SAĞLIK - 04 Şubat 2026 Çarşamba 16:42

Uzmanı uyardı: "Meme kanseri riskini artırıyor"

A
A
A
Uzmanı uyardı: "Meme kanseri riskini artırıyor"

Genel Cerrahi ve Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Yol, meme kanserinin nedeni tam olarak bilinmese de gelişen teknoloji, değişen yaşam koşulları, çalışma şartları, yetersiz beslenme ve kilo gibi birçok etkenin bu hastalığa yol açabildiğini söyledi.


Meme kanserinin dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olarak bilindiğini ifade eden Liv Hospital Samsun Genel Cerrahi ve Onkoloji Cerrahisi Kliniği’nden Prof. Dr. Serdar Yol, hastalığın en çok 40-50 yaş ve sonrasında ortaya çıktığının altını çizdi. Prof. Dr. Yol, "Yaşın ileri olması (45-55 yaş arası en sık görülen yaş aralığıdır, yaş ilerledikçe görülme sıklığı artar), annede 50 yaş altında meme kanseri görülmesi veya annenin her iki memesinde de meme kanseri olması, hiç doğum yapmamış olmak veya ilk doğumunu 35 yaşın üstünde yapmak (20 yaş altında doğum yapanlarda meme kanseri daha az görülür), emzirememek, ilk âdetin 12 yaş altında görülmesi, geç menopoza girmek (55 yaş üstü), menopoz sonrası dönemde gelişen şişmanlık, yumurtalık ya da rahim kanseri olmak, beslenmede doymamış yağların aşırı kullanımı (margarinler) meme kanseri riskini artırıyor" diye konuştu.


Meme kanserinin en sık 50 yaş üzerinde görüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Yol, "Ancak bu gençlerde meme kanseri olmayacağı anlamına gelmez. 20 yaş itibarıyla kişinin ayda bir kendisinin, yılda bir doktorunun yapmış olduğu muayene çok önemlidir. Erken teşhis hayat kurtarır. Günümüzde meme kanseri belirtilerinin çoğu kişinin kendisi tarafından bulunuyor. Kanserli kitleler nispeten sert, düzensiz kenarlı, yüzeyi pürtüklü görünüyor ve meme dokusu içinde rahatça oynatılamıyor. Memede veya koltuk altında ele gelen kitle (sertlik, şişlik), meme başında içe doğru çekilme, çökme veya şekil bozukluğu, meme başı derisinde değişiklikler (soyulma, kabuklanma), meme cildinde yara veya kızarıklık, meme cildinde ödem, şişlik ve içe doğru çekintiler olması (portakal kabuğu görünümü), memede büyüme, şekil bozukluğu veya asimetri ya da renginde değişiklik (kızarıklık vs.), bu belirtilerden en az biri var ise hemen doktora gösterilmesi gerekmektedir" şeklinde konuştu.


Erken tanının meme kanserinde yaşamı etkileyen en önemli faktörlerden biri olduğunun altını çizen Prof. Dr. Yol, erken tanı sayesinde günümüzde meme kanserinden ölümlerin yarıya indiğini söyledi. Bu hastalığın tedavi yöntemlerinden de bahseden Yol, şu bilgileri verdi:


"Meme kanseri tespit edilmiş hastaların kanserin boyutuna göre tedavi yöntemleri değişmektedir. Erken dönemde gelen hastaların tedavisinde memesinin tamamı alınmamakta, sadece tümörlü kısım etrafındaki sağlam doku ile çıkartılmaktadır. Eğer koltuk altında yayılma varsa, tedaviye radyoterapi veya kemoterapi ilave edilmektedir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Uzun namlulu katliamda soruşturma derinleşti: Tutuklu sayısı 8’e yükseldi Kocaeli’nin İzmit ilçesinde 3 kişinin hayatını kaybettiği eğlence mekanına yönelik uzun namlulu silahlı saldırıya ilişkin yürütülen soruşturmada yeni detaylar ortaya çıkarken, operasyonların devamında yakalanan şüphelilerden 2’si tutuklandı, 2’si ev hapsi cezası aldı. Olayla ilgili tutuklu sayısı 8’e yükseldi. Ömerağa Mahallesi’nde 27 Mart’ta saat 00.30 sıralarında bir eğlence mekanına otomobille gelen kişi veya kişilerce ateş açılmıştı. Saldırıda işletme sahibi Volkan Berberoğlu (42), Cem Özer (49), emekli polis memuru Talip Çakır ile C.S. ve kimliği henüz belirlenemeyen bir kişi yaralanmıştı. Hastaneye sevk edilen yaralılardan Özer, Berberoğlu ve Çakır, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Tedavileri süren diğer 2 yaralıdan birinin ise durumunun ciddiyetini koruduğu bildirilmişti. Hayatını kaybeden Berberoğlu’nun cenazesi Düzce’nin Akçakoca ilçesinde, Özer’in cenazesi İzmit’te, Çakır’ın cenazesi ise Sakarya’nın Karasu ilçesinde toprağa verilmişti. 91 kamera, 1844 saat görüntü incelendi Olayın ardından Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü’nün farklı birimleri tarafından geniş çaplı çalışma başlatıldı. Olay yeri ve çevresindeki güzergahlar ile otoyollardaki güvenlik sistemleri mercek altına alındı. Toplam 91 ayrı KGYS ve iş yeri kamerasına ait 1844 saatlik görüntü titizlikle incelendi. Yapılan analizlerde şüphelilerin İstanbul’dan geldikleri ve saldırıdan yaklaşık 5 gün önce İzmit’e gelerek keşif yaptıkları tespit edildi. İlk operasyonda 6 tutuklama Elde edilen bulgular doğrultusunda organize şekilde hareket ettikleri değerlendirilen şüphelilere yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, biri Azerbaycan uyruklu olmak üzere toplam 9 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edilirken, 6’sı tutuklandı, 2’sine yurt dışı çıkış yasağı getirildi, 1 şüpheli ise ev hapsi kararıyla serbest bırakıldı. Operasyon genişledi 4 şüpheli daha yakalandı Soruşturmayı derinleştiren ekipler, 31 Mart’ta İstanbul ve Sakarya’da belirlenen adreslere yönelik operasyon düzenledi. Operasyonlarda 4 şüpheli daha yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden C.C.D ve S.S isimli şahıslar ev hapsi alırken, Ü.D ve N.A isimli şahıslar tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklu sayısı 8’e yükseldi Soruşturma kapsamında gerçekleştirilen operasyonların ardından toplam gözaltı sayısı 13’e ulaşırken, tutuklu sayısı ise 8’e yükseldi. Olayla ilgili soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü öğrenildi.