ASAYİŞ - 03 Nisan 2026 Cuma 12:58

Şanlıurfa’da 82 kilo kaçak nargile tütünü ele geçirildi

A
A
A
Şanlıurfa’da 82 kilo kaçak nargile tütünü ele geçirildi

Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde jandarma tarafından gerçekleştirilen operasyonda 82 kilogram kaçak nargile tütünü ele geçirildi.


Edinilen bilgiye göre, Viranşehir İlçe jandarma Komutanlığına bağlı ekipler, kaçakçılığın önlenmesine yönelik operasyon gerçekleştirdi. Yapılan operasyonda 82 kilogram kaçak nargile tütünü ele geçirildi.


Gözaltına alınan 1 şahıs hakkında işlem yapılırken olayla ilgili soruşturma devam ediyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kayseri; ’Üreten, Yöneten, Dönüştüren Kadınlarımızla Ekonomi Buluşmaları’na ev sahipliği yaptı AK Parti Kayseri Kadın Kolları tarafından düzenlenen ’Üreten, Yöneten, Dönüştüren Kadınlarımızla Ekonomi Buluşmaları’nın ilki Kayseri’de gerçekleşti. Bir otelde gerçekleştirilen program, iş dünyasından önemli kadın temsilcileri ile siyaset ve yerel yönetim temsilcilerini bir araya getirdi. Programa Başkan Büyükkılıç’ın yanı sıra, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Ayşe Böhürler, Murat Cahid Cıngı ve S. Bayar Özsoy, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, AK Parti Kayseri İl Kadın Kolları Başkanı Meral Koşar, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın ve kadın temsilciler katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda konuşan Başkan Büyükkılıç, bu projenin önemine vurgu yaparak, "Kadın, ailenin temelidir. Kadın, toplumun direğidir. Kadın, geleceğin mimarıdır. Bu kelimelerin içini dolduran ve en çok katkı sağlayan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve onun yol arkadaşları sizlersiniz" dedi. Tarihe bakıldığında, fedakârlığıyla, cesaretiyle ve azmiyle destan yazmış kadınları gördüklerini söyleyen Büyükkılıç, Cepheye mermi taşıyan Nene Hatunları, bağımsızlık uğruna savaşan Kara Fatmaları, dondurucu soğukta cephane taşıyan Şerife Bacıları. Kayseri’mizin tarihine baktığımızda ise Selçuklu’nun izlerini taşıyan Mahperi Hatun’u, Anadolu’da kadın teşkilatlanmasının öncülerinden Fatma Bacı’yı ve şifa dağıtmaya vesile olan Gevher Nesibe Sultan’ı görürüz" diye konuştu. Konuşmasında, ‘Bu büyük miras bize şunu gösteriyor: Türk kadını sadece aileyi değil, tarihi de inşa eden güçlü bir iradedir’ diyen Büyükkılıç, kadınlara pozitif ayrımcılık ile birlikte yol yürüyüp, hizmet ettiklerini paylaştı. Kadınların, eğitimde, ekonomide, siyasette ve sosyal hayatta her geçen gün daha görünür, daha etkin hale gelindiğini buna en büyük desteği AK Parti felsefesinin verdiğini söyleyerek, "Çünkü biz şuna yürekten inanıyoruz: Kadın güçlü olursa aile güçlü olur. Aile güçlü olursa toplum güçlü olur. Toplum güçlü olursa Türkiye’miz güçlü olur. Ay yıldızlı Türk bayrağımız daha yukarıda dalgalanır" dedi. Başkan Büyükkılıç, Kayseri’de kadınların hayatını kolaylaştırmak, onların yanında olduğunu hissettirmek adına birçok önemli projeyi hayata geçirdiklerini belirterek, şöyle konuştu; "Anne Ulaşım Kartı uygulamasıyla annelerimize ayrıcalık tanırken, ‘Beslenmem Çantamda, Belediyem Yanımda’ projesiyle çocuklarımızın sağlıklı beslenmesine katkı sunduk. Öğrencilerimize ulaşım desteği, annelerimize süt yardımı, ihtiyaç sahibi ailelerimize nakdi destekler sunarak her zaman ailelerimizin yanında olduk. Kadınlarımızın ekonomik hayatta daha güçlü olması bizim en önemli önceliklerimizden biridir. Bu doğrultuda kadın kooperatiflerine destek veriyor, onların üretimlerini büyütmelerine katkı sağlıyor, fiziki ortamlarını güzelleştirme adına her türlü desteğimizi sağlıyoruz. Sayın Valimizin de şehrimize olan katkısını göz ardı edemeyiz. E-ticaret, pazarlama ve girişimcilik eğitimleriyle kadınlarımızın dijital dünyada da güçlü şekilde yer almasını destekliyoruz. Kadın üretirse şehir büyür. Kadın kazanırsa toplum ve aile kazanır." Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, ayrıca KAYMEK aracılığıyla on binlerce kadına meslek edindirme kursları, sanat atölyeleri ve kişisel gelişim eğitimleri sunduklarını, kadın ve gençlik merkezlerinde kadınların hem meslek öğrendiğini hem de sosyal hayatın içinde aktif rol üstlendiğini kaydetti. Tarım ve üretim alanında da kadınların yanında olduklarına işaret eden Başkan Büyükkılıç, kadın üreticilere tavuk, koyun, manda ve arılı kovan destekleri sağlayarak üretime katılımlarını artırdıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü; Kadın eli değen her yer güzelleşir, bereketlenir. Aile yapısını güçlendirmek adına da önemli çalışmalar yürütüyoruz. Engelsiz Yaşam Merkezi ile Aile Akademisi ile evlilik öncesi eğitimden aile danışmanlığına kadar geniş bir yelpazede ücretsiz hizmet sunuyoruz. Kadınlarımızın sağlıklı bir yaşam sürmesi için de yoğun bir gayret içerisindeyiz. Spor A.Ş. bünyesinde on binlerce kadın üyemiz spor tesislerimizden aktif şekilde faydalanırken, onların daha sağlıklı ve özgüven içerisinde olmaları için çabalarımızı sürdürüyoruz. Şehrimizin sosyal hayatında kadınlarımızın daha güçlü yer almasını önemsiyoruz. Kayseri Kent Konseyi Kadın Çalışma Grubu ile çalışmalar yürütüyor, kadın muhtarlarımızla sürekli istişare halinde oluyoruz. Genç kızlarımızın bilim ve teknoloji alanında güçlü bireyler olarak yetişmesi için projeler geliştiriyoruz. Bilişim Akademisi’nde genç kızlarımıza özel eğitim ve farkındalık programları düzenliyor, geleceğin kodlarını kadınlar yazacak diyoruz." Programda konuşma yapan AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Murat Cahid Cıngı ve Ayşe Böhürler; kadınların ekonomideki gücü ve yerine değindi. Kadınların ekonomik hayattaki etkinliğinin artırılmasına yönelik farkındalık oluşturmayı amaçlayan programda, yöneticilikten girişimciliğe uzanan geniş bir perspektifte kadın vizyonu ele alındı. Programın moderatörlüğünü AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler üstlenirken, alanında başarılı isimler deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Etkinlik kapsamında düzenlenen ’Stratejiden Zirveye: Yöneticilikte Kadın Vizyonu’ ve ’Fikirden Markaya: Girişimcilikte Kadın Vizyonu’ başlıklı panellerde; iş dünyasında başarıya ulaşmış kadın liderler ilham veren hikâyelerini anlattı.
Samsun Vakıflar harekete geçti: Konut mağduriyeti bitiyor Samsun’da yıllardır tamamlanamayan Haznedar Konakları’nda beklenen adım atıldı. Vakıflar Bölge Müdürlüğü, 10 yılı aşan konut mağduriyetinin sona ermesi için süreci hızlandırdı; eksiklerin tamamlanmasının ardından dairelerin 5-6 ay içinde hak sahiplerine teslim edilmesi hedefleniyor. Baruthane Mahallesi’nde, arsası Vakıflar’a ait olan ve 2010 yılında ihalesi yapılan Haznedar Konakları projesi, 136 daire ve 11 dükkândan oluşmasına rağmen yıllardır tamamlanamadı. Büyük ölçüde bitmiş olmasına rağmen çeşitli eksikler ve hukuki süreçler nedeniyle teslim edilemeyen konutlar, hem hak sahiplerini hem de projede yer alan taşeronları mağdur etti. Süreç içinde zaman zaman eylemler yapılırken, son olarak taşeron firma sahiplerinden Birkan İpoğlu’nun binaya pankart asmasıyla konu yeniden gündeme geldi. Bu eylem sonrası ilk önce yüklenici firma kayyumu Lütfiye Özbek, bugün de Vakıflar Samsun Bölge Müdürü Hüseyin Uysal açıklamalarda bulunarak binanın son durumu hakkında kamuoyunu bilgilendirdi. Geride kalan 15 yıllık süreçte kurum olarak her zaman sürecin tamamlanması için üzerine düşen görevleri yerine getirdiklerinin altını çizen Samsun Vakıflar Bölge Müdürü Hüseyin Uysal, "Baruthane’deki Haznedar Konutları, 7 Nisan 2011’de kat karşılığı inşaat yapım işi modeliyle ihale edilmiştir. Kurumumuz burada arsa sahibi vasfındadır. Sözleşme karşılığı burası 2011’de müteahhide teslim edildi. Toplam 900 iş günü belirlendi. Bu süreç sonrası buranın normalde firma tarafından bize teslim edilmesi gerekiyordu. Bazı nedenlerden dolayı teslim edilmedi. 2017’de de yüklenici firma sahibi hayatını kaybetti. 2018’de vasisi durumunda olan Lütfiye Özbek, kurumumuzla ilgili açıklamalarda bulundu. Haklarının verilmediğini, kurumun bu konuda hatalı olduğunu belirterek bazı ithamlarda bulundu. Biz bu 15 yıllık süreçte Vakıflar Bölge ve Genel Müdürlüğü olarak hukuki süreçte yapmamız gereken ve sözleşmeden geçerli olan tüm süreçleri takip ettik. Son noktada bu konuyu çözmek için gece-gündüz elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Burada muhatabımız yüklenici firma olan Esmi İnşaat’tır. Bunun dışında firmaya verdiğimiz 25 tapuyu firma başka kişilere satmış. Neticede imalatlarla alakalı eksiklikler geçici kabul komisyonu tarafından ve İlkadım Belediyesi ekipleri tarafından belirlendi. Sözleşme gereği inşaat firması bize iskânı getirmek zorunda. Belediye, teknik elemanları ve bizim komisyonumuz tespitlerinde inşaatta eksikler olduğunu, iskân veremeyeceklerini söylediler. Bunu firmaya bildirdik. Firma, eksikleri giderme konusunda bir adım atmadı" dedi. "Son 2 kişiden vekâlet alma işi kaldı, konutlar hak sahiplerine verilecek" Eksikleri tamamlamayan yüklenici firma yerine kendilerinin devreye girdiğini dile getiren Hüseyin Uysal, "Biz de sürecin uzun sürdüğünü belirterek devreye kurum olarak biz girdik. Firmaya 2 sefer bitirebileceklerini resmî olarak sorduk. Firma ’bitirdik’ diyor. Tespitlerimizde eksik olan imalatların tamamını kabullenip oraya projeyi çizdirdik. Tadilat projesini belediyeden onaylattık. Belediyenin onayladığı tadilat projesine iskân vereceğini ancak binadaki tüm hak sahiplerinin, diğer satılan 25 tapu sahibinin de vekâletini istediğini belirtti. Bu 25 kişi Samsun’da yaşamıyor. Başka iller ve yurt dışında yaşayanlar da var. 3 aylık süreçte 25 kişiden 23’ünün vekâletini aldık. 2 kişi kaldı. Kalan 2 kişiden de vekâleti aldıktan sonra Haznedar Konakları’nda eksik olan imalatları projeye göre tamamlayıp hem kurumun hakkını hem de hak sahiplerinin haklarını korumak görevimiz. Bu işleri de yaparak tamamen firmanın nam ve hesabına yapacağız. Çünkü sözleşmemizin gereği bize iskânı getirmek zorundalar. Başka türlü bu işi çözme şansımız yok. Süreci buraya kadar getirdik. Son noktasına geldiğimizi düşünüyorum. Son 2 kişiden vekâlet alma işi kaldı. Onlar da alınınca bu işin yapım süresi 5-6 ay sürer. 6 ay sonra tüm problemlerin ortadan kalkacağına inanıyorum. Herkes hakkını alacak. Burada en önemli şey kamu hakkını ve oradaki vatandaşların haklarını korumak. Devlet de biz de bunun için varız. En kısa sürede inşaatın tüm eksikliğini tamamlayıp hak sahiplerine vereceğiz" diye konuştu.
İstanbul 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu için il koordinasyon toplantıları başladı 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu için hazırlıklar sürerken, 26 Nisan-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenecek organizasyonun kritik aşamalarından biri olan il koordinasyon toplantıları da başladı. Türkiye’nin en prestijli uluslararası spor organizasyonlarından biri olan Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu (Tour of Türkiye), 2026 yılında 61. kez düzenlenerek dünya bisikletinin önemli takımlarını Türkiye’de buluşturmaya hazırlanıyor. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın destekleriyle Türkiye Bisiklet Federasyonu tarafından gerçekleştirilecek olan 61. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 26 Nisan - 3 Mayıs 2026 tarihleri arasında Çeşme’den başlayarak Aydın, Marmaris, Kıran, Fethiye, Patara, Kemer ve Antalya etaplarının ardından Ankara’da sona erecek 8 etaplık parkuruyla uluslararası bisiklet dünyasının dikkatini bir kez daha Türkiye’ye çevirecek. Tur öncesinde il koordinasyon toplantıları Muğla ve İzmir’de gerçekleştirilirken, Antalya’da da yapılacak toplantıyla devam edecek. Muğla Valisi İdris Akbıyık, İzmir Valisi Süleyman Elban ve Antalya Valisi Hulusi Şahin başkanlığında gerçekleştirilen koordinasyon toplantılarına, Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, Yol Bisikletinden Sorumlu Asbaşkan Metin Cengiz ile ilgili kurum ve kuruluş temsilcileri katılım sağladı. Toplantılarda organizasyonun tüm operasyonel hazırlıkları masaya yatırılırken; parkur güvenliği, trafik düzenlemeleri, ulaşım, sağlık ve acil durum planlamalarına ilişkin süreçler detaylı şekilde değerlendirildi.
Gümüşhane Emekli Tuğgeneral Sipahioğlu: "Kendi silahını üretmeyen güçlü olamaz" Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) Genel Müdür Yardımcısı emekli Tuğgeneral Erhan Sipahioğlu, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada güçlü kalabilmesi için yerli ve milli savunma sanayisinin hayati öneme sahip olduğunu söyledi. TSKGV Genel Müdür Yardımcısı Erhan Sipahioğlu, Gümüşhane’de 2. İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı’na katıldı. Toplantıda Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın çalışmaları hakkında protokol üyelerine bilgi veren Sipahioğlu, Türkiye’nin çevresinde yaşanan çatışmalara dikkat çekti. Savaşların artık teknoloji odaklı hale geldiğini belirten Sipahioğlu, "Bu coğrafyada kendi ürettiğiniz yazılımı yani beyni, size ait olan silah sistemlerini üretmek mecburiyetindesiniz" diyerek, ülkelerin kendi savunma sistemlerini üretmelerinin zorunluluk haline geldiğini ifade etti. "Türkiye’nin gelişen teknolojiyle birlikte hazırlıklı olması gerekiyor" Ortadoğu’da ve Türkiye’nin kuzeyinde meydana gelen gelişmelerden bahseden Sipahioğlu, "Yaşadığımız coğrafya itibarıyla Türkiye etrafında çatışmalar var. Türkiye ise ortada bir huzur adası. Türkiye’nin huzur adası olmasının mutlaka bir sebebi var. Bu coğrafyada huzur içerisinde oturup bu toplantıları gerçekleştirebiliyorsak bunun bir bedeli var, bir sonucu var. En yakından bizi ilgilendiren ve Avrupa’yı çok ilgilendiren Rusya-Ukrayna savaşı var. Dünya bunda şunu öğrendi; güç dengeleri değişiyor, güvenlik endişeleri arttı. Artık bütün ülkeler savunma harcamalarına ciddi yatırımlar yapmaya başladılar. Özellikle Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri desteğine dayandığı için şimdi gelinen noktada bu desteğin azalmasıyla savunmaya yatırım yapıyor. Türkiye zamanında alınan stratejik kararlarla bu durumu öngörüp, önceden mesafe aldı. Her savaştan alınması gereken dersler var. Çünkü savaşlar yeni teknolojilerin kullanım alanlarıdır. Örneğin Rusya-Ukrayna savaşı bize şunu gösterdi ki eskiden bir tankın en büyük karşı silahı tanksavardı. Şimdi tankın en büyük karşı silahı kamikaze dron oldu. Konseptler teknolojiyle beraber değişiyor. Türkiye’nin de buna göre hazırlıklı olması gerekiyor" dedi. "Kendinize ait silah sistemleri üretmek mecburiyetindesiniz" ABD, İsrail ve İran arasındaki savaştan alınması gereken dersler olduğunun altını çizen Sipahioğlu, "Azerbaycan-Ermenistan savaşında insansız hava araçlarından atılan mühimmatlar çok etkili oldu. İran-İsrail savaşından alınacak çok önemli dersler var. Burada balistik füzeler, hava savunma sistemleri ve istihbarat ön plana çıktı. Savaşın başlangıcında çok sayıda lider kadronun etkisiz hale getirilmesi, istihbaratın önemini ortaya koydu. Bunların her birinden alınacak önemli dersler var. Biz de bu huzur adasında eğer huzur içinde yaşamak istiyorsak bu coğrafyada güçlü olmak mecburiyetindeyiz. Bu güçlülük de şöyle ifade edeyim: Yani başkasının silahıyla, başkasının malzemesiyle burada güçlü olamazsınız. Bu coğrafyada kendi ürettiğiniz yazılımı yani beyni, size ait olan silah sistemlerini üretmek mecburiyetindesiniz" diye konuştu.