TEKNOLOJİ
Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk robotu gençlerle buluştu: CV ve girişimcilik dersi 02 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:52:19 Samsun’da düzenlenen projede Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk insansı robotu CANİKMAN, üniversite öğrencilerine CV hazırlama ve girişimcilik üzerine tavsiyeler vererek yoğun ilgi gördü. Samsun Canik Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Erasmus+ KA154 Gençlik Katılımı Programı kapsamındaki "Employment 5.0: Integrating Young People into the Digital Future" projesinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Türkiye’de nüfusa kaydedilen ilk robot olarak bilinen CANİKMAN, program kapsamında üniversite öğrencileriyle bir araya gelerek söyleşi gerçekleştirdi. 30 Nisan-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında Samsun’da düzenlenen proje çerçevesinde gençlerin dijital yetkinliklerini artırmaya yönelik eğitimler sürerken, CANİKMAN’ın katılımı etkinliğe damga vurdu. Daha önce Canik Belediyesi bünyesinde göreve başlayan insansı robot, bu kez gençlerle doğrudan iletişim kurarak deneyimlerini paylaştı. Öğrencileri sorularını tek tek yanıtladı Söyleşi sırasında öğrencilere dijital CV hazırlama, girişimcilik ve geleceğin iş dünyasına uyum konularında bilgiler aktaran CANİKMAN, katılımcıların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Öğrenciler tarafından yöneltilen soruları yanıtlayan robot, özellikle yapay zeka destekli kariyer planlaması üzerine verdiği örneklerle dikkat çekti. Proje kapsamında yer alan 18-30 yaş arası 30 genç, Karadeniz Bölgesi’ndeki 12 farklı ilden Samsun’a gelerek dijital dönüşüm, freelance ekonomi ve işveren beklentileri gibi başlıklarda eğitimlere katılıyor. CANİKMAN’ın söyleşisi ise programın en ilgi çeken etkinliklerinden biri oldu. Proje yetkilileri, teknolojinin gençlerle buluşturulmasının önemine dikkat çekerek, bu tür yenilikçi uygulamaların gençlerin dijital geleceğe hazırlanmasında önemli rol oynadığını ifade etti. Öğrencilerden yoğun ilgil Öğrenciler CANİKMAN merakla dinlediklerini, ilk defa robot gördüklerini ve eğitimin eğlenceli geçtiğini söylediler. Programda ayrıca Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü Teknoloji Atölyesi Eğitmeni Zehra Kaya robotu öğrencilere anlattı. Koordinatörlüğünü Yönetim ve Bilişim Sistemleri Derneği’nin yürüttüğü projede, Canik Belediyesi’nin yanı sıra Yeşilmarmara Gençlik ve Spor Kulübü Derneği ile Avrupa Gençlik Eğitim ve Spor Derneği de ortak kuruluşlar arasında yer alıyor. Program sonunda gençlerin dijital iş piyasasına daha donanımlı şekilde hazırlanması ve gençlik istihdam politikalarına katkı sunmaları hedefleniyor. CANİKMAN’ın etkinlikteki performansı ise teknolojinin eğitim alanındaki rolüne dair somut bir örnek olarak değerlendiriliyor.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:50 Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk robotu gençlerle buluştu: CV ve girişimcilik dersi Samsun’da düzenlenen projede Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk insansı robotu CANİKMAN, üniversite öğrencilerine CV hazırlama ve girişimcilik üzerine tavsiyeler vererek yoğun ilgi gördü. Samsun Canik Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Erasmus+ KA154 Gençlik Katılımı Programı kapsamındaki "Employment 5.0: Integrating Young People into the Digital Future" projesinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Türkiye’de nüfusa kaydedilen ilk robot olarak bilinen CANİKMAN, program kapsamında üniversite öğrencileriyle bir araya gelerek söyleşi gerçekleştirdi. 30 Nisan-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında Samsun’da düzenlenen proje çerçevesinde gençlerin dijital yetkinliklerini artırmaya yönelik eğitimler sürerken, CANİKMAN’ın katılımı etkinliğe damga vurdu. Daha önce Canik Belediyesi bünyesinde göreve başlayan insansı robot, bu kez gençlerle doğrudan iletişim kurarak deneyimlerini paylaştı. Öğrencileri sorularını tek tek yanıtladı Söyleşi sırasında öğrencilere dijital CV hazırlama, girişimcilik ve geleceğin iş dünyasına uyum konularında bilgiler aktaran CANİKMAN, katılımcıların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Öğrenciler tarafından yöneltilen soruları yanıtlayan robot, özellikle yapay zeka destekli kariyer planlaması üzerine verdiği örneklerle dikkat çekti. Proje kapsamında yer alan 18-30 yaş arası 30 genç, Karadeniz Bölgesi’ndeki 12 farklı ilden Samsun’a gelerek dijital dönüşüm, freelance ekonomi ve işveren beklentileri gibi başlıklarda eğitimlere katılıyor. CANİKMAN’ın söyleşisi ise programın en ilgi çeken etkinliklerinden biri oldu. Proje yetkilileri, teknolojinin gençlerle buluşturulmasının önemine dikkat çekerek, bu tür yenilikçi uygulamaların gençlerin dijital geleceğe hazırlanmasında önemli rol oynadığını ifade etti. Öğrencilerden yoğun ilgil Öğrenciler CANİKMAN merakla dinlediklerini, ilk defa robot gördüklerini ve eğitimin eğlenceli geçtiğini söylediler. Programda ayrıca Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü Teknoloji Atölyesi Eğitmeni Zehra Kaya robotu öğrencilere anlattı. Koordinatörlüğünü Yönetim ve Bilişim Sistemleri Derneği’nin yürüttüğü projede, Canik Belediyesi’nin yanı sıra Yeşilmarmara Gençlik ve Spor Kulübü Derneği ile Avrupa Gençlik Eğitim ve Spor Derneği de ortak kuruluşlar arasında yer alıyor. Program sonunda gençlerin dijital iş piyasasına daha donanımlı şekilde hazırlanması ve gençlik istihdam politikalarına katkı sunmaları hedefleniyor. CANİKMAN’ın etkinlikteki performansı ise teknolojinin eğitim alanındaki rolüne dair somut bir örnek olarak değerlendiriliyor.
BEUN’da güneş enerjisi santrali yatırımıyla hem doğa hem sağlık kazanacak
20 Şubat 2026 Cuma - 16:28 BEUN’da güneş enerjisi santrali yatırımıyla hem doğa hem sağlık kazanacak Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), sürdürülebilir kampüs vizyonu doğrultusunda çevreci ve stratejik bir yatırımı daha hayata geçiriyor. Çaycuma Meslek Yüksekokulu yerleşkesinde kurulması planlanan 1500 kWe (1861,2 kWp) kapasiteli Güneş Enerjisi Santrali (GES) ile üniversite hem çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlayacak hem de Tıp Fakültesinin elektrik ihtiyacının yaklaşık dörtte birini güneş enerjisinden karşılayacak. Dünya Bankası finansmanı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü yürütücülüğünde uygulanan Kamu ve Belediye Yenilenebilir Enerji Projesi (KAYEP) kapsamında hayata geçirilecek olan proje; Türkiye’nin 11. Kalkınma Planı’nda yer alan yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılması, kamu binalarında enerji verimliliğinin artırılması ve kendi enerjisini üreten kamu yapılarının desteklenmesi hedefleriyle de tam uyum gösteriyor. Hazırlanan fizibilite, çevresel ve sosyal etki değerlendirme çalışmaları doğrultusunda, Çaycuma Meslek Yüksekokulu yerleşkesi sınırları içerisinde yer alan yaklaşık 24 bin metrekarelik alanda, 1500 kWe (1861,2 kWp) kurulu güce sahip bir Güneş Enerjisi Santralinin kurulması öngörülüyor. Fiziksel olarak Çaycuma Meslek Yüksekokulu yerleşkesinde kurulacak olan santralin devreye alınmasıyla birlikte üretilecek elektrik enerjisinin, ulusal şebeke üzerinden dengeleme yöntemiyle Tıp Fakültesinin yıllık elektrik tüketiminin yaklaşık %25’ini karşılaması hedefleniyor. Böylece üniversite genelinde yenilenebilir enerji kullanımının payının artırılması ve enerji giderlerinin düşürülmesi amaçlanıyor. Bu durum, üniversitenin sağlık hizmetlerine ayrılan kaynakların daha etkin ve verimli kullanılmasına imkân tanıyacak; mevcut hizmet kapasitesinin korunmasına ve sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliğine dolaylı ancak güçlü bir katkı sunacak. Bu yönüyle proje, yalnızca bir enerji yatırımı olmanın ötesinde; kamu yararı, maliyet etkinliği ve sosyal fayda boyutlarıyla da öne çıkıyor. İhale süreci başlayan ve kısa süre içerisinde devreye alınması planlanan GES, yaklaşık 25 yıl boyunca temiz ve yenilenebilir enerji üreterek üniversitenin enerji maliyetlerinin azaltılmasına katkı sağlayacak. Aynı zamanda fosil yakıtlara dayalı enerji tüketiminin azaltılması, karbon salınımının düşürülmesi ve çevresel sürdürülebilirliğin güçlendirilmesi hedefleniyor. Öte yandan proje kapsamında, güneş enerjisi teknolojilerine yönelik akademik çalışmaların ve uygulamalı projelerin üniversite bünyesinde yürütülmesi de planlanıyor. Bu yönüyle kurulacak GES; eğitim, araştırma ve uygulamayı bir araya getiren örnek bir yenilenebilir enerji yatırımı olarak dikkat çekiyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, sürdürülebilirlik anlayışının üniversitenin tüm planlama ve yatırımlarında temel bir ilke olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri dile getirdi: "Üniversitemiz; çevreye duyarlı, enerji verimliliğini esas alan ve kendi enerjisini üretebilen örnek bir kampüs modeli oluşturma doğrultusunda kararlılıkla ilerlemektedir. Çaycuma Meslek Yüksekokulumuz yerleşkesinde kurulacak olan Güneş Enerjisi Santrali, bu vizyonumuzun somut ve stratejik adımlarından biridir. Bu önemli yatırım sayesinde hem çevresel sorumluluğumuzu yerine getiriyor hem de Tıp Fakültemizin elektrik tüketiminin kayda değer bir bölümünü yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılayarak kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanımına katkı sağlayacağız. Bu duygu ve düşüncelerle çevreci yatırımları ve yenilenebilir enerji projelerine verdikleri güçlü desteklerden dolayı başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum olmak üzere Bakanlığımızın kıymetli yöneticilerine şükranlarımı arz ediyorum. Ayrıca yükseköğretim sistemimizin sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm vizyonuna büyük katkılar sunan Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve YÖK ailemizin değerli mensuplarına teşekkürlerimi sunuyorum. Projenin hazırlanmasından uygulanmasına kadar geçen tüm süreçlerde özveriyle çalışan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğümüze, Kamu ve Belediye Yenilenebilir Enerji Projesi (KAYEP) yetkililerine, üniversitemizin ilgili akademik ve idari birimlerine ve emeği geçen tüm paydaşlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak; sürdürülebilir gelecek hedeflerimiz doğrultusunda çevreci, yenilikçi ve katma değeri yüksek projeleri kararlılıkla hayata geçirmeye devam edeceğiz."
Selçuk Üniversitesi, Antarktika’da yeni analiz yöntemleri geliştirecek
20 Şubat 2026 Cuma - 13:36 Selçuk Üniversitesi, Antarktika’da yeni analiz yöntemleri geliştirecek Selçuk Üniversitesi’nin (SÜ) yürütücülüğünü yaptığı TÜBİTAK tarafından desteklenen Kutup-1001 projesi kapsamında Antarktika’da gerçekleştirilecek bilimsel araştırmalarla kutup ekosistemine ilişkin özgün veriler elde edilmesi ve yeni analiz yöntemlerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Selçuk Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Tuğçe Göver’in yürütücülüğünü üstlendiği "Antarktika Okyanus Sediment Biyokütlesinden Biyojenik Metal Nanopartikül Sentezi, Biyolojik ve Çevresel Uygulamaları" adlı proje, üniversitenin kutup bilimleri alanındaki ilk TÜBİTAK Kutup-1001 projesi olma özelliğini taşıyor. Antarktika’da yapılacak çalışmalar çerçevesinde okyanus ve göl sularındaki bazı iyonların belirlenmesine yönelik yeni analitik yöntemler geliştirilecek, çevre dostu bilimsel yaklaşımlar kullanılarak kutup ekosistemine dair veriler elde edilecek. Projenin ekip çalışmasının bir ürünü olduğunu ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Tuğçe Göver, "Proje ekibimizde İskenderun Teknik Üniversitesinden Prof. Dr. Funda Turan ve Dr. Ayşegül Ergenler ile Yeditepe Üniversitesinden Arş. Gör. Efe Sinan Aydın yer alıyor. Disiplinler arası bir araştırma ekibiyle birlikte çalışacağız. Ayrıca lisansüstü öğrencilerimiz de kursiyer olarak projeye aktif katkı sağlayacak. Yaklaşık 1 milyon 200 bin lira bütçeyle desteklenen ve 24 ay sürmesi planlanan proje kapsamında 11. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ne katılarak saha çalışmaları gerçekleştireceğiz. Projenin deneysel çalışmalarını ise Türkiye’deki laboratuvarlarda yapacağız" dedi. Çalışma ile Türkiye’nin kutup bilimleri alanındaki uluslararası görünürlüğüne katkı sağlamayı ve genç araştırmacıların yetişmesine yeni fırsatlar sunmayı hedeflediklerini belirten Göver, "Antarktika’dan elde edilecek örnekler, bilim dünyasına yeni katkılar sunacak. 11. Ulusal Antarktika Bilim Seferi (TAE-XI) için bu proje kapsamında nanoteknoloji, kimya ve toksikoloji disiplinlerini bütüncül olarak çalışacağız. Antarktika okyanus/göl suyu örneklerinde iyon tayinine yönelik analitik yöntem geliştirilmesini hedefliyoruz. Bu disiplinlerin iş birliği, çevre dostu üretim ve güvenli uygulamalarla proje hedeflerine doğrudan katkı sağlayacak. Amacımız, kutup ekosistemine ilişkin özgün bilimsel veriler üretmek ve geliştirdiğimiz yöntemi bilimsel literatüre kazandırmak" diye konuştu.
Yıldız Techno GSYF’den girişimciler için 1 milyar TL’lik fon hazır
20 Şubat 2026 Cuma - 10:52 Yıldız Techno GSYF’den girişimciler için 1 milyar TL’lik fon hazır YTÜ Yıldız Teknopark liderliğinde, BV Portföy iş birliğiyle kurulan Yıldız Techno Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (GSYF), teknoloji girişimlerine yönelik yatırım sürecini resmen başlattı. 1 milyar TL bütçeli fon, global hedefleri olan, hızlı ölçeklenebilir ve ‘exit’ stratejisi güçlü girişimlere doğrudan yatırım yapmaya hazırlanıyor. YTÜ Yıldız Teknopark, Yıldız Techno GSYF’ye başvuru sürecini başlattı. Fon, yapay zekâdan fintech’e, oyun sektöründen sağlık teknolojilerine kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren ve uluslararası büyüme potansiyeli taşıyan girişimlere odaklanarak milli teknolojiye güçlü bir destek sağlayacak. Yıldız Techno GSYF, ilk etapta portföyüne dahil edeceği teknoloji girişimlerini titiz bir değerlendirme sürecinin ardından belirleyecek. Yatırım sürecinin başlamasıyla birlikte, Yıldız Techno GSYF’nin, önümüzdeki dönemde ilk yatırım kararlarını açıklaması bekleniyor. Yeni bir faz başladı YTÜ Yıldız Teknopark Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammet Garip, fonun yatırım sürecinin başlamasına ilişkin yaptığı açıklamada, Yıldız Teknopark’ın girişimcilik ekosistemindeki güçlü rolünü yeni bir aşamaya taşıdıklarını vurguladı. ‘Uçtan uca destek modeli’ni adım adım inşa ettiklerini ifade eden Doç. Dr. Garip, sürecin en kritik halkasının yatırım fonu olduğunu söyledi. Yıldız Techno GSYF’nin yatırım sürecine başlamasının Türkiye teknoloji ekosistemi açısından stratejik bir eşik olduğunu vurgulayan Garip, bu adımın girişimcilik zincirinin en kritik halkasını tamamladığını ifade etti. Doç. Dr. Garip, şu değerlendirmelerde bulundu: "Türkiye son 10 yılda çok güçlü bir girişimcilik altyapısı oluşturdu. Artık çok iyi fikirler üreten, ürün geliştiren ve global pazarı hedefleyen girişimlerimiz var. Ancak teknoloji girişimciliğinde asıl kırılma noktası, bu şirketlerin ölçeklenme aşamasında doğru yatırımcıyla buluşabilmesidir. Yıldız Techno GSYF’nin yatırıma başlaması, tam olarak bu kritik eşiği temsil ediyor. Bugüne kadar teknopark olarak girişimlerimizi fikir aşamasından ürün aşamasına taşıdık, onları büyüttük ve global pazarlara hazırladık. Şimdi ise bu yolculuğun en stratejik aşamasında, yani yatırım ve ölçeklenme sürecinde de doğrudan rol alıyoruz. Bu, Türkiye’de teknopark modelinin evriminde yeni bir fazdır. Teknoloji ekosisteminde asıl katma değer, global ölçekte büyüyebilen ve exit yapabilen şirketlerle oluşur. Bu yatırım sürecinin başlaması, Türkiye’nin artık yalnızca teknoloji üreten değil aynı zamanda teknoloji şirketlerine kurumsal ölçekte yatırım yapan ve onları dünya ligine taşıyan bir ekosistem olgunluğuna ulaştığının güçlü bir göstergesidir." Finansmanın ötesinde stratejik ortaklık modeli Yıldız Techno GSYF, yalnızca sermaye sağlayan bir yatırım fonu olarak değil, girişimlerin büyüme süreçlerine katkı sunan stratejik bir ortak olarak konumlanıyor. Bu noktada YTÜ Yıldız Teknopark, yatırım alan girişimcilere küreselleşme süreçlerinin her aşamasında destek sunacak. Londra, Amsterdam ve Dubai, Üsküp ofisleri aracılığıyla girişimlere küresel pazarlara erişim imkânı sağlanacak. Hedef 20 girişime yatırım yaparak en az 1 Turcorn çıkarmak 10 yıllık süre için kurulan Yıldız Techno GSYF’nin portföyüne 8 yıllık yatırım döneminde yaklaşık 20 teknoloji girişimine yatırım yapılması planlanıyor. Ağırlıklı olarak gelir üreten çekirdek ve büyüme aşamasındaki girişimler tercih edilecek. Fonun yatırım stratejisi "ölçeklenebilir iş modelleri ile Türkiye’nin teknoloji ihracatını artırabilecek girişimlere destek" olarak konumlanıyor. Fon kapsamında yatırım yapılan girişimlere finansmanın yanı sıra mentorluk, performans odaklı yönetim desteği, uluslararası pazarlara erişim imkânı ve stratejik iş birlikleri sunulacak. Fonun kendi performans hedefleri arasında ise en az 1 adet Türk Unicorn’u (Turcorn) çıkarmak yer alıyor.
Konya’dan uzaya uydu gönderilecek
19 Şubat 2026 Perşembe - 13:55 Konya’dan uzaya uydu gönderilecek Konya Büyükşehir Belediyesi ile Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) arasında yapılan protokolle yerli ve milli imkanlarla yapılacak "Küp Uydu Projesi" hayata geçecek. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, belediyecilik tarihi açısından önemli bir başlangıç yaptıklarını, Necmettin Erbakan Üniversitesi ve Konya Büyükşehir Belediyesi olarak uydu yapma konusunda ilk imzaları atacaklarını söyledi. Uydu konusunda Büyükşehir Belediyesi ile Necmettin Erbakan Üniversitesi arasında bir sinerji oluştuğunu kaydeden Başkan Altay, uydudan imardan trafiğe, kuraklıktan su kaynaklarının korunmasına ve moloz atıklarının denetimine kadar birçok alanda faydalanabileceklerini ifade etti. "İnşallah bu imzalar diğer şehirlerimize, diğer üniversitelerimize de örnek olur" Diğer şehirlerde temel belediyecilik hizmetleriyle uğraşıldığı bir dönemde Konya Büyükşehir olarak uydu yapmayı, fırlatmayı ve bu teknolojiyi kullanmayı konuştuklarını vurgulayan Başkan Altay, "İnşallah bu imzalar diğer şehirlerimize, diğer üniversitelerimize de örnek olur. Üniversitemizde yetişen öğrencilerimiz Türkiye’nin uzay yolculuğunda çok önemli işler yaparlar. Biz de onların geliştirdiği bu uydu sayesinde şehrimizi çok daha akıllı hale getirecek, şehirde belediyecilik uygulamalarımızı çok daha ekonomik, hızlı ve verilerin kontrolünün bizde olduğu bir sürece başlamış olacağız. Aslında dünya üzerinde birçok uydu var. Bizler de ciddi bedeller ödeyip bu uydulardan bilgiler alıyoruz. Şimdi inşallah bu ilk adımla birlikte bu maliyetten de kurtulmuş olacağız" ifadelerini kullandı. Kendi uydusunu yapan ilk belediye Başkan Altay, "Kendi uydusunu yapan ilk belediye olarak Türkiye’de tarihe not düşecek bir işi birlikte yapıyoruz. Konya Büyükşehir Belediyesi olarak kurumlar arası iş birliğine çok önem veriyoruz. Bu konudaki en önemli partnerlerimizden birisi de Necmettin Erbakan Üniversitemiz. Birlikte birçok alanda çalışıyoruz. İnşallah bu başlangıç da yine teknoloji ve uzay alanında hayırlı bir başlangıç olacak. Rektörümüze bugüne kadar verdiği desteklerden dolayı teşekkür ediyorum. Hocalarımıza teşekkür ediyorum" dedi. "Beni çok heyecanlandıran bir iş oldu" Projenin gençler için de önemli bir deneyim olacağını aktaran Başkan Altay, "Fiilen bir uydunun yapımına başlamak, onu tasarlamak, ortaya çıkarmak sonraki hayatlarında da çok önemli bir tecrübe ve başlangıç olacak. En önemlisi de üniversitemiz bu yeterliğe sahip bir üniversite haline gelecek. Bundan sonra hem bizim talebimiz olan uyduların yapılması hem ülkemizin ihtiyacı olan uyduların yapılması konusunda bir başlangıç yapıyoruz. Beni çok heyecanlandıran bir iş oldu ilk duyduğumdan itibaren. İnşallah bu heyecanımız artarak devam eder ve ülkemize faydalı işler yapmaya devam ederiz" açıklamasını yaptı. "Gerekli altyapı tesislerini inşa edeceğiz" Necmettin Erbakan Üniversitesi Uzay ve Havacılık Bilimleri Fakültesi ile birlikte bir uydu inşa etmek için yolculuğa çıktıklarının altını çizen Başkan Altay, "İnşallah 3 yıllık bir süre zarfında öncelikle üniversitemizin bu yeterliliği kazanması için gerekli altyapı tesislerini inşa edeceğiz. Öğrencilerimiz bunun tasarımından yapılmasına kadar süreçte yeni yeterlilikler kazanmış olacak. İnşallah imkanlar dahilinde bu uyduyu da fırlatarak belediyecilik hizmetlerini planlı bir şekilde devam ettirmeyi arzu ediyoruz. İnşallah imkanlar el verir bu uyduyu fırlatmayı başarabilirsek Konya Türkiye tarihine önemli bir not düşmüş olacak. Türkiye belediyeciliği adına böyle bir çalışma yürütmekten büyük bir mutluluk duyuyorum" diye konuştu. "Akıllı şehir noktasında önemli bir başlangıç yapıyoruz" Başkan Altay, Konya Büyükşehir Belediyesi’nin akıllı şehir uygulamalarında Türkiye’de hep örnek olduğunu hatırlatarak, "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılan Akıllı Şehir Endeks çalışmalarında son 4 yıldır akıllı şehir uygulamalarında Büyükşehir Belediyemiz 1. sırada. Güney Kore’de, Barcelona’da ödüller aldık. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan ödüller aldık. Bugün de Necmettin Erbakan Üniversitemizle birlikte akıllı şehir noktasında önemli bir başlangıç yapıyoruz" dedi. Rektör Prof. Dr. Zorlu: "Bu Türkiye’de ilk" NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, üniversitenin sahip olduğu birikimi icraata geçirebilmek için her türlü ilişkiyi kurmaya çalıştıklarını ifade ederek, "Sanayi ile ilişkimiz var. Odalarla, borsalarla ilişkilerimiz var. Üniversite belediye iş birliği çok önemli bir noktada. Sağ olsun başkanımızla bu konuda çok uyumlu çalışıyoruz. Birçok alanda beraberliğimiz var. Biz de akademik birikim var. Belediyede bizde olmayan imkanlar var. Bunların ikisini birleştirdiğimiz andan itibaren işte bu uydu ortaya çıkıyor. Bu, Türkiye’de ilk" diye konuştu. "Veri, dünyada en kıymetli hazine" Veri madenciliğinin önemine değinen Prof. Dr. Zorlu, "Tabii veri olmayınca icraatlar da projeler de isabetli ve doğru sonuçlar ortaya koymayabilir. Veri çok önemli bir hazine. Yani dünyada en kıymetli şey ne diye sorarsanız altın madeni falan değil, veri. Veri madeni. Bunu eğer siz yakalayabilirseniz çok rahat önünüzü görebilirsiniz ve ciddi projeler üretebilirsiniz. Bu uydu inşallah veri sağlayacak. Belediyemizin, içinde yaşadığımız şehrimizin birtakım konularda projeksiyonunu yapacak ve yeni projeler üretmesine vesile olacak. Hocalarım, Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi ve yine Havacılık ve Uzay Bilimleri Bölümü bu işi üstlenecek. Bu, Türkiye’deki belediyelere ve belki de dünyadaki birçok belediyeye örnek olacak. Hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Katkısı olan bütün arkadaşlarımıza, başkanımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Başkan Altay ile Rektör Prof. Dr. Zorlu tarafından "Küp Uydu" projesinin imzaları atıldı. "Öğrencilerimiz gerçek bir projenin parçası olarak yetişecek" NEÜ Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Keser de yaptığı değerlendirmede, projenin öğrenciler için öneminin de çok değerli olduğuna değinerek, "Bu işte farazi yapılan çalışmalarla veya laboratuvarda yapılan varsayımsal, deneysel çalışmalarla değil öğrencilerimiz gerçek bir projenin parçası olarak yetişecek. Uydumuzu düşük Dünya irtifasında kutupsal yörüngeye yerleştirmek planlanmaktadır" ifadelerini kullandı. "Küp Uydu" projesi Konya Büyükşehir Belediyesi ve NEÜ arasında yapılan protokol kapsamında hayata geçecek uydu projesi ile uydu üzerine dahil edilecek kamera ve sensörlerden elde edilecek verilerin belediye proje ve hizmetlerinde kullanılması hedefleniyor. Ayrıca tasarım, üretim, entegrasyon ve test süreçlerinin içinde olduğu bir alt yapı oluşturulacak proje ile bu alanda Ar-Ge kültürünün gelişmesi için eğitimle ilgili etkinliklere doğrudan ve dolaylı katkılar sağlanması amaçlanıyor.
Yeni iş fikri olan girişimcilere sermaye desteği
19 Şubat 2026 Perşembe - 12:08 Yeni iş fikri olan girişimcilere sermaye desteği Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB) Teknopark, TÜBİTAK’ın Bireysel Genç Girişim (BİGG) Programı kapsamında "Aşama 1 Uygulayıcı Kuruluş" olarak teknoloji odaklı iş fikirlerini destekleyecek. Sanayinin merkezinde konumlanan GOSB Teknopark, BIGGOSB çatısı altında yürütülecek yeni programla girişimcilik ekosistemine katkı sağlamaya hazırlanıyor. Program kapsamında teknoloji odaklı iş fikirlerinin değerlendirilmesi, iş modellerinin olgunlaştırılması ve girişimlerin yatırımcıya hazır hale getirilmesi amaçlanıyor. Yapılandırılmış mentorluk, eğitim, iş kliniği ve jüri değerlendirme aşamalarını başarıyla geçen girişimciler TÜBİTAK’a yönlendirilecek. TÜBİTAK’tan "mükemmeliyet mührü" alan girişimciler ise GOSB Teknopark Girişim Ofisi’nde şirket kurarak 1 milyon liraya varan sermaye desteğinden faydalanabilecek. "Başarılı olan girişimciler yaklaşık 1 milyona yakın sermaye desteğiyle işlerini kuracaklar" GOSB Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Çemberci, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, 20 yıllık köklü bir teknopark olarak doğrudan sanayinin kalbinde yer aldıklarını ve bünyelerindeki 160’a yakın firmayla Ar-Ge faaliyetleri yürüttüklerini belirtti. Artık ticarileşebilecek iş fikirlerini seçecekleri bir mekanizmaya kavuştuklarını vurgulayan Çemberci, "Artık ticarileşebilecek iş fikirlerini seçebileceğimiz bir mekanizmamız var. Birinci aşama kuruluşuz. Mühürlerini alacak firmalarımızı Ankara’ya TÜBİTAK seçimlerine göndereceğiz. Başarılı olan girişimciler yaklaşık 1 milyona yakın sermaye desteğiyle işlerini kuracaklar. Bugün baktığımızda Türkiye’nin en başarılı girişimcilerinin BİGG desteği alarak işlerini kurduklarını, unicorn olduklarını hatta dünyaya decacorn olarak çıktıklarını söyleyebiliriz. Gebze’den, bölgemizden, Kocaeli’den yeni iş fikirlerinin ticarileşeceği ve uluslararasılaşacağı bir yolculuğa birlikte başlıyoruz. Bunun heyecanını ve haklı gururunu yaşıyoruz" dedi. "Biz TÜBİTAK’ın BİGG uygulayıcı kuruluşlarından biriyiz" GOSB Teknopark Ar-Ge Müdürü Ergün Alver ise sürecin nasıl işleyeceğine ilişkin bilgi vererek, "Biz TÜBİTAK’ın BİGG uygulayıcı kuruluşlarından biriyiz. TÜBİTAK’ta çağrı yayınlandıktan sonra biz de çağrımızı başlatacağız. Bu çağrı neticesinde girişimcilerimiz burada bir eğitim sürecine alınacak. Aynı zamanda mentorluklar gerçekleştireceğiz. Bir iş kliniğine tabi tutup ardından jüri yapacağız. TÜBİTAK’tan mükemmeliyet mührü alanların GOSB Teknopark Girişim Ofisi’nde ofisleri olacak. Burada şirket kurulumlarını gerçekleştirecekler ve şirket sahibi olacaklar" diye konuştu. Üç aşamalı yapı Öte yandan, BiGGOSB programının "hızlandırma", "tohum öncesi yatırım" ve "tohum yatırım" olmak üzere üç aşamadan oluştuğu; girişimcilerin yatırım hazırlığı, şirketleşme, prototip doğrulama ve uluslararası pazarlara açılım süreçlerinin destekleneceği bildirildi.
Trendyol teknoloji ekosistemini ’AI/ML Summit’te buluşturdu
19 Şubat 2026 Perşembe - 11:12 Trendyol teknoloji ekosistemini ’AI/ML Summit’te buluşturdu Trendyol, açık kaynak olarak paylaştığı yerli yapay zeka dil modeli ve otonom ’AI agent’ platformuyla teknoloji ekosistemine yön vermeyi sürdürüyor. Trendyol Teknoloji Topluluğu tarafından Kampüs’te gerçekleştirilen AI/ML zirvesi bu alanda çalışan profesyonelleri bir araya getirdi. E-ticaret platformu Trendyol, 2 bin kişilik mühendislik mutfağının kapılarını Trendyol Kampüs’te düzenlenen AI/ML Summit (Yapay Zeka/Makine Öğrenimi Zirvesi) ile teknoloji dünyasına açtı. Platform mühendisleri ile sektör profesyonellerini bir araya getiren etkinlikte; platform tarafından geliştirilen yerli yapay zeka dil modeli (LLM) ve e-ticaretin tüm süreçlerinde rol alan ’Trendyol AI Agent’ (Yapay Zeka Ajanı) Platform gibi geleceğe yön veren uygulamalar katılımcılarla paylaşıldı. Ürün tavsiye sistemlerinden gelişmiş yapay zeka sistemi Trendyol AI Agent Platformun detaylarına, arama motoru çözümlerinden ML (Makine Öğrenimi) platformunun teknik mimarisine kadar pek çok konunun ele alındığı zirvede, en önemli başlıklardan biri e-ticaret platformu tarafından geliştirilen yerli yapay zeka dil modeli Trendyol LLM oldu. Yaklaşık iki yılda yayınlanan 7 yeni versiyonu ile e-ticaret yeteneklerini her geçen gün artıran Trendyol LLM, satıcıların onlarca farklı dilde ürün açıklaması oluşturmasını ve müşteri sorularının anında çevrilmesini sağlıyor. Müşteri sorularından arama sonuçlarına kadar her noktada devreye giren yapay zeka dil modeli, günlük 60 milyondan fazla isteğe yanıt verebilecek kapasiteye ulaştı. Operasyonel gücünü ileri teknoloji altyapısından alan e-ticaret platformu, insan ölçeğinin ötesindeki kompleks veri trafiğini gelişmiş yapay zeka algoritmaları ile yönetiyor. Platform mühendislerinin son altı ay içerisinde 4 binden fazla yazılım görevini yapay zeka ajanları aracılığıyla otonom şekilde geliştirip canlı ortama alması, zirvede öne çıkan yeniliklerden bir diğeri oldu. E-ticaret platformunun geliştirdiği otonom sistemler günde 500 milyondan fazla otomatik tahmin ve karar üreterek, hem müşterilerin hem de iş ortaklarının dijital yolculuğunu uçtan uca yönetiyor. E-İhracatta yapay zekâ kaldıracı: Yüzde 60 daha hızlı ürün girişi Yapay zeka, Trendyol’un e-ihracat stratejisinde de önemli bir kaldıraç görevi görüyor. Uluslararası pazarlara açılan satıcıların ürün listeleme süreçleri, AI tabanlı eşleştirme algoritmaları sayesinde kolaylaştı ve yüzde 60 oranında hızlandı. Bu hızlanma, Türk üreticilerinin ürünlerini dünya pazarlarına çok daha seri bir şekilde sunmalarını sağlarken; lojistik süreçlerde sağlanan yüzde 20’lik verimlilik artışı ile teslimat hızı da arttı. Yapay zekanın e-ihracatta büyük stratejik güç olarak rol oynadığını belirten Trendyol CTO’su Cenk Çivici, "Yapay zekayı operasyonlarımızın merkezine alarak sadece süreçlerimizi dijitalleştirmekle kalmıyor, yerli üreticilerin ve KOBİ’lerin dünya pazarlarındaki hızına ve rekabet gücüne ivme kazandırıyoruz. Bugün ürün giriş hızımızda sağladığımız yüzde 60’lık artış, yerli satıcımızın küresel arenada daha çevik hareket etmesini sağlayan teknolojik bir kaldıraç görevi görüyor. Yazılım geliştirme süreçlerinde teslim süresi dokuz kat hızlandı. Bu alandaki öğrenimlerimizi AI/ML Summit etkinliğimizle tüm ekositemimizle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz" dedi. Yeni zirveler düzenlenecek Platform mühendisleri ile sektör profesyonellerini bir araya getiren AI/ML Summit, kapsamlı bir networking seansı ile tamamlandı. Trendyol Tech Community tarafından düzenlenen ilk AI/ML Summit olma özelliğini taşıyan etkinlik, önümüzdeki dönemde düzenli olarak gerçekleşecek ve teknoloji ekosistemi ile iş birliği güçlendirilecek.
Savunma sanayi ihracatı 10 milyar dolar seviyesine ulaştı
18 Şubat 2026 Çarşamba - 14:46 Savunma sanayi ihracatı 10 milyar dolar seviyesine ulaştı Türkiye’nin savunma sanayi devlerinden ROKETSAN’ın üst düzey yönetimi, stratejik iş birliği için Bolulu sanayicilerle bir araya geldi. ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Yiğit, "Türkiye son 20 yılda savunma sanayinde gerçekleştirdiği büyük atılımlarla yerlilik oranını yüzde 20’lerden yüzde 80’in üzerine çıkarmış, savunma ihracatımız 10 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır" dedi. Türkiye’nin savunma sanayisindeki yerlilik oranını artırmak ve sürdürülebilir gelişimi sağlamak amacıyla Bolu’da kritik zirve gerçekleştirildi. ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Yiğit’in ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci ile Bolulu sanayiciler bir araya geldi. Bolu sanayisinin ROKETSAN’a malzeme tedariki ve ortak üretim süreçlerine dahil olması masaya yatırıldı. ROKETSAN’ın üretimini yaptığı füze ve roket maketleri sergilendi. "Türkiye dünyanın açık ara bir numarası konumunda" Toplantıda konuşan ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, Türkiye’nin savunma sanayisinde uluslararası bir başarı hikayesi yazdığını belirterek, "Türkiye, insansız hava araçlarında ve onların mühimmatlarında dünyanın açık ara bir numarası konumunda. Savunma sanayi üretiminde yerlilik oranını yüzde 90’lara yaklaştırmış bir endüstriyle kendi ihtiyacını değil, dost ve kardeş ülkelerin ihtiyaçlarını da karşılayan bir noktaya ulaştı. Bu neden önemli. Hepimiz yakından takip ediyoruz. Dünyada çok ciddi bir savaş, ciddi bir çatışma ortamı var. Türk savunma sanayisi Dünya’daki rakiplerine bazı alanlarda avantaj sağlayan noktaya ulaştı. Bu bizim için kıymetli. Gelecek nesillerimizin güvenliği için kendi kendine yeten bir savunma sanayinin varlığı hayati önem taşıyor. Bolu’nun yetiştirdiği gençlerin, kendi şehirlerinde katma değeri yüksek bir endüstride çalışma şansı bulması, kentin hem ekonomik hem de teknolojik kalkınmasına büyük katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci sonrasında ise ROKETSAN’ın vizyonunu katılımcılara aktardı. Yapılan füze, roket, hava savunma araçlarını salondaki katılımcılara tanıttı. "Bolu çok güçlü bir lokasyona sahip" Bolu’nun Ankara ve İstanbul arasında yer alması nedeniyle lojistik ve stratejik açıdan büyük avantaja sahip olduğunu vurgulayan Murat İkinci, şunları söyledi; "Bolu, Türk Savunma Sanayii’ne çok ciddi katkılar yapabilecek bir ilimiz. Buradaki başarıyı ancak üniversite-sanayi iş birlikleri ile gerçekleştirebiliriz. Ekibimizle birlikte Bolu’daki sanayicilerimizle ortak çalışmalar yaparak, onların sektöre katkısını artırmanın gayreti içerisinde olacağız. İnşallah bundan sonraki süreçte Bolu’nun savunma sanayine çok ciddi destekler sağladığını hep beraber göreceğiz. "Savunma ihracatımız 10 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır" ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Yiğit ise "Büyük resmi doğru okumak zorundayız. Dünya ekonomisinde belirleyici olan 3 temel unsur vardır: Teknoloji, kalite ve sürdürülebilirlik. Bu alanlarda konumlanamayan şehirler, uzun vadede rekabet gücünü koruyamaz. Küresel ölçekte baktığımızda, savunma sektörü bu üç unsurun en yoğun şekilde birleştiği alanlardan biridir. Değerli konuklar, bugün dünya savunma harcamaları 2 trilyon doların üzerine çıkmış durumdadır. Savunma teknolojileri; havacılıktan otomotive, enerjiden haberleşmeye, yazılımdan yapay zekaya kadar pek çok alana yön veren sivil teknolojilerin lokomotifi durumundadır. Türkiye’miz son 20 yılda savunma sanayinde gerçekleştirdiği büyük atılımlarla yerlilik oranını yüzde 20’lerden yüzde 80’in üzerine çıkarmış, savunma ihracatımız 10 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gerçekleşen bu dönüşümle Türkiye’miz, küresel ölçekte güçlü bir aktör haline gelmiştir. Bu sürecin en önemli oyuncularından biri ROKETSAN’dır. Roket, füze, hassas güdümlü akıllı mühimmat ve uzay teknolojilerinde ülkemizin savunmasına güç katan ve bayrağımızı dünyanın dört bir yanında dalgalandıran ROKETSAN, dünyanın en büyük 100 savunma sanayi şirketi arasında yer alıyor. ROKETSAN’ımızın bu başarısı; güçlü AR-GE altyapısı, üniversite iş birlikleri ve nitelikli tedarik zinciri sayesinde mümkün olmuştur. Daha geniş bir perspektiften bakıldığında, üniversite-sanayi iş birliği şehirlerin geleceğini değiştirir. Güçlü etkileşim kuran şehirler; teknoloji üreten, patent geliştiren ve yatırım çeken merkezlere dönüşür. İstihdam artar, yan sanayi gelişir, nitelikli iş gücü artar ve yaşam kalitesi yükselir. Sonuç olarak bu iş birliği 3 temel kazanım sağlar: Rekabet gücü artar, katma değerli üretim güçlenir, sürdürülebilir kalkınma sağlanır. Bu nedenle günümüzde üniversite-sanayi iş birliği bir tercih değil, artık stratejik bir zorunluluktur" diye konuştu. Programın sonunda "Stratejik İş Birliği Anlaşması" imzalandı.
Niğde Valiliği’nden TEKNOFEST 2026 çağrısı: Başvurular sürüyor
18 Şubat 2026 Çarşamba - 13:19 Niğde Valiliği’nden TEKNOFEST 2026 çağrısı: Başvurular sürüyor Niğde Valiliği, dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali olan TEKNOFEST kapsamında düzenlenen 2026 Teknoloji Yarışmaları için başvuruların başladığını duyurdu. Bu yıl Şanlıurfa’da gerçekleştirilecek TEKNOFEST, 75 milyon TL ödül ve 100 milyon TL’nin üzerinde maddi destekle gençleri bilim ve teknoloji alanında üretmeye davet ediyor. Fikirlerini projeye dönüştürmek isteyen gençler için yarışma başvuruları 20 Şubat 2026 tarihine kadar devam edecek. Niğde Valiliği tarafındna yapılan açıklamada; "30 Eylül - 4 Ekim tarihleri arasında GAP Havalimanı’nda düzenlenecek festival, binlerce yıllık tarihiyle öne çıkan Şanlıurfa’da teknoloji ile tarihi buluşturacak. TEKNOFEST 2026 kapsamında bu yıl 52 ana yarışma ve 127 alt kategoride organizasyon gerçekleştirilecek. Roket, Tarım Teknolojileri, İnsansız Hava Araçları, Sağlıkta Yapay Zeka ve Hareketli Uydu Terminali gibi yoğun ilgi gören yarışmaların yanı sıra bu yıl ilk kez Elektronik Harp, İleri Otonom Sistemler, Maden Teknolojileri, FPV Drone İzleme ve İnsanlık Yararına Teknolojiler yarışmaları da başvuruya açıldı.2018 yılından bu yana 4 milyondan fazla başvuru alan TEKNOFEST, ilkokuldan lisansüstü seviyeye kadar her eğitim düzeyinden gencin katılımına imkan tanıyor. Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yürütücülüğünde gerçekleştirilen festival, 2026 yılında da gençleri teknoloji üretmeye teşvik etmeyi hedefliyor" ifadelerine yer verildi. Teknoloji yarışmalarına katılmak isteyenler başvurularını 20 Şubat’a kadar TEKNOFEST’in resmi internet sitesi üzerinden yapabilecek.
Türk bilim adamlarının çalışması Avrupa’da yankılandı
18 Şubat 2026 Çarşamba - 12:12 Türk bilim adamlarının çalışması Avrupa’da yankılandı Türk bilim adamları, Antik Roma belgelerine dayandırılan, ‘tedavilerde insan ve hayvan dışkısı kullanıldığı’ arkeolojik çalışmalarla kanıtladı. Konuyla ilgili çalışmanın yer aldığı, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nden (SCÜ) arkeolog Prof. Dr. Cenker Atila ve ekibinin yazdığı bilimsel makaleye Avrupa’da geniş yankı uyandırdı. Antik Roma belgelerinde karşılaşılan, insan dışkısının merhem gibi doğrudan hastalıklı bölgeye sürüldüğü bilgisi günümüz bilimsel metotları ile kanıtlandı. Hipokrat, Plinius ve Galen gibi dönemin şifacılarının dışkıyı iltihap, enfeksiyon ve üreme bozukluklarında kullandığı iddiaları da Türk bilim adamlarının çalışmasıyla kanıtlandı. Arkeologların bulduğu 1900 yıllık bir şişede insan dışkısına dair kimyasal izler tespit edildi. İzmir’in Bergama ilçesindeki Bergama Arkeoloji Müzesi’nde bulunan şişede Prof. Dr. Cenker Atila, Kimyager Dr. İlker Demirbolat ve Tıp Tarihçisi Dr. Rana Babaç Çelebi’nin yaptığı kimyasal analizine göre şişede ayrıca kekikten elde edilmiş aromatik birleşikler de bulundu. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nden (SCÜ) arkeolog Prof. Dr. Cenker Atila ve ekibinin yazdığı bilimsel makale Avrupa’da ses getirdi. Yabancı bir dergide yer alan makaleye Avrupa’da birçok basın organında yer verildi. Bin şişeden 7’sinde çıktı Konuyla ilgili açıklama yapan Atilla, "Ben arkeolojide cam ve seramik uzmanıyım. 2009 yılında Bergama Müzesi Cam Eserleri adlı bir kitap çalışmam oldu. O sırada Bergama’daki bütün cam eserleri inceledim. Bu çalışmayı yaparken bazı eserler içerisinde kalıntılar olduğunu fark ettim. Daha sonra bir Aroma Terapi Festivali’nde Kimyager arkadaşım Dr. İlker Demirbolat ve Tıp Tarihçisi Dr. Rana Babaç Çelebi ile tanıştık. Bergama’daki kalıntıların analizini yapıp yorumlayabiliriz diye düşündük. Sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan izinlerimizi aldık ve müzeye gittik. Bin eser içerisinde 7 tanesinde kalıntı çıktı. Bunlardan da bir tanesinde veri sağlayabilecek kalıntılar elde ettik" dedi. Günümüz bilimsel metotlarıyla kanıtlandı Atilla çalışmalarına kadar, Mısır’da, Çin’de, Yunan ve Roma antik kaynaklarında insan ve bazı hayvan dışkılarının tıpta kullanıldığının bilindiğini ancak günümüz bilimsel metotlarıyla kanıtlanmadı ifade edip, "Mısır’da, Çin’de, Yunan ve Roma antik kaynaklarında insan ve bazı hayvan dışkılarının tıpta kullanıldığını biz biliyoruz. Fakat bu gerçek mi, gerçekse tam olarak nasıl kullanılıyor? Biz bunların cevabını bilemiyorduk. Bu buluşun çok ilginç ve komik de bir süreci var. Kimyasal analizleri yapan İlker arkadaşımız analizleri yapıyor, içinde gaita çıkıyor. Biz ilaç olabileceğini düşünüyorduk ama bitkisel kökenli başka şeyler bekliyorduk. Bu sonucu öğrendiğimizde çok mutlu olduk. Kokuyu bastırmak için kekik de atmışlar. Biz bunun doğrudan Galenos veya Galenos’un öğrencileri tarafından yapıldığını düşündük. Antik Çağ’da kullanıldığını bildiğimiz bir şeyin günümüze kadar gelmiş olan ilaç olduğu ispatlanmış oldu. Bunu da hemen makaleye çevirdik" şeklinde konuştu. Antik kaynaklar detay vermiyor Cumhuriyet Üniversitesi’nden (SCÜ) arkeolog Prof. Dr. Cenker Atila, antik kaynaklarda insan dışkısının anti bakteriyel özelliğinden bahsedilse de hangi hastalıklarda kullanıldığına dair bilgi bulunmadığını vurgulayarak şunları söyledi. "Anti bakteriyel özelliklerinden dolayı antik kaynaklar hangi hastalığa kullanıldığı ile ilgili bir veri sunmuyor. Ama her tür mikrobun öldürülmesinde, yaraların iyileştirilmesinde insan ve hayvan gaitası kullanılıyor. Galenos, ‘Hastalarınız geldiğinde bunun içeriği hakkında bilgi vermeyin. Yoksa ilacı kullanmayı reddederler’ diyor"
Balıkesir Teknokent ile Teknopark İstanbul arasında iş birliği protokolü
18 Şubat 2026 Çarşamba - 12:01 Balıkesir Teknokent ile Teknopark İstanbul arasında iş birliği protokolü Balıkesir Teknokent ile Teknopark İstanbul arasında iş birliği protokolü imzalandı. İmzalanan protokol kapsamında; teknoloji ve yenilik odaklı iş fikirlerinin ticarileştirilmesi, girişimcilere mentorluk, eğitim ve teknik altyapı desteği sağlanması amaçlanıyor. Teknopark İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Abdurrahman Akyol’un ev sahipliğinde gerçekleştirilen imza törenine; Genel Müdür Yardımcıları Oğuz Özcan, Murat Topalfakıoğlu ve Burak Keskik ile Balıkesir Teknokent Genel Müdürü Burcu Aydemir ve Proje Geliştirme ve İş Birlikleri Uzmanı Büşra Şeker katıldı. Prof. Dr. Abdurrahman Akyol ve Balıkesir Teknokent Genel Müdürü Burcu Aydemir tarafından imzalanan protokol kapsamında; teknoloji ve yenilik odaklı iş fikirlerinin ticarileştirilmesi, girişimcilere mentorluk, eğitim ve teknik altyapı desteği sağlanması ile TÜBİTAK 1812 BiGG süreçlerine hazırlık, prototipleme ve yatırımcıya erişim aşamalarında güçlü bir ekosistem oluşturulması hedefleniyor. İmza töreni sonrası değerlendirmede bulunan Balıkesir Teknokent Genel Müdürü Burcu Aydemir, "Teknopark İstanbul’un güçlü ekosistem deneyimiyle Balıkesir’den doğacak girişimlerin TÜBİTAK 1812 BiGG sürecine daha donanımlı hazırlanacağına inanıyoruz. Balıkesir Üniversitesi’nin akademik birikimi ve Balıkesir Teknokent’in sahadaki girişimcilik kapasitesiyle oluşan potansiyelin, bu iş birliği sayesinde daha hızlı olgunlaşarak prototipleme, yatırımcıya erişim ve ölçeklenme aşamalarına taşınmasını hedefliyoruz. Bu protokolün, üniversite-sanayi iş birliğini güçlendiren ve girişimcilerimiz için yeni fırsatlar üreten önemli bir adım olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı. İş birliği protokolü çerçevesinde, her iki kurumun uzman ekipleri tarafından düzenli koordinasyon toplantılarına başlanacak; mentorluk, eğitim, jüri/değerlendirme ve girişim geliştirme süreçlerine ilişkin ortak çalışma takvimi oluşturulacaktır. Bu kapsamda yürütülecek ortak çalışmalarla, girişimlerin BiGG programına hazırlık süreçlerinin sistematik biçimde güçlendirilmesi ve somut çıktılara dönüştürülmesi hedeflenmekte.