TEKNOLOJİ - 29 Haziran 2025 Pazar 12:13

Kuantum bilgisayarlarla yeni bir çağ başlıyor

A
A
A
Kuantum bilgisayarlarla yeni bir çağ başlıyor

Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğr. Üyesi Prof. Dr. Ramazan Katırcı, kuantum bilgisayarlarının klasik bilgisayar şifrelerini kırabilecek güçte olduğunu söyleyerek, bu bilgisayarların hayatımızda büyük bir yer alacağını ifade etti.


Günümüzde hızla gelişen kuantum teknolojisi, sadece bilim dünyasında değil, günlük yaşamımızda da köklü değişimlere yol açmaya hazırlanıyor. sağlık, ulaşım, iletişim, finans ve eğitim gibi pek çok alanda devrim niteliğinde yenilikler getirecek olan kuantum bilgisayarlar, bilgisayar teknolojilerinde çığır açan gelişmelere de kapı aralıyor. Klasik bilgisayarlardan çok daha hızlı işlem yapabilen kuantum bilgisayarlar, özellikle büyük veri işleme ve şifre çözme konularında büyük rol oynuyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Bilgisayar Bilimleri Anabilim Dalı Başkanı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ramazan Katırcı, kuantum bilgisayarlarının işleme gücü sayesinde klasik bilgisayar şifrelerini çözebileceğini söyleyerek, "Dünyada bir yanda güçlü şifre üretme, diğer yanda şifreleri çözme yarışı var. Kuantum bilgisayarı birkaç yıl içinde, herkese doğrudan yansımasa da hayatımızın bir noktasında olacak" dedi.



"Kuantum bilgisayarları stratejik öneme sahip"


Kuantum bilgisayarların stratejik önemine değinen Prof. Dr. Ramazan Katırcı, "Kuantum bilgisayarlarını klasik bilgisayarda hızlandırıcı olan QPU hızlandırıcılar gibi düşünmek lazımdır. Çünkü kuantum bilgisayarları, her derde deva bilgisayar değil. Bizim her zaman klasik bilgisayarlara da ihtiyacımız olacaktır. Kuantum bilgisayarı birkaç yıl içinde, herkese doğrudan yansımasa da hayatımızın bir noktasında olacak. Kuantum bilgisayarları, QPU’lardan çok daha hızlı bir hesaplama gücüne ve çok daha büyük bir veri işleyebilme gücüne sahip. Süresini kestirmek zor olsa da çok uzun olmayan bir zamanda kuantum bilgisayarları bu işlere el atabilir. Kuantum bilgisayarlarını, bilgisayarların ilk çıkış sürecine benzetmek gerekiyor. Daha büyük ve pahalı sistemlere sahip. Bir cep telefonu gibi elimizde donanım olacağını söylemek kısa vadede zor görünüyor. Kuantum bilgisayarları stratejik öneme sahip olduğundan devletler, kuantum bilgisayarlarını kişisel bilgisayar haline getirmeyebilir" diye konuştu.



"Her iki tarafta da ciddi bir çalışma var"


Şifreleme yarışında büyük mücadele olduğunu söyleyen Katırcı, "Kuantum şifresinin teorik olarak çözülebilmesi ve üçüncü kişinin bunu elde edebilmesi mümkün değil. Çünkü üçüncü kişi şifre ölçmeye çalıştığı esnada, kuantum durumu bozulduğu için bilgiye ulaşabilmesi mümkün olmuyor. Kuantum şifrelemeye karşı ve kuantum algoritmalarına dayanıklı sistemler olan klasik algoritmalar da geliştirilmeye çalışılıyor. Kuantum, işleme gücü neticesinde hemen hemen tüm klasik bilgisayarları çözebilme gücüne sahip. Dolayısıyla sizin bugün banka şifreleriniz ve diğer şifreleriniz ele geçmiş olacak. Bunu engellemek için ise kuantum algoritmalarına ve gücüne dirençli, klasik algoritmalarında geliştirilme çabası var. Biri bir tarafta güvenli bir şifre oluşturmak için uğraşıyor, diğer tarafta şifreleri çözmek için uğraşıyor. Her iki tarafta da ciddi bir çalışma var. İkisi de önem arz ediyor. Çünkü siz başka bir devletin şifrelerini ve gizli bilgilerini ele geçirmek istersiniz ama kendi bilgilerinizi de korumak istersiniz. Dolayısıyla iki alanda da, dünya çapında ve büyük firmalar bazında ciddi çalışmalar var" şeklinde konuştu.



"Türkiye, kuantum alanında ciddi atak yapıyor"


"Türkiye’de son yıllarda kuantum teknolojileri konusunda ciddi bir hamle gözlenmektedir. Bu kapsamda, Türkiye’nin ilk kuantum bilgisayarı olan ’QuanT’, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nde (ETÜ) geliştirilmiş ve tanıtımı yapılmıştır. Bu önemli projede ASELSAN gibi savunma sanayimizin öncü kuruluşları da yer almaktadır. Ayrıca, Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) bünyesinde, ülkenin bu alandaki yetkinliklerini artırmak amacıyla Türkiye Kuantum Teknolojileri Geliştirme Merkezi’nin kurulması kararlaştırılmıştır. Türkiye’nin kuantum teknolojileri alanındaki yol haritasını belirlemek için ise SSB öncülüğünde ’Kuantum Odak Teknoloji Ağı (OTAĞ)’ adıyla kapsamlı toplantılar ve çalışmalar yürütülmektedir. Bu girişim, sivil ve askeri tüm paydaşları bir araya getirerek kuantum hesaplama, algılama ve haberleşme gibi alanlarda Türkiye’nin stratejik pozisyonunu belirleyecek ulusal bir yol haritası oluşturmayı hedeflemektedir."



Kuantum bilgisayarlarla yeni bir çağ başlıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davasında tutuklu iş insanı Bulut Aydöner savunma yapacak ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının üçüncü oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edilecek. Duruşmada bugün tutuklu sanık iş insanı Bulut Aydöner’in savunma yapması öngörülüyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlanmıştı. Hazırlanan iddianamede örgüt lideri olarak suçlanan Ekrem İmamoğlu’nun 2 bin 430 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, örgüt yöneticisi konumunda bulunan Fatih Keleş’in bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun’un 251 yıla ve Adem Soytekin’in ise 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. 402 sanığın farklı suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması istenen iddianame kapsamında ilk duruşmanın üçüncü oturumu bugün İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülecek. Saat 10.00’da başlayacak duruşmada bugün tutuklu sanık iş insanı Bulut Aydöner’in savunma yapması öngörülüyor. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler’, 16 kişi ‘müşteki’, 5 kişi ‘müşteki-şüpheli’ ve Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘şüpheli’ sıfatıyla yer almıştı. Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi’ olarak aktarılmıştı. İddianamede İmamoğlu’nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 12 kez ‘rüşvet’, 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması’, 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma’, 4 kez ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, 47 kez ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, 9 kez ‘irtikap’, 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanununa muhalefet’, ‘Orman Kanununa muhalefet’ ve ‘Maden Kanuna muhalefet’ suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti. Öte yandan hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da aktarılmıştı.
Samsun Başkan Sandıkçı: "Milli ve manevi duyguları güçlü nesiller yetiştirmek bizlerin yegane sorumluluğudur" Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "Milli ve manevi duyguları güçlü nesiller yetiştirmek bizlerin yegâne sorumluluğudur" dedi. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, şehit aileleri, gaziler ve gazi aileleriyle iftar sofrasında buluştu. İftar programı boyunca şehit aileleri, gaziler ve gazi aileleriyle yakından ilgilenen Başkan İbrahim Sandıkçı, onlarla uzun süre sohbet etti. Ramazan’ın sevincinin paylaşıldığı programda gerçekleştirdiği konuşmada şehitleri rahmetle yâd eden Başkan İbrahim Sandıkçı, "Vatan namustur diyerek, yardan serden geçen aziz şehitlerimizin bizlere emanet ettiği vatanımız ve milletimiz için çalışmak, milli ve manevi duyguları güçlü nesiller yetiştirmek bizlerin yegâne sorumluluğudur" diye konuştu. Milli ve manevi yönleri güçlü nesilleri yetiştirmenin önemine de değinen Başkan Sandıkçı, "Canik’imizde şehitlerimizin aileleri, gazilerimiz ve gazilerimizin aileleriyle mübarek Ramazan ayının bereketine ortak olduk. Ramazan’ın manevi ikliminde buluştuk, hep birlikte oruçlarımızı açtık. Şehitlerimizin bizlere emanet ettiği ülkemizi her alanda geleceğe taşıyacak olanlar ise milli ve manevi duyguları güçlü nesillerimiz olacaktır. Vatan, millet ve mukaddes değerler uğrunda şehadet mertebesine ulaşan tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Vatanımızın dört bir köşesinde, sınırlarımızda ve sınır ötesinde, görevini ifa eden tüm güvenlik güçlerimize kolaylıklar diliyorum" şeklinde konuştu. Sezai Karakoç Canik Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa ayrıca Canik Kaymakamı Şeref Aydın, Canik Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Yusuf Celil Caner, Canik İlçe Emniyet Müdürü Oğuzhan Öztürk, Canik İlçe Jandarma Komutanı Ramazan Zengin, Canik İlçe Müftüsü Bayram Karar, Canik İlçe Milli Eğitim Müdürü Zahit Köseoğlu, Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimleri Derneği Samsun Şube Başkanı Necati Yılmaz, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Samsun Şube Başkanı Ahmet Diril, Türk Silahlı Kuvvetleri Mehmetçik Vakfı Samsun İl Temsilcisi Mehmet Ocak, Yeşilay Samsun Şube Başkanı Emre Güneş ve protokol üyeleri de katıldı. Kaymakamlık ve Canik Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen iftar programı, hatıra fotoğrafı çekiminin ardından son buldu.
Hakkari Yüksekovalı kayakçılar Türkiye şampiyonasına damga vurdu HAKKARİ (İHA) – Hakkari Yüksekovalı sporcular Kayaklı Koşu Türkiye Şampiyonası’nda elde ettikleri derecelerle takım halinde şampiyon oldu. Farklı yaş kategorilerinde yarışan Yüksekovalı sporcular, şampiyonada gösterdikleri performansla dikkat çekti. Yarışmalar sonunda 13 il ve onlarca kulübün mücadele ettiği organizasyonda 3 bin 175 puan toplayan Yüksekova takımı Türkiye şampiyonluğunu kazandı. Şampiyonada sporcular 2 altın, 4 gümüş ve 9 bronz olmak üzere toplam 15 madalya elde etti. Altın madalya kazanan sporcular; U19 erkeklerde Amar Botan Çiçek (2. gün), U13 erkeklerde Muhammet Üveys Değenek (2. gün), gümüş madalya kazanan sporcular ise U16 kızlarda Berken Kaplan (1. gün), U14 kızlarda Rojin Ayçiçek (2. gün), U13 kızlarda Ranya Taş (1. gün) ve U13 erkeklerde Muhammet Üveys Değenek (1. gün) oldu. Bronz madalya kazanan sporcular da büyük kadınlarda Şennur Kartal (1. ve 2. gün), büyük erkeklerde Civan Karaman (2. gün), U19 kızlarda Sedanur Taşçı (2. gün), U19 erkeklerde Devran Avcı (1. ve 2. gün), U16 kızlarda Ayşegül Baltan (2. gün), U14 kızlarda Menesa Gürle (2. gün) ve U13 kızlarda Ranya Taş (2. gün) oldu. Baş antrenör Fikret Ören yönetiminde yarışmalara hazırlanan sporcuların başarısında antrenörler Şefik Yaşar, İrfan Değenek, Bayram Ören, Ayhan Arslan, Süleyman Ateş, Erkan Orhan, Soner Taşkın, Fırat Öztekin, Savaş Ateş, Kasım Karataş ve Samet Baltan da katkı sundu.
İzmir Öznur Tugay’dan kadınlar için güvenli yaşam vurgusu İZAZDER Kadınlar Komitesi’nin Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlediği buluşmada konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın eşi Öznur Tugay, kadınların eşit ve şiddetten uzak bir yaşam sürmesi gerektiğini vurguladı. İzmir Azerbaycan Derneği (İZAZDER) Kadınlar Komitesi’nce Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında düzenlenen programda, kadınların toplumsal hayattaki rolü ve dayanışmanın önemi ele alındı. İzmir’de gerçekleştirilen buluşmada konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın eşi Öznur Tugay, kadınların hayatın her alanında daha güçlü şekilde yer almasının önemine dikkat çekti. Kadınların eğitimden ekonomiye, sosyal yaşamdan karar alma mekanizmalarına kadar her alanda daha görünür olması gerektiğini ifade eden Tugay, kadınların eşit ve güvenli yaşam şartlarına sahip olmasının yalnızca kadınların değil, tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğunu dile getirdi. Kadınların toplumsal hayata aktif katılımının hem sosyal hem de ekonomik gelişim açısından belirleyici olduğuna işaret eden Tugay, kadınların şiddetten uzak, özgür ve güvenli bir yaşam sürdüğü bir toplumun güçlü bir geleceğin temelini oluşturacağını vurguladı. Azerbaycan kültürünü simgeleyen hediye Programın sonunda İZAZDER Kadınlar Komitesi Başkanı Terlan Akçay, programa katılarak kadın dayanışmasına verdiği destekten dolayı Öznur Tugay’a teşekkür etti ve Azerbaycan kültürünü simgeleyen özel bir örtü hediye etti. Tugay da Akçay’a nazar boncuğu takdim ederek teşekkür etti. Programa; İZAZDER Genel Sekreteri Turana İsmailoğlu, İZAZDER Yönetim Kurulu Üyesi Zemine Yalçın Babayeva, İZAZDER Başkanı Perviz Altay’ın eşi Ülviyye Altay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Daire Başkanı Selin Sayın Kapancı, Azerbaycan’dan gelen misafirler ve İzmir’deki dernek üyeleri katıldı.