TEKNOLOJİ
KUTO’dan turizmde dijital dönüşüme güçlü adım 18 Nisan 2026 Cumartesi - 16:01:24 Kuşadası ticaret hayatının en güçlü alanı olan turizm sektörünün sürdürülebilirliğini desteklemek, değişen dünya dinamiklerine uyumunu artırmak ve dijital dönüşüm sürecine katkı sağlamak amacıyla çalışmalarını kararlılıkla sürdüren Kuşadası Ticaret Odası, teknoloji odaklı önemli bir eğitim organizasyonuna ev sahipliği yaptı. Kuşadası Ticaret Odası (KUTO) ile Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) iş birliğinde düzenlenen "2026 Turizminde Yapay Zeka" konulu eğitim programı, sektör temsilcilerini KUTO’da buluşturdu. Üç gün boyunca devam eden eğitim programında, turizmde yapay zeka kullanımı, müşteri odaklı hizmet anlayışı ve dijital pazarlama teknikleri gibi günümüz turizm sektörünün kritik başlıkları, alanında uzman eğitmen Ozan Kanal tarafından katılımcılara kapsamlı şekilde aktarıldı. Kuşadası Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Akdoğan; "GEKA’nın desteğiyle odamız tarafından hayata geçirilen 2026 Turizminde Yapay Zeka konulu eğitim programımız, ilçemizin ticari kapasitenin geliştirilmesi ve sektörün teknolojiyle daha güçlü hale gelmesi açısından önemli bir kazanım oldu. Kuşadası Ticaret Odası’nın kurumsal bakışı ve dijitalleşmeye verdiği önem doğrultusunda planladığımız bu eğitim ile katılımcıların iş süreçlerinde yapay zekadan daha etkin yararlanması ve Kuşadası turizminin rekabet gücünün artırılmasını hedefledik" dedi.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 15:39 Ardahan Üniversitesi ile Bakü Slav Üniversitesi arasında eğitimde iş birliği ve staj programı Ardahan Üniversitesi Dış İlişkiler Ofisi koordinasyonunda yürütülen uluslararası iş birliği faaliyetleri kapsamında, Azerbaycan Bakü Slav Üniversitesi Balkan Çalışmaları ve Mütercim-Tercümanlık bölümlerinde öğrenim gören öğrenciler, staj programı çerçevesinde Ardahan Üniversitesine gelerek Rektör Emiroğlu’nu makamında ziyaret etti. Gerçekleşen ziyarette öğrencilerle yakından ilgilenen Rektör Emiroğlu, Türkiye ile Azerbaycan arasında köklü bir geçmişe dayanan kardeşlik ilişkilerinin eğitim ve akademik iş birlikleri aracılığıyla daha da güçlendiğini vurguladı. İki ülke arasındaki "iki devlet, tek millet" anlayışının üniversiteler arası iş birliklerine de yansıdığını ifade ederek bu tür akademik değişim ve staj programlarının hem kültürel etkileşimi artırdığını hem de öğrencilerin mesleki gelişimlerine önemli katkılar sunduğunu belirtti. Öğrenciler, Üniversitede gördükleri misafirperverlikten ve kendilerine sunulan nitelikli staj imkânlarından duydukları memnuniyeti dile getirerek, Türkiye’de edindikleri tecrübelerin kariyer yolculuklarında kendileri için önemli olduğunu ifade ettiler. Programın hem akademik donanım hem de kültürel zenginlik açısından oldukça verimli geçtiğini belirten öğrenciler, desteklerinden dolayı Rektör Emiroğlu’na teşekkür ettiler. Ziyaret, öğrencilerin Azerbaycan’a özgü geleneksel hediyeleri Rektöre takdim etmesi ve çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 12:28 Bakan Uraloğlu: "Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonlarına (TRO) ilişkin, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 17 Nisan 2025 tarihinde İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonları (TRO) hakkında açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin Üçlü Pist Operasyonu’nu Avrupa’da uygulayan ilk ülke olduğuna dikkati çekerek "Üçlü Pist Operasyonlarının başarılı bir şekilde uygulanması, Avrupa havacılığı için dönüm noktası niteliğindedir. Devlet Hava Meydanları İşletmesi hava trafik kontrolörlerimizin disiplinini, yenilikçiliğini, ekip çalışmasını ve tüm proje ortaklarının koordineli çabasını yansıtmaktadır" açıklamasında bulundu. "Uçuş mesafelerinde yüzde 21 iyileşme gerçekleşti" Bakan Uraloğlu, Üçlü Pist Operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın genel kapasitesini artırmada önemli bir kilometre taşı olduğunu dile getirerek açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Operasyon, yoğun saatlerde trafiği yönetmede yüksek esneklik ve verimlilik sağladı. Bunun sonucu olarak 29 Kasım 2025’te bir saatte 78 iniş, 2 Temmuz 2025’te ise bir saatte 81 kalkışı başarıyla gerçekleştirerek rekorlara imza attık. 78 inişe ilişkin analizlerimizde ise iniş başına ortalama yaklaşık 40 deniz mili mesafe tasarrufu sağlandığını ve uçuş mesafelerinde yüzde 21 oranında iyileşme gerçekleştiğini tespit ettik." "Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi" Uraloğlu, söz konusu analizin operasyonel esnekliğin daha kısa rotalara ve İstanbul Terminal Kontrol Sahası’nda iyileştirilmiş trafik akışı yönetimine imkân tanıdığını ortaya koyduğunu dile getirdi. Uraloğlu, tipik bir dar gövdeli uçak üzerinden yapılan hesaplamalara göre, yaklaşma aşamasında sağlanan yaklaşık 30 deniz mili mesafe kısalmasının uçuş başına ortalama 352 kilogram yakıt tasarrufu ve bin 112 kilogram karbondioksit emisyon azaltımı sağladığını belirterek, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" diye konuştu. "Taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık" Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının yalnızca havadaki kazanımlarla sınırlı kalmadığını, yer hareketlerinde de önemli verimlilik sağladığını vurgulayarak, "Uçakları kapılarına en yakın pistlere yönlendirerek taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık. Yapılan analizler, iniş yapan uçaklarda taksi sürelerinin ortalama yüzde 10,2, kalkışlarda ise yüzde 2,8 oranında kısaldığını; buna bağlı olarak yakıt tüketiminde yüzde 6,6 ile yüzde 14,4 arasında düşüş sağlandığını gösteriyor" ifadelerini kullandı. Bu iyileşmelerin doğrudan zamanında performans oranına (OTP) da yansıdığını ifade eden Uraloğlu, 2025 yılında İstanbul Havalimanı’nın yüzde 80,72 zamanında performans oranına ulaştığını, bu oranın yüzde 71,2 olan Avrupa ortalamasının oldukça üzerinde gerçekleştiğini vurguladı. "Tasarruf edilen her deniz mili, havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor" Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın 2053 net sıfır emisyon hedefi açısından önemli bir rol üstlendiğini aktararak, "Hem havada katedilen mesafeyi hem de yerdeki taksi sürelerini azaltarak yalnızca kapasiteyi artırmakla kalmıyor, aynı zamanda karbon emisyonlarını da sistematik şekilde düşürüyoruz. Tasarruf edilen her deniz mili, sürdürülebilir havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor" şeklinde konuştu.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 12:23 Bakan Uraloğlu: "Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonlarına (TRO) ilişkin, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 17 Nisan 2025 tarihinde İstanbul Havalimanı’nda başlayan Eş Zamanlı Üçlü Bağımsız Pist Operasyonları (TRO) hakkında açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin Üçlü Pist Operasyonu’nu Avrupa’da uygulayan ilk ülke olduğuna dikkati çekerek "Üçlü Pist Operasyonlarının başarılı bir şekilde uygulanması, Avrupa havacılığı için dönüm noktası niteliğindedir. Devlet Hava Meydanları İşletmesi hava trafik kontrolörlerimizin disiplinini, yenilikçiliğini, ekip çalışmasını ve tüm proje ortaklarının koordineli çabasını yansıtmaktadır" açıklamasında bulundu. "Uçuş mesafelerinde yüzde 21 iyileşme gerçekleşti" Bakan Uraloğlu, Üçlü Pist Operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın genel kapasitesini artırmada önemli bir kilometre taşı olduğunu dile getirerek açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Operasyon, yoğun saatlerde trafiği yönetmede yüksek esneklik ve verimlilik sağladı. Bunun sonucu olarak 29 Kasım 2025’te bir saatte 78 iniş, 2 Temmuz 2025’te ise bir saatte 81 kalkışı başarıyla gerçekleştirerek rekorlara imza attık. 78 inişe ilişkin analizlerimizde ise iniş başına ortalama yaklaşık 40 deniz mili mesafe tasarrufu sağlandığını ve uçuş mesafelerinde yüzde 21 oranında iyileşme gerçekleştiğini tespit ettik." "Yıllık bazda 50 bin ton karbon salınımı önlendi" Uraloğlu, söz konusu analizin operasyonel esnekliğin daha kısa rotalara ve İstanbul Terminal Kontrol Sahası’nda iyileştirilmiş trafik akışı yönetimine imkân tanıdığını ortaya koyduğunu dile getirdi. Uraloğlu, tipik bir dar gövdeli uçak üzerinden yapılan hesaplamalara göre, yaklaşma aşamasında sağlanan yaklaşık 30 deniz mili mesafe kısalmasının uçuş başına ortalama 352 kilogram yakıt tasarrufu ve bin 112 kilogram karbondioksit emisyon azaltımı sağladığını belirterek, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek" diye konuştu. "Taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık" Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının yalnızca havadaki kazanımlarla sınırlı kalmadığını, yer hareketlerinde de önemli verimlilik sağladığını vurgulayarak, "Uçakları kapılarına en yakın pistlere yönlendirerek taksi sürelerini ciddi şekilde azalttık. Yapılan analizler, iniş yapan uçaklarda taksi sürelerinin ortalama yüzde 10,2, kalkışlarda ise yüzde 2,8 oranında kısaldığını; buna bağlı olarak yakıt tüketiminde yüzde 6,6 ile yüzde 14,4 arasında düşüş sağlandığını gösteriyor" ifadelerini kullandı. Bu iyileşmelerin doğrudan zamanında performans oranına (OTP) da yansıdığını ifade eden Uraloğlu, 2025 yılında İstanbul Havalimanı’nın yüzde 80,72 zamanında performans oranına ulaştığını, bu oranın yüzde 71,2 olan Avrupa ortalamasının oldukça üzerinde gerçekleştiğini vurguladı. "Tasarruf edilen her deniz mili, havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor" Uraloğlu, üçlü pist operasyonlarının İstanbul Havalimanı’nın 2053 net sıfır emisyon hedefi açısından önemli bir rol üstlendiğini aktararak, "Hem havada kat edilen mesafeyi hem de yerdeki taksi sürelerini azaltarak yalnızca kapasiteyi artırmakla kalmıyor, aynı zamanda karbon emisyonlarını da sistematik şekilde düşürüyoruz. Tasarruf edilen her deniz mili, sürdürülebilir havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor" şeklinde konuştu.
Starlink’in Türkiye’de faaliyet gösterebilmesi için paydaşlarla görüşmeler devam ediyor
26 Eylül 2023 Salı - 13:03 Starlink’in Türkiye’de faaliyet gösterebilmesi için paydaşlarla görüşmeler devam ediyor Elon Musk’ın uzay teknolojileri firması SpaceX, uydudan internet hizmeti sağlayan Starlink uydusunun Türkiye’de faaliyet gösterebilmesi için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve paydaşlarıyla görüşmeler devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde SpaceX’in sahibi Elon Musk, New York’taki Türkevi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ziyaret etmişti. Bu görüşmede Elon Musk, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Starlink uydu hizmetleri konusunda Türkiye ile iş birliği yapmayı arzu ettiğini belirtmişti. Gelişmelerin ardından SpaceX’in uydudan yüksek hızda internet erişimi sağlayan hizmeti Starlink’in Türkiye’de kullanıma sunulması için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na (BTK) başvuruda bulunulmuştu. Starlink uydusunun Türkiye’de faaliyet gösterebilmesi için Ankara’da bulunan BTK merkez binasında istişare toplantısının ikincisi gerçekleştirildi. Toplantıya Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, SpaceX yetkilileri, sektör temsilcileri ve paydaşlar katıldı. Bakan Yardımcısı Sayan’ın basın açıklamalarının ardından toplantı basına kapalı şekilde devam etti. “Haberleşme hizmetinin karadan uzaya taşındığı bir dönemin başlangıcını yaşıyoruz” Uzaya konuşlanan uydular sayesinde ülkelerin coğrafi kısıtlamalardan bağımsız imkan ve kabiliyet elde edebileceğine dikkati çeken Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, “İşte bu imkan ve kabiliyetlerden biri de uydular üzerinden sunulan internet hizmeti. Elektronik haberleşme hizmetleri uzun zamandır temel olarak karasal sabit ve mobil şebekeler üzerinden, alternatif olarak da uydular üzerinden sunulabilen bir hizmet iken, günümüzde özellikle düşük yörünge uyduları üzerinden geniş bant internet hizmetinin sunumunun mümkün hale gelmesi ile haberleşme hizmetinin karadan uzaya taşındığı bir dönemin başlangıcını yaşıyoruz” dedi. “Uzay haklarımızı 30 yıl boyunca garanti altına almış bulunuyoruz” Türkiye’de son yıllarda uzaya art arda gönderdiği uydularla uzaydaki varlığını güçlü bir şekilde hissettirdiğini belirten Bakan Yardımcısı Sayan, “Özellikle istihbarat ve haberleşme amaçlı olarak tasarlanan TÜRKSAT 5B’nin de aktif olmasıyla birlikte Türkiye’nin uzaydaki uydu sayısı sekize çıktı. Uydularımızın kapsama alanları Avrupa’dan Orta Doğu’ya, Kuzey Afrika’dan Güney, Orta Afrika’ya, Akdeniz, Ege’den Karadeniz’e kadar büyük bir alana yayılmış durumda. Uzayda yörünge hakkı bulunan 30 ülkeden biri olarak son fırlatılan uydularımızla birlikte, doğu yörüngesindeki uzay haklarımızı 30 yıl boyunca garanti altına almış bulunuyoruz” ifadelerini kullandı. Bakan Yardımcısı Sayan, yerli ve milli üretilen TÜRKSAT 6A uydusunun önümüzdeki sene uzaya fırlatacağını hatırlattı.
Enerji nakil hatları, trafolar ve saha dağıtım kutuları bakımdan geçti
26 Eylül 2023 Salı - 12:04 Enerji nakil hatları, trafolar ve saha dağıtım kutuları bakımdan geçti Elektrik dağıtım şirketi Osmangazi Elektrik Dağıtım AŞ (OEDAŞ), hizmet verdiği beş şehirde yaz mevsimi boyunca aralıksız olarak gerçekleştirdiği bakım onarım çalışmaları sayesinde kesinti sayısını geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 10, kesinti süresini ise yüzde 13 düşürdü. Bu yılki yaz döneminde sellerden aşırı sıcaklara kadar pek çok zorlu hava koşuluyla karşılaşıldığını hatırlatan OEDAŞ Direktörü Muzaffer Yalçın, “Tüm bunlara rağmen 800’den fazlası sahada olmak üzere bin 200’ü aşkın çalışanımız ve son teknoloji ile desteklediğimiz hizmetlerimizle şehirlerimize sürdürülebilir ve güvenli elektrik arzı sağlamaya devam ettik.” dedi. Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Uşak’ta elektrik dağıtım hizmeti sağlayan Osmangazi Elektrik Dağıtım AŞ (OEDAŞ) yaz ayları boyunca bakım onarım çalışmaları gerçekleştirdi. OEDAŞ Direktörü Muzaffer Yalçın, yaptıkları çalışmalar ve bu çalışmaların sürdürülebilir ve güvenli enerji arzı sağlama hedeflerine yaptığı katkı hakkında bilgi verdi. Buna göre OEDAŞ, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında bin 211 kilometre alçak gerilim havai hat, bin 2 kilometre orta gerilim havai hat, 364 adet direk tipi trafo, 268 adet trafo binası ve 3 bin 24 adet saha dağıtım kutusunun bakım ve onarım işlemlerini tamamladı. Hizmet verdikleri beş ilde yaptıkları bakım-onarım çalışmaları neticesinde kesinti sayısını geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 10, kesinti süresini ise yüzde 13 düşürdüklerini söyleyen Yalçın, “Üstelik hatırlanacağı üzere geride bıraktığımız yaz dönemi, iklim değişikliğinin etkilerini fazlasıyla hissettiğimiz bir dönemdi. Fırtına ve kuvvetli yağışlar, seller yaşadık. Bunlara bağlı olarak enerji nakil hatlarında oluşan arızalara, 800’den fazlası sahada olmak üzere toplam bin 200’ün üzerinde çalışanımızla gerek yerinde gerekse uzaktan müdahale ettik. Yine özellikle Temmuz ve Ağustos aylarında kırılan sıcaklık rekorlarına bağlı olarak tüketimin artmasına karşın güçlü enerji altyapımızla hem kesinti sayılarını azalttık hem de kesinti sürelerini kısalttık.” dedi. “Bakım-onarım çalışmalarından teknoloji kullanıyoruz” Kullandıkları SCADA sistemi ile arızaların tespiti ve arızalara uzaktan müdahalenin mümkün olduğunu belirten Yalçın şöyle devam etti; “Bu sistem arıza sürelerini kısalttığı gibi çevreye karşı sorumlu bir şirket olma misyonumuzun da önemli bir parçasını oluşturuyor. Son yayımladığımız sürdürülebilirlik raporumuzda da paylaştığımız üzere SCADA sisteminin sağladığı uzaktan arıza müdahale imkânı sayesinde 2021 yılında ekip araçlarımızın kat etmesi gereken 13 bin kilometreden fazla yoldan tasarruf ederek 2.080 ton karbon eşdeğeri sera gazı salımının önüne geçtik. SCADA sistemimizin yanı sıra beş şehrimizde de dron kullanıyoruz. Böylelikle özellikle ormanlık alan, engebeli arazi gibi bölgelerde ufak hasarları bile tespit ederek önleyici bakım çalışmaları yapıyor, olası arızalara da çok daha hızlı müdahale edebiliyoruz.” Yalçın, tüketicilerin 7 gün 24 saat hizmet veren ALO 186 OEDAŞ Çözüm Merkezi ve OEDAŞ 186 mobil uygulaması üzerinden arıza bildiriminde bulunabileceklerini de hatırlattı.
Erzurum’da mobil oyun akademisi açılıyor
26 Eylül 2023 Salı - 09:28 Erzurum’da mobil oyun akademisi açılıyor Erzurum Büyükşehir Belediyesi özellikle gençlerin vazgeçilmesi olan ve tüm dünyada ilgi gören bilgisayar oyunlarına merak duyanlar için bir proje geliştirdi. Mobil Oyun Akademisi’ne 15-35 yaş arası kişiler başvuru yapabilecek. Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, proje ile ilgili yaptığı açıklamada “Genç kardeşlerim. Siz istediniz, biz yaptık. Geleceğin popüler oyunlarını Erzurum’da üretmek için “Mobil Oyun Akademisi’ni” başlatıyoruz. Erzurum’daki Mobil Oyun Akademisi, gençlerimize teknolojiyle eğitimi buluşturarak, bu anlamdaki yeteneklerini geliştirecek bir fırsat sunuyor ve şehrimizin geleceğine yatırım için önemli bir adım olarak karşımızda duruyor.” diye konuştu. Mobil Oyun Akademisi’nde yazılım deneyimi olmasa bile, kişiler 3 aylık eğitim programıyla oyun geliştirici olarak hayallerini gerçekleştirecekler. Programın sonunda katılımcılar bitirme projesi olarak Savunma Sanayii temalı oyunlar geliştirecek ve savunma sanayii şirketleriyle buluşacaklar. 13 Ekim’e kadar başvuruların kabul edileceği projeye Erzurum’da okuyan veya yaşayan 15-35 yaş arası kişiler başvurabilecek. Programa katılım ücretsiz olacak, değerlendirme sonrası uygun görülen adayların katılımı sağlanacak. Program online olarak gerçekleştirilecek, açılış ve final etkinlikleri, proje çalışmaları ve buluşmalar yüz yüze olarak gerçekleşecek. Program için 250 kişilik kontenjan bulunuyor. Yedek katılımcılar da sürece dahil edilecek. Başvuru süreci bittikten sonra ön elemeden geçenler ile telefon mülakatı gerçekleştirilecek. Programa kabul edilenlere ve kabul edilmeyenlere mail ile değerlendirme sonucu iletilecek.
AGÜ Meta Kulübü Öğrencilerinin Turizm Projesi TEKNOFEST’te Yarışacak
26 Eylül 2023 Salı - 09:03 AGÜ Meta Kulübü Öğrencilerinin Turizm Projesi TEKNOFEST’te Yarışacak Abdullah Gül Üniversitesi (AGÜ) öğrencilerinin, kültürel mirasları sanal ortama taşıdığı ’Bellek’ adlı proje turizm kategorisinde TEKNOFEST 2023’te finale kalmayı başardı. Abdullah Gül Üniversitesi (AGÜ) Meta Kulübü öğrencilerinin, dünya genelinde çeşitli kültürel mirasları sanal ortama taşıyarak, sanal gerçeklikle yeniden oluşturmayı hedefleyen ’Bellek’ adlı projeleri TOKNOFEST 2023’te finale kalmayı başardı. Proje, turizm kategorisinde TEKNOFEST’te birincilik için yarışacak. Meta Kulübü öğrencileri Melike Şeyma Tuna, Yunus Yıldız, Şükrü Durak, Ozan Fatih Emül, Süleyman Poyraz, Batuhan Karamemiş, Onur Erçetin, Zeliha Ayşe Altınkaya ve Semih Kaya dünyadaki kaybolan kültürel mirasları korumak ve sanal ortama taşımak amacıyla ’Crearchio’ adını verdikleri takım olarak bir araya geldi. Öğrenciler, Öğretim Görevlisi Ayşegül Kıdık’ın danışmanlığında 3D modelleme ve fotoğraf ile görüntülerin analiziyle ölçümler yapmayı hedefleyen bir bilim ve mühendislik dalı olan fotogrametri yöntemini kullanarak dünyadaki kaybolan ya da kaybolmaya yüz tutmuş bazı kültürel mirasları sanal ortama taşıdı. Daha sonra ’Bellek’ adını verdikleri bu projeyle turizm kategorisinde TEKNOFEST 2023’e başvurdu. Finale kalmayı başaran proje, TEKNOFEST’te birincilik için yarışacak. Öğrencilerin gerçek zamanlı VR/AR deneyimi sunan sanal gerçeklik projesi, 27 Eylül ile 1 Ekim tarihleri arasında İzmir’de yapılacak TEKNOFEST’te tanıtılacak. Ziyaretçiler açılacak stantlarda projeyi VR interaktif ortamda gözlüklerle deneyimleme fırsatı bulacak. Proje ekibinde yer alan Mimarlık Fakültesi 4. Sınıf öğrencisi Melike Şeyma Tuna, ilk hedeflerinin, sürükleyici ve eğitici bir turizm deneyimi sunarken bu kültürel mirasları bozulmadan korumak olduğunu söyledi. Tuna; “Bu teknolojileri kullanarak, kültürel mirası daha erişilebilir hale getirmeyi, eğitim ve araştırma için değerli bir kaynak olarak hizmet etmeyi ve uygun olduğunda, devam eden koruma çabalarını sürdürmek için gelir elde etmeyi hedefliyoruz. Nihayetinde misyonumuz, geçmiş ve bugün arasındaki uçurumu kapatmak, bu hazinelerin dünya çapındaki insanlar tarafından erişilebilir ve takdir edilmiş kalmasını sağlamaktır” dedi.
Balıkesir Dijital Gençlik Kampı’na ev sahipliği yaptı
25 Eylül 2023 Pazartesi - 18:40 Balıkesir Dijital Gençlik Kampı’na ev sahipliği yaptı Cumhuriyet’in 100. yılına özel olarak Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Türkiye Belediyeler Birliği iş birliğinde gerçekleştirilen yarışmada dereceye giren 100 genç, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Dijital Gençlik Merkezi’nde birçok atölye ve eğitimin yer aldığı Dijital Gençlik Kampı’na katıldı. Son teknoloji ekipmanları, eğitici atölye çalışmaları ve yetiştirdiği e-sporcuları ile Türkiye ve dünyaya örnek olan Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, 2 bin metrekaresi kapalı 10 bin metrekarelik alanda Türkiye’nin en büyük Dijital Gençlik Merkezi’nde gençleri dijital çağa hazırlıyor. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Türkiye Belediyeler Birliği iş birliğinde Cumhuriyet’in 100. yılına özel 21-27 Ağustos tarihleri arasında çevrimiçi olarak hayata geçirilen Türkiye’nin dört bir yanından 18-25 yaş arasında binlerce gencin katıldığı Dijital Genç Bilgi Yarışması’nda dereceye giren 100 genç, 21-24 Eylül tarihleri arasında Balıkesir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde bulunan DGM’de gerçekleştirilen 4 günlük Dijital Gençlik Kampı’na katıldı. “Siber Güvenlik, Yapay Zekâ, Bulut Bilişim, Blok Zincir, Yazılım ve Akıllı Şehirler” konu başlıklarından oluşan Dijital Genç Bilgi Yarışması’nda toplam 30 soruya en kısa sürede ve en çok doğru cevabı veren 100 genç, Balıkesir’de Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Dr. Ali Taha Koç ve Gençlik ve Spor Bakanlığı Sosyal ve Kültürel Faaliyetler Dairesi Başkanı Halil İbrahim Demir ile bir araya geldi. Gençler Balıkesir DGM’ne hayran kaldı Gençlerin dijital dünyayı keşfetmesi ve teknolojiye olan ilgilerini desteklemek için organize edilen Dijital Gençlik Kampı’nda güncel ve önemli konularda kendilerini sınayabilecekleri birçok atölye ve eğitim çalışmaları gerçekleştirildi. DGM’in imkanlarının çok iyi olduğunu ve güzel bir şekilde hizmet verdiğini söyleyen katılımcılar, burada gerçekleştirilen eğitimlerin kendilerine vizyon kattığını dile getirdi. Alanında uzman kişiler tarafından yönetilen atölyeleri tek kelimeyle mükemmel olarak nitelendiren gençler, Balıkesir DGM’e hayran kaldı. “Türkiye Yüzyılı dijitalin yüzyılı olacak” Artık yenilikçi teknolojileri yakından takip eden, öğrenen ve aynı zamanda onları geliştiren bir TEKNOFEST kuşağı olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Dr. Ali Taha Koç, “TEKNOFEST kuşağı inşallah Türkiye Yüzyılı’nı dijitalin yüzyılı yapacak. Bizler, sizlere yol açacağız ve sizler bu yüzyılı gerçekleştireceksiniz. Hepimizin söylediği gibi Türkiye Yüzyılı aynı zamanda dijitalin yüzyılı olacak. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da ortaya koymuş olduğu Türkiye vizyonu ve TEKNOFEST kuşağıyla sizlerle beraber Türkiye Yüzyılı’nı dijitalin yüzyılı yapacağız” diye konuştu. “İşinizi iyi yapmaya özen gösterin” Cumhuriyet’in 100. yılına özel olarak hayata geçirilen Dijital Gençlik Kampı’nda 100 pırıl pırıl gençle bir araya gelmekten duydukları memnuniyeti dile getiren Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, “Balıkesir’imizde gerçekleştirilen Dijital Gençlik Kampı, inşallah sizde olumlu şekilde iz bırakır, güzel anılarla buradan ayrılırsınız. Ne iş yaparsanız yapın iyi yapmaya özen gösterirseniz hayatınızı değiştirecek birisi mutlaka size denk gelir ve sizi parlatır” ifadelerini kullandı.
Uzaya çıkacak ilk Türkler, Bursa’da
25 Eylül 2023 Pazartesi - 14:39 Uzaya çıkacak ilk Türkler, Bursa’da Tarihe ’uzaya çıkan ilk Türk’ olarak geçecek Alper Gezeravcı ve Tuva Cihangir Atasever ile 70 astronot ve kozmonot Bursa’da buluştu. Bursa, uzay ve havacılık alanında tarihi bir organizasyona ev sahipliği yapıyor. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) Türkiye’nin uzay ve havacılık temalı ilk interaktif eğitim merkezi GUHEM ile iş dünyası için referans eğitim merkezi olarak kente kazandırdığı Bursa Business School’un ev sahipliğinde 70 astronot ve kozmonot Bursa’da buluştu. Uluslararası Uzay İstasyonu’nda 14 gün kalacak olan Alper Gezeravcı, uzaya çıkan ilk Türk olarak tarihe geçecek. Gezeravcı’nın herhangi bir sebepten dolayı uzaya çıkamayacak olması halinde, yerine Tuva Cihangir Atasever geçecek. Amerika’daki eğitimlerine ara verip Bursa’ya gelen Gezeravcı ve Atasever, bir araya geldi. Basın mensuplarının sorularını cevaplayan Alper Gezeravcı, "Sektöründe öncüleri temsil eden birçok göreve imza atmış ve tarihe adını yazdırmış insanları, bu sektörde hakikaten birçok ülkenin vatandaşına rol model teşkil eden, 70’e yakın astronotu, ülkemizde bu vesile ile ağırlamak büyük bir mutluluk kaynağı. Bugüne kadar 33 defa yapılmış, 34’üncüsü ülkemize kısmet olmuş bu toplantının, Cumhuriyet’imizin 100’üncü yılında bizim de uzaya ilk adımımızı atmayı planladığımız, bu önemli yılda icra edilmiş olması, çok değerli bir tesadüf aynı zamanda" dedi. Uzay yolculuğunun 2023’ün sonlarına yakın icra edileceğini belirten Gezeravcı, "Amerika’daki eğitimler yoğun bir şekilde devam ediyor. Sıkı bir şekilde eğitimlerimizi sürdürüyoruz. Fırlatmanın gerçekleşeceği tarihe kadar da yoğun bir şekilde bu programın akışı devam ediyor olacak. Görevin icra edilmesine yönelik farklı bileşenler var. Fırlatmanın gerçekleştirilecek olduğu roket, kapsül, sonrasında IES’in içerisinde icra edeceğimiz 14 günlük faaliyet takvimi ve sonrasında dünyaya dönüş. Dolayısıyla bu görev içeriklerinin tamamını kapsayacak şekilde gerek nominal, rutin operasyonun akışı, gerekse acil durum senaryolarına ilişkin bütün eğitim içeriklerini bugüne kadar kapsadık. Kalan sürede de tamamladığımız bu eğitimlerin fırlatmaya kadar, taze bilgiler olarak muhafaza edilmesi açısından tekrarlarını gerçekleştiriyor olacağız" diye konuştu. "Bu görev hikayenin varışı değil, başlangıcıdır" Büyük bir onur ve heyecan yaşadıklarını belirten Gezeravcı, "Ancak, bu son dakikada dahil olduğumuz ya da son dakikada adapte olmaya çalıştığımız bir görev değil. Bunun mental hazırlığını çok daha önceden zaten yapmış durumdayız. Gerek mental gerekse ruhsal açıdan görev için hazırız. Benim açımdan en değerli kazanım, Türkiye’nin gelecek nesillerinin öz güvenini ayağa kaldıracak olan bir görevdir. Bugüne kadar hayallerimizin limitini, sınırını gözümüzle görebildiğimiz gökyüzü oluştururken, artık bu görevle birlikte gelecek nesillerimiz uzayın derinliklerine adım atıyor. Bu görev bir hikayenin varış noktası değil, başlangıç noktasını teşkil ediyor ve dolayısıyla gelecek nesillerimiz için çok büyük bir ivme kazandıracak. Onların ufuklarını gözleriyle görebildiği gökyüzünün çok ötesine taşıyacak olan bir görevdir" şeklinde konuştu. Gezeravcı’nın gidememesi halinde onun yerine 14 gün görev alacak Tuva Cihangir Atasever ise, "Son derece heyecanlıyız. Eğitimlerimiz nisan ayından beri devam ediyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde ve tabii ki Uluslararası Uzay İstasyonu’nda kendi modülüne sahip diğer ülkelerde, Japonya, Avrupa gibi ilgili modüllerde aşinalık eğitimlerimizle devam ettirdik. Oldukça yoğun, oldukça seyahatli, oldukça da heyecanlı bir eğitim programı devam ediyor. Fırlatma yaklaştıkça tabii ki bu heyecan gitgide artacak. Biz de büyük bir merakla o günü, o kutlu anı bekliyoruz" dedi. Atasever, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu yolculuk tabii ki bizim esasında, insanlı uzay yolculuğumuzun bu gerçekleştireceğimiz görev başlangıcı niteliğinde olacak. Şu anda ilk adımı atıyoruz. Bu bir ilk adım görevi, devamında gelecek nesillerin bu süreci devam ettirmesi çok kıymetli. Onlara benim vereceğim en büyük tavsiye naçizane, heyecan duydukları, gönüllerinde gerçekten onları heyecana bürüyen disiplin, uğraş her neyse onun büyük bir heyecanla peşinden koşsunlar. Ona devam etsinler. Mesele illa mühendis olmak, illa bilim insanı olmak, illa teknik bir alanda bir kariyer sahibi olmak değil. Artık uzay çok geniş bir yelpazeye yayılıyor. Ticarileşiyor. Ticarileşen uzayda hem alçak dünya yörüngesinde hem de derin uzayda, Ay ve ötesindeki araştırmalarda her disiplinden insana ihtiyacımız var. Dolayısıyla onları heyecanlandıran alan her neyse ona büyük bir şevkle sarılsınlar. Peşinden koşsunlar. Eğer uzay onların heyecanını böyle canlandıran bir olgu ise eğitimini gördükleri alan her neyse onunla uzayı birleştirmeleri artık çok daha kolay." Kendisinin de uzaya gidecekmiş gibi hazırlandığını belirten Atasever, "Bizim esasında iki farklı görevimiz var. Uluslararası Uzay İstasyonu’nda icra edeceğimiz, Türk astronot ve bilim misyonu projesinin yanı sıra, bu misyon çerçevesinde aynı zamanda Virgin Galactic firması ile muhtemelen 2024 yılının ilk çeyreği içerisinde bir yörünge altı uçuş gerçekleştireceğiz. Ben hem Uluslararası Uzay İstasyonu görevinin bir yedeği olarak, Alper Gezeravcı’nın yedeği olarak hem oradaki süreçlere vakıf olup oradaki eğitimlere katılıyorum hem de Virgin Galactic uçuşumuzda gerçekleştireceğimiz bir takım bilimsel deneylerle ilgili çalışmalarıma devam ediyorum. Oradaki eğitim süreçleri devam ediyor. Dolayısıyla benim bu projeye ilk başlarken ki duygu ve düşüncem asil veya yedek, ondan bağımsız olarak hiçbir önem ifade etmeden, misyonun başarıyla gerçekleştirebilmesi için elimden gelen bütün desteği vermek şeklindeydi. Hala daha aynı duygu ve düşünceleri devam ettiriyorum" diye konuştu.
Uzaya çıkacak ilk Türkler Bursa’da
25 Eylül 2023 Pazartesi - 14:34 Uzaya çıkacak ilk Türkler Bursa’da Tarihe uzaya çıkan ilk Türk olarak geçecek Alper Gezeravcı ve Tuva Cihangir Atasever, 70 astronot ve kozmonot Bursa’da buluştu. Bursa, uzay ve havacılık alanında tarihi bir organizasyona ev sahipliği yapıyor. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) Türkiye’nin uzay ve havacılık temalı ilk interaktif eğitim merkezi GUHEM ile iş dünyası için referans eğitim merkezi olarak kente kazandırdığı Bursa Business School’un ev sahipliğinde 70 astronot ve kozmonot Bursa’da buluştu. Uluslararası Uzay İstasyonu’nda 14 gün kalacak olan Alper Gezeravcı, uzaya çıkan ilk Türk olarak tarihe geçecek. Gezeravcı, Herhangi bir sebepten dolayı uzaya çıkamayacak olması halinde yerine Tuva Cihangir Atasever geçecek. Amerika’daki eğitimlerine ara verip Bursa’ya gelen Gezeravcı ve Atasever, bir araya geldi. Basın mensuplarının sorularını cevaplayan Alper Gezeravcı, “Sektöründe öncüleri temsil eden birçok göreve imza atmış ve tarihe adını yazdırmış insanları, bu sektörde hakikaten birçok ülkenin vatandaşına rol model teşkil eden, 70’e yakın astronotu, ülkemizde bu vesile ile ağırlamak büyük bir mutluluk kaynağı. Bugüne kadar 33 defa yapılmış, 34’üncüsü ülkemize kısmet olmuş bu toplantının, Cumhuriyet’imizin 100’üncü yılında bizim de uzaya ilk adımımızı atmayı planladığımız, bu önemli yılda icra edilmiş olması, çok değerli bir tesadüf aynı zamanda” dedi. Uzay yolculuğunun 2023’ün sonlarına yakın icra edileceğini belirten Gezeravcı, “Amerika’daki eğitimler yoğun bir şekilde devam ediyor. Sıkı bir şekilde eğitimlerimizi sürdürüyoruz. Fırlatmanın gerçekleşeceği tarihe kadar da yoğun bir şekilde bu programın akışı devam ediyor olacak. Görevin icra edilmesine yönelik farklı bileşenler var. Fırlatmanın gerçekleştirilecek olduğu roket, kapsül, sonrasında IES’in içerisinde icra edeceğimiz 14 günlük faaliyet takvimi ve sonrasında dünyaya dönüş. Dolayısıyla bu görev içeriklerinin tamamını kapsayacak şekilde gerek nominal, rutin operasyonun akışı, gerekse acil durum senaryolarına ilişkin bütün eğitim içeriklerini bugüne kadar kapsadık. Kalan sürede de tamamladığımız bu eğitimlerin fırlatmaya kadar, taze bilgiler olarak muhafaza edilmesi açısından tekrarlarını gerçekleştiriyor olacağız” diye konuştu. “Bu görev hikayenin varışı değil, başlangıcıdır” Büyük bir onur ve heyecan yaşadıklarını belirten Gezeravcı, “Ancak, bu son dakikada dahil olduğumuz ya da son dakikada adapte olmaya çalıştığımız bir görev değil. Bunun mental hazırlığını çok daha önceden zaten yapmış durumdayız. Gerek mental gerekse ruhsal açıdan görev için hazırız. Benim açımdan en değerli kazanım, Türkiye’nin gelecek nesillerinin öz güvenini ayağa kaldıracak olan bir görevdir. Bugüne kadar hayallerimizin limitini, sınırını gözümüzle görebildiğimiz gökyüzü oluştururken, artık bu görevle birlikte gelecek nesillerimiz uzayın derinliklerine adım atıyor. Bu görev bir hikayenin varış noktası değil, başlangıç noktasını teşkil ediyor. Ve dolayısıyla gelecek nesillerimiz için çok büyük bir ivme kazandıracak. Onların ufuklarını gözleriyle görebildiği gökyüzünün çok ötesine taşıyacak olan bir görevdir” şeklinde konuştu. Gezeravcı’nın gidememesi halinde ise onun yerine 14 gün görev alacak Tuva Cihangir Atasever ise, “Son derece heyecanlıyız. Eğitimlerimiz nisan ayından beri devam ediyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde ve tabii ki Uluslararası Uzay İstasyonu’nda kendi modülüne sahip diğer ülkelerde, Japonya, Avrupa gibi ilgili modüllerde aşinalık eğitimlerimizle devam ettirdik. Oldukça yoğun, oldukça seyahatli, oldukça da heyecanlı bir eğitim programı devam ediyor. Fırlatma yaklaştıkça tabii ki bu heyecan git gide artacak. Biz de büyük bir merakla o günü, o kutlu anı bekliyoruz“ dedi. Atasever konuşmasını şöyle sürdürdü; “Bu yolculuk tabii ki bizim esasında, insanlı uzay yolculuğumuzun bu gerçekleştireceğimiz görev, başlangıcı niteliğinde olacak. Şu anda ilk adımı atıyoruz. Bu bir ilk adım görevi, devamında gelecek nesillerin bu süreci devam ettirmesi çok kıymetli. Onlara benim vereceğim en büyük tavsiye naçizane, heyecan duydukları, gönüllerinde gerçekten onları heyecana bürüyen disiplin, uğraş her neyse onun büyük bir heyecanla peşinden koşsunlar. Ona devam etsinler. Mesele illa mühendis olmak, illa bilim insanı olmak, illa teknik bir alanda bir kariyer sahibi olmak değil. Artık uzay çok geniş bir yelpazeye yayılıyor. Ticarileşiyor. Ticarileşen uzayda hem alçak dünya yörüngesinde hem de derin uzayda, Ay ve ötesindeki araştırmalarda her disiplinden insana ihtiyacımız var. Dolayısıyla onları heyecanlandıran alan her neyse ona büyük bir şevkle sarılsınlar. Peşinden koşsunlar. Eğer uzay onların heyecanını böyle canlandıran bir olgu ise eğitimini gördükleri alan her neyse onunla uzayı birleştirmeleri artık çok daha kolay.” Kendisinin de uzaya gidecekmiş gibi hazırlandığını belirten Atasever, “Bizim esasında iki farklı görevimiz var. Uluslararası uzay istasyonunda icra edeceğimiz, Türk astronot ve bilim misyonu projesinin yanı sıra, bu misyon çerçevesinde aynı zamanda Virgin Galactic firması ile muhtemelen 2024 yılının ilk çeyreği içerisinde bir yörünge altı uçuş gerçekleştireceğiz. Ben hem uluslararası uzay istasyonu görevinin bir yedeği olarak, Alper Gezeravcı’nın yedeği olarak hem oradaki süreçlere vakıf olup oradaki eğitimlere katılıyorum hem de Virgin Galactic uçuşumuzda gerçekleştireceğimiz bir takım bilimsel deneylerle ilgili çalışmalarıma devam ediyorum. Oradaki eğitim süreçleri devam ediyor. Dolayısıyla benim bu projeye ilk başlarken ki duygu ve düşüncem asil veya yedek, ondan bağımsız olarak hiçbir önem ifade etmeden, misyonun başarıyla gerçekleştirebilmesi için elimden gelen bütün desteği vermek şeklindeydi. Hala daha aynı duygu ve düşünceleri devam ettiriyorum” diye konuştu.
Bursa, dünyaca ünlü 70 astronot ve kozmonotu ağırlıyor
25 Eylül 2023 Pazartesi - 14:19 Bursa, dünyaca ünlü 70 astronot ve kozmonotu ağırlıyor Bursa, uzay ve havacılık alanında tarihi bir organizasyona ev sahipliği yapıyor. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) Türkiye’nin uzay ve havacılık temalı ilk interaktif eğitim merkezi GUHEM ile iş dünyası için referans eğitim merkezi olarak kente kazandırdığı Bursa Business School’un ev sahipliğinde 70 astronot ve kozmonot Bursa’da buluştu. Uzay Kaşifleri Derneği’nin (Association of Space Explorers- ASE) 34’üncü kez düzenlediği Planetary Congress’in ana teması, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. Yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘İstikbal Göklerdedir’ sözünden yola çıkılarak belirlendi.“Türkiye olarak uzay çalışmalarına büyük önem veriyoruz” TBMM; Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve Bursa Milletvekili Mustafa Varank, böylesine önemli bir kongrenin Bursa’da gerçekleşmesinde emeği olan GUHEM’e ve tüm paydaşlara teşekkür ederek konuşmasına başladı. Teknik oturumları, bilim toplum etkinlikleriyle çok kapsamlı bir programda yeni uzay ekonomisi ve uzay programlarından derin uzay teknolojilerine kadar birçok konunun ele alınacağını ifade eden Mustafa Varank, “İlham kaynağı olacak bir organizasyon. Uzay yarışında öne çıkan ülkelere baktığınızda ekonomik anlamda dünyanın güçlü ülkeli olduğunu görebiliyoruz. Biz de bu doğrultuda Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla Cumhurbaşkanımız liderliğinde uzay çalışmalarına hız kazandırdık. Türkiye’nin ayaklara yere basan hedefleri var. Türkiye’nin yüzyılını inşa ederken artık daha büyük bir coşkuyla uzayda ‘biz de varız’ diyebiliyoruz” ifadelerini kullandı. “Uzay alanındaki yetkinliklerimizi ileri noktaya taşımayı hedefliyoruz” Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, insanlığın uzaya olan ilgisinin insanlık tarihi kadar eskiye dayandığını söyledi. Ulaştırmadan haberleşmeye, sağlıktan iklim değişikliğine kadar birçok alanda kritik çözümlerin kaynağı olan uzaydan daha fazla faydalanılması gerektiğinin altını çizen Bakan Kacır, dünya ülkelerinin etkin ve adil şekilde elini taşın altına koymasıyla bunun mümkün olabileceğini belirtti. Bakan Kacır, “Hiç kimseyi geride bırakmadan, herkesin hem uzay teknolojilerinden yararlanmasını sağlamak, hem de teknoloji geliştirme kabiliyetlerine erişimini demokratikleştirmek zorundayız. Dünyanın teknolojik tekellere değil, iş birliklerine ihtiyacı var. İnsanlığın, kutuplaşmaya değil, birlikte çalışmaya ihtiyacı var. Bugün biz Türkiye olarak; milli altyapılarımız, yeteneklerimiz ve yetişmiş insan kaynağımız ile uzayın barışçıl ve adil kullanımına katkı sunmaya hazırız. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla uzay alanındaki yetkinliklerimizi çok daha ileri noktalara taşımayı hedefliyoruz” dedi. “2030’a kadar 10 hedefimiz var” Türkiye’nin uzaydaki çalışmalarını koordine etmek üzere 2018 yılında Türkiye Uzay Ajansı’nı kurduklarını, Türkiye’nin uzay alanındaki somut hedeflerini ortaya koyan Milli Uzay Programı’nın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2021’de tüm dünya ile paylaşıldığına işaret eden Kacır, “Bununla birlikte, 2030 yılına kadar gerçekleştirmeyi planladığımız 10 hedefimiz var. Türk Astronot ve Bilim Misyonu kapsamında, ülkemizin insanlı ilk uzay görevini tasarladık. Uluslararası Uzay İstasyonu’na gidecek İlk Türk Uzay Yolcumuz, tıptan malzeme bilimine kadar 13 farklı bilimsel deneyi icra edecek. Halen eğitimleri devam eden ilk Türk uzay yolcularımız bu programda bizlerle birlikteler. Milli Uzay Programı’nın tüm hedeflerine ancak ve ancak ülkemizde güçlü teknolojik ve fiziki altyapı oluşturarak, gençlerimize doğru fırsatları sunarak ve onların yetkinliklerini geliştirerek ulaşacağımızı biliyoruz. Dünyanın en büyük havacılık ve uzay festivali TEKNOFEST ile gençlerimiz insansız hava araçlarından roketlere, model uydulardan jet motorlara kadar farklı alanlarda teknolojiler tasarlayıp geliştirme imkanına kavuşuyor.” mesajını verdi. “Uzayda biz de varız” Bakan Mehmet Fatih Kacır, bilim ve teknolojiyi toplumla buluşturmak amacıyla Bilim Merkezlerini hayata geçirdiklerini belirterek, “Gökmen Uzay ve Havacılık Eğitim Merkezi GUHEM bu alanda en iyi örnek. GUHEM, Türkiye’nin ‘uzay ve havacılık’ temalı ilk bilim merkezi. GUHEM, Türkiye’yi uzay ve havacılık konusunda daha da ileriye taşıyacak. Geleceğin astronotlarının, bilim insanlarının, pilotlarının ve mühendislerinin yetiştirilmesine katkı sağlayacak. Tüm bu çalışmalarımızla birlikte, Milli Uzay Programı’mızın başarıya ulaşması için uluslararası iş birliklerinin kritik rol oynadığının farkındayız. Bu bilinçle, uzay bilimleri ve teknolojileri alanında iş birliklerini hayata geçiriyoruz. Uzayın tüm dünya için etkin ve faydalı kullanımı adına, barış ve iş birliği namına, Türkiye olarak, ‘Uzayda biz de varız!’ diyoruz. ‘Türkiye Yüzyılı’nı inşa ederken artık uzay teknolojilerine daha fazla yatırım yapıyor, uzayın tüm insanlığa fayda sağlayacak şekilde kullanılması için daha fazla iş birliği gerçekleştiriyoruz. ‘İstikbal Göklerdedir’ temasıyla bu etkinliğin düzenlenmesini sağlayan başta Uzay Kaşifleri Derneği (ASE) ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odamız olmak üzere tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum” açıklamalarında bulundu. Türkiye’de ilk kez düzenlenen organizasyonun açılış töreninde konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, teknolojiye dayalı uluslararası rekabetin uzaya taşındığını söyledi. Gelişmiş pek çok ülkenin stratejik önemde gördüğü uzay alanına yatırımlarını hız kesmeden sürdürdüğü bir dönemde, ‘Milli Teknoloji Güçlü Sanayi’ atılımıyla Türkiye’nin kendi hedefleri, imkan ve kabiliyetleri doğrultusunda dönüşümünü büyük bir heyecanla gerçekleştirdiğini belirten Başkan Burkay, gökyüzünün sırlarını çözmenin insanların asırlardır süren hayali olduğunu ifade etti. “İstikbal göklerdedir” Başkan İbrahim Burkay, “Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk bizlere ‘İstikbal Göklerdedir’ hedefini göstermiştir. Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkemizi uzay ligine taşıma kararlılığı ise teknolojik altyapısı ve dönüşüm potansiyeli ile lider kent Bursa’mıza uzay ve havacılık yolculuğunda yeni bir misyon yüklemiştir. Bizler de kentimiz için uzay ve havacılık alanlarında koyduğumuz hedefleri 2013 yılında ilan ederek Bursa’da yeni bir vizyon inşa ettik. Kümelenme ve sektörel dönüşümün hızlandırılması çalışmaları kapsamında hayata geçirdiğimiz uzay, havacılık ve savunma kümelenmemizde yer alan 120’den fazla firmamız bugün ulusal ve uluslararası alanda prestijli firmalarla işbirliği içerisinde çalışmalar yürütüyor” diye konuştu. “GUHEM’i Türkiye’ye kazandırdık” ‘Türkiye’nin gökmeni neden Bursa’dan çıkmasın?’ diyerek Avrupa’nın en büyük uzay, havacılık ve eğitim merkezi GUHEM’i Türkiye’ye kazandırdıklarını hatırlatan Başkan Burkay, “Bu hamleler 10 yıl önce bir hayal olarak görüldü. Ancak tarih bize hayal kurmadan başarıya ulaşılamayacağını öğretti. Gerek GUHEM, gerekse uzay, havacılık ve savunma alanında hayata geçirmiş olduğumuz projeler neticesinde artık stratejik alanlarda da adından söz ettiren bir Bursa var. Yaptıkları çalışmalarla önemli başarılara imza atmış astronotlar, kozmonotlar; alanında uzman bilim insanları ve ülkemizin ilk uzay yolcuları ile bir arada gerçekleştirdiğimiz bu önemli etkinlik yıllar önce ortaya koyduğumuz vizyonun ne kadar doğru ve önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın destekleri, TÜBİTAK ve Büyükşehir Belediyemiz işbirliğinde hayata geçirdiğimiz GUHEM, ülkemizin Milli Uzay Programı’nda da yer alan tarihi nitelikte bir projedir. BTSO olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da uzay ve havacılık alanındaki çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi. ‘Bursa Business School’un vizyonu Başkan Burkay, konuşmasında Kirazlıyayla’da hayata geçen ‘Bursa Business School’un vizyonunu da katılımcılarla paylaştı. BTSO olarak Kirazlıyayla Sanatoryumu gibi eşsiz bir mirasa sahip çıkarak, bu yapıyı inovatif bir yaklaşımla Bursa’ya yeniden kazandırdıklarını ifade eden Başkan Burkay, “Bursa Business School, dünyanın önde gelen eğitim kurumlarıyla işbirliğinde, profesyoneller ve girişimcilerimiz için yeni ekonominin iş modellerinin belirlendiği bir merkez kimliği ile artık burada Bursa’mızın ve ülkemizin hizmetinde. Bursa Business School, Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu ‘Uludağ’ı Davos yapalım’ vizyonunun gerçekleşmesi açısından da tarihi nitelikte bir adımdır. Üst düzey eğitimlerin verildiği, ulusal ve uluslararası kongrelerin ve yerli-yabancı doruk toplantılarının düzenlendiği bu nitelikli yapı, hedeflerimiz doğrultusunda sadece Bursa’mızın değil, yakın coğrafyamızın da referans eğitim üssü özelliğine sahip olacaktır” diye konuştu. "Geleceğimiz gökyüzünde” ASE Başkanı Reinhold Ewald yaptığı konuşmasında BTSO’ya ve GUHEM’e organizasyondan dolayı teşekkür etti. Tarihi bir günde tarihi bir mekanda güzel bir kongre gerçekleştirildiğini ifade eden Ewald, “Bursa’da olmaktan dolayı büyük bir mutluluk duyuyoruz. Organizasyonumuzda uzay biliminde önemli astronotlarımızı ağırlıyoruz. Uzay aleminde artık Türkiye’nin de olduğunu görmek memnuniyet verici. Türkiye’nin astronot adayları da eğitimlerine devam ediyor. Türkiye gibi seçkin bir ülkeyi ve topluluğa aramıza hoş geldiniz diliyorum. Bu yılın teması da ‘İstikbal Göklerdedir’. Artık gökyüzü geleceği gösteriyor. Geleceğimiz gökyüzünde. Gelin birlikte geleceği inşa etmeye başlayalım” dedi. “Aramıza hoş geldiniz” Açılış konuşmalarının ardından teknik oturumlar yapıldı. Astronot Michael Lopez-Alegria yaptığı konuşmada, Türkiye’ye uzay çalışmalarında yaptığı başarılı girişimlerinden dolayı teşekkür etti. Uzay yolculuğunda artık Türkiye’nin de yer aldığını ifade den Alegria, “Türkiye bu yolculukta bizlere katıldı. Ortak bir vizyonumuz uzayda hedefi büyümek, öğrenmek ve keşfetmek. Türkiye ile güzel bir işbirliği yapacağız. Türkiye’nin harika misafirperverliğini kutlayalım. Mümkün olduğunca yıldızlar üzerindeki sınırlarımızı zorlayacağız. Hep birlikte çalışacağız” dedi. 5 gün boyunca dopdolu etkinlikler Türkiye’nin uzay havacılık temalı ilk interaktif eğitim merkezi GUHEM, uluslararası dev etkinliklere ev sahipliği yapmaya devam ediyor. GUHEM ve Bursa Business School organizasyonuyla Bursa’ya gelen 70’ten fazla astronot 5 gün boyunca birbirinden önemli etkinliklerde yer alıyor. Dünyanın en prestijli isimlerini bir araya getiren etkinliğin teknik oturumları, BTSO tarafından hayata geçirilen iş dünyasının eğitim ve gelişim merkezi Bursa Business School Uludağ Kampüsü’nde gerçekleştiriliyor. Türkiye’nin ilk uzay yolcuları da zirvede Türkiye’nin ilk uzay yolcuları Alper Gezeravcı ve Tuva Atasever de etkinlikler çerçevesinde Türkiye’nin Gelecek Projeksiyonu oturumu çerçevesinde uzay meraklılarıyla buluşuyor. 27 Eylül Çarşamba günü GUHEM’i ziyaret edecek astronotlar ayrıca ‘Bilim-Toplum’ etkinlikleri çerçevesinde Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Osmangazi Salonu’nda vatandaşlar ve öğrenciler ile bir araya gelecek.