KÜLTÜR SANAT - 24 Haziran 2025 Salı 10:07

Unutulmaya yüz tutmuş Zihgir Yüzüğü yaşatılmaya çalışılıyor

A
A
A
Unutulmaya yüz tutmuş Zihgir Yüzüğü yaşatılmaya çalışılıyor

Unutulmaya yüz tutmuş Zihgir Yüzüğü, Türk okçuluğunun kültürel mirası olarak yaşatılmaya çalışılıyor.


Türk okçuluğunun kültürel miras ögelerinden biri olan Zihgir Yüzüğü, yüzyıllardır başparmak çekimi yapan Türk savaşçılarının kullandığı özel bir ekipman olarak biliniyor. Zihgir; kaşık, dil ve eşik adı verilen üç bölümden oluşuyor. Kirişin parmakla temasını keserek atışın daha güçlü ve isabetli olmasını sağlayan bu yüzük, günümüzde hem fonksiyonel hem de kültürel bir değer taşıyor. Zihgir ustası ve geleneksel Türk okçuluğu ile ilgilenen Ahmet Samet Günaydın, zihgir yapımında genellikle manda boynuzu gibi dayanıklı ve işlenebilir malzemeler kullandığını söylüyor. Günaydın, "Zihgir yüzüğü ağaç, kemik, boynuz gibi doğal malzemelerin yanı sıra sentetik malzemelerden de üretilebiliyor. Genel olarak okçular kullanıyor ama aksesuar olarak tercih edenler de var" dedi.



"Zihgir yüzüğü her türlü malzemeden yapılabilecek bir ürün"


Zihgirin ağaç, kemik ve boynuz türevleri gibi bir çok malzemeden yapılabileceğini söyleyen Ahmet Samet Günaydın, "Zihgir Yüzüğü, Türklerin ok ve yay kullanımında kullandığı, kirişle parmağı ile temasını kesmek amacıyla kullandığı bir yüzük cinsidir. Zihgir, 3 parçadan oluşur. Üst kısmına gelen kısım kaşık, deri kısmı dil ve kirişe temas eden kısmına da eşik ismi verilir. Tarih, Türkler var olduğu sürece hep başparmak çekimi yaptığı için zihgirin tarihçesi milattan öncesine kadar dayanıyor. Manda boynuzu, dayanıklı ve işlemesi kolay bir malzemedir. O dönemdeki şartları ele alırsak, işlemesinin kolay olması ve sağlamlığından dolayı manda boynuzu kullanılmış. Zihgir Yüzüğü her türlü malzemeden yapılabilecek bir ürün. Ağaç türevleri, kemik türevleri, boynuz türevleri ve sentetik ürünlerden üretimini yapmaktayız. Genel olarak okçulardan bir talebimiz oluyor. Aksesuar olarak kullanmak isteyenlerde müracaat ediyor" diye konuştu.



"Zihgir, savaşın ince zarif halkasıydı"


Zihgir Yüzüğü’nün tarih boyunca diplomatik anlamlar taşıdığını belirten Günaydın, "Kemal Keş Mustafa Efendi’nin Süleymaniye Kütüphanesi’ndeki Lala İsmail Bölümü Kavsnamesi El Yazmasında zihgirlerin pirinin Hazreti Ali (Radıyallahü anh)olduğundan bahseder. Bu rivayette bir gün Hazreti Hasan ve Hüseyin(Radıyallahü anha) ok atma antrenmanı yaptığı esnada, parmaklarının yaralandığı ve Hazreti Ali Efendi’mizin onlara Zihgir Yüzüğü yaptığı rivayet edilir. Aynı zamanda Fatih Sultan Mehmet bir zihgir ustasıdır. Zihgir Yüzüğü ile diplomatik mesajlar verildiği zamanlar olmuştur. Zihgir, atış dışındayken yukarıya doğru bakar. Atış esnasında aşağı doğru bakar. Elçi görüşmek için geldiğinde ilk olarak padişahın başparmağına bakar. Zihgir eğer yukarı doğru bakıyorsa konuşma yapılabilir ve barış imzalanabilir. Yüzük şayet aşağı doğru bakıyorsa, elçi hiçbir şey söylemeden geri çıkar. Çünkü konuşulacak bir şeyin kalmadığı ve savaşılacağı anlamına gelir. Türklerin diğer kavimlerden daha iyi okçular yetiştirmesinin sebebi aslında atış tarzıdır. Diğer kavimler 3 parmak çekişi yaparken biz Türkler, mandallama tekniği dediğimiz 5 başparmak atışını yapıyoruz. Bu okun, atın üstünde daha rahat çekilip atılmasını hem de yayda sabit durmasını sağlıyor. Daha teknolojik hale gelmiş oluyor. Zihgir, savaşın ince zarif halkası olup isabet oranını arttırıyor" dedi.



Unutulmaya yüz tutmuş Zihgir Yüzüğü yaşatılmaya çalışılıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Şimşek: "Hürmüz Boğazı’na bağımlılığımız neredeyse hiç yok" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel ekonomideki büyük şoka rağmen Türkiye’deki rezervlerin yeterliliğine dikkat çekerek, "Normalde 3 aylık ithalatı karşılayacak rezerviniz olması gerekirken, bizim rezervimiz en düşük haliyle 5 ayı karşılıyor. Ülke risk priminde ciddi bir değişiklik olmadı. Pazar ve ürün çeşitlendirme stratejimiz sayesinde enerji tarafında Hürmüz Boğazı’na bağımlılığımız neredeyse hiç yok" dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, finans zirvesinde ekonomi gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Küresel piyasalardaki belirsizliklere ve yüksek faiz ortamına dikkat çeken Bakan Şimşek, Türkiye’nin bu süreci pazar çeşitlendirmesi ve inşa edilen ekonomik tamponlar sayesinde başarıyla yöneteceğinin altını çizdi. "Programı rayında tutmak için ne gerekiyorsa yapacağız" Küresel ekonominin ve Türkiye’nin zorlu bir dönemden geçtiğini ifade eden Bakan Şimşek, "Büyümede ivme kaybı riskiyle karşı karşıyayız. Kısa vadede belirsizlikler yüksek, küresel ve Türkiye ekonomisinin zorlandığı bir dönem. Faizlerin yüksek seyrettiği dönemde yüksek küresel borçluluk önemli bir sorun. Bugün gerçekten çok büyük bir şok söz konusu. Ancak biz programı rayında tutmak için ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz. Gelir dağılımında bu programla birlikte düzelme başladı. İş gücünün milli gelirdeki payı program döneminde ciddi şekilde arttı" ifadelerini kullandı. "Şok büyük ancak yönetilebilir, rezervimiz 5 ayı karşılıyor" Türkiye’nin enerji arz güvenliğinde avantajlı bir konumda olduğunu vurgulayan Şimşek, şunları söyledi: "Şok büyük ancak yönetilebilir durumda. Çünkü biz bu şoklar için tamponlar inşa ettik. Kamuda ciddi tasarruf yaptık ve harcama disiplininde sonuç alıyoruz. Türkiye’de birçok anlamda rezerv yeterliliği devam ediyor. Normalde 3 aylık ithalatı karşılayacak rezerviniz olması gerekirken, bizim rezervimiz en düşük haliyle 5 ayı karşılıyor. Ülke risk priminde ciddi bir değişiklik olmadı. Pazar ve ürün çeşitlendirme stratejimiz sayesinde enerji tarafında Hürmüz Boğazı’na bağımlılığımız neredeyse hiç yok." "Terörsüz Türkiye en büyük fırsat penceresi" Türkiye’nin kalkınma vizyonunda bölgesel gelişimin önemine değinen Bakan Şimşek, "Terörsüz Türkiye ülkemizin önündeki en büyük fırsat penceresi. GAP bölgesi, Güneydoğu ve Doğu Anadolu’nun Türkiye’nin yeni büyüme motorları olması lazım. Terörün gölgesinin ortadan kalkması ile bu bölge hızla koşacak ve Türkiye gelişmiş ülkelerle arayı kapatacak. Ayrıca yeşil ve dijital dönüşümü de ıskalayamayız. Büyük ölçekli veri merkezleri yatırımları devam ediyor" dedi. Varlık barışı uygulamasına ilişkin detayları paylaşan Bakan Şimşek, "Yurt içi ve yurt dışı varlıkların sisteme girmesini istiyoruz. Varlık barışında para sistemde uzun süre tutulursa vergi olmayacak. Bu varlıkları kendi şirketlerine sermaye olarak koyarlarsa yine vergi yok, bankalara mevduat olarak koyarlarsa vadesine göre vergi sıfıra kadar iniyor. Uygulama basit ve yatırımcı odaklı" şeklinde konuştu. "Yeni ticaret koridorlarının merkezinde Türkiye var" Son olarak geleceğe dönük iyimser beklentilerini koruduğunu belirten Şimşek, "Savaş sonrası petrol fiyatlarının düşeceğini öngörüyoruz. Savunma sanayinde muazzam bir teknolojik devrim var. Yeni enerji ve ticaret koridorları gündemde ve hepsinin merkezinde Türkiye var. Evet şoktan etkilendik ancak bunu yönetilebilir görüyoruz" ifadelerine yer verdi.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun’a Devlet Nişanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun’a Türkiye Cumhuriyeti Devlet Nişanı tevcih etti. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen törende Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iki ülke arasındaki köklü kardeşlik ve dostluk ilişkilerine vurgu yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Cezayir arasında 5 asra yaklaşan tarihi bağların her geçen gün güçlendiğini belirterek, "İkili ilişkilerimiz, kıymetli kardeşim Tebbun’un samimi destekleriyle Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine ulaşmıştır" dedi. 2023 yılında Cezayir’e gerçekleştirdiği ziyarette ilişkileri stratejik seviyeye yükseltme kararı aldıklarını hatırlatan Erdoğan, Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin ilk toplantısının başarıyla tamamlandığını ve iş birliğini güçlendirecek çeşitli anlaşmalara imza atıldığını ifade etti. Cezayir’in bölgesinde önemli bir aktör haline geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sayın Tebbun’un dirayetli liderliği altında Cezayir’in bir yıldız gibi parladığını memnuniyetle görüyoruz" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesine sağladığı katkılardan dolayı Tebbun’a Türkiye Cumhuriyeti’nin en yüksek nişanı olan Devlet Nişanı’nı tevcih etmekten büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. Tebbun ise kendisine takdim edilen nişandan dolayı teşekkür ederek, Türkiye ile Cezayir arasındaki kardeşlik bağlarının daha da güçlenmesini temenni etti. Tören, iki liderin karşılıklı iyi niyet mesajlarıyla sona erdi.