Son Dakika
|
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Şemdinli’de dereye düşen çocuğun cansız bedeni bulundu
Devler Ligi’nde 9 gollü maçın kazananı PSG
Edirne-İstanbul arası 1,5 saate düşüyor, ilk test sürüşü başarılı geçti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Yaklaşık 7 yılın ardından ABD-Venezuela arasında yolcu uçuşları yeniden başladı
Kosova'da halk, 7 Haziran'da erken genel seçimler için sandık başına gidecek
Parası çalınan askerin imdadına taksi şoförü yetişti
Bayraklı Belediyesi’nde memurların hak arayışı sürüyor
Siirt’te heyelan: Minibüs mahsur kaldı
Mabel Matiz’e 3 yıla kadar hapis talebi
Trendyol Süper Lig’de 32. hafta heyecanı
SAĞLIK
Kütahya’ya 500 odalı hastane müjdesi
30 Nisan 2026 Perşembe - 21:57:23
AK Parti Kütahya Milletvekilleri Adil Biçer, İsmail Çağlar Bayırcı ve Mehmet Demir, TBMM’de düzenledikleri basın toplantısında Kütahya’ya yapılacak yeni hastane projesini kamuoyuyla paylaştı. Milletvekili Bayırcı, uzun süredir üzerinde çalışılan projenin onaylandığını duyurarak Kütahyalılara önemli bir sağlık yatırımı müjdesi verdi. Millekvekilleri adına açıklama yapan Bayırcı, 90 bin metrekare kapalı alana sahip olacak ve 500 odadan oluşacak hastanenin, kentin doğu yakasında Zafertepe Mahallesi karşısında yer alan Hacıazizler bölgesinde, çevre yolu kenarında inşa edileceğini açıkladı. Projenin hayata geçirilmesi için göreve geldikleri ilk günden itibaren yoğun bir çaba içerisinde olduklarını belirten Bayırcı, başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı nezdinde yürütülen görüşmelerin olumlu sonuç verdiğini ifade etti. Sağlık yatırımlarının vatandaşla doğrudan temas eden en önemli hizmet alanlarından biri olduğuna dikkat çeken Bayırcı, Kütahya’da sağlık alanında son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını vurguladı. Özellikle 2024 yılı Mart ayında hizmete açılan şehir hastanesiyle birlikte sağlık hizmetlerinin hem fiziki kapasite hem de hizmet kalitesi açısından ciddi bir seviyeye ulaştığını belirtti. Vatandaşların daha konforlu ve kapsamlı sağlık hizmeti almaya başladığını ifade eden Bayırcı, buna rağmen yatırımların yeterli görülmediğini ve yeni projelerle kentin sağlık altyapısının daha da güçlendirilmesinin hedeflendiğini söyledi. "İlçelerde de sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi için yoğun çalışmalar yürütüyoruz" Yalnızca merkezde değil, ilçelerde de sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi için yoğun çalışmalar yürütüldüğünü aktaran Bayırcı, Çavdarhisar’da yapımı süren devlet hastanesinin kısa süre içerisinde hizmete açılacağını ve yaklaşık 105 milyon TL’lik bir yatırım olduğunu belirtti. Bayırcı, Domaniç’te hastanenin hizmet vermeye başladığını, Tavşanlı’da ise 75 yataklı ek hizmet binasının inşaatının devam ettiğini kaydederek, çeşitli ilçelerde sağlık merkezleri ve toplum sağlığı merkezleri projelerinin sürdüğünü de dile getirdi. Sağlık yatırımlarının yalnızca bina ve fiziki kapasiteyle sınırlı olmadığını vurgulayan Bayırcı, doktor sayısının artırılması ve hizmet kalitesinin yükseltilmesi için de yoğun girişimlerde bulunduklarını söyledi. Yapılan son atamalarla birlikte bazı ilçelerde ilk kez belirli branşlarda uzman doktor görevlendirmelerinin gerçekleştirildiğini ifade eden Bayırcı, bu gelişmenin il genelinde sağlık hizmetlerinin niteliğini artırdığını belirtti. Kütahya merkezde boşaltılan ve yıkım kararı alınan eski ek hizmet binasının yerine yapılacak projelere de değinen Bayırcı, bölgede vatandaşların poliklinik hizmeti alabileceği yeni bir sağlık kompleksi ile sağlıklı yaşam merkezi kurulmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Bu projelerle birlikte şehir merkezinde sağlık hizmetlerine erişimin daha da kolaylaştırılmasının hedeflendiği ifade edildi. Açıklamasının sonunda projeye katkı sunan başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm yetkililere teşekkür eden Bayırcı, Kütahya’ya yönelik yatırımların artarak devam edeceğini vurguladı. Bayırcı, "Kütahya’mız için durmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 17:35
Zehra Kardaş: "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir"
Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Zehra Kardaş, aşının önemine dikkat çekerek, "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir" dedi. ERÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı tarafından Mustafa Eraslan-Fevzi Mercan Çocuk Hastanesinde "24-30 Nisan Dünya Aşı Haftası" kapsamında bir etkinlik düzenlendi. Etkinlikte, sağlıklı bireyler ve güçlü toplumlar için aşının vazgeçilmez rolüne dikkat çekildi. ERÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Zehra Kardaş yaptığı açıklamada, "Aşılar, modern tıbbın en etkili ve güvenli koruyucu sağlık uygulamalarından biridir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre aşılar sayesinde her yıl milyonlarca insan ciddi hastalıklardan korunmakta ve yaşamını sürdürmektedir. Geçmişte büyük salgınlara yol açan pek çok hastalık, aşılama programları sayesinde ya tamamen ortadan kaldırılmış ya da nadir görülür hale gelmiştir" dedi. "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir" Dr. Öğretim Üyesi Zehra Kardaş, "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir. Çocukluk çağından erişkinliğe kadar yaşamın her döneminde aşılar, bireyleri enfeksiyonlara karşı korurken aynı zamanda toplum sağlığını da güçlendirir. Özellikle bebekler, yaşlı bireyler ve kronik hastalığı olan kişiler için yaygın aşılama, koruyucu bir kalkan oluşturmaktadır" ifadelerini kullandı. Dr. Öğretim Üyesi Zehra Kardaş, "Ulusal aşı takvimine uygun olarak yapılan aşılar; kızamık, difteri, boğmaca ve daha birçok hastalığın önlenmesinde büyük başarı sağlamıştır. Aşılar sayesinde çocuklarımız daha sağlıklı büyümekte, hastalık yükü azalmakta ve yaşam kalitesi artmaktadır. Bu özel hafta kapsamında toplumumuzu, aşı takvimine uygun şekilde aşılarını yaptırmaya, sağlık profesyonellerinden doğru bilgi almaya ve koruyucu sağlık hizmetlerinden aktif şekilde yararlanmaya davet ediyoruz" diye konuştu.
30 Nisan 2026 Perşembe - 17:26
Aydın’da 11 ton süt ürünü imha edildi
Aydın’da süt ve süt ürünlerine yönelik eş zamanlı denetimlerde mevzuata aykırı olduğu belirlenen yaklaşık 11 ton ürün imha edildi. Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde, gıda güvenilirliğinin sağlanması ve halk sağlığının korunması amacıyla il genelinde süt ve süt ürünleri sektörüne yönelik kapsamlı denetimler gerçekleştirildi. Denetimlerde, çiğ süt temininden nihai ürüne kadar tüm aşamalarda hijyen kuralları, soğuk zincirin korunması ve izlenebilirlik şartları kontrol edildi. Yurtlar, hastaneler, okul kantinleri ve yemekhanelerde yapılan incelemelerde toplam 92 adet süt ve süt ürünü numunesi alınarak analiz sürecine gönderildi. Ekipler tarafından onaysız üretildiği tespit edilen yaklaşık 11 ton süt ürünü ise imha edildi. Uygun olmayan ürünler muhafaza altına alınırken, ilgili işletmelere 5996 sayılı Kanun kapsamında idari para cezası uygulandığı bildirildi. Konu ile ilgili Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada "Gıda güvenilirliğinin sağlanması, halk sağlığının korunması ve tüketici haklarının gözetilmesi amacıyla süt ve süt ürünleri sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin mevzuata uygun üretim yapmaları büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda çiğ süt temininden nihai ürüne kadar tüm süreçlerde hijyen kurallarına uyulması, soğuk zincirin kesintisiz korunması, üretim-depolama-dağıtım aşamalarında izlenebilirliğin sağlanması ve Türk Gıda Kodeksi ile ilgili mevzuata uygun üretim yapılması amacıyla İl Müdürlüğümüz kontrol görevlilerince ilimiz genelinde kapsamlı denetimler gerçekleştirilmiştir. Güvenilir gıda üretimi yalnızca işletmelerin değil, üreticiden tüketiciye tüm paydaşların ortak sorumluluğudur. Bu anlayışla toplum sağlığının korunması ve güvenilir gıda arzının sürdürülebilirliği büyük önem taşımaktadır. ’Güvenilir Gıda, Sağlıklı Toplum’ ilkesiyle 81 il müdürlüğümüz kontrol görevlilerince eş zamanlı olarak başlatılan denetim ve numune alma çalışmaları kararlılıkla devam etmektedir" ifadeleri yer aldı.
30 Nisan 2026 Perşembe - 17:04
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 30. oturumunda, mahkeme, etkin pişmanlık kapsamında ifade veren tutuklu iş insanı Adem Soytekin’in de arasında bulunduğu 15 sanığın tahliyesine karar verdi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 30. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda görüldü. Duruşmada verilen aradan önce cumhuriyet savcısı tarafından İBB Veri Uzmanı İsmet Korkmaz, İBB Yazılım Koordinatörü Emrah Yüksel, İBB bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz, reklamcı Yusuf Utku Şahin, Ekrem İmamoğlu’nun koruması Çağlar Türkmen, etkin pişmanlık ifadesi veren iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan’ın mevcut delil durumu ve tutukluluk süreleri dikkate alınarak tahliyeleri talep edildi. Tahliyeye ilişkin ara kararını açıklayan mahkeme, İBB Yazılım Koordinatörü Emrah Yüksel, İBB Veri Uzmanı İsmet Korkmaz, İBB bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz, reklamcı Yusuf Utku Şahin, reklamcı Esma Bayrak, Ekrem İmamoğlu’nun koruması Çağlar Türkmen, etkin pişmanlık ifadesi veren iş insanı Adem Soytekin, İSPER A.Ş. çalışanı Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Şube Müdürü Fatih Özçelik, İsmail Akkaya, görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, iş insanları Harun Cengiz Beğenmez, Mehmet Kaya’nın tahliyesine karar verdi. Diğer tutuklu sanıkların ise tutukluluk halinin devamına hükmedildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
29 Nisan 2026 Çarşamba- 10:56
Op. Dr. Şanal: "Verilen kiloların kalıcı olup olmayacağı hastanın ameliyat sonrasındaki yaşam tarzına bağlı"
2
30 Nisan 2026 Perşembe- 09:15
Düşme sonrası gittiği hastanede nadir görülen ölümcül hastalığa yakalandığını öğrendi
3
30 Nisan 2026 Perşembe- 10:04
İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Güner: "1 yılda 300 kere doktora giden hasta var"
4
30 Nisan 2026 Perşembe- 10:11
Grip olduğunu düşündü doktora gitmedi: Hayatının şokunu yaşadı
5
25 Nisan 2026 Cumartesi- 10:31
Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ebeler unutulmadı
19 Mart 2026 Perşembe - 13:10
Erkeklerde diş estetiğinde yeni moda: Grillz
Erkeklerde diş estetiğinde son zamanlarda genellikle altın, gümüş gibi estetik metallerle kişiye özel üretilen ve dişlerin üzerine geçici olarak takılan ’grillz’ rağbet görüyor. Doç. Dr. İlhan Metin Dağsuyu, "Kökenini hip-hop kültüründen alsa da grillz bugün çok daha geniş bir erkek profili tarafından tercih ediliyor. Grillz, dişleri gizlemek için değil, tam tersine dişleri bilinçli olarak öne çıkarmak için kullanılıyor" dedi. Başlangıçta tüm dişleri örten metal kaplamalar ile başlayan grillz trendi, günümüzde artık dişin üzerini kısmi olarak örten, takılıp çıkarılabilir estetik tasarımlarla kişiye özel hazırlanan aksesuarlar olarak erkekler tarafından tercih edilmeye başlandı. Medicana Zincirlikuyu Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Bölümü’nden Doç. Dr. İlhan Metin Dağsuyu, diş hekimi kontrolünde dişlerin mevcut formuna birebir uyumlu olarak hazırlanan grillzin hem estetik hem de güvenli olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Dağsuyu, "Dişlere baskı yapmaz, diş etini boğmaz ve hijyen açısından kontrol altındadır. Grillz dişin yerine geçmez, dişin gücünü vurgular. Ancak burada önemli bir ayrım var. Grillz, sağlıksız veya bakımsız dişlerin üstünü örtmek için değil; sağlıklı, güçlü ve estetik bir altyapının üzerine eklenen bir imza olarak anlam kazanır. Doğru ağız yapısı, sağlam dişler ve dengeli bir gülümseme üzerine uygulandığında kendine güvenen, sınırlarını bilen ve göze girmekten çekinmeyen erkek imajını pekiştirir" dedi. Doç. Dr. İlhan Metin Dağsuyu, dişlerin bir erkeğin kendisiyle kurduğu ilişkinin aynası olduğunu söyleyerek, "Bakımlı dişler kontrol, istikrar ve özgüven mesajı verir. İhmal edilmiş dişler ise yorgunluk, dağınıklık ve umursamazlık çağrışımı yapar. İnsan beyni bunu bilinçli olarak analiz etmez ama hisseder. Ve hisler, kararları yönlendirir. Erkek için dişler ‘güzel olmak’ meselesi değildir. Hayatın her dönemi için dişler bu gücün en doğal ve en dürüst göstergesi olmuştur" dedi. Dişlerde sağlığı adım adım yakalayın Doç. Dr. İlhan Metin Dağsuyu, ağız ve diş sağlığı için şu önerilerde bulundu: "Sağlıklı bir ağzın ilk adımı temizliktir. Sigara veya kahveyi günlük hayatınızda çok tüketebilirsiniz ama özenli bir bakım leke oluşmaması için ilk şarttır. Uyku öncesi ve uyandıktan sonra yapılan ve diş-dişeti bağlantısını da içine alan iyi bir fırçalama leke oluşumuna izin vermez. En az ayda bir yapılan düzenli diş hekimi ziyareti ve yapılacak basit profesyonel temizlik sizi dişler açısından her zaman istim üstünde tutar. Estetik algısı açısından ikinci etken dişlerin görünürlüğüdür. Gülümsemede ve konuşmada görünen dişler çekicilik sağlar. Öncelikle dişler gerçek boyutlarıyla ortaya çıkmalıdır. Bunun için dişleri örten ve estetik açıdan ideal uzunluk ve genişlik oranından uzaklaşmaya neden olan diş etleri kısaltılmalıdır. Diş hekiminiz yaklaşık 10-15 dakikalık kısa bir uygulama ile dişlerinizi örten gereksiz diş eti bölümlerini kaldırır. Kendi dişleriniz daha iri ve hacimli, böylece çok daha dikkat çekici hale gelir. Üçüncü faktör, dişlerin düzgünlüğüdür. Yamuk ve çapraşık dişler daha ergenlik döneminden itibaren insanı kötü hissettirir, rahat gülümseyemez, özgüvenini düşürür. Artık günümüzde bunu düzeltmek şeffaf plaklar ile oldukça kolay. Çevrenizdeki insanlar tarafından fark edilmeyen ve kısa aralıklarla değiştirilen bu plaklar kullanıldığında yaklaşık 6-8 aylık bir tedavi ile hayat boyu güzel bir gülümsemeye sahip olmak mümkün. Güzel bir gülümsemede dördüncü faktör, dişler ile dudaklarınız ve yüzünüz arasındaki ilişkidir. Örneğin üst dişlerinizin kesici kenarları alt dudağınıza hafif paralel olmalı ve yüz tipinize göre özellikle köpek dişlerinizin belirginliği dikkat çekmelidir. Elbette her insanın yüz boyutları, diş boyutları ve gülümseme esnasındaki görünme miktarları birbirinden farklıdır. Burada diş hekimi olarak bizlerin profesyonel dokunuşları, estetik dolgu malzemeleri ve seramik uygulamalar ile dişlerin birbirine daha simetrik olduğu, daha belirgin görünümlü ve daha keskin kenarlı (dolayısıyla daha çekici) dişler ile yüzünüze iyi giden estetik bir gülümsemeye ulaşmamız mümkün." "Modern erkek, estetiği kontrollü seviyor" Doç. Dr. İlhan Metin Dağsuyu, "Modern erkek estetiğinde artık fazla olan değil, kontrollü olan kazanıyor. Grillz de bu denklemin bir parçası. Grillz sürekli ağızda taşınan, her ortamda sergilenen bir aksesuar olmaktan ziyade; doğru zaman, doğru ortam ve doğru dozla kullanıldığında etkisini artırır. Günlük hayatta ise sağlıklı, doğal ve güçlü bir gülümseme her zaman etkili bir güçtür" diyerek sözlerini noktaladı.
19 Mart 2026 Perşembe - 13:01
Simav’da bayram öncesi baklava satışlarında yoğunluk yaşanıyor
Simav’da, Ramazan Bayramı’nın yaklaşmasıyla birlikte baklava satışlarında hareketlilik başladı. İlçede uzun yıllardır tatlı satışı yapan Ali Akbulut, bayram öncesi talebin her geçen gün arttığını söyledi. Akbulut, Ramazan ayı ve bayramların vazgeçilmez lezzetlerinden birinin baklava olduğunu belirterek, iş yerlerinde birçok farklı çeşitte baklava üretildiğini ifade etti. Baklava çeşitleri hakkında bilgi veren Akbulut, "Fıstıklı cendere, fıstıklı kıvrım, fıstıklı paşa, fıstıklı midye, Antep sarma, fıstıkzade, hacıbey özel sarma, şöbiyet ve fıstıklı kadayıf çeşitlerimiz var. Bunların cevizli olanlarını da yapıyoruz. Cevizli baklavayı 500 TL’den, fıstıklı çeşitleri ise 800 TL’den satıyoruz. Ürünlerimizde glikoz şurubu kullanmıyoruz, pancar şekeri tercih ediyoruz. Bu nedenle müşterilerimizden yoğun talep görüyoruz. Ayrıca farklı il ve ilçelere kargo ile gönderim de yapıyoruz" dedi. Bayrama sayılı günler kala ilçedeki tatlı imalathanelerinde sipariş yoğunluğunun her gün arttığı öğrenildi.
19 Mart 2026 Perşembe - 12:54
Ramazan sonrası metabolizmada "Kademeli Geçiş" dönemi
Ramazan ayı boyunca süren uzun süreli açlık ve kısıtlı öğün düzeninin ardından, vücudun normal beslenme ritmine güvenli bir şekilde dönebilmesi için dikkatli olunması gerekiyor. Burtom Özlüce Tıp Merkezi Uzman Diyetisyeni Asu Kurtuluş, bayramla birlikte porsiyonların aniden artmasının ve kontrolsüz tatlı tüketiminin sindirim sistemi sorunlarından kan şekeri dalgalanmalarına kadar birçok riski beraberinde getireceğini vurguladı. Metabolizmanın yeni düzeni: acele etmeyin Bayramların, insanların bir araya geldiği, uzun sohbetlerin ve paylaşılan sofraların eşlik ettiği özel zamanlar olduğunu belirten Uzm. Dyt. Asu Kurtuluş, Ramazan sonrası süreçle ilgili olarak şunları söyledi: "Ramazan ayı boyunca bireyler ortalama 12-16 saat süren açlık periyotlarına adapte olur. Ramazan sonrası dönemde ise metabolizmanın yeniden günlük beslenme düzenine uyum sağlayabilmesi için öğünlerin dengeli planlanması, porsiyon kontrolünün sağlanması ve özellikle basit şeker içeriği yüksek tatlıların ölçülü tüketilmesi önemlidir. Kısacası Ramazan sonrası dönemde beslenmede temel yaklaşım; ani ve aşırı tüketimden kaçınarak vücudun normal metabolik ritmine kademeli ve dengeli bir şekilde dönmesini sağlamaktır." Sağlıklı bir bayram için altın kurallar Uzm. Dyt. Kurtuluş, bayramı hem keyifli hem de zinde geçirmek isteyenler için temel önerilerini sıraladı : "Güne Dengeli Bir Kahvaltı İle Başlayın: Bir ay boyunca sahur ve iftar düzenine alışan metabolizma için bayram sabahı yapılan kahvaltı oldukça önemlidir. Yumurta, peynir, tam tahıllı ekmek ve sebze içeren; protein, sağlıklı yağ ve kompleks karbonhidrat bakımından zengin bir kahvaltı, kan şekerini dengeler ve gün içerisindeki aşırı enerji alımını sınırlandırmaya yardımcı olur. Tatlı tüketimini dengeleyin: Ramazan sonrası iştah artışı görülebilir ve porsiyonlar farkında olmadan büyüyebilir. Geleneksel baklava ve şerbetli tatlılar yerine, küçük porsiyonları veya sütlü tatlıları tercih etmek daha dengeli bir yaklaşım sağlar. Sindirim sistemini destekleyin: Ani ve ağır yemekler şişkinlik, hazımsızlık ve mide rahatsızlıklarına yol açabilir. Öğünlerin yavaş tüketilmesi ve sebze içeriğinin artırılması sindirimi destekleyecektir. Sıvı tüketimi ve fiziksel aktivite: Bayramda artan çay ve kahve tüketimi suyun yerini tutmaz. Gün boyunca yeterli su tüketimi sağlanmalı, yemeklerden sonra yapılan kısa süreli yürüyüşlerle kan şekeri kontrolü ve sindirim kolaylaştırılmalıdır." "Önemli olan yasaklamak değil, porsiyon kontrolü" Bayramın ruhuna uygun şekilde ikramların tadını çıkarmanın mümkün olduğunu ifade eden Burtom Özlüce Tıp Merkezi Uzman Diyetisyeni Asu Kurtuluş, "Ramazan Bayramı’nda önemli olan tüm ikramlardan tamamen kaçınmak değil, porsiyon kontrolü ve dengeli seçimlerle bayramın keyfini sağlıklı şekilde çıkarabilmektir. Tüm halkımıza sağlıklı ve mutlu bayramlar dilerim." diye konuştu.
19 Mart 2026 Perşembe - 12:45
Uzmandan bayramda porsiyon kontrolü ve sağlıklı beslenme uyarısı
Zonguldak’ta diyetisyen Gizem Güneş, vatandaşlara bayramda porsiyonları küçülterek beslenmenin tadını çıkarmaları tavsiyesinde bulundu. Güneş, bayramda porsiyonları küçülterek vatandaşların bayramın tadını çıkarabileceklerini açıkladı. Bayram öncesi vatandaşlara uyarılarda bulunan Güneş, bayramı nasıl geçireceklerini düşünmekten ziyade anın tadını çıkarmayı tavsiye etti. Diyetisyen Güneş açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Öncelikle bayramda nasıl besleneceğimizi düşünmekten ziyade bayramdan nasıl zevk alabiliriz bunu düşünmemiz önemli. Önemli olan sevdiklerimizle iyi vakit geçirmek. Bayramın tadını çıkarmak. Bunu yaparken beslenme üzerine kurulu düşünce sistemi değil, neyi neden yediğimi, gerçekten ihtiyacım olup olmadığını sorgulayarak size göre porsiyonlarımızı küçülterek gerçekten ihtiyaçlarımız dahilinde olabildiğince sağlıklı sofralarda güzel sofralarda buluşup o anın tadını çıkarmak önemli. O yüzden bayramda beslenmemiz sizin için denge pratiği sağlıklı beslenme içerisinde tatlılımızı da yiyebiliriz. Bundan sonra ne yapacağımız onlara nasıl porsiyonlarla tüketeceğimiz tamamen bize kalmış. Bu denge pratiğinde de bir öncek ki size göre kıyaslayarak olabildiğince porsiyon kontrolü yaparak bayramı daha keyifli güzel kontrollü geçirebilirsiniz. Tüm bunlara dikkat edersiniz, odağınızı tamamen beslenmeden çıkarmadan beslenmeyi de kaybı olacak seviden bırakmadan güzel bir bayram geçirebilirsiniz."
19 Mart 2026 Perşembe - 12:29
Bakan Memişoğlu Trabzon Şehir Hastanesi için "Kayıyor" eleştirilerine cevap verdi
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Trabzon Şehir Hastanesi’nin taşıyıcı sisteminin yalnızca deniz dolgu tabakası esas alınarak tasarlanmadığını belirterek, "Yapı güvenliğini olumsuz etkileyecek herhangi bir kayma ya da blokların taşıyıcı sistemlerinde risk oluşturacak bir oturma, dönme veya yanal öteleme kaynaklı stabilite kusuruna rastlanmamıştır" dedi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, beraberindeki Trabzon Valisi Tahir Şahin, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve milletvekilleri ile yapımı devam eden Trabzon Şehir Hastanesi şantiyesinde incelemelerde bulundu. Trabzon Şehir Hastanesi’nin kaydığı iddialarına yönelik açıklamalarda bulunan Bakan Memişoğlu, test sonuçların kazıkların tasarım yüklerini güvenle taşıdığının kanıtlandığını dile getirerek "Son günlerde Trabzon Şehir Hastanemizle ilgili olarak sosyal medyada bazı asılsız iddiaların gündeme getirildiğini görüyoruz. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına, konuyla ilgili teknik bilgileri açık ve net olarak paylaşmak istiyorum. Öncelikle Trabzon Şehir Hastanesi, tüm aşamaları bilimsel veriler, mühendislik hesapları ve teknik denetim süreçleri doğrultusunda yürütülen çok önemli bir sağlık yatırımıdır. Hastanemizin yer aldığı dolgu alanı 2013 yılında tamamlanmıştır. Ancak hastanemizin taşıyıcı sistemi, yalnızca deniz dolgu tabakası esas alınarak tasarlanmamıştır. Projede kullanılan fore kazıklar, dolgu tabakasının altındaki en sağlam ana kaya birimine, yani Beşirli Formasyonu’na ait breş ana kayasına en az 6 metre boyunca soketlenerek yerleştirilmiştir. Bu sayede yapı yükleri, sağlam zemin tabakalarına güvenli şekilde aktarılmaktadır. Hastanemizin inşa süreçleri sadece proje hesaplarıyla da sınırlı tutulmamıştır. Bugüne kadar saha genelinde 22 kez gerçekleştirilen kazık yükleme deneyleri, kazık bütünlük testleri, teknik ölçümler ve mühendislik değerlendirmeleriyle tüm veriler ayrıca teyit edilmiştir. Elde edilen sonuçlarda, yapı güvenliğini olumsuz etkileyecek herhangi bir kayma ya da blokların taşıyıcı sistemlerinde risk oluşturacak bir oturma, dönme veya yanal öteleme kaynaklı stabilite kusuruna rastlanmamıştır. Test sonuçları, kazıkların tasarım yüklerini güvenle taşıdığını kanıtlamıştır" şeklinde konuştu. "Trabzon Şehir Hastanesi, Allah nasip ederse Haziran-Temmuz aylarında bize teslim edilecek" Her teknik verinin titizlikle değerlendirildiğini kaydeden Bakan Memişoğlu, "Böylesine büyük ve stratejik bir sağlık yatırımında her aşama dikkatle takip edilmekte, her teknik veri titizlikle değerlendirilmektedir. Trabzon Şehir Hastanemiz de ilgili kurumlarımızın, mühendislerimizin ve teknik ekiplerimizin yakın gözetimi altında yükselmektedir. Sosyal medyada birilerinin kayıyor diyerek yaydığı endişeler, burada gece gündüz ter döken danışman hocalarımızın, mühendislerimizin ve teknik ekiplerimizin emeğine haksızlıktır. Bununla birlikte, bilimsel veriler ve teknik hesaplamalar ışığında konuşulması gereken bir konuda, somut bir dayanak ortaya koymadan gelişigüzel açıklamalarda bulunması da ayrıca üzüntü vericidir. Buna rağmen biz her zaman olduğu gibi şeffaflıktan yanayız. Teknik değerlendirmeler talep edilirse de paylaşmaya hazır olduğumuzu özellikle ifade etmek isterim. Bu vesileyle vatandaşlarımızdan özellikle şunu rica ediyorum teknik verilerle ve resmi açıklamalarla desteklenmeyen asılsız iddialar karşısında yalnızca yetkili kurumlarımızın açıklamalarına itibar ediniz. Trabzon Şehir Hastanesi, Allah nasip ederse Haziran-Temmuz aylarında bize teslim edilecek. Allah nasip ederse 2026 yılında milletimizin hizmetine Cumhurbaşkanımızın hayalim dediği sağlık şaheserini Trabzon’umuzun hizmetine sunacağız. Trabzonspor’un mabedinin yanında bizim de sağlık mabedimizin olması bize gurur veriyor" ifadelerini kullandı.
19 Mart 2026 Perşembe - 12:21
Diyetisyen Taşkesen: "Mutlaka 3 öğün beslenmeye dikkat ediyoruz"
Ramazan sonrasında mutlaka 3 öğün beslenmeye dikkat edilmesi gerektiğini dile getiren Diyetisyen Zeynep Balun Taşkesen, "Ramazan ayı boyunca dinlenen metabolizma, küçülen mide bir anda fazla tüketilince hem mide bozulmalarına hem de bağırsak problemlerine sebep olabiliyor" dedi. Diyetisyen Zeynep Balun Taşkesen, Ramazan Bayramı öncesi beslenme konusunda önemli uyarılarda bulunarak, özellikle bir ay boyunca dinlenen mideye ani ve hızlı besin girmesi bağırsak problemlerine sebep olduğunu belirtti. Taşkesen, "Ramazan bayramında, öncelikle sabah kahvaltımızı mutlaka hafif bir şekilde yapıyoruz. Özellikle hamur işi, böreklerden, kızartma kavurma usulü pişen yiyeceklerden, ayrıca işlenmiş gıdalardan, sucuk, salam, sosis gibi yiyeceklerden uzak duruyoruz. Mümkünse hafif, yumurta, peynir, domates, salatalık tüketerek sağlıklı bir kahvaltıyla güne başlıyoruz. Sonrasında mutlaka üç öğün beslenmeye dikkat ediyoruz. Öğlen ve akşam olacak şekilde. İkram edilen yiyeceklerden mümkünse hamur işi tatlıları değil, sütlü tatlıları tercih ediyoruz ve ikramlıkları öğün yerine geçirmiyoruz. Mutlaka her öğünde sebze tüketimine dikkat ediyoruz. Sebze yemeği şeklinde olabilir ya da salata şeklinde olabilir. Öğünleri mümkün mertebe az miktarlarda yiyerek tüketmek gerekiyor. Çünkü Ramazan ayı boyunca dinlenen metabolizma, küçülen mide bir anda fazla tüketilince hem mide bozulmalarına hem de bağırsak problemlerine sebep olabiliyor" diye konuştu. Su tüketiminin önemine de vurgu yapan Taşkesen, "Gün içerisinde sık sık ve az az su tüketilmeli. Çay ve kahve su yerine geçmez. Her çay veya kahve tüketiminde yanında mutlaka su içilmelidir" ifadelerini kullandı.
19 Mart 2026 Perşembe - 12:21
Bayram sofralarında sağlığın anahtarı ölçülü tüketimde gizli
Beslenme ve Diyet Uzmanı Duygu Özbay, Ramazan sonrası ilk gün yapılan en önemli hatalardan birinin ağır ve çok çeşitli bir kahvaltı yapmak olduğunu söyledi. Ramazan Bayramı’nın gelmesi ile birlikte kahvaltı sofraları, tatlı ikramları ve yapılan bayram ziyaretleri nedeniyle beslenme düzeni değişir. Bu ani değişim; hazımsızlık, mide ağrısı, şişkinlik, reflü ve kan şekeri dalgalanmalarına yol açabilir. Medline Adana Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Duygu Özbay, "Bu nedenle bayram günlerinde sağlığımızı korumak için beslenme düzenine dikkat etmek ve vücudu yavaş yavaş normal öğün düzenine geçirmek gerekir" diyerek önerilerde bulundu. Bayrama hafif bir kahvaltıyla başlayın Ramazan sonrası ilk gün yapılan en önemli hatalardan birinin ağır ve çok çeşitli bir kahvaltı yapmak olduğunu kaydederek Beslenme ve Diyet Uzmanı Özbay, "Oysa uzun süreli açlık döneminden çıkan sindirim sistemi için daha hafif ve dengeli bir kahvaltı tercih edilmelidir. Bayram sabahında peynir, haşlanmış yumurta, tam buğday ekmeği, zeytin, domates ve salatalık gibi hafif ve besleyici gıdalar hem enerji sağlar hem de mideyi yormaz. Kızartmalar, hamur işleri ve çok yağlı besinlerden ise kahvaltı sofralarında uzak durulmalıdır. Ayrıca gün boyunca kan şekerinin dengede kalması için öğün atlamamaya da özen gösterilmelidir. Ramazan sonrasında sindirim sisteminin yeniden düzenlenmesi için lif açısından zengin besinlerin tüketimi oldukça faydalıdır. Sebzeler, meyveler, tam tahıllar ve baklagiller bağırsak hareketlerini destekleyerek sindirim sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olur. Aynı zamanda gün içerisinde yeterli miktarda su tüketmek de büyük önem taşır. Ramazan boyunca azalan su tüketimi bayramla birlikte yeniden artırılmalıdır. Gün içinde ortalama 2-2,5 litre su içmek hem metabolizmayı destekler hem de vücudun dengede kalmasına katkı sağlar" diye konuştu. Porsiyon kontrolü yapın Bayram boyunca porsiyon kontrolü yapmanın da büyük önem taşıdığını söyleyen Özbay, "Sofrada küçük porsiyonlarla farklı lezzetlerin tadına bakmak, yemekleri yavaş yavaş yemek ve gün içinde öğünleri dengelemek hem sindirim sistemini korur hem de bayramın keyfini sağlıklı bir şekilde çıkarmaya yardımcı olur. Bayram ziyaretlerinin vazgeçilmez ikramları arasında tatlılar geliş. Ancak özellikle şerbetli tatlıların aşırı tüketimi kan şekerinde ani yükselmelere, mide rahatsızlıklarına ve gereksiz kalori alımına neden olabilir. Tatlı tüketiminde porsiyon kontrolü yapmak oldukça önemlidir. Mümkünse şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar veya meyve tatlıları tercih edilmelidir. Tatlı tüketilecekse ana öğünden hemen sonra küçük porsiyonlar halinde tüketmek sindirimi kolaylaştırabilir. Gün içinde farklı ziyaretlerde sunulan her tatlıyı tüketmek yerine seçim yapmak da doğru bir yaklaşım olacaktır" dedi. Hareket etmeyi ihmal etmeyin Özbay, bayram günleri genellikle uzun sofralar ve ziyaretlerle geçse de fiziksel aktiviteyi tamamen bırakmamak gerektiğini ifade ederek şunları söyledi: "Yemeklerden sonra yapılacak kısa ve hafif tempolu yürüyüşler hem sindirimi kolaylaştırır hem de kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olur. Ayrıca bayram boyunca aşırı yemek tüketimini dengelemek için hareketli bir yaşam tarzı sürdürmek önemlidir. Özellikle ağır yemeklerden sonra yürüyüş yapmayı ihmal etmemek, gün içinde daha enerjik hissetmeye de katkı sağlayacaktır."
19 Mart 2026 Perşembe - 12:10
Ramazan turnuvasında sağlık standı
DÜZCE (İHA) – Ramazan’da Sağlık Programı kapsamında Akçakoca İlçe Sağlık Müdürlüğü ekipleri tarafından ilçede düzenlenen Ramazan turnuvası karşılaşmalarının oynandığı alanda bilgilendirme standı kuruldu. Kurulan stantta vatandaşlara sağlıklı yaşam, dengeli beslenme ve dikkat edilmesi gereken sağlık konularında bilgilendirme yapıldı. Ekipler tarafından çeşitli broşürler dağıtılarak farkındalık oluşturuldu. Turnuva alanında yoğun ilgi gören stantta, vatandaşların soruları da yanıtlanırken, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine dikkat çekildi. Etkinlik boyunca sporun ve sağlıklı yaşamın bir arada yürütülmesinin önemine vurgu yapıldı. Yetkililer, benzer bilgilendirme çalışmalarının farklı alanlarda da devam edeceğini belirterek, toplum sağlığını korumaya yönelik faaliyetlerin sürdürüleceğini ifade etti.
19 Mart 2026 Perşembe - 11:06
Uzmanından uyarı: "Down sendromu bir hastalık değil genetik bir farklılıktır"
Çocuk Genetik Hastalıkları Uzmanı Ceren Yılmaz, Down sendromunun bir hastalık değil, genetik bir farklılık olduğunu belirtti. Yılmaz, erken eğitim ve doğru destekle bu bireylerin topluma tam anlamıyla kazandırılabileceğini ifade etti. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli Uzman Dr. Ceren Yılmaz, Down sendromu hakkında toplumda yaygın olan yanlış bilgilere dikkat çekti. Down sendromunun temelinde kromozom sayısındaki farklılık olduğunu belirten Yılmaz, normalde insan hücrelerinde 46 kromozom bulunurken, bu bireylerde 21. kromozomdan fazladan bir kopya yer aldığını ifade etti. Bu durumun tıpta Trizomi 21 olarak adlandırıldığını aktaran Yılmaz, vakaların yaklaşık yüzde 95’inin anne karnında hücre bölünmesi sırasında kromozomların doğru şekilde ayrılmamasından kaynaklandığını kaydetti. Ailelerin kendilerini suçlamaması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, hamilelikte yapılan bir davranışın bu duruma neden olduğu düşüncesinin yanlış olduğunu söyledi. Eğitimle yeni beceriler kazanabilirler Down sendromlu bireylerin hiçbir şey öğrenemeyeceği yönündeki inanışın bilimsel olarak doğru olmadığını belirten Yılmaz, uygun eğitim ve destekle bu kişilerin yeni beceriler kazanabildiğini ifade etti. Bu çocukların okula gidebildiğini, spor ve sanatla ilgilenebildiğini söyleyen Yılmaz, toplumun üretken bireyleri olabileceklerini dile getirdi. Down sendromunun gebelik sırasında ve doğumdan sonra çeşitli testlerle belirlenebildiğini aktaran Yılmaz, hamilelik döneminde yapılan kombine test, üçlü-dörtlü tarama testleri ve NIPT gibi yöntemlerin bebeğin risk durumunu gösterebildiğini belirtti. Risk yüksek çıktığında kesin tanı için amniyosentez veya koryon villus örneklemesi gibi ileri testlerin uygulandığını, doğum sonrası şüphe durumunda ise karyotip analizi ile kesin tanı konulabildiğini kaydetti. Fiziksel ve zihinsel gelişim yavaş ilerleyebiliyor Down sendromlu çocukların gelişiminin bazı alanlarda akranlarına göre daha yavaş olabileceğini belirten Yılmaz, özellikle fiziksel gelişim, öğrenme ve dil gelişiminde farklılıklar görülebileceğini ifade etti. Kas gevşekliği nedeniyle oturma, emekleme ve yürüme gibi motor becerilerin daha geç kazanılabildiğini aktaran Yılmaz, konuşma gelişiminin de genellikle daha yavaş ilerlediğini söyledi. Erken müdahalenin gelişimdeki en kritik unsur olduğuna dikkat çeken Yılmaz, fizik tedavi, konuşma terapisi, ergoterapi ve özel eğitim gibi desteklerin yaşamın ilk aylarında başlamasının çocukların gelişimini olumlu etkilediğini ve daha bağımsız bir yaşam sürmelerini sağladığını vurguladı. Düzenli sağlık kontrolleri hayati önem taşıyor Down sendromlu bireylerde doğuştan kalp hastalıkları başta olmak üzere bazı sağlık sorunlarının daha sık görüldüğüne işaret eden Yılmaz, çocukların yaklaşık yüzde 40 ile 60’ının kalp hastalığıyla doğduğunu belirtti. Tiroid hastalıkları, işitme kaybı, görme sorunları, uyku apnesi ve bazı kan hastalıklarının da sık görülebildiğini söyleyen Yılmaz, kalp değerlendirmesi, tiroid testleri, işitme ve göz muayenelerinin belirli aralıklarla yapılması gerektiğini ifade etti. Çocukların gelişiminde ailenin rolünün büyük olduğunu da hatırlatan Yılmaz, sevgi dolu ve sabırlı bir ortamın çocuğun özgüvenini artırdığını dile getirdi. Evde basit yönergeler, görsel materyaller ve oyunlar yoluyla dil gelişiminin desteklenebileceğini kaydeden Yılmaz, çocukların günlük görevleri kendilerinin yapmasının teşvik edilmesi gerektiğini aktardı. Toplumsal farkındalık artırılmalı Down sendromlu bireylerin yaşam kalitesini artırmanın sağlık hizmetlerinin yanı sıra toplumsal farkındalıktan geçtiğini vurgulayan Yılmaz, kaynaştırma eğitiminin önemine dikkat çekti. Çocukların akranlarıyla birlikte eğitim almasının sosyal gelişimleri ve topluma uyumları açısından değerli olduğunu söyleyen Yılmaz, uygun eğitim sağlandığında bu bireylerin çalışma hayatına katılabileceğini ifade etti. Toplumdaki önyargıların en büyük engel olduğunu belirten Yılmaz, "Toplum olarak onları bir hastalık etiketiyle değil, öğrenebilen ve üretebilen bireyler olarak görmeliyiz. Hiçbir çocuk için ’bunu yapamaz’ dememeliyiz. Doğru eğitim, destek ve fırsatlar sağlandığında Down sendromlu bireyler de topluma değer katan bireyler olabilir" dedi.
19 Mart 2026 Perşembe - 11:06
Ramazan sonrası beslenme düzenine geçişte metabolik şok uyarısı
Ramazan ayında değişen beslenme ve uyku düzeninin ardından bayramda aniden aşırı yemek yemek vücutta metabolik şoka yol açabiliyor. Organların aşırı yükten korunması ve normal rutine dönülmesi için kademeli beslenmeye geçilmesi büyük önem taşıyor. Uzun süreli açlık nedeniyle vücudun bazal metabolizma hızı düşüyor. Bayram sabahı aniden yapılan kalori ve şeker yüklemesi, kan şekerinde hızlı dalgalanmalara, mide yanmasına ve yorgunluğa neden oluyor. Bayram sonrasındaki hafta vücut için bir toparlanma süreci işlevi görüyor. Vücudun bozulan sıvı dengesini yeniden kurmak için günde en az 2 litre su tüketilmesi ve bağırsak florası için lifli gıdalara ağırlık verilmesi gerekiyor. Kademeli olarak hafif yürüyüşlere başlanması ve uyku düzeninin sağlanması, bozulan ritmi yeniden normal seviyesine çekiyor. Enerji tasarrufu modu Acıbadem Kent Hastanesi Diyetisyeni Hande Selin Ok, Ramazan ayı boyunca süren uzun süreli açlık ve bozulan uyku döngüsü nedeniyle bazal metabolizma hızının yavaşladığını ve vücudun enerji tasarrufu moduna geçtiğini belirtti. Bayramın ilk günü yapılan ani şeker ve karbonhidrat yüklemesinin vücutta metabolik şok etkisi oluşturduğuna dikkat çeken Ok, "Vücut bu kadar şeker yüklenmesine hazır olmadığından insülin direnci, kan şekerinde dalgalanmalar ve sindirim zorlukları gibi sağlık problemleri ortaya çıkabiliyor. Mide yanması, hazımsızlık, şişkinlik, tansiyon yükselmesi ve yorgunluk gibi birçok organı etkileyen durumlar oluşabiliyor" dedi. Sıvı dengesi ve kademeli geçiş Bu tür olumsuz tabloların önüne geçmek ve bozulan düzeni onarmak için beslenmede kademeli bir geçişin şart olduğuna değinen Diyetisyen Ok, "Geçiş sürecinde hafif öğünlerle, az az, sık sık, lifli ve proteinli gıdalara yer vererek ilerlemek ve su tüketimini artırmak çok daha uygun olur. İki öğünden üç öğüne, ardından dört öğüne çıkılmalı ve Ramazan’da yaşanan dehidrasyonu telafi etmek için su tüketimine büyük özen gösterilmelidir. Ayrıca bu süreci 20-30 dakikalık yavaş fiziksel aktiviteler ve yürüyüşlerle desteklemek oldukça önemlidir" ifadelerini kullandı. Kronik hastalıklarda beslenme kontrolü Bir aylık kısıtlamanın ardından beynin ödüllendirme moduna geçtiğine işaret eden Ok, bireylerin gerçekten aç olup olmadığını sorgulaması gerektiğini kaydetti. Kronik rahatsızlığı bulunan bireylerin normal düzene geçişte daha dikkatli olması gerektiğini hatırlatan Ok, "Bu hastalarımızın şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyve bazlı tatlıları tercih etmeleri, kabak ya da ayva tatlısı gibi az şekerli alternatiflere yönelmeleri daha uygun olur. Tatlı yapımında elma suyu konsantresi, hurma püresi veya toz tatlandırıcılar da kullanılabilir. Hastalarımızın vücutlarına aşırı yüklenmemeleri, organ yükünü ciddi anlamda azaltacaktır" açıklamasında bulundu.
19 Mart 2026 Perşembe - 11:03
Bayburt’ta vatandaşlar böbrek sağlığı ve yaşlı bakımı konularında bilgilendirildi
Dünya Böbrek Günü ile 18-24 Mart Ulusal Yaşlılar Haftası kapsamında Bayburt Devlet Hastanesinde düzenlenen farkındalık etkinliğinde, böbrek hastalıklarının önlenmesi, erken tanının önemi, yaşlı bireylerde sık görülen sağlık sorunları ve bakım prensipleri ele alındı. Poliklinik girişinde açılan stantta ise hasta ve hasta yakınlarına bilgilendirmeler yapıldı. Hastanede gerçekleştirilen etkinlikler çerçevesinde, Uzm. Dr. Nihal İran Dursun tarafından böbrek sağlığı ve korunma başlığı adı altında personele eğitim verildi. Eğitimde, böbrek hastalıklarına karşı alınabilecek önlemler, erken teşhisin sağlık açısından taşıdığı önem ile yaşlı bireylerin sağlık süreçlerinde dikkat edilmesi gereken başlıklar üzerinde duruldu. Öte yandan poliklinik girişinde kurulan stantta hasta ve hasta yakınlarıyla bir araya gelindi. Stantta dağıtılan broşürlerle farkındalık çalışması yürütülürken, katılımcılara yüz yüze bilgilendirme ve danışmanlık desteği de sunuldu.
19 Mart 2026 Perşembe - 11:00
Uzmanından bayramda beslenme uyarısı: "Ani yüklenme sağlığı tehdit ediyor"
Ramazan ayının sona ermesiyle değişen beslenme düzenine dikkat edilmesi gerektiği belirten Sivas Medicana Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, bayramda ağır ve aşırı tüketimin sindirim sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu. Ramazan ayı boyunca değişen beslenme alışkanlıklarının ardından bayramla birlikte normal düzene geçiş sürecinde dikkatli olunması gerekiyor. Uzun süreli açlık sonrası öğün sayısının ve tüketilen besin miktarının aniden artması, mide ve sindirim sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabiliyor. Özellikle bayramlarda artan tatlı ve hamur işi tüketimi, sindirim problemlerinin daha sık yaşanmasına neden olabiliyor. Bu süreçte dengeli ve kontrollü beslenme önem taşıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, bir anda mideye yükleme yapılmaması gerektiğini belirterek, "Kronik bir hastalığınız varsa diyabet, hipertansiyon, kalp hastalığı gibi ve aniden midemizi hızlı bir şekilde yiyecekler ile doldurursak, kan şekerimizde bozukluklar meydana gelebilir. Sindirim sistemimizde şişkinlik ve kabızlık gibi bozulmalar yaşanabilir" dedi. "Dikkatli olunması gerekiyor" Bayram sabahı hafif bir kahvaltı ile güne başlanması gerektiğini söyleyen Kurtça, "Bir aylık süreç içerisinde beslenmemizde bir değişiklik oldu. Ramazan Bayramı’nın birinci günü de bu konudan dolayı dikkatli olmamız gerekiyor. Ramazan Bayramı ile başlayan geçişte yeme içme düzeninize dikkat etmemiz gerekiyor. Öğün sayımız, yeme miktarımız değişti ve geceleri sahura kalktık. Ramazan Bayramı’nda ise yoğun ikramlar ve geleneksel yemekleri yediğimizden dolayı da mide ve sindirim rahatsızlıklarını yaşama ihtimalimiz de artıyor. Bayram sabahında güne hafif bir kahvaltı ile başlayabiliriz. Özellikle tatlılar, hamur işleri ve ağır yiyeceklerden uzak durmalıyız. Geleneksel olarak bayramda bize ikram edilen yiyecekler arasında genellikle çikolata, şerbetli tatlılar ve hazır gıdalar bulunuyor. Bu yüzden de bayram sabahına kendi evimizde hafif bir kahvaltı ile başlamamız gerekiyor. İkramlıklar konusunda ısrarcı olunduğunda ise olabildiğince sakınmalıyız. Eğer alacak olduğumuzda da porsiyonları olabildiğince küçük tutup yavaş tüketmeliyiz. Bayramda özellikle şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlıları ve kuru meyveleri tercih etmeliyiz. Porsiyonları da olabildiğince küçük almalıyız" diye konuştu. "Kalp krizi gibi sonuçlar ortaya çıkabilir" Mideye aniden yüklenmenin sindirim sistemini bozabileceği ve kabızlık gibi sorunlara yol açabileceğini belirten Kurtça, "Eğer yaşlıysak veya kronik bir hastalığınız varsa diyabet, hipertansiyon, kalp hastalığı gibi ve aniden midemizi hızlı bir şekilde yiyecekler ile doldurursak, kan şekerimizde bozukluklar meydana gelebilir. Sindirim sistemimizde şişkinlik ve kabızlık gibi bozulmalar yaşanabilir. Eğer diyabet hastalığı gibi bir hastalığımız varsa, ilerleyen süreçlerde fazla tüketilen tatlılardan dolayı şeker komasına girme gibi sonuçlarla da karşılaşabiliriz. Tansiyon hastası bir bireysek ve tuzlu, kafein oranı fazla içecekler tüketirsek, yani fazla kahve ve çay gibi tansiyon yükselmesi gibi durumlarla da karşı karşıya kalabiliriz. Eğer kalp hastalığımız varsa, kalbe yeterli kan akışını sağlayamazsak kalp krizi gibi sonuçlarla da karşılaşabiliriz. Bayramda ve bayramdan sonra da öğün geçişlerimiz yumuşak olmalıdır. Öğün sayımızı aniden arttırmamalıyız ve yiyecekleri birden tüketmemeliyiz. Yiyecek seçiminde ise daha çok posalı besinleri tercih etmeliyiz. Sebze ve meyveler muhakkak soframızda olmalı, hazır gıdalardan uzak durmalıyız ve günde 2 ila 3 litre arasında su tüketmeliyiz. Ayran, az şekerli limonata ve taze sıkılmış meyve suları da tüketebiliriz" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder