SPOR - 04 Nisan 2026 Cumartesi 14:27

Thorsten Fink: "İlk 5’te olmak istiyorsak bütün maçları kazanmalıyız"

A
A
A
Thorsten Fink: "İlk 5’te olmak istiyorsak bütün maçları kazanmalıyız"

Samsunspor Teknik Direktörü Thorsten Fink, ligi ilk 5 sırada bitirip Avrupa Kupalarına gitmek için kalan 8 maçın tamamını kazanmaları gerektiğini söyledi.


Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Konyaspor’u evinde ağırlayacak Samsunspor’da Alman Teknik Direktör Thorsten Fink, Nuri Asan Tesisleri’nde basın toplantısı düzenledi. Milli arayı iyi değerlendirdiklerini ifade eden Fink, Konyaspor mücadelesiyle ilgili şunları söyledi:


"Konyaspor, yeni hoca değişikliğinden sonra çok güçlü bir takım haline geldi. Top onlardayken çok etkili oynuyorlar. Güçlü oyunculara sahip bir rakibe karşı oynayacağız. Eğer bu maçı kazanmak istiyorsak kesinlikle yüzde 100’ümüzü vermemiz gerekiyor. Geldiğim günden beri oynayacağımız en zor karşılaşmalardan biri olacak. Sadece oyun anlamında değil, taktiksel anlamda da farklı varyasyonlar deneyen bir rakibe karşı oynayacağız. Bu karşılaşmayı kazanmak istiyorsak kesinlikle yüzde 100’ümüzü vermeliyiz."



"İlk 5’te olmak istiyorsak bütün karşılaşmaları kazanmamız gerekiyor"


Gelecek sezon Avrupa’da oynamak için kalan 8 maçı da kazanmaları gerektiğini vurgulayan Fink, "İlk beş ile aramızda 8 puan fark var. İlk beşte olmak istiyorsak öncelikle bütün karşılaşmaları kazanmamız gerekiyor. Ama elbette ki maç maç, hafta hafta ilerlememiz lazım. Her maçı oynadıktan sonra bir sonraki maça en iyi şekilde hazırlanmamız gerekiyor. İlk beşe girme şansımız olursa bunu istiyoruz. Bunu canı gönülden istiyoruz. Sadece lig değil, Türkiye Kupası’nda da hedefimiz var ve kendi evimizde Trabzonspor’a karşı oynayacağız. Ama öncesinde ligdeki karşılaşmalarımıza odaklanmamız gerekiyor. Konyaspor karşılaşmasına en iyi şekilde odaklanmalı ve pozitif enerjiyle oynamalıyız" dedi.



"1 yıl elde edilmiş başarı, başarı değildir"


Başarının uzun vadeli bir süreç olduğunu ifade eden Fink, "Başarı uzun vadeli bir süreçtir. Kısa vadede ya da bir maç özelinde elde edilen başarı, gerçek başarı değildir. Benim için başarı, genç bir oyuncuyu A takıma kazandırmak ve sonrasında başka kulüplere transferini gerçekleştirmektir. Şu an 7. sıradayız ama hedefimiz ilk 5’te olmak. Sezonun genelinde fena bir performans göstermedik. Avrupa’da takım çok iyi bir performans sergiledi. Ben uzun vadede elde edilen başarıya inanıyorum. Sadece 1 yıl için elde edilmiş bir başarı yeterli değil; bunu yıllara yaymak önemli. Sezon sonuna kadar kaç puan toplarız bilemiyorum ama gelişimimiz devam ediyor. Daha fazla gelişmek, uyum ve becerilerimizi artırmak istiyoruz. Sezon öncesi kampına kadar kendimizi geliştirerek daha güzel bir futbol ortaya koymayı hedefliyoruz. Ben hoca olarak daha fazla maç kazanmak istiyorum. Avrupa’daki performansımızı sürdürürken, Türkiye Kupası maçlarını da en iyi şekilde oynamak zorundayız. Sezon öncesi kampından sonra oyun sistemimizin tam olarak oturacağını düşünüyorum. Ön tarafa oynayıp gerektiğinde sakin kalmalıyız. Duran toplarda da kendimizi geliştirmemiz gerekiyor. Futbolda duran topların önemi çok büyük, Arsenal örneğini verebilirim. Takımımın gelişiminden dolayı çok mutluyum. Daha fazla topa sahip olacağız ve geçiş oyununu etkili oynayacağız, bunu Avrupa ve büyük maçlarda da başardık. Fenerbahçe karşılaşmasında da bunu iyi gösterdik. Gelişimimizi sürdürüyoruz ama biraz daha zamana ihtiyacımız var" şeklinde konuştu.



"Türkiye’nin Dünya Kupası’na gitmesinden mutluyum"


A Milli Futbol Takımı’nın Dünya Kupası’na katılımını da değerlendiren Fink, "Türk Milli Takımı’nın Dünya Kupası’na katılımını tebrik etmiştim. Bu sadece milli takım için değil, ülkede yaşayan herkes için çok önemli bir başarı. Türkiye bir futbol ülkesi ve bu gelişmeden dolayı çok mutluyum. Milli Takım Teknik Direktörü Montella’yı birkaç hafta önce tebrik ettim. Bu başarı Türkiye’deki tüm hocalar için çok değerli. Ben de çok mutlu oldum" ifadelerini kullandı.



Thorsten Fink: "İlk 5’te olmak istiyorsak bütün maçları kazanmalıyız"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır Anadolu Aşiretler Federasyonu’ndan İsrail’in idam yasası ve Mescid-i Aksa’nın kapatılmasına tepki Anadolu Aşiretler Federasyonu, İsrail parlamentosunun Filistinli esirlere idam cezası öngören yasa tasarısını onaylamasını ve Mescid-i Aksa’nın uzun süre ibadete kapalı tutulmasını kınadı. Yaklaşık 300 aşireti temsil eden ve 60 ilde faaliyet gösteren Iğdır merkezli Anadolu Aşiretler Federasyonu, İsrail’in son dönemde aldığı kararlar ve uygulamalarla ilgili basın açıklaması yaptı. Federasyon Başkanı Ferhat Armağan, İsrail Meclisi Knesset’in Filistinli esirlere idam cezası getirilmesini öngören yasa tasarısını onaylamasının "insan haklarına açık aykırılık" olduğunu belirterek, İsrail’in savaş gerekçesiyle Mescid-i Aksa’yı 28 Şubat’tan bu yana kapalı tutmasına da tepki gösterdi. 1967’deki işgalden bu yana ilk kez Ramazan Bayramı’nda Mescid-i Aksa’da bayram namazının kılınmasına izin verilmemesinin "tarihi ve dini değerlere yönelik ağır bir ihlal" olduğunu vurgulayan Armağan, ibadet özgürlüğünün engellenmesi ve Filistin halkına yönelik ağır yaptırımların kabul edilemeyeceğini söyledi. Armağan, "Mescid-i Aksa’nın 30 günden fazladır ibadete kapatılması ve diğer bir gündem olan 12 bin Filistinli mahkûmun idam edilmesi ile ilgili bugün bir açıklama yapmak istiyoruz. Maalesef görüyorsunuz ki her zaman ve tarih boyunca yeryüzünü fesada uğratan, insanları maddi ve manevi perişan eden bu siyonist ve emperyalist güçler, âlem-i İslâm’ı birkaç asırdır esaret altına almış durumdadır. Dolayısıyla İslam aleminin bir araya gelmesi çok zor bir hale gelmiştir. Bugün bakın İran’ı görüyoruz. Bütün emperyalist güçler, tüm kuvvetleriyle İran’a saldırıyor. İslam âlemi için bir olma zamanı artık gelmedi mi? Bugün Hristiyanlık alemine bakın ve diğer Yahudi alemine bakın. Asırlar boyunca, tarih boyunca onları bir araya getirecek ruhani liderleri, Katolik liderleri ve Hristiyan ülkelerini bir ordu gibi, bir asker gibi nizam altında toplayan bir güçleri var. Buna karşılık bizde bunun yokluğuna üzülüyoruz. Bizde ise asırlar boyunca İslam milletlerini ve İslam devletlerini her zaman bir arada tutan bir güç ve kuvvet vardı. Bu da hilafet makamıydı. Gerçekten de bu makamın yokluğunun çok ciddi acısını maalesef yaşıyoruz. Tarih boyunca hilafet makamı sayesinde bütün İslam milletleri ve İslam devletleri tek vücut halinde, bir ordu gibi hazır bulunurdu. Bütün beşeriyeti, bütün İslam milletlerini bir araya toplamak tek bir emirle mümkün olurdu. Fakat bugün görüyoruz ki İslam alemi içimizi yakan, dağlayan elim bir durum içindedir. İslam alemi ve İslam milletleri maalesef birbirinden ayrılmış, rekabet haline gelmiştir. Emperyalist güçlerin hiçbir merhameti olmadığını görüyorsunuz. Siyonist güçlerin bu milleti ayrılıklarla parçalamak için nasıl bir birlik içinde hareket ettiklerini de tarih boyunca gördük. Bizim tek çare-i necatımız Gazze’yi, Filistin’i ve tüm İslam alemini kurtarmak için İslam milletlerinin bir an önce uyanmasıdır. Bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: ’Bir kötülükle karşılaşıldığında mümin onu gücüyle değiştirsin; buna gücü yetmezse diliyle karşı koysun; buna da gücü yetmezse kalbiyle buğz etsin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir.’ Maalesef üzülerek söylüyorum ki İslâm âlemi neredeyse kalbiyle buğz edemeyecek bir hâle gelmiştir. Çok ciddi bir gaflet içindedir. Dolayısıyla insanlık hiçbir zaman böyle bir gaflete düşmemiştir. Bilhassa İslam milletleri, tarih boyunca şu anda yaşadığımız bu ayrılık ve parçalanma gibi bir perişanlıkla karşı karşıya kalmamıştır. Ancak yine de umutsuz değiliz. Şunu da ifade etmek isterim ki, alem-i İslâm’ın tarih boyunca böyle zor zamanlarda yeniden yek vücut haline gelmesini sağlayacak imkan, güç ve kabiliyet inşallah Türkiye’dedir. Daha önce olduğu gibi Türkiye’nin bu birlik ve beraberliğe öncülük edeceğine inanıyoruz. O günlerin çok uzak olmadığı kanaatindeyiz. Esaret altında olan ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın özgürlüğüne kavuşmasını Cenab-ı Hakk bizlere nasip etsin. Ve 12 bin Filistinli kardeşimizin idam edilmesi meselesinde de şunu ifade etmek isteriz ki inşallah Cenab-ı Hakk’ın kudretiyle Selahaddin Eyyubiler, Fatih Sultan Mehmetler, Yavuz Sultan Selimler bu milletin bağrından yeniden çıkacak ve bu zulüm sona erecektir. Bunun da çok yakın olduğuna inanıyoruz" dedi. Federasyon yetkilileri, bölgede kalıcı barışın sağlanabilmesi için uluslararası hukuka uygun adımlar atılması çağrısında bulunarak, yaşanan gelişmeleri "şiddetle kınadıklarını" belirtti.
Nevşehir Mustafapaşa 7 Haziran’da sandık başına gidecek Nevşehir’in Ürgüp ilçesine bağlı Mustafapaşa’nın belediye statüsünden çıkarılarak köye dönüştürülmesine ilişkin işleme karşı açılan davada mahkeme iptal kararı verdi. Kararla birlikte Mustafapaşa yeniden belediye olma hakkı kazanırken, belde halkı 7 Haziran’da sandık başına gidecek. Ankara’da görülen davada mahkeme, İçişleri Bakanlığı’nın Mustafapaşa’nın köye dönüştürülmesine ilişkin işlemini hukuka aykırı bularak iptal etti. Kararda, Mustafapaşa’nın nüfusunun bazı resmi kayıtlara göre 2 binin üzerinde olduğu tespitine yer verildi. Böylece belediye statüsünün kaldırılması işlemi geçersiz sayıldı. Dünya Turizm Örgütü tarafından 2021 yılında ’dünyanın en güzel turizm köyü’ seçilen Mustafapaşa, bu kararla birlikte yeniden belediye statüsüne kavuşma sürecine girdi. 7 Haziran’da sandık başına gidecek olan bölgede seçim heyecanı da başladı. Turizmci Mustafa Ak, sürecin zorlu geçtiğini belirterek, "Mustafapaşa’yı yeniden belde yapma mücadelesini kazandık. Bu süreçte çok sıkıntılar yaşadık ancak köyümüzün turizm potansiyeli ve 2021 yılında dünyanın en iyi turizm köyü seçilmesi önemli bir etken oldu. Halkımız büyük bir mücadele verdi. Sonuçta Mustafapaşa halkı hakkı olan belediyeyi geri aldı" dedi. Belde sakinlerinden Erdoğan Aytaş ise, geçmişte yapılan nüfus sayımına dikkat çekerek, "Nüfus aslında 2 binin altına düşmezdi ancak o dönem sayım eksik yapıldı. Şu anda bölgede üniversite var, yaklaşık 3 bin öğrenci bulunuyor. 70’e yakın otel var. Burası köy olarak yönetilecek bir yer değil. Haziran ayında sandığa gidilecek, halk belediye başkanını seçecek. Şu an 5-6 aday adayı var" diye konuştu. Mahkeme kararının ardından Mustafapaşa’da seçim sürecinin başlaması beklenirken, belde halkı yeniden belediye statüsüyle yönetilecek olmanın heyecanını yaşıyor.