TEKNOLOJİ
Kurumsal kullanıcılar için yapay zekâ destekli yeni dizüstü bilgisayar 12 Mart 2026 Perşembe - 10:24:13 Casper, kurumsal kullanıcılar için geliştirdiği NevoPro P40 modeliyle yapay zekâ destekli işlem gücü ve mobilite odaklı bir dizüstü bilgisayarı kullanıma sundu. Yeni nesil Intel Core Ultra işlemci, entegre NPU mimarisi ve donanım seviyesinde güvenlik özellikleriyle tasarlanan cihazın, ofis çalışmaları ile saha operasyonları gibi farklı çalışma ortamlarına uyum sağlaması hedefleniyor. Artan veri hacmi, çoklu görev ihtiyacı ve yapay zekâ destekli uygulamaların yaygınlaşması kurumsal cihazlarda akıllı işlem kapasitesini öne çıkarıyor. Şirketten yapılan açıklamaya göre NevoPro P40, 96 TOPS’a varan yapay zekâ performansı ve entegre NPU mimarisiyle yoğun iş yüklerinde kararlı bir kullanım sunuyor. Intel Core Ultra işlemci ve Intel Graphics altyapısı çoklu uygulama kullanımında akıcı bir deneyim sağlarken, Microsoft Copilot entegrasyonu günlük iş akışlarının hızlandırılmasına katkı sağlıyor. Yapay zekâ destekli görevler için NPU mimarisi NevoPro P40’ta yer alan NPU (Neural Processing Unit) mimarisi, yapay zekâ destekli görevlerin CPU ve GPU’dan bağımsız şekilde işlenmesini mümkün kılıyor. Bu yapı sayesinde görüntü işleme, toplantı iyileştirme ve üretkenlik uygulamalarında sistem kaynaklarının daha verimli kullanılabildiği belirtiliyor. Cihazda yer alan gelişmiş soğutma teknolojisinin yoğun iş yüklerinde performans sürekliliğini desteklediği ifade edilirken, Intel vPro ve yazılımsal TPM desteği çok katmanlı güvenlik altyapısı sunuyor. Parmak izi okuyucu ile biyometrik erişim sağlanırken, uzaktan erişim ve merkezi cihaz yönetimi özellikleri BT ekiplerine operasyonel kontrol imkânı sunuyor. Cihazda ayrıca Windows 11 Pro işletim sistemi yer alıyor. 12 saati aşan pil ömrü NevoPro P40’ta bulunan 60 Whr kapasiteli bataryanın yoğun kullanımda 12 saati aşan çalışma süresi sunduğu belirtiliyor. USB Type-C hızlı şarj desteği sayesinde cihazın 1 saat içinde yüzde 80 seviyesine kadar şarj edilebildiği aktarılıyor. Smart Battery teknolojisinin ise pil ömrünü uzatmayı amaçladığı ifade ediliyor. 18.1 mm inceliğe ve 1.4 kilogram ağırlığa sahip tam metal alüminyum gövde ile tasarlanan cihazda, 3 kademeli aydınlatmalı ve 200 ml’ye kadar sıvı dökülmesine dayanıklı klavye bulunuyor. 14 inç büyüklüğünde, 16:10 ekran oranına ve 300 NIT parlaklık seviyesine sahip ekranın daha geniş bir çalışma alanı sunduğu belirtiliyor. Cihazda ayrıca Wi Fi 6E bağlantı desteği yer alıyor. NevoPro P40’ın ENERGY STAR sertifikasına sahip olduğu ve üretiminde yüzde 25 geri dönüştürülmüş malzeme kullanıldığı bilgisi paylaşıldı.
11 Mart 2026 Çarşamba - 15:47 Yapay zekada küresel yarış: Çin hızla yaklaşıyor Amazon’un Türk yöneticisi Dr. Ruhi Sarıkaya, Yıldız Teknik Üniveristesi’nde verdiği konferansta yapay zekanın geleceğine ilişkin açıklamalar yaptı. Çin’in bu alanda hızla ilerlediğini belirten Sarıkaya ABD’nin çip ambargosuna rağmen 10 yıl sonra dengelerin değişebileceğini vurguladı. Amazon Alexa Yapay Zeka Başkan Yardımcısı Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekada küresel rekabetin hızla derinleştiğini söyledi. Sarıkaya, ABD’nin çip ambargosu uyguladığı Çin’in yapay zekada çok hızlı ilerlediğini belirterek, "10 sene içinde ABD’yi yakalayacak çipler inşa edebilirler" dedi. YTÜ Davutpaşa Kampüsü Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Yapay Zekada Yeni Dönüşüm" başlıklı konferansı öğrencilerin ve akademisyenlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Dr. Ruhi Sarıkaya’nın yapay zekanın geleceği, küresel teknoloji rekabeti ve girişimcilik ekosistemine dair değerlendirmeleri ilgi gördü. YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik’in de katıldığı programda Sarıkaya, öğrencilerin sorularını da cevapladı. "AI ABD için varoluşsal bir mesele" Alexa’da 700 kişilik yapay zeka ekibine liderlik yapan Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekanın artık yalnızca bir teknoloji alanı değil, ülkeler arasında stratejik rekabetin merkezinde yer alan bir güç olduğunu söyledi. ABD’nin yapay zekayı "varoluşsal bir mesele" olarak gördüğünü belirten Sarıkaya, hükümetin bu alanda hızlı ilerlemeyi destekleyen bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. "Yapay Zeka kimin elindeyse dünyayı o yönetecek" Sarıkaya, şöyle konuştu: "Amerika’nın yaklaşımı, ‘mümkün olduğunca engelleri kaldırın ve olabildiğince hızlı ilerleyin.’ Çünkü yapay zekayı kim kazanırsa dünyayı o yönlendirecek düşüncesi var. Avrupa ise uzun süre bunun tam tersini yaptı. Hatta bu durumu anlatan bir ifade var: ‘Amerika yenilik üretir, Avrupa düzenleme yapar.’ Avrupa teknoloji henüz filizlenmeden düzenlemelere odaklandı. Bunun sonucu olarak Avrupa’da çok güçlü üniversiteler ve çok yetenekli insanlar olmasına rağmen, birçok girişimci şirketlerini Amerika’da kurmayı tercih etti. Çünkü yoğun düzenlemeler start-up’ların enerjisinin büyük bölümünü mevzuata uyum sağlamaya harcamasına yol açabiliyor." "Çin 10 sene içinde kendi çipini inşa edebilir" Çin’in de yapay zeka alanında hızla yükseldiğini vurgulayan Sarıkaya, akademik çalışmaların önemli bir bölümünün Çin’den geldiğini ifade ederek, "Çin’in geliştirdiği modeller, Amerika’nın yaklaşık 9 ay gerisinde. Çin bu alanda çok güçlü bir şekilde ilerliyor. Ancak Çin’in karşılaştığı en büyük darboğaz ileri çip teknolojisi. Nvidia’nın en yeni çiplerini kullanamıyorlar ve daha eski versiyonlarıyla çalışıyorlar. Huawei kendi çiplerini geliştirmeye çalışıyor ama çip teknolojisi derin mühendislik bilgisi gerektiren ve yıllar içinde oluşan bir birikim. Bu nedenle kısa vadede Nvidia seviyesine ulaşmaları zor görünüyor. Fakat 10 sene içinde bir önceki versiyonunu yakalayarak çipler inşa edebilirler" diye konuştu. Geleceğin sorusu: ABD’ye mi Çin’e mi bağımlısın Bugün ileri seviyedeki bir yapay zeka modelini eğitmenin maliyetinin 1 milyar doların üzerine çıktığını söyleyen Sarıkaya, "Türkiye gibi ülkelerde ise yapay zeka farkındalığı yeni yeni oluşuyor. Bu nedenle gelecekte şu soru önemli olacak: Kullandığımız yapay zekâ sistemleri ne kadar Amerika ve Çin’e bağımlı" diye konuştu. Yapay zekanın performansı birçok alanda insanı geçti Konuşmasında yapay zeka sistemlerinin bilişsel görevlerdeki performansına da değinen Sarıkaya, araştırmacıların insan zihninin yaptığı görevleri ölçmek için kullanılan benchmark veri setleri üzerinden karşılaştırmalar yaptığını belirtti. Sarıkaya, özellikle 2016 sonrası dönemde yapay zekanın bu testlerde insan seviyesini hızla aştığını söyledi: "Konuşma tanıma, dil anlama, kodlama, matematik ve soru yanıtlama gibi birçok alanda yapay zeka sistemlerinin performansı insan seviyesini geçti. Yeni bir benchmark tanımlandığında, yapay zeka çok kısa sürede bu seviyeyi aşabiliyor. Bu yüzden sürekli yeni testler geliştirmek gerekiyor." "Yapay zekanın insan zekasını geçtiği yeri göremiyoruz" Yapay zeka ile insan zekası arasındaki ilişkiyi değerlendiren Sarıkaya, yaygın ancak eksik bir yaklaşımın yapay zekayı insan zekasının içinde daha küçük bir alan olarak konumlandırdığını söyledi. Sarıkaya, daha doğru modelin iki zekanın kesişen ancak aynı zamanda birbirinden bağımsız alanlara sahip olduğunu belirterek şunları söyledi: "Yapay zekayı insan zekasının içinde küçük bir elips gibi düşünmek yaygın ama doğru bir model değil. Daha doğru model, insan zekasıyla yapay zekanın bazı alanlarda kesiştiğini ancak yapay zekanın insanın kavrayamadığı alanlara da sahip olduğunu gösteriyor. Biz bu alanı gözlemleyemiyor olabiliriz ama bu onun var olmadığı anlamına gelmez." Genel Yapay Zeka tahminleri hızla öne çekildi Konuşmasında Genel Yapay Zeka (Artificial General Intelligence - AGI) kavramına da değinen Sarıkaya, AGI’nin tüm bilişsel görevleri insan seviyesinde gerçekleştirebilen sistemler anlamına geldiğini söyledi. Geçmişte bu hedefe ulaşmanın onlarca yıl uzakta görüldüğünü hatırlatan Sarıkaya, son gelişmelerin tahminleri dramatik biçimde değiştirdiğini belirterek, "Deep learning gelişmeden önce yapılan tahminlerde genel yapay zekaya ulaşmak için ortalama 80 yıl gibi süreler konuşuluyordu. GPT-3 ve benzeri büyük modellerin ortaya çıkmasıyla bu tahminler hızla aşağı indi. Bugün bazı analizler AGI’ye 2-5 yıl içinde ulaşılabileceğini söylüyor. Benim kişisel tahminim ise 2030 civarı" ifadelerini kullandı. Sarıkaya’ya göre artık tartışma "genel yapay zekaya ulaşılıp ulaşılamayacağı" değil, "ne zaman ulaşılacağı" üzerine yoğunlaşıyor.
11 Mart 2026 Çarşamba - 14:17 TOGÜ kampüsünde temiz enerji hamlesi Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Taşlıçiftlik Kampüsü’nde yapımı süren 2 megavat kapasiteli yeni Güneş Enerji Santrali’nin tamamlanmasıyla birlikte kampüsün elektrik ihtiyacının tamamının güneş enerjisinden karşılanması hedefleniyor. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Taşlıçiftlik Kampüsü’nde sürdürülebilir enerji hedefleri doğrultusunda yürütülen Güneş Enerji Santrali (GES) projesinde çalışmalar hızla devam ediyor. TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, yapımı süren GES alanında incelemelerde bulunarak yetkililerden proje hakkında bilgi aldı. İncelemeye rektör yardımcıları, rektör danışmanları ve genel sekreter de eşlik etti. Kampüse yeni GES inşaa ediliyor Üniversitede hayata geçirilen yeni GES yatırımıyla birlikte kampüsün elektrik ihtiyacının tamamının güneş enerjisinden karşılanması hedefleniyor. Proje kapsamında kampüste daha önce kurulan 1 megavat kapasiteli santrale ek olarak yeni bir güneş enerji santrali daha inşa ediliyor. "Çevreye duyarlı kampüsü oluşturacağız" İncelemeler sırasında açıklamalarda bulunan Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz, üniversitenin sürdürülebilir enerji kullanımı konusunda önemli bir adım attığını belirterek, "Yeni Güneş Enerji Santrali ile hem enerji maliyetlerimizi azaltacak hem de çevreye duyarlı bir kampüs oluşturacağız. Bu tür yatırımlar, geleceğe yapılan en önemli yatırımlar arasında yer alıyor" dedi. Yeni tesis 2 megavat güce sahip olacak Yapımı devam eden yeni Güneş Enerji Santrali’nin 2 megavat kurulu güce sahip olacağı ve yaklaşık 23 bin metrekarelik alan üzerine kurulduğu bildirildi. Modern altyapı ile inşa edilen santralde 2 bin 500 güneş paneli yer alacak. Paneller aracılığıyla elde edilen güneş enerjisi elektrik enerjisine dönüştürülerek doğrudan kampüsün enerji ihtiyacının karşılanmasında kullanılacak. Yaklaşık 80 milyon lira maliyetle hayata geçirilen projenin tamamlanmasının ardından, kampüste mevcut bulunan 1 megavat kapasiteli santral ile birlikte toplam kurulu güç 3 megavata ulaşacak. Böylece Taşlıçiftlik Kampüsü’nün elektrik ihtiyacının yüzde 100’ünün güneş enerjisinden karşılanması planlanıyor.
Robotik kodlamayla genç yetenekler destekleniyor
02 Haziran 2025 Pazartesi - 16:35 Robotik kodlamayla genç yetenekler destekleniyor Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, gençleri teknolojiyle buluşturuyor. Yenice Toplum Merkezi’nde her hafta verilen robotik kodlama dersleriyle öğrenciler geleceğe hazırlanıyor. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, gençleri geleceğin mesleklerine hazırlamak amacıyla robotik kodlama eğitimlerini sürdürüyor. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Daire Başkanlığı ile Eyyübiye İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen önemli bir eğitim projesi kapsamında, göçmen ve yerel gençlerin teknolojik becerilerle donatılması hedefleniyor. Bu çerçevede, Göç Uyum ve İletişim Şube Müdürlüğü’ne bağlı olarak faaliyet gösteren Yenice Toplum Merkezi’nde kurulan Robotik Kodlama Sınıfı, geleceğin yazılımcılarını yetiştiriyor. Her hafta düzenli olarak verilen uygulamalı robotik kodlama eğitimlerinden, Şehit Mustafa Kerpiç Çok Programlı Anadolu Lisesi’nin Elektrik Bölümü öğrencileri yararlanıyor. Öğrenciler, derslerde temel programlama bilgilerinden başlayarak robotik sistemlerin tasarımı ve kodlanmasına kadar birçok alanda bilgi sahibi oluyor. Bu sayede hem analitik düşünme becerileri gelişiyor hem de teknolojiye olan ilgileri artıyor. Eğitime katılan öğrenciler, kendilerine sunulan bu fırsattan dolayı memnuniyetlerini dile getirerek, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar ve ekibine teşekkür ettiler. Öğrenciler, bu tür eğitimlerin hem mesleki gelişimlerine katkı sunduğunu hem de gelecekteki kariyer planlarına yön verdiğini belirtti. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, robotik kodlama sınıfının daha fazla öğrenciye ulaşmasını ve benzer projelerin ilerleyen dönemde yaygınlaştırılmasını hedefliyor.
İşsizlik kıyameti yaklaşıyor, beyaz yakalılar tehlikede
02 Haziran 2025 Pazartesi - 13:21 İşsizlik kıyameti yaklaşıyor, beyaz yakalılar tehlikede Yeni medya, yapay zeka ve post-Luddism (işini kaybetme korkusu) alınandaki bilimsel çalışmalarıyla dikkat çeken Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, ünlü bir yapay zeka firması CEO’nun dünyayı sarsan açıklamalarını değerlendirdi. Yapay zeka firması Anthropic CEO’su Dario Amodei’nin 5-10 yıllık süreç zarfında yapay zeka nedeniyle işsizliğin yaklaşık yüzde 10 ila 20 arasında artacağını yönündeki açıklamaları ABD başta olmak üzere bir çok ülkede gündem oldu. Daha önce Post-Luddism konulu bilimsel çalışmalarıyla gündeme gelen Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, Amodei’nin açıklamalarını değerlendirdi. "Korkuya neden iddialara belirginleşti" Doç. Dr. Sefer Darıcı öngörülen işsizlik kıyametinin belirginleştiğini ifade edip, "Anthropic CEO’su Dario Amodei’nin yapay zekâ ile ilgili yapmış olduğu açıklamalar, tam anlamıyla ABD’de ortalığı karıştırdı diyebiliriz. Amodei, yapmış olduğu açıklamada özellikle 5-10 yıllık süreç zarfında yapay zeka nedeniyle işsizliğin yaklaşık yüzde 10 ila 20 arasında artacağını ifade etti. Bununla da kalmadı. Yapay zeka CEO’larının kendi aralarında görüşmelerinde, yapay zekanın işsizliğe neden olabileceğini de bu özel konuşmalarında söylediklerini ifade etti. Amodei özellikle giriş seviyesindeki işlerde yapay zekanın bu işleri silip süpüreceğini ifade etti. Aslında yapay zeka nedeniyle bir nevi işsizlik kıyametine de hazır olunması gerektiğini söyledi. Bu konuda devletleri ve otoriteleri uyardı. Bu konuda özellikle yapay zeka nedeniyle iş kaybetme korkusu olarak nitelendirdiğimiz Post-luddism’e de atıf yapıyor. İnsanlar, yapay zeka nedeniyle işlerini kaybedebilecekleri korkusunu yaşamaya başlamıştı. Son süreçte bu çok daha belirgin bir hale geldi" dedi. Doç. Dr. Sefer Darıcı, şirketlerin tedbir alması gerektiğine vurgu yaparak, "Daha önce de Open Ai’nin CEO’su işlerin yüzde 70’inin yapay zeka ile otonom bir hale geleceğini ifade etmişti. Birçok farklı kişi yapay zekanın ekstra işler oluşturabileceğini de ifade ediyor. Ancak CEO’ların ifadesi bunun daha çok işsizliğe neden olacağı yönünde. Özellikle beyaz yakalılar açısından bu durum tam bir kabus gibi görünüyor. Anthropic CEO’sunun ifade ettiği cümleler ile söylersek ‘Bundan 2 sene önce bilgisayar öğrencisi seviyesindeydi. Ama bugün zeki bir üniversite öğrencisi seviyesinde.’ Çok hızlı bir gelişim söz konusu. Bunu Amodei’de ifade etti. Çok hızlı bir gelişim söz konusu ve bu hızlı gelişime toplumun ayak uyduramamasından da şikayet etti. Yapay zeka şirketlerinin bu anlamda önleyici tedbirler alması gerektiğini özellikle vurguladı" şeklinde konuştu. "Sadece bizleri değil, yapay zeka firmaları da itiraf ediyor" Darıcı, yaklaşan işsizlik kıyametini sadece kendilerinin değil yapay zeka firmalarının CEO’ları tarafından da dile getirildiğini ifade edip şunları söyledi. "Aslında burada ifade etmek istediğimi şey tam anlamıyla yapay zeka nedeniyle meydana gelebilecek ‘İşsizlik Kıyameti’. Sadece bizler değil yapay zeka şirketlerinin CEO’ları da rahatlıkla ifade edebiliyorlar. Bu endişeyi kendileri de canlı yayınlarda söyleyebiliyorlar. Yapay zekanın sebep olabileceği işsizlik ve buna ilişkin korku olan Post-luddism kamuoyunun gündeminde olacak gibi görünüyor"
Gençlere bilinçli teknoloji kullanımı eğitimi
02 Haziran 2025 Pazartesi - 12:27 Gençlere bilinçli teknoloji kullanımı eğitimi Sakarya Büyükşehir Belediyesi, dijital bağımlılıkla mücadele çerçevesinde Sapanca Lokman Hekim Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğrencilere yönelik söyleşi düzenledi. Gençlerin dijital bağımlılık konusunda bilinçlenmesini amaçlayan söyleşide, öğrenciler hem bilgi aldı hem de merak ettikleri soruları sorma fırsatı yakaladı. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı Aile ve Çocuk Hizmetleri Şube Müdürlüğü lise öğrencilerine yönelik seminer ve söyleşiler düzenliyor. Son olarak Sapanca Lokman Hekim Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen ‘Dijital Bağımlılık’ konulu söyleşide aile danışmanı Şevval Kaya Yılmaz, öğrencilerle bir araya geldi. Yoğun katılımın olduğu söyleşide Yılmaz, dijital bağımlılığın belirtileri, olumsuz etkileri ve bilinçli teknoloji kullanımı hakkında öğrencilere önemli bilgiler aktardı. Lise öğrencilerinin yoğun katılım sağladığı söyleşide konuşan aile danışmanı Şevval Kaya Yılmaz, "Teknoloji hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Ancak gençler arasında kontrolsüz kullanım dijital bağımlılığa yol açabiliyor. Bu durum ders başarısını, sağlığı ve sosyal ilişkileri olumsuz etkileyebilir. Ekran süresini sınırlamak, sosyal etkinliklere katılmak ve dijital detoks yapmak sağlıklı teknoloji kullanımı için önemlidir. Unutmayın, teknoloji bir araçtır, merkez haline geldiğinde zarar verebilir" diye konuştu.
GAMEON Şampiyonluk Ligi’nde Bahar Mevsimi şampiyonu belli oldu
02 Haziran 2025 Pazartesi - 12:25 GAMEON Şampiyonluk Ligi’nde Bahar Mevsimi şampiyonu belli oldu Türk Telekom’un markası GAMEON’un isim sponsoru olduğu League of Legends’in Türkiye resmi ligi GAMEON Şampiyonluk Ligi’nde Bahar Mevsimi şampiyonu belli oldu. Sporun dijitalleşmesine öncülük edenlerden Türk Telekom, oyun ekosisteminin gelişimine katkı sağlayan markası GAMEON ile, Esporun en köklü oyunlarından League of Legends’ın Türkiye ligi olan GAMEON Şampiyonluk Ligi’ne isim sponsoru olarak destek veriyor; oyuncuların hayatına dokunmaya devam ediyor. Bu kapsamda, GAMEON Şampiyonluk Ligi’nin 2019’dan bu yana ilk kez İstanbul’da düzenlenen offline finali büyük bir heyecanla gerçekleşti. Final etkinliğinde, GAMEON’un oyunculara özel hazırladığı deneyim alanı, sevilen yayıncıların yer aldığı aktivasyon bölümleri ve sürpriz hediyeleri, katılımcılara etkileyici bir atmosfer sundu. Bahar Mevsimi Finali’nde ise BoostGate Esports, rakibi Misa Esports’u 3-0 skorla mağlup ederek kazanan taraf oldu. Turnuvanın sonunda Misa Esports, Boostgate Esports ve üçüncü olan ULF Esports, EMEA Masters Turnuvası’nda Türkiye’yi temsil etme hakkı kazandı. Mücadelenin en değerli oyuncusu olarak ise BoostGate Esports takımından XNS, GAMEON MVP ödülüne layık görüldü. Final heyecanı ESA Arena’da zirve yaptı Bahar Mevsimi boyunca birbirinden özel anlara sahne alan GAMEON Şampiyonluk Ligi’nde ESA Arena’da düzenlenen Büyük Final’de Misa Esports ve Boostgate Esports karşı karşıya geldi. Binlerce taraftar ve oyunseverin takip ettiği Büyük Final’de BoostGate Esports rakibi Misa Esports’u beş maçlık seride 3-0 skorla mağlup etti ve Bahar Mevsimi şampiyonu oldu. BoostGate Esports, ikinci olan Misa Esports ve üçüncü olan ULF Esports 3 Haziran’da başlayacak olan EMEA Masters Turnuvası’nda ülkemizi temsil etmeye hak kazanmış oldu.
AFAD’dan bir ilk: Dron ile arazide kayıp arama yarışması
02 Haziran 2025 Pazartesi - 12:10 AFAD’dan bir ilk: Dron ile arazide kayıp arama yarışması Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından ilk defa gerçekleştirilen dron ile Arazide Kayıp Arama Yarışması başarıyla tamamlandı. AFAD, ilk defa düzenlenen dron ile Arazide Kayıp Arama Yarışması’nı tamamladı. AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan ve Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek kıyı, dağlık ve ormanlık bölge olmak üzere 3 sektörden oluşan tatbikat niteliğindeki yarışma alanını ziyaret etti. 81 ilden yarışmaya katılmak için gelen AFAD ekipleriyle buluşan Pehlivan, yarışma alanında konuşlu bulunan AFAD Koordinasyon tırında yarışmaya ilişkin bilgilendirme toplantısına katıldı. AFAD’ın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Pehlivan’ın yarışmada test edilen personelin ve teknolojik araçların operasyon kabiliyetlerine ilişkin hususların yarışmada kullanılan insansız hava araçları, araçların özellikleri, kullanılan yerli yerli ve milli yazılım ve yapay zeka teknolojisi ile ilgili bilgiler aldığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi: "2 gün süren yarışma sonucunda başarılı olan ekiplerimizin ödülleri, AFAD Başkanımız ve Kırşehir Valimiz tarafından kendilerine takdim edildi. Afet ve acil durum yönetimi alanında en yeni teknolojileri kullanıyor, ekiplerimizin eğitim ve kişisel gelişim programlarına aralıksız devam ediyoruz. Bu kapsamda, 570 çalışma arkadaşımız dron eğitimini tamamlamış, sertifikasını almıştır. Dron sayımız 170’e ulaşmıştır. Bu sayede, ülkemiz genelinde, arazide kayıp arama, haritalama, üç boyutlu modelleme ve olay yerinden canlı yayın imkanı kazandırılmıştır, bu bağlamda operasyonel kabiliyetimiz artmıştır. Yarışmada dereceye girerek ödül kazanan 1’inci il Antalya, 2’nci Afyonkarahisar, 3’üncü ise Samsun. AFAD ekiplerimiz başta olmak üzere bütün ekiplerimizi tebrik ediyor, başarılı çalışmalarının artarak devamını diliyoruz."
İzmir’de 4.5G hızını 2 kata kadar artıran Vodafone, 5G’ye de hazır
02 Haziran 2025 Pazartesi - 10:37 İzmir’de 4.5G hızını 2 kata kadar artıran Vodafone, 5G’ye de hazır Türkiye’nin dört bir yanında yatırımlarına devam eden Vodafone, 4.5G altyapısını güçlendirmeye devam ediyor. İzmirli 4.5G müşterilerinin indirme (download) hızını 2 kata kadar artıran operatör, bu ilde 5G sunmaya da hazır durumda. Vodafone, en iyi dijital müşteri deneyimini sunmak için altyapısını güçlendirmeye devam ediyor. 4.5G’deki kapsama gücünü yeni yatırımlarla artırmaya devam eden operatör, İzmir’e yaptığı ek yatırımlar ve kapasite artışları ile ildeki 4.5G müşterilerinin indirme hızını Mart 2023 öncesi döneme kıyasla 2 kata kadar artırdı. Operatör İzmir’de 5G sunmaya da hazır durumda olduğunu duyurdu. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi: "Şirket olarak, müşterilerimize en iyi dijital deneyimi sunma hedefiyle yatırımlara devam ediyor, bağlantı hızımızı ve kalitemizi artırıyoruz. Bu kapsamda, İzmir’de son dönemde yaptığımız yeni saha ve kapasite yatırımlarıyla 4.5G altyapımızı daha da güçlendirdik. Bu sayede, müşterilerimizin 4.5G indirme hızını 2 kata kadar artırırken, aynı zamanda 5G teknolojisine geçişi mümkün kılacak altyapıyı da hazır hale getirdik. Türkiye’nin dijital geleceğine yatırım yapmaya ve müşterilerimizi son teknolojilere hazırlamaya devam edeceğiz." 5G’ye giden yolda güçlü altyapı Yapılan açıklamaya göre operatör, Türkiye genelinde 5G’ye geçiş sürecinde hem teknik altyapısını güçlendiriyor, hem de müşterilerini bu dönüşüme hazırlıyor. 5G’nin sunduğu yüksek hız, düşük gecikme ve aynı anda daha fazla cihazın bağlanabilmesi gibi avantajları herkesin deneyimleyebilmesi için çalışmalarını sürdüren şirket, bu yeni teknolojinin hayatın her alanına dokunacağı bir dönem için hazırlıklarını tamamlıyor. Operatör, 5G’nin potansiyelini yalnızca büyük şehirlerde değil, tüm Türkiye’de erişilebilir kılmayı hedefliyor. Bu doğrultuda, hem altyapı yatırımlarını yaygınlaştırıyor, hem de kullanıcıların bu yeni bağlantı teknolojisine kolayca adapte olabilmesi için cihaz, uygulama ve deneyim odaklı çözümler geliştiriyor.
Dicle Elektrik’ten borçlu abonelere uyarı: Gerekirse kablolar toplanacak, enerji sağlanmayacak
02 Haziran 2025 Pazartesi - 09:33 Dicle Elektrik’ten borçlu abonelere uyarı: Gerekirse kablolar toplanacak, enerji sağlanmayacak Dicle Elektrik, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde 21 bini aşkın tarımsal sulama abonesinin biriken elektrik borçlarını hatırlatarak, borçlarını ödememekte ısrar eden çiftçilerin enerjisinin kesileceğini duyurdu. Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle yatırımlarına ara vermeden devam eden Dicle Elektrik, hizmet verdiği yaklaşık 2,5 milyon abonenin enerji güvenliği için yıllardır çözüm üretmeye çalıştığı tarımsal sulama borçlarına dair uyarıda bulundu. Şirket, büyük kısmı Şanlıurfa ve Mardin’deki 21 bin 161 çiftçiye ait olan ve yıllardır ödenmeyen borçların artık sürdürülemez bir noktaya ulaştığını açıkladı. Borcunu ödemeyen abonelere elektrik verilmeyeceği net biçimde belirtilirken, kaçak kullanımı önlemek için yeraltına gizlenmiş ve mobilize edilmiş trafoların tespit edilerek toplandığı da duyuruldu. Dicle Elektrik tarafından yapılan açıklamada, tarımsal sulama alanlarındaki kaçak elektrik tüketiminin her geçen yıl katlanarak arttığı ve bu artışın sadece şirketi değil, Türkiye’nin Avrupa elektrik ağıyla entegrasyonunu da etkileyebileceği vurgulandı. Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, sadece Şanlıurfa’da Mayıs 2024’teki elektrik tüketiminin geçen yıla göre yüzde 47 arttığını, bu artışın kaynağının ise kaçak trafolar olduğunu söyledi. Yapay zeka destekli denetimlerde bir günde 45 kaçak trafonun tespit edildiği ve bunlardan 10’una jandarma desteğiyle el konulduğu belirten Arvas, "Bu trafolarla yapılan kaçak tüketim, yüzlerce haneye yetecek enerjiyi boşa harcıyor" dedi. Elektrik kabloları toplanacak Arvas, borcunu ödemeyen ve kaçak tüketime devam eden abonelere ait enerji kablolarının da toplanacağını kaydederek, "Sadece 20 gün içinde Şanlıurfa’daki aynı hattın üç kez yanması, sistemin karşı karşıya olduğu yükün boyutunu açıkça ortaya koyuyor. Sürdürülebilir dağıtım hizmeti ve diğer abonelerin haklarının korunabilmesi için bu uygulamayı son çare olarak hayata geçirmeyi planlıyoruz. Çiftçilerimiz ya borçlarını ödemeli ya da bu şartlarda ekim yapıp yapamayacaklarını ciddi şekilde değerlendirmelidir. Bununla birlikte borcunu ödeyen abonelerimizin mağdur olmaması için her türlü önlemi alıyoruz" ifadelerinde bulundu.
Arı hastalıklarına karşı yapay zeka destekli çözüm
01 Haziran 2025 Pazar - 10:48 Arı hastalıklarına karşı yapay zeka destekli çözüm Elazığ Ali Kuşçu Bilim ve Sanat Merkezi, TÜBİTAK 2204-A yarışmasında arıcılık üzerine geliştirdiği yapay zeka destekli projeyle bölge birincisi oldu. Varroa Akarı gibi arı hastalıklarına karşı otomatik tedavi sistemi geliştiren ekip, çevre dostu ve kalıntı bırakmayan bir çözüm sundu. Malatya bölgesinde düzenlenen TÜBİTAK 2204-A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda büyük bir başarıya imza atan Elazığ Ali Kuşçu Bilim ve Sanat Merkezi, arıcılık alanında geliştirdiği yenilikçi proje ile coğrafya alanında bölge birincisi oldu. Fen Bilimleri Öğretmeni Burak Gül liderliğindeki ekip, özellikle arıların baş düşmanlarından biri olan Varroa Akarına karşı geliştirdikleri yapay zeka destekli sistemle önemli bir başarıya imza attı. Projede yer alan öğrencilerle yaklaşık iki yıldır AR-GE çalışmaları sürdüren proje yürütücüsü Burak Gül, projenin hem bilimsel hem de toplumsal yönüne dikkat çekti. Özellikle projede kullanılan organik asitlerin başında "Oksalik Asit" yer aldığını, kimyasal kalıntı riskini ortadan kaldırmak için bu yönteme yöneldiklerini belirten ekip, "Yapay Zeka Destekli Ultrasonik Organik Asit Buharlaştırma Sistemi" ile tedaviyi otomatik hale getirdiklerini kaydetti. Öte yandan, Türkiye’nin bal arısı sayısında dünyada 3’üncü, bal üretiminde ise 2’nci sırada olduğu belirtildi ve bu alandaki kayıpların önüne geçmenin büyük önem taşıdığı vurgulandı. Proje yürütücüsü Gül, "Projemiz TUBİTAK 2204A Lise Araştırma Projeleri yarışmasında Malatya bölge finali coğrafya alanında birinci oldu. Projemiz, tarım ve hayvancılık alanında bal üretimiyle ve arılarıyla ilgilidir. Projemize bakıldığı zaman, bal arıları ya da bal arıcılığı dünya sıralamasında, Türkiye açısından 3’ncü sırada olduğumuzu görüyoruz. Bal üretimi açısından baktığımız zaman ise dünyada 2’nci sırada olduğumuz veriler eşliğinde görülüyor. Aslında, arıcılık ya da bal üretimi dünya ve Türkiye çapında çok ilgi görülen bir alandır. Ama arılarda birçok hastalık bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi de Varroa Akarı’dır. Ek olarak, yavru çürüklüğü, taş hastalığı, kireç hastalığı gibi hastalıkları da bulunmaktadır. Varroa Akarı dediğimiz hastalık aslında bir keneye benzeyen yapıdadır. Arılar üzerinde parazit olarak yaşamaktadır. Bu hastalık çok ciddi yıkımlara sebep olabiliyor. Kolonilerin tamamen yok olmasına sebep olabiliyor. Hastalık bir kovandan, başka bir kovana hava yoluyla ya da diğer arıların bulaşması yoluyla geçebiliyor. Biz bu sorunu çözebilmek için sistem geliştirdik" dedi. Sistemi geliştirmek için yaklaşık 2 yıldır öğrencilerle birlikte hem AR-GE hem de prototip üzerinde çalışmalar yapıldığını aktaran Gül, "Ayrıca, 3 boyutlu çizimler yapılmakta bununla ilgili çeşitli denemeler yapılmaktadır. Yapay zeka ve kodlama alanında çalışmalar yapılmıştır. Sistemimize bakıldığı zaman sistemin içinde otomatik algılaması için makine öğrenimi kullandık. Kamera hastalığı algılıyor, hastalığı algıladıktan sonra, sistemdeki kodlamalar aracılığıyla otomatik bir şekilde ilacı gönderiyor. Koloniler genelde şehir dışına ve dağlara götürülüyor. Sistem çok uzak bölgelerde ki hastalık olsa dahi, arıcılıkla uğraşan kişinin gitmesine gerek kalmadan otomatik bir şekilde çalışmasını sağlayacaktır. Bu da hem arıların sağlıklı olmasını hem de arıcılıkla uğraşan insanların maddi kayıplarının olmamasını sağlayacaktır. Bölge finalinde 1’nci olmamızın sebeplerinden bir tanesi de, günlük hayatta ki problemleri çözmesi ve özgün bir yapıya sahip olmasıdır. Sistemimizin içerisinde kullandığımız bazı malzemelere baktığımız zaman aslında organik asitleri kullandık. Organik asitleri kullanmamızın sebebi de, arılarda kimyasal kalıntı bırakmamaktır. Çünkü kimyasal ilaçlar kullanıldığı zaman, bu daha sonrasında bala işliyor. Sonrasında ise insanlar balı tükettiği zamana vücutta birikiyor ve ilerleyen dönemlerde hastalıklara sebep olabiliyor. En fazla etkili olan Oksarik Asit olduğu görüldü. Bundan dolayı projemizde, Oksarik Asit üzerinde daha fazla durduk ve bu asitte de ultrasonik bir buharlaştırma sistemi kurarak otomatik olarak çalışmasını sağladık" diye konuştu. Projede yer alan öğrencilerden 10. sınıf öğrencisi Kaan, "8 yıldır Ali Kuşçu ve Bilim sanat merkezinde öğretim görmekteyim. 2204 projelerinde bölge finalinde birincilik kazandık. Bu kazandığımız zafer ile öğretmen ve arkadaşlarımızın desteğiyle birlik ve beraberlik içerisinde sağladık. Arkadaşlarımızla beraber bu süreçte kendimize ne kazandırdığımızdı ve ilerleyen süreçlerde bal arısı hastalıklarıyla ilgili önemli proje ortaya koymaktı. Projemiz bölge birincisi olmaya hak kazandı. Çok mutlu olduk. Şimdi ki amacımız Türkiye finalinde bir derece yapmak. Bu süreçte anladığımız en önemli birbirimize olan güvenimizdi. Güvenimiz olmasaydı buralara gelemezdik. Aileme yaşattığım gurur beni çok mutlu edip onurlandırdı" şeklinde konuştu.
Genç mimar, yapay zeka ile geleceği tasarlıyor
01 Haziran 2025 Pazar - 10:08 Genç mimar, yapay zeka ile geleceği tasarlıyor Yaşar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi mezunu İçim Atlı, tasarımlarına yapay zekayı entegre ederek projeler üretiyor. "Geleceği Yeniden Tasarlamak" adlı serisinde, atıl durumda olan mekanları yapay zeka destekli görüntü oluşturma araçları ile yeniden tasarlıyor. Genç mimar İçim Atlı, "Mimaride yapay zeka sadece bugünü tasarlamakla ilgili değil; henüz hayal etmediğimiz gelecekleri tahmin etmek ve şekillendirmek için de bir araçtır" dedi. Kariyerine Portekiz’de devam eden Yaşar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi mezunu İçim Atlı, kendi markası ZIA AI Studio adı altında yapay zeka teknolojisini kullanarak projeler üretmeye başladı. Şimdiye dek katıldığı yarışmalardan ödüllerle dönen Atlı, yapay zeka destekli görüntü oluşturma araçlarıyla geleceği tasarlıyor. "Geleceği Yeniden Tasarlamak" adlı projenin ilk ayağında, 2029 Nordik Dünya Kayak Şampiyonası’nın düzenleneceği Finlandiya Lahti Spor ve Sergi Merkezi’ne odaklandı. Lahti Spor Merkezi’nin bugünkü hali ve 2100 yılındaki halini yapay zeka ile karşılaştıran Atlı, tesisin çok işlevli yüzme havuzu, festival alanı, kış ve yaz sporları merkezi olarak kullanıldığı farklı versiyonlarını tasarladı. Olimpiyat mekanlarını yeniden tasarladı Olimpiyat oyunları gibi büyük spor etkinliklerine ev sahipliği yapan ancak zamanla kullanım dışı kalan alanları dönüştürme fikriyle yola çıkan İçim Atlı, şunları söyledi: "Finlandiya’daki Lahti Spor ve Sergi Merkezi’nde düzenlenecek olan 2029 Nordik Dünya Kayak Şampiyonası, bu sembolik yerin çok işlevli kullanımını yeniden hayal etmek için eşsiz bir fırsat sunuyor. Amacım, doğayla uyum içinde yaşayan, biyolojik çeşitliliği destekleyen ve yıl boyunca kullanılabilen alanlar tasarlamaktı. Mevsimsel düşünce ile yenilikçi tasarımı birleştirerek, hem büyük etkinliklerde hem de gündelik hayatta fayda sağlayabilecek esnek mekânlar oluşturmayı hedefledim. Doğayla birlikte yaşamanın ve bir arada yaşamanın yeni yollarını öngörerek hem büyük etkinliklere hem de günlük hayata fayda sağlayan yenilikçi çözümler önerebiliriz."
Ege Üniversitesi’nde ’Engelsiz Erişim Teknolojik Tasarım’ yarışması
31 Mayıs 2025 Cumartesi - 13:00 Ege Üniversitesi’nde ’Engelsiz Erişim Teknolojik Tasarım’ yarışması Ege Üniversitesinde, Ege Teknopark ve Engelsiz Ege Birimi Koordinatörlüğü işbirliğinde düzenlenen "Ege Üniversitesi’nde Engelsiz Erişim Teknolojik Tasarım Yarışması"nın açılışı gerçekleştirildi. EÜ Teknopark İnci Binasında gerçekleştirilen etkinliğe EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ersan, Engelsiz Ege Birimi Koordinatörü Pelin Piştav Akmeşe, Ege Teknopark Genel Müdürü Doç. Dr. İskender İnce akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Yarışmanın açılışında konuşan EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, "Ege Üniversitesi olarak öğrencilerimizi üniversitemize adım attıkları ilk andan itibaren yalnızca akademik olarak değil, aynı zamanda çağın gerekliliklerine uygun güncel ve teknolojik eğitim uygulamalarıyla da destekliyoruz. Amacımız, tüm öğrencilerimizin akranlarıyla eşit şartlarda, en iyi eğitime erişebilmesini sağlamaktır. Bu doğrultuda, dijital dönüşümün merkezinde yer alan erişilebilirlik alanında öncü adımlar atıyoruz. Engelsiz bir üniversite olma vizyonumuz kapsamında; yapay zekâ destekli web işaret dili çeviri sistemimiz sayesinde işitme engelli ve sağır bireyler web sayfalarımızda yer alan içeriklere eşit şekilde erişebilmektedir. Bununla birlikte, erişilebilirlik araçlarımız sayesinde tam görme engelli, az gören, renk körü, disleksi, otizm, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu gibi farklı özel ihtiyaçlara sahip bireyler de dijital içeriklere daha kolay ulaşabilmektedir" diye konuştu. "Herkes için eşit ve adil bir oyun ortamı oluşturmayı amaçlıyoruz" Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, "Düzenlenen bu erişilebilir oyun hackathonu ile: Oyun dünyasında kapsayıcılığı artırmak, fiziksel engelli bireylerin oyun deneyimlerini güçlendirmek, herkes için eşit ve adil bir oyun ortamı oluşturmak amaçlanmaktadır. Hackathon süresince düzenlenecek eğitimler ve atölye çalışmaları, engelli bireyler ile yazılımcı, hacker ve gamer topluluklarını bir araya getirerek; herkes için erişilebilir ve adil oyun deneyimleri oluşturmayı, yenilikçi kontrol mekanizmaları geliştirmeyi, toplumsal farkındalık oluşturmayı hedeflemektedir. Bu etkinlik sayesinde, fiziksel engellerin elektronik spor dünyasında teknolojiyle aşılabildiği; eşit, güvenli ve eğlenceli rekabet ortamlarının mümkün olduğu bir gelecek inşa etmek istiyoruz. Anti-cheat teknolojileri ile güçlendirilmiş güvenli oyun altyapıları da bu hedefin önemli bir parçasıdır. Ege Üniversitesi olarak, engelli bireylerin katılımıyla kapsayıcı ve yenilikçi bir oyun ekosistemi oluşturmayı; böylece oyun dünyasında eşitlik ve erişilebilirlik standartlarını yükseltmeyi amaçlıyoruz. Sadece üniversitemiz içinde değil, toplumla da iş birliği içinde farkındalık çalışmaları yürütmeye; öğrencilerimizin üretkenliğini desteklemeye ve onların başarılarıyla gurur duymaya devam ediyoruz. Sözlerime son verirken katılımınız için hepinize teşekkür ediyor, başarılı ve verimli bir etkinlik diliyorum" dedi. Projede emeği geçen öğrencilere ve eğitmenlere Rektör Prof. Dr. Necdet Budak tarafından Teşekkür Belgeleri takdim edildi, ardından Prof. Dr. Budak öğrencilerden atölye hazırlıklarını dinledi. "Uzun süredir planladığımız bir etkinlik" Etkinliğe altı ay gibi uzun süredir hazırlandıklarını belirten Engelsiz Ege Birimi Koordinatörü Prof. Dr. Pelin Piştav Akmeşe, "Hazırlık sürecinde bedensel engelli öğrencilerimizle bir toplantı yaptık. Onların neye ihtiyaçları olduğu yönünde bilgiler aldık. Onlar, akranlarıyla birlikte oyunlara eşit erişim sağlamak istiyorlardı. Öğrencilerimiz ellerini kullanmakta güçlük yaşadıkları için oyunlara eşit erişimde güçlük yaşadıklarını ve oyunlarda bir üst aşamaya geçemediklerini belirtiler. Biz de bunun için ne yapabiliriz diye düşünerek çalışmalara başladık ve hep birlikte yüz yüze ve online toplantılar yaparak bu hackathonu hazırladık. Hackathon sonrasında da eşit erişilebilir oyun ortamı oluşturmak için ekip olarak çalışmalarımıza devam edeceğiz" dedi. "Yarışma; donanım, yazılım ve oyun tasarımı alanlarında olacak" Projenin Mentor hocalarından Dr. Oğuz Yetkin "Kızımla proje yapmak amacıyla çıktığım yolda Prof. Dr. Pelin Piştav Akmeşe bizi engelli öğrencilerle buluşturdu. Birlikte Hackathon projesini planladık. Arkadaşlarımız bizden oyun teknolojileri geliştirmemizi istediler. Düşündüm ve benim bu teknolojiyi kendi başıma geliştirmem çok anlamlı olmazdı. Daha güzel yarışma olsun, bir Hackathon olsun diye karar verdik. Yarışmamızı üç ana kategori olarak donanım, yazılım ve oyun tasarımı alanlarında yapmaya karar verdik" diye konuştu. Proje öğrencilerinden Ertuğrul Yavuz Taş, "Ege Üniversitesinde öğrenciyim, Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü’nde okuyorum. Engelsiz Ege Birimi, yoğun çalışmaları ile engelli öğrencilerin kampüs içinde daha erişilebilir bir hayat sürmesini sağlamak adına birçok çalışma yapıyor. Bundan dolayı kendilerine müteşekkiriz. Bu etkinliğe yaklaşık altı aydır hazırlanıyoruz" dedi. Etkinlik kapsamında üç gün boyunca, İnsan Odaklı Tasarım Süreçleri, Oyun Kolu Geliştirme, Proccesing Dili ile Oyun Geliştirme, Engelli Oyuncular Paneli ve çeşitli proje sunumları yapılacak.
Yapay zekanın yakıtı: Büyük veri patlaması
31 Mayıs 2025 Cumartesi - 12:56 Yapay zekanın yakıtı: Büyük veri patlaması Yapay zeka, insan zekasını taklit eden bilgisayar sistemleri veya yazılımlarını geliştirme bilimi ve mühendisliği olarak tanımlanıyor. Yapay zeka, öğrenebilmek ve tahmin yapabilmek için devasa miktarda veriye ihtiyaç duyuyor. Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Ahmet Rasim Çağın, "Yapay zeka artık sadece bir teknoloji değil, dönüşümün kendisi" dedi. Çağın, "Bu teknoloji, 1950’lerden beri üzerinde çalışılan bir alan olsa da, son yıllarda yaşanan gelişmelerle birlikte gündemin en üst sıralarına yerleşti. Yapay zeka, aslında yeni bir kavram değil. Ancak son yıllarda çok fazla ilgi toplamasının arkasında birkaç temel sebep var, günümüzün ekonomik ve toplumsal dönüşümünde belirleyici bir rol oynuyor" dedi. Yapay zekanın, öğrenebilmek ve tahmin yapabilmek için devasa miktarda veriye ihtiyaç duyduğunu ifade eden Çağın, "İnternet, sosyal medya, e-ticaret platformları, sensörler ve sağlık hizmetleri aracılığıyla her geçen saniye milyarlarca veri üretiliyor. Bu veri patlaması, yapay zekanın gelişimini hızlandıran en önemli faktörlerden biri. Eskiden yıllar süren hesaplamalar, bugün saatler içinde tamamlanabiliyor. Bulut bilişim teknolojileri de bu gücü herkesin erişimine açtı" dedi. Yapay zekanın uygulamalarda etkinliğini artıran bir diğer önemli gelişme ise derin öğrenme (deep learning) algoritmalarının olgunlaşması oldu. Çağın, "Görüntü işleme, ses tanıma, doğal dil işleme gibi alanlarda yapay sinir ağları bir devrim. Bu da yapay zekanın sadece akademik değil, ticari ve endüstriyel anlamda da güçlü bir araç haline gelmesini sağladı. Bugün artık bulut tabanlı altyapılar sayesinde çok daha düşük maliyetlerle herkes yapay zeka projeleri geliştirebiliyor. Büyük teknoloji firmalarının açık kaynaklı araçlar sunması da bu dönüşümü hızlandırdı. Yapay zeka, tıpkı sanayi devrimi ya da elektriğin icadı gibi, tüm sektörleri dönüştürme potansiyeline sahip. Otonom araçlardan sağlık teşhis sistemlerine, üretim otomasyonundan müşteri hizmetlerine kadar her alanda büyük verimlilik artışı ve tasarruf sağlıyor" dedi. "Türkiye için bir fırsat penceresi" Çağın, yapay zekanın tarihi bir fırsat sunduğunu belirterek, şunları söyledi: "Yapay zeka, endüstri devrimi veya elektriğin bulunması gibi büyük bir dönüşümü temsil ediyor. İstisnasız tüm endüstrileri etkileyecek olan bu teknoloji, insan yaşam biçimini temelden değiştirme potansiyeline sahip. Türkiye, endüstri devrimini kaçırmış bir ülke olarak, yapay zeka gibi bir fırsatı iyi değerlendirmek zorunda. Bu teknoloji, refah seviyesini artırmak ve küresel rekabette öne çıkmak için büyük bir şans sunuyor. Yapay zeka artık hayatımızın her alanında. Eğitimden sağlığa, üretimden eğlenceye kadar tüm sektörlerde kullanılıyor. Bu teknoloji bir moda değil, geleceğin ta kendisi. Onu anlamak ve doğru kullanmak, hem bireyler hem de ülkeler için artık bir zorunluluk".