SAĞLIK - 08 Mayıs 2025 Perşembe 10:05

‘Düzenli kontrollerle yumurtalık kanserini erken teşhis etmek mümkün’

A
A
A
‘Düzenli kontrollerle yumurtalık kanserini erken teşhis etmek mümkün’

Kadınlarda yumurtalık kanserinin sık görüldüğünü belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Hilal Mürüvvet Bulut Aydemir, "Yumurtalık kanseri, diğer jinekolojik kanserlere kıyasla erken evrede belirti vermediği için tanısı genellikle geç konur. Bu da tedavi sürecini olumsuz etkileyebilir. Oysa erken evrede tanı konan hastalarda sağ kalım oranları belirgin şekilde daha yüksektir. Bu yüzden düzenli jinekolojik muayene ve ultrasonografi ile takip, erken tanı açısından büyük önem taşır ve asla ihmal edilmemelidir" dedi.


Liv Hospital Samsun Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Hilal Mürüvvet Bulut Aydemir, yumurtalık (over) kanseri hakkında açıklamalarda bulundu. Yumurtalık kanserinin ne olduğundan bahseden Opr. Dr. Aydemir, "Over kanseri, halk arasında yumurtalık kanseri olarak bilinen ve kadın üreme sisteminde yer alan rahmin her iki yanında bulunan, yumurta üretimi ile östrojen ve progesteron hormonlarının salgılanmasından sorumlu yumurtalıklar ya da fallop tüplerinde ortaya çıkan bir kanser türüdür. Bu kanser, söz konusu bölgelerdeki hücrelerin kontrolsüz şekilde büyüyüp çoğalmasıyla gelişir" diye konuştu.



"Jinekolojik kanserlerde en fazla ölüme yol açan kanser türü"


Over kanserinin kadınlarda yaygın görüldüğüne dikkat çeken Opr. Dr. Aydemir, "Türkiye’de yumurtalık kanseri, kadınlarda rahim kanserinden sonra en fazla görülen ikinci jinekolojik kanserdir ve endometrium (rahim) kanserinin ardından gelir. Jinekolojik kanserler arasında ise en fazla ölüme yol açan kanser türüdür" şeklinde konuştu.



"Sık idrara çıkma görülebilir"


Yumurtalık kanserinin belirtilerinin genellikle hastalığın ilerlemiş evrelerinde görüldüğünü ve bu durumun erken teşhis koymayı zorlaştırabileceğine değinen Opr. Dr. Aydemir, "Karın ağrısı, karında şişkinlik, sıvı birikmesi (asit), karında ele gelen kitle, kabızlık, sık idrara çıkma, bulantı, kusma, menopoz sonrası kanama ve önemli bir kilo kaybı, bu hastalığın yaygın belirtilerindendir" açıklamasında bulundu.



"Hastaların yaklaşık yüzde 20’si erken evrede teşhis edilebiliyor"


Yumurtalık kanseri hastalarının yaklaşık yüzde 20’sinin erken evrede teşhis edilebildiğini söyleyen Opr. Dr. Aydemir, "Çoğu hasta hastalığının ileri aşamasında tanı aldığı için tedavi süreci daha güçlü ve karmaşık hale gelmektedir. Ayrıca, günümüzde bu kanseri erken evrede tespit etmeye yönelik kesin ve güvenilir bir tarama yöntemi henüz mevcut değildir.


Bu yüzden kadınların, herhangi bir belirti olmasa bile belirtilere karşı duyarlı olması ve yılda en az bir kez jinekolojik muayeneden geçmesi büyük önem taşır. Özellikle risk faktörlerine sahip bireylerin daha sık ve yakından izlenmesi gerekmektedir. Bu risk faktörleri arasında ailede yumurtalık veya meme kanseri öyküsünün bulunması, ailede kalıtsal kanser öyküsü, genetik yatkınlık, aşırı kilo, hiç çocuk sahibi olmamış olmak ve menopozun erken yaşta başlaması gibi durumlar risk faktörleri arasında yer alır" ifadelerini kullandı.



"Teşhis süreci"


Tanı konma sürecinden bahseden Opr. Dr. Aydemir, şöyle devam etti:


"Jinekolojik muayeneler sırasında yumurtalıklarda kitle olup olmadığı değerlendirilirken sıklıkla kistler tespit edilebilir. Ancak her yumurtalık kisti kanser anlamına gelmez. Özellikle üreme çağındaki kadınlarda görülen kistlerin büyük çoğunluğu basit ve zararsızdır, zaman içinde kendiliğinden kaybolabilir. Tespit edilen bir kistin kötü huylu olup olmadığını belirlemek için doktor muayenesi, özellikle ultrasonografi ile kistin boyutu, şekli ve karın içinde sıvı (asit) varlığı değerlendirilir. Ayrıca bazı kan testleri de tanıya yardımcı olabilir ve gerektiğinde manyetik rezonans görüntüleme (MR) uygulanarak ayrıntılı analiz yapılabilir. Kistin izlenip izlenmeyeceği, cerrahi ile çıkarılıp çıkarılmayacağı ise uzman hekimin değerlendirmesiyle belirlenir."



"Düzenli doktor kontrolleri ihmal edilmemeli"


Düzenli doktor kontrollerinin önemine dikkat çeken Opr. Dr. Aydemir, sözlerini şöyle tamamladı:


"Yumurtalık kanseri, diğer jinekolojik kanserlere kıyasla erken evrede belirti vermediği için tanısı genellikle geç konur. Bu da tedavi sürecini olumsuz etkileyebilir. Oysa erken evrede tanı konan hastalarda sağ kalım oranları belirgin şekilde daha yüksektir. Bu yüzden düzenli jinekolojik muayene ve ultrasonografi ile takip, erken tanı açısından büyük önem taşır ve asla ihmal edilmemelidir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Sincan’da kurban satıcıları ile zabıtalar arasında gerginlik Sincan Belediyesi, Kurban Bayramı öncesinde ruhsatsız hayvancılık faaliyetlerine yönelik kapsamlı bir çalışma başlattı. Denetimler sırasında bazı satıcılar ile zabıta ekipleri arasında gerginlik çıktı. Yaşanan arbede polis ekiplerinin müdahalesiyle sonlandırıldı. Kurban Bayramı öncesinde denetimlerini genişleten Sincan Belediyesi, Saraycık, Ulubatlı Hasan ve Ahi Evran Mahallesi’ndeki ruhsatsız hayvancılık faaliyetlerine yönelik kapsamlı bir çalışma başlattı. İlçe Emniyet Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen denetimler kapsamında söz konusu yapılara müdahale edildi. Kuralları ihlal eden sorumlular hakkında ise yasal işlem uygulandı. Kent estetiğini bozan, hayvancılık bölgeleri dışında yerleşim yerlerinin içerisine kaçak bir şekilde inşa edilerek halk sağlığını ve güvenliğini tehdit eden işletme sahiplerine gerekli yaptırımlar uygulanırken, kaçak ahırları boşaltmaları için ise mühlet verildi. Denetimler sırasında bazı satıcılar ile zabıta ekipleri arasında gerginlik çıktı. Yaşanan arbede polis ekiplerinin müdahalesiyle sonlandırıldı. "Denetimler aralıksız devam edecek" Ruhsatsız, kaçak yapılarla mücadelenin süreceğini belirten Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan, "Sincan’da kaçak ve ruhsatsız yapılarla mücadelemiz aralıksız devam edecek. Yapılan uyarılara rağmen oluşan olumsuzluklara karşı ekiplerimiz aktif bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor. Sincan’da halk sağlığını ve huzurunu tehdit eden, hayvancılık bölgeleri dışında ruhsatsız ve kaçak yapıları tek tek tespit edecek ve bu oluşumlara müsaade etmeyeceğiz" dedi.
Muş Kadın üreticilere 3 bin küçükbaş hayvan desteği MUŞ (İHA) – Muş’ta hayata geçirilen "Kırsalda İkamet Eden Kadınlara Küçükbaş Hayvan Temini Projesi" kapsamında hak sahibi kadın üreticilere 20 küçükbaş hayvan dağıtımına başlandı. Muş Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından Muş Valiliği ve İl Özel İdaresinin katkılarıyla yürütülen "Kırsalda İkamet Eden Kadınlara Küçükbaş Hayvan Temini Projesi" kapsamında kadın üreticilere küçükbaş hayvan desteği sağlanıyor. Proje kapsamında kırsalda yaşayan kadınların hayvancılık faaliyetlerine katılımının artırılması ve aile işletmelerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Proje çerçevesinde yaklaşık 3 bin adet küçükbaş hayvan iki etap şeklinde hak sahiplerine dağıtılacak. Toplam bütçesi 40 milyon TL olan proje yüzde 70 hibeli olarak uygulanacak proje sayesinde kırsalda yaşayan kadınların üretim süreçlerine daha aktif katılması, hayvancılık faaliyetlerinin geliştirilmesi ve aile ekonomilerine katkı sağlanması hedefleniyor. Kadın üreticilere verilen 1 koç ve 19 koyun desteğiyle birlikte kırsalda üretim kapasitesinin artırılması, sürdürülebilir hayvancılığın teşvik edilmesi ve bölge ekonomisine katkı sunulması amaçlanırken, proje kapsamında desteklerin ilerleyen süreçte de devam edeceği belirtildi. Düzenlenen hayvan dağıtım töreninde konuşan Tarım ve Orman İl Müdürü Necattin Gönç, Muş’un verimli ve sulanabilir tarım arazileri, geniş meraları, hayvan varlığı ve su kaynaklarıyla tarım ve hayvancılık açısından önemli bir üretim potansiyeline sahip olduğunu belirterek, "Müdürlük olarak bu potansiyeli değerlendirmek, üretimimizi çeşitlendirmek ve aile işletmelerimizi güçlendirmek amacıyla çeşitli çalışmalar ve projeler yürütüyoruz. Yürüttüğümüz projelerden biri de ‘Kırsalda İkamet Eden Kadınlara Küçükbaş Hayvan Temini Projesi’dir. Özellikle kırsal alanlar bizler için büyük önem taşımaktadır. Çünkü asıl üretim potansiyelimizin bulunduğu alanlar buralardır. Dolayısıyla bu projeyle kırsalda üretimi güçlendirmeyi, aile işletmelerini desteklemeyi ve kadınlarımızı üretime daha fazla dahil ederek aktif rol almalarını sağlamayı hedefliyoruz. Proje kapsamında yaklaşık 3 bin adet hayvan dağıtımı gerçekleştireceğiz. Projemizin toplam bütçesi 40 milyon TL olup, finansmanı Muş İl Özel İdaresi üzerinden sağlanmaktadır. Yaklaşık yüzde 70 hibeli olarak yürütülen bu proje kapsamında, 12-24 aylık hayvanların hak sahiplerine dağıtımı yapılacaktır. Bu yaş aralığındaki hayvanlar, kadınlarımızın üretime hızlı bir şekilde dahil olabilmesi açısından önem taşımaktadır. Ayrıca hayvanları mümkün olduğunca il dışından seçtik. Böylece sürü kalitesini artırmayı ve kan tazeliğini sağlamayı hedefliyoruz. İnanıyoruz ki projemiz orta ve uzun vadede önemli sonuçlar ve olumlu etkiler ortaya koyacaktır. Bu projenin başta ilimize, genel anlamda ise ülkemiz hayvancılığına hayırlı olmasını diliyorum" dedi.