TEKNOLOJİ
Mercan Bilim Merkezi planetaryumu çocukları evrenle buluşturuyor 05 Nisan 2026 Pazar - 10:56:45 Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından kente kazandırılan Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi bünyesindeki planetaryum, modern teknolojik altyapısı ve zengin içerikleriyle ziyaretçilerine evreni keşfetme fırsatı sunuyor. Açıldığı günden bu yana yaklaşık 195 bin kişiyi ağırlayan planetaryum, özellikle çocukların bilime olan ilgisini artıran önemli bir keşif alanı olarak öne çıkıyor. Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Mercan Bilim Merkezinde yer alan planetaryum, 120 kişilik kapasitesiyle Türkiye’nin en geniş oturum alanına sahip planetaryumlardan biri olma özelliği taşıyor. Özel gereksinimli bireyler için ayrılmış alanların da bulunduğu planetaryumda düzenli film gösterimleri yapılırken, aynı zamanda astronomi sınıfı olarak da kullanılıyor. Gezegenler, yıldızlar ve uzay temalı içeriklerin yanı sıra iklim, çevre ve doğa konularını ele alan filmlerin de yer aldığı planetaryum, okul öncesi gruplardan yetişkinlere kadar her yaşa hitap ediyor. İngilizce dil destekli içeriklerin de bulunduğu merkez, çevre illerden gelen ziyaretçilerin de uğrak noktaları arasında yer alıyor. "Planetaryumda bugüne kadar yaklaşık 195 bin ziyaretçiyi ağırladık" Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezinde görev yapan Astronom, Planetaryum ve Bilim İletişimcisi Merve Oylum, planetaryumun açıldığı günden bu yana yoğun ilgi gördüğünü belirterek, "Burada düzenli film gösterimleri yapıyoruz. Aynı zamanda astronomi sınıfı olarak da kullanıyoruz. Gezegenler, yıldızlar, uzayın yanı sıra iklim, çevre ve doğa temalı filmlerimiz bulunuyor. Okul öncesinden yetişkinlere kadar her yaşa yönelik içeriklerimiz var. Bugüne kadar yaklaşık 195 bin ziyaretçiyi ağırladık" dedi. Planetaryumda çocukların bilimin ışığında evrenin derinliklerine unutulmaz bir yolculuğa çıktığını ifade eden Oylum, "Mercan Planetaryum merak uyandırıyor, hayal gücünü besliyor ve bilime yönelik güçlü bir bağ kurulmasına katkı sağlıyor. Ziyaretçilerimiz buradan memnuniyetle ayrılıyor. Evreni keşfetmek isteyen herkesi bekliyoruz" diye konuştu. Çocuklar bilimin ışığında bir gün geçirdi Mercan Bilim Merkezini ilk kez ziyaret ettiğini söyleyen Azra Uzun ise planetaryum deneyiminin kendisi için çok etkileyici olduğunu belirterek, "Bir sürü şey öğrendim. Gezimizin sonunda planetaryuma girdik. Kocaman bir gökyüzü gibiydi. Mars, Jüpiter ve Dünya’yı gördük. Sanki uzayın içindeydik" ifadelerini kullandı. Hira Tuana Aydın da merkezde elektrik tasarrufu, atık ayrıştırma ve hava kirliliği konularında bilgi edindiklerini belirterek planetaryumda izledikleri filmin kendisini çok etkilediğini söyledi. Deniz Atar ise Fen Bilimleri dersinde öğrendikleri konuları planetaryumda izledikleri filmle daha iyi kavradıklarını ifade ederek, "Filmin içindeymiş gibi hissettik. Hem eğlenceli hem öğreticiydi" dedi.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 14:40 İçişleri Bakanlığı genelgesiyle sahada yeni dönem başladı İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi imzasıyla yayımlanan genelgeyle basın kartının sahada resmî kimlik olarak esas alınması netlik kazanırken, Denizli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Özkan Tokmak düzenlemeyi "Meslektaşlarımızın görevlerini daha hızlı ve etkin yapabilmesi adına önemli bir eşik" sözleriyle değerlendirdi. İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan genelgeyle, basın kartlarının "resmi kimlik belgesi" olarak kabul edilmesine ilişkin uygulama netleştirildi. Buna göre, usulüne uygun basın kartını ibraz eden basın mensuplarından kolluk kuvvetlerince ayrıca kimlik belgesi talep edilmeyecek. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi imzasıyla 31 Mart 2026 tarihinde yayımlanan genelgede, basın kartının gazetecilerin mesleki faaliyetlerini yerine getirirken yetki ve kolaylık sağlayan önemli bir belge olduğuna dikkat çekildi. Genelgede, 13 Ekim 2022 tarihinde 5187 Sayılı Basın Kanunu’na eklenen hükümle basın kartının "resmi nitelikte bir kimlik belgesi" olduğunun açıkça düzenlendiği hatırlatıldı. Basın Kartı Yönetmeliği’nde de kartların tüm resmi ve özel kuruluşlar tarafından kabul edilmesi gereken resmi kimlik belgesi olarak tanımlandığına işaret edilen yazıda, bu kapsamda sahadaki uygulamalarda birlik sağlanmasının amaçlandığı vurgulandı. Kimlik tespitinde tek belge olacak Genelgeye göre, geçerli basın kartını ibraz eden gazetecilerden kolluk birimleri tarafından ayrıca nüfus cüzdanı ya da farklı bir kimlik belgesi istenmeyecek. Düzenlemenin, özellikle sahada görev yapan basın mensuplarının iş akışını hızlandırması ve bürokratik engelleri azaltması bekleniyor. Denizli Gazeteciler Cemiyeti (DGC) Başkanı Özkan Tokmak, yayımlanan genelgeye ilişkin yaptığı açıklamada düzenlemeyi memnuniyetle karşıladıklarını belirterek; "İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi tarafından yayımlanan ve basın kartının sahada resmi kimlik olarak esas alınmasını teminat altına alan genelgeyi, Denizli Gazeteciler Cemiyeti olarak memnuniyetle karşılıyoruz. Gazetecilik; hakikatin izini süren bir pusula, kamuoyunu doğru bilgiyle buluşturan hayati bir köprüdür" dedi. Basın kartının uygulamada da güçlü bir kimlik belgesi olarak kabul edilmesinin önemli bir eşik olduğunu vurgulayan Tokmak, düzenlemenin meslektaşların görevlerini daha hızlı ve etkin şekilde yerine getirmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Sahada hız ve kolaylık sağlayacak Uygulamanın çok yönlü pozitif etkisi olacağını belirten Özkan Tokmak, "Atılan bu adım; basın mensuplarımızın yükünü hafifleten, sahadaki akışı hızlandıran ve kamuoyunun doğru bilgiye erişimini kolaylaştıran bir kapı aralamıştır. Güçlü ve ilkeli bir basının, toplumsal hafızayı diri tutan bir omurga olduğu gerçeğinden hareketle, bu yaklaşımı kıymetli buluyoruz" dedi. Denizli basını adına emeği geçenlere teşekkür eden Tokmak, uygulamanın sahada aynı hassasiyetle sürdürülmesi temennisinde bulundu.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 13:20 Uzmanı uyardı: "Kişisel veriler, mahrem bilgiler yapay zekayla paylaşılmamalı" SİVAS (İHA) – Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sefer Darıcı, kişisel verilerin, özellikle de mahrem bilgilerin yapay zekayla paylaşılmaması gerektiğini söyleyerek, "Verileriniz afişe olabilir" dedi. Günümüzde sohbet tabanlı yapay zeka uygulamalarının artmasıyla birlikte bireylerin bu sistemlerle kurduğu iletişim daha kişisel bir boyuta taşınıyor. Yapay zeka ile iletişim kuran kişilerin bu sistemleri zaman zaman bir insan gibi algılayarak daha detaylı ve özel bilgiler paylaştığı görülüyor. Bu durum literatürde ‘anthropomorfize etme’ olarak tanımlanırken, kullanıcıların yapay zekaya insana özgü özellikler atfetmesi anlamına geliyor. Paylaşılan içeriklerin kişisel ve mahrem bilgiler içermesi ise veri güvenliği açısından çeşitli riskleri beraberinde getiriyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, yapay zeka ile kurulan iletişimde dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Darıcı, kullanıcıların farkında olmadan kişisel verilerini paylaşabildiğini ve bunun ilerleyen süreçte çeşitli riskler doğurabileceğini, verilerin pazarlanabileceğini söyleyerek, "Önemli olan kişisel verilerin, özellikle de mahrem bilgilerin yapay zekayla paylaşılmaması gerektiğidir" ifadelerini kullandı. "Yapay zeka mahrem bilgilerinizle besleniyor" Yapay zekanın insanların mahrem bilgilerinden beslendiğini söyleyen Darıcı, "Günümüzde yapay zeka kullanımının hızla artmasıyla birlikte anthropomorfize etme eyleminin de arttığını görüyoruz. Anthropomorfize, yapay zekaya sanki bir insanmış gibi insana ait özellikler atfetme durumudur. Sanki karşınızda insan varmış gibi algılama eğilimini ifade eden bir kavramdır. Karşımızdakini insan gibi düşündükçe ve o tarzda bir eğilim içerisinde oldukça, onunla olan paylaşımlarımızda insanla olan paylaşımlarımız gibi daha detaycı ve daha mahrem içerikler dahi olabiliyor. Yapay zekanın bir yandan kendi öğrenim yapısı olduğu kadar, aynı zamanda yapay zekayı kullanan kişilerden öğrendiği verilerle birlikte de öğrendiğini görebiliyoruz. Hatta kişinin yapay zekaya geçmişinden, o uygulamayla yapmış olduğu paylaşımlardan yola çıkarak, o kişiye yani müşteriye ilişkin yanıtlar verdiğini de biliyoruz. Doğal olarak yapay zeka bir yandan sizden besleniyor, diğer yandan da algoritma olarak öğrenmiş olduğu diğer kaynaklardan besleniyor. Bu tarz içeriklerin paylaşımını yaptığımızda da yapay zekanın sizin mahrem bilgilerinizle de beslenmesi ve onunla da öğrenmesi anlamına gelmektedir" dedi. "Bir sınırı olduğunu unutmamak gerekiyor" Paylaşılan verilerin açığa çıkma ihtimali olduğunu belirten Darıcı, "Bu durum, ilerleyen zamanlarda verilerinizin üçüncü kişiler tarafından da kullanılabilmesi riskini de beraberinde getiriyor. Bu durum aynı zamanda sizin profilinizin, duygularınızın, yapay zekayla yapmış olduğunuz paylaşımların, geçmişinizin, merak etmiş olduğunuz ve sorduğunuz şeylerin bu bilgisayar algoritması içerisinde var olması ve onun da bu bilgilere sahip olması anlamına geliyor. Bu tarz içeriklerin paylaşılıyor olması, yarın bir gün verilerle alakalı bir sıkıntı yaşandığı zaman sizin verilerinizin de afişe olması anlamına gelebilir. Yapay zeka uygulamalarında firmaların kendi içlerinde bu verileri belirli şartlar altında kullandıklarını, hatta bazılarının da bu bilgileri üçüncü kişilerle paylaşılabileceğini, yapay zeka kullanmadan önce onayladığımız sözleşmede zaten otomatik olarak kabul etmiş oluyorsunuz. Böylesi bir durumda ilerleyen zamanda reklam, pazarlama, siyasal bir amaçla veya belirli bir profili tahmin etme gibi amaçlarla da kullanılabilir. Bu nedenle yapay zekayla ister istemez o sohbetler yapılırken belirli paylaşımlar yapılmak zorunda, ancak bunun da bir sınırı olduğunu unutmamak gerekiyor" diye konuştu. "Mahrem bilgiler yapay zekayla paylaşılmamalı" Kişisel Verileri Koruma Kanunu söz konusu olsa da verilerin sızıntı durumunda ortaya dökülebileceğini unutmamak gerektiğinin altını çizen Darıcı, "Her ne kadar da karşınızdaki firma sizin verilerinizi koruyacağını ifade ediyor olsa dahi veya ‘biz anlaşma yaptığımız üçüncü şahıslara karşı verememe konusunda, reklam pazarlama iş birliği yaparız’ gibi bir içeriği söz konusu olsa da, bunlara dikkat etmek gerekiyor. Sizin atmış olduğunuz herhangi bir veriniz, bu bir fotoğraf olabilir, bir içerik, herhangi bir metin veya doküman olabilir, bu yapay zekayı hem eğiten hem de bunu üçüncü kişilerle pazarlayan bir yapısı söz konusu olabilir. Önemli olan burada kişisel verilerin, özellikle de mahrem bilgilerin yapay zekayla paylaşılmaması gerektiğidir" şeklinde konuştu.
Dicle Elektrik seçim hazırlıklarını tamamladı, koordinasyon merkezi açılıyor
27 Mart 2024 Çarşamba - 09:41 Dicle Elektrik seçim hazırlıklarını tamamladı, koordinasyon merkezi açılıyor Dicle Elektrik, 31 Mart Pazar günü gerçekleştirilecek yerel seçimler öncesinde, elektrik tedarikinde herhangi bir aksaklık yaşanmaması amacıyla bir Koordinasyon Merkezi kuracağını duyurdu. Şirket, seçim sürecinde tüm risk ihtimallerine karşı önlem alındığını bildirerek, 30 Mart saat 00.00’dan 1 Nisan saat 17.00’ye kadar bölge genelinde bin 387 personel ve 535 ekiple teyakkuzda olacağını açıkladı. Dicle Elektrik tarafından dağıtım hizmeti verilen Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Batman, Şırnak ve Siirt’te 31 Mart Pazar günü yapılacak yerel seçimler öncesinde gerekli tüm tedbirler alındı. Aksaklık ihtimallerine karşı anında müdahale edebilmek için sorumluluk bölgesinde 1387 personelden oluşan 535 ekip görevlendiren Dicle Elektrik, şirket bünyesinde Koordinasyon Merkezi de kuracak. Dicle Elektrik’in Şebeke Operasyonlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nedim Tüzün, yerel seçimler öncesinde alınan önlemlerle ilgili bilgi verdi. 31 Mart 2024’teki Mahalli İdareler Genel Seçimlerinin problemsiz yürütülebilmesi için şebekeye ait alternatif besleme hatlarının sürekli hazır tutulduğunu belirten Tüzün, “Can veya mal güvenliğini tehdit eden durumlar haricinde planlı elektrik kesintileri yapılmayacak. Ayrıca, seçim kurullarıyla yapılan görüşmeler ve muhtemel ihtiyaçlar için mobil jeneratör desteği sağlanacak” dedi. Tüzün, seçim sandıkları ve kurullarının bulunduğu alanlarda aydınlatma tesislerinin eksiksiz ve çalışır durumda olması için özel önlemler alındığını da açıklamalarına ekledi. Bin 387 personel görev başında olacak Dicle Elektrik tarafından yapılan açıklamaya göre, şirketin sorumluluk alanındaki 96 ilçe seçim kurulunda toplam 477 personelin görev alacağı belirtildi. Özellikle Mardin, Şanlıurfa, Şırnak, Siirt, Diyarbakır ve Batman’da olmak üzere toplam 246 kritik noktada, muhtemel olumsuz durumlara karşı koruyucu önlemler alındığı ifade edildi. Tüzün, 6 ilde seçim süresince toplam 535 ekip ve 1387 personelin, muhtemel arızalara ve olumsuz hava şartlarına karşı vardiyalı bir şekilde hazır bulunacağını duyurdu. Tüzün, herhangi bir kesinti durumunda müdahale edilmek üzere 26 adet jeneratörün de hazır tutulduğunu belirtti. Koordinasyon Merkezi kurulacak Muhtemel aksaklıklara anında müdahale edilebilmesi için bir Koordinasyon Merkezi oluşturulacağını ifade eden Nedim Tüzün, “Bu merkez, bir genel müdür yardımcısının liderliğinde, bir müdür ve bir yönetici olmak üzere üç kişilik bir ekip tarafından yönetilecek. Ek olarak, 6 farklı lokasyonda, yönetici ve mühendis pozisyonlarında toplam 18 personel görev alacak. Merkez, TEDAŞ tarafından kurulan Kriz Merkezi koordinasyonuyla, oy kullanımı ve sayım işlemleri sırasında faaliyet gösterecek. Bu çerçevede, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın talepleri doğrultusunda, 30 Mart saat 00.00’dan başlayıp 1 Nisan saat 17.00’a kadar, yani seçimlerin tamamen sona ermesine dek sorumluluk alanımızda tam teyakkuz halinde olacağız” dedi.
"Ay’a milli hibrit roket motorumuzla erişeceğiz"
26 Mart 2024 Salı - 17:36 "Ay’a milli hibrit roket motorumuzla erişeceğiz" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Türkiye’nin kendi geliştirdiği teknolojiyle Ay’a erişmesi. 380 bin kilometre yol yapacağız ve Ay’a milli hibrit roket motorumuzla erişeceğiz. Bunu başarabilecek gençlerimiz var, insan kaynağımız var. Hibrit roket motoru teknolojisinde Türkiye bugün, dünyada ilk dört ülkeden biri" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı ile Kırıkkale Üniversitesi Türkiye Yüzyılı Kongre Merkezi’nde düzenlenen "Gençlik Buluşması"na katıldı. 8 Temmuz 2024’te ilk milli haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A’yı uzaya göndereceklerini belirten Bakan Kacır, Türkiye’nin kendi haberleşme uydularını geliştiren ve üreten 11 ülkeden biri olduğunu söyledi. Uydunun yaklaşık 600 kilogram olduğuna dikkat çeken Kacır, "İMECE 600 kilometrede görev yapıyor. Yaklaşık 600 kilogramlık bir uydu. TÜRKSAT 6A, 36 bin kilometrede sabit yörüngede görev yapacak. 4 bin 250 kilogramlık daha sofistike bir uydu. Ama hedef Türkiye’nin kendi geliştirdiği teknolojiyle Ay’a erişmesi. 380 bin kilometre yol yapacağız ve Ay’a milli hibrit roket motorumuzla erişeceğiz. Bunu başarabilecek gençlerimiz var, insan kaynağımız var. Hibrit roket motoru teknolojisinde Türkiye bugün, dünyada ilk dört ülkeden biri. Eğer bu teknolojiyi Ay programımız kapsamında uzayda gerçekleştirmeyi başarırsak, bunu başaran ilk ülke olacağız. İnşallah bu teknolojiyi ticarileştireceğiz ve uyduların yörüngeler arası transferlerini yapan uzay araçlarını Türkiye’de geliştireceğiz" dedi. Yıllık uzay ekonomisi büyüklüğünün 600 milyar dolara geldiğine vurgu yapan Kacır, birkaç yıl içinde de 1 trilyon dolara yükselmesini öngördüklerini sözlerine ekledi. Daha sonra Kırıkkale Belediyesi Bilim Merkezi’ni Vali Mehmet Makas ile birlikte ziyaret eden Kacır, Belediye Başkanı Mehmet Saygılı ve görevli personelden merkez hakkında bilgi aldı. Kacır, son olarak Kırıkkale Organize Sanayi Bölgesi’nde basına kapalı olarak gerçekleştirilen programda sanayici iş insanlarıyla bir araya gelerek toplantı yaptı.
Bakan Kacır: “Sadece astronot göndermekle kalmayacağız, yeni uluslararası uzay istasyonu projelerine dahil olacağız”
26 Mart 2024 Salı - 17:18 Bakan Kacır: “Sadece astronot göndermekle kalmayacağız, yeni uluslararası uzay istasyonu projelerine dahil olacağız” Çankırı’da gençlerle bir araya gelen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin yeni uzay görevlerine devam edeceğini belirterek, “Sadece astronot göndermekle kalmayacağız, yeni uluslararası uzay istasyonu projelerine dahil olacağız. O istasyonlarını teknolojik bileşenlerini geliştiren, üreten ülkelerden birisi olacağız” dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı ile birlikteÇankırı’da düzenlenen "gençlik buluşması" programına katıldı. Programa Çankırı Valisi Mustafa Fırat Taşolar, AK Parti Grup Başkanvekili ve Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, akademisyenler, çocuklar ve gençler katıldı. Programda konuşan Bakan Kacır, havacılık alanındaki gelişmelerin Türkiye için çok önemli olduğunu belirterek, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı’nın başlattığı insanlı uzay görevlerinin gelecek dönemde de devam ettirileceğini ifade etti. "Sizler tüm engeller kaldırıldığında dünyanın en iyisi işleri başarabileceksiniz" Önü açılan Türk gençliğinin nasıl projelere imza attığını gördüklerini ifade eden Bakan Kacır, “Türkiye’nin varı yoğu Türk gençliğidir. Türkiye’nin en büyük kuvveti TEKNOFEST kuşağıdır. Biz başka ülkelerle mukayese edildiğimizde genç, dinamik ve inançlı bir gençliğe sahibimiz. Bizim toplumumuzun ortalama yaşı 33, Avrupa’nın 43, Almanya’nın 47-48. Biz onlardan 10, 15 yaş daha genciz. Çok kıymetli çünkü dünyayı yenilikçi gelişmeler dönüştürüyor. Bütün dünyada yenilikçi teknolojilere gencecik insanlar imza atıyor. Bu anlayışla Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde sürdürdüğümüz milli teknoloji hamlesinin tümünün merkezinde Türk gençliğini görüyoruz. İnanıyoruz ki sizler tüm engeller kaldırıldığında dünyanın en iyisi işleri başarabileceksiniz. Aslında Türk gençleri bunu ispat ettiler. Savunma sanayisinde, havacılıkta Türkiye belki de beklenmedik bir şekilde, muazzam performans ortaya koydu” dedi. “Evlatlarımızın başkalarından geri kalır hiçbir yanları yokmuş, yeter ki onların önlerindeki engelleri, takozları kaldıralım, onların yanında duralım” Türkiye’nin havacılık tarihinde çok önemli engellemeler yaşandığını ifade eden Bakan Kacır, “Tüm milli sanayi tarihimiz akamete uğratılmış hikayeler tarihi olarak 2000’li yıllara geldi. Nihayetinde 2000’li yıllarda bir sağlam irade, ülkenin neye ihtiyacı varsa, hangi kritik teknolojileri üretmemiz gerekiyorsa bunu bu ülkenin öz evlatlarının alın, akıl teriyle yapacağız, biz de onların arkasında duracağız dedi. Sizin gibi gencecik gençler, önleri açıldığında, önlerindeki engelleri kaldırıldığında Bayraktar’lları, Anka’ları, Akıncı’ları, Aksungur’ları, Hürkuş’ları, Hürjet’leri, Gökbey’leri, Kızılelma’ları ve nihayetinde KAAN’ı üretti ve gökyüzü ile buluşturdu. Demek ki bizim evlatlarımızın başkalarından geri kalır hiçbir yanları yokmuş, yeter ki onların önlerindeki engelleri, takozları kaldıralım, onların yanında duralım. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan bu anlayışla ‘milli teknoloji hamlesi’nin tüm projelerinde sizlerin önünü açmak, Türk müteşebbislerinin, Türk bilim insanlarının, Türk mühendislerinin, dünyanın en iyi projelerini hayata geçirmesi için yanlarında durmak iradesini her zaman göstermeye devam ediyor. Ümit ediyoruz ki savunma sanayisinde, havacılıkta daha büyük başarılara imza atarken, bir yandan sanayinin ve teknolojinin tüm alanlarında benzer başarı hikayeleri ortaya koyalım” diye konuştu. “Dünyada önemli uzay güçlerinden birisi haline geleceğiz” Milli savunma sanayisinde 80 bin gencin istihdam edildiği gibi uzay sanayisinde de gençlerin istihdam edileceğini ifade eden Kacır, “Türkiye inşallah savunma sanayisinde, havacılıkta nasıl başarılı olduysa uzay teknolojilerinde de benzer bir başarıyı ortaya koyacak. Nasıl savunma sanayisinde ihracatı 250 milyon dolardan 5,5 milyar dolara çıkartmışsak, nasıl savunma sanayisinde bugün 3 bine yakın firmamızda 80 bin gencimizi istihdam etmişsek sizin gibi pırıl pırıl genç kardeşlerimizi uzay sanayisinde istihdam edeceğiz ve dünyada önemli uzay güçlerinden birisi haline geleceğiz” şeklinde konuştu. “Uluslararası uzay istasyonlarının teknolojik bileşenlerini geliştiren, üreten ülkelerden birisi olacağız” Milli Uzay Programı ile Türkiye’nin yeni bir sayfa açtığını belirten Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Bu program Türkiye’nin bilimsel araştırmalarda küresel ligde en sırada işler yapabilmesi için sayfa açtı. Hem Türkiye’deki hem de dünyanın dört bir yanındaki kıymetli bilim insanlarımıza, yürüttükleri bilimsel çalışmaların en ileri düzeyde Türkiye Cumhuriyeti tarafından himaye edileceğini, bu devletin alanında çalışma yapmak isten bilim insanlarının her daim yanında olduğunu ve olacağını göstermiş oldu. Ama bu misyon zannediyorum en çok Türkiye’nin evlatlarına, gençliğine, çocuklarına kazandırdığı özgüven ve ilham kaynağı olması açısından gerçekten çok kıymetli bir ilk adım oldu ama asla son olmayacak. İnşallah Türkiye önümüzdeki dönemde insanlı uzay programlarına devam edecek. Sadece astronot göndermekle kalmayacağız, yeni uluslararası uzay istasyonu projelerine dahil olacağız. Uluslararası uzay istasyonlarının teknolojik bileşenlerini geliştiren, üreten ülkelerden birisi olacağız. İnşallah, bilim insanlarımızın önünü açmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
Bakan Kacır: "Dünyada 4 ülkeden biriyiz" diyerek açıkladı: "Ay’a milli hibrit roket motorumuzla erişeceğiz"
26 Mart 2024 Salı - 16:52 Bakan Kacır: "Dünyada 4 ülkeden biriyiz" diyerek açıkladı: "Ay’a milli hibrit roket motorumuzla erişeceğiz" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Türkiye’nin kendi geliştirdiği teknolojiyle Ay’a erişmesi. 380 bin kilometre yol yapacağız ve Ay’a milli hibrit roket motorumuzla erişeceğiz. Bunu başarabilecek gençlerimiz var, insan kaynağımız var. Hibrit roket motoru teknolojisinde Türkiye bugün, dünyada ilk dört ülkeden biri" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı ile Kırıkkale Üniversitesi Türkiye Yüzyılı Kongre Merkezi’nde düzenlenen "Gençlik Buluşması"na katıldı. 8 Temmuz 2024’te ilk milli haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A’yı uzaya göndereceklerini belirten Bakan Kacır, Türkiye’nin kendi haberleşme uydularını geliştiren ve üreten 11 ülkeden biri olduğunu söyledi. Uydunun yaklaşık 600 kilogram olduğuna dikkat çeken Kacır, "İMECE 600 kilometrede görev yapıyor. Yaklaşık 600 kilogramlık bir uydu. TÜRKSAT 6A, 36 bin kilometrede sabit yörüngede görev yapacak. 4 bin 250 kilogramlık daha sofistike bir uydu. Ama hedef Türkiye’nin kendi geliştirdiği teknolojiyle Ay’a erişmesi. 380 bin kilometre yol yapacağız ve Ay’a milli hibrit roket motorumuzla erişeceğiz. Bunu başarabilecek gençlerimiz var, insan kaynağımız var. Hibrit roket motoru teknolojisinde Türkiye bugün, dünyada ilk dört ülkeden biri. Eğer bu teknolojiyi Ay programımız kapsamında uzayda gerçekleştirmeyi başarırsak, bunu başaran ilk ülke olacağız. İnşallah bu teknolojiyi ticarileştireceğiz ve uyduların yörüngeler arası transferlerini yapan uzay araçlarını Türkiye’de geliştireceğiz" dedi. Yıllık uzay ekonomisi büyüklüğünün 600 milyar dolara geldiğine vurgu yapan Kacır, birkaç yıl içinde de 1 trilyon dolara yükselmesini öngördüklerini sözlerine ekledi. Daha sonra Kırıkkale Belediyesi Bilim Merkezi’ni Vali Mehmet Makas ile birlikte ziyaret eden Kacır, Belediye Başkanı Mehmet Saygılı ve görevli personelden merkez hakkında bilgi aldı. Kacır, son olarak Kırıkkale Organize Sanayi Bölgesi’nde basına kapalı olarak gerçekleştirilen programda sanayici iş insanlarıyla bir araya gelerek toplantı yaptı.
TÜBİTAK KMÜ’nün 16 projesine destek verecek
26 Mart 2024 Salı - 12:47 TÜBİTAK KMÜ’nün 16 projesine destek verecek TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı (BİDEB) tarafından yürütülen “2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı” 2023 Yılı 2. Dönem çağrısı destek sonuçlarını açıklandı. 2209-A Programı 2023/2. dönem çağrı sonuçlarına göre Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesinin (KMÜ) 16 projesi destek almaya hak kazandı. ’2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı’ kapsamında yapılan başvurular sonucunda Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Çakır, Mühendislik Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Güliz Toz ve Dr. Öğretim Üyesi Cemaleddin Şimşek, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Orkun Erkayıran, Dr. Öğretim Üyesi Demet Çelik, Dr. Öğretim Üyesi Özlem Yılmaz Demirel ve Dr. Öğretim Üyesi Şemsi Gül Yılmaz, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Hatice Çağla Özdamar, Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Murat Tekin, Prof. Dr. Mehmet Dalkılıç, Doç. Dr. Veysel Temel ve Doç. Dr. Erhan Devrilmez, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Kutlu Çevik ile Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdülhadi Cihangir Uğuz’un danışmanlığını yaptığı 16 öğrenci projesi TÜBİTAK tarafından desteklenmeye layık görüldü. “Kıymetli akademisyenlerimizi ve öğrencilerimizi tebrik ediyorum” 2209-A Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı sonuçlarının açıklanmasının ardından değerlendirmelerde bulunan KMÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Gavgalı, “İnovasyonun her geçen gün daha da önem kazandığı bir dönemde fikirleri ve çözüm önerileri ile yazdıkları projeleri ile TÜBİTAK’tan destek almaya hak kazanan değerli öğrencilerimizi gönülden tebrik ediyorum. Öğrencilerimizi bu dönemde yalnız bırakmayan ve danışmalığı yapan kıymetli hocalarımıza da ayrıca teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum.” dedi.
Turkcell, yenilikçi platformuyla saha ziyaretlerini dijitale taşıdı
26 Mart 2024 Salı - 11:48 Turkcell, yenilikçi platformuyla saha ziyaretlerini dijitale taşıdı Teknoloji ve inovasyonun gücüyle dijitalleşmeye odaklanan Turkcell, kendi geliştirip çözüm ortaklarının kullanımına açtığı yenilikçi saha platformu Smart Site sayesinde son 7 ayda 2 bin 500’e yakın saha ziyaretini azaltmayı başardı. Sistemin uzaktan destek vermeye imkân tanıyan altyapısıyla bu dönemde yaklaşık 500 ton sera gazı salımının önüne geçilmiş oldu. Güçlü altyapısı ve yenilikçi servisleriyle Turkcell, iş süreçlerinde müşteri deneyimini iyileştirerek zaman ve maliyet tasarrufu sağlarken, çevresel etkisini azaltacak inovatif çözümler geliştirmeye devam ediyor. Şirket, şebeke altyapısında yürüttüğü saha operasyonlarını daha akıllı ve çevre dostu hale getirecek Smart Site isimli yeni bir platform geliştirdi. Yapılan açıklamaya göre, yenilikçi platform sayesinde uzman mühendisler fiziksel olarak sahada bulunmadan da sahadaki teknisyene uzaktan bağlantı ile canlı destek verip beraber çalışabiliyor, kontrolleri ve planlamaları yapabiliyor. Çok sayıda zorlu kullanım senaryoları test edilerek geliştirilen ve web üzerinden de kullanılabilen Smart Site platformu, şirketin dijital video konferans ve bulut çözümlerini de barındırıyor. Çok sayıda kullanıcının aynı anda saha çalışmasına uzaktan destek sağlamasına imkân sunan platform üzerinden yapılan saha çalışmalarının kayıtları da saklanabiliyor. Geliştirmeleri tamamlanıp devreye alınan platformun Turkcell ve iş ortakları saha operasyonlarında kullanılmaya başlanması sayesinde, Eylül ayından bu yana 2 bin 500’e yakın saha ziyareti Smart Site üzerinden gerçekleştirilerek önemli bir verimliliğe imza atıldı. “Fiziksel saha ziyaretlerinin dijitalleşmesi ile verimliliği artırıyor” Bu platformu geliştirmedeki amaçlarına ve kısa sürede ulaştıkları sonuçlara dikkat çeken Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Vehbi Çağrı Güngör, “Bu yola çıkarken sera gazı emisyonunu azaltmak başta olmak üzere müşteri memnuniyetinde, maliyetlerde ve insan kaynağı ihtiyacında tüm ekosistemimizi kapsayan bir verimliliğin yanı sıra iş sağlığı güvenliği riskleri ve sahaya erişim gibi zorlukları da azaltmayı hedeflemiştik. Geçtiğimiz yaz sonundan itibaren devreye aldığımız bu platformu, artık hem Turkcell ekiplerimiz hem de iş ortaklarımız kullanıyor. Bu kapsamda son 7 ayda 2 bin 500’e yakın saha ziyaretini Smart Site platformu üzerinden yaparak, hedeflediğimiz tüm açılardan önemli bir operasyonel verimlilik sağladık. 2024’te hem platformun kullanımını yaygınlaştırmaya hem de yeni yeteneklerle geliştirmeye devam edeceğimiz Smart Site platformunun, gelecekte Turkcell ekosistemiyle de sınırlı kalmayıp artan dijitalleşme ihtiyacıyla farklı sektörlerde de kullanılabileceğini öngörüyoruz” dedi. Geliştirilen platformun önemine dikkat çeken Prof. Dr. Vehbi Çağrı Güngör, şunları söyledi: “Güçlü şebeke altyapımızı yenilikçi teknolojilerle daha etkin hale getirerek, her sahada sürdürülebilir ve kesintisiz iletişim hedefimizi destekliyoruz. Bu kapsamda müşterilerimizin her geçen yıl artan geniş bant ve dijitalleşme gereksinimlerini en kaliteli ve hızlı şekilde karşılamak için Türkiye’nin dört bir yanındaki şebeke altyapımızı yeni teknolojilerle ve inovatif uygulamalarla daha da güçlendirmeye devam ediyoruz. Önümüzdeki yıllarda 5G ve ötesi teknolojilerinin de hayatımıza gireceğini düşündüğümüzde saha operasyonlarımızın verimli ve sürdürülebilir olması daha da önem kazanıyor. Sürdürülebilirlik odağımız çerçevesinde tüm iş süreçlerimizde olduğu gibi saha operasyonlarında da topluma ve çevreye pozitif katkıyı artırma motivasyonuyla çalışıyoruz. Uygulamaya aldığımız Smart Site platformunun, fiziksel saha erişim ihtiyacını da azaltarak inovasyonun sürdürülebilirlik için katalizör görevini üstlendiğini gösteren örnek bir çalışma olduğunu düşünüyoruz.” Akıllı cihazlarla uyumlu bir platform Sahadaki personel ile merkezdeki uzmanın anlık ve görüntülü görüşerek verimli çalışmasını sağlayan dijital platform; ihtiyaca göre akıllı telefon, tablet ve akıllı gözlük gibi farklı cihazlar üzerinden kullanılabiliyor. Örneğin saha keşfi için akıllı telefon veya tablet üzerinden yüksek çözünürlük ile gerçek zamanlı görüntü paylaşımı ve konferans görüşmeleri gerçekleştirilebiliyor, artırılmış gerçeklik ve akıllı gözlüklerle yapılabilen yönlendirilmelerle arızalar hızlıca tespit edilebiliyor. Böylece sahaya çoklu ulaşım ihtiyacı azaltılıp müşterilere daha hızlı ve çevre dostu bir hizmet sunulurken operasyon süreçlerinde kaynak verimliliği de artıyor.