TEKNOLOJİ - 28 Haziran 2025 Cumartesi 10:40

Geçmişte 4 saatte yapılıyordu, gelişen teknoloji ile 4 saniyeye düştü

A
A
A
Geçmişte 4 saatte yapılıyordu, gelişen teknoloji ile 4 saniyeye düştü

Duayen gazeteci Sirer Doğan, Dünya Fotoğraf Makinesi gününde fotoğrafçılığın cam filmlerden cep telefonlarına uzanan yolculuğunu anlatarak mesleğin geçmişten bugüne yaşadığı dönüşümü anlattı.


Geçmişte cam filmlerle tek tek çekilen fotoğraflar, banyo odalarında saatler süren işlemlerden sonra kâğıda basılıyordu. 90’lı yılların ortalarında dijital makinelerin yaygınlaşmasıyla, son yıllarda ise cep telefonlarının gelişen teknolojisiyle birlikte fotoğrafçılıkta yeni bir boyuta geçildi. Gazetecilik mesleğinde 55 yılı geride bırakan Sirer Doğan, fotoğrafçılığın cam filmden dijitale uzanan yolculuğunu anlattı. Teknolojinin değişimiyle gazeteciliğin de dönüştüğünü belirten Doğan, "Eskiden 4 saatte yaptığımız işi şimdi 4 saniyede yapıyoruz" dedi.



"Makineler ve filmler kademe kademe gelişerek ilerledi"


Teknolojinin gelişmesiyle gazeteciliğin de şekil değiştirdiğini belirten Gazeteci Sirer Doğan, "Fotoğraf olayı ilk kez dünyada çıktığında cam üzerinde filmler vardı. Fotoğraflar bu filmlerle tek tek çekilirdi. Daha sonra makineleşmeye geçildi. 8 pozluk filmden 36 pozluk filmlere kadar filmler vardı ve bu filmler banyo edilirdi. Sivas’ta ilk renkli fotoğraf stüdyosu 1974 yılında açıldı. Makineler ve filmler kademe kademe gelişerek ilerledi. Teknoloji gün geçtikçe ilerledi ve günümüzdeki değişebilir objektifli makinalar üretildi. 90’lı yılların ortasında ise dijital makinalar üretildi. Dijital makinalar günümüze kadar gelişerek geldi ancak şimdilerde cep telefonu diye bir alet çıktı. Cep telefonu, günümüze kadar geliştirilmiş bütün fotoğraf makinalarının özelliklerini kapsayan bir cihaz haline geldi. Günümüzde üzerinde cep telefonu taşıyan bir kişi, geçmişte birçok kişinin kursa giderek veya başkasından öğrenerek yaptığı işi, şimdi bir tuşa basarak yapar hale geldi. Bizler eskiden fotoğrafı çeker, banyo odamız veya takımımız varsa kendimiz banyo yaptırıp fotoğrafı çıkartırdık. Filmi kuruttuktan sonra kartlara fotoğrafı çıkartırdık. Karanlık oda diye bir odamız vardı. Orada filmleri yıkatır ve istediğimiz kadar büyütürdük. Daha sonra tekrar onun filmini çeker, kalıplara yansıtır ve gazete basardık. Bir filmin banyosu, karta basımı, kartın kuruması ve kullanıma geçmesi 4 saatimizi alırdı, şimdilerde 4 saniyede her şeyi hallediyorsun" şeklinde konuştu.



"Eskiden gazeteci sırtındaki makinesiyle belli olurdu, şimdi ise herkes gazeteci oldu"


Şimdiki gazetecilerin işlerinin daha zor olduğunu ifade eden Doğan, "Eskiden gazeteci sırtındaki fotoğraf makinesi veya flaş çantasıyla belli olurdu. Şimdi herkes gazeteci oldu. Şimdiki gazetecilerin işleri bizden daha zor çünkü iyi ve kaynağı doğru olanı bulmak zorundalar. Bizim zamanımızda makinesinin filmini unutup, haberde fotoğrafları çekip, iş yerine geldiği zaman filmi olmadığı için fotoğraf çekemeyen arkadaşlarımız vardı. Eskiden makinede takılı olan filmde 10 kare çekme hakkınız kaldıysa ancak 10 kare fotoğraf çekebilir ancak 11’inci kareyi çekemezdiniz. Bugünlerde teknoloji öyle gelişti ki, bulunduğunuz yerde ve elinizdeki cep telefonunun kapasitesine göre isterseniz milyonlarca fotoğraf çekebiliyorsunuz. Bizim zamanımızda öyle bir imkân yoktu" dedi.



Geçmişte 4 saatte yapılıyordu, gelişen teknoloji ile 4 saniyeye düştü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davasında tutuklu iş insanı Bulut Aydöner savunma yapacak ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının üçüncü oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edilecek. Duruşmada bugün tutuklu sanık iş insanı Bulut Aydöner’in savunma yapması öngörülüyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı. Hazırlanan iddianamede örgüt lideri olarak suçlanan Ekrem İmamoğlu’nun 2 bin 430 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, örgüt yöneticisi konumunda bulunan Fatih Keleş’in bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun’un 251 yıla ve Adem Soytekin’in ise 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. 402 sanığın farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması istenen iddianame kapsamında ilk duruşmanın üçüncü oturumu bugün İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülecek. Saat 10.00’da başlayacak duruşmada bugün tutuklu sanık iş insanı Bulut Aydöner’in savunma yapması öngörülüyor. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler’, 16 kişi ‘müşteki’, 5 kişi ‘müşteki-şüpheli’ ve Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘şüpheli’ sıfatıyla yer almıştı. Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi’ olarak aktarılmıştı. İddianamede İmamoğlu’nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 12 kez ‘rüşvet’, 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması’, 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma’, 4 kez ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, 47 kez ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, 9 kez ‘irtikap’, 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanununa muhalefet’, ‘Orman Kanununa muhalefet’ ve ‘Maden Kanuna muhalefet’ suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti. Öte yandan hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da aktarılmıştı.
Samsun Başkan Sandıkçı: "Milli ve manevi duyguları güçlü nesiller yetiştirmek bizlerin yegane sorumluluğudur" Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "Milli ve manevi duyguları güçlü nesiller yetiştirmek bizlerin yegâne sorumluluğudur" dedi. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, şehit aileleri, gaziler ve gazi aileleriyle iftar sofrasında buluştu. İftar programı boyunca şehit aileleri, gaziler ve gazi aileleriyle yakından ilgilenen Başkan İbrahim Sandıkçı, onlarla uzun süre sohbet etti. Ramazan’ın sevincinin paylaşıldığı programda gerçekleştirdiği konuşmada şehitleri rahmetle yâd eden Başkan İbrahim Sandıkçı, "Vatan namustur diyerek, yardan serden geçen aziz şehitlerimizin bizlere emanet ettiği vatanımız ve milletimiz için çalışmak, milli ve manevi duyguları güçlü nesiller yetiştirmek bizlerin yegâne sorumluluğudur" diye konuştu. Milli ve manevi yönleri güçlü nesilleri yetiştirmenin önemine de değinen Başkan Sandıkçı, "Canik’imizde şehitlerimizin aileleri, gazilerimiz ve gazilerimizin aileleriyle mübarek Ramazan ayının bereketine ortak olduk. Ramazan’ın manevi ikliminde buluştuk, hep birlikte oruçlarımızı açtık. Şehitlerimizin bizlere emanet ettiği ülkemizi her alanda geleceğe taşıyacak olanlar ise milli ve manevi duyguları güçlü nesillerimiz olacaktır. Vatan, millet ve mukaddes değerler uğrunda şehadet mertebesine ulaşan tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Vatanımızın dört bir köşesinde, sınırlarımızda ve sınır ötesinde, görevini ifa eden tüm güvenlik güçlerimize kolaylıklar diliyorum" şeklinde konuştu. Sezai Karakoç Canik Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa ayrıca Canik Kaymakamı Şeref Aydın, Canik Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Yusuf Celil Caner, Canik İlçe Emniyet Müdürü Oğuzhan Öztürk, Canik İlçe Jandarma Komutanı Ramazan Zengin, Canik İlçe Müftüsü Bayram Karar, Canik İlçe Milli Eğitim Müdürü Zahit Köseoğlu, Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimleri Derneği Samsun Şube Başkanı Necati Yılmaz, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Samsun Şube Başkanı Ahmet Diril, Türk Silahlı Kuvvetleri Mehmetçik Vakfı Samsun İl Temsilcisi Mehmet Ocak, Yeşilay Samsun Şube Başkanı Emre Güneş ve protokol üyeleri de katıldı. Kaymakamlık ve Canik Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen iftar programı, hatıra fotoğrafı çekiminin ardından son buldu.
Hakkari Yüksekovalı kayakçılar Türkiye şampiyonasına damga vurdu HAKKARİ (İHA) – Hakkari Yüksekovalı sporcular Kayaklı Koşu Türkiye Şampiyonası’nda elde ettikleri derecelerle takım halinde şampiyon oldu. Farklı yaş kategorilerinde yarışan Yüksekovalı sporcular, şampiyonada gösterdikleri performansla dikkat çekti. Yarışmalar sonunda 13 il ve onlarca kulübün mücadele ettiği organizasyonda 3 bin 175 puan toplayan Yüksekova takımı Türkiye şampiyonluğunu kazandı. Şampiyonada sporcular 2 altın, 4 gümüş ve 9 bronz olmak üzere toplam 15 madalya elde etti. Altın madalya kazanan sporcular; U19 erkeklerde Amar Botan Çiçek (2. gün), U13 erkeklerde Muhammet Üveys Değenek (2. gün), gümüş madalya kazanan sporcular ise U16 kızlarda Berken Kaplan (1. gün), U14 kızlarda Rojin Ayçiçek (2. gün), U13 kızlarda Ranya Taş (1. gün) ve U13 erkeklerde Muhammet Üveys Değenek (1. gün) oldu. Bronz madalya kazanan sporcular da büyük kadınlarda Şennur Kartal (1. ve 2. gün), büyük erkeklerde Civan Karaman (2. gün), U19 kızlarda Sedanur Taşçı (2. gün), U19 erkeklerde Devran Avcı (1. ve 2. gün), U16 kızlarda Ayşegül Baltan (2. gün), U14 kızlarda Menesa Gürle (2. gün) ve U13 kızlarda Ranya Taş (2. gün) oldu. Baş antrenör Fikret Ören yönetiminde yarışmalara hazırlanan sporcuların başarısında antrenörler Şefik Yaşar, İrfan Değenek, Bayram Ören, Ayhan Arslan, Süleyman Ateş, Erkan Orhan, Soner Taşkın, Fırat Öztekin, Savaş Ateş, Kasım Karataş ve Samet Baltan da katkı sundu.
İzmir Öznur Tugay’dan kadınlar için güvenli yaşam vurgusu İZAZDER Kadınlar Komitesi’nin Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlediği buluşmada konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın eşi Öznur Tugay, kadınların eşit ve şiddetten uzak bir yaşam sürmesi gerektiğini vurguladı. İzmir Azerbaycan Derneği (İZAZDER) Kadınlar Komitesi’nce Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında düzenlenen programda, kadınların toplumsal hayattaki rolü ve dayanışmanın önemi ele alındı. İzmir’de gerçekleştirilen buluşmada konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın eşi Öznur Tugay, kadınların hayatın her alanında daha güçlü şekilde yer almasının önemine dikkat çekti. Kadınların eğitimden ekonomiye, sosyal yaşamdan karar alma mekanizmalarına kadar her alanda daha görünür olması gerektiğini ifade eden Tugay, kadınların eşit ve güvenli yaşam şartlarına sahip olmasının yalnızca kadınların değil, tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğunu dile getirdi. Kadınların toplumsal hayata aktif katılımının hem sosyal hem de ekonomik gelişim açısından belirleyici olduğuna işaret eden Tugay, kadınların şiddetten uzak, özgür ve güvenli bir yaşam sürdüğü bir toplumun güçlü bir geleceğin temelini oluşturacağını vurguladı. Azerbaycan kültürünü simgeleyen hediye Programın sonunda İZAZDER Kadınlar Komitesi Başkanı Terlan Akçay, programa katılarak kadın dayanışmasına verdiği destekten dolayı Öznur Tugay’a teşekkür etti ve Azerbaycan kültürünü simgeleyen özel bir örtü hediye etti. Tugay da Akçay’a nazar boncuğu takdim ederek teşekkür etti. Programa; İZAZDER Genel Sekreteri Turana İsmailoğlu, İZAZDER Yönetim Kurulu Üyesi Zemine Yalçın Babayeva, İZAZDER Başkanı Perviz Altay’ın eşi Ülviyye Altay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Daire Başkanı Selin Sayın Kapancı, Azerbaycan’dan gelen misafirler ve İzmir’deki dernek üyeleri katıldı.