Son Dakika
|
İran'da can kaybı bin 230'a yükseldi
İran Dışişleri Sözcüsü Bekayi: "ABD ve İsrail, sivil bölgeleri kasten hedef alıyor"
İran Kızılayı: "ABD ve İsrail, 636 ayrı noktada bin 332 saldırı düzenledi"
Türbede kaçak kazı yapan 7 şahıs suçüstü yakalandı
ABD Savunma Bakanı Hegseth'ten İsrail'e: "Sonuna kadar devam edin"
İtalya’dan Körfez’e hava savunma yardımı
İran, IKBY'de İran karşıtı ayrılıkçı güçlere saldırdı
Kuzey Kore dev savaş gemisinden füze denemesi yaptı
Arakçi: "ABD, fırkateynimizi batırarak vahşet işledi ve bundan çok pişman olacak"
NATO: "İran'ın Türkiye'yi hedef almasını kınıyoruz''
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Beşiktaş ile Galatasaray 360. randevuda
İstanbul’da çete operasyonu: 10 gözaltı
ABD ordusu, İran’a ait İHA gemisine yönelik saldırının görüntülerini yayınladı
Katar, ABD üssünü hedef alan İHA saldırısının önlendiğini duyurdu
Trump, İç Güvenlik Bakanı Noem'i görevden aldı
İsrail Genelkurmay Başkanı Zamir: "Bir sonraki aşamaya geçiyoruz"
Telefonda konuşurken ölümle burun buruna geldi
SAĞLIK
Bursalı doktor ölümüyle 5 hastaya umut oldu
06 Mart 2026 Cuma - 10:36:56
Bursa’da uzun yıllardır özveriyle görev yapan, sağlık camiasının sevilen isimlerinden Aile Hekimi Dr. Abdülkadir Hüroğlu, tedavi gördüğü Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Meslek hayatı boyunca hastalarına şifa dağıtan 58 yaşındaki Dr. Hüroğlu, ani vefatından sonra ailesi tarafından bağışlanan organlarıyla da nakil bekleyen 5 hastaya umut oldu. Bursa İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Bağlarbaşı Aile Sağlığı Merkezi’nde görev yapan Hüroğlu, 28 Şubat’ta ’Anevrizmatik Sak’ (Beyin kanaması) teşhisiyle Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne tedavi altına alındı. 3 gün süren yaşam mücadelesinin ardından beyin ölümü gerçekleşince, Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda, Bursa il organ nakli yetkilileri tarafından kederli ailesine organ bağışıyla ilgili bilgilendirme yapıldı. Ailenin bağışa onay vermesiyle Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde başarılı operasyon gerçekleştirildi. Merhum doktorun böbrekleri, korneaları ve karaciğeri, Bursa’da organ nakli bekleyen 5 hastaya nakledilmek üzere hastanelere sevk edildi.
06 Mart 2026 Cuma - 10:22
’Menopoz’ bir çalışan sağlığı ve verimlilik meselesi
Menopoz gerçeği özellikle çalışan kadınlar için en önemli sorunların başında geliyor. Menopoz, dünya genelinde ise yaklaşık 1,1 milyar kadını etkiliyor. Dünya genelinde kadınların iş gücüne katılım oranı her geçen gün artarken, özellikle 45 yaş ve üzerindeki kadınlar ekonominin en hızlı büyüyen ve en tecrübeli grubunu temsil ediyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre kadınların büyük çoğunluğu bu dönemi 45-55 yaşları arasında yaşarken, Türkiye’de bu ortalama 47-49 yaş aralığına iniyor. Yaşar Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Neslihan Turnalar Çetinkaya da menopoz sürecinin çalışma hayatı üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’nun (UNFPA) verilerine göre, dünya genelinde 2025 itibarıyla yaklaşık 1,1 milyar kadın menopoz döneminde bulunuyor. Harvard Pilgrim Sağlık Bakım Enstitüsü tarafından Mayıs 2025’te yayımlanan kapsamlı araştırmaya göre; sosyoekonomik açıdan dezavantajlı bölgelerde yaşayan ve yüksek stres altında çalışan kadınlar, akranlarına göre ortalama 2 yıl daha erken menopoza giriyor. Deloitte’un ‘Women at Work 2024’ raporundan veriler, kadınların giderek daha fazla menopoz semptomlarıyla çalışmaya devam etmek zorunda kaldığını gösteriyor. Ağır semptomlara rağmen çalışmaya devam edenlerin oranı bir yılda yüzde 20’den yüzde 40’a çıkarken işveren desteği alan kadın oranının yüzde 30’dan yüzde 19’a düşmesi dikkat çekiyor. Esnek uygulamalar Endüstriyel psikoloji alanında çalışmalar yapan Yaşar Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Neslihan Turnalar Çetinkaya, menopozun her kadında farklı yaşanan doğal bir süreç olsa da çoğunlukla iş hayatını zorlaştıran semptomlar oluşturduğunu vurguluyor. Çetinkaya, konuyla ilgili şunları söylüyor: "Araştırmalar, iş yerinin fiziksel ve psikososyal şartlarının menopoz semptomlarını ağırlaştırabildiğini gösteriyor. Yetersiz havalandırma, yüksek ortam sıcaklığı, katı mola ve tuvalet politikaları kadınların bu süreci daha zor yaşamasına neden oluyor. Buna bir de menopozun hala tabu olması eklenince, birçok kadın damgalanma ve yetersiz algılanma korkusu nedeniyle yaşadıklarını gizlemeyi tercih ediyor. Menopoz, kadınların iş hayatındaki deneyimini doğrudan etkileyen, ancak uzun yıllardır görmezden gelinen bir gerçek. Oysa destekleyici kurumlar, deneyimli kadın çalışanlarını kaybetmiyor; aksine bağlılığı, üretkenliği ve kurumsal sürdürülebilirliği güçlendiriyor." Fiziksel şartlar Dr. Çetinkaya, "Kurumların öncelikle menopozu açıkça tanıyan iş yeri politikaları geliştirmesi ve ayrımcılığa karşı sıfır tolerans yaklaşımı benimsemesi gerekiyor. Fiziksel ortamda yapılacak havalandırma iyileştirmeleri, ortam ısısının düzenlenmesi ve kıyafet kurallarındaki esnekliklerin yanı sıra; esnek çalışma saatleri ile hibrit modellerin sunulması kadınların bu süreci daha verimli geçirmesini sağlayabilir. Ayrıca sağlık sigortaları kapsamında menopoz danışmanlığına erişimin kolaylaştırılması ve yöneticilere yönelik farkındalık eğitimleri, kurumsal kültürün ayrılmaz bir parçası haline gelmeli" diyor. Sürecin psikolojik boyutuna da değinen Dr. Neslihan Turnalar Çetinkaya, zihinsel sağlığın en az fiziksel belirtiler kadar kritik olduğunu vurguluyor.
06 Mart 2026 Cuma - 10:08
Çine’de sağlık personeline organ bağışı eğitimi
Çine Devlet Hastanesi’nde sağlık personeline yönelik organ bağışı, beyin ölümü süreci ve organ nakli konularında bilgilendirme ve farkındalık eğitimi düzenlendi. Çine Devlet Hastanesi’nde sağlık personeline yönelik organ bağışı, beyin ölümü süreci ve organ nakli konularında bilgilendirme ve farkındalık eğitimi gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen eğitim sunumunda, organ bağışının önemi, beyin ölümü sürecinin doğru ve etkin şekilde yönetilmesi ile organ nakli süreçlerine ilişkin kapsamlı bilgiler paylaşıldı. Eğitimde, organ bağışının artırılması için sağlık personelinin süreçteki rolünün büyük önem taşıdığı vurgulanırken, beyin ölümü tanısı sonrası yürütülen işlemler ve organ nakli süreçleri hakkında da detaylı bilgilendirme yapıldı. Toplumda organ bağışı bilincinin artırılmasına katkı sağlamak ve sağlık hizmetlerinin niteliğini geliştirmek amacıyla benzer eğitim faaliyetlerinin devam edeceğini belirten Çine Devlet Hastanesi’nden yapılan açıklamada "Hastanemizde organ bağışı, beyin ölümü süreci ve organ nakli konularında sağlık personelimize yönelik bilgilendirme ve farkındalık eğitimi gerçekleştirildi. Toplumda organ bağışı bilincinin artırılmasına katkı sunmak ve sağlık hizmetlerinin niteliğini geliştirmek amacıyla eğitim faaliyetlerimiz devam edecektir" ifadeleri yer aldı.
06 Mart 2026 Cuma - 10:07
Dr. Bekfilavioğlu: "Akut böbrek yetmezliği erken müdahale edilmezse ciddi sonuçlara yol açabilir"
Medical Point Gaziantep Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Garip Bekfilavioğlu, akut böbrek yetmezliğinin ani gelişen ve erken müdahale edilmediğinde hayati risk oluşturabilen önemli bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti. Uzm. Dr. Garip Bekfilavioğlu, akut böbrek yetmezliğinin böbreklerin kandaki atık maddeleri süzme görevini yeterince yapmaması sonucu ortaya çıktığını belirterek, "Akut böbrek yetmezliği, böbrek fonksiyonlarının kısa süre içerisinde hızla azalmasıyla gelişir. Bu durumda vücutta zararlı maddeler birikir ve hastanın genel sağlık durumu kısa sürede bozulabilir" dedi. Belirtiler kısa sürede ortaya çıkabiliyor Akut böbrek yetmezliğinin belirtilerinin genellikle hızlı geliştiğini ifade eden Bekfilavioğlu, özellikle bazı şikâyetlerin dikkate alınması gerektiğini söyledi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Garip Bekfilavioğlu, "İdrar miktarında azalma, bacak ve ayaklarda şişlik, halsizlik, mide bulantısı, iştahsızlık ve nefes darlığı gibi belirtiler görülebilir. Bazı hastalarda tansiyon yükselmesi ve bilinç bulanıklığı da ortaya çıkabilir. Bu belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir" diye konuştu. Birçok farklı nedenle gelişebilir Akut böbrek yetmezliğinin farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabildiğini belirten Medical Point Gaziantep Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Garip Bekfilavioğlu, ciddi sıvı kaybı, enfeksiyonlar, bazı ilaçların bilinçsiz kullanımı ve idrar yollarındaki tıkanıklıkların hastalığa neden olabileceğini ifade etti. "Erken tanı konulduğunda akut böbrek yetmezliği çoğu zaman tedavi edilebilir" diyen Bekfilavioğlu, tedavi sürecinde altta yatan nedenin ortadan kaldırılmasının, sıvı ve elektrolit dengesinin sağlanmasının ve gerekli durumlarda diyaliz tedavisinin uygulanabileceğini ifade etti. Böbrek sağlığını korumak mümkün Böbrek sağlığını korumak için bazı basit önlemlerin büyük önem taşıdığını vurgulayan Bekfilavioğlu, düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. Medical Point Gaziantep Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Garip Bekfilavioğlu, "Yeterli su tüketmek, bilinçsiz ilaç kullanımından kaçınmak, tansiyon ve şeker hastalığını kontrol altında tutmak böbrek sağlığı için oldukça önemlidir. Özellikle risk grubunda bulunan kişilerin düzenli olarak sağlık kontrollerini yaptırmaları gerekir" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
05 Mart 2026 Perşembe- 13:45
Türkiye’de 4 merkezde var: Sanal anjiyografi yapabilen yapay zekalı tomografi Samsun’da
2
04 Mart 2026 Çarşamba- 15:17
"Obezite, kişinin yaşam kalitesini düşürüyor"
3
05 Mart 2026 Perşembe- 11:42
Uzmanı uyardı: "Dikkat edilmezse mide kanaması geçirebilirsiniz"
4
05 Mart 2026 Perşembe- 10:24
İftarda tüketilen şalgam, mideyi destekliyor
5
05 Mart 2026 Perşembe- 10:28
Ramazan ayında baş ağrısını önlemenin yolları
27 Ocak 2026 Salı - 09:24
Diyetisyen Sobacı: "Sosyal medyada sıkça görülen yemek içerikleri açlığı tetikleyebiliyor"
Medical Point Gaziantep Hastanesi Diyetisyeni Zişan Sobacı, hedonik açlığın fiziksel değil, zihinsel bir açlık olduğunu belirterek önemli uyarılarda bulundu. Diyetisyen Sobacı, "Sosyal medyada sıkça görülen yemek içerikleri hedonik açlığı tetikleyebiliyor" dedi. "Sosyal medyada sıkça görülen yemek içerikleri hedonik açlığı tetikleyebiliyor" Diyetisyen Zişan Sobacı, "Hedonik açlık, vücudun enerjiye ihtiyacı olmadığı halde lezzetli yiyeceklere karşı duyulan istektir. Bu açlık türü mideyle değil, beyinle ilgilidir. Özellikle stres, can sıkıntısı, yoğun iş temposu ve sosyal medyada sıkça görülen yemek içerikleri hedonik açlığı tetikleyebiliyor. Bu durumda kişi tok olsa bile yemek yeme ihtiyacı hissedebiliyor" ifadelerini kullandı. Hedonik açlığın kontrol altına alınmadığında kilo artışına ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarına yol açtığını vurgulayan Sobacı, "Bu tür yeme davranışı zamanla obezite, insülin direnci ve metabolik hastalıkların riskini artırabilir. Gerçekten aç olup olmadığınızı sorgulayın. Duygusal yeme farkındalığı kazanın. Evde sağlıksız atıştırmalıkları sınırlayın. Yavaş ve bilinçli yemek yiyin. Stres yönetimine önem verin" şeklinde konuştu.
27 Ocak 2026 Salı - 09:03
Kar altında şap seferberliği
Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, Trabzon’un zorlu ve karlı coğrafyasında, adeta komando timlerini andıran bir mücadeleyle karla kaplı dağ yollarını aşarak hayvanları Şap hastalığına (SAT1 Serotipi) karşı koruma altına alıyor. Türkiye’de 1965 yılından bu yana ilk kez yoğun olarak görülen Şap hastalığına karşı Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin mücadelesi aralıksız sürüyor. Karadeniz’in sert kış koşullarının etkili olduğu Trabzon’un yüksek kesimlerinde görev yapan ekipler, karla kaplı dağ yollarını aşarak hayvanları aşılayarak hastalığa karşı korumaya çalışıyor. Trabzon’da yer yer diz boyunu aşan kar, buz tutmuş yollar ve ulaşımı güçleştiren hava koşullarına rağmen veteriner hekimler ve teknik personel adeta komando timlerini aratmayan bir azimle sahada görev yapıyor. Ekipler, kimi zaman araçların ilerleyemediği noktalarda kilometrelerce yürüyerek, karların içinden geçip ahırlara ulaşıyor. Şap hastalığının yayılımını önlemek amacıyla aşılama, kontrol ve bilgilendirme çalışmalarını sürdüren ekipler, hayvan sağlığının yanı sıra bölge hayvancılığının da korunmasını hedefliyor. Soğuk hava, tipi ve dik yamaçlara rağmen çalışmalarını aksatmayan görevliler, hastalığın kontrol altına alınması için gece gündüz demeden görev yapıyor. Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde yürütülen mücadelede, özellikle kırsal ve yüksek rakımlı mahallelerdeki hayvan varlığı tek tek kontrol edilirken, üreticilere de alınması gereken tedbirler anlatılıyor. İsa Kaplan: "Şap hastalığıyla ilgili Trabzon’da sorun yaşamak istemiyoruz" Şap hastalığına (SAT1 Serotipi) karşı yürütülen çalışmalarla ilgili bilgiler veren Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan, zorlu kış şartlarına rağmen sahadaki çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü söyledi. Kaplan, "Bizim yol ve kış şartlarımız gerçekten çok zor. Arkadaşlarım özverili bir şekilde şu anda tüm mahallelerde şap aşısı ile ilgili çalışma yapıyor. 2025 yılında şap hastalığı SAT-1 1965 yılından sonra ilk defa yeniden kendini gösterdi. Doğu Karadeniz’in avantajı daha kapalı bir bölge ve hayvan hareketleri daha az olması sebebiyle ilimizde çok fazla bir sıkıntı yaşamadık. Bizlerde hastalık çıkışı oldu ama yoğun bir şekilde Sonbahar sezonunda aşılamamızı yapmıştık. Şimdi de ilkbahar sezonunun başlangıcını 2 Ocak’tan itibaren başlattık. İnşallah hızlı bir şekilde tamamlayıp şap hastalığıyla ilgili Trabzon’da sorun yaşamak istemiyoruz. Vatandaşlarımızın mutlaka gebe hayvanları bile olsa şap aşısının zararı yok mutlaka yaptırsınlar. Hayvanlarımızı koruma altına alalım" dedi. "Arkadaşlarımız yılmadan üşenmeden bu işlerini gerçekleştiriyor" Trabzon’da 120 bin büyükbaş hayvanın olduğunu kaydeden Kaplan, "İşletme numaralarımız hangi köyde nerede kimin kaç hayvanı olduğunu biliyoruz. Arkadaşlarımız tecrübeli köy köy evi ev kimde hayvan olduğunu bilir. Bize hiç müracaat edilmeden sırasıyla köylere program yapıyoruz. İlçe müdürlüklerimizdeki veteriner hekim ve sağlık teknisyeni arkadaşlarımızda şap aşılarını yapıyor. Tüm ülkemizde olduğu gibi bu bir rutindir. Bizler en uç sinir noktalarına kadar bile hareket eden bir bakanlığız. Bütün ilimize hakimiz. İlimizdeki bütün varlıkları da biliriz. Trabzon belki kilometrekare olarak küçük bir il ama karayolu ağı olarak en büyük illerden biri. Bu yol ağının büyük olması zorlaştırıyor. Bizde toplu hayvan sayısı yok küçük aile işletmeleri oluyor. Yani 3-5 hayvan bakıyorlar. Anadolu’nun diğer yerlerinde büyük işletmeler vardır. Günlük bir hekim bine yakın hayvan aşılarken bizimkiler ancak gün boyunca 25-30 hayvan aşılayabiliyor. Çünkü işletmeler birbirine uzak, her işletmede hayvan sayısı az, doğa ve yol şartları içerisinde aşı yapılıyor. İç Anadolu’da günde bin hayvan yapıldığını, bizde de 30 hayvan yapıldığı düşünürsek yaklaşık 30 katı bir zorluk yaşıyoruz. Arkadaşlarımız yılmadan üşenmeden bu işlerini gerçekleştiriyor. Her sezonda şap oranımızı, aşılama başarımızı çok şükür tutturuyoruz" ifadelerini kullandı.
27 Ocak 2026 Salı - 08:41
Bitlis Devlet Hastanesi’nde bir ilk: Kapalı yöntem omurga ameliyatı yapıldı
Bitlis Devlet Hastanesi’nde sağlık alanında önemli bir başarıya imza atılarak, ilk defa kapalı yöntemle omurga ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi. Bitlis Devlet Hastanesi, Doğu Anadolu Bölgesi’nde önemli bir sağlık başarısına imza attı. Yıllardır bel ağrısı ve yürüme güçlüğü yaşayan 66 yaşındaki Yahya Subaşı, bölgede ilk kez bir devlet hastanesinde uygulanan kapalı yöntem omurga ameliyatıyla kısa sürede sağlığına kavuştu. Yaklaşık 5 yıldır bel ağrısı şikâyeti bulunan Subaşı’nın Bitlis Devlet Hastanesi’nde yapılan tetkiklerinde L5 omurgasında kırık tespit edildi. Bunun üzerine hasta, açık cerrahiye göre daha az kanama, daha az kas hasarı ve hızlı iyileşme imkânı sunan perkütan spinal enstrümantasyon tekniğiyle ameliyata alındı. Operasyon, Doğu Anadolu Bölgesi’nde ikinci basamak bir devlet hastanesinde bu yöntemle gerçekleştirilen ilk ameliyat olma özelliğini taşıyor. Üç cerrah tarafından anlık röntgen görüntüleri eşliğinde yapılan operasyonda, hastanın omurgasına başarıyla 6 vida yerleştirildi. Ameliyat sonrası kısa sürede toparlanan Yahya Subaşı, sağlıklı bir şekilde taburcu edildi. Ameliyatı gerçekleştiren Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Furkan Sapancı, Bitlis Devlet Hastanesi’nde önemli bir ilki hayata geçirdiklerini belirterek, "Doğu Anadolu Bölgesi’nde ikinci basamak bir hastanede ilk defa kapalı yöntemle bu ameliyatı gerçekleştirdik. Daha az kanama, hızlı iyileşme ve ameliyat sonrası ağrıların çok daha az olması nedeniyle bu yöntemi tercih ettik. Bu tür ileri düzey ameliyatların Bitlis’te yapılabiliyor olması hem bölge hem de vatandaşlarımız için büyük bir kazanımdır" dedi. Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Muhammet Enes Gürses ise bu tür ameliyatların genellikle özel hastanelerde yüksek maliyetlerle yapıldığına dikkat çekerek, "Bitlis’te daha önce gerçekleştirilmeyen bir cerrahiye imza attık. Özel hastanelerde maliyetli olarak yapılan bu ameliyat, artık hastanemizde tam kapalı yöntemle yapılabiliyor. Bu yöntemin en büyük avantajları; az kas hasarı, az kanama ve daha kısa ameliyat süresidir" ifadelerini kullandı. Operasyonda görev alan Op. Dr. Elif Gökalp de, kapalı yöntemle yapılan ameliyatların hastalar açısından büyük avantaj sağladığını vurgulayarak, "Bu tarz ameliyatlar sonrası hastaların ağrıları çok daha az oluyor. Daha önce kapalı yöntemle endoskopik bel fıtığı ameliyatları da yaptık. Uygun hastalarda kapalı bel fıtığı ve kapalı vida ameliyatlarını bölgemizde yapmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Ameliyat sonrası sağlık durumunun çok iyi olduğunu belirten hasta Yahya Subaşı ise "Yaklaşık 4-5 yıldır bel ağrısı çekiyordum ve yürümekte zorlanıyordum. Ameliyat sonrası ağrım kalmadı, rahatça yürüyebiliyorum. Ameliyat olduğumu bile anlamadım, kendimi çok iyi hissediyorum" şeklinde konuştu. Bitlis Devlet Hastanesi’nde gerçekleştirilen bu operasyon, bölgedeki sağlık hizmetlerinin ulaştığı seviyeyi ortaya koyarken, vatandaşların ileri düzey cerrahi işlemler için başka illere gitme zorunluluğunu da büyük ölçüde azaltacak.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 18:17
Medilines Hospital 6. yaşını yeni yönetimiyle kutluyor
Elazığ’da 2020 yılından bu yana hizmet veren Medilines Hospital’da yönetim değişikliği yaşandı. Ocak ayı itibarıyla hastanenin tüm hukuki ve yönetimsel devir süreçleri tamamlanarak, Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini iş insanı Celal Çoban devraldı. Elazığ Medilines Hospital, iş insanı Celal Çoban’ın yönetim kurulu başkanlığıyla 6. yaşına girmenin sevincini yaşıyor. Yapılan açıklamada, 2026 Ocak ayı itibarıyla Celal Çoban’ın hastanenin yönetim kademesinde tam yetkiyle göreve başlandığı bildirildi. Hastanenin kuruluşundan bugüne kadar geçen 6 yıllık süreçte Türkiye’nin 81 ilinden ve 33 farklı ülkeden gelen toplamda 1 milyonu aşkın hastaya sağlık hizmeti sunduğu kaydedildi. Hastanenin güncel olarak 230 kişilik bir personel kadrosuyla faaliyetlerine devam ettiği açıklandı. "Tam yetki ve sorumlulukla bu görevi üstlendim" Yeni yönetimle birlikte belirlenen 2026 vizyonu kapsamında sağlık teknolojilerine yatırım yapılması, dijital altyapının güçlendirilmesi ve hekim kadrosu ile bilimsel odaklı hizmet anlayışının sürdürülmesini hedeflediklerini ifade eden Celal Çoban, "Elazığ’da 2020 yılından bu yana faaliyet gösteren bölgemizin saygın ve öncü sağlık kuruluşlarından Medilines Hospital, bugün 6. kuruluş yılını kutlamanın haklı gururunu yaşamaktadır. İlk günkü aşk ve heyecanla insan sağlığını merkeze alan anlayışımızdan ödün vermeden sizlere hizmet etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bugüne kadar 1 milyonu aşkın vatandaşımıza şifa sunduk. Türkiye’nin 81 ilinden ve 33 farklı ülkeden hastamıza sağlık hizmeti vererek, Elazığ’ı sağlık alanında önemli bir merkez haline getirdik. 2026 yılı Ocak ayı itibarıyla hastanemizde yönetimsel ve hukuki devir süreci tamamen tamamlanmış, bu kapsamda yeni yönetim olarak görevi resmen devralmış bulunmaktayız. Bu tarihten önce hastanemizin yönetiminde fiilen yer almadığımı özellikle belirtmek isterim. 2026 Ocak ayından itibaren, tam yetki ve sorumlulukla bu görevi üstlenmiş bulunuyorum. Yeni dönemde ’Sağlıkta Doğru Çizginiz’ sloganımızla yolumuza devam ederken, bu süreci yalnızca bir yönetim değişikliği değil, aynı zamanda bir vizyon yenilenmesi olarak görüyoruz. 2026 vizyonumuz, bilimsel tıp, güçlü hekim kadrosu ve insan odaklı hizmet anlayışını merkeze alan, bölgesel gücünü ulusal ve uluslararası alana taşıyan bir sağlık kurumu olmaktır. Bu doğrultuda, hasta güvenliği ve memnuniyetini en üst seviyeye çıkaran, doktorlarımızın mesleki bağımsızlığını ve bilimsel üretimini destekleyen, sağlık teknolojilerine ve dijital altyapıya yatırım yapan, sürekli eğitimle insan kaynağını güçlendiren, Elazığ’a, bölgemize ve ülkemize değer katan örnek bir sağlık kurumu olmayı hedefliyoruz. Medilines Hospital’ı sadece tedavi eden değil, güven veren, tercih edilen ve referans gösterilen bir marka haline getirmek temel vizyonumuzdur. Bugün 230 kişilik kadromuzla, hem sağlık hizmeti sunuyor hem de Elazığ ekonomisine önemli bir istihdam katkısı sağlıyoruz. Mevcut kazanımları koruyarak, üzerine daha güçlü ve sürdürülebilir bir yapı inşa etmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. "Sağlık hizmetlerini yalnızca bir iş alanı değil, toplumsal bir sorumluluk olarak ele alıyorum" Çoban, "Elazığ Karakoçan doğumluyum. Yaklaşık 30 yıldır Almanya’da lojistik sektöründe faaliyet göstermekteyim ve bu çalışmalarım halen devam etmektedir. Bunun yanı sıra Türkiye’de mermer sektöründe faaliyet gösteren bir şirketimiz, 41 şubeden oluşan bir restoran zincirimiz ve gayrimenkul alanında yürüttüğümüz yatırımlarımız bulunmaktadır. Farklı sektörlerde edindiğim ulusal ve uluslararası yönetim tecrübesini, güçlü bir ekip anlayışıyla Elazığ Medilines Hospital’ın geleceğine taşımayı temel sorumluluğum olarak görüyorum. Evli ve üç çocuk babası biri olarak sağlık hizmetlerini yalnızca bir iş alanı değil, toplumsal bir sorumluluk olarak ele alıyorum" şeklinde konuştu.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 17:22
"Kampüsten Mahalleye İyilik Sağlık Hareketi" Alibeyhüyüğü’nde
Selçuk Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi tarafından Yükseköğretim Kurulu (YÖK) öncülüğünde yürütülen Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında düzenlenen "Kampüsten Mahalleye İyilik Sağlık Hareketi", Konya’nın Çumra ilçesine bağlı Alibeyhüyüğü Mahallesi’nde vatandaşlarla buluştu. Muhtar Himmet Tabak’ın desteğiyle düzenlenen etkinlik mahalle kıraathanesinde gerçekleştirildi. Programda Selçuk Üniversitesi ziraat, tıp, veteriner ve diş hekimliği fakültelerinden akademisyenler; halk sağlığı, ağız ve diş sağlığı, hayvan sağlığı ile tarımsal üretim konularında bilgilendirici sunumlar yaptı. Bilim İletişimi Ofisi Sorumlusu Öğr. Gör. Nazife Karaman moderatörlüğünde gerçekleştirilen etkinlikte Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Soylu, Tıp Fakültesi Arş. Gör. Dr. Salih Tuna, Veteriner Fakültesi Arş. Gör. Dr. Zekeriya Safa İnanç ve Diş Hekimliği Fakültesi Arş. Gör. Zihni Özel; koruyucu sağlık hizmetleri, sağlıklı yaşam alışkanlıkları, hayvan hastalıklarından korunma, toprak verimliliği ve tarımda dijital uygulamalar başlıklarında vatandaşları bilgilendirdi. Programda, katılımcıların soruları da yanıtlanırken evinden çıkamayan yaşlı vatandaşlara yönelik ev ziyaretleri gerçekleştirilerek genel sağlık taraması yapıldı.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 17:06
Minik Aytuna’nın kayak keyfi kabusa döndü: Pistte çarpıp kaçtılar, kalçası kırıldı
Edirne’den ailesiyle birlikte tatil için Samsun’daki Ladik Akdağ Kayak Merkezi’ne gelen 11 yaşındaki Aytuna Yazıcı’nın kayak keyfi kısa sürede kabusa döndü. Pistte hızla gelen bir kişinin çarpıp kaçması sonucu yere savrulan Aytuna’nın kalça kemiği kırıldı. Yaklaşık 4 saat süren ameliyatın ardından tedavi altına alınan küçük çocuk, "Benim zoruma giden kemiğimin kırılması değil, o adamın bana çarpıp özür dilemeden kaçmasıydı" sözleriyle yaşadığı travmayı anlattı. Olay, dün Ladik Akdağ Kayak Merkezi’nde düzenlenen festival sırasında meydana geldi. Ailesiyle birlikte kayak tatiline gelen Aytuna Yazıcı, kuzeniyle birlikte pistte bulunduğu sırada arkadan hızla gelen bir kişinin çarpmasıyla metrelerce savruldu. Çarpan kişinin durmadan olay yerinden uzaklaştığı öğrenilirken, pistte kamera bulunmaması nedeniyle şahsın kimliği tespit edilemedi. Bir özür bile dilemedi Yaşadıklarını anlatan Aytuna Yazıcı, kayak merkezine varmalarının üzerinden henüz 10 dakika geçtiğini belirterek, "Kuzenimle yukarı çıkmıştık. Bir adam bana doğru gülerek çok hızlı geliyordu. Çarpınca havada döndüm, ayağım kopmuş gibi hissettim. Adam kızağına binip kaçtı. Yanındaki kişi de ‘ne uğraşacağız bunlarla’ diyerek onu götürdü. Orada hiç kamera yoktu. Benim zoruma giden kemiğimin kırılması değil, o adamın durup özür bile dilememesiydi" dedi. Futbol oynadığını söyleyen Aytuna, yaşadığı sakatlığın spor hayatını da etkileyeceğini ifade ederek, "Uzun süre top oynayamayacağım. Topu kullandığım bacağımda kalçam kırıldı. Futboldan geri kalacağım" diye konuştu. "Tüm ilgili birimlerden gerekli güvenlik ve düzenlemelerin yapılmasını rica ediyorum" Olayla ilgili konuşan baba Hakan Yazıcı ise yetkililere çağrıda bulundu. Akdağ Kayak Merkezi’nde bir etkinlik olduğunu duyduklarını ve uğradıklarını belirten Yazıcı, "Geldikten 5-10 dakika sonra bu olay yaşandı. Çarpan kişiyi biz görmedik, çocuklar birebir yaşadı. Ambulans Ladik’ten geldi, sağlık ekipleri ellerinden geleni yaptı. Çocuğumun kalça kemiği kırıldı ama başını da vurabilirdi, daha ağır bir travma yaşanabilirdi. Telesiyej direklerinde pisti gören güvenlik kamerası olmadığı için çarpan kişi tespit edilemedi. Tüm ilgili birimlerden gerekli güvenlik ve düzenlemelerin yapılmasını rica ediyorum" ifadelerini kullandı.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 15:48
Datça İskele Mahallesi Çomarlık’ta kanalizasyon sorunu sona eriyor
MUSKİ Genel Müdürlüğü, Datça İlçesi İskele Mahallesi Çomarlık Mevkii’nde yaklaşık 5 bin metrelik kanalizasyon hattı yapım çalışmalarına başladı. Çalışmalarla artan nüfus kaynaklı atık suyun çevreye zarar vermesinin önüne geçilecek. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın öncülüğünde, il genelinde kanalizasyon altyapısını güçlendirmeye ve çevre sağlığını korumaya yönelik yatırımlarını sürdüren Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü, vatandaşların yaşam kalitesini artırmayı amaçlayan çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Bu kapsamda, Datça İlçesi İskele Mahallesi Çomarlık Mevkii’nde, yıllar içinde yoğun göçle birlikte artan altyapı ihtiyacına çözüm bulmak amacıyla 3 ay önce saha incelemeleri yapılmıştı. Yapılan çalışmaların ardından, bölgedeki kanalizasyon sorununu kalıcı olarak çözecek yaklaşık 5 bin metre uzunluğundaki kanalizasyon şebeke hattının yapımına başlandı. Yaklaşık 900 ev faydalanacak MUSKİ Genel Müdürlüğü, kanalizasyon altyapısının yetersiz olduğu bölgelerde çevresel sorunların önüne geçmek ve vatandaşlara sağlıklı, sürdürülebilir altyapı hizmeti sunmak amacıyla çalışmalarına devam ediyor. Çomarlık bölgesinde hayata geçirilecek kanalizasyon hattı ile birlikte, artan nüfus ve yapılaşma nedeniyle yaşanan sorunların ortadan kaldırılması ve yaklaşık 900 evin altyapı hizmetinden faydalanması amaçlanıyor. Bölgede kanalizasyon altyapısının bulunmaması nedeniyle vatandaşlar fosseptik sistemleri kullanmak zorunda kalırken, bu durum özellikle yağışlı dönemlerde taşma, sızıntı ve koku gibi çevresel ve sağlık sorunlarına yol açıyordu. Yürütülen çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte, çevreye zarar veren bu olumsuzluklar sona erecek; vatandaşlar hem maddi külfet oluşturan vidanjör kullanımından kurtulacak hem de daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir altyapı hizmetine kavuşacak. Bölgede yürütülen kanalizasyon hattı çalışmalarıyla vatandaşların uzun yıllar sağlıklı ve güvenli bir altyapıya kavuşturmayı hedeflediklerini belirten MUSKİ Datça İşletme Şube Müdür Vekili Serdar Ocak, "5 bin metre kanalizasyon şebeke hattı imalatı yapılacak. 144 adet muayene bacası, 180 adet parsel bacası konulacak sistemde. Bir adet tersin merkezimizle terfi merkezlerimize ulaştıracağız" dedi. İskele Mahallesi Muhtarı Meriç Bora: "Vatandaşın çok ciddi derecede mağduriyeti vardı. Yapı olayı burada fazla. 700-800 yaklaşık daire var bölgede. İster istemez de bu altyapı ihtiyaçtır. İskele mahalle muhtarlığı olarak Büyükşehir’e iletmiştik. Ahmet Başkan, sahadaki arkadaşlar ve daire başkanları çağrımızı duydu ve sağ olsunlar bu olaya el attı" dedi. Çomarlık bölgesinde yaşayan ve yaklaşık 17 yıllık kanalizasyon sorununun çözüme kavuştuğunu belirten İskele Mahalle sakini Mehmet Erdal, "Kanalizasyon problemi var. 17 yıldır devam eden bir problem. Buranın temel sorunu bu. Biz bunu Datça Belediyesi üzerinden MUSKİ’ye isteğimizi iletmiştik. Yılmaz Bey, buraya geldiğinde bir şey söyleyin ama arkasında durun. Dedi ki, söz ben bu mahallenin problemini gündemine alacağım. Daha sonra Ahmet Başkan bu işe el attı ve bugün herkes kendi sözünün arkasında durmuş oluyor. Bu bizi mutlu etti" dedi.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 15:46
Uzm. Dr. Demirkan: "Depresyon tedavi edilebilir"
Psikiyatri Uzmanı Dr. Arda Kazım Demirkan, depresyonun tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu söyledi. Liv Hospital Samsun Psikiyatri Kliniği’nden Uzm. Dr. Arda Kazım Demirkan, depresyon hakkında önemli bilgilendirmelerde bulundu. İnsanların bazen depresyonla geçici mutsuzluğu birbiriyle karıştırabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Demirkan, "Depresyon, bazen sadece mutsuzluk ile bazen de hem mutsuzluk, hem de kaygılı bir ruh haliyle birlikte kişinin düşüncesinde, konuşmasında, hareketlerinde ve fizyolojik işlevlerinde bir yavaşlamanın olduğu ve bunlarla birlikte değersizlik, isteksizlik, yetersizlik, karamsarlık hislerinin eşlik ettiği bir sendromdur" diye konuştu. "Mutsuzluk geçici bir duygu olabilir" Uzm. Dr. Arda Kazım Demirkan, "Konuşma dilinde ‘mutsuz ve karamsar’ hissettiğimizde kendimizi ’depresyondayım’ diyerek ifade ediyoruz. Halbuki mutsuzluk, depresyonun bir parçası olabileceği gibi daha sık olarak günlük yaşam olaylarının getirdiği geçici bir duygu olabilir. Mutsuzluğun, depresyonun bir parçası olup olmadığını belirlemek önemlidir çünkü tedavi gerekip gerekmediğine karar vermemizi belirler" ifadelerine yer verdi. "Depresyon tedavi edilebilir" Depresyonun, tedavi edilebilir bir rahatsızlık olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Demirkan, "Kişi, ömrü boyunca bir defa depresyona girebileceği gibi, birden fazla kez de girebilir. Böyle durumlarda her bir depresyon süresince uygun tedavi yöntemlerine başvurmak kişinin hem ruh, hem beden sağlığı bakımından önemlidir. Kişide depresyon geçmişi özellikle mevsimsel depresyon geçmişi varsa belirtilerin ilk çıkmaya başladığı tarihlerde yardım alması önem kazanmaktadır. Birçok rahatsızlıkta olduğu gibi problem ne kadar çabuk tespit edilip, tedavi süreci ne kadar çabuk başlarsa, iyileşme de o kadar kısa sürer" şeklinde konuştu.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 15:13
Balıkesir’de kadınlara yerinde sağlık hizmeti
Balıkesir’de Karesi İlçe Sağlık Müdürlüğü ekipleri, il merkezi, ilçe ve köylerde yaşayan kadınları evlerinden servis araçlarıyla alarak Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi’ne (KETEM) götürüyor. Balıkesir İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Karesi İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışma kapsamında, kanser taramalarına erişimi kolaylaştırmak amacıyla kadınlar bulundukları mahalle ve köylerden servislerle alınarak hastaneye ulaştırılıyor. KETEM’de yapılan taramalarda, erken teşhisin önemine dikkat çekilirken, kadınlara meme, rahim ağzı ve kolorektal kanserlere yönelik ücretsiz tarama hizmeti sunuluyor. Uygulamanın özellikle kırsal bölgelerde yaşayan ve sağlık hizmetlerine ulaşmakta güçlük çeken kadınlar için büyük kolaylık sağladığı gözlemlenirken, taramaların da düzenli olarak belirli aralıklarla devam edeceği bildirdi. Yapılan uygulama hakkında bilgi veren Karesi İlçe Sağlık Müdürlüğü KETEM biriminde görevli Dr. Zeynep Selin Kurplikaya, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi’nde meme, rahim ağzı ve kolorektal kanseri taramalarını tamamen ücretsiz ve randevusuz bir şekilde gerçekleştirdiklerini söyledi. Kurplikaya, "Karesi İlçe Sağlık Müdürlüğü olarak özellikle köylerde yaşayan ancak merkez ilçelerde de yaşayan tüm vatandaşlarımıza sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmak amacıyla belli çalışmalar yürütüyoruz. İlçe Sağlık Müdürlüğümüze ait araçla hastalarımızı evlerinden alıyoruz. Daha sonra ise KETEM birimimize getiriyoruz. Gerekli tarama ve kontrolleri sağladıktan sonra tekrardan evlerine kadar bırakıyoruz. Bu sayede özellikle de kırsal alanda yaşayan ve sağlık hizmetlerine erişimi zor olan hastalarımızın erişimini kolaylaştırmış oluyoruz" dedi. Aralık ayında Karesi İlçe Sağlık Müdürlüğü, KETEM birimi olarak yaklaşık 800 hastaya tarama işlemi gerçekleştirdiklerini ifade eden Dr. Zeynep Selin Kurplikaya, "Bunlardan taşıma ile gelen hastalarımızdan 43 tanesine kolorektal kanser tarama kiti vermiş olup, 25 vatandaşımıza da HPV taramasını yaptık. Özellikle bu şekilde ilçe sağlığımızın yürüttüğü taramalarla vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırmaya çalışıyoruz. Bu taramaları vatandaşlarımız yalnızca KETEM’lerde değil, Aile Sağlık Merkezlerinde ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinde yine ücretsiz bir şekilde yaptırabilir. Biz kendi taradığımız hastalarımızın eğer ki ileri tetkik yapılması gerekiyorsa kendilerini Balıkesir Devlet Hastanesi KETEM Teşhis Merkezine yönlendiriyoruz. Ve takip süreçlerini yine oradan hastalarımızın devam ediyoruz. Bu kanser taraması kapsamında yapılan bu programlarla hem kanseri erken teşhis etmiş oluyoruz, hem de toplumsal sağlık oranını büyük ölçüde arttırmış oluyoruz. Unutmayalım kanserde erken teşhis hayat kurtarır" şeklinde konuştu. Vatandaşlar ise gerçekleştirilen bu uygulamadan memnun olduklarını dile getirdiler.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 14:51
Aydın Büyükşehir Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği hizmete girdi
Aydın Büyükşehir Belediyesi Nazilli Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği Başkan Özlem Çerçioğlu’nun katıldığı tören ile hizmete girdi. Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından Nazilli Sümerpark içerisinde, yapımı tamamlanan Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi bugün düzenlenen törenle hizmete açıldı. 6 poliklinik ile hizmet verecek olan Ağız ve Diş Sağlığı Polikiliniği’nde vatandaşlar, ağız ve diş sağlığına yönelik tüm hizmetlerden mesai saatleri içerisinde ücretsiz olarak yararlanabilecek. Hafta içi 08.30 - 18.00 saatleri arasında hizmet vereceği belirtilen polikliniğin çevre ilçelerden gelecek olan vatandaşlara da hizmet sunacağı öğrenildi. Öte yandan kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşlara yönelik mobil araçlarla ağız ve diş sağlığı hizmeti sunulacağı da öğrenildi. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, polikliniğin Nazilli’ye hayırlı olmasını temenni ederek, "Birincisini Nazilli’de, ikincisini Söke’de, üçüncüsünü de Efeler’de olmak üzere Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği’ni açıyoruz. Buradaki kliniğimize sizlerle beraber ziyarete geldik. Bu hizmetin biz çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Ayrıca mobil araç olarak 5 araçla başlıyoruz. Hedefimiz bu araç sayısını 202ye çıkarmak. Bu mobil araçlarla kırsal mahallelerdeki başta çocuklarımız olmak üzere vatandaşlarımıza hizmet vereceğiz. Vatandaşlarımız bu hizmetlerden ücretsiz olarak faydalanacak. Tüm Aydınımıza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" dedi. Poliklinik açılışına Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, AK Parti Aydın Milletvekili Seda Sarıbaş, Yenipazar Belediye Başkanı Malik Ercan, Sultanhisar Belediye Başkanı Osman Yıldırımkaya, Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol, Köşk Belediye Başkanı Nuri Güler, Aydın Büyükşehir Belediyesi daire başkanlıkları, AK Parti Nazilli İlçe Yönetim Kurulu üyeleri, mahalle muhtarları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 14:03
PSMA PET ile prostat kanserinde net ve güvenilir görüntüleme
Doç. Dr. Erdem Sürücü, PSMA PET-BT’nin prostat kanserinde milimetrik düzeydeki odakları dahi tespit edebilen, güvenilir ve hasta dostu bir görüntüleme yöntemi olduğunu söyledi. Prostat kanseri, erkeklerde en sık görülen kanserler arasında yer alırken, hastalığın doğru evrede ve doğru yöntemle değerlendirilmesi tedavi başarısını doğrudan etkiliyor. Son yıllarda tıp dünyasında öne çıkan PSMA PET, görüntüleme, prostat kanserinin tanı, evreleme ve tedavi takibinde dikkat çekiyor. Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Nükleer Tıp Bölümü’nden Doç. Dr. Erdem Sürücü, PSMA PET-BT hakkında bilgi verdi. Prostat kanserine özel akıllı görüntüleme Doç. Dr. Erdem Sürücü, PSMA PET-BT, prostat kanseri hücrelerini hedef alacak şekilde tasarlanmış özel bir görüntüleme yöntemi olduğunu belirterek, "Prostat kanseri hücrelerinde yoğun bulunan PSMA adlı proteine bağlanan işaretli maddeler sayesinde, kanserli dokular vücutta net biçimde görüntülenir. Bu özellik, yöntemi klasik görüntüleme tekniklerinden ayırır. PSMA PET-BT, milimetrik düzeydeki kanser odaklarını bile tespit edebilme kapasitesine sahiptir. Bu sayede hastalığın yayılımı erken dönemde tespit edilebilir, tanıdaki belirsizlikler ortadan kalkar ve tedavi süreci daha doğru planlanır" dedi. Kişiye özel tedavi yaklaşımının önemli bir parçası PSMA PET-BT genellikle prostat kanseri tanısı almış ve PSA değeri yükselen veya tedavi sonrası nüks şüphesi bulunan hastalarda kullanıldığını ifade eden Doç. Dr. Sürücü, "Yüksek risk grubundaki hastalarda ve orta risk grubundaki hastalarda evreleme ve yeniden evreleme amaçlı, ya da lokal veya sistematik tedavi almış hastalarda tedavi yanıt değerlendirme amaçlı yapılabilir. PSMA PET-BT sayesinde tedavi ve cerrahi planlama en güvenilir şekilde yapılabilir. Cerrahi gerekliliği daha doğru belirler, radyoterapi alanları hassas şekilde planlanmasını sağlar, ilaç ve hormon tedavilerinin etkinliği değerlendirmesinde kullanılır" şeklinde konuştu. Güvenilir, kontrollü ve hasta dostu bir yöntem Doç. Dr. Sürücü son olarak, "PSMA PET-BT, bilimsel çalışmalarda etkinliği kanıtlanmış, güvenilir bir görüntüleme yöntemidir. Kullanılan radyoaktif madde düşük dozda olup kısa sürede vücuttan atılır. İşlem ağrısızdır ve hastanede yatış gerektirmez. PSMA PET çekimi genellikle aynı gün içinde tamamlanır. İşlem sonrasında hastalar günlük aktivitelerine rahatlıkla devam edebilir. Özel bir iyileşme süreci gerektirmez" diye konuştu.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 13:46
Prof. Dr. Güler kadınları uyardı
Gaziantep Özel ANKA Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Güler, rahim ağzı kanserinin çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebilen, ancak erken teşhisle tamamen kontrol altına alınabilen önemli bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Ayşe Güler, modern tıbbın sunduğu imkanlarla rahim ağzı kanserinin "korkulu bir rüya" olmaktan çıktığını belirterek, "Biz bu hastalığı henüz oluşmadan yakalayabiliyoruz. Ancak bunun tek bir şartı var, ertelememek. Kadınların kendini iyi hissetmesi, her şeyin yolunda olduğu anlamına gelmeyebilir. Çünkü, rahim ağzı kanseri özellikle erken evrede belirti göstermeyebiliyor. Özellikle adet dönemleri dışında görülen düzensiz kanamalar, cinsel ilişki sonrası kanama veya ağrı, alışılmışın dışında ve kötü kokulu akıntılar ile geçmeyen kasık ağrıları en önemli uyarıcı işaretlerdir. Bu belirtilerden biri bile varsa, beklemek yerine mutlaka uzman bir hekime başvurulmalıdır. Unutmayın, bu belirtiler her zaman kanser demek değildir, ancak kontrol altında olmak hayat kurtarır" dedi. Düzenli tarama testleri ve HPV aşısının hastalıktan korunmada önemli rol oynadığını vurgulayan Prof. Dr. Güler, "Smear testi ve HPV testi kanser oluşmadan önceki hücresel değişimleri bile gösterebilir. Böylece hastalık ortaya çıkmadan önlem almak mümkün hale gelir. Tarama programlarıyla birlikte değerlendirildiğinde hastalığın görülme riski ciddi ölçüde azalır" şeklinde konuştu. Prof. Dr. Ayşe Güler, çağrıda bulunarak, "Sessizce ilerleyen bu süreci, modern tıbbın gücüyle durdurmak elimizde. Kendinize bir iyilik yapın ve sağlığınızı şansa bırakmayın" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder