Son Dakika
|
Mazota Cuma sabahı 13 TL indirim geliyor
ASAYİŞ
İzmir’deki polis merkezi saldırısı davasında ara karar açıklandı
Pezeşkiyan: "Lübnan'a yönelik saldırı, ateşkes anlaşmasının açık bir ihlalidir"
TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan ara seçim açıklaması
Manş Denizi'nde göçmen faciası: 4 ölü
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "Ateşkes Lübnan'ı da kapsamalı"
Yusuf Güney gözaltına alındı
İsrail ordusu: "Hizbullah lideri Naim Kasım'ın yeğeni Beyrut'ta öldürüldü"
İspanya, Tahran Büyükelçiliği'ni yeniden açıyor
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Khartoum’s Marina Park Reopens After Years of War
Rusya’dan 1 günlük ateşkes kararı
Silivri’de metan gazı patlaması: Bina tedbir amaçlı tahliye edildi
Netanyahu: "Lübnan'da ateşkes yok"
Rutte: "Trump’ın hayal kırıklığını hissettim"
Merz: "İsrail'in Lübnan'da yürüttüğü savaş barış sürecini başarısızlığa uğratabilir"
İslamabad’da ABD-İran görüşmeleri öncesinde güvenlik önlemleri artırıldı
İran: "Ateşkes ihlaline karşılık verecektik, Pakistan devreye girdi"
TEKNOLOJİ
Balıkesir’de: "Girişimciler global sahneye hazırlanıyor"
09 Nisan 2026 Perşembe - 16:13:32
Balıkesir Teknokent’te düzenlenen Uluslararası Girişimcilik Paneli’nde, girişimlerin global pazarlara açılma süreçleri ve Türkiye’den yeni Turcorn’lar çıkarma hedefi ele alındı. Balıkesir Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi Balıkesir Teknokent ev sahipliğinde düzenlenen "Uluslararası Girişimcilik Paneli", akademi, kamu ve iş dünyasını bir araya getirdi. Balıkesir Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Mehmet Şafak, Balıkesir Üniversitesi dekanları, akademisyenler, iş dünyası temsilcileri ve girişimcilerin katılımıyla gerçekleşen panelin açılış konuşmasını Balıkesir Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Satıl gerçekleştirdi. Satıl konuşmasında, Balıkesir Üniversitesi’nin uluslararasılaşma faaliyetlerine değinirken, üniversitelerin girişimcilik ekosistemindeki rolüne ve akademi-sanayi iş birliğinin önemine vurgu yaptı. Ardından Balıkesir Teknokent Genel Müdürü Öğr. Gör. F. Burcu Aydemir konuşmasında, Teknokent bünyesinde gelişen girişimcilik ekosistemine değinerek; global pazarlara açılmanın önemi, yatırım alabilen girişimler oluşturma hedefi ve bu doğrultuda yürütülen uluslararası iş birlikleri hakkında bilgi verdi. Aydemir, Balıkesir’den uluslararası ölçekte değer üreten ve Turcorn seviyesine ulaşabilecek girişimlerin ortaya çıkmasını hedeflediklerini ifade etti. Açılış konuşmalarının ardından panel oturumunda konuşmacı olarak; - Zico Ufuk Batum - Ventures & Mentors League Kurucusu & CEO’su - Dr. Ali Cihan Kurt - Synergia Kurucu Ortağı - Ahmet Acaroğulları - ACA Group CEO’su - Dr. Yılmaz Pekmezcan - Marmara Teknokent Yönetim Danışmanı yer aldı. Panelde; uluslararası girişimcilik, global pazarlara açılma ve yatırım süreçlerine ilişkin kapsamlı değerlendirmeler Marmara Teknokent yürütücülüğünde gerçekleşecek. Startup World Cup Türkiye 2026 organizasyonu hakkında da katılımcılara bilgi verildi. Panelistler, girişimlerin uluslararası pazarlara hazırlanma süreçleri, karşılaşılan zorluklar ve büyüme stratejileri üzerine deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Etkinlik, yoğun katılım ve etkileşimli soru-cevap bölümüyle sona erdi.
09 Nisan 2026 Perşembe - 12:35
Akıllı telefonlar kamera ve fotoğraf makinesinin pabucunu dama attı
Akıllı telefonların sunduğu kamera özellikleri, basın mensuplarının profesyonel kamera ve fotoğraf makinelerini kullanmalarını ortadan kaldırdı. Haberlere giden gazeteciler, yüksek megapiksel, yapay zeka destekli görüntü işleme gibi çoklu lensler gelişmiş kamera teknolojilerindeki akıllı telefonlarına sahip olunca, ağır kamera ve fotoğraf makinelerini kullanmayı bıraktı. Cepte taşınması, anında haber, görüntü, fotoğraf paylaşım ve üstün yazılım özellikleri basın mensuplarının işini kolaylaştırdı.
09 Nisan 2026 Perşembe - 11:31
Yapay zeka işletmelerde riskleri azaltıyor
Doç. Dr. Sefer Darıcı, ilerleyen dönemde büyük ya da küçük fark etmeksizin birçok işletmenin yapay zeka entegrasyonunu tamamlamasının beklendiğini söyledi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yeni Medya Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, her işletmenin işleyişi ve ihtiyaçları farklı olduğu için yapay zeka entegrasyon süreci de buna göre şekillenmek zorunda olduğunu belirterek, yapay zekanın işletmelerde riskleri azalttığını, zamanla büyük küçük tüm işletmelerin bu entegrasyon sürecini tamamlamak zorunda olduklarını söyledi. Doç. Dr. Sefer Darıcı yaptığı açıklamada, "Dijital entegrasyon bugün Türkiye’nin geleceği olarak değerlendiriliyor. Bu süreçte işletmeler önemli mesafeler kat etti ve ciddi gelişmeler yaşanıyor. Birçok firma iş işlemlerini, üretim süreçlerini ve karar mekanizmalarını yapay zekaya entegre ederek verimlilik sağlıyor. Her işletmenin yapay zekaya entegrasyon sürecinde baştan itibaren izlemesi gereken bir strateji bulunuyor. Bu kapsamda hangi adımların yapay zekaya devredileceği, hangi süreçlerin hibrit şekilde yürütüleceği belirleniyor. Yapay zeka entegrasyonu özellikle işletmeler için kritik bir konu olarak öne çıkıyor. Yapay zekanın üretim, insan kaynakları ya da karar destek süreçlerinden hangisinde kullanılacağı işletme içinde detaylı analiz gerektiriyor. Bu açıdan bakıldığında doğru bir entegrasyon ile işletmeler mevcut verimliliklerini önemli ölçüde artırabiliyor. Ancak burada en önemli nokta, sürecin sağlam bir analiz ve strateji ile yürütülmesi. Çünkü her işletmenin işleyişi ve ihtiyaçları farklı olduğu için entegrasyon süreci de buna göre şekillenmek zorunda" dedi. "İşlemelerde riskleri azaltıyor" Doç. Dr. Sefer Darıcı, tekrar eden işlerde yapay zeka kullanımının arttığını, artışla birlikte işletmelerde risklerinde azıldığını ifade edip, "Dünya genelinde yapay zeka teknolojisinin kaçınılmaz bir dönüşüm olduğu görülüyor. Özellikle ABD’de bu alanda geniş kapsamlı uygulamalar dikkat çekiyor ve birçok işletme süreçlerini yapay zekaya devretmiş durumda. Bu dönüşüm yalnızca belirli sektörlerle sınırlı kalmıyor; eğitimden üretime kadar birçok alanda yapay zeka kullanılabiliyor. Bazı süreçler insan ve yapay zekanın birlikte çalıştığı hibrit modellerle yürütülürken, özellikle tekrar eden işlerde yapay zeka kullanımı giderek artıyor. Bunun sonucunda verimlilik artışı sağlanırken hata oranlarında da ciddi düşüşler yaşanıyor. Aynı zamanda işletmelerin risklerini azaltmaları da önemli bir avantaj olarak öne çıkıyor" dedi. "Yapay zeka entegrasyonunun kaçınılmaz" Doç. Dr. Sefer Darıcı, yapay zeka entegrasyonunun kaçınılmaz olduğunun altını çizerek, "Türkiye’de de birçok işletme bu dönüşümün farkına varmış durumda ve yapay zeka entegrasyonu sürecini başlatıyor. İşletmenin küçük, orta ya da büyük ölçekli olması fark etmeksizin, hangi alanlarda yapay zekanın fayda sağlayacağının analiz edilmesi ve buna uygun adımların atılması gerekiyor. Önümüzdeki süreçte bu dönüşümün çok daha yaygın hale geleceği öngörülüyor. Bununla birlikte bazı iş kollarında olumsuz etkiler ve istihdam kayıpları yaşanabileceği de ifade ediliyor. Ancak genel çerçevede bakıldığında yapay zeka entegrasyonunun kaçınılmaz olduğu ve işletmeler için önemli bir adım olduğu belirtiliyor" "Büyük küçük tüm işletmeler kullanacak" Doç. Dr. Sefer Darıcı, zamanla büyük küçük tüm işlemelerin yapay zeka entegrasyonunu tamamlayacaklarına vurgu yaparak şunları söyledi. "Geçmişte dijital teknolojiler ve e ticaret alanında yaşanan dönüşüme benzer şekilde, bugün de yapay zeka alanında yeni bir dönüşüm süreci yaşanıyor. Bu nedenle işletmelerin hangi alanlarda yapay zeka kullanmaları gerektiğini belirlemeleri ve bu doğrultuda planlı adımlar atmaları önem taşıyor. İlerleyen dönemde büyük ya da küçük fark etmeksizin birçok işletmenin bu sürece dahil olması ve yapay zeka entegrasyonunu tamamlaması bekleniyor"
09 Nisan 2026 Perşembe - 10:17
Türk Telekom eSIM ile kullanıcılarına çevre dostu iletişim deneyimi sunuyor
Türk Telekom, eSIM teknolojisiyle kullanıcılarına hızlı ve çevre dostu bir mobil iletişim deneyimi sunmayı hedefliyor. Türk Telekom, eSIM teknolojisiyle müşterilerine daha kolay, hızlı ve çevre dostu bir mobil iletişim deneyimi sunmayı hedefliyor. eSIM Teknolojisi, fiziksel SIM kart taşıma zorunluluğunu ortadan kaldırarak dijitalleşmenin sunduğu çevreci dönüşümün bir parçası haline geliyor. eSIM kullanımı doğal kaynak tüketimini azaltırken, karbon ayak izinin düşürülmesine katkı sağlıyor. eSIM sayesinde kullanıcılar, uzaktan aktivasyon ve dijital yönetim imkânlarıyla işlemlerini daha hızlı ve verimli bir şekilde gerçekleştirebiliyor. Dijital dönüşümde sürdürülebilir ve yenilikçi teknoloji eSIM Uzaktan tanımlama ve dijital yönetim imkânı sunan eSIM teknolojisi, kullanıcı deneyimini hızlandırırken kâğıt ve enerji tüketimini de minimize ediyor. eSIM; daha verimli, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir bir ekosistemin oluşmasına destek oluyor. eSIM, teknoloji odaklı büyümeyi sürdürülebilir bir gelecek vizyonuyla ileri taşıyan önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Fiziki hat sahibi olan Türk Telekomlular, mağazaya gitmeden Türk Telekom uygulaması üzerinden eSIM’e geçiş işlemlerini gerçekleştirebiliyor. Ayrıca, eSIM kullanan Türk Telekom müşterileri Tek Numara Teknolojisi ile eSIM uyumlu akıllı saat üzerinden, akıllı telefonları yanında değilken arama yapabiliyor. eSIM, anında aktivasyon, aynı cihazda birden fazla hat kullanımı ve cihazlar arası kesintisiz bağlantı gibi imkanlarıyla dikkat çekiyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
07 Nisan 2026 Salı- 10:40
Pirinç kabuklarından yalıtım malzemesi üretti
2
09 Nisan 2026 Perşembe- 12:35
Akıllı telefonlar kamera ve fotoğraf makinesinin pabucunu dama attı
3
09 Nisan 2026 Perşembe- 10:17
Türk Telekom eSIM ile kullanıcılarına çevre dostu iletişim deneyimi sunuyor
4
09 Nisan 2026 Perşembe- 09:03
Emniyetten Uçurtma Şenliği
5
09 Nisan 2026 Perşembe- 11:31
Yapay zeka işletmelerde riskleri azaltıyor
30 Ocak 2024 Salı - 09:43
Adana’da Türkiye’nin 6. ’Alçak Yörünge Uydu Yer Gözlem İstasyonu’ kuruldu
Adana’da Alçak Yörünge Uydu Yer Gözlem İstasyonu kuruldu. İstasyon çalışanları Alper Gezeravcı’nın da içerisinde olduğu Uluslararası Uzay İstasyonu’nu ve bütün uyduları 24 saat izleyip bilimsel çalışmalar gerçekleştiriyor. Bilim adamları Alper Gezeravcı’ya uluşmaya çalışıyor. Türkiye’nin Milli Uzay Programı kapsamında "ilk insanlı uzay misyonu" hedefine ulaşmasıyla uzay faaliyetleri hız kazandı. Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü’nde görevli öğretim üyesi Doç. Dr. Ahmet Refah Torun’un danışmanlığı ve bilişim teknolojileri uzmanı Volkan Dağlı’nın liderliğinde üniversitenin çatısına ‘Alçak Yörünge Uydu Yer Gözlem İstasyonu’ kuruldu. Türkiye’nin 6.’sı oldu Türkiye’de 6. olan istasyon, bölgenin de tek istasyonu konumunda. İstasyonda 7 gün 24 saat çalışmalar sürerken, hangi uyduların ne zaman geçeceği tahminleri yayınlanarak, gözlem yapmak isteyen gözlemcilere duyuruluyor. Ayrıca sistem sayesinde Akdeniz’in üzerinden geçen uydulara bağlanılıyor ve ses-görüntü aktarımı yapılıyor. Alper Gezeravcı’ya ulaşmak istiyorlar Uydulardan alınan verilerle Türkiye’nin uzay çalışmalarına katkı sunan ekip, ayrıca Alper Gezeravcı’nın da içerisinde bulunduğu Uluslararası Uzay İstasyonu’nu Akdeniz üzerinden geçerken sürekli takip ediyor. Ekip, günde 3 defa Uluslararası Uzay İstasyonu’nun Akdeniz üzerinden geçtiğini belirtip, Alper Gezeravcı’ya ulaşıp konuşmak istiyor. “Artık dünya ile koordineliyiz” İhlas Haber Ajansı’na konuşan ekip lideri Volkan Dağlı, projenin öneminde bahsetti. Dağlı, “Bu ağ kapsamında kurduğumuz istasyonda Adana’nın üstünden geçen alçak yörüngedeki uyduların açık olarak gönderdikleri sinyalleri alıp işleyebiliyoruz. Aynı zamanda dünyanın başka yerlerindeki uydu sahipleri kendi uydularıyla iletişime geçmek için bizim kapsama alanımıza girdiğinde istasyonumuza bağlanıp gözlem emri verebiliyorlar. Biz de aynı şekilde dünyadaki başka istasyonlara bağlanıp farklı uydular için gözlem yapabiliyoruz” ifadelerini kullandı. “Uzaydaki uydulara bağlanabiliyoruz” Türkiye’nin Milli Uzay Programı’nın hız kazanarak devam edeceğini aktaran Dağlı, “Türkiye’de astronotumuzun uzaya çıkması önemli bir gelişme. Kendi küpsat uydularımızı veya bazı parçaları yapmak için girişimlerin de olmasını isteriz. Biz o girişimleri yapmaya çalışıyoruz şu anda. Uluslararası Uzay İstasyonu da alçak yörüngede olduğu için istasyon servisinden oranın telsiz iletişimine bağlanabiliyoruz” dedi. “Alper Gezeravcı Çukurova’ya selam verebilir” Alper Gezeravcı’ya ulaşmak istediklerini aktaran Volkan Dağlı, “Alper Gezeravcı bizim üzerimizden geçerken isterse eğer bize bağlanabilir ve Çukurova’ya selam verebilir. Biz de bunu kendi istasyonumuzdan kaydedebiliriz. Bizler için onur olur” diye konuştu. “Uluslararası gözlem ağının parçası olduk” Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü’nde görevli öğretim üyesi Doç. Dr. Ahmet Refah Torun ise kendi küpsat uydularını yapmak istediklerini belirtti. Torun, “Bu projeyle Adana’daki ilk Türkiye de ise 6’ncı uydu gözlem istasyonunu kurmuş olduk. Bu bizim için önemli bir adım çünkü uluslararası gözlem ağının bir parçası olduk bu şekilde. Şu anda kendimiz küpsat uydusu yapma üzerine de çalışıyoruz. İnşallah ilerleyen zamanlarda o uydumuzu yollayıp kendi verilerimizi de toplayabileceğiz” dedi.
29 Ocak 2024 Pazartesi - 14:58
Bursa AB Bilgi Merkezi’nden yapay zeka semineri
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) çatısı altında faaliyet gösteren Bursa AB Bilgi Merkezi tarafından ‘Yapay Zeka Araçlarının İş Modellerinde Kullanımı Hakkında Bilgilendirme Eğitimi’ gerçekleştirildi. AB Türkiye Delegasyonu’nun finansal desteği ile uygulanmakta olan, Türkiye’de AB Bilgi Merkezleri Ağı’nın desteklenmesi projesi çerçevesinde 1997 yılından bu yana BTSO bünyesinde faaliyetlerini sürdüren AB Bilgi Merkezi ‘Yapay Zeka Araçlarının İş Modellerinde Kullanımı Hakkında Bilgilendirme Eğitimi’ düzenledi. BTSO Hizmet Binası’nda düzenlenen ve katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği programda alanında uzman isimler yapay zekanın iş dünyasındaki etkisine dair bilgiler paylaştı. Bursa fırsatlardan en üst düzeyde yararlanmalı Seminerin açılış konuşmasını gerçekleştiren BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, yapay zekanın veri analizi, öğrenme yeteneği ve karar verme süreçlerini otomatize ederek, iş dünyasında ve günlük yaşamımızda yenilikçi oluşum potansiyeline sahip olduğunu söyledi. Bursa’nın, sanayi ve ticaretin kalbi olarak, yapay zekanın sunduğu fırsatlardan en üst düzeyde faydalanması gerektiğini söyleyen Batmaz, “Özellikle otomotiv, tekstil ve gıda sektörleri gibi alanlarda yapay zeka uygulamaları, üretim süreçlerini optimize ederek maliyetleri düşürebilir, ürün kalitesini artırabilir ve rekabet avantajı sağlayabilir. Ayrıca veri analizi ve müşteri hizmetleri gibi alanlarda da yapay zeka, iş süreçlerini daha verimli hale getirecektir. Geleceğe baktığımızda, yapay zekanın iş dünyasında oluşturacağı köklü dönüşümler kaçınılmaz. Yapay zeka, hem global ekonomi hem de yerel iş dünyamız için büyük fırsatlar sunuyor. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak, üyelerimizi bu yeni döneme hazırlamak ve onlara rehberlik etmek bizim her zaman olduğu gibi önceliklerimizden olacaktır.” ifadelerini kullandı. “Her işletme yapay zekayı kullanmalı” Bursa Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Turgay Tugay Bilgin, yapay zekanın işletmelere olan katkılarıyla ilgili verimli bir seminer gerçekleştirdiklerini ifade etti. Son yıllarda büyüyen dev verileri işleyebilmek ve bunlardan anlamlı sonuçlar çıkarabilmek için birçok firmanın yapay zekayı kullanmaya mecbur kalacağının altını çizen Bilgin, “Her işletme yapay zekayı kullanması gerektiğini bilmek durumunda. Dönüşümün dışında kalanlar ticaret hayatından belki de silinecekler. Bizler bugün katılımcıların yapay zekayla kendi verimliliği ve karlılıklarına nasıl pozitif yönde etki edebileceklerini öğrenmelerini amaçladık. Firmalarımıza bu süreçlere nasıl adapte olunacağı ve çalışanların ön yargısının nasıl aşacağı konusunda bilgilerimizi aktardık. Etkinliğimizin katılımcılar ve bizler için aydınlatıcı olduğunu düşünüyorum” diye konuştu. “Yeni devrime adapte olmalıyız” Yapay zeka devrimine adaptasyon ile alakalı yoğun katılımlı bir seminer gerçekleştirdiklerini söyleyen eğitmen Veli Bahçeci, “Bu eğitimin amacı iş dünyasında yapay zekanın kullanımına dikkat çekmekti. Bugün elimizden geldiğince katılımcıların aklındaki soru işaretlerini cevaplamaya çalıştık. 200’den fazla katılımcıyla, yapay zekanın iş dünyasındaki rolünü ve etkin kullanım yollarını konuştuk. Yapay zekanın iş modellerine etkisi ve bu teknolojinin iş dünyasında nasıl kullanabileceğini göstermeyi amaçladık. Gerçekleşen seminerin bu anlamda çok etkili olduğunu söyleyebilirim. Eğitimdeki yoğun ilgi, yapay zeka konusundaki büyük ihtiyacı gösterdi. Bu eğitimin, yapay zekanın iş dünyasındaki potansiyelini ortaya koymak ve bu alandaki bilgi artırmak için önemli bir adım olduğunu düşünüyorum” dedi. “Hayatımızın her alanında kullanabileceğimiz bilgiler edindik” Seminer katılımcısı Berat Karadeniz, etkinliğin son derece verimli olduğunu söyledi. Karadeniz, “Firmaların hizmet sektöründe yapay zekayı kullanarak işlemlerini çok daha kısa sürede gerçekleştirilebileceğini öğrendik. Hayatımızın her alanında kullanabileceğimiz bilgiler edindik. Bu etkinlikte emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum. Bu tarz eğitim programlarının devam etmesini arzu ediyoruz.” dedi. Seminer katılımcısı Muharrem Armağan da yapay zekanın sunduğu fırsatları firmanın ilgili tüm departmanlarıyla birlikte takip ettiklerini söyledi. Yapay zekanın üretimin tüm aşamalarında etkili olmaya başladığını belirten Armağan, teknoloji odaklı rekabette kendilerine avantaj sunan etkinlikleri takip etmeyi sürdüreceklerini kaydetti.
29 Ocak 2024 Pazartesi - 12:20
Büyükşehir Belediyesi Hub Antalya Girişimcilik Merkezi açılıyor
Antalya Büyükşehir Belediyesi Cumhuriyet’in 100. yılına ithafen gençlere ve girişimci adaylarına yönelik hizmet verecek olan Hub Antalya Girişimcilik Merkezi açıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından, yenilikçi fikirleri desteklemek, gençlerin fikirlerini hayata geçirmelerini sağlamak ve girişimci adaylarına yönelik eğitimler, seminerler düzenleyerek ve mentörlük desteği sağlayarak onların girişimlerini hayata geçirmelerini sağlamak amacıyla Hub Antalya Girişimcilik Merkezi açılıyor. Merkezde iç tasarım, mobilya ve dekorasyon işlemleri tamamlandı. "Rehberlik edecek Muratpaşa ilçesinde Ayakkabıcılar Çarşısı’nın 3. katında yer alan ve eskiden İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı olarak hizmet veren binada hizmet verecek merkezde; iş planı oluşturma, pazarlama stratejileri geliştirme ve iş geliştirme konularında uzman danışmanlar ve eğitmenler tarafından sağlanacak eğitimlerle girişimcilere rehberlik edilecek. Merkezde aynı zamanda girişimcilerin iş ağlarını genişletmelerine ve önemli bağlantılar kurmalarına imkan tanıyan etkinlikler, seminerler ve etkileşimli atölye çalışmaları düzenlenecek. Girişimciler, melek yatırımcılar, risk sermayesi firmaları ve sektör uzmanlarıyla buluşarak işlerini daha da ileri taşıma şansını elde edecekler. Antalya’nın bu yeni girişimcilik merkezi, bölgenin ekonomik büyümesine katkıda bulunmayı ve girişimcilik ekosistemini desteklemeyi amaçlıyor. Merkezin çok yakın zamanda açılması planlanıyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün gençlere emanet ettiği Cumhuriyet’in 100. yılında gençlerin bugünden başlayarak güçlendirilmesi hedefleniyor.
29 Ocak 2024 Pazartesi - 12:10
Şırnak’ta enerji şirketi ekipleri karlı yolları aşıp elektrik arızalarını gideriyor
Şırnak’ta, Dicle Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (DEDAŞ) ekipleri, zorlu coğrafi ve iklim şartlarında çalışarak kar ve tipi nedeniyle oluşan arızaları giderip vatandaşa kesintisiz elektrik hizmeti vermeye devam ediyor. Şırnak DEDAŞ ekipleri, özellikle kırsal bölgelerde devrilen elektrik direklerinin yerine yenisini dikmek, kopan hatlar ile trafolardaki arızaları onarmak için çaba gösterip vatandaşa kesintisiz enerji verebilmek için mesai mefhumu gözetmeksizin çalışmalarını sürdürüyor. "186" numaralı çağrı merkezine gelen talepleri karşılamak üzere kar ve tipiye aldırış etmeden yola koyulan personel, araçla gidilemeyen bölgelere de yürüyerek ulaşıp arızalara müdahale ediyor. İhbarlara göre Uludere ve Beytüşşebap ilçelerinin yüksek yerlerine kurulan yerleşim yerlerinde kopan hattı onarmak ve devrilen elektrik direklerinin yerine yenisini dikmek için ekipler, kar kalınlığının 3 metreyi bulduğu ve araçlar ile gidilmesinin mümkün olmadığı bölgelere yürüyerek harekete geçiyor. Havanın eksi 27 dereceye kadar düştüğü bölgede giydikleri hediklerle (kar ayakkabısı) yola 2 kilometre uzaklıktaki direğe ulaşmaya çalışan görevliler, zor şartlarda elektrik hatlarını onararak bölgelere enerji veriyor. Şırnak DEDAŞ İl Müdürü Rıdvan Çatır, Uludere ve Beytüşşebap ilçe merkezleri ile ilçelere bağlı köyleri besleyen enerji nakil hatlarında oluşan arızaları gidermek amacıyla mesai mefhumu gözetmeden vatandaşlara kesintisiz elektrik hizmeti verdiklerini söyledi. Yaklaşık 2-3 kilometre yürüyerek meydana gelen arızaları tespit ettiklerini belirten Çatır, "Bölgemizde kar kalınlığı yaklaşık 2-3 metreye ulaşmış durumda. Kar nedeniyle hediklerin yardımıyla arızaya ulaşabiliyoruz. İş güvenliği tedbirlerimizi alarak arızaları gidermek için çalışıyoruz. Zorlu şartlarda çalışıyor, yoruluyoruz ama vatandaşlarımıza enerji verdikten sonra bütün yorgunluğumuz geçiyor. Bu çalışmada emeğe geçen tüm personellerimize teşekkür ediyorum” dedi.
29 Ocak 2024 Pazartesi - 11:01
Nitelikli genç yazılımcılar yetiştirilecek
Bahçeşehir Üniversitesi, İstanbul Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle Yazılım Yetenek Eğitim ve İstihdam Merkezi kurdu. Merkezde, 480 saat sürecek ücretsiz eğitim sonrası uzmanlaşacak genç yazılımcılar iş dünyasıyla buluşturularak istihdam fırsatı da sağlanacak. Yazılım sektörüne yönelik önemli bir adım atan Bahçeşehir Üniversitesi, İstanbul Kalkınma Ajansı’nın öncülüğünde yürütülen “Yetenek İstanbul İstihdam Garantili Mali Destek Programı” çerçevesinde Yazılım Yetenek Eğitim ve İstihdam Merkezi kurdu. İstanbul’un yazılım sektöründeki etkinliğini arttırmak, nitelikli insan gücü yetiştirmek ve sektörün ihtiyaçlarına yanıt vermeyi hedefleyen proje kapsamında uzmanlardan eğitim alacak genç yetenekler iş dünyasına hazır yazılımcılar olarak yetiştirilecek. 480 saat yazılım eğitimi Merkezdeki eğitim programına 23-35 yaş arası yükseköğrenim mezunları katılabilecek. Yazılımcı adayları Full Data, Full Stack, Oyun Geliştirme, Siber Güvenlik ve Yapay Zekâ alanlarında uzmanlık kazandırmayı hedefleyen 480 saat sürecek eğitim alacaklar. Proje kapsamında işbirliği yapılan diğer kurumlar ve sektör temsilcileri ile ortaklaşa düzenlenecek etkinlikler, seminerler ve iş görüşmeleri ile genç yazılımcıların sektörle tanışması ve doğrudan iletişim kurmaları sağlanarak istihdam fırsatı oluşturulacak. Eğitim programında ayrıca kariyer birimi aracılığıyla mezun adayların profil oluşturması, CV yönlendirmesi ve işverenlerin açık pozisyonları ile başarılı bir şekilde eşleşmeleri sağlanacak. Yazılım Yetenek Eğitim ve İstihdam Merkezi, iş sonrasında mentorluk desteği, mevcut işlerinden memnun olmayan mezunlar için de yeni iş görüşmeleri düzenleyecek. İstanbul’un yazılım ekosistemi güçlenecek Yazılım Yetenek Eğitim ve İstihdam Merkezi’nin tanıtım toplantısı Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Güney Kampüs’te gerçekleşti. Toplantıya Bahçeşehir Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tunç Bozbura, Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesi Yönetim Kurulu Başkanı ve Hizmet İhracatçıları Birliği Yazılım ve Bilişim Komitesi Üyesi Şevket İlhan Bağören, Wissen Akademi Eğitim ve Kariyer Gelişim Direktörü Çağla Aktuna Oyar ile yazılım sektörü temsilcileri ve öğrenciler katıldı. Merkezle ilgili bilgi veren Bahçeşehir Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tunç Bozbura, “Üniversitemizin öncelikli hedefi, mümkün olduğunca fazla gençle buluşarak onların bu alandaki yetkinliklerini geliştirmektir. Yazılım sektöründeki nitelikli insan gücünü artırmayı, genç yetenekleri sektöre kazandırmayı amaçlayan projemiz, aynı zamanda İstanbul’u küresel düzeyde rekabet edebilir bir yazılım merkezi haline getirmeyi hedefliyor. Firmalar, rekabet ortamında öne çıkacak ve kriz durumlarında kendilerini kurtaracak standart uygulamalardan ziyade, yenilikçi ve üretici kişiliklere ihtiyaç duyuyorlar. Üniversitemizin, İstanbul Kalkınma Ajansı’nın desteği ile hayata geçirdiği bu proje ile İstanbul’un yazılım ekosistemini güçlendirmeyi amaçlıyoruz” dedi. Wissen Akademi Eğitim ve Kariyer Gelişim Direktörü Çağla Aktuna Oyar ise iş birliği ile sektöre çok daha nitelikli personeller kazandırmanın hem sektöre hem de katılımcılara fayda sağlayacağını belirterek, şöyle konuştu: “Yazılım alanında deneyimi olmayan, fakat ilgisi olanları daha deneyimli bir donanımla sektöre kazandırmak istiyoruz. Alan içinden olsun, alan dışından olsun hiç fark etmez; kariyerini değiştirmek isteyenler olabilir, kendi kariyerine ekstra bir şey katmak isteyen öğrenciler olabilir. Onlara nitelikli bir eğitim vererek hem kariyer eğitimi anlamında hem de bilişim eğitimleri anlamında tam donanımlı hale getirip sektöre kazandırmak asıl amacımız.”
29 Ocak 2024 Pazartesi - 10:29
Uzaya çıkan ilk Türk Gezeravcı, basın mensuplarının sorularını yanıtladı
Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan canlı olarak Türkiye Uzay Ajansı’nda bulunan basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Alper Gezeravcı, “Uzayı, uzayda kalıcı insan varlığının simgesi olmuş bu istasyonu tarif edebilirim; ama yaşadığım gururu tarif etmek çok zor. Bizlere bu onur ve gururu yaşatan, Türk milletine ve iradesi ve kararlılığı ile buraya adım atan devletimize uzay kadar sonsuz müteşekkirim” dedi.
28 Ocak 2024 Pazar - 17:40
Samsun’da üniversite öğrencileri, Astronot Alper Gezeravcı ile canlı söyleşi yaptı
Samsun’da üniversite öğrencileri, Türkiye’nin Milli Uzay Programı kapsamında ‘İnsanlı İlk Uzay Misyonu’nun parçası ve Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) görev yapan ilk astronot olan Alper Gezeravcı ile canlı söyleşi yaptı. Uzaydaki ilk Türk astronot Alper Gezeravcı, Samsun Üniversitesi öğrencileriyle canlı bağlantı kurarak uzay istasyonunun işleyişi, teknik özellikleri ile uzayda yaptığı bilimsel deneyler hakkında bilgiler paylaştı. Öğrencilerin sorularını yanıtlayan Gezeravcı, uzayda karşılaştığı zorluklar ve dünyaya bakmanın verdiği hissiyat gibi konulara değindi. Gezeravcı, uzayın sınırsız keşif alanı olduğunu ve gençlerin bu alanda kariyer yapmalarının öneminin altını çizdi. Programda Alper Gezeravcı’nın yanı sıra Türkiye’nin bir diğer gururu ve yakın zamanda yörüngealtı uçuşuna katılacak olan ikinci astronot Tuva Cihangir Atasever de öğrencilerle bir araya geldi. Canlı bağlantının ardından Tuva Cihangir Atasever gerçekleştirdiği söyleşide, uzay keşfinin önemi, kendi eğitim ve hazırlık süreci hakkında bilgiler paylaştı ve öğrencilerin sorularını yanıtladı. “Hayallerinizi gerçekleştirmeniz için sınır yoktur” Programda konuşan Samsun Valisi Orhan Tavlı, Alper Gezeravcı’nın uzay zirvesinde olmasının kendisi için tarihi bir öneme sahip olduğuna değindi. Vali Tavlı, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ve diğer bakanlarımız, gençlerimizin hayallerini gerçekleştirmek için üniversitelerimiz ve bilim insanlarımızla birlikte büyük projelere imza attılar ve atmaya devam ediyorlar. Bu vesileyle, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve aziz Türk milletinin bir mensubu olarak onur, gurur ve şeref duyduğumu ifade etmek istiyorum. Hayallerinizi gerçekleştirmeniz için sınır yoktur. Türkiye’nin yolu açık olsun” diye konuştu. “Sadece bir teknolojik başarı değil, aynı zamanda ulusal bir gurur kaynağı” Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil ise programda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin uzay ve havacılık alanlarındaki ilerlemelerine dikkat çekti. Bu alanlarda faaliyet gösteren genç yeteneklerin önemini vurgulayan Yozgatlıgil, Türkiye’nin uzay alanındaki son başarılarını değerlendirirken, bu başarıların sadece teknolojik alanlarda değil, aynı zamanda ulusal gurur açısından da önemli olduğunu aktardı. Yozgatlıgil, “Milli teknoloji hamlemiz kapsamında, uzayın sınırsızlığında bir Türk vatandaşının varlığını sağlamak, sadece bir teknolojik başarı değil, aynı zamanda ulusal bir gurur kaynağıdır. Türkiye’nin bilim ve teknoloji alanında daha büyük başarılara imza atmasında gençlerin enerjisi ve tutkusu kilit bir rol oynayacak. Devlet olarak gençlerin eğitimine yapılan yatırımların artarak süreceğini ve uluslararası işbirliklerinin genişletilerek gençlere dünya çapında rekabet edebilecekleri platformlar sunulacak. Hep birlikte, bilim ve teknolojinin ışığında daha aydınlık bir geleceğe doğru ilerleyeceğiz” ifadelerine yer verdi. Öğrenciler bilgi yarışmasında keyifli dakikalar yaşadılar Konuşmaların ardından programın sonunda düzenlenen bilgi yarışması ile öğrenciler, uzay ve bilim alanında bilgilerini test etme imkanı buldu. Öğrenciler arasında heyecan oluşturan yarışma bilimin eğlenceli yönünü de ortaya koydu. Etkinliğe, Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın, 19 Mayıs Kaymakamı İbrahim Civelek, 19 Mayıs Belediye Başkanı Osman Topaloğlu, Samsun Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Bilgin, Prof. Dr. Salih Kesgin, Prof. Dr. Selahattin Kaynak, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci katıldı.
28 Ocak 2024 Pazar - 17:09
Başkan Sandıkçı: "Canik’ten geleceğe bilim ve teknolojiyle kuşanan bir nesil geliyor"
Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "Canik’ten geleceğe bilim ve teknolojiyle kuşanan bir nesil geliyor" dedi. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü Deneyap Teknoloji Atölyesi Proje Şenliği’nde öğrencilerle buluşan Başkan İbrahim Sandıkçı, öğrencilerden hazırlamış oldukları projeler hakkında bilgi aldı. Başkan Sandıkçı, ilçede düzenledikleri etkinliklerle öğrencilerin bilim, teknoloji ve sanatla dolu bir yarıyıl tatili geçirmeye devam ettiklerini söyledi. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde uyguladıkları eğitim modeliyle, öğrencilere deney ve gözlem çalışmaları yapma imkanı sunduklarını belirten Başkan İbrahim Sandıkçı, "Milli Teknoloji Hamlesi’nin neferlerini nitelikli eğitim anlayışımızla yetiştirmeye devam ediyoruz" diye konuştu. İlçede öğrenciler için bilim ve teknoloji alanında gerçekleştirdikleri uygulamalı eğitimlerin önemine vurgu yapan Başkan Sandıkçı, "Öğrencilerimizin bilim ve teknolojide olan yeteneklerini geliştirmeleri için uygulamalı bir şekilde eğitim almalarını sağlıyoruz. Öğrencilerimiz için Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsümüzde ve ilçemizde tertip ettiğimiz etkinliklerimizde atölye, deney ve gözlem alanları oluşturuyoruz. Yeni nesil teknolojileri öğrenen, bilgileriyle farkını gösteren nesilleri oluşturmayı sürdürüyoruz. Canik’ten geleceğe bilim ve teknolojiyle kuşanan bir nesil geliyor" ifadelerine yer verdi. Ödüller sahiplerini buldu Canik’te gerçekleştirilen şenlikte öğrenciler arasında yarışma düzenlendi. Lise gurubundan 5, ortaokul gurubundan ise 13 takımın yarıştığı şenlikte birinci olan ve dereceye giren takımlar, ödüllerini Başkan Sandıkçı’nın elinden aldı. Lise grubundan Monkay X Takımı ‘Kaldırma Mekanizması’ isimli projeyle, ortaokul grubundan HEA Takımı ‘Güneş Takibi Sistemi’ isimli projeyle birinci oldu.
28 Ocak 2024 Pazar - 10:58
Alper Gezeravcı, uzaydan Samsun’a bağlandı
Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda kalacağı sürede yaptığı deneylere ilişkin bilgi vererek, “Mikro yerçekimi ortamı, bilimsel araştırmalar için Dünyada sahip olmadığımız çok farklı fırsatlar sunuyor” dedi.
28 Ocak 2024 Pazar - 10:24
Yapay zekayı kullanan dolandırıcılar, Teknoloji Editörü Ozancan Kubilay’ı taklit etti
Sosyal medyada ürettiği çeşitli içerikler ile tanınan Teknoloji Editörü Ozancan Kubilay’ın yüzü ve sesi yapay zeka dolandırıcıları tarafından taklit edildi. Dolandırıcıların hedefi ise sahte videolarla taklit edilen Kubilay’ın takipçileri oldu. Teknoloji Editörü Ozancan Kubilay’ın e-posta kutusuna gelen bir mesaj, akıllara durgunluk veren dolandırıcılık olayını gün yüzüne çıkardı. Dolandırıcılar, Teknoloji Editörü Ozancan Kubilay’ın gerçek bir video çekiminden alınan yüz ve ses verilerini kullanarak, sahte bir yapay zeka videosu oluşturdu. Ardından dolandırıcılar bu sahte videoyu, Kubilay’ın takipçilerine yönlendirilen reklamlarla dolandırıcılık girişiminde bulundular. Yaşadığı olayları İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine aktaran Kubilay, yapay zeka ile düzenlenen dolandırıcılık taktiklerine karşı uyarıda bulundu. Yapay zeka ile hazırlanan video Kubilay’ın takipçilerinin önüne düştü Takipçisinin kendisine e-posta atmasıyla dolandırıcılık girişiminin farkına varan Kubilay, “27 Ocak’ta bana bir e-posta geldi ve bu mailde şöyle bir mesaj yazıyordu; ‘Sizin videonuzu izledim ve sonrasında söylediklerinizi yaptım, ama söylediğiniz gibi uygulama çalışmadı’ diye. Tabii ben bunu çok dikkate almadım. Hatta bir dolandırıcılık maili sandım bunu ama iş sonrasında çok da öyle olmadı. Gece saatlerinde tekrardan bana bir mesaj geldi bir takipçimden. ‘Sizin çektiğiniz videoyu izledim. Bu işlemleri yaptım, kartımdan para çekildi, ancak hiçbir şey olmadı’ diye ekledi. Akabinde birkaç kişinin daha bu tarz mesajlar attığını, bir kişinin de bana doğrudan ‘Ağabey, senin videonu gördüm ama bu video çakma olabilir, istersen bir bak’ dediğini gördüm” diye konuştu. “Videoyu izlediğimde beynimden vurulmuşa döndüm” Dolandırılan bir takipçisinden bahse konu videoyu göndermesini isteyen Kubilay daha sonra gelişen olayları şu şekilde aktardı: “Dolandırılanlardan bir tanesinden rica ettiğimde bana o videoyu gönderdi. Çünkü videonun ekran kaydını almış sağ olsun ve bu videoyu izlediğimde gerçekten beynimden vurulmuşa döndüm. Çünkü yapay zekayla benim birebir bütün konuşmalarımı, normalde internette yayınladığım insanlar için hayat kolaylaştırıcı içeriklerden bazılarını kopyalayarak ve sesimi de kopyalayarak çok güzel bir şekilde doğrudan bir dolandırıcılık platformuna insanları yönlendirip paralarının alındığını fark ettim.” Yapay zeka dolandırıcılarına karşı suç duyurusu Yapay zeka desteği ile hazırlanan videoyu gören Kubilay ilk olarak sosyal medya üzerinden takipçilerine duyuruda bulundu. Sonrasında avukatı ile görüşen Kubilay, konuya ilişkin suç duyurusunda bulundu. “Yapay zekayla oluşturulan videoların son dönemde sıklıkla kullanıldığını görüyoruz” Sosyal medya kullanıcılarını, içerik üreticilerinin yer aldığı videolarına ilişkin uyaran Kubilay, “Gerçekten para kazanmanın bu kadar zor olduğu bir dünyada insanların saçma sapan bu tarz yalan videolarla kandırılarak paralarının alınmasına tahammülüm kesinlikle yok. Dolayısıyla bu durum beni oldukça üzdü ve tabi ki gerekeni de yaptım. Siz siz olun sosyal medyada içerik üreten bir içerik üreticisi size doğrudan bir ‘ödeme ekranına yönlendiriyor’ şeklinde bir videosunu görürseniz mutlaka bu videonun doğruluğunu teyit edin. Çünkü yapay zekayla oluşturulan videoların son dönemde bu tarz olaylar için sıklıkla kullanıldığını duyuyoruz ve görüyoruz” ifadelerini kullandı. “Sizi para ödemeye ya da para almaya yönlendiriyorsa bir kere daha düşünün” Yine sosyal medya kullanıcıları için uyarıda bulunan Kubilay konuşmasını şöyle sürdürdü: “Başınıza böyle bir şey gelmemesi için herhangi bir sosyal medyada içerik üreticisi olabilir, herhangi bir ülkemizdeki ünlü bir kişilik olabilir, bir oyuncu olabilir ya da bir siyasetçi de olabilir mutlaka sizi para ödemeye ya da para almaya yönlendiriyorsa bir kere daha düşünün ve sonrasında o videonun doğruluğunu teyit etmeye çalışın.”
28 Ocak 2024 Pazar - 09:00
Einstein’ın Nobel ödülü aldığı ’foton teorisi’ni Türk profesör ispatladı
Fırat Üniversitesi (FÜ) Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahrettin Yakuphanoğlu, Albert Einstein’ın 119 yıl önce ortaya koyduğu ışığın doğasıyla ilgili ’foton teorisi’ni ispatlamak adına nanoteknoloji sistem geliştirdi. Prof. Dr. Yakuphanoğlu, geliştirdiği sistemle Einstein’ın ışığın hem parçacık hem de dalga davranışı gösterdiğine dair teorisini gözle görülür şekilde ispatladı. Fırat Teknokent de kurduğu Yüksek Teknoloji şirketinde teknolojik ürün geliştiren FÜ Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahrettin Yakuphanoğlu, Nobel ödüllü Alman fizikçi Einstein’ın 1905 yılında ortaya attığı foton teorisini ispatlamak adına ’kuantum parçacık algılayıcı’ adını verdiği nanoteknolojik bir sistem üretti. Yakuphanoğlu, geliştirdiği sistem sayesinde bir kaynaktan çıkan ışık hüzmesini sensör yardımıyla madde içerisine göndererek, ışığı oluşturan fotonların ortamda enerji dalga paketçikleri halinde yayıldığını bilgisayar ekranında görüntülemeyi başardı. Prof. Dr. Yakuphanoğlu, ilim insanlarının Einstein’ın foton teorisinden yola çıkarak ışığın hem parçacık yani foton adı verilen enerji paketleri hem de dalga şeklindi davrandığını gözlemlemek adına farklı deneyler yaparak bunu ispatlamaya çalıştıklarını söyledi. "Kuantum Parçacık Algılayıcı cihazı ile fotonun görüntülenmesini başardım" Buna ilişkin en meşhur deneyin 1803’de fizikçi Thomas Young tarafından ortaya atılan "Çift Yarık" deneyi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yakuphanoğlu, “Üretmiş olduğum sistem özellikle kuantum fiziği alanında yeni geliştirmiş olduğum bir cihaz. Bu cihaza olan ilgim, özellikle son zamanlarda elektro-optik ve fotonik konusunda yapmış olduğum bilimsel çalışmalardan kaynaklanmaktadır. Işık da bilindiği gibi parçacık ya da dalga davranışı sergilemektedir. Ben de ışığın parçacıktan oluşup oluşmadığını gerçek anlamda ispat etmek amacıyla yeni bir cihaz geliştirmeye karar verdim. Bilindiği gibi Einstein 1905 yılında ışığın parçacık yapısına sahip olabileceğini söyledi. Daha sonra bunu destekleyen Arthur Compton ise yapmış olduğu araştırmalarda ışığın parçacık kavramını fiziğe kazandırdı. Bununla ilgili gerekli teorik bilgileri toplayarak Einstein ilk makalesini Almanya’da bir dergide yayınladı. Orada ‘ışık sürekli bir hareket formuna sahip değil, kesikli parçacıklar formuna sahip’ demiştir. Kesikli parçacık dediğimiz şey ise elektromanyetik dalgaların kuantasına foton diyoruz. Işığın parçacık yapısı uzun yıllarda teoride kaldı ve ışığın fotonlar halinde yayıldığı herhangi bir şekilde deneysel olarak gözlemlenemedi. İlk olarak ışığın dalga yapısı ’Çift Yarık’ deneyi ile ispatlandı. Fakat çift yarık deneyi ışığın fotonlar halinde yani dalga paketcikleri halinde yayıldığı görülmedi. Ben de ışığın fotonlardan oluştuğunu ve fotonlar halinde yayıldığının nasıl ispat edebilirim ve nasıl bir cihaz geliştirebilirim diye, uzun yıllar çalışmaktaydım. Son zamanlarda geliştirdiğim, Kuantum Parçacık Algılayıcı cihazı ile fotonun görüntülenmesini başardım" dedi. "Bu çalışmayı yapmamdaki sebep, Einstein’ın meşhur teorisini ispatlamak" Yapmış olduğu çalışmaları hakkında bilgi veren Yakuphanoğlu, “Ben de yapmış olduğum çalışmalarda gerçek anlamda bir ışığın kesikli olarak bir madde içerisinde yayıldığını nasıl ispat edebilir, görüntüleyebilirim bununla ilgili çalışmalar yaparak böyle bir cihaz geliştirmeye karar verdim. Kuantum Parçacık Algılayıcı Cihaz ismini verdim. Foton kavramı şundan dolayı önemli, artık elektronik cihazlardan çok fotonik cihazlar üretilmeye başlandı. Fotonik cihazlar, elektronik cihazlara göre daha yüksek hıza sahip. Daha hızlı bir algılama ve görüntüleme özellikleri var. Dolayısıyla biz bunları kullanarak çok hızlı algılayabilen ya da veri iletişimini çok hızlı yapabilen yeni teknolojik cihazlar geliştirebiliriz. Einstein bu teoriyi 1905 yılında ortaya attı ve daha sonra bununla ilgili bir makale yazarak yayınladı. Yaklaşık 100 yıl boyunca bunun gerçekliği ile ilgili deneyler yapıldı ama biz gerçek anlamda fotonu göremedik. Son zamanlarda ise bir Fransız bilim adamı tarafından, foton odası yapıldı. Bu deneyde bizim yapmış olduğumuz gibi fotonun dalga paketçikleri halinde yayıldığını gösterilemedi. Benim bu çalışmayı yapmamdaki sebep, Einstein’ın meşhur teorisini ispatlamak ve teknolojiye fotonik aygıt kavramını kazandırmaktır ” diye konuştu. "Elektronik aygıtların yerini fotonik aygıtlar alacak" Geliştirdiği foton algılayıcı sistemin fotonik teknoloji ile yine nesil cihaz ve aygıtların geliştirilmesine katkı sunacağına aktaran Yakuphanoğlu, “ Artık bu teoriyi bir lise veya ortaokuldaki bir öğrencinin ya da üniversitedeki bir gencin çok kolaylıkla anlatabiliriz. Foton kavramı anladıktan sonra artık ileri teknoloji üretebiliriz. İleri teknoloji de şuanda elektronik yani elektron tabanlı aygıtlar üretmekteyiz. Elektronik aygıtların yerini fotonik aygıtlar alacak. Üreteceğimiz elektronik aygıtların içerisinde hareket edecek olan parçacık foton olacak. Fotonun da hızı saatte 300 bin kilometre bölü saniyeye gibi çok hızlı hareket eder. Dolayısıyla biz hızlı bir şekilde bir veriyi bir noktadan başka bir noktaya transfer edebileceğiz, görüntüleme işlemini çok hızlı yapacağız. Elektron ve foton arasındaki ayırt edici farklardan bir tanesi ise elektron kütlesi var ama fotonun kütlesi yok. Yani bunun kinetik enerjisi yok. Kütle yoksa sadece hız var. Gelecekte artık slim ekranlar, monitörler, bilgisayar ekranlar çok ince olacak. Gelecek yıllarda artık ısıtma da olmayacak, evlerinizin penceresine ışığı geçiren saydam bir plastikle kaplayıp evinizi bile ısıtabileceğiz” şeklinde konuştu.
27 Ocak 2024 Cumartesi - 14:17
Çalışmalar sürüyor, elektrikli araçlardaki batarya sorunları tarih olacak
Sivas’ta yürütülen çalışmalar sayesinde elektrikli araçlarda bulunan batarya problemleri tarih olacak. Dünya genelin elektrikli araçlara olan ilgi yoğun. Kimi bölgelerde soğuk hava kimi bölgelerde ise sıcak hava elektrikli araçlarda menzil düşüklüğüne neden oluyor. Elektrikli araçların bu sorunu kullanıcılar tarafından endişeye neden oluyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde (SCÜ) görevli öğretim üyeleri, elektrikli araçların batarya sorunlarını çözebilmek için kolları sıvadı. Elektrikli araçlar şarj istasyonu tasarımı, batarya kontrol tasarımı ve yeni nesil bataryalar üzerinde çalışmaları yürüten öğretim üyeleri istenilen başarıyı yakaladığı taktirde elektrikli araçlarda bu sorunu kaldırmış olacak. SCÜ’de çalışmaları yürüten ekibin başında bulunan Mühendislik Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Bölümü’nde görevli Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Aksöz, yürüttükleri çalışmalar hakkında bilgiler verdi. “Aracın kendi batarya yönetim sisteminin iyi olması çok önemli” Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Aksöz, aracın kendi batarya yönetim sisteminin iyi olmasının çok önemli olduğunu belirterek, “Ekibimizin içerisinde Prof. Dr. Emre Biçer, Dr. Öğr. Üyesi Emre Ünsal, Dr. Öğr. Üyesi Derya Betül Çelimli hocamız bulunmaktadır. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi elektrikli araçlar şarj istasyonu tasarım, batarya kontrol tasarımı gibi çalışmalarımız mevcut. Aynı zamanda yeni nesil bataryalar üzerinde çalışmalarımız devam ediyor. İçten yanmalı motora sahip araçlarda ve elektrikli araçlarda benzer problemler bulunmaktadır. Soğuk hava ve sıcak hava bütün araç tiplerini ve elektronik cihazlarını etkiliyor. Normal hava şartlarında da çalışan cihazlarda bu etkileşim ve dezavantajlar mevcuttur. Elektrikli araçlarda da tıpkı dizel ve benzinli araçlarda olduğu gibi daha fazla enerji tüketimi sağlıyor. Bu enerji tüketimini en aza indirmek, araç bataryasını korumak, elektronik sistemlerini korumak için yapılmasını gereken ilk şey aracı ısıtmaktadır. Bu tip araçlardan aracı önceden ısıtabiliyorsunuz. Mobil uygulama üzerinden elektrikli aracınızı daha aracınıza gitmeden önden ısıtma yapabiliyorsunuz. Sıcak bir sürüş konforuna sahip olabiliyorsunuz. Elektrikli araçlarda tıpkı içten yanmalı araçlarda olduğu gibi 2 tip enerji tipi bulunuyor. İlk olarak akü sistemi olarak tabir ettiğimiz küçük bir batarya sistemi bulunuyor. İkinci olarak elektrikli araçlarda bulunan büyük bir batarya paketi bulunuyor. Sivas gibi soğuk bir memlekette bulunan ya da sıcak bir memlekette bulunan benzinli, LPG’li ve dizel araçlarda bir enerji tüketim farkı oluyor. Sıcak ve soğuk memleketler arasında kıyaslama yaptığımız zaman geleneksel araçlar ve elektrikli araçlar arasında enerji, menzil farkı oluyor. Elektrikli araçlarda sıklıkla lityum batarya tercih edilir. Bu lityum bataryaların 0 derecenin altında şarj edilmemesi ve eksi 10 derecenin altında kullanılmaması tavsiye edilir. Günlük yaşantımızda mecbur olduğumuzda bu durumlarda araçlarımız kullanıyoruz. Bu durumda aracın kendi batarya yönetim sisteminin iyi olması çok önemli. Çünkü bataryanın sağlıklı kullanılması tamamen o firmanın batarya yönetim sisteminin elektronik tasarımına ve yazılımına bağlı” dedi. “TOGG’un başarısını bir kez daha görüyoruz” Türkiye’nin ilk yerli otomobili olan TOGG’un bataryasının da dünya genelinde üretilen elektrikli araçlara göre oldukça başarılı olduğunu ifade eden Aksöz, şu ifadelere yer verdi: “Burada TOGG’un başarısını bir kez daha görüyoruz. Dünya genelimde birçok elektrikli araç firması yollarda kalırken, menzili yetmezken ve soğuk havalarda bir anda kendini stop ederken TOGG’da bu durumun çok az rastlandığı batarya yönetim sisteminin başarılı olduğu bir durum mevcut. Elektrikli araçların yanma durumu benzinli ve dizel araçlarda da mevcuttur. Bu araçlara da yeterli bakım ve onarım yapılmazsa onlarda da patlama riski vardır. Elektrikli arabalarda patlama riski diğer araçlara göre çok çok azdır. Batarya yönetim sistemi sensör üzerinden sürücüyü uyarıyor. Elektrikli araçlar bu konuda geleneksel araçlara göre çok daha güvenli. Batarya dediğimiz sistem kimyasal bir sistemdir. Bu kimyasalın yanma durumunda kimyasal bir yangın ortaya çıkar. Havayı kesmeden su ile söndürebileceğiniz bir durum değil.”
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder