ASAYİŞ - 17 Temmuz 2025 Perşembe 14:01

Eski belediye başkanına suikastta yeni gelişme: 4 sanığa ağırlaştırılmış müebbet talebi

A
A
A
Eski belediye başkanına suikastta yeni gelişme: 4 sanığa ağırlaştırılmış müebbet talebi

Sakarya’nın Ferizli ilçesinde geçtiğimiz yıl aracında seyir halindeyken silahlı saldırı neticesinde hayatını kaybeden eski belediye başkanı Ahmet Soğuk’un öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Olayla bağlantılı olarak tutuklanan 4 sanık hakkında ‘iştirak halinde tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edilen iddianame kabul edildi.


Olay, geçtiğimiz sene 27 Temmuz Cumartesi günü meydana gelmişti. Ferizli eski Belediye Başkanı Ahmet Soğuk, Yeni Mahalle’de bulunan evinden çıkıp 54 UB 554 plakalı otomobili ile seyir halindeyken silahlı saldırıya uğradı. 8 el ateş açılan ve mermilerden 2’sinin isabet ettiği Soğuk idaresindeki otomobil, kontrolden çıkarak tarlaya girdi. 2009-2019 yılları arasında Ferizli Belediye Başkanı olarak görev yapan Ahmet Soğuk, olay yerinde hayatını kaybetti. Eski belediye başkanı Soğuk’un öldürülmesine ilişkin polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alınan M.F.Ö. (29), N.E. (39), O.E. ve M.G. tutuklanarak cezaevine gönderildi.



İddianame kabul edildi


Olaya ilişkin Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame, 3. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. İddianamede, tutuklu sanıklar M.F.Ö., M.G., N.E. ve O.E.’nin ‘iştirak halinde tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları talep edildi. Soruşturma çerçevesinde ulaşılan detaylar, suikastın önceden planlandığını ortaya koydu. İddianamede yer alan bilgilere göre, olaydan yaklaşık iki hafta önce sanık M.F.Ö., maddi sıkıntı yaşadığını ve borçlarını ödemekte zorlandığını M.G.’ye anlattı. Bunun üzerine M.G., "Bir ağabeyle görüşürüm, belki bize iş verir" diyerek girişimde bulunacağını söyledi. Yaklaşık bir hafta sonra ise M.G., M.F.Ö.’ye işi aldığını bildirdi. Bu süreçte M.G.’nin sık sık Sapanca’ya giderek diğer sanıklar N.E. ve O.E. ile görüştüğü belirtildi. Cinayette kullanılan silahın, M.G. tarafından N.E.’den temin edildiği ve M.F.Ö.’ye teslim edildiği kaydedildi. Saldırıdan iki gün önce, 25 Temmuz’da M.G. ile N.E.’nin Ahmet Soğuk’un evinin bulunduğu bölgede keşif yaptığı, ertesi gün ise M.G. ile M.F.Ö.’nün Ferizli’ye giderek saldırının gerçekleşeceği yeri planladıkları ifade edildi. Ayrıca M.G.’nin, O.E.’den aldığı bir miktar parayı M.F.Ö.’ye verdiği bilgisine de iddianamede yer verildi. Saldırının gerçekleştiği gün, M.G.’nin yönlendirmesiyle M.F.Ö.’nün 240 santimetrelik mesafeden 8 el ateş açtığı, bu kurşunlardan 2’sinin Soğuk’a isabet ettiği belirtildi. Ayrıca iddianamede, sanıkların saldırının gerçekleştiği aynı bölgelerden baz sinyali verdikleri ve HTS kayıtlarının planlı hareketi ortaya koyduğu aktarıldı. İddianamede, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ettikleri, suikastın tasarlanarak işlendiğine dair güçlü deliller bulunduğu kaydedildi. Dört sanığın yargılanmasına Kasım 2025’te başlanacak.



Eski belediye başkanına suikastta yeni gelişme: 4 sanığa ağırlaştırılmış müebbet talebi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya 13 yıl sonra açılan istismar davasında adli tıp raporu tartışması Antalya’da 13 yaşındayken tiyatro eğitimi aldığı sırada tiyatro yönetmeninin cinsel istismarına uğradığını iddia eden genç kadının davasında, Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu’nun değerlendirme raporu duruşmada gündeme geldi. Mahkeme heyeti, dosyaya ulaştığı bildirilen raporun mahkeme heyetine henüz fiilen ulaşmadığını bildirerek, duruşmayı bir sonraki tarihe erteledi. Antalya’da bir sivil toplum kuruluşunun tiyatro grubunda eğitim aldığı dönemde 13 yaşındayken tiyatro yönetmeni Ü.Z.A. (51) tarafından sistematik olarak cinsel istismara uğradığını iddia eden Y.E.’nin (27) açtığı davanın duruşması, Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Sanık Ü.Z.A., "çocuğun nitelikli cinsel istismarı" ile "cebir, tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlamalarıyla yargılanıyor. Duruşmaya sanık Ü.Z.A., sanık avukatı ve sanık yakınları katıldı. Sanık avukatından Üst Kurul raporuna savunma Sanık avukatı, bir önceki celsede Adli Tıp Kurumu’ndan gelen rapora yönelik itirazlar doğrultusunda dosyanın Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu’na gönderildiğini hatırlatarak, Üst Kurul tarafından hazırlanan değerlendirme raporuna ilişkin savunma yaptı. Mağdurun İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde öğrenim gördüğünü belirten sanık avukatı, mağdurun ceza hukuku derslerinden etkilenerek ifade verdiğini ve bu durumun adli tıp değerlendirmesini etkilediğini savundu. Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu raporu dosyaya ulaştı Mahkemenin önceki celsede Adli Tıp Kurumu’ndan gelen rapora yönelik itirazlar üzerine dosyanın Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu’na gönderilmesine karar vermesinin ardından hazırlanan değerlendirme raporu, mahkeme dosyasına ulaştı. Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu tarafından hazırlanan mütalaada, dosya kapsamındaki adli ve tıbbi belgeler ile taraf beyanlarının birlikte incelendiği belirtildi. Raporda, mağdurun ruh sağlığına ilişkin yapılan değerlendirmede travma sonrası stres bozukluğu bulgularının mevcut olduğu kaydedildi. Üst Kurul mütalaasında ayrıca, mağdurun ruhsal etkilenmesinin iddia edilen eylemlerle uyumlu olduğu yönünde tıbbi kanaat bildirildi. "Rapor fiilen ulaşmadı" Mahkeme heyeti ise Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu’nca hazırlandığı bildirilen raporun dosyaya ulaştığını, ancak heyete henüz fiilen ulaşmadığını belirtti. Eksik evrakın tamamlanması amacıyla duruşma ileri bir tarihe ertelendi. Mağdur avukatından adli tıp mütalaası vurgusu Mağdur Y.E.’nin avukatı Yağmur Burçin Sayın, duruşma sonrası yaptığı açıklamada Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu’nun mütalaasına işaret ederek şu ifadeleri kullandı: "Adli Tıp Kurumu tarafından adli tıp mütalaası olarak dosyaya gönderilen rapor, sanık müdafiinin bir önceki celsede ileri sürdüğü itirazları değerlendirmiştir. Dosya kapsamında bugüne kadar gelen ve tarafımızca sunulan Akdeniz Üniversitesi’nden alınan rapor, psikiyatrist tarafından hazırlanan rapor, sosyal çalışma uzmanı görüşü ve Adli Tıp’tan gelen raporlar birlikte incelenmiştir. Üst Kurul’un oy birliğiyle aldığı kararda, 18 üyenin; profesör, doçent, öğretim üyesi ve doktorlardan oluşan kurulun, müvekkilin 2011-2012 yıllarında yaşadığı iddia edilen eylemler nedeniyle ruh sağlığını bozacak derecede psikiyatrik etkilenme yaşadığı yönünde kanaat bildirdiği görülmektedir. Dava kapsamında daha ne kadar ve nereden rapor alınabileceği tartışmalıdır. Raporda yer alan tüm irdelemeler, olayın kapsamını ve müvekkilin yaşadığı süreci ortaya koymaktadır. 2011 yılında çocukluğunu yaşayamamış bir genç kızın başına gelenleri tüm açıklığıyla ifade ettik. Eylem ortada, suç ortada. Sanık her celsede tanınan bir yazar olduğunu ifade etmektedir. Dosyada sanığın kaçma şüphesinin tanınmışlığı nedeniyle yüksek olduğu kanaatindeyiz. Tutuklanması gerektiğini düşünüyoruz. Başkaca bir ispata gerek kalmadığından sanığın cezalandırılmasını ve iddia makamının bir sonraki celsede mütalaasını sunmasını talep etmekteyiz."