Son Dakika
|
Hatay’daki sel ve heyelanda 3 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi kayıp
Mahkeme, CHP 38. Olağan Kurultayının iptal edilmesine karar verdi
CHP’den Milletvekili Hasan Öztürkmen için ihraç talebi
Kurban Bayramı tatilinde köprü ve otoyollar ücretsiz olacak
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan EFES-2026’da önemli mesaj
Ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonunda gözaltı sayısı 17’ye yükseldi, operasyonun detaylarına ulaşıldı
Dorukhan Büyükışık davasında 21 gözaltı
Tokat’ta 34 yıldır izini kaybettiren terör örgütü üyesi yakalandı
İBB iştirak şirketine operasyonda gözaltına alınan 60 şüpheli adliyeye sevk edildi
Önder Özen, Beşiktaş Futbol Direktörü oldu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
The Quiet Elegance of Taipei Confucius Temple
Özgür Özel: ''Yüksek Seçim Kurulu’na başvuracağız''
Benzinle soba yakmak isterken ölümden döndüler: 4 yaralı
CHP İstanbul İl Başkanlığında ’mutlak butlan’ eylemi
Güzellik salonunda akılalmaz yöntemle vurgun!
Turhal’da hayvan pazarı sular altında kaldı
Bakan Gürlek: "(Mutlak butlan kararı) ''Temyiz yolu açıktır''
Mutlak butlan kararının ardından CHP’de hareketlilik başladı
SAĞLIK
Sağlık Bakanlığı: "Muğla’da ikiz bebeklerden birinin yurt dışına kaçırıldığı yönündeki iddiaları üzerine soruşturma başlatıldı"
21 Mayıs 2026 Perşembe - 19:20:55
Sağlık Bakanlığı, Muğla’da bir annenin dünyaya getirdiği ikiz bebeklerden birinin yurt dışına kaçırıldığı yönündeki iddialar üzerine soruşturma başlatıldığını açıkladı. Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, "İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez’in gündeme getirdiği; Muğla’da bir annenin dünyaya getirdiği ikiz bebeklerden birinin yurt dışına kaçırıldığı yönündeki iddialar üzerine soruşturma başlatılmıştır. Konuyla ilgili Bakanlığımızca müfettiş görevlendirilmiş olup süreç titizlikle takip edilecektir" denildi.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 18:05
Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Demirkol, Türkiye’nin yerli ultrason üretimine başlayacağını duyurdu
Bolu’da öğrencilerle buluşan Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, Türkiye’nin sağlık teknolojilerinde geldiği son noktayı anlattı. Yerli ultrason üretimine başlanacağını ve gelecek yıl 700 cihazın Sağlık Bakanlığı’na teslim edileceğini açıklayan Demirkol, ayrıca 5G teknolojisi kullanılarak İstanbul’daki cerrahların Muş’taki bir hastaya uzaktan robotik böbrek ameliyatı gerçekleştirdiğini duyurdu. Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, Bolu’da düzenlenen "İhtisas Akademi 26" programında öğrencilerle buluştu. Türkiye’nin ultrason cihazı üretiminde, kanser ve lenfomalarda nokta atışı tedavi yapan CAR-T sisteminde hem de yenilikçi tedavilerde gelinen son noktayı aktaran Demirkol, dün 5G teknolojisiyle sağlık alanında yapılan başarılı bir tedaviden bahsetti. Programda İhtisas Akademi’nin sinevizyon gösterisi de izletildi. "Türkiye kendi ultrasonunu üretmeye başlıyor" Türkiye’nin kendi ultrason cihazını üretmeye başlayacağını ve önümüzdeki yılda 700 adet ultrason cihazının Sağlık Bakanlığı bünyesine kazandırılacağını açıklayan Halk Sağlığı Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, "Artık sağlık alanında kendi kalp akciğer pompamızı yapıyoruz. 2 hafta önce Sayın Bakanımızın hem Kore hem de Çin firmasıyla imzalamış olduğu anlaşma gereği, artık Türkiye kendi ultrasonunu üretmeye başlıyor. Böylelikle önümüzdeki yılda 700 tane ultrasonu Sağlık Bakanlığına bu protokol yapılan firmalar teslim edecekler. Şu anda CAR-T (Kimerik Antijen Reseptörü T-hücre) sistemi dediğimiz, özellikle lösemi ve lenfomalarda nokta atışı tedavi yapan CAR-T çalışması Ankara Etnik Şehir Hastanesi’mizde başladı. Bu sistem Türkiye’de ve dünyada gelecek 10 yılın en önemli kanser tedavilerinden biri olacak. Hem ultrasonda hem CAR-T’de hem de yenilikçi tedavilerde Türkiye, üreten sağlık olarak özellikle savunma sanayiinde aldığımız yolun çok daha ötesine gitmeyi hedefliyor" dedi. 5G teknolojisiyle uzaktan böbrek ameliyatı yapıldı Türkiye’nin yeni geçtiği 5G teknolojisi sayesinde uzaktan başarılı bir böbrek ameliyatı yapıldığını aktaran Demirkol, "Dün Muş Devlet Hastanesi’nde İstanbul Üniversitesi’ndeki hocalarımızın 5G teknolojisiyle İstanbul’dan Muş’a bağlanarak robotla başarılı bir böbrek ameliyatı yapması sağlandı. Türkiye’nin dört bir yanında, özellikle Türkiye’nin gelişen teknolojisinde, 5G teknolojisiyle bu uzaktan telecerrahi işlemlerini artırarak devam ettiriyoruz" şeklinde konuştu. Programa Yatırım Hizmetleri Genel Müdürü Mehmet Fidan, BAİBÜ Rektör yardımcıları, siyasi parti temsilcileri, öğrenciler ile vatandaşlar katıldı.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 16:29
Sağlıklı Hayat Merkezi’nde sağlıklı yaşam eğitimi
Erzincan İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Sağlıklı Hayat Merkezi’nde, Erzincan Meslek Edindirme Kursu (ERMEK) kursiyerlerine yönelik bilgilendirme programı düzenlendi. Toplumu sağlığa yönelik risklerden korumak, sağlıklı yaşam tarzını teşvik etmek ve sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmak amacıyla faaliyet gösteren merkezde gerçekleştirilen programda, kursiyerlere sunulan hizmetler hakkında bilgi verildi. Program kapsamında Sağlıklı Hayat Merkezi’nin tanıtımı yapılırken, sağlıklı yaşam alışkanlıkları, koruyucu sağlık hizmetleri ve merkez bünyesinde verilen danışmanlık hizmetleri hakkında katılımcılar bilgilendirildi. Yetkililer, toplumda sağlıklı yaşam bilincinin artırılmasına yönelik eğitim ve farkındalık çalışmalarının sürdürüleceğini belirtti.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 16:11
"Sağlam Kafa Sağlam Vücutta Bulunur" temalı seminer
Samsun’da Büyük Anadolu Hastaneleri tarafından düzenlenen "Geleceğimizin Teminatı Çocuklar İçin Sağlık Semineri"nde çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimine ilişkin velilere yönelik bilgilendirme yapıldı. Büyük Anadolu Hastaneleri ile özel bir kolej iş birliğinde gerçekleştirilen seminerde, çocuk sağlığı, beslenme, hijyen alışkanlıkları ve psikolojik gelişim konuları ele alındı. "Sağlam Kafa Sağlam Vücutta Bulunur" temasıyla düzenlenen etkinlikte, anne ve babalara çocuk gelişimine ilişkin çeşitli başlıklarda bilgi verildi. İnteraktif sunum eşliğinde gerçekleştirilen programda; Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Serenay Sağıroğlu Kaya, Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Akif Taşdemir ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Alev Cansu Certel tarafından sunum yapıldı. Seminerde çocukların uyku düzeni, sağlıklı beslenme, kişisel hijyen, ruhsal gelişim ve aile içi iletişim konularına değinildi. Ayrıca çocuk gelişiminde güvenlik, bağlanma, özgüven, özerklik, kendini ifade edebilme ve gerçekçi sınırlar gibi başlıklarda velilere çeşitli bilgiler aktarıldı. Soru-cevap şeklinde devam eden program, katılımcıların toplu hatıra fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi. Büyük Anadolu Hastaneleri yetkilileri, çocukların sağlıklı gelişimine katkı sağlamak amacıyla eğitim kurumlarıyla ortak çalışmaların sürdürüleceğini belirtti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
21 Mayıs 2026 Perşembe- 10:41
Polen alerjisine dikkat: "Başvurular arttı, çoğu zaman griple karışıyor"
2
21 Mayıs 2026 Perşembe- 14:02
Ankara’da "Tütün Kontrolü Sempozyumu" düzenlendi
3
12 Mayıs 2026 Salı- 13:03
"Türkiye’deki hantavirüs insandan insana bulaşmıyor"
4
21 Mayıs 2026 Perşembe- 11:33
Değişken hava şartları kronik hastalığı olanları tehdit ediyor
5
21 Mayıs 2026 Perşembe- 09:48
Genç kadın 7 saatlik kritik operasyonla hayata tutundu
30 Nisan 2025 Çarşamba - 10:33
"Tip 1 diyabet hastası, kök hücre nakliyle kendi insülinini üretir hale geldi"
Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Feyzi Gökosmanoğlu, şeker hastalıklarında kök hücre tedavisinin önemli rol oynadığını belirterek, Tip 1 diyabet hastasının kök hücre nakliyle kendi insülinini üretir hale geldiğini ifade etti. Kök hücre, vücudun doğal yenilenme ve onarım mekanizmalarında önemli rol oynayan, kendini yenileme ve farklılaşma yeteneğine sahip eşsiz hücreler olarak dikkat çekiyor. Medicana Sağlık Grubu Doktorlarından Doç. Dr. Feyzi Gökosmanoğlu, kök hücre ile yapılan tedaviler hakkında bilgi verdi. "Şeker hastalığı (tip 1 diyabet), bağışıklık sisteminin pankreasta insülin üreten hücrelere saldırdığı ve vücudun insülin üretemediği bir otoimmün hastalıktır" diyen Doç. Dr. Feyzi Gökosmanoğlu, "Yakın zamanda kök hücre tedavisi ile bu kronik hastalığın tedavisinde devrim niteliğinde bir adım atıldı. Yapılan bir vaka çalışmasında, 25 yaşındaki bir kadın hasta, kök hücrelerden elde edilen adacık hücreleriyle tedavi edildikten sonra insülin enjeksiyonlarına ihtiyaç duymadan yaşamını sürdürebildi. Bu, dünya çapında milyonlarca diyabet hastası için umut verici bir gelişme olarak görülmektedir. Şeker hastalığı, dünya çapında milyonlarca kişiyi etkileyen kronik bir rahatsızlıktır. Son zamanlarda daha iyi tedavi ve hatta iyileşme için bir yol vardır. Geleneksel tedaviler oral haplar ve insülin enjeksiyonlarına dayanırken, güncel olan kök hücre tedavisi hem tip 1 diyabet hem de tip 2 diyabet hastaları için kalıcı faydaları olan devrim niteliğinde bir alternatif sunmaktadır" dedi. Tip 2 diyabet tedavisi için de açıklamalarda bulunan Medicana International Samsun Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Feyzi Gökosmanoğlu, "Tip 2 diyabet tedavisinde mezenkimal kök hücreler oldukça etkili olduğu gösterilmiştir. Kök hücreler, insülin üreten hücrelere farklılaşma, pankreas beta hücrelerini yenileme ve koruma, alfa hücrelerini beta hücrelerine dönüştürme, dokuları onarma, bağışıklık sistemini baskılama, inflamasyonu azaltma ve insülin direncini azaltma yeteneğine sahiptir. Kök hücre tedavisi ile bu hastalığa sahip kişilerin yaşam kalitesini iyileştirmek, hücrelerinin yenilemelerini sağlamak, insülin enjeksiyonlarına son vermek ve oral ilaçların sayısını azaltmak, yaşam beklentilerini uzatmak ve cilt, göz ve sinir gibi doku ve organlardaki hasar ile ilişkili diğer durumları iyileştirmek için umut verici bir tedavidir. Şeker hastalarında görülen ayak yaralarında çok etkilidir ve ayağın kesilmesini engelleyebilir. Ayrıca şekere bağlı organ ve dokulardaki yaşlanan hücrelerde yenilenme, hasarlı hücrelerde iyileşme olmaktadır" diye konuştu. Kök hücre ile iktidarsızlık tedavisi Doç. Dr. Feyzi Gökosmanoğlu, iktidarsızlık (sertleşme problemi) yaşayan hastalarda kök hücre tedavisinin kesin başarılı sonuçlar açısından dünyada en başarılı tedavi yöntemlerinden birisi olarak uygulandığını da ekledi. İktidarsızlık problemlerinde de kök hücre tedavisinin olumlu sonuçlar verdiğine değinen Gökosmanoğlu, ayrıca şunları söyledi: "Sertleşme problemi yaşayan hastalarda kök hücre tedavisi gerek tedavinin kolaylığı gerekse kesin başarılı sonuçları açısından dünyada en başarılı tedavi yöntemlerinden birisi olarak uygulanmaktadır. İktidarsızlıkta kök hücre tedavisi, penis içerisindeki sertleşmeyi sağlayan ancak işlevini yitirmiş, bozulmuş hücrelerde yenilenme sağladıkları için sertleşme problemini tamamen ortadan kaldırabilir. Tedavi her yaştan sertleşme problemi yaşayan hastaya yapılabilir. Kök hücre tedavisi diğer tedavi yöntemlerinden farklı olarak sertleşme bozukluğu nedenini doğal bir yöntem ile ortadan kaldırmaya yöneliktir. Kök hücreler penisin içerisinde kas görevi yapan sünger dokuya dönüşerek bu dokunun işlevini geri kazanmasını sağlar. Penisin tekrar fonksiyona geçebilmesi bu şekilde olur. Penisteki fonksiyon artışı tek kürde minimum yarı yarıya, maksimum 3 katına çıkarak tedavi sağlanmaktadır. Tedavi hastanın durumuna göre 6 aylık sürede 2 seans uygulama ile gerçekleştirilebilir. Damar yoluyla verilirken aynı zamanda testiste sperm üreten kanallara da enjeksiyon yapılır. İktidarsızlık şikayeti yaşayan hastalarda kök hücre tedavisi iki seferde kesin başarı sağlarken, yaş ilerlemesi veya performans artışı talebine bağlı olarak hasta istediği hallerde tedavi tekrarlanabilir. Şeker hastalarında iktidarsızlık problemi yüzde 35-90 oranlarında görülmektedir. Sertleşme sorunu şeker hastalarında diğer hastalara göre daha hızlı ilerler. Şeker hastalarında sertleşme sorunu şeker hastalığı olmayan kişilere göre 3 kat fazla görülmektedir. Kök hücre tedavisi ile hem şekerde düzelme hem de sertleşme sorunu ortadan kalkmaktadır."
30 Nisan 2025 Çarşamba - 10:24
HG Hospital’den yeni nesil görüntüleme teknolojisi
Kahramanmaraş’ta sağlık alanında önemli bir adım atan HG Hospital’in tanı ve teşhis süreçlerinde çığır açacak yapay zeka destekli MR sistemi ile bilgisayarlı tomografi cihazının hizmete sunulduğu bildirildi. En son teknolojiyle donatılan bu sistemler sayesinde hasta konforu artarken, çekim sürelerinin kısaldığı ve görüntü kalitesinin üst düzeye taşındığı ifade edildi. HG Hospital’ın yeni MR sisteminin, derin öğrenme teknolojisiyle güçlendirilmiş yapay zeka altyapısına sahip olduğu da belirtildi. Bu sayede elde edilen görüntülerin teşhiste yüksek doğruluk sağladığı, sessiz MR özelliği ile de özellikle çocuk hastaların çekimlerinde büyük kolaylık sunduğu kaydedildi. Yüksek çözünürlüklü MR cihazı sayesinde ilaç veya radyasyon kullanmadan beyin, boyun ve böbrek damarlarını detaylı şekilde görüntüleyebildiği aktarıldı. Standart çekimlerin ötesinde, tüm vücut MR görüntüleme imkânı da sunarak pek çok hastalığın erken teşhisinde etkili bir rol oynandığı belirtilen açıklamada, "Yeni nesil bilgisayarlı tomografi cihazı, saniyeler içinde kalp BT anjiyografi çekimi yapabilen hızlı rotasyon kabiliyetine sahip. Tüm vücut damar yapısını yüksek hassasiyetle görüntüleyebilen sistem, aynı zamanda doz düşürücü özelliğiyle hastaların çok daha az X-ışınına maruz kalmasını sağlıyor. Görüntü kalitesini bozan yapıları azaltan yazılım teknolojisi sayesinde, doktorlar daha net ve güvenilir sonuçlara ulaşabiliyor" denildi. "Birçok damarı ilaç ve radyasyon vermeden görüntüleyebiliyoruz" HG Hospital Radyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Akif Sarıca, "Hastanemizde yeni nesil MR ve tomografi cihazları kullanmaya başladık. Tomografi cihazımız 128 kesit dediğimiz çok daha detaylı bize görüntü kalitesi sunan ve yapay zeka destekli bir cihaz. Yapay zeka destekli cihaz ile ne yapıyoruz? Radyasyon dozunu düşürebiliyoruz, düşük dozda daha kaliteli çekimler yapabiliyoruz. Artefakt dediğimiz istemediğimiz görüntüleri engelleyici sistemler var. Bunun yanında üç boyutlu kalp görüntüleri oluşturarak saniyeler içerisinde kalp damarlarını görüntüleyebildiğimiz koroner BT anjiyo sistemimiz var. Sadece kalp değil tabi bunun dışında beyin damarları şah damarı dediğimiz boyun damarları, böbrek damarları gibi tüm vücut damarlarının aslında görüntüleyebiliyoruz. Kalp biraz daha gündemde olduğu için kalp çok daha önde ama tüm vücut damarlarını biz BT anjiyografi ile çok kısa saniyeler içerisinde görüntüleyebiliyoruz. Bunun dışında MR cihazımız var o da yapay zeka destekli derin öğrenme teknolojisine sahip. MR cihazımızla da daha kısa sürede daha kaliteli çekimler yapabiliyoruz derin öğrenme teknoloji sayesinde MR cihazımız da da yapay zeka destekli olarak yine beyin damarlarını şah damarını birçok damarı ilaç ve radyasyon vermeden görüntüleyebiliyoruz. Dolayısıyla ilaç almasına gerek kalmadan böbrek problemi olan hastaların beyin damarlarını şah damarını boyun damarını veya bacak damarlarını görüntüleme imkanımız var" dedi.
30 Nisan 2025 Çarşamba - 10:18
Jandarmaya "Aşı ve Bulaşıcı Hastalıklar" eğitimi
Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü Aşkale Toplum Sağlığı Merkezi tarafından, Aşkale Geri Gönderme Merkezinde görev yapan jandarma personeline yönelik "Aşı ve Bulaşıcı Hastalıklar" konulu eğitim düzenlendi. Eğitimde, bulaşıcı hastalıkların tanımı, hastalıkların bulaşma yolları, hastalıklardan korunma yöntemleri anlatıldı. Ayrıca risk gruplarına yönelik aşılar ve aşı uygulaması sonrasında dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında bilgilendirme yapıldı. Eğitim sonrasında, isteyen jandarma personeline menenjit aşısı uygulandı. Konu ile ilgili yapılan açıklamada, "Toplum sağlığının korunması amacıyla düzenlenen bu tür eğitim ve bağışıklama faaliyetleri, Müdürlüğümüz tarafından düzenli olarak sunulacaktır" denildi.
30 Nisan 2025 Çarşamba - 10:07
Göz kapağı sadece görünümü değil, görüş kalitesini de etkiliyor
Özel Ümit Batıkent Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Hatice Onur, Göz kapağındaki sarkmalar ve torbalanmaların sadece estetik sorunlara değil, ciddi görme problemlerine de yol açtığını söyledi. Özel Ümit Batıkent Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Hatice Onur, göz kapağı estetiğinin sadece kozmetik bir müdahale olmadığını vurgulayarak, "Göz kapaklarınızda zamanla oluşan değişimler görüş kalitenizi olumsuz etkileyebilir" dedi. Yaşla birlikte göz çevresinde meydana gelen deformasyonların hem kişilerin dış görünüşünde yorgun ve yaşlı bir ifadeye neden olduğunu hem de görme fonksiyonlarını olumsuz etkilediğini ifade eden Onur, göz kapağı estetiği (blefaroplasti) hakkında önemli bilgiler verdi. "Bireylerde görüş açısını ciddi şekilde daraltabilir" Dr. Hatice Onur, göz kapağı estetiğinin en sık değerlendirildiği durumları şöyle sıraladı: "Üst kapak sarkmaları: Göz kapağının gevşemesiyle birlikte aşağı doğru sarkarak görüş alanını daraltabilir. Alt kapakta torbalanma: Göz altındaki yağ dokularının yer değiştirmesi ya da fazla sıvı birikimi sonucu oluşur. Göz çevresinde yorgun görünüm: Kişiye olduğundan daha bitkin ve yaşlı bir ifade verir. Görüş alanını kısıtlayan kapak değişimleri: Özellikle üst kapaktaki sarkmalar bazı bireylerde görüş açısını ciddi şekilde daraltabilir. Yaşa bağlı değişiklikler: Zamanla deri elastikiyetini kaybeder ve bu durum kapak estetiği şartlarını artırır." "Tedavi hem estetik hem fonksiyonel fayda sağlıyor" Göz kapağı estetiği ile hem daha dinamik bir görünüm elde edilebildiğini hem de görme kalitesinin artırılabildiğini vurgulayan Onur, operasyonun lokal anestezi ile kısa sürede yapılabildiğini belirtti. Op. Dr. Onur, "Gözdeki sarkmayı daha iyi belirlemek için lokal anestezi daha elverişli, her bir göz için yaklaşık 20 dakika süren operasyon ile hastamız kısa sürede ağrı hissetmeden sorunundan kurtulabiliyor. Çoğu hastamız korkarak geldiği ameliyat sonrasında işlemin beklediğinden çok daha ağrısız ve kolay geçtiğini ifade ediyor. Hastalarımız işlem sonrasında, birkaç gün içinde normal yaşantılarına dönebiliyor. Bu da estetik kaygılarının yanında sağlık açısından da önemli bir kazanım sağlıyor" şeklinde konuştu. "Çoğu hasta 1-2 hafta içinde günlük hayatına geri dönüyor" Operasyon sonrası dönemde hastaların dikkat etmesi gereken konular hakkında ise Onur, şu bilgileri verdi: "Ameliyat sonrası mutlaka buz uygulaması yapılması gerekiyor. İlk birkaç gün hafif şişlik ve morluklar oluşabilir. Bu sürede baş yukarıda olacak şekilde dinlenmek, soğuk kompres uygulamak ve gözleri ovuşturmaktan kaçınmak önemlidir. Dikişler genellikle 5-7 gün içinde alınır. Tam iyileşme süreci bireysel farklılıklar gösterse de, çoğu hasta 1-2 hafta içinde günlük hayatına dönebilir. Göz çevresine doktor önerisi dışında herhangi bir krem veya makyaj ürünü uygulanmamalı, güneşten korunmak için mutlaka gözlük kullanılmalıdır." Op. Dr. Hatice Onur, bu tür belirtileri olan bireylerin mutlaka bir göz hastalıkları uzmanına başvurarak detaylı bir değerlendirme yaptırmalarını önerdi.
30 Nisan 2025 Çarşamba - 09:58
Yozgat’ta kene alarmı, uzmanı uyardı
Yozgat ve çevresinde kene popülasyonu artış gösterirken, vatandaşlar kenelerin yoğunluğundan endişeli. Enfeksiyon Hastalıkları Hekimi Uz. Dr. Edip Bayrak ise, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına karşı tedbirli olunması çağrısında bulundu. Yozgat’ın Araplı kasabasında hayvancılık ve tarımla uğraşan Lokman Atıl, bölgede bu yıl kene istilasının ciddi boyutlara ulaştığını belirterek, "Hayvancılık ve tarımla uğraşıyorum. Bu yıl aşırı derecede kene istilası var, aşırı derecede kene popülasyonu var. Bir yemek yeme saatinde yani 10-15 dakika içerisinde oturduğum yerde üzerimden 10-15 tane kene attığımı biliyorum. Bu durumdan çok rahatsızım, bu konuya el atılmasını istiyorum" dedi. Sorgun’da yaşayan Tacettin Özdemir ise, "Boş zamanlarımızda bağ bahçe işleri ile uğraşıyoruz. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığına neden olan keneler bölgemizde yoğun. Bunları önlemek için çalıştığımız alanlarda vücut yüzeylerimizi genelde kapalı tutuyoruz, çoraplarımızı paçamızın üzerine çekiyoruz, vücudumuza kenenin temas etmemesini sağlıyoruz. Bir de tavuk besliyoruz. Tavuklar keneleri yediği için güvenli ortam oluşuyor. Onun dışında her alanda, her ortamda yeşillikte kene çıkabiliyor. Geçen hafta bahçede uğraşırken kene tutması yaşadık, fark edemedik, evin içine girince gördük keneyi. O anda böyle bir durum yaşayan insanlar hemen keneyi tutup kendi çıkarmaya çalışmasın. Hemen sağlık kuruluşuna giderek doktor gözetiminde kenenin çıkarılmasını sağlamalı. Kendisi çıkardığı takdirde bayağı bir sorun yaşayacaktır. İnsanların böyle bir durumla karşılaştığında ne olursa olsun hemen bir sağlık kuruluşuna gitmesini tavsiye ediyoruz" ifadelerini kullandı. Uzmanı uyardı Enfeksiyon Hastalıkları Hekimi Uz. Dr. Edip Bayrak da sağlık personelinin ve vatandaşların kene konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bahar aylarının kene faaliyetlerinin arttığı dönemler olduğuna dikkat çeken Dr. Bayrak, kene konusunda sağlık personeline verdiği konferanstan sonra şu bilgileri paylaştı: "Kırım Kongo Kanamalı Ateş hastalığı, Yozgat’ta özellikle Akdağmadeni ve Çekerek ilçelerinde endemik olarak görülen bir hastalık. Şu an hastalığın başlangıcı olan mevsime girmiş bulunmaktayız. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, kanamalı viral bir hastalık olup, yüzde 7-8 oranında mortaliteye sahiptir. Yani 100 hastanın 7’sini, 8’ini kaybediyoruz her yıl. Yozgat’ta özellikle kırsalda yaşayan çiftçiler ve sağlık personeli bu riskle karşı karşıya. Bunun yanı sıra balık tutmak veya piknik yapmak için bu bölgelere giden vatandaşlarımız da dikkatli olmalı. Uzun çoraplar, beyaz veya açık renkli kıyafetler tercih edilmeli." Hastalığın belirtilerine de değinen Dr. Bayrak, "Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı semptomları gribal enfeksiyon semptomları gibidir. Ateş, eklem ağrısı, kas ağrısı, vücutta döküntü, küçük kanamalar, diş eti kanaması, burun kanaması şeklinde kendini gösterir. Kene teması olduğu zaman o kenenin en kısa zamanda vücuttan uzaklaştırılması gerekiyor. Eğer uzaklaştıramazlarsa en kısa zamanda herhangi bir sağlık kuruluşuna başvurup, o kenenin uzaklaştırılıp doktor takibine girmeleri gerekiyor" dedi.
30 Nisan 2025 Çarşamba - 09:47
Türkiye sağlıkta sınırları aşıyor
Sağlık turizmi son yıllarda büyük bir ivme kazanırken, Türkiye uluslararası arenada adından söz ettiren ülkelerden biri haline geldi. Bu büyümeyi ve sektörün potansiyelini değerlendirmek amacıyla Türkiye’de İş Dünyası dergisi, Liv Hospital ev sahipliğinde özel bir buluşma düzenledi. "Sağlıkta Dünyaya Merhem Oluyoruz" başlığıyla düzenlenen etkinlikte, sağlık sektörünün öncü isimleri bir araya gelerek Türkiye’nin sağlık turizmindeki yol haritasını değerlendirdi. Son zamanlarda iş dünyasının ilgiyle takip ettiği sağlık turizmi konusunu, Türkiye’de İş Dünyası dergisi Nisan sayısında da kapak konusu olarak işledi. Dergi, Nisan sayısının lansmanını Liv Hospital’da gerçekleştirdi. Etkinliğin açılış konuşmalarını Türkiye’de İş Dünyası Genel Yayın Yönetmeni Celal Toprak ve Liv Hospital Grup Koordinatörü Meri İstiroti üstlendi. Derginin sağlık turizmi konusuna dikkatle eğildiğini anlatan Celal Toprak, Sağlık Bakanlığı tarafından sağlık turizmine ilişkin yeni yürürlüğe giren yönetmeliği hatırlattı. Sağlık turizmi konusunda markalaşmanın önemine vurgu yapan Toprak, "Özellikle kalp cerrahisi, estetik operasyonlar ve diş tedavileri gibi alanlarda uluslararası alanda deneyim kazanmış sağlık profesyonelleri sayesinde Türkiye, hem Avrupa’dan hem de Ortadoğu’dan yoğun ilgi görüyor" dedi. "Türkiye gücünün farkına vardı" Hastane olarak bugüne kadar fark oluşturan işler yapmaya odaklandıklarını ifade eden Liv Hospital Grup Koordinatörü Meri İstiroti, "Son günlerde sağlık turizmi büyük bir ivme kazandı ve Türkiye bu anlamda en güçlü ülkelerden biri haline geldi. Türkiye’de İş Dünyası dergisinin bu konuya el atması, ekonomisine ve geleceğine odaklanması bizim için çok büyük bir fırsat. Hastanemizde sizleri ağırlamak bizim için çok değerli. Biliyoruz ki aranızda bu konuya çok emek veren ve kendi kurumları adına Türkiye’yi temsil eden yönetici arkadaşlarımız ve hekimlerimiz var. Bu fırsatı verdiğiniz için çok teşekkür ediyoruz. Sağlık turizmi Türkiye’de 2005 yılları gibi şekillenmeye başladı. Türkiye’de yavaş yavaş gücünün farkına vardı. Geçtiğimiz yıllar içerisinde tıp turizminde olağanüstü bir noktaya ulaştık. Dünyada Amerika’dan sonra en çok hasta kabul eden tıp turizminde önde gelen ülkeler var: Tayland, Hindistan, Meksika, Malezya. Ülkemiz ise bu anlamda beşinci sıraya yükseldi. 2024’te 14 milyon insan sınır ötesi hareket etmiş sağlık turizmi amacıyla. Görüyoruz ki yaklaşık Türkiye’ye 2 milyona yakın kişi sağlık turisti olarak geldi" diyerek ülkemizin sağlık turizmindeki başarısını rakamlarla dile getirdi. Liv Hospital’ın da içlerinde olduğu bazı sağlık kuruluşlarının artık yerinde sağlık hizmeti üretimiyle ilgili gerçekleştirdiği çalışmalar olduğunu belirten İstiroti, "Yaklaşık 7-8 yıldır Türkiye’nin birkaç markası çeşitli ülkelerde sağlık işletmeciliği yapıyor. Biz de bunlardan biriyiz. Bu işletmecilik bize multikültürel hizmet verme bilinci ile başka sorumluluklar da yükledi. Burada oturttuğumuz süreçleri ve tıp hizmeti sunma anlayışını farklı ülkelerde de yapmaya gayret ederken gördük ki kazın ayağı aynı değil. İki yönlü hizmet vermeye çalışırken oralardaki insan yapısı, tıbbi hizmete yaklaşım, hizmet anlayışı öyle olmadığında siz markanızın değerlerinin aynısını o ülkeye kolay kolay taşıyamıyorsunuz. Sadece yatırım yapmak, sadece protokollerin oraya gitmesi çok kolay olmuyor. Biz şu an Azerbaycan, Dubai, Macaristan, Kosova ve İngiltere’de hizmetlerimize devam ediyoruz. Her ülke ayrı bir hikâye" diyerek iki yönlü hizmet verme konusunda yaşanabilecek durumları anlattı. "2025’ten beklentimiz büyük" Gelişen teknolojinin her sektörü olduğu gibi sağlık alanını da dönüştürdüğüne vurgu yapan Biruni Üniversitesi Hastanesi Genel Müdürü Serap Kilerci Ulusal, yapay zekânın sağlık turizmine etkilerini şu sözlerle anlattı: "Yapay zekanın hayatımızda yer aldığı diğer alanlarda olduğu gibi sağlıkta da çok fazla yeri var. Biz teşhis ve tedavilerde yapay zekayı kullanmayı başladık. Hem daha fazla hızlı ve hata payını neredeyse sıfıra indiren bir süreç yaşıyoruz. Bizim elimizi kolaylaştırıyor." Türkiye’nin sağlık turizminde hangi noktada olduğunu anlatan Kilerci, "Türkiye çok stratejik bir konumda. Ülkemiz gerek ülkelere olan yakınlığı gerekse bilim ve teknolojideki son yıllarda kat ettiği yollar ve fiyat avantajı ile ön plana çıkıyor. Türkiye’ye gelen kişiler aynı zamanda kültür turizmi de yapmış oluyor. Bu anlamda sağlık turizmde 2025’te çok daha büyük beklentimiz var. Çünkü sadece turistin sağladığı sağlık turizmi değil aynı zamanda eğitim kısmına da yön verdik. Öte yandan Hindistan bizim için zorlayıcı bir Pazar. Çünkü çok daha fazla fiyat avantajıyla karşımıza çıkan destinasyonlardan biri. Ama Türkiye’deki kaliteli hizmet anlayışını yakalayabileceğini düşünmüyorum. Bu bağlamda bizi biraz rakamsal zorlayacaktır" dedi. Biruni Üniversitesi Hastanesi’nin uluslararası arenada da kendine bir yer edinme hedefi olduğunun altını çizen Kilerci, "Teknoloji ve bilimi kullanarak günün son eğitim trendleriyle, son teknolojik gelişmelerle birlikte hastalarımıza sağlık hizmeti sunmak için ciddi bir çabamız var. 2025’teki hedefimiz sağlık turizminde sadece sağlık arayışı ile Türkiye’ye gelen kişilerin değil, ülkelerinde de sağlıklarını daha iyi şartlarda korumak isteyen insanlara hizmet götürmek. Sosyal sorumluluk projelerimizle ihtiyaç sahibi hastaların tedavilerine yardımcı oluyoruz. Özellikle onkolojik hastalarımıza ciddi katkılarımız oluyor. Bunun yanı sıra kronik hastaların takibinde de farklı projelerimiz var" diye konuştu. "Ülkemizi marka haline getirmeliyiz" Etkinliğin tıp dünyasını, akademiyi, iş insanlarını ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirmesi sebebiyle önemli olduğunu dile getirerek sözlerine başlayan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Server Sezgin Uludağ, "Gelişmekte olan bir ülkeyiz. Bu tip açılımlara ulaşmak istiyoruz. Çünkü ciddi bir pay var küresel arenada. Türkiye’nin sağlık turizmindeki potansiyelini düşündüğümüzde bu alanda kendimizi daha fazla geliştirmeliyiz. Devlet ve özel sektör iş birliği bu noktada önemli Ülkemizi sağlık turizmi konusunda marka değeri haline getirmemiz gerekiyor. Çünkü ülkemiz sağlık turizminde lider ülke olabilir" diyerek Türkiye’nin sağlık turizmi alanındaki potansiyeline değindi. Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İsmet Akkaya, işin hizmet tarafında olduklarını altını çizerek, ülkemizdeki sağlık çalışmalarının çok üst düzeyde olduğunu belirtti. Biruni Üniversitesi Hastanesi Genel Müdürü Serap Kilerci Ulusal ise, Biruni Üniversitesi ve Hastanesi olarak sağlığa hem eğitim hem de hastalık tarafından hizmet verdiklerini ifade etti ve organizasyonun önemine dikkat çekti. Dermatoloji Uzmanı Dr. Ahmet Günay, hizmet tarafında aktif olarak rol aldıklarını aktararak, "Sağlık turizmcileri ve hastanelerimiz bize hastaları sunuyorlar biz de onları en iyi şekilde tedavi etmeye çalışıyoruz ve tekrar ülkemizi seçmeleri için mutlu ediyoruz" dedi. İstanbul Aile Hekimleri Derneği Başkan Yardımcısı Mustafa Emre Ulu, birinci basamak sağlık hizmetleri verdiklerine dikkat çekerek, "Öncelikli olarak kanser taramaları yapmaya çalışıyoruz. Ancak bu hastalıkları kamuda genel cerrahiye yönlendirirken çok zorlanıyoruz" diyerek bu kapsamda kamu-özel iş birliğinin olmasının çok önemli olduğuna dikkat çekti.
30 Nisan 2025 Çarşamba - 09:44
Uzmanından uyarı: "Şartlar uygunsa normal doğum tercih edilmeli"
Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mert Cenker Güney, sağlıklı gebeliklerde normal doğumun tercih edilmesi gerektiğini belirterek, "Şartlar uygunsa ve herhangi bir sağlık riski bulunmuyorsa, hem anne hem de bebek sağlığı açısından önerdiğimiz doğum şekli normal doğumdur" dedi. Sağlık Bakanlığı tarafından tıbbi gereklilik bulunmadıkça sezaryen doğumların önlenmesi, normal doğumun teşvik edilmesi ve bu yolla anne ile bebek sağlığının korunması amacıyla "Normal Doğum Eylem Planı" hazırlanmıştı. Bu kapsamda uzmanlar, normal doğum yapan kadınların genellikle 24 saat içinde taburcu edilebildiğini, rahimde kesi olmaması nedeniyle sonraki gebeliklerde karşılaşılabilecek bazı risklerin azaldığını ifade ediyor. Ayrıca, bebeğin doğum kanalından geçerken yaşadığı "doğum stresi"nin, yenidoğan yoğun bakım ihtiyacını azaltabildiği de vurgulanıyor. İHA muhabirine konuşan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mert Cenker Güney, tıpta bilinen adıyla "vajinal doğum"u önerdiklerini belirtti. Normal doğum yapan kadınların genellikle 24 saat içinde taburcu olabildiğini ifade eden Güney, "Rahimde (uterus) herhangi bir kesi olmadığı için, sonraki gebeliklerde bazı risklerden korunulmuş olunuyor. Ayrıca bebek, doğum kanalından geçerken yaşadığı doğum stresi sayesinde yenidoğan yoğun bakım ihtiyacı da azalabiliyor. Sezaryenle doğum yapan kadınlar ise, ne yazık ki normal doğum kadar kolay bir iyileşme süreci geçiremeyebiliyor. Sezaryen sonrası, plasenta previa gibi yapışıklık anomalileri görülebiliyor. Bu da doğum sırasında aşırı kanamaya veya plasentanın rahme yapışması sonucu annenin rahmini kaybetme riskine yol açabiliyor" diye konuştu. "Sezaryen bir ameliyattır" Bazı durumlarda sezaryenin zorunlu hale geldiğini belirten Dr. Güney, "Gebelik zehirlenmesi, ikiz gebelik veya bebeğin ters duruşu gibi özel durumlarda sezaryene başvurabiliyoruz. Ancak annenin genel sağlık durumu iyi, bebek açısından bir risk yoksa, bebek iri değilse ve doğum süreci doğal akışında ilerliyorsa önerimiz her zaman vajinal doğumdur. Çünkü normal doğum sonrası hasta genellikle 24 saat içinde taburcu edilebilmekte, doğumdan hemen sonra ayağa kalkıp kişisel ihtiyaçlarını karşılayabilmektedir. Oysa sezaryen sonrası hastanede en az 48 saat kalmak gerekir ve iyileşme süreci daha zorlu olabilir. Unutulmamalıdır ki sezaryen bir ameliyattır ve iyileşme süreci doğal doğuma göre daha zahmetlidir. Bu nedenle, şartlar uygunsa ve herhangi bir sağlık riski yoksa, önerdiğimiz doğum şekli normal doğumdur" şeklinde konuştu.
29 Nisan 2025 Salı - 22:17
Yalova’da özel hastanenin faaliyeti deprem raporuna istinaden durduruldu
Yalova’nın Çiftlikköy ilçesinde faaliyet gösteren Özel Aktif Hastanesi’nin faaliyetleri deprem performans analiz raporuna istinaden geçici süreyle durduruldu. Yalova Valiliği, kentte faaliyet gösteren Özel Aktif Hastanesi’nin deprem performans analiz raporuna istinaden faaliyetinin eksiklik giderilinceye kadar geçici olarak durdurulduğunu açıkladı. Konuyla ilgili Yalova Valiliği tarafından paylaşılan İl Sağlık Müdürlüğü’nün açıklamasında, "İl Sağlık Müdürlüğümüze iletilen CİMER başvurusu nedeniyle başlayan sürece konu olmak üzere yapılan araştırma ve ilgili kurumlarla yapılan yazışmalar neticesinde ortaya çıkan teknik rapora istinaden ilimiz Çiftlikköy İlçesi Sahil Mah. İzmit Yalova Karayolu Cad. No:81 adresinde faaliyet gösteren Özel Aktif Hastanesinin A Bloğunda yapılan Deprem Performans Analiz Raporu talep edilmiş 4 Mart 2025 tarihinde yapılan son tekid ile gelen analiz raporu Sağlık Bakanlığına gönderilmiş olup, Sağlık Bakanlığının 25 Nisan 2025 tarihli yazılarında ’Deprem Performans Analiz Raporuna istinaden özel hastanenin faaliyetinin eksiklik giderilinceye kadar geçici olarak durdurulması gerektiği’ belirtilmiştir. Sağlık Bakanlığı yazısı 25 Nisan 2025 günü ilgili özel hastaneye tebliğ edilmek istenmiş olup mesul müdür olmadığı için tebliğ edilememiştir. 27 Nisan 2025 tarihinde hastanede yatan hastalar tespit edilmiştir. Özel Aktif Hastanesinin 28 Nisan 2025 tarihinde hasta kabulü geçici olarak durdurulmuş olup, mevcut yatan hastaların tedavisi devam etmektedir" denildi.
29 Nisan 2025 Salı - 19:08
Kızılay’dan en fazla kan ulaştıran 5 öğrenciye bisiklet kampanyası: Uzun kuyruklar oluştu
İzmir’de Kızılay en fazla kan bağışı yaptırtan 5 kişiye bisiklet vereceğini duyurdu. Kan bağışı noktalarında uzun kuyruklar oluştu. İzmir’in Torbalı ilçesinde Kızılay Şubesi tarafından 5 okulda kan bağışı kampanyası düzenlendi. Veli ve yakınlarını kan bağışı için getiren öğrenciler idari izinli sayıldı. Kızılay okulunda en fazla bağış yaptırtan öğrenciye bisiklet, 2. olan öğrenciye ise hediye çeki vereceğini duyurdu. Bunun üzerine öğrenciler veli ve akrabalarını okula kan bağışı için getirtti. Torbalı Kaymakamı Adem Çelik ve ilçedeki kurum müdürleri de kan bağışında bulunurken kan bağışı noktalarında uzun kuyruklar oluştu. Kızılay Torbalı yetkililerinden alınan bilgilere göre 1000 ünite üzerinde kan toplandı. Bu rakamın Torbalı’da rekor olduğu vurgulandı. En çok bağış yaptırtan ve hediyeleri kazanan öğrenciler ise yarın belli olacak.
29 Nisan 2025 Salı - 17:53
Yozgat’ta sağlık okuryazarlığı eğitimleri ilk mezunlarını verdi
Yozgat’ta sağlık okuryazarlığını arttırmak amacıyla ‘Sağlıklı Hayat Akademisi’ eğitimlerinin ilk mezunları katılım belgelerini aldı. Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılan ‘Sağlıklı Hayat Akademisi’, (SAHA) projesi kapsamında toplum sağlığına yönelik olarak çeşitli branşlarda eğitim verildi. Yozgat Sağlıklı Hayat Merkezi’nde verilen eğitimlere katılan kursiyerlere toplum sağlığı konusunda farkındalık geliştirmek, sağlıklı yaşam kültürünü yaygınlaştırmak, sağlık okuryazarlığı düzeyini arttırmak amacıyla 13 oturumluk bilgilendirmeler yapıldı. 20 kişilik grupların ders gördüğü eğitimlerin ilk katılım belgeleri, son dersin ardından kursiyerlere takdim edildi. Eğitim programına katılan Hacer Güçlü 4 haftadır bu programa katıldığını söyledi. "Sağlık konusunda günlük hayatımızda yapmamız gerekenleri öğrendik. Kanser hakkında, ileri yaşlardaki kemik kırılmaları ve beslenme hakkında epey bilgi edindik. Spor aktiviteleri ve beslenme alışkanlıklarım hakkında değişiklikler yapmayı düşünüyorum" dedi. Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Mehmet Parlak "Bildiğiniz gibi 10 Nisan’da Sağlık Bakanımızın başlatmış olduğu proje kapsamında illerimizde eğitimlerimize başladık. ‘Sağlıklı Hayat Akademisi’ şeklinde tanımlıyoruz. Tüm vatandaşlarımıza sağlığın çeşitli başlıklarında bilgilendirmeler yapıyoruz. Günlük hayatlarında kullanabilecekleri bilgi paylaşımlarında bulunuyoruz. İlk eğitimimizin de sonuna geldik. Faydalı olduğumuzu düşünüyorum. Devamını getireceğiz. Müsait olan tüm vatandaşlarımız Sağlıklı Hayat Merkezi’nden bu konuda eğitimler alabilirler" şeklinde bilgi verdi.
29 Nisan 2025 Salı - 16:05
KAMİAD Başkanı Adıgüzel: "Çocuklarımız için nefes olacak her projede varız"
Kamu Müteahhitleri ve İş İnsanları Derneği (KAMİAD) Genel Başkanı Ali Adıgüzel, "Toplumsal sorumluluğumuzun bilinciyle, yalnızca ekonomik kalkınmaya değil; sosyal hayata da değer katacak projeleri hayata geçirmeyi temel görevimiz kabul ediyoruz." dedi. Başkan Adıgüzel, Ankara Üniversitesi Rektörlüğü ile imzaladıkları protokol kapsamında, Cebeci Çocuk Hastanesi Hematoloji Servisi’nin 3. katında bulunan 8 hasta odasına hepa filtreli hijyen klima sistemleri kurulması sürecini başlattıklarını söyledi. Adıgüzel, "Bu proje, sadece bir teknik altyapı çalışması değil; aynı zamanda hayatla mücadele eden çocuklarımıza nefes olacak, onların tedavi süreçlerini hijyenik ve sağlıklı bir ortamda geçirmelerini sağlayacak anlamlı bir adımdır. Bu hayırlı girişimde bizlere destek olan başta Ankara Üniversitesi’nin kıymetli yöneticilerine, projeye katkı sunan dernek üyelerimize ve gönülden destek veren tüm dostlarımıza en içten teşekkürlerimi sunuyorum. KAMİAD olarak şuna yürekten inanıyoruz: Çocuklar bizim geleceğimizdir. Onların sağlığı, eğitimi ve mutluluğu için atılan her adım, ülkemizin yarınlarına yapılan en büyük yatırımdır. Bu nedenle, çocuklarımızın yaşam kalitesini artırmaya yönelik projelerde öncü olmaya ve sorumluluk üstlenmeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.
29 Nisan 2025 Salı - 16:02
İl Sağlık Müdürü Erşan’dan tüm sağlık ekibine çağrı: "Gönülden bir seferberlik başlatın"
Kayseri İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan, ilçe sağlık müdürleri ve ilçe hastanelerinin başhekimleri ile bir araya geldi. İlçelerde sunulan halk sağlığı hizmetlerinin 2024 yılı verileri ile 2025 yılının ilk dört aylık performans göstergelerinin karşılaştırıldığı toplantıda, hazırlanan sunum eşliğinde mevcut durum ile hedeflenen seviyeler arasındaki farklar değerlendirilerek hedeflere ulaşmak için izlenmesi gereken stratejiler üzerinde istişarelerde bulunuldu. Toplantıda konuşan İl Sağlık Müdürü Erşan, kanser taramalarının önemine dikkat çekerek vatandaşların bu hizmetlere daha fazla ilgi göstermesi gerektiğini vurguladı. Kanser taramalarının erken teşhiste kritik bir rol oynadığını belirten Erşan, hedef kitleye ulaşmak ve tarama oranlarını artırmak için sahada daha yoğun bir çaba gösterilmesi gerektiğinin de altını çizdi. Erşan, "Sizlerden ve tüm ekip arkadaşlarımızdan sahada daha aktif olmanızı ve bu konuda gönülden bir seferberlik yürütmenizi bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Dr. Erşan ayrıca, bebek ve gebe izlemleri, aşılama faaliyetleri, yenidoğan tarama programları ve halk sağlığı eğitimleri gibi alanlarda da karşılaşılan eksikliklerin titizlikle giderilmesi gerektiğini, bu kapsamda hizmetlerin niteliğini artırmaya yönelik gerekli çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. Toplantı, katılımcıların görüş ve önerilerinin alınmasının ardından sona erdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder