EKONOMİ - 24 Şubat 2026 Salı 09:47

Kenevirden kauçuk, krem ve biyomalzeme: OMÜ’den çok yönlü kenevir çalışmaları

A
A
A
Kenevirden kauçuk, krem ve biyomalzeme: OMÜ’den çok yönlü kenevir çalışmaları

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Kenevir Araştırmaları Enstitüsü, geliştirdiği yeni kenevir çeşitleri, ağrı kesici ve yara iyileştirici kremler, kenevirden kauçuk ve biyomalzeme projeleriyle hem sağlık hem de sanayi alanında dikkat çekiyor. Enstitü, genişleyen genetik havuzu ve yerli çeşit adaylarıyla Türkiye’de tıbbi kenevir sektörüne yön vermeyi hedefliyor.


Kenevir Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Selim Aytaç, enstitünün yürüttüğü çalışmalar ve Türkiye’de kenevir sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Aytaç, özellikle tıbbi kenevir alanında son yıllarda önemli adımlar atıldığını belirtti. Enstitü bünyesinde 3 anabilim dalı bulunduğunu ifade eden Aytaç, bunlardan birinin tarım ve ıslah alanında faaliyet gösterdiğini söyledi. Özellikle yeni kenevir çeşitlerinin geliştirilmesine odaklandıklarını kaydeden Aytaç, son 1-2 yıldır Türkiye gündeminde yer alan tıbbi kenevir çeşitleri üzerine yoğun çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi.


Kenevirin sazlık alanlarda kullanımına yönelik projelerinin bulunduğunu aktaran Aytaç, inşaat malzemeleri ve biyomalzeme üretimi konusundaki çalışmaların da hız kesmeden sürdüğünü ifade etti. Yeni çeşitler ve çeşit adaylarının geliştirildiğini belirten Aytaç, "Bu durum genetik havuzumuzun önemli ölçüde genişlediğini göstermektedir" dedi.



"Kauçuk ve krem"


Enstitünün farklı birimlerle iş birliği içerisinde kenevirden kauçuk geliştirilmesine yönelik projeler yürüttüğünü söyleyen Aytaç, "Enstitümüzle iş birliği içinde olan diğer birimlerle birlikte yürüttüğümüz, kenevirden kauçuk geliştirilmesine yönelik bir projemiz var. Kenevirle ilgili tıbbi alanda, özellikle ağrı kesici ve yara iyileştirici kremler geliştirmiş bulunmaktayız. Kenevirin sağlık alanında kullanımıyla ilgili hem üretim hem de kullanım açısından yasal bir düzenlemeye ihtiyaç vardı. Bu yasal düzenlemeler ülkemiz bürokrasisinin gündemindeydi. 31 Ocak 2026 tarihinde hem Sağlık Bakanlığı’nın hem de Tarım ve Orman Bakanlığı’nın çıkarmış olduğu iki yeni yönetmelikle tıbbi kenevirin üretimi ve kullanımına ilişkin detaylar ortaya konuldu. Tıbbi kenevirin ülkemizde gelişmesi için ülke olarak önemli attığımızı düşünüyorum. En azından süreci başlatmış olduk" diye konuştu.



"Vahşi sanayileşmeye karşı kenevir"


Dünyada yoğun sanayileşmenin yol açtığı çevre kirliliğine dikkat çeken Aytaç, "Beş yıl sonra Türkiye’de kenevir sektörü yalnızca ülkemize bağlı olarak değil, ticaret yaptığımız diğer ülkeler ve ülke bloklarıyla birlikte şekillenecektir. Örneğin, Yeşil Mutabakat ve Paris İklim Antlaşması gibi unsurlar üretim durumumuzu belirleyecektir; hem tarımsal üretim hem de sanayi üretimi açısından. Dünyanın vahşi sanayileşme sonrası kirlenmesinin ardından bu kirliliğin önüne geçebilmek veya azaltabilmek için bir dönüşüm gerekmektedir. Bu dönüşüm sürecinde kenevirin avantajlı olduğu düşünülmektedir" şeklinde konuştu.



"Önemli olan, üretim modelini ortaya koymak ve sanayisini geliştirmek"


Türkiye’nin tekstil alanında güçlü bir ülke olduğuna işaret eden Aytaç, "Biz tekstil bakımından güçlü bir ülkeyiz. Kenevir tekstilini yaygınlaştırabilirsek ve kenevir tekstil üretiminden arta kalanları da kâğıt sanayisinde değerlendirebilirsek, keneviri ekonomik anlamda iyi kullanan ülkelerden biri olabiliriz. Elbette kenevirden birçok ürün üretilebilmektedir. Önemli olan, üretim modelini ortaya koymak ve sanayisini geliştirmektir" ifadelerini kullandı.



Kenevirden kauçuk, krem ve biyomalzeme: OMÜ’den çok yönlü kenevir çalışmaları

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Tavas’ın tescilli baklavası dünya pazarına açılıyor Coğrafi işaretli Tavas Baklavası, TAVBEL ve Bonavias arasında imzalanan protokol kapsamında Yarengüme Kadın Kooperatifi tarafından üretilecek, Bonavias’ın yurt içi ve yurt dışı şubelerinde satışa sunularak uluslararası pazara açılacak. Denizli’nin Tavas ilçesine özgü coğrafi işaretli lezzetlerden biri olan Tavas Baklavası, imzalanan yeni iş birliği protokolüyle Orta Doğu ve Avrupa ülkelerinde satışa sunulacak. Tavas Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren TAVBEL şirketi ile Bonavias firması arasında imzalanan protokol kapsamında, Tavas Baklavası’nın üretim, tanıtım ve satış süreçleri daha güçlü bir yapıya kavuşturulacak. Protokole göre Tavas Baklavası, TAVBEL koordinasyonunda Yarengüme Kadın Kooperatifi aracılığıyla üretilecek. Ürünün satış ve tanıtım faaliyetleri ise Bonavias firması tarafından yürütülerek, firmanın Türkiye’de ki 50 şubesinde ve Orta Doğu ve Avrupa’daki şubelerinde tüketicilerle buluşturulacak. İmza töreninde konuşan Kadir Tatık, Tavas’ın önemli bir değerinin daha geniş pazarlara açılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Tatık, "Tavas’ımızın coğrafi işaretli değeri olan Tavas Baklavamızın üretim ve pazarlama süreçlerini daha güçlü ve sürdürülebilir hale getirecek önemli bir iş birliğine imza attık. TAVBEL şirketimiz ile Bonavias firması arasında imzaladığımız protokol kapsamında Tavas Baklavamız, Yarengüme Kadın Kooperatifimiz aracılığıyla üretilecek, satış ve tanıtım faaliyetleri ise Bonavias tarafından yürütülecektir. Bu kıymetli iş birliğinde katkıları ve yapıcı yaklaşımları için Bonavias Yönetim Kurulu Başkanı Barış Çiftçi’ye teşekkür ediyorum" dedi. Bu iş birliğinin kadın emeğini destekleyen, yerel üretimi güçlendiren ve Tavas Baklavası’nı uluslararası pazarlarda daha görünür hale getiren önemli bir adım olduğunu vurgulayan Başkan Tatık, "Tavas’ın gözü gibi baktığı, bugüne kadar özenle koruduğu, yapısını hiç bozmadan bugüne taşıdığı ve artık coğrafi işaret alarak tescillenen bu özel ürünün, Türkiye’nin her yerinde ve ardından inşallah dünyanın dört bir yanında tanınan bir lezzet olarak yolculuğuna başlamasını büyük bir heyecanla karşılıyorum. Şunu özellikle belirtmek istiyorum; bundan üç, beş yıl sonra Tavas Baklavası, Bursa’nın kestane şekerinin önüne geçecek. Gaziantep’in baklavası bize rakip olacak. Biz hiçbir zaman Antep baklavasını kendimize rakip görmüyoruz; aksine Antep baklavası Tavas Baklavası’na rakip olacak. Buna yürekten inanıyoruz ve bunu başaracağız. Bunun da ilk adımını bugün atmış bulunuyoruz. Bunu yaparken yalnızca ticari bir faaliyet yürütmeyi değil, aynı zamanda önemli bir sosyal sorumluluk projesini hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bizim amacımız sadece kâr elde etmek değil; elde edilen gelirin köylerde yaşayan kadınlarımıza da katkı sağlamasıdır. Çünkü baklava denildiğinde akla gelen emek, kadın emeğidir. Bu lezzeti yaşatan, nesilden nesile aktaran annelerimiz, kadınlarımızdır. Kurmayı planladığımız üretim tesisinde, kadın kooperatiflerimizin belirlediği ortaklarımız çalışacak. Kadınlarımız bu baklavayı açacak, üretecek ve dünyaya sunacak. Biz de onların emeğini destekleyerek Tavas Baklavası’nı dünyanın her noktasına ulaştıracağız" şeklinde konuştu.
İstanbul TAV Havalimanları’nın işlettiği dört havalimanına hizmet kalitesi ödülü Ankara Esenboğa, İzmir Adnan Menderes, Tiflis ve Üsküp, Dünya Havalimanları Konseyi (ACI World) tarafından düzenlenen Havalimanı Hizmet Kalitesi (Airport Service Quality-ASQ) ödüllerinde en iyiler arasında yer aldı. Yolcu değerlendirmeleriyle belirlenen ödüller, 2 Eylül’de İstanbul’da düzenlenecek ACI Customer Experience Global Summit sırasında sahiplerine teslim edilecek. Havalimanı işletmeciliğinde Türkiye’nin dünyadaki lider markası TAV Havalimanları tarafından işletilen Ankara Esenboğa, İzmir Adnan Menderes, Tiflis ve Üsküp havalimanları, ASQ programı kapsamında kendi kategorilerinde "En İyi Havalimanı" ödüllerine layık görüldü. Ankara Esenboğa ve İzmir Adnan Menderes havalimanları aynı zamanda, son 10 yılda birden fazla ASQ ödülü kazanan ve her yıl yalnızca sekiz havalimanının kabul edildiği "ACI World Director General’s Roll of Excellence" (ACI World Genel Direktörü Mükemmellik Onur Listesi) listesine girdi. TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Serkan Kaptan, "TAV Havalimanları olarak sekiz ülkede işlettiğimiz 15 havalimanında yolcuların değişen ihtiyaç ve beklentilerini yakından izleyerek en iyi seyahat deneyimini sunmak için çalışıyoruz. Geçen yıl havalimanlarımızda 113 milyon yolcuya hizmet verdik. Yolcu memnuniyeti tüm operasyonlarımızın merkezinde yer alıyor. Dört havalimanımızın, doğrudan yolcu değerlendirmelerine dayanan ASQ ödülleri kapsamında dünyanın en iyi havalimanları arasında yer almasından mutluluk duyuyoruz. Ankara Esenboğa ve İzmir Adnan Menderes’in dünyada süreklilik göstererek onur listesine girmesinden de gurur duyuyoruz. Yetkin insan kaynağımız ve 25 yılı aşan birikimimizle havalimanı işletmeciliğinde küresel ölçekte tercih edilen bir marka olarak çalışmaya devam ediyoruz. Bu başarıda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. ASQ kapsamında Ankara Esenboğa Havalimanı, Avrupa’da, 5-15 milyon yolcu kategorisinde "en iyi giden yolcu deneyimi" ve "en keyifli havalimanı" ödüllerini aldı. İzmir Adnan Menderes Havalimanı da aynı kategoride "en iyi giden yolcu deneyimi"yle birlikte "en kolay havalimanı yolculuğu", "en keyifli havalimanı" ve "en temiz havalimanı" kategorilerinde ödüle layık görüldü. Tiflis Havalimanı, Avrupa’da, 2-5 milyon yolcu kategorisinde "en iyi giden yolcu deneyimi" başta olmak üzere "en adanmış personele sahip havalimanı", "en kolay havalimanı yolculuğu", "en keyifli havalimanı" ve "en temiz havalimanı" ödüllerini aldı. Üsküp Havalimanı, Avrupa’da en kolay havalimanı yolculuğu kategorisinde en iyi havalimanları arasında yer aldı. Uluslararası Havalimanları Konseyi (ACI) tarafından her yıl verilen ASQ - Havalimanı Hizmet Kalitesi Ödülleri, yolcu anketlerine dayanarak dünya genelinde havalimanlarının müşteri deneyimi performansını ölçüyor. 2006’da başlayan ASQ programına, bugün 110’dan fazla ülkede 400’ün üzerinde havalimanı katılıyor.