TEKNOLOJİ
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:46 TUSAŞ ile TEI arasında İHA motor tedarikine yönelik stratejik anlaşma sağlandı Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından millî imkanlarla geliştirilen ANKA Orta İrtifa-Uzun Havada Kalışlı İHA sistemi ile AKSUNGUR Yüksek Faydalı Yük Kapasiteli İHA için önemli bir karara imza atıldı. TUSAŞ tarafından geliştirilen İHA sistemleri için 100 adetlik TEI-PD170 Turbodizel motoru için tedarik sözleşmesi imzalandı. Türkiye’nin İnsansız Hava Aracı ailesinde yer alan ve ihraç edilerek sınırlarımızın dışında da başarılarını kanıtlayan ANKA ve AKSUNGUR için stratejik bir işbirliğine imza atıldı. TUSAŞ, TEI ile ANKA ve AKSUNGUR programları kapsamında ihtiyaç duyulan 100 adet TEI-PD170 motorunun tedarikine yönelik sözleşme imzaladı. İmza töreni, sektörün en prestijli organizasyonlarından SAHA 2026’da gerçekleştirildi. Daha önce gerçekleştirilen anlaşmalar doğrultusunda, bugüne kadar ANKA ve AKSUNGUR insansız hava araçları için 40 adet TEI-PD170 motoru teslim edilmişti. Yerli ve millî imkanlarla geliştirilen TEI-PD170 motorlarının entegre edildiği AKSUNGUR platformu ise ilk kez Aralık 2025’te envantere kazandırılmıştı. TEI-PD170 motoruna sahip platformların teslimat süreci ise planlanan takvim doğrultusunda kesintisiz şekilde devam ediyor. TEI tarafından geliştirilen Türkiye’nin ilk millî turbodizel havacılık motoru TEI-PD170, sahip olduğu ileri teknik kabiliyetlerle öne çıkıyor. 3 bin 600 saatlik motor ömrünün yanı sıra, görev irtifasına daha hızlı tırmanma, daha yüksek irtifalara erişim kabiliyeti, yüksek elektrik üretim kapasitesi ve verimli yakıt tüketimi gibi avantajlar sunan motor, platform performansına doğrudan katkı sağlıyor. Motor, yerli kaynak ve iş gücü ile üretilebilmesi sayesinde dışa bağımlılığın azaltılması ve sürdürülebilir tedarik zincirinin oluşturulması açısından da stratejik önem taşıyor. Bu iş birliği, Türkiye’nin havacılık motorları alanındaki yetkinliğini güçlendirirken, millî platformların yerlilik oranını artırma ve uluslararası pazardaki rekabet gücünü yükseltme hedeflerine önemli katkı sunacak.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:43 Turkcell, 5G deneyimini ‘Superbox 5G’ ile evlere taşıyor Turkcell, 1 Nisan itibarıyla 81 ilde devreye aldığı 5G deneyimini ‘Superbox 5G’ ile evlere de taşıyor. Fiber altyapının henüz ulaşmadığı noktalarda, 5G baz istasyonları üzerinden, fiber hızında kablosuz internet sunan ‘Superbox 5G’ modem, tak-çalıştır özelliği ile öne çıkıyor. Nisan itibarıyla 81 ilde ‘Turkcell Gücünde 5G’yi hayata geçiren şirket, tak-çalıştır ‘Superbox 5G’ modemle bu deneyimi hanelere de taşıyor. Wi-Fi 7 teknolojisine sahip olan modem, fiber altyapının henüz ulaşmadığı yerlerde, kablo derdi olmaksızın havadan fiber hızında bağlantı sunuyor. "Altyapınız olmasa da Superbox 5G ile fiber hız evinizde" Kullanıcıların 5G’yi hayatın her alanında deneyimlemesine odaklandıklarını belirten Turkcell Pazarlama ve Dijital Servislerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Akgüç şunları söyledi: "1 Nisan’da 5G teknolojisini devreye aldık. Sahip olduğumuz frekanslarla 5G’de çok güçlü bir başlangıç yaptık. Bu hizmeti daha da yaygınlaştırmak amacıyla kullanım ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunuyoruz. 5G uyumlu cihaz ekosistemini güçlendiriyor, bu teknolojiye erişimi hızla yaygınlaştırıyoruz. 5G artık hayatın her alanını dönüştürmeye başladı. Bu yeni dönemde 5G; sadece mobilde değil, fiber altyapının olmadığı hanelerde de fiber hızında internet için kritik bir çözüm olacak. Mobildeki tartışmasız kalitemizi, Wi-Fi 7 teknolojisine sahip ‘Superbox 5G’ modemle ev interneti alanına da taşıyoruz. Modem ile evlerde kablosuz fiber hızında internet imkânı sunuyoruz. Telefonunda 5G simgesini gören müşterilerimiz, saniyede 1000 Megabit ve üzeri hızlara evlerinde de ulaşabilecek." Modemin kolay kullanımıyla öne çıktığını belirten Akgüç, şöyle devam etti: "‘Fiber sokağıma kadar geldi ama apartmana girmedi, alt kat komşuma bağlandı ama bana bağlanmadı’ gibi dertler bitiyor. Tak-çalıştır özelliğiyle öne çıkan modemle, evlerde internet bağlantısı çok daha yüksek hızlara çıkarken gecikme süreleri de minimuma iniyor. Aynı anda çok daha fazla cihaz, internete 5G hızında bağlanabiliyor. Kullanıcılarımız 5G sayesinde yüksek veri yükleme ve indirme hızlarına ulaşabiliyor. Çevrim içi oyunlardan yüksek çözünürlüklü içeriklere, uzaktan eğitimden akıllı ev çözümlerine kadar pek çok alanda 5G deneyimini özgürce yaşayabiliyorlar."
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:16 Bilim ve teknoloji, tarım için Selçuk Üniversitesi’nde buluştu Selçuk Üniversitesi (SÜ) Ziraat Fakültesince düzenlenen "Tarımda Dijital Dönüşüm" temalı Uluslararası Tarım Bilimleri Kongresi (ISASC’26) ile Selçuk Tarımtech’26 Tarım Teknolojileri Festivali başladı. Üç gün sürecek etkinlikler boyunca 55’i yüz yüze, 16’sı çevrim içi olmak üzere toplam 71 bildiri sunulacak. Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde düzenlenen kongre, Türkiye’nin yanı sıra Rusya, Çin, Almanya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kazakistan, Amerika Birleşik Devletleri, Romanya, Yemen ve Nijer’den akademisyen, araştırmacı ve sektör temsilcilerini bir araya getiriyor. Dijital tarımın geleceğinden yapay zeka destekli sistemlere, sürdürülebilir üretim modellerinden akıllı sulamaya kadar birçok başlığın ele alındığı akademik oturumların yanı sıra festival alanındaki stantlarda da yenilikçi tarım teknolojileri katılımcıların beğenisine sunuluyor. Açılış programında konuşan Selçuk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Zeki Bayramoğlu, tarımın günümüzde yalnızca ekonomik değil aynı zamanda stratejik bir alan haline geldiğini söyledi. Prof. Dr. Bayramoğlu, "Günümüzde tarımın karşı karşıya olduğu sorunlar çok boyutludur: İklim değişikliği, su kaynaklarının azalması, artan nüfus ve küresel tedarik zinciri kırılmaları, tarımı sadece ekonomik değil, stratejik bir güvenlik meselesi haline getirmiştir. Bu yeni dönemin en kritik kavramı ise gıda arz güvenliğidir. Ancak bu yeni paradigmada başarı, daha fazla üretmekle değil, akıllı, verimli ve sürdürülebilir üretmekle ölçülmektedir. Bu nedenle geleneksel tarım anlayışı ile geleceği yönetmek mümkün değildir. Tarım artık sensörlerle izlenen, yapay zeka ile analiz edilen, veri ile yönetilen ve otonom sistemlerle yürütülen bir yapıya dönüşmektedir. Bu dönüşümün adı dijital tarım ekosistemidir. Bu sürecin merkezinde gençler yer almaktadır. Tarım artık sadece toprağı işlemek değil, veriyi okumak, teknolojiyi geliştirmek ve sistemi yönetmektir. Üniversite, sanayi, kamu ve üretici arasında güçlü bir entegrasyon şarttır. Konya’nın bu dönüşümde öncü olabilecek güçlü bir potansiyele sahip olduğuna inanıyoruz" diye konuştu. Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Harmankaya ise kongrenin disiplinler arası iş birliğine katkı sunacağını ifade etti. Kongrenin farklı disiplinlerden bilim insanlarını, araştırmacıları ve sektör temsilcilerini bir araya getirdiğini belirten Harmankaya, "Kongremiz bilgi alışverişini teşvik etmeyi, yenilikçi çözümleri tartışmayı ve uluslararası iş birliklerini güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Sunulacak bildiriler ve yapılacak tartışmaların tarımın dijital geleceğine ışık tutacağına inanıyorum. Tarımda dijital dönüşüm, yalnızca teknolojik bir değişim değil, aynı zamanda bir zihniyet dönüşümüdür. Bu süreçte özellikle genç araştırmacılar ve öğrenciler kritik bir rol üstlenecektir. Selçuk Üniversitesi olarak bilimsel üretimi teşvik eden, yenilikçi yaklaşımları destekleyen ve toplumsal faydayı önceleyen çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ziraat Fakültemiz de güçlü akademik kadrosuyla bu alanda öncü rol üstlenmektedir" dedi. Program, açılış konuşmalarının ardından Prof. Dr. İskender Yıldırım’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen davetli konuşmacılar oturumu ile devam etti. Oturumda Kansas State University Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ajay Sharda, Tennessee State University Öğretim Üyesi Assoc. Prof. Dr. Erdem Erdemir ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Avcin, tarımın geleceği, tarımda yapay zeka ve uluslararası ticarette dijital teknoloji konularında sunumlar gerçekleştirdi.
GÖKKURT ile Türkiye ikincisi olan gençler, projelerini daha ileriye taşımayı hedefliyor
17 Aralık 2025 Çarşamba - 10:09 GÖKKURT ile Türkiye ikincisi olan gençler, projelerini daha ileriye taşımayı hedefliyor Zonguldak’ın Devrek ilçesinde Anadolu Lisesi bünyesinde 2020 yılında kurulan GÖKKURT İnsansız Hava Araçları Takımı, Teknofest 2025 sürecinde elde ettiği önemli derecenin ardından çalışmalarını yeni başarılar için yoğunlaştırdı. Takım, edindiği tecrübe ve teknik birikimi daha ileri projelere taşımayı hedefliyor. Teknofest 2025 İnsansız Hava Araçları Yarışması’nda finale kalan 19 takım arasında yer alan GÖKKURT, yarışma sürecinde hazırladığı Proje Sunum Raporu ile TÜBİTAK desteği almaya hak kazanmış, kendi üretimleri olan İHA’nın tüm test aşamalarını başarıyla tamamlamıştı. Bu sürecin ardından ekip, 17-21 Eylül 2025 tarihleri arasında İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen Teknofest’te projelerini sergileyerek ziyaretçilerle buluşturdu. "Sabit kanat" kategorisinde elde edilen derecenin ardından GÖKKURT Takımı, yarışma sonuçlarını bir "varış noktası" değil, yeni bir başlangıç olarak gördüklerini ifade etiler. Takım, teknik altyapıyı geliştirmek, üretim süreçlerini hızlandırmak ve yarışmalara daha güçlü projelerle katılmak için çalışmalarını sürdürüyor. Takımın danışman öğretmeni Burak Demirci, sürecin uzun soluklu bir emek olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "GÖKKURT takımı 2020 yılında kuruldu. İlk yıllarda finale kalamadık, sonrasında 17’ncilik, ardından 5’incilik geldi. Bir süre ara vermek zorunda kaldık ama bu yıl tekrar yarışmaya döndük. Geçmişten gelen bilgi birikimi ve öğrencilerimin özverili çalışmasıyla önemli bir sonuç elde ettik. Bu süreç bize şunu gösterdi: İmkânlar sınırlı olsa bile çalışarak, isteyerek ve vazgeçmeyerek ciddi sonuçlar alınabiliyor." Demirci, asıl kazanımın derece değil, öğrencilerin edindiği deneyim olduğuna dikkat çekerek, "Devrek gibi küçük bir ilçede okuyan öğrenciler, normal şartlarda kolay kolay yaşayamayacakları bir mühendislik ve teknoloji deneyimi yaşadı. Kendi yaşıtlarının neler ürettiğini gördüler, özgüven kazandılar. Bu deneyimin onların üniversite hayatına ve meslek yolculuklarına çok ciddi katkı sağlayacağına inanıyorum. Bundan sonra bu birikimle çok daha büyük işlere imza atacaklar" dedi. Takım pilotu Alper Sarsık da yarışmanın ardından hedef büyüttüklerini belirterek, "Bundan sonra tekrar katılmayı planlıyoruz. O şekilde üç boyut yazı şu anda prototip üretmeye çalışıyoruz. Uçağımız için o şekilde bizim için müthiş bir deneyimdi yarışmaya katılmak. Oradaki ortamı görmek çok iyiydi. Liseler arası vardı. Uluslararası İHA yarışmalarına katılan yarışmacıları da görmüştük. Oradaki heyecan başka yani öyle söyleyeyim. İHA’mızın stall hızı 9 m/s İHA’mızın uçuş hızı maksimum 25 km/s İHA’mızda 200 gram yükler bıraktık. Birinci yükümüz 2 m çapındaki dairede 47 cm’e düştü. İkinci yükümüz ise 10 m çapındaki dairede 1.47’ye düştü. O şekilde yaklaşık olarak 6-7 ay sürdü. Yaz tatilimizde sürekli okula gittik. O şekilde çalışmalar yürüttük. Sürekli okuldaydık yani uçağımızı üretmek için. Bununla ilgili normalde biz 1. olmuştuk. Fakat yükü bıraktığımız sırada uçağımız bir direğin içerisinden döndüğü için 10 puanlık bir ceza yedik. Bu yüzden ikinciliğe düştük. Üzülmüştük ama yine de ikinci olmak da bizim için büyük bir başarıydı. Yine de çok mutluyduk" dedi. GÖKKURT Takımı; danışman öğretmen Burak Demirci ile öğrenciler Kerem Gebeş, Asya Karabürme, Tuğsem Erva Çibasmaz, Muhammed Enes Tor ve Alper Sarsık’tan oluşuyor. Ekip, elde edilen deneyimi daha ileri teknoloji projelerine dönüştürmek için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. (OA-
Samsun TEKNOPARK, Karadeniz’in teknoloji üssü olma yolunda gücünü artırıyor
17 Aralık 2025 Çarşamba - 09:37 Samsun TEKNOPARK, Karadeniz’in teknoloji üssü olma yolunda gücünü artırıyor Karadeniz Bölgesi’nde teknoloji ve inovasyonun lokomotifi konumuna yükselen Samsun TEKNOPARK, AR-GE odaklı büyüme performansıyla hem bölge ekonomisine yön veriyor hem de nitelikli istihdamın merkezlerinden biri haline geliyor. Samsun Valiliği tarafından paylaşılan verilere göre, Samsun TEKNOPARK bünyesinde 141 aktif firma ve girişimci faaliyet gösteriyor. Yazılım ve bilişimden medikal sağlık teknolojilerine, makine-teçhizattan tarım teknolojilerine kadar geniş bir sektörel yelpazede çalışan firmalar, yüksek katma değerli projelerle bölgenin teknoloji altyapısını güçlendiriyor. TEKNOPARK çatısı altında bugüne kadar 395 AR-GE projesi başarıyla tamamlanırken, 181 projenin ise aktif olarak sürdüğü bildirildi. Sağlık teknolojileri, yapay zekâ uygulamaları, biyoteknoloji ve ileri üretim alanlarında geliştirilen bu projeler, yenilikçi ürün ve çözümlerle dikkat çekiyor. Girişimcilik ekosistemini desteklemek amacıyla oluşturulan girişim ofisleri, erken aşama iş fikirlerinin hayata geçirilmesinde önemli bir rol üstleniyor. Her yıl çok sayıda yenilikçi girişimin teknoloji dünyasına kazandırıldığı bu yapı, Samsun’da girişimcilik kültürünün gelişmesine katkı sağlıyor. Samsun TEKNOPARK’ta faaliyet gösteren firmalar, geliştirdikleri ürünlerle uluslararası pazarlara açılarak bölge ihracatına da ivme kazandırıyor. Özellikle yazılım, medikal ve makine sektörlerinde faaliyet gösteren AR-GE firmaları, küresel ölçekte rekabet edebilecek seviyeye ulaşıyor. Binin üzerinde nitelikli uzman ve AR-GE personelinin istihdam edildiği Samsun TEKNOPARK, güçlü insan kaynağıyla teknoloji üretimini hızlandırırken, Karadeniz Bölgesi’nin yüksek nitelikli iş gücü kapasitesini de sürekli artırıyor. Ortaya konan bu verilerle Samsun TEKNOPARK, teknoloji, girişimcilik ve AR-GE alanlarında Karadeniz’in stratejik merkezi olma konumunu her geçen gün daha da pekiştiriyor.
Ülkelerin yeni tel örgüsü: Veri merkezleri
17 Aralık 2025 Çarşamba - 09:18 Ülkelerin yeni tel örgüsü: Veri merkezleri Dijital çağda ülkelerin güvenliği artık yalnızca kara, deniz ve hava sınırlarıyla sınırlı kalmıyor. Kamu kurumlarından savunma sanayiine, sağlık sistemlerinden finans altyapısına kadar kritik öneme sahip milyonlarca veri, yeni nesil sınır hattı olarak değerlendiriliyor. Türkiye’de e-devlet hizmetlerinden bankacılık sistemlerine, sağlık kayıtlarından savunma sanayiine kadar yüzlerce dijital hizmet, veri merkezleri üzerinden kesintisiz şekilde yürütülüyor. Uzmanlara göre, olası bir siber saldırı ya da afet anında yerli ve yedekli veri merkezleri hayati rol üstleniyor. Yapay zeka ve büyük veri teknolojilerinin hızla yaygınlaşması, veri merkezlerinin stratejik önemini daha da artırıyor. Yapay zeka sistemlerinin çalışabilmesi için yüksek işlem gücü ve güvenli altyapı gerekiyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı da veri merkezlerinin stratejik önemine dikkat çekerek, önümüzdeki yıllarda Türkiye’nin veri merkezi ve yapay zeka altyapısına yönelik milyarlarca dolarlık yatırımı harekete geçirmeyi hedeflediğini açıkladı. Bakanlık, yerli ve milli altyapıların güçlendirilmesiyle verinin ülke sınırları içinde korunmasının amaçlandığını vurguluyor. Öte yandan Türkiye’de veri merkezi yatırımlarının İstanbul dışına kayması dikkat çekiyor. Karadeniz Bölgesi, serin iklimi, enerji altyapısı ve stratejik konumuyla yeni veri merkezi yatırımları için avantajlı bölgeler arasında gösteriliyor. Uzmanlar, Trabzon ve çevresinin bölgesel veri merkezi üssü olabilecek potansiyele sahip olduğunu belirtiyor. "Trabzon’a veri merkezi yatırımı yapılırsa bütün sektörleri geliştirir" Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Meclis Üyesi Ahmet Kazaz, dünyanın dönüştüğünü ve değiştiğini belirterek "Bu değişen ve dönüşen dünyanın iki tane güçlü etkeni var. Bunlardan biri küresel ısınma diğeri de teknoloji. Baktığımızda bunların ikisi de birbirini çok etkiliyor. Veri merkezleri dünyanın geleceğindeki veriyi tutma, kullanma ve işleme konusunda en önemli faktörün olduğu yer. Dünya bu konuda çok ciddi bir farkındalıkta ve buna yatırım yapar nitelikte. Bir yıl içerisindeki değişim 1.7 milyar dolarlık bir yatırımdan 4 milyar dolarlık bir yatırım çıktı. Dünyanın geleceğinde bu denli önemi olan veri merkezleri için kendi coğrafyamızın ve şehrimizin buna çok uygun olduğunu gördüm. Bölgemiz küresel ısınma da dünyada en az ısınan coğrafyalardan ve şehirden biriyiz. İklimsel değişimde aynı. Su sorununda bölgesel olarak ve şehir olarak bir problemimiz yok. Enerji, teknoloji altyapısı, yatırım, ulaşım ve lojistik açısından baktığımızda bir problemimiz yok. Bir veri merkezi kurulurken de en çok bunlara bakılıyor. Çünkü en önemli maliyetinin enerji ve soğutma olduğu en önemi gerçek olarak ortaya çıkıyor. Bu anlamda coğrafyamızı ve şehrimizi dikkate aldığımızda bu avantajları sunabilecek çok şeye sahip. Bu şehir ve coğrafya değişecekse yeni dünyanın en önemli gerçeği bu. Bu gerçeği biz şehir adına bir vizyona dönüştürmezsek aslında şehir için talep ettiğimiz bir çok şeyin neden talep edilir gerçeğini de anlatamıyor ya da vurgulamıyor oluyoruz. Şehrimizin bundan sonraki vizyonunda önemli bir alan olduğunu bu değişime ve dönüşüme şehrimizle birlikte çok ciddi fayda sağlayacağını gençleri şehirde tutacağımızı düşünüyorum. Böyle bir vizyonla şehrimizin uzun zamandır duraksadığı ve kendini bir tık kabuğunu kırmada sorun yaşadığı gerçeğini aşacağını düşünüyorum" dedi. "Yazılım ve teknolojiyi bugünkü yaşamın en üst şemsiyesi" Veri merkezinin Trabzon’a kurulması halinde kentin 10 yıl içerisinde 10 gömlek yukarı gideceğini kaydeden Kazaz, "Türkiye’de büyük şirketlerin hareketlerine baktığımızda daha yaşanabilir alanda daha konforlu konumlanmayı tercihi çalışanlar açısından çok geliştiriliyor. Yazılım ve teknolojiyi başlı başına bir şeymiş gibi görmemek lazım. Bence bugünkü yaşamın en üst şemsiyesi. Büyük sektörler onun altında. Trabzon’da böyle bir süreç sanayinin, turizmin ve buna bağlı sektörlerin kendi içlerinde çok hızlı yenilenmesi, sınır atlanması hem şehrin gelirine hem istihdamına hem de gençleri şehirde tutma açısından çok büyük faydaya hizmet edeceğini düşünüyorum. Veri merkezinin Trabzon’a kurulması halinde 10 yıllık zaman diliminde Trabzon 10 gömlek yukarı gider. Çevre şehirlerde bile yüzde 20’lik bir değişime sebebiyet veriyor" ifadelerini kullandı.
Zonguldak’ta öğrencilere yerli ve milli teknolojiler tanıtıldı
16 Aralık 2025 Salı - 16:03 Zonguldak’ta öğrencilere yerli ve milli teknolojiler tanıtıldı Zonguldak’ta "Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası" kapsamında öğrencilere yerli ve milli teknoloji ürünlerin maketleri tanıtıldı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nce Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası kapsamında yerli ve milli teknoloji ürünlerimiz belirli oranda küçültülmüş maketlerinden oluşan sergi düzenlendi. Sergide, savunma sanayinde son dönemde geliştirilen yüksek teknolojiye sahip araçların maketleri, öğrencilerin yerli ve milli teknolojilerden ilham alarak hazırladığı maket çalışmalarının yanı sıra, TEKNOFEST yarışmalarında insansız hava aracı kategorisinde Türkiye derecesi elde eden öğrencilerin projeleri de yer aldı. Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, eşi Güney Hacıbektaşoğlu, Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, İl Milli Eğitim Müdürü Uygar Keskin ve protokol üyeleri kurdele kesimi sonrası sergideki maketleri inceleyerek öğrencilerle sohbet etti. Gazetecilere açıklamalarda bulunan Milli Eğitim Müdürü Uygar Keskin, "Burada özellikle küçük yaştaki öğrencilerimizin, gençlerimizin bu sergiyle birlikte burada sonra savunma sanayimizde birçok ürünü var. Belli boyutta küçültülmüş minyatür modellemeleri var. Burada çocuklarımız bu sergiyi gezerekten inanıldığında, hayal edildiğinde nelerin gerçekleştirebileceğini çocuklarımıza göstermek istiyoruz. Çocuklarımızın farklı bir bakış açısı geliştirmek, hayal kurmalarını ve üretmelerini istiyoruz. Çocuklarımız burada bu hafta boyunca bu alanı gezecekler, ziyaret edecekler. Hem bu modelleri görme imkanı çok yakar. Üst katta da yine burada bir teknoloji sınıfımız var. Orada öğrencilerimizin hem teknolojik projelerinde hem üniversitelerin yaptığı yarışmalarda hem de dünya ölçeğinde geliştirdiği yerli üretim ürünlerimiz var. Bu öğrencilerimizle bir araya gelecekler. Onlarla bir fikir alışverişinde bulunacaklar. Bu sayede öğrencilerimiz de milli gücün, ürünlerin, ürün üretimin ne kadar ülkemiz açısından önemli olduğunu öğrencilerimize göstermek istiyoruz" şeklinde konuştu. Sergide; Kızılelma, Hisar, Akıncı, TB-2, TB-3, Anka, Sungur, Tayfun ve Çakır gibi Türkiye’nin savunma sanayisindeki önemli projelerinin maketleri yer aldı.
Zonguldak’ta öğrencilere yerli ve milli teknolojiler tanıtıldı
16 Aralık 2025 Salı - 15:46 Zonguldak’ta öğrencilere yerli ve milli teknolojiler tanıtıldı Zonguldak’ta "Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası" kapsamında öğrencilere yerli ve milli teknoloji ürünlerin maketleri tanıtıldı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası kapsamında yerli ve milli teknoloji ürünlerimiz belirli oranda küçültülmüş maketlerinden oluşan sergi düzenlendi. Sergide, savunma sanayinde son dönemde geliştirilen yüksek teknolojiye sahip araçların maketleri, öğrencilerin yerli ve milli teknolojilerden ilham alarak hazırladığı maket çalışmalarının yanı sıra, TEKNOFEST yarışmalarına hazırlanan ve insansız hava aracı kategorisinde Türkiye derecesi elde eden öğrencilerimizin projeleri de yer aldı. Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, eşi Güney Hacıbektaşoğlu, BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, İl Milli Eğitim Müdürü Uygar Keskin ve protokol üyeleri tarafından serginin kurdelesi kesildi. Ardından protokol üyeleri sergideki maketleri inceleyerek öğrencilerle sohbet etti. Gazetecilere açıklamalarda bulunan Milli Eğitim Müdürü Uygar Keskin, "Burada özellikle küçük yaştaki öğrencilerimizin, gençlerimizin bu sergiyle birlikte burada sonra savunma sanayimizde birçok ürünü var. Belli boyutta küçültülmüş minyatür modellemeleri var. Burada çocuklarımız bu sergiyi gezerekten inanıldığında, hayal edildiğinde nelerin gerçekleştirebileceğini çocuklarımıza göstermek istiyoruz. Çocuklarımızın farklı bir bakış açısı geliştirmek, hayal kurmalarını ve üretmelerini istiyoruz. Çocuklarımız burada bu hafta boyunca bu alanı gezecekler, ziyaret edecekler. Hem bu modelleri görme imkanı çok yakar. Üst katta da yine burada bir teknoloji sınıfımız var. Orada öğrencilerimizin hem teknolojik projelerinde hem üniversitelerin yaptığı yarışmalarda hem de dünya ölçeğinde geliştirdiği yerli üretim ürünlerimiz var. Bu öğrencilerimizle bir araya gelecekler. Onlarla bir fikir alışverişinde bulunacaklar. Bu sayede öğrencilerimiz de milli gücün, ürünlerin, ürün üretimin ne kadar ülkemiz açısından önemli olduğunu öğrencilerimize göstermek istiyoruz" şeklinde konuştu. Sergide; Kızılelma, Hisar, Akıncı, TB-2, TB-3, Anka, Sungur, Tayfun ve Çakır gibi Türkiye’nin savunma sanayisindeki önemli projelerinin maketleri yer aldı. (OA-
TEI, millî havacılık motorlarını öğrencilerle buluşturdu
16 Aralık 2025 Salı - 14:25 TEI, millî havacılık motorlarını öğrencilerle buluşturdu Türkiye’nin havacılık motorlarındaki lider şirketi TEI; Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası kapsamında Eskişehir’de eğitim gören öğrencileri yerli ve millî teknolojilerle buluşturdu. 12-18 Aralık tarihleri arasında kutlanan Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası çerçevesinde, TEI ve Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle farklı etkinlikler gerçekleştirildi. Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası kapsamında düzenenlenen programda, Eskişehir’in farklı liselerinden 300’e yakın öğrenci, TEI Eskişehir yerleşkesini ziyaret etti. Program kapsamında düzenlenen etkinlikte, Eskişehir İl Millî Eğitim Müdürü Sinan Aydın, TEI yöneticileri ve öğretmenler yer aldı. Öğrencilere yönelik bir konuşma gerçekleştiren Aydın, eğitime sunduğu desteklerden ötürü TEI’ye teşekkür etti. Konuşmanın ardından TEI Kariyer Geliştirme ve Eğitim Müdürü Özdoğan Turan öğrencilere TEI’nin havacılık motorları alanındaki yetkinliklerini ve yürütülen millî projeleri anlatan bir sunum gerçekleştirdi. Sunumda yerli ve millî teknolojilerin savunma ve havacılık sanayisinde taşıdığı stratejik önem vurgulandı. Program kapsamında öğrenciler, tesis gezisinin ardından TEI Müzesi’ni ziyaret ederek Türkiye’nin millî havacılık motorları yolculuğunda TEI’nin geliştirdiği kritik teknolojileri yakından tanıma fırsatı bulurken Türkiye’nin millî havacılık motorlarını yerinde görme şansı buldu. Son olarak Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası etkinlikleri kapsamında TEI yetkilileri, farklı okullarda öğrencilerle bir araya gelerek, TEI’nin yerli ve milli motorları hakkında 400’ün üzerinde öğrenciyi bilgilendirdiler.
Girişimlerin 2024 yılında doğum oranı 15,8 oldu
16 Aralık 2025 Salı - 10:20 Girişimlerin 2024 yılında doğum oranı 15,8 oldu Girişimlerin 2024 yılında doğum oranı 15,8 oldu. Bu girişimlerin istihdam oluşturma payı yüzde 4,9 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılı Girişimcilik ve İş Demografisi verisini açıkladı. Girişimlerin 2024 yılında doğum oranı 15,8 oldu. Bu girişimlerin istihdam oluşturma payı yüzde 4,9 oldu. Girişimlerin 2023 yılındaki doğum oranı ise yüzde 15,5 ve istihdamdaki payı yüzde 4,9 olarak gerçekleşti. Doğan girişimler incelendiğinde, 2024 yılında en yüksek payı yüzde 32,1 ile toptan ve perakende ticaret; motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin onarımı sektörü aldı. Bu sektörü sırasıyla, yüzde 16,8 ile ulaştırma ve depolama ve yüzde 10,1 ile inşaat sektörleri takip etti. İllere göre 2024 yılında doğan girişimlerden en yüksek payı yüzde 25,8 ile İstanbul aldı İstanbul’u sırasıyla yüzde 7,5 ile Ankara ve yüzde 6,5 ile İzmir takip etti. Girişimlerin 2022 yılında ölüm oranı yüzde 12,9 oldu Ölen girişimlerin istihdamdaki payı ise 2022 yılında yüzde 4,2 oldu. Girişimlerin 2021 yılındaki ölüm oranı yüzde 11,9 iken istihdamdaki payı yüzde 4,1 olarak gerçekleşti. Ölen girişimler incelendiğinde, 2022 yılında en yüksek payı yüzde 35,0 ile toptan ve perakende ticaret; motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin onarımı sektörü aldı. Bu sektörü sırasıyla, yüzde 16,3 ile ulaştırma ve depolama ve yüzde 10,6 ile konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetleri sektörleri takip etti. İllere göre 2022 yılında ölen girişimlerden en yüksek payı yüzde 25,7 ile İstanbul aldı İstanbul’u sırasıyla yüzde 7,0 ile Ankara ve yüzde 6,0 ile İzmir takip etti. Girişimlerden 2023 yılında doğanların yüzde 78,3’ü 2024 yılında hayatta kaldı Girişimlerin 2022 yılında bir yıllık hayatta kalma oranı yüzde 75,2, iki yıllık hayatta kalma oranı yüzde 58,6 olarak gerçekleşti. Hızlı büyüyen girişimler oranı 2024 yılında yüzde 14,4 oldu Aynı yıl için ceylan girişimler oranı ise yüzde 2,4 oldu. Hızlı büyüyen girişimlerin 2024 yılında yüzde 23,5’i imalat, yüzde 20,5’i toptan ve perakende ticaret; motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin onarımı ve yüzde 15,2’si ise inşaat sektöründe faaliyet gösterdi. Ceylan girişimlerin 2024 yılında yüzde 27,0’ı imalat, yüzde 15,2’si toptan ve perakende ticaret; motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin onarımı yüzde 12,4’ü ise inşaat sektöründe faaliyet gösterdi. İmalat sanayinde 2024 yılında doğan girişimlerin yüzde 57,8’i düşük teknoloji ürünleri üretti İmalat sanayinde 2024 yılında doğan girişimlerin yüzde 29,6’sı orta düşük, yüzde 11,7’si orta yüksek, yüzde 0,9’u ise yüksek teknoloji düzeyine sahip ürünleri üreten girişimler oldu. Kuruluş yılı 2016-2020 arası olan girişimlerin 2024 yılındaki ciro payı yüzde 16,6 oldu En yüksek ikinci ciro payına ise yüzde 14,1 ile 2011-2015 yılları arasında kurulan girişimler sahip oldu. Kuruluş yılı 2016-2020 arası olan girişimlerin 2024 yılındaki istihdam payı yüzde 20,1 oldu Girişimlerden 2021 ve sonrasında kurulanlar ise yüzde 17,4’lük istihdam payına sahip oldu. Kuruluş yılı 1990 ve öncesi olan girişimlerin 2024 yılındaki ihracat payı yüzde 17,3 oldu Girişimlerden 1996-2000 arasında kurulanlar ise yüzde 16,3’lük ihracat payı ile ikinci en yüksek orana sahip oldu. Kuruluş yılı 1990 ve öncesi olan girişimlerin 2024 yılındaki ithalat payı yüzde 28,4 oldu Girişimlerden 1996-2000 arasında kurulanlar ise yüzde 16,3’lük ithalat payı ile en yüksek orana sahip oldu.
Kütahya’da Bilişim Semineri
16 Aralık 2025 Salı - 10:17 Kütahya’da Bilişim Semineri Kütahya Dumlupınar Üniversitesi’nde (DPÜ), Uluslararası Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Enstitüsü (IEEE) Topluluğu tarafından düzenlenen 14. Bilişim Semineri (BİLSEM), teknoloji alanından çok sayıda konuşmacının katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinliğin açılış konuşmalarından birini yapan KUTSO Yönetim Kurulu Üyesi Semra Tozaraydın, Kütahya’nın teknoloji ve girişimcilik ekosistemini güçlendirmek amacıyla yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi. Gençlere sunulan mentorluk ve destek imkânlarına değinen Tozaraydın, 2025 yılında düzenlenen start-up yarışmasının şehre sağladığı katkılara dikkat çekerek, 2026 yılında yapay zekâ, veri bilimi ve sürdürülebilir üretim temalı daha kapsamlı bir teknoloji ve girişimcilik yarışması düzenleneceğini duyurdu. Rektör Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak ise bilişim teknolojilerinin mühendislikten sağlığa, eğitimden spora kadar hayatın her alanını doğrudan etkilediğini belirterek, bilişimin artık yalnızca teknik bir alan değil, toplumsal dönüşümün de anahtarı olduğunu vurguladı. Vali Yardımcısı Harun Kazez de etkinlikte yaptığı konuşmada, gençlerin teknolojiyle iç içe olmasının günümüz dünyasında büyük önem taşıdığını ifade ederek, bilgi ve teknoloji çağında Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada güçlü bir konuma gelmesi için yoğun çaba gerektiğini söyledi. Açılış konuşmalarının ardından altı oturum halinde devam eden seminerde, alanında uzman isimler bilgi ve deneyimlerini paylaştı. İlk oturumda KÜGİAD Başkanı Alper Altun, bilişim sektörünün bölgesel istihdama katkısı ve genç mühendislerin kariyer planlamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tasarım Mühendisi Anıl Uz ile Sistem Tasarım Mühendisi Melih Süren, elektrikli araç teknolojileri, sistem mimarileri, yüksek voltaj güvenliği ve enerji verimliliği konularında sunumlar yaptı. Etkinliğin kapanış konuşması IEEE Dumlupınar BİLSEM Koordinatörü Nazife Yüksel Pınar tarafından yapıldı. Gün boyu süren seminerde öğrenciler, teknoloji yoğun sektörlerin önde gelen markalarının temsilcileriyle bir araya gelerek sorularını yöneltme ve sektör hakkında doğrudan bilgi alma fırsatı buldu. Spor Bilimleri Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen seminere; Kütahya Vali Yardımcısı Harun Kazez, DPÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cengiz Karagüzel, Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Çetin Özdilek, Kütahya Genç İş İnsanları ve Yöneticileri Derneği (KÜGİAD) Başkanı Alper Altun, Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) Yönetim Kurulu Üyesi Semra Tozaraydın, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.
Muğla’da taktiksel şehircilikle yaya sirkülasyonu rahatlatılıyor
15 Aralık 2025 Pazartesi - 18:32 Muğla’da taktiksel şehircilikle yaya sirkülasyonu rahatlatılıyor Muğla Büyükşehir Belediyesi, ’Yaşayan Muğla’ projesi kapsamında Menteşe stadyum durağında taktiksel şehircilik uygulamalarının hazırlıklarına başladı. Proje ile yaya sirkülasyonundaki sıkışıklığın çözülmesi hedefleniyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Tayfun Yılmaz, uygulama öncesinde alanda incelemelerde bulunarak projeye dair önemli açıklamalarda bulundu. Genel Sekreter Yılmaz, ulaşım ihtiyaçlarının şehrin şartlarına, mevsimsel durumlara ve yapılan yatırımlara göre sürekli değiştiğini belirterek, bu değişim sonucunda Menteşe Stadyum durağı bölgesinde ciddi bir yaya sirkülasyonu sıkışıklığı tespit edildiğini ifade etti. Bu tespitle beraber, Ulaşım Daire Başkanlığı bünyesindeki Ulaşım Planlama Şube Müdürlüğü ve üniversitenin Şehir ve Bölge Planlama öğrencileriyle işbirliği içinde bilimsel çalışmalar yürütüldüğünü aktardı. Yılmaz, bu çalışmaların sonucunda ortaya çıkan yaya sirkülasyonunu kolaylaştırma ihtiyacına yönelik uygulamanın hayata geçirildiğini belirterek, "Burada stadyum bölgesiyle şehrin kent meydanı kısmındaki sirkülasyon noktasında yaya ulaşımında problem yaşanıyordu ve bu problemi bugün 7 farklı yaya geçidini açarak ve beraberindeki ’Yaşayan Muğla’ projesi kapsamındaki uygulamalarla şehrin iki yakasını birleştirmiş durumdalar" dedi. Projenin uygulanma şekline de değinen Yılmaz, çalışmanın tamamen belediyenin kendi imkan ve kabiliyetleriyle, asgari maliyette optimal çözüme ulaşmak amacıyla gerçekleştirildiğini vurguladı. Yılmaz, projeye katkı sunanlara teşekkür ederek, "Buna bilimsel katkıda bulunan gerek anket, gerek sayım noktasında katkıda bulunan üniversitedeki şehir bölge planlama öğrencilerine de ayrıca teşekkür ediyorum" dedi. Muğla Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Tayfun Yılmaz, bu tür taktiksel şehircilik uygulamalarının sadece Menteşe ile sınırlı kalmayacağını, önümüzdeki süreçte Muğla’nın 13 ilçesinde de devam edeceğini sözlerine ekledi. Yılmaz, yapılan iş ve işlemlerin kentin ihtiyacına yönelik değişen durumlarla ilgili gerçekleşecek yatırımlar olduğunu belirterek, bu tür yatırımlara devam edeceklerini ifade etti.
OMÜ’de Astronomi Eğitim/İş Gölgeleme Programı tamamlandı
15 Aralık 2025 Pazartesi - 16:30 OMÜ’de Astronomi Eğitim/İş Gölgeleme Programı tamamlandı Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde(OMÜ) gökyüzüne uzanan beş günlük yoğun bir eğitim maratonu tamamlandı. OMÜ Astronomi Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Türkiye Uzay Ajansı iş birliğinde düzenlenen "Astronomi Eğitim/İş Gölgeleme Programı", farklı üniversitelerden 21 öğrencinin katılımıyla sona erdi. Program, Astronomi Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Metin Yavuz’un açılış konuşması ve merkezin tanıtım sunumuyla başladı. Katılımcılar, eğitim süresince gözlemevi ve teleskop sistemlerini yakından tanıma fırsatı bulurken, planetaryum uygulamalarıyla astronominin temel ve ileri konularında teorik ve uygulamalı eğitimler aldı. Açılışta konuşan Prof. Dr. Metin Yavuz, öğrencilerin yalnızca bir eğitim programına değil, merakın ve keşfin merkezinde yer alan bilimsel bir yolculuğa adım attığını vurguladı. Yavuz, amaçlarının teorik bilgiyi aktarmanın ötesinde, bir astronomi merkezinin işleyişini, bilim insanlarının günlük çalışma düzenini ve disiplinler arası yaklaşımı katılımcılara birebir deneyimletmek olduğunu ifade etti. Beş gün süren program boyunca drama ile tanışma etkinliklerinden astronomi bilimine giriş seminerlerine, planetaryum gösterimlerinden teleskopla gökyüzü gözlemlerine kadar çok sayıda uygulama gerçekleştirildi. Uygun hava şartlarında Ay, Jüpiter ve Satürn gözlemleri yapılırken, ışık kirliliği, takım yıldızları ve Güneş sistemi üzerine sunumlar eşliğinde bilimsel gözlem çalışmaları yürütüldü. Astrofotografiye giriş, temel astrofizik kavramları, evrenden bilgi edinme yöntemleri, Güneş-Dünya-Ay hareketleri ile Newton ve Einstein’ın kütle çekimi yaklaşımları da programın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Son gün ise uygulamalı Güneş gözlemi, gözlem planlaması, Güneş saatleri, analemma çizimi ve bilim iletişimi üzerine eğitimlerle tamamlandı. Program, Prof. Dr. Metin Yavuz’un genel değerlendirmesiyle sona ererken, katılım şartlarını sağlayan öğrencilere katılım belgelerinin Türkiye Uzay Ajansı tarafından verileceği bildirildi. Eğitimde görev alan akademisyenler ve uygulamalarda destek veren uzmanlar programın kapanışında öğrencilere teşekkür etti.