ASAYİŞ - 31 Aralık 2025 Çarşamba 11:22

Samsun’da 2025’e damga vuran olaylar

A
A
A
Samsun’da 2025’e damga vuran olaylar

Samsun’da 2025 yılına, Canik’teki akaryakıt istasyonu faciası ile Bafra’da Kızılırmak Nehri’nde yaşanan trajedi damga vurdu. Samsun, yaşanan bazı acı olayların yanı sıra büyük yatırımlarla da gündemde önemli yer tuttu. Makine ve Kimya Endüstrisi(MKE) ile BAYKAR tarafından açıklanan yatırımlar, şehirde heyecan oluşturdu.


2025 yılı, Samsun’da Türkiye genelindeki birçok ile kıyasla sakin geçmesine rağmen, yaşanan iki büyük trajedi ve ardı ardına açıklanan stratejik yatırımlarla hafızalara kazındı. Yılın en sarsıcı olayları Canik ve Bafra ilçelerinde meydana geldi. 28 Nisan’da Canik’te, Lovelet AVM yanındaki akaryakıt istasyonunda meydana gelen heyelanda baba ile iki çocuğunun hayatını kaybetmesi kentte derin üzüntüye neden oldu. 17 Eylül’de ise Bafra’da bir otomobilin Kızılırmak Nehri’ne düşmesi sonucu anne ve 3 yaşındaki çocuğun hayatını kaybetmesi kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Olaya ‘kaza süsü’ verdiği iddiasıyla tutuklanan baba Dr. Serdar Kıyak’ın cezaevinde intihar etmesi, süreci daha da dramatik hale getirdi. Bu iki olay, 2025 yılının Samsun’daki en dikkat çeken trajedileri olarak kayıtlara geçti. Spor alanında da Samsun adına öne çıkan bir yıl yaşanırken, Samsunspor’un 2024-2025 sezonunda Süper Lig’i 3. sırada tamamlaması ve Avrupa kupalarında mücadele etmesi kentte büyük sevince neden oldu.



MKE ve BAYKAR yatırımları


Samsun, yaşanan acı olayların yanı sıra önemli yatırımlarla da gündeme geldi. MKE A.Ş. ile BAYKAR tarafından açıklanan yatırımlar, şehirde özellikle genç nüfus için yeni istihdam alanları oluşturma umudu doğurdu. Savunma sanayii odaklı bu yatırımların, Samsun’un sanayi altyapısını güçlendirmesi ve bölgesel kalkınmaya ivme kazandırması bekleniyor. 2025 yılı, Samsun için bir yandan acı kayıpların yaşandığı, diğer yandan ise geleceğe yönelik büyük beklentilerin şekillendiği bir yıl olarak geride kaldı.



2025’te yaşanan olaylar


Samsun, 2025 yılı boyunca hem yürek burkan olaylar hem de kentin geleceğini etkileyecek önemli gelişmelerle gündeme geldi. Yılın ilk aylarında Samsun Limanı’nda Palau bayraklı "Fıruze G" adlı kuru yük gemisinde çıkan yangın paniğe neden oldu. 28 Ocak’ta meydana gelen olayda, itfaiye ve deniz ekiplerinin yoğun çalışması sonucu yangın yaklaşık iki saat içinde kontrol altına alındı. Şubat ayı ise peş peşe gelen trafik kazalarıyla hafızalara kazındı. Havza ilçesinde panelvan minibüs ile tırın çarpışması sonucu anne ile 4 yaşındaki kızı yaşamını yitirirken, baba ve 2 yaşındaki oğulları yaralandı. Aynı gün Kavak ilçesinde yolcu otobüsünün su kanalına devrilmesi sonucu şoför hayatını kaybetti, 21 kişi yaralandı.



100 yılın en ağır kışı


20 Şubat’ta Samsun 100 yılın en yoğun kar yağışını yaşadı. Kent genelinde kartpostallık manzaralar oluşurken, ulaşımda aksamalar ve günlük yaşamda yaşanan zorluklar birçok vatandaş için karı çileye dönüştürdü. Bahar aylarında ise ölümlü olaylar art arda geldi. 6 Nisan’da Çarşamba ilçesinde iki otomobilin çarpışması sonucu 5 kişi hayatını kaybetti. 9 Nisan’da bir annenin rehber öğretmeni olan kızını boğarak öldürmesi kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. 16 Nisan’da Canik ilçesinde uzaklaştırma kararı bulunan bir koca, boşanma aşamasındaki eşini sokak ortasında öldürdü. 24 Nisan’da Alaçam’da bir restoranda eşini silahla öldüren şahıs, ardından intihar etti.


Mayıs ayında yaşanan bir olay, aile içi şiddetin geldiği noktayı gözler önüne serdi. Samsun’da 16 yaşındaki bir çocuk, evlenmek için ablasını kaçıran genci tabancayla vurarak öldürdü. 27 Mayıs’ta ise geçmişte cezaevi müdürü cinayetiyle gündeme gelen ve cezasını tamamlayan bir şahıs, İlkadım ilçesinde bir berberde silahlı saldırıya uğradı. Ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden şahsın, ağabeyi tarafından vurulduğu ortaya çıktı.


Yaz aylarında da acı olaylar devam etti. 25 Ağustos’ta Terme ilçesinde yolcu otobüsünün yol kenarında kamyonete branda çeken kişilere çarpması sonucu meydana gelen kazada 2 kişi yaşamını yitirdi. Eylül ayında ise hem kazalar hem de şiddet olayları öne çıktı. Tekkeköy’de bir kereste fabrikasında çıkan yangın ekiplerin müdahalesiyle söndürülürken, Asarcık’ta bir şahsın eşini bardakla öldürmesi infiale yol açtı. 30 Eylül’de İlkadım ilçesinde iki kız çocuğu kamyonetin çarpması sonucu hayatını kaybetti.


Kasım ayı Samsun’a şehit acısını getirdi. 11 Kasım’da Türk Hava Kuvvetleri’ne ait C-130 tipi kargo uçağının Gürcistan sınırları içinde düşmesi sonucu uçakta bulunan 20 personelden biri olan Hava Uçak Bakım Astsubay Üstçavuş Emre Altıok şehit oldu. Şehit Altıok, memleketi Samsun’da düzenlenen törenle toprağa verildi. Ay sonunda ise kent adına önemli bir gelişme yaşandı. Sağlık Bakanlığı’nın öz kaynaklarıyla yapılan, bin 458 yatak kapasiteli Samsun Şehir Hastanesi’nin Göğüs Hastalıkları Kliniği 28 Kasım’da hasta kabulüne başladı.


Yılın son aylarında bir şehit haberi daha Samsun’u yasa boğdu. 9 Aralık’ta İstanbul’da düzenlenen narkotik operasyonunda şehit olan polis memuru Emre Albayrak, memleketi Ladik ilçesinde son yolculuğuna uğurlandı.


Samsun, 2025 yılında yaşadığı tüm acılara rağmen hem kayıplarını uğurladığı hem de geleceğe dair önemli adımlar attığı bir yılı geride bıraktı.



Samsun’da 2025’e damga vuran olaylar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Süre uzatıldı ama yoğunluk bitmedi: Trabzon’da 10 bin adet APP plaka değiştirildi İçişleri Bakanlığı tarafından standart dışı APP plakaların değiştirilmesine yönelik verilen sürenin 1 Nisan’a kadar uzatılmasına rağmen Trabzon’da sürücüler plaka değişimi için başvurularını sürdürüyor. Trabzon Şoförler ve Otomobilciler Odası’nın plaka basım atölyesinde yoğunluk yaşanırken, kent merkezi ve ilçelerde şu ana kadar yaklaşık 10 bin adet plaka yeniden basıldı. Standart dışı APP plakaların değiştirilmesi için verilen sürenin uzatılmasına rağmen sürücüler plaka değişim işlemleri için başvurularını sürdürüyor. Sürenin dolmasına yaklaşık 20 gün bulunmasına rağmen birçok araç sahibi işlemlerini son günlere bırakmamak için plaka basım atölyelerine yöneliyor. Özellikle son günlerde artan taleple birlikte Trabzon Şoförler ve Otomobilciler Odası’na bağlı plaka basım atölyesinde yoğunluk yaşanıyor. Günün büyük bölümünde atölyeye gelen sürücüler sıra oluşturarak araçlarına ait plakaların mevzuata uygun şekilde yenilenmesi için başvuruda bulunuyor. Trabzon Şoförler ve Otomobilciler Odası bünyesinde yürütülen çalışmalar kapsamında Trabzon merkez ve ilçelerde yaklaşık 10 bin adet plaka basıldığı öğrenilirken, yoğunluğun önümüzdeki günlerde de devam etmesi bekleniyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Trabzon Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Ömer Hakan Usta ise, plaka basım atölyelerinde yoğunluğun olduğunu belirterek, "Sistemde biraz sıkıntı yaşıyoruz. Bazen kesintiye uğruyor. Dolayısıyla noterdeki işlemlerinin ardından bize gelen vatandaşlarımızın sistemden plaka çıktısını alamıyoruz. Sistem zaman zaman kesintiye uğradığı için vatandaşımıza yardımcı olamıyoruz. Bu plakalar ilçelerde de basılıyor. Of ilçesinden Beşikdüzü’ne kadar tüm ilçelerimizde plaka basım atölyelerimiz var. Orada da gidip plakalarını bastırabilirler. Elimizden geldiği kadar vatandaşlarımıza yardımcı olmaya çalışıyoruz" dedi. "Merdiven altı, mühürsüz, sahte hologramlı saçlara basılan plakalara sıkıntı var" Trabzon merkez ve ilçelerinde yaklaşık 10 bin adet plakanın değiştirildiğini kaydeden Usta, "Vatandaşlarımız 140 bin liralık cezayı bizim önümüze sunuyorlar. Şoförler ve Otomobilciler Odası’nın bastığı mühürlü ve barkotlu plakalara 140 bin liralık ceza söz konusu değil. Merdiven altı, mühürsüz, sahte hologramlı saçlara basılan plakalara sıkıntı var. Bizim bastığımız plakalarda bir problem yok. Emniyet Genel Müdürlüğümüzün yaptığı açıklama doğrultusunda süre 1 Nisan tarihine kadar uzatıldı. Ama maalesef çok kalabalık bir şekilde vatandaşlarımız bir an önce plakasını bastırıp işine dönmek istiyor. Bu süre uzatıldı, zamanımız var. Bu süreçte Trabzon’da ilçelerle beraber yaklaşık 10 bin plaka basıldı. Noterlerde yoğun. Vatandaşlar gelmeye devam ediyor. Yavaş yavaş bu süreci tamamlayacağız. 1 Nisan’a kadar bu yoğunluk devam edecek gibi gözüküyor" şeklinde konuştu. "Sabahtan beri burada bekliyorum" Plaka basım atölyesinde sırada bekleyen vatandaşlardan Yusuf Koçal, "Sabahtan beri burada bekliyorum. Plakalarımı değiştiremedim, gidiyorum. Bu konuda yardım bekliyoruz" diye konuştu. Yakup Kitapçı isimli vatandaş ise, "2 tane aracım var. İki plakanın da değişmesi gerekiyormuş. Yılbaşında plakasını değiştirdiğim aracımın bugün yine plakasını değiştireceğim. Şaşırdım. Mecbur kuyruğa gireceğim. İlk kez geldim. Çocuğum ‘baba gitme, orası çok kalabalık’ dedi. Bize sıra gelmesi zor gibi görülüyor" ifadelerini kullandı.
Kars Kaymakam Akköz başkanlığında Arpaçay’da asayiş toplantısı gerçekleştirildi Arpaçay’da güvenlik ve asayiş konularının ele alındığı toplantı, Kaymakam Muhammed Burak Akköz, başkanlığında gerçekleştirildi. Kaymakamlık makamında düzenlenen toplantıya İlçe Jandarma Komutanı Gökhan Gülveren ile İlçe Emniyet Amiri Aykut Bağcı katıldı. Toplantıda, ilçede vatandaşların huzur ve güvenliğinin sağlanmasına yönelik kolluk kuvvetleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamlı şekilde değerlendirildi. İlçe genelinde gerçekleştirilen genel asayiş uygulamaları, güvenlik tedbirleri ve suçun önlenmesine yönelik faaliyetler hakkında Kaymakam Akköz’e bilgilendirme yapıldı. Kolluk birimlerinin ilçede huzur ve güven ortamının korunması amacıyla yürüttüğü denetim ve uygulamaların ele alındığı toplantıda, mevcut durum değerlendirilerek alınabilecek ilave tedbirler de görüşüldü. Vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlanması için jandarma ve emniyet ekiplerinin koordinasyon içerisinde çalışmalarını sürdürdüğü vurgulandı. Toplantıda ayrıca, ilçede kamu düzeninin korunmasına yönelik sürdürülen faaliyetlerin kararlılıkla devam edeceği belirtilirken, güvenlik güçlerinin sahadaki çalışmalarının etkinliğinin artırılması adına kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekildi. Kaymakam Muhammed Burak Akköz, toplantı sonunda ilçede huzur ve güvenliğin sağlanması için görev yapan tüm kolluk kuvvetlerine çalışmalarında başarılar dileyerek, vatandaşların güvenliğinin her zaman öncelikli olduğunu ifade etti.
Sinop Gençler kaçıyor, emekliler yerleşiyor: Sinop’ta çalışan sayısı, emeklilerin gerisinde kaldı Türkiye’nin en yaşlı nüfusuna sahip vilayeti Sinop, sosyal güvenlik kayıtlarına göre emekli sayısının çalışan sayısını geçtiği iller sıralamasında Türkiye 2.’si oldu. Her bir çalışana karşılık 1,17 emeklinin düştüğü şehirde vatandaşlar; asayiş olaylarının azlığı, komşuluk ilişkilerinin güçlü olması ve yüksek huzur için Sinop’u tercih ediyorlar. Aktif çalışma hayatını bırakanların, güvenlik ve uygun fiyatlar için tercih ettiği Sinop, emekli şehri ünvanını almaya başladı. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verileri, Sinop’taki demografik değişimi bir kez daha gözler önüne serdi. Emekli sayısının aktif sigortalı sayısını geçtiği iller sıralamasında Zonguldak zirvede yer alırken, Sinop 57 bin 5 çalışana karşılık 66 bin 273 emekli ile 2. sıraya yükseldi. Listenin üçüncü sırasında ise Balıkesir bulunuyor. İHA muhabirine konuşan emekliler, Sinop’un huzurlu yapısının emekliler için bir çekim merkezi olduğunu, ancak çalışan genç nüfusun azalmasının şehri bir "emekli kenti" haline getirdiğini vurguladı. Karavanımın kapısı dahi açık, hırsızlık nedir görmedim Emekli olduktan sonra yazlarını Sinop’ta karavanda geçiren İsmail Hakkı İlik, şehrin güvenliğine dikkat çekerek, "Genelde yazları Sinop’ta geçiriyorum. Sinop’un emekliler için cazip hale gelmesinin sebebi güvenli, sakin, ortamının ve denizinin güzel olması. İnsanlarının anlayışlı, hoşgörülü olması. Karavanda kalıyorum, karavanımın kapısı dahi açık; hiçbir zaman hırsızlık, kapkaç gibi olaylara rastlamadım. Benim burayı tercih etmemin nedeni güvenli, düzenli ve denizinin temiz olması. İnsanların güvenli bir şekilde yaklaşması" dedi. Kapımın üstünde anahtarımı unutuyorum, komşum kapımı çalıyor Aslen Antalyalı olan ve 44 yıl önce tayini çıkarak geldiği Sinop’a emekliliğinde yerleşme kararı alan Mahmut Yücedağ, kenti şu sözlerle anlattı: "Sinop sakin bir yer emekliler için. Tekstil ürünlerinin fiyatı biraz yüksek ama emekli olarak rahat bir şekilde gezilecek yerleri var. Konuşulacak elit insanları da var. Bir arada yaşayabileceğin çok sosyal bir kentimiz. Ben Sinop’a 1982’de geldim o zaman Ayancık’ta göreve başladım. 2021’de merkeze geldim. Sinop o zaman 28 bin nüfusluydu şimdi 60 bin nüfuslu olmuş. Sinop’a yerleşme kararı verdim, şu an Sinop’tayım. Sinop’ta emeklinin olması bu nedenle doğal bir şey. Ben kapımı hiç kilitlemesem, kapımın üstünde anahtarım kaldığı zaman, komşum hemen kapımı çalıyor ’sen anahtarını unutmuşsun’ diyor. Ama benim geldiğim yerde gündüz evdeyken arkadan kapıyı kilitlememişsen kapını açıp içeri giriyorlardı. Sinop’ta herkes birbirini tanıyor, az nüfus olduğu için rahatız. Bu nedenle Sinop tercih edilir bir şehirdir."