YEREL HABERLER - 20 Aralık 2012 Perşembe 16:52

SAKARYA NEHRİ YERİNDE DURMAMIŞ

A
A
A
SAKARYA NEHRİ YERİNDE DURMAMIŞ

Tarih boyunca birçok kez yatak değiştiren Sakarya Nehri`nin günümüzde de yatak değiştirme ihtimali devam ediyor. Sakarya`nın tarih boyunca birçok kez yatağını değiştirmesinden yola çıkan Sakarya Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) Coğrafya alanı öğrencilerinden Aleyna Akdemir ve Zeynep Kıral nehrin izlerini araştırdı. Ulaşılan en çarpıcı bilgiler arasında Sakarya Nehri`nin yakın bir jeolojik geçmişte Karadeniz`e değil İzmit Körfezi`ne akmış olabileceği geliyor.
Konu ile ilgilenen Alman bilim adamı Risch Sakarya Nehri ve Sapanca Gölü konusunda ilginç bir teze sahip bulunuyor: ``Buna göre Sapanca Gölü, İzmit Körfezi`ne bağlıydı. Sakarya buraya dökülüyordu. Sonra göl Marmara`dan koptu ve tatlılaştı. Bu esnada da Sakarya Nehri eski bir vadiyi kullanarak Karadeniz`e doğru yeni bir yol buldu.``
Ova içerisinde birçok eski nehir yatağı izi bulunuyor. Ozanlar`dan kuzeybatıya doğru (Yazlık), doğudan Beşköprü vadisine doğru, Erenler`de Domuztepe civarından bugünkü şehir merkezine doğru, Güneşler-Gazeller civarında ve Kadıköy-Sarıcalar köyü yakınlarında eski yatak izleri bulunuyor.
Geyve Boğazı`ndan, taşıdığı bol miktarda alüvyonla birlikte Adapazarı Ovası`na çıkan Sakarya Nehri ova üzerinde eğimin düşmesi ve alüvyonların suyu ağırlaştırması nedeniyle menderesler yaparak akıyor. Ova üzerinde nehir, neredeyse yüzeyle eşit seviyede akıyor. Bu durum, Sakarya Havzası`nda ani gelişecek bir ekstrem yağışla birlikte suların yataktan kolayca taşabileceği anlamına geliyor.
Sakarya Nehri`nin Geyve Boğazı çıkışında Kumbaşı mevkiinden Karadeniz`e dökülene kadar geçen kısmında eğim neredeyse sıfıra yakın durumda bulunuyor. Yapılan hesaplama bu kısımdaki eğim değerinin binde 0.22 olduğunu gösteriyor. Çoğu Adapazarı Ovası`na denk gelen az eğimli bu alanda nehir çok fazla kıvrım yapıyor. Öyle ki Kumbaşı ile nehrin denize döküldüğü yer arasındaki kuş uçuşu mesafe ile gerçek mesafe büyük farklılık gösteriyor. Nehrin bu kısımdaki kuş uçuşu mesafeye göre kıvrılma oranı % 102.7 gibi rekor düzeye çıkıyor. Bütün bunlar ise nehirdeki taşkın potansiyelini arttırıyor.
Nehirlerin arazideki davranışlarını bir model üzerinde deneysel çalışmalarla da ortaya koyan Sakarya BİLSEM`li öğrenciler özellikle düz zemin üzerinde akan nehirlerde görülebilecek hareketleri anlamlandırmaya çalıştı. Yapılan çalışmaya göre havzada gelişen ani yağışlarla birlikte taşınan alüvyon miktarı da artıyor. Artan alüvyon miktarı yatağın bazı kısımlarında tıkanmalara sebep olurken, bu durumda Sakarya Nehri kendine yeni bir yatak arayacak. Öncelikli tercihler ise nehrin daha önce geçtiği ve bugün şehir yerleşim sınırları içinde kalan alanlardaki yataklar olacak. Bu durum geçici olabileceği gibi kalıcı da olabilecek.
Türkiye`de en çok alüvyon taşıyan akarsular arasında bulunan Sakarya Nehri`nin Adapazarı Ovası üzerinde tıpkı geçmişte olduğu gibi günümüzde de yatak değiştirme ihtimalinin bulunduğu ve bunun geçmişteki örnekleri gibi doğal bir olay olacağı ifade ediliyor.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.
Ankara DMM’den ABD’nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddialarına yalanma Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından ABD’nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddiaları yalanlandı. DMM’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Bazı sosyal medya hesapları ve dezenformasyon odaklı mecralarda yer alan, ’Türkiye’nin İran’a gelişmiş uçaksavar ve İHA füzeleri tedarik ettiği, düşürüldüğü iddia edilen ABD’ye ait F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu’ yönündeki paylaşımlar tamamen asılsızdır ve gerçeği yansıtmamaktadır. Nereden kaynaklandığı tahmin edilebilecek bu tür gerçek dışı iddialar, Türkiye’nin bölgesel krizlerde üstlendiği yapıcı rolü ile barış ve diplomasi odaklı gayretlerini zedelemeye yönelik kasıtlı birer psikolojik harp saldırısı ve kara propaganda girişimidir" denildi. Türkiye’nin bölgedeki huzur ve istikrarın korunması için bir duruş sergilediği söylenen açıklamada, "Türkiye, bölgedeki tüm süreçlerde huzur ve istikrarın korunmasını esas alan bir duruş sergilemektedir. Ülkemizin küresel ölçekte takdir gören diplomatik başarısını hedef alan bu algı operasyonları, uluslararası kamuoyunu yanıltma amacı taşımaktadır. Kamuoyunu manipüle etmeye ve bölgedeki hassas dengeleri hedef almaya yönelik bu tür kirli bilgi yayma faaliyetlerine itibar edilmemelidir. Resmi kaynaklar dışındaki spekülatif açıklamalara karşı dikkatli olunması büyük önem arz etmektedir" ifadelerine yer verildi.