TEKNOLOJİ
Bakan Kacır: "Milli seyir füzemiz SOMJ, canlı harp başlığıyla gerçekleştirilen son atış testinde hedefini tam isabetle vurdu" 21 Mart 2026 Cumartesi - 12:32:39 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "TÜBİTAK SAGE imzalı milli seyir füzemiz SOMJ, canlı harp başlığıyla gerçekleştirilen son atış testinde hedefini tam isabetle vurdu" dedi. Bakan Kacır, resmi sosyal medya hesaplarından TÜBİTAK SAGE tarafından milli imkanlarla geliştirilen seyir füzesi SOM-J’nin canlı harp başlığıyla gerçekleştirilen son atış testini başarıyla tamamladığını duyurdu. Bakan Kacır, SOMJ füzesinin kabiliyetlerini gösteren videoyu paylaştı. "Milli seyir füzemiz SOMJ, canlı harp başlığıyla gerçekleştirilen son atış testinde hedefini tam isabetle vurdu" SOM-J’nin stratejik sahada Türkiye’nin caydırıcılığını önemli ölçüde artıracağını vurgulayan Kacır, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "TÜBİTAK SAGE imzalı milli seyir füzemiz SOMJ, canlı harp başlığıyla gerçekleştirilen son atış testinde hedefini tam isabetle vurdu. Alçaktan uçuş kabiliyeti ve yüksek manevra yeteneğiyle kritik taarruz görevleri için geliştirilen füzemiz; yüksek hassasiyet ve düşük görünürlük özellikleriyle sahada önemli bir güç çarpanı olacak." Füzenin özellikleri Kacır, SOM-J’nin KAAN ve KIZILELMA platformlarına entegrasyon sürecinin de tüm hızıyla sürdüğünü bildirdi. Füzenin teknik özelliklerine ilişkin bilgi veren Kacır, SOM-J’nin düşük görünürlük, yüksek manevra kabiliyeti, atış sonrası kontrol ve ağ destekli harekat yetenekleriyle öne çıktığını belirtti. Kacır, füzenin kızılötesi görüntülemeli arayıcı başlık, otomatik hedef algılama ve zırh delici harp başlığına sahip olduğunu; kara hedeflerinin yanı sıra sabit ve hareketli su üstü unsurlara karşı da etkin şekilde kullanılabildiğini kaydetti. Aynı zamanda Kacır açıklamasında, "Bu başarıda katkısı olan tüm paydaşlarımızı, gece gündüz gayret gösteren mühendislerimizi ve teknisyenlerimizi tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı.
18 Mart 2026 Çarşamba - 14:38 OMÜ Planetaryum’da personele uzay yolculuğu yaşatan sunum Samsun’da, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) bünyesinde faaliyet gösteren Gözlemevi-Planetaryum’da Genel Sekreterlik personeline yönelik işitsel ve görsel sunum gerçekleştirildi. Planetaryum sorumlusu Dr. Selami Kalkan tarafından yapılan sunumda, katılımcılara uzayın derinliklerine uzanan kapsamlı bir anlatım sunuldu. Gezegenlerden yıldızlara, ışık hızından karadeliklere kadar birçok başlıkta yapılan bilgilendirmeler sinevizyon gösterimiyle desteklendi. Programda planetaryumun teknik altyapısına da değinildi. 7 metre çapında kubbeli yapıya sahip sistemin, balık gözü (fisheye) mercekli özel projeksiyon cihazı sayesinde katılımcılara gerçeğe yakın üç boyutlu bir izleme deneyimi sunduğu aktarıldı. Sunum kapsamında Stellarium programı ve özel efektler kullanılarak yön bulma teknikleri, takımyıldızları, göktaşı yağmurları ve galaksiler etkileşimli şekilde anlatıldı. Güneş’in batışıyla birlikte gökyüzünde beliren gezegenler ve yıldızların hareketleri sanal ortamda gösterilerek katılımcıların uzay gözlemlerine ilişkin farkındalığı artırıldı. Kutup yıldızının bulunması, Zodyak kuşağı ve takımyıldızlarının mitolojik karşılıklarının da ele alındığı programın ardından planetaryum ortamında evrene ilişkin yaklaşık 20-25 dakikalık film gösterimi yapıldı. Etkinlik, katılımcıların planetaryum deneyimini yerinde gözlemlemesinin ardından sona erdi. Her yıl farklı yaş gruplarından binlerce ziyaretçiyi ağırlayan planetaryumda gösterimlerin hafta içi 09.30, 11.00, 13.30 ve 15.00 saatlerinde gerçekleştirildiği, salonun 30 kişilik kapasiteye sahip olduğu ve rezervasyon için en az 20, en fazla 30 kişilik grupların kabul edildiği belirtildi. Gözlemevinde ise Karadeniz Bölgesi’nde uygun gözlem gecelerinin sınırlı olması nedeniyle yalnızca belirli günlerde ve uygun hava koşullarında bilimsel gözlem yapılabildiği ifade edildi.
18 Mart 2026 Çarşamba - 10:32 Dicle Elektrik’ten ekonomiye 642 milyon liralık katkı Dicle Elektrik, son beş yılda 3 bin 441 trafonun geri dönüşümünü gerçekleştirerek 642 milyon liraya denk gelen ekonomik kaynağın korunmasını sağladı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan 6 ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Dicle Elektrik, çevre ve ekonomi odaklı projelerine hız kesmeden devam ediyor. Diyarbakır ve Şanlıurfa’da bulunan trafo geri dönüşüm atölyelerini modernize ederek kapasitesini artıran şirket, kullanım ömrünü tamamlamış ya da çeşitli nedenlerle devre dışı kalan trafoları yenileyerek enerji altyapısına kazandırıyor. Çeşitli nedenlerle kullanım dışı kalan trafoların yenilenerek tekrar hizmete sunulduğunu ve bu sayede sürdürülebilir ekonomiye katkı sağlandıklarının altının çizen Dicle Elektrik Şebeke Operasyonlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nedim Tüzün, "Diyarbakır ve Şanlıurfa’daki geri dönüşüm merkezlerimiz bölgemiz için önemli bir değer oluşturuyor. Son beş yıl içinde çeşitli nedenlerle kullanım dışı kalmış Diyarbakır’daki merkezde 2 bin 2, Şanlıurfa’daki merkezde ise bin 439 trafonun geri dönüşümünü başarıyla gerçekleştirdik. Böylece hizmet verdiğimiz 6 ilin tamamına hitap eden iki merkezimizde toplamda 3 bin 441 trafo yenileyerek tekrar kullanıma hazır hale getirdik. Döngüsel ekonominin en güzel örneklerinden olan bu çalışmalarımızla ekonomimize yaklaşık 642 milyon liralık bir katma değer sağladık. Ciddi yatırımlarla modernize ettiğimiz geri dönüşüm atölyelerimiz aynı zamanda sahada görev yapan teknik ekiplerimiz için de önemli birer uygulama ve eğitim alanı işlevi görüyor. Burada yapılan çalışmalar hem operasyonel verimliliği artırıyor hem de teknik personelimizin deneyimini geliştiren birer eğitim merkezi niteliği taşıyor" dedi. Dicle Elektrik tarafından modernize edilen geri dönüşüm atölyelerinde trafoların yenilenmesinin yanı sıra çevresel etkileri azaltan çalışmalar da yürütülüyor. Atölyelerde yüzlerce ton trafo yağı rafine edilerek yeniden kullanılabilir hale getiriliyor. Bu sayede hem maliyet avantajı sağlanıyor hem de çevreye verilmesi muhtemel zararların önüne geçiliyor. Aşırı yüklenme, kaçak tüketim veya dış müdahaleler gibi nedenlerle kullanılamaz hale gelen trafoların yeniden değerlendirilmesi, enerji altyapısının daha sürdürülebilir şekilde yönetilmesine de katkı sunuyor.
18 Mart 2026 Çarşamba - 10:00 Çay atığından antibakteriyel ürün geliştirdiler Rize TOBB Fen Lisesi öğrencileri çay atığından yüzde 100’e yakın antibakteriyel özellik taşıyan yenilikçi bir kaplama ürünü geliştirdiler. Türkiye’nin çay başkenti Rize’de, çay atığından yola çıkan lise öğrencileri dikkat çekici bir bilimsel çalışmaya imza attı. Rize TOBB Fen Lisesi 10. sınıf öğrencileri Derin Şengül, Çağan Gültekin ve Leyla Omar, bölgede büyük miktarlarda oluşan çay atığını değerlendirerek antibakteriyel özellik taşıyan yenilikçi bir kaplama geliştirdi. Yılda 83 bin ton çay atığı Çay bahçelerinden toplanan yeşil çay filizlerinin fabrikalarda işlenirken ayrılan lifli kalın kısımları; çay atığı veya çay çöpü olarak adlandırılıyor. Araştırmalara göre Türkiye’de çay üretimi sonucunda yılda yaklaşık 83 bin ton çay atığı oluşuyor. Öğrenciler, bu büyük atık kaynağını bilimsel bir fırsata dönüştürerek çay posasındaki doğal bileşenleri kullanıp gümüş nanoparçacıklarla güçlendirilmiş hijyenik bir yüzey kaplama teknolojisi geliştirdi. Gümüşün yeşil yolculuğu "Gümüşün Yeşil Yolculuğu: Atık Çay Polifenolleri ile Güçlendirilmiş Hijyenik Kaplama Teknolojisi" adı verilen proje, yapılan laboratuvar testlerinde yüzde 99,5’e varan antibakteriyel etki göstererek dikkat çekti. Proje aynı zamanda TÜBİTAK 2204A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda binlerce proje arasından ilk 6’ya girerek önemli bir başarı elde etti. Sağlık ve hijyen alanında oldukça önem taşıyan projenin farklı testler yapılarak daha da geliştirilmesi hedefleniyor. Antibakteriyal kalkan Geliştirilen antibakteriyel kaplama, su bazlı vernik ve benzeri kaplama malzemelerine entegre edilerek farklı yüzeylerde kullanılabilecek şekilde tasarlandı. Boya, vernik ve çeşitli kaplama ürünlerinin içine katılarak duvarlar, masa yüzeyleri, kapı kolları gibi temasın yoğun olduğu alanlarda uygulanabileceği belirtildi. Özellikle hastaneler, laboratuvarlar, gıda üretim tesisleri ve kuaförler gibi hijyenin kritik olduğu ortamlarda yüzeyleri bakterilere karşı daha güvenli yapacağı ifade edildi. "Sıfır atık kapsamında, çay atığını değerlendirdik" Projenin fikir aşamasını anlatan öğrencilerden Derin Şengül, bakterilerin yüzeylerde oluşturduğu risklerin bu çalışmanın çıkış noktası olduğunu belirtti. Şengül, "Yaptığımız araştırmalarda bakterilerin birçok yüzeyde ciddi sorunlara yol açtığını gördük. Antibakteriyel kaplamaların bu soruna karşı etkili bir çözüm olduğunu fark ettik ancak bu kaplamaların çok yaygın kullanılmadığını gördük. Bu nedenle kendi kaplamamızı geliştirmeye karar verdik. Gümüş nanoparçacıklar geniş yüzey alanı sayesinde güçlü antibakteriyel özellik gösteriyor. Bu yüzden ana ham madde olarak gümüş nanoparçacık kullanmaya karar verdik. Bunun yanında sıfır atık yaklaşımı kapsamında çay atığını değerlendirmeyi hedefledik" şeklinde konuştu. Hastanelerden okullara kadar geniş kullanım alanı Projede yer alan öğrencilerden Leyla Omar ise bakterilerin yalnızca hastanelerde değil günlük yaşamın birçok alanında bulunduğunu söyledi. Omar, "Kaplamayı üretirken çevre dostu yeşil sentez yöntemini kullandık. Ayrıca su bazlı vernik ile gümüş iyonlarını entegre ettik. Bu sayede kokusuz ve renksiz bir kaplama elde ettik. Duvarlar, masa yüzeyleri ve birçok farklı yüzeyde kullanılabilir. Hastaneler ve sağlık kuruluşları, laboratuvarlar, kuaförler, gıda üretim tesisleri, okullar ve toplu yaşam alanları olabilir. Yaptığımız testlerde bakterilerin üremesi için en uygun ortamda bile kaplamanın yüzde 99,5’e varan antibakteriyel etki gösterdiğini gördük. Farklı ortamlarda yaptığımız deneylerde yüzde 100’e varan antibakteriyel etkinlik de gözlemledik" dedi. Zorlu ama başarılı bir süreç Projede yer alan öğrencilerden Çağan Gültekin ise projenin uzun ve zorlu bir çalışma süreci sonunda ortaya çıktığını söyledi. Gültekin, "Proje boyunca ekip olarak sürekli birlikte çalıştık. Bazen derslerle birlikte yürütmek zor oldu, çok yorulduk ve bazı denemelerde başarısız olduk. Ancak pes etmedik. Her başarısızlıktan sonra tekrar denedik ve hatalarımızdan öğrenmeye çalıştık. Sonunda böyle bir proje ortaya çıktı ve projemizin daha da gelişeceğine inanıyoruz" diye konuştu. "Farklı çalışmalar öğrencilerime ilham verdi" Projeye rehberlik eden Rize TOBB Fen Lisesi Kimya Öğretmeni Kadriye Dinç, öğrencilerin yerel bir atıktan yola çıkarak böyle bir teknoloji geliştirmesinin oldukça değerli olduğunu söyledi. Dinç, "Uzun yıllardır öğrencilerle birlikte projeler yaparak onları bilimle tanıştırmaya çalışıyorum. Okulumuzda artık bilimle ilgili bir kültür oluştu diyebilirim. Gerçekten öğrencilerimiz çok meraklı ve bu meraklarının her geçen gün arttığını görüyorum. Onların bu ilgisi bize yansıyınca biz de kayıtsız kalamıyoruz. Sene başında öğrencilerim ’Hocam çok güzel bir proje fikrimiz var’ dediklerinde ben de gerçekten çok heyecanlanmıştım. Projeyi dinlediğimde değerli bir çalışma olabileceğini düşündüm ve öğrenciler araştırmalarına başladılar. Ülkemizde yürütülen sıfır atık politikası ve yeşil sentez yaklaşımı, yani çevreye zarar vermeden faydalı ürünler üretme çabası her geçen gün daha da önem kazanıyor. Öğrencilerimiz de bu yaklaşımın içinde olmak istediler. Çalışmalarında bir atık ürün kullanmayı düşündüler ve bunun yerel bir atık olmasını istediler. Rize’de çok sayıda çay fabrikası var ve bu nedenle oldukça fazla çay atığı oluşuyor. Çay üzerine yapılan farklı çalışmalar da öğrencilerimize ilham verdi. Üniversitemizde ve çeşitli kurumlarda çay atığıyla ilgili çok güzel projeler yapıldığını gördüler. Bunun üzerine ’Öğretmenim biz de çay atığını kullanabiliriz’ diyerek çalışmaya başladık" dedi. "Test sonuçları başarılı çıktı" Projede sağlık alanına yönelik bir çözüm geliştirmeyi hedeflediklerini belirten Dinç, çalışmanın nanoteknoloji ve çevre dostu üretim anlayışını buluşturduğunu ifade etti. Dinç, "Ne yapabiliriz diye düşünürken sağlık alanına yöneldik. COVID-19 pandemisi ve hastane enfeksiyonları gibi sorunlar öğrencileri bu alanda bir çözüm geliştirmeye yönlendirdi. Gümüş, altın ve çinko gibi parçacıkları değerlendirmeye başladılar. Gümüşün antibakteriyel özelliği biliniyor ancak maliyeti yüksek. Biz de gümüşü çay atıklarıyla birleştirerek nanoteknoloji yardımıyla nano düzeyde üretip kaplama malzemesine entegre ederek antibakteriyel bir ürün elde etmeyi hedefledik. Yaptığımız analizler sonucunda çayın bu çalışma için oldukça uygun bir materyal olduğunu gördük. Öğrenciler su bazlı ve çevre dostu bir vernik kullanarak elde ettikleri nanoparçacıkları kaplamaya entegre ettiler. Böylece yüzeylere uygulanabilecek bir kaplama ürünü ortaya çıktı. Küçük bir prototip oluşturduk ve bunu ilimizdeki ilgili kurumların laboratuvarlarında test ettik. Sonuçlar bizi gerçekten heyecanlandırdı çünkü kaplamanın antibakteriyel özellik gösterdiği görüldü. Proje şu anda geliştirme aşamasında. Ar-Ge çalışmalarıyla ilerletmeyi planlıyoruz. Hastaneler, laboratuvarlar, gıda sektörü ve bakterinin üreyebildiği birçok ortamda kullanılabileceğini düşünüyoruz. TÜBİTAK 2204A yarışmasında binlerce proje arasından önce ilk 6’ya girdik. Bu bizim için çok önemli bir motivasyon oldu. Henüz ticari bir teklif yok ancak proje geliştikçe çok daha güzel sonuçlar ortaya çıkacağına inanıyoruz" diye konuştu. Pandemiler ve bulaşıcı hastalıklar açısından önemi COVID-19 pandemisi, virüs ve bakterilerin yüzeyler üzerinden de hızla yayılabildiğini tüm dünyaya gösterdi. Hastaneler, okullar, toplu taşıma araçları ve kamuya açık alanlarda yüzey hijyeninin ne kadar kritik olduğu bu süreçte daha net ortaya çıktı. Rize TOBB Fen Lisesi öğrencilerinin geliştirdiği antibakteriyel kaplama, bu açıdan önemli bir potansiyel taşıyor. Yüzeylerde bakteri oluşumunu büyük ölçüde engelleyebilen bu teknoloji; özellikle hastaneler, laboratuvarlar, gıda üretim tesisleri ve toplu kullanım alanlarında hijyen seviyesini artırabilecek bir çözüm olarak değerlendiriliyor. Yerel bir tarım atığı olan çay atığından geliştirilen bu kaplama, bulaşıcı hastalıklarla mücadelede çevre dostu ve yenilikçi bir yaklaşım sunması bakımından dikkat çekiyor.
ULAK Haberleşme, 6G patent başvurularında 100’ü aştı
03 Kasım 2024 Pazar - 11:21 ULAK Haberleşme, 6G patent başvurularında 100’ü aştı ULAK Haberleşme A.Ş. (ULAK), ticari şebeke operatörlerinin kullandığı mobil ve geniş bant haberleşme sistemlerine yönelik yerli ve millî ürünlerle Türkiye’nin iletişim teknolojilerine katkı sağlıyor. ULAK’ın Ar-Ge çalışmaları neticesinde şimdiye kadar 113 patent başvurusunda bulunuldu. Bu başvuruların 30’i Patent İşbirliği Anlaşması (PCT) kapsamında uluslararası düzeyde yapılırken, 7’si ABD’ye, 76’ü ise ulusal patent başvurusu olarak belirtildi. Ayrıca, bugüne kadar 27 patent tescil edildi. 1 tanesi ABD Patent ve Marka Ofisi (USPTO) tarafından, 26 tanesi ise Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından onaylandı. ULAK’ın 6G Teknolojisi İçin Ar-Ge çalışmaları sürüyor Şirket, 6G teknolojisinin geliştirilmesine yönelik; yapay zeka, karasal olmayan ağlar, kanal kontrol mekanizmaları, çoklu erişim teknikleri, hücresel olmayan ağlar, RAN teknolojileri ile Ar-Ge çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Bu çalışmalar sonucunda “Standarda Esas Patentler” (SEP) olarak adlandırılan, 6G teknolojisinin standartlarını belirleyecek patentler üretmek şirketin hedefleri arasındadır. ULAK, gelecekte 6G teknolojisinin iletişim dünyasında büyük bir rol oynayacağı bilinciyle, geliştirdiği patentlerin sektördeki standartların belirlenmesine ve mevcut teknolojilerin daha ileri taşınmasına katkı sağlayacağına inanıyor. Patent süreçlerinde akademik iş birlikleri öne çıkıyor ULAK, üniversiteler ve akademisyenlerle kurduğu iş birlikleriyle teknoloji geliştirme ve patent alma süreçlerini eş zamanlı olarak yürütüyor. ULAK Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları Ekibi (FSMH Ekibi), patent portföyünü yönetirken aynı zamanda fikri mülkiyet haklarını koruma, ticarileştirme ve bunlarla ilgili çalışmalar yürütüyor. Şirketin patent portföyü, ticarileşme potansiyeline sahip yenilikçi fikirleri içeriyor ve uluslararası standartları belirleyecek önemli adımlar atılıyor.
Türkiye’de yatırımlar devam ediyor
02 Kasım 2024 Cumartesi - 17:18 Türkiye’de yatırımlar devam ediyor Krize rağmen Türkiye’de yatırımlar hız kemeden yoluna devam ediyor. Kablo rakoru imalatı konusunda Avrupa’nın önde gelenlerinden olduklarının altını çizen RSM Grup Başkanı Rıdvan Mertoz, yeni tesisler için 26 milyon euro yatırım yaptıklarını belirterek, "Bu ortamda yeni yatırım yapmaya devam ediyoruz, araştırıyoruz. Avrupa’da kendi sektörümüze yakın uygun firma bulursak almayı düşünüyoruz. 3 yıl önce Bımed’in yüzde 60’ını almaya karar verdik. Eski yerimizde bir dağınıklık vardı ve sirkülasyon çok sağlıklı değildi. Dağınıklığın maliyeti arttırdığına inanıyoruz. Bu yüzden İstanbul’dan çok uzaklaşmadan Deliklikaya’da yeni bir tesis kurmayı tercih ettik. Yapıyı en verimli olacak şekle getirdik. Kapasiteyi en az yüzde 20 daha artıracağımız bir yer olacak. Yeni tesiste çalışan memnuniyetini artırmak için sosyal imkanlar ve ferah ortamlar oluşturmaya çalıştık. Yeni tesis için son teknoloji yeni makineler aldık. Bu makinalarla birlikte bize toplamda 26 milyon euroya mal oldu. Bu yatırımı yaparken gerçekten yorulduk. Biz finale geldik ve yatırımımızı bitirdik. Medical üretimi ile başladığımız yolculuğumuzda kablo rakoru üretimiyle büyüdük. Şu anda toplam cironun yüzde 90’ı kablo rakorundan geliyor. Avrupa’da üretim anlamında ilk sırada, dünyada da ilk 5 üreticiden biriyiz. Mevcut durumu aşmak ve pazardan daha fazla pay alabilmek için canla başla çalışıyoruz. Bizim sektörümüz dünya genelinde ortalama yüzde 25-30 küçülmesine rağmen biz yeni pazarlara girerek başa baş noktalarda götürüyoruz. Amerika ve Uzakdoğu’daki payımızı artırmaya çalışıyoruz, Türki Cumhuriyetleri için özel çalışmalar yapıyoruz, Ortadoğu toz duman içerisinde olmasına rağmen orada da çok çabalıyoruz, Kanada’dan Avustralya’ya kadar 85’ten fazla ülkeye satış yapıyoruz. Hemen hemen her hafta ortaklarımızla ayrı ayrı ülkelere, ayrı ayrı fuarlara giderek bu mücadeleyi devam ettiriyoruz” dedi.
Kablosuz ıslak ve kuru süpürge kategorisine Tineco yorumu
02 Kasım 2024 Cumartesi - 11:48 Kablosuz ıslak ve kuru süpürge kategorisine Tineco yorumu Son dönemde dev markaların ev elektroniğine olan ilgileri arttı. Ürün yelpazesi de bu ilgiye oranlı genişlemeye devam ediyor bu bağlamda robot süpürgeler ve kablosuz dikey süpürgeler ise en çok dikkat çekenler arasında. Kablosuz dik süpürgelerin yeni kategorisi ’ıslak ve kuru süpürgeler’ ise kullanıcılara yeni kolaylıklar sunması ve farklı iki işin tek bir seferde yapılmasına imkan tanıdığı için tercihler arasına girdi. Son yıllarda geleneksel süpürgelere rakip olan kablosuz dikey şarjlı elektrikli süpürgeler öne çıkmaya başladı. Süpürmenin yanında paspaslayan ıslak-kuru seçenekli süpürgeler iki işi bir arada yapmasıyla özellikle dikkat çekiyor. Yeni kategorinin iddialı markalarından Tineco da FLOOR ONE Stretch S6’yı tanıttı. Akıllı ıslak ve kuru kablosuz şarjlı süpürge ailesi FLOOR ONE serisinin yeni üyesi, 180 dereceye kadar bükülebilen tasarımıyla mobilyaların altını kolayca süpürüp paspaslıyor. Sadece 13 cm’lik yüksekliği ile yatak ve kanepeler gibi mobilyaların altındaki zorlu köşelere kolaylıkla erişilebiliyor. Yüksek manevra kabiliyeti ve ultra kompakt tasarımı, dar alanlarda bile zahmetsiz kullanım sağlıyor. MHCBS Teknolojisi sayesinde güçlü emiş gücü ve kirli su ayırma sistemi ile her kullanımda lekesiz bir sonuç elde edilmesine imkan tanıyor. FlashDry kendini temizleme sistemi ile 70 derece santigrat sıcaklıkta suyla rulo fırçası ve borusunu 2 dakika içinde temizliyor. Ardından 70 derece santigrat sıcaklıkta hava ile kurutma yaparak, fırça rulosunun hijyenik kalmasını ve bir sonraki kullanım için hazır olmasını sağlıyor.40 dakika boyunca kesintisiz kullanım ile 230 metrekareden fazla alanı etkin şekilde temizliyor.
Yeni nesil 50G PON ve FTTR teknolojileri bir arada denendi
02 Kasım 2024 Cumartesi - 11:24 Yeni nesil 50G PON ve FTTR teknolojileri bir arada denendi Türk Telekom, yenilikçi teknolojiler konusunda önemli adımlar atıyor. Türk Telekom ve ZTE iş birliği ile, Avrupa’nın ilk 50 Gbps genişbant erişimine sahip, FTTR (odaya kadar fiber) pilot uygulamasının gerçekleştirildiği açıklandı. Üç ayrı dalga boyunu birlikte taşıyan ve tek bir fiber elyaf içinde 50G PON teknolojisini kullanan pilot uygulama aynı zamanda yüksek hızlarda kablosuz Wi-Fi çözümünü destekliyor. Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik eden şirketlerden biri olan Türk Telekom, kullanıcılarını yeni nesil çözümlerle buluşturmak üzere, yüksek teknoloji birikimiyle önemli çalışmalarını sürdürüyor. Yapılan açıklamaya göre; Türk Telekom, ZTE iş birliği ile Avrupa’nın ilk 50 Gbps geniş bant erişimine sahip FTTR çözüm ağının pilot uygulamasını gerçekleştirdi. Üç ayrı dalga boyunu tek bir fiber elyafta toplayabilen 50G PON + FTTR teknolojisi, kullanılan fiber optik altyapıyı bina içi lokasyon bazlı yayarak dijital ağ oluşturmayı hedefliyor. Bu çözüm, tek bir ağ üzerinden 50GE optik erişimi sağlarken, 10Gbps’e varan hızlarda kablosuz Wi-Fi kapsaması sunuyor. Çok daha fazla sayıda kullanıcının aynı anda Wi-Fi ağına erişebildiği bu teknoloji, yüksek bant genişliği ihtiyacını karşılarken aynı zamanda akıllı üretim, sağlık ve eğitim sektörleri için de büyük önem taşıyor. “Avrupa’nın ilk 50G PON + FTTR çözümünü başarılı bir pilot uygulamayla gerçekleştirdik” Konu hakkında değerlendirmede bulunan Türk Telekom Network Genel Müdür Yardımcısı Zafer Orhan, “Türkiye’nin dijital dönüşümünün lideri olarak, ülkemizi yeni nesil teknolojilerle buluşturmak için çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz. ZTE ile gerçekleştirdiğimiz bu değerli iş birliği sayesinde Avrupa’nın ilk 50G PON + FTTR çözümünü başarılı bir pilot uygulamayla gerçekleştirdik. Wi-Fi çözümlerinin daha geniş bir alanda ve daha etkin bir şekilde kullanılmasını sağlayacak bu teknolojinin, önümüzdeki dönemde, birçok sektörün dijitalleşmesinde önemli rol oynayacağını düşünüyoruz” şeklinde konuştu. ZTE Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Netaş Yönetim Kurulu Başkanı Peng Aiguang, “ZTE her dönemde Türk Telekom ile stratejik ortaklıklar yürütmüştür. Yenilikçi teknolojileri ve çözümleri şirket ile birlikte hayata geçirerek öncü adımlar atıyoruz. Kurumsal müşteri pazarındaki gücümüzü, şirket ile birlikte yaptığımız 50G PON + FTTR çalışmalarıyla daha üst noktalara taşıyacağına inanıyoruz. Bu çözüm, işletmelere yüksek bant genişliği sağlarken, aynı zamanda bu platforma bağlı cihaz sayısında artış ve yüksek güvenlikli optik ağ kabiliyetleri sunuyor” dedi.
Lavender Robotics’in ’Bilimin ötesinde yolculuk’ projesi başladı
02 Kasım 2024 Cumartesi - 10:00 Lavender Robotics’in ’Bilimin ötesinde yolculuk’ projesi başladı Manisa’nın ilk ve tek çocuk derneği olan Geleceği Tasarlayan Gençler Derneği çatısı altında çalışmalarını yürüten Lavender Robotics takımı ’Bilimin ötesinde yolculuk’ projesini deprem bölgesi Adıyaman’daki konteyner kentlerden başlattı. Proje, dezavantajlı bölgedeki çocukları bilim ve teknolojiyi ulaştırarak öğrencilerin hayallerine giden yolda potansiyellerini keşfetmelerine yardımcı olmayı amaçlıyor. Geleceği Tasarlayan Gençler Derneği çatısı altında çalışmalarını yürüten Lavender Robotics takımı ‘Bilimin Ötesinde yolculuk/ Journey Beyond Science’ Projesi kapsamında 24-28 Ekim 2024 tarihlerinde Adıyaman’a gitti. Adıyaman’a Dernek Başkanı Ege Kazıl, takım öğrencisi İbrahim Cingöz, takımın mentörleri olan Hülya Ergül Kazıl ve Akın Bozacı’nın gittiğini belirten Dernek Başkan Yardımcısı Ada Kazıl, proje amacının dezavantajlı bölgelerdeki çocuklara bilim ve teknolojiyi ulaştırarak eşit haklara sahip olmalarını sağlamak ve toplumsal eşitliği teşvik etmek olduğunu söyledi. Hem becerileri gelişiyor hem iletişim güçleri Proje kapsamında ilk durakları olan Adıyaman’da K-2A, K-2B, P-2 konteyner yaşam kentlerinde ve Adıyaman Gençlik Merkezinde faaliyet gösterdiklerini anlatan Dernek Başkan Yardımcısı Ada Kazıl, “Projemiz kapsamında pek çok dezavantajlı bölge ve okullarda bulunan öğrencilere ulaşmayı hedefliyoruz. Çocukların STEM+A alanlarına olan ilgilerini artırmak, hayal güçlerini ve yaratıcılıklarını geliştirmek için robotik eğitimleri sunuyoruz. Bu eğitimler aracılığıyla bilimsel düşünme becerilerini geliştirirken, Akın Bozacı hocamızın düzenlediği etkili iletişim eğitimi ile kendilerini ifade etme yeteneklerini güçlendirmeyi hedefliyoruz.” dedi. Dezavantajlı bölgelerdeki çocukların yaşamlarına dokunarak toplumsal bir etki oluşturma hedefinde olduklarını kaydeden Kazıl açıklamasını şöyle tamamladı: “Robotik kodlama eğitimi, Marshmallow Challenge gibi STEM+A alanlarındaki etkinliklerle, takım çalışmasını teşvik ederek yaratıcı düşünme becerilerini eğlenerek geliştirecekler. ‘Bilimin ötesinde Yolculuk / Journey Beyond Science’ projemiz ile öğrencilerin hayallerine giden yolda bir adım atmayı ve onların potansiyellerini keşfetmelerine yardımcı olmayı amaçlıyoruz. Bu projeyle, dezavantajlı bölgelerdeki çocukların yaşamlarına dokunarak toplumsal bir etki oluşturmayı hedefliyoruz. Projemizin Adıyaman durağında Lavender Robotics takımına desteklerini esirgemeyen Adıyaman Vali Yardımcısı Ali Erdoğan başta olmak üzere Adıyaman Yeşilay Şube Başkanı Bahattin Tunç, T3 Adıyaman sorumlusu Furkan Karaca, K-2 Konteyner Kent Geçici Konaklama Merkezi çalışanları, K-2B Konteynır Kent Geçici Konaklama Merkezi çalışanları ile sorumlusu Sinan Çelik’e ve P-2 Konteyner Kent Geçici Konaklama Merkezi sorumlusu Asiye Anaç’a ve takımı evlerinde konuk eden Adıyamanlı İbrahim Acet-Ayşegül Acet çiftine teşekkür ederiz. Ayrıca çocuklara dağıtılmak üzere kitap desteği veren STM şirketi yöneticisi Kemal Işıtan, çocuklara bere ve şapka ören Manisa Umut Vagonuna teşekkür ederiz.”
ICANN81 Yıllık Genel Toplantısı, BTK ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenecek
01 Kasım 2024 Cuma - 14:31 ICANN81 Yıllık Genel Toplantısı, BTK ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenecek İnternet Tahsisli İsimler ve Numaralar Kurumu’nun (ICANN) Yıllık Genel Toplantısı, BTK ev sahipliğinde 9-14 Kasım tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenecek. Etkinlikte, küresel internet yönetişiminin geleceği üzerine görüşmeler yapılacak. İnternet Tahsisli İsimler ve Numaralar Kurumu (Internet Corporation for Assigned Names and Numbers-ICANN), 9-14 Kasım tarihleri arasında İstanbul’da Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) ev sahipliğinde 81’inci Halka Açık Toplantısı’nı düzenleyecek. Etkinlik, İnternet yönetişimiyle ilgili önemli konuları tartışmak üzere, dünyanın dört bir yanından yüz yüze ve sanal katılımcıları bir araya getirecek. Etkinlik kapsamında atölyeler, halka açık forumlar ve politika tartışmaları düzenlenecek. ICANN Geçici Başkanı ve CEO’su Sally Costerton, "ICANN81, küresel topluluğun bir araya gelip İnternet’in geleceğini şekillendiren önemli gelişmeleri ele alması için önemli bir fırsat sunuyor. Yeni genel üst düzey alan adlarının bir sonraki turunun yaklaşması, inovasyonu ve çeşitliliği desteklemeye yönelik devam eden girişimlerimiz göz önüne alındığında bu etkinlik, her zamankinden daha büyük bir önem taşıyor. İstanbul’daki ortak çabalarımızın, İnternet’in herkes için dayanıklı ve kapsayıcı bir kaynak olarak kalmasını sağlayarak kapsayıcılığı ve farklı sesleri nasıl güçlendireceğini görmek için sabırsızlanıyorum" dedi.
Türkiye’nin ilk yerli ve milli sosyal medya şehir uygulaması ‘BeşDört’ yayında
01 Kasım 2024 Cuma - 13:35 Türkiye’nin ilk yerli ve milli sosyal medya şehir uygulaması ‘BeşDört’ yayında Sakarya’nın yeni sosyal medya ve sosyal şehir uygulaması ‘BeşDört’, App Store ve Play Store’da yerini aldı. Şehrin ilk yerli ve milli sosyal medya, sosyal şehir uygulaması olarak dikkat çeken BeşDört, Sakarya’ya özel sosyal medya ve şehir hizmetlerinin yanı sıra birçok yenilikçi özelliği de kullanıcılarına sunuyor. Dijitalleşmenin hız kazandığı günümüzde, global sosyal medya platformları veri güvenliği ve kullanıcı davranış takibi gibi konularda kaygılara yol açarken, tamamen yerli yazılım olan BeşDört, bu kaygıları giderecek alternatif olarak öne çıkıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yerli ve milli yazılımların önemine sıklıkla vurgu yaptığı bir dönemde geliştirilen BeşDört, dünya çapında bu alandaki ilklerden biri olarak Sakaryalı kullanıcıların hizmetine sunuldu. Yerli yazılımcılar tarafından anonim bir start-up olarak hayata geçirilen uygulama, ilk versiyonuyla şimdi tüm kullanıcıların erişimine açıldı. Sakarya’da yaşamı kolaylaştıran uygulama Türkiye ve Sakarya’nın teknoloji alanındaki önemli adımlarından biri olan BeşDört, Sakarya için kapsamlı bir şehir portalı işlevi görüyor. Sakarya’nın ilk sosyal medya ve sosyal şehir uygulaması olma özelliğini taşıyan BeşDört, hem Sakarya halkına hem de yerli ve yabancı misafirlere şehrin dinamiklerini kolayca sunmayı amaçlıyor. Uygulama, Sakarya’nın marka değerini yükseltirken, aynı zamanda Türkiye’nin dijitalleşme sürecine de katkı sunacak. BeşDört, kullanıcılarına yenilikçi çözümler sunarak günlük hayatı pratik hale getiriyor. Uygulama içinde etkinlik duyuruları, yerel haberler, iş fırsatları, sokak hayvanlarına ulaşma imkanı, lokasyon bilgileri, restoranlar, taksi ve gezi rotaları gibi birçok kullanışlı bilgiye erişim sağlanabiliyor. Sürekli güncellenen içerikler ile kullanıcılar Sakarya’da ihtiyaç duyabilecekleri her türlü bilgiye hızlıca ulaşabiliyor. iOS ve Android platformlarında ücretsiz indirme imkanı BeşDört uygulaması App Store ve Play Store’da ücretsiz olarak indirilebiliyor. Sakarya’da hayat bulan bu yerli ve milli uygulama, hem bölgenin hem de tüm Türkiye’nin teknoloji alanında gelişimine katkı sunacak. Sakaryalıların ve şehri ziyaret edenlerin cebinde bulunması gereken bu uygulama, yerelin nabzını tutarken şehirdeki bilgi akışını da hızlandırmayı amaçlıyor.
İHA projesiyle Türkiye ikincisi olan gençler Teknoloji Transfer Ofisinde
01 Kasım 2024 Cuma - 13:03 İHA projesiyle Türkiye ikincisi olan gençler Teknoloji Transfer Ofisinde Canlı tespiti yapan İHA projesi ile Türkiye ikincisi olan gençler BAÜN Teknoloji Transfer Ofisinde Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Satıl’ı ziyaret etti. "Canlı Tespiti Yapan İHA" projesiyle Türkiye 2.si olan Balıkesir Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri Muzaffer Fındık ve Muaz Baghaki danışman öğretmenleri Mükail Dalmış ve okul müdürü Fatih Yılmaz ile birlikte Balıkesir Üniversitesi Rektör yardımcısı Prof. Dr. Fatih Satıl’ı ziyaret ederek Teknoloji Transfer Ofisindeki IHA projelerini incelediler. Balıkesir Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi laboratuvarlarımızı gezen öğrenciler, buralarda yürütülen IHA çalışmaları ve projeler hakkında bilgilendirildi. Ödüllü öğrenciler önümüzdeki sene katılmayı düşündükleri yarışmalar için planladıkları IHA projeleri hakkında Üniversiteli IHA ekibi ile fikir alışverişinde bulundu. Ziyaretle ilgili değerlendirmelerde bulunan Rektör yardımcısı Prof. Dr. Fatih Satıl şu ifadeleri kullandı: "Balıkesir Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerimizi "Canlı Tespiti Yapan İHA" projesiyle elde ettiği Türkiye 2.liği için tebrik ediyor başarılarının devamını diliyorum. Bundan sonraki yarışmalarda üniversite IHA ekibimizin destekleri ile daha büyük başarılara imza atacaklardır. Bu ziyaret, Balıkesir İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin bilim ve teknoloji alanındaki başarılarını pekiştirirken, gelecekteki projeler için de önemli bir motivasyon kaynağı oldu" şeklinde konuştu.
Vestel Türkiye’deki TV gamını yeniliyor
01 Kasım 2024 Cuma - 10:24 Vestel Türkiye’deki TV gamını yeniliyor Avrupa’nın en büyük üç TV üreticisinden biri konumundaki Vestel, Türkiye pazarına sunduğu TV gamını tümüyle yeniliyor. Yeni dönemde ABD’nin önde gelen platformlarından TiVo, markanın TV modellerinde kullanıcılarla buluşacak. Yeni QLED ve DLED model televizyonlar da şık tasarımları ve gelişmiş özellikleriyle sektörde fark oluşturacak. Vestel, yeni dönemde Türkiye’deki TV gamını değiştiriyor. Şirket hem Türkiye hem de global pazarlarda güçlü büyüme hedefi doğrultusunda TV alanında Türkiye’de yeni ürün ve teknolojileri, kullanıcılarının beğenisine sunuyor. Platform çözümleri açısından son derece zengin bir portföye sahip olan Vestel, yeni dönemde ABD’nin önde gelen TV platformlarından TiVo destekli DLED ve QLED TV modellerini Türk kullanıcılarla buluşturuyor. Estetik ve kullanışlı bir arayüze sahip olan TiVo, sayısız platformu bünyesinde barındırırken sesli komut özelliğiyle kullanıcısının aradığı içeriklere kolayca tek platformdan erişmesine imkân tanıyor. Yapılan açıklamaya göre, Vestel’in yakın dönemde Türk kullanıcılarla buluşturacağı yeni QLED ve LED modelleri de şık tasarımları ve gelişmiş özellikleri ile piyasada fark oluşturacak. Markanın bu kapsamda piyasaya süreceği yeni 877 serisinde 43”, 50”, 55” ve 65” modelleri bulunuyor. Sonsuzluk hissi veren çerçevesiz tasarımıyla öne çıkan 877 serisinde kullanıcı deneyimini iyileştiren HDMI ve USB girişleri bulunuyor. JBL teknolojisiyle güçlendirilmiş üstün ses sistemi ve ses deneyimini farklı boyuta taşıyan dahili subwoofer’larıyla fark oluşturan 877 serisi, üstün HDR ve Dolby teknolojilerinin yanı sıra aksiyon ve spor içeriklerini kusursuz kılan MEMC teknolojisine de sahip. Evde kumanda aramaya son Markanın geliştirdiği, tasarımı ve ergonomisiyle fark oluşturan ikonik uzaktan kumandası da ürün gamına eklenen yeni ürünler arasında. ‘Bas Bul’ özelliğiyle bir ilke imza atan yeni uzaktan kumanda, kullanıcısı TV üzerindeki on/off tuşuna bastığında ses çıkararak yerinin kolaylıkla tespit edilmesini sağlıyor. Type C şarj özelliği sayesinde klasik pil kullanımına gerek duymayan yeni kumanda solar şarj özelliğiyle sürdürülebilir ve çevreci yaşamı destekliyor. Özel tasarlanan plastik tuş setiyle kolay temizlik imkânı sunan uzaktan kumanda, ışıklı tuş seti sayesinde karanlık ortamda da rahatlıkla kullanılabiliyor. Vestel Miniled TV’ler ile teknoloji ve estetik bir arada Markanın yeni TV gamında, Miniled TV’ler de yer alıyor. MiniLED teknolojisi, LCD panelin arkasındaki LED aydınlatmalarını küçük bölgelere ayrılarak her bölgenin bağımsız olarak yakılıp söndürülmesi prensibine dayanıyor. Bölgesel olarak kapatılan LED aydınlatma alanları yüksek kontrast oranı elde etmeyi sağlıyor, bu da daha canlı ve gerçekçi renkler ve daha homojen bir aydınlatma sağlayarak, ekranda herhangi bir bölgedeki parlaklık farklılıklarını azaltıp daha keskin bir görüntü sunuyor. Elmas kesim alüminyum çerçevesi, modern tasarım çizgileri ile estetiğin ve teknolojinin buluştuğu Miniled TV’nin, kumaş kaplı alt gövdesi, öne bakan speakerları ve subwoofer’ı sayesinde görüntü kalitesine yüksek kaliteli doygun sesi eşlik ediyor.