SAĞLIK - 25 Şubat 2026 Çarşamba 09:43

Çocuklarda nadir görülen diyafram fıtığı Samsun’da ilk kez tedavi edildi

A
A
A
Çocuklarda nadir görülen diyafram fıtığı Samsun’da ilk kez tedavi edildi

Samsun’da, tıpta nadir görülen (50 binde bir) diyafram fıtığı (morgagni hernisi) teşhisi konulan 6 yaşındaki hasta, Samsun Şehir Hastanesi Çocuk Cerrahisi Kliniği’nde ilk kez kapalı yöntemle gerçekleştirilen ameliyatın ardından sağlığına kavuştu.


7 yaşındaki Kadir Acar, sık tekrarlayan akciğer enfeksiyonu ve solunum sıkıntısı şikayetiyle Vezirköprü Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Çekilen akciğer grafisinde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniği’nden Uzm. Dr. Büşra Yılmaz, diyaframda olağan dışı bir görünüm fark ederek hastayı ileri tetkik için Samsun Şehir Hastanesi’ne sevk etti. Burada yapılan incelemelerde doğuştan diyafram fıtığı tanısı netleştirildi. Çocuk Cerrahisi Kliniği hekimlerinden Uzm. Dr. Ahmet Saraç ile Dr. Öğr. Üyesi Serap Samut Bülbül tarafından hastanede ilk kez kapalı yöntemle ameliyat edilen Kadir Acar, sağlığına kavuşturularak taburcu edildi.



"Hastanemizde ilk kez bu ameliyatı gerçekleştirdik"


Doğuştan diyafram fıtığını kapalı yöntemle ilk kez tedavi ettiklerini dile getiren Uzm. Dr. Ahmet Saraç, "Hastamızın göğüs boşluğuyla karın boşluğunu ayıran diyafram zarında doğuştan bir delik vardı. Bu deliğin içinden karın içi organları, bağırsaklar göğüs boşluğuna doğru gittiği için hastamızda zaman zaman solunum sıkıntısı ve akciğerlerde enfeksiyonlar olmaktaydı. Biz bunu tespit ettiğimiz anda, Samsun Şehir Hastanesi Çocuk Cerrahisi Kliniği’nde Dr. Serap Samut Bülbül ile birlikte bu operasyonu ilk kez laparoskopik yani kapalı yöntemle gerçekleştirdik. Hastamız 4 gün serviste yattıktan sonra şifa ile taburcu edilmiştir" dedi.



"Kapalı ameliyat yapmamız sayesinde hastamız hem kısa sürede taburcu oldu"


Tedavinin kapalı yöntemle yapılmasının hastanın iyileşme sürecine olumlu etkisi olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Serap Samut Bülbül, "Bu operasyon doğuştan bir anomali şeklinde gelişen bir hastalıktır ve genelde akciğer enfeksiyonları ya da herhangi bir bağırsakla ilgili şikayet olduğunda tesadüfen direkt grafilerde rastlanan bir durumdur. Bu hastamız, Vezirköprü Devlet Hastanesi’nden bir çocuk doktoru arkadaşımız aracılığıyla bize gönderildi. Kendisinin dikkatli gözlemi sonucu bir teşhis konuldu. Bize gönderildiğinde de bu ameliyat ilk defa hastanemizde kapalı olarak gerçekleştirildi. Eskiden bu ameliyatlar açık yöntemlerle yapılıyordu. Kapalı ameliyat yapmamız sayesinde hastamız hem kısa sürede taburcu oldu. Daha az ağrı duydu ve çok daha küçük bir yara yeri ile iyileşerek şifa ile kısa sürede evine taburcu edildi. Doktor Büşra Yılmaz, bunu akciğer enfeksiyonu tanısıyla yatırdığında akciğer grafisine dikkatli baktığında gözlemlemiş. Çok dikkatli bakmasa gözünden kaçabilecek bir durumdu. Ona da buradan teşekkür ediyoruz" diye konuştu.


Öte yandan ailesi ile birlikte kontrole gelen Kadir Acar ise tedavisinde emeği geçen sağlık çalışanlarına teşekkür etti.



Çocuklarda nadir görülen diyafram fıtığı Samsun’da ilk kez tedavi edildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Kızından Kıbrıs Gazisi babasına veda: "Babamla gurur duyuyorum" Bayburtlu Kıbrıs Gazisi ve emekli öğretmen Ömer Doğan, Manas köyünde düzenlenen resmi törenle son yolculuğuna uğurlandı. Doğan’ın acılı kızı Demet Temur, babasının dürüstlüğüyle kendilerine örnek olduğunu belirterek, "Babamla gurur duyuyorum" dedi. 74 yaşında hayatını kaybeden Doğan için öğle namazına müteakip köyde cenaze töreni düzenlendi. Cenaze namazının ardından Doğan’ın naaşı, resmi tören eşliğinde defnedilmek üzere köy mezarlığına götürüldü. Doğan’ın kızı Demet Temur, babasının savaş yıllarına ilişkin hatırlarını çok fazla anlatmayı sevmediğini belirterek, "Çok ketumdu, anlatmayı sevmezdi ama biz anlatsın diye babamı sıkıştırırdık. Savaş döneminde yaşadığı bazı olaylardan, komutanlarından, izne gelirken memleketine ve ailesine kavuşmak için verdiği mücadeleden bahsederdi. Çok ayrıntı vermezdi" dedi. Babasının dürüstlüğüyle kendilerine örnek olduğunu ifade eden Temur, "Yiğit bir adamdı benim babam. Çok dürüsttü. Doğruya doğru, yanlışa yanlış derdi. Kimse için başını eğmedi. Bize de öyle öğretti. Babamla gurur duyuyorum. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun" diye konuştu. Cenaze törenine katılan Şehit ve Gazi Aileleri Derneği Başkanı Gazi Selami Köksal ise Doğan’ı son yolculuğuna uğurladıklarını belirterek, "Kıbrıs Gazisi Ömer ağabeyimiz aynı zamanda eğitim camiamıza yıllarca hizmet etmiş bir büyüğümüzdü. Allah mekânını cennet eylesin, yakınlarına sabırlar versin" ifadelerini kullandı. Törene il protokolü, Doğan’ın ailesi ile yakınları, gaziler, STK temsilcileri, siyasi parti başkanları ve vatandaşlar katıldı. Okunan duaların ardından Gazi Doğan, köy mezarlığında toprağa verildi.
Bursa Anadolu’nun seramik kültürü Bursa’da konuşuldu Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Bursa’nın fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında düzenlediği sempozyumda, Anadolu’nun binlerce yıllık seramik geleneği uzman isimler tarafından kültürel, sanatsal ve tarihi yönleriyle konuşuluyor. Osmanlı’nın ilk payitahtı Bursa’nın fethinin 700. yılını 17 ilçede düzenlediği etkinliklerle kutlayan Bursa Büyükşehir Belediyesi, kültürel mirasa yaraşır bir programa daha ev sahipliği yaptı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen ‘Anadolu Seramik Kültürü Sempozyumu: Topraktan Gelen Hafıza’ sempozyumu, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştiriliyor. Program, 7-9 Mayıs tarihleri arasında farklı disiplinlerden akademisyenlerin ve uzmanların katkılarıyla düzenleniyor. Sempozyumda; seramik üretim gelenekleri, tarihi gelişim süreçleri ve günümüz sanatına yansımaları kapsamlı bir şekilde değerlendiriliyor. Programın açılış bölümünde konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, 2026 yılını Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı’na ithaf ettiklerini hatırlatarak birçok önemli program düzenlendiğini söyledi. "Seramik sanatı, geçmişle gelecek arasında kültür köprüsüdür" Bursa’nın, medeniyetlerin kök saldığı, gelişip büyüdüğü ve şekillenerek bugünlere ulaştığı kadim bir dünya merkezi olduğunu belirten Başkan Vekili Şahin Biba, 700 yıl önce atılan adımların hala Anadolu kültürünü, mutfağını, yaşamını, sanatını ve hafızasını beslediğini ifade etti. Seramik sanatının da tarihin güçlü hafızalarından birisi olduğunu dile getiren Başkan Vekili Biba, "Seramik sanatı, geçmişten bugüne uzanan bir kültür köprüsüdür. Bursamızın adını dünyaya duyuran İznik çinisi de Osmanlı’nın estetik anlayışını ve sanat yaklaşımını ortaya koyan kadim bir mirastır" dedi. "Değerlerimizi yaşatmayı sorumluluk olarak görüyoruz" Bursa’da yürütülen arkeolojik kazılara Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin destek vermeye devam ettiğini anlatan Başkan Vekili Biba, Anadolu’nun en eski yerleşim izlerini taşıyan Aktopraklık Höyüğü’nün ve İznik Çini Fırınları kazılarının önemine değindi. Sempozyumun, kültürel mirasın anlaşılması, korunması ve geleceğe aktarılması noktasında kıymetli bir adım olduğunu söyleyen Başkan Vekili Biba, "Alanında uzman akademisyenlerin, araştırmacıların ve sanatçıların katkılarıyla iki gün boyunca gerçekleştirilecek oturumlar, sunulacak bildiriler ve Bursa gezisi sayesinde geçmişin birikimi ile günümüz kültür-sanat anlayışı arasında güçlü bir bağ kurulacaktır. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak tarihi ve kültürel mirasa her zaman sahip çıktık ve çıkıyoruz. Değerlerimizi yaşatmayı ve gelecek nesillere aktarmayı büyük bir sorumluluk olarak görüyoruz" diye konuştu. "Çinicilik, dünya sanat tarihinde özgün bir yere geldi" Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz ise seramik kültürünün insanın toprakla kurduğu ilişkinin, üretim bilgisinin, estetik anlayışının binlerce yıllık yansıması olduğunu belirtti. Seramik sanatının, insan tarihinin her döneminde ilgi gördüğünü, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde ise zirveye ulaştığını anlatan İnceciköz, "Başta İznik olmak üzere Kütahya gibi önemli üretim merkezlerinde gelişen çinicilik, dünya sanat tarihinde özgün bir yere geldi. Özellikle Osmanlı sarayının himayesinde gelişen İznik çinileri, camilerin kubbelerinde, sarayların duvarlarında ve en nadide köşelerinde hayat buldu. Mekanlar yalnızca süslemekte kalınmamış, ortama ruh kazandırılarak anlam katılmıştır. Bursa’nın fethinin 700. yıl dönümünde gerçekleştirilen sempozyumun, Anadolu seramik kültürüne dair yeni akademik açılımlar sağlayacağına inanıyorum" dedi. Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin de seramik kültürünün arkeoloji için taşıdığı değere dikkat çekti. Sempozyumda sunulacak bildirilerin Anadolu seramik literatürüne önemli katkılar sağlayacağını ifade eden Şahin, emeği geçenlere teşekkür etti. Program, açılış konuşmalarının ardından Erhan Öztepe başkanlığında gerçekleştirilen birinci oturumla devam etti. Serkan Gedük, Ayşe Tuba Ökse Fikri Kulakoğlu ve Ali Ozan’ın konuşmacı olduğu oturumla başlayan sempozyum kapsamında, 3 gün boyunca alanında uzman isimlerin katılımıyla toplam 9 oturum yapılacak.