan bazı yaşam tarzı değişikliklerinin beyin fonksiyonları üzerindeki olumlu etkilerinin olduğunu aktaran Asil, bunamanın başlangıcını önlemek için 5 formülü de anlattı. İnsan ömrünün uzaması ve yaşlı nüfusun artışıyla halk dilinde ‘bunama’ olarak bilinen demans hastalığında dikkat çekici bir artış oldu. Uzmanlara göre, 55 yaş sonrası her 10 kişiden 4’ü, ilerleyen yaşlarında demansa yakalanma riskiyle karşı karşıya. Yeni bir araştırmaya göre, demans hastalığında orta yaşın potansiyel müdahale için önemli bir dönem olduğunu ve özellikle gelişimini etkileyen risk faktörlerinin yaşam tarzındaki değişimlerle önlenebildiği söylendi. Çalışmaya göre, yaşam tarzı değişiklikleri yapılarak vakaların yüzde 40’ına kadarının tamamen önlenebileceği de aktarıldı. Yaşam tarzı değişikliklerinin olumlu etkileri var Yapılan çalışmayı değerlendiren Prof. Dr. Talip Asil, yaşamın en kritik dönemlerinden biri olan orta yaşta yapılacak bazı yaşam tarzı değişikliklerinin beyin fonksiyonları üzerindeki olumlu etkileri olduğunu söyledi. 7 saat uyuyun, beyninizi eğitin Prof. Dr. Talip Asil, bunamanın başlangıcını önlemek için 5 formülü de sıraladı: "Kilonuzu kontrol altına alın: Obeziteyi önlemek, bilişsel sağlığı korumanın en önemli adımlarından biri. Obezite; yüksek kolesterol, diyabet ve yüksek tansiyon gibi sağlık sorunlarına yol açarak atardamarlara zarar verir ve zamanla beyinde iltihaplanmanın artmasına neden olur. Araştırmalar, kandaki en büyük değişimlerin 40 ila 50’li yaşlar arasında gerçekleştiğini ve bazı iltihaplı proteinlerin beynin yaşlanma sürecini hızlandırarak gelecekteki bilişsel sağlığı olumsuz etkileyebileceğini gösteriyor. Bu nedenle beslenme şeklimiz büyük önem taşıyor. Özellikle Akdeniz ve MIND diyeti, beynin sağlıklı yaşlanmasını destekleyen ve bilişsel işlevleri koruyan beslenme modelleri arasında." "Düşük hızda egzersiz yapın: Orta yaşta yapılan egzersizler hayatın ilerleyen dönemlerinde daha iyi beyin sağlığına yol açabilir. 40’lı yaşlarda yapılan egzersizler, demans geliştirmese bile ilerlemeyi yavaşlatabilir. Bu yüzden egzersizi düşük hızda ve yavaş yapın." "Kalite uyku için en az 7 saat uyuyun: Yarım milyon kişiden alınan verileri grafikleştiren bir çalışma, yedi saatlik uykunun orta yaşlı ve yaşlı yetişkinler için ideal olduğunu gösteriyor. Sürekli olarak 7 saat uyuyanların, işleme hızı, görsel dikkat ve hafıza dahil olmak üzere daha iyi bilişsel yetilere sahip olduğu ortaya çıktı. Orta yaş depresyonu riskini azaltmada en etkili yöntem kalite uyku. 7 ila 9 saat uyuyanlarda risk düzenli olarak yüzde 22 oranında düşüyor." "İçki ve sigarayı sınırlayın: Özellikle 40’lı yaşlardan sonra aşırı alkol tüketimi ve sigara kullanımı, beyin sağlığı üzerinde ciddi olumsuz etkiler oluşturabilir. Orta yaşlarda alkol ve sigara tüketiminin fazlası beyin üzerindeki yükü artırır. Zararları birikmeden önce harekete geçmek, beyninizi korumak ve ileriki yaşlarda sağlıklı kalmak için çok önemli." "Beyninizi aktif tutun, zihninizi güçlendirin: Öğrenme ve hatırlama beyin fonksiyonu olumlu yönde çalıştırırken, hipokampüsün (hafıza ve yön bulmada önemli rolü olan bölge) hacmini artırır. Orta yaşta sudoku, bulmaca çözerek ya da yeni bir beceri öğrenerek beyni keskin tutabilirsiniz. Kalabalık konuşma ağlarına katılmakta beynimizdeki sinir ağlarını harekete geçirebilir." Ağız sağlığı ile iltihaplanma yoluyla bunama gelişimi arasında bağlantı Ayrıca Prof. Dr. Talip Asil, yapılan araştırmalarda, ağız sağlığı ile iltihaplanma yoluyla bunama gelişimi arasında bir bağlantı olduğunu da söyledi. Bakterilerin ürettiği iltihaplı moleküllerin ağız yoluyla kan dolaşımına ve beyne gidebileceğini de aktaran Asil, "Ağız hijyeni, diş ipi kullanımı ve günde iki kez diş fırçalama orta yaş sağlığını daha ciddi şekilde etkileyebilecek diş eti sorunlarının önüne geçebilir" ifadelerini kullandı.
Tuzdan uzak dur bol su tüket
05 Temmuz 2025 Cumartesi - 04:12 Tuzdan uzak dur bol su tüket Erzincan Sağlıklı Hayat Merkezi Diyetisyeni Kezban Karadağ, "Tuz tüketimini de sınırlandırmalıyız. Sıcak havalarla birlikte tansiyon problemleri daha çok yaşandığı için tuz tüketiminde mutlaka dikkatli olmamız gerekiyor." dedi. Beslenme ve Diyet Uzmanı Kezban Karadağ, yaz aylarında sağlıklı beslenme konusunda uyarılarda bulundu. Karadağ, "Kızartma, kavurma ve hamur işlerinden uzak durun. Bol sıvı alın ve özellikle su tüketin. Salata ve meyve ağırlıklı yeşil menüler oluşturun" dedi. "Sıcaklıklarla birlikte vücuttan su atımı da artacağı için günlük su tüketimini en az 2,5 - 3 litre civarında tutmak sağlığımız açısından çok önemlidir" diyen Karadağ, "Su tüketiminin küçük yudumlarla ve sık olmasına özen gösterin. Sıvı alımını arttırmak için karpuz, kiraz gibi su içeriği yüksek meyveler ile marul gibi yeşil sebzeleri tercih edin" ifadelerine yer verdi. Yaz aylarının gelmesiyle birlikte beslenmemizde bazı düzenlemeler yapmamız gerekmektedir diyerek açıklamasını yapan Erzincan Sağlıklı Hayat Merkezi Diyetisyeni Kezban Karadağ, "Sıcak havalarda özellikle sıvı tüketimine dikkat etmek, tansiyon problemi yaşayan hastalar, şeker hastaları, çocuklar ve yaşlılar için çok önemli. Hava sıcaklıkları gün içinde sıcak ve uzun sürüyor bu yüzden sıvı tüketimine özellikle dikkat etmek gerekiyor. Günlük su tüketimimiz 2,5 - 3 litreye kadar ulaşabilmektedir. Sıvı olarak da şekerli ve asitli içecekler yerine ayran, süt, soda gibi şekersiz içecekleri tercih etmemiz gerekmekte. Bunun dışında yaz aylarında ağır beslenmeden, yağlı yiyeceklerden ve hamur işlerinden uzak durmak gerekiyor. Tatlı olarak tercihlerimizi kesinlikle sütlü tatlılardan yana yapmalıyız ve hatta dondurmayı tercih etmeliyiz. Kesinlikle şerbetli tatlılardan uzak durmalıyız. Tuz tüketimini de sınırlandırmalıyız. Sıcak havalarla birlikte tansiyon problemleri daha çok yaşandığı için tuz tüketiminde mutlaka dikkatli olmamız gerekiyor. Şeker hastaları içinde bir öneri vermem gerekiyor olacaksa, uzun günlerde mutlaka ara öğünleri ihmal etmemeleri gerekiyor. Meyve tercihlerinde dikkatli olmalılar çünkü kavun, karpuz mevsimine geldiğimiz içinde şeker hastalarımız için sıkıtı başlıyor. Bunlar daha çok mevsimlik şekeri düşük meyvelere yönelmeliler. Kayısı, erik, şeftali gibi meyveleri tercih etmeleri gerekmektedir. Bunun yanı sıra yaşlılarda beslenmelerine mutlaka dikkat etmeleri gerekiyor. Çünkü yaşlılarda tansiyon problemleri daha çok yaşanıyor. Mutlaka yağlı, tuzlu, ağır yiyeceklerden uzak durmalarından fayda var. Çocuklarda kola, gazoz, meyve suyu gibi asitli içecekler yerine ayran tercih etmemizde fayda var" diye konuştu.
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Atalar: "(Nihat Genç’in vefatı) Hepimizin başı sağ olsun"
04 Temmuz 2025 Cuma - 18:42 Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Atalar: "(Nihat Genç’in vefatı) Hepimizin başı sağ olsun" Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Hakan Atalar, 69 yaşında hayatını kaybeden gazeteci ve yazar Nihat Genç’in vefatına ilişkin, "Maalesef bugün saat 15.30 civarında kendilerini kaybettik. Ben sevenlerine, yakınlarına sabırlar diliyorum. Hepimiz başı sağ olsun" dedi. Gazi Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Hakan Atalar ve Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı’nda görev yapan Doç. Dr. Hasan Kutluk Pampal, Genç’in vefatının ardından basın açıklamasında bulundu. "Hepimizin başı sağ olsun" Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Hakan Atalar, Nihat Genç’in yaklaşık 1 aydır yoğun bakım ünitesinde tedavi gördüğünü ifade ederek, "Kendisinin ciddi bir akciğer kanseri rahatsızlığı vardı, tedaviye rağmen problemi ilerliyordu. Kitle iyice belirgin hale gelip akciğere bası oluşturup, solunum sıkıntısına sebebiyet vermişti. Maalesef bugün saat 15.30 civarında kendilerini kaybettik. Ben sevenlerine, yakınlarına sabırlar diliyorum. Hepimizin başı sağ olsun" ifadelerini kullandı. "Hastalığı çok ilerlemişti ve tedaviye yanıt vermiyordu" Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı’nda görev yapan Doç. Dr. Hasan Kutluk Pampal ise şu ifadeleri kullandı: "Kendisinin primer hastalığı çok ilerlemişti ve tedaviye yanıt vermiyordu. Rutin yoğun bakım sürecini devam ettirdik. Onun konforunu sağlamak ve tedavisi ile ilgili yapılması gerekenleri yapmak şeklinde yaklaşımımız vardı."
Bakan Memişoğlu: "Türkiye, dünyada en iyi sağlık hizmeti sunan ülkelerden bir tanesi"
04 Temmuz 2025 Cuma - 18:19 Bakan Memişoğlu: "Türkiye, dünyada en iyi sağlık hizmeti sunan ülkelerden bir tanesi" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin sağlık hizmetleri konusunda dünyanın en iyi sağlık hizmeti sunan ülkelerinden biri olduğunu belirterek, "Artık sadece sağlık hizmeti değil, sağlığın bilimini ve teknolojisini üreteceğiz, aynı zamanda da sağlıklı toplum olarak yaşamayı hep birlikte öğreneceğiz" dedi. Çeşitli programlara katılmak üzere Ordu’da bulunan Bakan Memişoğlu, ilk olarak Ordu Üniversitesi Cumhuriyet Yerleşkesi içerisinde yapımı devam eden bin 200 yataklı Ordu Şehir Hastanesi inşaatında bugüne kadar yapılan çalışmaları yerinde inceledi, sonrasında ise Ordu Valiliğini ziyaret etti. Ordu Valiliği Şeref Defteri’ni imzalayan Bakan Memişoğlu, valilik makam ziyaretinin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. "Ordu Şehir Hastanesi, ili sağlık konusunda çok farklı bir seviyeye taşıyacak" Ordu’nun, yapımı devam eden şehir hastanesi ile sağlıkla ilgili çok farklı bir seviyeye ulaşacağını kaydeden Bakan Memişoğlu, "Cumhurbaşkanımızın ‘hayalim’ dediği Ordu Şehir Hastanemizin inşaatını ziyaret ettik. İnşallah Ordu’ya 2026 yılından itibaren vizyoner olan bu şehir hastanesi ile hizmet vereceğiz. Bin 200 yataklı gerçekten mükemmel bir hastane olacak. Ordu’da şimdiye kadar 12 yeni hastane yaptık ve 2 bin 261 yatak kapasitesine ulaştık." diye konuştu. "Sigara ve alkol kullanımı azaltıp, sağlıklı beslenmemiz gerekiyor" "Bizim her zaman söylediğimiz bir ifade var, biz Sağlık Bakanlığıyız, insanların öncelikli olarak hastalanmadan bedenlerine bakmasını, sağlıklı kalmasını amaç ediniyoruz" diyen Bakan Memişoğlu, "Onun için özellikle sigara, alkol gibi kötü alışkanlıklarımızdan, hareketsizlik gibi ve beslenme bozukluğu dediğimiz kilo gibi sorunlarımızdan arınmamız gerekir. Bu konuda toplumla beraber inşallah bu risklerimizi azaltacağız. Biz elimizden geleni yapıyoruz ama herkesin bize katkı vermesi gerektiğini düşünüyoruz. Özellikle sigara konusunu yeniden ele almamız ve hep beraber bununla mücadele etmemiz gerekir. Baktığımız zaman ülkemizde 3 kişiden 1’i tütün bağımlısı. Sigara bırakma polikliniklerimizde bu konularda ücretsiz hizmet veriliyor, aynı zamanda gerektiği zaman ilaçlar ile bıraktırmaya yardımcı oluyoruz" şeklinde konuştu. "Türkiye, sağlık hizmetleri konusunda dünyanın en iyi sağlık hizmeti sunan ülkelerinden bir tanesi" Türkiye’nin, sağlık hizmeti konusunda dünya sıralamasında yer aldığını kaydeden Bakan Memişoğlu, "Çocuklarımızın sağlıklı hayat sürmeleri için Milli Eğitim Bakanlığımız ile ‘sağlıklı çocuk, sağlıklı gelecek’ diye bir eğitim müfredatına geçiyoruz. Toplumun sağlıklı kalması için çalışmalarımızı yürütüyoruz. Cumhurbaşkanımızın dediği gibi ‘koruyan, geliştiren ve üreten sağlık modeli’ ile sağlıklı Türkiye yüzyılında sağlıklı bir toplum oluşturma hedefiyle çalışıyoruz. Tedavi anlamında dünyaya örnek bir sağlık hizmeti sunuyoruz. Türkiye, sağlık hizmetleri konusunda dünyanın en iyi sağlık hizmeti sunan ülkelerinden bir tanesi. Artık sadece sağlık hizmeti değil, sağlığın bilimini ve teknolojisini üreteceğiz, aynı zamanda da sağlıklı toplum olarak yaşamayı hep birlikte öğreneceğiz" ifadelerine yer verdi. Bakan Prof. Dr. Kemal Memişoğlu açıklamalarının ardından Valilik Toplantı Salonun’da ‘Sağlıklı Türkiye Yüzyılı Sağlık Yöneticileri Toplantısı’nı gerçekleştirdi. Programa AK Parti Ordu Milletvekilleri Prof. Dr. Mahmut Özer, İbrahim Ufuk Kaynak, MHP Ordu Milletvekili Naci Şanlıtürk, Vali Vekili Ayhan Durmuş, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş, İl Sağlık Müdürü Opr. Dursun Tüzün ve ilgililer katıldı.
Ağrı İl Sağlık Müdürlüğü, sağlıkta dönüşüm projelerini tanıttı
04 Temmuz 2025 Cuma - 17:14 Ağrı İl Sağlık Müdürlüğü, sağlıkta dönüşüm projelerini tanıttı Ağrı İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Esra Beşer, il genelinde son bir yıl içerisinde gerçekleştirilen sağlık yatırımlarını değerlendirerek, "Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık Modeli" kapsamında sağlıkta yeni bir dönemin başlatıldığını bildirdi. Ağrı İl Sağlık Müdürü Doç. Esra Beşer, yaptığı açıklamada, Ağrı’nın sağlık altyapısını güçlendirmek ve hizmet kalitesini artırmak amacıyla birçok önemli projenin hayata geçirildiğini belirtti. Beşer, "Son bir yılda yürütülen planlı ve kapsayıcı çalışmalar neticesinde, vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştıran, kaliteli ve sürdürülebilir hizmet sunumunu esas alan bir model geliştirdik. Bu modelle hem koruyucu hem geliştirici hem de üretken bir sağlık sistemi hedefliyoruz" dedi. 50 yataklı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi hizmete açıldı Açıklamasında yeni sağlık yatırımlarına değinen Beşer, "50 yatak tescilli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi’nin açılışı gerçekleştirildi. Bu hastane, ilimizde özellikle ortopedi, nöroloji, travmatoloji ve benzeri alanlarda tedavi ihtiyacı duyan vatandaşlarımız için önemli bir merkez haline geldi" diye konuştu. Kadın ve Çocuk Hastalıkları Ek Binası inşaatı başladı Kadın ve çocuk sağlığı alanında da önemli bir adım atıldığını belirten Beşer, "260 yatak kapasiteli Kadın Hastalıkları ve Doğum ile Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ek Binası’nın inşaatı başlatıldı. Bu yatırım, doğum öncesi ve sonrası hizmetlerin modern imkanlarla sunulmasını sağlayacak" ifadelerini kullandı. ÜYTE Merkezi kuruluyor Tüp bebek tedavisi ve yardımcı üreme teknikleri konusunda önemli bir eksikliği giderecek olan ÜYTE (Yardımcı Üreme Teknikleri) Merkezi için de süreçlerin başladığını kaydeden Beşer, "Merkezin kurulumu için gerekli izin ve onaylar alındı, hazırlıklar tüm hızıyla devam ediyor" dedi. Mahkum hastalar için yeni servis Beşer, cezaevi ve adli birimlerde bulunan hasta mahkumlara yönelik sağlık hizmetlerinin de iyileştirildiğini belirterek, "8 yatak kapasiteli Mahkum Hasta Yataklı Servisi Ek Binası’nın yapımı için gerekli onaylar alındı, proje uygulama süreci başlatıldı" bilgisini verdi. Enerji verimliliği için GES Projesi hazırlığı Çevre dostu projelere de önem verdiklerini vurgulayan Beşer, "Bakanlığımızın enerji tasarrufu projeleri kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile koordineli olarak hastanelerimize güneş enerjisi santralleri kurulması için ön çalışmalar başlatıldı. Bu projeyle hem enerji maliyetleri düşürülecek hem de çevresel sürdürülebilirlik sağlanacak" ifadelerini kullandı. Uzaktan hasta değerlendirme ve klinik hizmetlerinde yenilik Sağlıkta dijitalleşme kapsamında birçok uygulamanın devreye alındığını söyleyen Beşer, "Tüm sağlık tesislerimizde uzaktan hasta değerlendirme sistemine geçildi. Bu sistem sayesinde özellikle kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşlarımız için erişilebilirlik büyük ölçüde artırıldı. Ayrıca ilaç ve rapor yenileme klinikleri aracılığıyla hem hekimlerin iş yükü azaldı hem de hizmet çeşitliliği arttı" değerlendirmesinde bulundu. "İnsanı merkeze alan bir yaklaşım benimsiyoruz" Son olarak tüm çalışmaların insanı merkeze alan bir anlayışla yürütüldüğünü vurgulayan Beşer, "Amacımız sadece hastalıkları tedavi etmek; sağlığı korumak, geliştirmek ve tüm bireylerin yaşam kalitesini artırmak. Bu doğrultuda çalışanlarımızın özverisi ve kurumlarımızın iş birliği ile önemli mesafeler kat ettik" dedi.