KÜLTÜR SANAT - 07 Mart 2025 Cuma 16:06

Sinop’ta mozaik sergisi

A
A
A
Sinop’ta mozaik sergisi

Sinop’ta Dünya Kadınlar Günü’ne özel "Mozaik Sergisi" açıldı.


Sinop Arkeoloji Müzesi’nde Sanatçı Dilek Türk ve öğrencilerinin emekleriyle hazırlanan "Mozaik Sergisi" açılış programına, Sinop Valisi Mustafa Özarslan ve eşi Reva Beray Özarslan, Vali Yardımcısı Abdullah Yüksel, Belediye Başkan Yardımcısı Aysun Özsönmez, İl Kültür ve Turizm Müdürü Fatih Güzel, İl Sağlık Müdürü Dr. Metin Arslan kurum amirleri ve vatandaşlar katıldı.


Serginin açılışında konuşan sanatçı Dilek Türk, "Burada yaklaşık 30 sanatçı arkadaşım var. Küçük ama etkisi büyük bir atölyeyiz. Yaklaşık 10 yıllık bir atölyeyiz. Cam mozaik ağırlıklı çalışıyoruz ve bu çalışmalarımızı Türkiye’nin birçok şehrinde, bazen de yurtdışında sergilemek istiyoruz. Buna çok önem veriyoruz. Çünkü sanatın paylaştıkça değerli olduğunu göstermek istiyoruz. Mozaik sanatı çok eski bir sanat biliyorsunuz. Bizler, müzelerde sergilediğimiz bu eserlerin daha görünür olmasını ve şehrin estetiğine katkı sağlamasını amaçlıyoruz. Bizler burada olmaktan çok mutluyuz. Çok güzel ağırlandık, herkes çok yardımcı oldu. Bu sene Sinop’tayız. Bakalım önümüzdeki yıl nerede olacağız. Katılımlarınız için teşekkür ediyoruz" dedi.


Serginin açılışına katılan Sinop Valisi Dr. Mustafa Özarslan, "Tüm kadınların kadınlar gününü kutluyorum. Şöyle bir düşünelim. Kadın olmasaydı ne durumda olurduk? Her zaman söylüyoruz, güzellik her zaman kadının ortaya koyduğu bir eser. O ince ruh, o nezaket kadında var. O kadın dünyayı güzelleştiriyor, tabiata destek veriyor. Şu anda sanatın, medeniyetin başından bu tarihe kadar Sinop’tan ulaşabildiğimiz objelerin bulunduğu bir mekandayız. Bunun içerisinde kadınlarımız var. Erkekler de var tabii ki ama büyük ihtimalle bu eserlerin arkasındaki insanlar hep güzellik arayışında oldular. Tabiatı kopya etmeye çalıştılar. Tabiattan sonra, tabiat kadar güzel olan kadının o içindeki estetiği, güzelliği yakalamaya çalıştılar. Şu anda Dilek Türk hocamız ve 30 öğrencisi buraya bize destek vermek için, insanlığın medeniyet yürüyüşüne katkı vermek için geldiler. Kendilerine teşekkür ediyorum. Kadınlarımızın günün tebrik ediyorum" ifadelerinde bulundu.


Açılışın ardından sergiyi büyük bir ilgiyle gezen protokol üyeleri ve katılımcılar sergide yer alan fotoğraflarla ilgili Dilek Türk ve öğrencileri tarafından bilgilendirildi.



Sinop’ta mozaik sergisi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bingöl Enkazdan atölyeye bir hayat mücadelesi: İki çocuk annesi mobilyaya şekil veriyor Asrın felaketi olarak hafızalara kazınan depremlerde, Bingöl’den Gaziantep İslahiye’ye ilk koşan gönüllülerden biri olan Nevin Baysan, bugün hem bir anne hem bir kahraman hem de başarılı bir iş kadını olarak memleketinde iz bırakıyor. 6 Şubat depremlerinin ardından iki çocuğunu geride bırakarak, bir AFAD gönüllüsü olarak Gaziantep İslahiye’ye giden Nevin Baysan, günlerce enkaz başında yaşam mücadelesi veren vatandaşlara el uzattı. Kayıp izi süren ve umudun tükendiği anlarda dahi sahada umut veren Baysan, bir annenin şefkatini arama kurtarma disipliniyle birleştirerek onlarca hayata dokundu. Nevin Baysan’ın hayatındaki tek zorlu sınav afet sahaları değildi. Eşi Ahmet Baysan’ın önce Almanya, ardından İstanbul’daki iş hayatı sürecinde geçirdiği sakatlık, aileyi yeni bir kararın eşiğine getirdi. Nevin Baysan, eşine sunduğu "Kendi toprağımızda, Bingöl’de üretelim" teklifiyle büyük bir risk aldı. İstanbul’un karmaşasından dönüp Bingöl’de mobilya sektörüne girme kararı alan Baysan, eşinin de desteğiyle kolları sıvadı. Gerekli makineleri temin ederek işinin başına geçen Nevin Baysan, bugün mobilya tasarım dükkanında hem imalat hem de yönetim süreçlerini bizzat yürütüyor. Özellikle mobilya gibi erkek egemenliğinin yoğun olduğu bir sektörde bir kadının varlığını ve başarısını kanıtlayan Baysan, Bingöl’deki kadın girişimciler için de büyük bir motivasyon kaynağı oldu. Afet bölgelerinde enkazlara girerek "yaşamlarda derin izler bırakan" Nevin Baysan, şimdi ise atölyesinde ahşaba şekil vererek "mobilyada kendi izini bırakıyor." Kendi memleketinde üretim yapmanın ve istihdam sağlamanın gururunu yaşayan Baysan, disiplini ve azmiyle hem çocuklarına hem de çevresine örnek olmaya devam ediyor. Sabah çocuklarını okula gönderdikten sonra atölyenin yolunu tuttuğunu aktaran Nevin Baysan,"Eşim 33 yıldır bu işi yapıyor. Ona bakınca çok heveslendim ben de yapmak istiyorum diye eşime belirttim. Bir kadın olarak neden yapmayayım ben bu işi sonuçta mobilyayı kullanan kadınlar isteyen kadınlar projesini çizen kadınlar, genellikle hep mobilya üzerinde erkekler çalışıyor. Neden bir kadın olarak neden ben bu işi yapamayayım karar verdim eşim sağ olsun destek verdi. Atölyemi kurdum makineleri öğrenmeye başladım. Hem çocuklarımla ilgilenebiliyorum hem evle ilgilenebiliyorum hem burayı yürütebiliyorum, kadın isterse başaramayacağı şeyler yoktur. Yeter ki bir hedefleri olsun benim de bir hedefim vardı hep benim istediğim bir mobilya dükkanı kurmak. Ölçüme gittiğimiz zaman karşılarında kadın görünce müşterilerimiz daha çok seviniyor çünkü birbirimizin dillerinden anlıyoruz. Aynı zamanda ben bir AFAD gönüllüsüyüm Kahramanmaraş depreminde çok yerde görev aldım. Bir kadın olarak hem evime hem çocuklarıma hem de işime yetişiyorum. AFAD gönüllüsü olarak devletime de faydam olsun diye çok çalışıyorum" dedi.
Zonguldak Rektör Özölçer’den 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle bir mesaj yayımladı. Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Kadın; insanoğlunu dünyaya getiren, onu üstün emekle yetiştiren ve eğiten; aynı zamanda ülkesinin kalkınmasına ve geleceğin şekillenmesine değer katan, azmi ve aklıyla insanlığın yarınlarına umut ve ilham kaynağı olan en değerli varlıktır. Toplumsal hayatın müstesna bir bireyi olan kadın, bilgi ve üretkenliğiyle dünyayı aydınlatır, gayretiyle geleceği değer katar. Eğitimden bilime, spordan sağlığa kadar hayatın her alanında kazandığı başarılar, toplumun ilerlemesinin dayanç kaynağıdır. Sabrı ve fedakârlığıyla nesillerin yetişmesinde büyük rol üstlenen kadınlar; sevgiyi, nezaketi ve merhameti öğreten, toplumun vicdanını ayakta tutan yegâne güçtür. Türk-İslam geleneğinde kadın, her zaman saygı ve hürmetle yüceltilmiş; kültürümüzde kadına şiddet hiçbir zaman tasvip edilmemiştir. Öyle ki milletimiz, iki cihan serveri Peygamber Efendimizin ‘Kadınlara ancak asalet ve şeref sahibi olan değer verir’ sözünü her daim kendine şiar dinmiştir. Kadim Türk kültüründe kadın, ‘evin temel direği’ olarak anılmış; sevgisi, vefası, adaleti, ilgisi ve cesaretiyle toplumun ve medeniyetimizin taşıyıcı gücü olmuştur. Nitekim tarihimizdeki İlk Türk kadın hekim Safiye Ali’nin insanlığa umut olma azmi, ilk Türk kadın kimyager Remziye Hisar’ın bilime sunduğu katkılar, ilk Türk kadın mühendis Sabiha Gürayman’ın kararlılığı ve ilk Türk kadın savaş fotoğrafçısı Semiha Es’in cesareti, kadınların her alanda ortaya koydukları başarıların ve azmin en güzel örnekleridir. Bugün de gerek ülkemizde gerek dünyanın her bir yerinde kadınlar; hukuk, ekonomi, sanat, siyaset ve sosyal yaşamın her alanında topluma yön veren, geleceği inşa eden güç olmaya devam etmektedir. Bu duygu ve düşüncelerle kadınlara verilen değerin farkındalığında ve ayrımcılığın kati olarak karşısında olma şuuru içinde ülkemizin istiklali ve istikbali için gözünü kırpmadan canlarını feda eden aziz şehit ve kahraman gazilerimizin kıymetli anneleri, eşleri, evlatları ve kardeşleri başta olmak üzere; Üniversitemizin gelişimine mutena katkılar sunan kadın akademisyenlerimiz, personelimiz ve öğrencilerimiz ile ülkemizdeki ve dünyadaki tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en kalbî duygularımla kutluyor; kendilerine sıhhat, mutluluk ve başarılar diliyorum."
Bingöl Enkazdan atölyeye bir hayat mücadelesi: İki çocuk annesi mobilyaya şekil veriyor Asrın felaketi olarak hafızalara kazınan depremlerde, Bingöl’den Gaziantep İslahiye’ye ilk koşan gönüllülerden biri olan Nevin Baysan, bugün hem bir anne hem bir kahraman hem de başarılı bir iş kadını olarak memleketinde iz bırakıyor. 6 Şubat depremlerinin ardından iki çocuğunu geride bırakarak, bir AFAD gönüllüsü olarak Gaziantep İslahiye’ye giden Nevin Baysan, günlerce enkaz başında yaşam mücadelesi veren vatandaşlara el uzattı. Kayıp izi süren ve umudun tükendiği anlarda dahi sahada umut veren Baysan, bir annenin şefkatini arama kurtarma disipliniyle birleştirerek onlarca hayata dokundu. Nevin Baysan’ın hayatındaki tek zorlu sınav afet sahaları değildi. Eşi Ahmet Baysan’ın önce Almanya, ardından İstanbul’daki iş hayatı sürecinde geçirdiği sakatlık, aileyi yeni bir kararın eşiğine getirdi. Nevin Baysan, eşine sunduğu "Kendi toprağımızda, Bingöl’de üretelim" teklifiyle büyük bir risk aldı. İstanbul’un karmaşasından dönüp Bingöl’de mobilya sektörüne girme kararı alan Baysan, eşinin de desteğiyle kolları sıvadı. Gerekli makineleri temin ederek işinin başına geçen Nevin Baysan, bugün mobilya tasarım dükkanında hem imalat hem de yönetim süreçlerini bizzat yürütüyor. Özellikle mobilya gibi erkek egemenliğinin yoğun olduğu bir sektörde bir kadının varlığını ve başarısını kanıtlayan Baysan, Bingöl’deki kadın girişimciler için de büyük bir motivasyon kaynağı oldu. Afet bölgelerinde enkazlara girerek "yaşamlarda derin izler bırakan" Nevin Baysan, şimdi ise atölyesinde ahşaba şekil vererek "mobilyada kendi izini bırakıyor." Kendi memleketinde üretim yapmanın ve istihdam sağlamanın gururunu yaşayan Baysan, disiplini ve azmiyle hem çocuklarına hem de çevresine örnek olmaya devam ediyor. Sabah çocuklarını okula gönderdikten sonra atölyenin yolunu tuttuğunu aktaran Nevin Baysan, "Eşim 33 yıldır bu işi yapıyor. Ona bakınca çok heveslendim ben de yapmak istiyorum diye eşime belirttim. Bir kadın olarak neden yapmayayım ben bu işi sonuçta mobilyayı kullanan kadınlar isteyen kadınlar projesini çizen kadınlar, genellikle hep mobilya üzerinde erkekler çalışıyor. Neden bir kadın olarak neden ben bu işi yapamayayım karar verdim eşim sağ olsun destek verdi. Atölyemi kurdum makineleri öğrenmeye başladım. Hem çocuklarımla ilgilenebiliyorum hem evle ilgilenebiliyorum hem burayı yürütebiliyorum, kadın isterse başaramayacağı şeyler yoktur. Yeter ki bir hedefleri olsun benim de bir hedefim vardı hep benim istediğim bir mobilya dükkanı kurmak. Ölçüme gittiğimiz zaman karşılarında kadın görünce müşterilerimiz daha çok seviniyor çünkü birbirimizin dillerinden anlıyoruz. Aynı zamanda ben bir AFAD gönüllüsüyüm Kahramanmaraş depreminde çok yerde görev aldım. Bir kadın olarak hem evime hem çocuklarıma hem de işime yetişiyorum. AFAD gönüllüsü olarak devletime de faydam olsun diye çok çalışıyorum" dedi.
İstanbul Kağıthane’de ‘Gençlik Uyanıyor Duada Buluşuyor’ projesi ile camiye gelen çocuklara ödül dağıtıldı Kağıthane Belediyesi’nin hayata geçirdiği "Gençlik Uyanıyor, Ailecek Duada Buluşuyor" projesi kapsamında 10 hafta boyunca sabah namazı buluşmalarına katılan yüzlerce genç, düzenlenen törenle ödüllendirildi. Proje ile gençlerin camiye olan ilgisi ve manevi değerlerle bağlarının güçlendirilmesi hedefleniyor. Kağıthane Belediyesi’nin İlçe Müftülüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü ve sivil toplum kuruluşları işbirliğiyle gerçekleştirdiği "Gençlik Uyanıyor, Ailecek Duada Buluşuyor" programı büyük ilgi gördü. 10 hafta boyunca sabah namazında camide buluşan çocuklara düzenlenen törenle ödüller verildi. Yahya Kemal Spor Kompleksi’nde gerçekleştirilen ödül programı, Çeliktepe Merkez Camii İmam Hatibi Hafız Mürsel Çakmak’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Programa katılan yüzlerce çocuk ve genç, aileleriyle birlikte törenin coşkusunu yaşadı. Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin’in ev sahipliğinde gerçekleşen törene; Kağıthane Müftüsü Necmettin Kayar, Kağıthane Milli Eğitim Müdürü Mustafa Hoşyiğit, Diyanet İşleri Başkanlığı Gençlik Hizmetleri Daire Başkanı Dr. Mehmet İzci, AK Parti Kağıthane İlçe Başkanı Erkan Yıldırım ve Kağıthane Kaymakamı Yüksel Kara’nın yanı sıra çok sayıda davetli katıldı. "Anne babalara ve çocuklarımıza canı gönülden teşekkür ediyorum" Ödül töreninde gençlere hitap eden Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, "Çocuklarımızın aşkıyla beraber annelerimizin ellerinde tutmasıyla babalarımızın çocuklarıyla beraber sabah namazına buluşmasıyla birlikte çok bereketli programlar oldu her birinizin emeğine sağlık diyorum. Anne babalara ve çocuklarımıza canı gönülden teşekkür ediyorum. Güzel programın düzenlenmesinde Eğitime Destek Platformu başkanımızla, yönetimiyle, gençlerimiz ve hocalarımızla her sabah sahada oldular, çocuklarımızla birlikte oldular, her sabah namazını vakit daha girmeden geceleri belki uykusuz geçirerek camide buluşmuş oldular. Çocuklarımızı daha küçükken hem şuurlandırmış olduk, hem de rabbimizin bizlere emirlerini yerine getirebilmek ailelerimizle beraber sabah namazlarında camilerde buluşmuş olduk" ifadelerini kullandı. Gençlere özel hediye seti Program kapsamında 10 hafta boyunca düzenli olarak sabah namazı buluşmalarına katılan gençlere, Kağıthane Belediyesi tarafından hazırlanan "Gençlik Seti" hediye edildi. Set içerisinde; sırt çantası, akıllı saat, futbol topu, dereceli termos, raket ve pinpon topu, kupa bardak, cep hoparlörü ve çikolata yer aldı. "Çok güzel bir etkinlikti devam etmesini isterim" Etkinliğin kendisi için verimli geçtiğini ifade eden Muhammed Yaşar Ön, " Çok güzel bir histi buradan belediye başkanımıza teşekkür ederim hepsinden Allah razı olsun ödüllerimiz de çok güzel kulaklık, akıllı saat. Çok güzel bir etkinlikti devam etmesini isterim" diye konuştu. 10 hafta boyunca camide sabah namazı kılarak ödüllendirildiği için çok mutlu olduğunu belirten Ravza Ön, "Ben programı çok sevdim 2’inci senem oldu bu programda. Hem manevi yönden geliştirdiği hem de maddi hediyeler verildiği için insanları namaza alıştırıyorlar ben çok beğendim devamını gelmesini istiyorum" dedi.