Son Dakika
|
İnşaatta kafasına mutfak tüpü düşen işçi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Şemdinli’de dereye düşen çocuğun cansız bedeni bulundu
Devler Ligi’nde 9 gollü maçın kazananı PSG
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Hamaney: "Düşmanlar ekonomik alanda da umutsuzluğa düşmeli"
İran'da patlama: 14 asker hayatını kaybetti!
Nevzat Bahtiyar’a verilen 17 yıl hapis cezasının gerekçesi açıklandı
Trump’tan AB menşeli otomobil ve ağır vasıtalara yüzde 25 gümrük vergisi kararı
Şanlıurfa’da üvey kardeşler arasında arazi kavgası: 2 ölü
Sobaya dökülen tinerin parlamasıyla ağır yaralanan genç hayatını kaybetti
Sakarya’da karaya oturan gemi havadan görüntülendi
SAĞLIK
Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde yer alması önemli gündemlerimizden biri"
01 Mayıs 2026 Cuma - 23:58:46
Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı tarafından düzenlenen programa katıldı. Programda konuşan Eroğlu, hekimliği mesleğinin önemine dikkat çekerek, veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde hak ettiği yeri alması gerektiğini dile getirdi. "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması en önemli gündemlerimizdendir" Tüm veteriner hekimlerin Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutladığını dile getiren Eroğlu, Merkez Konseyi ve 72 il ve bölge odasıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, "Attığımız her adımı meslektaşlarımızla istişare ederek atıyoruz. Çünkü bir işe başlarken adını doğru koyarsanız doğru sonuçlara ulaşırsınız. Çalışmalarımızda Tarım ve Orman Bakanlığımız ile sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bakanımız İbrahim Yumaklı başta olmak üzere tüm bürokratlara teşekkür ediyorum. Özellikle 41. madde ile ilgili uzun süredir devam eden bir sorunun çözüm aşamasına gelmiş olması bizim için önemlidir. 3 yıldır büyük sorun haline gelmişti. Meslek örgütleri ile kamu birlikte çalıştığında ortaya çıkan mevzuat daha sağlıklı ve isabetli olur. Bu nedenle iş birliği büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır. Bu sağlandığında özlük hakları, maaşlar, fiili hizmet gibi birçok sorun çözüme kavuşacaktır. Sorunlarımızı ancak birlik ve beraberlik içinde çözebiliriz. Bilgiye dayanmayan açıklamalar bilgi kirliliği oluşturur. Bu nedenle meslektaşlarımızın konulara hakim olarak görüş bildirmesi büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre sağlık hizmetleri sınıfında yer almaktadır. Ancak bu durum tek başına yeterli değildir. Hakların tam anlamıyla elde edilebilmesi için ilgili diğer yasal düzenlemelerin de yapılması gerekmektedir. Hazırladığımız kanun teklifleri arasında veteriner hekimlerin tanımının güncellenmesi ve mesleğin kapsamının genişletilmesi de bulunmaktadır" dedi. "Tek sağlık yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekiyor" Veteriner hekimlerin sahipsiz hayvanlar sorununda aktif rol oynaması gerektiğini kaydeden Eroğlu, "Bu alanda belediyelerde yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmesi gerekmektedir. Türkiye genelinde en az 4 bin veteriner hekimin bu alanda görevlendirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Eğitim konusu da mesleğimizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Veteriner fakültelerinin niteliği artırılmalı, eğitim güçlendirilmelidir. Mezun olan veteriner hekimlerin yeterli donanıma sahip olması sağlanmalıdır. Veteriner hekimlik çevre, hayvan ve insan sağlığına aynı anda hizmet eden tek meslek grubudur. Bu nedenle stratejik bir meslektir. Sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda ve sağlıklı insan demektir. Kovid-19 süreci de veteriner hekimliğin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Zoonotik hastalıkların büyük bir kısmı hayvan kaynaklıdır ve bu hastalıklarla mücadelede veteriner hekimler kritik rol oynamaktadır. Bu nedenle ‘tek sağlık’ yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı ve ilgili kurumlara sunduğumuz raporlarla bu yapının oluşturulmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu da veteriner hekimlerin hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından temel bir rol üstlendiğini söyledi. Meslek mensuplarının bilgi ve deneyimlerinin daha fazla görünür olması gerektiğini belirten Tanrıkulu, özellikle son dönemde hayvancılık konusunda farklı kesimlerin öne çıktığını, ancak meslek uzmanlarının daha aktif ve görünür olması gerektiğini kaydetti. Tanrıkulu, mesleğin temsil gücünün artırılmasının önemli olduğunu ifade ederek, yürütülen mevzuat çalışmalarının kısa sürede sonuçlanmasını temenni etti. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç da, Kastamonu’da yaklaşık 280 bin büyükbaş ve 80 bine yakın küçükbaş hayvan varlığı bulunduğunu belirterek, hayvan sağlığının korunması ve buzağı ölümlerinin azaltılması için kurumlar arası iş birliğinin önemli olduğunu dile getirdi. Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı ise veteriner hekimlerin zorlu şartlarda görev yaptığını, çoğu zaman bu durumun bilinmediğini söyledi. "Veteriner hekimlerine destek veren bir ülke, hayvan sağlığına, gıda güvenliğine ve toplum sağlığına sahip çıkmış demektir" diyen Maşalacı, meslekte yaşanan sorunların doğrudan hayvan sağlığı, gıda güvenliği ve toplum sağlığını etkilediğini belirtti. Programa Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Özgür Kaynar, Kastamonu Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur, Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bayram Pehlivan, oda yönetimi ve veteriner hekimler katıldı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 18:39
Hitit Üniversitesi’nin kan bağışı duyarlılığına Kızılay’dan gümüş madalya
Türk Kızılay tarafından yürütülen kan bağışı kampanyalarına sağladığı katkı dolayısıyla Hitit Üniversitesine gümüş madalya verildi. Türk Kızılay Kan Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Bölge Kan Merkezleri ve Kan Bağışı Merkezleri tarafından yürütülen kan bağışı projeleri ve kampanyalarına destek veren kurumlara kurumsal madalya veriyor. Bu kapsamda 2025 yılında gerçekleştirilen toplam bin 54 ünite kan bağışıyla Çorum’da kurumsal gümüş madalyayı alan ilk kurum Hitit Üniversitesi oldu. Hitit Üniversitesinde kan bağışı kampanyalarına en fazla katkı Osmancık Ömer Derindere Meslek Yüksekokulu, Meslek Yüksekokulları Kampüsü ve Spor Bilimleri Fakültesinden geldi. Hitit Üniversitesi Rektörlüğü Senato Salonu’nda düzenlenen takdim töreninde konuşan Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, "Türk Kızılay tarafından üniversitemizde gerçekleştirilen kan bağışı kampanyalarına duyarlılık göstererek hayatlara dokunan akademik ve idari personelimiz ile öğrencilerimize yürekten teşekkür ediyorum" dedi. Çorum Kızılay Şube Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Bilgin de Çorum’da ilk kurumsal madalyanın 2024 yılında 654 ünite kan bağışı ile Osmancık 75. Yıl Cumhuriyet İlkokuluna verildiğini ifade ederek kurumsal gümüş madalyayı alan ilk kurumun ise Hitit Üniversitesi olduğunu kaydetti. Kan bağışlarının ülke genelindeki kan ihtiyacının karşılanmasınaönemli katkı sunduğuna dikkati çeken Bilgin, desteklerinden dolayı başta Rektör Prof. Dr. Ali Osman Öztürk olmak üzere üniversite yönetimine teşekkür etti. Törene, Hitit Üniversitesi Senato Üyeleri, Çorum Kan Bağışı Merkezi Müdürü Dr. Senem Biçer, Kan Bağışçısı Kazanım Uzmanı Yasemin Güloğlu ve Şube Müdürü Tuğrul Yıldırım katıldı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:37
Büyükşehir’den diyabetli öğrencilere sensör desteği
Bursa’da gençlerin daha iyi bir eğitim alabilmesi ve gelecek kaygısı yaşamaması için çalışmalarını sürdüren Bursa Büyükşehir Belediyesi, sosyal güvencesi bulunmayan Tip 1 diyabet hastası üniversite öğrencilerine yönelik, ‘Şeker Sensörü Desteği’ni başlattı. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı koordinesinde hayata geçirilen ‘Sürekli Glikoz Ölçüm Sensörü’ desteğiyle, üniversitelerin örgün eğitim programlarında öğrenim gören 18 yaş üzerindeki Tip 1 diyabetli gençlerin, kan şekeri seviyelerini gün içerisinde anlık olarak takip edebilmesi amaçlanıyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan destek programıyla eğitimine devam eden gençlerin yaşam kalitesinin artırılması ve hastalık yönetimlerinin daha güvenli hale gelmesi hedefleniyor. Projenin başvuruları, 1 Mayıs-15 Mayıs tarihleri arasında alınacak. Destekten yararlanmak isteyen öğrencilerin Bursa’da ikamet etmesi, 18 yaşını doldurmuş olması, Tip 1 diyabet tanısına sahip bulunması ve üniversitelerin örgün eğitim programlarında aktif olarak öğrenim görmesi gerekiyor. Değerlendirme süreçlerinin ardından uygun bulunan öğrencilere sensör desteği sağlanacak. Başvurular için https://www.bursa.bel.tr/form/?form_id=b8b53cd277 adresi ziyaret edilebilir.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:00
Sınav döneminde kontrolsüz ilaç kullanımı
Sınav hazırlık sürecinde dikkat artırma vaadiyle kullanılan ürünler, doğru tedavinin önüne geçebiliyor. Ailelerin bilinçsiz yönlendirmeleri çocukların sağlığını riske atıyor. Türkiye’de milyonlarca öğrencinin geleceğini etkileyen LGS ve YKS sürecinde artan stres ve başarı baskısı, öğrenci ve aileleri "kısa yoldan çözüm" arayışına itiyor. Son dönemde özellikle dikkat ve odaklanmayı artırdığı iddia edilen bazı ilaçların, hekim kontrolü olmadan kullanılması ciddi bir tartışma konusu haline geldi. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Cansu Gerçek, kamuoyunda "zihin açıcı" olarak bilinen ürünlere ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Dr. Gerçek, bu ürünlerden biri olan sitikolin; beyin hücre zarının yapısında yer alan fosfolipitlerin sentezine katılan, nörolojik süreçlerde rol oynayan bir madde oldğunu belirterek, "Sitikolin, çocuk ve ergen psikiyatrisinde bazı seçilmiş vakalarda destekleyici amaçla kullanılabilir. Ancak hiçbir şekilde temel tedavinin yerine geçmez. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda birinci basamak tedavi, bilimsel etkinliği kanıtlanmış stimülan ilaçlardır. Sitikolin bu tedavilere alternatif değildir; yalnızca gerekli görüldüğünde ek destek olarak değerlendirilebilir. Kkontrolsüz kullanımın en büyük tehlikesi, çocukların doğru tanı ve tedaviye ulaşmasının gecikmesi ve farklı sağlık sorunlarına yol açabilme riski. Çünkü her dikkat sorunu aynı nedene dayanmayabilir. Her dikkat sorunu DEHB değildir. Bu nedenle hekime danışmadan yapılan her müdahale, asıl sorunun gözden kaçmasına neden olabileceği gibi farklı sağlık sorunlarına da yol açabilir" dedi. Dr. Cansu Gerçek özellikle sosyal medya ve kulaktan dolma bilgilerle yapılan yönlendirmelerin ciddi risk taşıdığını belirterek, "Hekim önerisi olmadan ilaç kullanmayın, arkadaş tavsiyesi ile ilaca başlamayın ve gelişme çağındaki çocukların akademik başarısı için kimyasal destek arayışına girmeyin. Sitikolin gibi maddeler, doğru hastada ve doğru endikasyonla kullanıldığında fayda sağlayabilecek nörobiyolojik ajanlar arasında yer alıyor. Ancak bu durum, onların "herkes için uygun" olduğu anlamına gelmiyor. Gelişigüzel ‘zihin açıcı’ kullanımı doğru değildir. Kalıcı başarı, doğru tanı, uygun tedavi ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla mümkündür" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
30 Nisan 2026 Perşembe- 09:15
Düşme sonrası gittiği hastanede nadir görülen ölümcül hastalığa yakalandığını öğrendi
2
30 Nisan 2026 Perşembe- 10:11
Grip olduğunu düşündü doktora gitmedi: Hayatının şokunu yaşadı
3
30 Nisan 2026 Perşembe- 10:04
İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Güner: "1 yılda 300 kere doktora giden hasta var"
4
01 Mayıs 2026 Cuma- 09:42
Dev sağlık tesisi hız kesmeden devam ediyor
5
01 Mayıs 2026 Cuma- 10:21
Mevsimsel alerjiler artışta
16 Mart 2026 Pazartesi - 13:34
Selendi’de iki mahallenin daha altyapı sorunu tarih oluyor
Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, il genelindeki altyapı sorunlarını çözüme kavuşturmak hedefiyle yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. "17 ilçeye eşit hizmet" anlayışıyla çalışmalarını sürdüren MASKİ, Selendi ilçesine bağlı Halılar ve Atatürk mahallelerinde kanalizasyon ve yağmur suyu çalışması başlattı. MASKİ Genel Müdürlüğü, Kanalizasyon Dairesi Başkanlığı bünyesinde yürütülen proje kapsamında Selendi ilçesine bağlı Halılar Mahallesi’nde bin 200 metrelik kısmi kanalizasyon hattı ve Atatürk Mahallesine 500 metre yağmursuyu hattı çalışmalarına başladı. Proje kapsamında, yüklenici firma tarafından titizlikle yürütülen toplam 1.700 metrelik çalışmaların tamamlanmasıyla mahallelerde uzun yıllardır süregelen altyapı sorunlarının kalıcı olarak çözüme kavuşacağı belirtildi. "Halk sağlığını tehdit ediyordu" Kanalizasyon Dairesi Başkanlığı’ndan Harita Teknikeri Fatma Nur, yürütülen çalışmalarla ilgili şu bilgileri verdi: "Halılar Mahallemizin kanalizasyon hattı konusunda ciddi sıkıntıları vardı. Meydandaki fosseptik; yazın koku, kışın ise taşma sorunlarına yol açarak halk sağlığını tehdit ediyordu. Muhtarımız ve mahalle sakinlerinin talepleri üzerine hemen harekete geçtik. Yeni hattımızı ana şebekeye bağlayarak bu sorunu ortadan kaldıracağız. Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu’nun öncülüğünde, halkımızın yaşam kalitesini artırmak için çalışmaya devam edeceğiz." Yıllardır süren altyapı eksikliğinin giderilmesinden dolayı memnuniyetlerini dile getiren vatandaşlardan Akile Utangan, "Yıllardır koku ve taşkın sorunlarıyla mücadele ediyorduk. Evlerimizi dahi havalandıramadığımız zamanlar oluyordu. Şimdi çalışmalar başladı ve hızla ilerliyor. Emeği geçen herkese teşekkürler." derken, Halılar Mahalle Muhtarı Mehmet Ali Gürbüz, "Kış aylarında sürekli taşmalar meydana geliyordu. Yaşadığımız sorunları Başkanımız Besim Dutlulu’ya ilettik. Kendisi sağ olsun, talebimizi çok kısa sürede değerlendirerek ekipleri yönlendirdi. Mahallemiz artık rahat bir nefes alacak." ifadelerini kullandı. Bir başka mahalle sakini Murat Sade ise şunları söyledi: "Fosseptik kuyusu benim bahçemin içerisinde olmasından dolayı ciddi koku ve taşkın sorunlarıyla boğuşuyorum yıllardır. 10 yıldır süregelen bu soruna daha önce çözüm bulunamamıştı. Başkanımız Besim Dutlulu’nun çözüm odaklı yaklaşımı sayesinde sesimiz duyuldu. Çalışmaların tamamlanmasını dört gözle bekliyoruz."
16 Mart 2026 Pazartesi - 13:21
Kalın bağırsak kanseri panelinde kritik uyarılar
1-31 Mart Ulusal Kolorektal Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında 5 farklı branşı tek masada buluşturan Medipol Sağlık Grubu, farkındalık paneliyle güncel tedavi yöntemlerini masaya yatırdı. Tarama programlarından akıllı ilaçlara, kapalı cerrahi avantajlarından beslenme alışkanlıklarına kadar her detayın ele alındığı panelde, kanserden korunmak için 45 yaşından itibaren düzenli kontrolün bir zorunluluk olduğu belirtildi. Kalın bağırsak kanserinde erken tanı ve doğru tedavi planlamasının hayati önem taşıdığına dikkat çekmek amacıyla 1-31 Mart Ulusal Kolorektal Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında önemli bir etkinlik düzenlendi. Medipol Sağlık Grubu tarafından düzenlenen "Kalın Bağırsak Kanseri Farkındalık Paneli", Medipol Mega Üniversite Hastanesi Konferans Salonu’nda yapıldı. Panelin moderatörlüğünü Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Celalettin Haksal üstlenirken; Gastroenteroloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yılmaz Bilgiç, Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Doç. Dr. Ayşe Yıldırım Altınok, Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Atakan Topçu ve Nükleer Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Tansel Çakır kolorektal kanserin tarama yöntemlerinden güncel tedavi yaklaşımlarına kadar birçok önemli başlığı farklı disiplinlerin bakış açısıyla ele aldı. Kanserden korunmak için sağlıklı yaşam önemli Kanserden korunmada yaşam tarzının büyük rol oynadığını belirten Prof. Haksal, "Özellikle beslenme ve düzenli hareketçok önemli. Ortalama 1,5 ila 2 litre su tüketimi vücut için oldukça önemlidir. Bunun yanında lif açısından zengin gıdalarla beslenmek ve hayvansal ağırlıklı beslenmeden mümkün olduğunca uzak durmak gerekir. Sedanter yaşam birçok hastalık için risk oluşturuyor" dedi. Kolon ve rektum kanseri ameliyatlarında kapalı yöntem avantaj sağlıyor Kolon ve rektum kanseri ameliyatlarında uygulanan yöntemlere de değinen Prof. Haksal, "Bazı durumlarda hastalarda "stoma" olarak bilinen torba uygulaması gerekebiliyor. Bu durum özellikle rektum bölgesindeki tümörlerin konumuna göre değişebilir. Çoğu vakada torbanın geçicidir. Günümüzde kapalı yöntemle yapılan ameliyatlarda hastalar daha az ağrı hisseder, daha erken ayağa kalkabilir ve günlük yaşamlarına daha hızlı dönebilir. Açık ameliyatlarda iyileşme süresi daha uzun olurken kapalı cerrahi sayesinde hastanede kalış süresi de ortalama 5-7 günlere kadar düşebilmektedir. Ameliyat sonrasında hastaların erken dönemde yürütülmesi ve beslenmeye kademeli olarak başlanması iyileşme sürecini olumlu yönde etkiliyor" ifadelerini kullandı. Yaş sınırı 45’e çekildi Kolon kanserinde taramanın büyük önem taşıdığını belirten Prof. Bilgiç, "Son yıllarda kolonoskopi tarama yaşı erkene çekildi. Daha önce 50 yaş üzerindeki bireylere önerilen taramalar artık 45 yaşından itibaren yapılmasını tavsiye ediyoruz. Özellikle ailesinde kolon kanseri öyküsü bulunan kişilerde risk daha yüksek olabiliyor. Kolonoskopi sırasında eğer polip tespit edilirse büyüklüğü ve yayılımı incelenir ve buna göre tedavi planı yapılır. Aynı zamanda hastanın bir sonraki tarama zamanını da buna göre belirliyoruz. Hareketsiz yaşam tarzı, liften fakir ve yağdan zengin beslenme, obezite ve aile öyküsü kolon kanseri için önemli risk faktörleri arasında yer alıyor" şeklinde konuştu. Rektum kanserinde ameliyat öncesi ışın tedavisi Rektum kanserinde tedavi sürecinin çoğu zaman ameliyat öncesinde planlandığını belirten Doç. Altınok, "Işın tedavisi tümörü küçültmek amacıyla uygulanıyor. Hastaları öncelikle ayrıntılı şekilde değerlendiriyoruz ve hastalığın evresine göre tedavi planı oluşturuluyor. Ameliyat öncesinde uyguladığımız radyoterapi ile tümörün boyutunu küçültmeyi hedefliyoruz. Bu sayede cerrahi işlem daha kontrollü ve daha küçük bir kesiyle gerçekleştirilebiliyor. Tedavi sürecini bilgisayar destekli planlama ile hazırlıyoruz. Hangi bölgenin ışınlanacağı detaylı olarak belirleniyor ve işlem kısa sürede tamamlanıyor.Işın tedavisi yalnızca hedeflenen bölgede etkili oluyor. Bazı yan etkiler görülebilse de bunlar çoğu zaman hastaların tolereedebileceği düzeyde oluyor ve tedavi sürecinde hastalar günlük yaşamlarına büyük ölçüde devam edebiliyor" dedi. Kolon kanserinde erken evrede tedavi şansı yüksek Kolon kanserinin erken evrede yakalandığında tedavi başarısının oldukça yüksek olduğunu belirten Doç. Topçu, "Hastalık dünya genelinde en sık görülen kanser türleri arasında yer alıyor. Özellikle tarama yöntemleri sayesinde hastalık erken evrede tespit edilebiliyor. Kolon kanseri erken evrede yakalandığında yalnızca cerrahi tedavi ile tamamen kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Bu nedenle tarama programları büyük önem taşıyor. Evre 1 hastalarda genellikle kemoterapiye ihtiyaç duyulmaz. Evre 2’de ise bazı hastalarda ek tedavi gerekebilir. Daha ileri evrelerde ise kemoterapi ile birlikte hedefe yönelik akıllı ilaçlar da tedavi seçenekleri arasına girebilir. Kolorektal kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi yöntemleri günümüzde daha yönetilebilir hale geldi. Bu nedenle hastaların tedavi sürecini mutlaka hekim kontrolünde yürütmeleri gerekiyor" diye konuştu. Pet tetkikleri tanıda yol gösterici olabilir Kanser hastalıklarının değerlendirilmesinde kullanılan görüntüleme yöntemlerinin önemli bilgiler sağlayabildiğini belirten Nükleer Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Tansel Çakır, PET tetkiklerinde verilen radyasyon dozunun genellikle düşük seviyelerde olduğunu söyledi. Dr. Çakır, özellikle çocuklarda gereksiz radyasyon maruziyetinden kaçınılması gerektiğini vurgulayarak "Bu tetkiklerde verilen radyasyon dozları oldukça düşüktür ancak yine de çocuk hastalarda mümkün olduğunca dikkatli davranmak gerekir. Eğer alternatif bir bakım seçeneği varsa, tetkik sırasında çocuğun yanında başka bir yakının bulunması tercih edilebilir" dedi. Gebelerde ise radyasyon konusunun çok daha hassas bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dr. Çakır, gerekli durumlarda görüntüleme yöntemlerinin dikkatle planlandığını ifade etti.
16 Mart 2026 Pazartesi - 12:32
Usta sanatçı Orhan Gencebay, hastaneye kaldırıldı
Yüksek ateş şikayetiyle hastaneye başvuran usta sanatçı Orhan Gencebay, koronavirüs şüphesiyle müşahede altına alındı. Gencebay’ın tedavisine hastanede devam ediliyor.
16 Mart 2026 Pazartesi - 11:56
Minik Esila için sağlıkçılar tek yürek oldu
Eskişehir’de sağ kulağında mikrotia bulunan 8 yaşındaki Esila Yetim, Sağlık-Sen’in desteğiyle 23 Haziran’da ameliyat olacak. Esila Yetim’in , Kulak kepçesinin doğuştan tam gelişmemesi, küçük kalması veya hiç oluşmaması olarak tanımlanan mikrotia anomalisi ile dünyaya geldi. Ailesinin tedavi için yıllarca kapı kapı dolaştığı Esila için Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanlığı harekete geçti. Sendikadaki sağlık çalışanlarının görüşmeleri sonucunda, minik Esila’nın Konya’da ameliyat edilmesi için 23 Haziran 2026 tarihine gün alındı. Heyecanla ameliyat tarihini bekleyen aile, bu süreçte kendilerine destek sağlayan herkese teşekkür etti. "Çok mutluyuz ve destek olan herkese teşekkür ediyoruz" Konuyla ilgili konuşan Anne Elif Yetim, "Kızımız doğuştan Mikrotia Tip 3 olarak dünyaya geldi. Ameliyat sürecimiz var. Bu süreçte yardımcı olan ve yanımızda duran herkese çok teşekkür ederim, hepsinden Allah razı olsun. Ameliyat tarihimiz 23 Haziran. Çok mutluyuz ve destek olan herkese tekrar teşekkür ediyoruz" dedi. "Konya’ya gidip ameliyat tarihimizi aldık" Baba Rafet Yetim, "Annem bir vakıfla görüşmüş. Vakıf bize Prof. Dr. Osman Akdağ ile bağlantı kurulabileceğini belirtti. Oradaki arkadaşlar, Sağlık-Sen Şube Başkanımız Hasan Hüseyin Köksal ile görüştüler. Kendisi sağ olsun, bir görüşme ayarladı, sonrasında süreç sonuçlandı. Konya’ya gidip ameliyat tarihimizi aldık ve oradan mutlu bir şekilde döndük" şeklinde konuştu. "İnşallah bir gülen yüz ortaya çıkacak" Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal ise, şunları söyledi: "Durumu öğrenince bir sağlık çalışanı olarak öncelikle İstanbul ve İzmir’de neler yapabileceğimize baktık. Konu bize intikal ettikten sonra önce çocuğumuzu tanıdık, konuyu araştırdık ve bir çalışma başlattık. Ardından bu durumu grubumuzla, özellikle kadın kollarımızla paylaştık. Hem Ramazan ayının maneviyatı hem de Sağlık-Sen’in 6 bin kişilik güçlü üye sayısıyla aileye nasıl destek olabileceğimize dair bir çalışma yürüttük. Emek veren tüm kadınlarımıza ve bağışçılarımıza teşekkür ediyorum. İnşallah bir gülen yüz ortaya çıkacak ve biz de Sağlık-Sen olarak buna katkı sunmuş olacağız. Önümüzde yaklaşık 6 aylık zorlu bir süreç var. İnşallah Konya’da özel bir klinikte tedavisi başlayacak; 3 aylık yoğun bir tedavi döneminin ardından tekrar şehrimize dönecek. 6 ayın sonunda inşallah çocuğumuzun hayatına sorunsuz bir şekilde devam etmesi planlanıyor. Uzman ekiplerin oluşturduğu güzel bir çalışma grubu var; araştırma yaparak Türkiye’de bu operasyonu gerçekleştiren iki kişiden birine ulaştık. Alanında yetkinliği oldukça yüksek bir isim. İnşallah Esila kızımızın yüzü gülecek."
16 Mart 2026 Pazartesi - 11:52
’Ara tatilde ekran süresi azaltılmalı’
Ara tatilde ekran kullanımının sınırlandırılması uyarısında bulunan Uzman Klinik Psikolog Enise Öziç, "Günümüzde ekran kullanımı çocuklar arasında hem artmış hem de çok küçük yaşlara kadar inmiştir. Bu nedenle, ara tatilde ailelerin hedefi ekran kullanımını minimuma indirmek olmalıdır" dedi. Liv Sağlıklı Yaşam Merkezi’nden Uzman Klinik Psikolog Enise Öziç, ara tatil için ebeveynlere önerilerde bulundu. Başlayan ara tatilde doğru tutum sergilenirse çocuklar için güzel bir anı ve sorumluluk fırsatına dönüşebileceğinin altını çizen Öziç, hem ebeveynler hem de çocuklar için güçlü ilişkiler ve doğru kazanımlar adına tatlı molalar olan ara tatilde nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlattı. "Ekransız günler belirleyin" Ara tatilde ekran kullanımının sınırlı olmasına dikkat çeken Uzm. Klnk. Psk. Öziç, "Bildiğimiz üzere günümüzde ekran kullanımı hem çok küçük yaşlara inmiş hem de çocuklar geçmişe kıyasla ekrana daha uzun süre maruz kalmaya başlamıştır. Bu nedenle ara tatilde hedefimiz ekran kullanımını minimuma indirmek olmalıdır. Tatiller çoğu zaman çocuklarımız için ekran maruziyetinin çok arttığı dönemlerdir. Bu durum çocuklarımıza çok büyük zararlar veriyor. Tatilde bir ödül gibi hissedilen ekran sürelerini minimuma hatta mümkünse sıfıra indirmeliyiz. Eğer ekran kullandırmak zorunda kalırsanız da televizyon, bilgisayar ve internet sürelerini kontrol altında tutarak, çocuğun sosyal yaşantısının ve zihinsel süreçlerinin olumsuz etkilenmemesini sağlamalısınız. Bu sınırlandırma ise yaş dönemine uygun olacak şekilde planlanmalıdır. 0-2 yaş aralığında ekran kullanımı uygun değildir, 2-5 yaş maksimum molalarla 1 saat, 5-10 yaş maksimum molalarla 2 saat, 10 yaş üzeri ise maksimum molalarla 3 saattir. Tatil haftasının en azından bir ya da iki gününü ’ekransız gün’ olarak belirlemelisiniz. Ekran kullanılmadan da yapılabilecek birçok şey var, lütfen TV, tablet, telefonu bir sıkılmama aracı olarak görmelerine izin vermeyin" diye konuştu. "Çocuğunuzla doğada vakit geçirin" Uzm. Klnk. Psk. Öziç, "Çocuğunuzla beraber bolca doğada vakit geçirin. Yürüyüşler, piknik, keşfedilmemiş bölgeleri keşfetmek kendisinde doğaya karşı ilgi uyandıracaktır. Sanatsal faaliyetlerin bol olduğu tatiller, müze ve sanat galerilerini ziyaret etmek için ideal zamandır. Okul döneminde genellikle masa başında oturmak zorunda kalan çocukların fiziksel aktivite yapmaya ihtiyaçları olduğu için mutlaka yüzme, bisiklet sürme, tenis gibi aktivitelerle çocuğunuzun enerjisini atmasını sağlayın. Çoğunuzla birlikte yemekler yapın, yeni tarifler deneyin. Bu, hem eğlenceli vakit geçirmenizi sağlar hem de çocuğunuzun mutfak becerilerini geliştirmesine yardımcı olur" şeklinde konuştu.
16 Mart 2026 Pazartesi - 11:51
Minik Esila için sağlıkçılar tek yürek oldu
Eskişehir’de sağ kulağında mikrotia bulunan 8 yaşındaki Esila Yetim, Sağlık-Sen’in desteğiyle 23 Haziran’da ameliyat olacak.
16 Mart 2026 Pazartesi - 11:44
Havaların ani değişmesiyle birlikte artan grip, soğuk algınlığı ve halsizliğe dikkat
Aktar Ersin Çimen, son dönemlerde havaların ani değişmesiyle birlikte grip, soğuk algınlığı ve halsizlik gibi rahatsızlıkların arttığını belirterek, doğal ürünlerin vücudu desteklemede önemli rol oynadığını ifade etti. Bilecik’in Osmaneli ilçesinde 24 yıldır aktarcılık yapan Ersin Çimen, özellikle mevsim geçişlerinde sıkça yaşanan hastalıklara karşı vatandaşlara doğal destek önerilerinde bulundu. Çimen, bağışıklık sistemini güçlendiren en etkili doğal karışımlardan birinin zencefil ve zerdeçal olduğunu söyledi.Uzun yıllardır bitkisel ürünler üzerine çalışan Çimen, son dönemlerde havaların ani değişmesiyle birlikte grip, soğuk algınlığı ve halsizlik gibi rahatsızlıkların arttığını belirterek, doğal ürünlerin vücudu desteklemede önemli rol oynadığını ifade etti. "Mevsim geçişlerinde vücut direnci düşüyor" Çimen, zencefil ve zerdeçalın birlikte tüketildiğinde güçlü bir bağışıklık desteği sağladığını vurgulayarak, "Özellikle mevsim geçişlerinde vücut direnci düşüyor. Zencefil ve zerdeçal karışımı hem bağışıklık sistemini güçlendirir hem de vücudu hastalıklara karşı daha dirençli hale getirir. Vatandaşlarımız bu karışımı bal ile birlikte tüketerek çay şeklinde hazırlayabilir" dedi. Doğal ürünlere ilginin her geçen gün arttığını belirten Çimen, kimyasal ürünler yerine bitkisel desteklerin doğru ve ölçülü kullanıldığında önemli faydalar sağladığını söyledi. Uzmanlar da zencefil ve zerdeçalın antioksidan özellikleri sayesinde vücudu desteklediğini ve özellikle soğuk havalarda düzenli tüketimin faydalı olabileceğini ifade ediyor.
16 Mart 2026 Pazartesi - 11:33
Bayburt’ta üniversite personeline ‘Temel Yaşam Desteği’ eğitimi verildi
Bayburt’ta üniversite personeline yönelik ‘Temel Yaşam Desteği’ konulu eğitim programı düzenlendi. Eğitim, Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı bünyesinde yürütülen hizmet içi eğitim faaliyetleri kapsamında gerçekleştirildi. Hemşire Birten Polat tarafından verilen eğitimde, temel yaşam desteğinin önemi, acil durumlarda doğru müdahale yöntemleri, kalp masajı ve suni solunum uygulamaları katılımcılara anlatıldı. Eğitimde ayrıca, acil durumlarda hızlı ve doğru müdahalenin insan hayatını kurtarmadaki kritik rolüne dikkat çekildi. Katılımcıların sorularının yanıtlanması ve konuya ilişkin değerlendirmelerin yapılmasının ardından eğitim sona erdi. Personelin mesleki bilgi ve becerilerini geliştirmeye yönelik hizmet içi eğitim faaliyetlerinin süreceği öğrenildi.
16 Mart 2026 Pazartesi - 11:01
Malatya’da 20 santimetrelik kitle kapalı yöntemle çıkarıldı
Malatya’da karın ağrısı şikayetiyle hastaneye başvuran 48 yaşındaki Nida Seydo’nun sol böbrek üstü bezinde yaklaşık 20 santimetre büyüklüğünde kitle tespit edildi. Riskli kabul edilen kitle, kapalı (laparoskopik) yöntemle gerçekleştirilen operasyonla çıkarılırken hasta sorunsuz şekilde taburcu edildi. Malatya’da, Yaklaşık dört hafta önce karın ağrısı şikayeti yaşayan Nida Seydo, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurdu. Yapılan muayene ve ileri görüntüleme tetkikleri sonucunda sol sürrenal (böbrek üstü) bezinde yaklaşık 20 santimetre boyutunda kitle tespit edildi. Bunun üzerine hasta için cerrahi müdahale kararı alındı. Operasyon, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan Gastroenterolojik Cerrahi Uzmanı Uzm. Dr. Mehmet Güzel ile Cerrahi Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ersan Özkardeşler tarafından gerçekleştirildi. Operasyon süreci hakkında bilgi veren Uzm. Dr. Mehmet Güzel, hastanın sol böbrek üstü bezinde yaklaşık 20 santimetrelik bir kitle tespit ettiklerini belirterek, "Laparoskopik olarak ameliyata hazırladık ve kitleyi başarılı bir şekilde çıkardık. Ameliyat sonrası servis sürecinde herhangi bir komplikasyon gelişmedi. Patoloji sonucunu bekliyoruz ve sonuca göre tedavi planlamasını sürdüreceğiz" dedi. Hastanın 130 kilogram ağırlığında olduğunu ifade eden Güzel, bu durumun teknik açıdan ameliyatı zorlaştırabileceğini ancak operasyonun sorunsuz tamamlandığını belirterek, "Hastamız 48 yaşında ve 130 kilo ağırlığındaydı. Laparoskopik cerrahi için kilosu dezavantaj gibi görünse de ameliyatımızı kapalı yöntemle sorunsuz şekilde tamamladık. Herhangi bir komplikasyon gelişmedi ve hastamız sağlıklı biçimde taburcu edildi" ifadelerini kullandı Cerrahi Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ersan Özkardeşler ise uygulanan yöntemin avantajlarına değinerek, "Laparoskopik transperitoneal sürrenalektomi yöntemini uyguladık. Bu teknikte karın içi kamera sistemiyle görüntülenir ve küçük kesilerden işlem yapılır. Büyük kesi olmadığı için hastalar daha az ağrı hisseder ve daha hızlı toparlanır. Uygun vakalarda öncelikli tercihimiz kapalı cerrahidir" diye konuştu. Hastanın eşi ise karın ağrısı şikayetiyle hastaneye başvurduklarını ameliyatın başarılı geçtiğini ve eşinin sağlık durumunun iyi olduğunu belirterek, başta doktorlar olmak üzere tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etti.
16 Mart 2026 Pazartesi - 10:34
Eskişehir İl Sağlık Müdürü Bildirici, İstanbul’da toplantıya katıldı
Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu başkanlığında gerçekleştirilen İl Sağlık Müdürleri Toplantısı’na katılım sağladı. Toplantı, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde 81 İl Sağlık Müdürü’nün katılımıyla düzenlendi. Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici’nin de katıldığı toplantıda, illerde yürütülen sağlık yatırımları ile sunulan sağlık hizmetleri kapsamlı şekilde değerlendirildi. Ayrıca, sağlık hizmetlerinin daha etkin ve verimli sunulmasına yönelik istişarelerde bulunuldu.
16 Mart 2026 Pazartesi - 10:26
Rize Şehir Hastanesi inşaatı hızla devam ediyor
Rize’de bin 53 yatak kapasiteli şehir hastanesi inşaatında zemin iyileştirme ve beton çalışmalarında sona yaklaşılırken, cephe ve mekanik işlerde yoğun mesai sürüyor.
16 Mart 2026 Pazartesi - 10:22
Tarihte kadından bugünün sorunlarına: Endometriozis
İzmir’de düzenlenen bir söyleşide, kadınlarda sıklıkla görülen ve şiddetli ağrılara neden olan endometriozis hastalığı ele alındı. Uzmanlar, halk arasında "çikolata kisti" olarak bilinen bu rahatsızlıkta erken tanının önemine dikkat çekti. Medicana International İzmir Hastanesi ile Bornova Belediyesi iş birliğinde, 1-31 Mart Endometriozis Farkındalık Ayı kapsamında 8 bin 500 yıllık Yeşilova Höyüğü’nde bir etkinlik gerçekleştirildi. Medicana Sağlık Grubu’nun başlattığı "İsmini Vermek İstemeyen Söyleşi" serisinin ilki olan "Adet Sancısı Adetten Değil" başlıklı programda, kadınların görünmeyen ağrıları konuşuldu. Etkinlikte Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Müjde Canday, hastalığın detaylarını aktararak katılımcıların sorularını yanıtladı. Dünyada 190 milyon kadını etkiliyor Endometriozis hastalığının tüm dünyada yaklaşık 190 milyon kadını etkilediğini belirten Doç. Dr. Müjde Canday, bu rahatsızlığın her 10 kadından birinde görüldüğünü aktardı. Canday, "Hastalık bir kanser değil ama kanser gibi davranıyor ve uzun yıllar sessiz kalabiliyor. Gerçek bir tanı konulması için ortalama 8 ila 10 yıla ihtiyaç duyuluyor" dedi. Şikayetler ciddiye alınmıyor Şiddetli adet sancısı çeken genç kızların ve kadınların şikayetlerinin çevreleri tarafından çoğu zaman ciddiye alınmadığını ifade eden Canday, "Şımarıklıkla veya durumun psikolojik olmasıyla suçlanıyorlar. Bu genç kadınlar uzun bir süre tıbbi yardım almayı talep bile edemiyor. Bu nedenle kadınlar bu ağrıyla yaşamaya mahkum ediliyor" şeklinde konuştu. Tanı süreci uzuyor Tanı alma süreçlerinin uzaması nedeniyle hastaların yıllarca ağrı çektiğini dile getiren Canday, "Bu kadınlar gerçek tanıyı alabilmek için neredeyse 6-7 hekim dolaşıyor. Tanı aldıklarında ortalama 6 ile 10 sene gecikmiş oluyorlar. Ağrıyı konuşmak ve hastadan derin bir öykü almak gerekiyor" ifadelerini kullandı. Ana Tanrıça figürleri yapıldı Söyleşide ayrıca Endolu Kadın Platformu Kurucusu Aylin İleri ve platform üyesi Ece Gauer de kendi hastalık süreçlerine dair deneyimlerini paylaştı. Etkinliğin ardından katılımcılar, rehberler eşliğinde kazı alanını gezdi. Ortaya çıkarılan Ana Tanrıça figürleri hakkında bilgi alan kadınlar, daha sonra düzenlenen kil atölyesinde kendi figürlerini tasarladı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder