TEKNOLOJİ
Trendyol teknoloji ekosistemini ’AI/ML Summit’te buluşturdu 19 Şubat 2026 Perşembe - 11:12:31 Trendyol, açık kaynak olarak paylaştığı yerli yapay zeka dil modeli ve otonom ’AI agent’ platformuyla teknoloji ekosistemine yön vermeyi sürdürüyor. Trendyol Teknoloji Topluluğu tarafından Kampüs’te gerçekleştirilen AI/ML zirvesi bu alanda çalışan profesyonelleri bir araya getirdi. E-ticaret platformu Trendyol, 2 bin kişilik mühendislik mutfağının kapılarını Trendyol Kampüs’te düzenlenen AI/ML Summit (Yapay Zeka/Makine Öğrenimi Zirvesi) ile teknoloji dünyasına açtı. Platform mühendisleri ile sektör profesyonellerini bir araya getiren etkinlikte; platform tarafından geliştirilen yerli yapay zeka dil modeli (LLM) ve e-ticaretin tüm süreçlerinde rol alan ’Trendyol AI Agent’ (Yapay Zeka Ajanı) Platform gibi geleceğe yön veren uygulamalar katılımcılarla paylaşıldı. Ürün tavsiye sistemlerinden gelişmiş yapay zeka sistemi Trendyol AI Agent Platformun detaylarına, arama motoru çözümlerinden ML (Makine Öğrenimi) platformunun teknik mimarisine kadar pek çok konunun ele alındığı zirvede, en önemli başlıklardan biri e-ticaret platformu tarafından geliştirilen yerli yapay zeka dil modeli Trendyol LLM oldu. Yaklaşık iki yılda yayınlanan 7 yeni versiyonu ile e-ticaret yeteneklerini her geçen gün artıran Trendyol LLM, satıcıların onlarca farklı dilde ürün açıklaması oluşturmasını ve müşteri sorularının anında çevrilmesini sağlıyor. Müşteri sorularından arama sonuçlarına kadar her noktada devreye giren yapay zeka dil modeli, günlük 60 milyondan fazla isteğe yanıt verebilecek kapasiteye ulaştı. Operasyonel gücünü ileri teknoloji altyapısından alan e-ticaret platformu, insan ölçeğinin ötesindeki kompleks veri trafiğini gelişmiş yapay zeka algoritmaları ile yönetiyor. Platform mühendislerinin son altı ay içerisinde 4 binden fazla yazılım görevini yapay zeka ajanları aracılığıyla otonom şekilde geliştirip canlı ortama alması, zirvede öne çıkan yeniliklerden bir diğeri oldu. E-ticaret platformunun geliştirdiği otonom sistemler günde 500 milyondan fazla otomatik tahmin ve karar üreterek, hem müşterilerin hem de iş ortaklarının dijital yolculuğunu uçtan uca yönetiyor. E-İhracatta yapay zekâ kaldıracı: Yüzde 60 daha hızlı ürün girişi Yapay zeka, Trendyol’un e-ihracat stratejisinde de önemli bir kaldıraç görevi görüyor. Uluslararası pazarlara açılan satıcıların ürün listeleme süreçleri, AI tabanlı eşleştirme algoritmaları sayesinde kolaylaştı ve yüzde 60 oranında hızlandı. Bu hızlanma, Türk üreticilerinin ürünlerini dünya pazarlarına çok daha seri bir şekilde sunmalarını sağlarken; lojistik süreçlerde sağlanan yüzde 20’lik verimlilik artışı ile teslimat hızı da arttı. Yapay zekanın e-ihracatta büyük stratejik güç olarak rol oynadığını belirten Trendyol CTO’su Cenk Çivici, "Yapay zekayı operasyonlarımızın merkezine alarak sadece süreçlerimizi dijitalleştirmekle kalmıyor, yerli üreticilerin ve KOBİ’lerin dünya pazarlarındaki hızına ve rekabet gücüne ivme kazandırıyoruz. Bugün ürün giriş hızımızda sağladığımız yüzde 60’lık artış, yerli satıcımızın küresel arenada daha çevik hareket etmesini sağlayan teknolojik bir kaldıraç görevi görüyor. Yazılım geliştirme süreçlerinde teslim süresi dokuz kat hızlandı. Bu alandaki öğrenimlerimizi AI/ML Summit etkinliğimizle tüm ekositemimizle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz" dedi. Yeni zirveler düzenlenecek Platform mühendisleri ile sektör profesyonellerini bir araya getiren AI/ML Summit, kapsamlı bir networking seansı ile tamamlandı. Trendyol Tech Community tarafından düzenlenen ilk AI/ML Summit olma özelliğini taşıyan etkinlik, önümüzdeki dönemde düzenli olarak gerçekleşecek ve teknoloji ekosistemi ile iş birliği güçlendirilecek.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 14:46 Savunma sanayi ihracatı 10 milyar dolar seviyesine ulaştı Türkiye’nin savunma sanayi devlerinden ROKETSAN’ın üst düzey yönetimi, stratejik iş birliği için Bolulu sanayicilerle bir araya geldi. ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Yiğit, "Türkiye son 20 yılda savunma sanayinde gerçekleştirdiği büyük atılımlarla yerlilik oranını yüzde 20’lerden yüzde 80’in üzerine çıkarmış, savunma ihracatımız 10 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır" dedi. Türkiye’nin savunma sanayisindeki yerlilik oranını artırmak ve sürdürülebilir gelişimi sağlamak amacıyla Bolu’da kritik zirve gerçekleştirildi. ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Yiğit’in ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci ile Bolulu sanayiciler bir araya geldi. Bolu sanayisinin ROKETSAN’a malzeme tedariki ve ortak üretim süreçlerine dahil olması masaya yatırıldı. ROKETSAN’ın üretimini yaptığı füze ve roket maketleri sergilendi. "Türkiye dünyanın açık ara bir numarası konumunda" Toplantıda konuşan ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, Türkiye’nin savunma sanayisinde uluslararası bir başarı hikayesi yazdığını belirterek, "Türkiye, insansız hava araçlarında ve onların mühimmatlarında dünyanın açık ara bir numarası konumunda. Savunma sanayi üretiminde yerlilik oranını yüzde 90’lara yaklaştırmış bir endüstriyle kendi ihtiyacını değil, dost ve kardeş ülkelerin ihtiyaçlarını da karşılayan bir noktaya ulaştı. Bu neden önemli. Hepimiz yakından takip ediyoruz. Dünyada çok ciddi bir savaş, ciddi bir çatışma ortamı var. Türk savunma sanayisi Dünya’daki rakiplerine bazı alanlarda avantaj sağlayan noktaya ulaştı. Bu bizim için kıymetli. Gelecek nesillerimizin güvenliği için kendi kendine yeten bir savunma sanayinin varlığı hayati önem taşıyor. Bolu’nun yetiştirdiği gençlerin, kendi şehirlerinde katma değeri yüksek bir endüstride çalışma şansı bulması, kentin hem ekonomik hem de teknolojik kalkınmasına büyük katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci sonrasında ise ROKETSAN’ın vizyonunu katılımcılara aktardı. Yapılan füze, roket, hava savunma araçlarını salondaki katılımcılara tanıttı. "Bolu çok güçlü bir lokasyona sahip" Bolu’nun Ankara ve İstanbul arasında yer alması nedeniyle lojistik ve stratejik açıdan büyük avantaja sahip olduğunu vurgulayan Murat İkinci, şunları söyledi; "Bolu, Türk Savunma Sanayii’ne çok ciddi katkılar yapabilecek bir ilimiz. Buradaki başarıyı ancak üniversite-sanayi iş birlikleri ile gerçekleştirebiliriz. Ekibimizle birlikte Bolu’daki sanayicilerimizle ortak çalışmalar yaparak, onların sektöre katkısını artırmanın gayreti içerisinde olacağız. İnşallah bundan sonraki süreçte Bolu’nun savunma sanayine çok ciddi destekler sağladığını hep beraber göreceğiz. "Savunma ihracatımız 10 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır" ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Yiğit ise "Büyük resmi doğru okumak zorundayız. Dünya ekonomisinde belirleyici olan 3 temel unsur vardır: Teknoloji, kalite ve sürdürülebilirlik. Bu alanlarda konumlanamayan şehirler, uzun vadede rekabet gücünü koruyamaz. Küresel ölçekte baktığımızda, savunma sektörü bu üç unsurun en yoğun şekilde birleştiği alanlardan biridir. Değerli konuklar, bugün dünya savunma harcamaları 2 trilyon doların üzerine çıkmış durumdadır. Savunma teknolojileri; havacılıktan otomotive, enerjiden haberleşmeye, yazılımdan yapay zekaya kadar pek çok alana yön veren sivil teknolojilerin lokomotifi durumundadır. Türkiye’miz son 20 yılda savunma sanayinde gerçekleştirdiği büyük atılımlarla yerlilik oranını yüzde 20’lerden yüzde 80’in üzerine çıkarmış, savunma ihracatımız 10 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gerçekleşen bu dönüşümle Türkiye’miz, küresel ölçekte güçlü bir aktör haline gelmiştir. Bu sürecin en önemli oyuncularından biri ROKETSAN’dır. Roket, füze, hassas güdümlü akıllı mühimmat ve uzay teknolojilerinde ülkemizin savunmasına güç katan ve bayrağımızı dünyanın dört bir yanında dalgalandıran ROKETSAN, dünyanın en büyük 100 savunma sanayi şirketi arasında yer alıyor. ROKETSAN’ımızın bu başarısı; güçlü AR-GE altyapısı, üniversite iş birlikleri ve nitelikli tedarik zinciri sayesinde mümkün olmuştur. Daha geniş bir perspektiften bakıldığında, üniversite-sanayi iş birliği şehirlerin geleceğini değiştirir. Güçlü etkileşim kuran şehirler; teknoloji üreten, patent geliştiren ve yatırım çeken merkezlere dönüşür. İstihdam artar, yan sanayi gelişir, nitelikli iş gücü artar ve yaşam kalitesi yükselir. Sonuç olarak bu iş birliği 3 temel kazanım sağlar: Rekabet gücü artar, katma değerli üretim güçlenir, sürdürülebilir kalkınma sağlanır. Bu nedenle günümüzde üniversite-sanayi iş birliği bir tercih değil, artık stratejik bir zorunluluktur" diye konuştu. Programın sonunda "Stratejik İş Birliği Anlaşması" imzalandı.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 13:19 Niğde Valiliği’nden TEKNOFEST 2026 çağrısı: Başvurular sürüyor Niğde Valiliği, dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali olan TEKNOFEST kapsamında düzenlenen 2026 Teknoloji Yarışmaları için başvuruların başladığını duyurdu. Bu yıl Şanlıurfa’da gerçekleştirilecek TEKNOFEST, 75 milyon TL ödül ve 100 milyon TL’nin üzerinde maddi destekle gençleri bilim ve teknoloji alanında üretmeye davet ediyor. Fikirlerini projeye dönüştürmek isteyen gençler için yarışma başvuruları 20 Şubat 2026 tarihine kadar devam edecek. Niğde Valiliği tarafındna yapılan açıklamada; "30 Eylül - 4 Ekim tarihleri arasında GAP Havalimanı’nda düzenlenecek festival, binlerce yıllık tarihiyle öne çıkan Şanlıurfa’da teknoloji ile tarihi buluşturacak. TEKNOFEST 2026 kapsamında bu yıl 52 ana yarışma ve 127 alt kategoride organizasyon gerçekleştirilecek. Roket, Tarım Teknolojileri, İnsansız Hava Araçları, Sağlıkta Yapay Zeka ve Hareketli Uydu Terminali gibi yoğun ilgi gören yarışmaların yanı sıra bu yıl ilk kez Elektronik Harp, İleri Otonom Sistemler, Maden Teknolojileri, FPV Drone İzleme ve İnsanlık Yararına Teknolojiler yarışmaları da başvuruya açıldı.2018 yılından bu yana 4 milyondan fazla başvuru alan TEKNOFEST, ilkokuldan lisansüstü seviyeye kadar her eğitim düzeyinden gencin katılımına imkan tanıyor. Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yürütücülüğünde gerçekleştirilen festival, 2026 yılında da gençleri teknoloji üretmeye teşvik etmeyi hedefliyor" ifadelerine yer verildi. Teknoloji yarışmalarına katılmak isteyenler başvurularını 20 Şubat’a kadar TEKNOFEST’in resmi internet sitesi üzerinden yapabilecek.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 12:12 Türk bilim adamlarının çalışması Avrupa’da yankılandı Türk bilim adamları, Antik Roma belgelerine dayandırılan, ‘tedavilerde insan ve hayvan dışkısı kullanıldığı’ arkeolojik çalışmalarla kanıtladı. Konuyla ilgili çalışmanın yer aldığı, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nden (SCÜ) arkeolog Prof. Dr. Cenker Atila ve ekibinin yazdığı bilimsel makaleye Avrupa’da geniş yankı uyandırdı. Antik Roma belgelerinde karşılaşılan, insan dışkısının merhem gibi doğrudan hastalıklı bölgeye sürüldüğü bilgisi günümüz bilimsel metotları ile kanıtlandı. Hipokrat, Plinius ve Galen gibi dönemin şifacılarının dışkıyı iltihap, enfeksiyon ve üreme bozukluklarında kullandığı iddiaları da Türk bilim adamlarının çalışmasıyla kanıtlandı. Arkeologların bulduğu 1900 yıllık bir şişede insan dışkısına dair kimyasal izler tespit edildi. İzmir’in Bergama ilçesindeki Bergama Arkeoloji Müzesi’nde bulunan şişede Prof. Dr. Cenker Atila, Kimyager Dr. İlker Demirbolat ve Tıp Tarihçisi Dr. Rana Babaç Çelebi’nin yaptığı kimyasal analizine göre şişede ayrıca kekikten elde edilmiş aromatik birleşikler de bulundu. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nden (SCÜ) arkeolog Prof. Dr. Cenker Atila ve ekibinin yazdığı bilimsel makale Avrupa’da ses getirdi. Yabancı bir dergide yer alan makaleye Avrupa’da birçok basın organında yer verildi. Bin şişeden 7’sinde çıktı Konuyla ilgili açıklama yapan Atilla, "Ben arkeolojide cam ve seramik uzmanıyım. 2009 yılında Bergama Müzesi Cam Eserleri adlı bir kitap çalışmam oldu. O sırada Bergama’daki bütün cam eserleri inceledim. Bu çalışmayı yaparken bazı eserler içerisinde kalıntılar olduğunu fark ettim. Daha sonra bir Aroma Terapi Festivali’nde Kimyager arkadaşım Dr. İlker Demirbolat ve Tıp Tarihçisi Dr. Rana Babaç Çelebi ile tanıştık. Bergama’daki kalıntıların analizini yapıp yorumlayabiliriz diye düşündük. Sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan izinlerimizi aldık ve müzeye gittik. Bin eser içerisinde 7 tanesinde kalıntı çıktı. Bunlardan da bir tanesinde veri sağlayabilecek kalıntılar elde ettik" dedi. Günümüz bilimsel metotlarıyla kanıtlandı Atilla çalışmalarına kadar, Mısır’da, Çin’de, Yunan ve Roma antik kaynaklarında insan ve bazı hayvan dışkılarının tıpta kullanıldığının bilindiğini ancak günümüz bilimsel metotlarıyla kanıtlanmadı ifade edip, "Mısır’da, Çin’de, Yunan ve Roma antik kaynaklarında insan ve bazı hayvan dışkılarının tıpta kullanıldığını biz biliyoruz. Fakat bu gerçek mi, gerçekse tam olarak nasıl kullanılıyor? Biz bunların cevabını bilemiyorduk. Bu buluşun çok ilginç ve komik de bir süreci var. Kimyasal analizleri yapan İlker arkadaşımız analizleri yapıyor, içinde gaita çıkıyor. Biz ilaç olabileceğini düşünüyorduk ama bitkisel kökenli başka şeyler bekliyorduk. Bu sonucu öğrendiğimizde çok mutlu olduk. Kokuyu bastırmak için kekik de atmışlar. Biz bunun doğrudan Galenos veya Galenos’un öğrencileri tarafından yapıldığını düşündük. Antik Çağ’da kullanıldığını bildiğimiz bir şeyin günümüze kadar gelmiş olan ilaç olduğu ispatlanmış oldu. Bunu da hemen makaleye çevirdik" şeklinde konuştu. Antik kaynaklar detay vermiyor Cumhuriyet Üniversitesi’nden (SCÜ) arkeolog Prof. Dr. Cenker Atila, antik kaynaklarda insan dışkısının anti bakteriyel özelliğinden bahsedilse de hangi hastalıklarda kullanıldığına dair bilgi bulunmadığını vurgulayarak şunları söyledi. "Anti bakteriyel özelliklerinden dolayı antik kaynaklar hangi hastalığa kullanıldığı ile ilgili bir veri sunmuyor. Ama her tür mikrobun öldürülmesinde, yaraların iyileştirilmesinde insan ve hayvan gaitası kullanılıyor. Galenos, ‘Hastalarınız geldiğinde bunun içeriği hakkında bilgi vermeyin. Yoksa ilacı kullanmayı reddederler’ diyor"