SAĞLIK - 25 Haziran 2025 Çarşamba 10:44

Erken tanı hayat kurtarıyor: Kadın kanserlerinde yüzde 100 tedavi mümkün

A
A
A
Erken tanı hayat kurtarıyor: Kadın kanserlerinde yüzde 100 tedavi mümkün

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Ali Yanık, rahim ağzı kanserinde erken tanı konulması durumunda tedavinin yüzde 100 mümkün olduğunu belirterek, tarama testlerinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.


Kadınlarda en sık görülen ölüm nedenleri arasında yer alan kanserler, erken tanıyla tamamen tedavi edilebilir olması ile dikkat çekiyor. Sivas Medicana hastanesinde görev yapan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Ali Yanık, düzenli tarama testleriyle kadın kanserlerine bağlı ölümlerin önüne geçilebileceğini söyledi. Prof. Dr. Ali Yanık, dünya genelinde en sık görülen kanser türlerinin başında meme, kolorektal ve tiroid kanserlerinin geldiğini belirtti. Bu kanserlerin ardından ise kadın genital kanserlerinin dördüncü veya beşinci sırada yer aldığına dikkat çeken Yanık, kadın sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturan rahim ağzı, rahim içi ve yumurtalık kanserlerine karşı erken tanının büyük önem taşıdığını vurguladı.



"Rahim ağzı kanseri erken tanıyla yüzde yüz tedavi edilebilir"


Tüm kanserlerde erken tanının önemini vurgulayan Prof. Dr. Ali Yanık, "Bugün dünyada meme kanserinden, kolorektal kanserlerden, tiroid kanserinden sonra, sıklık açısından 4 veya 5’inci sırada kadın genital kanserleri geliyor. Bu anlamda çok çok önemli ve kadın kanserlerinin en önemli özelliklerinden bir tanesi de özellikle rahim ağzı kanserlerinin erken tanısının yapılabilmesi ve erken tanı yaptığımız zamanda yüzde yüz tedavisinin olabilmesi. Az gelişmiş ülkelerde en sık rastlanılan kanser rahim ağzı kanserleridir. Gelişmiş ülkelerde ise rahim içi kanserleridir. Daha sonra da yumurtalık kanserleri geliyor. Rahim ağzı kanserlerinin erken tanısı çok büyük önem arz ediyor. Bunu simir dediğimiz ve HPV dediğimiz yöntemle sağlıyoruz" diye konuştu.



"HPV pozitif olmak, kanser olmak demek değildir"


HPV testi pozitif çıktığı takdirde kanser olunmadığını ifade eden Yanık, "Halkımız çok yanlış anlıyor. HPV pozitif çıktı hemen kanser olduk biz, diyerek büyük bir depresyon ve yıkım içerisine giriyor. Bu böyle değil. HPV vücuda girdikten sonra vücut, immün sistem yani savunma sistemimiz bu virüsü bir şekilde vücuttan temizliyor. Bu temizleme süreci ortalama 16 ayla 36 ay arasında devam ediyor. Ve bu oran yüzde 95’lerin üzerinde oluyor. Bunların içerisinde sadece yüzde 1,3’ü HPV pozitif olan hastaların ya aynı kalıyor ya da ilerliyor. İlerleyen HPV, kanser ya da kanser öncüsü lezyonlara sebep oluyor. Kanser öncüsü lezyonlar HPV kaptıktan sonra rahim ağzında ortalama 10 yılda gelişebiliyor. Kanser ise 15 yılda gelişiyor. Eğer aldığımız biyopside kanser öncüsü bir lezyon varsa, basit bir yöntem olan leep ya da konizasyonla yüzde yüz tedavi edebiliyor. Erken evrelerde tedavi, rahim ağzı kanserlerinde başarılı ancak evre 3-4 dediğimiz ileri evrelerde ne yazık ki başarılı değil. Burada ışın tedavisi ve kemoterapi veriyoruz. Ama sonuçlar o kadar yüz güldürücü değil. Rahim ağzı kanseri için bugün Dünya Sağlık Örgütü, önümüzdeki 30 ile 50 yıl içerisinde tamamıyla dünyadan silmeyi planlıyor. Bunu planlama iyi bir tarama ve erken tanı ile tedavi etme ve aşılamayı yapmaktır. Aşı, bugün yaygın kullanılan ülkelerde ciddi bir şekilde rahim ağzı kanser öncüsü lezyonları ve kanserleri anlamlı bir şekilde düşürmüştür" şeklinde konuştu.



"Erken tanı, kanserden kurtulmak demektir"


Kadın kanserlerinden korunmanın en iyi yolunun erken tanı olduğuna dikkat çeken Yanık, "Kadınlarımıza şunları söylüyoruz. Bir, kanserden korunmanın en önemli özelliği erken tanı açısından mutlaka tarama testlerinizi yaptırın. İki, başta fazla kilolarınız olmak üzere obeziteyle mücadele edin, sağlıklı beslenin. A vitamini, C vitamini, E vitamini, karoten dediğimiz vitaminler önemlidir. Rahim ağzı kanseri bazında da ve diğer kanserler bazında sigaradan uzak durun. Mutlaka her yıl jinekoloğa gidin. 5 yılda bir HPV, 3 yılda bir simiri ihmal etmeyin. Erken tanı, başta meme ve rahim ağzı kanserlerinde olduğu gibi, tüm kanserlerde hayat kurtarıcıdır" dedi.



Erken tanı hayat kurtarıyor: Kadın kanserlerinde yüzde 100 tedavi mümkün

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Şimşek: "Hürmüz Boğazı’na bağımlılığımız neredeyse hiç yok" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel ekonomideki büyük şoka rağmen Türkiye’deki rezervlerin yeterliliğine dikkat çekerek, "Normalde 3 aylık ithalatı karşılayacak rezerviniz olması gerekirken, bizim rezervimiz en düşük haliyle 5 ayı karşılıyor. Ülke risk priminde ciddi bir değişiklik olmadı. Pazar ve ürün çeşitlendirme stratejimiz sayesinde enerji tarafında Hürmüz Boğazı’na bağımlılığımız neredeyse hiç yok" dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, finans zirvesinde ekonomi gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Küresel piyasalardaki belirsizliklere ve yüksek faiz ortamına dikkat çeken Bakan Şimşek, Türkiye’nin bu süreci pazar çeşitlendirmesi ve inşa edilen ekonomik tamponlar sayesinde başarıyla yöneteceğinin altını çizdi. "Programı rayında tutmak için ne gerekiyorsa yapacağız" Küresel ekonominin ve Türkiye’nin zorlu bir dönemden geçtiğini ifade eden Bakan Şimşek, "Büyümede ivme kaybı riskiyle karşı karşıyayız. Kısa vadede belirsizlikler yüksek, küresel ve Türkiye ekonomisinin zorlandığı bir dönem. Faizlerin yüksek seyrettiği dönemde yüksek küresel borçluluk önemli bir sorun. Bugün gerçekten çok büyük bir şok söz konusu. Ancak biz programı rayında tutmak için ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz. Gelir dağılımında bu programla birlikte düzelme başladı. İş gücünün milli gelirdeki payı program döneminde ciddi şekilde arttı" ifadelerini kullandı. "Şok büyük ancak yönetilebilir, rezervimiz 5 ayı karşılıyor" Türkiye’nin enerji arz güvenliğinde avantajlı bir konumda olduğunu vurgulayan Şimşek, şunları söyledi: "Şok büyük ancak yönetilebilir durumda. Çünkü biz bu şoklar için tamponlar inşa ettik. Kamuda ciddi tasarruf yaptık ve harcama disiplininde sonuç alıyoruz. Türkiye’de birçok anlamda rezerv yeterliliği devam ediyor. Normalde 3 aylık ithalatı karşılayacak rezerviniz olması gerekirken, bizim rezervimiz en düşük haliyle 5 ayı karşılıyor. Ülke risk priminde ciddi bir değişiklik olmadı. Pazar ve ürün çeşitlendirme stratejimiz sayesinde enerji tarafında Hürmüz Boğazı’na bağımlılığımız neredeyse hiç yok." "Terörsüz Türkiye en büyük fırsat penceresi" Türkiye’nin kalkınma vizyonunda bölgesel gelişimin önemine değinen Bakan Şimşek, "Terörsüz Türkiye ülkemizin önündeki en büyük fırsat penceresi. GAP bölgesi, Güneydoğu ve Doğu Anadolu’nun Türkiye’nin yeni büyüme motorları olması lazım. Terörün gölgesinin ortadan kalkması ile bu bölge hızla koşacak ve Türkiye gelişmiş ülkelerle arayı kapatacak. Ayrıca yeşil ve dijital dönüşümü de ıskalayamayız. Büyük ölçekli veri merkezleri yatırımları devam ediyor" dedi. Varlık barışı uygulamasına ilişkin detayları paylaşan Bakan Şimşek, "Yurt içi ve yurt dışı varlıkların sisteme girmesini istiyoruz. Varlık barışında para sistemde uzun süre tutulursa vergi olmayacak. Bu varlıkları kendi şirketlerine sermaye olarak koyarlarsa yine vergi yok, bankalara mevduat olarak koyarlarsa vadesine göre vergi sıfıra kadar iniyor. Uygulama basit ve yatırımcı odaklı" şeklinde konuştu. "Yeni ticaret koridorlarının merkezinde Türkiye var" Son olarak geleceğe dönük iyimser beklentilerini koruduğunu belirten Şimşek, "Savaş sonrası petrol fiyatlarının düşeceğini öngörüyoruz. Savunma sanayinde muazzam bir teknolojik devrim var. Yeni enerji ve ticaret koridorları gündemde ve hepsinin merkezinde Türkiye var. Evet şoktan etkilendik ancak bunu yönetilebilir görüyoruz" ifadelerine yer verdi.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun’a Devlet Nişanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun’a Türkiye Cumhuriyeti Devlet Nişanı tevcih etti. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen törende Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iki ülke arasındaki köklü kardeşlik ve dostluk ilişkilerine vurgu yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Cezayir arasında 5 asra yaklaşan tarihi bağların her geçen gün güçlendiğini belirterek, "İkili ilişkilerimiz, kıymetli kardeşim Tebbun’un samimi destekleriyle Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine ulaşmıştır" dedi. 2023 yılında Cezayir’e gerçekleştirdiği ziyarette ilişkileri stratejik seviyeye yükseltme kararı aldıklarını hatırlatan Erdoğan, Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin ilk toplantısının başarıyla tamamlandığını ve iş birliğini güçlendirecek çeşitli anlaşmalara imza atıldığını ifade etti. Cezayir’in bölgesinde önemli bir aktör haline geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sayın Tebbun’un dirayetli liderliği altında Cezayir’in bir yıldız gibi parladığını memnuniyetle görüyoruz" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesine sağladığı katkılardan dolayı Tebbun’a Türkiye Cumhuriyeti’nin en yüksek nişanı olan Devlet Nişanı’nı tevcih etmekten büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. Tebbun ise kendisine takdim edilen nişandan dolayı teşekkür ederek, Türkiye ile Cezayir arasındaki kardeşlik bağlarının daha da güçlenmesini temenni etti. Tören, iki liderin karşılıklı iyi niyet mesajlarıyla sona erdi.