ÇEVRE - 23 Temmuz 2020 Perşembe 15:11

Antalya-Şırnak sera kardeşliği toplantısı

A
A
A
Antalya-Şırnak sera kardeşliği toplantısı

Antalya-Şırnak sera kardeşliği toplantısı, Şırnak Ticaret ve Sanayi Odası ile Antalya Ticaret ve Sanayi Odası işbirliğiyle Antalya ve Şırnak il Tarım ve Orman Müdürlüğü himayelerinde gerçekleştirildi.

Antalya-Şırnak sera kardeşliği toplantısı, Şırnak Ticaret ve Sanayi Odası ile Antalya Ticaret ve Sanayi Odası işbirliğiyle Antalya ve Şırnak il Tarım ve Orman Müdürlüğü himayelerinde gerçekleştirildi.


Şırnak bölgesinde kurulması planlanan seralar hakkında Antalya’dan gelen heyet tarafından bilgilendirme yapıldı. Heyet İdil, Cizre, Silopi, Güçlükonak ilçelerini ziyaret ederek yerinde incelemelerde bulundu. Daha sonra ŞTSO konferans salonunda düzenlenen toplantıya Vali Ali Hamza Pehlivan, Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Emin Erkan, TSO Yönetim Kurulu Başkanı Osman Geliş, Ziraat Odası Başkanı Cengizhan Tatar, Antalya Korkuteli İlçe Tarım Müdürlüğünden ziraat mühendisi Hüseyin Çağlar Ok, Seratek AŞ temsilcisi Edip Özen, Altıntar Tarım AŞ temsilcisi ziraat mühendisi Hüseyin Gün, İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Hurşit Acar, ilçe tarım müdürleri ve sivil toplum kuruluş temsilcileri katıldı.


Burada konuşan Vali Pehlivan, kente yatırım yapma zamanının olduğunu söyledi. Vali Pehlivan, “Çünkü ilimiz geçmişten gelen türlü sıkıntılı süreçleri atlatarak devletimizin, güvenlik birimlerimizin, bütün kurum ve kuruluşların ile vatandaşlarımızın sağduyusu ve verasetiyle çok şükür huzur iklimi olarak adlandırabileceğimiz bir ortama kavuştu. Bunun şükrünü bir yandan eda ederken bir yandan da biliyoruz ki adımlarımızı çoğaltmamız ve hızlandırmamız gerekiyor. Özellikle insanlık tarihi kadar eski olduğunu ifade edebileceğimiz tarım ve hayvancılık, Anadolu’muzun pek çok yerinde olduğu gibi Şırnak ilimizde de en önemli yerel geçim kaynaklarından biri olmuştur. İki gün önce Uludere’deydik. Şimdi Antalya turizmle ön planda olduğu gibi tarımda da son derece gelişmiş durumda. Seracılık alanında dünyada sayılı merkezlerden birisi. Orada seralar Akdeniz gibi adeta sera denizi halinde. Bizde böyle bir iki tane sera ayağa kalktığı zaman hem dikkat çekici oluyor hem de çok kıymetli oluyor. Uludere’de elektrik ve elektronik mühendisi kardeşimiz devletimizin kırsal kalkınma destekleri kapsamında bizlerin de teşvik sağladığı projelerden yararlanmak suretiyle 12 tane sera kurmuş. Bunlar ilk adımlar” dedi.



“Seracılığın gelişmesi, ilimize, bölgemize, ülkemize katkı sağlayacak”


Toplantıda konuşan Şırnak Ticaret ve Sanayi Odası başkan Osman Geliş ise uzun yıllar bölgelerinde huzur ortamı olmadığı için güneşe, toprağa, suya zaman ayıramadıklarını söyledi. Geliş, “Seracılık konusunda Antalya’daki arkadaşların tecrübelerinden yararlanmak için Antalya TSO Başkanımız Davut Çetin İle yaptığımız ikili görüşmeler neticesinde bugün burada bu toplantıyı gerçekleştirdik. Bölgemiz tarıma elverişli bir bölge ayrıca seracılık için de gerekli tüm şartlara sahip. Ülkemizde hiç şüphesiz seracılık denince ilk akla gelen ilimiz Antalya, bu nedenle biz de Antalya TSO Başkanımızla görüşerek seracılık konusunda işbirliği yapmak istedik. Sağ olsun teklifimizi geri çevirmediler. Bölgemizin gelişmesi ve kalkınması için Şırnak TSO olarak her türlü girişimde bulunmayı görev edindik. Seracılığın gelişmesi ilimize, bölgemize ve ülkemize ekonomik katkı sağlayacak aynı zamanda gençlerimize, bölge halkımıza istihdam oluşturacak. Seracılığın hayata geçmesi ile işsizliğe de ciddi katkı sağlamış olacak. İki ülkeye komşu olan ilimizde pazar sorunu olmayacak” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Foça’da okul çevrelerine sıkı denetim: Kaymakam Aydın’dan "Güvenli Eğitim" talimatı İzmir’in Foça ilçesinde, son dönemde ülke genelinde okul çevrelerinde meydana gelen üzücü olaylar sonrası harekete geçildi. Foça Kaymakamı İhsan Emre Aydın imzasıyla yayınlanan talimat doğrultusunda, öğrencilerin fiziksel ve ruhsal güvenliğini korumak amacıyla eğitim kurumları, emniyet ve jandarma birimleri eşgüdümlü bir çalışma başlattı. Kaymakam Aydın’ın talimatında, güvenliğin sadece yüksek duvarlar ve kameralarla sağlanamayacağı, sürecin pedagojik boyutuyla bir bütün olduğu vurgulandı. Bu kapsamda İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde, rehberlik servisleri, öğrencilerin ders başarılarındaki ani düşüşleri ve içe kapanma durumlarını mercek altına alacak, akran zorbalığına karşı tavizsiz bir tutum sergilenirken; öğrencilerin sosyal medya paylaşımları, resim ve kompozisyon çalışmaları şiddet eğilimi açısından uzmanlarca incelenecek ve müfredat dışı etkinliklerle ’Sosyal ve Duygusal Öğrenme’ faaliyetlerine öncelik verilerek okul ikliminde sevgi dili hakim kılınacak. Okullarda ’tek giriş’ ve 24 saat takip Fiziki güvenlik zafiyetlerini ortadan kaldırmak amacıyla okul yerleşkelerinde sıkı bir denetim modeli uygulanacak. Alınan kararlar uyarınca: Okul giriş ve çıkışları kontrollü olarak tek noktadan sağlanacak, ziyaretçi kayıtları dijital ve yazılı olarak eksiksiz tutulacak. ve tüm kör noktaları kapsayan kamera sistemleri 24 saat kesintisiz kayıt yapacak. Evdeki silahlara sıkı denetim Saha güvenliği boyutunda ise İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri mesai gözetmeksizin görev başında olacak. Özellikle dijital mecralarda gençler arasında yayılan ’silahlanma özentisi’ ve ’çeteleşme’ faaliyetlerine karşı önleyici siber devriyeler gerçekleştirilecek. Risk grubunda olduğu değerlendirilen öğrencilerin aileleriyle kolluk birimleri koordinesinde hassas görüşmeler yapılacak. Bu görüşmelerde, ev ortamında ateşli silaha erişim imkanının olup olmadığı ve silahların mevzuata uygun muhafaza edilip edilmediği titizlikle kontrol edilecek. Kurumlar arası "tek seslilik" ilkesiyle yürütülen bu geniş çaplı operasyonla, Foça’daki eğitim yuvalarının tamamen güvenli hale getirilmesi hedefleniyor.
Ankara Adalet Bakanı Gürlek: "Konkordato süreci kötüye kullanılıyor" Adalet Bakanı Akın Gürlek, konkordato sürecinin kötüye kullanıldığını, bu konuda yeni bir düzenleme yapmayı düşündüklerini belirterek, "Bir defadan sonra şirket yeniden hayatta kalabiliyorsa hayatta kalacak, kalamıyorsa da iflasına karar vereceğiz" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ege Bölgesi milletvekilleriyle Ankara Hakimevi’nde düzenlenen istişare toplantısında bir araya geldi. Bölge milletvekilleriyle yapılan toplantıların faydalı geçtiğini ifade eden Gürlek, "Bu toplantılar hem bölgenin sorunlarını anlamak açısından hem de eksiklikleri görmek açısından bize fayda getiriyor" diye konuştu. Milletvekillerinin öneri ve değerlendirmelerinin önemli olduğunu vurgulayan Gürlek, "İstişarede fayda var" ifadelerini kullandı. "Konkordato süreci kötüye kullanılıyor" Konkordato uygulamasının kötüye kullanıldığına dikkat çeken Bakan Gürlek, "Konkordato aslında iş adamlarına, fabrika sahiplerine, iş dünyasına bir anlamda yaşama şansı tanımak, iflastan önceki bir adım ama maalesef bu süreç kötüye kullanılıyor" dedi. Konkordato konusunda yeni bir düzenleme üzerinde çalıştıklarını belirten Gürlek, "Bir bilirkişi raporuyla konkordato kararı alıyorlar. Ondan sonra sistemi kilitliyorlar" ifadelerini kullandı. Konkordato kararının yalnızca bir kez alınabilmesine yönelik düzenleme düşündüklerini kaydeden Gürlek, "Bir defadan sonra da artık şirket yeniden hayatta kalabiliyorsa hayatta kalacak, kalamıyorsa da artık şirketin iflasına karar vereceğiz" şeklinde konuştu. "5 günde tebligat yapılmış sayılacak" E-Tebligat düzenlemesine ilişkin de açıklamalarda bulunan Gürlek, söz konusu yasanın halen TBMM gündeminde olduğunu belirterek, "Yeni düzenleme ile artık 5 günlük süre içerisinde tebligat yapılmış sayılacak" dedi. 12’nci Yargı Paketi hazırlıklarının sürdüğünü ifade eden Gürlek, "Özellikle bu kanun paketinde bölgelerin ihtiyaçları ve milletvekillerimizin önerileri bizim için çok önemli. Bu konu henüz bitme aşamasına gelmedi" diye konuştu. Sosyal medyada kimlik doğrulama sistemine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Gürlek, sosyal medya platformlarıyla görüşmeler yapıldığını belirtti. Gürlek, sosyal medyaya kimlikle giriş konusunda bir geçiş süreci öngördüklerini ifade etti. Bakan Gürlek ayrıca, "Yargının Etkinliği Bürosu" ile "Alo Adalet" sistemlerinin uyumlu hale getirilmesi için çalışma yürüttüklerini söyledi.
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında savunma yapan Fatih Keleş’in oğlu: "Fatih Keleş’in oğlu olmak suç değildir" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında, İBB iştiraki İBB Spor Kulübü Başkanı tutuklu sanık Fatih Keleş’in oğlu olan tutuklu sanık Mustafa Keleş savunma yaptı. Sanık Mustafa Keleş, "Savcılık, benim ve babamın örgüt yöneticisi olduğumuzu iddia ediyor ama benim babamla baba-oğul olmak dışında bir bağım yok. Ben bir örgüt üyesi değilim. İllegal faaliyette bulunmadım. Şirketin hesaplarına erişimim yok. Fatih Keleş’in oğlu olmak suç değildir" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 34. oturumunun görülmesine devam ediliyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda sanık savunmalarının alınmasına devam edildi. Duruşmada, iddianamede ‘rüşvet alma’ suçunu işlediği öne sürülen ve İBB iştiraki İBB Spor Kulübü Başkanı tutuklu sanık Fatih Keleş’in oğlu olan tutuklu sanık Mustafa Keleş savunma yaptı. "Benim babamla baba-oğul olmak dışında bir bağım yok" Sanık Keleş savunmasında, babasının 13 aydır, amcasının ise 12 aydır tutuklu olduğunu belirterek, "11 ay sonra burada konuşabilme fırsatı bulabildim. Bana savcılıkta rüşvet alıp almadığım soruldu. Ben de rüşvet almadığımı söyledim. Bana, örgütle ilgili bir soru sorulmadı. Kuzenimle beraber hakimlik sorgusuna girdik ve beraber tutuklandık. Kuzenimle ben aynı anda gözaltına alındık. Savcılık, benim ve babamın örgüt yöneticisi olduğumuzu iddia ediyor ama benim babamla baba-oğul olmak dışında bir bağım yok. Savcılık beni, ‘örgütü denetleyen örgüt üyesi’ olarak betimliyor. Bir örgüt yok ve ben bu örgütün üyesi değilim. Babamın tanıdığı olan Murat Gülibrahimoğlu’nun firmasında alma personeli olarak çalıştım. Bu işe başladığımda 23 yaşındaydım. İşten çıkarıldığım 2025 yılına kadar bu firmada kaldım. Bu durum, HTS kayıtlarından bakılabilir. Benim işim, hırdavat malzemeleri, ofis mobilyaları gibi şirkete gerekli ürünleri şirkete satın almaktı. Cebeci Maden firmasında çalışmadığım açıktır. Bu husus yapılan tespitlerle ortadadır. Benim muhasebe programlarına erişimim yoktur. Ben bir örgüt üyesi değilim. İllegal faaliyette bulunmadım. Şirketin hesaplarına erişimim yok. Fatih Keleş’in oğlu olmak suç değildir. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Ekrem İmamoğlu duruşmada söz aldı Mustafa Keleş’in savunmasının ardından Ekrem İmamoğlu söz aldı. Sanık İmamoğlu ağlayarak Mustafa Keleş’e, "Sevgili Mustafa, değerli oğlum. Bu olaylar yaşanmasaydı, bir bayramda karşılaşsaydık ’Okulun nasıl gidiyor?’ diye sorabilirdim sana. Benim adıma ‘örgüt lideri’ olarak bir firmayı denetlediğini yazmış bu lanet iddianame. Seninle hayatımız boyunca çocukluğundan beri bayramdan bayrama karşılaşıp sarılmanın dışında bir sohbetimiz oldu mu? Allah hiçbir babaya, anneye böyle bir evlat işkencesi yaşatmasın" diyerek soru yöneltti. Keleş ise bu soruya, "Hayır" yanıtını verdi. Duruşma, diğer tutuklu sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilebilmesi için 11 Mayıs Pazartesi gününe ertelendi.