TEKNOLOJİ
07 Mayıs 2026 Perşembe - 12:28 SAHA EXPO’daki çok katmanlı sistemler havadan görüntülendi Türkiye’nin savunma sanayisindeki ileri teknoloji sistemleri havadan görüntülendi. SAHA EXPO’da sergilenen yerli ve milli savunma teknolojileri dikkat çeken görüntüler oluşturdu. SAHA EXPO’da yer alan çok katmanlı yapı içerisinde Türkiye’nin hava savunma mimarisini oluşturan sistemler öne çıkarken, çekilen görüntülerde TAYFUN füzesi ile Baykar tarafından geliştirilen Bayraktar AKINCI, TB3, TB2 ve K2 Kamikazesi dikkat çekti. ÇELİK KUBBE’nin yeni katmanları da görüntülendi Aselsan, SAHA EXPO 2026’da ÇELİK KUBBE’ye entegre edilecek yeni katmanları tanıttı. Elektronik harp, yönlendirilmiş enerji ve anti-dron kabiliyetlerine sahip sistemler görüntülendi. Görüntülerde, Ilgar 3-lt, Koral AD, Miğfer, Gökalp, Gökberk 10 ve Ejderha AD 210 öne çıktı. Yeni sistemlerin özellikle İHA ve dron tehditlerine karşı çok katmanlı koruma sağlaması hedefleniyor. Altay tankı da sergi alanında Türkiye’nin savunma sanayisinde geliştirilen en güçlü kara araçlarından biri olan Altay tankı, SAHA EXPO’da ziyaretçilerle buluştu. Milli ana muharebe tankının da yer aldığı fuar alanı, havadan görüntülendi. Türkiye’nin son teknoloji savunma sanayi ürünleri yan yana SAHA EXPO dış sergi alanında Türkiye’nin son savunma sanayi ürünlerinin hepsi yan yana sergileniyor. Aselsan’ın geliştirdiği Koral, Ilgar, Alp, Hisar, Korkut, İhtar, Ejderha ve Gökberk sistemleri yan yana görüntülenirken, Roketsan’ın Tayfun füzesi de havadan çekilen görüntülerde dikkat çekti.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 11:05 MTÜ ile ASELSAN arasında Ar-Ge ve iş birliği toplantısı gerçekleştirildi Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) ile ASELSAN arasında, üniversite-sanayi iş birliğini geliştirmeye yönelik değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Taha Yücel ile ASELSAN yetkilileri Ahmet Fazıl Yağlı ve Tuna Akça’nın katılımlarıyla düzenlenen toplantıda, Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nin yürüttüğü Ar-Ge faaliyetleri, mühendislik alanındaki akademik çalışmaları, uygulamalı eğitim ve sanayi ile ortak çalışma konuları ele alındı. Toplantıya, MTÜ Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Orhan Gündüz ve Prof. Dr. İlhan Erdem, Genel Sekreter Abuzer Gelse, Rektör Danışmanı Doç. Dr. Deniz Korkmaz, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Asım Balbay, Yeşilyurt Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Fehmi Aslan, Arapgir Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Serhat Aksungur ile Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi ile Yeşilyurt Meslek Yüksekokulundan öğretim üyeleri katıldı. Toplantı kapsamında; savunma sanayii, elektronik sistemler, otomasyon, yapay zekâ, sensör teknolojileri ve nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesi gibi başlıklarda muhtemel iş birliği alanları değerlendirilerek üniversitenin sahip olduğu akademik kapasite ile ASELSAN’ın teknoloji odaklı üretim ve Ar-Ge deneyimi arasında ortak projelere zemin oluşturabilecek çalışma alanları ele alındı. Gerçekleştirilen toplantının, üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi ve öğrencilerin uygulamalı eğitim süreçlerinin desteklenmesi açısından önemli bir adım olduğu ifade edildi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 10:41 1 milyar dolarlık pazar, 50 milyon oyuncu: Türkiye’de gaming büyüyor Türkiye’de oyun sektörü 2025 yılsonu itibarıyla 1 milyar dolar büyüklüğü aşarken, oyuncu sayısı 50 milyona yaklaştı. Kullanıcı beklentilerindeki dönüşüm ise oyun ekosistemini hız, performans ve erişim ekseninde yeniden şekillendiriyor. Bu dönüşüm, performans odaklı PC ve laptoplara olan talebi artırıyor. Türkiye’de oyun alışkanlıkları hızla dönüşüyor. Oyun; rekabetin, sosyalleşmenin ve dijital deneyimin merkezinde konumlanırken, farklı yaş gruplarından kullanıcıların ekosisteme dahil olmasıyla oyuncu kitlesi genişliyor, beklentiler ise çeşitleniyor. Bu dönüşüm, oyun deneyimini performans, hız ve erişim odağında yeniden şekillendiriyor. "Genişleyen oyuncu kitlesi beklentileri yeniden şekillendiriyor" Türkiye’de oyun alışkanlıklarının çok hızlı bir dönüşüm içinde olduğunu belirten Casper Pazarlama ve Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Feray Karaman, "Türkiye’de oyun sektörü hızlı bir büyüme içinde. Oyuncu kitlesi genişliyor, daha çeşitli bir yapıya dönüşüyor. 2025 Türkiye Oyun Sektörü Raporu’na göre internet erişiminin yüzde 90’nın üzerine çıkması ve kadın oyuncu oranının yüzde 46’ya ulaşması, bu alanın artık çok daha kapsayıcı bir noktaya geldiğini gösteriyor. Bu büyüme, beklentileri de aynı hızda yukarı taşıyor" dedi. "Amacımız oyuncuların ritmine en güçlü donanımlarla eşlik etmek" Bugün oyuncular için bilgisayarların yalnızca bir cihaz olmadığını belirten Feray Karaman, "Oyun deneyimi artık hız, performans ve kesintisizlik üzerine kurulu. Oyuncular bir yandan rekabet ederken bir yandan bağlantıda kalmak, içerik üretmek ve aynı anda birden fazla deneyimi yönetmek istiyor. Bu da donanım tarafında daha güçlü, daha dengeli ve sürdürülebilir bir performans ihtiyacını beraberinde getiriyor. Biz de ürün geliştirme yaklaşımımızı tam olarak bu kesintisiz güç beklentisi üzerine kuruyoruz. Bu doğrultuda Excalibur’da sunduğumuz RTX 50 serisi ekran kartları ve yapay zeka destekli DLSS 4.0 teknolojisiyle, oyuncuların en yüksek FPS ve akıcılık beklentisine doğrudan yanıt veriyoruz. Donanım gücünü, akıllı turbo soğutma sistemlerimizin sağladığı sessizlik ve serinlikle birleştiriyoruz. Böylece yüksek performansı her an kontrol altında tutarak, oyun keyfini kesintisiz bir verimliliğe dönüştürüyoruz. Amacımız, her seviyeden oyuncunun bu yüksek tempodaki ritmine en doğru ve en güçlü donanımlarla eşlik etmek" dedi. Excalibur G920 ile maksimum performans Excalibur G920, dayanıklılığı ön planda tutan alüminyum tasarımı ve tamamen metal kasa yapısıyla profesyonel bir kullanım sunuyor. 2,5 kilogram hafifliği ve ince yapısıyla bu yüksek performansı her yere taşıma imkanı sağlayan cihaz, RTX 50 serisi ekran kartları ve yapay zeka destekli DLSS 4.0 teknolojisiyle yüksek grafikli oyunlarda maksimum FPS ve akıcılık sağlıyor. Serinin en gelişmişi olan akıllı turbo soğutma mimarisi; 2 adet 12V akıllı turbo fan ve 4 adet hava çıkış bölümüyle ısının yoğun yük altında dahi kontrol altında kalmasını sağlıyor. Bu yenilikçi sistem, yüksek fan bıçak sayısına rağmen 52 dB altındaki ultra sessiz çalışma yapısıyla gürültü kirliliği oluşturmadan kesintisiz bir verimlilik sunuyor. G920’nin yüzde 100 DCI-P3 renk doğruluğuna sahip ekranı ise 500 NIT parlaklık değeriyle farklı ışık şartlarında dahi kusursuz bir görüntüleme performansı sergileyerek cihazı serinin zirvesine konumlandırıyor. Excalibur G915 ile akıllı soğutma ve RTX 50 serisi bir arada Excalibur G915, gücü alüminyum tasarımın zarafeti ve dayanıklılığıyla buluşturuyor. Sadece 20,5 mm inceliği ve tamamen metal, sağlam gövdesiyle profesyonel oyun performansını her yere taşıma imkanı sunan G915; RTX 50 serisi ekran kartları ve Intel’in hibrit mimarili işlemcileriyle en yüksek grafikli yapımlarda bile maksimum FPS ve akıcılık sağlıyor. Özellikle oyuncular için kritik olan 350 NIT yüksek parlaklık değerine sahip 16" ekranı, yüzde 100 sRGB renk doğruluğuyla her ışık şartında doyurucu ve kusursuz bir netlik sunarken; bu görsel kapasite, akıllı turbo soğutma sisteminin sağladığı optimize edilmiş hava akışı ve özel fan bıçak geometrisiyle destekleniyor. Sistem, en yoğun rekabet anlarında bile sessiz, serin ve maksimum verimlilikte kalarak Türkiye’deki oyunculara hem mobil hem de üstün bir performans deneyimi vadediyor.
Deprem bölgesinde büyük fuar hazırlığı
26 Kasım 2025 Çarşamba - 16:42 Deprem bölgesinde büyük fuar hazırlığı Kahramanmaraş’te Gli Fuarcılık tarafından 1-5 Şubat tarihleri arasında İnşaat ve Yapı Teknolojileri Fuarı düzenlenecek. Deprem bölgesinde yeniden yapılanmayı hızlandırmak amacıyla önemli bir organizasyon düzenleniyor. Ayasofya’nın maskot kedisi Gli’den ilham alınarak kurulan Gli Fuarcılık tarafından 1-5 Şubat tarihleri arasında İnşaat ve Yapı Teknolojileri Fuarı düzenlenecek. Fuarda, depremden etkilenen şehirlerde yenilikçi yapı çözümleri, kentsel dönüşüm modelleri, akıllı bina teknolojileri, sürdürülebilir enerji sistemleri ve afetlere dayanıklı inşaat teknikleri görücüye çıkacak. Türkiye’nin önde gelen inşaat firmaları, mühendislik şirketleri, teknoloji geliştiricileri ve akademisyenler fuarda yer alacak. Gli Fuarcılık yetkilisi İlker Apaydın, Gli’nin Ayasofya’da milyonlarca ziyaretçinin tanıdığı bir sembol olduğunu belirterek bu sembolü deprem bölgesinde yeniden doğuşun ve umudun simgesi haline getirmek istediklerini ifade etti. Apaydın, fuarın yalnızca bir teknoloji buluşması değil geleceğin güvenli şehirlerinin konuşulacağı bir dayanışma platformu olacağını söyledi. Fuarın ana başlıkları ise "Depreme dayanıklı yeni nesil yapı sistemleri. Akıllı şehir teknolojileri ve dijital dönüşüm. Sürdürülebilir malzemeler ve yeşil enerji kullanımı" olarak belirlendi. Kentsel dönüşümde kamu-özel sektör iş birliği modelleri ile bölgeye ekonomik canlılık hedefleniyor Fuarın deprem bölgesinin ekonomik ve sosyal hayatına canlılık kazandırması sektör temsilcilerini bir araya getirmesi ve genç mühendisler mimarlar ile girişimcilere yönelik özel oturumlar sunması bekleniyor 1-5 Şubat tarihleri arasında gerçekleşecek çeşitli panel ve çalıştayların da planlandığı fuarın deprem bölgesinde kalıcı çözümler üretilmesi adına önemli bir platform oluşturacağı ifade ediliyor.
Türkiye’nin 1,32 trilyonluk ekonomisi yapay zeka destekli siber tehdit altında
26 Kasım 2025 Çarşamba - 15:51 Türkiye’nin 1,32 trilyonluk ekonomisi yapay zeka destekli siber tehdit altında Türkiye’nin 1,32 trilyon dolarlık ekonomisi yapay zekâ tabanlı siber saldırıların hedefi haline geliyor. Son iki yılda saldırı sayısı 1 milyon eşiğini aşarken 2025’in ilk 10 ayında 215 binden fazla doğrulanmış saldırı kaydedildi. Veriler saldırıların üçte ikisinin insan hatasından kaynaklandığını ve şirketlerdeki en zayıf halkanın teknoloji değil kullanıcı olduğunu gösteriyor. Hızla artan yapay zekâ destekli siber saldırılar, yalnızca teknik bir risk oluşturmuyor aynı zamanda şirketlerin üretim süreçlerini durduran finansal kayıplara yol açan ve kritik verileri hedef alan yeni bir ekonomik tehdit haline geliyor. Yapay zekâ destekli saldırıların hız kazanması özellikle KOBİ’ler başta olmak üzere tüm sektörlerde güvenlik mimarisinin yeniden ele alınmasını zorunlu kılıyor. Uzmanlar işletmelerin bu tabloyu bir bilişim sorunu olarak değil kurumsal risk yönetiminin temel başlığı olarak değerlendirmesi gerektiğini vurguluyor Siber güvenlik maliyet değil iş sürekliliğinin sigortası Fazlanet Bilgi Teknolojileri AŞ CTO’su Barış Bayram Türkiye’de siber saldırıların yapay zekâ ile birlikte çok daha gelişmiş ve karmaşık hale geldiğini belirterek işletmeleri uyardı. Saldırganların artık klasik yöntemlerle değil doğrudan yapay zekâ destekli araçlarla hareket ettiğini ifade eden Bayram, "Günümüzde saniyeler içinde kişiye özel hazırlanmış sahte e-postalar üretilebiliyor. Yapay zekâ tarafından görünmez hale getirilen kötü amaçlı kodlar hızla çoğalıyor ve güvenlik duvarlarını test eden otomatik botlar büyük bir hızla yayılıyor" dedi. Bu durumun özellikle KOBİ’ler açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurgulayan Barış Bayram, şirketlerin güvenlik harcamalarını ek maliyet olarak görmesinin büyük bir yanılgı olduğunu belirterek, "Siber güvenlik maliyet değil iş sürekliliğinin sigortasıdır. Doğru mimari doğru ürün ve doğru yapı ile risk ciddi ölçüde azalır. Bu dönüşüm için zannedildiği kadar yüksek bütçelere ihtiyaç yoktur" ifadelerini kullandı. Barış Bayram Fazlanet’in danışmanlık verdiği işletmelerde modern güvenlik mimarisine geçiş yapıldığında saldırıların başarı oranının belirgin biçimde düştüğünü ve Fazlanet’in sahadaki tüm uygulamalarında ortak sonucun aynı olduğunu söyledi. Bayram, "Güçlü analiz doğru yapılandırma ve yapay zekâ destekli güvenlik araçları riski yönetilebilir seviyeye çekiyor" diye konuştu. Dijital güvenlikte alarm seviyesi Barış Bayram, işletmelerin gecikmeden hayata geçirmesi gereken temel önlemleri de şöyle sıraladı: - Personel eğitimi: Saldırıların üçte ikisi insan hatasından kaynaklanıyor - Ağ segmentasyonu: Tek bir zafiyet tüm sistemi etkilemesin - Yapay zekâ destekli güvenlik araçları: Çünkü saldırılar artık yapay zeka ile geliştiriliyor - Siber sigorta: Günümüzde bir seçenek değil zorunluluk - USOM ve yetkili kurumlarla işbirliği: Tehdit istihbaratı kurumlar için kritik önemde Bu bir teknoloji değil ekonomi meselesi Türkiye’nin dijital kırılganlığının ekonomik bağımsızlıkla doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayan Bayram, Türkiye’de her işletmenin güvenli, sürdürülebilir ve yapay zekâ çağının saldırılarına karşı dirençli bir dijital altyapıya sahip olması gerektiğine dikkat çekti. Bayram, "Fazlanet olarak hedefimiz bu direnci güçlendirmek. Bu yalnızca bir teknoloji konusu değil aynı zamanda ülkenin ekonomik güvenliği açısından stratejik bir gerekliliktir" dedi.
Savunma Sanayii Başkanı Görgün: "Türk savunma sanayiimizi ileri taşıyacak önemli sözleşmeleri imza altına aldık"
26 Kasım 2025 Çarşamba - 13:21 Savunma Sanayii Başkanı Görgün: "Türk savunma sanayiimizi ileri taşıyacak önemli sözleşmeleri imza altına aldık" Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, "Türk savunma sanayiimizin hava savunma alanındaki kabiliyetlerini daha da ileri taşıyacak önemli sözleşmeleri imza altına aldık" dedi. Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Türkiye’nin gök kubbesini kendi elleriyle sağlamlaştırmaya kararlı olduğunu belirterek, "Türk savunma sanayiimizin hava savunma alanındaki kabiliyetlerini daha da ileri taşıyacak önemli sözleşmeleri imza altına aldık. Çelik kubbemizi güçlendiren, katmanlı hava savunma mimarimizi derinleştiren bu adım; kahraman Mehmetçiğimizin caydırıcılığını artıracak, güvenliğimize stratejik katkı sağlayacaktır. Toplam değeri yaklaşık 6,5 milyar dolar olan bu anlaşmalar, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin operasyonel gücünü yükseltecek, hava savunma güvenliğimizi pekiştirecek, yerli ve milli teknolojilerimizin küresel rekabet gücünü artıracaktır. Son 23 yılda Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle yakaladığımız ivme, bugün artık kendi sistemlerini geliştiren, sahada başarıyla kullanan ve dost ülkelere ihraç eden bir savunma ekosistemine dönüşmüştür. Bu stratejik projelerde emeği geçen Millî Savunma Bakanlığımıza, Türk Silahlı Kuvvetlerimize, çalışma arkadaşlarıma; mühendislerimize, teknisyenlerimize; ASELSAN ve ROKETSAN ailelerine ve katkı sunan tüm paydaşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Hayırlara vesile olmasını diliyorum" dedi.
Bakan Kacır: "77’nci Uluslararası Uzay Kongresi’ne 5-9 Ekim 2026’da Antalya’da ev sahipliği yapacağız"
26 Kasım 2025 Çarşamba - 11:42 Bakan Kacır: "77’nci Uluslararası Uzay Kongresi’ne 5-9 Ekim 2026’da Antalya’da ev sahipliği yapacağız" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "77’nci Uluslararası Uzay Kongresi’ne 5-9 Ekim 2026’da Antalya’da ev sahipliği yapacağız. 10 bini aşkın katılımcının yer alacağı dev etkinlikte; uzayın geleceğine dair küresel gündem Türkiye’de şekillenecek" dedi. Bakan Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla 77’nci Uluslararası Uzay Kongresi’ne (IAC) 5-9 Ekim 2026’da Antalya’da ev sahipliği yapılacağını hatırlattı. Kacır, 10 bin ve üzeri katılımcının yer alacağını etkinlikte, uzayın geleceğiyle ilgili küresel gündemin Türkiye’de şekilleneceğini belirtti. "77’nci Uluslararası Uzay Kongresi’ne 5-9 Ekim 2026’da Antalya’da ev sahipliği yapacağız" Bakan Kacır, yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "77’nci Uluslararası Uzay Kongresi’ne 5-9 Ekim 2026’da Antalya’da ev sahipliği yapacağız. 10 bini aşkın katılımcının yer alacağı bu dev etkinlikte, bilimsel oturumlar, teknoloji tanıtımları ve çok paydaşlı etkileşimlerle uzayın geleceğine dair küresel gündem Türkiye’de şekillenecek. Araştırmacılarımızı, bildiri başvurularını yaparak ülkemizin bilimsel ve teknolojik kapasitesi ile güçlü uzay vizyonunu dünyayla paylaşmaya davet ediyorum." Bildiri özeti gönderimi için son tarih; 28 Şubat 2026 olarak açıklandı. Detaylı bilgi ve başvuruya; https://iac2026.org/call-for-papers-63 adresinden ulaşılabilecek.
Eskişehir’den sonra gözler Malatya’daki NTE rezervine çevrildi
26 Kasım 2025 Çarşamba - 10:33 Eskişehir’den sonra gözler Malatya’daki NTE rezervine çevrildi Çin’den sonra dünyanın en büyük ikinci nadir toprak elementi rezervinin Eskişehir’de olduğunun açıklanmasının ardından gözler Malatya’ya çevrildi. Jeoloji Mühendisleri Odası Malatya İl Temsilcisi Mehmet Yunus Gülmez, Kuluncak ilçesinde önemli büyüklükte nadir toprak elementleri rezervinin bulunduğunu söyledi. Batarya üretiminden akıllı telefonlara, enerji sektöründen savunma sanayisine kadar birçok alanda hayati öneme sahip olan nadir toprak elementleri dünyanın dikkatini çekiyor. Çin’den sonra dünyanın en büyük ikinci nadir toprak elementlerine sahip Eskişehir’de çalışmalar sürerken benzerleri Malatya’nın Kuluncak ilçesinde yürütülüyor. Jeoloji Mühendisleri Odası Malatya İl Temsilcisi Mehmet Yunus Gülmez, konu hakkında yaptığı açıklamada Kuluncak’ta büyük bir nadir toprak elementi rezervinin olduğunu söyledi. Gülmez, "Nadir toprak elementleri son günlerde gündeme gelen ülkemiz ve dünya için önemli bir konu. Resmî açıklamalarda dünyanın en büyük ikinci büyük rezervinin Eskişehir’de olduğu belirtildi. Bunun haricinde şehrimizde Malatya’nın Kuluncak ilçesinde de yapılan çalışmalarda büyük bir rezerv keşfi söz konusu. Bununla ilgili net bir rezerv açıklaması yok ama yapılan çalışmalar aksinin söz konusu olmadığını gösteriyor. Bununla ilgili yapılan çalışmalar Enerji Bakanlığı bünyesinde Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) tarafından yapıldı" dedi. Kuluncak’tan alınan örnekler incelendi Kuluncak bölgesinde 2020 yılında çalışma yapıldığını belirten Gülmez, "Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulan Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu bünyesinde faaliyetler burada devam etti. 2020-21-22 yıllarında arazi çalışması yapıldı. Bu arazi çalışmalarında alınan örnekler incelemeye tabi tutuldu. Bu bölgede yeniden bir arazi çalışması başlayacak" şeklinde konuştu. Çalışmalar yeniden başlayacak Nadir toprak elementlerinin işletmesinin Malatya dışına kurulacağı yönünde açıklamada bulunan Gülmez, "Bu konuyu ilk haberleştirdiğimiz dönemde benim tek bir amacım vardı. Bir kamuoyu oluşturmak ve bu tesisi Malatya sınırları içinde yapılmasını sağlamaktı. Bürokratların, siyasilerin konuyla ilgili adım atmasını beklemekti. Ama duyumlarımız ve tahminimiz bu işletmenin Malatya sınırları içinde yapılmayacağı yönünde. Bu çalışmalar yeniden başlayacak. Kuluncak Malatya’nın bir ilçesi. Burada çok fazla yeraltı zenginliği söz konusu. Nadir toprak elementlerinin işletmesi riskli ve tabii biraz ayrıntılı. Bununla ilgili çok fazla bir teknolojiye sahip değiliz. O yüzden ilk pilot tesis Eskişehir’de kurulan tesis. Bununla ilgili ülkeler arası bakanlık seviyelerinde anlaşmalar var" dedi. MTA’nın 2019 faaliyet raporunda Malatya’nın Kuluncak ilçesinde yer alan madenlerin belirtildiğini ifade eden Gülmez, "Bunlar mahrem bilgiler değil. 7 tane nadir toprak elementi var. Hepsi birbirinden önemli değil. Bu arz-talep meselesi. Gelecekte hangi teknolojide hangileri işe yarayacak? Bunlar önemli. Bu cevherler enerji sektöründe savunma teknolojisine kadar kullanılabilecek nitelikte özelliğe sahip. Zamanla ilerleyen teknolojiyle de daha farklı alanlarda da kullanılma müsait elementler" diye konuştu.
Havalimanlarında kullanılan ilk üretken yapay zeka tabanlı dijital asistan SAVVy 1. yaşını kutladı
25 Kasım 2025 Salı - 17:16 Havalimanlarında kullanılan ilk üretken yapay zeka tabanlı dijital asistan SAVVy 1. yaşını kutladı İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı’nda, çağrı merkezi iş yükünü önemli ölçüde hafifleten ve yolcu iletişiminde önemli bir dönüşüm gerçekleştiren yapay zeka destekli dijital asistan SAVVy’nin 1’inci yaşı terminaldeki yolcuların da katılımıyla kutlandı. Türkiye’nin yolcu sayısında en büyük 2’nci, Avrupa’nın ise en yoğun 9’uncu havalimanı olan İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı, dijitalleşme alanında attığı sağlam adımlarla sürdürülebilir büyüme ve yolcu memnuniyetinde başarısını ortaya koyuyor. Avrupa Havalimanları Konseyi verilerine göre geçen yıla kıyasla yüzde 28,1’lik yolcu büyümesiyle Ekim ayında Avrupa’nın en hızlı büyüyen havalimanı olan ISG, 2026’da 47 milyon yolcuyu ağırlamayı hedefliyor. Art arda yolcu ve uçuş rekorları kıran İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nın bu başarısının ardında 2025 yılı hedeflerinin ilk sırasında yer alan dijitalleşme hedefleri yer aldı. Kasım 2024’te Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü’nün (ICAO) "Gökyüzünde Yapay Zeka" etkinliğinde ilk kez tanıtılan SAVVy, havalimanlarında kullanılan ilk üretken yapay zeka tabanlı dijital asistan olarak zaman içinde gelişti ve ISG operasyonlarında çağrı merkezi yükünün önemli bölümünü üstlendi. "SAVVy gerçek bir ekip üyesi haline geldi" SAVVy’nin 1. yaş günü etkinliği için bir araya gelen ISG yönetimi ile çalışanlar, yapay zeka asistanının özellikle CRM faaliyetlerine yönelik faydasını Müşteri Deneyimi Şefi Özen Çakır Özel’den dinledi. SAVVy’nin yalnızca bir dijital asistan değil, Sabiha Gökçen Havalimanı’nın iletişim biçimini, hizmet anlayışını ve süreçlerini dönüştüren gerçek bir ekip üyesi haline geldiğini belirten Özel, "Üretken yapay zekayı hayata geçirirken en çok önemsediğimiz noktalardan biri, yolcularımıza ‘bir robotla konuşuyorum’ hissi vermeden, karşılarında sohbet eden, anlayan ve doğal bir dille yanıt veren bir yardımcı sunmaktı. İnsanların bir konuda destek alırken aslında birebir bir asistanla konuşmak istediğini biliyoruz. SAVVy, tam da bu ihtiyacı sıcak ve insana yakın bir yüzle karşılayarak yolcularımızın teknolojiyi sevmesini ve tekrar tekrar kullanmayı tercih etmesini sağladı." dedi. "Havalimanlarında kullanılan ilk üretken yapay zeka tabanlı dijital asistan" Törende konuşan IT Direktörü İsmihan Baysal Anderson ise konuyla ilgili olarak şu ifadelere yer verdi: "7/24 yaşayan ve yolcu yoğunluğu ile öne çıkan havalimanımızda, havacılık sektöründeki global eğilimlerle uyumlu olarak yolcu deneyimini daha akıllı, hızlı ve temassız hale getirmeye odaklanıyoruz. Yapay zeka teknolojilerinin gelişimiyle birlikte biz de bu alandaki gelişmeleri merkezimize aldık. Dijitalleşme vizyonumuz kapsamında yolcu memnuniyetini artırmak, daha hızlı, doğru bir kişisel deneyim sunmak hedefiyle hayat bulan SAVVy, havacılık sektörünün özgün projelerinden biri olarak Doğal Dil İşleme (NLP) teknolojisiyletasarlandı. SAVVy, misafirlerimizin soru ve taleplerine sohbet ortamında Türkçe ve İngilizcenin yanı sıra Almanca ve Fransızca olarak da gerçek bir kişiyle konuşuyormuş gibi anlık yanıt ve çözümler üretebiliyor. SAVVy, müşteri deneyimi noktasında havalimanlarında kullanılan ilk üretken yapay zeka tabanlı dijital asistan olarak kısa sürede beklenenin üzerinde bir etki oluşturdu. Yapay zekayı bugün pek çok şirket iş çözümlerine entegre etmek için çalışıyor ancak başarı oranının yüzde 4’lerde olduğunu öğrendik. SAVVy ile bu yüzde 4’lük başarı diliminin içerisinde yer almanın gurunu yaşıyoruz." Yolcu sayısında yüzde 19 artış - Çağrı yükünde dijital denge İsmihan Baysal Anderson, binlerce insanın aynı anda bulunduğu havalimanında yapay zekanın operasyonları destekleyici gücünü yansıtması için SAVVy’nin 6 aylık performans verilerini de paylaştı: "SAVVy’i aktif olarak sistemlerimize entegre ettiğimiz 2024 yılının 1 Nisan - 31 Ekim döneminde Sabiha Gökçen Havalimanı’nda 25 milyon yolcu ağırlanırken, 2025’in aynı döneminde bu sayı yaklaşık 29,7 milyona ulaştı. Yüzde 19’luk bu artış, operasyonel yoğunluk açısından önemli bir büyümeye işaret etti. Aynı dönemde çağrı merkezimiz 2024 yılında 48 bin 381, 2025 yılında 68 bin 690 çağrı karşıladı. Nisan ayından itibaren çağrıları karşılamaya başlayan SAVVy, yolculardan gelen 53 bin 736 mesajı dijital kanalda yanıtlayarak büyük bir yükü üstlendi. Toplamda 122 bin 426 yolcu etkileşiminin yaşandığı 2025 döneminde, bu temasların yüzde 56’sı çağrı merkezi, yüzde 44’ü SAVVy üzerinden gerçekleşti. Bu süreçte ekip sayımızı büyütmeden; yalnızca aynı kadroyla ve yanımıza +1 ekip arkadaşı olarak SAVVy’yi alarak bu yoğunluğu başarıyla yönettik. Bu da teknolojinin doğru kullanıldığında nasıl bir fark ortaya koyabileceğimizi en net şekilde gösteriyor" şeklinde konuştu. Yolcu etkileşimlerinin neredeyse yarısının artık dijital ortamda yönetildiğini belirten Anderson, "Bu etki, hem bekleme sürelerini kısaltarak yolcu memnuniyetine katkıda bulundu hem de çağrı merkezi kaynaklarının daha verimli kullanılmasına imkan tanıdı. Dijital etkileşim oranının büyüklüğü yolcuların hızlı, kolay ve dijital çözümleri benimsediğini açıkça gösteriyor" değerlendirmesinde bulundu. Havalimanında tebessüm ettiren etkinlik SAVVy’nin doğum günü kutlamaları kapsamında performans sanatçısı Serdar Atsak, kendi keşfi olan tekerlekli müzik aletiyle mini bir konser verdi. Şarkı söyleyerek terminali dolaşan Atsak’a SAVVy maskotu eşlik etti. Dikkat çeken etkinliğe yolcular da şarkı söyleyerek ve dans ederek katıldı. Misafirlere SAVVy konsepti ile hazırlanan doğa dostu bez çanta ve seyahat yastığı hediye edildi. SAVVy, danslarıyla ve sempatik tavırlarıyla özellikle çocukların ilgisini çekti. Yapay Zeka ile daha akıllı bir havalimanı deneyimi SAVVy, yolcuların uçuş, yönlendirme, ulaşım, hizmet noktaları ve sık sorulan sorularla ilgili taleplerine anlık yanıtlar veriyor. Geliştirilen altyapı sayesinde sistem, her geçen gün daha fazla konu başlığında daha doğru ve kişisel çözümler sunuyor. Bugün 54 ülkede 39 iç hat, 113 dış hat olmak üzere toplam 152 destinasyonu bağlayan Sabiha Gökçen Havalimanı, önümüzdeki dönemde SAVVy’nin yeteneklerini genişleterek, yolcu deneyiminin her aşamasında yapay zeka destekli dijital çözümleri entegre etmeyi hedefliyor.
Kanserli hücreler biyopsi olmadan tespit edilecek
25 Kasım 2025 Salı - 12:22 Kanserli hücreler biyopsi olmadan tespit edilecek Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden (SBTÜ) Doç. Dr. Timuçin Emre Tabaru ve ekibi, Bilkent UNAM ortaklığında yürüttükleri çalışma sonucunda damar ve doku içini 360 derece görüntüleyebilen, kanserli hücreleri yerinde tespit edebilen fiberoptik endoskopi sistemi geliştirdi. Çalışmanın patenti alınırken, geliştirilen sistem ile damar içindeki bozulmalar ve kanserli hücreler belirti vermeden çok daha önce tespit edilebiliyor. Dünya genelinde her yıl milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine yol açan kanser, erken teşhis edilmediği sürece tedavi şansını büyük ölçüde azaltıyor. Tıbbın en kritik mücadele alanlarından biri olan kanserle savaşta, hücreleri yıllar öncesinden tespit edebilecek teknolojiler ise sağlık alanında devrim niteliği taşıyor. Bu anlamda Sivas Bilim Teknik Üniversitesi’nden (SBTÜ) dikkat çekici bir bilimsel çalışma geldi. Üniversiteden bir araştırma ekibi, damar ve dokulardaki kötü huylu hücreleri henüz oluşum aşamasındayken görüntüleyebilen yeni bir fiberoptik fotoakustik sistem geliştirdi. Geliştirilen sistem saç teli inceliğinde olmaları sayesinde damarlarda zarar vermeden ilerleyebiliyor ve elektrik yerine ışık taşıdıkları için dokuda herhangi bir ısınma veya tahribata neden olmuyor. Ayrıca manyetik alanlardan etkilenmedikleri için MR gibi güçlü manyetik cihazlarla birlikte güvenle kullanılabiliyor. Lazer ışığını çok yönlü iletebildikleri için damar ve doku içi tamamen çevresel bir görüş sağlayabiliyor. Işığın dokuya çarpıp geri dönerken oluşturduğu akustik ve optik sinyaller analiz edilerek hücrelerin yapısı, sertliği, varsa tümörlerin iyi huylu mu kötü huylu mu olduğu ve gelecekte nasıl bir değişim göstereceği dahi anlaşılabiliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Timuçin Emre Tabaru, bu yöntem ile damar ve dokunun 365 derece görüntülerinin alınabileceğini söyleyerek, "Yurt içinde ve yurt dışında bu alanda bir çalışma yok, biz de bu çalışmanın patentini aldık. İleriki dönemlerde de bu çalışmanın cihaz haline getirilmiş halini oluşturmaya çalışacağız" dedi. "Çağın en büyük sorunu" Sistemin içerisinde bulunan kabloların içerisinde 7 tane çekirdeği olan ve saç kılı boyutlarında kablolardan bulunduğunu söyleyen Timuçin Emre Tabaru, "Kalp ve damar hastalıkları çağımızın en büyük sorunlarından bir tanesi. Bu hastalıklar çevremizde de birçok insanda var. Bu alana da bir ilgim vardı ve çalışma alanım da fiberoptik sensörler olduğu için bu hastalıklara bir çare bulmak için bu işe girdik. Teknolojinin de ilerlemesi bizim önümüzü açtı ve biz bu yöntem sayesinde damarın ve dokunun 365 derece görüntülerini alabileceğiz. Yurt içinde ve yurt dışında bu alanda bir çalışma yok, biz de bu çalışmanın patentini aldık. İleriki dönemlerde de bu çalışmanın cihaz haline getirilmiş halini oluşturmaya çalışacağız. Çalışmamız aslında bir fiberoptik endoskopi sistemi. Bu kabloların içerisinde 7 tane çekirdeği olan ve saç kılı boyutlarında kablolardan bulunmakta. Bunların hepsi birleştirilmiş ve tek bir kablo haline getirilmiş olarak üretiliyor. Biz bu kabloları damar içerisinden vücuda yönlendirerek lazer ışınları gönderiyoruz. O ışınlar doku yüzeyinden yansıyarak akustik dalgalar üretiyorlar. Bu dalgalar bir insanın duyamayacağı ancak bir yarasanın işitebileceği bir frekans. Bizler bu frekansları alarak doku üzerinden yüksek çözünürlüklü görüntüler elde edebiliyoruz. Bu esnada vücut içerisindeki kanserli hücrelerin dışarı çıkarılmadan biyopsisini yapabiliyoruz" dedi. "Daha belirti vermeden tespit edilecek" Gönderilen ışın ve geri alınan dalganın verilerine göre doku hakkında bilgi edindiklerini belirten Tabaru, "Damar içerisinde ulaşılamayan noktaların deformasyonları belirlenebiliyor, kanserli hücre var mı yok mu tespit yapılabiliyor ve eğer varsa hangi evrede olduğunun da tespiti yapılabiliyor. Normalde bir dokunun kanserli olup olmadığının anlaşılması için o dokudan bir parça alınıp onun vücut dışında biyopsisinin yapılması gerekiyor. Ancak biz bunu optik olarak vücut içerisinde yapıyoruz. Gönderdiğimiz ışın ve geri aldığımız dalganın verilerine ve karakterizasyonuna bakarak o doku hakkında bilgi ediniyoruz. O veriler de bize kanserli doku olup olmadığını, iyi huylu veya kötü huylu olup olmadığını ya da yağ tabakası mı olduğunun tespitinde yardımcı oluyor. Bu sayede biz dokuyu erkenden tespit edip o yönde önlemini alıyoruz. Şu anda bu çalışmamız prototip halinde ve ileriki safhalarda ülkemize ve hastalarımıza çok faydalı olmasını ve şifa getirmesini umuyoruz. Ortaya koyacağımız görüntüleme sistemiyle damar içerisindeki herhangi bir kötü huylu hücreyi veya tıkanıklığa neden olacak dokuyu hiçbir belirti vermeden tespit edebilecek hale geleceğiz" diye konuştu.
Samsun TSO AB Bilgi Merkezi PROJEX Proje Pazarı’nda gençlerle buluştu
24 Kasım 2025 Pazartesi - 13:06 Samsun TSO AB Bilgi Merkezi PROJEX Proje Pazarı’nda gençlerle buluştu Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) çatısı altında faaliyetlerini sürdüren Samsun Avrupa Birliği Bilgi Merkezi, Samsun Üniversitesi Ballıca Kampüsü’nde düzenlenen ve ana teması "Yapay Zekâ ve Dijitalleşme" olan PROJEX 1. Ar-Ge ve İnovasyon Proje Pazarı Ödül Töreni etkinliğinde stant açarak gençler ve akademik çevreyle bir araya geldi. Samsun Üniversitesi tarafından, Samsun TSO çatısı altında faaliyetlerini sürdüren Samsun Avrupa İşletmeler Ağı paydaşlığında, Teknoloji Transfer Ofisi organizasyonunda, TÜBİTAK desteği ve TR83 Bölgesi’ndeki üniversitelerin katılımıyla düzenlenen, "PROJEX 1. Ar-Ge ve İnovasyon Proje Pazarı Ödül Töreni" yoğun bir katılımla gerçekleşti. Samsun TSO çatısı altında faaliyetlerini sürdüren Samsun Avrupa Birliği Bilgi Merkezi de ana teması "Yapay Zekâ ve Dijitalleşme" olan etkinlikte stant açarak gençler ve akademik çevreyle bir araya geldi. Etkinlikte, Avrupa Birliği Bilgi Merkezleri Ağı’nın amacı, Samsun AB Bilgi Merkezi’nin faaliyetleri ve Avrupa Birliği’nin sunduğu fırsatlar hakkında katılımcılara bilgi verildi. Samsun TSO AB Bilgi Merkezi uzmanları ayrıca, üniversite öğrencilerine gençlik fırsatları ve diğer AB destekli projeler hakkında bilgilendirmede bulundu. "AB Bilgi Merkezi, gençleri uluslararası fırsatlarla buluşturuyor" Etkinliğe katılan Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, öğrencilerin Samsun Avrupa Bilgi Merkezi’nin standına ilgisinden oldukça memnun kaldıklarını belirterek, "1997 yılından bu yana odamız bünyesinde faaliyet gösteren Samsun AB Bilgi Merkezi, kamuoyunun Avrupa Birliği ile ilgili konulardaki bilgi ihtiyacını karşılamayı ve doğru, objektif bilgi akışı sağlamayı hedefliyor. Burada, böylesine vizyoner ve geleceğe yön veren bir programın içinde olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Samsun AB Bilgi Merkezi, önümüzdeki dönemde de gençler, akademisyenler ve sivil toplumla iş birliği içinde bilgilendirme faaliyetlerini sürdürecek" dedi.
Vodafone, müşterilerine dijital ve kesintisiz deneyim sunuyor
24 Kasım 2025 Pazartesi - 11:49 Vodafone, müşterilerine dijital ve kesintisiz deneyim sunuyor Vodafone müşterileri, hat başvurusundan aktivasyona kadar tüm süreci hızlı, kolay ve temassız bir şekilde tamamlayabiliyor. Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, dijitalleşmeyi müşterilerinin günlük hayatına kolay ve doğal şekilde entegre ediyor. Yapılan açıklamaya göre, Vodafone’lu olmak için evrak toplamak, kurye beklemek ya da mağazaya gitmek gerekmiyor. Müşteriler, eSIM teknolojisiyle saniyeler içinde hatlarını aktive edebiliyor, e-Devlet üzerinden güvenli kimlik doğrulaması yapabiliyor ve WhatsApp’tan başvuru süreçlerini kolaylıkla başlatabiliyor, bilgi alabiliyor ve takip edebiliyor. Vodafone, tüm bu adımlarla iletişimi basitleştiriyor; müşterilerine tek dokunuşla başlayan, tamamen dijital ve kesintisiz bir deneyim sunuyor. Bu yeniliklerle operatör, hız, güvenlik, çevre duyarlılığı ve kullanıcı konforunu bir arada sunarak dijital müşteri deneyiminde yeni bir standart belirliyor. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi: "Operatör olarak, müşterilerimizin dijital yol arkadaşı olmayı hedefliyoruz. Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla müşteri davranışları da değişti. Dijital teknolojilere ve online platformlara ilgi arttı. Biz de uçtan uca dijital müşteri deneyimi hedefimiz doğrultusunda müşterilerimize hat başvurusundan numara taşımaya her işlemde kolaylık sağlıyoruz. Müşterilerimiz, SIM kartlarını 24 saatte kapıdan teslim alabiliyor. Kurye beklemeden, eSIM ile hemen Vodafone’lu olabiliyor. e-Devlet ile evraksız, çevreci ve güvenli hat aktivasyonu yapabiliyor. Operatör olarak, yenilikçi ürün ve hizmetlerimizle müşterilerimizin yanında olmaya, ihtiyaçlarına daha doğru karşılık vermeye devam edeceğiz." e-Devlet ile güvenli ve dijital başvuru Açıklamaya göre, operatörün e-Devlet entegrasyonu sayesinde müşteriler, yeni hat alımı veya numara taşıma işlemlerinde kimlik doğrulamasını ortalama 3 dakika içinde e-Devlet üzerinden tamamlayabiliyor. Bu dijital sistem, evrak gerektirmeden sürecin tamamen online şekilde gerçekleşmesini sağlıyor. Son 1 yıl içinde operatörün e-Devlet kimlik doğrulama entegrasyonu üzerinden yapılan işlem sayısı yüzde 130 artış gösterdi. Bu dijital dönüşüm sayesinde yaklaşık 9,5 ton kağıt tasarrufu sağlandı. Bu da 160 ağacın korunmasına ve 236 bin litreden fazla suyun boşa harcanmamasına eşdeğer. Operatör, dijitalleşme yoluyla müşterilerine hızlı, kolay ve güvenli bir deneyim sunarken, aynı zamanda daha sürdürülebilir bir geleceğe katkı sağlamayı sürdürüyor. eSIM ile SIM kart ve kurye beklemeden Vodafone’lu olma imkanı Operatörün Ağustos 2024’te devreye aldığı eSIM (Embedded SIM) teknolojisi, mobil iletişimde hız ve yenilik arayan müşteriler için yeni bir dönem başlattı. Bu teknoloji sayesinde kullanıcılar, hat aktivasyonunu tamamen kendi başlarına, birkaç adımda tamamlayabiliyor. Kurye beklemeye veya mağazaya gitmeye gerek kalmıyor. eSIM kullanıcıları arasında en yaygın tercih nedeni, fiziksel SIM kartın kaybolma veya zarar görme riskinin ortadan kalkması. İkinci en önemli neden ise yeni teknolojiyi deneyimleme isteği olarak öne çıkıyor. Bu dijital dönüşümle birlikte, son bir yılda dijital kanallardan eSIM ile Vodafone’lu olan müşteri sayısı 20 kat artış gösterdi. eSIM, Vodafone müşterilerine yalnızca hız değil, aynı zamanda anında bağlantı özgürlüğü ve kesintisiz bir dijital deneyim sunuyor. 24 saatte ücretsiz SIM kart teslimatı Operatör, müşterilerine uçtan uca dijital bir deneyim sunarken, fiziksel SIM kart tercih edenler için de aynı hız ve kolaylığı Türkiye genelinde sağlıyor. Online başvuru yapan müşteriler, "Adresime Gelsin" seçeneğiyle SIM kartlarını 24 saat içinde ücretsiz olarak teslim alabiliyor. Teslimat sırasında kimlik doğrulama işlemi, kurye tarafından taşınan özel kart okuma cihazı ile gerçekleştiriliyor. Müşteri, çipli kimlik kartı ve e-Devlet üzerinden alınan PIN kodu ile işlemi birkaç dakika içinde güvenli şekilde tamamlayabiliyor. WhatsApp üzerinden başvuru başlatma Vodafone’lu olmak isteyen müşteriler, operatörün resmi WhatsApp hattı üzerinden birkaç adımda başvuru yapabiliyor. Yeni hat almak ya da numarasını taşımak isteyen müşteriler, tüm süreci WhatsApp üzerinden dakikalar içinde tamamlayabiliyor. WhatsApp kanalı, yalnızca bir başvuru aracı olmanın ötesinde, müşterilerin başvuru süreçlerini anlık olarak takip edebildikleri bir bilgilendirme kanalı olarak konumlanıyor. Bu sayede, işlemlerinin her adımında bilgilendiriliyor ve süreci kolayca yönetebiliyor. Müşteri deneyimini kolaylaştıran bu yeni dijital kanal, özellikle genç kullanıcılar ve dijital kanalları aktif kullanan müşteriler tarafından tercih ediliyor. Operatör, bu yenilikle müşterilerine her an her yerden anında iletişim, kolay başvuru ve süreci yakından takip etme özgürlüğü sunarak, uçtan uca dijitalleşme vizyonunu güçlendiriyor.