ASAYİŞ - 13 Mayıs 2026 Çarşamba 13:11

Sel felaketinin yaşandığı ilçede araç mezarlığı oluştu

A
A
A
Sel felaketinin yaşandığı ilçede araç mezarlığı oluştu

Samsun’da selin vurduğu Havza ilçesinde hasar gören araçların çekildiği yediemin otoparkı adeta araç mezarlığına döndü. Sel sularının sürüklediği, camları patlayan ve kullanılamaz hale gelen onlarca araç yan yana dizilirken, ortaya çıkan manzara felaketin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.


İlçede dün akşam etkisini sürdüren sağanak yağış sonrası taşan Hacı Osman Deresi, birçok mahallede hayatı olumsuz etkiledi. Selin ardından cadde ve sokaklardan kaldırılan araçlar yediemin otoparkına çekildi. Otoparkta yüzün üzerinde aracın bulunduğu öğrenilirken, araçların büyük bölümünün ağır hasarlı olduğu görüldü. Sel sularının sürüklediği otomobillerin bazılarının kaportalarının parçalandığı, camlarının patladığı ve iç kısımlarının tamamen çamurla dolduğu dikkat çekti. Araç sahipleri ise otoparkta araçlarını görünce büyük üzüntü yaşadı.



"Yeni almıştım, 20 bin kilometredeydi"


Selde aracı zarar gören Selahattin Akkaya, "Aracımın durumu iyi değil. Her tarafı vurulmuş, kırılmış. Camları patlamış. Sel arabayı 200 metreden fazla sürüklemiş. Aracı yeni almıştım. 20 bin kilometredeydi" dedi.


Aracı kullanılamaz hale gelen Arif Değirmenci ise, "Aracım tam selin geldiği yolun üstündeydi. Kurtarmaya çalıştım ama maalesef sel suyu çok hızlı geldiği için yetişemedim. Araç bu hale geldi" diye konuştu.



Sel felaketinin yaşandığı ilçede araç mezarlığı oluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Başkan Atlı’dan emeklilere yeni sosyal yaşam alanı müjdesi Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, görevdeki 2 yıllık hizmet sürecini değerlendirdiği toplantıda emeklilere yönelik hazırlanan yeni sosyal yaşam alanının müjdesini verdi. Başkan Atlı, "Şehrimizin hafızası olan Millet Bahçesi’nde emeklilerimize özel kıraathane yapıyoruz" dedi. Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, Millet Bahçesi Kültür Salonu’nda düzenlenen toplantıda yerel ve ulusal basın temsilcileriyle bir araya gelerek 2 yıllık süreçte yapılan yatırımları değerlendirdi. İlçede eğitimden kültür sanata, altyapıdan sosyal belediyeciliğe kadar birçok projeyi hayata geçirdiklerini belirten Atlı, özellikle emeklilere yönelik hazırlanan yeni sosyal alanın kısa sürede hizmete açılacağını söyledi. Başkan Atlı, şehirlerin yaşayan organizmalar olduğunu eskiyen yapıların zamanla yenilenmesi gerektiğini söyleyerek, "Kıyafetler nasıl zamanla eskiyorsa yollar da bakım istiyor. Vatandaşlarımızın yollarla ilgili eleştirilerinde haklılık payı var. Kozan’da geçmiş yıllarda yollar gerektiği zamanda yenilenmediği için bugün sorunlar büyüdü" diye konuştu. Millet Bahçesi’nde hem yenileme hem de yeni sosyal donatı çalışmaları yaptıklarını ifade eden Atlı, emeklilere yönelik hazırlanan kıraathanenin ilçede önemli bir ihtiyacı karşılayacağını kaydetti. "Emeklilerimize nefes alabilecekleri özel bir alan oluşturuyoruz" Atlı, "Millet Bahçesi Kozan’ın göz bebeği olan, hepimizin hatırası bulunduğu bir alan. Burada eski bölümlerin tadilatını yaparken aynı zamanda emeklilerimize özel bir kıraathane oluşturuyoruz. Büyüklerimiz burada çayını kahvesini içebilecek, yazın serin, kışın sıcak ortamda vakit geçirebilecek. Emeklilerimize nefes alabilecekleri özel bir alan oluşturuyoruz" dedi. Cumhur İttifakı belediyeciliğiyle birlikte ilçede yıllardır bekleyen yatırımların hız kazandığını söyleyen Başkan Atlı, "Kozan uzun yıllar ihtiyaçları ötelenmiş bir ilçeydi. Şimdi bu ihtiyaçları yenileme ve tamamlama fırsatı bulduk" ifadelerini kullandı. İlçede tamamlanan ve devam eden projeleri de sıralayan Başkan Atlı, 500 TOKİ konutunun teslim edildiğini, yıllardır kapalı olan Özden Kültür Merkezi’nin yeniden hizmete açıldığını söyledi. Öğretmenevi inşaatında sona yaklaşıldığını ifade eden Atlı, Kapalı Spor Salonu ihalesinin de gerçekleştirildiğini kaydetti. Şevkiye Mahallesi’nde taziye ve kültür evi açıldığını belirten Atlı, Cuma Pazarı yanında da yeni bir taziye evi kazandırılacağını ifade etti.
Çankırı Çankırı’da su baskınlarının yaşandığı evlerde tahliye çalışmaları sürüyor Çankırı’da sağanak yağışın ardından su baskınlarının yaşandığı ev ve iş yerlerinde tahliye ve temizlik çalışmaları devam ediyor. Meteoroloji’nin uyarıda bulunduğu Çankırı’da dün etkili olan şiddetli sağanak hayatı olumsuz etkiledi. Sağanak sebebiyle ev, iş yeri ve yollarda su baskınları yaşandı. Yağışın durmasının ardından tahliye ve temizlik çalışması başlatan ekipler, cadde ve sokakları iş makineleriyle temizledi. Su baskınlarının yaşandığı ev ve iş yerlerinde ise suların tahliye edilmesinin ardından hasar gün yüzüne çıktı. Su baskınlarının yaşandığı çok sayıdaki evin zemin kaplamaları, mobilyaları ve elektronik eşyaları zarar gördü. Ekipler, dün başladıkları su tahliye çalışmalarına devam ediyor. "Yaklaşık 331 personelimizle çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyor" Çalışmaların aralıksız devam ettiğini söyleyen Çankırı Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, "Metrekare başına 47 kilogram yağışın düştüğü bu süreçte, özellikle dere yatağına yakın bölgelerde bulunan, başta Buğday Pazarı Mahallesi olmak üzere birçok noktada zemin katlarda su baskınları yaşandı. Gün boyu aralıksız ve agresif şekilde devam eden yağış, ekiplerimizi anlık ve yoğun müdahaleye sevk etti. Yaşanan olumsuzluklara karşı hızlıca kriz ekibimiz oluşturuldu. Tüm müdürlüklerimiz koordineli şekilde sahada görev aldı. Yaklaşık 331 personelimizle çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyor, vatandaşlarımızın mağduriyetini gidermek için yoğun çaba gösteriyoruz. Zor bir süreçten geçiyoruz. Vatandaşımız her zaman haklıdır. Bizler, şehrimiz için yedi gün yirmi dört saat görev başındayız ve hemşehrilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Ankara BBP Genel Başkanı Destici: "Türkiye kendi ilacını, aşısını önemli ölçüde üretebilen bir ülke konumuna gelecektir" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Şu anda devletimiz, hükümet yerli ilaç üretimiyle ilgili birkaç merkez oluşturmuş durumda. Bunların bir kısmı üretime başlamış durumda, bir kısmının da inşaat ve altyapı hazırlıkları devam etmektedir" dedi. BBP Genel Başkanı Destici, parti genel merkezinde ülke ve dünya gündemine dair açıklamalarda bulundu. Destici, 7 Haziran’da Tokat, Gümüşhane ve Nevşehir’de toplam 6 beldede yapılacak belediye seçimlerinde BBP’nin 5 bölgede Cumhur İttifakı adaylarını destekleyeceğini, Tokat’ın Yeşilyurt ilçesine bağlı Kuşçu beldesinde ise BBP’nin kendi adayı Ömer Geçit ile seçime katılacağını açıkladı. Destici, yağışlardan etkilenen ve sel afetini yaşayan başta Samsun olmak üzere illerdeki vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti. "Dua edeceğiz ama diğer taraftan da tedbir almamız gerekiyor" 12 sene önce Manisa Soma’daki kömür madeninde meydana gelen göçükte hayatını kaybeden 301 madenciyi de anan Destici, "Dua edeceğiz, niyaz edeceğiz ama diğer taraftan da tedbir almamız gerekiyor. Niye dünyada ya da OECD ülkeleri arasında hala maden kazalarında, iş kazalarında, kazalardaki ölümlerde can kayıplarında yukarılardayız? Buraları çözmemiz gerekiyor. Birtakım önlemler alındı mı, alındı. Maalesef bu iyileştirmeler ve önlemler acı facialar sonunda alınıyor. Testi kırılmadan önce tedbiri maalesef çok da alınmadı. Şimdi tabii geldiğimiz bu noktada bugün itibarıyla baktığımız zaman hala maden sahalarındaki çalışma şartlarında eksiklik var mı? Var. İşçi kardeşlerimizin hayatını tehlikeye atan olumsuzlukların bir kısmı hala devam ediyor mu? Devam ediyor. Ülke olarak daha ciddi olmamız lazım. İlgili bakanlıklarımızın ya da kurumlarımızın sorumluluklarının, mesuliyetlerinin gereğini eksiksiz bir şekilde yerine getirmesi lazım. Neticede can kaybından bahsediyoruz. Yüzde 10 bile risk olsa oraya ruhsat verilmemesi lazım. Çalışan bir madende bu risk tespit edildiği zaman hemen durdurulmalı ve eksiklikler giderildikten sonra tekrar çalıştırılmaya başlanmalıdır" şeklinde konuştu. "Türkiye kendi ilacını, aşısını önemli ölçüde üretebilen bir ülke konumuna gelecektir" Eczacıların 14 Mayıs Eczacılar Günü’nü kutlayan Destici, "Şu anda Türkiye’de satılan ilaçların büyük bir kısmını maalesef dışarıdan ithal ediyoruz. Eğer pandemi biraz daha devam etseydi Türkiye’de pek çok ilaç bulunamayacak duruma gelecekti, ki bazı ilaçlarla ilgili bu sıkıntı yaşandı. O bize büyük bir ders oldu. Şu anda devletimiz, hükümet yerli ilaç üretimiyle ilgili birkaç merkez oluşturmuş durumda. Bunların bir kısmı üretime başlamış durumda, bir kısmının da inşaat ve altyapı hazırlıkları devam etmektedir. İnşallah bunlar önümüzdeki 3-5 sene içerisinde tamamlanacak ve Türkiye kendi ilacını, aşısını önemli ölçüde üretebilen bir ülke konumuna gelecektir. İşte bu ilaçları da vatandaşla buluşturan eczacılarımızdır" diye konuştu. "Bugün köylerimizin çoğunda ekmek bile bakkaldan alınır hale geldi" Aynı zamanda 14 Mayıs Çiftçiler Günü’nü tebrik eden Destici, "Bizim çiftçi kardeşlerimize çok iyi sahip çıkmamız lazım. Türkiye geçmiş yıllarda neden dışarıdan et ithal etmiyordu ya da süt ürünleri ithal etmiyordu? Bunlardan birincisi kırsalda yaşayan nüfus şehirde yaşayan nüfustan fazlaydı. Neredeyse bütün köyler, köylerdeki bütün evler adeta bir süt, et üretme tesisi gibiydi. Maalesef köyler boşaldı, nüfus yaşlandı. Bugün köylerimizin çoğunda ekmek bile bakkaldan alınır hale geldi. Şimdi bir geri dönüş projesi uygulanıyor ama maalesef istenilen yere ulaşılabilmiş değil. Şehir hayatı özendirildi. Şimdi geriye dönüşle ilgili projeler yapılıyor ama bu işin kolay olmadığını görüyoruz. Onun için biz öncelikle mevcut olanı yani mevcut çiftçilerimizi korumalıyız. Onların üretime devam etmesi noktasında büyük kolaylıklar sağlamalıyız. Destekler vermeliyiz, artırmalıyız" dedi. Çay alım fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Destici, Rize’de üreticilerin açıklanan fiyatı yetersiz bulduğunu savunarak, destekleme ödemelerinin yeniden verilmesi ve yaş çay fiyatının artırılması yönünde talepler bulunduğunu söyledi. Özbekistan ziyaretine ilişkin konuşan Destici, Türkiye ile Özbekistan arasındaki ticaret hacminin 3 milyar dolara çıktığını ancak yetersiz olduğunu belirterek, kardeş ülkelerle ticaretin artırılması gerektiğini vurguladı. "Dilimize en çok saldırıların arttığı bir yılda Türk Dil Bayramımızı kutluyoruz" Bugünün aynı zamanda Türk Dil Bayramı olduğunu hatırlatan Destici, "Kimliğimize, bayrağımıza, dilimize en çok saldırıların arttığı bir yılda Türk Dil Bayramımızı kutluyoruz. Ne zamandan beri kutluyoruz? 13 Mayıs 1277’den beri. Karamanoğlu Mehmet Bey’in Türkçeyi resmi dil ilan ettiği günden beri kutluyoruz. Bugün de 749’uncu yılını kutluyoruz. Türk Dil Bayramı yalnızca bir dilin değil, Türk milletinin ruhunun, tarihinin ve vicdanının kutlandığı müstesna bir gündür. Bugün müstesna bir gündür ve hepimiz bunun idrakinde ve şuurunda olmalıyız. Dünya daha birçok dili tanımazken Türk milleti devletini, töresini, bağımsızlık ülküsünü ve millet sevgisini kendi diliyle abideleştirmiştir. Bu yönüyle Türkçe yalnızca konuşulan bir dil değil, aynı zamanda devlet kuran bir iradenin ve medeniyet inşa eden bir şuurun taşıyıcısıdır. Bugün her Türk evladına düşen görev atalarımızın taşlara emanet ettiği bu büyük dili aynı vakar, aynı bilinç ve aynı sadakatle geleceğe taşımak olmalıdır. Türkçemizi korumak, vatanımızı korumak kadar önemli bir vazifedir" açıklamasında bulundu. Eski Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk’e ilişkin açıklamalarda bulunan Destici, Türkiye’nin herhangi bir bölgesinin farklı isimlerle anılmasını kabul etmelerinin mümkün olmadığını dile getirdi. Destici, Türkiye’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olduğunu ifade ederek, Türk bayrağı ve Türkçenin ortak değerler olduğunu söyledi. CHP’ye yönelik değerlendirmelerde bulunan Destici, belediyelere ilişkin ortaya atılan yolsuzluk iddialarının hukuk içinde araştırılması gerektiğinin altını çizerek, masumiyet karinesine dikkat edilmesi gerektiğini ancak iddiaların da ciddi olduğunu kaydetti.
Ankara TSE Başkanı Şahin: "TSE, laboratuvarlarıyla, uzman kadrolarıyla ve denetim kapasitesiyle ülkemizin en stratejik teknik kuruluşlarından biri haline gelmiştir" Türk Standardları Enstitüsü (TSE) Başkanı Mahmut Sami Şahin, "Bugün TSE, laboratuvarlarıyla, uzman kadrolarıyla, denetim kapasitesiyle ve uluslararası teknik yetkinlikleriyle ülkemizin en stratejik teknik kuruluşlarından biri haline gelmiştir" dedi. TSE 65’inci Olağan Genel Kurulu, Ankara’da gerçekleştirildi. Genel kurulda enstitünün faaliyetleri değerlendirilirken, standardizasyon, kalite altyapısı, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm alanındaki çalışmalar ele alındı. TSE Genel Kurul Salonu’nda düzenlenen toplantıda gündem maddeleri görüşülerek karara bağlanırken, enstitünün gelecek döneme ilişkin hedefleri de paylaşıldı. Genel kurulda konuşan TSE Başkanı Şahin, TSE’nin Türkiye’nin üretim gücü, ihracatı ve uluslararası rekabet kapasitesi açısından önemli bir rol üstlendiğine dikkat çekti. Dijital dönüşüm, yapay zeka, sürdürülebilir üretim ve uygunluk değerlendirme hizmetlerinin önümüzdeki dönemde öncelikli çalışma başlıkları arasında yer alacağını belirten Şahin, TSE’nin giderek güçlü projelere imza atacağını dile getirdi. Şahin, yerli üretimin desteklenmesi, kaliteli ve güvenilir ürünlerin yaygınlaştırılması ile uluslararası standartlara uyum süreçlerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmaları sürdüreceklerini sözlerine ekledi. "Günümüzde artık kalite altyapısı yalnızca teknik bir hizmet alanı değildir" Ülkelerin teknolojik gelişmeleri ve bağımsızlığının kalite altyapısına da katkı sağladığını belirten Şahin, "Günümüzde artık kalite altyapısı yalnızca teknik bir hizmet alanı değildir. Kalite altyapısı ülkelerin üretim kapasitesini, teknolojik bağımsızlığını, ihracat gücünü ve küresel rekabet seviyesini doğrudan etkileyen stratejik bir güç unsurudur. TSE olarak bizler de bu anlayışla daha güçlü laboratuvar altyapısı, daha yüksek teknik kapasite, daha hızlı hizmet süreçleri ve daha etkin bir kurumsal yapı oluşturmak amacıyla yoğun bir dönüşüm süreci yürütüyoruz. Göreve geldiğimiz günden bu yana en önemli önceliklerimizden biri; enstitümüzün teknik altyapısını, laboratuvar kapasitesini ve kurumsal yetkinliğini daha ileri bir seviyeye taşımak olmuştur. Bu anlayış doğrultusunda güncel yatırım değeri yaklaşık 5,5 milyar liraya ulaşan Ankara Kalite Kampüsümüzün tamamlanmasıyla birlikte, enstitümüzün teknik altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırımlarımıza önemli ölçüde hızlandırdık. Bu kapsamda yalnızca 2025 yılı içerisinde, laboratuvar altyapımıza yaklaşık 265 milyon lira yatırım gerçekleştirdik. 2026 yılı yatırım programımız kapsamında ise yaklaşık 560 milyon lira tutarında yenileme ve kapasite artırımına yönelik laboratuvar yatırımlarımız devam etmektedir. Gerçekleştirdiğimiz bu yatırımlar, yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik değildir. Aynı zamanda Türkiye’nin yüksek teknoloji üretim kapasitesine, ihracat gücüne ve sanayimizin geleceğine yapılan stratejik yatırımlardır" diye konuştu. "Kalibrasyon laboratuvarlarımızda yaklaşık 30 milyon liralık yeni cihaz yatırımı gerçekleştirdik" TSE’nin Avrupa Birliği (AB) standartları doğrultusunda yeni projelere imza atacağını aktaran Şahin, "Kalibrasyon laboratuvarlarımızda yaklaşık 30 milyon liralık yeni cihaz yatırımı gerçekleştirdik. Basınç, kuvvet, tork, optik, boyutsal ölçüm ve elektriksel ölçüm alanlarında teknik kapasitemizi önemli ölçüde artırdık. TÜRKAK akreditasyon kapsamımızı genişlettik. Bugün artık daha hassas ölçüm yapabilen, uluslararası kabul gören ve yüksek doğruluk seviyesine sahip güçlü bir teknik altyapıya sahibiz. Özellikle AB’nin yeni çevre ve ürün güvenliği düzenlemeleri doğrultusunda, önemli yatırımları hayata geçirdik. Uçucu Organik Bileşikler (VOC) ve formaldehit laboratuvar altyapısını, Ankara Temelli Kalite Kampüsümüzde yaklaşık 65 milyon lira yatırımla oluşturmuş durumdayız. Bu yatırım sayesinde özellikle otomotiv, mobilya, ahşap bazlı ürünler ve ihracat yapan sanayicilerimiz açısından kritik öneme sahip test süreçleri, artık ülkemizde gerçekleştirilebilecektir. Bu yalnızca teknik bir yatırım değildir. Aynı zamanda sanayicimizin yurt dışına olan bağımlılığını azaltan, zaman ve maliyet avantajı sağlayan, stratejik bir yatırımdır. Yapı malzemeleri alanında sandviç panel ve lento ürünlerine yönelik deneyi tamamladık" şeklinde konuştu. "Ulaşım sistemleri, enerji ve savunma sanayii alanlarında da ülkemizin stratejik projelerinde aktif görev üstleniyoruz" Enerji ve savunma alanlarında aktif rol üstlendiklerini ve ilerleyen yıllarda da bu vazifeyi üstlenmeye devam edeceklerini dile getiren Şahin, "TSE olarak sanayicilerimizin yalnızca bugünün rekabet şartlarına değil, yeşil dönüşümden dijitalleşmeye kadar geleceğin üretim anlayışına da güçlü şekilde hazırlanabilmesi için teknik altyapımızı ve destek mekanizmalarımızı kararlılıkla geliştirmeye devam ediyoruz. Ulaşım sistemleri, enerji ve savunma sanayii alanlarında da ülkemizin stratejik projelerinde aktif görev üstleniyoruz. Milli Elektrikli Lokomotif E5000 Projesi’nin tip onay süreçlerini yürütüyoruz. GAZİRAY Milli Banliyö Tren Seti Projesi’nin test ve değerlendirme süreçlerini tamamladık. ASELSAN tarafından geliştirilen kritik raylı sistem güvenlik ekipmanlarının bağımsız emniyet değerlendirme faaliyetlerini sürdürüyoruz. Özellikle Güvenlik Bütünlük Seviyesi 4 (SIL4) güvenlik değerlendirme süreçleri, ülkemizin teknik kapasitesi açısından son derece önemli bir aşamayı temsil etmektedir. Akkuyu Nükleer Güç Santrali projesi kapsamında nükleer yapı denetimi, uygunluk değerlendirme ve teknik gözetim faaliyetlerimizi ülkemizin nükleer enerji alanındaki kalite altyapısına katkı sağlayacak şekilde kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. "TSE, laboratuvarlarıyla, uzman kadrolarıyla ve denetim kapasitesiyle ülkemizin en stratejik teknik kuruluşlarından biri haline gelmiştir" TSE’nin stratejik anlamda önemli kurumlar arasında yer aldığını söyleyen Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün TSE, laboratuvarlarıyla, uzman kadrolarıyla, denetim kapasitesiyle ve uluslararası teknik yetkinlikleriyle ülkemizin en stratejik teknik kuruluşlarından biri haline gelmiştir. Yeşil dönüşüm sürecinde de önemli çalışmalar yürütüyoruz. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması kapsamında karbon doğrulama, sera gazı raporlama, su ayak izi doğrulama ve sürdürülebilirlik alanlarında teknik kapasitemizi güçlendiriyoruz. Bu çerçevede küresel ölçekte su ayak izi alanında dünyanın ilk akredite doğrulayıcı kuruluşu olarak sürdürülebilirlik standartlarının belirlenmesinde öncü bir rol üstleniyoruz. Yeşil Liman Projesi’nin yeniden devreye alınmasına yönelik çalışmalarımız da devam etmektedir. Kaliforniya Hava Kaynakları Kurulu (CARB) ve ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) süreçleri kapsamında ahşap bazlı ürünlerde formaldehit ve uçucu organik bileşiklerin (VOC) emisyonlarına yönelik uluslararası geçerliliğe sahip doğrulama altyapılarını oluşturuyoruz." "TSE, son 2 senedir tarihinin gelir rekorunu kırıyor" TSE’nin hedefinin kar olmadığını, asıl hedefinin kamu bütçesine yük olmadan kendi gelirini oluşturmak olduğunu ifade eden Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali dönmez ise, "TSE, son 2 senedir tarihinin gelir rekorunu kırıyor. Hem lira bazında hem dolar bazında ve daha önceki gelirlerde faiz gelirleri de vardı. Şimdi faiz geliri katılmadan gelir rekorları kırıyor. Aslında TSE’nin hedefi kar değil. Kar etmekten daha ziyade geliri sürdürülebilirlik için kullanmak. Kamu bütçesine yük olmadan elimizden geldiğince kendi gelirlerimizle yatırım yapmak. Esas önemli olan bu. Dolayısıyla son 2 senedir çok önemli bir performans gösterdi" dedi. Bakan Kacır da video mesaj yolladı TSE’nin 65’inci Olağan Genel Kurulu’na bir video mesaj gönderen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’yi üretim kabiliyeti ve teknolojik gelişmeleriyle hak ettiği konuma taşıma konusunda kararlı olduklarını dile getirdi. Kacır, TSE’nin bu yolculukta laboratuvar altyapısı ve teknik uzmanlığıyla sanayide kalite ve verimlilik odaklı dönüşüme rehberlik ettiğini belirtti. Program, hatıra fotoğrafı çekimi ve hediye takdimi ile son buldu.