Son Dakika
|
Özgür Özel hakkında soruşturma başlatıldı
Özkan Yalım: "Özel’in kullandığı Mercedes marka aracın VIP dönüşüm işlemleri belediye tarafından ödendi"
Pentagon, UFO dosyalarını yayınlamaya başladı
Diyarbakır’da inşaat halindeki otelde yangın
Muhittin Böcek'i oğlu Gökhan Böcek etkin pişmanlıktan yararlandı!
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir"
Baba ve oğlunu öldüren kanser hastası yaşlı adam tahliye edildi
Ankara’da yaşlı adamı ağır yaralayıp parasını gasp eden saldırgan tutuklandı
Bakan Gürlek'ten flaş açıklamalar: ''İBB Davasında ifadesini geri çeken kimse yok''
Önünü kestiği yaşlı adamın parasını çalıp öldüresiye darp etti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Galatasaray’a tebrik mesajı
Jandarma Genel Komutanlığı SAHA EXPO’da sergilediği teknolojik ürünleriyle dikkat çekti
Dünyada ilk hibrit motorlu ALKA-KAPLAN HİBRİT aracı, dronları havada yakarak imha ediyor
İGA: "DHMİ’ye borcumuz bulunmamaktadır"
Macaristan’ın yeni Başbakanı Peter Magyar, yemin ederek göreve başladı
Yüksekova’da patlama: 1 çoban yaralı, 3 koyun telef oldu
Putin: "Zafer her zaman bizimdi ve her zaman bizim olacak"
SAĞLIK
Sağlık Bakanlığı: "Uluslararası bir seyahat gemisinde bulunan 3 vatandaşımız yarın ülkemize getirilecektir"
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 23:59:42
Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada "Uluslararası bir seyahat gemisinde bulunan ve sağlık durumları yakından takip edilen 3 vatandaşımız yarın ülkemize getirilecektir" denildi. Sağlık Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Uluslararası bir seyahat gemisinde bulunan ve sağlık durumları yakından takip edilen 3 vatandaşımız yarın ülkemize getirilecektir. İlgili uluslararası otoritelerle koordinasyon içinde yürütülen takip sürecinde, vatandaşlarımızda herhangi bir semptom ve hastalık bulgusu olmadığı bildirilmiştir. Ülkemize ulaştıkları andan itibaren, karantinaya alınacak ve sağlık süreçleri Bakanlığımızca titizlikle yürütülecektir" açıklamasında bulunuldu.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:43
Alanya’da tüketim tarihi geçmiş ürün satan zincir market mühürlendi
Alanya Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekiplerinin denetimlerinde son kullanma tarihi geçmiş tavuk ürünleri sattığı tespit edilen zincir market şubesi mühürlendi. Alanya Belediyesi, halk sağlığını korumaya yönelik denetimlerini sürdürüyor. Kurban Bayramı öncesinde hijyen ve gıda denetimlerini artıran Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Avsallar Mahallesi’nde faaliyet gösteren bir zincir market şubesinde, son tüketim tarihi geçmiş ve paket üzerindeki kullanım tarihi okunamayacak şekilde tahrip olmuş tavuk ürünlerinin satışa sunulduğunu tespit etti. İşletme hakkında tutanak tutulurken, söz konusu durum belediye encümenine sevk edildi. Ayrıca encümen kararıyla işletmeye idari para cezası uygulanırken, market şubesi mühürlenerek 3 gün süreyle ticari faaliyeti durduruldu. Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, halk sağlığının her şeyden önce geldiğini belirterek, gıda konusunda tavizsiz bir anlayışla çalıştıklarını ifade etti. Başkan Özçelik, vatandaşların sağlıklı ve güvenli alışveriş yapabilmesi için denetimlerin devam ettiğini kaydetti.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:26
Uzmandan hantavirüs uyarısı: "Küresel salgın riski düşük ancak korunma önlemleri önemli"
Hantavirüslerin kanamalı ateş grubunda yer alan ve çoğunlukla kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaşan enfeksiyon hastalıkları olduğuna dikkat çeken Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, "Virüs genellikle kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salgılarıyla temas sonucu bulaşmaktadır. Özellikle açık ve sulak alanlarda dikkatli olunmalı, hijyen kurallarına uyulmalı ve riskli ortamlarda gerekli korunma önlemleri alınmalıdır" dedi. Son günlerde bir gemide görülen vakalarla yeniden gündeme gelen hantavirüs enfeksiyonlarına ilişkin uzmanlar uyarılarda bulundu. Kemirgenler aracılığıyla bulaşan hastalığın özellikle riskli meslek gruplarında daha sık görülebildiği söyleyerek, korunma önlemlerinin önemine dikkat çekildi. VM Medical Park Samsun Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, hantavirüslerin kanamalı ateş grubunda yer alan ve çoğunlukla kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaşan enfeksiyon hastalıkları olduğunu belirterek, "Virüs genellikle kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salgılarıyla temas sonucu bulaşmaktadır. Bu nedenle tarım çalışanları, doğada aktif görev yapan kişiler ve veterinerler gibi risk gruplarında hastalık daha sık görülebilmektedir" diye konuştu. "İki farklı klinik tabloya yol açabiliyor" Hantavirüs enfeksiyonlarının iki ana klinik formunun bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Leblebicioğlu, "Akciğer tutulumu ile seyreden tipi daha çok Amerika kıtasında görülürken, böbrek yetmezliği bulgularıyla seyreden formu ülkemizde özellikle Karadeniz Bölgesi’nde karşımıza çıkmaktadır" şeklinde konuştu. "İnsandan insana bulaş genellikle görülmüyor" Hastalığın ateş, halsizlik, yorgunluk ve bazı vakalarda kanama gibi belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirten Prof. Dr. Leblebicioğlu, "Türkiye’de ilk vakalar 2000’li yıllarda Zonguldak ve Giresun’da bildirilmiştir. Aynı dönemde Samsun’da da takip ettiğimiz vakalar bulunmaktaydı. Son dönemde gündeme gelen salgında rol oynayan Andes alt tipinin nadir de olsa insandan insana bulaşabileceği bilinmektedir. Tedavi süreci genellikle destekleyici yaklaşımlarla yürütülmektedir" ifadelerini kullandı. "Korunma önlemleri önem taşıyor" Hantavirüsten korunmak için kemirgenlerle temastan kaçınılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Leblebicioğlu, "Özellikle açık ve sulak alanlarda dikkatli olunmalı, hijyen kurallarına uyulmalı ve riskli ortamlarda gerekli korunma önlemleri alınmalıdır" açıklamasında bulundu. "COVID-19 benzeri pandemi beklenmiyor" Hastalığın bulaşma yolları nedeniyle COVID-19 benzeri küresel bir salgın riskinin beklenmediğini dile getiren Prof. Dr. Leblebicioğlu şunları söyledi: "Mevcut bilgiler ışığında hantavirüsün dünya çapında bir pandemiye yol açması beklenmemektedir."
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:25
Profesörden ’Hantavirüs’ uyarısı: "Kapalı alanlar risk taşıyor"
Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, son günlerde gündeme gelen hantavirüs vakalarına ilişkin uyarılarda bulundu. Virüsün genellikle kemirgenlerden bulaştığını belirten Geyik, özellikle uzun süre kapalı kalan depo, gemi ve ambar gibi alanlarda dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Büyük Anadolu Kocaeli Darıca Hastanesi’nde Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, gündemde olan hantavirüs ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Bir turistik seyahat gemisinde görülen hantavirüs enfeksiyonu toplumda endişe oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, "Hantavirüsler; başta fareler ve kemirgenler olmak üzere bazı yabani kemiriciler tarafından taşınan, insanlarda ciddi solunum ve böbrek yetmezliği tablolarına yol açabilen viral enfeksiyon etkenleridir. Önceki yıllarda ülkemizde de tespit edilmiş hastalıklardandır. Özellikle uzun süre kapalı kalan yaşam alanları, gemiler, depolar, ambarlar, konteynerler, liman sahaları, yiyecek stok alanları ve uzun süre kullanılmamış ortamlar bulaşma riski açısından önemlidir" dedi. Hantavirüs bulaş yolları Hantavirüsün insandan insana kolay bulaşan bir hastalık olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, "En sık bulaş yolu: Enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı ve salyası ile kirlenmiş ortamların solunması, fare dışkısı bulunan alanların süpürülmesi sırasında virüsün havaya karışması, kirli yüzeylere temas sonrası ağız, burun veya göze dokunulması ve nadiren kemirgen ısırıklarıdır" şeklinde konuştu. "1–8 hafta içinde ortaya çıkabilir" Belirtiler genellikle kemirgen teması sonrası 1–8 hafta içinde ortaya çıkabildiğini söyleyen Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, "Hastalık başlangıçta grip benzeri belirtilerle ortaya çıkar. Yüksek ateş, halsizlik, aşırı yorgunluk, baş/kas/karın/sırt ağrıları, bulantı ve kusma sık görülen bulgulardır. Ağır vakalarda ise: öksürük, nefes darlığı, akciğer tutulumu, böbrek fonksiyon bozukluğu, tansiyon düşüklüğü ve yoğun bakım gereksinimi olabilir. Bize yakın coğrafyada klinik olarak genellikle böbrek hasarı ve hemorajik ateşle seyreden "böbrek sendromuna" rastlanırken Amerika coğrafyasında ise nefes darlığı, hipotansiyon, akciğer ödemi ve solunum yetmezliği ile karakterize hastalık tablosu daha çok görülür" ifadelerini kullandı. Korunma için hayati önlemler Fare ve kemirgen kontrolü şart olduğunu söyleyen Dr. Mehmet Faruk Geyik, "Gıda depoları kapalı tutulmalı, açıkta yiyecek bırakılmamalı, çöp alanları düzenli temizlenmeli, gemilerde ve limanlarda profesyonel kemirgen kontrolü yapılmalıdır. Kemirgen dışkısı görülen alanlarda kuru süpürme veya elektrikli süpürge kullanımı virüsü havaya yayabilir. Temizlik sırasında eldiven ve maske takılmalı, çamaşır suyu içeren dezenfektanlar kullanılmalıdır. Uzun süre kapalı kalan depo, ambar, gemi kamarası veya konteynerler uzun süre havalandırılmalıdır. Riskli alanlarda:N95/FFP2 maske, eldiven, koruyucu gözlük takılmalıdır" açıklamasında bulundu. Risk altında olanlar ve risk durumu Dr. Mehmet Faruk Geyik şunları söyledi: Gemi personelleri, liman çalışanları, depo ve ambar çalışanları, temizlik personelleri, kampçılar ve kırsal alan çalışanları, uzun süre kapalı alan temizliği yapan kişiler risk altındadır. Hantavirüs nadir görülen ancak ciddi seyredebilen bir enfeksiyondur. Şu an için toplumda yaygın bir salgın olduğuna bir veri bulunmamaktadır. Ateş, yoğun halsizlik, nefes darlığı veya kemirgen teması öyküsü bulunan kişilerin vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması önerilir. Toplum sağlığının korunması için doğru bilgiye dayalı hareket etmek, hijyen kurallarına uymak ve resmi sağlık otoritelerinin açıklamalarını takip etmek hayati önem taşımaktadır."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:12
Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde ilk suda doğum: Kuzey bebek sağlıkla dünyaya geldi
2
08 Mayıs 2026 Cuma- 21:25
Prof. Dr. Oytun Erbaş’tan hantavirüs açıklaması: "İnsandan insana bulaşmıyordu, bir varyantı var, And-v virüsü insandan insana bulaşıyor"
3
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 10:04
Acil Tıp Teknisyenleri bu eğitimler sonrası hastaya hızlı bir şekilde ulaşıyor
4
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 12:18
Erzurum’da "tam buğday ekmeği yaygınlaştırma kampanyası" tanıtım toplantısı düzenlendi
5
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:24
Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi tüm birimleriyle, Şehir Hastanesine taşındı
21 Haziran 2025 Cumartesi - 11:24
Patnos Devlet Hastanesi’ne "Anne Dostu Hastane" Belgesi
Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen değerlendirme sonucunda, Patnos Devlet Hastanesi "Anne Dostu Hastane" unvanı ile belgelendirildi. Sağlık Bakanlığı’nın gebelik, doğum ve lohusalık dönemlerinde kadınlara güvenli ve kaliteli hizmet sunulmasını amaçlayan "Anne Dostu Hastane" programı kapsamında, Ağrı’nın Patnos ilçesindeki Devlet Hastanesi bu önemli unvana layık görüldü. Vali Yardımcısı Tuncay Karataş’ın katılımıyla gerçekleştirilen denetim sürecinde, Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü’ne bağlı Sağlık Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Koruyucu Sağlık Hizmetleri Birimi’nden İlkay Zengin ve beraberindeki heyet hastanede incelemelerde bulundu. Ziyaret boyunca doğum öncesi ve sonrası hizmet süreçleri, mahremiyet, hasta güvenliği ve doğum alanlarının fiziki koşulları gibi pek çok başlıkta değerlendirme yapıldı. Tüm kriterleri başarıyla karşılayan Patnos Devlet Hastanesi, "Anne Dostu Hastane" belgesi almaya hak kazandı. İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Esra Beşer, bu başarıda emeği geçen tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ederek, "Annelerimizin güvenli, sağlıklı ve insani koşullarda doğum yapabilmesi için çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.
21 Haziran 2025 Cumartesi - 11:23
Tavşanlı’da lösemili çocuklar için etkinlik düzenlendi
Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde lösemili çocuklar yararına yiyecek içecek standı açıldı. Halk Eğitim Merkezi Yiyecek Bölümü öğreticisi Tuba Kaya, kursiyerler ve Tavşanlı Girişimci Kadınlar Derneği iş birliğiyle lösemili çocuklar yararına anlamlı bir hayır çarşısı düzenledi. Etkinlik, Tavşanlı Girişimci Kadınlar Derneği’nin Mülayim Tepe’deki dernek binası ve çevresinde gerçekleştirildi. Tuba Kaya, etkinliğe gösterilen yoğun ilgiden memnuniyet duyduğunu belirterek, "Katılımın bu denli yüksek olması bizi çok mutlu etti. Lösemili çocuklarımız için bir nebze de olsa katkı sağlayabildiysek ne mutlu bize" dedi. Kaya, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere ve özellikle Tavşanlı Girişimci Kadınlar Derneği yönetimine teşekkürlerini iletti. Derneğin yer tahsisi ve desteklerinin başarıyla gerçekleşmesinde büyük rol oynadığını vurguladı. Etkinlik, lösemiyle mücadele eden çocuklar için farkındalık oluşturmanın yanı sıra, toplumsal dayanışmanın önemini bir kez daha hatırlattı. Katılımcılar, bu tür sosyal sorumluluk projelerinin artarak devam etmesi temennisinde bulundu.
21 Haziran 2025 Cumartesi - 11:21
Keçiören Belediyesi’nden özel gereksinimli bireylere ağız ve diş sağlığı eğitimi
Keçiören Belediyesi tarafından özel gereksinimli bireylere ağız ve diş sağlığı eğitimi verildi. Keçiören Belediyesi ile Yıldırım Beyazıt Üniversitesi iş birliğinde, engelli bireylerin ağız ve diş sağlığına yönelik farkındalık kazanmalarını amaçlayan kapsamlı bir eğitim programı düzenlendi. Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde görevli Doç. Dr. Özer Alkan, Doç. Dr. Mahmure Ayşe Tayman ve Doç Dr. Yeşim Kaya tarafından yapılan sunumda, katılımcılara diş sağlığını koruma yolları ve oluşan sorunlar neticesinde izlenmesi gereken yollar konusunda detaylı bilgi verildi. İki ana bölümden oluşan eğitimin, ilk bölümünde ağız ve diş sağlığının temel prensipleri ele alındı. Uzmanlar, diş fırçalamanın önemi, fırçalamanın süresi ve tekniği ile doğru diş fırçası seçimi konularında detaylı bilgi verdi. Ayrıca, düzenli ve doğru şekilde yapılmayan diş bakımının ilerleyen dönemlerde neden olabileceği sorunlara dikkat çekildi. Katılımcılara ağız ve diş taraması yapıldı Programın 2’nci bölümünde ise ortodonti başlığı altında çene ve kemik yapısının diş sağlığı üzerindeki etkileri anlatıldı. Katılımcılara çeşitli örnek vakalar üzerinden, çene bozuklukları ve dişsel anomaliler hakkında bilgi verildi. Bu tür rahatsızlıkların özellikle 6-12 yaş aralığında tespit edilip tedavi edilmesinin, hem sağlık hem de yaşam kalitesi açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı. İnteraktif şekilde gerçekleştirilen programda bazı engel gruplarında sık görülen hastalıklar ve tedavileri konusunda detaylı bilgilendirme yapıldı. Doğru yapılmış ağız ve diş bakımının genel vücut sağlığı açısından da önem taşıdığına vurgu yapılan eğitimin sonunda katılımcılara uzmanlar tarafından ağız ve diş taraması yapılarak aileler bilgilendirildi. "Keçiören’de kimse yalnız değildir" Eğitim programına katılan Keçiören Belediye Başkan Yardımcıları Emir Can Tunç ve Celal Biçer, özel gereksinimli bireyler ve ailelerini yalnız bırakmadı. Engelli bireyler ve ailelerine seslenen Başkan Yardımcısı Emir Can Tunç, "Belediye Başkanımız Mesut Özarslan Keçiören’de kimse yalnız değildir demişti. Her yerde ve her zaman yanınızda olacağımıza söz vermiştik. Sizlerin her ihtiyacında yanınızda olmaya devam edeceğiz. Bu kapsamda eğitim ve etkinliklerimiz devam edecek" dedi.
21 Haziran 2025 Cumartesi - 10:58
Uzmanından uyarı: "Kene, türünden bağımsız olarak birçok hastalığı taşıyabiliyor"
Etlik Şehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği’nde görev yapan Doç. Dr. Aslı Haykır Solay, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı taşıyan kenenin, türünden bağımsız olarak Lyme ve Tularemi gibi birçok hastalığı taşıyabildiğini söyledi. Uzmanlar, yaz aylarının gelmesiyle ortaya çıkan ve taşıdığı Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının yanı sıra birçok hastalığı da bulaştırabilen kenelerin ısırması sonucu acil servise başvuran hasta sayısında artış olduğuna dikkat çekiyor. Salgıladığı anestezik salgı sayesinde kenelerin vücuda tutunduğunun fark edilemediğine vurgu yapan uzmanlar, açık alana giden vatandaşlar için vücutlarını kapatabilen ve açık renkli kıyafetlerin giyilmesi önerisinde bulunuyor. Etlik Şehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği’nde görev yapan Doç. Dr. Aslı Haykır Solay, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, kene salyasında bulunan anestezik salgıdan dolayı kene tutulumunun hissedilemediğine dikkati çekti. "Kene türünden bağımsız olarak birçok hastalığı taşıyabiliyor" Solay, iklim değişikliğiyle beraber kene sayılarında ciddi artış olduğunu ifade ederek, "Kış aylarının ardından soğuğun azalmasıyla kene sayıları arttı. Aslında kene türünden bağımsız olarak bunlar birçok hastalığı taşıyabiliyorlar. Kırım Kongo Kanamalı Ateşin yanı sıra özellikle ABD ve Avrupa’da görülen, Türkiye’de sıklığı çok değil ama var olduğu bilinen Lyme hastalığı ve Tularemi hastalığı kene ile bulaşabiliyor. Birçok hastalığı bulaştırdığı için korunma en önemlisi ve güvenlisi" önerisinde bulundu. "Bitkisel yağlar gibi koruyuculuğu gösterilen yöntemler var ama bunlar standardize değil" Fiziksel olarak korunmanın çok önemli olduğuna vurgu yapan Doç. Dr. Solay, "Dünya Sağlık Örgütü ve Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin (CDC) önerdiği bazı kimyasal ürünler var. Kıyafetler Permetrin içeren ürünlerle temas ettirilmelidir. Bu 24 saat kenenin tutunmasını engelliyor. Onun dışında cildimize sürebileceğimiz ürünler var. Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği Picaridin denen bir ürün var. Bunlar da güvenli, keneden uzak kalmak için 24 saat boyunca kullanabileceğimiz ürünler. Kekik yağı, nane yağı, okaliptüs ve papatya yağı gibi bitkisel yağlar birçok mecrada konuşuluyor. Bunlarla ilgili birçok çalışma var ve değişik oranlarda koruyuculuğu gösterilen yöntemler var ama bunlar standardize değil" ifadelerini kullandı. "Kene evde çıkarılabilir" Solay, sözlerine şöyle devam etti: "Kene evde çıkarılabilir. Önemli olan elle sıkmamak, herhangi bir kimyasal ürünü kenenin üzerine dökmemek önemli çünkü bu tarz durumlarda içerisinde olan bakteriyi daha fazla vücuda bulaştırma ihtimali oluyor. Bu nedenle bir cımbızla, vücuda en yakın olan bölümünden tutup, kontrollü bir şekilde aşağı-yukarı yaparak yavaşça bırakılması lazım. Başının içerisinde kalmaması ve gövdesinden de kesinlikle sıkılmaması lazım. Her kene tutan hastaneye gelmek zorunda değil. Her kene ısıran da hastalıkta görülmüyor ama bir danışmanlık almalarını önermeliyim. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi ile ilgili bir 10 gün kendimizi takip etmemiz lazım. Ateş, baş ağrısı ve herhangi bir yerden kanama olup olmadığını gözlemlememiz lazım."
21 Haziran 2025 Cumartesi - 10:27
Darp sonucu hayatını kaybeden oğlunun bağışlanan kalbini, dua ederek uğurladı
Antalya’nın Kaş ilçesinde darp sonucu ağır yaralanan 33 yaşındaki Muzaffer Ancın’ın beyin ölümü, tedavi gördüğü Antalya Şehir Hastanesi’nde gerçekleşti. Ailesinin bağış kararıyla kalp, akciğer, karaciğer ve iki böbreği farklı illerdeki hastalara nakledilmek üzere yola çıkarıldı. Baba Mustafa Ancın, oğlunun kalbini ameliyathaneden çıkarken ellerini açıp dua ederek uğurladı.Kaş ilçesinde 9 Haziran’da darp sonucu ağır yaralanan 33 yaşındaki Muzaffer Ancın, kaldırıldığı Antalya Şehir Hastanesi’nde yaşam mücadelesini kaybetti. Darp sonrası bilinci kapalı şekilde hastaneye getirilen Ancın’ın, 3-4 gün süren yoğun bakım tedavisinin ardından beyin ölümü gerçekleşti. Ailesinin onayıyla organ bağışı işlemleri başlatıldı.Antalya İl Sağlık Müdürlüğü ve Ulusal Organ Nakli Koordinasyon Merkezi’nin yönlendirmesiyle yapılan planlamada, Ancın’ın kalbi, karaciğeri acil koduyla, sol böbreği tam doku uyumuyla Antalya’daki hastanelere nakledilmek üzere yola çıkarıldı. Akciğeri İstanbul’a ve sağ böbreği ise yine tam uyumlu alıcıya ulaştırılmak üzere Bursa’ya gönderildi.Organ nakli koordinasyon sürecinin tamamlanmasının ardından Antalya Şehir Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. Cennet Doğanay, şu ifadelere yer verdi:"Hastanemizde tedavi görmekte olan ve 19 Haziran 2025 tarihinde yapılan tetikler sonucunda beyin ölümü gerçekleştiği tespit edilen 33 yaşındaki değerli hastamız Muzaffer Ancın’ın ailesi son derece anlamlı ve insanlık namına önemli bir karar alarak organ bağışında bulunmuştur. Aile insanlık adına gösterdikleri bu davranış için minnettarız. Acımız büyük, kelimeler yetersiz. Ancak zor zamanda gösterdikleri yüce gönüllülük, başka hastalara umut, sağlık ve yaşam sevinci oldu. Antalya Şehir Hastanesi olarak bu onurlu ve insanlık adına son derece anlamlı kararı veren Ancın’ın kıymetli ailesine en derin taziyelerimizi sunuyor ve aynı zamanda gösterdikleri yüksek vicdan ve duyarlılıktan ötürü şükranlarımızı ifade ediyoruz. Bu onurlu karar sayesinde akciğer ve kalp uygun alıcılarına tedarik edilmek üzere yola çıkarılmış, karaciğer acil kodu ile başka bir merkezde bekleyen hastaya, sağ ve sol böbrek tam doku uyumu ile iki hastamıza umut olmuştur. Organ bağışı, hayat kurtarır. Bir insanın alacağı bu karar birden fazla kişiye yeniden yaşam şansı sunar. Bu örnekte olduğu gibi bir bağış beş kişiye yaşam sunmaktadır. Vatandaşlarımızı organ bağışı konusunda duyarlılığa davet ediyor ve hayatın bir gün kendilerine ya da sevdiklerine ne getireceğini unutmadan bu sorumluluğu paylaşmaya davet ediyoruz.""Tek tesellimiz, oğlumun organlarının başkalarına hayat verecek olması"Muzaffer Ancın’ın babası Mustafa Ancın ise, organ bağışı kararını acılarını bir nebze hafifleten bir umut olarak tanımladı. Gözyaşlarını tutamayan ve "Üzüntümüz büyük ama tek tesellimiz, oğlumun organlarının başkalarına hayat verecek olması" diyen Ancın, "Onlar yaşadıkça ve insanlık için, vatan, millet için iyilikler yaptıkça inşallah oğlum da hissedecek. Ahiretin kurtulmasına sebep olacak. Biz bu teselliyle hayatımızı devam ettireceğiz. Üzüntümüz çok büyük ama bir yandan da buruk bir sevincimiz var. Böyle bir şey herkese nasip olmaz. Evladıma nasip oldu. Ben bunun için çok gururlu bir babayım. İnşallah evladımın, oğlumun organları başka kişilere hayat olur, can olur. Bu canlar oğlumu unutmasınlar. Yaşadıkları sürece oğluma dualarını esirgemesinler. Organlar kime gitti bilmiyorum. Kime giderse gitsin ama her can kutsaldır. Hangi cana hayat olacaksa onlar da evladımı yaşamları boyunca dualarında unutmasınlar."Organların hastaneden çıkışı sırasında, Muzaffer Ancın’ın ailesi gözyaşları içinde vedalaştı. Mustafa Ancın oğlunun kalbi ameliyathaneden çıkartılırken ellerini açıp dua etti. Ancın ve aile üyeleri diğer organları da ameliyathane kapısında uğurladı. Ambulanslara nakil kutuları taşınırken edilen dualar, vedanın sessiz ama anlamlı bir parçası oldu.
21 Haziran 2025 Cumartesi - 10:01
Kene tutundukça, hastalık riski artıyor: "Gerekirse kendiniz çıkarın"
Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Cengiz Uzun, Uzun, kene vücutta kaldıkça hastalık riskinin arttığını ifade etti.
21 Haziran 2025 Cumartesi - 09:38
Gürcü hastanın 50 binde bir görülen skolyoz eğriliğini Türk hekimler iyileştirdi
Skolyoz eğriliği nedeniyle tedavisi için Gürcistan’dan Türkiye’ye gelen Juna Bakhtadze Türk hekimleri sayesine hayata tutundu.
21 Haziran 2025 Cumartesi - 09:30
Kene tutundukça, hastalık riski artıyor: "Gerekirse kendiniz çıkarın"
Kene vakalarının artması endişeye neden olurken Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Cengiz Uzun, kenenin fark edilir edilmez çıkarılması gerektiğini belirterek yöntemini anlattı. Uzun, kene vücutta kaldıkça hastalık riskinin de arttığını ifade etti. Yaz aylarının gelmesiyle kene kabusu yeniden ortaya çıktı. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına bağlı olarak Sivas’ta 8, Kayseri’de ise 4 kişinin hayatını kaybetmesi tedirginliğe neden olurken, uzmanlardan önemli uyarılar geldi. BHT Clinic İstanbul Tema Hastanesi’nden Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Cengiz Uzun, son yaşanan kene vakaları sonrası dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Her kene, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’ne neden olmuyor Hyalomma türüne ait kenelerin KKKA’ya neden olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Cengiz Uzun, ölüm oranının dünyada ortalama yüzde 10’la 30 arası olduğunu, Türkiye’de ise bu oranının yüzde 5 olduğunu ifade etti. KKKA’nın yaklaşık 20 yıldır Türkiye’de de görüldüğünü söyleyen Uzun, ekolojik dengenin değişmesi, ormanlık alanların azalması ve kuş popülasyonunun azalmış olmasının kene vakalarında artışa neden olabileceğini ifade etti. "İstanbul’da vakalar arttı ama bulaş yok" İstanbul’da kene tutunması vakalarında artış olduğunu belirten Dr. Cengiz Uzun, "İstanbul’da son verilere göre 6-7 bin kişi kene tutunması şikayetiyle sağlık kuruluşlarına başvurdu. Şunu biliyoruz ki İstanbul’da KKKA yok. Şimdiye kadar İstanbul’daki kenelerden bulaşan bir hastalık yok. Bu hastalık özellikle Kelkit Vadisi, yani Amasya, Tokat, Samsun, Sivas, Yozgat o bölgede var olan bir hastalık. İstanbul’da da o tür keneler var ama bir bulaş şu ana kadar bildirilmiş değil" diye konuştu. Dünyada 500-600 civarında, Türkiye’de ise tespit edilmiş 50 civarında kene türü olduğunu belirten Uzun, "Tabi ki bunların hepsi bu virüsü taşıyıp yaymıyor. Hyalomma dediğimiz bir cins var, onunla bulaşan bir mikroorganizma" dedi. "Kene vücutta ne kadar az tutunursa o kadar iyi" Kene fark edilir edilmez çıkarılması gerektiğini belirten ancak kesinlikle çıplak elle dokunulmaması uyarısında bulunan Dr. Cengiz Uzun, "Böyle bir tutunma durumunda ‘Ellemeyin, sağlı kuruluşunda çıkarılsın’ gibi bir tutum var. Ancak buradaki en önemli şey, kene vücutta ne kadar az kalırsa o kadar iyi. Kişi keneyi tespit ettiğinde sağlık kuruluşuna çok kısa sürede varamayacaksa o zaman kendisinin çıkarmasını istiyoruz. Keneyi tutunduğu yere yakın yerinden yakalayarak bir cımbızla veya bir peçeteyle yukarı doğru çekerek çıkartabilirler. Olabildiğince hoyrat davranmadan, yavaşça çıkartmak gerekiyor. İçeride parça kalmasının çok önemli olmadığını biliyoruz artık. Keneyi bir an önce çıkartmak, orayı su ve sabunla yıkayıp bir an önce sağlık kuruluşuna başvurmak gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Belirti ortaya çıkarsa sağlık kuruluşuna tekrar başvurun" Sağlık kuruluşuna ilk başvuruda yapılan test sonuçlarının, 10 gün içerisinde herhangi bir belirti ortaya çıkması durumunda yapılacak test sonuçlarıyla karşılaştırıldığını söyleyen Uzun, sözlerini şöyle sürdürdü: "10 gün içerisinde herhangi bir ateş, halsizlik, gribal bir durum, karın ağrısı, ishal, diş etlerinde, cilt altında kanamalar gibi şikayetleri olursa, hemen hastaneye başvurmalarını istiyoruz. Kenenin ilk tutunduğu dönemde yapılan test sonuçlarıyla karşılaştırıyoruz." "Kene yeni tutunduysa daha kolay çıkar" "Bir yere pikniğe gittiğinizde sağlık kuruluşuna varmanız birkaç saat sürecekse kenenin o durumda kalmamasında fayda var" diyen Dr. Cengiz Uzun, "Eğer erken fark ederseniz kene zaten çok kolay çıkacaktır, çünkü henüz tam olarak beslenmemiştir, iyice büyümemiştir. Normalde kan emerek kendisinin 10 katına kadar çıkar. O kanı emmemiştir halihazırda. O yüzden çok daha rahat çıkar, tutunması fazla değildir" dedi. "Eve gittiğinizde vücudunuzu kontrol edin" Kene tutunmasına karşı alınabilecek tedbirlere de değinen Dr. Cengiz Uzun, yeşil alanlarda olabildiğince kapalı giyinilmesi tavsiyesinde bulunarak, eve gidince tüm vücudun gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti. Kenelerin özellikle bacaklara, kollara, kasık bölgesine ve koltuk altlarına tutunduğunu ifade eden Uzun, kene kovucu losyonların ise çok etkili olmadığını söyledi. Çocuklar ve kronik hastalığı olanlarda risk daha fazla Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının kalp hastaları, şeker hastaları, kanser hastaları gibi kronik hastalığı olanlar ve çocuklar için daha riskli olduğunu belirten Dr. Cengiz Uzun, sözlerini şöyle noktaladı: "KKKA’nın şu an için bir aşısı ve belirgin bir tedavisi yok, sadece destek tedavi uygulanıyor. Vücuttaki pıhtılaşmayı sağlayan hücrelerde ve proteinlerde düşüşler oluyor. Destek tedavi ile onu yerine koymamız gerekiyor. Şu an için herhangi bir viral ilaç yok. Denenen ve verilip verilmemesi konusunda tartışmalar yaşanan ilaçlar var."
21 Haziran 2025 Cumartesi - 08:48
Çocuklarınızın kıyafetleri vücutlarına oturmuyorsa dikkat
Skolyoz hastalığında 10-18 yaş aralığındaki kız çocuklarının risk grubunda olduğunu belirten Medicana Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Mehmet Atıf Erol Aksekili ebeveynlere "Ağrı olmadan da skolyoz belirtileri dikkate alınmalı. Çocukların kıyafetleri vücutlarına düzgün oturmuyor ise bir uzmana başvurmak gerekir. Skolyoz, erken teşhis ve doğru tedavi ile kontrol altına alınabilir" sözleriyle farkındalık çağrısında bulundu. Skolyoz, her 30 çocuktan 1’inde görülmesine rağmen farkındalığın çok önemli olduğu, erken teşhis ve tedavi ile iyileştirilebilen ortopedik bir rahatsızlık olarak biliniyor. Hafif eğrilikler egzersiz ve korse tedavisi ile kontrol altına alınabilirken; ilerlemiş vakalarda cerrahi müdahale gerekebiliyor. Medicana International Ankara Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Mehmet Atıf Erol Aksekili skolyozun her yaşta görülebileceğini fakat en sık 10-18 yaş arası ergenlik döneminde, özellikle kız çocuklarında ortaya çıktığını belirterek erken teşhis için ailelerin dikkat etmesi gereken noktaları şöyle paylaştı: "Ebeveynler, çocuklarının duruşunu düzenli olarak gözlemlemelidir. Omuzların eşit olmaması, kalçaların asimetrik durması, belde veya sırtta çıkıntıların oluşması, kıyafetlerin vücuda düzgün oturmaması gibi durumlar gözlemlendiğinde bir uzmana başvurulmalıdır. Skolyoz her zaman ağrıya neden olmaz. Özellikle erken evrelerde sinsi ilerleyebilir ve ağrısız olabilir. Bu nedenle, ağrı olmadan da skolyozun belirtileri dikkate alınmalıdır. Skolyozun oluşumunda genetik faktörler önemli bir rol oynamaktadır. Bu sebeple ailesinde skolyoz öyküsü olan kişilerde bu hastalığın görülme riski daha yüksek olacağı için ebeveynler mutlaka bu bilinç ile çocuklarını takip etmelidir. Yanlış oturma, duruş bozukluğu, omurgaya uygun olmayan yatak, ağır çanta kullanımı, hareketsizlik gibi faktörler skolyoza doğrudan neden olmazken duruş bozukluklarına ve kas dengesizliklerine yol açarak mevcut eğriliği artırabilmektedir. Özellikle ağır çanta taşımanın ve hareketsizliğin çocukların omurga sağlığına olumsuz etkileri çok fazladır. Skolyoz, erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilir bir hastalıktır. Çocuklarımızın omurga sağlığını korumak için düzenli kontrolleri ihmal etmemek önemlidir." Skolyoz varken yüzmek riskli, ameliyat sonrası yararlı Cerrahi operasyona ihtiyaç duyulan durumlar için de modern cerrahi teknikler sayesinde felç riskinin yüzde 1’den az olduğunu, ameliyat sonrası normal yaşama dönüşün genellikle 3-6 ay arasında değiştiğini vurgulayan Prof. Dr. Mehmet Atıf Erol Aksekili skolyoz ve spor ilişkisine dair de şunları söyledi: "Spor, skolyoz tedavisinde destekleyici bir rol oynar. Ancak örneğin tenis gibi tek taraflı yüklenme gerektiren sporlar veya yüzme gibi sporlar, eğriliği artırabilir. Bu nedenle, skolyozlu bireyler için fizyoterapist eşliğinde uygun egzersizler önerilir. Skolyoz ameliyatı sonrası ise spor yapmak mümkün, doktorun önerdiği süre beklenmeli ve hafif egzersizlerle başlanmalıdır. Yüzme, yoga ve pilates gibi sporlar tedaviyi destekleyebilmektedir."
20 Haziran 2025 Cuma - 21:25
Darp sonucu hayatını kaybeden oğlunun bağışlanan kalbini, dua ederek uğurladı
Antalya’nın Kaş ilçesinde darp sonucu ağır yaralanan 33 yaşındaki Muzaffer Ancın’ın beyin ölümü, tedavi gördüğü Antalya Şehir Hastanesi’nde gerçekleşti. Ailesinin bağış kararıyla kalp, akciğer, karaciğer ve iki böbreği farklı illerdeki hastalara nakledilmek üzere yola çıkarıldı. Baba Mustafa Ancın, oğlunun kalbini ameliyathaneden çıkarken ellerini açıp dua ederek uğurladı.
20 Haziran 2025 Cuma - 18:14
Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Gelişmiş ülkelerin hayal bile edemeyeceği bazı şeyleri yaptık"
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Eskiden insanlarımız kalp ameliyatı olmak için bile başka ülkelere inerken bugün o ülkelerdeki insanlar her türlü sağlık hizmetini almak için Türkiye’ye gelir hale gelmişler" dedi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu Bolu’yu ziyaret etti. İlk olarak Bolu Valiliği’ne gelen Bakan Memişoğlu’nu, Bolu protokolü karşıladı. Cuma namazının ardından tarihi yukarı çarşı esnafını gezen Bakan Memişoğlu, arkasındaki heyetle birlikte vatandaşlarla sohbet etti. Şehirdeki hastaneleri ziyaret eden Bakan Kemal Memişoğlu, AK Parti binasında partililerle buluştu. AK Parti İl Başkanı Suat Güner ve AK Parti Bolu Milletvekili Yüksel Coşkunyürek’le birlikte konuşma yapan Memişoğlu, Türkiye’nin sağlık sektöründe geldiği seviyeyi anlattı. Türkiye’de yalnızca tek ve çift kişilik, içinde banyo ve tuvalet bulunan hasta yataklarının sayısının 184 bin olduğunu söyleyen Bakan Memişoğlu, 2002 yılı öncesinde bu sayının 10 binin altında olduğu ifade etti. "23 sene çok kolay bir süreç yaşamadık" 23 sene boyunca kolay bir süreç yaşamadıklarını ifade eden Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, gerçekten Türkiye dünyada örnek alınan bir sağlık hizmeti sunuyor. Bunu biz dille söylüyoruz ama 23 sene çok kolay bir süreç yaşamadık. Türkiye bu süreci gerçekten inanılmaz bir liderlik süreciyle yönetti. Esasında hayallere sığmayan ve çoğu insanın düşüncesinde yer olmayan bir sağlık altyapısı ve sağlık hizmetine dönüşmüş ve gelişmiş durumdayız. Bunu belki çok anlatamıyoruz. Baktığınız zaman Türkiye’de 184 bin yatak kapasitesi sadece tek kişilik, çift kişilik, tuvaletli, banyolu hasta yatağı var. Bu yatakların hepsi son 20 senede yapılmıştır. 2002 senesinde bu yataklardan özel sektörde dahil 10 bin bile yoktu. 2002 senesinde insanlar sağlık sisteminde hizmet alma imkanını bulamıyordu. Neden? Çünkü 2002 senesinde her bir vatandaşımız ortalama 2 kez sağlıkla ilgili bir ihtiyacını karşılıyor. Bugün Avrupa’nın ortalamasının çok üstüne çıktı. Ortalama olarak 12.4 kez her bir vatandaşımız sağlıkçıya ulaşabilir halde. Eskiden insanlarımız kalp ameliyatı olmak için bile başka ülkelere inerken bugün o ülkelerdeki insanlar her türlü sağlık hizmetini almak için Türkiye’ye gelir hale gelmişler" dedi. "13 aşıyı ücretsiz yapan çocuklarına başka bir ülke yok" Koruyucu sağlık hizmetinde de Türkiye’nin ileri seviyede olduğunu söyleyen Bakan Memişoğlu, "Sadece bir senede insanlarımıza 1 milyar kez dokunan bir sağlık hizmetinden bahsediyoruz. Ama bunu söylerken de şunu ifade etmek istiyorum. Tedavi tarafından değil aynı zamanda koruyucu tarafımızla çok gelişmiş durumdayız. Bugün 13 kalemde aşı yapıyoruz. 13 aşıyı ücretsiz yapan çocuklarına başka bir ülke yok. İlaçla ilgili bazen eleştiriliyoruz. Her birimizin bu buzdolabında yüzlerce ilaç var. Her birimizin en az iki tane mr filmi var. Onun için bunların başarmak hayal bile edilemezdi 20 sene öncesinde. 20 senede inanılmaz bir gelişim, inanılmaz bir başarı, inanılmaz bir gelişim yaptık. Bunları şu anda Avrupa’da veya gelişmiş ülkelerin hayal bile edemeyeceği bazı şeyleri yaptık. O yüzden de sağlık hizmetini daha iyisini yapmak için hep beraber çalışıyoruz" diye konuştu.
20 Haziran 2025 Cuma - 16:15
Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Ahmet Tüfekçi, SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde
Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Ahmet Tüfekçi, SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde hasta kabulüne başladı. Opr. Dr. Ahmet Tüfekçi, 1992 yılında Kilis’te doğdu. 2011 yılında Kilis Hacı Mehmet Koçarslan Anadolu Lisesi’nden mezun olan Opr. Dr. Tüfekçi, 2017 yılında ise Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni tamamladı. Uzmanlık eğitimini 2018-2023 yılları arasında Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı’nda tamamladı. 2023-2025 yılları arasında Gaziantep Şehir Hastanesi’nde görev yaparak devlet hizmet yükümlülüğünü yerine getirdi. Avrupa Üroloji Derneği tarafından düzenlenen "European Board of Urology (EBU: Avrupa Üroloji Kurulu)" sınavının 2023 yılında gerçekleştirilen yazılı aşamasını başarıyla tamamlayan Opr. Dr. Tüfekçi, 2024 yılında sözlü sınavdan tam puan alarak birincilikle geçti ve "FEBU (Fellow of European board of Urology: Avrupa Üroloji Yeterliliği)" unvanı ile diploma almaya hak kazandı. Laparoskopik cerrahiler, üriner inkontinans tedavileri ve üriner sistem taş hastalıkları alanlarında birçok kursa katılan Opr. Dr. Tüfekçi’nin uluslararası hakemli dergilerde yayımlanmış bilimsel makaleleri, ulusal ve uluslararası kongrelerde sunulmuş bildirileri ve üriner sistem taş hastalıkları ile ilgili yazdığı kitap bölümleri bulunmaktadır. Evli ve iki çocuk babası olan Opr. Dr. Ahmet Tüfekçi’nin ilgi alanları: Üriner sistem taş hastalıkları, Prostat hastalıkları, Üroonkolojik ve androlojik hastalıklar, Laparoskopik ve açık ürolojik cerrahiler, Endoskopik cerrahiler.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder