TEKNOLOJİ
BARÜ, TÜBİTAK tarafından desteklenen 4 projesiyle bilimsel üretimini güçlendiriyor 03 Mayıs 2026 Pazar - 13:10:34 Bartın Üniversitesinin (BARÜ) TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenen 4 projesiyle sağlık, biyoteknoloji ve çevre alanlarında yenilikçi çözümler geliştirilecek. Bartın Üniversitesi (BARÜ) bilimsel araştırma ve yenilik odaklı çalışmalarına devam ediyor. Bu doğrultuda BARÜ’lü akademisyenlerin yürütücülüğünü yaptığı 4 proje, Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye değer bulundu. BARÜ’nün sağlık, biyoteknoloji, ilaç geliştirme ve sürdürülebilir çevre ekosistemi alanlarında yürüteceği projelerle toplumsal ihtiyaçlara yönelik önemli katkılar sunulması hedefleniyor. Probiyotiklerden elde edilen biyomalzemeler yara iyileşmesine katkı sunacak BARÜ Fen Fakültesi Biyoteknoloji Bölümünden Doç. Dr. Hasan Ufuk Çelebioğlu’nun yürütücülüğünü yaptığı projede, probiyotik bakterilerden elde edilen maddelerin yara iyileştirme süreçlerindeki potansiyeli araştırılacak. "Fenolik birleşenler ile Lacticaseibacillus rhamnosus GG Probiyotik Bakterisinin Sinbiyotik Kombinasyonundan Üretilen Ekzopolisakkaritlerin Yara İyileştirme Uygulamalarındaki Biyomalzeme Potansiyeli" başlıklı projeyle, yeni nesil doğal biyomalzemelerin geliştirilmesi hedefleniyor. Geliştirilecek doğal biyomalzemelerin antioksidan ve antibakteriyel özellikleri incelenerek sağlık alanında yenilikçi uygulamalara katkı sunulacak. Çalışmada, BARÜ Fen Fakültesinden Doç. Dr. Yavuz Erden ile Arş. Gör. Sena Davran Bulut araştırmacı olarak yer alırken bir yüksek lisans öğrencisi de bursiyer olarak görev alacak. Alzheimer hastalığına yönelik yeni ilaçlar geliştirilecek BARÜ Fen Fakültesi Biyoteknoloji Bölümünden Doç. Dr. Parham Taslimi’nin yürütücülüğündeki "Alzheimer Hastalığı İçin Çoklu Hedefe Yönelik Benzimidazol-2-Selenon Türevlerinin Tasarımı, Enzimatik ve Hücresel Düzeyde Biyolojik Değerlendirilmesi" başlıklı projeyle yeni nesil ilaç adaylarının geliştirilmesi amaçlanıyor. Farklı enzimleri aynı anda etkileyebilen maddelerin tasarlanacağı çalışmada aday moleküller, biyolojik testler ve ileri analiz yöntemleriyle değerlendirilecek. Proje; ileri düzey ilaç tasarımı, biyokimya, farmakoloji ve hesaplamalı kimya alanlarını bir araya getiren güçlü bir disiplinler arası araştırma niteliği taşıyor. Biruni Üniversitesinden Doç. Dr. Huri Demirci’nin danışman olarak yer aldığı projede İnönü Üniversitesinden Prof. Dr. Aydın Aktaş, BARÜ’den Dr. Öğretim Üyesi Nastaran Sadeghian, Kafkas Üniversitesinden Doç. Dr. Füreya Elif Öztürkkan ve Biruni Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Hilal Şentürk araştırmacı olarak çalışacak. Diyabet tedavisi için yenilikçi yaklaşımlar araştırılacak BARÜ Fen Fakültesi Biyoteknoloji Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Nastaran Sadeghian’ın yürütücülüğünü yaptığı projeyle diyabet gibi yaygın ve kronik bir hastalığa yönelik çoklu hedefli ilaçların geliştirilmesi planlanıyor. "Nitrobenzil Sübstitüentli Benzimidazolyum Tuzlarının Diyabet İçin Çoklu Hedefli İlaç Potansiyelinin Araştırılması" başlıklı projeyle yenilikçi tedavi stratejilerinin geliştirilmesi ve toplum sağlığının iyileştirilmesi hedefleniyor. Özgün birleşenlerin sentezleneceği çalışmadan elde edilen sonuçların, yeni nesil tedavi yöntemlerine katkı sunması hedefleniyor. Çalışmada, Biruni Üniversitesinden Doç. Dr. Huri Demirci danışman olarak İnönü Üniversitesinden Prof. Dr. Aydın Aktaş, BARÜ’den Doç. Dr. Parham Taslimi, Kafkas Üniversitesinden Doç. Dr. Füreya Elif Öztürkkan ve Biruni Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Hilal Şentürk araştırmacı olarak yer alıyor. Kuraklık stresine karşı bitkisel dayanıklılık artırılacak Bartın Orman Fakültesinden Arş. Gör. Eren Baş’ın yürütücüsü olduğu "Arbusküler Mikorizal Fungus (AMF) ve Strigolakton Uygulamalarının Kuraklık Stresine Karşı Etkileri" adlı projede, kuraklık stresine karşı bitki dayanıklılığını artırmaya yönelik biyolojik yöntemler incelenecek. İklim değişikliğinin kuraklık üzerindeki etkilerine karşı çözüm üretmeyi amaçlayan proje, sürdürülebilir orman ve mera yönetimi ile biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik önemli veriler ortaya koyacak. Ayrıca kuraklıkla mücadele, sürdürülebilir bitkisel üretim, toprak sağlığının korunması, orman ve mera ekosistemlerinin dayanıklılığının artırılması ve iklim değişikliğine uyum gibi alanlara da destek sunacak. Projede, Bartın Orman Fakültesinden Prof. Dr. Şahin Palta danışman, Prof. Dr. Halil Barış Özel araştırmacı olarak yer alırken Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinden Prof. Dr. Semra Demir ve Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Boyno da araştırmacı olarak görev alacak. BARÜ’nün bilimsel üretkenliğinin ve araştırma kapasitesinin her geçen gün daha da güçlendiğini vurgulayan Rektör Prof. Dr. Ahmet Akkaya, "Üniversitemizde yürütülen nitelikli bilimsel çalışmalarının destek görmesinde memnuniyet duyuyoruz. Toplumsal katkı odaklı yenilikçi çalışmalarıyla bilim dünyasına katkı sunan akademisyenlerimiz Doç. Dr. Hasan Ufuk Çelebioğlu, Doç. Dr. Parham Taslimi, Dr. Öğr. Üyesi Nastaran Sadeghian ile Arş. Gör. Eren Baş’ı tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum." ifadelerini kullandı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:52 Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk robotu gençlerle buluştu: CV ve girişimcilik dersi Samsun’da düzenlenen projede Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk insansı robotu CANİKMAN, üniversite öğrencilerine CV hazırlama ve girişimcilik üzerine tavsiyeler vererek yoğun ilgi gördü. Samsun Canik Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Erasmus+ KA154 Gençlik Katılımı Programı kapsamındaki "Employment 5.0: Integrating Young People into the Digital Future" projesinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Türkiye’de nüfusa kaydedilen ilk robot olarak bilinen CANİKMAN, program kapsamında üniversite öğrencileriyle bir araya gelerek söyleşi gerçekleştirdi. 30 Nisan-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında Samsun’da düzenlenen proje çerçevesinde gençlerin dijital yetkinliklerini artırmaya yönelik eğitimler sürerken, CANİKMAN’ın katılımı etkinliğe damga vurdu. Daha önce Canik Belediyesi bünyesinde göreve başlayan insansı robot, bu kez gençlerle doğrudan iletişim kurarak deneyimlerini paylaştı. Öğrencileri sorularını tek tek yanıtladı Söyleşi sırasında öğrencilere dijital CV hazırlama, girişimcilik ve geleceğin iş dünyasına uyum konularında bilgiler aktaran CANİKMAN, katılımcıların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Öğrenciler tarafından yöneltilen soruları yanıtlayan robot, özellikle yapay zeka destekli kariyer planlaması üzerine verdiği örneklerle dikkat çekti. Proje kapsamında yer alan 18-30 yaş arası 30 genç, Karadeniz Bölgesi’ndeki 12 farklı ilden Samsun’a gelerek dijital dönüşüm, freelance ekonomi ve işveren beklentileri gibi başlıklarda eğitimlere katılıyor. CANİKMAN’ın söyleşisi ise programın en ilgi çeken etkinliklerinden biri oldu. Proje yetkilileri, teknolojinin gençlerle buluşturulmasının önemine dikkat çekerek, bu tür yenilikçi uygulamaların gençlerin dijital geleceğe hazırlanmasında önemli rol oynadığını ifade etti. Öğrencilerden yoğun ilgil Öğrenciler CANİKMAN merakla dinlediklerini, ilk defa robot gördüklerini ve eğitimin eğlenceli geçtiğini söylediler. Programda ayrıca Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü Teknoloji Atölyesi Eğitmeni Zehra Kaya robotu öğrencilere anlattı. Koordinatörlüğünü Yönetim ve Bilişim Sistemleri Derneği’nin yürüttüğü projede, Canik Belediyesi’nin yanı sıra Yeşilmarmara Gençlik ve Spor Kulübü Derneği ile Avrupa Gençlik Eğitim ve Spor Derneği de ortak kuruluşlar arasında yer alıyor. Program sonunda gençlerin dijital iş piyasasına daha donanımlı şekilde hazırlanması ve gençlik istihdam politikalarına katkı sunmaları hedefleniyor. CANİKMAN’ın etkinlikteki performansı ise teknolojinin eğitim alanındaki rolüne dair somut bir örnek olarak değerlendiriliyor.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:50 Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk robotu gençlerle buluştu: CV ve girişimcilik dersi Samsun’da düzenlenen projede Türkiye’nin nüfusa kaydedilen ilk insansı robotu CANİKMAN, üniversite öğrencilerine CV hazırlama ve girişimcilik üzerine tavsiyeler vererek yoğun ilgi gördü. Samsun Canik Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Erasmus+ KA154 Gençlik Katılımı Programı kapsamındaki "Employment 5.0: Integrating Young People into the Digital Future" projesinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Türkiye’de nüfusa kaydedilen ilk robot olarak bilinen CANİKMAN, program kapsamında üniversite öğrencileriyle bir araya gelerek söyleşi gerçekleştirdi. 30 Nisan-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında Samsun’da düzenlenen proje çerçevesinde gençlerin dijital yetkinliklerini artırmaya yönelik eğitimler sürerken, CANİKMAN’ın katılımı etkinliğe damga vurdu. Daha önce Canik Belediyesi bünyesinde göreve başlayan insansı robot, bu kez gençlerle doğrudan iletişim kurarak deneyimlerini paylaştı. Öğrencileri sorularını tek tek yanıtladı Söyleşi sırasında öğrencilere dijital CV hazırlama, girişimcilik ve geleceğin iş dünyasına uyum konularında bilgiler aktaran CANİKMAN, katılımcıların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Öğrenciler tarafından yöneltilen soruları yanıtlayan robot, özellikle yapay zeka destekli kariyer planlaması üzerine verdiği örneklerle dikkat çekti. Proje kapsamında yer alan 18-30 yaş arası 30 genç, Karadeniz Bölgesi’ndeki 12 farklı ilden Samsun’a gelerek dijital dönüşüm, freelance ekonomi ve işveren beklentileri gibi başlıklarda eğitimlere katılıyor. CANİKMAN’ın söyleşisi ise programın en ilgi çeken etkinliklerinden biri oldu. Proje yetkilileri, teknolojinin gençlerle buluşturulmasının önemine dikkat çekerek, bu tür yenilikçi uygulamaların gençlerin dijital geleceğe hazırlanmasında önemli rol oynadığını ifade etti. Öğrencilerden yoğun ilgil Öğrenciler CANİKMAN merakla dinlediklerini, ilk defa robot gördüklerini ve eğitimin eğlenceli geçtiğini söylediler. Programda ayrıca Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü Teknoloji Atölyesi Eğitmeni Zehra Kaya robotu öğrencilere anlattı. Koordinatörlüğünü Yönetim ve Bilişim Sistemleri Derneği’nin yürüttüğü projede, Canik Belediyesi’nin yanı sıra Yeşilmarmara Gençlik ve Spor Kulübü Derneği ile Avrupa Gençlik Eğitim ve Spor Derneği de ortak kuruluşlar arasında yer alıyor. Program sonunda gençlerin dijital iş piyasasına daha donanımlı şekilde hazırlanması ve gençlik istihdam politikalarına katkı sunmaları hedefleniyor. CANİKMAN’ın etkinlikteki performansı ise teknolojinin eğitim alanındaki rolüne dair somut bir örnek olarak değerlendiriliyor.
Bireysel ve kurumsal kullanıma yönelik yeni Nirvana modelleri tanıtıldı
18 Şubat 2026 Çarşamba - 11:44 Bireysel ve kurumsal kullanıma yönelik yeni Nirvana modelleri tanıtıldı Casper, bireysel ve kurumsal kullanıcılar için geliştirdiği Nirvana X650 ve X750 modellerini tanıttı. Yeni modellerin mobilite, performans ve güvenlik odaklı donanım özellikleriyle kullanıcı ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunduğu belirtildi. Casper tarafından yapılan açıklamaya göre, günlük kullanımda mobilite arayan bireysel kullanıcılara yönelik geliştirilen Nirvana X650 ile kurumsal kullanıma yönelik tasarlanan Nirvana X750 modeli farklı donanım seçenekleriyle piyasaya sunuldu. Güçlü donanım seçenekleri Casper Nirvana X650 modeli; 13. Nesil Intel Core i7 13620H, Intel Core i5 13420H, Intel Core i3 1315U ve Series 2 Intel Core 5 210H işlemci seçenekleriyle satışa sunuluyor. Cihazda 8GB’tan 64GB’a kadar DDR5 4800MHz RAM ve 500GB’tan 2TB’a kadar M.2 SSD PCIe 4.0 depolama seçenekleri bulunuyor. PCIe 4.0 teknolojisine sahip SSD’lerin 6400MB/s okuma ve 5000MB/s yazma hızına ulaşabildiği bildirildi. Ekran ve tasarım özellikleri Nirvana X650’de 15.6 inç FHD IPS ekran (45% NTSC renk gamı, 250 NIT parlaklık) yer alıyor. 180 derece açılabilen ekran yapısına sahip cihazın ağırlığı 1.6 kg, kalınlığı ise 19.2 mm olarak açıklandı. Gövdede yüzde 15 PC ABS malzeme kullanıldığı ve cihazın metalik gri tasarıma sahip olduğu belirtildi. Bağlantı ve batarya kapasitesi Cihazda Intel Wi-Fi 6 AX101 kablosuz bağlantı teknolojisi bulunuyor. Bağlantı seçenekleri arasında USB 3.2 (x2), USB 2.0, HDMI, Type-C 3.0, RJ45, SD kart okuyucu ve mikrofon girişi yer alıyor. Dolby destekli 2x2W hoparlör sistemi bulunan modelde 2 hücreli 38Wh ve 3 hücreli 54Wh batarya seçenekleri sunuluyor. İşlemci modeline göre 40W ve 65W adaptör alternatifleri bulunuyor. Kurumsal kullanım için Nirvana X750 Kurumsal kullanıcılara yönelik geliştirilen Nirvana X750 modeli, 13. Nesil Intel Core işlemcilerle çoklu görev performansı sunuyor. Modelde yer alan PCIe 4.0 SSD teknolojisinin dosya erişim ve yedekleme sürelerini kısalttığı bildirildi. Güvenlik ve yönetim özellikleri Nirvana X750’de TPM 2.0 desteği ve BIOS seviyesinde güvenlik özellikleri bulunuyor. Uzaktan erişim ve sistem yönetimi özelliklerinin çok lokasyonlu kurumlarda operasyonel süreçleri desteklediği ifade edildi. Donanım ve kullanım özellikleri 19.2 mm incelik ve 1.6 kg ağırlığa sahip olan Nirvana X750’nin dayanıklı gövde yapısıyla ofis ve saha kullanımına uygun olduğu belirtildi. Modelde 2MP kamera ve Dolby ses sistemi yer alıyor. 65W adaptör ve 54Wh batarya kombinasyonunun mobil kullanım için tasarlandığı aktarıldı.
Genç bilim insanları projelerini yarıştırdı
17 Şubat 2026 Salı - 14:47 Genç bilim insanları projelerini yarıştırdı Bu yıl 57’ncisi düzenlenen TÜBİTAK 2204-A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nın İstanbul Asya bölgesi aşaması tamamlandı. Sakarya, Düzce, İstanbul ve Kocaeli’yi kapsayan bölgenin tüm organizasyon ve yönetim süreçleri Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) akademisyenleri tarafından yürütüldü. Yapılan açıklamaya göre, 9-12 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilen organizasyonda SUBÜ Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Gökhan Atalı bölge koordinatörü olarak görev alırken, akademisyenler Doç. Dr. Kasım Serbest ve Dr. Öğretim Üyesi Ayşe Nur Ay Gül koordinatör yardımcılığı, Öğretim Görevlisi Burak Suha Yüksel ise bölge sekreteri görevlerini üstlendi. Saha operasyonlarında üniversite öğrencilerinden oluşan 16 kişilik rehber ekip görev yaptı. 12 farklı alanda 100 proje sergilendi Türkiye genelinde toplam 29 bin 739 başvurunun yapıldığı yarışmada, İstanbul Asya bölgesinden 2 bin 343 proje başvurusu alındı. Jüri değerlendirmelerinin ardından biyoloji, yazılım, psikoloji ve teknolojik tasarım gibi 12 farklı branşta hazırlanan 100 proje bölge sergisine davet edildi. Kocaeli Bilim Merkezi’nde düzenlenen sergide 218 öğrenci ve 96 danışman öğretmen projelerini jüri üyelerine sundu. Kocaeli Üniversitesi Prof. Dr. Baki Komsuoğlu Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen ödül töreninde 18 birincilik, 12 ikincilik ve 12 üçüncülük ödülü verildi. Törene TÜBİTAK Bilim ve Toplum Başkanı Ömer Kökçam, Kocaeli Vali Yardımcısı Dr. Olgun Öner ve üniversite temsilcileri katıldı. Bölge birincisi seçilen projeler, önümüzdeki aylarda Ankara’da yapılacak olan Türkiye finalinde bölgeyi temsil edecek.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "2021’de Türkiye yapay zeka endeksinde 44. sıradaymış. 2024 yılında 34. sıraya yükselmiş durumdayız"
17 Şubat 2026 Salı - 13:40 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "2021’de Türkiye yapay zeka endeksinde 44. sıradaymış. 2024 yılında 34. sıraya yükselmiş durumdayız" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "2021’de Türkiye yapay zeka endeksinde 44. sıradaymış. 2024 yılında 34. sıraya yükselmiş durumdayız. Ama bu yeterli değil tabii. Daha ileriye bu endekslerde yerimizi taşımamız gerekiyor" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ‘Teknoloji Ekosistemi Stratejik Diyalog Toplantısı’na katıldı. Ankara’da özel bir otelde düzenlenen toplantıda konuşan Cevdet Yılmaz gelişen teknoloji ile değiştiğini, Türkiye’nin de bu teknolojiye ayak uydurarak politikalarını buna göre belirlediğini söyledi. "Dünyadaki ekonomik güç dengelerinin dönüştüğü bir dönemdeyiz" Dünyanın bir değişim sürecinden geçtiğini söyleyen Cevdet Yılmaz, "Bir taraftan dünyadaki ekonomik güç dengelerinin dönüştüğü bir dönemdeyiz. Uzakdoğu’nun yükselen üretim gücünü hepimiz biliyoruz. Dünya ekonomisinde, ticaretinde aldığı payı, giderek yükselen payını. Diğer taraftan biraz bununla da bağlantılı diyelim, dünyadaki yeni ekonomik şekillenme ile de bağlantılı jeopolitik bir takım gerilimlerin yaşandığını görüyoruz. Ticaret politikalarının, kurallarının değiştiğini görüyoruz. Daha korumacı bir dünyayla karşı karşıyayız. Bu da aslında küresel büyüme ve ticaret açısından bir meydan okuma İfade ediyor. Dünya büyümesinin ve ticaretinin tarihsel ortalamalarının altında seyrettiği bir dönemdeyiz. Bu yaşadığımız süreçlerle bağlantılı. Bir taraftan da ama dünyada küresel ortamda bunlar yaşanırken teknolojik bir dönüşümünde içindeyiz. Dünyada bir taraftan da yapay zeka başta olmak üzere dijitalleşme büyük bir teknolojik dönüşümü de eş zamanlı bir şekilde yaşıyoruz. Ve bu yeni teknolojilerde büyük oranda sınır tanımayan teknolojiler. Bunlar için de yapay zeka özellikle yatay bir teknoloji olarak ön plana çıkıyor" diye konuştu. "Türkiye olarak genel kamusal stratejilerimizi kalkınma stratejilerimizi formüle ederken küresel düzeydeki bu dönüşümleri dikkati alarak hareket ediyoruz" Yapay zekayı dijitalleşme sürecinde teknolojilerden bir teknoloji olarak görmediklerini ifade eden Yılmaz, "Bazıları işte bu elektriğin İcadına benzetiyorlar biliyorsunuz. Bütün alanları etkileyen her alana sirayet eden bir teknoloji olarak gelişiyor yapay zeka. Kamu yönetiminden enerjiye. Sağlıktan tarıma. Her konuyu dönüştürücü etkisi olan bir teknolojiden bahsediyoruz. Türkiye olarak genel kamusal stratejilerimizi kalkınma stratejilerimizi formüle ederken küresel düzeydeki bu dönüşümleri dikkati alarak hareket ediyoruz. 12. Kalkınma Planımıza bakarsanız orada görürsünüz ki Kalkınma Planımızın özünü dijital ve yeşil dönüşüm oluşturuyor. İçinden geçtiğimiz süreçlerin bütün alanlara etkisini dikkate aldığımızda bunu temel bir öncelik haline getirmiş durumdayız. Dijital dönüşüm vizyonumuz işlem gücü kapasitesini arttıran, veri altyapısını tahkim eden ve teknoloji yatırımlarını bütüncül bir plan çerçevesinde büyüten bir kalkınma perspektifine dayanmaktadır. Buna ‘ikiz dönüşüm’ de deniyor. Ben doğrusu ‘Üçüz dönüşümü’ daha anlamlı buluyorum. Dijital, yeşil ve sosyal dönüşüm" ifadelerini kullandı. "Geçmişte ‘dijital divide’ diye ifade edilen kavram bugün yapay zeka içinde geçerli" Yeniliklerin her zaman iyi sonuçlara yol açmadığını, bazen bunun olumsuz sonuçlarının da oluştuğunu söyleyen Yılmaz, "Yeni teknolojiler bir taraftan büyük bir verimlilik artışı getirirken, rekabet gücü, yenilikçilik kapasitesi doğururken bir taraftan da iyi yönetilemezse kapsayıcı ve insan odaklı kalkınma bakımından ciddi riskler de barındırıyorlar. Biz bu teknolojileri toplumun tamamına yaygınlaştıramazsak toplumun büyük bir kısmı bu teknolojilere erişip yaptıkları işleri bu teknolojilerle ileriye taşıyamazlarsa, sosyal eşitsizlikleri arttırma riskiyle de karşı karşıyayız. Geçmişte ‘dijital divide’ diye ifade edilen kavram bugün yapay zeka içinde geçerli. Yapay zekayı eğitim sistemine entegre etmekten başlayarak tüm topluma hobiler dahil olmak üzere yaygınlaştırarak bu riski bertaraf edebiliriz. Sosyal adaleti de sağlayabiliriz diye düşünüyorum. Dolayısıyla ben ‘Üçüz Dönüşüm’ olarak bu tartışmaları yapmanın ‘dijital yeşil ve sosyal dönüşüm’ olarak meseleye bakmanın daha anlamlı olacağını ifade etmek istiyorum" açıklamasında bulundu. "Şimdi yüksek gelirli ülkeler ligine geçiş sürecindeyiz" Türkiye’nin ekonomik olarak son 23 yılda çok iyi bir noktaya geldiğini ve bu yükselişin devam edeceğini söyleyen Cevdet Yılmaz, "Türkiye son 23 yılda alt orta gelirden üst orta gelire yükseldi ve burada kalıcı hale geldi. Şimdi yüksek gelirli ülkeler ligine geçiş sürecindeyiz ve bunu da kalıcı hale getireceksek mutlaka burada katma değeri yükselten yenilikçi, girişimci bir yapıyı tahkim etmemiz gerekiyor. Dolayısıyla önümüzdeki dönem ekonomide farklı bir perspektifin giderek güç kazanacağı bir dönem olacak. Bu çerçevede de yapay zekanın dijitalleşmenin çok daha merkezi bir konuma geldiği bir döneme doğru gidiyoruz" diye konuştu. "Bütün teknolojilerin, bütün ekonomik politikalarının nihai amacı insandır" Birçok programla teknolojik gelişmelerin desteklendiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Bütün teknolojilerin, bütün ekonomik politikalarının nihai amacı insandır. İnsanı merkeze alan bir anlayışla bakmak durumundayız. Yapay zeka çağında da olsak gerçek insanlarla bu çağı yaşayacağız. Gerçek zekalarla yaşayacağız, doğal zekalarla. Dolayısıyla bütün bunların insanlığa hizmet etmesi, insanlığın etik değerlerine, refahına, özgürlüğüne, demokratik standartların gelişimine hizmet etmesi gerekiyor. Sosyal boyut kadar demokrasi de bence çok önemli bir tartışma alanı yapay zekada. İnsanların özgür iradeleriyle yapacakları tercihleri çeşitli manipülatif yollarla şekillendirdiğiniz bir ortamda ister istemez demokrasi tartışması da gündeme gelecektir. Biz tabi bu anlamda da farkındalığın artmasını, daha özgürlükçü bir zeminde insanların yine tercihlerini daha geniş bir yelpazede yapabileceği bir ortamı elbette arzu ediyoruz. Bütün bu süreçlerde geniş bir perspektifle politikalarımızı şekillendiriyoruz" dedi. "2021’de Türkiye yapay zeka endeksinde 44. sıradaymış. 2024 yılında 34. sıraya yükselmiş durumdayız" Yapay zeka yatırımlarının sonuçlarının alındığına değinen Yılmaz, "İlk yapay zeka strateji belgemizi 2021-2025 dönemi için hazırlamıştık. Şimdi önümüzdeki dönem yeni bir stratejiye, geldiğimiz noktada yeni bir bakış açısına ihtiyacımız var. Bunu dar bir alan olarak görmüyoruz. Genel kalkınma stratejilerimizin bütüncül bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Bundan sonra da böyle bakmaya devam edeceğiz. İlk dönemde yaptığımız çalışmaların sonuçlarını da görüyoruz. 2021’de Türkiye yapay zeka endeksinde 44. sıradaymış. 2024 yılında 34. sıraya yükselmiş durumdayız. Ama bu yeterli değil tabii. Daha ileriye bu endekslerde yerimizi taşımamız gerekiyor" açıklamasında bulundu.
OMÜ ile Samsun Teknopark’ta faaliyet gösteren firmalar arasında iş birliği
16 Şubat 2026 Pazartesi - 22:28 OMÜ ile Samsun Teknopark’ta faaliyet gösteren firmalar arasında iş birliği Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) yetkilileri, "araştırma üniversitesi" olma hedefi doğrultusunda akademi ile sanayi arasındaki köprüleri güçlendirmek amacıyla Samsun Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren firma temsilcileriyle bir araya geldi. OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz’ın başkanlığında düzenlenen toplantıya, Samsun Teknopark Genel Müdürü Levent Tanrıverdi, OMÜ Ar-Ge Koordinatörlüğü temsilcileri ve Teknopark’ta Ar-Ge faaliyeti yürüten çok sayıda firma yetkilisi katıldı. Toplantıda üniversitenin bilimsel potansiyelinin sanayinin üretim gücüyle buluşturularak bölgesel ve ulusal kalkınmaya katkı sağlanması hedefi vurgulandı. Toplantının ana gündemini üniversite-sanayi iş birliği kapsamında geliştirilebilecek ortak Ar-Ge projeleri ile bu projelerden üretilecek nitelikli bilimsel yayınlar oluşturdu. Özellikle TÜBİTAK TEYDEB destekli projeler ve Avrupa Birliği çerçeve programlarına yönelik iş birlikleri ele alındı. Prof. Dr. Çetin Kurnaz, toplantının açılışında yaptığı konuşmada üniversitenin yeni stratejik yol haritasına değinerek, "Araştırma üniversitesi olma yolunda en önemli parametrelerden biri, bilginin teknolojiye ve ürüne dönüşmesidir. Bu noktada Teknopark firmalarımız bizim en doğal ve en güçlü paydaşımızdır. Akademisyenlerimizin teorik bilgisini sizlerin saha tecrübesiyle birleştirerek ortak Ar-Ge projelerine ve sanayi iş birlikli bilimsel yayınlara imza atmak istiyoruz" dedi. Öte yandan üniversitenin sahip olduğu laboratuvar ve araştırma altyapısının sanayiye açılması, öğrencilerin firmalarda proje tabanlı staj yapması ve akademisyen danışmanlığı modellerinin geliştirilmesi konuları değerlendirildi. Firma temsilcileri, üniversitenin iş birliğine açık ve proaktif yaklaşımından duydukları memnuniyeti dile getirerek, sektörde karşılaştıkları teknik problemlerin çözümünde akademik destekle daha hızlı ve sürdürülebilir sonuçlar elde edilebileceğini ifade etti. Karşılıklı görüş alışverişiyle devam eden toplantıda OMÜ ve Samsun Teknopark yönetimi, iş birliği süreçlerini hızlandıracak yeni mekanizmalar üzerinde mutabakata vardı. Toplantı, üniversite-sanayi iş birliği kültürünün kurumsal zeminde daha da güçlendirilmesi yönünde somut adımlar atılacağı mesajıyla sona erdi.
SAHA 2026 hedef büyüttü: 100 bin metrekare alanda dünya savunma sanayii buluşacak
16 Şubat 2026 Pazartesi - 21:00 SAHA 2026 hedef büyüttü: 100 bin metrekare alanda dünya savunma sanayii buluşacak İstanbul Fuar Merkezi’nde 5-9 Mayıs tarihleri arasında kapılarını ziyarete açacak olan SAHA 2026 Uluslararası Savunma ve Havacılık Fuarı’na ilişkin basın bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Dünya savunma sanayii, 100 bin metrekareyi aşan alanda bin 500’den fazla firmanın standının yer alacağı fuarda buluşacak. SAHA 2026’nın ilk basın bilgilendirme toplantısı, ASELSAN ÇELİKKUBBE Gölbaşı yerleşkesinde düzenlendi. SAHA İstanbul’un havacılık, savunma ve uzay sanayiine yönelik yeni dönem yaklaşımı ile SAHA 2026 hazırlıklarının aktarıldığı toplantıya ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu ile TÜBİTAK Başkanı Orhan Aydın katıldı. Toplantıda SAHA Expo 2026’nın içeriği hakkında bilgiler paylaşıldı. "SAHA Expo, küresel ölçekte güçlü bir platforma dönüştü" SAHA Expo’nun geldiği noktaya dikkati çeken ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, 2024 organizasyonunun yüksek katılımla ve önemli ticari çıktılarla tamamlandığını belirterek, "2024 yılında gerçekleştirdiğimiz SAHA Expo’da 6 milyar doların üzerinde yeni sözleşmeye imza atıldı. 120’den fazla ülkenin katıldığı bu organizasyon, SAHA Expo’nun küresel ölçekteki yerini pekiştirdi" dedi. "100 bin metrekare alanda bin 500’den fazla firma yer alacak" SAHA Expo 2026’ya ilişkin planlanan rakamları da paylaşan İkinci, fuarın ölçeğinin önemli ölçüde büyütüldüğünü vurgulayarak, "100 bin metrekareyi aşan bir alanda bin 500’den fazla firma standıyla yer alacak. 25 binin üzerinde B2B ve G2G görüşmesi yapılmasını, 150’den fazla imza töreni düzenlenmesini ve 300’ün üzerinde yeni ürün lansmanı gerçekleştirilmesini öngörüyoruz" ifadelerini kullandı. "Yenilikçi uygulamalarla klasik fuar anlayışının ötesine geçilecek" SAHA Expo’nun diğer savunma sanayii fuarlarından farklı bir yapıda kurgulandığını dile getiren İkinci, "SAHA Expo artık sadece Türkiye’nin ya da bölgemizin değil, dünyanın önde gelen savunma sanayii fuarlarından biri haline geldi. Bu organizasyonu klasik fuar anlayışının ötesine taşıyacak yenilikçi uygulamaları hayata geçirmeye hazırlanıyoruz" diye konuştu. "FPV dron ve İKA mücadeleleri düzenlenecek" Fuarda canlı demonstrasyonların ön planda olacağını belirten İkinci, SAHA Expo 2026’da ilk kez FPV dron alanı kurulacağını söyledi. İkinci, "Gerçek harp şartlarına yakın senaryolarla FPV dron yarışmaları yapılacak. Bunun yanında insansız kara araçlarına yönelik mücadele alanları da fuar programında yer alacak" dedi. "World Drone War ilk kez SAHA Expo’da gerçekleştirilecek" SAHA Expo 2026’nın dikkat çeken yeniliklerinden birinin de World Drone War olacağını kaydeden İkinci, "Dünyada ilk kez düzenlenecek World Drone War ile FPV teknolojilerinin geldiği noktayı, gerçekçi operasyonel senaryolar altında test etme imkânı sağlanacak" değerlendirmesinde bulundu. "Dijital dönüşüm ve uzay teknolojileri özel oturumlarda ele alınacak" Fuarda yalnızca sergi değil, yoğun bir içerik programının da yer alacağını vurgulayan İkinci, "SAHA Talks kapsamında dijital dönüşüm, yapay zeka, çift kullanım teknolojileri ve değişen tehdit ortamı gibi başlıklar ele alınacak. Uzay teknolojileri odağında tasarlanan Space Talks’ta ise uluslararası konuklar, astronotlar ve sektör temsilcileri bir araya gelecek" ifadelerini kullandı. "Uluslararası kuruluşlar ve NATO mekanizmaları da Expo’da olacak" SAHA Expo 2026’nın uluslararası iş birliklerine zemin oluşturacağını belirten İkinci, "NATO’nun inovasyon mekanizmaları gibi uluslararası yapılar, bu öncelikli alanlarda Türkiye’deki ve dünyadaki sanayiciler ile kullanıcıları SAHA Expo çatısı altında buluşturacak" dedi. "Teknofest’ten SAHA İstanbul’a uzanan bir ekosistem zinciri kurduk" Toplantıda konuşan ASELSAN Genel Müdürü Akyol, Türkiye’de savunma sanayiinde oluşturulan girişimcilik ve üretim ekosisteminin aşamalar halinde ilerlediğini belirterek, "Teknofest ile başlayan bir zincir var. Buralar gençlerimize bu alanları aşılamanın ilk basamakları. Bunun bir üstünde, şirketler olarak uyguladığımız politikalar yer alıyor" dedi. "Bu yapı bir zincir, iki ana eksende yönetiliyor" Kurulan sistemin bütüncül bir yapı olduğuna işaret eden Akyol, "Aslında bu bir zincir. Biz bu zinciri iki ana eksende yönetiyoruz. Türkiye, birçok alanda ürün geliştiriyor. SİHA’larda, entegre hava savunma mimarisinde, elektronik harpte ve daha birçok alanda fark oluşturan işler yapıyor" değerlendirmesinde bulundu. "SAHA Expo’da dünyanın gündemine girecek ürünler sergilenecek" SAHA Expo’nun vitrin niteliğine vurgu yapan Akyol, "Türkiye’deki firmalarımız, milletimizin ve dünyanın gündemine girecek işleri SAHA Expo’da sergileyecek. Bu fuar, yeni ürünlerin küresel ölçekte tanıtıldığı bir platform olacak" ifadelerini kullandı. "Uzun vadede herkesin kazandığı bir işbirliği modeli" Uzun vadeli işbirliklerinin önemine değinen Akyol, "Türkiye ile uzun dönemde işbirliği yapan ülkelerin ve partnerlerin hep birlikte kazandığı bir model oluşturduğumuza inanıyorum. Bizimle çalışan herkes uzun vadede karşılıklı kazanacaktır" diye konuştu. "Yeni ürünlerden çok teslimatlara odaklanmamız gerekiyor" Toplantıda konuşan TUSAŞ Genel Müdürü Demiroğlu ise, savunma sanayiinde gelinen aşamada önceliklerin değiştiğine dikkati çekerek, "Herkes ilk ürünü ve yeni ürünleri merak ediyor ancak biz sektör olarak ve TUSAŞ olarak artık getirilenlerden çok teslimatlara odaklanmak istiyoruz. Hatta sadece ilk teslimatlara değil, 100’üncü, bininci teslimatlara odaklanmamız gerektiğini düşünüyoruz. Bu yaklaşım, sektörün olgunluğa eriştiğinin de önemli bir göstergesi" diye konuştu. "İspanya anlaşması ve ileri ülkelerle yürütülen temaslar önemli" Uluslararası işbirliklerine ilişkin örnekler veren Demiroğlu, "Geçen sene sonunda İspanya ile imzaladığımız sözleşme, bugünlerde ve önümüzdeki aylarda Avrupa’daki şirketlerle yürütülen görüşmelerle birlikte Kanada ve Japonya gibi bugüne kadar bizden çok ileride olduğunu düşündüğümüz ülkelerle yapılan teknoloji transferi ve yerlileştirme odaklı temaslar, Türkiye’nin ulaştığı seviyeyi açıkça gösteriyor" dedi. "Bu başarı ekosistemle birlikte elde edildi" Gelinen noktanın tek başına bir kurumun başarısı olmadığını vurgulayan Demiroğlu, "Biz bunu tek başımıza değil, tüm savunma sanayii ekosistemiyle birlikte başardığımıza inanıyoruz. Ortaya çıkan tablo, Türkiye’nin savunma ve havacılık sanayiinde ulaştığı olgunluğun somut bir göstergesidir" değerlendirmesinde bulundu.
Nilüfer Felsefe Buluşmaları’nda gündem yapay zeka ve insan
16 Şubat 2026 Pazartesi - 16:03 Nilüfer Felsefe Buluşmaları’nda gündem yapay zeka ve insan Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği Felsefe Buluşmaları’nın bu ayki konuğu Prof. Dr. Solmaz Zelyüt oldu. Pancar Deposu’ndaki etkinlikte, Aristotales’ten Davos 2026 vizyonuna uzanan süreçte yapay zekanın teknik değil, felsefi ve toplumsal etkileri de konuşuldu. Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Felsefe Buluşmaları’nda bu ay "Yapay Zeka ve İnsan" konuşuldu. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Solmaz Zelyüt’ün konuk olduğu etkinlikte, yapay zekanın tarihi gelişiminin yanı sıra konuya felsefi bakış açıları da ele alındı.. Söyleşide yapay zeka tarihinin sadece teknik bir kronolojiden ibaret olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Zelyüt, konuyu "Zihin nedir?" ve "Makine düşünebilir mi?" soruları ekseninde ele aldı. Katılımcılar; Aristotales’in otomat hayalinden El-Cezeri’nin mekanik algoritmalarına, Leibniz’in hesaplanabilir mantık idealinden Alan Turing’in ünlü "Taklit Oyunu"na kadar uzanan süreci felsefi bir perspektifle takip etme fırsatı buldu. Söyleşinin odak noktalarından birini, makinelerin dili kullanımı ve bilinç sorunu oluşturdu. John Searle’ün "Çin Odası" argümanı ve Google mühendisi Blake Lemoine’in yapay zeka LaMDA ile yaşadığı diyaloglar üzerinden, bir makinenin dili kullanmasının gerçek bir anlam ifade edip etmediği konuşuldu. Zelyüt, zihin ve beden ilişkisi üzerinden teknolojinin sınırlarını ve insan bilincinin yerini sorguladı. Prof. Dr. Solmaz Zelyüt, sunumunda güncel küresel konulara da değindir. Davos 2026 notları üzerinden yapılan değerlendirmede; Nvidia CEO’su Jensen Huang’ın teknolojik altyapı vurgusu, BlackRock CEO’su Larry Fink’in kapitalizmin geleceğine dair uyarıları ve Nobel ödüllü Geoffrey Hinton’ın yapay zekada "kontrol kaybı" endişeleri ele alındı. Zelyüt, Davos’ta dile getirilen bu varoluşsal risklerin, teknolojinin sadece ekonomik değil, köklü bir toplumsal dönüşümün de habercisi olduğunu belirtti. Etkinlikte, son günlerin popüler dizisi "Pluribis" de konuşuldu. "Pluribus"un yapay zeka ile "Carol"un temsil ettiği ahlaki insan duruş arasındaki seçim sorgulandı. Asıl meselenin yapay zeka teknolojisinden ziyade, onu tasarlayan ve kullanan insanlara güvenmekle ilgili olduğunu belirten Prof. Dr. Zelyüt; teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin etik, hukuk ve sorumluluğun insanın omuzlarında kalmaya devam edeceğini vurgulayarak sözlerini tamamladı.
Vodafone’un Red Konsol çözümüyle Pluxee, dijital müşteri deneyimini bir üst seviyeye taşıdı
16 Şubat 2026 Pazartesi - 12:46 Vodafone’un Red Konsol çözümüyle Pluxee, dijital müşteri deneyimini bir üst seviyeye taşıdı Vodafone Business’ın online self-servis yönetim platformu Red Konsol’u kullanan Pluxee, hem operasyon süreçlerini daha verimli hale getirdi hem de dijital işlemlerde daha hızlı ve güvenli dijital yönetim yapısına sahip oldu. Pluxee’nin Vodafone Business’ın işletmelere ücretsiz olarak sunduğu Red Konsol ile hem operasyonel süreçlerinde verimlilik kazanımları elde ettiği hem de daha hızlı ve güvenli bir yönetim deneyimine sahip olduğu açıklandı. Yan haklar alanında kurumların stratejik iş ortağı olan ve geniş üye ağına sahip olan Pluxee, ödeme sistemleri, teknoloji altyapısı ve operasyon yönetiminde yüksek standartları kesintisiz şekilde sürdürebilmek için Red Konsol platformundan yararlanıyor. Yapılan açıklamaya göre platform, Pluxee’nin, Vodafone Türkiye’den aldığı tüm teknoloji ekosistemini tek ekrandan yönetmesini sağlıyor. Sunucu yönetiminden siber güvenlik çözümlerine, mobil ve fiber internet hatlarından kapasite artırımına, erişim kontrolünden servis aktivasyonları ve devre takibine kadar birçok sürecini dijital olarak tamamlıyor. Platformun sağladığı 7/24 erişilebilirlik, dijital destek ve güvenli altyapı, fatura görüntüleme, paket tanımlama, kullanım takibi ve detaylı raporlama gibi fonksiyonlar sayesinde marka, geçmiş ve güncel operasyonlarını daha şeffaf ve ölçülebilir bir biçimde yönetebiliyor. Vodafone Business imzalı çözümlerle marka, çalışan deneyimi alanındaki konumunu güçlü teknoloji altyapısıyla daha da güçlendiriyor ve tüm paydaşları için sunduğu hızlı, güvenli ve verimli dijital deneyimi daha da zenginleştiriyor. Kurumlara, hız ve esneklik kazandırıyor Açıklamaya göre, tüm işletmelerin ücretsiz olarak kullanabildiği platformun sunduğu kesintisiz dijital destek, anında servis aktivasyonu, hızlı ek paket satın alma ve kapsamlı erişim kontrolü yetenekleri, işletmelerin operasyonel yükünü önemli ölçüde azaltırken karar alma süreçlerine de çeviklik ve hız kazandırıyor. Self servis hizmet alan kullanıcılar, herhangi bir desteğe ihtiyaç duymadan 7/24 işlemlerini gerçekleştirebiliyor, sorularına anında cevap bulabiliyor. Ayrıca fatura bilgileri gibi finansal başlıkları anında görüntüleyip aldıkları tüm servisler hakkında raporlara ulaşabiliyor. "Red Konsol ile Pluxee, ekosistemine sunduğu deneyimi çevik bir yapıda geliştiriyor" Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, şu değerlendirmede bulundu: "Vodafone Business olarak iş ortaklarımızın operasyonel verimliliğini artıran, günlük iş akışlarını sadeleştiren ve kritik süreçlerde hız kazandıran çözümler üretmeye odaklanıyoruz. Kullanıcılara ücretsiz olarak sunduğumuz Red Konsol, sağladığı birçok faydanın yanı sıra Vodafone Business tarafından geliştirilen yeni çözümlere çok daha kolay ulaşabiliyor. Dijital müşteri deneyimini yeni bir boyuta taşıdığımız platform; Pluxee’nin tek ekrandan yönetim, anlık görünürlük ve 7/24 dijital destek gibi avantajlarla ekiplerinin iş süreçlerini kolaylaştırdı, tüm ekosistemine sunduğu deneyimi daha çevik bir yapıda geliştirme fırsatına sahip oldu. Ayrıca marka, Vodafone Business bünyesinde oluşturduğumuz ‘Customer Advisory Board’ platformunun gelişimine, katılımcısı olarak geri bildirimleriyle de destek veriyor." Pluxee Bilgi Teknolojileri ve Ödeme Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Osman Başbuğoğlu ise iş birliğiyle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Şirket olarak Türkiye’de her gün 1,5 milyon çalışanın hayatına dokunuyor; geniş üye iş yeri ağımız ve yüksek işlem hacmimizle çalışan deneyimi alanında sektöre yön veriyoruz. Ipsos’un 2025 Marka & Müşteri Deneyimi Araştırması’na göre sektörümüzde çalışanlar tarafından en çok tavsiye edilen marka olmamızın arkasında, çalışanı merkeze alan güçlü bir vizyon, uzun vadeli bir iş stratejisi ve tüm bunları mümkün kılan teknolojik bir altyapı bulunuyor. ‘Çalışanı Mutlu Eden Dünya’ misyonumuz doğrultusunda teknoloji altyapımızı sürekli geliştiriyor, operasyonlarımızı daha akıllı, çevik ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürüyoruz. Vodafone Business ile yürüttüğümüz iş birliği kapsamında faydalandığımız Red Konsol dijital altyapımızın tek ekrandan güvenli ve şeffaf biçimde yönetilmesine imkân tanıyarak artan operasyonel ihtiyaçlarımızı sağlıklı şekilde yönetmemizi destekliyor." Platform, dijital dönüşümü ölçülebilir bir faydaya dönüştürüyor Red Konsol; mobil ve fiber internet çözümlerinden sunucu yönetimine, siber güvenlik hizmetlerinden fatura ve talep yönetimine kadar tüm süreçlerin tek ekrandan kontrol edilmesini sağlayarak kurumlara hız, esneklik ve tam görünürlük kazandırıyor. Kullanıcı dostu arayüzü sayesinde IT desteği veya çağrı merkezi ihtiyacını azaltarak self-servis gücüyle işletmelerin verimliliğini artırıyor. Platform, fatura aşımı gibi beklenmeyen maliyet risklerini önceden öngörebilme yeteneği, devre hatlarının anlık takibini sağlayan altyapısı, siber güvenlik raporlamaları ve performans analizleri sayesinde şirketlerin operasyonlarını sürekli optimize etmelerine imkân veren yüksek bir şeffaflık sağlıyor. Kısacası platform, dijital dönüşümü soyut bir söylem olmaktan çıkararak işletmeler için doğrudan, ölçülebilir bir faydaya dönüştürüyor.
Ticaret Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen ‘Sorumlu Sosyal Medya Etkileyicileri Eğitimi" gerçekleştirildi
16 Şubat 2026 Pazartesi - 09:45 Ticaret Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen ‘Sorumlu Sosyal Medya Etkileyicileri Eğitimi" gerçekleştirildi Ticaret Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen ‘Sorumlu Sosyal Medya Etkileyicileri Eğitimi’nin dördüncüsü İstanbul’da gerçekleştirildi. Eğitim programı kapsamında Ticaret Bakanlığı temsilcileri tarafından; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili ikincil mevzuat çerçevesinde tüketicilerin korunmasına yönelik düzenlemeler, Reklam Kurulu’nun yapısı, işleyişi ve sosyal medya reklamlarına ilişkin yasal yükümlülükler, emsal kararlar ışığında katılımcılara aktarıldı. Ayrıca; sosyal medya etkileyicilerinin vergisel sorumlulukları, reklam etiği, kişisel verilerin korunması ve fikri mülkiyet hakları gibi önemli başlıklar detaylıca ele alındı. Kamu kurumları ile sosyal medya etkileyicilerini bir araya getiren eğitim programı ile sosyal medya etkileyicilerinin (influencer) mevzuata uyum bilincinin güçlendirilmesi, tüketicilerin dijital mecralardaki güvenliğinin artırılması ve sorumlu reklamcılık anlayışının dijital ekosistemin tamamına yayılması amaçlandığı belirtildi. Söz konusu eğitim programında, Ticaret Bakanlığı’nın paydaşı olduğu ‘Dijital Ortamda Yasa Dışı Bahisle Mücadele Eylem Planı’ kapsamında yürütülen çalışmalara özel bir bölüm ayrıldı. Sosyal medya mecralarının yasa dışı bahis ve kumar faaliyetlerinin tanıtımında bir araç olarak kullanılmasının önlenmesi amacıyla; etkileyicilerin bu tür içeriklerin yayılmasındaki hukuki ve cezai sorumlulukları, yasa dışı bahis reklamlarının toplum sağlığı ve ekonomik düzen üzerindeki tahribatları, söz konusu içeriklere yönelik Reklam Kurulu tarafından uygulanan idari yaptırımlar, hakkında kapsamlı bilgilendirme yapıldı. Bu çerçevede, sosyal medya etkileyicilerinin dijital mecralarda yasa dışı bahis ve kumarın özendirilmesine karşı sergileyecekleri tutumun, yasa dışı bahisle mücadelenin başarısında anahtar rol oynadığı vurgulandı.
Bakan Uraloğlu: "Geri ödemesiz toplam destek tutarı 14 bin liraya kadar ulaşıyor"
15 Şubat 2026 Pazar - 17:26 Bakan Uraloğlu: "Geri ödemesiz toplam destek tutarı 14 bin liraya kadar ulaşıyor" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü (PTT) Emekli Ödeme Kampanyası kapsamında belirli şartları sağlayan emeklilere 14 bin liraya kadar geri ödemesiz nakit destek sağlandığını belirtti. Bakan Uraloğlu, PTT Emekli Ödeme Kampanyası hakkında açıklamalarda bulundu. Uraloğlu, kampanyadan yararlanmak isteyen emeklilerin anlaşmalı bankada açık kredisinin bulunması ve maaşlarını 3 yıl boyunca başka bir bankaya taşımama taahhüdü vermesi gerektiğini ifade ederek, "Bu şartı sağlayan emeklilerimiz, gerçekleştirdikleri ek işlemlerle birlikte kademeli olarak nakit ödeme alabiliyor" dedi. Kampanyanın detaylarına ilişkin bilgi veren Uraloğlu, sadece açık kredisi bulunan emeklilere 6 bin lira, PTTCell hat sahibi olanlara 2 bin lira, PTT üzerinden bir adet otomatik ödeme talimatı verenlere 2 bin lira ilave destek sağlandığını belirten Uraloğlu, "PTT üzerinden anlaşmalı bankada Kredili Destek Hesabı açan emeklilerimize 2 bin lira, yine PTT aracılığıyla anlaşmalı bankadan 2 bin lira tutarında repo alımı yapanlara da 2 bin lira ödeme veriliyor. Böylece geri ödemesiz toplam destek tutarı 14 bin liraya kadar ulaşıyor" ifadelerini kullandı. Başvuru sürecine de değinen Uraloğlu, kampanya başvurularının emekli müşteriler tarafından tüm PTT iş yerlerinden gerçekleştirilebileceğini ifade etti.