TEKNOLOJİ
OMÜ Planetaryum’da personele uzay yolculuğu yaşatan sunum 18 Mart 2026 Çarşamba - 14:38:04 Samsun’da, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) bünyesinde faaliyet gösteren Gözlemevi-Planetaryum’da Genel Sekreterlik personeline yönelik işitsel ve görsel sunum gerçekleştirildi. Planetaryum sorumlusu Dr. Selami Kalkan tarafından yapılan sunumda, katılımcılara uzayın derinliklerine uzanan kapsamlı bir anlatım sunuldu. Gezegenlerden yıldızlara, ışık hızından karadeliklere kadar birçok başlıkta yapılan bilgilendirmeler sinevizyon gösterimiyle desteklendi. Programda planetaryumun teknik altyapısına da değinildi. 7 metre çapında kubbeli yapıya sahip sistemin, balık gözü (fisheye) mercekli özel projeksiyon cihazı sayesinde katılımcılara gerçeğe yakın üç boyutlu bir izleme deneyimi sunduğu aktarıldı. Sunum kapsamında Stellarium programı ve özel efektler kullanılarak yön bulma teknikleri, takımyıldızları, göktaşı yağmurları ve galaksiler etkileşimli şekilde anlatıldı. Güneş’in batışıyla birlikte gökyüzünde beliren gezegenler ve yıldızların hareketleri sanal ortamda gösterilerek katılımcıların uzay gözlemlerine ilişkin farkındalığı artırıldı. Kutup yıldızının bulunması, Zodyak kuşağı ve takımyıldızlarının mitolojik karşılıklarının da ele alındığı programın ardından planetaryum ortamında evrene ilişkin yaklaşık 20-25 dakikalık film gösterimi yapıldı. Etkinlik, katılımcıların planetaryum deneyimini yerinde gözlemlemesinin ardından sona erdi. Her yıl farklı yaş gruplarından binlerce ziyaretçiyi ağırlayan planetaryumda gösterimlerin hafta içi 09.30, 11.00, 13.30 ve 15.00 saatlerinde gerçekleştirildiği, salonun 30 kişilik kapasiteye sahip olduğu ve rezervasyon için en az 20, en fazla 30 kişilik grupların kabul edildiği belirtildi. Gözlemevinde ise Karadeniz Bölgesi’nde uygun gözlem gecelerinin sınırlı olması nedeniyle yalnızca belirli günlerde ve uygun hava koşullarında bilimsel gözlem yapılabildiği ifade edildi.
18 Mart 2026 Çarşamba - 10:32 Dicle Elektrik’ten ekonomiye 642 milyon liralık katkı Dicle Elektrik, son beş yılda 3 bin 441 trafonun geri dönüşümünü gerçekleştirerek 642 milyon liraya denk gelen ekonomik kaynağın korunmasını sağladı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan 6 ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Dicle Elektrik, çevre ve ekonomi odaklı projelerine hız kesmeden devam ediyor. Diyarbakır ve Şanlıurfa’da bulunan trafo geri dönüşüm atölyelerini modernize ederek kapasitesini artıran şirket, kullanım ömrünü tamamlamış ya da çeşitli nedenlerle devre dışı kalan trafoları yenileyerek enerji altyapısına kazandırıyor. Çeşitli nedenlerle kullanım dışı kalan trafoların yenilenerek tekrar hizmete sunulduğunu ve bu sayede sürdürülebilir ekonomiye katkı sağlandıklarının altının çizen Dicle Elektrik Şebeke Operasyonlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nedim Tüzün, "Diyarbakır ve Şanlıurfa’daki geri dönüşüm merkezlerimiz bölgemiz için önemli bir değer oluşturuyor. Son beş yıl içinde çeşitli nedenlerle kullanım dışı kalmış Diyarbakır’daki merkezde 2 bin 2, Şanlıurfa’daki merkezde ise bin 439 trafonun geri dönüşümünü başarıyla gerçekleştirdik. Böylece hizmet verdiğimiz 6 ilin tamamına hitap eden iki merkezimizde toplamda 3 bin 441 trafo yenileyerek tekrar kullanıma hazır hale getirdik. Döngüsel ekonominin en güzel örneklerinden olan bu çalışmalarımızla ekonomimize yaklaşık 642 milyon liralık bir katma değer sağladık. Ciddi yatırımlarla modernize ettiğimiz geri dönüşüm atölyelerimiz aynı zamanda sahada görev yapan teknik ekiplerimiz için de önemli birer uygulama ve eğitim alanı işlevi görüyor. Burada yapılan çalışmalar hem operasyonel verimliliği artırıyor hem de teknik personelimizin deneyimini geliştiren birer eğitim merkezi niteliği taşıyor" dedi. Dicle Elektrik tarafından modernize edilen geri dönüşüm atölyelerinde trafoların yenilenmesinin yanı sıra çevresel etkileri azaltan çalışmalar da yürütülüyor. Atölyelerde yüzlerce ton trafo yağı rafine edilerek yeniden kullanılabilir hale getiriliyor. Bu sayede hem maliyet avantajı sağlanıyor hem de çevreye verilmesi muhtemel zararların önüne geçiliyor. Aşırı yüklenme, kaçak tüketim veya dış müdahaleler gibi nedenlerle kullanılamaz hale gelen trafoların yeniden değerlendirilmesi, enerji altyapısının daha sürdürülebilir şekilde yönetilmesine de katkı sunuyor.
18 Mart 2026 Çarşamba - 10:00 Çay atığından antibakteriyel ürün geliştirdiler Rize TOBB Fen Lisesi öğrencileri çay atığından yüzde 100’e yakın antibakteriyel özellik taşıyan yenilikçi bir kaplama ürünü geliştirdiler. Türkiye’nin çay başkenti Rize’de, çay atığından yola çıkan lise öğrencileri dikkat çekici bir bilimsel çalışmaya imza attı. Rize TOBB Fen Lisesi 10. sınıf öğrencileri Derin Şengül, Çağan Gültekin ve Leyla Omar, bölgede büyük miktarlarda oluşan çay atığını değerlendirerek antibakteriyel özellik taşıyan yenilikçi bir kaplama geliştirdi. Yılda 83 bin ton çay atığı Çay bahçelerinden toplanan yeşil çay filizlerinin fabrikalarda işlenirken ayrılan lifli kalın kısımları; çay atığı veya çay çöpü olarak adlandırılıyor. Araştırmalara göre Türkiye’de çay üretimi sonucunda yılda yaklaşık 83 bin ton çay atığı oluşuyor. Öğrenciler, bu büyük atık kaynağını bilimsel bir fırsata dönüştürerek çay posasındaki doğal bileşenleri kullanıp gümüş nanoparçacıklarla güçlendirilmiş hijyenik bir yüzey kaplama teknolojisi geliştirdi. Gümüşün yeşil yolculuğu "Gümüşün Yeşil Yolculuğu: Atık Çay Polifenolleri ile Güçlendirilmiş Hijyenik Kaplama Teknolojisi" adı verilen proje, yapılan laboratuvar testlerinde yüzde 99,5’e varan antibakteriyel etki göstererek dikkat çekti. Proje aynı zamanda TÜBİTAK 2204A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda binlerce proje arasından ilk 6’ya girerek önemli bir başarı elde etti. Sağlık ve hijyen alanında oldukça önem taşıyan projenin farklı testler yapılarak daha da geliştirilmesi hedefleniyor. Antibakteriyal kalkan Geliştirilen antibakteriyel kaplama, su bazlı vernik ve benzeri kaplama malzemelerine entegre edilerek farklı yüzeylerde kullanılabilecek şekilde tasarlandı. Boya, vernik ve çeşitli kaplama ürünlerinin içine katılarak duvarlar, masa yüzeyleri, kapı kolları gibi temasın yoğun olduğu alanlarda uygulanabileceği belirtildi. Özellikle hastaneler, laboratuvarlar, gıda üretim tesisleri ve kuaförler gibi hijyenin kritik olduğu ortamlarda yüzeyleri bakterilere karşı daha güvenli yapacağı ifade edildi. "Sıfır atık kapsamında, çay atığını değerlendirdik" Projenin fikir aşamasını anlatan öğrencilerden Derin Şengül, bakterilerin yüzeylerde oluşturduğu risklerin bu çalışmanın çıkış noktası olduğunu belirtti. Şengül, "Yaptığımız araştırmalarda bakterilerin birçok yüzeyde ciddi sorunlara yol açtığını gördük. Antibakteriyel kaplamaların bu soruna karşı etkili bir çözüm olduğunu fark ettik ancak bu kaplamaların çok yaygın kullanılmadığını gördük. Bu nedenle kendi kaplamamızı geliştirmeye karar verdik. Gümüş nanoparçacıklar geniş yüzey alanı sayesinde güçlü antibakteriyel özellik gösteriyor. Bu yüzden ana ham madde olarak gümüş nanoparçacık kullanmaya karar verdik. Bunun yanında sıfır atık yaklaşımı kapsamında çay atığını değerlendirmeyi hedefledik" şeklinde konuştu. Hastanelerden okullara kadar geniş kullanım alanı Projede yer alan öğrencilerden Leyla Omar ise bakterilerin yalnızca hastanelerde değil günlük yaşamın birçok alanında bulunduğunu söyledi. Omar, "Kaplamayı üretirken çevre dostu yeşil sentez yöntemini kullandık. Ayrıca su bazlı vernik ile gümüş iyonlarını entegre ettik. Bu sayede kokusuz ve renksiz bir kaplama elde ettik. Duvarlar, masa yüzeyleri ve birçok farklı yüzeyde kullanılabilir. Hastaneler ve sağlık kuruluşları, laboratuvarlar, kuaförler, gıda üretim tesisleri, okullar ve toplu yaşam alanları olabilir. Yaptığımız testlerde bakterilerin üremesi için en uygun ortamda bile kaplamanın yüzde 99,5’e varan antibakteriyel etki gösterdiğini gördük. Farklı ortamlarda yaptığımız deneylerde yüzde 100’e varan antibakteriyel etkinlik de gözlemledik" dedi. Zorlu ama başarılı bir süreç Projede yer alan öğrencilerden Çağan Gültekin ise projenin uzun ve zorlu bir çalışma süreci sonunda ortaya çıktığını söyledi. Gültekin, "Proje boyunca ekip olarak sürekli birlikte çalıştık. Bazen derslerle birlikte yürütmek zor oldu, çok yorulduk ve bazı denemelerde başarısız olduk. Ancak pes etmedik. Her başarısızlıktan sonra tekrar denedik ve hatalarımızdan öğrenmeye çalıştık. Sonunda böyle bir proje ortaya çıktı ve projemizin daha da gelişeceğine inanıyoruz" diye konuştu. "Farklı çalışmalar öğrencilerime ilham verdi" Projeye rehberlik eden Rize TOBB Fen Lisesi Kimya Öğretmeni Kadriye Dinç, öğrencilerin yerel bir atıktan yola çıkarak böyle bir teknoloji geliştirmesinin oldukça değerli olduğunu söyledi. Dinç, "Uzun yıllardır öğrencilerle birlikte projeler yaparak onları bilimle tanıştırmaya çalışıyorum. Okulumuzda artık bilimle ilgili bir kültür oluştu diyebilirim. Gerçekten öğrencilerimiz çok meraklı ve bu meraklarının her geçen gün arttığını görüyorum. Onların bu ilgisi bize yansıyınca biz de kayıtsız kalamıyoruz. Sene başında öğrencilerim ’Hocam çok güzel bir proje fikrimiz var’ dediklerinde ben de gerçekten çok heyecanlanmıştım. Projeyi dinlediğimde değerli bir çalışma olabileceğini düşündüm ve öğrenciler araştırmalarına başladılar. Ülkemizde yürütülen sıfır atık politikası ve yeşil sentez yaklaşımı, yani çevreye zarar vermeden faydalı ürünler üretme çabası her geçen gün daha da önem kazanıyor. Öğrencilerimiz de bu yaklaşımın içinde olmak istediler. Çalışmalarında bir atık ürün kullanmayı düşündüler ve bunun yerel bir atık olmasını istediler. Rize’de çok sayıda çay fabrikası var ve bu nedenle oldukça fazla çay atığı oluşuyor. Çay üzerine yapılan farklı çalışmalar da öğrencilerimize ilham verdi. Üniversitemizde ve çeşitli kurumlarda çay atığıyla ilgili çok güzel projeler yapıldığını gördüler. Bunun üzerine ’Öğretmenim biz de çay atığını kullanabiliriz’ diyerek çalışmaya başladık" dedi. "Test sonuçları başarılı çıktı" Projede sağlık alanına yönelik bir çözüm geliştirmeyi hedeflediklerini belirten Dinç, çalışmanın nanoteknoloji ve çevre dostu üretim anlayışını buluşturduğunu ifade etti. Dinç, "Ne yapabiliriz diye düşünürken sağlık alanına yöneldik. COVID-19 pandemisi ve hastane enfeksiyonları gibi sorunlar öğrencileri bu alanda bir çözüm geliştirmeye yönlendirdi. Gümüş, altın ve çinko gibi parçacıkları değerlendirmeye başladılar. Gümüşün antibakteriyel özelliği biliniyor ancak maliyeti yüksek. Biz de gümüşü çay atıklarıyla birleştirerek nanoteknoloji yardımıyla nano düzeyde üretip kaplama malzemesine entegre ederek antibakteriyel bir ürün elde etmeyi hedefledik. Yaptığımız analizler sonucunda çayın bu çalışma için oldukça uygun bir materyal olduğunu gördük. Öğrenciler su bazlı ve çevre dostu bir vernik kullanarak elde ettikleri nanoparçacıkları kaplamaya entegre ettiler. Böylece yüzeylere uygulanabilecek bir kaplama ürünü ortaya çıktı. Küçük bir prototip oluşturduk ve bunu ilimizdeki ilgili kurumların laboratuvarlarında test ettik. Sonuçlar bizi gerçekten heyecanlandırdı çünkü kaplamanın antibakteriyel özellik gösterdiği görüldü. Proje şu anda geliştirme aşamasında. Ar-Ge çalışmalarıyla ilerletmeyi planlıyoruz. Hastaneler, laboratuvarlar, gıda sektörü ve bakterinin üreyebildiği birçok ortamda kullanılabileceğini düşünüyoruz. TÜBİTAK 2204A yarışmasında binlerce proje arasından önce ilk 6’ya girdik. Bu bizim için çok önemli bir motivasyon oldu. Henüz ticari bir teklif yok ancak proje geliştikçe çok daha güzel sonuçlar ortaya çıkacağına inanıyoruz" diye konuştu. Pandemiler ve bulaşıcı hastalıklar açısından önemi COVID-19 pandemisi, virüs ve bakterilerin yüzeyler üzerinden de hızla yayılabildiğini tüm dünyaya gösterdi. Hastaneler, okullar, toplu taşıma araçları ve kamuya açık alanlarda yüzey hijyeninin ne kadar kritik olduğu bu süreçte daha net ortaya çıktı. Rize TOBB Fen Lisesi öğrencilerinin geliştirdiği antibakteriyel kaplama, bu açıdan önemli bir potansiyel taşıyor. Yüzeylerde bakteri oluşumunu büyük ölçüde engelleyebilen bu teknoloji; özellikle hastaneler, laboratuvarlar, gıda üretim tesisleri ve toplu kullanım alanlarında hijyen seviyesini artırabilecek bir çözüm olarak değerlendiriliyor. Yerel bir tarım atığı olan çay atığından geliştirilen bu kaplama, bulaşıcı hastalıklarla mücadelede çevre dostu ve yenilikçi bir yaklaşım sunması bakımından dikkat çekiyor.
Liseli gençler geliştirdi, bu dron yerde yürüyor
07 Aralık 2024 Cumartesi - 10:09 Liseli gençler geliştirdi, bu dron yerde yürüyor Sivas’ta Bilim ve Sanat Merkezinde eğitim gören öğrenciler, 4 aylık yoğun bir çalışmayla, otonom bir şekilde hareket edebilen ve örümcek bacaklarıyla yürüyebilen bir dron geliştirdi. Sivas Bilim ve Sanat Merkezi’nde eğitim gören dört genç öğrenci, ekip lideri hocaları Doğan Erol’un öncülüğünde savunma sanayine katkı sunacak yenilikçi bir projeye imza attı. 4 aylık yoğun bir çalışmanın ardından geliştirdikleri "örümcek dron", hem uçabilen hem de engebeli ve ormanlık arazilerde yürüyebilen benzersiz bir tasarıma sahip. 6 kanat ve 6 bacağı bulunan hibrit dron, taşıdığı yapay zekâ tabanlı yazılım sayesinde üstün bir hareket kabiliyeti sergiliyor. 12 kilogram ağırlığında yük taşıyabilen ve 30 dakika uçuş süresi bulunan cihaz, özellikle zor arazi şartlarında görev yapabilmesi için tasarlandı. Üzerindeki gelişmiş kamera sistemi sayesinde asker veya belirlenen hedefleri tespit edebilen dron, otomatik iniş yaparak faydalı yükünü bırakabiliyor. Bu dron üretimindeki amacın askeri personele engebeli alanda yardımcı olmak olduğunu vurgulayan Erol, “Ülkemizde son yıllarda savunma sanayi gelişmekte odluğundan dolayı yapmak istedik” şeklinde konuştu. “Hem yerde hem havada hareket ediyor” Erol, amacın engebeli arazide askere ulaşım sağlamak olduğunu belirterek, “Bu dron 4 ay gibi bir sürede ürettik. Teknofest’in insansız hava araçları yarışması vardı. Onla ilgili ne yapabiliriz diye düşünürken aklımıza böyle bir şey geldi. Ülkemizde son yıllarda savunma sanayi gelişmekte odluğundan dolayı yapmak istedik. Burada amaç engebeli arazide askerimize ulaşım sağlamak. Üzerinde bulunan kamera sayesinde askerimizi 3 kilometreden tespit edebiliyor. Bu kamerayla birlikte yapay zekâyı eğittiğimiz bir mimari var. Bu 6 kanadı 6 bacağı olan hibrit bir modelimiz. Hem yerde hem havada gidebiliyor” dedi. “Kendi yer kontrol istasyonumuz var” Takımın yapay zekâ sorumlusu Süleyman Gürbüz, “Yapay zekânın eğitilmesi, programların tasarlanmasını ve kodlamaları ben yaptım. Dron 12 kilogramağırlığında yük kaldırabilir ve 30 dakika uçuş süresi var. Normalde dron da yer kontrol yazılım oluyor bunlar hazır olarak kullanılıyor. Biz kendi programımızı kendimiz oluşturduk. Yani kendi yer kontrol istasyonumuz var. Şuan sadece asker tespit edebilen sistemimiz var. Bu sistemi daha da geliştirip devletimizin savunma sanayisine katkı sağlamayız planlıyoruz” şeklinde konuştu. “Müsait alana inip yürüyor” Örümcek dron tamamen otonom çalıştığını vurgulayan Ege Altunay, “Üzerinde bulunan kamera ve yapay zekâyla yerde bulunan askeri tespit etmeye çalışıyor. Askeri tespit ettiğinde ise iniş gerçekleştirip örümcek bacaklarıyla askere yaklaşarak faydalı yükü bırakıyor. Bu faydalı yük cephane veya sağlık malzemesi olabilir. Ağaçlık bir alana iniş yapamayacağı için müsait alana inip yürüyor” ifadelerini kullandı.
Teknoloji yatırımları pandemi öncesi 10 yılı aştı: 709 milyon dolarlık rekor
06 Aralık 2024 Cuma - 15:30 Teknoloji yatırımları pandemi öncesi 10 yılı aştı: 709 milyon dolarlık rekor Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent’in düzenlediği Akdeniz Bilişim Zirvesi, 8. kez kapılarını açtı. Açılışta konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Muhammet Kasım Gönüllü, Türkiye’nin teknoloji girişimciliği ekosistemindeki ilerlemeye dikkat çekerek, “Kurduğumuz ekosistem ve altyapı sayesinde pandemiden bu yana teknoloji girişimciliği Türkiye’de altın çağını yaşıyor. Bu yılın ilk üç çeyreğinde teknoloji ilişkilerimizin aldığı yatırımlar, pandemi öncesi 10 yılın toplamında gerçekleşen tutarı aştı, 709 milyon dolara erişti” ifadelerini kullandı. Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent’in düzenlediği ve Akdeniz Bölgesi’nin en prestijli teknoloji etkinliklerin başında gelen 8. Akdeniz Bilişim Zirvesi, Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde başladı. Çok sayıda öğrencinin katıldığı teknoloji ve bilişim zirvesinde, Türkiye’nin teknolojik dönüşümü ve dijital ekonomideki başarı hikâyeleri ele alındı. Zirveye Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Muhammet Kasım Gönüllü, Antalya Valisi Hulusi Şahin, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Antalya Teknokent Genel Müdürü Dr. İbrahim Yavuz, Türkiye’nin ikinci Astronotu Tuva Cihangir Atasever, AESOB Başkanı Adlıhan Dere ve birçok sektör temsilcisi katıldı. HİT30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı ile 2030 Vizyonu Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Muhammet Kasım Gönüllü, konuşmasında Türkiye’nin son 22 yılda elde ettiği kazanımları vurgulayarak, dijital teknolojiler ve ileri imalat gibi kritik alanları kapsayan HİT30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programının detaylarını paylaştı. "2030 yılına kadar 30 milyar dolarlık teknoloji yatırımı öngören bu program, Türkiye’yi yüksek teknoloji ürünleri üretiminde küresel bir merkez haline getirmeyi hedefliyor. Bu adımlar, Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıracak" diyen Gönüllü, bu alandaki Ar-Ge ve girişimcilik desteklerinin önemini vurguladı. Teknoparklar ve Ar-Ge ekosistemiyle büyüyen teknoloji girişimciliği Türkiye’nin teknoloji girişimciliği ekosistemindeki ilerlemeye dikkat çeken Gönüllü, şu bilgileri aktardı: "104 teknoparkta 3 binin üzerinde teknoloji girişimi faaliyet gösteriyor. Teknoparklardaki 46 bin 472 bilişim personelinin büyük bir kısmı yazılım sektöründe çalışıyor. 57 ilde faaliyet gösteren bin 660 Ar-Ge ve tasarım merkezi, ileri teknoloji geliştirme hedefleri doğrultusunda 94 binden fazla personel istihdam ediyor. Kurduğumuz ekosistem ve altyapı sayesinde pandemiden bu yana teknoloji girişimciliği Türkiye’de altın çağını yaşıyor. Bu yılın ilk üç çeyreğinde teknoloji ilişkilerimizin aldığı yatırımlar, pandemi öncesi 10 yılın toplamında gerçekleşen tutarı aştı, 709 milyon dolara erişti. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, Türkiye’nin girişimcilik ekosistemi bölgesel ve küresel düzeyde bir çekim merkezine dönüşmüştür. Önümüzdeki dönemde ülkemizin kritik teknolojileri milli olarak geliştirebilme yolunda yüksek teknoloji alanlarında rekabetçi ürün ve hizmetler sunmasının odağına koyduğumuz kalkınma ve büyüme modelimizi bu uygulamaya devam edeceğiz.” Antalya Valisi’nden gençlere çağrı Antalya Valisi Hulusi Şahin ise gençlerin dijital devrimin merkezinde yer aldığını vurgulayarak, onları yenilikçi fikirler geliştirmeye davet etti. Şahin, "Genç bir nüfus avantajımız var. Destekleyici bir ekosistem ve güçlü bir devlet arkanızda. Yeter ki yenilikçi fikirlerle gelin, her türlü girişiminiz desteklenir” diye konuştu. Vali Şahin, geçmişteki eksikliklerden çıkarılan derslere atıfta bulunarak, yerli ve milli projelerin bugünkü destekleyici kurumsal yapıyla çok daha güçlü bir şekilde hayata geçirildiğini de belirtti. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan yaptığı konuşmada; Antalya’da düzenlenen teknoloji ve bilişim zirvesinde dijital dönüşüm, yapay zekâ ve inovasyon gibi çağın en kritik konularının ele alındığını vurguladı. Prof. Dr. Özkan, teknolojinin yalnızca bir araç olmadığını, toplumları dönüştüren bir güç olduğunu belirtti. Özellikle yapay zekânın tıpta, ekonomide ve sanayide oluşturduğu devrimlere değinen Özkan, teknolojinin etik sorunları beraberinde getirdiğini ifade ederek, “Teknolojinin sınırlarını belirleyen bizleriz; vizyon insana aittir” dedi. Milli Teknoloji Hamlesi ve üniversitenin rolü Konuşmasında, Türkiye’nin milli teknoloji hedeflerine vurgu yapan Prof. Dr. Özkan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde başlatılan Milli Teknoloji Hamlesinin, Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığında kilit bir rol oynadığını söyledi. Akdeniz Üniversitesi’nin de bu değişime öncülük ettiğini belirten Özkan, yapay zekâ ve veri mühendisliği bölümü açarak geleceğin yetkin insan gücünü yetiştirmeye odaklandıklarını aktardı. “Algoritmaların kararlarını insan değerleriyle dengelemeliyiz” Prof. Dr. Özkan, yapay zekâ teknolojilerinin tıp alanında devrim niteliğinde uygulamalara zemin hazırladığını belirterek, şu ifadelere yer verdi: "Erken teşhis, hassas tedavi ve kişiselleştirilmiş sağlık hizmetleri artık bilim kurgudan gerçeğe dönüşüyor. Ancak etik sorular yanıt bekliyor; algoritmaların kararlarını insan değerleriyle dengelemeliyiz.” Gençlere çağrı Etkinlikte gençlere seslenen Özlenen Özkan, Atatürk’ün "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" sözünü hatırlatarak, gençlerin teknolojiye yön veren bireyler olması gerektiğini vurguladı. Özkan, gençlerin bilimin yol göstericiliğiyle hareket ederek hem bireysel başarılar elde edebileceklerini hem de Türkiye’nin geleceğine yön verebileceklerini ifade etti.
Savunma sanayi teknolojilerinde yeni üretim üssü açıldı
06 Aralık 2024 Cuma - 15:19 Savunma sanayi teknolojilerinde yeni üretim üssü açıldı KAAN, MİLGEM, Altay Tankı başta olmak üzere önemli millî projelere ve savunma sanayiine kritik teknolojiler geliştiren Altınay Savunma Teknolojileri, yeni üretim üssünün resmi açılışını gerçekleştirdi. Kocaeli’de gerçekleşen açılışa katılan Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, "2024 yılı Türk savunma sanayi ihracatı 6 milyar doları geçti. Sektörel olarak bakıldığında ihracat anlamında yüzde 18 ile yüzde 20 arasında her yıl büyüyen bir ve gelişen seviyeyi koruyor. Savunma sanayinin en çok artan, gelişen ve ihraç eden sektörlerden bir tanesi haline geldi. Bu sektörde 180’nin üzerinde ülkeye 230’dan farklı ürünle ihracat yapıyoruz" dedi. KAAN, MİLGEM, Altay Tankı başta olmak üzere önemli millî projelere ve savunma sanayiine kritik teknolojiler geliştiren Altınay Savunma Teknolojileri, yeni üretim üssünün resmi açılışını gerçekleştirdi. Kocaeli Dilovası Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Altınay Savunma Üretim Teknolojileri Merkezi’nin açılışına Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Altınay Savunma Teknolojileri Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Altınay, MÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Asmalı ve Altınay Savunma Teknolojileri Genel Müdürü Burak Mercan ve çok sayda sanayici katılım sağladı. "20 yıl içerisinde 350’ye yakın sözleşmeye imza attık" 650 kişilik ekip ile çalıştıklarını dile getiren Altınay Savunma Teknolojileri Genel Müdürü Burak Mercan, "Ülkemizin geleceği açısından kritik olarak nitelendirebileceğimiz teknolojileri bu ülke insanının özverisi ve gayretiyle gerçekleştirmek üzere çıkmış olduğumuz bu yolda, işini iyi yapmışsın bilen 650 kişilik kıymetli ekibimiz ve bu ekibimizin ortaya koyduğu 10 milyon saati aşan Ar-Ge birikimiyle Altınay Savunma Grubu olarak 20 yıllık bir süreyi artık geride bırakmış oluyoruz. Milli imkanlarla güçlü bir savunma sanayi altyapısının oluşturulması kapsamında başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koymuş olduğu güçlü irade ve devamında savunma sanayi başkanlığımızın lider ve iş birliği içerisinde olduğumuz firmalarımızın desteğiyle Altınay Savunma Grubu olarak 20 yıl içerisinde 350’ye yakın sözleşmeye imza attık. Bu sözleşmeler kapsamında başta Milli Platformlarımız KAAN, Altay, MİLGEN, Hürjet, Demir Kubbe olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde yer alan çok çeşitli platformların modernizasyon çalışmalarının gerçekleştirilmesinde 180’in üzerinde ürün, alt sistem ve kritik teknolojinin geliştirilmesine ciddi Katkılarda bulunduk" diye konuştu. "Hassas talaşlı-talaşsız imalat, elektronik kart üretimi, elektromekanik montaj, test ve entegrasyon çalışmalarını gerçekleştirebiliyoruz" Açılışı yapılan tesisin 12 bin 500 metrekare alana sahip olduğunu ve yaklaşık 25 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirdiklerini belirten Mercan, "Bu tesisimiz bünyesinde hassas talaşlı-talaşsız imalat, elektronik kart üretimi, elektromekanik montaj, test ve entegrasyon çalışmalarının tamamına artık gerçekleştirebiliyoruz. Yakın zamanda yapacağımız yatırımlarla tasarımdan nihai ürüne tam entegre olmuş bir tesisi gerçekleştirilmesi için var gücümüzle çalışıyor olacağız. Bugün burada açılışını yapmış olduğumuz tesis aslında modern bir üretim merkezi değil, aynı zamanda vatanımız ve milletimiz için ülkemize kazandırmış olduğumuz bir kale niteliğindedir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün her fabrika bir kaledir anlayışıyla hayata geçirmiş olduğumuz bu tesisimizin ülkemizin savunma sanayi gücüne ve bağımsızlığına sonsuz faydalar sağlayacağına yürekten inanıyoruz" şeklinde konuştu. "Altınay Savunma Teknolojileri’ni halka arz ederek milletimizle birlikte büyümenin haklı gururunu yaşadık" Altınay Savunma Teknolojileri Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Altınay ise "Bugün çeyrek aslı aşan mühendislik kabiliyetiyle geleceği tasarlayacak projelere imza atan Altınay Savunma; savunma teknolojilerine yönelik hareket kontrol sistemleri, insansız sistemler, deniz sistemleri, mühimmat üretim ve imha sistemleri gibi farklı alanlarda yurt içi ve yurt dışındaki kamu, özel sektör paydaşlarına ürün ve teknolojiler sunmaktadır. Oluşturduğu yüksek katma değer ile başta Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere ülkemizin ihtiyaç teknolojileri hayata geçiren, küresel bir oyuncu olma hedefiyle tablet ve imkanlarını arttırma yolunda çalışmalarını aralıksız devam etmektedir. 10 yıl gibi kısa bir sürede yeni üretim üçlüğüyle yerli ve milli teknolojiler üretme ve geliştirme gayesi bir adım daha ileriye taşıyoruz. Yeni teşhisimizle birlikte istiklal ve istikbalimiz için büyük savunma sanayinin uluslararası alanda konumunu güçlendirmeyi ve vatan savunmasına sağladığımız katkıyı arttırmayı hedefliyoruz. Geçtiğimiz Mayıs ayında başarıyla Altınay Savunma Teknolojileri’ni halka arz ederek milletimizle birlikte büyümenin haklı gururunu yaşadık" ifadelerini kullandı. "Ankara’da Havacılık ve Uzay Organize Sanayi Bölgesi’nde 16 bin metrekarelik yeni bir tesis kurmayı da planlıyoruz" Savunma sanayi alanında çalışmalara devam edeceklerini belirten Altınay, "Ülkemiz savunma teknolojileri alanında gün geçtikçe gelişiyor ve küresel alanda etkisini arttırmayı sürdürüyor. Altınay savunma teknolojilerinin, kritik teknolojilerini geliştirdiği ve ülkemiz için çok kıymetli olan Altay tankı, milli muharip uçak KAAN, milli gemi MİLGEM gibi projeler, Türkiye’nin savunma hedefi doğrultusunda büyük işler başardığının göstergesi ve gelecek başarılarının teminatıdır. Yeni tesisimizde yüksek teknoloji üreten ürünlerimiz sayesinde ülkemizin ihtiyaçlarını karşılamak, aynı zamanda uluslararası alanda rekabet potansiyelimizi arttıracağız. Yenilikçiliğe dayalı üretim anlayışımız sektöre dinamizm katacak yenilikçi çözümlerimizle savunma sanayinde ülkemizi daha ilerilere taşımış olacağız. Savunma Teknolojileri AR-GE merkezimiz, sektörümüzdeki en yetenekli mühendisleri, araştırmacıları, bilim insanlarını bir araya getirerek ulusal ve uluslararası projelerde güçlü bir oyuncu olmamızda kilit rol oynayacaktır. Ayrıca ilerleyen dönemlerde yatırımlarımızı genişleterek Ankara’da Havacılık ve Uzay Organize Sanayi Bölgesi’nde 16 bin metrekarelik yeni bir tesis kurmayı da planlıyoruz" dedi. "2024 yılı Türk savunma sanayi ihracatı 6 milyar doları geçti" Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, "Milletimizin duaları, en başta Cumhurbaşkanımızın bizlere koyduğu vizyon ve destekleriyle gecemizi gündüzümüze katarak kahraman ordumuzun sahadaki üstünlüğünü sağlayabilecek en yetkin ve en son teknolojik ürünleri onlara kazandırmak üzere elimizden geleni gösteriyoruz. Türk savunma sanayi, gayret desteklerle birlikte övünülecek, gurur duyulacak bir seviyeye ulaştı. Türk savunma sanayi bugün itibariyle 3 bin 500 üzeri firmanın faaliyet gösterdiği, ağırlıklı olarak da KOBİ’lerin ve alt yüklenicilerin bu sektöre bir başka anlamıyla görünmez kahramanların emek verdiği ve milli platformların her bir alt sistemine ve parçasına üretim yapan firmamız var. Bu firmalarımız Allah’a çok şükür sadece bizim ülkemiz için ihtiyaç duyduğumuz ürünleri hızlı ve maliyeti etki şekilde yerine getirirken diğer taraftan da son zamanlarda her fırsatta dile getirdiğimiz ihracat başarılarıyla da kendilerini gösteriyor. 4 Aralık günü son rakamlara baktım. 2024 yılı Türk savunma sanayi ihracatı 6 milyar doları geçti. Sektörel olarak bakıldığında ihracat anlamında yüzde 18 ile yüzde 20 arasında her yıl büyüyen bir ve gelişen seviyeyi koruyor" diye konuştu. "180’nin üzerinde ülkeye 230’dan farklı ürünle ihracat yapıyoruz" Savunma sanayinin en çok artan, en çok gelişen, en çok ihraç eden sektörlerden bir tanesi haline geldiğini dile getiren Görgün, "Geniş yelpazede üretim yapan 180’nin üzerinde ülkeye 230’dan farklı ürünle ihracat yaptığımız bu sektörde bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz üretim teknoloji merkezinin Altınay Savunma Teknolojileri şirketimiz o gizli kahramanlardan bir tanesi. Mühimmat ayıklama sistemleriyle başlayan ilk savunma projeleri, platformlar için çok farklı alt sistemler tasarlayan ve üreten bir şirket halinde. Allah’a çok şükür bugün buradaki yapılan yatırım ve kazanılan yeteneklerle çok az üretim tesisinde, çok az ülkede olan bir takım kabiliyetler kazanılmış durumda. Biz savaş uçaklarımızdan, insanlı insansız sistemlere, bunların birbirleriyle koordinasyonundan, sahada etkileşiminin arttırılacağı her türlü doktrinlerin değiştirileceği yenilikçi, çözümlere özellikle ağırlık veriyoruz. Bu da çok kritik mühendislik kabiliyetini gerektiriyor" şeklinde konuştu.
Yapay zekanın gücü Casper Nirvana X700 ve X600’de
06 Aralık 2024 Cuma - 15:17 Yapay zekanın gücü Casper Nirvana X700 ve X600’de Yenilikçi vizyonuyla teknoloji alanında fark oluşturan Casper, gelişmiş konfigürasyon seçeneklerine bir yenisini daha ekledi. Intel’in en yeni ve üstün performans sunan AI işlemcisi Series 1 (Meteor Lake) ile geliştirilen Casper Nirvana X700 ve X600 dizüstü bilgisayarlar, yapay zekanın gücünü hafif bir tasarımla buluşturarak profesyonel süreçlerde kullanıcı deneyimini zirveye taşıyor. Kullanıcı odaklı çözümleriyle öne çıkan Türkiye’nin teknoloji markası Casper, günlük hayatı ve iş süreçlerini kolaylaştıran çözümler sunmaya devam ediyor. Profesyonel ve günlük hayatında sık seyahat eden kişiler için en iyi performansı sunmayı hedefleyen Casper Nirvana X700 ve X600 dizüstü bilgisayarlar, Intel Core Series 1 (Meteor Lake) işlemcileriyle yenilendi. Türkiye’de bir ilke imza atan Casper Nirvana, yapay zeka destekli yeni işlemcisiyle profesyonellere iş süreçlerinde daha üretken olma avantajı kazandırıyor. Birinci sınıf ince ve güçlü dizüstü bilgisayarlar için optimize edilen Series 1 işlemciler, Casper Nirvana X700 ve X600’ün yüksek mobilite ihtiyacını en iyi şekilde karşılıyor. Aynı zamanda kesintisiz çoklu görev, gecikmesiz oyun ve video deneyimi, yoğun grafik yükleri altında akıcı bir deneyim sunuyor. Yapay zeka ile maksimum verimlilik ve performans Intel’in 2024 yılında lanse ettiği ve ilk defa piyasaya çıkardığı yapay zeka destekli MeteorLake Series 1 işlemci, Nirvana X700 ve X600’ün performansını ve yüksek mobilite özelliğini kusursuz bir uyum içinde artırıyor. 3D performanslı hibrit mimarisiyle iki çekirdekli mikro mimariyi tek bir işlemci yongasında birleştiren Series 1, her bir çekirdek türü için belirli görevleri gerçekleştirebiliyor. Intel Core Ultra 7 155H işlemci seçeneklerine sahip Nirvana X700 ve X600, yapay zeka özelliği sayesinde tüm profesyonellere masaüstü performansını dizüstü bilgisayarlarda deneyimleme imkanı sunuyor. Yüzde 20 daha düşük güç tüketimi, yüzde 15 daha yüksek performans Birinci sınıf ince ve güçlü dizüstü bilgisayarlar ve yapay zeka programları kullananlar için optimize edilen Series 1 işlemciler, 45W yapısı ile bir önceki nesil işlemcilere göre yaklaşık yüzde 20 daha az güç tüketimi sağlıyor. Turbo frekansda ise 5Ghz’e çıkabilen işlemciler, ortalama %15 daha fazla yüksek performansla dikkat çekiyor. Aynı zamanda içerisinde barındırdığı NPU işlemci birimi sayesinde, yapay zeka gerektiren uygulamalarda kullanıcıların üstün performans almasını sağlıyor. Özellikle NPU birimi sayesinde yapay zekayı çevrimiçi bir ağa bağlanmadan etkin bir şekilde kullanabilen işlemci, bu sayede güvenlik zafiyetini de ortadan kaldırıyor.
Yunusemre’de Döngüsel Ekonomi’nin Şampiyonları ödüllerini aldı
05 Aralık 2024 Perşembe - 15:50 Yunusemre’de Döngüsel Ekonomi’nin Şampiyonları ödüllerini aldı Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) Arasında Şehir Eşleştirme II Programı kapsamında hibe alan "MAVA Herkes İçin Daha Yeşil Bir Gelecek Projesi" çerçevesinde Yunusemre ilçesindeki liseler arasında gerçekleştirilen Döngüsel Ekonomi Tasarım Yarışması Sergisi törenle açıldı. Yarışmada dereceye öğrenciler de ödüllerini aldı. Türkiye ile AB Arasında Şehir Eşleştirme II Programı kapsamında hibe alan ve Yunusemre Belediyesinin de ortak olduğu "MAVA Herkes İçin Daha Yeşil Bir Gelecek" projesi kapsamında İspanyol heyetin Manisa’daki incelemelerinin son günü renkli görüntülere sahne oldu. Proje kapsamında liseler arası düzenlenen döngüsel ekonomi tasarım yarışmasının finali büyük heyecana sahne oldu. Yunus Emre Millet Çarşısı Fuaye Salonu’nda düzenlenen sergide lise öğrencilerinin yaptığı eserler açılan sergi ile beğeniye sunuldu. Serginin açılış törenine Yunusemre Belediye Başkan Yardımcıları, Yunusemre Belediye Meclis Üyeleri, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Baki Kılıç, Yunusemre İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü Yüksel Beroje, okul müdürleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. “Hepinizin önünde saygıyla eğiliyorum” Kurdele kesim töreninin ardından gerçekleştirilen programda öğrencilere Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban’ın selamını ileten Başkan Yardımcısı Hakan Gürtunca, öğrencilerin çevreci bir dünya oluşturmak gösterdikleri çabaya teşekkür etti. Gürtunca konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; “Proje çerçevesinde düzenlenen yarışmada gelecek nesillerimizin sürdürülebilir çevre konusunda nasıl fikirler ortaya çıkarabilecekleri gördük. İnanıyorum ki yarışma çerçevesinde öğrencilerimizin ortaya koyduğu projeler ve yenilikçi fikirler geleceğimize önemli bir ışık tutar. Projenin tüm paydaşlarına teşekkür ediyorum. Yarışmaya katılan öğrencilerimize ve öğretmenlerimize gösterdikleri çabadan dolayı teşekkürlerimi sunuyorum.” Ödüller sahiplerini buldu Konuşmanın ardından gerçekleştirilen ödül töreninde yarışmada dereceye giren öğrencilere ödülleri protokol üyeleri tarafından verildi. Projede 1. Ümeyir Durmaz 2. Ahmet Karapınar 3. İlayda Yorgancıoğlu olurken mansiyon ödüllerinde 1. Elvan Oğul, 2. Senanur Yılmaz, 3. ise Cevriyenur Aybet oldu.
Türk Astronot Akdeniz Bilişim Zirvesi’nde
05 Aralık 2024 Perşembe - 13:54 Türk Astronot Akdeniz Bilişim Zirvesi’nde Antalya Teknokent’in ev sahipliğinde gerçekleşecek 8. Akdeniz Bilişim Zirvesi, bölgenin en büyük teknoloji buluşması olarak dikkat çekiyor. Türkiye’nin ilk astronotlarından Tuva Cihangir Atasever, zirvede konuşma yapacak. Türkiye’nin ilk astronotlarından biri olan Tuva Cihangir Atasever, bu yıl Akdeniz Bilişim Zirvesi’nin dikkat çeken konukları arasında yer alacak. 8 Haziran 2024’te gerçekleştirdiği tarihi uzay yolculuğuyla büyük bir başarıya imza atan Atasever, etkinlikte uzay araştırmalarının bilişim teknolojileriyle olan güçlü bağını paylaşacak. Tuva Cihangir Atasever’in ilham verici konuşması, genç girişimciler ve teknoloji tutkunları için eşsiz bir fırsat sunacak. Dijital gelecek konuşulacak Antalya Teknokent tarafından düzenlenen 8. Akdeniz Bilişim Zirvesi, 6 Aralık’ta Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde kapılarını açacak. Zirvede, dijital dönüşümden yapay zekaya kadar birçok önemli konu ele alınacak. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Muhammet Kasım Gönüllü, Antalya Valisi Hulusi Şahin, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Antalya Teknokent Müdürü Dr. İbrahim Yavuz’un açılış konuşmasıyla başlayacak zirveye önemli konuşmacılar da değer katacak. Teknolojinin geleceği CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, yenilenebilir enerji alanında Türkiye’nin öncü markalarından biri olan CW Enerji’nin sektörel başarıları ve sürdürülebilir enerji çözümleri konusundaki vizyonunu aktaracak. Akın Robotics Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Özgür Akın, Türkiye’nin yerli robotik teknolojilerdeki lider isimlerinden biri olarak zirvede yer alacak. Havacılık sektörünün dijitalleşmesinde yenilikçi yaklaşımlarıyla dikkat çeken Corendon Airlines CIO’su Engin Çeliktuğ, havacılıkta dijital altyapı projeleri üzerine deneyimlerini paylaşacak. Girişimcilere ilham veren platform Zirve boyunca düzenlenecek paneller ve seminerler, dijitalleşmenin sektörel etkilerini detaylı bir şekilde masaya yatıracak. Katılımcılar, yapay zeka, büyük veri ve dijital dönüşüm gibi güncel konularda hem teorik bilgi hem de uygulamalı örnekler üzerinden kapsamlı bir perspektif kazanma fırsatı bulacak. Bu oturumlar, teknoloji dünyasının öncü isimlerini sektör profesyonelleri ve genç girişimcilerle buluşturarak fikir alışverişini teşvik edecek.
Türk Telekom, WiFi HaLow teknolojisini test etti
05 Aralık 2024 Perşembe - 11:03 Türk Telekom, WiFi HaLow teknolojisini test etti Türk Telekom, Nesnelerin İnterneti (IoT) alanında büyük öneme sahip olan WiFi HaLow teknolojisini test ettiğini açıkladı. Düşük güç tüketimi ve uzun menzile sahip yeni nesil bir kablosuz ağ teknolojisi olan WiFi HaLow, özellikle akıllı şehirler, tarım ve sanayi gibi alanlarda daha geniş bir IoT ekosistemi kurmaya olanak tanıyacak. Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük edenlerden Türk Telekom, kullanıcılarını yeni nesil teknolojilerle buluşturmak üzere, yüksek teknoloji birikimiyle çalışmalar gerçekleştiriyor. Wi-Fi teknolojilerine yön veren en önemli uluslararası organizasyonlardan olan WBA ile birlikte, Nesnelerin İnterneti (IoT) alanında büyük öneme sahip WiFi HaLow teknolojisini test eden şirket, bu teknolojiyi Avrupa’da deneyen ilk operatör olduğunu açıkladı. Uzun menzilli, düşük güç tüketimi özellikleriyle IoT cihazları için ideal bir teknoloji olarak öne çıkan WiFi HaLow, akıllı şehirler, giyilebilir teknolojiler, tarım ve sanayi gibi alanlarda daha geniş bir IoT ekosistemi kurmaya olanak tanıyacak. WBA, halihazırda Wi-Fi HaLow deneme programına devam ediyor ve bu programı 2025 yılında OpenRoaming ile birlikte çalışabilirliği de kapsayacak şekilde genişletmeyi planlıyor. “En yeni teknolojilerin öncüsü olma hedefiyle çalışıyoruz” Konu hakkında değerlendirmede bulunan Türk Telekom Network Genel Müdür Yardımcısı Zafer Orhan, “Ülkemizin dijital geleceğini şekillendirirken yenilikçi teknolojilerin kullanılması konusunda öncü çalışmalar yapmaya devam ediyoruz. WiFi HaLow teknolojisini Avrupa’da ilk kez test eden operatör olarak, dijital dönüşüm hedeflerimizde önemli bir rol oynayan Nesnelerin İnterneti (IoT) alanında önemli fark oluşturacak bir adım attık. Bu teknoloji, düşük enerji tüketimi ve uzun menzil avantajlarıyla endüstriyel uygulamalardan akıllı şehir çözümlerine kadar geniş bir alanda yenilikçi çözümler sunmamızı sağlayacak. Şirket olarak öncü çalışmalarımızla birçok sektörün dijitalleşmesinde önemli katkı sağlamayı sürdüreceğiz” şeklinde konuştu. WBA CEO’su Tiago Rodrigues, "Nesnelerin İnterneti’nin (IoT) katlanarak büyümeye devam ettiği bir dönemde, Wi-Fi HaLow, maliyet avantajının yanı sıra kapasite ve kapsama alanı ile bu büyümeyi pekiştiriyor. Türk Telekom’u Wi-Fi HaLow konusundaki liderliği, yenilikçi yaklaşımı ve WBA ile deneme programında yaptığı iş birliği için tebrik ediyorum. Avrupa’da Wi-Fi HaLow’un benimsenmesi konusunda öncülük ettiklerini görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz” dedi. IoT dünyasına uzun mesafeli alanlarda bağlantı imkânı Yapılan açıklamaya göre, WiFi HaLow teknolojisini test eden Türk Telekom, testler sırasında kapsamlı bir altyapı oluşturarak, kapalı ve açık alanda olmak üzere iki ayrı test gerçekleştirdi. Standart WiFi bağlantısı ile aradaki farklılıkları gösteren çalışma WiFi HaLow’un potansiyelini ortaya koydu. WiFi HaLow’un standart WiFi bağlantılarına kıyasla düşük güç tüketimi ve uzun mesafedeki etkinliği değerlendirildi. Böylece, bu teknoloji IoT cihazlarının yaygınlaşması ve bağlantı gereksinimlerinin artması ile daha düşük enerji tüketimi ve geniş erişim mesafesi sunan bir çözüm olarak dikkat çekti.
İlkokul öğrencilerinden örnek proje Akıl Küpü TV
05 Aralık 2024 Perşembe - 10:32 İlkokul öğrencilerinden örnek proje Akıl Küpü TV Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde eğitim-öğretim veren kurumlar arasında yer alan Çorlu-Şehit Hamza Çavuş İlkokulu, çağın gerekliliklerine uygun, yenilikçi bir eğitim medyası platformu olan Akıl Küpü TV projesini hayata geçirdi. Okul Müdürü İlyas Yılmaz öncülüğünde başlatılan bu proje, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni temel alarak öğrenciler, veliler ve gönüllü uzman kişiler arasında bilgi paylaşımını artırmayı hedefliyor. Projenin temel amacı konusunda bilgiler veren Okul Müdürü İlyas Yılmaz, “Projemizde bilgiyi sadece sınıf ortamında bırakmak yerine daha geniş kitlelere ulaştırarak, okul-aile iş birliğini güçlendirmek ve farklı meslek gruplarından uzmanların desteğiyle öğrenci ve velilerde farkındalık oluşturmayı amaçlıyoruz. Proje, aynı zamanda okuldaki haberlerin, duyuruların ve okulun eğitim vizyonunu yansıtan içeriklerin paylaşılması için modern bir mecra olma özelliğini de taşıyor” dedi. Akıl Küpü TV ile çeşitli meslek gruplarıyla düzenleyecekleri programlarla izleyicilere bilgi sunmayı ve farklı alanlarda farkındalık kazandırmanın da amaçlandığını sözlerine ekleyen Yılmaz, “İlk programın konuğu Çorlu Kaymakamı Murat Eren oldu. Kaymakam Eren’in katılımıyla gerçekleşen bu özel programda, eğitim ve toplumsal dayanışma konuları ele alındı. Akıl Küpü TV, okul olarak sadece eğitimde değil, toplumsal bilinç oluşturma noktasında da sorumluluk almayı hedeflediğimiz bir adım. Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin ışığında, uzman kişilerle birlikte öğrencilerimize ve velilerimize değerli bilgiler sunmak istiyoruz. Bu projeyle, okulumuzun bir eğitim medyası olarak kimlik kazanmasını amaçlıyoruz” diye konuştu. Yılmaz ayrıca, “Akıl Küpü TV’de ilerleyen günlerde farklı meslek gruplarından uzmanlar, aile içi iletişim, teknolojinin doğru kullanımı, çevre bilinci gibi konularda bilgi paylaşımı yapacak. Bu sayede, öğrencilerin ve velilerin günlük hayatta karşılaştıkları sorunlara çözüm bulmalarına yardımcı olunması planlanıyor. Şehit Hamza Çavuş İlkokulu, bu projeyle yalnızca bir okul olmanın ötesine geçerek bir eğitim ağı kurmayı hedefliyor. Akıl Küpü TV’nin, hem Çorlu hem de Türkiye genelinde örnek bir proje olması bekleniyor” ifadelerini kullandı.