SAĞLIK - 08 Mayıs 2025 Perşembe 15:40

Bu hastalığın tek ilacı: Ömür boyu glütensiz beslenmek

A
A
A
Bu hastalığın tek ilacı: Ömür boyu glütensiz beslenmek

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), Samsun Çölyak ve Glütensiz Beslenme Derneği ile Samsun Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde ‘Glütensiz Yaşam Paneli’ düzenlendi. OMÜ Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Münir Anıl, çölyak hastalığının tek tedavisinin ömür boyu glütensiz beslenmek olduğunu belirtti ve glütensiz olarak ürettikleri baklaşekeri için de patent başvurusu yaptıklarını açıkladı.


OMÜ Mühendislik Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen Glütensiz Yaşam Paneli’nde OMÜ Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Gören ‘Çölyak Tanı ve Tedavisi’, Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Pınar Sökülmez Kaya ‘Çölyak ve Beslenme’, Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Münir Anıl ‘Bilimsel Çalışmalar’ konusunda sunumlar gerçekleştirdi. Glütensiz gıdaların da ikram edildiği panelde açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Münir Anıl, çocukların da dikkatini çekecek cips, kek, baklaşekeri gibi ürünleri de glütensiz bir şekilde ürettiklerini söyledi.



"Glütensiz baklaşekeri için patent başvurusunda bulunduk"


Birçok ürünü glütensiz olarak ürettiklerine dikkat çeken Prof. Dr. Münir Anıl, "OMÜ olarak çölyak ile ilgili çeşitli çalışmalar yürütüyoruz. 2 ay önce bir tezimizi bitirdik. 3 ay önce daha bir tezimiz. En son bitirdiğimiz tez glütensiz cips üzerindeydi. Çocuklarımıza neşeli gıdalar üretmemiz lazım. Bazı şekilde insanlar onların kıvamlarını arttırabilmek, yapışkanlığını azaltmak veya onların tutkunluğunu arttırmak için buğday onu kullanmak durumunda. Hani patates cipsi diyorsunuz, mısır cipsi diyorsunuz. Bunların hepsinde bulaşıklar olabiliyor, özellikle katılan durumlar olabiliyor. Teknolojiyi, kaliteyi arttırmak adına ama bu durumdaki, bu gruptaki insanlar için glutenin kilogramda 20 miligramı, zerre kadar bir şey çok zararlı etki gösteriyor. Yani hayatlarını zorlaştırıyor açıkçası. Bunların haricinde kek de yaptık. Bu ürünleri yaparken de aromatik ürünler kullanmaya gayret ediyoruz. Tarhana çok güzel bir besin ama biz bunu glutenli olduğundan tüketemiyoruz. Biz de bunu baklagillerden yaptık, mısır unundan yaptık. Bir baklaşekerimiz var. Onun da patentini almak için gerekli çalışmaları başlattık" dedi.



"Leblebi tozundan yapılan kek beğeni topladı"


Glütensiz ürünlerin lezzetsiz olmadığını, sağlıklı insanlar tarafından da beğenilerek tüketildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Anıl, "Günlük beslenmemizde miktar ve çeşit vardır. O çeşitleri sağlamak lazım. Hep tarhana çorbası tüketemeyiz. Keke de ihtiyacımız var. Özellikle çocukluk çağındakiler. Cipse de ihtiyacımız var. Şekerlemeye de ihtiyacımız var. O yüzden de tarhanayla ilgili iki tane çalışmamız var. Mısırlı ve baklagil tarhanaları olarak. Bunlar yüksek lisans tezi. Çok değerli şeyler. Her birinin arkasında üç yıllık emek var. Yine bir bakla şekerimiz var. Tatlı formatında çünkü neşeli bir ürün. Hem de bakıyoruz kestane şekeri gerçekten fiyat olarak çok yüksek ama bakla şekeri çok daha uygun, çok güzel bir formatta hem de glütensiz olarak üretiyoruz. Bunun yanında yine bir cipsimiz var. Bizler bile neşeyle tüketiyoruz. Bir şey izlediğimizde televizyon karşısında bir çerez türü bir şeye ihtiyacımız var. Öyle bir ürünümüz. Keki de leblebi unundan, kırık leblebilerden ürettik Bir taraftan artık değerlendirmiş olduk. Biz bunu bir aromatik ürün olarak kullandık. Çünkü glütensiz ürünlere baktığında gerçekten tadım noktasında, duyusal noktasında, beğeni noktasında gerçekten düşük ürünler. O yüzden biz bunlara biraz daha değer katalım. Bunları daha çok tüketilir hale getirelim. Hatta yaptığımız çalışmada glutensiz beslenmekten değil, normal insanlar bile çok beğendiler. ‘Aa bu ne kadar güzel bir şey’ dediler. Çünkü leblebinin kendine has bir aroması var. Yaptığımız kekteki proses de buna katkı veriyor ve sonuçta çok güzel şeyler çıktı. Üniversite olarak çölyakla ilgili katkı veriyoruz, vermeye de devam edeceğiz" diye konuştu.



"Çölyak konusunda toplum da bilinçli olmalı"


20 yıldır çölyak hastası olduğunu ifade eden Samsun Çölyak ve Glütensiz Beslenme Derneği Başkanı Sara Kosif, "Arkadaşlarım ‘azıcık tat ne olur’ diyorlar. Kesinlikle yanlış. Tatmamak gerekiyor çünkü o tamamen bizim bağırsak sindirim sistemimizi bozuyor. Dolayısıyla önemli bir hastalık kötü bir hastalığa kadar yol açabiliyor. Sindirim sistemi hastalığı olduğu için bağırsaklar o gıdayı zehre dönüştürüyor. Yani kesinlikle ‘birazcık ye bir şey olmaz’, olmamalı, yenmemeli, öyle bir şey söylenmemeli. Yani bu konuda toplumun da bilinçli olması gerekiyor. Beslenirken glüten içeren içerikleri, yemekleri, yiyecekleri yememeleri gerekiyor. Bunlar da unlu gıdalar, simit. Mesela simit bizim için çok önemli ama simit maalesef tadamıyoruz, yiyemiyoruz. Ama glütensiz tabii ki tüketebilirler. Glütenli hiçbir şey ömür boyu yenmemesi gerekiyor besinlerimizde" şeklinde konuştu.


Doğuştan ve sonradan çölyak hastalığına yakalananlar da glütensiz beslenmeye geçtikten sonra hiçbir sağlık sorunuyla karşılaşmadıklarını, vücut gelişimlerinin de normal şekilde devam ettiğini belirterek, glütensiz beslenmenin önemine değindiler.



Bu hastalığın tek ilacı: Ömür boyu glütensiz beslenmek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Engelliler için Türkiye’de bir ilk: Sivas’ta hayata geçti Sivas’ta Karayolları ve Trafik Haftası kapsamında engelli bireylerin trafikte daha görünür olması amacıyla Türkiye’de ilk kez hayat geçirilen uygulamayla beraber 50 akülü araç kullanıcısına reflektör özellikli yelek dağıtıldı. Yaklaşık 1 kilometreden fark edilen yeleklerle trafikte güvenliğin artırılması hedefleniyor. Sivas’ta Karayolları ve Güvenliği Haftası kapsamında Atatürk ve Kongre Müzesi bahçesinde program düzenlendi. Düzenlenen programa Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, İl Jandarma Komutanı Albay Adem Taşkın, İl Emniyet Müdürü Ahmet Alaağaçlı, emniyet personeli ve çocuklar katıldı. Programda trafik polisleri çocuklarla çeşitli etkinlikler gerçekleştirirken, Vali Şimşek de jandarma ve trafik ekipleri tarafından kurulan stantları gezerek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Karayolları ve Trafik Haftası kapsamında ise engelli bireylerin trafikte daha güvenli şekilde hareket edebilmesi amacıyla anlamlı bir proje hayata geçirildi. Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü ile Bedensel ve Zihinsel Engelliler Derneği iş birliğinde yürütülen çalışma kapsamında 50 engelli vatandaşın akülü aracına reflektör özellikli yelek takıldı. Program kapsamında dağıtılan reflektörlü yeleklerin, akülü araç kullanan engelli bireylerin trafikte daha rahat fark edilmesini sağlayacağı belirtildi. Yaklaşık 1 kilometre mesafeden görülebilen yeleklerle özellikle gece saatlerinde ve düşük görüş şartlarında yaşanabilecek kazaların önüne geçilmesi amaçlanıyor. "Trafik kazalarında düşüş söz konusu" Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, trafik haftasını çeşitli etkinlikler ile kutladıklarını belirterek, "Trafik haftasını şehrimizde çeşitli etkinlikler ile kutluyoruz. Amacımız vatandaşlarımızı trafik kurallarına uyma noktasında bir farkındalık oluşturmaktır. Çocuklarımı trafik kurallarını bilen nesiller olarak yetiştirmek istiyoruz. Trafik kazalarında bir düşüş söz konusu. Geçen yıla kıyasladığımız zaman ölümlü kazalarda Sivas genelinde yüzde 33’lük bir düşüş var. Yaralamalı kazalarda ise yüzde 17’lik bir düşüş söz konusudur" dedi. "Türkiye’de ilk Proje hakkında bilgi veren Bedensel ve Zihinsel Engelliler Derneği Başkanı Halil Geçgil, trafikte zorlandıklarını ve yapılan yelekler ile kolaylık sağlandığını söyleyerek, "Türkiye’ de ilk olarak bu yelekler emniyet müdürümüzün önerisi ile yapıldı. Türkiye’de engelli araçları çok belli olmuyor. Biz bu karışıklığı önlemek için yelekler hazırlattık. Sivas’ta güvenli bir yol için bunlar engelli kardeşlerimize çok güzel örnek oldu. Trafikte araçlar bizi görmüyor. Bizler bu yelekleri taktığımız zaman daha rahat fark edileceğiz. Bu yelekler yaklaşık 1 kilometreden gözüküyor" diye konuştu.
Tokat 61 yıllık mezar taşı, şehidiyle birlikte Tokat’a geldi Iğdır’da 61 yıl boyunca kimsesizler mezarlığında bulunan şehit Onbaşı Duran Öztürk’ün naaşıyla birlikte mezar taşı da memleketi Tokat’a getirildi. Iğdır’da 1965 yılında askerlik görevini yaptığı sırada şehit olan ve maddi imkansızlıklar nedeniyle kimsesizler mezarlığına defnedilen şehit Onbaşı Duran Öztürk’ün naaşı, 61 yıl sonra memleketi Tokat’ta düzenlenen askeri törenle son yolculuğuna uğurlandı. Iğdır’dan mezar taşı da geldi Yıllar boyunca Iğdır’daki mezarında kalan şehit Duran Öztürk’ün naaşı, yapılan girişimlerin ardından Tokat’ın Yazıtaşı köyüne getirildi. Şehit için memleketinde düzenlenen törene protokol üyeleri, askeri erkan, yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Törende dualar edilirken, Iğdır’dan getirilen mezar taşı da yeni kabrinin başına yerleştirildi. Duygu dolu anların yaşandığı törende şehidin ailesi gözyaşlarına hakim olamadı. "Bundan daha mutlu bir şey yoktur" Tören sonrası konuşan şehidin oğlu Halit Öztürk, yıllar sonra babasının memleketine kavuşmasının hem buruk hem de gurur verici olduğunu söyledi. Öztürk, "61 yıl sonra hem sevinçliyim hem de hüzünlüyüm. Valimiz ve komutanlarımıza çok teşekkür ederim, hepsinden Allah razı olsun. Bundan daha mutlu bir şey yoktur, olamaz da" dedi. "Bir babam olduğunu yeni bildim" Şehidin kızı Keziban Öztürk ise yıllarca babasının mezarına uzak kaldıklarını belirterek, "Bir babam olduğunu yeni bildim. Uzak yerdeydi gidip gelemiyorduk. Allah herkesten razı olsun" ifadelerini kullandı. "Mutlu ve huzurluyuz" Şehit torunu Ahmet Çınar Öztürk de sürece destek veren yetkililere teşekkür ederek, "Ben şehit torunuyum. Öncelikle Jandarma Alay Komutanımıza çok teşekkür ediyorum. Bir ziyaret esnasında durumumuzdan bahsetmiştik, o da sağ olsun yardımcı oldu. Mutluyuz ve huzurluyuz. Allah devletimize zeval vermesin" diye konuştu. 61 yıl sonra memleket toprağına kavuşan şehit için düzenlenen tören, yapılan duaların ardından sona erdi.
Balıkesir Edremit’te eğitime hayırsever desteği Balıkesir’in Edremit ilçesinde eğitim yatırımları hız kesmeden devam ediyor. Avcılar Zehra Ferhatoğlu İlk ve Ortaokulu bünyesinde hayırseverlerin katkılarıyla kurulan modern dil laboratuvarı, düzenlenen törenle öğrencilerin hizmetine sunuldu. Edremit’te öğrencilerin yabancı dil becerilerini teknolojik ve modern yöntemlerle geliştirmelerini sağlayacak olan "Dil Laboratuvarı" projesi hayata geçirildi. Avcılar Zehra Ferhatoğlu İlk/Ortaokulu’nda kurulan laboratuvarın açılış törenine; Edremit Kaymakamı Ahmet Odabaş, İlçe Millî Eğitim Müdürü Ramazan Esmen, Şube Müdürü Mesut Polat, okul müdürleri, hayırseverler ve öğrenciler katıldı. Hayırseverlerden eğitime büyük katkı Eğitim camiasına kazandırılan bu modern tesis, hayırseverler Vecdi Güreli ve Agah Ferhatoğlu’nun destekleriyle hazırlandı. Laboratuvarın açılış kurdelesini protokol üyeleri ve hayırseverlerle birlikte kesen Kaymakam Ahmet Odabaş, eğitime yapılan yatırımın geleceğe yapılan en büyük yatırım olduğunu vurguladı. "Dünyayla rekabet edecek nesiller yetiştiriyoruz" Açılış konuşmasında yabancı dil eğitiminin stratejik önemine değinen Kaymakam Ahmet Odabaş, "Evlatlarımızın dünyayla rekabet edebilmesi için dil becerilerini en üst seviyeye taşımayı hedefliyoruz. Bu modern laboratuvarın kurulmasına öncülük eden hayırseverlerimize eğitim ailemiz adına şükranlarımı sunuyorum. Teknolojik imkanlarla donatılan bu sınıflar, çocuklarımızın ufkunu açacaktır" dedi. Törenin ardından laboratuvarı inceleyen heyet, dijital ders materyalleri ve sistemin işleyişi hakkında teknik bilgi aldı. Program, eğitime sundukları değerli katkılardan dolayı hayırseverlere teşekkür plaketi verilmesinin ardından sona erdi.
Muğla Başkan Aras’tan Fethiye ve Marmaris’te sektör buluşmaları Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Fethiye ve Marmaris’te gerçekleştirdiği ziyaretlerde denizcilik, turizm ve ticaret sektörü temsilcileriyle bir araya geldi. Başkan Aras, yeni turizm sezonu öncesinde sektörlerin talep ve beklentilerini dinleyerek iş birliği mesajı verdi. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, ziyaretler kapsamında Fethiye’de İMEAK Deniz Ticaret Odası’nı, Marmaris’te ise Marmaris Deniz Ticaret Odası’nı ziyaret ederek sektör temsilcileriyle buluştu. Gerçekleştirilen toplantılarda denizcilik sektörünün ihtiyaçları, yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri ele alınırken, bölgedeki çalışmalar ve sektörün talepleri üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Fethiye’de denizcilik ve turizm değerlendirmesi Fethiye’de İMEAK Deniz Ticaret Odası ile Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret eden Başkan Aras, sektör temsilcileriyle yeni turizm sezonu öncesi değerlendirmelerde bulundu. Görüşmelerde turizmde beklentiler, bölgenin ekonomik potansiyeli ve sektörün ihtiyaçları ele alınırken, yerel yönetimlerle sürdürülebilecek ortak çalışmalar hakkında fikir alışverişi yapıldı. Marmaris’te altyapı ve denizcilik gündemdeydi Marmaris’te düzenlenen toplantılarda ise özellikle iskele yetersizliği, kaçak iskele sorunu, deniz kirliliği, ruhsatlandırma süreçleri, atıksu altyapısı ve lisanslı vidanjör eksikliği gündeme geldi. Selimiye, Söğüt ve Hisarönü bölgelerinde yaşanan atıksu sorunlarına dikkat çeken sektör temsilcileri, Bozburun’daki yat üretim ve çekek alanlarının ruhsat süreçlerinin hızlandırılması gerektiğini ifade etti. Başkan Aras, denizcilik sektörünün sorunlarının çözümü için kararlı olduklarını belirterek, "Bozburun gibi milyon dolarlık teknelerin üretildiği bir bölgede ruhsat sorununun yaşanması kabul edilemez. Büyükşehir Belediyesi olarak üzerimize düşen tüm girişimleri yapacağız" dedi. Atık yönetimi konusunda da MUTTAŞ’a talimat verdiğini belirten Başkan Aras, lisanslı vidanjör hizmetleri ve atık alım süreçleri için gerekli girişimlerin başlatılacağını söyledi. Program kapsamında Marmaris Limanı’nda esnaf ziyareti de gerçekleştiren Başkan Ahmet Aras, vatandaşlarla sohbet ederek talep ve önerileri dinledi. Başkan Aras: "Ortak akıl ve iş birliğiyle Muğla’mızı daha güçlü bir noktaya taşımayı sürdüreceğiz" Turizm ve denizcilik sektörünün Muğla için büyük önem taşıdığını belirten Başkan Aras, yaptığı ziyaretlerde sezon öncesi hazırlıklar, sektörlerin beklentileri ve yerel yönetimlerle geliştirilebilecek iş birliklerinin ele alındığını ifade etti. Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak kenti yeni sezona en iyi şekilde hazırlamak için çalışmalarını sürdürdüklerini kaydeden Başkan Aras, "Muğla’mızın ekonomisinde önemli yere sahip olan turizm, denizcilik ve ticaret sektörlerimizin temsilcileriyle bir araya gelerek talep ve önerilerini dinledik. Fethiye ve Marmaris’te gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde sezon öncesi hazırlıkları, sektörlerimizin beklentilerini ve yerel yönetimlerle yapılabilecek iş birliklerini değerlendirme fırsatı bulduk. Ortak akıl ve iş birliğiyle Muğla’mızı turizmde, ticarette ve denizcilikte daha güçlü bir noktaya taşımayı sürdüreceğiz" dedi.
Kahramanmaraş Milli teknoloji hamlesi gençlere yerinde anlatıldı Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi’nin gençlik markası Pusula Maraş, teknoloji ve mühendisliğe ilgi duyan gençlerin katılımıyla TUSAŞ Kahramanmaraş Üretim Tesisleri’ne teknik bir gezi düzenledi. Gençler, havacılık ve savunma sanayisinin stratejik üretim süreçlerini yerinde inceleme fırsatı buldu. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesinin gençlik markası Pusula Maraş, gençlerin kişisel ve mesleki gelişimlerine katkı sunmaya yönelik faaliyetlerine hız kesmeden devam ediyor. Gençlerin kariyer planlamalarına destek olmak, farklı sektörleri yakından tanımalarını sağlamak ve üretim süreçlerine dair deneyim kazandırmak amacıyla düzenlenen teknik gezi programları kapsamında bu kez Türkiye’nin savunma sanayisindeki önemli merkezlerinden biri ziyaret edildi. Bu kapsamda gerçekleştirilen programda gençler, Türkoğlu’nda faaliyet gösteren TUSAŞ Kahramanmaraş Üretim Tesisleri’ni ziyaret ederek havacılık ve savunma sanayisinin stratejik üretim süreçlerini yerinde inceleme fırsatı buldu. Teknik gezide katılımcılar, ileri teknolojiyle yürütülen üretim aşamalarını yakından gözlemledi. Teknik gezi boyunca gençlere tesisin çalışma yapısı, üretim kapasitesi ve yürütülen projeler hakkında detaylı bilgiler aktarıldı. Alanında uzman mühendisler ve yetkililer eşliğinde gerçekleştirilen programda katılımcılar, Türkiye’nin milli savunma sanayisinde son yıllarda kaydettiği gelişmeler hakkında da kapsamlı bilgi edinme imkanı buldu. Gençler, özellikle havacılık teknolojileri, üretim süreçleri, mühendislik uygulamaları ve savunma sanayisinin geleceğine ilişkin merak ettikleri konuları uzman isimlere yönelterek birebir bilgi alma fırsatı yakaladı. Programın, gençlerin teknik bilgi düzeylerine katkı sağlamasının yanı sıra kariyer hedeflerini şekillendirmeleri açısından da önemli bir deneyim sunduğu ifade edildi. Pusula Maraş tarafından gerçekleştirilen teknik gezi programlarının gençlerin vizyon kazanmasına katkı sunduğu belirtilirken, öğrencilerin eğitim hayatlarında edindikleri teorik bilgileri sahada gözlemleme fırsatı bulmalarının büyük önem taşıdığı vurgulandı.
Elazığ Elazığ’da ’Her Gebeye Bir Ebe’ uygulaması Elazığ’da ’Her Gebeye Bir Ebe’ uygulaması kapsamında gebe kadınlar ebeler tarafından ziyaret edilerek bilgiler verdi. Sağlık Bakanlığı’nın anne ve bebek ölümlerini azaltmak amacıyla ülke genelinde başlatmış olduğu "Her Gebeye Bir Ebe" uygulaması kapsamında Elazığ İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gebelere yönelik ev ziyaretleri uygulaması başlatıldı. Toplum Sağlığı Merkezlerinde görevli koordinatör ebeler tarafından gerçekleştirilen ev ziyaretler sırasında özellikle ilk gebeliğini yaşayan ve gebeliğinin son üç ayında olan gebelere doğum öncesi, sırası ve sonrasındaki tüm süreçlerde gebelere birebir rehberlik edilerek destek sağlanıyor. İl Sağlık Müdürlüğü tarafından konuyla ilgili yapılan açıklama, "Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun talimatları doğrultusunda İlimiz genelinde başlatılan uygulama kapsamında riskli ve çoğul gebelikler yakından izlenirken, anne adaylarının genel sağlık durumları değerlendirilmekte ve gebelik sürecinin sağlıklı bir şekilde tamamlanması için gerekli danışmanlık hizmetleri sunulmaktadır. Bununla birlikte gebe vatandaşlarımızın gebelik süreçlerini daha bilinçli takip etmeleri için ’Annelik Yolculuğu’ mobil uygulaması hakkında bilgilendirmede bulunuyoruz. Bu sayede gebelikten doğuma ve doğum sonrası sürece kadar güvenilir sağlık bilgilerine kolay erişim sağlanması amaçlanmaktadır. Ziyaretlerimiz sırasında uzman ebelerimiz tarafından ilimizdeki gebe okullarına yönlendirilen anne adaylarına; gebelikte beslenme, düzenli fiziksel aktivite, güvenli ilaç kullanımı, ağrıyla baş etme yöntemleri, masaj, pilates, nefes egzersizi ve doğuma hazırlık süreci yanında doğum çantasının hazırlanması, doğum sonrası anne ve bebek bakımı, emzirme ve bebeğin altını değiştirmeye kadar uygulamalı pratikler gösterilmektedir. Doğal Olan Normal Doğum Eylem Planı çerçevesinde yürütülen ’Her Gebeye Bir Ebe’ projesindeki amacımız; anne adaylarının sürece dair kaygılarını azaltmak ve bilinçli bir gebelik dönemi geçirmelerini sağlamakla birlikte anne adayına ihtiyaç duyduğu her an sağlık personeli ile iletişim kurabileceği hatırlatılmaktadır" denildi.