Son Dakika
|
Ordu’da kıyıya insansız deniz aracı vurdu
MHP ve DEM Parti bayramlaştı: "Terörsüz Türkiye" süreci öne çıktı
Arakçi: "Hürmüz Boğazı açık, temas halinde güvenli geçiş sağlamaya hazırız"
Bağcılar TEM’de yolcu otobüsü alevlere teslim oldu
ABD, İran petrolünün satışına 30 gün süreyle izin verdi
Bayram günü mahalle savaş alanına döndü: 3 ölü, 22 yaralı
Otomobilin çarptığı motosikletli tıp fakültesi öğrencisi hayatını kaybetti
Erzurum’da şüpheli ölüm!
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’dan dünyaya uyarı
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Siyonist İsrail malum yüzlerce, binlerce insanı katletti; İnşallah bunun bedelini de ödeyeceğinden hiç şüphem yok"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Almanya'da bayram coşkusu: Çocuklar kapı kapı gezip şeker topladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Nevruz mesajı
İstanbul’da cinayete kurban giden futbolcu genç son yolculuğuna uğurlandı
İran: "71. saldırıda İsrail'e ait askeri hedefler ile ABD üsleri hedef alındı"
Sınırda korkutan patlama: Tır küle döndü
Kayseri’de ev yangını: Engelli kadın hayatını kaybetti!
Arda Güler: "Böyle vuruş kalitem var"
TEKNOLOJİ
Bakan Kacır: "Milli seyir füzemiz SOMJ, canlı harp başlığıyla gerçekleştirilen son atış testinde hedefini tam isabetle vurdu"
21 Mart 2026 Cumartesi - 12:32:39
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "TÜBİTAK SAGE imzalı milli seyir füzemiz SOMJ, canlı harp başlığıyla gerçekleştirilen son atış testinde hedefini tam isabetle vurdu" dedi. Bakan Kacır, resmi sosyal medya hesaplarından TÜBİTAK SAGE tarafından milli imkanlarla geliştirilen seyir füzesi SOM-J’nin canlı harp başlığıyla gerçekleştirilen son atış testini başarıyla tamamladığını duyurdu. Bakan Kacır, SOMJ füzesinin kabiliyetlerini gösteren videoyu paylaştı. "Milli seyir füzemiz SOMJ, canlı harp başlığıyla gerçekleştirilen son atış testinde hedefini tam isabetle vurdu" SOM-J’nin stratejik sahada Türkiye’nin caydırıcılığını önemli ölçüde artıracağını vurgulayan Kacır, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "TÜBİTAK SAGE imzalı milli seyir füzemiz SOMJ, canlı harp başlığıyla gerçekleştirilen son atış testinde hedefini tam isabetle vurdu. Alçaktan uçuş kabiliyeti ve yüksek manevra yeteneğiyle kritik taarruz görevleri için geliştirilen füzemiz; yüksek hassasiyet ve düşük görünürlük özellikleriyle sahada önemli bir güç çarpanı olacak." Füzenin özellikleri Kacır, SOM-J’nin KAAN ve KIZILELMA platformlarına entegrasyon sürecinin de tüm hızıyla sürdüğünü bildirdi. Füzenin teknik özelliklerine ilişkin bilgi veren Kacır, SOM-J’nin düşük görünürlük, yüksek manevra kabiliyeti, atış sonrası kontrol ve ağ destekli harekat yetenekleriyle öne çıktığını belirtti. Kacır, füzenin kızılötesi görüntülemeli arayıcı başlık, otomatik hedef algılama ve zırh delici harp başlığına sahip olduğunu; kara hedeflerinin yanı sıra sabit ve hareketli su üstü unsurlara karşı da etkin şekilde kullanılabildiğini kaydetti. Aynı zamanda Kacır açıklamasında, "Bu başarıda katkısı olan tüm paydaşlarımızı, gece gündüz gayret gösteren mühendislerimizi ve teknisyenlerimizi tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı.
18 Mart 2026 Çarşamba - 14:38
OMÜ Planetaryum’da personele uzay yolculuğu yaşatan sunum
Samsun’da, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) bünyesinde faaliyet gösteren Gözlemevi-Planetaryum’da Genel Sekreterlik personeline yönelik işitsel ve görsel sunum gerçekleştirildi. Planetaryum sorumlusu Dr. Selami Kalkan tarafından yapılan sunumda, katılımcılara uzayın derinliklerine uzanan kapsamlı bir anlatım sunuldu. Gezegenlerden yıldızlara, ışık hızından karadeliklere kadar birçok başlıkta yapılan bilgilendirmeler sinevizyon gösterimiyle desteklendi. Programda planetaryumun teknik altyapısına da değinildi. 7 metre çapında kubbeli yapıya sahip sistemin, balık gözü (fisheye) mercekli özel projeksiyon cihazı sayesinde katılımcılara gerçeğe yakın üç boyutlu bir izleme deneyimi sunduğu aktarıldı. Sunum kapsamında Stellarium programı ve özel efektler kullanılarak yön bulma teknikleri, takımyıldızları, göktaşı yağmurları ve galaksiler etkileşimli şekilde anlatıldı. Güneş’in batışıyla birlikte gökyüzünde beliren gezegenler ve yıldızların hareketleri sanal ortamda gösterilerek katılımcıların uzay gözlemlerine ilişkin farkındalığı artırıldı. Kutup yıldızının bulunması, Zodyak kuşağı ve takımyıldızlarının mitolojik karşılıklarının da ele alındığı programın ardından planetaryum ortamında evrene ilişkin yaklaşık 20-25 dakikalık film gösterimi yapıldı. Etkinlik, katılımcıların planetaryum deneyimini yerinde gözlemlemesinin ardından sona erdi. Her yıl farklı yaş gruplarından binlerce ziyaretçiyi ağırlayan planetaryumda gösterimlerin hafta içi 09.30, 11.00, 13.30 ve 15.00 saatlerinde gerçekleştirildiği, salonun 30 kişilik kapasiteye sahip olduğu ve rezervasyon için en az 20, en fazla 30 kişilik grupların kabul edildiği belirtildi. Gözlemevinde ise Karadeniz Bölgesi’nde uygun gözlem gecelerinin sınırlı olması nedeniyle yalnızca belirli günlerde ve uygun hava koşullarında bilimsel gözlem yapılabildiği ifade edildi.
18 Mart 2026 Çarşamba - 10:32
Dicle Elektrik’ten ekonomiye 642 milyon liralık katkı
Dicle Elektrik, son beş yılda 3 bin 441 trafonun geri dönüşümünü gerçekleştirerek 642 milyon liraya denk gelen ekonomik kaynağın korunmasını sağladı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan 6 ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Dicle Elektrik, çevre ve ekonomi odaklı projelerine hız kesmeden devam ediyor. Diyarbakır ve Şanlıurfa’da bulunan trafo geri dönüşüm atölyelerini modernize ederek kapasitesini artıran şirket, kullanım ömrünü tamamlamış ya da çeşitli nedenlerle devre dışı kalan trafoları yenileyerek enerji altyapısına kazandırıyor. Çeşitli nedenlerle kullanım dışı kalan trafoların yenilenerek tekrar hizmete sunulduğunu ve bu sayede sürdürülebilir ekonomiye katkı sağlandıklarının altının çizen Dicle Elektrik Şebeke Operasyonlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nedim Tüzün, "Diyarbakır ve Şanlıurfa’daki geri dönüşüm merkezlerimiz bölgemiz için önemli bir değer oluşturuyor. Son beş yıl içinde çeşitli nedenlerle kullanım dışı kalmış Diyarbakır’daki merkezde 2 bin 2, Şanlıurfa’daki merkezde ise bin 439 trafonun geri dönüşümünü başarıyla gerçekleştirdik. Böylece hizmet verdiğimiz 6 ilin tamamına hitap eden iki merkezimizde toplamda 3 bin 441 trafo yenileyerek tekrar kullanıma hazır hale getirdik. Döngüsel ekonominin en güzel örneklerinden olan bu çalışmalarımızla ekonomimize yaklaşık 642 milyon liralık bir katma değer sağladık. Ciddi yatırımlarla modernize ettiğimiz geri dönüşüm atölyelerimiz aynı zamanda sahada görev yapan teknik ekiplerimiz için de önemli birer uygulama ve eğitim alanı işlevi görüyor. Burada yapılan çalışmalar hem operasyonel verimliliği artırıyor hem de teknik personelimizin deneyimini geliştiren birer eğitim merkezi niteliği taşıyor" dedi. Dicle Elektrik tarafından modernize edilen geri dönüşüm atölyelerinde trafoların yenilenmesinin yanı sıra çevresel etkileri azaltan çalışmalar da yürütülüyor. Atölyelerde yüzlerce ton trafo yağı rafine edilerek yeniden kullanılabilir hale getiriliyor. Bu sayede hem maliyet avantajı sağlanıyor hem de çevreye verilmesi muhtemel zararların önüne geçiliyor. Aşırı yüklenme, kaçak tüketim veya dış müdahaleler gibi nedenlerle kullanılamaz hale gelen trafoların yeniden değerlendirilmesi, enerji altyapısının daha sürdürülebilir şekilde yönetilmesine de katkı sunuyor.
18 Mart 2026 Çarşamba - 10:00
Çay atığından antibakteriyel ürün geliştirdiler
Rize TOBB Fen Lisesi öğrencileri çay atığından yüzde 100’e yakın antibakteriyel özellik taşıyan yenilikçi bir kaplama ürünü geliştirdiler. Türkiye’nin çay başkenti Rize’de, çay atığından yola çıkan lise öğrencileri dikkat çekici bir bilimsel çalışmaya imza attı. Rize TOBB Fen Lisesi 10. sınıf öğrencileri Derin Şengül, Çağan Gültekin ve Leyla Omar, bölgede büyük miktarlarda oluşan çay atığını değerlendirerek antibakteriyel özellik taşıyan yenilikçi bir kaplama geliştirdi. Yılda 83 bin ton çay atığı Çay bahçelerinden toplanan yeşil çay filizlerinin fabrikalarda işlenirken ayrılan lifli kalın kısımları; çay atığı veya çay çöpü olarak adlandırılıyor. Araştırmalara göre Türkiye’de çay üretimi sonucunda yılda yaklaşık 83 bin ton çay atığı oluşuyor. Öğrenciler, bu büyük atık kaynağını bilimsel bir fırsata dönüştürerek çay posasındaki doğal bileşenleri kullanıp gümüş nanoparçacıklarla güçlendirilmiş hijyenik bir yüzey kaplama teknolojisi geliştirdi. Gümüşün yeşil yolculuğu "Gümüşün Yeşil Yolculuğu: Atık Çay Polifenolleri ile Güçlendirilmiş Hijyenik Kaplama Teknolojisi" adı verilen proje, yapılan laboratuvar testlerinde yüzde 99,5’e varan antibakteriyel etki göstererek dikkat çekti. Proje aynı zamanda TÜBİTAK 2204A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda binlerce proje arasından ilk 6’ya girerek önemli bir başarı elde etti. Sağlık ve hijyen alanında oldukça önem taşıyan projenin farklı testler yapılarak daha da geliştirilmesi hedefleniyor. Antibakteriyal kalkan Geliştirilen antibakteriyel kaplama, su bazlı vernik ve benzeri kaplama malzemelerine entegre edilerek farklı yüzeylerde kullanılabilecek şekilde tasarlandı. Boya, vernik ve çeşitli kaplama ürünlerinin içine katılarak duvarlar, masa yüzeyleri, kapı kolları gibi temasın yoğun olduğu alanlarda uygulanabileceği belirtildi. Özellikle hastaneler, laboratuvarlar, gıda üretim tesisleri ve kuaförler gibi hijyenin kritik olduğu ortamlarda yüzeyleri bakterilere karşı daha güvenli yapacağı ifade edildi. "Sıfır atık kapsamında, çay atığını değerlendirdik" Projenin fikir aşamasını anlatan öğrencilerden Derin Şengül, bakterilerin yüzeylerde oluşturduğu risklerin bu çalışmanın çıkış noktası olduğunu belirtti. Şengül, "Yaptığımız araştırmalarda bakterilerin birçok yüzeyde ciddi sorunlara yol açtığını gördük. Antibakteriyel kaplamaların bu soruna karşı etkili bir çözüm olduğunu fark ettik ancak bu kaplamaların çok yaygın kullanılmadığını gördük. Bu nedenle kendi kaplamamızı geliştirmeye karar verdik. Gümüş nanoparçacıklar geniş yüzey alanı sayesinde güçlü antibakteriyel özellik gösteriyor. Bu yüzden ana ham madde olarak gümüş nanoparçacık kullanmaya karar verdik. Bunun yanında sıfır atık yaklaşımı kapsamında çay atığını değerlendirmeyi hedefledik" şeklinde konuştu. Hastanelerden okullara kadar geniş kullanım alanı Projede yer alan öğrencilerden Leyla Omar ise bakterilerin yalnızca hastanelerde değil günlük yaşamın birçok alanında bulunduğunu söyledi. Omar, "Kaplamayı üretirken çevre dostu yeşil sentez yöntemini kullandık. Ayrıca su bazlı vernik ile gümüş iyonlarını entegre ettik. Bu sayede kokusuz ve renksiz bir kaplama elde ettik. Duvarlar, masa yüzeyleri ve birçok farklı yüzeyde kullanılabilir. Hastaneler ve sağlık kuruluşları, laboratuvarlar, kuaförler, gıda üretim tesisleri, okullar ve toplu yaşam alanları olabilir. Yaptığımız testlerde bakterilerin üremesi için en uygun ortamda bile kaplamanın yüzde 99,5’e varan antibakteriyel etki gösterdiğini gördük. Farklı ortamlarda yaptığımız deneylerde yüzde 100’e varan antibakteriyel etkinlik de gözlemledik" dedi. Zorlu ama başarılı bir süreç Projede yer alan öğrencilerden Çağan Gültekin ise projenin uzun ve zorlu bir çalışma süreci sonunda ortaya çıktığını söyledi. Gültekin, "Proje boyunca ekip olarak sürekli birlikte çalıştık. Bazen derslerle birlikte yürütmek zor oldu, çok yorulduk ve bazı denemelerde başarısız olduk. Ancak pes etmedik. Her başarısızlıktan sonra tekrar denedik ve hatalarımızdan öğrenmeye çalıştık. Sonunda böyle bir proje ortaya çıktı ve projemizin daha da gelişeceğine inanıyoruz" diye konuştu. "Farklı çalışmalar öğrencilerime ilham verdi" Projeye rehberlik eden Rize TOBB Fen Lisesi Kimya Öğretmeni Kadriye Dinç, öğrencilerin yerel bir atıktan yola çıkarak böyle bir teknoloji geliştirmesinin oldukça değerli olduğunu söyledi. Dinç, "Uzun yıllardır öğrencilerle birlikte projeler yaparak onları bilimle tanıştırmaya çalışıyorum. Okulumuzda artık bilimle ilgili bir kültür oluştu diyebilirim. Gerçekten öğrencilerimiz çok meraklı ve bu meraklarının her geçen gün arttığını görüyorum. Onların bu ilgisi bize yansıyınca biz de kayıtsız kalamıyoruz. Sene başında öğrencilerim ’Hocam çok güzel bir proje fikrimiz var’ dediklerinde ben de gerçekten çok heyecanlanmıştım. Projeyi dinlediğimde değerli bir çalışma olabileceğini düşündüm ve öğrenciler araştırmalarına başladılar. Ülkemizde yürütülen sıfır atık politikası ve yeşil sentez yaklaşımı, yani çevreye zarar vermeden faydalı ürünler üretme çabası her geçen gün daha da önem kazanıyor. Öğrencilerimiz de bu yaklaşımın içinde olmak istediler. Çalışmalarında bir atık ürün kullanmayı düşündüler ve bunun yerel bir atık olmasını istediler. Rize’de çok sayıda çay fabrikası var ve bu nedenle oldukça fazla çay atığı oluşuyor. Çay üzerine yapılan farklı çalışmalar da öğrencilerimize ilham verdi. Üniversitemizde ve çeşitli kurumlarda çay atığıyla ilgili çok güzel projeler yapıldığını gördüler. Bunun üzerine ’Öğretmenim biz de çay atığını kullanabiliriz’ diyerek çalışmaya başladık" dedi. "Test sonuçları başarılı çıktı" Projede sağlık alanına yönelik bir çözüm geliştirmeyi hedeflediklerini belirten Dinç, çalışmanın nanoteknoloji ve çevre dostu üretim anlayışını buluşturduğunu ifade etti. Dinç, "Ne yapabiliriz diye düşünürken sağlık alanına yöneldik. COVID-19 pandemisi ve hastane enfeksiyonları gibi sorunlar öğrencileri bu alanda bir çözüm geliştirmeye yönlendirdi. Gümüş, altın ve çinko gibi parçacıkları değerlendirmeye başladılar. Gümüşün antibakteriyel özelliği biliniyor ancak maliyeti yüksek. Biz de gümüşü çay atıklarıyla birleştirerek nanoteknoloji yardımıyla nano düzeyde üretip kaplama malzemesine entegre ederek antibakteriyel bir ürün elde etmeyi hedefledik. Yaptığımız analizler sonucunda çayın bu çalışma için oldukça uygun bir materyal olduğunu gördük. Öğrenciler su bazlı ve çevre dostu bir vernik kullanarak elde ettikleri nanoparçacıkları kaplamaya entegre ettiler. Böylece yüzeylere uygulanabilecek bir kaplama ürünü ortaya çıktı. Küçük bir prototip oluşturduk ve bunu ilimizdeki ilgili kurumların laboratuvarlarında test ettik. Sonuçlar bizi gerçekten heyecanlandırdı çünkü kaplamanın antibakteriyel özellik gösterdiği görüldü. Proje şu anda geliştirme aşamasında. Ar-Ge çalışmalarıyla ilerletmeyi planlıyoruz. Hastaneler, laboratuvarlar, gıda sektörü ve bakterinin üreyebildiği birçok ortamda kullanılabileceğini düşünüyoruz. TÜBİTAK 2204A yarışmasında binlerce proje arasından önce ilk 6’ya girdik. Bu bizim için çok önemli bir motivasyon oldu. Henüz ticari bir teklif yok ancak proje geliştikçe çok daha güzel sonuçlar ortaya çıkacağına inanıyoruz" diye konuştu. Pandemiler ve bulaşıcı hastalıklar açısından önemi COVID-19 pandemisi, virüs ve bakterilerin yüzeyler üzerinden de hızla yayılabildiğini tüm dünyaya gösterdi. Hastaneler, okullar, toplu taşıma araçları ve kamuya açık alanlarda yüzey hijyeninin ne kadar kritik olduğu bu süreçte daha net ortaya çıktı. Rize TOBB Fen Lisesi öğrencilerinin geliştirdiği antibakteriyel kaplama, bu açıdan önemli bir potansiyel taşıyor. Yüzeylerde bakteri oluşumunu büyük ölçüde engelleyebilen bu teknoloji; özellikle hastaneler, laboratuvarlar, gıda üretim tesisleri ve toplu kullanım alanlarında hijyen seviyesini artırabilecek bir çözüm olarak değerlendiriliyor. Yerel bir tarım atığı olan çay atığından geliştirilen bu kaplama, bulaşıcı hastalıklarla mücadelede çevre dostu ve yenilikçi bir yaklaşım sunması bakımından dikkat çekiyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
23 Temmuz 2025 Çarşamba- 22:12
TUSAŞ ile Ge-Aerospace arasında HÜRJET Jet eğitim uçağının motoru için mutabakat zaptı imzalandı
2
18 Şubat 2026 Çarşamba- 12:12
Türk bilim adamlarının çalışması Avrupa’da yankılandı
3
23 Temmuz 2025 Çarşamba- 21:29
"SEYİT"te hedef büyük
4
17 Mart 2026 Salı- 14:03
Sivaslı öğrenciler, robot yarışmasında gövde gösterisi yaptı
5
18 Mart 2026 Çarşamba- 10:00
Çay atığından antibakteriyel ürün geliştirdiler
07 Kasım 2024 Perşembe - 12:29
Sivas’ta bilim insanlarından büyük başarı
Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ile ASELSAN Sivas ortaklığında ilk kez bir üniversite tarafından kızılötesi lens başarıyla üretildi.
06 Kasım 2024 Çarşamba - 16:58
İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile TEİ arasında iş birliği protokolü imzalandı
Eskişehir’de havacılık endüstrisinin üretim ve bakım hizmetlerinin ihtiyaç duyduğu, yeni teknolojileri bilen ve uygulayabilen teknik insan gücünü yetiştirmeyi amacıyla hazırlanan protokol Vali Hüseyin Aksoy katılımıyla İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile TEİ arasında imzalandı. Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile TEİ arasında hazırlanan İkili Mesleki Eğitim İş Birliği Protokolü’nün imza töreni saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programda İl Millî Eğitim Müdürlüğü ve TEİ görevlileri tarafından proje hakkında bilgilendirme sunumları yaptı. Protokol, İl Millî Eğitim Müdürlüğüne bağlı mesleki eğitim merkezi programlarının uygulandığı okul ile TEİ arasında yapılan iş birliği çerçevesinde, havacılık endüstrisinin üretim ve bakım hizmetlerinin ihtiyaç duyduğu, yeni teknolojileri bilen ve uygulayabilen teknik insan gücünü yetiştirmeyi amacıyla imzalandı. “Öğrencilerimizin en iyi şekilde yetişmelerine fırsat sağlıyoruz” Etkinlikte konuşan Vali Aksoy, "Bu protokol, mesleki eğitimde sanayi ile iş birliği yaparak öğrencilere iş deneyimi kazandırmak ve onları havacılık endüstrisine uygun teknik insan gücü olarak yetiştirmek adına büyük bir adımdır. Bu tür iş birlikleri, hem sanayimizin hem de eğitim sistemimizin gelişimine önemli katkılar sağlayacaktır. Mesleki eğitimi önemsiyoruz ve daha iyi bir noktaya gelebilmesi için çalışmalar yürütüyoruz. Eskişehir’de Sanayi Odamız ile iş birliği içerisinde ihtiyaç bulunan alanlar desteklenmektedir. Geçtiğimiz yıl düzenlediğimiz mesleki eğitim çalıştayında tüm paydaşlarla bir araya gelerek yapılması gerekenleri belirledik. Hedefimiz, gençlerimizin meslek liselerini tercih etmelerini sağlamak ve mezun olduktan sonra hemen iş bulabilecekleri alanlara yönlendirmektir. Savunma Sanayi Başkanlığı ve diğer sanayi kuruluşlarımız ile iş birliği içinde öğrencilerimizin en iyi şekilde yetişmelerine fırsat sağlıyoruz. Bu bakımdan ben protokolün eğitim camiamıza TEİ’ye ve Eskişehir’e hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Konuşmalardan sonra Hüseyin Aksoy, İl Millî Eğitim Müdürü Sinan Aydın ve TEİ Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut Faruk Akşit hazırlanan protokolü imzaladı. Protokol kapsamında 2024-2025 eğitim öğretim yılından itibaren firma temsilcileri, okul yöneticileri ve alan öğretmenlerinin katılımıyla oluşturulan komisyon tarafından 9. sınıfa devam eden öğrenciler arasından 15 öğrenci seçilecek. Anadolu Meslek Programındaki öğrenciler için ortaokul başarı puanı, Anadolu Teknik Programındaki öğrenciler için Liselere Giriş Sınavında aldıkları puanlar esas alınacak. Alan/dal eğitimini başarıyla tamamlayan öğrencilerin firmada istihdamlarına imkânlar dâhilinde öncelik sağlanacağı öğrenildi.
06 Kasım 2024 Çarşamba - 16:52
MSKÜ’lü Araştırmacı, MetSoc-CIM Yönetim Kuruluna ve Yayınlar Komitesi Başkanlığına seçildi
MSKÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Deniz Baş, Kanada Madencilik, Metalurji ve Petrol Enstitüsüne bağlı Metalurji ve Malzeme Topluluğunun Yönetim Kurulu Üyeliğine ve Yayınlar Komitesi Başkanlığına seçildi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği Bölümü Cevher Hazırlama Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Deniz Baş, Eylül 2024’de “Canadian Institute of Mining, Metallurgy and Petroleum”a bağlı (Kanada Madencilik, Metalurji ve Petrol Enstitüsü) Metallurgy and Materials Society (MetSoc)’un (Metalurji ve Malzeme Topluluğu) Yönetim Kurulu Üyeliğine ve Yayınlar Komitesi Başkanlığına seçilerek büyük başarı elde etti. Kanada Madencilik, Metalurji ve Petrol Enstitüsü (CIM) Nedir? CIM, 1898 yılında kurulan ve kâr amacı gütmeyen endüstri, üniversite ve devlet kurumlarında maden, metalürji ve enerji sektörlerinde görev alan profesyonellerin oluşturduğu prestijli bir topluluktur. CIM’in, 120 yılı aşkın geçmişi ve 10 binden fazla üyesi bulunmaktadır. MetSoc, Kanada Madencilik, Metalurji ve Petrol Enstitüsü’nün (CIM) kurucu topluluklarından biridir.
06 Kasım 2024 Çarşamba - 16:40
9 yılda 18 bin 700 analiz yapıldı
Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin iş birliğiyle gerçekleştirilen toprak analizleri, hem çiftçilere rehberlik ediyor hem de ürünlerin kalitesini artırıyor. Muğla’daki üreticilerin topraklarını daha verimli kullanmalarını sağlamak amacıyla başlatılan analiz çalışmaları, üretimle ilgili sorunları çözmeyi, ayrıca toprak, bitki ve su kaynaklarının sürdürülebilirliğini korumayı hedefliyor. Bu kapsamda Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nin ortaklaşa yürüttüğü analizler, üreticilere önemli bir destek sunuyor. Muğla Tarımsal Amaçlı Toprak, Bitki, Sulama Suyu Analiz Laboratuvarı’nda kurulduğu günden bu yana; 12 bin 340 adet toprak, 5 bin 584 adet bitki, 696 adet su ve 79 adet organik gübre analizi olmak üzere toplamda 18 bin 700 analiz gerçekleştirildi. Gübreleme programları ile üreticilerin verimi artıyor Laboratuvarda, 65 farklı bitkiye yönelik gübreleme programları hazırlanarak, analiz raporlarında gübrelerin ismi, uygulama dozu ve zamanı gibi detaylar, kuru ya da sulu tarıma göre özelleştiriliyor. Bu analizlerin sonucunda üreticilere sunulan gübreleme programları sayesinde yüksek verim ve kaliteli ürün elde ediliyor. Üreticilerin laboratuvara getirdiği örneklerde; tarımsal sulama suyu için 12 parametre, bitkilerde 13 parametre ve toprakta 15 parametre analiz ediliyor. Bu sonuçlara göre, üreticilere hangi gübreyi, ne kadar ve hangi aralıklarla kullanmaları gerektiğine dair raporlar veriliyor. Ayrıca, Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından oluşturulan Muğla Verimlilik Haritası sayesinde üreticiler, toprak analiz sonuçlarını anlık olarak takip edebiliyor. Toprağını laboratuvara getiren üreticiler, https://muglacbs.mugla.bel.tr/tarimsalverimlilik/ adresinden toprağın özelliklerine ve ekmeyi planladıkları bitkinin toprak ihtiyaçlarına göre puanlamaları inceleyip, ne ekmeleri gerektiğine karar verebiliyorlar. Muğla Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Toprak, Bitki, Sulama Suyu Analiz Laboratuvarı Sorumlusu Mustafa Kırdal laboratuvarın 2015 yılında Muğla Büyükşehir Belediyesi ile Muğla Sıtkı Koçman ortaklığında kurulduğunu belirterek, “Kurulduğum günden bugüne kadar yaklaşık 18 bin 700 adet analiz yapmıştır. Şu anda laboratuvarımıza iki ülke ve 53 il olmak üzere birçok yerden toprak tahlilleri ve bitki örnekleri gelmektedir. Üreticilerimize daha iyi bir verim alması için birim alanında almış olduğu ürünü kat ve kat artırmak için laboratuvarımıza örneklerini getirmektedirler. Toprak analiz laboratuvarımızda şu ana kadar 53 il ve 2 ülkeden toprak analizi geldi. Bu ülkeler Kazakistan ve Kuzey Kıbrıs” dedi. Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tarımsal Amaçlı Toprak, Bitki, Sulama Suyu laboratuvarında görevli Doktor Öğretim Üyesi Nureddin Öner, “Toprak analizi birim olarak düşündüğümüzde bir kilogram topraktan biz miligram olarak elementleri ölçüyoruz. Bunu kimsenin analiz yapılmadan bilmesi söz konusu değil. Bunların biz çok hassas bir şekilde analizlerini yapıyoruz. Yaptıktan sonra bitkinin isteklerine göre gübreleme programı oluşturuyoruz. Buradaki başarı oranı çok yüksek. Zeytinlere bakın, narenciyeye bakın. Zeytinlerde halkalı leke hastalığımız var ama aynı zamanda bitki besleme ile ilgili çok büyük sıkıntılar var. Hem bitki, hem toprak analizlerini kesinlikle yapılması gerekiyor ki, iyi bir verim ve kaliteli ürün elde edilmesi için” dedi.
06 Kasım 2024 Çarşamba - 13:42
Balıkesir’de akıllı şehir yönetimi dönemi
Balıkesir’de meydana gelebilecek afetlerin riskini en aza indirmek için Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan Coğrafi Bilgi Sistemleri, uluslar arası prestije sahip ESRİ Türkiye tarafından başarı hikayesi olarak tanıtıldı. Bu sistemle Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, şehir yönetimini etkin ve kolay hale getirmeyi hedefliyor. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, “Sürdürülebilir kent yönetimi için Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) kurduk ve bu sistemle verileri tek bir merkezde toplayarak standardizasyon sağlayacağız” dedi. 14 bin 315 kilometrekarelik yüzölçümüyle Türkiye’nin en büyük illerinden biri olan Balıkesir’in afet riskini en aza indirebilmek için Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, yeni bir sistem geliştirdi. Şehir yönetimini kolaylaştırmak adına Coğrafi Bilgi Sistemleri’ni (CBS) devreye soktu. CBS teknolojilerinin, şehir yönetimini kolaylaştırmasının yanı sıra, kamu hizmetlerini de daha etkin ve bilimsel temellere dayandırarak sürdürülebilir bir çerçevede planlamayı mümkün kılması amaçlanıyor. CBS, karmaşık ve çok yönlü sorunların çözümünde sunduğu bütüncül yaklaşımla, şehir yönetiminin daha proaktif ve etkili olmasını sağlamaya çalışacak. Tek merkezden yönetim mümkün Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, CBS çözümlerinden faydalanmaya başlayarak, belediye biriminin görev ve çalışma sorumlulukları kapsamında coğrafi bilgi sistemleri ile ilişkilendirilmiş bir yol haritası belirledi. Bu kapsamda, öncelikle ulusal mevzuatlar ve veri standartları doğrultusunda ESRİ Türkiye adlı yazılım şirketinin yaptığı açıklamaya göre Türkiye’de ilk defa Coğrafi Veri Yönetmeliği hazırlandı. CBS, karmaşık ve çok yönlü sorunların çözümünde sunduğu bütüncül yaklaşımla, şehir yönetiminin daha proaktif ve etkili olmasını sağlıyor. Kesintisiz bağlantı Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, dijital dönüşümün mihenk taşı olan CBS ile şehir yönetimi için ihtiyaç duyulan tüm verilerin tek bir merkezde toplanarak yönetilmesi gerekliliğini ortaya koyuyor. Afetler ve acil durumlar için gerekli coğrafi verilerin standart bir biçimde depolanarak yönetilmesi amacıyla anlık takip yapılabilen online sistem ile Balıkesir Büyükşehir Belediyesi personeli arasında kesintisiz iletişim sağlıyor. Standardizasyon sağlanacak Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, “Kamu hizmetlerinin verimli kullanımı ve afet/acil durum yönetimi için coğrafi verilerin üretimi ve tek merkezde toplanmasının önemini biliyoruz. Bu farkındalıkla Türkiye’de bir ilke imza atarak, Coğrafi Veri Yönetmeliği’ni hazırlayıp meclisten geçiren ilk yerel yönetim olmanın gururunu yaşıyoruz. Sürdürülebilir kent yönetimi için Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) kurduk ve bu sistemle verileri tek bir merkezde toplayarak standardizasyon sağlayacağız” dedi.
06 Kasım 2024 Çarşamba - 13:40
Teknoloji tutkunları için kasım ayı fırsatları başladı
Türkiye’nin teknoloji markası Casper, teknoloji tutkunlarının trend teknolojilere avantajlı bir şekilde erişebilmesi için kampanya başlattı. Kasım ayına özel online mağazasında indirimlere yer veren Casper, oyun ve güç bilgisayarı Excalibur, Casper Nirvana ve Casper VIA ürün gruplarında cazip fırsatlar sunuyor. Güç ve performansı, günlük yaşamın her alanına ve tüm ihtiyaçlara uygun şekilde ürünler tasarlayarak sunan Casper, teknoloji tutkunlarına Kasım ayına özel kampanya müjdesi verdi. Casper’ın internet sitesinde geçerli kampanya, oyunlarda kazananı belirleyen Excalibur, profesyonel hayatta üretkenliği artıran Casper Nirvana ve kullanıcıların tüm beklentilerini karşılayan Casper VIA ürünlerinde cazip avantajlar sunuyor. Üstelik anlaşmalı kredi kartlarına 6 aya varan vade farksız taksit imkanı sunan Casper, kullanıcılara hızlı ve güvenli bir alışveriş fırsatı sağlıyor. Profesyonellerin üretkenliğini artıran yüksek performans Casper Nirvana serisi, günlük kullanım ve iş hayatına yönelik tasarımıyla profesyonellerin verimliliklerini artıran çözümler sunmaya devam ediyor. Kasım sonuna kadar geçerli kampanya ile güçlü performansı ve ergonomik özellikleriyle dikkat çeken Casper Nirvana X600 ve Nirvana C550 dizüstü bilgisayarlar, yüksek performans sunan Nirvana M500 ve Nirvana N200 masaüstü bilgisayarlar ile her alanda kullanım kolaylığı sağlayan Nirvana AIO A600 iş bilgisayarları cazip avantajlarla satışa sunuluyor. Ayrıca, ofis ve çalışma alanlarına uyum sağlayan Casper Nirvana 23.8” ve 21.5” monitörlerdeki indirimler, profesyonel süreçlerde maksimum performans elde edilmesine imkan tanıyor. Kasım ayı sonuna kadar devam edecek olan kampanya kapsamında, farklı konfigürasyon seçenekleriyle Excalibur G911, G870 ve G770 gaming dizüstü bilgisayarları ile Excalibur E750 ve E650 masaüstü bilgisayarlarda indirim geçerli olacak. Gelişmiş teknoloji ve akıllı özellikler Casper Via’da Teknolojinin hızlı ilerlemesiyle birlikte akıllı telefonlar, sadece iletişim araçları olmanın ötesinde, hayatı birçok alanda kolaylaştıran çok yönlü cihazlara dönüştü. Global teknolojik trendleri yakından takip eden Türkiye’nin teknoloji markası Casper, Kasım ayına özel gerçekleştirdiği kampanya ile kullanıcılara Casper VIA X40, A40, M40, X30 Plus ve X30 telefon modellerinde birçok avantaj sunuyor. Gelişmiş özelliklere, yüksek performansa ve yapay zeka destekli kameralara sahip Casper VIA telefon modelleri, kullanıcıların tüm beklentilerini karşılıyor. Uzun ömürlü oyun keyfi Excalibur’la mümkün Yoğun bir şekilde yüksek grafikli oyun ve programlar kullanılan cihazların performansları zamana yenik düşebilirken Excalibur, bu gibi durumlar için gerçekleştirdiği rutin performans bakımları ile hem performans kaybının önüne geçiyor hem de cihazların ömrünü uzatıyor. Bir bilgisayarda rutin olarak yapılması gereken bakımları ücretsiz bir şekilde gerçekleştiren Excalibur, Jet Servis ve Turbo Servis hizmetleriyle pek çok kolaylığı da kullanıcılara sunuyor. Aynı zamanda, Casper’ın internet adresinden Excalibur bilgisayar satın alan kullanıcılar, yanında hediye olarak verilen ergonomik ve dayanıklı Excalibur Gaming Sırt Çantası ile oyun deneyimlerini her yerde konforlu bir şekilde yaşayabiliyor.
05 Kasım 2024 Salı - 19:12
Düzce Üniversitesinde “Yapay Zekanın Yükselişi ve Geleceğin Meslekleri” programı
DÜZCE(İHA) – Türkiye Düşünce Platformu Yönetim Kurulu Başkanı Taşkın Koçak, Düzce Üniversitesi tarafından düzenlenen yapay zekanın yükselişi ve geleceğin meslekleri adlı programda yaptığı konuşmada, 2035 yılında yapay süper zeka teknolojisinin ortaya çıkacağını, bu süreçte klasik meslek sahiplerinin iş bulamayacağını ve yeni mesleklerin ortaya çıkacağı değerlendirmesinde bulundu. Düzce Üniversitesi tarafından düzenlenen “Yapay Zekanın Yükselişi ve Geleceğin Meslekleri” adlı program gerçekleştirildi. Cumhuriyet Konferans Salonu’nda programa, Düzce Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Öztürk, İş İnsanı, Araştırmacı, Yazar, Türkiye Düşünce Platformu Yönetim Kurulu Başkanı Taşkın Koçak ile üniversitenin öğretim üyeleri ve öğrencileri katıldı. “Yapay zeka dünyanın en önemli konularından biri” Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Rektör Yardımcısı Ali Öztürk, yapay zekanın dünyanın en önemli konularından biri olduğuna dikkat çekti. İnsanların yapay zekanın meslekleri nasıl etkileyeceği noktasında merak içinde olduğunu belirten Öztürk, programın faydalı olacağını söyleyerek sözlerini sonlandırdı. Klasik meslekler önemini yitirecek Programın davetli konuşmacısı Taşkın Koçak, yapay zekayı anlamanın ve bu alana yatırım yapmanın önemini dile getirdi. Yapay zeka uygulamalarını makine öğrenmesi ve derin öğrenme şeklinde açıklayan Taşkın Koçak, dar, geniş ve süper olarak yapay zeka türlerini sıraladı. 2035 yılında yapay süper zeka teknolojisinin ortaya çıkacağına işaret eden Koçak, bu süreçte klasik meslek sahiplerinin iş bulamayacağını ve yeni mesleklerin ortaya çıkacağı değerlendirmesinde bulundu. “Yapay zeka kod yazabiliyor, üretim yapabiliyor” Disiplinler arası bilgiyle donatılan yapay zekanın kod yazabildiğinin ve üretim yapabildiğinin altını çizen Taşkın Koçak, Goldman Sachs’ın öngörüsüne göre 2030 yılına kadar 300 milyon kişinin işini kaybedebileceğini sözlerine ekledi. Yapay zeka destekli yeni meslekler Yapay zekanın gelişimiyle sunumuna devam eden Taşkın Koçak, “Yapay Zeka ve Yazılım Mühendisliği, Üretken Yapay Zeka İstem Mühendisliği, Veri Mühendisi, Veri Bilimci, Veri Analisti, Siber Güvenlik Uzmanı, Metaverse Yazılımcıları, Mimarları, Uzmanları, E-Ticaret, Otonom Araç Yazılım Geliştiricisi, Nesnelerin İnterneti, Süper Bilgisayar Sistem Mühendisi, Kuantum Bilgisayarı ve İnterneti Uzmanı, Robotik Mühendisi ile Enerji Depolama ve Batarya Teknolojisi Uzmanı” gibi yapay zeka destekli geleceğin mesleklerinden örnekler vererek konuşmasını noktaladı.
05 Kasım 2024 Salı - 14:22
Robot dünyası Van’da buluşuyor
Uluslararası Robospor Dernekler Federasyonu’nun Avrasya bölümü tarafından organize edilen ’Dünya robot yarışması’ Van’da gerçekleşecek. Son yıllarda önemli organizasyonlar ile adından söz ettiren Van, 7-9 Kasım tarihleri arasında uluslararası bir buluşmaya daha ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Uluslararası Robospor Dernekler Federasyonu’nun Avrasya bölümü tarafından organize edilen ’Dünya robot yarışması’ Van’da gerçekleşecek. Uluslararası Robospor Dernekleri Federasyonu Avrasya Sorumlusu Prof. Soroush Sadegnejad yaptığı açıklamada, “Uluslararası Robospor Derneği Federasyonu (FIRA) olarak bu yarışmaları dünyanın birçok ülkesinde gerçekleştirmekteyiz. Bu yıl Türkiye’de yapmaya karar verdik. Türkiye’de çeşitli görüşmelerimiz oldu, en son Van’da yapmaya karar verdik. Van’da yapma kararı vermemizde, Van’ın stratejik konumunun yanında yetkililerin yaklaşımı ve verdiği güven ile burada yapılmasının daha başarılı olacağı kanaatine vardık. Bu yılki etkinlik inşallah başarılı olur ve önümüzdeki yıllarda daha geniş katılımlı yarışmalar yapmayı hedefliyoruz. Van’daki etkinliğimize Türkiye ile birlikte şu ana kadar yedi ülkeden katılım olmuştur” dedi. Konuyla ilgili bilgi veren Roboworld Van Cup Koordinatörü ve Ajans Asya Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Güler de, “Biz bu yarışmayı Van’a almak için çok mücadele ettik. FIRA, dünyanın birçok ülkesinde bu tür yarışmalar yapan büyük bir kuruluş. Böyle büyük etkinlikleri yapan kurumları ikna etmek hiçte kolay olmuyor. Ancak büyük bir özveri ve çaba ile önce ülkemizde sonra ilimizde yapmaya ikna ettik. Bu konuda FİRA yöneticilerine ilimize ve bize güvendikleri için teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. 2024 FIRA Avrasya Robo Dünya Kupası’nın 7- 9 Kasım tarihleri arasında Van Expo Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenleneceğini belirten Güler, “Bu önemli etkinlik, Van’ı uluslararası arenada temsil etmekle birlikte, genç yeteneklerin bilime ve teknolojiye olan ilgilerini de arttıracaktır. Son teknolojik araştırmalar ile akıllı robotikte zorlu ve motive edici kıyaslama yapmak, üst düzey öğrencilere kariyerlerinde gelişmelerine ve üretken olmalarını sağlayacak beceriler ve deneyimler kazandırmak ve alt sınıf yeni öğrencilere bilim, teknoloji, mühendislik, sanat ve matematik konularının temellerini tanıtmayı amaçlamaktır. Van’da bilime meraklı tüm halkımızı bekleriz” diye konuştu. Teknolojinin kalbinin Van’da atacağının altını çizen Güler, “Katılımcılar, geliştirdikleri akıllı robotlarla zorlu bir mücadeleye girecekler. Gençlere kariyer fırsatı sunacak olup üst düzey öğrenciler, yeni ekonomiye ayak uyduracak beceriler kazanacak ve geleceğin liderleri olmaya bir adım daha yaklaşacaklar. Yarışma sadece katılımcılar için değil, bilime meraklı tüm halkımız için de ziyarete açık olacak. Resmi FIRA Web Sitesi, Eurasia.firaworldcup.org olup, ilgilenenlerin https://www.instagram.com/firaeuarsia adresinden takip edebilirler. FIRA Avrasya Robo Dünya Kupası, Van’a sadece bir yarışma değil, aynı zamanda bir ilham kaynağı olacak. Bu önemli etkinliğe tüm halkımızın katılımını bekliyoruz” dedi.
05 Kasım 2024 Salı - 10:44
Balıkesir’de 360 derece simülasyon merkezi açıldı
Balıkesir Üniversitesi ve MRS Havacılık iş birliğiyle kurulan, Türkiye’nin İlk 360 Derece Hareket Kabiliyetine Sahip Simülasyon Merkezi düzenlenen lansman töreniyle açıldı. Gerçekleşen açılışın ardından merkezde yer alan AR-GE ve inovasyon ürünü 9 yeni ürünün tanıtımı yapıldı. Balıkesir Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde düzenlenen etkinlikte; Balıkesir Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi A.Ş. ve MRS Havacılık tarafından üniversite ve sanayi iş birliğiyle hayata geçirilen Türkiye’nin ilk 360 derece sınırsız hareket kabiliyetine sahip simülasyon merkezi protokol üyelerine ve basına tanıtıldı. Düzenlenen lansman programı; Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, İl Jandarma Komutanı Tümg. Nurettin Alkan, Garnizon ve 9’uncu Ana Jet Üs Komutanı Komutanı Tuğg. Cenk Al, MSÜ Kara Asb. MYO Komutanı Tuğg. İsmail Analı, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı Genel Müdürü Bilal Topçu, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Boz, Karesi Kaymakamı Metin Arslanbaş, İl Emniyet Müdürü Hasan Yiğit, Ak Parti Balıkesir İl Başkanı Mehmet Aydemir, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cevdet Avcıkurt, Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Mehmet Ali Aşuk, İŞBİR A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mesut Eray, dekanlar, müdürler, protokol üyeleri, BAÜN Genel Sekreteri Yemliha Yanar, MRS Havacılık yetkilileri, BAÜN TTO A.Ş. Genel Müdürü Doç. Dr. Fatmagül Tolun, BAÜN TTO ve BAÜN Teknokent yetkilileri ve üniversite personelinin katılımıyla gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan etkinlikte açılış konuşmasını yapan Balıkesir Üniversitesi Edremit Sivil Havacılık Yüksekokulu akademisyenlerinden ve MRS Havacılık yetkililerinden Teknoloji Lideri Dr. Öğr. Üyesi Aytekin Ulutaş, üniversite-sanayi iş birliğiyle ortaya konulan simülasyon merkezi ve yeni ürünler hakkında katılımcılara bilgiler verdi. Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı Genel Müdürü Bilal Topçu’da programda bir konuşma yaparak, Türkiye’nin savunma sanayisinde geldiği noktayı ve uluslararası başarılarını paylaşan bir sunum yaptı. Genel Müdür Bilal Topçu, savunma sanayinin büyümesi ve gelişmesi sürecinde kamu kuruluşlarının ve özel sektörün, üniversitelerin ve girişimcilerin imzasını taşıyan yerli ve milli projelerin önemine dikkat çekti. Ankara’da TUSAŞ’a yönelik terör saldırısını lanetleyen Topçu, yerli ve milli savunma sanayini geliştiren tüm adımların, destekçisi olduklarını sözlerine ekledi. Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu ise yaptığı konuşmada ülkemizin geleceği için büyük önem taşıyan bir dönüm noktasında olduklarını ifade ederken, uzun ve titiz çalışmalar sonucunda, Balıkesir Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi A.Ş. ile MRS Havacılık iş birliğinde geliştirilen yerli ve milli simülasyon teknolojilerinin ülkemiz için hayırlı olması dileklerinde bulundu. Rektör Oğurlu, simülasyon teknolojilerinin havacılık, savunma sanayi ve birçok farklı sektörde kritik öneme sahip olduğunu vurgulayarak; “Bu bağımlılığı kırmak ve kendi teknolojimizi geliştirerek ülkemizin teknolojik bağımsızlığını güçlendirmek adına önemli bir adım atıyoruz. Üretilen teknolojiye global düzeyde ilginin olması da gurur verici” dedi. Rektör Oğurlu, merkezin kurulmasında emeği geçenlere ve programa katılan protokol üyelerine de teşekkür etti. Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu da programda yaptığı konuşmada yerli ve milli teknoloji ve üretimin değerine dikkat çekerken; çalışan, üreten, istihdama güç katan, istihdam yapan firmaların ortaya koyduğu icraatların gurur verici olduğunu belirtti. Vali Ustaoğlu, Türkiye’nin son yıllarda ekonomide, üretimde, sanayide, ticarette yerli ve milli teknolojileri ile başarı çıtasını her geçen gün yukarıya çıkardığının altını çizerken, başarının en önemli mimarları arasında Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı uhdesindeki şirketler ile yerli girişimciler olduğunu dile getirdi. Vali Ustaoğlu, sözlerini ortaya konulan çalışmanın hayırlı olması dilekleriyle tamamladı. Açılış konuşmalarının ardından lansman programı, Vali İsmail Ustaoğlu tarafından Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı Genel Müdürü Bilal Topçu’ya plaket takdimi, Simülasyon Merkezinin açılışı ve ürün tanıtımları ile devam etti. Programda ziyaretçiler; savunma, havacılık, tanıtım ve eğlence sektörlerine yönelik ürünleri yakından inceleyerek bilgi edindiler.
05 Kasım 2024 Salı - 08:52
Karakastech: Türkiye’nin yeni teknoloji öncüsü
Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinde düzenlenen “Erzincan Savunma Sanayi Yatırımları Çalıştayı”nda birçok üniversite bünyesinde kurulan öğrenci kulüpleri geliştirdikleri projeleri sergileme fırsatı buldular. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap Kongre Merkezi Fuaye Salonunda lise öğrencilerinin bir araya gelerek geliştirdikleri ve ismini Ötüken İHA verdikleri projeyi sergileme fırsatı buldular. Ötüken İHA projesi, Polis Özel Harekât (PÖH) birimlerinin ihtiyaç duyduğu ileri düzey ihtiyaçları karşılayacak yenilikçi çözümler sunmayı hedefliyor. Açılan stant da projeye emniyet ve askeri birimleri yoğun ilgi gösterdi. Ötüken projesiyle güçlü bir vizyon ortaya koyduk Proje lideri Miraç Berkay Karakaş çalışmaları ile ilgili açıklama yaptı. Karakaş açıklamasında, “Karakastech olarak dört kişilik küçük bir ekiple başlayan yolculuğumuzda, kısa sürede büyük bir ilerleme kaydettik. Kuruluşumuzun ilk günlerinde bir ismimiz dahi yokken, Ötüken projesiyle güçlü bir vizyon ortaya koyduk. Bu proje sayesinde resmi bir web sitesi açarak başvurular almaya başladık ve yoğun bir şekilde proje geliştirmeye odaklandık. Bugün, 30 kişilik disiplinli bir ekibe sahibiz. Ekibimiz yalnızca insansız hava araçları değil, aynı zamanda insansız kara ve deniz araçları geliştirmeyi de hedeflemekte. Her alanda yer almak adına daha da geniş bir ekip kurmayı planlıyoruz. Kendi yönetim kurulumuz ve rütbe sistemimiz sayesinde, projelerimizi titizlikle ilerletiyor ve başarıyı yakalamak için disiplinle çalışıyoruz. Bu proje, tamamen terörle mücadele amacıyla geliştirildi Özellikle Ötüken İHA projesi, en gurur duyduğumuz başarılarımızdan biri olarak öne çıkıyor. Bu proje, tamamen terörle mücadele amacıyla geliştirilmiş olup, sis içinde hedef algılama gibi gelişmiş özellikler içermektedir. İnovatif teknolojilerle donatılmış Ötüken, ülkemizin güvenlik ve savunma sanayine önemli katkılar sunmayı amaçlamakta. Ülke çapında tanınan projelerle onurlandırmak en büyük hedefim Ekibin lideri olarak benim rolüm, projeleri ileriye taşıyacak stratejiler geliştirmek ve ekip üyelerimizi bu doğrultuda yönlendir. Yedi yıllık yazılım sektörü tecrübemle Mercedes gibi önemli firmalara sunumlar yapmış, kısa bir hikaye kitabı yazmış biriyim. Takım lideri olarak, ekip arkadaşlarımı yalnızca bireysel başarılarla değil, ülke çapında tanınan projelerle onurlandırmak en büyük hedefim. Yapay zekâyı yöneten, geleceği de yönetecektir Son olarak, Karakastech olarak gelecekte Baykar, TUSAŞ, Aselsan gibi şirketler arasına katılmayı ve yapay zeka alanında liderlik yapmayı hedefliyoruz. Çünkü inanıyoruz ki, yapay zekâyı yöneten, geleceği de yönetecektir” ifadelerini kullandı.
04 Kasım 2024 Pazartesi - 14:32
10. ÖRAV Eğitim Şenlikleri Ardahan Bilim ve Sanat Merkezi’nde Gerçekleşti
Ardahan Bilim ve Sanat Merkezi, Ardahan İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve ÖRAV ortaklığında düzenlenen 10. ÖRAV Eğitim Şenlikleri’ne ev sahipliği yaptı. Etkinlikte, eğitim alanında uzman isimler tarafından çeşitli atölye çalışmaları gerçekleştirildi. Güldemet Özdemir’in Ebru Atölyesi, Yıldız Dede’nin Oyun Terapisi, H. Aytuğ Çelik’in Etkili Hitabet ve Beden Dili, Nebat Zorba’nın Eğitim Koçluğu ile Dr. Arif Cem Topuz’un Eğitimde Yapay Zeka: Öğretmenler İçin Pratik Uygulamalar konulu atölyeleri katılımcılara yeni bilgiler ve deneyimler sundu. Etkinliğe ÖRAV temsilcisi Engin Güven’in yanı sıra, İlham Veren Konuşmacı olarak Dr. Selçuk Yusuf Arslan da katıldı. Ardahan İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Uzantı, katılımcılara belge takdim ederek etkinliğe katkı sağlayan herkese teşekkür etti. Atölye çalışmalarının ardından katılımcılar, öğrendikleri bilgilerle eğitim süreçlerine yeni bir bakış açısı kazandırmayı hedefliyor.
04 Kasım 2024 Pazartesi - 12:17
Kentsel Dönüşüm ve Sürdürülebilir Şehirler Çalıştayı
Sinop’ta “Kentsel Dönüşüm ve Sürdürülebilir Şehirler Çalıştayı” gerçekleştirildi. Program, Sinop Üniversitesi ve Türkiye Bilimler Akademisi’nin tanıtım filmlerinin gösterimiyle başladı. Çalıştayın açış konuşmasını yapan TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Yürütücüsü Prof. Dr. Mehmet Emin Aydın, çalıştayın içeriği ve hedefleri hakkında bilgiler verdi. Programda selamlama konuşması yapan Sinop Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şakir Taşdemir, “Büyük medeniyet yürüyüşümüzün köşe taşlarından ve şehirlerimizin yeniden inşa süreci faaliyetlerinden olan kentsel dönüşümü ve bu inşanın sürdürülebilirliğini konu edinen çalıştayımızı, Karadeniz’in incisi, yeşili ve doğasıyla güzel bir ada şehri, tarihi kültürü ile kadim şehir Sinop’ta gerçekleştirmiş olmanın mutluluğunu ve onurunu yaşıyoruz” dedi. Son olarak konuşan Türkiye Bilimler Akademisi(TÜBA) Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, "Türkiye Bilimler Akademisi olarak, ülkemizin şehirleşme süreçlerinde karşılaştığı sorunlara bilimsel çözümler sunmak ve geleceğe yön vermek amacıyla önemli çalışmalar yürütüyoruz. Şehirlerimizi inşa ederken yapılan hataların tespit edilmesi ve sürdürülebilirlik ilkesine dayalı düzeltici adımların atılması, bizler için bir zorunluluktur” diye konuştu. Protokol konuşmalarının ardından oturumlara geçildi. Yerel ve uluslararası örneklerin paylaşıldığı oturumlarda, çevresel planlamanın şehir yaşamına sağladığı katkılar ve bu süreçten elde edilen deneyimler detaylı olarak değerlendirildi. Ayrıca Türkiye’nin en önemli gerçeklerinden biri olan deprem riski ve şehir-yapı ilişkisinin de ele alındığı çalıştayda depremle mücadelede şehirlerin dayanıklılığının artırılması ve yapı güvenliğinin sağlanması için çözüm önerileri sunuldu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder