SAĞLIK
21 Mayıs 2026 Perşembe - 18:05 Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Demirkol, Türkiye’nin yerli ultrason üretimine başlayacağını duyurdu Bolu’da öğrencilerle buluşan Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, Türkiye’nin sağlık teknolojilerinde geldiği son noktayı anlattı. Yerli ultrason üretimine başlanacağını ve gelecek yıl 700 cihazın Sağlık Bakanlığı’na teslim edileceğini açıklayan Demirkol, ayrıca 5G teknolojisi kullanılarak İstanbul’daki cerrahların Muş’taki bir hastaya uzaktan robotik böbrek ameliyatı gerçekleştirdiğini duyurdu. Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, Bolu’da düzenlenen "İhtisas Akademi 26" programında öğrencilerle buluştu. Türkiye’nin ultrason cihazı üretiminde, kanser ve lenfomalarda nokta atışı tedavi yapan CAR-T sisteminde hem de yenilikçi tedavilerde gelinen son noktayı aktaran Demirkol, dün 5G teknolojisiyle sağlık alanında yapılan başarılı bir tedaviden bahsetti. Programda İhtisas Akademi’nin sinevizyon gösterisi de izletildi. "Türkiye kendi ultrasonunu üretmeye başlıyor" Türkiye’nin kendi ultrason cihazını üretmeye başlayacağını ve önümüzdeki yılda 700 adet ultrason cihazının Sağlık Bakanlığı bünyesine kazandırılacağını açıklayan Halk Sağlığı Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, "Artık sağlık alanında kendi kalp akciğer pompamızı yapıyoruz. 2 hafta önce Sayın Bakanımızın hem Kore hem de Çin firmasıyla imzalamış olduğu anlaşma gereği, artık Türkiye kendi ultrasonunu üretmeye başlıyor. Böylelikle önümüzdeki yılda 700 tane ultrasonu Sağlık Bakanlığına bu protokol yapılan firmalar teslim edecekler. Şu anda CAR-T (Kimerik Antijen Reseptörü T-hücre) sistemi dediğimiz, özellikle lösemi ve lenfomalarda nokta atışı tedavi yapan CAR-T çalışması Ankara Etnik Şehir Hastanesi’mizde başladı. Bu sistem Türkiye’de ve dünyada gelecek 10 yılın en önemli kanser tedavilerinden biri olacak. Hem ultrasonda hem CAR-T’de hem de yenilikçi tedavilerde Türkiye, üreten sağlık olarak özellikle savunma sanayiinde aldığımız yolun çok daha ötesine gitmeyi hedefliyor" dedi. 5G teknolojisiyle uzaktan böbrek ameliyatı yapıldı Türkiye’nin yeni geçtiği 5G teknolojisi sayesinde uzaktan başarılı bir böbrek ameliyatı yapıldığını aktaran Demirkol, "Dün Muş Devlet Hastanesi’nde İstanbul Üniversitesi’ndeki hocalarımızın 5G teknolojisiyle İstanbul’dan Muş’a bağlanarak robotla başarılı bir böbrek ameliyatı yapması sağlandı. Türkiye’nin dört bir yanında, özellikle Türkiye’nin gelişen teknolojisinde, 5G teknolojisiyle bu uzaktan telecerrahi işlemlerini artırarak devam ettiriyoruz" şeklinde konuştu. Programa Yatırım Hizmetleri Genel Müdürü Mehmet Fidan, BAİBÜ Rektör yardımcıları, siyasi parti temsilcileri, öğrenciler ile vatandaşlar katıldı.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 16:11 "Sağlam Kafa Sağlam Vücutta Bulunur" temalı seminer Samsun’da Büyük Anadolu Hastaneleri tarafından düzenlenen "Geleceğimizin Teminatı Çocuklar İçin Sağlık Semineri"nde çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimine ilişkin velilere yönelik bilgilendirme yapıldı. Büyük Anadolu Hastaneleri ile özel bir kolej iş birliğinde gerçekleştirilen seminerde, çocuk sağlığı, beslenme, hijyen alışkanlıkları ve psikolojik gelişim konuları ele alındı. "Sağlam Kafa Sağlam Vücutta Bulunur" temasıyla düzenlenen etkinlikte, anne ve babalara çocuk gelişimine ilişkin çeşitli başlıklarda bilgi verildi. İnteraktif sunum eşliğinde gerçekleştirilen programda; Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Serenay Sağıroğlu Kaya, Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Akif Taşdemir ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Alev Cansu Certel tarafından sunum yapıldı. Seminerde çocukların uyku düzeni, sağlıklı beslenme, kişisel hijyen, ruhsal gelişim ve aile içi iletişim konularına değinildi. Ayrıca çocuk gelişiminde güvenlik, bağlanma, özgüven, özerklik, kendini ifade edebilme ve gerçekçi sınırlar gibi başlıklarda velilere çeşitli bilgiler aktarıldı. Soru-cevap şeklinde devam eden program, katılımcıların toplu hatıra fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi. Büyük Anadolu Hastaneleri yetkilileri, çocukların sağlıklı gelişimine katkı sağlamak amacıyla eğitim kurumlarıyla ortak çalışmaların sürdürüleceğini belirtti.
Uzmanından uyarı: "Çocukları yanlış giyindirerek hasta etmeyin"
02 Mayıs 2025 Cuma - 16:20 Uzmanından uyarı: "Çocukları yanlış giyindirerek hasta etmeyin" Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Dr. Zeynep Yılmaz Öztorun, bebek ve çocuklarda yanlış giyimin hastalıklara sebebiyet verebileceğini söyledi. Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Dr. Zeynep Yılmaz Öztorun, bebek ve çocuklarda mevsimine uygun giyinmenin önemine dair açıklamalarda bulundu. Öztorun, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, mevsimine göre giyinmenin çocuklarda ve bebeklerde çok önemli bir durum olduğuna değinerek, "Bahar döneminde özellikle katmanlı giyim tarzını, yaz döneminde de daha bol ve ince kıyafetler giyinmesini öneriyoruz. Sıkı giyim tarzı normale göre fazla ve aşırı giyim tarzını çocuklarına uygulayan ailelerde bakıyoruz ki terleme oranı çok daha fazla. Bu, çocukların terledikçe enfeksiyon gelişme ihtimali ve ısılarını tam olarak ayarlayamadıkları için riski de ortaya çıkıyor. Bu açıdan da bu konuda dikkatli olmamız gerekiyor’’ dedi. Giyim tarzı olarak yaş gruplarına göre farklı şekilde olmalı Giyim tarzına da değinen Uzm. Dr. Öztorun, ’’Giyim tarzı olarak yaş gruplarına göre farklı şekilde çocuklarımızı giydirmemiz gerekiyor. Öncelikle yenidoğan döneminde çocuklarımızın kahverengi yağ dokusu yeterli gelişme olmadığı için bu çocuklarımızın mutlaka kendi giyindiğimiz katın bir kat daha fazlasını giydirmek özellikle önemli olduğunu arz ediyorum. Hastalarımızın yenidoğan döneminde ısı kaybı çok daha fazla oluyor. Normale göre odasını genelde 22-24 derece arasında tutulmasını, daha yüksek ısılarda olduğunda çocuğun giydiği kat sayısının özellikle düşürülmesini önemsiyoruz. Bunun dışında okul çağı ve çocukluk dönemindeki çocuklarda şu an mevsimsel geçiş döneminde olduğumuz için katmanlı giyim tarzını öneriyoruz" şeklinde konuştu. "Eğer bezli bir çocuksa sık alt değiştirme çok önemli" Küçük bebeklerde giyim tarzının pişiğe yol açabileceğin vurgu yapan Öztorun, sözlerine şöyle devam etti: "Sık alt değiştirme, eğer bezli bir çocuksa sık alt değiştirme çok önemli. 2 saat arayla bez değiştirme, onun dışında da ayrıca çocuğun günlük alt değişimi dışında mutlaka altını temiz bir şekilde suyla yıkamayı öneriyoruz. Temizlik olarak kullandığımız ıslak mendillerin içeriği katkısız olan, alkol içermeyen ve bebeğin yaşına uygun olan ürünleri tercih etmemiz gerekiyor. Temizlik bu açıdan çok daha fazla önemli. Gelişim açısından ve çocuğu terletmeyen dar kıyafetler yerine daha çok rahat edebileceği bol kıyafetler giydirmemiz, genelde sıkı ortamdan dolayı da gelişime neden olacağı için bu terlemede pişik gelişimine etkisi olabiliyor ama özellikle cilt temizliğine dikkat ederek de bunun gelişmesini önleyebiliriz.’’
Dünyada 18’nci, Türkiye’de ilk: 4 yaprakçıklı aort kapağına TAVİ operasyonu
02 Mayıs 2025 Cuma - 14:42 Dünyada 18’nci, Türkiye’de ilk: 4 yaprakçıklı aort kapağına TAVİ operasyonu Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 80 yaşındaki bir hastaya, nadir görülen dört yaprakçıklı aort kapağı nedeniyle transkateter aort kapak implantasyonu (TAVİ) yöntemiyle başarılı bir operasyon gerçekleştirildi. Operasyon, bu özelliği taşıyan vakalar arasında dünyada 18’inci, Türkiye’de ise ilk olma özelliği taşıyor. Amasya’nın Merzifon ilçesinde yaşayan Muzaffer Uslu (80), göğüs sıkışması ve baygınlık şikayetleriyle başvurduğu Merzifon Devlet Hastanesi’nden Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Tetkikler sonucu, normalde üç yaprakçıklı olması gereken aort kapağının dört yaprakçıklı olduğu belirlendi. Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Yenerçağ, kapak değişiminin açık ameliyatla yüksek risk taşıması nedeniyle kapalı yöntem olan TAVİ işlemiyle çözüm sağladıklarını söyledi. "100 bin kişide 4 görülüyor" Doç. Dr. Yenerçağ, işlem öncesi yapılan tetkiklerde karşılaştıkları nadir bulgu hakkında ise "Hastanın TAVİ işleminden önce yapılan tetkiklerinde aort kapağının 3 yaprakçıklı olması beklenirken çok daha nadir görülen ‘Quadricuspid’ adı verilen 4 yaprakçıklı aort kapağı saptadık. Daha önce böyle bir vaka ile karşılaşmamıştık. Literatürleri, akademik çalışmaları inceledik. 4 yaprakçıklı aort kapağının toplumda 100 bin kişide 4 görüldüğünü, taradığımız uluslararası yayınlarda ise 4 yaprakçıklı aort kapağı bulunan sadece 17 hastaya TAVİ işlemi yapıldığını saptadık. Ülkemizden bildirilen vaka örneği bulamadık. Diğer ülkelerde yapılan vakaları detaylıca inceledik. İleri tomografik analizleri yaptık. Vakamıza detaylıca hazırlandık" dedi. 50 dakika içinde tamamlandı Operasyonu gerçekleştiren ekibi de paylaşan Yenerçağ, şunları söyledi: "Doç. Dr. Serkan Sivri, asistan doktorlarımız Berkan Öztürk ve Enes Kaya ile Anestezi Uzmanı Aynur Kaynar hocamızla beraber ekip halinde hastamıza başarılı TAVİ işlemini yaklaşık 50 dakika içerisinde tamamladık. Hastamızı 1 gün yoğun bakımda takip ettikten sonra servis takibine aldık. Nadir görülen bu 4 yaprakçıklı aort kapağına yaptığımız TAVİ işleminin prosedürel detaylarını literatüre kazandırmayı planlıyoruz. Bizden sonra bu nadir vaka ile karşılaşan meslektaşlarımıza yol göstermesi açısından referans olacaktır." Mustafa Uslu ise durumun iyi olduğunu söyledi.
Kocaeli’de ASM sayıları artıyor: Hedef bin
02 Mayıs 2025 Cuma - 13:10 Kocaeli’de ASM sayıları artıyor: Hedef bin Kocaeli İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Yüksel Pehlevan, kent genelinde sağlık yatırımlarının sürdüğünü belirterek, aile sağlığı merkezlerinin sayısını yaklaşık bine çıkarmayı hedeflediklerini söyledi. İzmit ilçesindeki Kozluk Mahallesi’nde bir binanın zemin katı, aile sağlığı merkezine dönüştürülüyor. İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Yüksel Pehlevan, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Kocaeli’de birinci basamak, ikinci basamak ve üçüncü basamak sağlık yatırımlarının devam ettiğini söyledi. Pehlevan, "Tabii ki koruyucu sağlık hizmetlerinin en önemli olduğu yer birinci basamak sağlık hizmetleridir. Devam etmekte olan 16 aile sağlığı merkezimiz var. Hem inşaat halinde olan hem de ihalesi süren yerlerimiz var. Bunlardan 8’i satın alma yoluyla aldığımız aile sağlığı merkezlerimiz. Şuanda bulunduğumuz yer de satın aldığımız aile sağlığı merkezimiz. Tadilatımızı kısa sürede bitirerek vatandaşların hizmetine sunmuş olacağız" dedi. "Hekim başına düşen nüfus sayısını azaltmak istiyoruz" Hedeflerinin, hekim başına düşen nüfus sayısını azaltmak olduğunu vurgulayan Pehlevan, "Daha nitelikli sağlık hizmeti vermek istiyoruz. Vatandaşımızın koruyucu sağlık hizmetinden daha çok faydalanmasını istiyoruz. İlk hedefimiz bu sayıyı 2 bin 500’ün altına düşürmek, daha sonra da 2 binlere düşürmek istiyoruz" diye konuştu. "Sağlıklı hayat merkezlerinde çok nitelikli hizmet veriyoruz" Op. Dr. Yüksel Pehlevan, aile sağlığı merkezlerinin yanı sıra, sağlıklı hayat merkezlerinin sayısının da artırıldığına dikkat çekerek, "Şuanda 9 sağlıklı hayat merkezimiz var. Ayrıca inşaat çalışmalarımız da devam ediyor. Yine satın alma yoluyla temin edeceğimiz yerler var. Gerekli personel takviyelerini de yaptık. Sağlıklı hayat merkezlerimizde kanser taramasından diyetisyene, fizyoterapistlerden psikoloğa, bulaşıcı hastalıklarından bağımlılıkla mücadeleye kadar çok nitelikli sağlık hizmeti veriyoruz" şeklinde konuştu. "Hastanın bir daha randevu almasına gerek kalmıyor" Sağlık hizmetlerinde dijital entegrasyonun tamamlandığını da belirten Pehlevan, aile sağlığı merkezlerinde görevli hekimlerin, muayene ettikleri hastalar için gerekli gördüklerinde Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden doğrudan ilgili birime randevu oluşturabildiğini söyledi. Pehlevan, "Aile hekimi, uygun gördüğünde hastasını uzman hekime direkt gönderebiliyor. Hastanın bir daha başka randevu almasına gerek kalmadan başvuru yapılabiliyor" ifadelerini kullandı. "Önümüzdeki 1 yıl içinde bu sayıya ulaşabileceğimize inanıyorum" Kocaeli’de aile sağlığı merkezi sayısının yaklaşık 700’e ulaştığını belirten İl Sağlık Müdürü Yüksel Pehlevan, "Hedefimiz, yeni yatırımlar ve satın almalarla birlikte binli rakamlara ulaşmak. Önümüzdeki 1 yıl içinde bu sayıya ulaşabileceğimize inanıyorum" dedi.
Çocuklarda omurga sağlığı için önemli tarama projesi
02 Mayıs 2025 Cuma - 12:48 Çocuklarda omurga sağlığı için önemli tarama projesi Kütahya’da, çocuklarda son yıllarda artış gösteren omurga problemlerine dikkat çekmek ve bu sorunların erken teşhisini sağlamak amacıyla geniş kapsamlı bir tarama projesi başlatıldı. Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü öncülüğünde, Halk Sağlığı ve Ortopedi Anabilim Dalları ile Kütahya İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün desteğiyle yürütülen proje, Kütahya’daki ilköğretim öğrencilerini kapsıyor. Proje hakkında bilgi veren KSBÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Saraçoğlu, taramaların "Spinal Mouse" adlı, radyasyon içermeyen özel bir cihazla gerçekleştirildiğini söyledi. Saraçoğlu, bu yöntemle çocukların omurgasının hem dik dururken hem de öne eğilirken değerlendirilebildiğini, skolyoz (omurga eğriliği) ve kifoz (kamburluk) gibi sorunların güvenli ve maliyet etkin bir şekilde tespit edilebildiğini vurguladı. Pilot uygulama kapsamında iki okulda 6. sınıf düzeyindeki toplam 120 öğrencinin tarandığını aktaran Saraçoğlu, çıkan ilk verilerin oldukça dikkat çekici olduğunu belirtti. Elde edilen sonuçlara göre her 10 öğrenciden 4’ünde omurga problemi tespit edilirken, skolyozun neredeyse her 10 öğrenciden 2’sinde görüldüğü tespit edildi. Tarama sonucunda omurga problemi belirlenen öğrencilere, KSBÜ Sağlıklı Yaşam Fizyoterapi ve Uygulama Merkezi’nde ücretsiz rehabilitasyon hizmeti sunulacak. Daha ileri tedavi gerektiren durumlarda ise Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı ile iş birliği içinde cerrahi dâhil olmak üzere detaylı tedavi planlamaları yapılacak.
Bilimsel toplantılar geleneksel hale getiriliyor
02 Mayıs 2025 Cuma - 12:20 Bilimsel toplantılar geleneksel hale getiriliyor Bursa’da yaklaşık 50 yıldır faaliyet gösteren, bünyesindeki iki hastanesi, iki tıp merkezi ve bir OSGB’si ile ulusal marka olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Hayat Hastanesi, sağlık konusundaki bilimsel toplantıları desteklemeye devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde yurt dışından ve Güney Marmara’dan ortopedi ve travmatoloji uzmanlarının yoğun ilgi gösterdiği Skafoid Kemiği Sempozyumu Hayat Hastanesi’nde gerçekleşti. Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Ahmet Özkul, programı düzenleyen Prof. Dr. Tufan Kaleli’ye teşekkür ziyaretinde bulundu. Dünyaca ünlü kadın el bileği cerrahı Fransız doktor Ahlam Arnaout’un da iştirak ettiği, üç oturumda 16 bildirinin sunulduğu sempozyumun başarıyla tamamlandığını söyleyen Uzm. Dr. Ahmet Özkul, Hayat Hastanesi olarak bilimsel ve akademik çalışmaları çok önemsediklerini belirtirken, "Kamu adına değerlerimiz adına, ülkemiz adına, sağlığımız adına benzeri çalışmalara devam ederek bu faaliyetleri geleneksel hale getirmeyi arzu ediyoruz" dedi. Skafoid Kemiği Sempozyumu düzenleyicilerinden ve Uluslararası El Bileği Merkezleri’nin (IWC) Türkiye’deki tek temsilcisi olan Özel Hayat Hastanesinin el bileği cerrahisi bölüm yöneticisi Prof. Dr. Tufan Kaleli de, önümüzdeki yıl aynı etkinliğin Radius alt uç kırığı temasıyla gerçekleştirmek istediklerini ifade etti.
Aort damarı genişleyen hasta, Samsun’da sağlığına kavuştu
02 Mayıs 2025 Cuma - 12:01 Aort damarı genişleyen hasta, Samsun’da sağlığına kavuştu Aort anevrizması (genişlemesi) rahatsızlığından ikinci kez ameliyat olmak zorunda kalan hasta, Samsun’da ileri teknik ameliyat yöntemiyle hayata tutundu. Hastanın vücut ısısı 22 dereceye düşürülerek beynin kan dolaşımı olmadan canlı kalabilme süresi 3-4 dakikadan 1 saate yükseltildi. Vücuttaki tüm kan dışarı alınarak aort ve kalp hastalığı ameliyatla düzeltildi. TBMM Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder’in de hastanede yatmasına neden olan aort anevrizmasına bağlı aort damar yırtılması nedeniyle babasını kaybeden 26 yaşındaki Gökhan Koç, aynı rahatsızlıktan başka bir hastanede operasyon geçirdi. Takılan suni damarın, küçük kalması, alt-üst tarafında yeniden genişleme olması ve kaçak gelişmesi nedeniyle Gökhan Koç, babasının da tedavi gördüğü Medicana International Samsun Hastanesi’ne başvurdu. Burada Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Hacı Akar tarafından ikinci bir ameliyata alınan Koç, ileri teknik gerektiren ameliyat yöntemi ile operasyon geçirip, sağlığına kavuştu. "Vücut ısısını 22 dereceye düşürüp, tüm kanını dışarıya alıp, ameliyat yaptık" Anevrizma sonrası gerçekleştirdikleri zor ameliyatın detaylarından bahseden Medicana Sağlık Grubu Doktorlarından Dr. Öğretim Üyesi Hacı Akar, "Aort anevrizması cebimizde duran canlı bir bomba gibidir. Bize başvuran hastamızın babası, 9 yıl önce bugün Sırrı Süreyya Önder’in yaşadığı rahatsızlığın aynısını yaşayarak gelmişti. Elimizden geleni yapmamıza rağmen hastayı kaybetmiştik. Hastamız Gökhan Koç, başka bir hastanede ameliyat olmuş fakat operasyon sonrasında kalp kapağında da kaçağın artması ayrıca beyin damarlarının çıktığı bölgede de anevrizmanın devam etmesi sebebiyle de ikinci defa operasyonunu gerçekleştirdik. Bu operasyonlar her zaman ilk operasyona göre riskli operasyonlardır. Beyin damarlarının çıktığı bölgede çalışmak da özel teknik gerektiren bir ameliyat şeklidir. Normalde insan vücudunun ısısı ortalama 37 derecedir. Hastayı 20-22 dereceye kadar soğutuyoruz. 37 derecede beyin dolaşımının durdurulmasına beyin ancak 3 dakika dayanabilirken, 20-22 derecede ise beynin dayanıklılık süresini ilave teknikler ile 1 saate kadar uzatabiliyoruz. Hastamız Gökhan Koç’ta da bunu uyguladık. Hastamızın vücut ısısını 22 dereceye indirdik. Tüm vücut dolaşımını da durdurduk. Vücuttaki tüm kanı dışarıya aldık. O süre içerisinde beyin damarlarının çıktığı bölgedeki işlemi gerçekleştirdik. Hastanın kalp kapağını değiştirdik. Küçük kalmış olan eski operasyondan kalan parçayı değiştirdik ve sonrasında da normal dolaşıma geçtik. Hastamız, yapılan bu işlemlerin ardından sağlığına kavuşmuş oldu. O nedenle aort anevrizmaları denilen aort damarı genişlemeleri kesinlikle ihmal edilmemeli, vakit geçirilmeden bir an önce tedavi edilmeli" dedi. "Ameliyattan sonra kendimi çok iyi hissediyorum" Sağlığına kavuştuğu için çok mutlu olduğunu dile getiren Gökhan Koç ise, "2016’da babamla birlikte inşaatta çalışırken, babam rahatsızlandı. Acil hastaneye gittik, oradan da Samsun’a geldik. Yapılan tüm müdahalelere rağmen babamı kaybettik. Bu olayın ardından 5 sene sonra da ağabeyim sırt, bel ağrısı yaşadı ve böyle bir ameliyat geçirmek zorunda kaldı. Ben de kontrol oldum ve benim de ameliyat olmam gerekti. Başka bir hastanede ameliyat oldum. Ameliyat sonrası bazı komplikasyonlar geçişti. Zamanında yapılan hatanın tekrar yaşanmaması için babamın da doktoru olan Hacı Akar’a başvurduk. Başarılı bir operasyon geçirdik. Ameliyatın 6. gününde kendimi çok sağlıklı ve mutlu hissediyorum" diye konuştu.